EKONOMİ
27 Mart 2026 Cuma - 20:59 AJet’in CIP Salonu yenileniyor Türkiye’nin en genç hava yolu şirketi AJet, misafirlerinin seyahat konforunu yükseltmek amacıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki CIP Salonu’nu yeniliyor. 3 Nisan itibarıyla başlayacak çalışmaların ardından AJet’in CIP Salonu, yeni konseptiyle 2026 yılında iç hat ve dış hat misafirlerinin kullanımına sunulacak. AJet, misafir konforunu ve ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımı doğrultusunda daha önce iç hat uçuşları için Türk Hava Yolları’nın hizmet verdiği CIP Salonu’nu baştan sona yenilemek için çalışma başlattı. Yeni konseptte tasarlanacak salon, artık iç hat ve dış hat misafirlerine özel iki ayrı alandan oluşacak. Misafirlere zaman kazandıran hızlı geçiş Yenilenen CIP Salonu’nda misafirlere fast track (hızlı geçiş) imkânı sunulacak. Dış hat uçuşu olan misafirler için pasaport kontrol noktası ve e-pasaport geçiş alanı yer alacak. Dijital dönüşüm odaklı uygulamaların öne çıkacağı salonda kağıtsız yer operasyonları desteklenecek ve check-in işlemleri kiosklar aracılığıyla hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirilebilecek. Duty Free alanıyla seyahat öncesi alışveriş ayrıcalığı AJet’in CIP Salonu’nda misafirler, self-servis konseptiyle sunulan yiyecek ve içecek ikramları eşliğinde uçuş saatlerini konforlu bir ortamda bekleyebilecek. Ayrıca salonda yer alacak Duty Free alanı sayesinde misafirler, seyahat öncesinde alışveriş yapma ayrıcalığını da yaşayacak.
27 Mart 2026 Cuma - 18:38 Bakan Kacır: "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" dedi.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Milli Teknoloji Atölyesi Açılış Töreni gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde bulunan Turgut Özal Yabancı Diller Yüksekokulu Kongre ve Öğrenci Sosyal Merkezi’nde düzenlenen programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve çok sayıda davetli katıldı. Program, açılış töreni ve protokol konuşmalarıyla başladı. Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından atölyenin açılışı gerçekleştirildi.Burada bir konuşma yapan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesinin son 23 yılda büyük bir sıçrama yaptığını belirterek, "23 yıl öncesinde Türkiye’de sadece 2 teknopark varken, bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken, bugün 12 bin 500’den fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz. Toplam AR-GE harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğini; araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25’ler düzeyinden yüzde 65’ler seviyesine çıktığını görüyoruz. Yani Türk özel sektörü, araştırma geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazanmıştır. Bütün bunlar Türk milletinin hep birlikte başardığı işlerdir. Bu sayede ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık. İnşallah daha gidecek çok yolumuz var" dedi."Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor"Türkiye’nin özellikle son dönemde bütün dünyanın dikkatle izlediği, dostlarının gıptayla, hasımlarının endişeyle seyrettiği savunma sanayisi başarılarıyla bir öz güven devrimi inşa ettiğini söyleyen Bakan Kacır, "Bugün savunma sanayinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini ve çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye’den söz ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız bu dönemde bu başarılar hepimiz için büyük bir iftihar kaynağı, aynı zamanda gelecek için umut kaynağıdır. Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" diye konuştu.Bugün Türkiye’nin savunma sanayisinde 4 binden fazla firmada 100 binden fazla çalışanla ortaya koyduğu başarıların Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağıyla hayata geçirildiğini belirten Bakan Kacır, "23 yıl önceyle kıyasladığımızda her yıl 6 misline yakın bir bilimsel üretim düzeyinden bahsediyoruz. Hem nicelik hem nitelik yönleriyle Türkiye’nin üniversitelerinin 23 yıl içerisinde bilimsel üretim kapasitesinin çok daha ileri bir düzeye geldiğini büyük bir mutlulukla görüyoruz. Üniversitelerimiz arasında bazılarının sorumluluğu daha fazla. Çünkü onlar tarihimizden taşıdıkları bir misyonu, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda lokomotif olma, öncü olma misyonunu sürdürmek zorundalar" ifadelerini kullandı.
