EKONOMİ
Kastamonu’da Yerel Kalkınma Hamlesi Programı yatırımcılara anlatıldı 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:36:13 Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde uygulamaya konulan ve her il için dört yatırım konusunu kapsayan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı ile Yeni Teşvik Sistemi hakkında kapsamlı bilgilerde toplantısı yapıldı. 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Kastamonu Valiliği ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) iş birliğinde yatırımcılara sunulan destekler, fırsatlar ve yatırım konularına ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Kastamonu Valisi Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı, KUZKA Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıda Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın temel hedefleri, sunulan destek unsurları ile başvuru sürecine ilişkin detaylar yatırımcılarla detaylı olarak paylaşıldı. Program çerçevesinde, öne çıkan öncelikli yatırım alanları ve Kastamonu’ya özel fırsat başlıklarının yer aldığı toplantıda, yatırımcılara süreç boyunca sağlanacak rehberlik ve destek mekanizmaları aktarıldı. "15 Mayıs’a kadar başvuruda bulunabilirsiniz" Toplantının açılışında konuşan KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, yeni teşvik sisteminin yerel kalkınma perspektifiyle kurgulanmış önemli bir model olduğunu belirterek, "Türkiye yüzyılı hamlesinde teşvik sisteminde verilecek desteklerle bir konjonktür değişikliğine gidildi. Bu kapsamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü, 81 ilde her bir ilin öne çıkan rekabetçi üstünlüğe sahip olduğu konularda özel süper teşvikler uygulamalarına başvuruyor. Bu dönemde de ilimizin azami sürede azami şekilde yararlanması amacıyla bu bilgilendirme toplantılarına sıklıkla yapıyoruz. Bu yıl ağaç ve orman ürünlerinden katma değer ürün üretimi ve doğa temelli turizm yatırımı, entegre mermer işleme tesisi ve katma değer ürünlerle ilgili yatırımlar ve tarımsal ürünlerden katma değerli ürün üretimi konularında özel teşvik uygulamasına gidiliyor. 15 Mayıs’a kadar başvuruda bulunabilirsiniz" şeklinde konuştu. "Kastamonu’yu yatırımcılar için bir cazibe bölgesine dönüştürmek mecburiyetindeyiz" Toplantıda konuşan Vali Meftun Dallı ise, "Yatırımcıyı ilimize davet etmek bir tohum ekmekse yatırım yeri, o tohumun yeşereceği topraktır. Bizler toprağı hazır etmeden, yatırımcıdan hasat bekleyemeyiz. Sanayi yatırımlarındaki yer tahsisi sorununu yeni OSB’lerimiz ve genişleme sahalarımızla sistematik olarak çözüyoruz. Kastamonu’nun can damarı olan turizm yatırımlarında ciddi bir alan sıkıntısı çekiyoruz. Orman varlığımızın yoğunluğu hepinizin malumu. Bu noktada iş, yerel yönetimlerimize düşmektedir. Belediyelerimizden acil beklentim turizm promosyonu yapabilmemiz için hukuki pürüzleri giderilmiş, altyapıya uygun ’turizm arsaları’ üretmeleridir. Bu salondaki tüm Kaymakamlarımızdan ve Belediye Başkanlarımızdan net bir talebim var. İlçelerinizdeki yatırıma uygun alanları standart bir formata kavuşturun. Bu veriler KUZKA Yatırım Destek Ofisimizde toplanacak ve Kastamonu’nun ’Yatırım Yeri Envanteri’ oluşturulacak. Kapımıza gelen yatırımcıya ’Şu ilçemizde, şu metrekare, şu altyapıya sahip yerimiz hazır’ diyebilmeliyiz. Bürokratik hızı artırmak ve Kastamonu’yu yatırımcılar için bir cazibe bölgesine dönüştürmek mecburiyetindeyiz" "Demir yolu için analiz çalışmasına başladık" Konuşmaların ardından Kastamonu Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Özgür Yücel Yakar da program kapsamında sunulan destekler, başvuru süreçleri ve yatırım alanlarına ilişkin teknik bilgilendirme sunumunu yaptı. Yakar, "Bu programın en önemli özelliği, Türkiye Teşvik Sistemi’nde teknoloji hamlesi gibi, savunma sanayi başta olmak üzere pek çok katma değeri yüksek alanlara tanınan teşvikler, aynı oranda yerel kalkınma hamlesine tanınıyor. Mermer işleme hariç olmak üzere, hepsi aynı zamanda hedef yatırımlar kapsamında desteklenen yatırımlar. Aynı yatırımı, ağaç orman ürünlerine katma değerlerini üretmek isteyen bir yatırımcı, hemen hedef yatırımlardan, bu teşviklerden yararlanabilir. Ama aradaki fark, teşvik unsurlarının hem sayısında hem kendi içindeki oranlarında gizli olması. KDV istilası ve günlük muafiyeti her ikisinde de var, onda bir sıkıntı yok. Ama en önemli fark kurumlar vergisi indiriminde. Burada yerel kalkınma hamlesi yüzde 50 oranında desteklenirken, hedef yatırımda bu oran yüzde 20’ye kadar düşüyor. İşveren hissesinde 8 yıllık bir dönem var. Bu yerel kalkınma hamlesinin kendi içindeki en önemli özelliği de Türkiye’nin neresinde olursa olsun aynı teşvik unsurlarından faydalanıyor" şeklinde konuştu. Kastamonu’nun demiryolu ihtiyacıyla ilgili çalışma yaptıklarını söyleyen Yakar, "Sayın valimizin liderliğinde analitik çalışma yapalım kararı aldık. Bölgemizin demiryolu ihtiyacını analiz etmeye, yük analizini incelemeye başladık. Yakında mevcut yüklerin ne kadar yükü var, ne kadar demiryollarına entegre edebilirler konusunu test