EKONOMİ
28 Mart 2026 Cumartesi - 17:04 Altıntaş’ta ’Hamilik’ projesinin iş birliği protokolü imzalandı Kütahya İl Millî Eğitim Müdürlüğü, ’Hamilik’ projesi kapsamında eğitim, üretim ve istihdam aynı hedefte buluştu. Altıntaş İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ile Zafer Organize Sanayi Bölgesi arasında, Hamilik Projesi kapsamında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Gerçekleştirilen protokol ile mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve öğrencilerin iş gücü piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması hedefleniyor. İmzalanan protokol çerçevesinde, ilçedeki meslek lisesinin sanayi ile daha etkin bir şekilde entegre edilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Özellikle sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlara uygun bölümlerin geliştirilmesi, mevcut bölümlerin güncellenmesi ve uygulama ağırlıklı eğitim süreçlerinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca meslek liselerinin nitelikli iş gücü yetiştirmedeki rolü, öğrencilerin istihdam edilebilirliğinin artırılması ve sektörle doğrudan temas kurabilecekleri eğitim modelleri üzerine değerlendirmeler yapıldı. İş dünyasının beklentileri doğrultusunda yetiştirilecek öğrencilerin hem bölge ekonomisine hem de ülke kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Altıntaş İlçe Millî Eğitim Müdürü Tuba Sinan, bu tür iş birliklerinin mesleki eğitimin kalitesini artırmada büyük önem taşıdığını vurgulayarak, sanayi ile eğitim kurumları arasında kurulacak güçlü bağların öğrencilerin geleceğine önemli katkılar sunacağını ifade etti.
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:46 Manisa’da kuyumcuların başkanından altın yatırımcısına "Uzun Vade" tavsiyesi Manisa Kuyumcular ve Sarraflar Derneği (MAKSAD) Başkanı Mehmet Ödevli, altın piyasasındaki hareketliliği değerlendirerek, "Savaş zamanı yükselmesi beklenen altın bu kez düştü, ancak yatırımcı her zaman uzun vadeli düşünmeli" dedi. Manisa Kuyumcular Çarşısı’nda altın fiyatlarındaki hareketlilik gündemdeki yerini koruyor. Manisa Kuyumcular ve Sarraflar Derneği (MAKSAD) Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda güven tazeleyen Başkan Mehmet Ödevli, altın yatırımcılarına kritik uyarılarda bulundu. Piyasanın son günlerde ezber bozan bir grafik çizdiğini belirten Başkan Ödevli, küresel gelişmelere rağmen altının gösterdiği tepkiyi şu sözlerle analiz etti: "Yani piyasa her zamankinin tersine gitti. Normalde savaş zamanlarında altının hepimiz yükseldiğini görmekteyiz. Fakat bu sefer savaşla beraber altında ciddi bir düşüş yaşadık. Tabii bunun net sebebini bilemiyoruz ama tahminimize göre belki petrol ürünleri arkasında bir büyük şirketlerin yatırımları olmuş olabilir. Merkez Bankası’nın ve farklı merkez bankalarının altından biraz satış yaptığını takip etmekteyiz" "Tedarik sıkıntısı normale dönüyor" Bayram sonrası piyasada yaşanan kısa süreli daralmaya da değinen Ödevli, "Bayramdan sonra ilk pazartesi, salı günü biraz altın tedarikinde sıkıntı yaşadık. Fiyatlarda biraz prim oluştu. Yavaş yavaş normale dönmeye başladı. En kısa sürede de tekrar düze dönmesini bekliyoruz. Altın yatırımcısı her zaman tabii uzun vadeli olmak üzere altın yatırımına devam edebilir. Bu tarz olayları yaşayabiliyoruz altında" diye konuştu. MAKSAD’da Mehmet Ödevli dönemi devam ediyor Altın piyasasına dair açıklamalarının ardından derneğin genel kurul sürecine dair bilgiler veren Ödevli, 128 üyesi bulunan MAKSAD’da yeniden başkanlığa seçildi. Ağustos 2025’te yapılan olağanüstü kongrenin ardından bu kez olağan kongrede güven tazelediğini ifade eden Ödevli, şunları söyledi: "Bugün de Kuyumcular Derneği’mizin olağan kongresini gerçekleştiriyoruz. Seçim sonuçları çarşımıza, Manisa’mıza hayırlı olsun. Elimizden gelen hizmeti tekrar çarşımız için göstermeye devam edeceğiz. Yönetimimle beraber bu işin içinde ve arkasında olmaya devam ediyoruz" Mehmet Ödevli başkanlığındaki yeni yönetimde şu isimler yer aldı: Gökhan Evelek, Faruk Kumcular, İsmail Kavcı, Onur Peynirci.
Aksa Enerji, Özbekistan’da 50 yıllık bir okulun spor salonunu yeniledi
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:26 Aksa Enerji, Özbekistan’da 50 yıllık bir okulun spor salonunu yeniledi Aksa Enerji, Özbekistan’ın Buhara kentindeki 50 yıllık bir okulun spor salonunu yeniledi. Yenilenen salon, 700’den fazla öğrenciye spor yapma imkânı sunuyor. Şirketin faaliyet gösterdiği tüm coğrafyalarda toplumsal gelişime katkı sunma vizyonuyla topluma değer katan projelerini hayata geçirmeye devam ettiği belirtildi. 7 ülkedeki 11 santrali ve 3.000 MW’ı aşan kurulu gücüyle faaliyet gösteren Aksa Enerji, yalnızca enerji üretimiyle değil; eğitim, sosyal gelişim ve yerel kalkınmayı destekleyen projeleriyle de bulunduğu bölgelerde kalıcı değer oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda şirket, Buhara Doğal Gaz Kombine Çevrim Enerji Santrali’nin bulunduğu bölgede yer alan okulun uzun süredir kullanılamaz durumda olan spor salonunu baştan sona yenileyerek modern ve işlevsel bir alana dönüştürdü. 700’den fazla gencin spor hayali gerçek oldu Buhara’nın 19. Okulu’nda yer alan ve yaklaşık 50 yıl önce inşa edilen spor salonu, yıllardır kullanılamaz durumdaydı. Aksa Enerji, gençlerin spor yapabilmesi ve daha sağlıklı bir yaşam sürmelerine katkı sağlamak amacıyla başlattığı yenileme çalışmalarını yaklaşık 3,5 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. Bugün, modernize edilen spor salonu, 700’den fazla öğrencinin hem beden eğitimi derslerini hem de çeşitli spor aktivitelerini gerçekleştirdiği önemli bir sosyal yaşam merkezine dönüştü. Topluma değer katma vizyonu Bu projenin, şirketin faaliyet gösterdiği bölgelerde ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişimi destekleme vizyonunun somut bir örneğini oluşturduğu aktarıldı. Yenilenen spor salonunun, gençlerin spor kültürüne adapte olmalarına katkı sağlayacağı ve topluluk içinde dayanışmayı ve sosyal bağları güçlendirmeyi hedeflediği kaydedildi.
