Son Dakika
|
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek’in 2 şoförü gözaltına alındı
UEFA’dan Atilla Karaoğlan’a görev
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'ye: "Tüm hareketlerinizi izliyoruz"
Trump'ın İran'a sunduğu 15 maddelik planın detayları ortaya çıktı
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı tahliye edildi
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Türkiye - Romanya maçını François Letexier yönetecek
MSB duyurdu: Ağrı’daki kazada 1 asker şehit oldu
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Hürmüz'de Hint gemilerine uygulanan yasak nedeniyle Hindistan'da gaz krizi
Kurtulmuş: "Gazze soykırımı insanlığın ortak bir ayıbı olarak hepimizin gözü önündedir"
Rusya'da altın ihracatına kısıtlama getirildi
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Mehmet Murat Çalık savunma yaptı
Vatandaşın çiftlik sahibi ile kurban pazarlığı renkli görüntüler oluşturdu
Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir"
Guterres: "ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşı sona erdirmesinin zamanı geldi"
EKONOMİ
Manisa kendi enerjisini üretecek
25 Mart 2026 Çarşamba - 19:07:36
Manisa Büyükşehir Belediyesi, enerji sektöründe önemli bir adım attı. "Yeşil Dönüşüm" hareketinin öncüsü olması hedeflenen Manisa Enerji AŞ’nin lansmanı, geniş bir katılımla yapıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Manisalı hemşehrilerimize etiket fiyatlarından 1 yıl boyunca yüzde 10 indirim yapıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini ekleyerek Manisa Enerji AŞ’yi kamuoyuna tanıttı. Lansman öncesi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tebrik mesajı okundu; ardından Manisa Enerji’nin vizyonunu anlatan tanıtım videosu gösterildi. Manisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, şirketin vizyonunu ve hedeflerini yaptığı sunumla anlattı. İstanbul Enerji AŞ Genel Müdürü Yüksel Yalçın da İstanbul’da hayata geçirdikleri enerji projeleri ile ilgili bir konuşma yaptı. Manisa Enerji AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, yaptığı sunumda şirketin kuruluş felsefesini anlattı. Merhum Ferdi Zeyrek’in vizyonuyla temelleri atılan bu hayali gerçeğe dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Aksoy, "Bu hayalin gerçeğe dönüşmesinde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’nun ortaya koyduğu vizyon ve güçlü destek bizlere yol gösterdi. Manisa artık yalnızca enerjisini tüketen değil, enerjisini üreten bir şehir olma yolunda kararlı adımlar atıyor. Doğanın gücünü geleceğin vizyonuyla buluştururken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği değerlere sahip çıkarak ilerliyoruz" dedi. "Küresel vizyon 2050’de net-sıfır emisyon" Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, konuşmasında Manisa Enerji AŞ’nin stratejik önemine vurgu yaptı. Şubat ayında imzalanan "Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (GCoM)" ile Manisa’nın dünyanın en büyük kentsel iklim koalisyonuna dahil olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada sadece bir şirketin tanıtımını yapmıyoruz; Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Attığımız bu imza, evlatlarımıza iklim krizine karşı dirençli, havası temiz ve doğası canlı bir Manisa bırakacağımıza dair verdiğimiz bir sözdür. 2050 yılındaki ‘Net-Sıfır Emisyon’ hedefimiz doğrultusunda Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızı (SECAP) şehrimizin anayasası olarak güncelliyoruz. Valiliğimizden üniversitemize, sanayi odalarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza kadar tüm paydaşlarımızın katılımıyla Manisa’nın iklim kırılganlıklarını ve risk haritalarını ortak akılla belirliyoruz" "Dirençli bir şehir inşa ediyoruz" Dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Dutlulu, "Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği Komitesi ile çalışmalarımızı kurumsal bir yapıya kavuşturduk. Bilimsel veriler ışığında; tarımdan sanayiye, enerji verimliliğinden yeşil bina uygulamalarına kadar her alanda dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedefliyoruz. İklim krizinin en somut etkisi olan su stresiyle mücadele kapsamında MASKİ Genel Müdürlüğümüz organizasyonunda DSİ ile stratejik iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Şehrimizde yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımını yaygınlaştırıyor, su kaynaklarımızı korumak adına geçirgen yüzey malzemeleri ve modern sulama tekniklerini hayata geçiriyoruz. Şehrimizin dört bir yanına kazandırdığımız ve sayısını her geçen gün artırdığımız su göletleri ile tarımsal sulamada can suyu oluyoruz. Yalnızca su depolamakla yetinmiyor; suyun her damlasını kıymetli kılan modern sulama tekniklerini ve yağmur suyu hasadı uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Belediyemize ait tüm taşınmazlarda enerji verimliliği taraması başlatarak kamu binalarımızı "Yeşil Bina" sertifikasyon sürecine hazırlıyoruz. Sokak aydınlatmalarımızı modern ve tasarruflu sistemlerle yenilerken, projelerimizi uluslararası fon ve hibe programlarıyla destekleyerek şehrimize artı değer katıyoruz" dedi. "Manisa’nın parası Manisa’da kalsın istiyoruz" Manisa Enerji’nin kuruluş amacını ve vizyonuna değinen Başkan Dutlulu, "Dünya değişiyor, iklim krizi artık kapımızda değil, hayatımızın tam merkezinde. Bizler bu değişim karşısında sadece bugünü kurtaran değil, evlatlarımızın geleceğini teminat altına alan bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz. İşte Manisa Enerji, tam da bu sorumluluk bilinciyle güvenin, sürdürülebilirliğin ve hizmetin adı olarak doğdu! Peki, neden Manisa Enerji? Çünkü Manisa Enerji, sadece bir enerji tedarikçisi değil, şehrimizin enerji ekosistemini dönüştüren teknolojik bir merkezdir. Dünyanın en gelişmiş şehirlerinde hangi teknoloji varsa, Manisa Enerji ile bizim sokaklarımızda da o olacak. 