eden bir anketi hayata geçiriyor olacağız" diye konuştu. Başvurular, 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:06 Mersin’in lojistik gücü Avrupa’ya tanıtılıyor Mersin Deniz Ticaret Odası ev sahipliğinde, Eurochambres ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş birliğiyle yürütülen Türkiye-AB İş Diyaloğu II (TEBD II) projesi kapsamında düzenlenen çalışma ziyareti başladı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen program, 5-8 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilirken, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen oda ve borsa yöneticileri Mersin’de bir araya geldi. Dört gün sürecek programda, kentin uluslararası lojistik kapasitesi tanıtılarak yeşil ekonomi ve dijital dönüşüm alanlarında iş birliği fırsatları ele alınıyor. Programın açılış toplantısı Mersin Deniz Ticaret Odası’nda yapıldı. Toplantıya Eurochambres ve TOBB temsilcilerinin yanı sıra Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu yetkilileri ile oda yöneticileri katıldı. Açılışta konuşan MDTO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bedii Canatan ve Genel Sekreter Fuat Gedik, Mersin’in Doğu Akdeniz’deki stratejik konumuna dikkat çekerek, kentin Avrupa ile Orta Doğu ve Orta Asya arasında önemli bir ticaret köprüsü olduğunu vurguladı. Programın, Mersin’in liman, lojistik ve turizm potansiyelinin tanıtılması açısından önemli bir fırsat sunduğu ifade edildi. Toplantıda TEBD II Proje Direktörü Pınar Erdil, TOBB AB Dairesi Uzmanı Tuğçe Duru Kaya ve AB Türkiye Delegasyonu Program Müdürü Özgür Öcal da değerlendirmelerde bulunarak, proje kapsamında Türkiye ile Avrupa iş dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Etkinlik kapsamında düzenlenen oturumlarda, Mersin’in ticari kapasitesi ve enerji verimliliği projeleri katılımcılara aktarıldı. Programın devamında Mersin Büyükşehir Belediyesi Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde ’Enerji Verimliliği ve Yeşil Lojistik’ konulu konferans düzenlendi. Konferansta ticaretin enerji maliyetleri ve yeşil lojistikteki güncel gelişmeler ele alındı. Program çerçevesinde Mersin Uluslararası Limanı, Mersin Serbest Bölgesi ve çeşitli lojistik tesislerde incelemeler yapılacak. Ayrıca denizcilik eğitimi alanında faaliyet gösteren kurumlar ziyaret edilerek kentin eğitim altyapısı yerinde incelenecek. Programın son bölümünde ise Silifke ve Taşucu bölgelerinde sürdürülebilir turizm ve gastronomi alanındaki çalışmalar tanıtılacak.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:05 Aksa Doğalgaz, 7’nci kez ‘Düşük Karbon Kahramanı Ödülü’ne değer görüldü Aksa Doğalgaz, Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği projesiyle iş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren 11’inci İstanbul Karbon Zirvesi’nde gerçekleştirilen SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde üst üste yedinci kez ödülün sahibi oldu. Doğal gaz dağıtım şirketi Aksa Doğalgaz, 71 bin kilometreyi aşan şebeke uzunluğuyla 30 il, 375 ilçe ve beldede 8,4 milyon abonesini doğal gazla buluşturuyor. Faaliyetlerini daha temiz bir gelecek anlayışıyla insana, doğaya ve yaşama saygı çerçevesinde hayata geçiren şirket, sürdürülebilir enerji dönüşümüne katkı sağlamak üzere Ar-Ge çalışmalarını yürütüyor. 11’inci İstanbul Karbon Zirvesi, 4-5 Mayıs tarihlerinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde ‘Karbonsuzlaşma, Karbon Piyasası ve İklim Teknolojileri’ başlığıyla gerçekleştirildi. Şirket de Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği projesiyle SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni’nde 7’nci kez ödülün sahibi oldu. Törende Aksa Doğalgaz’a, sera gazı emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğine karşı etkin mücadelede örnek oluşturan kuruluşlara değer görülen SÜT-D 2026 Düşük Karbon Kahramanı Ödülü’nün veriliş teknik gerekçesini İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu açıkladı, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal takdim etti. Doğal gaz ile biyometanın güç birliği Aksa Doğalgaz Başkan Yardımcısı Şinasi Gölbaşı, zirve kapsamındaki "Karbon Yönetimi ve Enerji" oturumunda konuşmacı olarak yer aldı. Gölbaşı sunumunda, şirketin sürdürülebilirlik faaliyetlerini, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalarını ve Şirket’in yenilikçi Ar-Ge projesi Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği’ni anlattı. Gölbaşı, "Aldığımız ödülü uzun soluklu çalışmalarımızın anlamlı bir takdiri olarak görüyoruz. Doğal Gazımızda Atığın Yerli ve Yeşil Gücü projemizin devamı niteliğindeki Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği’nde, biyometanın üretimden şebekeye enjeksiyonuna, taşıma seçeneklerinden sertifikasyon ve mevzuat süreçlerine kadar tüm değer zincirini inceliyoruz. Biyometanın doğal gaz altyapısıyla birlikte kullanılabilirliğini teknik, ekonomik, çevresel ve sertifikasyon boyutlarıyla değerlendiriyoruz" diye konuştu. Enerji arzını çeşitlendiriyoruz Küresel iklim krizine karşı kapsayıcı ve sürdürülebilir bir çevresel