ATO Başkanı Baran: "2026 yılı Türkiye ekonomisinin daha sağlam temellere oturduğu bir yıl olacak"
29 Aralık 2025 Pazartesi - 13:26 ATO Başkanı Baran: "2026 yılı Türkiye ekonomisinin daha sağlam temellere oturduğu bir yıl olacak" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Küresel ekonomik gelişmeler Türkiye için risklerle birlikte fırsatları da beraberinde getiriyor. 2026 yılı Türkiye ekonomisinin daha sağlam temellere oturduğu bir yıl olacak" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın 29’uncu Dönem Aralık ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleşti. Yılın son Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATO Başkanı Gürsel Baran, 2026 yılına ilişkin de beklenti ve öngörülerini paylaştı. "Uluslararası kuruluşlar, küresel büyümenin 2025 ve 2026 yıllarında yüzde 3 civarında seyredeceğini öngörüyor" Baran, dünya ekonomisinin son yıllarda büyük ölçüde belirsizliklerle dolu bir süreçten geçtiğini belirterek, "Pandemiyle başlayan kırılganlıklar, jeopolitik gerilimler, yüksek enflasyon ve sıkı para politikalarıyla birleşti. 2025 yılı, büyümenin olduğu ama güven ve öngörülebilirliğin sınırlı kaldığı bir yıl olarak geride kalıyor. Uluslararası kuruluşlar, küresel büyümenin 2025 ve 2026 yıllarında yüzde 3 civarında seyredeceğini öngörüyor. Bu tablo, küresel ölçekte bir durgunluk olmasa da, güçlü bir büyümeden söz edemeyeceğimizi gösteriyor. Türkiye ekonomisi açısından ise 2025 yılı, enflasyonla mücadele ve makroekonomik dengelenmenin ön planda olduğu bir yıl oldu. Sıkı para politikasına rağmen büyümenin pozitif seyretmesi, ekonomimizin dayanıklılığını ortaya koydu" diye konuştu. "Yüksek finansman maliyetleri, işletmelerimizin hareket alanını daralttı" Nitelikli işgücü ve istihdam konularına dikkat çeken Gürsel Baran, "İşsizlik oranının tek hanede kalması, özellikle KOBİ’lerimizin ve hizmetler sektörümüzün istihdamı koruma konusundaki kararlılığını gösteriyor. Ancak genç nüfusun istihdamı ve nitelikli iş gücü ihtiyacı önümüzdeki dönemin konuları arasında yer almaya devam edecek. Yüksek finansman maliyetleri, işletmelerimizin hareket alanını daralttı. Buna rağmen üretimini, ihracatını ve istihdamını koruyan iş dünyamız, ekonominin ayakta kalmasını sağladı" dedi. "2026 yılı Türkiye ekonomisinin daha sağlam temellere oturduğu bir yıl olacak" Dünya ekonomisindeki kırılganlıklar göz önüne alındığında, 2026 yılına temkinli bir iyimserlikle yaklaştıklarını ifade eden Baran, "Küresel ekonomik gelişmeler Türkiye için risklerle birlikte fırsatları da beraberinde getiriyor. 2026 yılı Türkiye ekonomisinin daha sağlam temellere oturduğu bir yıl olacak. Enflasyondaki düşüşün kalıcı hâle gelmesi, finansman maliyetlerinin kademeli olarak gerilemesi ve yatırımların yeniden hız kazanması en temel beklentimiz. Bununla birlikte, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, orta ve uzun vadede rekabet gücümüzü belirleyecek en kritik unsurlar arasında bulunuyor. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yüksek katma değerli üretim ve ihracat odaklı büyüme, iş dünyamızın önümüzdeki dönemdeki ana yönelimleri olacaktır" şeklinde konuştu. ATO Başkanı Baran, konuşmasına Ankara Ticaret Odası’nın 2026 yılı Çalışma Planı ve ATO Yönetim Kurulu’nun faaliyetlerine ilişkin konularla devam etti.