27 Mart 2026 Cuma - 18:04 Yerli ve milli imkanlarla üretilen akıllı su sayaçları tanıtıldı Sivas Belediyesi, yerli imkânlarla ürettiği ve kayıp kaçağı en aza indirmesi planlanan akıllı su sayaçlarını tanıttı. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, yeni su sayaçlarının 5 bin 500 TL olacağını söyledi. Göreve geldiği günden itibaren su tasarrufu noktasında adımlar atan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, belediyenin yerli ve milli imkanlarla ürettiği akıllı su sayaçlarını tanıttı. Kayıp kaçak oranını en aza indirecek olan ve vatandaşlara büyük kolaylık sağlaması amacıyla üretilen sayaçların lansman toplantısı yapıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Belediye Başkanı Adem Uzun, Özbelsan A.Ş. Genel Müdürü Yunus Kantar, farklı şehir ilçelerden katılım sağlayan belediye personelleri ve muhtarlar katıldı. Şehir genelinde su israfına karşı çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Başkan Adem Uzun, "Sivas Belediyesi olarak gerçekten büyük bir gurur yaşıyoruz. Yaklaşık 10 aydır üzerinde titizlikle çalıştığımız akıllı su sayaçları sistemini bugün tanıtmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle şehir dışından birçok belediyemizin, kaymakamlığımızın ve il özel idaremizin gelip bugün burada bizim mutluluğumuza ortak olması çok güzel bir duygu. Biz göreve geldiğimiz ilk günden beri üreten belediyecilik konusunda ne yapabiliriz, hep bunun kaygısı içerisinde olduk. Çok yakın tarihte Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi belediyeler kendi kaynaklarını kendileri oluşturmak zorundadır. Biz de ilk günden itibaren bu düşünceyle hareket ettik. Altyapıya yoğunluk verdik. Seçim zamanında bana şehrin en büyük sorunu nedir diye soruyorlardı, ben de en büyük sorunun su olduğunu söylüyordum. Yüzde 53 kayıp kaçağın olduğu, 2022 sonu itibarıyla 4 Eylül Barajı’nın kuruduğu ve 1 buçuk ay su kesintisi yaşayan bir şehirden bahsediyoruz. Göreve gelir gelmez altyapıya girdik ve şehirde çok büyük bir dönüşüm başlattık. Altyapıyı yapıyoruz ama başka ne yapmak lazım diyerek sayaç konusunu gündemimize aldık. Sağ olsun Özbelsan müdürümüz ekibiyle güzel bir çalışma ortaya koydu. Önce yurt dışı izinleri ve akreditasyon belgeleri alındı, ardından tüm uluslararası belgeler tamamlandı. Daha sonra ilk olarak Eğriköprü Mahallesi’nde pilot uygulamayı başlattık ve sayaçlar tamamen kullanılabilir hale geldi. Bu sayaç bize hassas ölçüm imkânı sağlıyor" şeklinde konuştu. "Akıllı su sayacı 5 bin 500 TL" Su sayaçlarının tamamen yerli ve milli imkânlarla üretildiğini vurgulayan Uzun, "Yerli ve milli bir teknoloji kullandığımızı özellikle belirtmek istiyorum. SCADA sisteminde de yerli ve milli yazılım tercih ettik. Dünyada bu alanda iki büyük lider İngiltere ve İsrail. Savaş ya da kriz durumunda dış müdahale riskini ortadan kaldırmak için Türkiye’nin en iyi firmalarıyla çalıştık. Bu sistemle basıncı uzaktan yönetebiliyoruz, kayıp kaçakları anında görebiliyoruz ve altyapımıza dışarıdan müdahale riskini minimize ediyoruz. Sayaç hava ölçmüyor, bu da doğrudan vatandaşın cebine olumlu yansıyor. Uzaktan erişim imkânı sağlıyor. Daha önce vatandaşlarımız su yüklemek için gece saatlerinde kartla işlem yapmak zorunda kalıyordu. Artık bu dönem bitiyor. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine e-Devlet bilgileriyle girerek, tıpkı motorlu taşıtlar vergisi öder gibi işlem yapacak, tonajını seçecek ve ödeme yaptıktan 10-15 saniye sonra su yüklemesi otomatik olarak sayaca yansıyacak. Bu sistemin Türkiye’de örnek olduğunu düşünüyoruz. Sayaç bedeli normalde 6 bin TL iken, vatandaşlarımıza 5 bin 500 TL’den sunuyoruz" dedi.