yönetim adımlarıyla ilerlediklerini belirten Gölbaşı, iklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede alternatif yakıtların ve çevreci enerji kaynaklarının önemine inandıklarına dikkat çekti. Gölbaşı, sözlerine şöyle devam etti: "Karbon yönetimi açısından doğal gaz, fosil yakıtlardan çevreci yakıtlara geçiş sürecinde en önemli yakıt olduğundan, Ar-Ge çalışmalarımızla enerji arzını çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra düşük karbon ekonomisine geçiş, yalnızca emisyon azaltımıyla sınırlı olmayan; enerji arz güvenliğinden atık yönetimine, yerli kaynakların değerlendirilmesinden sanayinin rekabet gücüne kadar çok boyutlu bir dönüşümü ifade ediyor. Doğal Gaz ile Biyometanın Güç Birliği projemiz de bu yaklaşımın somut bir çıktısı." Sürdürülebilir bir yaşama katkı Yapılan açıklamaya göre şirket, faaliyet gösterdiği bölgelerde hava kalitesinin iyileşmesine önemli bir katkı sağlıyor. Kömür gibi karbon yoğun yakıtların çevresel etki konusunda bilinçlendirme çalışmalarına devam ederek, hava kalitesinin her geçen gün iyileştirilmesine katkıda bulunuyor. Şirket, 2025 yılında abonelerinin kömür yerine doğal gazı tercih etmesiyle 17,64 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçilmesini sağladı. 2025 yılı Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarını ISO 14064 Kurumsal Sera Gazı Emisyonlarının Hesaplanması ve Raporlanması Standardı’na uygun olarak altı farklı kategori üzerinden hesapladı. Ayrıca, 2025 yılı elektrik tüketiminden kaynaklı Kapsam 2 karbon emisyonlarını Yenilenebilir Enerji Kaynak Belgesi ile nötrleyen Aksa Doğalgaz, ecodrone’larla ulaşılması zor alanlarda gerçekleştirilen tohum atışlarıyla bugüne kadar aboneleri adına 201 bin tohumu toprakla buluşturdu, 2026 yılı sonuna kadar da 500 bin tohum topunu daha toprakla buluşturmayı hedefliyor.
Bakan Bayraktar: ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’
28 Nisan 2026 Salı - 14:02 Bakan Bayraktar: ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, kritik minerallere sahip olmanın yeterli olmadığını, bunları işlemek gerektiğini belirterek, "Detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini açıklayacağız." dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, OECD İstanbul Merkezi tarafından düzenlenen Kritik Mineraller Forumu’nun açılış programına katıldı. Programda konuşan Bakan Bayraktar, dünyanın yakın tarihin en büyük enerji krizlerinden birini yaşadığına dikkat çekti. Bayraktar, "Son gelişmeler bize bölgesel çatışmaların etkilerinin yalnızca o bölgelerle sınırlı kalmadığını bir kez daha göstermiştir" dedi. Bayraktar, Türkiye’nin Kritik Ham Maddeler stratejisini de yakında açıklayacaklarını belirtti. ‘‘Küresel enerji talebi yüzde 1,3, elektrik talebi ise bu hızın iki katından fazla büyüdü’’ Bakan Bayraktar, küresel enerji sahnesinde halihazırda hızlı bir değişim yaşandığını dile getirerek "Dünyanın enerji talebi artıyor ve resmi olarak Elektrik Çağı’na giriyoruz. Geçtiğimiz yıl küresel enerji talebi yüzde 1,3 oranında arttı, elektrik talebi ise bu hızın iki katından fazla büyüdü" diye konuştu. ‘‘ OECD gibi kuruluşlar, küresel piyasalarda güven inşa etmede hayati bir rol oynamaktadır’’ Ülkelerin bugünün zorluklarıyla tek başına yüzleşemeyeceğini vurgulayan Bayraktar, "Uluslararası iş birliğine, değer zinciri şeffaflığına ve ortak sorumluluğa ihtiyacımız var. OECD gibi kuruluşlar burada, küresel piyasalarda güven inşa etmede hayati bir rol oynamaktadır" değerlendirmesini yaptı. ‘‘Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik mineraller var’’ Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji dönüşümünün kalbinde kritik minerallerin yer aldığını belirterek, "Bu yeni dönemde, yalnızca kaynaklara sahip olmak yeterli değildir; bunları işleyebilmeniz gerekir. Türkiye tam olarak bunu inşa etmektedir: Kaynak çıkarımını, derin işleme kapasitesi ve yüksek teknolojili endüstriyel değer üretimi ile birleştiriyoruz" açıklamasında bulundu. ‘‘Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini yakında açıklayacağız’’ Bu vizyonun, 2025 Kritik ve Stratejik Mineraller Raporu’nda ana hatlarıyla belirtildiğine değinen Bayraktar, "Raporun bulgularına dayanarak detaylı bir yol haritasını nihayetlendiriyoruz. Yakında Türkiye’nin kapsamlı Kritik Ham Maddeler stratejisini resmi olarak açıklayacağız" şeklinde konuştu. Bayraktar, Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri sahasının Kritik Ham Maddeler stratejisinin temel taşı olduğunu vurguladı. Bayraktar, ‘‘Beylikova’nın dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri yataklarından biri olduğuna inanıyoruz. ETİ Maden, ortaklarıyla birlikte bu konu üzerinde çok yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Beylikova’daki pilot tesis halihazırda faaliyettedir ve şu anda ayırma ve işleme kabiliyetlerini içerecek endüstriyel ölçekli üretime doğru ilerliyoruz. Rüzgâr türbinleri ve elektrikli araç motorlarındaki kalıcı mıknatıslar için gerekli olan nadir toprak oksitlerini üreteceğiz’’ ifadelerini kullandı.