Yılbaşı alışverişini Edirne’de yapan Bulgaristan vatandaşları, dönüşte sınır kapılarında yoğunluk oluşturdu
29 Aralık 2025 Pazartesi - 12:37 Yılbaşı alışverişini Edirne’de yapan Bulgaristan vatandaşları, dönüşte sınır kapılarında yoğunluk oluşturdu Yılbaşı alışverişi için Edirne’yi tercih eden Bulgaristan vatandaşları, dönüş yolunda sınır kapılarında yoğunluğa neden oldu. Komşu ülke Bulgaristan’dan yılbaşı öncesi Edirne’ye gelen çok sayıda vatandaş, yeni yıl alışverişlerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönmeye başladı. Alışveriş hareketliliğiyle günlerdir canlılık yaşanan kentte, dönüşlerin artmasıyla Kapıkule Sınır Kapısı ile Bulgaristan’ın Haskovo ilinde bulunan Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda yoğunluk oluştu. Yılbaşı tatili ve Bulgaristan’daki resmi tatiller nedeniyle sınır kapılarında uzun araç kuyrukları gözlendi. Türkiye’deki ürün çeşitliliği ve fiyat avantajı nedeniyle Bulgaristan vatandaşlarının bu yıl da alışveriş tercihini Edirne’den yana kullandığı öğrenildi. "Yılbaşı yoğunluğu sınır kapılarına yansıdı" Edirne’de alışveriş yapan Hasan Şen, "Alışverişimizi yaptık, biraz kalabalık var. Sanırım yılbaşı yoğunluğundan kaynaklanıyor. Normalde bu kadar yoğun olmuyor. Yılbaşını ailemizle geçireceğiz" dedi. "Yılbaşına iyi girmek için Edirne’yi tercih ettik" Bulgaristan’ın Haskovo kentinde yaşayan Samet Seyit ise, "Yılbaşı için Edirne’de alışveriş yaptık. Sandalye, mutfak masası gibi ürünler aldık. Türkiye’yi alışverişte tercih ediyoruz. Bulgaristan’da bayram olduğu için herkes tatilde. Sınır kapılarında da yoğunluk var, sıramızı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat: "2025’te yüzde 79 oranında artışla 98 buçuk milyar liralık ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirildi"
29 Aralık 2025 Pazartesi - 12:20 Bakan Bolat: "2025’te yüzde 79 oranında artışla 98 buçuk milyar liralık ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirildi" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2025 yılında, geçen yıla oranla yüzde 79 oranında artışla 98 buçuk milyar liralık yani yaklaşık 100 milyar liraya yakın bir ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirildi" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bakanlığına bağlı Gümrükler Muhafaza Komuta Kontrol Merkezi’nde ‘Gümrükler Muhafaza Kaçakçılıkla Mücadele Faaliyetleri’ konulu basın açıklaması gerçekleştirdi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü’nün kaçakçılıkla mücadelede yürüttüğü faaliyetlerin anlatıldığı video gösterimiyle başlayan açıklamada, Bakan Bolat, 2025 yılı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü’nün gümrüklerde gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin konuştu. Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak bir yandan yasal ticaretin kolaylaştırılmasını sağlarken diğer yandan da yasa dışı ve kaçak ticaretin önlenmesi görevini büyük bir titizlikle yerine getirdiklerini dile getirdi. Bakan Bolat, Amaçlarının ihracat ithalat süreçlerinin daha etkin, daha şeffaf ve daha hızlı bir şekilde yapılmasını sağlarken bir yanda da eşya, taşıt ve yolcu hareketlerini geniş bir perspektiften denetleyerek zararlı ürünlerin ülkeye girmesini veya ülkeden çıkmasını engellemek olduğunu kaydetti. "2025’te yüzde 79 oranında artışla 98 buçuk milyar liralık ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirildi" Gümrükler Muhafaza ve Kaçakçılıkla Mücadele Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı içerisinde yüksek bir performans gösterdiğini ve rekor nitelikte yakalamalar gerçekleştirdiğini aktaran Bolat, "Nesillerimizin, gençliğimizin başta uyuşturucu olmak üzere zararlı maddelerden korunması, yasa dışı ticaretin yerli ve milli üretime zarar vermesi ve rekabet şartlarını bozmasını engellemek adına bu çalışmaları gerçekleştirdik. 2021 yılında toplam 7,8’ milyar liralık yakalamalar gerçekleşmişti, 2022 yılında 12 milyar liralık bir yakalamalar gerçekleşti. 2023’te 23 milyar 100 milyon liralık yakalamalar gerçekleşti. Geçen yıl 2024’te 55,2 milyar lira toplam yakalamalarla bitirmiştik. Bu yılda geçen yıla oranla yüzde 79’lık bir artışla 98 buçuk milyar liralık yani yaklaşık 100 milyar liraya yakın bir ticari eşya ve uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirildi" açıklamasında bulundu. "45 milyar lira değerinde, 33,6 ton rekor uyuşturucu madde yakalamasına imza attık" Tütün, tütün mamulu, içki, tekstil, kumaş, değerli maden, araç ve makine eşya grupları başta olmak üzere ticari eşya yakalamasında da her sene büyük artışlar görüldüğünü kaydeden Bolat, amaçlarının caydırıcı olmak ve bu tür girişimlere tevessül edenlere göz açtırmamak olduğunu dile getirdi. Bolat, İçişleri Bakanlığı birimleriyle koordineli olarak çalışmalar yürüttüklerini söyleyerek, şu ifadelere yer verdi: "Burada biz başta İçişleri Bakanlığımız, Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız ve Sahil Güvenlik Komutanlığımız olmak üzere birlikte koordineli çalışmalar yürütüyoruz. Benim şimdi vereceğim rakamlar bizim yakaladığımız rakamlar onların çalışmaları da çok daha büyük miktarlarda onlar da halkımızın sağlığı, toplum sağlığı, milli güvenliğimiz açısından çok başarılı operasyonlar ve yakalamalar gerçekleştiriyorlar. 2021 yılında 4 milyar 750 milyon lira değerinde 10,7 ton uyuşturucu yakalaması gerçekleştirildi. Çeşitli türlerde uyuşturucular. 2022 yılında 14,3 yükseldi bu yakalamalar ve 6 milyar 600 milyon lira değerindeydi. 2023 yılında 5 buçuk milyar lira değerinde yaklaşık 12 ton yakalama gerçekleştirildi. Geçen yıl tam yüzde 100 bir artışla 24,3 ton uyuşturucu madde yakalaması gerçekleştirildi ki değeri 30 buçuk milyar liraydı. Bu yılda yüzde 38 artışla ve değer bazında yüzde 47’lik artışla 45 milyar lira değerinde, 33,6 ton rekor uyuşturucu madde yakalamasına imza attık." Bolat, yıl içerisinde tek seferde en yüksek miktarda gerçekleşen yakalamaları da açıklayarak, "Gürbulak Gümrük Kapısı’nda tek seferde 1 ton 869 kilogram metamfetamin, Tekirdağ 1 bir ton yüz 54 kilogram esrar, Hamza Beyli Gümrük Kapısı’nda 869 kilogram esrar gibi yüksek miktarlı yakalamalar gerçekleştirildi" dedi. Uluslararası işbirlikleri kapsamında da başka ülkelerden gelip Türkiye’ye girmeye çalışan kişilere yönelik de çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Bolat, Bu noktada Güneydoğu Avrupa Kanun Uygulama Merkezi kısa adı ‘SELEC’ birimiyle de irtibatlı olarak çok sayıda kişinin yakalandığını ve şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldığını ifade etti. "Yasal mevzuata aykırı getirilen döviz ve Türk lirasına yönelik çalışmalar sonucunda 514 milyon lira değerinde 102 olaya müdahale edildi" Bolat, "Adil piyasanın temelinin güçlü gümrükle atılır" diyerek, yasa dışı ticaretle mücadele ve kaçakçılıkla mücadele çalışmalarının durmaksızın devam edeceğinin altının çizdi. Gerek limanlarda, gerek kara sınır kapılarında, gerekse hava limanlarında kaçakçılık ve yasa dışı ticaretle mücadele yapmadıkları takdirde ticari rekabetin zedeleneceğini sözlerine ekleyen Bolat, "Gümrük tariflerden sıyrılmak isteyen kişi veya kuruluşlarla amansız mücadelemizde devam edecek. Bu çerçevede ülkemize yasal mevzuata aykırı bir şekilde getirilen döviz ve Türk lirasına yönelik titiz çalışmalar sonucunda 514 milyon lira değerinde 102 olaya müdahale edildi. Değerli maden ve altın yakalamalarında 2024 yılında 5,1 ton gerçekleştirmişken 2025 yılında yaklaşık 19 tonluk yakalama rakamlarına ulaşıldı. Akaryakıt kaçakçılığını önleme noktasında 3 bin 725 ton kaçak akaryakıt ele geçirildi. Geçen yıla göre yüzde 47 artış, 152 milyon lira değerinde. Bunun yanında tütün ve tütün mamullerinde 1,4 milyar liralık yakalama gerçekleştirildi" ifadelerine yer verdi. "10 milyon 705 bin elektronik sigara cihazı ve aksamı ele geçirildi" Elektronik sigara yönelik yakalamaların 2025 yılı içerisinde devam ettiğini söyleyen Bolat, "2025 yılı içerisinde 571 milyon lira değerinde 10 milyon 705 bin elektronik sigara cihazı ve aksamı ele geçirildi. Tarım ve hayvancılıkta da yakalamalar da önemli. Çünkü ülkemizdeki hayvansal üretimi ve insan sağlığını büyük tehlikeye atabilecek bir alandır bu. Burada da bu yıl yüzde 283’lük bir artış sağlayarak 147 milyon liralık yakalamalar gerçekleştirildi. Biyogüvenliği ve halk sağlığının korunması açısından bu çok önemli. Tekstil ürünlerinde başta kumaş olmak üzere birçok tekstil üründe olay sayısında yüzde 31, yakalama miktarında yüzde 189, değerde de yüzde 52 oranında olmak üzere tam 5 milyar 65 milyon liralık kaçak yakalama gerçekleştirildi. Böylece toplamda yaklaşık 45 milyar lira değerinde uyuşturucu yakalamasının yanında 2025 yılında da yüzde 117 artışla ticari eşya-kaçak yakalamasında 53,7 milyar liralık yakalamalar gerçekleştirilmiştir" diye konuştu. Bolat, Gümrükler Genel Müdürlüğü ve Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü ekiplerinin bir yılda 187 milyon yolcu, 8,4 milyon konteyner, 956 bin uçak 108 bin geminin kontrollerini gerçekleştirdiği ve 5,1 milyon tır ve 5 milyon binek aracın gümrük kontrol işlemini gerçekleştiğinin altını çizdi. Bu çerçevede sürekli olarak dijital ve teknik altyapıları, geliştirdiklerini ve kadro sayılarını arttırdıklarını dile getiren Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefi doğrultusunda çalışmalarına devam edeceklerini vurguladı.
Pegasus Hava Yolları ve Tüpraş’tan sürdürülebilir havacılık için iş birliği
29 Aralık 2025 Pazartesi - 12:04 Pegasus Hava Yolları ve Tüpraş’tan sürdürülebilir havacılık için iş birliği Pegasus Hava Yolları, Tüpraş ile sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) kullanımına yönelik stratejik bir iş birliği anlaşması imzaladı. Tüpraş tarafından üretilecek ve ICAO CORSIA kriterleriyle uyumlu sertifikasyona sahip SAF’ın kullanımına başlanmasının, Pegasus’un 2050 Net Sıfır Karbon Emisyonu yol haritasında önemli bir dönüm noktası olacağı aktarıldı. Tüpraş ile Pegasus Hava Yolları, Türkiye havacılık sektörünün karbonsuzlaştırmasına katkı sağlayacak Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) kullanımını artırmaya yönelik önemli bir iyi niyet anlaşması imzaladı. Enerji sektörünün önde gelen şirketlerinden Tüpraş teknolojik altyapısı ve sürdürülebilirlik vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne destek sağlarken; sürdürülebilir havacılığı iş modelinin merkezine alan Pegasus Hava Yolları ise karbon ayak izini azaltma hedefi doğrultusunda bu anlaşma ile havacılık sektöründe düşük karbonlu bir geleceğin inşasına katkı sağlayacak. İmzalanan anlaşma doğrultusunda, Pegasus Hava Yolları operasyonlarının belirli bir bölümünde, Tüpraş’ın üretmeye başlayacağı SAF’ı kullanacak. Bu iş birliği, Pegasus’un Net Sıfır Karbon Emisyonu yol haritasına katkı sağladığı belirtilirken, Türkiye’de SAF üretiminin geliştirilmesi ve tüketimin yaygınlaştırılması açısından güçlü bir örnek oluşturduğu kaydedildi. Ayrıca Türkiye’nin IATA/CORSIA nezdindeki dekarbonizasyon taahhütleri ile uyumlu olarak yayınlanan SAF tüketim yönetmeliklerine hizmet ediyor. Tüpraş, 2021’de "Enerjimiz Geleceğe" mottosuyla açıkladığı ve Nisan 2025’te revize ettiği Stratejik Dönüşüm Planı doğrultusunda, Türkiye’nin önde gelen SAF üreticilerinden biri olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, İzmir Rafinerisi’nde 2026 yılında üretime başlanacak ve öncelikle mevcut tesislerin üretim kabiliyetlerinden yararlanılacak. Bitkisel ve hayvansal ham maddelerden üretilecek SAF, ICAO’nun Karbon Dengeleme ve Azaltma Programı (CORSIA) kriterleriyle uyumlu olacak ve uluslararası geçerliliğe sahip sertifikasyonlarla belgelendirilecek. Diğer yandan Pegasus "Rotamız Sürdürülebilir bir Gelecek" sloganıyla duyurduğu 2050 Net Sıfır Karbon Emisyon yol haritası doğrultusunda enerji verimliliği yüksek filo yatırımları ve operasyonel verimlilik çalışmalarına ek olarak yurt içinde artan SAF kullanımı ile karbon azaltım çalışmalarının kapsamını genişletiyor. Bu sayede Pegasus Hava Yolları, emisyon azaltım hedeflerini uluslararası standartlarla uyumlu şekilde ilerletirken; Tüpraş da bugün olduğu gibi geleceğin sürdürülebilir yakıtlarının tedarikinde de Türkiye’nin önde gelen üreticilerinden biri olması yolunda önemli bir adım atarak, Türkiye’nin enerji ve havacılık alanlarında sürdürülebilir geleceğine katkı sağlayacak. Pegasus Hava Yolları Finans Genel Müdür Yardımcısı Barbaros Kubatoğlu, iş birliğine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Sektörümüzün küresel hedefi olan ‘2050 net sıfır’ doğrultusunda 2022 yılından bu yana, artan hacimlerde ve daha geniş bir coğrafyada SAF kullanıyoruz. Şimdi de Tüpraş ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle Türkiye’de uluslararası standartlara uygun şekilde üretilen SAF’ı kullanmaya başlayacağız. Bu yolla 2050 Net Sıfır Karbon Emisyonu yol haritamızda önemli bir adım atarken, ülkemizde sürdürülebilir yakıt ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacağız" dedi. Tüpraş Genel Müdür Yardımcısı Atilla Ulusu, iş birliği anlaşmasına ilişkin olarak şunları söyledi: "Pegasus Hava Yolları ile SAF alanında gerçekleştirdiğimiz iş birliği anlaşmasıyla hem ülkemizin karbon nötr hedeflerine katkı sağlamaktan hem de havacılık sektöründe düşük karbonlu bir geleceğe öncülük etmekten memnuniyet duyuyoruz. 2026 yılında İzmir Rafinerimizde mevcut tesislerimizdeki üretim kabiliyetlerimizden faydalanarak SAF üretimine başlayacağız. Pegasus ile gerçekleştirdiğimiz bu anlaşma hem bugünün hem de geleceğin sürdürülebilir yakıt tedarikinde Türkiye’nin lider üreticisi olma yolunda kıymetli bir adım niteliğinde. 2050’de karbon nötr bir enerji lideri olma hedefimiz doğrultusunda; sürdürülebilir rafinajdan sıfır karbon elektrik üretimine, SAF’tan yeşil hidrojen teknolojilerine uzanan geniş yatırım alanlarımızı kararlılıkla sürdürüyor ve ülkemizin düşük karbonlu geleceğine öncülük etmeyi sürdürüyoruz".
Vodafone Grubu bu yıl da CDP’nin A listesinde yer aldı
29 Aralık 2025 Pazartesi - 12:03 Vodafone Grubu bu yıl da CDP’nin A listesinde yer aldı Vodafone Grubu, çevre konusundaki şeffaf yaklaşımı ve iklim değişikliğiyle mücadelede sergilediği performans ile bu yıl da global çevre kuruluşu CDP’nin A listesinde yer aldı. Vodafone Grubu, iklim değişikliğiyle mücadelede sergilediği performans ve kurumsal şeffaflık sayesinde, kâr amacı gütmeyen global çevre kuruluşu Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) her yıl en başarılı şirketleri sıraladığı A listesinde bu yıl da yer aldı. CDP’nin 2025 yılı iklim değişikliği anketi aracılığıyla açıkladığı verilere göre, Vodafone emisyonları ve iklim değişikliği risklerini azaltan ve düşük karbon ekonomisine geçişe katkı sunan uygulamalarıyla bu başarıyı kazandı. Vodafone, satın aldığı ve küresel operasyonlarında kullandığı şebeke elektriği kullanımının yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrikle karşılamak üzere belirlediği 2025 hedefine ulaşarak çevresel sürdürülebilirlik programında önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Vodafone 2021 yılının Nisan ayından bu yana Türkiye operasyonlarında yüzde 100 yenilenebilir elektrik kullanıyordu. Vodafone Grubu’nun CDP A listesinde yer almasını değerlendiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: "Vodafone’un bir kez daha CDP A listesine dahil edilmesi, grubumuzun hedeflerine ulaşmak için doğru adımları attığımızı ve İklim Geçiş Planımız aracılığıyla kaydettiğimiz ilerlemeyi şeffaf bir şekilde raporladığımızı gösteriyor. Her yıl artan şebeke trafiğini göz önünde bulundurduğumuzda, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda uygulamaya devam ettiğimiz stratejimiz, net sıfır emisyon taahhüdümüzü yerine getirebilmemiz açısından kritik öneme sahip. 2025 mali yılı, global operasyonlarımızda satın aldığımız ve kullandığımız şebeke elektriğinin yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaklardan sağlanan elektrikle karşıladığımız ilk yıl oldu. Bu, Vodafone Grubu adına büyük bir başarı ve faaliyet gösterdiğimiz her pazardaki ekiplerin özverisi sayesinde gerçekleşti. Türkiye’de de 2021’den bu yana şebeke ve ofislerimizde tükettiğimiz elektriğin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından temin ederek Kapsam 2 emisyonlarımızı sıfırladık. Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızı baz yılımız olan 2020’ye göre yüzde 94 oranında azalttık. Faaliyetlerimiz sonucu şebekemizde oluşan elektronik atıkların yüzde 100’ünü geri kazanım, geri dönüşüm veya yeniden kullanım yoluyla değerlendiriyoruz." Londra merkezli uluslararası bir kuruluş olan CDP, şirketlerin, sermaye piyasalarının, şehirlerin, eyaletlerin ve bölgesel yönetimlerin çevresel etkilerini yönetebilmelerini sağlamak için bağımsız çevre ve doğa raporlama sistemini sunuyor. CDP, şirketleri değerlendirirken detaylı ve bağımsız bir metodolojiden yararlanıyor. A’dan D’ye kadar yapılan puanlamada, şirket açıklamasının kapsamı, şirketin farkındalık düzeyi ve çevresel riskleri yönetme becerisinin yanı sıra hırslı ve anlamlı hedefler koymak gibi çevresel liderlikle çağrıştırılabilecek en iyi uygulamalara imza atmış olması da dikkate alınıyor. Açıklama yapmayan ya da yetersiz bilgi sunan şirketlere F veriliyor. CDP’nin her yıl kamuoyuyla paylaştığı açıklama ve puanlamalar, iş dünyasının çevre konusundaki şeffaflığını yansıtan altın standart olarak kabul ediliyor. CDP puanları, yatırım ve satın alma kararlarının verilmesinde önemli rol oynuyor. CDP’nin 2025 yılı için hazırladığı ’A Listesi’nin 8 Ocak 2026 tarihinde yayınlanması bekleniyor.
EGİAD: "Büyüme, ancak topluma dokunursa anlamlıdır"
29 Aralık 2025 Pazartesi - 12:03 EGİAD: "Büyüme, ancak topluma dokunursa anlamlıdır" Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, 2026 ekonomisinde yatırım, ihracat ve dijitalleşme odaklı politikaların kritik önem taşıdığını belirterek 2025 ekonomisini değerlendirdi, 2026 ekonomisi için beklentilerini sıraladı. EGİAD, Türkiye’nin ikinci yüzyılına girerken ekonomik görünümü ve gelecek projeksiyonlarını değerlendirdi. EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, 2025 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin yapısal kırılganlıkları ile fırsat alanlarının aynı potada görüldüğünü ifade ederek önemli mesajlar verdi. EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, Türkiye ekonomisinin 2025’te sıkı para politikaları, finansmana erişim ve maliyet baskılarıyla mücadele ettiğini hatırlatarak, "Buna karşılık üretim, ihracat ve yapısal reform odaklı bir dönüşüm arayışı güçlendi. Açıkçası Türkiye ekonomisi, önemli sıçramalar yaşasa da büyümenin niteliği ve kalıcılığı konularında derin bir sınav verdi. Verimlilik artışının sınırlı kalması, kurumların öngörülebilirlik sorunu ve gelir eşitsizliklerinin derinleşmesi, 2025’in ekonomi yönetimi açısından temel sorun alanlarını oluşturdu." dedi. Türkiye ekonomisinin temel yapısal meselelerinin dört ana başlıkta toplandığına dikkat çeken Özhelvacı, maddeleri şu şekilde sıraladı: "1.’si verimlilik odaklı üretim yetersizliği, 2.’si teknoloji seviyesi orta ligde sıkışmış bir üretim yapısının Türkiye’nin rekabet gücünü sınırlaması, 3.’sü kurumsal kapasite eksikliği, 4.’sü eşitsizlik ve bölgesel dengesizlik başlıca sorunları oluşturmakta." Öngörülebilir, şeffaf ve uzun vadeli karar alma mekanizmalarının oluşturulması gerektiğinden de bahseden Özhelvacı, toplumsal olarak da büyümenin ancak tabana yayılmasıyla mümkün olabileceğinin altını çizerek, "Büyüme, ancak toplumun farklı kesimlerine dokunursa anlamlıdır. Bölgesel uçurumlar kapanmadan, nitelikli istihdam oluşturmadan ve adil bir rekabet ortamı tesis etmeden Türkiye ekonomisi gerçek potansiyeline erişemez." diye konuştu. 2026 yılının Türkiye için bir dönüşüm eşiği oluşturacağına işaret eden Özhelvacı, karar alıcılara şu mesajı verdi: "2026’ya ilişkin beklentiler, kurumsal reformlar, verimlilik odaklı yatırımlar ve yeşil-dijital dönüşümün uygulamaya geçmesiyle şekillenecektir." Özellikle dört ana yapısal alanda adım atılması gerektiği belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, "Ar-Ge, nitelikli iş gücü ve üretim modernizasyonu desteklenmelidir. Hukuki güven, öngörülebilir regülasyonlar ve piyasa özerkliği yeniden inşa edilmelidir. Ekonomik refah yalnızca belli merkezlerde değil ülke geneline yayılmalıdır. Yeni ekonominin kodları; temiz enerji, veri, teknoloji ve sürdürülebilirlik iş dünyasının ana ajandası olmalıdır." dedi. Özhelvacı değerlendirmesini şu ifadeyle tamamladı: "Cesur reformlar, bilimsel akıl ve uzun vadeli vizyon, Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir." EGİAD’ın iş dünyasına mesajı EGİAD iş dünyasının ekonomide edilgen değil etken olduğunu da hatırlatan Özhelvacı, EGİAD üyelerine yönelik vizyonu şu cümlelerle aktardı: "İkinci yüzyıl; birlikte hareket eden, değer oluşturan ve geleceği tasarlayan bir iş dünyasıyla inşa edilebilir. EGİAD olarak bu dönüşümün sorumluluğunu üstleniyoruz. EGİAD, iş dünyası, üniversiteler, sivil toplum ve kamu yönetimi arasında köprü görevi görmeye devam ederek Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma ajandasına katkı sunmayı sürdürecektir." EGİAD’ın 2025’te odağını genç istihdamı ve Türkiye’nin en kritik sosyal-ekonomik sorun alanlarından biri haline gelen NEET gençler meselesine çevirdiklerinin altını çizen Özhelvacı, "İşgücüne katılmamış, eğitim ya da istihdama dahil olamamış gençlerin ekonomiye kazandırılmasının yalnızca sosyal sorumluluk değil, bölgesel kalkınma için stratejik bir zorunluluk olduğunun altını çizdik. 2026’ya girerken ise odağımızı bir kademe ileri taşıyoruz. İlk raporumuzun başlığı, ’Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı’ olacak. Bu çalışmada temel sorumuz şu: Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sosyal dönüşüm İzmir’in işgücü piyasasını nasıl yeniden şekillendiriyor? Yapay zekâ, otomasyon, robotik ve yeni üretim teknolojileri; bazı meslekleri dönüştürürken yeni becerilere olan ihtiyacı artırıyor. Biz bu raporla; ’hangi beceriler kritik olacak, hangi sektörler nasıl etkilenecek, şirketler ve kurumlar hangi yeniden beceri kazandırma adımlarını atmalı?’ sorularına somut bir çerçeve getirmek istiyoruz. Özellikle NEET gençler başta olmak üzere kırılgan grupların üretim süreçlerine yeniden dahil olabilmesi için uygulanabilir bir yol haritası ortaya koyacağız; böylece yaratıcı yıkımın şehir için risk olmaktan çıkıp fırsata dönüşmesine katkı sunacağız. İkinci raporumuzun başlığı, ’Bölgesel Ekonomik Güvenlik - Tedarik Zinciri Riskleri ve Dayanıklılık’ olacak. Bu çalışma ise Ege sanayisi açısından kritik bir soruya ışık tutuyor: Küresel şoklara karşı şirketlerimiz ne kadar dayanıklı? Çin kaynaklı tedarik kesintisi, AB regülasyonları, navlun maliyetleri, kritik hammaddelerde dışa bağımlılık, enerji bağımlılıkları, Sınırda karbon düzenleme uygulamaları gibi senaryoları analiz ederek; hangi sektörlerin daha kırılgan, hangilerinin daha dayanıklı olduğuna ilişkin güçlü içgörüler üreteceğiz. KOBİ’ler için tedarik çeşitlendirme, risk yönetimi ve dayanıklılık artırma adımlarına dair uygulanabilir bir çerçeve sunarak, bu raporu "yarının belirsizliklerine karşı stratejik pusula" haline getireceğiz. Tüm bu çalışmaları 2026’nın ilk aylarında paylaşmayı hedefliyoruz." dedi.
