EKONOMİ
29 Mart 2026 Pazar - 12:34 Muğla yatırım bütçesi 2 yılda yüzde 85 arttı Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan, sahip olduğu verimli toprakları ile tarım, kültürel ve tarihi değerleri ile de kültür ve sanatın merkezi olan Muğla’da Büyükşehir Belediyesi kente değer katan yatırımlarına devam ediyor.2024 yılından sonra yatırım bütçesini ortalama yüzde 85 arttırarak 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkaran Büyükşehir Belediyesi altyapıdan, yollara, sağlıktan tarıma birçok alanda Muğla’nın 13 ilçesinde yatırımlarına devam ediyor. 2024 yerel seçimlerinden sonra Muğla’nın 13 ilçesinin hizmet ihtiyacına göre yol haritasını belirleyen Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesinde artışa gitti. Alt ve üstyapıları ile modern bir şehir oluşturmak, tarımda üreten köylüye destek vermek, Muğla’nın yeşil ve mavisini korumak, sosyal belediyecilikle vatandaşların yanında olmak için Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesini 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkardı. Uluslararası kredilendirme kuruluşlarından en yüksek notu alan, Büyükşehir Belediyeleri arasında borçsuz belediyelerden biri olan Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla için temeller atmaya, yatırımlarını hayata geçirmeye devam ediyor. Başkan Aras: "Muğla’nın parası hemşehrilerimizin için yatırıma dönüşüyor" 31 Mart Yerel seçimlerinin üzerinden geçen iki yıl içinde Muğla’da altyapıdan tarıma, sağlıktan ulaşıma birçok alanda yatırımların artarak devam ettiğini söyleyen Başkan Aras, Muğla’nın bütçesinin hemşerilerine hizmet olarak geri döndüğünü söyledi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; "Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri olan Muğla’mızda yaşayan, şehrimizi ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerimize en iyi hizmeti vermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Geride bıraktığımız iki yılda seçim öncesi verdiğimiz sözlerin yanı sıra kentimizin ihtiyacı olan birçok hizmeti hayata geçirdik. 7’den 70’e vatandaşlarımızın huzur ve mutluluğu için yeni Yaşam Evleri, Gündüz Bakımevleri’nin temelini atarken üreten köylümüzü de yalnız bırakmadık. Yerel tohumdan, fidan desteğine, arıcılıktan büyük ve küçükbaş hayvancılık desteklemelerine kadar her kalemde üreten köylümüzün elinden tuttuk. Muğla’mızın kıyılarını korumak, yeşil ve mavimizi gelecek nesillere tertemiz bırakmak için 7 atık alım teknemizle denizlerde hizmet verdik. Bu hizmetimizi tüm kıyılarımızda yaygınlaştırmak için tekne sayımızı 12’ye çıkarıyoruz" dedi. "Muğla herkes için önemli bir şehir" Muğla’nın altyapısına ve yollarına da büyük yatırım yaptıklarını söyleyen Başkan Aras, 13 ilçede 435 kilometre yeni, güvenli yolu vatandaşların hizmetine sunduklarını belirtti. Başkan Aras; "Muğla sadece üzerinde yaşayanların değil, dünyanın her yerinden gelen misafirleri ağırlayan, herkesin hayatında en az bir kere ziyaret etmek istediği bir şehir. Bu şehir için modern ve güvenli yolların yanı sıra güçlü bir altyapı yapmak için de yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bodrum’dan Fethiye’ye dünyanın en önemli turizm markalarını yeni sezona hazırlamak, önem ve aciliyet sırasına göre eksikliklerini gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Muğlalı hemşehrilerimizin huzuru ve mutluluğu için Muğla’mızın bütçesini şehrimize hizmetlere harcıyoruz" diye konuştu.