Yerli ve milli çift namlulu deniz topları görücüye çıkıyor
28 Nisan 2026 Salı - 13:51 Yerli ve milli çift namlulu deniz topları görücüye çıkıyor Ermaksan, 5-9 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek SAHA EXPO 2026 fuarında, tamamen yerli imkânlarla geliştirdiği ileri savunma çözümlerini tanıtacak. Bursa merkezli Ermaksan, fuarda THUNDERBOLT 40/70 T Çift Namlulu Deniz Topunu sergileyerek, modern deniz harekâtında yakın savunma ihtiyaçlarına yönelik yerli çözüm yaklaşımını ziyaretçilerle buluşturacak. Sistem; alçak irtifadan yaklaşan insanlı ve insansız hava araçları, helikopterler, seyir füzeleri ve benzeri hava hedefleri, sürü konseptinde seyreden suüstü unsurlar ve kıyıda konuşlu asimetrik tehditler gibi yoğun ve kısa reaksiyon pencereli senaryolara yanıt vermek üzere konumlandırılıyor. 40 mm sınıfındaki sistem; dakikada toplam 600 atım ateş gücü, 736’ya kadar hazır mühimmat kapasitesi, 12 bin 500 m azami menzil, 1000 m/s çıkış hızı ve -13/+85 irtifa ile 360 yanca hareket kabiliyetiyle kısa reaksiyon pencereli, çoklu hedef ve doygun saldırı senaryolarına odaklanıyor. Kompozit kupola yaklaşımı ise düşük radar izi hedefiyle platformun imza yönetimi hedefleriyle uyumu destekliyor. THUNDERBOLT’un üretim sürecinin, Haziran 2022’de imzalanan Stratejik İş Birliği Anlaşması sonrası ivme kazandığı; Temmuz 2025’te Konya/Karapınar’da gerçekleştirilen kara atış testleriyle doğrulama safhasına geçilerek sistemin seri üretim fazına taşındığı belirtiliyor. Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ahmet Özkayan, "60 yılı aşkın üretim ve mühendislik tecrübesiyle geliştirilen THUNDERBOLT 40/70 T Türk Tipi Deniz Topu ile Deniz Kuvvetlerimize; ateş gücü yüksek, yerli ve sürdürülebilir bir savunma çözümü sunuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
YEDAŞ’tan Amasya’ya 5 milyar TL’lik enerji yatırımı
28 Nisan 2026 Salı - 13:50 YEDAŞ’tan Amasya’ya 5 milyar TL’lik enerji yatırımı Geleceğin enerji altyapısını inşa etme vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (YEDAŞ), Amasya’da 2026-2030 yılları arasında 5 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. Yapılacak yatırımlarla birlikte şehirde enerji altyapısının daha güçlü, kesintisiz ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo merkezleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. YEDAŞ, Amasya’da hayata geçireceği yeni dönem yatırım planlarını basın toplantısıyla duyurdu. 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet Amasya genelinde 3 binin üzerinde trafo, 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet sunan YEDAŞ, 290 MVA’yı aşan kurulu güç ile yıllık 650 bin MWh seviyesindeki tüketimle kentin enerji ihtiyacını karşılıyor. Şirket, bu güçlü altyapıyı yeni trafo binaları, şebeke güçlendirme ve yedekleme yatırımlarıyla daha ileri taşıyarak artan enerji talebine sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. Kesinti adedi ve süresinde önemli iyileşme Son 7 yılda gerçekleştirilen yatırımların etkisi, kesinti göstergelerinde belirgin şekilde ortaya çıktı. Amasya’da abone başına ortalama kesinti süresi yüzde 46 oranında azalırken, kesinti adedi yüzde 38 düşüş gösterdi. 2025 yılı itibarıyla kesinti süresi 616 dakikaya, kesinti adedi ise 8,2 seviyesine geriledi. Bu iyileşmede teknoloji yatırımları önemli rol oynadı. SCADA ve OMS sistemleri sayesinde şebeke uzaktan izlenip yönetilebilir hale gelirken, arızalara müdahale süreleri kısaldı. Uzaktan enerjilendirme oranı yüzde 99 seviyesine ulaşırken, arıza tespit süreçleri saniyeler içinde gerçekleştirilebilir hale geldi. SCADA altyapısındaki gelişimle istasyon sayısında yüzde bin 57 artış sağlandı. Barış Demir: "Hedefimiz kesintisiz ve sürdürülebilir enerji" YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, "Amasya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımların en önemli çıktısı, vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesinde yaşanan somut iyileşmedir. Son yıllarda kesinti sürelerinde ve sıklığında elde ettiğimiz düşüş, doğru planlama ve kararlı yatırım yaklaşımımızın bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı yatırımlarımızla Amasya’da geleceğin enerji altyapısını kurmaya ve kesintisiz enerji arzını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi. 5 yıllık dönemde 5 milyar TL’lik yatırım planı YEDAŞ, önümüzdeki 5 yıllık dönemde hayata geçireceği 5 milyar TL’lik yatırım planı ile Amasya’nın enerji altyapısını daha da güçlendirerek, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamayı sürdürecek. Büyük Amasya Oteli’nde düzenlenen toplantıya YEDAŞ Bölgeler Koordinatörü Emin Uğur Asan, Amasya Bölge Müdürü Eren Demirkan ve Kurumsal İletişim Müdürü Emin Genç de katıldı.
Kocaeli’deki manda yetiştiricilerine 3,4 milyon liralık destek
28 Nisan 2026 Salı - 13:48 Kocaeli’deki manda yetiştiricilerine 3,4 milyon liralık destek Kocaeli’de "Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Projesi" ile üreticilere bugüne kadar 3,4 milyon liralık destek sağlayan Büyükşehir Belediyesi, düzenlenen kura töreniyle damızlık mandaları yeni sahiplerine teslim etti. Babaköy Mahallesi’nde düzenlenen törende, üretimi canlandırmak ve manda neslini korumak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında kura çekimi yapılarak damızlık mandalar sahiplerine teslim edildi. Törende konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Abdullah Köktürk, kırsal kalkınma ve sürdürülebilir tarım hedefleri doğrultusunda hayvancılık projelerine önem verdiklerini belirterek, "Kandıra’mızın meşhur mandası inşallah eski günlerine kavuşacak" dedi. Kocaeli Manda Yetiştiricileri Birliği Başkanı Niyazi Yelkencioğlu ise kurdukları modern çiftlik ve mandırada süt, yoğurt ve peynir üretimiyle bölgesel bir marka haline geldiklerini ifade ederek, sağlanan desteklerin üretimin sürdürülebilirliğine büyük katkı sunduğunu kaydetti. Konuşmaların ardından Kandıra Ziraat Odası Başkanı Erdal Çetin ve Yelkencioğlu tarafından protokol üyelerine manda sütünden elde edilen ürünler ikram edildi. Et ve süt veriminde artış hedefleniyor Büyükşehir Belediyesinin 2023 yılından bu yana manda üreticilerine toplam 3,4 milyon lira destek sağladığı projede, canlı hayvanın 200 kilogramlık kısmı hibe ediliyor, kalan ağırlığın bedeli ise üreticiler tarafından karşılanıyor. Islah çalışmaları sayesinde, hastalıklara daha dirençli sürüler oluşturulurken, manda yavrularının doğum ağırlığı ve et veriminde yüzde 30, dişi yavruların süt veriminde ise yüzde 80 artış yaşanması hedefleniyor. Ayrıca Büyükşehir Belediyesine bağlı veteriner hekimler, üreticileri ziyaret ederek süreci takip ediyor.
Başkan Kıvanç: "Zorlu küresel şartlara rağmen ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz"
28 Nisan 2026 Salı - 13:28 Başkan Kıvanç: "Zorlu küresel şartlara rağmen ihracatımızı artırmaya devam ediyoruz" Adana Sanayi Odası (ADASO) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı ve Meslek Komiteleri Müşterek Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Başkan Zeki Kıvanç, küresel belirsizliklere rağmen Adana sanayisinin sergilediği dirençli performansa dikkat çekerek, yeni açıklanan destek paketlerinin üretim çarklarına güç katacağını vurguladı. Adana Sanayi Odası’nın Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı ve Meslek Komiteleri Müşterek Toplantısı, Meclis Başkanı İsrafil Uçurum’un başkanlığında gerçekleşti. Toplantıda sanayicilere hitap eden Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, ekonomi gündemini değerlendirirken hem yerel başarıların altını çizdi hem de küresel ölçekte yaşanan gelişmelere dair öngörülerini paylaştı. Küresel riskler ve enerji dengeleri Dünya genelinde artan jeopolitik risklerin tüm ekonomileri etkilediğini belirten Başkan Kıvanç, özellikle Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki baskısına değindi. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki hareketliliğin maliyetler üzerinde bir belirsizlik oluşturduğunu ifade eden Başkan Kıvanç, bu sürecin yakından takip edildiğini ve sanayicinin bu dalgalanmalara karşı korunması gerektiğini belirtti. Ekonomi yönetiminin attığı adımları ve son açıklanan kararları değerlendiren Başkan Kıvanç, sanayi sektörünün daha güçlü desteklenmesi gereken bir dönemden geçildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nın yatırım ortamı adına önemli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Kıvanç, şu ifadeleri kullandı; "Özellikle imalatçı ve ihracatçılarımız için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a çekilecek olması, bizler için çok değerli bir adım olacaktır. Türkiye’nin küresel bir finans ve yönetim merkezi olma hedefi, hem yerli yatırımcımızın cesaretini artıracak hem de yabancı sermayeyi ülkemize çekecektir. Bu vizyoner yaklaşım için başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, ekonomi yönetimimize ve ilgili tüm Bakanlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Atılan bu kararlı adımların hem ülkemiz ekonomisi için hayırlara vesile olmasını diliyorum." Jeopolitik riskler akabinde sıkı para politikasının bir süre daha devam edeceğinin öngörüldüğünü belirten Başkan Kıvanç, "Sanayicinin finansman ihtiyacına yönelik günü kurtaran çözümler yerine, işletmelerin sermaye yapısını güçlendirecek ve nakit akışını kalıcı olarak iyileştirecek nokta atışı kredi imkanlarının ihtiyaç vardır." dedi. Başkan Kıvanç, Adana Sanayi Odası olarak sanayicilerin her zaman yanında olduklarını hatırlatarak; Model Fabrika, Sürdürülebilirlik Merkezi, Enerji Verimliliği ve Mesleki Gelişim merkezlerinin tek çatı altında toplandığı Sanayi Kampüsü’nün, üyelerin yalın dönüşüm, verimlilik, dijital dönüşüm ve yetkinlik süreçlerinde en büyük destekçisi olmaya çalıştıklarını ifade etti. İhracatçıya "Döviz Dönüşüm Desteği" çağrısı Küresel rekabette ihracatçının elini güçlendirecek somut bir öneri sunan Başkan Kıvanç, döviz dönüşüm desteğinin kapsamının genişletilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut desteğin yüzde 3 seviyesinde olduğunu ve ihracatçıların yalnızca yüzde 20’sinin bu imkandan yararlanabildiğini belirten Başkan Kıvanç şunları kaydetti; "Bu tablo, uygulamanın hem kapsam hem de etkinlik açısından yetersiz kaldığını gösteriyor. Döviz dönüşüm desteğinin herhangi bir şarta bağlı olmaksızın tüm ihracatçılara yaygınlaştırılması ve oranının artırılması artık kritik bir ihtiyaçtır. Uluslararası örneklere baktığımızda, Çin’de bu oranların yüzde 13 seviyelerine kadar ulaştığını görüyoruz. Ülkemizde de bu desteğin yükseltilmesi, sanayicimizin küresel arenada rekabet gücünü korumasını sağlayacaktır." Adana ihracatta ivme kazanıyor Adana’nın 2026 Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,1 artışla 276,4 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini söyleyen Başkan Kıvanç, sözlerini şöyle sürdürdü; "Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan Mart 2026 ihracat verilerine göre; Adana’nın 2026 Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,1 artışla 276 milyon 396 bin dolar ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk çeyreğini kapsayan Ocak-Mart döneminde ise Adana’nın toplam ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,3 artışla 798 milyon 147 bin dolar seviyesine ulaştı. Ocak-Mart döneminde ise en fazla ihracat yapılan ülke; 64 milyon 695 bin dolar ile İspanya oldu. İspanya’yı 47 milyon 896 bin dolar ile Irak ve 47 milyon 283 bin dolar ile Amerika Birleşik Devletleri izledi. Yılın ilk çeyreğine ise sektörel ihracatımıza baktığımızda ise; kimya sektörü 162 milyon 525 bin dolar ile ilk sıradaki yerini korudu. Aynı dönemde tekstil ve hammaddeleri sektörü 119 milyon 50 bin dolar ile ikinci sırada yer alırken, Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ise 106 milyon 465 bin dolar ile üçüncü sırada yer aldı. Yakalanan bu ivmenin Türkiye genelinde ihracatın önünde olması da ayrıca son derece kıymetlidir. Adana sanayisi, zorlu küresel şartlara rağmen üretmeye ve ihracatını artırmaya devam etmektedir. Adana’nın ihracat potansiyelinin mevcut rakamların çok üzerinde olduğunu bir kez daha ifade etmek isterim. İhracatımıza katkı sağlayan tüm firmalarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum."
Aydın’ın kayıtlı işgücü sayısı 100 bin oldu
28 Nisan 2026 Salı - 13:22 Aydın’ın kayıtlı işgücü sayısı 100 bin oldu Ülke genelindeki önemli tarım ve sanayi kentlerinden olan Aydın’da, kayıtlı işgücü sayısı 100 bin 640 oldu. Aydın İl İstihdam Kurulu Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı, Aydın Valisi Yakup Canbolat başkanlığında gerçekleştirildi. Aydın’ın, işgücü istihdam ve mesleki eğitim ihtiyacını tespit etmek, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları ile işletmelerde yapılacak mesleki eğitim ve istihdam konularında etkinlik ve verimliliği artırmak amacıyla düzenlenen Aydın İl İstihdam Kurulu Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı’nda Aydın genelindeki işgücü sayısı açıklandı. Ocak 2026 verilerine göre Aydın genelinde toplam 33 bin 8 işyerinin 185 bin 107 çalışanı bulunuyor. 0-9 arası çalışanı bulunan işyeri sayısı 29 bin 821 olurken, 10-49 arası çalışanı olan işyeri sayısı 2 bin 779, 50 ve üzeri çalışanı bulunan işyeri sayısı ise 408 oldu. Aydın’ın 2025 yılında işgücüne katılma oranı yüzde 52,9, istihdam oranı yüzde 48,7 olarak gerçekleşirken, işsizlik oranı ise yüzde 8 oldu. 2026 yılı Ocak ayı itibariyle 48 bin 506’sı erkek, 52 bin 134’ü kadın olmak üzere toplam 100 bin 640 kayıtlı işgücü bulunurken, 2026 Ocak-Mart döneminde iş bulma kurumuna kayıtlı özel sektör işyerlerinden toplam 6 bin 714 açık iş ilanı alınırken, Bu dönemde 169’u engelli olmak üzere toplam 4 bin 158 iş arayanın işverenlerle eşleşmesi sağlandı. 2026 yılı Ocak-Mart döneminde danışmanlık kapsamında yapılan görüşme sayısı 11 bin 757, özel sektör işyeri ziyareti sayısı bin 478 olarak gerçekleşti. Aydın’da 2026 Ocak-Mart döneminde düzenlenen Aktif İşgücü Programı çerçevesinde 79 adet İşbaşı Eğitim programından toplam 218 kişi faydalanırken, 18 adet Toplum Yararına Program’dan (TYP) toplam bin 40 kişi faydalandı. Ayrıca Eylül 2024 itibariyle hayata geçen İşgücü Uyum Programları kapsamında 22 ayrı programdan 478 kişi faydalandı. 284 milyon işsizlik ödeneği yapıldı Aydın’da 2026 yılı Ocak-Mart ayları arasında İşbaşı Eğitim Programı için 4 milyon 932 bin 758 TL, İstihdam Garantili Kurs NİYEP için 530 bin 354 TL, Toplum Yararına Programlar için 19 milyon 669 bin 681 TL, İşgücü Uyum Programları ve Gençlik Programları için 52 milyon 329 bin 413 TL, KİPAP Programı için 842 bin 952 TL olmak üzere kurs ve programlar için toplamda 78 milyon 305 bin 160 TL ödeme yapıldı. İşsizlik Sigortası Fonu çerçevesinde ise Aydın’da 2026 Ocak-Mart ayları içerisinde 8 bin 959 kişi işsizlik ödeneğinden faydalanırken, bu kişilere toplamda 284 milyon 760 bin 869 TL ödeme yapıldı. 27 kişi de yarım çalışma ödeneğinden faydalanırken, bu kişilere de toplamda 488 bin 504 TL ödeme yapıldı.
Denizli Ticaret Odası, Çin’de yeni pazar arayışı toplantısı yaptı
28 Nisan 2026 Salı - 13:04 Denizli Ticaret Odası, Çin’de yeni pazar arayışı toplantısı yaptı Denizli Ticaret Odası (DTO), Çin Canton Fuarı ziyareti kapsamında gerçekleştirdiği uluslararası temaslarını, Hong Kong’daki üst düzey katılımın olduğu toplantıyla devam ettirdi. Denizli heyetindeki iş insanları, Ticaret Bakanlığı Hong Kong Ticaret Ataşesi Dinçer Tatlıoğlu’nun da yer aldığı toplantıda, Hong Kong hükümetine bağlı resmi devlet kurumu olan Invest Hong Kong (InvestHK) ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Yaklaşık 3 saat süren toplantıda, Hong Kong’un inşaat ve altyapı sektörüne yönelik güncel uygulamaları, yeni yatırım alanları, ticari iş birliği fırsatları ve bürokratik süreçler detaylı bir şekilde ele alındı. Ayrıca Hong Kong’un önümüzdeki 10 yılı kapsayan yapılaşma ve kentsel gelişim planı, Denizli heyetinin teknik incelemesine sunuldu. Sürdürülebilir şehircilik, yüksek yoğunluklu yapılaşma modelleri ve akıllı şehir uygulamaları, görüşmede öne çıkan başlıklar arasındaydı. Toplantıya InvestHK adına Altyapıdan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Diana Yang ve Uluslararası Pazarlar, Konsolosluklar ve Odalardan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Andrea Li katıldı. Görüşmelerde, Denizlili firmaların Hong Kong üzerinden Asya-Pasifik pazarına erişim imkanları ile bölgesel bir merkezin kurulması ve uluslararası tedarik zincirlerine entegrasyon konuları değerlendirildi. 2000 yılında kurulan InvestHK, Hong Kong hükümeti bünyesinde faaliyet gösteren ve doğrudan yabancı yatırımları ülkeye çekmekle görevli resmi bir kamu kuruluşu. Kurum; yatırım danışmanlığı, şirket kuruluş süreçlerinin yönetimi, sektörel veri ve analiz desteği ile uluslararası firmaların yerel iş ağlarına entegrasyonu gibi alanlarda hizmet sunuyor. Finans, fintech, lojistik ve altyapı başta olmak üzere stratejik sektörlerde sunduğu rehberlik ile Hong Kong’un küresel yatırım merkezi konumunu güçlendirmeye çalışıyor. Program, DTO Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Taştan’ın, InvestHK temsilcileri ile Ticaret Ataşesi Dinçer Tatlıoğlu’na Denizli horozu plaketini takdim etmesi ile sona erdi. "Yeni pazarlara açılıyor, portföyümüzü büyütüyoruz" Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, temaslarının yeni pazar arayışlarında son derece önemli olduğunu vurguladı ve "Girişimlerimizin, üyelerimizin uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırması, yeni yatırım ve iş birliği fırsatları oluşturmasını ve özellikle geleceğin en büyük ticari birlikteliği ile ekonomisi olarak görülen Asya-Pasifik bölgesinde daha etkin olmamıza katkı sağlamasını diliyoruz" dedi.
TESK Genel Başkanı Palandöken: "Kira stopajında esnafın ödediği yüzde 20’lik rakamın kalkması lazım"
28 Nisan 2026 Salı - 12:57 TESK Genel Başkanı Palandöken: "Kira stopajında esnafın ödediği yüzde 20’lik rakamın kalkması lazım" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Kurumlar vergisindeki düşüşün ardından artık kira stopajında esnafın ödediği yüzde 20’lik rakamın da kalkması lazım. Çünkü çifte vergilendirme oluyor" dedi. TESK Genel Başkanı Palandöken, kira stopajı, vergi ve borçların yapılandırılması konularında açıklamalarda bulundu. Palandöken, kira stopajının kaldırılması ve yeni bir yapılandırma düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini açıkladı. "Kira stopajında esnafın ödediği yüzde 20’lik rakamın kalkması lazım" İhracat ve üretimi desteklemek amacıyla kurumlar vergisinde yapılan indirimlerin iş dünyası açısından olumlu bir adım olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Palandöken, "Kurumlar vergisindeki düşüşün ardından artık kira stopajında esnafın ödediği yüzde 20’lik rakamın da kalkması lazım. Çünkü çifte vergilendirme oluyor. Hem mal sahibi gelirinden veriyor hem de esnaf bunu peşin yatırıyor. Yani 10 bin liralık dükkanda 2 bin lirada stopaj vergisi vermiş oluyor. Dolayısıyla esnaf kazanamadığı bir parada hem kirada hem de stopaj vergisinde mağdur oluyor. Aynı şekilde bunun tekrar sıfırlanması lazım. Çünkü gayrimenkul sahibi bunun vergisini veriyor" dedi. "Son yapılan yapılandırmada yaklaşık 156 milyar lira maliyenin kasasına girmiş oldu" Esnafın biriken borç yükü dolayısıyla yeni bir yapılandırmanın artık kaçınılmaz olduğuna dikkati çeken Palandöken, "Bununla birlikte bilindiği üzere geçen yapılan yapılandırmada yaklaşık 156 milyar lira maliyenin kasasına girmiş oldu. Vatandaş bunu almış. Dolayısıyla kredi kartı, vergi borcu, SSK borcu bunlardan kurtulabilmesi için uygun ödeme şartlı faizi de çok düşük olmak suretiyle en azından insanlara bir soluk aldırmak lazım. Bilindiği üzere herkes kredi kartındaki mağduriyetini yüksek faizlerle ancak limitin çok altındaki bir ödemeyle taksitlendirmeye çalışıyor ama bir türlü içinden çıkılmıyor. Dolayısıyla her türlü köprü geçişinden tutun, trafik cezalarından, okuldaki taksitlerden aynı şekilde insanların sıkıntı içerisinde olduğu şu dönemde böyle bir yapılandırmanın afla ilgisi yok. Bunun hem vatandaşın hem de maliyenin bu konudaki çalışmayla düzeltilebilecek. Gerçekten de bu ödemede devletimizin bir zararı olmayacak. Bilakis bunu ödemek suretiyle ödediği miktarında bu sene en azından yapılandırmanın yapıldığı takdirde 300 milyara yakın da bir girdi olacak. Yoksa zaten vatandaş ödeyemiyor. Hem de bu sıkışıklıkta e-hacize mağdur oluyor. E haciz ne demek? Bütün mal varlığını bütün gayrimenkullerine birden el koyuluyor. Bankadaki parası belki de o günkü borcuna yetebilecek ancak e haciz olduğu için onu da kullanamıyor. Esnaf sıkışmış bir vaziyette. Bir an evvel bunun çözülmesiyle ilgili bir yapılandırma şart" diye konuştu
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma
28 Nisan 2026 Salı - 12:43 İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Teknik Bilimler MYO öğrencilerinden sektörel çıkarma İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Akademi ile sanayi arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen anlamlı bir buluşma gerçekleşti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Ayakkabı Tasarımı ve Üretimi Programı öğrencileri, sektörün mutfağını yerinde görmek amacıyla modern üretim tesislerine teknik bir gezi düzenledi. Genç yetenekler, teorik bilgilerini devasa bir üretim hattının dinamikleriyle birleştirme fırsatı buldu. Üretimin tüm aşamaları incelendi Ziyaret kapsamında öğrenciler, bir terliğin fikir aşamasından son paketleme anına kadar geçen tüm kompleks süreci adım adım inceledi. Gezi boyunca üretim bandının her bir istasyonunda duran öğrenciler, sektör profesyonellerinden teknik detaylar aldı. Ar-Ge ve Tasarım Merkezi: Öğrenciler, dijital tasarımların fiziksel prototiplere nasıl dönüştüğünü, modelleme ve kalıp hazırlama süreçlerindeki kritik hassasiyetleri gözlemledi. Kesim ve Saya Hazırlama: Malzeme verimliliğinin ve hatasız kesimin önemine dikkat çekilen bu bölümde, otomasyon sistemlerinin hızı ve insan emeğinin titizliği bir arada görüldü. Montaj ve Enjeksiyon Hattı: Terliklerin form kazandığı enjeksiyon makineleri ve montaj hatlarında, seri üretimin disiplini teknik bir vizyonla aktarıldı. Sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı üretim vizyonu Ziyaretin en dikkat çeken bölümlerinden biri, modern sanayinin vazgeçilmezi olan "Yeşil Üretim" teknolojileri oldu. Öğrenciler, yıllık 59,5 ton atığı geri dönüştürerek çevreye kazandıran ve üretim enerjisinin yüzde 75 gibi büyük bir kısmını güneş enerjisinden karşılayan, döngüsel ekonomiyi kağıt, plastik, cam ve metalin ötesine taşıyarak terlik üretimindeki firelerinin yüzde 100’ünü henüz atık statüsüne geçmeden üretim bandına geri kazandıran sürdürülebilirlik hamlelerini yerinde inceledi. Sektörün sadece üretim kapasitesinden ibaret olmadığını gören genç tasarımcılar, 50’den fazla ülkeye ihraç edilen ve yılda 100 milyon çift üretim kapasitesine ulaşan dev bir ekosistemin operasyonel gücüne tanıklık etti. Yaklaşık 1.500 çalışanın kolektif emeğiyle yürütülen süreçler, öğrencilere bir işletmenin kurumsal yapısı hakkında önemli ipuçları verdi. Akademik kadrodan samimi teşekkür Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Serap Çaşkurlu öncülüğünde gerçekleşen ziyarete; Doç. Dr. Şeyda Eyüpoğlu, Öğr. Gör. Betül Kır ve Öğr. Gör. Can Hacıosmanoğlu da eşlik ederek öğrencilerle birlikte üretim süreçlerini değerlendirdi. Akademik kadro adına iletilen teşekkür mesajında şu ifadelere yer verildi: "Bölüm olarak gerçekleştirdiğimiz teknik gezi kapsamında fabrikanızı ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyduk. Misafirperverliğiniz ve bizlere sunduğunuz samimi karşılamadan dolayı başta yöneticileriniz olmak üzere tüm çalışanlarınıza şükranlarımızı sunarız. Öğrencilerimize yönelik gerçekleştirdiğiniz bilgilendirmeler ve üretim süreçlerine dair paylaştığınız değerli bilgiler, sektör ile eğitim arasındaki bağın ne denli önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Teorik bilgilerin uygulama ile desteklenmesi açısından bu tür iş birliklerinin öğrencilerimiz için son derece faydalı ve yol gösterici olduğuna inanıyoruz. Ziyaretimiz süresince bizlere gösterdiğiniz ilgi, sabır ve içten yaklaşımınız için tüm hocalarımız ve öğrencilerimiz adına teşekkürlerimizi sunarız." Eğitimde uygulamalı dönem Gezi sırasında heyecanlarını gizleyemeyen öğrenciler, derslerde gördükleri tekniklerin endüstriyel boyutta nasıl karşılık bulduğunu görmenin kariyer planlamaları için dönüm noktası olduğunu belirtti. Uzmanlar ise nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamada saha deneyiminin hayati önem taşıdığını vurguladı. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa öğrencilerinin; ziyaret sonunda sadece birer gözlemci olarak değil, geleceğin ayak giyim dünyasını şekillendirecek vizyoner adaylar olarak tesisten ayrıldığı aktarıldı. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve öğrencilerin merak ettiği soruların yanıtlandığı bir soru-cevap paneli ile sona erdi.