EKONOMİ
Araç sahiplerine kaza sonrası değer kaybı uyarısı: "Telefonla arayanlara itimat etmeyin" 04 Nisan 2026 Cumartesi - 10:01:27 Trafik kazalarının ardından araçlarda oluşan değer kaybına ilişkin uyarılarda bulunan uzmanlar, sürücülerin süreci bilinçli yönetmesi gerektiğini belirterek, özellikle kazadan sonra telefonla ulaşan kişilere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Her gün binlerce aracın karıştığı kazalardan sonra meydana gelen değer kayıplarının önüne geçmek adına yeni düzenlemelerle birlikte değer kaybı birçok kritere göre belirlenecek. Oto Ekspertiz Uzmanı Şenol Uysal, kazalarının ardından araçlarda oluşan değer kaybına ilişkin uyarılarda bulundu. Uysal, "Araçların karışmış olduğu kazalarda önce trafik raporu tutulur. Kimin suçlu, kimin suçsuz olduğu trafik bilirkişi raporları hazırlanır. Daha sonra araçların değer kaybını öğrenmek için daha önce araçlarda boya var mı, yok mu, önceden bir hasarı var mıydı, yok muydu gibi noktalara göre değerlendirilir. Mesela boyasız, hatasız, boyasız bir arabada kaza yaptığında iki parçası değiştiğinde, şaselerinde herhangi bir işlem olduğunda, hava yastığının açmış olmasıyla değer kaybının niteliği fiyatı değişir. İki değişenin arabada mesela 1 milyonluk bir araçta, 100 bin ile 150 bin lira değer kaybı olursa hava yastığının açmasında bu değer kaybı 200-250 bine çıkar. Şaselerin de işlem olmasıyla birlikte 300 bini bile bulur. Bu şekilde mesela 300 bin lira zarar ediyorsa, aracını 700 bin liraya satmak zorunda kalır. Ama bu aracı yaptıracak kişi, hava yastığını, şaselerini değişen parçalarını yaptırmak için bir 200 bin liraya kadar harcayabilir. Toplam değer kaybı ise 500 bin lira olacak. Yani 1 milyonluk bir aracı yaklaşık 500 bin liraya düşecek. Küçük bir kazada bile hava yastığını açmasında, şaselerin, airbaglerin işlemli olmasında zarar büyür. Bu zararı sürücülerden sigorta şirketlerinden veya belli yerlerden tahsil edilecek" dedi. "Araç üzerindeki parçalardan parçalar önce mi sonra mı etkilendiğini kontrol edebiliriz" Kazaya karışan aracın daha önceki işlemlerinin ekspertiz tarafından tespit edilebileceğine değinen Şenol Uysal, "Kazaya karışan araç üzerindeki parçalardan parçalar önce mi sonra mı etkilendiğini önce boya olup olmadığını biz o kazalı parçaların üzerinde kontrol edebiliriz. Mesela çamurluk ezildi ama daha önce boyanmış mı, boyanmamış mı, değişmiş mi, değişmemiş mi kontrol edebiliriz. Şasenin kazadan etkilendiğini yeni mi veya daha önce olduğunu da söyleyebiliriz. Bu şekilde durum değer tespiti yapılır. Böylelikle en uygun şekilde işlemler yapılır" şeklinde konuştu. "Tespit edildikten sonra da avukat yoluyla dava açılması lazım" Kaza sonrası dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Uysal, "Kazadan sonra bir sürü bilinmeyen kişi, telefonla arıyor kazaya karıştığında ‘biz yardımcı olalım, biz size işte değer kaybınızı alırız’ gibi, kesinlikle onlara itimat etmesinler. Kendi avukatlarıyla görüşsünler. Herhangi bir özel avukatla görüşsünler. Avukat onlara ne yapacağını, ne yapması gerektiğini söyleyecek. Vatandaşın düzgün ekspertizlere gitmesi lazım. O ekspertizlerde aracın önceki durumu ve şu andaki durumunu tespit ettirmeleri lazım. Bunlar tespit edildikten sonra da avukat yoluyla dava açılması lazım bunlara da bu şekilde zararını tazmin edebilir. Yani aracın hasar kaydı oluşuyor, hasar kaydı girilecek, bunlar büyük değer kayıpları. Parça değişimi, şase işlemi, hava yastığındaki patlamalar ve değişimi, arabanın boyasız bir arabanın değişen parçalarının olması bunlar hepsi değer kaybına ekleniyor. Bunlar tek tek takip edilmeli" diye konuştu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 09:58 Atık deriler yeniden ekonomiye kazandırılıyor Samsun’da sıfır atık kapsamında, çöpe gitme aşamasındaki deri ürünler değerlendirilerek çanta, giysi