29 Mart 2026 Pazar - 11:14 Bozkırın sarı devleri hasat için bakıma alındı Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver ustaları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde başlayacak hasat sezonu öncesinde yoğun mesaiye başladı. İlçede hummalı bir çalışma yürütülürken, bakımı tamamlanan biçerdöverler tırlara yüklenerek hasat için yola çıkmayı bekliyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver tamircilerinin bakım mesaisi başladı. Türkiye’nin birçok noktasında hasat yapacak olan vasıtalar, ustaların elinden geçti. Biçerdöver tamircisi Güner Kozan, sezon öncesi yapılan bakımın hayati önem taşıdığını belirterek, "Biçerler sezon başlangıcında gelirler, biz bakımlarını yaparız. Sanayideki işlemleri bittikten sonra tekrar tırlara yüklenerek güneydoğu sezonuna gider. Gitmeyen arkadaşlar da buradaki sezondan başlarlar. Biz bütün işlemini yapıyoruz. Kayışları, kasnakları, bilyaları, bıçakları. Tam periyodik bakım yapıyoruz. Yani check up gibi bir şey. Bizden sonraki bakımı da bittiği zaman şanzıman, motor. Yani bu bakımlar olmadan da zaten bu biçer araziye gidemez" dedi. "Sezonda yüzün üzerinde biçere kaporta boya yapıyoruz" Kaporta ve boya ustası Ramazan Türkmen ise biçerdöverlerin dış aksamlarının da yenilendiğini ifade ederek, "Biçerdöver tablasını boyuyoruz şu an. Sarı kısmını bitirdik. Şimdi siyahına geçtik, tırmığı boyayacağız. Azami boya aksamı ve kaporta yenileme yapıyoruz. Öyle yani bakım aksamını arka karşıdaki arkadaşlar yapıyor. Devrik, yanık biçerleri biz yapıyoruz burada. Sezonda yüzün üzerinde biçer kaporta boya yapıyoruz" dedi. "Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" Yıllardır sektörde çalışan Mustafa Türkmen de Yerköy’ün biçerdövercilikte önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak, "12 yaşından 54 yaşıma kadar bu biçer sektöründe yoğuruldum. Biçer pirini bilirim ben. Ben kendim de çalışıyorum vatandaşlara da yardımcı oluyorum. Bu aylarda güneydoğuya, Hatay’a, Urfa’ya, Mardin’e, Kızıltepe’ye güneydoğunun her iline biçer gönderiyoruz. Bundan 20 gün sonra başlarlar. Oradan dönüşte bir şeyden çoğu arızalanıyor. Çoğu devriliyor, kimi yanıyor. Yine benim dükkana geliyor yapılıp geri işe devam ediyorlar. Bu şekilde uğraşıyoruz. 3 bin 500 tane biçer var. Bizim Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" ifadelerini kullandı. Hasat sezonunun başlamasına sayılı günler kala Yerköy’deki ustaların yoğun mesaisi sürerken, bakımı tamamlanan biçerdöverler Türkiye’nin dört bir yanında ekin biçmek için gün sayıyor.
Soğuğa dayanıklı kazancı yüksek
28 Aralık 2025 Pazar - 08:06 Soğuğa dayanıklı kazancı yüksek Manisa’nın Sarıgöl Ovası’nda yetiştirilen Crimson üzümü, örtü altına gerek duymadan soğuk havalara dayanıklılığı, uzun raf ömrü ve gevrek yapısıyla kış aylarında da taze olarak tüketiciyle buluşuyor. Manisa’nın Sarıgöl Ovası’nda yetiştirilen, başta Sultaniye üzüm olmak üzere dokuz çeşit üzüm arasında yer alan Crimson üzümü, soğuk hava şartlarına rağmen en dayanıklı üzüm çeşitlerinden biri olarak öne çıkıyor. Sarıgöl ilçesinde yaklaşık 15-20 yıl önce yetiştirilmeye başlanan pembe çekirdeksiz üzüm türü olan Crimson, az ilaçlama ile üretilebilmesiyle dikkat çekiyor. En önemli özelliklerinden biri uzun süre asmada taze kalabilmesi olan Crimson üzümü, gevrek yapısı sayesinde üretici ve tüketiciler tarafından tercih ediliyor. Örtü altında yetiştirilmemesine rağmen dayanıklı yapısıyla kış aylarında da pazarlarda taze olarak yer alan Crimson üzümünün, yaz aylarından bu yana kilosunun 50 liranın altına düşmediği ifade ediliyor. Raf ömrünün uzun olmasına rağmen veriminin düşük olması nedeniyle üretiminin yaygınlaşmadığı belirtiliyor. Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, Cripson üzümüne ilişkin yaptığı açıklamada, "Crimson üzümü gerçekten gevrek ve çekirdeksiz bir üzüm türüdür. Pazarı vardır ancak veriminin az olması nedeniyle bölgemizde sınırlı sayıda üretici tarafından yetiştirilmektedir. Yeni yıla yaklaşmamıza rağmen bağlarda, örtü altında olmadan bile tazeliğini koruyabilmektedir" dedi. Crimson üzümü yetiştiren üretici Serhat Akkaya ise üzüm sezonunun sona erdiğini belirterek, "Bağımdaki Crimson üzümlerinden ayırdığım asmalardan topladığım üzümleri poşetleyerek konu komşuma ve arkadaşlarıma hediye ediyorum. Kış mevsiminde bile asmadan taze üzüm toplamak mümkün" diye konuştu.
ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmak"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 17:21 ASO Başkanı Ardıç: "Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmak" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Ankara Sanayi Odası olarak bizler, bu tarihi birikimin ve Cumhuriyetin emanet ettiği sorumluluğun farkındayız. Hedefimiz, Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmaktır" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106’ıncı yıl dönümü kapsamında Cumhuriyeti Kuran Şehirler etkinliği düzenlendi. Samsun, Amasya, Erzurum ve Sivas Ticaret ve Sanayi odalarının iş birliğiyle yapılan etkinlik 2’inci TBMM Binası ev sahipliğinde düzenlendi. Burada bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin kuruluş hikayesinin, yalnızca askeri zaferlerin değil; iradenin, aklın, dayanışmanın ve kalkınma idealinin hikayesi olduğunu vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün vatanı yalnızca işgalden kurtarmayı değil yoksulluktan, geri kalmışlıktan ve dışa bağımlılıktan kurtarmayı da hedeflediğini söyleyen Ardıç, "Bu anlayışla Cumhuriyet, daha ilk günlerinden itibaren siyasi bağımsızlığı ekonomik bağımsızlıkla tamamlamayı temel bir amaç olarak benimsedi. Üretmeyen, kalkınmayan bir ülkenin bağımsızlığını sürdüremeyeceği gerçeği, Cumhuriyetin kurucu felsefesinin merkezinde yer aldı" ifadelerine yer verdi. "Ankara’nın yerli ve milli üretim iradesi, bugün dünyanın en büyük savunma sanayii şirketlerine ev sahipliği yapan bir ekosisteme dönüştü" Ardıç, Ankara’nın Türkiye’nin savunma sanayiinin kalbi olduğunu ve bunun arkasında tarihten gelen bu büyük birikim yer aldığını söyleyerek, "Ankara’nın; dün Kurtuluş Savaşı’nın ihtiyacını karşılayan yerli ve milli üretim iradesi, bugün yüksek teknolojiye, mühendisliğe, Ar-Ge’ye ve dünyanın en büyük savunma sanayii şirketlerine ev sahipliği yapan bir ekosisteme dönüştü. Bu şehir, daha Cumhuriyet ilan edilmeden önce kararın, mücadelenin ve üretimin aynı merkezde buluştuğu bir iradeyi temsil etti. Cumhuriyeti kuran kuşak, yokluk içinde dahi üretmeyi bir varlık meselesi olarak gördü. Fabrika kurmayı, altyapı inşa etmeyi, demiryolu döşemeyi yalnız ekonomik değil, milli bir görev saydı. Bugün bize düşen sorumluluk da, işte bu ruhu çağın şartlarıyla yeniden yorumlamaktır" açıklamasında bulundu. "Hedefimiz Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmaktır" Ankara’nın savunma sanayiinden havacılığa, makineden medikale, yazılımdan ileri malzemelere uzanan güçlü bir üretim ve teknoloji ekosistemine sahip olduğunun altını çizen Ardıç, şu ifadelere yer verdi: "Üniversiteleriyle, teknoparklarıyla, organize sanayi bölgeleriyle; Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefinin taşıyıcı merkezlerinden biridir. Ankara Sanayi Odası olarak bizler, bu tarihi birikimin ve Cumhuriyetin emanet ettiği sorumluluğun farkındayız. Hedefimiz; Ankara’mızı yalnız bugünün değil, geleceğin sanayi ve teknoloji başkentlerinden biri yapmaktır. Cumhuriyetin ikinci yüzyılını; üretimle, teknolojiyle ve güçlü bir sanayi