Son Dakika
|
İsrail ordusu: "İran’da yüzlerce askeri hedef hava saldırılarıyla vuruldu"
Doha'ya düşen füze enkazı patlamaya yol açtı
Rusya Dışişleri: "ABD ve İsrail, bir kez daha tehlikeli bir maceraya girişti"
AB Başkanlarından İran’a saldırının ardından azami itidal çağrısı
İran Dışişleri: "Bu saldırıya karşılık vermek, İran’ın meşru hakkı''
İsrail'in İran’da ilkokula yönelik saldırısında can kaybı 57’ye yükseldi
Medvedev: "Barış elçisi bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi"
THY'den Ortadoğu seferlerine yönelik iptal duyurusu
Gürsel Tekin göreve devam edecek
Kazakistan’da kafede gaz tüpü patladı: 7 ölü, 19 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
İsrail ordusu: "İran’da yüzlerce askeri hedef hava saldırılarıyla vuruldu"
İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Şikarçi: "Bölgedeki tüm ABD üsleri hedef alınacak"
THY'den Ortadoğu seferlerine yönelik iptal duyurusu
Ordu’da heyelan: Evler yıkıldı, yol çöktü!
Evde çıkan yangında elektrik kabloları patladı
ABD’li Özel Temsilcisi Barrack, Irak Başbakanı Sudani ile bir araya geldi
Gözaltına alınan şarkıcı Edis hakkında karar
EKONOMİ
Başkan Sadıkoğlu, iş dünyasının sorunlarını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a sundu
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:13:33
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla düzenlenen Malatya İş Dünyası Buluşması’nda konuştu. Malatya’daki esnafın, tüccarın ve sanayicinin deprem sonrası oluşan sorunlarını sıralayan Başkan Sadıkoğlu, en önemli taleplerinin finans desteği olduğunu söyledi. Mart ayı başında ödemeleri başlayacak olan deprem kredisi borçlarının silinmesi talebini kürsüden dile getiren Başkan Sadıkoğlu, ticari alanlar ve sanayi kuruluşları için enerji ve işçilik maliyetlerinin ciddi bir yük haline geldiğini belirtip; enerji de indirim, personel giderleri için de daha fazla teşvik talep etti. Küçük sanayi sitelerinin durumu Malatya’nın sanayi koridoru projesine dahil edilmesini isteyen Başkan Sadıkoğlu, küçük sanayi sitelerindeki esnafın yeni yerler hazır olmadan mevcut yerlerinden çıkarılmaması gerektiğinin altını çizdi. Yıl sonunda bitecek olan 6. bölge teşviklerini de gündemine alan Başkan Sadıkoğlu, deprem sonrası ayağa kalkma mücadelesi veren Malatya’nın 6. bölge teşviklerine eskisinden daha fazla ihtiyacı olduğunu kaydedip en az 3 yıl daha devam etmesini talep etti. Başkan Sadıkoğlu ayrıca toplantı sonunda içerisinde iş dünyasının tüm sorunlarının yer aldığı kapsamlı bir dosyayı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sundu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 16:09
Bakan Şimşek: "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu ülke 20 yıldır dünyayı çok daha iyi okumuş"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bölgede yaşanan jeopolitik gerginlik ve çatışmalara Türkiye’nin hazır olduğunu belirterek, " Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu ülke 20 yıldır dünyayı belli ki çok daha iyi okumuş ve bu sınamalara hazırlık içerisinde" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen "Ekonominin Ufuk Turu 2026" programına katıldı. Özel sektör ve bankacılık sektörünün temsilcilerinin bir araya geldiği programda bir sunum gerçekleştiren Bakan Şimşek, ülke ve dünya ekonomisi konularını el alarak bilgilendirmelerde bulundu. "Londra’dan sonra İstanbul video oyun ticaretinde dünyanın önemli üslerden bir tanesi haline gelmiş" Sorunlardan daha çok fırsatların konuşulmasını tercih edilmesini belirten Şimşek, "Evet sorunlar var ve sadece sorunları konuşmakla günümüzü geçirebiliriz. Ama çok iyi gelişmeler var; büyük fırsatlar var. Biz fırsatları konuşmayı tercih ederiz. Bu gelişmelere ülkemizi ve sizleri hazırlamayı zaten şiar edinmişiz. Dolayısıyla yeni ekonomi diyeceğimiz alanlarda da iyi gidiyoruz. Mesela televizyon dizileri ihracatında Economist dergisine göre dünyada ilk üçteyiz. Yine dünya çapında video oyunları sektöründe muazzam bir ekosisteme sahibiz ve başarı var. Üç tane ve değeri bir milyar dolar ve üzerine çıkan şirket ortaya çıkmış ve satılmış. Dolayısıyla ortada teorik bir şeyden bahsetmiyoruz. Londra’dan sonra İstanbul video oyun ticaretinde dünyanın önemli üslerden bir tanesi haline gelmiş. Özetle, ticarette parçalanmalar, korumacılık, yeni normal; bazı alanlarda sıkışabiliriz ama önümüzde büyük fırsatlar var birçok alanda. Onun için o alanlara biraz odaklanmaya bakalım" dedi. "Türkiye küresel ihracat liginde hızla yükseliyor" Jeopolitik gerginlikler ve çatışmalar hakkında da konuşan Şimşek, "Türkiye buna hazır mı? Bu sınamalara hazır mı? Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu ülke 20 yıldır dünyayı belli ki çok daha iyi okumuş ve bu sınamalara hazırlık içerisinde, 1990’lı yılların ikinci yarısının ortalamasına bakın, dünyanın en büyük ilk üç ilk dört ithalatçılarından bir tanesi Türkiye’dir. Savunma sanayii, bugün yüzde 80 yerlilik oranıyla, yerleşme oranıyla dünyanın en büyük muhtemelen ilk onuna geçen sene girdi. Türkiye küresel ihracat liginde hızla yükseliyor. Geçen sene 4.4 milyar dolarlık ihracatımız var ama 18 milyar dolarlık sipariş var. Ve henüz 1400 ürün de geliştirme sürecinde. Dolayısıyla bu konuda da biz hazırız. Bunu niye vurguluyorum? Bugün bölgemizde yeni bir çatışma olduğu için değil. Ben esas şuraya odaklanmak istiyorum: Savunma sanayii aslında Türk sanayisi açısından yani Türk sanayisinde hibrit inovasyon modelinin temeli olacak, temel taşı olacak ve bunu gözden kaçırmayalım. Genelde bütün ülkeler; gelişmiş, büyük ve önemli ülkeler savunma sanayiini Faz 1’de, yani ilk aşamada kamu kaynaklı askeri teknoloji olarak bir ihtiyaç olarak görüyor, kaynak aktarıyor ve oradan bir sıçramaya doğru gidiyor. Sıçramanın ikinci aşaması çift kullanımlı ürünler. Üçüncü aşaması sivil sektörlere teknoloji transferi ve biz ikinci aşamaya geçtik. Mesela savunma sanayiinde önemli şirketlerimizden bazıları artık sağlık teknolojilerinde muazzam ürünler ortaya koymaya başladı. Akıllı şehirlerden tutun sağlığa kadar tarımsal teknolojiler, enerji teknolojileri, biyoteknoloji gibi sadece sağlık anlamında değil bütün bu alanlarda göreceksiniz ki savunma sanayiinde edindiğimiz bilgi ve tecrübeyi oraya aktaracağız. Dolayısıyla bu anlamda da büyük fırsatlar bekliyor" ifadelerini kullandı. "Rekabet gücümüzü artırmak için muazzam bir şekilde altyapıya yatırım yapıyoruz" Bakan Şimşek küresel şartların Türkiye lehine olduğunu dile getirerek, "Ulaştırma Bakanımızla konuştuk; bütün üretim üslerini biz limanlara demir yoluyla bağlayalım istiyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni büyük sanayi alanları kurulacak, o sanayi alanlarının en az yarısının ortasından demir yolu geçecek veya en fazla 12-15 kilometre öteden demir yolu geçecek. Dolayısıyla şu anda rekabet gücümüzü artırmak için muazzam bir şekilde altyapıya yatırım yapıyoruz. Küresel şartlar kısa vadede lehimize. Finansal şartlar, ticaret ortaklarındaki büyüme, emtia fiyatları gibi küresel yapısal kırılganlıklara karşı stratejik fırsatlar görüyoruz. Ve sizleri bu fırsatlara hazırlamak için sizlerle birlikte çalışmaya hazırız, kapımız açık. Sizinle birlikte bunu başaracağız" diye konuştu. "Türkiye üretim, ihracat ve büyümede sıçrama yapmaya devam edecek" Orta vadeli programın sonuç verdiğini kaydeden Bakan Şimşek şunları söyledi: "Program sonuç veriyor, finansal istikrar pekişti. Öngörülebilirlik ve güven artıyor. Dezenflasyonla birlikte devam edecek finansman maliyetleri siz istemeseniz de düşecek. Finansmana erişim artacak, artırıyoruz. Biz üretken alanlardaki yatırımların hızlanmasını arzuluyoruz, destekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye üretim, ihracat ve büyümede sıçrama yapmaya devam edecek. Çünkü Cumhurbaşkanımız bizden ne istiyor? Diyor ki: Ben yatırım istiyorum, istihdam istiyorum, üretim istiyorum, ihracat istiyorum.’"