ve aksesuara dönüştürülüyor. İlkadım Belediyesi öncülüğünde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında, İlkadım Halk Eğitim Merkezi usta öğreticisi Çiğdem Erdoğan, kursiyerleri ile birlikte eskimiş ve atık duruma gelmiş deri ürünlere yeniden değer kazandırıyor. Mont ve giysilerden elde edilen deriler, kurtarılabilecek durumdaysa yeniden giysiye; değilse çanta, kadın aksesuarı ya da süs eşyasına dönüştürülüyor. Deri ile diğer atık malzemelerin birleştirilmesiyle ortaya çıkan ürünler, hem şıklığı hem de kaliteyi yansıtırken israfın da önüne geçiyor. Atık durumdaki deri malzemeleri değerlendirerek yeniden kullanıma sunduklarını belirten Çiğdem Erdoğan, "Ölmeye yüz tutmuş mesleklerden biri olan deri işlemeciliği, ilk çağlardan itibaren hayatımızda var. Sıfır Atık Projesi kapsamında biz de deri alanına katkı sunmak istedik. Kursiyerlerimizle birlikte parça derilerden günlük hayata uygun takılar, tokalar, giysiler, çantalar ve evde kullanılabilecek aksesuarlar ile tablolar ürettik. Deriyi, toz halinden ince ip formuna kadar farklı şekillerde değerlendirebiliyoruz. Dergi sayfalarından yararlanarak kalıplar oluşturduğumuz çantalar yaptık ve bu sayfaları deriyle bütünleştirdik. Eski deri ceketleri değerlendirdik. Kadınların giyim ve aksesuarda önem verdiği deri ürünlerle biz de katkı sunmak istedik" dedi. "Deri nemden etkilenip tamamen dökülmediyse geri dönüştürülebilir" Deri ürünlerin nemden etkilenmediği sürece geri dönüştürülebileceğini vurgulayan Erdoğan, "Geri dönüşümle yaptığımız çantaları daha önce bakanlıklara gönderdik ve çok beğenildi. Millet olarak el işçiliğine önem veriyoruz. Gönderdiğimiz kişilerden de olumlu geri dönüşler aldık. Önceden anneannelerimizin yaptığı ‘kırk yama’, günümüzde patchwork olarak bilinen teknikleri deride de uyguluyoruz. Yakaları çevirerek veya farklı aksesuarlarla değiştirerek yeni ürünler ortaya çıkarabiliyoruz. Mutlaka bir dönüşümü oluyor. Eğer deri nemden etkilenip tamamen dökülmemişse, bunu farklı aksesuarlara ya da tekrar giyilebilir ürünlere dönüştürebiliyoruz" diye konuştu. Atık derilerden üretilen ürünler, vatandaşlar tarafından da ilgi ve beğeniyle karşılanıyor.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 09:39 Adana’da şiddetli yağış şantiyeleri vururken, Bakız İnşaat’ın altyapısının farkı tekrardan dikkat çekti Adana’da Şubat ayındaki sel felaketinin ardından yeniden etkili olan şiddetli yağış, kent genelinde birçok şantiye ve inşaat alanını olumsuz etkilerken güçlü drenaj sistemleri ve modern altyapı planlaması sayesinde Bakız İnşaat’ın projesinde su birikintisi dahi oluşmadı. Meteoroloji’nin uyarılarının ardından kentte başlayan ve aralıksız devam eden şiddetli yağışın ardından özellikle yeni yapılaşmanın yoğun olduğu Karahan Şambayadı ve Kabasakal bölgelerinde su tahliye sistemlerinin yetersiz kalması nedeniyle şantiye alanlarını ve siteleri su bastı. Birçok noktada araçlar ve malzemeler su altında kalırken, ekipler suyu tahliye etmek için yoğun çaba harcadı. Merkez Çukurova ilçesindeki özellikle yapımı devam eden birçok inşaat alanı ve bitmiş olan sitelerin zemin katlar ve otoparklarını su bastı. Kentte yaşanan bu olumsuz tablo karşısında, merkez Çukurova ilçesi Kabasakal Mahallesi’ndeki Turgay Canver ve Begüm Canver’in sahibi olduğu Bakız İnşaat’ın şantiyesinde ise durumun tamamen farklı olduğu gözlendi. Firma, projelerinde temelden itibaren büyük önem verdiği güçlü drenaj sistemleri ve modern altyapı planlaması sayesinde şiddetli yağıştan hiçbir şekilde etkilenmedi. Şantiyede, su birikintisi dahi oluşmadığı görülürken firma yetkilileri, mühendislik standartlarından ve altyapı kalitesinden taviz vermeden projelerine devam edeceğini belirtti. Öte yandan, firmanın Şubat ayındaki sel felaketi sonrası da şantiyelerinde herhangi bir olumsuzluk olmadığı gözlenmişti.
