EKONOMİ
İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı 30 Mart 2026 Pazartesi - 19:49:07 ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle bölgede yaşanan güvenlik kaygıları, Türkiye ile Türk dünyasını birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nu yeniden gündeme taşıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan güvenlik riskleri, Güney Kafkasya’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Zengezur Koridoru’nun önemi daha da belirgin hale geldi. Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz ulaşımını sağlayacak proje, sadece ulaşım değil enerji ve ticaret açısından da kritik bir rol üstleniyor. Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle birlikte bölgesel ticaretin canlanması ve ekonomik entegrasyonun hız kazanması bekleniyor. Gelişmelerin yakından takip edildiği bölgede, Zengezur Koridoru’nun geleceği yalnızca iki ülkeyi değil, geniş bir coğrafyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’yi Nahçıvan ve Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattında da çalışmalar sürüyor. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı iş insanı Abdullah Atalar, bölgedeki ihracatçıların çok cesur olduğunu ve alternatif bölgeler bulabildiğini söyleyerek, "İran’daki gerilim gerçekten ihracatçımızı zor durumda bırakıyor. Buradaki ticaret yapan arkadaşlarımızı, bölgedeki arkadaşlarımızı da zor durumda bırakıyor. Gümrük kapılarımızdan Dilucu Gümrük Kapımız şu anda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. İran’daki gerilimden dolayı burada bir yoğunluk var. Orada bir rahatlatmayla ilgili girişimlerimiz olacak. Gürbulak Kapısı ise bu gerilimden dolayı şu anda sıkıntılı. Iğdır’daki Dilucu’nda da bir yoğunluk söz konusu. Zaman içerisinde belki bu durum, Iğdır esnafımızın ve ihracatçımızın ticaretini artırabilmesi açısından daha iyi sonuçlar doğurabilir. Sınır kapımızda yığılmalar olabilir. Bütün doğuya açılan kapımızın burası olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle Zengezur Koridoru’nun ehemmiyeti de İran’daki bu gerilimden dolayı biraz daha önemli hale geldi. Gerek demir yolu hatlarımızın gerekse kara yolu hattımızın hızlı bir şekilde tamamlanması çok çok önemli hale geldi. Bizim ihracatçımız gerçekten çok cesur ve alternatif bölgeler bulabiliyor. Burada Iğdır’daki sahayı gezdim, baktım. Iğdır’daki arkadaşlarımız ve bölgede Doğubayazıt’taki arkadaşlarımız dünyanın her tarafına ihracat yapıyorlar. Ancak özellikle Dilucu Gümrük Kapısı’ndaki ve sınır ticaretindeki ihracatımızın İran’daki gerilimden sonra çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama tüccarımız, esnafımız, ihracatçımız her zaman kendisine bir çıkış yolu buluyor. Çok cesur bir tüccarımız ve ihracatçımız var" dedi. Iğdırlı iş insanı Selahattin Çaylı ise, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturduğunu söyleyerek, "Zengezur Koridoru, biliyorsunuz Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayacak ve Ermenistan topraklarından geçen bir koridoru ifade ediyor. Ermenistan’dan geçerken de hiçbir kontrol noktasına takılmadan, Türkiye’den veya dünyanın neresinden olursa olsun geçiş güzergahı olarak kullanılan bir hattır. Bu hatla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Gerekli görüşmeler de iyi ilerlemektedir. Kısa zamanda bu hattın açılması, Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturacak bir hat olarak ülkemiz açısından, şehrimiz açısından son derece önemli bir güzergah olacaktır. Biliyorsunuz Zengezur Koridoru son dönemde gelişen savaş olaylarından sonra son derece önemli hale gelmiştir. Bu tarafta oluşabilecek bir tıkanıklığın açılması, sadece Zengezur üzerinden olacaktır. Bu açıdan da Zengezur, bölge dinamikleri açısından, bölge ticareti açısından, ihracat açısından, tacir, tüccar ve turizmci açısından önemli bir noktadır. Bunun açılması artık elzem olarak karşımızda durmaktadır. İran’daki sınır kapılarımızdan geçişler, ticari faaliyetler açısından neredeyse durma noktasına gelmiştir. İnsanlar güven duymuyor. Güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaret, tacir ve tüccar esasen güveni tercih eder. Güven olmadığı için ticaret de durma noktasına gelmiştir. Bu sadece buradaki sınır kapımızı değil, dünya ticaretini etkileyen bir noktaya gelmek üzeredir. Kısa sürede inşallah bu savaşın da sulh yoluyla çözüleceğini bekliyoruz" dedi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:04 Fırat Kalkınma Ajansı’ndan KOBİ’lere 235 Milyon TL’lik yeşil dönüşüm finansmanı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren Fırat Kalkınma Ajansı, 2026 Yılı Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Geri Ödemeli Finansman Destek Programı’nı ilan etti. Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli illerini kapsayan TRB1 Bölgesi’nde faaliyet gösteren KOBİ’lere yönelik hazırlanan programla, işletmelerin yeşil dönüşüm odaklı yatırım ve uygulamalarının desteklenmesi hedefleniyor. Program kapsamında, Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi öncelikleri doğrultusunda faizsiz geri ödemeli finansman sağlanacak. Programın, işletmelerin çevresel sürdürülebilirlik kapasitesini güçlendirmesi, rekabetçiliğini artırması ve bölgede kapsayıcı kalkınmaya katkı sunması bekleniyor. Programın temel çerçevesini; çevre dostu üretim süreçlerinin yaygınlaştırılması, kaynak verimliliğinin artırılması, döngüsel ekonomi uygulamalarının desteklenmesi ve çevresel etkilerin azaltılması oluşturuyor. Bu kapsamda özellikle imalat sanayi ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve dönüşüm odaklı yatırımlarının desteklenmesi amaçlanıyor. Bunun yanında kadınlar, gençler ve diğer kırılgan gruplar için istihdam oluşturma potansiyeli taşıyan projeler de programın öncelikleri arasında yer alıyor. Başvurularda, iklim değişikliğinin azaltılması ve iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonu gibi çevresel hedeflere katkı sunan proje teklifleri öncelikli olarak değerlendirilecek. Kadınlar ve gençler tarafından yönetilen işletmeler, kadınlar ve gençler başta olmak üzere kırılgan gruplar için istihdam oluşturan projeler, sosyo-ekonomik olarak daha az gelişmiş ilçelerde uygulanacak yatırımlar ve sürdürülebilirlik alanında kapasite geliştirmeyi içeren yaklaşımlar değerlendirme sürecinde avantaj sağlayacak. Toplam 235 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında, proje başına asgari 2 milyon 600 bin TL, azami 7 milyon 500 bin TL destek sağlanacak. Proje uygulama süresi azami 6 ay olarak belirlenirken, geri ödeme süresi 6 ay geri ödemesiz dönem sonrasında 24 ay eşit taksit olmak üzere toplam 30 ay olacak. Programa başvurular, Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden 25 Mart 2026 tarihinde başladı. Son başvuru tarihi 8 Mayıs 2026 saat 23.59 olarak belirlenirken, taahhütnamelerin Ajansa teslimi için son tarih 15 Mayıs 2026 saat 18.00’dir.Programın tanıtımı ve başvuru sürecine ilişkin bilgilendirme toplantısı 7 Nisan 2026 Salı günü saat 14.00’te çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Ayrıca potansiyel başvuru sahiplerine yönelik proje hazırlama eğitimleri de düzenlenecek. Bu eğitimlerle, başvuru sahiplerinin proje fikirlerini program öncelikleriyle uyumlu hale getirmeleri ve teknik-mali açıdan daha nitelikli proje teklifleri hazırlamaları amaçlanıyor. Programdan yararlanmak isteyen KOBİ’lerin, Ajansın protokol imzaladığı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.’nun TRB1 Bölgesi’ndeki bir şubesinden kredi uygunluk belgesi almaları gerekiyor. Başvuru şartları, uygun maliyetler, değerlendirme ölçütleri ve diğer detaylara Fırat Kalkınma Ajansı’nın web sitesinde (www.fka.gov.tr) yayımlanan başvuru rehberinden ulaşılabiliyor. Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, programa ilişkin değerlendirmesinde yeşil dönüşümün yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Budancamanak, "Bu destek programı ile bölgemizde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı ve sürdürülebilir üretim modellerine geçişlerini hızlandırmayı hedefliyoruz. Kadınlar ve gençler için istihdam oluşturan, yenilikçi ve yüksek katma değerli projeleri öncelikli olarak destekleyeceğiz. TRB1 Bölgesi’nin yeşil kalkınma sürecinde öncü ve güçlü bir yapıya kavuşmasını amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:51 Yıldız Holding’de üst düzey atama Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanlığı’na, 2005 yılından bu yana Holding’in gıda ve uluslararası operasyonlarında farklı sorumluluklar üstlenen, pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika operasyonlarında görev yaptığı dönemde yeni pazarlara açılım, distribütör yapılarının güçlendirilmesi ve farklı coğrafyalarda operasyonel etkinliğin artırılmasına liderlik eden ve 2022 yılından bu yana Besler CEO’su olarak görev yapan Mert Altınkılınç atandı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, yaptığı açıklamada, "Sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, Yıldız Holding’in gıda ve uluslararası operasyonlarında uzun yıllardır önemli sorumluluklar üstlenen ve başarılara imza atan Mert Altınkılınç’ın liderlik kadromuzda bu önemli görevi üstlenmesinden memnuniyet duyuyorum. Mert Altınkılınç’ın sahip olduğu deneyim ve birikimle, gıda alanındaki faaliyetlerimizin daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetilmesine ve stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda ve odaklanma stratejisi kapsamında gıda alanındaki faaliyetlerini daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetmek amacıyla Gıda Grubu Başkanlığı’nı oluşturdu. Bu kapsamda, 2005 yılından bu yana Grup bünyesinde farklı görev ve sorumluluklar üstlenen Besler CEO’su Mert Altınkılınç, Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı olarak atandı. Mert Altınkılınç liderliğindeki Gıda Grubu Başkanlığı ile Yıldız Holding’in gıda kategorilerindeki operasyonlarını daha bütüncül bir yapı altında yönetmesi ve stratejik önceliklerini daha etkin şekilde hayata geçirmesi hedefleniyor. Bu yapı ile üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ihracata uzanan süreçlerde entegrasyonun artırılması ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yıldız Holding’deki kariyerine 2005 yılında başlayan Mert Altınkılınç, Holding’in yurt içi ve yurt dışındaki şirketlerinde farklı yöneticilik görevleri üstlendi. Teközel, Eksper Gıda ve İstanbul Gıda’daki görevlerinin ardından pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika Managing Director olarak görev yaptı. Bu dönemde yeni pazarlara açılım, distribütör yapılarının güçlendirilmesi ve farklı coğrafyalarda operasyonel etkinliğin artırılmasına önemli katkılar sağladı. 2022 yılından bu yana Besler CEO’su olarak görev yapan Altınkılınç, güçlü marka portföyü ve çok kategorili yapısıyla şirketin stratejik dönüşümüne liderlik etti; özellikle dondurulmuş gıda ve yağ kategorilerinde ürün çeşitliliği ile üretim kapasitesinin artmasına ekipleri ile önemli katkı sundu. Aynı zamanda Donuk Fırıncılık Ürünleri operasyonunun Besler bünyesine dahil edilmesi ve Kerevitaş’tan Besler’e dönüşüm sürecinde yürütülen kurumsal çalışmalara öncülük etti. Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Altınkılınç, aynı alanda yüksek lisans yaptıktan sonra ABD’de MBA eğitimini tamamladı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:27 Aydın’ın ilek bahçeleri törenle hizmete açıldı Aydın’da Buharkent Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen 1. ve 2. Etap İlek Bahçeleri düzenlenen törenle hizmete açıldı. Proje ile incir üreticilerinin ilek ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. Buharkent Belediyesi tarafından incir üreticilerine destek olmak, çiftçilerin uygun fiyatlı, sağlıklı ve kaliteli ileğe erişimini sağlamak amacıyla hayata geçirilen 1. ve 2. Etap İlek Bahçeleri, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Program, İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından protokol konuşmalarıyla devam etti. Açılışta konuşan Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, projenin ilçe tarımı açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, ilek üretiminin artık ilçe içerisinde yapılacağını ve üreticilerin dışa bağımlılığının sona ereceğini ifade etti. Erol, ayrıca son yıllarda fahiş seviyelere ulaşan ilek piyasasını dengelemek, fiyatları aşağı çekmek ve üreticiyi korumak amacıyla bu projeyi hayata geçirdiklerini vurguladı. "Kaliteli üretim materyali temini sağlanacak" Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz, "Aydın, sadece ülkemiz için değil, dünya ölçeğinde stratejik öneme sahip bir incir üretim merkezidir. Sahip olduğumuz bu güçlü potansiyelin sürdürülebilirliği için kaliteli üretim materyali temini büyük önem arz etmektedir. Birçok meyvede olduğu gibi incirde de tozlaşma biyolojisi; meyve tutumu ve olgunlaşma aşamaları açısından son derece kritiktir. Geçtiğimiz yıl; kaliteli üretimi sürdürülebilir kılmak, ilek arz-talep dengesini sağlamak ve hastalıktan ari ilek temin etmek amacıyla projemizin birinci etabını hayata geçirdik. Aydın Valiliğimiz Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının (YİKOB) ve Buharkent Belediyemizin katkılarıyla, ilçemizde 17 dekarlık alanda 400 fidan ile ilk ilek bahçemizi tesis ettik. Bu yıl da projenin ikinci etabını, Aydın Valiliğimiz Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının (YİKOB) ve Buharkent Belediyemizin katkılarıyla 8 çeşitte 520 adet fidanla gerçekleştirdik. Toplam bütçesi 1 milyon 500 bin TL olan proje ile son 2 yılda Aydınımıza 2 ilek bahçesi kazandırmanın heyecanını yaşıyoruz" dedi. "Devlet, yerel yönetim, üretici iş birliği" Buharkent Kaymakamı Abdullah Emre Özefe, yaptığı konuşmada, "İlçemizin temel geçim kaynaklarından biri olan incir üretiminde, yıllardır sahada yaşanan yapısal bir soruna kalıcı bir çözüm üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İlek, incir üretiminde verimi ve kaliteyi belirleyen en kritik unsurlardan biridir. Yeterli miktarda, sağlıklı ve zamanında temin edilemediğinde hem verim kaybına hem de ürün kalitesinde düşüşe yol açmakta, üründe değer kaybına neden olarak üreticimizi ekonomik açıdan zorlayabilmektedir. Ayrıca her yıl ilek talebinin giderek artması, fiyat dalgalanmalarına neden olmaktadır. İşte bugün açılışını yaptığımız Kapama İlek Bahçesi Projesi, inanıyorum ki bu soruna geçici değil yapısal, sürdürülebilir ve kamu güvenceli bir çözüm getirecektir. Bu proje Aydın Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile Buharkent Belediyesinin katkıları, İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün teknik takibi ile hayata geçirilmesi yönüyle de devlet, yerel yönetim, üretici iş birliğinin somut bir örneği olmuştur" dedi. "Dünyanın en iyi inciri bizim bölgemizde yetişmektedir" Kurdele kesiminde konuşan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, yaptığı konuşmada, "Başta Mehmet Erol olmak üzere hepinizi tebrik ediyorum. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Dünyanın en iyi inciri bizim bölgemizde yetişmektedir. En önemli özelliği de stratejik bir ürün olmasıdır. Çok kıymetli ve değerlidir. Çok önemli bir adım attınız. İnşallah sizin sayenizde de diğer ilçelerde de beraber örnek olacak, beraber tekrar devam edeceğiz. Bu konuda ben her türlü desteği vermeye hazırım" dedi. 900 ilek fidanı toprakla buluşturuldu Proje kapsamında Ortakçı Mahallesi’nde 17 dönümlük alanda kurulan 1. Etapta 400 adet, Feslek Mahallesi’nde 20 dönümlük alanda kurulan 2. Etapta ise 500 adet ilek fidanı toprakla buluşturuldu. Modern damlama sulama sistemiyle desteklenen bahçelerde, sürdürülebilir ve verimli üretim hedefleniyor. İlek bahçelerinde üretilecek sağlıklı ve kaliteli ilekler sayesinde ilçedeki incir üretiminde döllenme kalitesinin artırılması, buna bağlı olarak ürün kalitesi ve rekoltenin yükseltilmesi amaçlanıyor. Program kapsamında açılış öncesinde üreticilere ayrıca İncir Araştırma Enstitüsü tarafından "İlekten incir bahçelerine bulaşan hastalık ve zararlılarla mücadele" konulu teknik sunum gerçekleştirildi. Tesis edilen ilek bahçeleri projesi ile "Taze İncirin Başkenti Buharkent" vizyonu doğrultusunda yerli üretimin güçlendirilmesi, üreticinin desteklenmesi ve tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması hedefleniyor. Feslek Mahallesi’nde bulunan 2. Etap İlek Bahçesi’nde gerçekleştirilen açılış törenine; Buharkent Kaymakamı Abdullah Emre Özefe, AK Parti Aydın Milletvekilleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem, Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz, ilçe tarım müdürleri, daire müdürleri, ziraat odası başkanları, incir üreticileri ile vatandaşlar katıldı.