28 Şubat 2026 Cumartesi - 13:35
Dalaman havalimanı Ocak ayında 89 bin yolcuya hizmet verdi
Devlet Hava Meydanları İşletmesinden yapılan açıklamada, Dalaman Havalimanı 2026 yılının Ocak ayında 89 bin 053 yolcuya hizmet verdi. Yapılan açıklamada, Dalaman Havalimanında Ocak ayında hizmet verilen yolcu sayısı 89 bin 053 kişi, uçak sayısı Bin 030 ve taşınan yük miktarı da 715 ton olarak gerçekleşti.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 13:31
Ramazan ayı bereketi aktarlara yansıdı
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de aktarlar, geçen yıl Ramazan ayına göre hurma satışlarında artış yaşandığını belirtti. Esnaf, 2026 yılı Ramazan ayında satışların yükseldiğini ve fiyatları makul seviyeye çektiklerini ifade etti. Kırşehir’de ’tarihi çarşı’ olarak bilinen ve aktarların yoğunlukta bulunduğu Uzun Çarşı’da hizmet veren Osman Kımçak, bu yıl hurma satışlarının geçen yıllara oranla daha iyi olduğunu söyledi. Kımçak, satışlardaki artışa bağlı olarak fiyatlarda indirime gittiklerini kaydetti. Aktar esnafı Ünsal Gümüş ise hurma satışlarının geçen yılın Ramazan ayına kıyasla daha yüksek olduğunu aktardı. Gümüş, "Geçen yıl Ramazan ayının ilk haftasına göre bu yıl 3 paket daha fazla açtık" dedi. Alışverişte Ramazan ayının vazgeçilmezi olarak ise vatandaş Sercan Kendirli hurmanın ilk sırada yer aldığını söyledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Şubat 2026 Çarşamba- 12:05
Esnafın ’yemek kartı’ çıkmazı: "Kendi paramızla rezil oluyoruz"
2
27 Şubat 2026 Cuma- 11:21
Türk Telekom, 5G ve ötesi çözümleriyle Mobil Dünya Kongresi’nde
3
27 Şubat 2026 Cuma- 10:59
TÜRKYED Genel Başkanı Çelik: "Hayvan refahı artık yalnızca vicdani bir başlık değildir"
4
27 Şubat 2026 Cuma- 15:47
Erzurum’da Halk Pazarları’nın 13. Şubesi açıldı
5
26 Şubat 2026 Perşembe- 12:48
Tekirdağ’da üreticiye mazot desteği başvuruları başladı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 16:38
Dacia’nın yenilen modelleri Türkiye’ye satışa sunuldu
Yeni Dacia Ailesi, Fransa’nın Nice kentinde düzenlenen uluslararası test sürüşü etkinliği kapsamında tanıtıldı. Ocak ayında Yeni Dacia Sandero modelinin satışa çıkmasının ardından, Türkiye’nin en çok satan B-SUV modeli Dacia Sandero Stepway de yenilenen yüzüyle Şubat ayında ulaşılabilir fiyatıyla satışa çıktı. Dacia’nın yenilenen ürün ailesi, uluslararası test sürüşleri kapsamında Fransa’nın Nice kentinde tanıtıldı. 2026 yılına önemli bir ürün hamlesiyle giren marka, Sandero, Sandero Stepway, Jogger ve Logan’ı yenileyerek kullanıcılarıyla buluşturuyor. Daha modern tasarım, daha verimli ve güçlü motor seçenekleri ve daha zengin donanım özellikleriyle dikkat çeken yeni ürün gamı, markanı sürüş ve kullanıcı deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Yenilenen Dacia ürün ailesi Türkiye’ye geliyor Yapılan açıklamaya göre, yenilenen Dacia ailesi, Türkiye’de kullanıcılarıyla buluşuyor. 2026 yılının ilk günlerinde Türkiye’de satışa sunulan yeni Dacia Sandero’nun ardından yeni Dacia Sandero Stepway de satışa çıktı. 2025 yılında toplam 23 bin 699 adetle Türkiye’nin en çok satılan B-SUV modeli olan ve toplam B segmentinde de ikinci sırada yer alan model; yenilenen tasarımı, geliştirilmiş teknolojisi ve ulaşılabilir fiyatıyla kullanıcılarının beğenisine sunuldu. Yeni Sandero ve Yeni Sandero Stepway’in ardından Yeni Jogger ve Yeni Logan da Türkiye’deki kullanıcılarıyla bir araya gelmek için gün sayıyor. Mart ayında Yeni Jogger’ın satışa sunulması planlanırken, Mayıs ayında ise Yeni Logan’ın satışa sunulması bekleniyor. Modellerin özellikleri hakkında şu bilgiler verildi: Eco-G 120 Otomatik (EDC): LPG ilk kez otomatik şanzımanla sunuluyor Yeni Sandero Stepway, Yeni Jogger ve Yeni Logan modelleri, 120 hp’ye çıkarılan yeni ve daha güçlü bir motorla sunuluyor. 1.2 litrelik ve 3 silindirli turbo beslemeli Bi-Fuel teknolojisine sahip motor, eski jenerasyona oranla çok daha yüksek bir performans sunuyor. Bu sayede LPG’nin tüm avantajları, EDC otomatik şanzımanın avantajlarıyla ilk kez bir araya geliyor. Pürüzsüz ve hızlı geçişlere sahip 6 vitesli çift kavramalı şanzıman, direksiyon üzerindeki vites değiştirme kulakçıkları ile de kontrol edilebiliyor. Kullanıcıların LPG’den daha uzun süre yararlanabilmeleri için marka, LPG depo kapasitesini 40 litreden 50 litre seviyesine çıkardı. Bu sayede yeni modeller LPG modundayken menzilleri yüzde 20 oranında artış gösterdi ve toplam menzil (LPG + benzin) yeni modeller için bin 500 kilometreye varan değerlere yükseldi. Yeni TCe 100 motor: Yeni Sandero ve yeni Logan ile geliştirilmiş sürüş performansı Yeni Sandero ve Yeni Logan modellerinde sunulan 1.0 litrelik 3 silindirli turbo şarjlı benzinli motor, önceki 90 beygir gücüne kıyasla artık 100 beygir gücü sunarak günlük sürüş performansını iyileştiriyor ve motor yine altı ileri manuel şanzımanla eşleştiriliyor. Yeni Jogger ise TCe 110 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile sunulmaya devam ediyor. Yeni Sandero ve Yeni Logan ise TCe 100 benzinli motor ve 6 vitesli manuel şanzıman ile sunuluyor. Modernleştirilmiş tasarım ve starkle tanıtımı Markanın ters ‘T’ biçimindeki yeni LED far imzasına sahip ilk modelleri olan yeni Sandero, Yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve yeni Logan; bu far tasarımıyla güçlü duruşunu ve marka kimliğini bir kez daha vurguluyor. Arka tarafta, LED piksel farların yeni tasarımı Yeni Sandero, yeni Sandero Stepway ve yeni Jogger’ın kişiliğini vurguluyor. Yeni Jogger’da farlar, arka tarafta bagaj kapağı camının çizgisini uzatarak sade bir görünüm oluşturuyor. Dikey olarak konumlandırılan arka aydınlatma grubu, çamurlukların hatlarını takip ederek aracın güçlü yapısını ve görkemli duruşunu