vizyonuyla inşa etmeye kararlıyız. Ancak bu yürüyüş tek bir şehrin yürüyüşü değildir. Bugün bu salonda bir araya gelmemizin anlamı; Cumhuriyeti kuran iradeden ve taşıdığımız tarihi sorumluluktan, ülkemizin parlak bir geleceğe taşıyacak ortak vizyona birlikte yürümektir. Cumhuriyeti Kuran Şehirler buluşmasının finalinin Ankara’da yapılması bir başlangıçtır. Samsun’da yakılan meşale, Amasya’da ilan edilen irade, Erzurum’daki bağımsızlık kararlılığı, Sivas’taki birlik ruhu, Ankara’nın üretim gücü ve devlet aklı; ortak projelere ve ortak hedeflere dönüşmelidir. Bu yürüyüş üretimle büyümeyi, teknolojiyle güçlenmeyi zorunlu kılmaktadır." Ardıç, konuşmasının sonunda Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106. yıl dönümünü kutladı. Programa, Samsun Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Amasya Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Murat Kırlangıç, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Saim Özakalın, Sivas Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Zeki Özdemir katıldı.
Başkan Büyüksimitci: "Sanayicilerimizin ABD ve Çin arasında başarısı mükemmel"
27 Aralık 2025 Cumartesi - 15:20 Başkan Büyüksimitci: "Sanayicilerimizin ABD ve Çin arasında başarısı mükemmel" Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yölnetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; düzenlediği basın toplantısında 2025 yılı faaliyetlerini anlatarak, "Sanayicilerimizin ABD ve Çin arasında başarısı mükemmel" dedi. Türk sanayicilerinin ABD ve Çin’in bulunduğu ortamdaki başarısının mükemmel olduğunu söyleyen Başkan Büyüksimitci; "Bizim şu andaki savunma sanayi gücümüzü biliyorsunuz. Diyorlar ki ’gelin Avrupa’ya yatırım yapın’. Belli Türk firmaları da özellikle Almanya, Polonya olmak üzere yatırım yapıyorlar. Amerika zaten bu işin başını çekiyor. Çok ciddi şekilde ekonomisini kapattı ve askeri alanda yerlilik oranını yüzde 75’e çıkarttı. Diğer ürünlerde de yüzde 51’ini Amerika’da üretmezsen işin kötü diyor. Çin’in de başlamış olduğu dünya ticaretinde yeni bir konsept. Bu ortamda bir sıkıntımız daha var. İnanılmaz bir dev Çin, her taraftan sıkıştırıyor. Önceden diyorduk ki evet ucuz iş gücüyle iş yapıyorlar, uygun fiyata ürün veriyorlar. Fakat kalite olarak bir Türkiye kalitesinde değil. Onlarla girdiğimiz her işi alabiliyorduk. Şimdi yaptıkları işlerle büyük bir hızla çalışıyorlar. Türkiye’de Çin’le ilgili sattığımızın yaklaşık 18 katını ithal ediyoruz. Yani böyle bir ortamda ben bütün sanayicilerimizin muhteşem bir başarı gösterdiklerini söyleyebilirim. Hepsine de teşekkür etmek istiyorum" dedi. Başkan Büyüksimitci, organize sanayi bölgelerinin istatistiklerini paylaşarak; "Buraya gelen hiç kimse boş oturmamış. Allah hepsinden razı olsun. Hepsine teşekkür edip dua etmek lazım. İnşallah bizler de dua alanlardan oluruz diye temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kayseri için 2 planımız var" Kayseri’ye Uzay, Havacılık ve Savunma İktisat OSB ve Geri Dönüşüm İktisat OSB kazandırmak istediklerini söyleyen Büyüksimitci; "2 tane planımız var ve bunun Kayseri’nin