Yeni yıl öncesi narenciyede yoğun hasat
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:26 Yeni yıl öncesi narenciyede yoğun hasat Türkiye’nin narenciye ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Adana’dan Rusya ve Ukrayna’nın yanı sıra birçok Avrupa ülkesine yeni yıl öncesi narenciye ihracatı gerçekleştirilirken, hasadın da yoğun olarak devam ettiği bildirildi. Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Adana’da narenciye hasadı yoğun olarak sürüyor. Kış mevsimi ve yeni yıl öncesi yurt genelinde olduğu gibi diğer ülkelerin de narenciye ürünlerine talebi arttı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere hasat sezonunun ortalarına yaklaşılan Adana’da ise narenciye bahçelerinde yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Bir taraftan bahçelerde narenciyeler işçiler tarafından bin bir emekle toplanırken, ihracatçılar da ürünlerini paketlemek için tesislerde fazla mesai yapıyor. Limon, mandalina ve portakal başta olmak üzere birçok narenciye ürününün yüzde 40’dan fazlası yurt dışına ihraç edildiği öğrenildi. "Buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Narenciyede hareketlilik var ancak geçmiş yıllara oranla hareketlilik azaldı. Narenciyede girdi maliyetleri yükseldiğinden dolayı bizim pazarlarımızın bir kısmını yanı başımızdaki Mısır ve Güney Afrika ülkeleri kaptı. O ülkelerde girdi maliyetleri çok düşük. Biz hareketliliği bu yıl geçen yıllardan daha fazla beklerken şu anda buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düşük" Hasadı yapılan ürünlerin yurt dışına ihraç edildiğini de anlatan Doğan, "Erkenci mandalina ürünlerinden çiftçimiz para kazanamadı. Limon grubu biraz para etti ama onda da soğuk nedeniyle fazla verim yok. Aralık ayının sonunda W.Murcott mandalina ve geççi portakallar çıkacak. Bunlar da yine yurt dışına gidecek. Meyve şu anda satılıyor ama geçen seneki fiyatların altında gidiyor. En büyük pazarımız Rusya, Ukrayna, Balkan ülkeleri ve Avrupa ülkeleri. Şu anda hasadı yapılan ürünler yurt dışına gitmekte. Fiyatlar yüksek olsaydı çiftçimiz daha çok para kazanacaktı" dedi. En fazla siparişin Rusya ve Ukrayna’dan geldiğini belirten ihracatçı Hüseyin Daş, genel anlamda sipariş fazlalığı olduğunu söyledi. Daş ayrıca 9 günlük tarım aracılarının grevi ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin ihraç tarihlerini geç belirlemesinin malların birikmesine ve fiyatın düşmesine yol açtığını kaydetti.
Reel Kesim Güven Endeksi Aralık ayında 0,5 puan arttı
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:19 Reel Kesim Güven Endeksi Aralık ayında 0,5 puan arttı Aralık ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 0,5 puan artarak 103,7 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Aralık ayı İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini paylaştı. Aralık ayında İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren 1799 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2025 yılı Aralık ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 0,5 puan artarak 103,7 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, gelecek üç aydaki üretim hacmi, mevcut mamul mal stoku, genel gidişat ve gelecek üç aydaki toplam istihdama ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, mevcut toplam sipariş miktarı, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, sabit sermaye yatırım harcaması ve son üç aydaki toplam sipariş miktarına ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre değişmeyerek 100,8 seviyesinde gerçekleşti. Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacminde artış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında ve iç piyasa sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin ise azalış bildirenler lehine döndüğü görüldü. Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre güçlendiği, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üstünde olduğunu bildirenler lehine olan seyrin ise zayıfladığı gözlendi. Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve iç piyasa sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre güçlendiği, ihracat sipariş miktarında artış bekleyenler lehine olan seyrin ise zayıfladığı görüldü. Gelecek üç aydaki istihdama ilişkin azalış yönlü beklentilerin artış bekleyenler lehine döndüğü, gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise bir önceki aya göre zayıfladığı gözlendi. Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler ile son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin ise güçlendiği gözlenmektedir. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 33,0 seviyesinde gerçekleşti. İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha kötümser olduğunu belirtenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü.