destekliyor. Yeni Sandero Stepway’in güçlü tasarımını, yeniden tasarlanan tamponu ile arka aydınlatmalar arasında uzanan yeni, mat siyah bir şerit vurguluyor. Yeni Sandero Stepway ve yeni Jogger modellerinin çamurluk kemerlerinde, alt gövdelerinde ve sis farı çerçevelerinde; marka mühendisleri tarafından geliştirilmiş olan yeni Starkle koruma sistemi yer alıyor. Yüzde 20’ye kadar geri dönüştürülmüş polipropilen içeren yeni ve dayanıklı bir malzeme olan Starkle, ham haliyle kullanılan ve boyaya ihtiyaç duymayan özelliği sayesinde üretimdeki karbon ayak izini azaltıyor ve aynı zamanda çiziklerin daha az görünür olmasını sağlıyor. Yeni Sandero, yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve yeni Logan modellerinde koltuklarda, gösterge panelinde ve kapılarda; yeni ve daha dayanıklı kumaşlar kullanılarak iç mekâna hoş bir görünüm kazandırıldı. Essential ve Expression donanım seviyelerinde koltuklar yeni bir kumaşla kaplanırken; bu kumaş, yeni Sandero ve yeni Logan modellerinde siyah, Sandero Stepway Expression donanım seviyesinde ise mavi renkte kullanıldı. Journey donanım seviyesi sıcak ve çağdaş bir görünüm için yeni bir denim mavi döşemeyle sunulurken; Extreme donanım seviyesi ise yeşil ve siyah renkli, yıkanabilir MicroCloud koltuk döşemeler ile ön ve arkada Extreme donanım seviyesine özel kauçuk paspaslar ile birlikte sunuluyor. Yeni Sandero, yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve yeni Logan modelleri; otomatik acil durum freni (şehir içi/şehir dışı, araç, yaya, bisikletli ve motosiklet algılama özelliğiyle) ve sürücü dikkat uyarısı gibi en güncel (GSR 2.3) Avrupa güvenlik standartlarını karşılayan yeni sürüş destek sistemlerine sahip olacak şekilde tasarlandı. Bunun yanı sıra sürüş konforunu ve güvenliğini artırmak isteyen kullanıcılar; otomatik farlar, çok açılı (multiview) kamera ve elektrikli katlanan yan aynalar olmak üzere üç yeni özelliğe de Extreme ve Journey donanım seviyelerinde opsiyonel olarak sahip olabiliyor. 10 inçlik yeni multimedya sistemi Kesintisiz ve gelişmiş bir bağlantı sistemi bekleyen kullanıcılar için yeni Sandero, yeni Sandero Stepway, yeni Jogger ve Yeni Logan ile birlikte My Dacia bağlantılı 10 inçlik multimedya sistemi, Essential’ın üzerindeki tüm donanım seviyelerinde standart olarak sunuluyor. Extreme & Journey donanım seviyelerinde kablosuz şarj sistemi de opsiyonel olarak seçilebiliyor. Sürüş deneyimini en üst düzeye çıkarmak amacıyla Extreme ve Journey donanım seviyelerinde ise 7 inçlik dijital gösterge ekranı, standart olarak sunuluyor. YouClip ve InNature Pratik saklama alanlarının yanı sıra iç tasarımında YouClip bağlantı sistemiyle donatılan yeni Sandero, yeni Sandero Stepway yeni Jogger ve yeni Logan; kullanıcılara son derece modüler, kolay ve keyifli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Telefon ve tablet tutucu, çanta ve elbise askısı olarak kullanılabilen YouClip bağlantı sistemi, bu modellerle yapılan yolculukları daha kullanışlı ve konforlu hale getiriyor. Yeni Sandero ve yeni Sandero Stepway modellerinde bağlantı noktası sayısı üç adetten beş adede çıkarılabiliyor. Yeni Jogger için bu sayı dört adetten altı adede çıkarılabiliyor. Yeni Logan ise biri gösterge panelinde, diğeri ise orta konsolun arkasında olmak üzere standart olarak iki YouClip sabitleme noktası ile sunuluyor. Modüler Tavan barına sahip olan yeni Sandero Stepway ve yeni Jogger modelleriyle uyumlu yeni bir aksesuar olan InNature, her türlü hava koşulunda açık hava aktiviteleri için ideal bir yol arkadaşı haline geliyor. 3m 3m ebatlarında olan ve yüzde 40 geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen kanvas tente, doğayla iç içe olmayı seven kullanıcılara geniş bir kapalı alan sunuyor. İki adet teleskopik ayak ise kolay montaj olanağı tanıyor.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 16:19
Aras Kargo’ya PRİDA’dan ödül
Türkiye’nin önde gelen kargo firmalarından Aras Kargo, "Bizimkisi Bir ASK Hikayesi: Aras Kargo Spor Kulübü Sultanlar Ligi’nde!" projesiyle PRİDA İletişim Ödülleri 2025’te "Topluluk Üretimi ve Yönetimi" kategorisinde ödüle layık görüldü. İletişim Danışmanlığı Şirketleri Derneği (İDA) tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen ve iletişim sektörünün prestijli ödülleri arasında kabul edilen PRİDA İletişim Ödülleri 2025, sektörün başarılı projelerini ödüllendirdi. Aras Kargo’nun, Aras Kargo Spor Kulübü projesiyle kazandığı "Topluluk Üretimi ve Yönetimi" kategorisi; markaların hedef kitleleriyle sürdürülebilir, samimi ve çift taraflı bir bağ kurma becerisini, ortak bir amaç etrafında yaşayan bir topluluk oluşturma başarısını temsil ediyor. "İşimizin özündeki ‘bağ kurma’ tutkusunu Sultanlar Ligi’nde yaşayan bir topluluk kültürüne dönüştürdük" Aras Kargo Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Başkan Yardımcısı & Aras Kargo Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Billur Burkutoğlu, ödülle ilgili şu açıklamaları yaptı: "Aras Kargo olarak işimizin özünde bağ kurmak, köprü olmak var. ‘Bizimkisi Bir ASK Hikayesi’ projesiyle voleybolun birleştirici gücünü sahiplenerek yalnızca bir spor yatırımı yapmayı değil, kalıcı bir topluluk inşa etmeyi hedefledik. Sultanlar Ligi’nde ilk sezonumuzda tribünlerde ve dijital mecralarda sahiplenilmemiz doğru bir iletişim dili kurduğumuzu gösterdi. Aldığımız bu değerli ödül, markamızın spor aracılığıyla güven, bağlılık ve toplumsal değer üretme yaklaşımının güçlü bir göstergesi. Bu ödülü kabul ederken tüm Araslara, taraftarlarımıza, Aras Kargo Spor Kulübü için emek veren bu başarıda büyük emeği olan spor iletişim ajansımız Sagatise’a ve ajansımız Ryno’ya ve iletişim ajansımız Excel İletişim’e teşekkür ediyoruz."