Zirai ilaç yüzünden milyonlarca arısı kovana dönemeden öldü
31 Aralık 2025 Çarşamba - 09:51 Zirai ilaç yüzünden milyonlarca arısı kovana dönemeden öldü Bursa’da profesyonel olarak arıcılık yapan 75 yaşındaki Zeynullah Soylu, zirai ilaçlar yüzünden milyonlarca arısının kovana dönemeden bahçede öldüğünü söyledi. Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Zeynullah Soylu, kendisi ve Bursalı arıcıların son yılların en kötü sezonunu geçirdiğini kaydetti. Yaz aylarında zirai ilaçlar yüzünden milyonlarca arı kaybı yaşandığını vurgulayan Soylu, "Birer hafta arayla çok güçlü arılarımız yerle bir oldu. 80 bin nüfuslu arı birden 30 bine düştü. Kovan başına 50 bin arı kaybı çok ciddi bir oran. 100 kovanımda yaşadım bunu. Milyonlarca arı zirai ilaç yüzünden öldü. Bursa’daki tüm arıcıların kayıplarını siz hesap edin" dedi. Arılar bilinçsiz tarımsal faaliyetlere kurban gitti Ölenlerin hepsinin kovana getirisi olan arılar olduğunu dile getiren Soylu, şöyle devam etti: "Poleni getiren, balı yapan arılarım öldü. Arıda kopukluk oldu. İçerdeki ısıyı sağlayamadı kalan arılar. Yavrular gelişemedi öldü içerde çürüme oldu. Yaşanan hastalıklardan korumak için ilave maliyetler oluştu. Kıştan en iyi arılarla çıktığım dönemde böyle oldu. Tarımsal üretimin en önemli unsuru olan arılar bilinçsiz tarımsal faaliyetlere kurban gitti. Şimdi bu hasarı onarmaya yeniden tam kapasite üretime geçmeye çalışıyoruz. Bunu yapmak elbet kolay olmayacak." Arıların çiçeğe, çiçeklerin de arılara ihtiyacı var Bursa genelinde 1300 üyenin bulunduğunu aktaran Soylu, "Tarımsal üretimin yoğun olduğu yerlerde zirai ilaçtan rahatsız arıcılar. Armut, kiraz, şetfali ve elma gibi zirai ilaç kullanılan meyvelerin üretiminin yapıldığı yerlerde arıcılar çok mağdur oluyor. Bal üretmek için çiçeğe ihtiyacımız olduğu kadar o çiçeklerin meyveye dönmesi için de arılara ihtiyaç var. Ama bu bilinçte olan kaç çiftçi var?" dedi. Sabah yerine akşam üzeri ilaç atılsın çağrısı Bazı çiftçilerin bu konuda hassas olduğunu arılara büyük özen gösterdiğini dile getiren Soylu, "Bizimle işbirliği yapıyorlar ama birçoğu sadece kendini düşünüyor. Aslında kazan kazan mantığı var. Formülü de basit. Arıya zarar verici ilaç atılmadan bize haber verilirse önlem alırız. Akşam üzeri ikindi vaktinden sonra atsalar ilaçları arılar çok zehirlenmez." ifadesini kullandı. Soylu, Uludağ eteklerinde doğal kestane ve çiçek balı ürettiklerini belirterek, "Arıların yoğun çalıştığı saatler sabah erken saatlerden 11.00’e kadarki zaman. Çiftçi kardeşimiz ilaçlamaya bu saatlerde girerse arıların hepsi orada kalır. Arılar ikindi vaktinden sonra fazla çalışmaz kovana dönmüş olur. Yani çiftçilerimiz sabah yerine akşam üzeri ilacını atsa hiçbir zararı olmayacak bizlere" diye konuştu.