geleceği ile ilgili olmazsa olmazı olduğuna inanıyoruz. Biri Uzay, Havacılık ve Savunma İktisat OSB, diğeri ise Geri Dönüşüm İktisat OSB. Özellikle Kayseri’de savunma sanayinin çok gündeme geldiği 2026 yılı aynı zamanda biliyorsunuz TOMTAŞ’ın faaliyete geçtiği 1926’dan sonra 100. yılı. İnşallah şu anda bakanlığımıza başvurusu yapıldı. Bakan beyin onayında. Gerekli incelemeler yapıldı. Orada Kayserimiz güzel bir organize sanayi bölgesi kazanacak. Burada amacımız hem Kayseri içerisinden hem Türkiye’den hem de uluslararası yatırımcıları getirmek" dedi. Büyüksimitci, asgari ücrete iki taraftan da bakmak gerektiğini söyleyerek; "Yüzde 27 civarında bir asgari ücret artışı oldu. Her iki taraftan bakmak lazım, biraz empati yapmak lazım. Yüzde 27 il insanlar bu dönemde geçinebiliyor mu? hayır. Satın alma güçleri düşmüş durumda. Sanayici tarafından baktığımızda da maliyetlerle ilgili de ciddi problemler var. Aslında belki tam anlaşılamıyor ama bizim ana çalıştığımız konu verimlilik artışı dediğimiz konu bu. Almanya’da ki düşünün burada şimdi 655 dolara geliyor yeni asgari ücret. Almanya’nın ihracatı 1,8 triyon dolar. Türkiye’nin ihracatı 265 miyar dolar. Bir çarparsak Almanya’nın nüfusu 85 milyon dersek Türkiye’de 85 milyon. Aynı nüfusa sahibiz. Bunun 1 trilyon dolarını desek ki bu adamlar inanılmaz derecede teknoloji üretiyorlar diye silsen bile orada 3,5 katı zaten orada fark var. Yani birim insan başına fazla üretiyor. Bu Türkiye’nin topyekun bir problemi verimsizlik. Bizim genimizde çalışmak var. Ölürcesine çalışmak, gayret, çaba var. Fakat sistematikle ilgili problemimiz var. Bunu biz kurumsal olarak çözmeliyiz. İhracatçı ihracatını yapacak, döviz yüzde 20 artacak ama işçiliğin ki konu asgari ücretle ilgili de değil. Bugün 100-150 bin TL net maaş alan adamın maaşını da ayarlamak zorundasınız. Oraya yüzde 27 verdiyse oraya da mı vermelisiniz. Yüzde 27 o adamı kurtarır mı? Herkesin bir harcama alışkanlığı oluyor aldığı maaşa göre. Bu dönemler rol dönemler. İşçi de işveren de herkes biraz daha dişini sıkmak zorunda ve mücadele etmek zorunda" ifadelerini kullandı. Satışı yapılan Erciyes Anadolu Holding fabrikalarının taşınacağını düşünmediğini söyleyen Başkan Büyüksimitci; "Erciyes Anadolu Holding ile ilgili de direkt biz konuşmadık ama bizim meclis üyemiz Bellona Genel Müdürümüz. Bu tarz işletmelerin söküp götürülmesi bana göre imkansız. Başka yerde yeni yapılanmalar oluyor. Mesela bir metal şirketi bana göre Türkiye’nin en başarılı tesislerinden biri. İlave olarak Kayseri OSB’ye yaptı. Özellikle biz metal olmayan konuda da çok iyiyiz. Onlar yaptıklarını Amerika’ya ihraç ediyorlar ama oraya da yatırım yapmak zorunda kalıyor. Artık ülkeler zorluyor. Ben çok fazla bir şey olacağını düşünmüyorum. Kayseri’den daha iyi bir yer yok, onlar için de yok. Çünkü özellikle mobilya tarafında. Kayseri’ye zaten gelmek isteyenler de var. Çok fazla batıdan gelmek isteyenler vardı" dedi. "Sanayicinin denize ulaşması için açıklama bekliyoruz" Akdeniz ve Karadeniz arasında sanayicinin işini kolaylaştıracak demir yolu için bakandan açıklama beklediklerini söyleyen Mehmet Büyüksimitci; "Yakında sayın bakanımız açıklayacak. Samsun-Mersin Hattı ki biz havzadan bahsediyorduk. Oradaki bütün illerin Kayseri dahil Mersin’e kadar hem tren yoluyla bağlanması, batıdaki sanayinin de buralara taşınması. Liman olarak da hem Akdeniz’i hem Karadeniz’i kullanmakla ilgili ki biz bunu 2016’da Sayın Cumhurbaşkanı da direkt harita üzerinde gösterdi. Dedi ki ‘Orta Anadolu sanayi havzası olmak zorunda’. Bunu da 12. Kalkınma Planı’nda programa yazdılar. Şimdi bakanlık da gereğini yapıyor, bunları artık gündeme getiriyor. Bizim her zamanki talebimiz şu; Mersin hattımız çift hat olmalı, Samsun’a da bize bir çıkış yolu vermelisiniz. Bununla ilgili de Hazine ve Maliye Bakanımız geldiğinde de arz ettik. Şu anda tren hattı giren ilk OSB ki ben ikincisini bilmiyorum Türkiye’de. Sayın Mehmet Şimşek geldiğinde Ulaştırma Bakanı’na gidin bununla ilgili bütçe probleminiz yok dedi. Karayolu taşımacılığının bir maliyeti var. Demir yollarımız bizim istediğimiz noktaya gelmedi ama miktar arttıkça gelecek. O da bir avantaj olur. Tren yoluyla ilgili bekliyoruz. O tam bir proje ve lojistik üsleriyle beraber. Bakan beyin açıklamasını bekliyoruz. Ondan sonraki gelişmeleri göreceğiz hep beraber" ifadelerini kullandı.
Esnaf Odaları çağrı yaptı, küçük esnaf destekledi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 14:56 Esnaf Odaları çağrı yaptı, küçük esnaf destekledi Kırşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği; yeni yıl öncesi şehir halkına çağrıda bulunarak hediye ve günlük alışverişlerde küçük esnafın tercih edilmesini istedi. Öztürk’ün çağrısı, kentteki esnaf tarafından da destek buldu. Birlik Başkanı Bahamettin Öztürk; yaptığı açıklamada Kırşehir’in küçük bir şehir olduğunu belirterek, internet satışları ve büyük mağazalara karşı yerel esnafın korunmasının önemine dikkat çekti. Öztürk; "Hediyeleşmelerin yoğun olduğu bu dönemlerde vatandaşlarımıza sesleniyorum. Alışverişlerinizi küçük esnaftan yapın. Bu hem esnafımıza hem de şehir ekonomimize katkı sağlayacaktır" dedi. Yapılan çağrının ardından küçük esnaf arasında da olumlu bir hava oluştu. Esnaflardan Bektaş Yıldırım, vatandaşlarda yerel esnafa yönelik bir duyarlılığın oluşmaya başladığını ifade ederek; "İnsanlar artık küçük esnafın ayakta kalması için destek olunması gerektiğinin farkına varıyor" şeklinde konuştu. Bir diğer esnaf İsa Yılmaz ise, halkın yerel esnafa karşı daha duyarlı olması gerektiğini vurgulayarak; "Büyük zincirler yerine mahalle esnafının tercih edilmesi hepimizin yararına" dedi. Kırşehir’de süs eşyaları satışı yapan esnaf Müberra Can da özel günlerde yerel esnafın tercih edilmesinin önemine dikkat çekti. Can; "Anneler Günü, yeni yıl, Sevgililer Günü gibi özel günlerde yerli esnafın tercih edilmesini çok önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Bahamettin Öztürk; küçük esnafın desteklenmesinin şehir ekonomisinin canlı kalması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, vatandaşları alışverişlerinde yerel esnafı tercih etmeye davet etti.
ARF Bio’nun halka arzına 4 kata yakın talep geldi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 13:27 ARF Bio’nun halka arzına 4 kata yakın talep geldi ARF Bio’nun 25-26 Aralık’ta pay başına 19,50 lira sabit fiyatla gerçekleştirdiği 916,5 milyon lira büyüklüğe ulaşan halka arzına 3,8 kat talep geldi. Her bir bireysel yatırımcıya ortalama 47 pay dağıtıldı. Şirket, 5 Ocak tarihindeki gong töreniyle birlikte Borsa İstanbul’da ARFYE koduyla işlem görmeye başlayacak. Halka arz geliri, iş hacminin geliştirilmesinde ve mikroalg tesisi kurulmasında kullanılacak. Yeni nesil yeşil dönüşüm vizyonuyla dikkat çeken ARF Bio, 25-26 Aralık tarihlerinde pay başına 19,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirdiği talep toplama sürecini başarıyla sonuçlandırdı. Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamamaya göre, toplam 47 milyon TL nominal değerli payların satıldığı halka arzda, toplam halka arz büyüklüğü 916,5 milyon TL oldu. Halka arz edilen payların yüzde 50’sinin yurt içi bireysel yatırımcılara, geri kalan yüzde 50’sinin de yurt içi kurumsal yatırımcılara tahsis edildiği halka arzda, bireysel yatırımcılardan 3,62 kat, kurumsal yatırımcılardan ise 3,99 kat talep geldi. Halka arzda 508 bin 244’ü yurtiçi bireysel yatırımcıya, 157’si de yurtiçi kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplamda 508.401 yatırımcıya 47 milyon adet payın dağıtım yapıldı. Her bir bireysel yatırımcıya ortalama 47 pay dağıtıldı. Şirketin halka açıklık oranı yüzde 25,71 olarak tescil edilirken, Şirket payları 5 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşecek gong töreniyle Borsa İstanbul’da Ana Pazar’da ARFYE koduyla işlem görmeye başlayacak. Halka arz sonuçlarını değerlendiren ARF Bio Yönetim Kurulu Başkan Vekili Melih Arslan, yatırımcıların gösterdiği bu güvenin, atığın ham maddeye dönüştüğü döngüsel modele verilen en büyük destek olduğunu ifade etti. Arslan, "Halka arz sürecimizdeki desteklerinden dolayı Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul yönetimi ile şirketimizin vizyonuna ortak olan tüm yeni yatırımcılara teşekkürlerimizi sunuyorum. Biyogaz ve gübre tesisleriyle temelini attığımız bu ekosistemi halka arz geliriyle tamamlayacağız. Şirketi sadece elektrik enerjisi üreten bir yapı değil, çevreyi temizleyerek katma değer oluşturan bir entegrasyon zinciri olarak tasarladık" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamaya göre şirket, İzmir Ödemiş’te 2019’da 60 milyon dolarlık yatırımla kurduğu biyogaz ve gübre tesisleriyle hayvansal ve tarımsal atıkları ekonomiye kazandırıyor. 4,8 MW kurulu güce sahip biyogaz santralinde üretilen elektriği YEKDEM kapsamında 2029’a kadar kWh başına 13,3 dolar centten satma hakkı bulunan tesis, yıllık ortalama 36 milyon kWh üretimle yaklaşık 10 bin konutun ihtiyacını karşılıyor. Fermantasyon çıktılarından yıllık toplam 100 bin ton kapasiteli organik ve organomineral gübre üreten entegre yapı, sıfır atık yaklaşımıyla sürdürülebilir tarıma katkı sağlarken yüz binlerce ton karbon emisyonunu da önlüyor. Gold Standard ve CORSIA sertifikaları sayesinde, engellenen emisyon karşılığında karbon kredisi satışıyla gelir yapısını çeşitlendiriyor. Mikroalg yatırımıyla ithalata bağımlılığı azaltacak Halka arzdan elde edilen kaynağın en stratejik yönlerinden biri olan mikroalg yatırımı, şirketi biyokimya alanında küresel bir oyuncu haline getirecek. Dünyanın oksijen kaynağı olan mikroalgler, biyogaz üretiminden çıkan karbondioksiti emerek fotosentez yoluyla oksijene dönüştürürken, aynı zamanda gıda, kozmetik ve ilaç sanayisi için yüksek değerli hammadde sunuyor. Tamamına yakını ithal edilen bu stratejik ham maddenin şirket tesislerinde üretilmesiyle Türkiye’nin ithalata bağımlılığının azaltılması ve şirketin yeni bir gelir kalemine kavuşması hedefleniyor. Sera yatırımı ile döngüsel modeli tamamlanacak Şirketin döngüsel modelini tamamlayacak bir diğer kritik adım ise 50 bin metrekarelik modern cam sera yatırımı olacak. Enerji üretiminden çıkan atık ısı ve şirketin kendi ürettiği organik gübreyi kullanarak gerçekleştirilecek olan üretim, seradan çıkan bitkisel atıkların yeniden biyogaz tesisine gönderilmesiyle tam bir kapalı devre sistemine dönüşecek. Şirket, bu sistem sayesinde dışarıya hiçbir atık çıkarmadan, çevredeki kirliliği temizleyerek sürdürülebilir yeşil enerji ve tarım ürünleri üretmeye devam edecek.
Ticaret Bakanlığı’ndan asgari ücret artışı ve yılbaşı alışverişi kapsamında fahiş fiyat denetimi
27 Aralık 2025 Cumartesi - 13:26 Ticaret Bakanlığı’ndan asgari ücret artışı ve yılbaşı alışverişi kapsamında fahiş fiyat denetimi Asgari ücretin artışı ve yılbaşı alışverişleri kapsamında Ticaret Bakanlığı İl Ticaret Müdürlükleri tarafından 81 ilde eş zamanlı fahiş fiyat denetimi gerçekleştirildi. Ticaret Bakanlığı tarafından 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücretin ve yılbaşı alışverişlerinin ardından fiyatlarda fahiş ücretlendirmenin önünde geçilmesi adına denetimlerine devam ediyor. Bakanlığa bağlı Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri tarafından bu çerçevede 81 ilde eş zamanlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimlerde kuruyemiş, meyve, sebze ve temel gıda malzemeleri başta olmak üzere birçok ürünün son 3 aydaki fiyatlarına bakıldı ve fahiş fiyat uygulanıp uygulanmadığı kontrol edildi. Ayrıca ürünlerin etiket fiyatlarının kasa fiyatlarıyla uyuş uyuşmadığı da ekipler tarafından denetlendi. "Haksız fiyat veya fahiş fiyata karar verildiğinde idari yaptırım uygulanıyor" Bu çerçevede Ankara’da bir zincir markette fiyat denetim uygulaması gerçekleştiren Ticaret Bakanlığı Ankara İl Ticaret Müdürü Elif Tan, yapılan uygulamalara ilişkin bilgilendirmede bulundu. Tan, "Asgari ücretin açıklanmasıyla birlikte asgari ücret artışını gerekçe göstererek yapılabilecek olan haksız fiyat artışına mani olabilmek için yoğun bir şekilde 81 ilde denetimler yapmaktayız. Denetimlerimizde özellikle temel gıda ve temel tüketim ürünlerinde geçmişe yönelik üç aylık faturaları istiyoruz. Yaptığımız değerlendirme sonucu bu temel gıda ve temel tüketim ürünlerini tutanak ve geçmişe yönelik üç aylık faturalarla birlikte nihayet kararı vermek üzere haksız fiyat değerlendirme kuruluna gönderiyoruz. Nihai kararı onlar vererek bir uygunsuzluk haksız fiyat veya fahiş fiyata karar verildiğinde idari yaptırım uygulanıyor" ifadelerine yer verdi. "Ankara’nın 6 noktasında eş zamanlı olarak denetimdeyiz" Yeni yıla sayılı günler kaldığını da ve yeni yıl alışverişlerine yönelik de denetimlerde bulunduklarını kaydeden Tan, "Ayrıca yaklaşan yeni yıl dolayısıyla kuru yemiş ve atıştırmalık reyonlarında da yoğun bir şekilde denetim yapıyoruz. Gazlı içecekler, atıştırmalıklar ve meyvelerde 81 ilde denetimlerimiz devam ediyor. Şu anda da Ankara’nın 6 noktasında eş zamanlı olarak denetimdeyiz. Yine söylediğim gibi Bakanlığımız talimatları doğrultusunda asgari ücrete yapılan artışın fahiş fiyata mahal vermemesi noktasında kararlı bir şekilde denetimlerimize devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.