Aydem Perakende ve Gediz Perakende, ‘Ses Analizi’ sistemiyle ayda ortalama 100 bin çağrıyı analiz ediyor
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:08 Aydem Perakende ve Gediz Perakende, ‘Ses Analizi’ sistemiyle ayda ortalama 100 bin çağrıyı analiz ediyor Aydem Enerji’nin elektrik perakende şirketleri Aydem Perakende ve Gediz Perakende, yapay zekâ destekli ‘Ses Analizi’ sistemiyle ayda ortalama 100 bin çağrıyı analiz ediyor. Şirket, bu çalışmasıyla son olarak IDC Türkiye Future Enterprise Awards 2025’te "Best Digitally Enabled Ecosystem Project of the Year" ödülünün sahibi oldu. Aydem Perakende ve Gediz Perakende, çağrı merkezi operasyonlarında devreye aldığı yapay zeka tabanlı ‘Ses Analizi’ projesiyle müşteri görüşmelerini sistematik biçimde inceleyerek, süreçlerini daha bütünsel ve veri odaklı yönetiyor. Aylık ortalama 100 bin çağrıyı kapsayan proje ile tüm müşteri görüşmeleri konuşma tanıma teknolojileriyle metne dönüştürülüyor; içerik, iletişim kalitesi, süreç uyumu ve konu başlıkları üzerinden analiz ediliyor. Projenin devreye alınmasından önce çağrı kayıtlarının sınırlı bir bölümü manuel olarak incelenebilirken, yeni sistemle görüşmelerin tamamı yapısal analiz kapsamına alınmış oldu. 100’den fazla konu başlığı sınıflandırılabiliyor ‘Ses Analizi’, müşteri görüşmelerinin tek bir merkezde toplanarak bütüncül bir yapıda incelenmesini sağlayan gelişmiş bir analiz altyapısı sunuyor. Görüşmeler yapay zeka tabanlı teknolojilerle metne dönüştürülüyor, ardından içerik özelliklerine göre 100’den fazla konu başlığında sınıflandırılarak ilgili birimlere eş zamanlı bildirim iletiliyor. Temsilcilerin iletişim performansı, standart kriterler çerçevesinde otomatik olarak değerlendiriliyor; konuşma dengesi, sessizlik oranı ve etkileşim kalitesi gibi iletişim parametreleri düzenli biçimde izleniyor. Aydem Enerji Perakende Grubu Genel Müdürü Mustafa İren, projeye ilişkin şunları söyledi: "Ses Analizi projemiz, müşteri temas noktalarından elde edilen verilerin bütüncül ve sistematik bir biçimde ele alınmasını sağlayan önemli bir dönüşüm adımı oldu. Tüm çağrıların analiz sürecine dahil edilmesi, operasyonlarımızın daha görünür ve ölçümlenebilir bir yapıya kavuşmasına imkan tanıyor. İlk görüşmede sonuçlanmayan başvurular için oluşturduğumuz kök neden analizleri, iyileştirme alanlarını somut biçimde ortaya koyarak otomatik aksiyon mekanizmalarının devreye alınmasını mümkün kılıyor. Bu yaklaşım, süreçlerimizin daha tutarlı yönetilmesini desteklerken, çağrı merkezi işleyişimizi talep odaklı bir modelden çıkararak veri analizinin ve süreç takibinin merkezde olduğu bir müşteri deneyimi yapısına taşıyor." Ulusal ve uluslararası arenada prestijli ödüller Proje ulusal ve uluslararası ödüllere de layık görülüyor. ‘Ses Analizi’ son olarak, IDC Türkiye Future Enterprise Awards 2025’te ödül kazandı. Şirketlerin dijitalleşme projelerini bütüncül bir çerçevede inceleyen IDC, 90 kurumun sunduğu toplam 258 projeyi değerlendirdi. Proje, "Best Digitally Enabled Ecosystem Project of the Year" ödülüne layık görüldü. Proje, daha önce de Future of AI & Cloud Summit kapsamında "Best Data & Advanced Analytics Project of the Year" seçilmişti.
Aylık ortalama işgücü maliyeti 45 bin 777 TL oldu
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:05 Aylık ortalama işgücü maliyeti 45 bin 777 TL oldu İşgücü Maliyeti İstatistikleri sonuçlarına göre, 2024 yılında aylık ortalama işgücü maliyeti 45 bin 777 TL olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı İşgücü Maliyeti İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, 2024 yılında aylık ortalama işgücü maliyeti 45 bin 777 TL olarak gerçekleşti. İşgücü maliyetinin en yüksek olduğu sektör finans ve sigorta faaliyetleri oldu Finans ve sigorta faaliyetleri sektörü, 119 bin 868 TL ile aylık ortalama işgücü maliyetinin en yüksek olduğu sektör oldu. Bu sektörü, 94 bin 96 TL ile bilgi ve iletişim ve 67 bin 397 TL ile eğitim sektörü izledi. İnşaat sektörü ise 26 bin 47 TL ile aylık ortalama işgücü maliyetinin en düşük olduğu sektör oldu. Bu sektörü 29 bin 460 TL ile konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri ve 30 bin 929 TL ile gayrimenkul faaliyetleri sektörleri takip etti. İşgücü maliyeti bileşenleri içinde brüt kazancın payı yüzde 85,7 oldu İşgücü maliyeti içinde brüt kazancın payı yüzde 85,7, sosyal güvenlik ödemelerinin payı yüzde 13,9 ve diğer işgücü maliyeti ödemelerinin payı yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Çalışılan süreler için yapılan düzenli ödemelerin kazanç içindeki payı yüzde 78,4 oldu Çalışılan süreler için yapılan düzenli ödemeler yüzde 78,4’lük oranla kazanç bileşenleri içinde en büyük paya sahip oldu. Çalışılan süreler için yapılan düzensiz ödemelerin payı yüzde 9,9 olarak gerçekleşirken çalışılmayan süreler için yapılan ödemelerin payı yüzde 8,6 oldu. Ayni ödemelerin kazanç içindeki payı yüzde 2,7 olarak gerçekleşti. Tasarruf sandıklarına yapılan ödemelerin payı ise yüzde 0,4 oldu. Sosyal güvenlik ödemeleri içinde zorunlu ödemelerin payı yüzde 84,3 oldu Sosyal güvenlik ödemeleri içinde en büyük payı yüzde 84,3 oranıyla zorunlu sosyal güvenlik ödemeleri alırken, gönüllü sosyal güvenlik ödemelerinin oranı yüzde 0,7 olarak gerçekleşti. Kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin oranı ise yüzde 15,0 olarak gerçekleşti.