Beytüşşebap’ta arıcılık faaliyetleri için kooperatif kuruldu
31 Aralık 2025 Çarşamba - 09:43 Beytüşşebap’ta arıcılık faaliyetleri için kooperatif kuruldu Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde ilk defa arıcılık alanında kooperatif kuruldu. Arıcılıkla öne çıkan Beytüşşebap’ta organik bal üretimi daha da kolaylaşacak. Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde Faraşin, Meydan, Kahnicemet, Mezra, Beşağaç, Kovankaya bölgelerinde arıcılık ve hayvancılık alanında ülke ekonomisine katkı sağlayan çiftçiler, birleşerek Beytüşşebap Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni (BEYKOP) kurdu. Yılda tonlarca balın çıktığı ilçede ürünün istenilen değerde satılmadığından şikayetçi olan arıcılar, bu nedenle kooperatif kurduklarını söyledi. 24 arıcının toplanıp kurdukları kooperatifin büro açılışı düzenlenen törenle yapıldı. Açılışa Kaymakam Mehmet Furkan Taşkıran, Alay Komutanı albay Murat Kızıltan, İlçe Emniyet Amir Vekili baş komiser Siret Murat Kayserili, arıcılar ve çok sayıda esnaf katıldı. Kooperatif Başkanı Hıdır İçin, ’’İlçemiz yıllardır balıyla arıcılık ve küçükbaş hayvancılıkla öne çıkıyor. İstenilen değerde satılamayan ballarımız elimizde kalıyordu. Biz ilçedeki bütün arıcılar bu sorunu yaşıyorduk. Çok şükür valiliğimiz, İl-İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, kaymakamlığımız bizlere rehber oldu. Kooperatif açılması için bizlere yol gösterdi. İlk etapta 24 kurucu üyemizle açmış bulunuyoruz. Bu kooperatifin yeri bütün ilçemizin hizmetinde olacak. Eminim çok güzel projelerle çok yakında balımızla dünyaya duyuracağız. Beytüşşebap balı patentimizi aldık. Allah’ın izniyle çok güzel bir çalışma yapacağız. Bizleri bu gün yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederim’’ dedi. Konuşmaların ardından kurdele kesimi ile kooperatifin açılışı gerçekleştirildi.
Van’ın 27 yıllık Mısır Çarşısı iki katlı modern arasta oluyor
31 Aralık 2025 Çarşamba - 09:36 Van’ın 27 yıllık Mısır Çarşısı iki katlı modern arasta oluyor Van’ın merkezinde uzun süredir atıl durumda bulunan ve 27 yıllık geçmişe sahip Mısır Çarşısı, iki katlı modern arasta olarak yeniden kazandırılmak üzere yıkım sürecine girdi. Yaklaşık 27 yıl önce inşa edilen ve 207 bağımsız birimden oluşan çarşıda dönüşüm süreci başladı. Kent merkezinde yer almasına rağmen yıllardır atıl bir durumda olan Mısır Çarşısı, bakımsızlık ve kapanan iş yerleri nedeniyle zamanla harabe görüntüsüne bürünmüştü. Özellikle geçtiğimiz yıl kasım ayında meydana gelen ve yaklaşık 60 iş yerinin büyük zarar gördüğü yangının ardından çarşı, yeniden gündeme gelmişti. Yıkım çalışmalarının devam ettiği ve çalışmaların tamamlanmasının ardından iki katlı modern bir arasta olarak yeniden düzenlenmesi planlanıyor. İHA muhabirine konuşan Mısır Çarşısı Başkanı Nimetullah Süsan, çarşının 1999 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini belirtti. Çarşının 207 hisseden oluştuğunu ancak bu hisselerin 128 kişiye ait olduğunu ifade eden Süsan, "Yani bazı mülk sahiplerinin birden fazla dükkânı bulunuyor. Geçtiğimiz yıl kasım ayında talihsiz bir yangın meydana geldi. Yangının kiracılardan kaynaklı olduğu tespit edildi. Elektrik