Kadooğlu Yağ’a Gaziantep’in Yıldızları ödülü
23 Aralık 2025 Salı - 09:39 Kadooğlu Yağ’a Gaziantep’in Yıldızları ödülü Kadooğlu Yağ, ihracat performansı ve uluslararası pazarlardaki istikrarlı büyümesiyle Gaziantep Sanayi Odası tarafından Gaziantep’in Yıldızları Ödül Töreni’nde ödüllendirildi. Yıl boyunca üretim gücü, kalite standartları ve sürdürülebilir ihracat yaklaşımıyla dikkat çeken Kadooğlu Yağ, bu anlamlı ödülle 2025 yılını bir başarıyla daha tamamlamanın gururunu yaşadı. Gaziantep Sanayi Odası’nın en prestijli organizasyonlarından biri olan Gaziantep’in Yıldızları, yıl boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından bir çok ödüle layık görülen Kadooğlu Yağ için ayrı bir anlam taşıyor. "Bu ödül, emeğimizin ve vizyonumuzun bir yansımasıdır" Kadooğlu Yağ Yönetim Kurulu Üyesi Azime Kadooğlu Akbulut, ödüle ilişkin değerlendirmesinde, "Gaziantep gibi üretim ve ihracat kültürü çok güçlü bir şehirde, Gaziantep Sanayi Odası tarafından böyle kıymetli bir ödüle layık görülmek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu ödül, sadece ihracat rakamlarımızın değil ekip ruhumuzun, kalite anlayışımızın ve uzun vadeli vizyonumuzun da bir göstergesidir. Yılın son ödülünü almak, bu başarıyı daha da anlamlı kılıyor. Başta çalışanlarımız olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. İhracatta istikrarlı büyüme vurgusu Kadooğlu Yağ, farklı coğrafyalara uzanan ihracat ağı, yüksek üretim kapasitesi ve güçlü tedarik zinciriyle Gaziantep’in ihracat başarısına katkı sunmaya devam ediyor. Firma, önümüzdeki dönemde de katma değerli üretim ve sürdürülebilir büyüme odağıyla uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Zorlu Enerji, genç kadınlara liderlik yolunu açıyor
23 Aralık 2025 Salı - 09:18 Zorlu Enerji, genç kadınlara liderlik yolunu açıyor Zorlu Enerji, Turkishe ve YeniBirLider iş birliğiyle hayata geçirilen "Liderlikte Kadın Yüz’ü" Programı ile Türkiye’nin farklı bölgelerinden 100 genç kadını 8 ay boyunca mentorluk, eğitim ve rol model buluşmalarıyla liderliğe hazırlıyor. Zorlu Enerji, Turkishe ve YeniBirLider iş birliğiyle hayata geçirilen "Liderlikte Kadın Yüz’ü" Programı, genç kadınların liderlik yolculuklarını desteklemeyi amaçlayan bütünsel bir gelişim modeli sunuyor. İstanbul’da düzenlenen lansman etkinliğiyle tanıtılan program, Türkiye’nin farklı bölgelerinden 18-30 yaş aralığındaki 100 genç kadını, 8 ay sürecek yapılandırılmış liderlik yolculuğuna çıkaracak. Şirketin Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımıyla uyumlu olarak tasarlanan program, genç kadınların erken yaşlarda mentorluk, rol model teması ve çok boyutlu liderlik deneyimiyle güçlenmesini hedefliyor. Program kapsamında katılımcılar; mentorluk görüşmeleri, eğitim modülleri, rol model buluşmaları ve proje geliştirme süreçlerini içeren uzun soluklu bir gelişim sürecine dahil olacak. Enerji sektöründe kapsayıcı dönüşüm Enerji sektörü, tarihsel olarak düşük kadın temsiliyle anılan alanlardan biri olmaya devam ediyor. Türkiye genelinde enerji sektöründe kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 12 seviyesinde bulunurken Zorlu Enerji Grubu, bu oranı kurum bünyesinde yüzde 26’ye taşıdı. Şirket, 2030 yılına kadar kadın istihdam oranını yüzde 30’un üzerine çıkarmayı hedefliyor. Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, programın kurumsal dönüşümle olan bağını şu sözlerle ifade etti: "Enerji dönüşümünü kapsayıcı ve eşit temsili önceleyen bir liderlik anlayışıyla, yatırımlar ve teknolojilerle birlikte ele alıyoruz. Bu bütüncül yaklaşım, dönüşümün kalıcı etkisini güçlendiriyor. ‘Liderlikte Kadın Yüz’ü’ Programı, genç kadınların potansiyellerini görünür kılmayı ve karar alma süreçlerine daha güçlü katılmalarını destekleyen önemli bir adım." Mentorluk, eğitim ve girişimcilik odağı Yapılan açıklamaya göre, programın mentorluk yapısı; C-level yöneticiler ve farklı sektörlerden liderlerin yer aldığı geniş bir mentor havuzuna dayanıyor. Eğitimler ise Mini MBA yaklaşımıyla kurgulandı. Liderlik, girişimcilik, sürdürülebilirlik, teknoloji, finansal okuryazarlık, iletişim ve kariyer tasarımı gibi başlıkları kapsayan programda, yıl boyunca ortalama 50 saatlik bir eğitim içeriği sunulacak. Girişimcilik odağı da programın ana bileşenleri arasında yer alıyor. Katılımcıların geliştirdikleri proje ve girişim fikirlerinin ekosistemle buluşturulması için mentorluk ağı ve partner kurumlarla temas imkânı sağlanacak. Etki ölçümü ve ölçeklenebilir yapı Programın sosyal etkisi, mentorluk görüşmeleri, eğitim katılımı, proje çıktıları, topluluk etkileşimi ve görünürlük artışı başlıklarını kapsayan çok boyutlu bir SROI modeliyle izlenecek. İlk yılın ardından modelin ölçeklenerek büyütülmesi hedefleniyor. Zorlu Enerji sponsorluğunda yürütülen "Liderlikte Kadın Yüz’ü" Programı, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin güçlü bir örneği olarak, genç kadın liderliğini destekleyen kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonuna katkı sunmayı amaçlıyor.
Dijitalleşen mali sistemde KURGAN süreci ETSO’da ele alındı
23 Aralık 2025 Salı - 09:18 Dijitalleşen mali sistemde KURGAN süreci ETSO’da ele alındı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile Erzurum Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) iş birliğinde, dijitalleşen vergi sisteminin önemli bileşenlerinden biri olan Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) kapsamında bilgilendirme semineri gerçekleştirildi. Seminere; Erzurum Defterdarı Selahattin Atabek, Erzurum SMMO Başkanı Aykut Özbek, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın, meslek mensupları ve mükellefler katıldı. Seminerde; KURGAN sisteminin işleyiş yapısı, Yapay zekâ destekli anlık analiz süreçleri, E-Fatura uygulamaları, Banka hareketleri ve beyannameler üzerinden yürütülen risk analiz mekanizmaları teknik boyutlarıyla ele alındı. Program kapsamında sunumlar, Ankara Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanı Arif Güloğlu ile Ankara Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkan Yardımcısı Fatih Tarım tarafından gerçekleştirildi. Sunumlarda, KURGAN sistemi üzerinden yürütülen analiz süreçleri ve risk göstergelerine ilişkin uygulamaya dönük bilgiler paylaşıldı. Programda konuşan ETSO Başkanı Saim Özakalın; Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinin vergi denetiminde belirleyici hâle geldiğini, E-Fatura, banka hareketleri ve beyannamelerin entegre değerlendirilmesinin risklerin erken tespitini sağladığını, Mükelleflerin daha dikkatli ve duyarlı hareket etmesinin cezai riskleri azalttığını, Mali kayıtların şeffaflığı ve doğru beyanın sürecin temel unsurları olduğunu, Meslek mensuplarıyla sağlıklı iletişimin kritik önem taşıdığını vurguladı. Seminerin sonunda Başkan Özakalın, misafir protokol üyeleri ile sunumları gerçekleştiren konuşmacılara hediye takdiminde bulundu.