Aksa Enerji’nin Gana Kumasi Santrali’nde ticari üretim başladı
25 Aralık 2025 Perşembe - 09:49 Aksa Enerji’nin Gana Kumasi Santrali’nde ticari üretim başladı Aksa Enerji, Gana’da inşa ettiği 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin ilk fazında kısmi ticari üretime başladı. Uzun vadeli ve ABD doları bazlı garantili satış anlaşması kapsamında hayata geçirilen santral, Gana’nın artan elektrik talebinin karşılanmasına ve ulusal şebeke istikrarının güçlendirilmesine katkı sağlayacak. 7 ülkede 11 santral operasyonu yürüten ve 3 bin MW’ı aşan kurulu güce sahip Aksa Enerji, Gana’da inşa ettiği toplam 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’nde ilk fazda kısmi ticari üretime başladı. Santralin 2026 yılı ocak ayında 130 MW kapasiteyle basit çevrim olarak, ilk çeyrek dönemde ise 179 MW kapasite ile kombine çevrim olarak faaliyete geçmesi planlanıyor. Santralin 171 MW kurulu gücü kapsayan ikinci fazına yönelik çalışmalar ise planlanan takvim doğrultusunda sürdürülüyor. Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Afrika, Aksa Enerji’nin Türkiye ve KKTC’de yetkinliğini kanıtlamış mühendislik gücünü, teknik uzmanlığını ve operasyonel becerisini küresel ölçekte sergilediği en stratejik bölgelerin başında geliyor. Gana’da uzun vadeli bir vizyonla sürdürdüğümüz yolculuğumuzda, 370 MW kurulu güce sahip Tema Santralimizi 9,5 ay gibi rekor bir sürede devreye alarak sektörde önemli bir eşiği geride bırakmıştık. Bugün ise Kumasi’de hayata geçirdiğimiz yeni santral yatırımımızla bu başarıyı bir üst seviyeye taşımanın haklı gururunu yaşıyoruz. Toplam 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimiz, sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizin en kritik yapı taşlarından biridir. Finansmanından inşasına, işletmesinden bakımına kadar tamamen Aksa Enerji’nin üstlendiği bu ’entegre model’ sayesinde, Gana için sadece bir tesis değil, kalıcı bir enerji altyapısı ve uzun vadeli ekonomik değer inşa ediyoruz. Kumasi Santrali ile bir yandan Aksa Enerji’nin küresel büyüme hedeflerine hizmet etmekten, diğer yandan Türkiye ile Afrika arasındaki ekonomik köprüleri daha da derinleştirmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz." Uzun vadeli enerji yatırımıyla Gana’da enerji arz güvenliğine katkı Toplam 350 MW kurulu güce sahip Kumasi Santrali, Gana’nın artan elektrik talebinin karşılanması ve ulusal şebeke istikrarının güçlendirilmesi açısından stratejik projeler arasında yer alıyor. İletim sistemine entegrasyon, test çalışmaları ve kademeli devreye alma süreçlerinin ardından ilk fazda ticari üretime başlayan santral, kapasite artışlarıyla birlikte ülkenin enerji arz güvenliğine sürdürülebilir katkı sağlamayı hedefliyor. Şirket, Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalarda uzun vadeli enerji satış anlaşmalarına dayalı yatırım modeliyle sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini hayata geçiriyor. Şirket, Kumasi Santrali kapsamında 20 yıl süreli, ABD doları bazlı garantili satış anlaşması ile bölgedeki varlığını güçlendirmeyi hedefliyor. Böylece şirketin yerel istihdama, enerji arz güvenliğine ve toplumsal gelişime katkısının da artacağı belirtildi.
Perakende ve tedarik zincirinin paydaşları bir araya geldi
25 Aralık 2025 Perşembe - 09:24 Perakende ve tedarik zincirinin paydaşları bir araya geldi İstanbul Ticaret Odası Perakende Komitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 4’üncü İstişare Programı, perakende ve tedarik zincirinin tüm paydaşlarını aynı masada buluşturdu. Cemile Sultan Korusu’ndaki toplantıda sektörün bugünü ve geleceği tüm detayları ile masaya yatırıldı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Perakende Komitesi, sektörün yapısal sorunlarını ve dönüşüm ihtiyacını ele almak amacıyla düzenlediği 4’üncü İstişare Programı ile perakende dünyasının nabzını tuttu. İTO Perakende Komitesi Başkanı Yavuz Altun’un ev sahipliğinde Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirilen toplantı, kapsamı ve katılımcı profiliyle bir istişare buluşmasının ötesine geçerek adeta bir sektör zirvesi niteliği taşıdı. İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer ve E-İhracat Daire Başkanı Hasan Önal’ın da yer aldığı zirve, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Toplantıya; İTO Perakende Komitesi üyelerinin yanı sıra il ticaret ve tarım müdürleri, Mega Center Başkanı Kemal Altınkılıç, PERDER üyeleri, tedarikçiler ve perakendeciler katıldı. Zirve, karar verici isimlerle sahadaki aktörleri aynı zeminde buluşturmayı başardı. Sorunlar ve çözümler konuşuldu "Karşılıklı sürdürülebilirlik" yaklaşımıyla kurgulanan toplantıda; perakendeci-tedarikçi ilişkilerinin daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulması, maliyet baskıları, fiyatlama dengeleri, raf yönetimi, lojistik verimlilik ve tedarik zincirinin yeniden yapılandırılması gibi başlıklar bütüncül bir perspektifle ele