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:59
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş şirketin gelecek dönemine ilişkin stratejik yol haritasını paylaştı
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, "Vizyon 2030" basın buluşmasında OYAK’ın önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı. Güçlü nakit üretimi, sermaye verimliliği ve finansal dayanıklılık odağında şekillenen strateji seçici büyüme anlayışı ve portföy dönüşümüyle desteklenecek. OYAK, 2026 yılını operasyonel dayanıklılığın güçlendirildiği ve 2030’a giden yolun sağlamlaştırıldığı bir "konsolidasyon yılı" olarak konumlandırırken; altyapı, enerji, yüksek teknoloji, lojistik ve madencilik ekseninde şekillenen portföy mimarisiyle 2030 yılında 60 milyar dolarlık varlık büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyor. Türkiye’nin önde gelen tamamlayıcı mesleki emeklilik sistemlerinden biri olan OYAK, küresel ekonomideki belirsizliklere karşı disiplinli büyüme ve yüksek verimlilik odaklı yol haritasını "Vizyon 2030" buluşmasında paylaştı. İstanbul’da düzenlenen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya gelen OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, kurumun gelecek projeksiyonunu; seçici büyüme, güçlü nakit üretimi ve stratejik portföy dönüşümü temelleri üzerine inşa ettiklerini ifade etti. Yalçıntaş, OYAK’ın 2030 vizyonunun; seçici biçimde büyüyen, güçlü nakit üreten ve portföyünü uzun vadeli yapısal eğilimlerle uyumlu şekilde dönüştüren bir kurum olmak üzerine kurulduğunu vurguladı. Murat Yalçıntaş, "2026’yı hızlı büyümeden ziyade, nakit üretimimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı güçlendirdiğimiz bir eşik olarak görüyoruz" dedi. Toplantıda 2030 vizyonunun ana çerçevesini basın mensuplarıyla paylaşan Murat Yalçıntaş, OYAK’ın portföy mimarisinin; altyapı, enerji, yüksek teknoloji, lojistik ve madencilik ekseninde şekillendiğini belirtti. Yalçıntaş, altyapı yatırımlarının öngörülebilir nakit akışı ve bilanço dayanıklılığıyla portföyün omurgasını oluşturulacağını, enerji yatırımlarının sanayi faaliyetlerinin sürekliliği ve verimliliği açısından kritik rol üstlendiğini ifade etti. Yapay zekâ ve bilişim alanlarının verimlilik, ölçeklenebilirlik ve rekabet gücü açısından güçlü bir kaldıraç sunduğunu belirten Yalçıntaş, lojistik ve madencilik yatırımlarının ise küresel tedarik zinciri güvenliği ve kaynak erişimi açısından tamamlayıcı nitelik taşıdığını aktardı. Otomotivde ise hibrit motor ve elektrikli araçlarla geleceğin teknolojisine yatırım yapılacağının altını çizdi. Türkiye ekonomisine ölçekli ve ölçülebilir katkı OYAK’ın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini değerlendiren Murat Yalçıntaş, OYAK şirketlerinin faaliyet gösterdiği sektörlerde üretim kapasitesi, ihracat performansı ve istihdam katkısıyla kritik bir konumda yer aldığını ifade etti. OYAK’ın Türkiye’de ödenen toplam vergilerin yüzde 1,7’sini ve Türkiye toplam ihracatının ise yüzde 2,3’ünü tek başına gerçekleştirdiğini belirten Yalçıntaş; OYAK’ın demir-çelikte ve ham çelik üretiminde lider, otomotivde Türkiye otomotiv ihracatında birinci, enerjide arz güvenliği ve altyapı sürekliliği açısından stratejik rol üstlenen, kimya ve tarım-gıda alanlarında ise ihracat ve katma değer odaklı üretim yapan bir yapı olduğunu aktardı. OYAK’ın küresel ölçekteki faaliyetlerine de değinen Yalçıntaş, bugün Türkiye dahil 24 ülkede, 6 kıtada faaliyet gösterildiğini; 2030 vizyonu doğrultusunda ise coğrafi yayılmadan ziyade mevcut pazarlarda derinleşmeye odaklanan kontrollü ve disiplinli bir büyüme yaklaşımının benimsendiğini ifade etti. Yalçıntaş, 115’ten fazla ülkeye gerçekleştirilen ihracatın önümüzdeki dönemde yalnızca pazar sayısı değil; katma değer, ürün karması ve sürdürülebilir pazar payı odağında büyütülmesinin hedeflendiğini belirterek, 2030 itibarıyla 10 milyar ABD doları ihracat hacmine ulaşmayı amaçladıklarını vurguladı. OYAK’ın toplam istihdamının ise 2030 yılına kadar 39 bin kişiye çıkarılması hedefleniyor. OYAK’ın 2030 vizyonu kapsamında, olgunluk seviyesine ulaşmış ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli bulunan bazı iştirakler için halka arz seçeneklerinin değerlendirildiğini ifade eden Murat Yalçıntaş, halka arzların bir finansman aracı olmanın ötesinde; sermaye yapısını güçlendiren, kurumsal yönetişim standartlarını derinleştiren ve portföyde oluşturulan değeri görünür kılan stratejik bir araç olarak ele alındığını belirtti. Bu kapsamda, Türkiye ve yurt dışında gerçekleştirilecek halka arzlarla sermaye piyasalarındaki portföy büyüklüğünün en az yüzde 50 oranında artırılması hedefleniyor. Sürdürülebilirlik: Uzun vadeli değer odağı OYAK’ın 2030 vizyonunda sürdürülebilirliğin ayrı bir faaliyet alanı değil, stratejik karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Murat Yalçıntaş, özellikle karbon yoğun sektörlerde düşük karbonlu üretim, enerji dönüşümü ve kaynak verimliliği odaklı yatırımların hızlandırıldığını ifade etti. Bu dönüşümün finansal disiplin çerçevesinde uzun vadeli regülasyonlar ve piyasa beklentileriyle uyumlu şekilde, yönetildiğini belirtti. Güçlü gelecek vurgusu "Vizyon 2030" buluşmasıyla OYAK, önümüzdeki döneme ilişkin stratejik yönünü; disiplinli büyüme, güçlü nakit üretimi ve uzun vadeli değer oluşumu ekseninde ortaya koydu. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, bu yaklaşımın yalnızca kurumsal performansı değil; OYAK üyelerinin birikimlerini koruyan, büyüten ve sürdürülebilir bir yapı inşa etmeyi hedeflediğini vurguladı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:58
Orman köylüsü ekmeğini topraktan çıkartıyor
Samsun’da orman köylüleri, defne yapraklarından, trüf mantarından ve tıbbi aromatik bitkilerden milyonlarca lira gelir elde ediyor. Kırsal yaşamın desteklenmesi ve orman köylülerinin geçimini sağlaması için Amasya Orman Bölge Müdürlüğü tarafından Samsun il sınırları içerisinde birçok proje yürütülüyor. Bu kapsamda Samsun Bölgesi’nde tıbbi ve aromatik bitki türü olarak karayemiş, tavşan memesi, ahlat, trüf mantarı, adaçayı, alıç, yemişen, mavi yemiş ve defne gibi ürünlerden 1 milyon 227 bin TL gelir elde edildi. İl genelinde 25 bin dekar alanda defne ormanı bulunuyor. Sahada 1,5 ton yıllık üretim yapılırken bu ürünlerden köylülere 25 milyon TL gelir sağlanıyor. Ayrıca Havza, Kavak ve Çarşamba ilçelerindeki ormanlık alanlarda envanteri yapılan sahalardan ekonomik değeri yüksek olan 70 kilo trüf mantarı da toplandı. Öte yandan Orman Köylülerinin Kalkındırılması ve Desteklenmesi (ORKÖY) Projesi kapsamında da 2025 yılında süt sığırcılığında 23 üniteye 7 milyon 190 bin TL, süt koyunculuğunda 8 üniteye 3 milyon 556 bin TL, 17 ünite tomruk çekme vinci için 3 milyon 548 bin TL ve 14 adet traktör için ise 14 milyon TL olmak üzere toplam 62 aileye 28 milyon 294 bin TL kredi desteği verildi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:58
ATO Başkanı Baran: "Büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’ı faaliyetlerine geri dönemiyor"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’nın yeniden faaliyetlerine dönemediğine dikkat çekerek, "Yangınlar ekonominin damarlarını da yakıyor. Yangın önleme sistemlerine harcanan bir birimlik yatırım, yangın sonrası oluşabilecek 100 birimlik zararı önleyebiliyor. Bu yüzden yangın güvenliği bir masraf değil, bir yatırım" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, Tüm Bürokratlar ve İş İnsanları Federasyonu (TÜMBİFED) tarafından ATO ev sahipliğinde düzenlenen ‘Uluslararası Ankara Yangın Zirvesi’ne katıldı. Burada konuşan Baran, yangınların yalnızca can güvenliğini değil, üretim gücü ve ekonomik sürdürülebilirliği de tehdit ettiğini belirterek, "Yangınlar can güvenliğimizi, üretim gücümüzü ve geleceğimizi tehdit eden, toplumda derin sosyal yaralar bırakan, ağır ekonomik yükü olan bir gerçek" dedi. İklim değişikliği, hızlı kentleşme, sanayileşme ve teknolojik dönüşüm gibi etkenlerin yangın risklerini artırdığı gibi daha da yıkıcı hale getirdiğini kaydeden Baran, "1937’den 2024’e kadar ülkemizde 126 bini aşkın orman yangını çıktı. Yaklaşık 1 milyon 907 bin hektar alanı kaybettik. Bu rakamları söylerken bile insanın içi yanıyor. Öte yandan sadece ormanlar değil; sanayi tesisleri, fabrikalar, iş yerleri de ciddi risk altında. Elektrik altyapısından kaynaklanan arızalar başta olmak üzere, pek çok nedenle çıkan yangınlar, milyarlarca liralık zarara yol açıyor" ifadelerine yer verdi. "Büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’ı faaliyetlerine geri dönemiyor" Baran, büyük ölçekli yangın yaşayan işletmelerin yaklaşık yüzde 40’nın yeniden faaliyetlerine dönemediğine dikkat çekerek, "Bir fabrikanın yanması sadece bir binanın yok olması demek de değil. Tedarik zinciri kopuyor, pazar kaybı yaşanıyor, çalışanlar işini kaybediyor. Yani yangın, ekonominin damarlarını da yakıyor. Bugün ‘teknoloji çağı’ diyoruz, ‘Endüstri 4.0’ diyoruz. Ama konu yangın güvenliği olunca hala zaman zaman yazgıcı bir anlayışla karşılaşıyoruz. Oysa gerçek çok net. Yangın önleme sistemlerine harcanan bir birimlik yatırım, yangın sonrası oluşabilecek 100 birimlik zararı önleyebiliyor. Bu yüzden yangın güvenliği bir masraf değil bir yatırım. Hatta daha da ötesi bir kalkınma ve sürdürülebilirlik meselesi" açıklamasında bulundu. "Dijitalleşme ve yapay zekanın sunduğu imkânları kullanmalıyız" Yangın güvenliğini sağlamada dijitalleşme ve yapay zekânın sunduğu imkânların kullanılması gerektiğini kaydeden Baran, "Akıllı yangın algılama sistemlerini, erken uyarı teknolojilerini, modern müdahale araçlarını üretim tesislerimize ve iş yerlerimize entegre etmek artık bir tercih değil, zorunluluk. Bu alan, aynı zamanda büyük bir ekonomik potansiyel de taşıyor. Yangın güvenliği ekipmanları, akıllı bina teknolojileri, risk analiz yazılımları, bunlar katma değerli üretim, ihracat ve istihdam için ciddi fırsatlar sunuyor" şeklinde konuştu. Baran, sektörün Ankara Ticaret Odası’nda 22 No’lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi tarafından temsil edildiğini de ifade ederek, "Komitemiz aracılığıyla biz de sektörü yakından takip ediyoruz" diye konuştu. "Yangın güvenliği bir yaşam sigortasıdır" ATO 22 No’lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi Başkanı Timur Kanay, son dönemde yaşanan yangınların önemli bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, "Son dönemlerde Bolu Kartalkaya ve Bursa Uludağ’daki otellerde yaşanan, hepimizi derinden sarsan yangınlar bize bir gerçeği yeniden ve güçlü bir şekilde hatırlatmıştır" dedi. Yangın güvenliğinin maliyet unsuru olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kanay, "Bugün burada şunu açıkça ifade etmeliyiz, yangın güvenliği bir maliyet kalemi değildir. Yangın güvenliği bir yaşam sigortasıdır" ifadelerini kullandı. Sorunun teknoloji eksikliğinden değil uygulama zafiyetinden kaynaklandığını kaydeden Kanay, "Sorun teknoloji eksikliği değildi. Sorun bilginin uygulamaya dönüşmemesi, standartların sahada aynı titizlikle sürdürülmemesidir" değerlendirmesinde bulundu. ATO Meclis Salonu’nda düzenlenen programa TÜMBİFED Genel Başkanı Mehmet Hüsrev, ATO’nun 22 No’lu Yangın, Trafik ve Güvenlik Sistemleri Meslek Komitesi Başkanı Timur Kanay, 61 No’lu Özel Eğitim-Öğretim Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyesi Abidin Memili ile çok sayıda sektör temsilcisi ve davetli katıldı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:57
Çarşambalı kadınlar ihracata dahil oluyor
Samsun’un Çarşamba ilçesinde, Çarşambalı kadınların ihracata dahil olmalarına yönelik eğitim programı gerçekleştirildi. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı(OKA) tarafından düzenlenen "Çarşamba’nın Kadınları Üretiyor, Dünya ile Buluşuyor" projesinin ilk eğitimi, Çarşamba Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Çarşamba Ev Hanımları Derneği Başkanı Saniye Şen’in de katıldığı eğitimde bir araya gelen Çarşambalı kadınlara, el emeği ürünlerini ihracata açma ve ürün tanıtımı konularında bilgilendirme yapıldı. "Herkes menemen yapar ama kırçan yapamaz" Projenin koordinatörü olan dış ticaret uzmanı Aydanur Demirkol, kadınların ürünlerini dünyada nasıl tanıtacakları konusunda bilgilendirme konuşması yaptı. Çarşamba’da yetişen endemik bitkilerin daha çok ön plana çıkması gerektiğini belirten Demirkol, "Herkes menemen yapabilir ama herkes İtalyan kırçanı yapamaz. Siz burada güzel bir kitlesel konservesi yaparsınız. Sizinle güzel bir eğitim yapsak, İtalya’daki restoranlara bu spesifik ürünü veririz. Adam menüde 1000 dolara satar. Amacımız buradaki endemik türleri yurt dışına tanıtıp ihracat yapmak ve sizlerin kazanmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. "Ürünlerimizi değerlendirmeliyiz" Çarşamba’da pek çok yerel ürün olduğunu dile getiren Demirkol, bu ürünlerle pek çok farklı malzeme ortaya koyabileceklerini ifade etti. Demirkol, "Spor yapan insanlar var, glutensiz beslenenler var. Satılmayan mantarları değerlendirelim mesela. Elinizdeki ürünleri sadece konserve yaptım veya başka bir şey yaptım diye düşünmeyin. Başka insanlar bunu nasıl değerlendirirdi diye düşünelim. 100 tane domates konservesi yapıp 1 liradan satmak çok yorar ama spesifik bir şey yapılır; kırçan, galdirik yaparsın. İşte o zaman iş değişiyor" dedi. Beş gün sürecek eğitimin ardından katılımcıların, alıcılar ve aktif yurt dışı pazarlarla buluşturulacağı organizasyonlar düzenlenecek.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:32
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "KOSGEB deprem kredilerinin ödemeleri ertelenmeli"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Mart ayında ödemeleri başlayacak olan KOSGEB deprem kredilerinin ödemeleri ertelenmeli" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Deprem bölgesindeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) sorunları ve desteğe ihtiyacı devam ediyor. Mart ayında ödemeleri başlayacak olan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) deprem kredilerinin ödemeleri ertelenmeli. Deprem bölgesinde ekonomik ve sosyal hayat normale dönene kadar KOBİ’lerin ve istihdamın korunması önem arz ediyor" ifadelerini kullandı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:19
Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nden iş birliği
Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) arasında imzalanan iş birliği kapsamında, yaklaşık 90 bin esnaf ve sanatkâr için BESOB Bonus Business’a özel fırsat ve ayrıcalıklar sunulacak. Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB), Bursa’daki esnaf ve sanatkârların bankacılık ihtiyaçlarını kolaylaştıracak kapsamlı bir iş birliğine imza attı. İmzalanan partnerlik anlaşmasıyla, BESOB’a bağlı odalara kayıtlı yaklaşık 90 bin esnaf için BESOB Bonus Business’a özel fırsat ve ayrıcalıklar sunulacak. İş birliği kapsamında, BESOB Bonus Business kart sahibi esnaf ve sanatkârların kart sahibi oldukları yıl içerisindeki oda üyelik aidatları, kartlarına Bonus puan olarak yüklenecek. İş yeri sahipleri, kazandıkları bu puanları üyelik aidatlarının ödenmesinde kullanabilecek. Programdan yararlananlar, aynı zamanda Bonus Business dünyasının sunduğu taksit ve kampanya fırsatlarından da faydalanmaya devam edecek. İki yıl boyunca geçerli olacak program kapsamında BESOB Bonus Business kartı sahibi olanlar; avantajlı bankacılık ürünlerinin yanı sıra, BESOB himayesinde yapılan anlaşmalar doğrultusunda BESOB’lu esnaf ve sanatkârlarda indirimli alışveriş imkânlarına da erişebilecek. "İş dünyasıyla güçlü iş birlikleri kurmaya kararlıyız" Garanti BBVA ile yapılan iş birliğini değerlendiren BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, "İş başına geldiğimiz zaman bu şehrin esnafı için çalışacağımızı, değer üreten projeler gerçekleştireceğimizi söylemiştik. Sözümüzü tuttuk ve bugün fikren eski ancak yeni bir projeyle karşınızdayız. Eski diyorum çünkü bugüne dek pek çok banka ve teknoloji şirketiyle görüşüldü. Garanti BBVA fikrimizin arkasında durdu ve bugüne geldik. Ellerini taşın altına koydular, kendilerine özellikle teşekkür ediyorum. Şimdi Garanti BBVA ile beraber BESOB kart ile karşınızdayız. Bu kart ile hem indirim anlaşması yaptığımız kurumlarda üye belgesi sorununu ortadan kaldıracağız hem de banka Bursa esnafına özel paket hazırlayacak ve banka kart sahibi adına esnafın yıllık aidatını üyesi olduğu oda için karşılayacak. BESOB olarak her zaman esnaf ve sanatkârlarımızın yanında olmayı temel bir ilke olarak benimsiyoruz. Üyelerimizin iki yıllık oda aidatlarının banka tarafından karşılanmasını kapsayan bu protokol, Türkiye’de esnaf teşkilatları arasında bir ilk olma özelliği taşıyor. Esnafın taleplerini sadece dinleyen değil, somut ve yenilikçi çözümlerle karşılayan bir yapı olarak hareket etmeye devam ediyoruz" dedi. "Esnafla uzun soluklu bir yol arkadaşlığı" Garanti BBVA Kamu ve Pazar Ortaklıkları Direktörü Nalan Kırkaç Çalışkan, "Garanti BBVA olarak esnaf ve KOBİ’lerle kurduğumuz ilişkiyi bir müşteri ilişkisi değil, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, ‘Birlikte Yaparız’ yaklaşımımızın sahadaki çok somut bir karşılığı. Bursa gibi üretim gücü, ticaret kültürü ve girişimci ruhuyla öne çıkan bir şehirde, yaklaşık 90 bin esnafı kapsayan bu programla onların yalnızca bankacılık ihtiyaçlarına değil, günlük iş yüklerine ve maliyetlerine de dokunmayı hedefliyoruz. Garanti BBVA’nın güçlü finansal yapısı, yaygın hizmet ağı ve iş yeri sahiplerine özel çözümleriyle, BESOB’un sahadaki gücü birleşti ve umuyoruz ki ortaya çıkan bu kıymetli sinerji bölgedeki işletmelere esnafına bir katkı olarak yansıyacak" dedi. Garanti BBVA Marmara Bölge Müdürü Deniz Başıbüyük konuyla ilgili şunları söyledi: "Bursa gibi üretimin, ticaretin ve emeğin çok güçlü olduğu bir şehirde binlerce esnafı kapsayan bir projede yer almak bizim için son derece kıymetli. Çünkü biz, iş yeri sahiplerinin sabah dükkanını açarken, maliyet hesabı yaparken, nakit akışını planlarken yanında olmayı önemsiyoruz. Bursa’da esnafın işini büyütmesi, işini sürdürmesi, geleceğe daha güvenle bakabilmesi bizim için sadece bir bankacılık konusu değil, yerel kalkınma meselesi. Esnafın en temel yüklerinden biri olan üyelik aidatını bile kolaylaştıran, hatta fırsat ve ayrıcalıklara dönüştüren bir yapı kuruyoruz. Bursa’da bugün attığımız bu imza, çok daha büyük bir yolculuğun güçlü bir başlangıcı." Garanti BBVA, BESOB iş birliğiyle esnafın yalnızca finansal ihtiyaçlarına değil, günlük iş akışlarına ve mali yüklerine de çözüm sunmayı hedefliyor. Banka, partnerlerle birlikte büyüme stratejisi doğrultusunda yerel ekonomiyi destekleyen projeleri yaygınlaştırmayı sürdürüyor.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:15
Dinçerler Group’tan 3 yılda 100 milyon dolarlık yatırım hedefi
Dünya markalarını Türkiye’de büyüterek operasyonel başarı elde ettiğini duyuran Dinçerler Group, tüm iştiraklerini tek çatı altında topladı. 25 ülkeye kahve üreten grup, yeni markası BlueBean ile perakendeye girecek. Önümüzdeki 3 yılda 100 milyon dolar yatırım yapmayı planlayan şirket, fast food sektörüne adım atarak toplamda bin mağazaya ulaşmayı hedefliyor. Dinçerler Group, Türkiye ve dünya kahve ve gıda pazarındaki konumunu, gelecek hedeflerini ve yeni kurumsal yapılanmasını duyurdu. Grup, 2012 yılında Gloria Jean’s Coffees ile başlayan yolculuğunda bugün 4 marka, kavurma tesisi, merkez mutfak ve bin 500 çalışana ulaşan entegre bir ekosistem haline getirdi. Grup, büyümesini son 3 yılda 25 milyon dolarlık üretim, lojistik ve teknoloji yatırımlarıyla destekledi. "Türkiye’nin potansiyeline olan inancımla attığım adım bugün dev bir ekosisteme dönüştü" Grubun dönüşüm yolculuğunu aktaran Dinçerler Group Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Dinçerler, "Dünya devi markaların temsilcisi olmanın yanı sıra, bu devlerin arkasındaki asıl gücü ve entegre ekosistemini şirketimizin çatısı altında bir araya getirdik. 23 yaşında bir girişimci olarak Türkiye’nin potansiyeline olan inancımla attığım adım bugün dev bir ekosisteme dönüştü. Temsilcisi olduğumuz dünya markalarının yanına kendi kurduğumuz SuperCoff gibi markaları da ekleyerek tüm iştiraklerimizi tek bir kurumsal şemsiye altında topladık. Bu yeni yapılanmayla büyümek için çok daha güçlü ve vizyoner bir temel oluşturduk" şeklinde konuştu. "Berlin’deki laboratuvar sürecimizin ardından bir sonraki durağımız Londra olacak" Türkiye’nin operasyonel mükemmeliyette ulaştığı noktaya dikkat çeken Dinçerler, "Dünyadaki en büyük Gloria Jean’s pazarı olmamız ve Magnolia Bakery’nin ABD dışındaki en başarılı temsilciliğini yürütmemiz, kurduğumuz sistemin global başarısının en somut kanıtıdır. SuperCoff’un bir kahve zinciri olmanın ötesinde, müzikten tasarıma kadar gençliğin ritmini yakalayan bir ‘üçüncü mekan’ niteliği taşıyor. Berlin’deki laboratuvar sürecimizin ardından bir sonraki durağımız Londra olacak. Dijitalleşme çok önemli. Geleceğin ticaretini bugünden kurguluyoruz. Satışlarımızın yüzde 30’unu mobil kanallardan yönetmeyi hedefleyen kapsamlı bir dijital dönüşümün tam merkezindeyiz. Öte yandan, Roastery tesisimizdeki endüstriyel gücümüzü BlueBean ile dijitalin hızıyla birleştiriyoruz. Hedefimiz en seçkin Arabica harmanlarımızı profesyonel bir çözüm ortağı kimliğiyle hem işletmelerin hem de bireysel kahve severlerin erişimine sunmak" dedi. "Önümüzdeki dönemde 100 milyon dolar yatırım yapmayı hedefliyoruz" 2026 yılını küresel ve yerel ekonomideki dengelenme sürecine paralel bir "hazırlık yılı" olarak gördüklerini ifade eden Dinçerler, "Önümüzdeki üç yıl içerisinde toplam 100 milyon dolar yatırım yapmayı ve bu süreçte fast food sektörüne de girerek tüketicileri yeni nesil bir deneyimle tanıştırmayı hedefliyoruz. 2029 vizyonumuz doğrultusunda tüm operasyonumuzda toplam bin mağazaya ve en az 6 güçlü markaya sahip dev bir ekosistem olmayı amaçlıyoruz. Şirket olarak üretimimizle, teknolojimizle ve vizyonumuzla Türkiye’den dünyaya uzanan bir yaşam stili ekosistemi inşa etmeye, girişimci ruhumuzu küresel bir kurumsal akılla birleştirerek sınırları aşmaya devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. Dünyadaki en büyük Gloria Jean’s pazarı Türkiye Yapılan açıklamaya göre; Gloria Jean’s Coffees’in, Türkiye’de 50’den fazla şehirde 240 şubeye ulaşarak, markanın 30 ülkeyi kapsayan küresel ağındaki en büyük oyuncu konumuna yükseldiği belirtildi. 2025 yılında ulaştığı 36 milyon bardaklık satış hacmiyle pazardaki konumunu güçlendiren marka, grubun operasyonel gücünün de bir yansıması konumunda yer alıyor. Benzer bir başarıyı New York’un ikonik markası Magnolia Bakery ile de sürdüren grup, Türkiye’de 10’a ulaşan mağaza sayısını 2027’de ikiye katlamayı ve markayı buradan yurt dışı pazarlara açmayı hedefliyor. SuperCoff ile İngiltere çıkarması geliyor Berlin’in alternatif ruhundan ilham alan ve Z kuşağını hedefleyen yeni nesil yaşam biçimi markası SuperCoff, grubun küresel vizyonunun bayrak taşıyıcısı olarak konumlanıyor. Berlin’in kozmopolit merkezi Mitte’de açılan iki şubenin ardından kısa sürede yoğun franchise talebi alan marka, 3 yıl içinde Avrupa genelinde 50 şubeye ulaşmayı planlıyor. 3 bin tonluk kapasite hedefiyle 25 ülkeye kahve üretimi gerçekleştiriyor Dinçerler Roastery, yıllık 3 bin ton kahve işleme kapasitesi hedefiyle, hem grubun tüm markalarına ait mağazaların hem de Gloria Jean’s’in dünya genelindeki 25 ülkesinin kahve tedarikini doğrudan sağlıyor. Bu üretim gücünü bin 500 metrekarelik son teknoloji merkezi mutfağı ve lojistik ağıyla destekleyen grup, tarladan bardağa tüm süreci kendi denetiminde tutuyor. Yeni kahve markasıyla perakende kanallara girecek Grup, BlueBean ile profesyonel kanal çözümlerine ve perakende pazarına taşıyor. Yüzde 100 Arabica çekirdekleriyle nitelikli kahve deneyimini dijital kanallar ve küresel pazaryerleri üzerinden doğrudan evlere ve işletmelere ulaştırmayı hedefleyen marka, grubun B2B alanındaki agresif büyüme stratejisinin de temsilcisi konumunda yer alıyor.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:13
Gençlere yeni nesil mentorluk hamlesi: MentorX Connect bölgesel kalkınmaya güç katıyor
Orta Karadeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (ORKASİFED) tarafından yürütülen MentorX Connect Projesi, Orta Karadeniz Bölgesi’nde gençlerin girişimcilik, yenilikçilik ve liderlik kapasitelerini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir mentorluk ve eğitim modeli olarak uygulanıyor. Proje, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Sosyal Kalkınma ve Girişimcilik Teknik Destek Programı kapsamında hayata geçirildi. Üniversite öğrencileri ile genç girişimci adaylarını iş dünyası ve girişimcilik ekosistemine hazırlamayı amaçlayan program, mentorluk yoluyla çift yönlü öğrenme kültürünün yaygınlaştırılmasını hedefliyor. 30 genç, 15 mentor ile yapılandırılmış süreç Projenin hazırlık aşamasında alınan başvurular doğrultusunda 30 menti ve 15 mentor belirlendi. Eşleştirme sürecinin ardından mentiler için oryantasyon programı, mentorlar için ise mentorluk eğitimi düzenlendi. Çorum ve Samsun’da gerçekleştirilen eğitim faaliyetleri başarıyla tamamlandı. Yaklaşık 30 genç katılımcı; inovasyon, sürdürülebilir kalkınma amaçları, sosyal girişimcilik ve proje yönetimi başlıklarında modüler eğitimlerden geçti. Eğitimler interaktif ve uygulamalı içeriklerle, hibrit yöntemle yürütüldü. Mentor–menti görüşmeleri ise hem yüz yüze hem de çevrim içi platformlar üzerinden tematik içerik çerçevesinde düzenli olarak başlatıldı. Pilot menti–mentor eşleştirme programı, 16 Şubat 2026 tarihinde Hitit Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programda gençler ile deneyimli iş insanları ilk kez bir araya gelerek iş birliği süreçlerini başlattı. Sosyal girişim fikirleri hackathon ile prototipe dönüşecek Mentor ve akademisyenlerin rehberliğinde gençler, takım çalışmalarıyla sosyal girişim fikirleri geliştiriyor; toplumsal fayda üreten yenilikçi çözümler üzerinde çalışıyor. Süreç kapsamında proje geliştirme oturumları, jüri değerlendirmeleri ve fikir sunumları gerçekleştirilecek; başarılı projeler teşvik edilecek. Final Hackathonu ile geliştirilen fikirlerin prototipe dönüştürülmesi ve uygulanabilir çözümlere evrilmesi hedefleniyor. Böylece bölgesel kalkınmaya somut katkı sağlayacak sürdürülebilir girişim modellerinin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Sosyal girişimcilik ve mentorluk el kitabı Proje sonunda edinilen deneyim ve kazanımlar "Sosyal Girişimcilik ve Mentorluk El Kitabı" ile sistematik biçimde belgelenecek. El kitabı; üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve bölgesel paydaşlarla paylaşılacak. Bu çıktı, projenin sürdürülebilirliğini güçlendirirken Orta Karadeniz Bölgesi’nde sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişimine uzun vadeli katkı sunacak. Sosyal kalkınmanın dönüştürücü gücü paneli Proje kapsamında 17 Şubat 2026 tarihinde Samsun Üniversitesi ev sahipliğinde "Sosyal Kalkınmanın Dönüştürücü Gücü" başlıklı panel düzenlendi. Panelde, sosyal girişimcilik ve mentorluk modelinin bölgesel kalkınma vizyonuna katkısı ele alındı. OKA Hukuk Müşaviri Seda Dönmez’in de panelist olarak yer aldığı programda; sosyal kalkınmanın, gençlerin üretken potansiyelini harekete geçiren yapısal bir araç olduğu vurgulandı. MentorX Connect Projesi’nin, gençleri yalnızca girişimcilik perspektifiyle değil; sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik ekseninde de güçlendiren yenilikçi bir model sunduğu ifade edildi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:50
Çankırı’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 75 bin 126 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan istatistiklere göre, Çankırı’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 75 bin 126 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ocak ayı motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, Çankırı’da trafiğe kayıtlı araç sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 75 bin 126 oldu. Taşıtların yüzde 36,2’sini otomobil, yüzde 23,5’ini traktör, yüzde 22,0’sini motosiklet, yüzde 13,1’ini kamyonet, yüzde 3,2’sini kamyon, yüzde 0,9’unu minibüs, yüzde 0,8’ini otobüs, yüzde 0,5’ini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Çankırı’da Ocak ayında 238 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan toplam 238 adet taşıt içinde otomobil yüzde 36,6 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 35,7 ile motosiklet, yüzde 16,0 ile kamyonet ve yüzde 8,8 ile traktör takip etti. Öte yandan, Çankırı’da Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 25 adet arttı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:49
Muğla İŞKUR’dan istihdam teşvikleri bilgilendirme toplantıları devam ediyor
Muğla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR) tarafından düzenlenen "İŞKUR Hizmetleri ve İŞKUR İstihdam Teşvikleri" konulu bilgilendirme toplantıları yoğun katılımla gerçekleştirildi. Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GETOB), Bodrum Otelciler Derneği (BODER) ve Fethiye Otelciler Birliği Derneği (FODER) ev sahipliğinde düzenlenen "İŞKUR Hizmetleri ve İstihdam Teşvikleri" toplantıları yoğun katılımla gerçekleşti. Toplantılara katılan Zahide Altınok, 2026 yılına ilişkin güncel teşvikleri işverenlere doğrudan ve uygulama odaklı bir şekilde anlattı. Güncel istihdam destekleri, işbaşı eğitim programı, nitelikli işgücü yetiştirme programı ve aday havuz sistemi. Özellikle genç istihdamını hedefleyen Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı, toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri oldu. İşverenlere hem mali avantaj sağlayan hem de gençlerin üretim sürecine hızlı katılımını hedefleyen program, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Dernek üyesi işverenler, insan kaynakları yöneticileri ve muhasebe yetkililerinin yoğun katılım gösterdiği toplantılarda, teşviklerin nasıl uygulanacağı adım adım anlatıldı. Programın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde işverenlerin sahadaki sorunları tek tek ele alındı; süreçler ve başvuru mekanizmaları detaylı biçimde açıklandı. İl Müdürü Zahide Altınok, bu bilgilendirme buluşmalarının yalnızca bir toplantı değil, bölgesel kalkınmanın güçlü bir adımı olduğunu vurguladı. İl genelinde farklı sektörlere yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin önümüzdeki süreçte de artarak devam edeceği belirtildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder