EKONOMİ - 27 Aralık 2025 Cumartesi 13:27

ARF Bio’nun halka arzına 4 kata yakın talep geldi

A
A
A
ARF Bio’nun halka arzına 4 kata yakın talep geldi

ARF Bio’nun 25-26 Aralık’ta pay başına 19,50 lira sabit fiyatla gerçekleştirdiği 916,5 milyon lira büyüklüğe ulaşan halka arzına 3,8 kat talep geldi. Her bir bireysel yatırımcıya ortalama 47 pay dağıtıldı. Şirket, 5 Ocak tarihindeki gong töreniyle birlikte Borsa İstanbul’da ARFYE koduyla işlem görmeye başlayacak. Halka arz geliri, iş hacminin geliştirilmesinde ve mikroalg tesisi kurulmasında kullanılacak.



Yeni nesil yeşil dönüşüm vizyonuyla dikkat çeken ARF Bio, 25-26 Aralık tarihlerinde pay başına 19,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirdiği talep toplama sürecini başarıyla sonuçlandırdı. Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yapılan açıklamamaya göre, toplam 47 milyon TL nominal değerli payların satıldığı halka arzda, toplam halka arz büyüklüğü 916,5 milyon TL oldu. Halka arz edilen payların yüzde 50’sinin yurt içi bireysel yatırımcılara, geri kalan yüzde 50’sinin de yurt içi kurumsal yatırımcılara tahsis edildiği halka arzda, bireysel yatırımcılardan 3,62 kat, kurumsal yatırımcılardan ise 3,99 kat talep geldi.


Halka arzda 508 bin 244’ü yurtiçi bireysel yatırımcıya, 157’si de yurtiçi kurumsal yatırımcıya olmak üzere toplamda 508.401 yatırımcıya 47 milyon adet payın dağıtım yapıldı. Her bir bireysel yatırımcıya ortalama 47 pay dağıtıldı.


Şirketin halka açıklık oranı yüzde 25,71 olarak tescil edilirken, Şirket payları 5 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşecek gong töreniyle Borsa İstanbul’da Ana Pazar’da ARFYE koduyla işlem görmeye başlayacak.


Halka arz sonuçlarını değerlendiren ARF Bio Yönetim Kurulu Başkan Vekili Melih Arslan, yatırımcıların gösterdiği bu güvenin, atığın ham maddeye dönüştüğü döngüsel modele verilen en büyük destek olduğunu ifade etti. Arslan, "Halka arz sürecimizdeki desteklerinden dolayı Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul yönetimi ile şirketimizin vizyonuna ortak olan tüm yeni yatırımcılara teşekkürlerimizi sunuyorum. Biyogaz ve gübre tesisleriyle temelini attığımız bu ekosistemi halka arz geliriyle tamamlayacağız. Şirketi sadece elektrik enerjisi üreten bir yapı değil, çevreyi temizleyerek katma değer oluşturan bir entegrasyon zinciri olarak tasarladık" ifadelerini kullandı.


Yapılan açıklamaya göre şirket, İzmir Ödemiş’te 2019’da 60 milyon dolarlık yatırımla kurduğu biyogaz ve gübre tesisleriyle hayvansal ve tarımsal atıkları ekonomiye kazandırıyor. 4,8 MW kurulu güce sahip biyogaz santralinde üretilen elektriği YEKDEM kapsamında 2029’a kadar kWh başına 13,3 dolar centten satma hakkı bulunan tesis, yıllık ortalama 36 milyon kWh üretimle yaklaşık 10 bin konutun ihtiyacını karşılıyor. Fermantasyon çıktılarından yıllık toplam 100 bin ton kapasiteli organik ve organomineral gübre üreten entegre yapı, sıfır atık yaklaşımıyla sürdürülebilir tarıma katkı sağlarken yüz binlerce ton karbon emisyonunu da önlüyor. Gold Standard ve CORSIA sertifikaları sayesinde, engellenen emisyon karşılığında karbon kredisi satışıyla gelir yapısını çeşitlendiriyor.


Mikroalg yatırımıyla ithalata bağımlılığı azaltacak


Halka arzdan elde edilen kaynağın en stratejik yönlerinden biri olan mikroalg yatırımı, şirketi biyokimya alanında küresel bir oyuncu haline getirecek. Dünyanın oksijen kaynağı olan mikroalgler, biyogaz üretiminden çıkan karbondioksiti emerek fotosentez yoluyla oksijene dönüştürürken, aynı zamanda gıda, kozmetik ve ilaç sanayisi için yüksek değerli hammadde sunuyor. Tamamına yakını ithal edilen bu stratejik ham maddenin şirket tesislerinde üretilmesiyle Türkiye’nin ithalata bağımlılığının azaltılması ve şirketin yeni bir gelir kalemine kavuşması hedefleniyor.


Sera yatırımı ile döngüsel modeli tamamlanacak


Şirketin döngüsel modelini tamamlayacak bir diğer kritik adım ise 50 bin metrekarelik modern cam sera yatırımı olacak. Enerji üretiminden çıkan atık ısı ve şirketin kendi ürettiği organik gübreyi kullanarak gerçekleştirilecek olan üretim, seradan çıkan bitkisel atıkların yeniden biyogaz tesisine gönderilmesiyle tam bir kapalı devre sistemine dönüşecek. Şirket, bu sistem sayesinde dışarıya hiçbir atık çıkarmadan, çevredeki kirliliği temizleyerek sürdürülebilir yeşil enerji ve tarım ürünleri üretmeye devam edecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çeşme Yarı Maratonu Ege’nin ritmini koşuya taşıyacak İzmir’in gözde turizm merkezlerinden Çeşme, 9-10 Mayıs’ta bir kez daha Salomon Çeşme Yarı Maratonu’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Her yıl artan katılımcı sayısı ve organizasyon kalitesiyle öne çıkan organizasyon bu yıl da binlerce yerli ve yabancı koşucuyu Ege’nin eşsiz atmosferinde buluşturacak. Çeşme, 9-10 Mayıs’ta bir kez daha uluslararası bir spor organizasyonuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Doğa, tarih ve sporun iç içe geçtiği organizasyonda; 21K yarı maraton, 10K yol koşusu ve 5K gün batımı koşusu olmak üzere üç farklı parkur yer alıyor. Farklı seviyelere hitap eden bu parkurlar, hem profesyonel atletler hem de amatör koşucular için keyifli ve ulaşılabilir bir deneyim sunuyor. Ege manzarasında 3 farklı parkur 21 kilometrelik yarı maraton parkuru, Çeşme merkezinden başlayarak Ilıca ve Alaçatı hattını kapsayan geniş bir rotada koşulacak. Katılımcılar, deniz manzarası, tarihi taş evler ve rüzgar gülleri eşliğinde yarışırken, aynı zamanda bölgenin doğal güzelliklerini de deneyimleme fırsatı bulacak. 10 kilometrelik yol koşusu parkuru ise Alaçatı’dan başlayarak daha kısa ama tempolu bir yarış sunuyor. Özellikle derecesini geliştirmek isteyen koşucular için uygun olan bu parkur, düz ve hızlı yapısıyla öne çıkıyor. Organizasyonun en renkli etabı olan 5K gün batımı koşusu ise rekabetten çok keyif odaklı bir deneyim vadediyor. Gün batımının eşsiz manzarasında gerçekleşecek bu etap, her yaştan katılımcıya açık olacak. Spor turizmine katkı Uluslararası katılıma açık olan organizasyon, yalnızca bir spor etkinliği olmanın ötesine geçerek bölge turizmine de önemli katkı sağlıyor. Yarış için kente gelen sporcular ve ziyaretçiler; konaklama, yeme içme ve çeşitli turistik aktivitelerle yerel ekonomiye canlılık kazandırıyor. Özellikle Alaçatı ve Ilıca’daki otellerde organizasyon süresince yüksek doluluk oranları beklenirken, etkinlik Çeşme’nin sezon öncesi turizm hareketliliğini de artırıyor. Katılımcılar yalnızca bir yarışa değil, aynı zamanda kapsamlı bir spor deneyimine dahil oluyor. Uluslararası standartlardaki parkuruyla yarı maratonu, Türkiye’nin önde gelen yol koşuları arasında yer almayı sürdürüyor. Denizi, rüzgarı ve tarihi dokusuyla öne çıkan Çeşme, bu büyük organizasyonla birlikte bir kez daha sporun ve sağlıklı yaşamın buluşma noktası olacak. Organizasyonun kayıtları www.cesmeyarimaratonu.com adresinden devam ediyor.
Bursa Bursa’da 3 araç birbirine girdi, 1’i dereye uçtu: 4 yaralı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 3 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 4 kişi yaralanırken, kazaya karışan araçlardan birinin dere yatağına uçması paniğe neden oldu. Kaza, saat 11.30 sıralarında İnegöl’e bağlı Kurşunlu Mahallesi yolu üzerinde bulunan Hasanpaşa Köprüsü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kurşunlu Mahallesi’nden İnegöl istikametine doğru seyir halinde olan Berat K. (21) idaresindeki 16 AFC 72 plakalı hafif ticari araç, köprü üzerinde karşı yönden gelen İrfan G. (72) yönetimindeki 55 LY 396 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Şiddetli çarpışmanın etkisiyle savrulan 16 AFC 72 plakalı araç, bu sırada bölgede seyir halinde olan Abdulmuttalip M. (33) idaresindeki 16 U 4506 plakalı otomobile de çarptı. Kazanın etkisiyle kontrolünü kaybeden İrfan G.’nin kullandığı araç ise köprünün korkuluklarını kırarak dere yatağına düştü. Kazada araç sürücüleri ile birlikte 16 AFC 72 plakalı araçta yolcu olarak bulunan Abdulkadir M. (36) yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve itfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu araçlarda sıkışan yaralılar bulundukları yerden çıkarıldı. Yaralı 4 kişi, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Çanakkale ’TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yaparken 73 yıl önce Nara Burnu önlerinde İsveç şilebi ’Naboland’ ile çarpışması sonucu batan ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi. Şehit denizciler anısına denizaltının battığı yere çelenk bırakıldı. 4 Nisan 1953’te Çanakkale Boğazı’ndan geçiş yaparken Nara Burnu önlerinde İsveç şilebi ’Naboland’ ile çarpışması sonucu batan ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısında şehit olan 81 denizci için anma töreni düzenlendi. Törende Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen, 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural ve Amfibi Kolordu Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, ’TCG Preveze’ denizaltısında öğrencilerle birlikte denize çelenk bıraktı. Ardından şehit denizciler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. ‘TCG Türkeli’ gemisinden töreni takip eden askerler, gaziler ve şehit yakınları, öğrenciler ve izciler, 1 dakika boyunca çalınan siren eşliğinde selam durarak ‘TCG Dumlupınar’ denizaltısı şehitlerini andı. ’TCG Preveze’ denizaltısında düzenlenen ilk anma töreninin ardından protokol, askerler, gaziler ve şehit yakınları, ikinci anma töreninin yapılacağı Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanlığı’ndaki Nara Barbaros Şehitliği’ne geçti. Buradaki törende saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla Türk bayrağı göndere çekildi. Anma töreninde Üsteğmen Ahmet Özbulut tarafından günün anlam ve önemi hakkında yapılan konuşmadan sonra şehitler için dua edildi. Vali Toraman’ın şehitlik defterini imzaladığı törende protokol üyeleri, gaziler ve şehit yakınları, daha sonra şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı. Dumlupınar kazası Donanmaya katılışını takiben çeşitli görevler alan ve başarıyla yerine getiren ’TCG Dumlupınar’ denizaltısı, ’TCG I. İnönü’ denizaltısı ile birlikte Ege’de icra edilecek ’Blue Sea’ isimli NATO tatbikatına katılmak için 1 Nisan 1953 günü saat 16.00’da Gölcük’ten hareket etti. İki gün süren görevin ardından dönüşe geçen ’TCG Dumlupınar’, 3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece puslu havada Çanakkale Boğazı’na girdi. Burada Marmara Denizi’nden Boğaz’a giriş yapan İsveç bandıralı ’Naboland’ isimli ticaret gemisiyle çarpışıp batan ’TCG Dumlupınar’ denizaltısındaki 81 denizci şehit oldu.