alındı. Katılımcılar, kendi alanlarından somut veriler ve saha deneyimleriyle toplantıya katkı sundu. Program kapsamında NielsenIQ tarafından yapılan sunumda; Türkiye perakende sektörünün mevcut durumu, büyüme eğilimleri, kategori bazlı performanslar ve tüketici davranışlarındaki değişim detaylı verilerle aktarıldı. Sunumun, sektörün sezgiyle değil veriyle yönetilmesi gerektiği konusunda önemli bir çerçeve sunduğu aktarıldı. Dijitalleşme, lojistik ve e-ihracat öne çıktı Toplantının öne çıkan gündem maddeleri arasında; dijital dönüşümün perakende operasyonlarına etkisi, lojistik maliyetlerin düşürülmesi, tedarik zincirinde teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması ve e-ihracatın perakende sektörü için sunduğu yeni fırsatlar yer aldı. Özellikle kamu, özel sektör ve oda yapıları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. "Geleceği bu masalar belirliyor" İTO Perakende Komitesi Başkanı Yavuz Altun, toplantının ardından yaptığı değerlendirmede, istişare kültürünün önemine dikkat çekti. Altun, sektörün tüm taraflarını aynı masada buluşturmanın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayarak, bu toplantıların perakendenin geleceğine yön verdiğini ifade etti. Altun, "Ülkemize ve sektörümüze katkı sağlamak, perakende dünyasını daha sağlam temeller üzerine inşa etmek amacıyla bir araya geldik. Bu buluşma, sadece bir toplantı değil; perakendeci ve tedarikçi dostlarımızın geleceğe yön vereceği bir vizyon platformu oldu. Karşılıklı sürdürülebilir başarı modellerini hep birlikte ele aldık. Çok yoğun katılımlı ve derinlemesine analizlerin yapıldığı bu anlamlı günde tüketicilerimize nasıl daha uygun daha kaliteli ürün sağlayabiliriz üzerine konuştuk, teveccühlerinden dolayı tüm sektör paydaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Recep Denizer: "Hamsi Türk karasularını terk etti"
25 Aralık 2025 Perşembe - 09:21 Recep Denizer: "Hamsi Türk karasularını terk etti" Karadeniz’in simgesi hamsinin Türk karasularını terk ederek avını bu yıl erken tamamladığı ve bundan sonraki süreçte Türk balıkçıları tarafından Gürcistan ve Abhazya açıklarında avlanacağı belirtildi. Yaklaşık 150 yıldan fazla dededen toruna balıkçılık sektöründe uğraş veren Denizer Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Recep Denizer, bugünlerde hamsinin Türk karasularında avının bittiğini ve göçünü erken tamamladığını belirterek bundan sonra Gürcistan’da ve Abhazya’da avlanacağını kaydetti. "Bütün hamsi piyasaya girince fiyatlarda inanılmaz düşüşler yaşandı" Bu sezon hamsi avının bir anda yoğun olarak yapılınca bütün hamsinin piyasaya girmesiyle fiyatlarda önemli düşüşler yaşandığını belirten Denizer, "Bugünlerde hamsi bizim karasularımızda tamamen artık tükendi. Hamsi göçünü erken tamamladı. Bundan sonra hamsi Gürcistan’da ve Abhazya’da avlanacak. Oralara belgeli ve ruhsatlı olarak giden balıkçı tekneleri bundan sonra ne kadar tutar, nasıl tutar ben de bilemiyorum. Ama inşallah herkesin yüzü güler. Geçen yıllara oranla Karadeniz’de istenilen düzeyde avcılık olmadı. Vatandaşa 50 TL’ye hamsi yedirebilmek için uğraş verirken, balıkçı tekneleri de kazançlarını en güzel şekilde elde etmek ister. Sabahlara kadar, akşamlara kadar emek veren gemicilerimiz, insanlarımız ve tekne sahiplerimiz var. Kolay değil tabii. Bizi dışarıdan farklı görüyorlar, buna üzülüyoruz. Her şeyin hayırlısı olsun diyoruz. Önemli olan; balıkçı teknelerinde çalışan, emek veren tayfaların ve tekne sahiplerinin geçimlerini en iyi şekilde sağlayabilmesidir. Biz balık komisyoncusuyuz; olursa satarız, olmazsa satmayız" dedi. "Hamsiyi karasularımızın kıyı bölgelerinde avlayamadık" Hamsiyi karasularımızın kıyı bölgelerinde avlayamadıklarını bundan dolayı da masrafları arttırdığına dikkat çeken Denizer, "Bu mevsimde göçünü tamamlayan hamsiler oluyor. Biz hamsiyi kendi karasularımızın kıyı bölgelerinde avlayamadık. Tekneler 3-3,5 buçuk saat açığa giderek avlandı. Yani orta sulardan devam edip Gürcistan’a doğru göçünü erken tamamladı. Hava yeni soğumaya başladı. Eğer hamsi bizim burada kalsaydı, kendi kıyı sularımıza gelmiş olsaydı ve biz bunu 1-1,5 ay daha avlayabilseydik, çok daha güzel olurdu. Mazot masrafımız azalır, sıkıntı yaşanmazdı diye düşünüyorduk. Ancak 3-3,5 buçuk saat açıkta avlanınca, sürekli gidip gelen tekneler yaktıkları mazotla birlikte masraflarını bile karşılayamadı. İnşallah bundan sonra daha iyi olur diyoruz" diye konuştu. "Şoklanmış hamsiyi aldıkları gün tüketsinler" Denizde şoklanmış hamsilerin tüketilmesinde bir sakınca olmadığını belirten Denizer, "Denizde şoklanmış olan hamsileri vatandaşlarımızın yemesinde hiçbir mahsur yoktur; çok harika hamsilerdir, denizde şoklanmıştır. Tavsiyem, alınan hamsilerin o gün tüketilmesidir. Sağlıkla, afiyetle yesinler; hiçbir problem olmaz. Ancak bekletilip bir gün sonra tüketilirse sıkıntı oluşturabilir. Alındığı gün tüketilirse hiçbir problem olmaz" şeklinde konuştu.
Siirtli çiftçilere 25 bin fıstık ve 4 bin 300 adet Trabzon Hurması fidanı dağıtıldı
24 Aralık 2025 Çarşamba - 17:27 Siirtli çiftçilere 25 bin fıstık ve 4 bin 300 adet Trabzon Hurması fidanı dağıtıldı Siirt’te Vali Kemal Kızılkaya’nın katılımıyla hayata geçirilen iki proje kapsamında çiftçilere 25 bin 700 adet fıstık ve 4 bin 300 adet Trabzon Cennet Hurması dağıtıldı. Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, Tarım Müzesi ve Eğitim Merkezi’nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, kentin tarımsal üretim ve hayvancılık alanlarında sahip olduğu potansiyel ile ekonomik ve sosyal açıdan büyük bir öneme sahip olduğunu söyledi. Tarımsal desteklemeler ve kırsal kalkınma projeleriyle çiftçilere önemli katkılar sağlamakta, hayata geçirdikleri yeni projelerle bu alanlarda daha da ileriye gitmeyi hedeflemekte olduklarını belirten Kızılkaya, Siirt ekonomisinin temel dinamikleri arasında yer alan tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla; Tarım ve Orman Bakanlığı himayelerinde, valiliğin güçlü destekleriyle çok yönlü projeler yürütmekte olduklarını dile getirdi. Bugün itibarıyla 410 bin dekar alanda yaklaşık 30 bin ton üretimle Siirt fıstığında Türkiye birinci olduklarını belirten Vali Kızılkaya, "2002 yılında 40 bin dekar olan Siirt fıstığı üretim alanımız, bugün 400 bin dekarın üzerine çıkmıştır. Sulama projeleri ve modern yetiştirme teknikleriyle, yaklaşık 30 bin ton seviyesindeki üretimi 50 bin tona yükseltmeyi hedefliyoruz. 2024 yılı TÜİK verilerine göre ilimizde; 6 bin 540’ı meyve veren, 16 bin 837’si verim çağında olmayan toplam 23 bin 377 Trabzon Hurması ağacı bulunmaktadır. Toplam 676 dekar alanda gerçekleştirilen üretimle 2024 yılında 153 ton Trabzon Hurması elde edilmiştir. Valiliğimizin destek ve himayelerinde, İl Özel İdaresi projeleri kapsamında yürütülen Siirt Fıstığı Geliştirme Projesi çerçevesinde; yüzde 60’ı Özel İdare bütçesinden, yüzde 40’ı çiftçi katkısından karşılanmak üzere toplam 1 milyon 542 bin TL kaynak ayrılmış olup, bu kapsamda 25 bin 700 adet fıstık fidanını bugün üreticilerimizle buluşturuyoruz" dedi. Vali Kızılkaya, aynı şekilde uygulanan Trabzon Hurması Geliştirme Projesi kapsamında ise; yüzde 60’ı Özel İdare bütçesinden, yüzde 40’ı çiftçi katkısından olmak üzere toplam 1 milyon TL tutarında destek sağlanmış ve 4 bin 300 adet Trabzon hurması fidanının dağıtımı gerçekleştirilmekte olduğunu söyleyerek, "Son 6 yıl içerisinde; Bitkisel üretim alanında 819 milyon 336 bin TL hayvansal üretim alanında ise 450 milyon 164 bin TL tutarında destekleme ödemesi gerçekleştirilmiştir. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında yalnızca 2025 yılında, 114 projeye 134 milyon 382 bin TL destek sağlanmıştır. Son 5 yılda; Tarım Arazilerinin Yaygınlaştırılması Projesi kapsamında 340 bin 725 adet, İl Özel İdaresi projeleri kapsamında 226.500 bin adet olmak üzere, toplamda 567 bin 225 adet Siirt fıstığı fidanı dağıtımı yapılmıştır. Bugün ise bu çalışmalara ilave olarak 25 bin 700 adet fidanı daha üreticilerimizle buluşturuyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından programa katılan çiftçilere fidanların dağıtımı gerçekleştirildi.
Edirne’de mera ıslah projeleri ile hayvancılığa destek
24 Aralık 2025 Çarşamba - 16:54 Edirne’de mera ıslah projeleri ile hayvancılığa destek Edirne’nin Keşan ve Havsa ilçelerinde hayvancılığın geliştirilmesi, mera alanlarının verimliliğinin artırılması ve üreticilerin kaba yem ihtiyacının karşılanması amacıyla yürütülen Mera Islah ve Amenajmanı Projesi kapsamında çalışmalar aralıksız devam ediyor. Keşan ilçesine bağlı Karahisar köyünde projeyle ilgili toplam 25 dönüm mera alanında ıslah çalışmaları sürdürülüyor. Geçtiğimiz yıl mera verimliliğini artırmak amacıyla ön bitki olarak yulaf ekimi yapılan alanda, bu yıl 7’li karışım mera otu ekimi gerçekleştirildi. Ekim çalışmaları, modern tarım tekniklerinden biri olan drone destekli ekim yöntemi kullanılarak yapıldı. Karahisar Köyü Muhtarı Cavit Ateş, "Geçen yıl yapılan ekipleri çok iyi verim aldık. Bu yıl da biraz daha fazla alana ekim yaparak hayvancılığa katkı yapmak için ekimi gerçekleştirdik. Bize bu imkanı sağlayan il müdürlüğümüze ve bakanlığımıza saygı sunuyoruz" dedi. Taptık köyünde suni mera alanı 600 dekara ulaşıyor Havsa ilçesine bağlı Taptık köyünde ise Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nce desteklenen proje çerçevesinde altılı karışım mera otu tohumu ekimi yapıldı. Bu yıl 400 dekar alanda gerçekleştirilen ekim çalışmalarıyla birlikte, daha önce ekimi tamamlanan 200 dekar alanla, köyde toplam 600 dekar suni mera alanı oluşturulmuş olacak. Mera ekim çalışmalarına; Havsa Kaymakamı Oğuzhan Aksoy, İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, İl Müdür Yardımcısı Volkan Diriker, Havsa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Doğan, Havsa Ziraat Odası Başkanı Bülent Uzel, Çayır, Mera ve Yem Bitkileri Şube Müdürü Metin Özkan, teknik personel ve üreticiler katıldı. Tohum ve gübre desteği Proje kapsamında Taptık köyünde yürütülen çalışmalar için 8 ton gübre, 4 ton yulaf tohumu, 2 ton altılı karışım mera otu tohumu kullanılarak toplam 600 dekarlık suni mera alanı tesis edilecek. Ekim çalışmalarının ardından yetkililer, köy kahvesinde üreticilerle bir araya gelerek vatandaşların talep ve önerilerini dinledi, karşılıklı istişarelerde bulundu. Yürütülen çalışmalarla mera alanlarının ıslah edilmesi, sürdürülebilir hayvancılığın desteklenmesi, üreticilerin kaba yem ihtiyacının karşılanması ve yem maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor. Yetkililer, mera ıslah projelerinin Edirne genelinde artarak devam edeceğini vurguladı.