açık haldeyken dükkânların terk edilmesi sonucu çıkan yangında ciddi zarar gördük. En çok zarar görenlerden biri de benim. Yaklaşık 10 dükkânıma yakın iş yeri yandı ve içleri dolu kitaplardı. Allah bir daha yaşatmasın" dedi. "Van’a canlılık kazandıracak ve turist çekecek" Yangın sonrası sürecin Van Valiliği’nin desteğiyle yürütüldüğünü ifade eden Süsan, "Vali Ozan Balcı’nın duyarlılığıyla bu zor süreç atlatıldı. Kiracılara verilen kira yardımı desteğinin ardından çarşı tamamen boşaltıldı. Boşaltmanın ardından yıkım çalışmaları kısa sürede başladı. Ocak ve şubat aylarında proje hazırlanacak ve sözleşme yapılacak. Herhangi bir aksilik olmazsa mart ayında inşa süreci başlayacak. Yaklaşık 6 ay sonra ise mülk sahiplerine dükkânlar büyütülmüş şekilde teslim edilecek. İki katlı modern bir arasta olarak planlanan yeni çarşı, Van’a canlılık kazandıracak ve turist çekecek" ifadelerini kullandı. Mısır Çarşısı’nın son yıllarda bakımsız ve atıl durumda olduğunu dile getiren Cemil Yıldız isimli esnaf ise çıkan yangından sonra durumun daha da kötüye gittiğini söyledi. Yıldız, yıkılan çarşının yerine daha modern bir çarşı yapılacağını belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti.
ETSO’da yılın son Meclis Toplantısı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 09:30 ETSO’da yılın son Meclis Toplantısı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO) 2025 yılı Aralık ayı Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2025 Yılı Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkan Gökhan Yılmaz başkanlığında Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından; Aralık ayı mizanı ile bütçe izleme raporu görüşülerek oy birliğiyle kabul edildi. Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz, Erzurum iş dünyasının birlik ve dayanışma içinde kent ekonomisine katkı sunmaya devam ettiğini vurguladı. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın, Aralık ayı faaliyetleri ile 2025 yılı Türkiye ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmeleri meclis üyeleriyle paylaştı. 2025 yılında gerçekleştirilen; Kamu-Üniversite-Sanayi iş birliği kapsamında işletme ziyaretleri, TOBB Erzurum Kadın ve Genç Girişimciler Kurulları ile İŞKUR ortaklığında eğitim programı, Erzurum Merkez 2. OSB Yönetim Kurulu Toplantısı, Iğdır TSO Başkanı Kamil Arslan ve Dilucu GTİ Müdürü Çetin Özarslan’a ziyaret, Nahçıvan ve Azerbaycan temasları, Haydar Aliyev anma programı, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti yetkilileri ve T.C. Nahçıvan Başkonsolosu Asip Kaya’ya ziyaret, 2. Türkiye-Azerbaycan Bölgesel İktisadi Forumu, "Erzurum’un Tarihi Söyleşisi", "Tarımda Kadın Eli" Projesi iş birliği protokolü, Merkez Bankası’nın politika faizini %38’e indirmesinin piyasalara etkileri, Girişimcilik ekosistemine yönelik destekleyici çalışmalar, ETÜ Dış Paydaş Toplantısı, TOBB Erzurum GGK ve KGK Aralık ayı toplantıları, Atatürk Üniversitesi İİBF öğrencileriyle girişimcilik ve sektör buluşmaları, Dijitalleşen mali sistemde KURGAN süreci ve "Cumhuriyeti Kuran Şehirler" programının Ankara ayağı ve akşam yemeği başlıkları paylaşıldı. Toplantı, dilek ve temennilerin ardından sona erdi.
Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasında Semerci istikrarı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 09:24 Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasında Semerci istikrarı Denizli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Köksal Semerci, üyelere sağlanan imkanlarının devamlılığı ve Denizli Şoförler ve Otomobilciler Odasındaki 3 dönemlik istikrarı sürdürmek için yönetimiyle birlikte yeniden göreve talip olduklarını belirtti. Denizli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasında 3 dönemi geride bırakan Başkan Köksal Semerci ve yönetimi, 11 Ocak 2026 tarihinde mülkiyeti Denizli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasına ait olan eski adıyla Vera Düğün Salonunda yapılacak olan seçim de 4. dönem için 3 bin 86 üyesi ile seçime hazır olduklarını belirtti. 1984-2003 yılları arasında Denizli Şoförler ve Otomobilciler Odasında Muhasebe Müdürü ve Genel Sekreter, 2014 yılından bu yana ise başkanlık görevine devam eden Başkan Köksal Semerci, aynı zamanda Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ile Denizli Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkan Yardımcılığı görevlerini de görevlerini başarıya sürdürüyor. Denizli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Köksal Semerci, taksici, minibüsçü, nakliyeci, kamyoncu, kurye, araç kiralama ve galericilik yapan 3 bin 86 oda üyesinden 4 dönem için tam destek aldıklarını belirtti. Üyeleri tarafından sevilen, oda yöneticiliğin her biriminde görev yapmış olan Başkan Köksal Semerci, aynı zamanda yürüttüğü Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkan Yardımcılığı ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği görevleri ile oda üyelerinin temsil yetkisi haklarını elinde bulundurduklarını, bundan önce olduğu gibi bundan sonra ki dönemde de tüm üyelerinin haklarını korumak ve en iyi şekilde temsil etmek için gayret edeceklerini kaydetti. Üyelere sağlanan imkanlarının devamlılığı, Denizli Şoförler ve Otomobilciler Odasının gücünü kaybetmemesi için yeni döneme aday oldukları ifade eden Başkan Semerci, 11 Ocak 2026 tarihinde Vera Düğün Salonunda yapılacak olan genel kurula tüm üyelerini beklediklerini ifade etti.
Şirket sahipleri dikkat: Hızla büyüyen şirketlerde yönetim eksikliği kırılganlık oluşturabilir
30 Aralık 2025 Salı - 22:28 Şirket sahipleri dikkat: Hızla büyüyen şirketlerde yönetim eksikliği kırılganlık oluşturabilir Türkiye’de son yıllarda birçok şirketin satış hacimleri ve operasyon ölçekleri hızla büyürken, bu büyümenin beraberinde yeni riskler getirdiği görülüyor. Uzmanlar, şirketlerin büyüme sürecinde yönetim ve kontrol mekanizmalarını büyümeye paralel geliştirmediğinde dışarıdan güçlü görünseler de içeride kırılganlaşabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’de son yıllarda şirketlerin satış hacimleri ve operasyon ölçekleri hızla büyürken, bu büyümenin beraberinde yeni riskler getirdiği görülüyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, büyümenin tek başına güç anlamına gelmediğini aynı hızda yönetim ve kontrol mekanizmalarının gelişmediği takdirde şirketlerin dışarıdan güçlü görünürken içeride kırılganlaşabildiğini aktardı. Büyüme dönemlerinde şirketlerin çoğu zaman satış rakamlarına odaklandığını ifade eden Bayır, bu yaklaşımın ciddi riskler barındırdığını söyledi. Operasyon, tedarik zinciri ve nakit akışı gibi alanların satış hızına paralel şekilde yönetilmediğinde kırılganlık kaçınılmaz hale geldiğini belirten Bayır, "Şirket büyüyor, sipariş artıyor, müşteri sayısı yükseliyor. Ancak bu büyüme aynı anda yönetilemiyorsa, ilk beklenmedik durumda sistem zorlanmaya başlıyor" dedi. "Bir şirket büyürken aynı zamanda ne olup bittiğini görebilmeli" Son dönemde yaşanan operasyonel ve finansal dalgalanmaların, birçok şirketi beklenmedik şekilde etkilediğini belirten Bayır, bunun temel nedenlerinden birinin krizlere hazırlıksız yakalanmak olduğunu söyledi. Kırılganlığın çoğu zaman kriz anında değil, işlerin iyiye giderken de oluştuğunu aktaran Bayır, bu dönemlerde risklerin ikinci plana atıldığını vurguladı. Bayır, iş dünyasında rekabetin artık yalnızca ürün ve satış üzerinden ilerlemediğini, şirketlerin ne kadar yönetilebilir olduğunun belirleyici hale geldiğini dile getirerek, "Bir şirket büyürken aynı zamanda ne olup bittiğini görebilmeli. Nerede risk var, nerede aksama yaşanıyor, nakit akışı hangi noktada zorlanıyor; bunlar net şekilde izlenemiyorsa büyüme sağlıklı değildir" diye konuştu. Platform ekonomisi ve tek kanala bağımlılık uyarısı Dijitalleşme ve pazaryerlerinin şirketlere önemli bir hız kazandırdığını ifade eden Bayır, tek kanala aşırı bağımlılığın kırılganlığı artırabileceğine dikkat çekti. Bayır, "Pazaryerleri satış hacmi açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak tüm iş modelinin tek bir platforma bağlı olması, şirketlerin kontrol alanını daraltabiliyor. Sağlıklı büyümenin, pazaryerlerini güçlü bir kanal olarak kullanırken aynı zamanda kendi marka ve operasyon altyapısını güçlendiren şirketler tarafından yakalanabiliyor" şeklinde konuştu. "Kırılganlık çoğu zaman şirketin içinde başlıyor" Şirketlerin kırılganlaşmasının çoğu zaman dış faktörlerden önce iç dinamiklerden kaynaklandığını belirten Bayır, operasyonel dağınıklık, finansal görünürlük eksikliği ve veriye dayalı karar alma alışkanlığının yeterince gelişmemesinin bu süreci hızlandırdığını söyleyerek, "Büyüme, beraberinde kurumsallaşmayı getirmiyorsa şirketler daha hassas hale geliyor. Bugün şirketlerin kendine sorması gereken soru ‘Ne kadar büyüdük?’ değil, ‘Bu büyümeyi ne kadar sağlıklı yönetiyoruz?’ olmalı. Dayanıklılığı olmayan büyüme, uzun vadede ciddi riskler barındırır" ifadelerini kullandı.
Çorum’da 1 yılda 797 firmada fiyat denetimi yapıldı
30 Aralık 2025 Salı - 20:03 Çorum’da 1 yılda 797 firmada fiyat denetimi yapıldı Çorum İl Ticaret Müdürlüğü ekipleri tarafından 2025 yılı içerisinde 797 firma ve 7 bin 237 ürün denetlenirken, 3 firmada toplam 12 üründe fahiş fiyat uygulandığı tespit edildi. Çorum İl Ticaret Müdürlüğü tarafından, 2026 yılını kapsayan asgari ücretin belirlenmesiyle birlikte 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, fahiş fiyat ve fiyat etiketi denetimleri sıklaştırıldı. Ekipler, il genelindeki işletmelerde denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Bu yıl Çorum İl Ticaret Müdürlüğü tarafından il merkezi ve ilçelerde, temel gıda, temizlik, giyim ürünleri satan mağazalar ile kafe ve restoranlarda denetimler aralıksız devam ettirildi. Yıl içerisinde, 6502 sayılı Kanun kapsamında 720 firma ve 7 bin 105 ürün, 6585 sayılı Kanun kapsamında ise 77 firma ve 132 ürün denetlendi. 3 firmada toplam 12 ürün hakkında fahiş fiyat uygulandığı tespit edildi. Tespit edilen ürünlere ilişkin düzenlenen tutanaklar, Bakanlığımız İç Ticaret Genel Müdürlüğü’ne iletildi. Öte yandan denetim ekipleri tarafından, esnaflara 6502 sayılı Kanun hükümlerine uygun hareket etmeleri gerektiği, aksi halde aykırılık tespit edilen her ürün için 3.973 TL idari para cezası uygulanacağı bildirildi. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, denetimlerin 2026 yılında da aralıksız devam ettirileceği kaydedildi.