Sigortacıdan trafik sigortası uyarısı
29 Aralık 2025 Pazartesi - 11:57 Sigortacıdan trafik sigortası uyarısı Yeni yıl itibarıyla zorunlu trafik sigortası teminat limitleri artırılıyor. Ancak sektör temsilcileri, bu artışın sürücülerde sahte bir güven algısı oluşturduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu. 1 Ocak 2026’dan itibaren otomobil grubunda araç başına maddi hasar teminatı 400 bin TL, kaza başına ise 800 bin TL olarak uygulanacak. Bedeni zararlarda kişi başı limit 3 milyon 600 bin TL olacak. Özhedef Sigorta Aracılık Hizmetleri Kurucu Ortağı Abdulcelil Alkış, trafik sigortasında limit artışının yanlış yorumlandığını vurgulayarak, "Limit yükseldi diye rahatlamak büyük hata. Trafik sigortası bir güvence değil, sınırı olan bir borç kalkanıdır" dedi. "Limit aşılırsa tüm yük sürücüde" Alkış, artan araç, yedek parça ve işçilik maliyetleri karşısında bu rakamların pratikte hızla yetersiz kaldığını ifade ederek şu uyarıda bulundu: "Trafik sigortası yalnızca karşı tarafa verilen zararı ve yalnızca poliçede yazan limite kadar öder. Limit aşılırsa devlet de sigorta şirketi de devreden çıkar. Kalan tutar sürücünün şahsi borcu olur." "Bir çarpışma, yıllarca borç demek olabilir" Günümüz araçlarındaki teknolojik donanımların hasar maliyetlerini ciddi şekilde artırdığına dikkat çeken Alkış, tek bir kazanın sürücüyü uzun yıllar sürecek borç yüküyle karşı karşıya bırakabileceğini söyledi. Alkış, "Bir far, bir tampon, bir sensör. Bugün basit görünen bir çarpışma yüz binlerce liraya ulaşıyor. 1 milyon TL’lik bir hasarda sigorta 400 bin TL öder, kalan 600 bin TL sürücünün cebine yazılır. Bu da icra ve haciz sürecine kadar gidebilir" ifadelerini kullandı. İMM’siz trafiğe çıkmak büyük risk Bu riskin düşük maliyetli ek teminatlarla yönetilebileceğini belirten Alkış, İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortasının önemine dikkat çekerek, "İMM, trafik sigortasının bittiği yerde devreye girer. İMM’siz trafiğe çıkmak, emniyet kemeri takmadan yola çıkmak gibidir. Kaza geliyorum demez ama borç yıllarca peşinizden gelir" diye konuştu. Sosyal medyada en sık yapılan 3 yanlış Alkış, trafik sigortasına dair kamuoyunda sıkça rastlanan yanlış algıları da şöyle sıraladı: "Trafik sigortası kendi aracımı öder. Yanlış, sadece karşı tarafın zararını karşılar. Limit yükseldi, bana bir şey olmaz. Yanlış, limit aşılırsa fark sürücüden tahsil edilir. Kasko varsa her şey tamam. Yanlış, kasko kendi aracı korur, karşı taraf için yüksek İMM limiti gerekir." Konut sigortaları için de 2026 uyarısı Abdulcelil Alkış, artan inşaat maliyetleri nedeniyle konut sigortalarında da eksik sigorta riskinin büyüdüğünü belirterek, vatandaşlara yeni yıl öncesi çağrıda bulundu. "Eviniz yarı bedelle sigortalıysa, hasarın da yarısını alırsınız. 2026’ya girerken poliçeler mutlaka güncellenmeli" diyen Alkış, vatandaşların yeni yıl öncesinde sigorta acentelerine başvurarak trafik sigortası, İMM ve konut poliçelerinde teminat ve bedel kontrollerini yaptırmalarının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
İZTO’dan 2025’te 51 ülke ile 83 organizasyon ve 2743 iş görüşmesi
29 Aralık 2025 Pazartesi - 11:46 İZTO’dan 2025’te 51 ülke ile 83 organizasyon ve 2743 iş görüşmesi Dünyanın dört bir yanından ticari heyetlerin İzmir’deki buluşma noktası olan İzmir Ticaret Odası, 2025 yılında 51 ülkeden 83 heyete ev sahipliği yaptı. İzmir Ticaret Odası üyeleri, yabancı heyetler ile düzenlenen organizasyonlar ve yurtdışı proje faaliyetleri kapsamında, 2 bin 743 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Özgener: "Rakamlar İzmir iş dünyasının küresel ölçekte ne denli güçlü olduğunu ortaya koyuyor 2025 yılının, İzmir’in küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirdiği, uluslararası iş birliklerinin somut sonuçlara dönüştüğü bir yıl olduğuna dikkat çeken İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "İzmir Ticaret Odası olarak, üyelerimizin dünya pazarlarına erişimini artırmayı, yeni ticaret köprüleri kurmayı ve kentimizin potansiyelini uluslararası platformlarda en doğru şekilde temsil etmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu anlayışla, 51 ülkeden ticari heyeti İzmir’de ağırladık; 83 organizasyonla üyelerimizi dünyanın dört bir yanından iş insanlarıyla bir araya getirdik. Gerçekleştirilen 2 bin 743 ikili iş görüşmesi, İzmir iş dünyasının küresel ölçekte ne denli güçlü ve rekabetçi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İzmir Ticaret Odası olarak, önümüzdeki dönemde de üyelerimizi doğru pazarlarla buluşturan, sürdürülebilir ve katma değer yaratan iş birliklerine öncülük etmeye devam edeceğiz. İzmir’i yalnızca Türkiye’nin değil, Akdeniz havzasının ve dünyanın önemli ticaret merkezlerinden biri haline getirme hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Alternatif pazarlara yönelik tanıtım toplantıları İZTO’dan yapılan bilgilendirmeye göre, 2025 yılı İzmir’in uluslararası pazarlarda adından sıkça söz ettirdiği bir yıl oldu. Üst düzey ziyaretlerin yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri’nden İrlanda’ya, Belçika’dan Filipinler’e kadar 20 ülkeden büyükelçi ve başkonsolos seviyesinde diplomatik temsilci, İzmir Ticaret Odası’na ziyarette bulundu. İzmir Ticaret Odası üyelerinin yurtdışı bağlantılarını güçlendirmek amacıyla ABD, Almanya, Çin gibi büyük ticaret ortaklarının yanı sıra Arjantin, Hong Kong, Tayvan, Nijerya, Uganda ve Suudi Arabistan gibi İzmir’in pazar payını artırabileceği alternatif pazarlara yönelik tanıtım toplantıları düzenlendi. Arap ülkeleri İzmir’de buluştu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından, 15 ülkeden 100’ün üzerinde iş insanı ve 5 Büyükelçinin katılımıyla düzenlenen "Türk-Arap Odası 6. Yönetim Kurulu Toplantısı ve İş Forumu"na İzmir Ticaret Odası ev sahipliği yaptı. Polonya, Ukrayna ve Çin ile anlaşmalar yapıldı İzmir Ticaret Odası 2025 yılında, Polonya Lublin Ticaret Odası, Ukrayna Bukoniva İş İnsanları Derneği ile yeni anlaşmalar imzaladı. Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi, Tianjin Alt Konseyi ile mevcut olan anlaşmalar ilişkileri daha da derinleştirmek amacıyla günün dinamiklerine uygun şekilde güncellenerek yeniden imza altına alındı. Almanya’daki ilk kardeş oda anlaşması imzalandı İzmir Valiliği, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve Ege İhracatçılar Birliği tarafından hayata geçirilen Kemalpaşa Lojistik Merkezi’nin yönetim süreçlerine adapte edilebilecek dijital çözümlere yönelik incelemelerde bulunmak üzere, Almanya’nın Hamburg ve Bremen şehirleri ziyaret edildi. 2 günde 12 önemli kurumla görüşüldü. Almanya ile ilişkilerimizde bir ilke imza atılarak Bremen Ticaret Odası ile İzmir Ticaret Odası arasında Kardeş Oda anlaşması imzalandı. TOBB öncülüğünde abd zirvesi "Küresel İlişkiler, Diplomasi ve Ekonomik Konularda ABD ve Türkiye’nin Değişen Rolü Konferansı’’ da 2025 yılında gerçekleşen önemli organizasyonlardan biri oldu. TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu ve ABD Ticaret Odası Önceki Kıdemli Başkan Yardımcısı Myron Brilliant’ın katılımlarıyla İzmir Ticaret Odası’nda gerçekleşen konferansa çok sayıda iş insanı katıldı. VII. Avrupa şirketler meclisi toplantısına katılım İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Avrupa Odalar Birliği tarafından Brüksel’de Avrupa Parlamentosu Genel Kurul salonunda gerçekleştirilen VII. Avrupa Şirketler Meclisi Toplantısı’na Avrupa Odalar Birliği (Eurochambres) Başkan Vekili ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığındaki heyetle birlikte katıldı.
Eksun Gıda üretimde yüzde 100 temiz enerjiye geçiyor
29 Aralık 2025 Pazartesi - 11:18 Eksun Gıda üretimde yüzde 100 temiz enerjiye geçiyor Türkiye’nin önde gelen perakende un üreticilerinden Eksun Gıda, üretim tesislerinin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik belgelerini aldığı toplam 18,9 MW’lik kapasiteye sahip rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) yapımına başladı. Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan, RES’lerin hayata geçmesiyle birlikte şirketin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz enerjiyi kullanacağını belirtti. Eksun Gıda, üretim gücünün yanı sıra çevresel sorumluluk anlayışıyla da çalışmalarını sürdürüyor. Bu amaçla daha önce izin süreçleri tamamlanan RES’lerin yapım çalışmalarına başlandı. Üretim tesislerinde kullanılacak enerjinin yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması amacıyla İzmir’de inşasına başlanan santraller toplam 18,9 MW’lik kapasiteye sahip olacak. RES’lerin faaliyete geçmesiyle birlikte üretim süreçlerinin tamamında yeşil dönüşüm önceliklendirilmiş olacak. "Rüzgar enerjisi santrallerimiz sektöre örnek olacak" Konuya ilişkin açıklama yapan Eksun Gıda Grubu Başkanı ve CEO’su Hasan Abdullah Özkan şunları söyledi: "İzin süreçlerini tamamladığımız RES projelerimizin yapımına hızlı bir şekilde başladık. RES’lerin hayata geçmesiyle birlikte şirketimizin tüm üretim süreçlerinde yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz enerjiyi kullanacağız. İzmir’deki santrallerimizin sürdürülebilir üretim modellerine geçişte örnek teşkil edeceğine inanıyoruz. Şirket olarak enerji yatırımlarını sürdürülebilirlik odağında şekillendirerek, üretim süreçlerinde yeşil dönüşüme öncelik veriyoruz. Santral projelerimiz de bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biri. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızla hem çevre dostu üretim modeline geçişi hızlandırıyoruz hem de sektöre örnek olabilecek bir dönüşüm sürecini kararlılıkla sürdürüyoruz." "Türbin yatırımı için 14,1 milyon euroluk anlaşma sağladık" İnşa süreçlerine dair bilgiler de veren Özkan, "Santrallerimizin yol ve platform temeli çalışmalarını kısmi olarak tamamladık. Türbin tedariki için de 14,1 milyon euro bedelli sözleşme imzalamıştık. Bu kapsamda türbinlerimizin ilgili alanlara transferi de hızlı bir şekilde gerçekleşecek. Ardından da türbinlerin inşasına başlayacağız. Böylece üretimdeki yeşil enerji kullanımı payımızı yüzde yüze çıkararak, sektörümüze bu alanda da öncülük etmiş olacağız" dedi. Eksun Gıda’nın İzmir Bergama’da kurulacak olan toplam 18,9 MW kapasiteli RES’ler için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayıyla yatırım teşvik belgeleri daha önce alınmıştı.