48,4 milyon kilowatt-saat seviyelerine ulaşan tedarik hacmimizle kamu kurumlarından işletmelere kadar devasa bir ağa kesintisiz güç sağlıyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki; Manisa’nın parası Manisa’da kalsın! İstiyoruz ki; bu şehrin sanayicisi, esnafı ve kamu kurumları enerjisini Manisa’nın öz kaynaklarından, Manisa’nın güneşinden alsın. Biz sadece elektrik tedarik etmiyoruz; biz Manisa’nın ekonomik gücünü tahkim ediyor, şehrimizin çevresel geleceğine doğrudan imzamızı atıyoruz" dedi. "Güneşin gücünü her eve her işletmeye taşımaya kararlıyız" Başkan Dutlulu, "Manisa Enerji, sadece bir tabela değil, topyekün bir ‘Yeşil Dönüşüm’ hareketidir. ‘Elektrik faturanı güneş ödesin’ diyerek yola çıktık. Çatılardan büyük ölçekli projelere kadar güneşin gücünü her haneye, her işletmeye taşımaya kararlıyız. Ücretsiz keşif ve fizibilite çalışmalarımızla süreci başlatıyor; projelendirmeden resmi onay takibine kadar her adımı uçtan uca yönetiyoruz. Buradan tüm hemşerilerimize sesleniyorum: Evinizin çatısına kuracağınız her panelde Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin imzası ve güveni var. Sadece kurulum değil, hibrit depolama çözümlerimizle de kesintisiz enerjiyi kapınıza getiriyoruz. Ancak bizim vizyonumuz sadece çatılarla sınırlı değil; biz bu enerjiyi toprağın bereketiyle birleştiriyoruz" dedi. Manisalı üreticilere yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Dutlulu, "Çiftçimizin en büyük maliyet kalemi olan enerji ve su kullanımını optimize etmek adına, damlama sulama sistemlerine yönelik çok güçlü bir destek süreci başlattık. Modern sulama sistemlerine geçişi teşvik ederek hem su tasarrufu sağlıyor hem de enerji verimliliğini tarlalarımıza taşıyoruz. Manisa’nın üreticisi artık daha az maliyetle daha modern yöntemlerle toprağını işleyecek" dedi. Manisa’nın sürdürülebilir enerji stratejileriyle artık küresel ölçekte takip edilen bir ‘dünya şehri’ kimliği kazandığını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, şehrin dijital ve çevreci dönüşümünü şu sözlerle özetledi: "Şehrimizin dört bir yanını çevre dostu şarj istasyonlarıyla donatıyor, Manisa’yı elektrikli araç çağına hazırlıyoruz. Yapay zeka destekli izleme platformlarımızla operasyonel süreçlerde yüksek verimlilik sağlıyor; reaktif güç takibi ve akıllı alarm mekanizmalarıyla işletmelerimizin maliyet risklerini en aza indiriyoruz. Manisa Enerji AŞ, sanayi kuruluşlarımıza ISO 14064 standartlarıyla uyumlu dijital altyapı çözümleri sunarak karbon ayak izi yönetiminde rehberlik ediyor. Biz burada sadece enerji üretmiyoruz; Manisa’nın yarınlarını küresel standartlarla mühürlüyoruz" Başkan Dutlulu’dan indirim müjdesi Şeffaf ve izlenebilir bir yönetim modelini şehirde kurumsallaştırdıklarını ifade eden Başkan Dutlulu, büyük vizyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasını şu müjdeyle tamamladı: "Manisa artık sadece tarımı ve sanayisiyle değil, sürdürülebilir enerji stratejileriyle de parlayan bir yıldızdır. Bu devasa vizyonun en güçlü kalesi olan Manisa Enerji AŞ’nin tüm hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu büyük adımın sevincini paylaşmak adına, Manisalı hemşerilerimize enerji etiket fiyatları üzerinden bir yıl boyunca yüzde 10 indirim uygulanacağının müjdesini veriyorum." Lansman programı, protokol üyeleri ve katılımcıların günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Törenin ardından Manisa Enerji AŞ yetkilileri, şirketin faaliyet alanları ve hedefleri hakkında konuklara bilgiler verdi. Lansman toplantısına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra, CHP Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, CHP ilçe başkanları, Türkiye Enerji Platformu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:58
Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı
Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin geçimini defneden sağladığını söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" adlı televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu. "Defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı" Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip, gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik" Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının da tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değere dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nda uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak, kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber, diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin olmazsa olmaz şartlarından bir tanesi de paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz" Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya; çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu. "Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor" Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünleri biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz; pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp, direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:40
Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu programda konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin şu anda geçimini sağladığını söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu. "Defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı" Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik" Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değerlerine dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarında uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle beraber 60’ın üzerinde proje hayata geçirmektedir. Bu projelerin olmazsa olmasının şartlarından bir tanesi de belki de bu programın mihenk taşı oluşturacak olan muhakkak paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya beraber olduk, devam edeceğiz" diye konuştu. "250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz" Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya, çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu. "Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor" Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünlerin biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da çok sayıda değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz, pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 17:39
Tarsus’ta topraksız tarımda ilk çilek hasadı yapıldı
Tarsus Belediyesi tarafından kurulan topraksız tarım serasında yetiştirilen çileklerin ilk hasadı gerçekleştirildi. Hasat edilen çilekler vatandaşlara ikram edilirken, programa katılan öğrenciler de hasada eşlik etti. Çağlayan Mahallesi’nde 2 bin 165 metrekarelik alanda kurulu serada yetiştirilen çileklerin olgunlaşmasının ardından ilk hasat yapıldı. Topraksız tarım yöntemiyle kokopit ortamında yetiştirilen yaklaşık 30 bin kök çilek bitkisinden elde edilen ürünler toplanarak konuklara ve vatandaşlara dağıtıldı. Tarım lisesi öğrencilerinin de katıldığı hasatta, katılımcılar serayı gezerek üretim süreci hakkında bilgi aldı. Hasadın ardından açıklamalarda bulunan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, başarılı bir üretim süreci geçirdiklerini belirterek, "Bu sene ilk defa ürünlerimizi hasat ediyoruz. 30 bin kök çilek bitkisinden elde ediyoruz. Topraksız kokopitlerde yetiştirilmiştir" dedi. Seradan bu yıl önemli miktarda ürün beklediklerini kaydeden Boltaç, "Bugün iki bin metrekarenin üzerinde olan topraksız çilek seramızın içerisindeyiz. Buradan bu yıl yaklaşık 10 ila 12 ton arasında meyve almayı planlıyoruz. Bu meyvelerimiz hormonlu değil; tam tersine iyi tarım uygulamalarıyla yetiştirilmiştir. İnşallah ilk hasadımızı hemşehrilerimizin boğazından geçirecek, onlara güzel çilekler tattıracağız" diye konuştu. Üretimin devam edeceğini vurgulayan Boltaç, "Bundan sonra burada ürettiğimiz ürünlerin satışı gerçekleştirilecek. Bu satıştan elde ettiğimiz gelir sayesinde seramızdaki üretim kapasitesini artırmayı planlıyoruz. Bu nedenle biz sadece üretmeyi değil, aynı zamanda ürettiğimizi değerlendirmeyi de önemsiyoruz. Tarsus Belediyesi olarak üretimin içinde olduk, üretimin nasıl yapılacağını gösteren bir belediye olmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Program sonunda Başkan Boltaç, öğrencilerle birlikte hasat edilen çilekleri konuklara ikram etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Mart 2026 Çarşamba- 10:28
Talebe yetişmek için gece gündüz böyle altın üretiyorlar
2
25 Mart 2026 Çarşamba- 12:34
UEDAŞ, Ar-Ge’de bir ilke imza attı
3
24 Mart 2026 Salı- 13:56
Burhaniye’de meyvecilik gelişiyor
4
25 Mart 2026 Çarşamba- 09:58
Akbank, Yönetim Kurulu’nda kadın temsilinde Türkiye’nin öncü bankalarından biri oldu
5
21 Mart 2026 Cumartesi- 12:26
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
02 Ocak 2026 Cuma - 16:21
DAHİ Mersin Projesi Türkiye’ye örnek oluyor
Mesleki eğitimi üretim sahasıyla buluşturan DAHİ Mersin Projesi kapsamında, öğrenciler ve öğretmenler 5 hafta süren yalın üretim eğitimini başarıyla tamamladı. Proje ile gençler, verimli üretimin temellerini doğrudan sanayi ortamında öğrenme fırsatı buldu. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Organize Sanayi Bölgesi (Mersin OSB) ve Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında; Şişecam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Tarsus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 20 öğrenci ve 10 öğretmen, Model Fabrikada uygulamalı eğitim aldı. 5 hafta süren eğitimlerde yalın üretim yaklaşımı ve güncel üretim teknikleri sahada deneyimlendi. Model Fabrikada gerçekleştirilen kapanış programına; MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut, Mersin OSB Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tekli ve Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci katıldı. "Türkiye’nin kurtuluşu katma değerli üretimde" Programda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, gençleri geleceğin sanayicileri olarak gördüklerini ifade ederek, sanayinin sürdürülebilirliği için teorik eğitimin mutlaka uygulamayla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Çakır, "Türkiye’nin kurtuluşu katma değerli üretim yapan gençlerimizdedir. Sanayi büyürse, ülkemizin gelişmişlik düzeyi de artar. Gençlerimizin yerinde öğrenmesi, üretim sahasında deneyim kazanması büyük önem taşıyor" dedi. DAHİ Mersin Projesinin Türkiye’ye örnek bir model haline geldiğini belirten Çakır, gençlere üretim odaklı düşünmeleri tavsiyesinde bulunarak, "Vatan kurtulacaksa bunu çok çalışarak ve üreterek başaracağız" ifadelerini kullandı. "Eğitim sahada anlam kazanıyor" İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci ise DAHİ Mersin Projesi ile mesleki eğitimde yeni bir dönemin kapılarının aralandığını söyledi. Eğitimin sahaya taşınmasının önemine dikkat çeken Özdemirci, "Öğrencilerimiz yalın üretim felsefesini yalnızca teoride değil, üretimin tam merkezinde öğrendi. Burada kazandıkları deneyim, meslek hayatlarında yol gösterici olacak" diye konuştu. Projenin Türkiye genelinde uygulanabilecek bir başarı hikayesi olduğunu vurgulayan Özdemirci, "Bu iş birliği diğer illerimiz ve bakanlığımız için örnek teşkil ediyor. Mersin’de yerel paydaşlarımızla bu vizyonu en üst seviyeye taşıyoruz" dedi. "Sanayinin nitelikli gençlere ihtiyacı var" Mersin OSB Başkanı Sabri Tekli de iş dünyasının mesleki eğitim almış nitelikli gençlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtti. Uygulamalı eğitimin önemine değinen Tekli, "Gençlerimizin sanayi ortamında aldığı bu eğitimler kariyerlerine yön verecek. Projeden duyduğumuz memnuniyet oldukça yüksek" şeklinde konuştu. Program sonunda projeye katkı sunan paydaş kurumlara teşekkür plaketi, eğitimleri başarıyla tamamlayan öğrenci ve öğretmenlere ise katılım sertifikaları verildi.
02 Ocak 2026 Cuma - 15:57
Çoruh EDAŞ, yoğun kar yağışında kesintisiz enerji için sahada
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle elektrik dağıtım şebekesinde oluşabilecek olumsuzluklara karşı Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ) ekipleri sahada 7/24 görev yapıyor. Artvin, Rize, Giresun, Trabzon ve Gümüşhane’de etkisini artıran olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmalarını sürdüren ekipler; enerji arzının sürekliliğini sağlamak, olası arızalara hızlı müdahale etmek ve kesinti sürelerini en aza indirmek amacıyla sahada aktif olarak görev alıyor. Türkiye genelinde etkisini gösteren soğuk hava dalgası ve yoğun kar yağışı, günlük yaşamı olumsuz etkiliyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yoğun kar yağışı nedeniyle bazı illerde eğitime ara verildi. Kar yağışı, ulaşımda aksamalara yol açarken bazı yollar geçici olarak ulaşıma kapandı. Hava koşullarına bağlı olarak bölgede yer yer enerji kesintileri yaşanıyor. Zor şartlarda hızlı müdahale Yapılan açıklamaya göre, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle elektrik dağıtım şebekesinde oluşabilecek olumsuzluklara karşı Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. (Çoruh EDAŞ), kaliteli ve kesintisiz elektrik dağıtımı sağlamak üzere olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmalarını 7/24 kesintisiz şekilde sürdürüyor. Bölge genelinde 65 bin kilometreyi aşan şebekenin kesintisiz hizmet verebilmesi için 461 ekip ve 805 arıza, bakım ve onarım çalışanı sahada görev yapıyor. Araçla ulaşılamayan noktalara yaya olarak ilerleyen ekipler, olası arızalara hızlı müdahale edilmesi ve kesinti sürelerinin en aza indirilmesi amacıyla yoğun çaba harcıyor. Ekipler; Artvin, Rize, Giresun, Trabzon ve Gümüşhane’de etkisini artıran olumsuz hava koşullarına rağmen çalışmalarını sürdürüyor. Şebeke anlık olarak izleniyor Şirket, olumsuz hava koşullarının enerji arzı üzerindeki etkisini en aza indirmek ve abonelere kesintisiz enerji sağlamak amacıyla tüm imkanlarını seferber etmeye devam ediyor. Yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle ulaşımın güçleştiği bölgelerde, teknik ekipler arıza tespit ve onarım çalışmalarını kesintisiz şekilde yürütürken, kontrol ve bakım faaliyetleri de eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Hava koşullarına bağlı risklere karşı şebeke izleme ve müdahale süreçleri anlık olarak takip ediliyor. Şirket, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit edebilecek her türlü arıza ve şebeke olayını 186 Çağrı Merkezi üzerinden bildirmesini öneriyor.