ABD Başkanı Donald J. Trump, Haydar Çolakoğlu’nu kabul etti
23 Aralık 2025 Salı - 09:18 ABD Başkanı Donald J. Trump, Haydar Çolakoğlu’nu kabul etti ABD Başkanı Donald J. Trump, Haydar Çolakoğlu’nu Washington D.C.’de kabul etti. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump, Çolakoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Çolakoğlu’nu Washington D.C.’de kabul etti. Gerçekleşen görüşmede, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere ait genel değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşme sırasında Haydar Çolakoğlu, küresel ölçekte son 10 ayda 8 savaş bitiren Başkan Donald J. Trump’a, Ortadoğu’da barışın tesisi yönünde bugüne kadar en fazla katkı sunan ABD Başkanı olması dolayısıyla özel teşekkürlerini etti. Turkish American Steering Committee (TASC) Danışma Kurulu Üyesi olan Çolakoğlu, görüşmede Başkan Trump’a ABD-Türkiye ilişkilerine en fazla katkı sunan ABD başkanı olduğunu ifade etti. Çolakoğlu, Başkan Trump’ın görev süresi boyunca Türk-Amerikan ilişkilerine yönelik atılan adımların, iki ülke arasındaki diyalog ve karşılıklı anlayışın gelişmesine önemli katkı sunduğuna ilişkin kişisel değerlendirmesini paylaştı. İki müttefik ülke arasında son dönemde güçlenen olumlu atmosferin, stratejik ortaklık ruhu çerçevesinde, ekonomik ve ticari ilişkiler açısından önemli fırsatlar oluşturduğunu vurgulayan Haydar Çolakoğlu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Türkiye-ABD ticaret hacminin 100 milyar ABD dolarına yükseltilmesi hedefi kapsamına yönelik özel sektör perspektifiyle yürütülen kurumsal ve bireysel çabaları aktardı. ABD Başkanı Donald J. Trump ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’ye selamlarını iletti. Başkan Trump, Türk-Amerikan ilişkilerinin daha da güçlendirilmesine yönelik temas ve diyalogların sürdürülmesinin önemine dikkat çekerek, Haydar Çolakoğlu’nu tekrar Washington D.C.’de ağırlamaktan memnuniyet duyacağını ifade etti.
Tarımsal girdi fiyatları yıllık yüzde 33,66 arttı
23 Aralık 2025 Salı - 08:09 Tarımsal girdi fiyatları yıllık yüzde 33,66 arttı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini açıkladı. Buna göre Tarım-GFE, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,04, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 29,06, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,66 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 32,3 artış gösterdi. Ana gruplar incelendiğinde, bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi yüzde 2,12, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi ise yüzde 1,57 yükseldi. Geçen yılın aynı ayına göre ise tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 34,79, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 27,19 artış kaydedildi. Alt gruplar bazında yıllık Tarım-GFE verilerine göre 6 alt grupta artış oranı ortalamanın altında, 5 alt grupta ise üzerinde gerçekleşti. Yıllık artışın en düşük olduğu alt gruplar yüzde 18,91 ile tarımsal ilaçlar ve yüzde 20,98 ile bina bakım masrafları olurken, en yüksek artış yüzde 64,33 ile veteriner harcamaları ve yüzde 47,39 ile gübre ve toprak geliştiricilerde görüldü. Aylık Tarım-GFE’ye göre ise 6 alt grup daha düşük, 5 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Ekim ayında aylık bazda artışın en düşük olduğu alt gruplar yüzde 0,09 ile enerji ve yağlayıcılar, yüzde 0,27 ile gübre ve toprak geliştiriciler olarak belirlendi. Buna karşılık, aylık artışın en yüksek olduğu alt gruplar yüzde 5,61 ile veteriner harcamaları ve yüzde 4,71 ile tohum ve dikim materyali oldu.
DTO komite ve meclis üyeleri ortak istişare toplantısında buluştu
22 Aralık 2025 Pazartesi - 17:13 DTO komite ve meclis üyeleri ortak istişare toplantısında buluştu Denizli Ticaret Odası (DTO), Meslek Komiteleri Ortak İstişare Toplantısı’nı yaptı. Meclis üyeleri ile meslek komitesi üyeleri, çalıştay da yaptı. DTO’nun tüm gün süren Meslek Komiteleri Ortak İstişare Toplantısı’nın Sorunlara Yeni Nesil Çözümler ve Fikir Üretmenin Kuralları başlıklı öğleden önceki ilk bölümü, ünlü televizyon sunucusu Ekonomist Sami Altınkaya’nın moderatörlüğünde, Yönetim Danışmanı Selma Akdoğan’ın katkılarıyla gerçekleştirildi. İkili, konferanslarının sonunda salondaki katılımcıların sorularını da yanıtladı. Denizli Ticaret Odası’nın meclis ve komite üyeleri, öğleden sonraki ikinci bölümde ise beyin fırtınası yaptı. Meclis üyeleri ile meslek komitesi üyelerinden oluşturulan karma çalışma masalarında gerek Denizli Ticaret Odası’nın gerekse Denizli’nin geleceğine katkı sağlayacak çalışmalar ve proje konuları ile öncelik verilmesi gereken faaliyet alanları hakkındaki görüşleri ortaya çıkarmak için yoğun bir fikir alışverişi vardı. "Hayallerimiz de projelerimiz de büyük" Toplantının açılış konuşmasını yapan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "Denizli Ticaret Odası olarak TOBB’a bağlı odalar arasında üyelerini dünyanın dört bir tarafına götüren, Denizli’mizin ve sektörlerimizin gelişimi için mücadelede eden bir yapımız var. Fuarlara gitmemizin şöyle bir özelliği de var. Bugün Avrupa Birliği ülkelerinden vize almayla ilgili sıkıntıyı bilmeyen yoktur. Ama biz bu sorunu bu şekilde, fuarlara organizasyon yaptığımız için aşmış oluyoruz. Hep şunu konuşuyoruz; katma değeri yüksek teknolojisi yüksek ürünlere geçmemiz gerekiyor diyoruz. 5 yıl önce biz bunun için yola çıktık. Teknik tekstil merkezimizi kurduk. Bu merkezimiz, Avrupa Birliği fonları ile bakanlığımızdan almış olduğumuz 10 milyon euroya yakın bütçesiyle, odaların içerisinde en büyük yatırımdır. Eğitimle ilgili projelerimiz de var. Gelişim ve değişimle ilgili birçok alanda eğitimler veriyoruz, projeler üretiyoruz. Önümüzdeki günlerde Denizli’mize kazandıracağımız 2 tane büyük yatırım var. Bin 200 dönümlük alanda 2 tane sanayi sitesi yapacağız. Bunlardan biri gıda sanayi üzerine. İkincisi ise geri dönüşüm sanayi sitesi olacak. Denizli’de hem lokasyonu itibarıyla hem de kendi sahası içerisinde üretimi, ambalajlaması, lojistik faaliyetleri ve ihracatıyla, örnek olacak ve herkesi kapsayacak. Sektörel kümelenme çalışmalarımız, yeni bir aşamaya geçmiş olacak. Avrupa’daki örnekleri gibi adeta sıfırdan güzel bir köy inşa edeceğiz; herkese örnek teşkil edecek bir projemiz olacak inşallah. Bunlar çok büyük projeler. Biz bunları niçin yapıyoruz? Amacımız şudur; öncelikle almış olduğumuz görevi birinci görevimiz yani ilk işimiz sayıyoruz. Görevimize olan sadakatimizi, namusumuz kadar değerli sayıyoruz. Biz ve ekibimiz, her zaman bu düsturla çalışıyor; yoluna bu mantık ve anlayışla devam ediyor" dedi. "2025 DTO’nun projeler yılı oldu, 2026 da onları hayata geçirdiğimiz yıl olacak" Başkan Erdoğan, Denizli Ticaret Odası olarak köklü bir gelenekten güçlü bir geleceğe hep beraber yol aldıklarını da vurguladı. Erdoğan, "Bugün, sorunlara yeni nesil çözümler ve fikirler üretmekle ilgili bir eğitim alacağız. Denizli Ticaret Odası olarak köklü bir gelenekten güçlü bir geleceğe gitmenin adımlarını hep birlikte konuşacak planlayacağız. Hep birlikte kentimizi ve sektörlerimizi istişare edeceğiz; daha büyük bir Denizli’ye nasıl ulaşabileceğimizi, ülkemize daha güçlü katkı sağlayan bir Denizli ve Denizli Ticaret Odası’nı nasıl ortaya çıkaracağımızı konuşacağız. Değerli dostlar, yeşil dönüşümle ve geri dönüşümle ilgili de projelerimiz var. 2025 yılı bizim için projeler yılı oldu. 2026 yılını da bu projelerimizi ve yenilerini hayata geçirme yılı olarak değerlendirecek, bunu da hep birlikte göreceğiz inşallah. Bugün aramızda olan ve bize güç veren, katılımlarıyla bizleri destekleyen özellikle hanım kardeşlerimize de çok teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz diyorum" diye konuştu. 10, 20 ve 30 yılı dolduran üyelere plaketle teşekkür edildi DTO’nun idari yapıları olan Meslek Komiteleri ile DTO Meclisi’ne seçilerek 10, 20 ve 30 yılı dolduran mevcut yönetimlerdeki üyelere hizmetlerinden dolayı birer teşekkür plaketi verildi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "İyi ki varsınız. Şehrimize ve sektörlerimize emeklerinizden, katkılarınızdan dolayı müteşekkiriz. Uzun yıllar bu kadrolarda yer almış olan üyelerimize plaket takdim ederek teşekkür etmek istedik" dedi. Başkan Erdoğan’a, başarılı çalışmalarından dolayı plaket takdim ederek teşekkür ettiler Gerek başarılı geçen organizasyonumuz gerekse 2005’ten bu yana çeşitli görevler üstlendiğiniz Denizli Ticaret Odamızdaki çabalarınızdan ve katkılarınızdan dolayı buradaki çalışma arkadaşlarımız adına bir teşekkür ederim" diyen en eski DTO Meclis Üyesi Haluk Lenger de Başkan Erdoğan’a bir teşekkür plaketi takdim etti.
Bursa Büyükşehir’den çiftçiye ‘çevreci’ destek
22 Aralık 2025 Pazartesi - 16:01 Bursa Büyükşehir’den çiftçiye ‘çevreci’ destek Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımda verimliliği artıran suyu koruyan ve çevreye nefes aldıran projeleriyle örnek olmaya devam ediyor. Bursa’da her alanda çiftçiyi destekleyen projeleri hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, üretici maliyetlerinin düşürülmesi, suyun verimli kullanılması ve bereketli toprakların yeniden hayat bulması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’ye örnek proje Parklardan ve terminalden toplanan plastik atıkları, Damla Sulama Boru Üretim Tesisi’nde (Tarım Plast Fabrikası) modern teknolojilerle işleyerek damla sulama borusu olarak çiftçinin hizmetine sunan Büyükşehir Belediyesi, geliştirdiği çevreci ve doğa dostu projelerle Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. Hem çiftçi hem çevre dostu Tarım Peyzaj AŞ’nin hayata geçirdiği ‘Eskiyi Getir, Yeniyi Götür’ projesiyle 17 ilçede ömrünü tamamlamış plastik borular toplanarak yenisiyle değiştiriliyor. Proje çerçevesinde kilosu 10 liradan hesaplanan plastik borular, yüzde 30 fire uygulanarak yeni damla sulama hortumu alımında çiftçiye sağlanan yüzde 50 hibe desteğine ek olarak fiyattan düşülüyor. Böylece üreticilerin yeni borulara çok daha uygun ve erişilebilir fiyatlarla ulaşması sağlanıyor. 110 bin kilogram plastik geri dönüşüme kazandırıldı Böylece hem atıklar geri dönüşüm sürecine dahil ediliyor hem de üreticilere ekonomik katkı sağlanıyor. Proje kapsamında şimdiye kadar 110 bin kilogram hurda damla sulama borusu toplanarak geri dönüşüm sürecine kazandırıldı. Geri dönüşümü teşvik eden uygulamayla üreticilerde çevre bilincinin artırılması, hava ve toprak kirliliğine karşı duyarlılığın güçlendirilmesi ve modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Başkan Ali Çandır: "Tarım girdi maliyetleri ortalamanın altında arttı"
22 Aralık 2025 Pazartesi - 15:40 Başkan Ali Çandır: "Tarım girdi maliyetleri ortalamanın altında arttı" Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Tarım Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, TÜİK’in açıkladığı Ekim ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerine göre tarımsal girdi maliyetlerindeki artışın hem aylık hem de yıllık bazda uzun dönem ortalamalarının altında gerçekleştiğini, Ekim ayında üretici lehine bir tablo oluştuğunu söyledi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ekim ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım-GFE’nin Ekim ayında aylık yüzde 2,04 ilan edildiğini belirten Çandır, "Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Ekim ayları ortalamasının (2,31) yüzde 15 altında ilan edilmiştir. Böylece son 5 aydır sürekli artış gösteren aylık girdi fiyatları, Ekim ayında ortalama altı yükseliş göstermiştir" dedi. Tarım-GFE’nin Ekim ayında yıllık yüzde 33,66 arttığını kaydeden Çandır, "Bu yıllık rakam, son 10 yılın Ekim ayları ortalamasının (34,22) altında kalmıştır. Son 7 ayda ise Ağustos ayı hariç yükseliş gösteren yıllık enflasyon Ekim ayında ortalama altı artmıştır. TÜİK tarafından Ekim ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyatları maliyetleri enflasyonu, 10 yıllık Ekim ayı ortalamalarına göre aylıkta ve yıllıkta ortalamanın altında artış göstermiştir" değerlendirmesinde bulundu. Ekim’de en yüksek artış veteriner hizmetlerinde Ekim ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 2,12, yıllık yüzde 34,79 artış olduğunu belirten Çandır, "Ekim ayları itibariyle bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta 2022 yılından sonraki en yüksek rakamlar olmuştur" dedi. Çandır, Ekim ayı Tarım-GFE’nin aylıkta tohumda yüzde 4,71, enerjide yüzde 0,09, gübrede yüzde -0,60, ilaçta yüzde 2,26, veteriner hizmetlerinde yüzde 5,61, yemde yüzde 3,19 ve diğer kalemlerde ise yüzde 0,51 değişim gösterdiğini kaydederken, yıllık ise tohumda yüzde 36,86, enerjide yüzde 22,30, gübrede yüzde 47,39, ilaçta yüzde 18,91, veteriner hizmetlerinde yüzde 64,33, yemde yüzde 35,53 ve diğer kalemlerde ise yüzde 38.69 artış olduğunu belirtti. Çandır, "Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 1,57 ve yıllık yüzde 27,19’luk artış ilan edilmiştir" dedi. Üretici lehine seyrediyor TÜİK tarafından Ekim ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin, aylık yüzde 4 arttığını, bu rakamın 10 yıllık Ekim ortalamasının (2,56) üzerinde olduğuna dikkat çeken Çandır, yıllıkta ise yüzde 45,40 ile 10 yıllık ortalamanın (25,29) üzerinde ilan edildiğini kaydetti. Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında olduğu gibi Ekim ayında da üretici lehine gerçekleşmeler ilan edilmiştir. Bu 4 ay dışında yıllık gerçekleşmeler üretici aleyhinde olmaya devam etmiştir" dedi. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Ekim’de aylık yüzde 0,90 ve yıllık yüzde 28,75 arttığını kaydetti. Yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 1,63 ve yıllık yüzde 27 arttığını kaydeden Çandır, "Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 2,87 ve yıllık yüzde 35,73 artmıştı. Bu durum, Ekim ayında da tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir" dedi. Manşet enflasyon yüksek Ekim ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 2,55 ve yıllık yüzde 32,87 arttığına dikkat çeken Ali Çandır, "Son 20 yıllık Ekim ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 2,24 ve yıllıkta yüzde 18,53 olduğu hatırlanırsa manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır" dedi. Makas daraldı Tüketici gıda enflasyonunun Ekim ayında aylık yüzde 3,41, yıllık yüzde 34,87 arttığını belirten Başkan Ali Çandır, "İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Ekim’de aylık yüzde 4,52 ve yıllık yüzde 34,66 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 5,49, yıllık yüzde 35,84 artmıştır. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı yıllık enflasyon civarında bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla aradaki makas daralmaya başlamıştır. Yani yıllık olarak yüzde 33,66 düzeyindeki tarımsal girdi maliyet artışına karşılık yüzde 45,40’lık tarım üretici fiyat artışı ve yüzde 32,87’lik tüketici fiyat artışı söz konusu olmuştur. Ekim ayında tarımsal üreticiler, aylıkta ve yıllıkta lehte rakamlarla karşılamışlardır" dedi.
Altında yükseliş beklentisi
22 Aralık 2025 Pazartesi - 14:45 Altında yükseliş beklentisi Kayseri’de sarraflık yapan Murat Polat, 2025 yılında altının tahminlerden daha hızlı yükseldiğini söyleyerek, "Altın yeni yılda da yükselmeye devam edecek diye düşünüyoruz" dedi. 2025 yılında altının beklentilerinin üzerinde yükseldiğini söyleyen Sarraf Murat Polat, "2025 yılı altın için yine zirve oldu diyebiliriz. Tahminlerimizin üzerinde Eylül ayı ile başlayan ciddi anlamda bir yükseliş oldu. Bu yükseliş her zaman oluyordu ama Eylül ayı ile olan yükselişe ekstra da diyebiliriz. Hem beklentimiz vardı hem de şaşırttı diyebiliriz. Yükselişine ciddi anlamda devam etti ve 2026’ya kadar bekliyoruz. 2026 yılı eğer 2025’teki hızı ile devam edecek mi diye düşünürsek ki öngörüler o yönde. Altının ons anlamındaki yükselişi hızla devam edecek gibi görünüyor. 2025 yılında olan bu hızını kaybetmeden daha da hızlı devam edecek diye tahminde bulunabiliriz" dedi. Polat, altına korkmadan yatırım yapılabileceğini söyleyerek, "Artıları ve eksileri ne olacak dersek de altının bu hızla yükseldiğini düşünürsek insanların eskisi gibi alım gücü yok. Altın da yükselmeye devam ettikçe bu daha da zorlaşacak. Bir çeyrek altın bugün 9 bin 500 TL bandında ve bunun 2026’da 15 binlere çıktığını düşünelim insanlar nasıl altın alacak? Bizim için iş anlamında mutlaka düşüşler olacaktır. İnsanların alım gücü düştükçe ve altında yükseldikçe bizi zor günler bekliyor diyebiliriz tabi ki. Altın suni düşüşleri mutlaka olmuştur ama reelde her zaman yükseldi. ‘Benim boşta param var, yatırım olarak bir şey almak istiyorum’ derseniz kesinlikle altın her zaman güvenli bir yatırım. Altına hiç korkmadan yatırım için devam edebiliriz diyebilirim" ifadelerini kullandı.