02 Ocak 2026 Cuma - 15:13
Karadeniz’de avlanan 353 kiloluk dev orkinos ilgi odağı oldu
Karadeniz’de avlanan ve Samsun’un Atakum ilçesinde bir balık tezgâhında sergilenen 353 kilo ağırlığında 2,5 metre uzunluğundaki dev orkinos, görenleri hayrete düşürdü. Düzce’nin Akçakoca ilçesi açıklarında balıkçılar tarafından avlanan dev orkinos, Samsun’a getirildi. Atakum’daki balık tezgahına indirilen dev balık, 8 balıkçının yardımıyla forklift kullanılarak zorlukla tezgaha yerleştirildi. Dev balığı gören vatandaşlar cep telefonlarına sarılarak bol bol fotoğraf çekti. Hayatlarında ilk kez bu büyüklükte bir balık gördüklerini belirten vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kilogramı 400 TL’den satışa sunulan orkinosun parça parça satılacağı öğrenildi. Balıkçı Emir Kaan Tunçer ise yaptığı açıklamada, "Palamudun dedeleri diye tabir edilen bir balıktır. Buraya indirmesi de çok zor oldu, forklift aracı ile indirdik. Samsun halkına sergiliyoruz. Şu anda Samsun’da bu balıktan sadece bir tane var. Omega 3 bakımından çok faydalı bir balık. Parça parça satacağız. Dükkanımız anayol üzerinde olduğu için sürücüler balığa bakarken kazaya karıştıklarını söylüyor. Yoldan geçenler durup fotoğraf çekiyor. Bu balığı yakalaması ve tutması gerçekten çok zor bir iş. Samsun’a ilk defa böyle bir balık geldi" dedi.
02 Ocak 2026 Cuma - 14:19
Antalya Büyükşehir’den çiftçilere 6 yılda 403 milyon TL’lik elektrik desteği
Antalya Büyükşehir Belediyesi yerelden kalkınma hedefleri doğrultusunda tarımsal üretim için sağladığı enerji destekleri artarak devam ediyor. Güneş Enerji Santralleri (GES) ile yıllık 8 milyon 500 Bin kWh elektrik üreten Büyükşehir 2019-2025 yılları arasında 19 bin çiftçiye enerji desteğinde bulundu. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı GES yatırımlarıyla çiftçilerin tarımsal sulama amaçlı elektrik tüketimlerine destek oluyor. Antalya tarımında üretimi, verimi ve çeşitliliğin arttırılmasına katkı sunan enerji desteklemeleri ile üreticilerin sulama sorunları da çözülüyor. 2019 -2025 yılları arasında Büyükşehir GES’ler ile ürettiği yıllık ortalama 8 milyon 500 Bin kWh elektirik ile 52 sulama kooperatifine bağlı yaklaşık 19 bin çiftçi ailesine yaklaşık 345 milyon TL’lik elektrik desteği sağladı. İşletmesi Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde bulunan sulama tesislerine ise 2019-2025 yılları arasında toplam 58 milyon TL’lik destek sağlandı. Yeni kurulacak Güneş Enerji Santralleri ile desteklerin artarak devam etmesi hedefleniyor.
02 Ocak 2026 Cuma - 13:37
Sektör temsilcisi, 2026 yatırım trendlerini açıkladı: "Altın, geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin tercihi devam edecek"
Yeni dönem analizlerine göre altın, hem bireysel hem kurumsal tarafta ağırlığını artırıyor. Altının güvenli liman, platin ve gümüşün ise stratejik birer seçenek olduğuna dikkati çeken Demaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, "2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak. Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" dedi. Demaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, 2026 yılı altın ve emtia piyasalarına ilişkin beklentilerini değerlendirdi. Kitiş, "2026 itibarıyla altın, devletlerin rezerv politikalarından bireylerin tasarruf reflekslerine kadar uzanan geniş bir güven zincirinin merkezinde yer alıyor. Bu nedenle biz altını bir yatırım aracından çok, finansal istikrar enstrümanı olarak görüyoruz. Bu yaklaşım uzun süredir savunduğumuz, altının kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade yapısal eğilimlerle değerlendirilmesi gerektiği görüşünü de desteklemektedir" dedi. "Altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir" Kitiş, merkez bankalarının rezerv politikalarına ilişkin ise "Merkez bankalarının rezerv kompozisyonlarında altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir. Bu; fiyat, para sistemine duyulan sınırlı güvenin açık bir göstergesidir. 2026 ve sonrasında bu eğilimin tersine dönmesini beklemek gerçekçi değildir. Bu çerçevede, altın fiyatlarını etkileyen ana unsur yalnızca faiz kararları değil; rezerv güvenliği, jeopolitik dayanıklılık ve parasal egemenlik arayışı olacaktır" diye konuştu. "2026’da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz" Orta Doğu’daki kırılgan dengeler, Rusya-Ukrayna hattındaki belirsizlikler ve ABD-Çin rekabetinin, 2026’ya girerken masadaki temel jeopolitik başlıklar olduğunu hatırlatan Kitiş, "Bu tablo, küresel piyasalarda risk primini yüksek tutmaya devam edecek. Tarihsel olarak bu tür dönemlerde sermaye, hisse senetlerinden ziyade altın gibi fiziksel varlıklara yönelir. 2026’da da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz" diye konuştu. "Platin, 2026’da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır" Uluslararası finans kuruluşlarının 2026 için sınırlı toparlanma ve finansal kırılganlık beklentisini koruduğuna işaret eden Kitiş, şunları kaydetti: "International Monetary Fund ve World Bank başta olmak üzere uluslararası finans kuruluşları, 2026 için küresel büyümede sınırlı toparlanma, borçluluk oranlarında artış, finansal kırılganlıkların devamı beklentisini koruyor. Bu projeksiyonlar, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimini destekler nitelikte. Çin’in gümüş ihracatına yönelik aldığı kısıtlayıcı kararlar, başta sanayi ve yenilenebilir enerji sektörü olmak üzere küresel arz zincirinde ciddi dalgalanmalara yol açtı. Gümüşün güneş panelleri, batarya teknolojileri ve savunma sanayindeki stratejik rolü düşünüldüğünde, bu adım gümüş fiyatlarında yapısal bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Aynı zamanda yatırımcıların gümüşten altına yönelme eğilimi, altının güvenli liman özelliğini daha da güçlendiriyor. Otomotiv sektöründe emisyon standartlarının sıkılaşması ve hidrojen teknolojilerine olan ilgi, platin talebini orta vadede destekleyebilir. Ancak platin, 2026’da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır." "2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak" Ahmet Cumhur Kitiş, Türkiye özelinde altının sadece bir yatırım tercihi değil, ekonomik bir güven refleksi olduğunu vurgulayarak, "Enflasyon ve kur beklentilerinin devam ettiği ortamda, altının TL bazında güçlü kalması son derece doğal. 2026’da da altın, bireysel yatırımcının en net korunma aracıdır. 2026 itibarıyla yürürlüğe giren rafineri mevzuatı ve nakit işlemlerde paranın kaynağının belgelenmesine yönelik düzenlemeler, altın sektöründe önemli kırılma oluşturuyor. Bu düzenlemeler; kayıt dışılığı azaltacak, piyasanın daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak, kısa vadede işlem maliyetlerini artırsa da orta ve uzun vadede altının kurumsal ve güvenilir bir yatırım aracı olarak konumunu güçlendirecek. Bu süreçte fiyatlamaların daha sağlıklı oluşacağını ve fiziki altının değerinin daha net ortaya çıkacağını öngörüyoruz. 2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak. Böyle bir dünyada altın, ne spekülatif bir yükselişin ne de geçici bir korkunun ürünü. Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
02 Ocak 2026 Cuma - 13:03
Toroslar EDAŞ’tan Hatay’da zorlu kış koşullarına karşı mücadele
Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. (Toroslar EDAŞ), Hatay ve çevresinde etkili olan yoğun kar yağışı, buz yükü ve kuvvetli rüzgârların yol açtığı altyapı hasarlarına karşı tüm imkânlarını seferber etti. Zorlu hava koşullarına rağmen 274 personel, 91 araç, 2 drone ve 5 jeneratörle sahada 7/24 görev yapan ekipler, arızalara hızlı müdahale ederek enerji arzının sürekliliğini sağlamak için çalışıyor. Hatay ve çevresinde 31 Aralık 2025 tarihinde etkisini artıran yoğun kar yağışı ve ani sıcaklık düşüşleri, enerji altyapısı üzerinde ciddi hasarlara yol açarken, Toroslar EDAŞ, bölgede enerji arzının kesintisiz şekilde devam etmesi için bölge genelinde 7/24 saha çalışmalarını sürdürüyor. Hatay’da yaşanan yoğun kar yağışı sonucu enerji nakil hatları ve mahalle içi dağıtım şebekelerinde oluşan yoğun buz yükü, kuvvetli rüzgârlarla birleşerek şebeke elemanları üzerindeki mekanik gerilmeyi kritik seviyelere taşırken, birçok noktada iletken kopmaları ve direk devrilmeleri gibi ciddi arızaların meydana gelmesine neden oldu. Kar yağışı ana yollar ile birçok köy ve mahalle yolunu ulaşıma kapatırken, sahaya erişim ancak ilgili kurumlar tarafından yürütülen yol açma çalışmalarının ardından kademeli olarak sağlanabildi. Yerleşim yerlerine ulaşımın sınırlı olması, coğrafi koşulların zorluğu ve enerji hatlarının yüksek rakımlı bölgelerde yer alması, müdahale süreçlerini önemli ölçüde zorlaştırdı. Drone destekli hızlı tespit, güçlü saha organizasyonu Toroslar EDAŞ ekipleri, 31 Aralık 2025 sabah saatlerinden itibaren arıza tespit çalışmalarına başladı. Ulaşımı kapalı ve zor bölgelerde hat, yol ve envanter kontrolleri 2 adet drone ile havadan gerçekleştirildi. Drone destekli bu çalışmalar sayesinde arıza ve hasar tespit süreçleri hızlandırılarak ekipler doğru noktalara yönlendirildi. Yapılan ön tespitlerde 65 adet direğin hasar gördüğü, yaklaşık 180 noktada iletken kopması meydana geldiği belirlendi. Afet süresince sahada 274 saha personeli ve 91 araç, 2 drone ve 5 jeneratörle görev yaparken; çalışmalara ayrıca 138 yüklenici personeli, 46 araç ve 24 iş makinesiyle destek verildi. Enerji arzının yeniden sağlanması için çalışma Toroslar EDAŞ ekiplerinin müdahaleleri sonucu dün saat 18.00 itibarıyla afet kaynaklı 28 adet Yüksek Gerilim (YG) arızası 3’e düşürülürken, ekipler ağırlıklı olarak Alçak Gerilim (AG) şebekelerinde meydana gelen hasarların giderilmesine odaklandı. Sahada yürütülen tüm çalışmalarda buz yükü ve kuvvetli rüzgâr kaynaklı ikincil hasar riskleri dikkate alınarak; hat ve yaklaşım güvenliği, personel ve yüklenici ekiplerin iş sağlığı ve güvenliği ile zorlu koşullarda yerleşim yerlerine güvenli ulaşım konularında azami hassasiyet gösterildi. Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin Ayedaş ve Başkent EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Toroslar EDAŞ’ın, olumsuz hava ve saha şartlarına rağmen afet nedeniyle oluşan kesintilerin en kısa sürede giderilmesi ve tüm abonelere enerji arz sürekliliğinin sağlanması amacıyla çalışmalarına devam ettiği belirtildi.
02 Ocak 2026 Cuma - 13:03
İzmir Büyükşehir’den otopark ücretlerine rekor artış
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZELMAN A.Ş., bünyesindeki açık, kapalı ve yol kenarı otoparklarında 1 Ocak 2026 itibarıyla geçerli olacak yeni ücret tarifesini devreye aldı. 2025 yılı boyunca zam yapmayarak 2024 tarifesini uygulayan kurum, artan maliyetlerin ardından yeni yılda otopark ücretlerine türüne ve süresine göre yüzde 185 ile yüzde 250 oranlarında değişen artışlar yaptı.
02 Ocak 2026 Cuma - 13:02
Başkent EDAŞ zorlu kış şartlarında 7/24 sahada mücadele ediyor
Başkent EDAŞ, Batı Karadeniz’de etkisini artıran yoğun kar yağışının yol açtığı zorlu koşullara rağmen, güçlü saha organizasyonu ve ileri teknoloji desteğiyle enerji arzının kesintisiz şekilde devam etmesi için sahada 7/24 çalışmalarını sürdürüyor. Batı Karadeniz’de etkisini artıran yoğun kar yağışı ve fırtına, günlük yaşamı ve ulaşımı yer yer olumsuz etkilerken, Başkent Elektrik Dağıtım AŞ (Başkent EDAŞ) Zonguldak, Karabük, Kastamonu ve Bartın genelinde enerji arzının kesintisiz sağlanması için sahada 7/24 görev yapıyor. Yapılan açıklamaya göre, yıl boyunca yürütülen bakım çalışmaları ve şebeke yenileme yatırımlarıyla altyapısını kış koşullarına karşı güçlendiren şirket, meteorolojik uyarıların ardından ekiplerini hızla sahaya yönlendirdi. Bölgede 994 saha çalışanı, 462 araç ve 14 drone ile arızalara anında müdahale ediliyor. Kar yağışının yoğun olduğu bölgelerde ekipler, merkez ve köylerdeki trafolara yeniden enerji verebilmek için 24 saat esasına göre çalışıyor. Dondurucu soğuklara rağmen metrelerce yükseklikteki direklerde bakım ve onarım yapan ekipler, hatlardaki arızaları kısa sürede gideriyor. Zorlu arazide koordineli çalışma Ormanlık ve yüksek rakımlı alanlarda kar kalınlığının yer yer 1,5 metreyi aşması sahaya erişimi zorlaştırırken; ağaç devrilmeleri, buz yükü ve iletken sarkmaları gibi arızalar yaşanıyor. Araçla ulaşılamayan noktalara yaya olarak ilerleyen ekipler, enerji arzının devamı için yoğun çaba harcıyor. Kritik bölgelerde drone destekli hat kontrolleriyle arızalar hızla tespit edilirken, vinç ve iş makineleri de hazır bekletiliyor. Şirket, kar ve don kaynaklı arızaların giderilmesi sürecinde valilikler, belediyeler, emniyet ve sağlık kuruluşlarıyla koordinasyon içinde çalışıyor. Hastaneler, içme suyu tesisleri, iletişim altyapıları ve stratejik noktalar öncelikli olarak takip ediliyor. Şirket, vatandaşların can ve mal güvenliği açısından şebekede olağan dışı bir durumla karşılaşılması halinde 186 Çağrı Merkezi’ne bildirim yapılması çağrısında bulunuyor. Enerjisa Dağıtım Şirketleri bünyesinde Ayedaş ve Toroslar EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtım faaliyetlerini yürüten üç şirketten biri olan Başkent EDAŞ, Batı Karadeniz’in tüm ilçelerinde kış koşullarına rağmen enerji arzının güvenli ve kesintisiz sağlanması için çalışmalarını sürdürüyor.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:54
Büyükşehir’den Uludağ’da güvenli ve ucuz otopark hizmeti
Bursa Büyükşehir Belediyesi, kış turizminin önemli merkezlerinden biri olan Uludağ’da vatandaşların güvenli, düzenli ve erişilebilir fiyatlarla otopark hizmeti alabilmesi için tüm hazırlıklarını tamamladı. Türkiye’nin en önemli kış turizmi merkezlerinden olan Uludağ’ın eski günlerine tekrar kavuşması için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, özellikle kayak sezonunda yaşanan parklanma sorununu çözüme kavuşturmak için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden BURULAŞ, geçmiş yıllarda başarıyla işlettiği ve yüzlerce aracın aynı anda güvenli ve düzenli biçimde parklandığı Uludağ’daki otopark alanlarını hazırladı. Güçlü altyapısı ve deneyimli personeliyle bu yıl da hizmet verecek olan BURULAŞ, kış sezonu boyunca otoparklarında sabah 08.00 ile gece 00.00 arasında hizmet sunacak. Zorlu kış şartlarına tam uygun ve yeterli kapasitede iş makineleri de 24 saat boyunca ihtiyaç halinde vatandaşlara hizmet verecek. Ayrıca BURULAŞ, BURPARK otoparklarında uygulanacak ücret politikasını, Uludağ bölgesindeki mevcut otopark fiyatlarının yaklaşık üçte biri seviyesinde tutacak. Böylece hem güvenli ve profesyonel bir park hizmeti sunacak olan BURULAŞ, vatandaşların bütçesini korumaya da öncelik verecek. Fiyatlar, gün boyu otomobiller için 350 TL, minibüsler için 460 TL, otobüsler için ise 520 TL olarak belirlendi.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:37
Tarımda Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Çözüm Önerileri
CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapısını tarım sektörüyle buluşturdu. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle CW Enerji ev sahipliğinde düzenlenen "Yenilenebilir Enerjinin Geleceği ve Tarımda Kullanım Olanakları" başlıklı çalıştayda, güneş enerjisinin tarımsal üretimde sunduğu fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Kamu, akademi ve sektör temsilcilerini bir araya getiren etkinlik, tarımda sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği odağında önemli bir bilgi paylaşım platformu sundu. Program, katılımcıların CW Enerji/ısı showroom alanı ile SolarCell ve alüminyum üretim hatlarını kapsayan tesis gezileriyle başladı. Üretim süreçlerini yakından inceleme fırsatı bulan katılımcılar, yerli, inovatif enerji teknolojileri hakkında detaylı bilgi aldı. Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, yenilenebilir enerji alanındaki güçlü bilgi birikimi ve teknolojik altyapılarını tarım sektörüyle buluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Tarım sektörüne yönelik geliştirdikleri sistemleriyle de fark oluşturduklarına dikkat çeken Sarvan, "Güneş enerjisi tarım sektörü için stratejik bir değer taşıyor. Biz de geliştirdiğimiz sistemlerle tarımda verimlilik artışı ve çiftçilerin enerji maliyetlerinin azaltılmasını hedefliyoruz. CW Enerji olarak, ürettiğimiz ürünlerle tarım ekosistemine de katma değer sağlamayı amaçlıyoruz. Tarımsal üretimde enerji maliyetlerinin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve çevresel etkilerin azaltılması, sürdürülebilir gelecek vizyonumuzun temel unsurları arasında yer alıyor. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz çözümlerle; sulama sistemlerinden seracılığa, depolama alanlarından tarımsal işletmelere kadar geniş bir ölçekte güneş enerjisinin etkin kullanımını destekliyoruz" dedi. AR-GE ve üretim güçleri sayesinde tarım odaklı uygulamaları hayata geçirdiklerini ifade eden Sarvan, şunları kaydetti: "Tarıma yönelik sistemlerimizle çiftçilerimizin enerjiye daha erişilebilir ve sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlıyoruz. Tarım alanlarında enerji bağımsızlığını güçlendiren projelerimizle hem üreticilerimizin rekabet gücünü artırıyor hem de ülkemizin yeşil dönüşüm hedeflerine katkıda bulunuyoruz. Güneş enerjisinin tarımda yalnızca bir enerji kaynağı değil; aynı zamanda ekonomik, çevresel ve sosyal bir değer oluşturduğumuza da inanıyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmayı, bilgi paylaşımını güçlendiren ve tarımda yenilenebilir enerji farkındalığını artıran önemli bir adım olarak görüyoruz. CW Enerji olarak, bundan sonra da tarım sektörüyle birlikte hareket ederek sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına öncülük etmeye devam edeceğiz." Uzman akademisyenlerden tarımda güneş enerjisi ve teknoloji odaklı sunumlar Program kapsamında Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeli, enerji depolama sistemleri, fotovoltaik panellerin tarımda kullanımı, solar sulama çözümleri, sera uygulamaları, ısı pompası sistemleri, off-grid tarımsal çözümler ve tarımda dijital dönüşüm başlıklarında uzman akademisyenler ve CW Enerji yöneticileri tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi ve ODTÜ GÜNAM’dan akademisyenlerin de katılım sağladığı seminerde, güneş enerjisinin tarımsal üretimde iklimlendirme, sulama ve enerji bağımsızlığı gibi alanlarda sağladığı avantajlar paylaşıldı. CW Enerji yetkilileri, tarım sektöründe yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasının hem üreticilerin rekabet gücünü artıracağını hem de çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Ayrıca bu etkinlikte, Türkiye’de fotovoltaik enerji sistemlerin tarımsal uygulamalara entegrasyonu için mevzuat altyapısının oluşturulmasına yönelik ortak çalışmaların da tohumları ekildi. Etkinlik, katılımcılar arasında gerçekleşen değerlendirmelerle sona erdi.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:23
Fiba Commercial Properties’ten Moldova’ya stratejik yatırım
Fiba Commercial Properties (Fiba CP) ve Summa iş birliğiyle Moldova’nın başkenti Kişinev’de, iki uluslararası otel markası ve yeni nesil sağlık altyapısını bir araya getiren 40 milyon euroluk karma kullanım projesinin temeli atıldı. Marriott Moxy, Residence Inn by Marriott ve Medpark City Clinic’i kapsayan proje, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizminin yeni merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. Fiba Commercial Properties ve Summa iş birliğiyle, Moldova’nın başkenti Kişinev’de uluslararası standartlarda iki otel ve yeni nesil sağlık altyapısını kapsayan karma kullanım projesinin temel atma töreni gerçekleştirildi. Marriott International bünyesindeki Moxy Hotels ve Residence Inn by Marriott markalarını aynı projede buluşturan bu yatırım, Kişinev’i bölgesel ölçekte iş ve sağlık turizmi merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında ayrıca, yeni nesil sağlık hizmetleri sunacak Medpark City Clinic de yer alacak. Uluslararası markalar, yeni nesil konseptler Projede yer alan Moxy Hotels, genç ve dinamik yaşam tarzına hitap eden modern tasarımı ve teknoloji odaklı hizmet anlayışıyla öne çıkarken; Residence Inn by Marriott, uzun süreli konaklama ihtiyacına yönelik yeni bir konsepti Moldova pazarına taşıyacak. Kompleksin bir diğer önemli bileşeni olan Medpark City Clinic, Moldova’da JCI (Joint Commission International) akreditasyonuna sahip özel hastane olan Medpark International Hospital’ın altyapısıyla entegre çalışacak. Klinik; ileri tıp teknolojileri, uluslararası standartlar ve sertifikalı uzman kadrosuyla sağlık turizmine de katkı sağlamayı hedefliyor. Bölgesel etki ve uzun vadeli değer Toplam 40 milyon euro yatırım bedeline sahip olan projenin, 2028 yılının ilk yarısında tamamlanarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Proje, Moldova’nın uluslararası yatırım cazibesini güçlendirirken; turizm, sağlık ve gayrimenkul alanlarında bölgesel ölçekte katma değer oluşturmayı amaçlıyor. Fiba Commercial Properties, uluslararası portföyü ve geliştirdiği yüksek nitelikli projelerle, faaliyet gösterdiği pazarlarda sürdürülebilir büyüme, uzun vadeli değer üretimi ve küresel standartlarda varlık yönetimi yaklaşımını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor. Özyeğin: "Moldova’nın potansiyeline güveniyoruz" Törende konuşan Fiba Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, "Fiba Grubu olarak faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde yurt içi ve yurt dışındaki fırsatları değerlendirerek yatırımlarımızla derinleşmeyi önemsiyoruz. Gayrimenkul sektöründe Moldova Cumhuriyeti ve bu bölge önemli bir potansiyele sahip. Yatırımlarımızla hem grubumuza hem de ülkeye uzun vadeli katkı sunacağız. Bu projeyle birlikte, dünya standartlarında iki oteli ve örnek teşkil edecek bir sağlık kliniğini Moldova’ya kazandıracağımız için mutluyuz" dedi. Kahraman: "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürmek için çalışıyoruz" Fiba Commercial Properties’in (Fiba CP) hem Türkiye’de hem de yurt dışında yenilikçi projelere imza atarak sektörde fark oluşturmaya devam ettiğini belirten Fiba CP CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman, "Fiba CP’yi, uluslararası başarılarıyla global ölçekte örnek bir markaya dönüştürme hedefiyle çıktığımız bu yolda önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’nin yanı sıra Moldova, Romanya, Kosova ve Çin’de; alışveriş merkezlerinden rezidanslara, otellerden ofislere uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Moldova’da da bu kapsamda hayata geçirdiğimiz önemli yatırımlarımızdan birinin temel atma törenini gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Marriott Moxy (kısa süreli konaklama), Marriott Residence Inn (uzun süreli konaklama) ve Medpark Tıp Merkezi’ni kapsayan 18 bin 500 metrekarelik karma kullanım projesinin temelini attık. Projenin toplam inşaat alanı; personel yemekhaneleri, catering hizmet alanı, depolama alanı ve teknik hacimler de dahil olmak üzere yaklaşık 23 bin 500 metrekare. Bu projeyle, uluslararası standartlarda sağlık ve konaklama çözümleri sunarak bölgede önemli bir ihtiyaca yanıt vermeyi hedefliyoruz. Uzun yıllardır güvenle iş birliği yaptığımız SUMMA Grubu ile birlikte yürüttüğümüz bu yatırım, yalnızca ticari bir proje olmanın ötesinde; sosyal, kültürel ve kentsel gelişimi destekleyen, bütüncül yaşam alanları oluşturma vizyonumuzun da somut bir yansımasıdır" dedi. Bora: "Moldova’nın kalkınmasına katkı sağlıyoruz" Moldova Cumhuriyeti’nin kalkınmasına ve refahına gerçek anlamda katkı sağladıklarına dikkat çeken Summa Yönetim Kurulu Başkanı Selim Bora, "Bugün itibarıyla ortaklarımızla birlikte, istikrarlı ve uyumlu koşullarda yaşayan ve çalışan bin 250 kişilik bir ekibimiz var. Bu bizim için çok büyük bir değer. Bu sayıyı artırmayı hedefliyoruz. Fiba Grubu ile birlikte, yakın gelecekte hayata geçirilecek projeleri uygulamak üzere son derece adanmış bir ekip oluşturduk. 1995’den beri yatırım ve inşaat alanında Moldova’nın en önemli aktörlerinden biri olarak yeni bir projeye başlamanın heyecanını yaşıyoruz. En kısa sürede hayata geçirmemiz gereken büyük bir proje bizi bekliyor. Ortaklarımızla birlikte bu ülkenin gelişimine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz" dedi.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:18
İstanbul’da Aralık ayında en çok antiseptik ürünler pahalandı
İstanbul’da Aralık ayında en fazla artış yüzde 51,95 ile antiseptik ürün ücretlerinde oldu. Uçak bileti ise yüzde 28,52 gerileme göstererek fiyatı en fazla azalan ürün oldu. İstanbul Ticaret Odası (İTO), piyasaların şeffaflığını sağlamak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla geçen 2025 Aralık ayında İstanbul’da perakende fiyatı en fazla artan ve azalan ürünleri oranlarıyla birlikte açıkladı. Bir önceki aya göre indekste yer alan 336 adet ana üründen 186 adet ürünün fiyatında artış izlenirken, 59 adet ürünün fiyatında azalış görüldü. Aralık ayında diğer sağlık ürünleri yüzde 51,95 arttı 2025 Aralık ayında sağlık harcamaları grubunda yer alan diğer sağlık ürünleri (antiseptik ürünler) fiyatı yüzde 51,95 ile fiyatı en fazla artış gösteren ürün oldu. Fiyatında artış yaşanan diğer ürünlerin bazıları; gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan taze fasulye yüzde 46,57, salatalık yüzde 40,17, üzüm yüzde 25,52, patlıcan yüzde 18,82, dana eti yüzde 10,81, kabak yüzde 10,50, çeşitli mal ve hizmetler grubunda yer alan çocuk bezi yüzde 9,30, gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan fındık ezmesi yüzde 8,35, kuru soğan yüzde 7,72, eğlence ve kültür grubunda yer alan oyuncak yüzde 6,25, gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan patates yüzde 6,18, çeşitli mal ve hizmetler grubunda yer alan altın mücevherat yüzde 5,74, gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan margarin yüzde 5,74, eğlence ve kültür grubunda yer alan bilgisayar ekipmanları yüzde 5,56, gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan konserve mısır yüzde 5,50 oldu. Aralık ayında uçak bileti fiyatları yüzde 28,52 ucuzladı 2025 Aralık ayında ulaştırma harcamaları grubunda yer alan uçak bileti fiyatları fiyatı yüzde 28,52 gerileme göstererek fiyatı en fazla azalan ürün oldu. Fiyatında azalış izlenen diğer ürünlerin bazıları; gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan karnabahar yüzde 24,94, portakal yüzde 20,01, pırasa yüzde 18,63, limon yüzde 17,23, kıvırcık salata yüzde 15,90, çarliston biber yüzde 11,48, sivri biber yüzde 10,52, dolmalık biber yüzde 6,80, ıspanak yüzde 6,54, şehirlerarası otobüs bilet ücreti yüzde 6,46, muz yüzde 5,35, benzin yüzde 4,61, çocuk pantolon yüzde 3,40, havuç yüzde 3,38, yumurta yüzde 2,83, erkek bot 2,76 oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder