EKONOMİ
KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:07:36 Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır" dedi. Ankara’da EkoAvrasya Vakfı, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği paydaşlığında, "Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ekonomik İlişkilerin Güçlendirilmesi" başlıklı toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, özellikle ifade etmek isterim ki ekonomisinden önce konumuyla alakalı; Akdeniz’in ortasında 3355 kilometrekarelik bir Türk toprağında, 1974’ten sonra, Türkiye Cumhuriyeti kurduktan sonra verilen savaş sonrasında, ilk kez ve son kez verilen savaş. Şehit kanlarıyla, mücahit kanlarıyla kazanılan 74 savaşından sonra büyük bir zaferin sonucunda kurulan 17. Türk devletidir. Türklük devletine devam edilen, işte biraz önce de ifade edildiği gibi bütün izolasyonlara ve ambargolara rağmen ayakta duran, 195 ülkenin tanımadığı, 155 ülkenin tanımadığı, dünyanın tanımadığı ama Türkiye’nin tanımasıyla hayatta var olan, var olmaya devam edecek olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Özellikle ifade etmek isterim, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ’Bir Türk dünyaya bedeldir, bir Türkiye dünyaya bedeldir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki savaşın Kıbrıs adasının önemini gösterdiğini ifade eden Amcaoğlu, "Yaklaşık 2 buçuk aydır süren savaşın ortaya çıkardığı acı gerçekler var ki, işte Kıbrıs adasının ne denli önemli olduğu. 1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, Kıbrıs Türk idaresinde bir sıkıntı yaşamaması konusunda Millet Meclisinde kendi milletvekillerini uyarırken; ’Oradaki Kıbrıs Türkünün bir sıkıntı yaşamaması, aksi takdirde İskenderun Körfezinden dışarı çıkamazsınız, bütün ikmal yollarınız tıkanır’ dediği noktada olduğu gibi gerçekleri yaşıyoruz. Buradaki nöbet sadece o 3355 kilometrekarelik topraklarda yaşayan Kıbrıs Türkünün, 455 yıl önce 1571’de oraya varan Osmanlı’nın torunlarının, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı bir sorumluluk değildir. Oradaki nöbet ve sorumluluk, 300 milyonluk Türk nüfusunun ve başta Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle sorumluluk alanı içerisinde var olma mücadelesinden başka bir şey değildir" şeklinde konuştu. Kıbrıs’ın ekonomik hedeflerinden bahseden Amcaoğlu, "Ölçeğine baktığınızda, hedefleri olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bahsederken; şu an 30.000 yatak kapasitesiyle 50.000 yatak kapasitesine ulaşmayı 2030’a kadar hedefleyen, yıllık 2 milyon turisti ile yaklaşık 4 milyonluk turisti hedefleyen, şu anki 88.000 yükseköğrenim öğrencisiyle birlikte 150.000 yüksek eğitim öğrencisi bilişim ve inovasyonla buluşturmayı hedefleyen ve bunun yanında da şu an 160 milyon dolarlar civarında olan ihracatını önümüzdeki 2030 yılına kadar 1 milyar dolara çekme hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte omuz omuza mücadele veren bir Kıbrıs Türk halkından rahatlıkla bahsedebiliriz" diye konuştu. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Ticaret Bakanlığının KKTC’ye katkılarından bahseden Amcaoğlu, şunları kaydetti: "Burada bulunmuşken özellikle ifade etmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığının yıllardır vermiş olduğu katkılar ortada. Ama özellikle Profesör Doktor Ömer Bolat’ın da yönetimindeki Türkiye Ticaret Bakanlığının son 2022 yılından ötürü ve beridir vermiş olduğu destek çok açık ve bariz bir şekilde ortada. Ve ülkemizin sadece turizmle değil, yaklaşık 4 milyar dolarlık ithalatın karşılığında dış ticaret açığını sağlayan turizmle değil, yüksek eğitimle değil; kendi kendine yetebilen bir sanayi ile, kendi alanlarındaki ihtiyacını üretebilen bir üreticisiyle, sanayicisi ve ticaret adamıyla birlikte var olma savaşı başarıyla devam etmektedir. Birkaç rakam vermek istiyorum. 2021’de yaklaşık 128 milyon dolar olan ihracatının 38 milyon dolarını Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamıyla yapabilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin şu anki geldiği nokta; 157 milyon dolarlık ihracatının 68 milyon dolarlık kısmını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamında Türkiye’ye yapabiliyor. Ve özellikle son birkaç yıldır pozitif anlamdaki gayretleriyle sayın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın sadece Ocak-Mart ayındaki rakam 41 milyon dolara tekabül edebiliyor 3 aylık sürede. Neden? Uzun gayretler ve görünebilir olması konusunda Kıbrıs Türkünün izolasyon ve ambargolarla yaşarken oradaki hayatını devam ettirebilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomik çarkı hazırlayabilmesi için, bu desteklerin daha da aşağılara ulaşabilmesi için hedefler bu doğrultudaydı. Özellikle şunu ifade etmek isterim ki; oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır." Konuşmanın ardından Bakan Amcaoğlu’na plaket takdim edildi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:49 Başkan Dutlulu Saruhanlı’da toplu ulaşım esnafıyla buluştu Saruhanlı ilçesinde toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından toplu ulaşım esnafına sağlanan yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğunu vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelerek sektörün taleplerini dinledi. Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım esnafına sağladığı yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğu vurgulandı. Saruhanlı Belediyesi Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen programda, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ve Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara ile şehir içi taşıma yapan kooperatiflerin temsilcileri yer aldı. "İlk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" Ulaşım kooperatif başkanıyla sorunları konuştuklarını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Onlar dertlerini anlatıyordu. Biz de bize gelen sıkıntıları anlatıyorduk. Ferdi Başkan daha aday olmadan önce, biz Ferdi Başkan ile de bu konuları konuştuk. O zamanlardan çalışmaya başlandı. Güzel de bir ekip kurarak belediye başkanı seçilir seçilmez ilk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" diye konuştu. "Yıllık 1,2 milyar liralık destek" Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesini halkın ve esnafın refahı için kullandığını belirten Başkan Besim Dutlulu, şu detayları paylaştı: "Ulaşım esnafına aktardığımız tutar aylık 100 milyon, yıllık ise 1,2 milyar liraya ulaştı. 24 milyarlık belediye bütçemizin yüzde 5’ini sadece sizlere ayırdık. Bu desteği verirken tek gayemiz vatandaşımızın mutluluğu. Halkımızın modern araçlarda, güler yüzlü şoförlerden hizmet almasını istiyoruz. Maddi imkanlar iyileşti; artık şoför eğitimlerine, araç bakımlarına ve klima kullanımına daha çok özen göstermenizi rica ediyorum." "Biz sizin yanınızdayız siz de Manisa halkının yanında olun" Ekonomik şartlar ve yüksek faiz oranları nedeniyle araç yenileme takvimini revize ettiklerini belirten Başkan Dutlulu, "Normalde araçları hemen değiştirmek istiyorduk ancak yüksek faizler buna engel oldu. Biz de bu bütçeyi yeni hatlar açmaya ve kendi otobüs filomuzu çoğaltmaya ayırdık. Önümüzdeki yıl faizlerin düşmesiyle birlikte özel kredi anlaşmaları ve belediye finansman desteğiyle araçları peyderpey yenileyeceğiz. Biz sizin yanınızdayız, sizden de tek ricamız Manisa halkına hak ettiği kaliteli hizmeti sunmanızdır" dedi. Programa katılan CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, özel halk otobüslerinin kamuya hizmet ettiğini ve belediyelerin direktifleri doğrultusunda çalıştığını söyledi. Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, göreve geldiklerinde ilk olarak şoför esnafına kulak verdiklerini belirtti. Cıllı, "Ana arterlerin asfaltlanması noktasında Besim Başkanımıza gittik, bizi geri çevirmedi. Kendi sorumluluk sahamızdaki yerleri biz, Büyükşehir sorumluluğundaki yerleri de Başkanımız asfaltlıyor. Sonuçta Saruhanlı ve şoför esnafımız kazanıyor. Kendisine destekleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise, toplu ulaşım esnafı ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in selamlarını ileten Özalper, esnafın sorunlarını dinlemek için her zaman hazır olduklarını vurguladı. Toplantıda söz alan Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerden övgüyle bahsetti. Sistemin temellerinin merhum Ferdi Zeyrek döneminde atıldığını ve Başkan Besim Dutlulu ile kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Kara, "Bugün Manisa’daki bu hizmet ve destek seviyesi Türkiye’nin hiçbir yerinde yok" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:39 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için duyuru yapılmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:01 Denizli OSB ve KalDer sosyal sorumluluk ile kalite dönüşümünde buluştu Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kurulu’na tebrik ziyaretinde bulundu. Denizli OSB Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim Onur Yıldırım, Sevde Şensöz Çelik, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş’ın da yer aldığı ziyarette, kurumlar arası iş birliği ve kalite odaklı çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret kapsamında KalDer Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Ateş tarafından, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde lösemili çocukların anneleri tarafından hazırlanan "Umut Bebeği", Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu’na takdim edildi. "Kalite odaklı dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam edeceğiz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "KalDer’in ülkemizde kalite kültürünün yaygınlaşmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar, sanayi ekosistemimizin sürdürülebilir gelişimi açısından önem taşımaktadır. Kurumlar arası güçlü iş birliklerinin, Bölgemizin rekabet gücünü artırmada belirleyici olduğuna inanıyoruz. Öte yandan, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde büyük emek ve duyarlılıkla hazırlanan bu anlamlı hediyenin bizlere takdim edilmesi, sosyal sorumluluğun üretim ve dayanışma ile nasıl bütünleştiğinin somut bir göstergesidir. Denizli OSB olarak hem kalite odaklı dönüşüm süreçlerini hem de toplumsal fayda sağlayan projeleri desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Ziyaret günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sırbistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 20:50 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sırbistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Sırbistan ile 2025 yılında 3,4 milyar dolar seviyesine çıkan ticaret hacmimizi, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği ortak hedefimiz olan 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Sırbistan’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘Sırbistan Ulusal ve Silahlı Kuvvetler Günü Resepsiyonu’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, Türkiye ile Sırbistan arasında inşa edilen ikili ilişkilerin karşılıklı güven ve saygı temelinde güçlenmeye devam ettiğini söyledi. Yılmaz, Sırbistan’ı Balkanların istikrarı açısından kilit önemde bir ülke olarak gördüklerini ve Türkiye-Sırbistan ilişkilerinin Balkanların tamamında olumlu sonuçlar doğuracağına inandıklarını da sözlerine ekledi. "Başbakan Matsut ile iki ülke uzmanlarını bir araya getirecek bir etkinlik düzenlenmesi hususunda mutabık kaldık" Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vui’in 12 Şubat’ta Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere güç veren önemli bir adım olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bu minvalde Antalya Diplomasi Forumu kapsamında ağırlama imkânı bulduğum Başbakan Sayın Matsut’la gerçekleştirdiğim görüşmede, ikili ilişkilerimizin daha da güçlendirilmesi konusunda yapılabilecek müşterek çalışmaları ele aldık. Sayın Başbakan’la işbirliğimizin akademik ve bilimsel alanlara teşmili ve bu kapsamda iki ülke uzmanlarını bir araya getirecek bir etkinlik düzenlenmesi hususunda mutabık kaldık" ifadelerine yer verdi. Gelecek yık Sırbistan’ın ev sahipliği yapacağı Expo 2027 hazırlıklarını ilgiyle takip ettiklerine de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ikili ticari ve kültürel ilişkilerin tahkimi için fırsatlar sunması beklenen fuara Türkiye’den de güçlü bir katılım olacağını sözlerine ekledi. "Sırbistan ile ticaret hacmimizi 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz" İkili iş birliğinin lokomotifini ekonomik ve ticari ilişkilerin oluşturduğuna dikkati çeken Yılmaz, "2025 yılında 3,4 milyar dolar seviyesine çıkan ticaret hacmimizi, Sayın Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği ortak hedefimiz olan 5 milyar dolara çıkarmaya emin adımlarla ilerlemekteyiz. Müteahhitlik firmalarımızın Sırbistan’da 2 milyar dolarlık iş hacmine ulaşmalarından memnuniyet duyuyor, bunu elbirliğiyle daha da arttıracağımıza olan inancımızı tekrarlıyoruz. Bu meyanda Sırp kanadının eşbaşkan atamasını müteakiben Türkiye-Sırbistan Karma Ekonomik Komisyonu’nun 4. Toplantısı’nın icra edilecek olmasının önemli olduğunu değerlendiriyoruz" dedi. "Son iki yılda Sırbistan’ı en çok ziyaret eden yabancı turistler Türk vatandaşları oldu" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, savunma sanayii alanında da iş birliğini geliştirmekte fayda gördüklerini aktararak, sözlerine şöyle devam etti: "Sırbistan’la ilişkilerimizde ulaştığımız yüksek seviyenin bir diğer tezahürü de turizm alanında tesis ettiğimiz yakın işbirliğidir. Son iki yılda Sırbistan’ı en çok ziyaret eden yabancı turistler Türk vatandaşları oldu. Sırbistan vatandaşlarının tercihleri arasında ise ülkemiz ikinci sırada geliyor. Vatandaşlarımızın bu ziyaretlerinde edindikleri olumlu intiba ile ülkelerimiz arasında kurduğumuz dostluk bağları daha da güçlenmektedir." Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Atsa Yovanoviç ise, bölgenin tarihi deneyiminin Sırbistan’a diyalog, iş birliği ve karşılıklı saygının kalıcı güvenliğe giden en iyi yol olduğunu gösterdiğini kaydederek, ortak ve daha geniş bölgede istikrarın etkili bir faktörü olan Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine önem verdiklerini dile getirdi. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Sırbistan’ın Ankara Büyükelçisi Atsa Yovanoviç’in yanı sıra çok sayıda yabancı misyon temsilcisi de katıldı.
Malatya’da kalkınma hamlesi
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:49 Malatya’da kalkınma hamlesi AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Fırat Kalkınma Ajansı’na gerçekleştirdiği ziyarette kentin üretim kapasitesini artırmaya yönelik projeleri, 2026 yılı için belirlenen stratejik yatırım alanlarını ve yatırımcılara sunulan destek mekanizmalarını Genel Sekreter Mehmet Budancamanak ve katılımcılar ile kapsamlı şekilde değerlendirdi. Ölmeztoprak, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında hayvancılık, yüksek teknoloji üretimi, tarıma dayalı sanayi ve tıbbi cihaz sektörlerinde yeni yatırımların planlandığını belirtirken, 15 Mayıs 2026’ya kadar ön başvuru yapılmaması halinde yatırımcıların hak kaybı yaşayacağını vurguladı. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Fırat Kalkınma Ajansı’nı ziyaret ederek, Genel Sekreter Mehmet Budancamanak ile bir araya geldi. Malatya’nın ekonomik gelişimine yönelik yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Ölmeztoprak, Malatya’nın kalkınma sürecinde sahada yürütülen projelerin somut sonuçlarının önemine dikkat çekti. Ölmeztoprak, "Yatırımcılarımızın sunulan desteklerden etkin şekilde yararlanması, üretim gücümüzün artması açısından kritik bir başlık" dedi. Yerel kalkınma hamlesi ve sanayi adımları Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın Malatya için önemli bir fırsat sunduğunu dile getiren Ölmeztoprak, bu sürecin üretimden ihracata uzanan geniş bir dönüşüm anlamına geldiğini söyledi. Savunma sanayi yatırımlarına da değinen Ölmeztoprak, "ASELSAN’ın Malatya’daki üretim süreci Mayıs ayı itibarıyla başlıyor. Bu gelişme, yüksek teknoloji yatırımları açısından şehrimiz için yeni bir dönemin kapısını aralıyor" ifadelerini kullandı. Başvuru takvimine uyarı Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında yatırım başvurularının devam ettiğini hatırlatan Ölmeztoprak, sürece ilişkin uyarıda bulundu. Ölmeztoprak, "15 Mayıs 2026 tarihine kadar ön başvurusunu yapmayan gerçek ve tüzel kişiler, esas başvuru hakkını kaybedecek. Başvurular Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın sistemi üzerinden online olarak yapılıyor" dedi. Ön başvuruların ardından iki aylık süreçte esas başvuruların alınacağını belirten Ölmeztoprak, "Bu sürecin devamında projelendirme, fizibilite ve sunum aşamalarını Fırat Kalkınma Ajansımız ve Bakanlığımız birlikte yürütecek" şeklinde konuştu. Malatya’nın stratejik yatırım alanları Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın yatırım başlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ölmeztoprak, "En az 1000 büyükbaş kapasiteli entegre et ve süt hayvancılığı, ileri teknoloji elektronik sistem üretimi, kayısı başta olmak üzere tarımsal ürünlerden katma değerli üretim ve tıbbi cihaz üretimi öncelikli alanlarımız arasında yer alıyor" dedi. Fırat Kalkınma Ajansı’nın destekleri Fırat Kalkınma Ajansı’nın bugüne kadar sağladığı desteklere değinen Ölmeztoprak, "2010-2025 yılları arasında 405 projeye yaklaşık 3 milyar lira destek sağlandı. Bu süreçte toplam yatırım hacmi 4,6 milyar liraya ulaştı" dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara da değinen Milletvekili Ölmeztoprak, "Deprem sonrası süreçte 11 projeye toplam 102 milyon lira destek sağlandı" ifadelerini kullandı. Organize sanayi bölgelerinde altyapının yeniden işler hale getirildiğini belirten Ölmeztoprak, tarımsal üretimi desteklemek amacıyla makine parklarının da devreye alındığını söyledi. KOBİ’lere ve istihdama destek Yeşil Dönüşüm ve Sosyal Kapsayıcı Finansman Programı kapsamında sağlanan desteklere ilişkin konuşan Ölmeztoprak, "Kadın ve genç istihdamını artıran işletmelere önemli destekler sunuyoruz. En az 10 kişilik istihdam sağlayan işletmelerimiz, 7 milyon 500 bin liraya kadar sıfır faizli makine ve ekipman desteğinden yararlanabiliyor" dedi. Sosyal kalkınma başlıklarının da önem taşıdığını vurgulayan Ölmeztoprak, kadınlara yönelik mesleki eğitim atölyeleri, gençlere teknik eğitim programları, kadın yaşam merkezleri ve kooperatif destekleriyle sosyal yapının güçlendirildiğini söyledi. Açıklamasının sonunda yatırımcılara çağrıda bulunan Ölmeztoprak, "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında ön başvurular 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam ediyor. Tüm yatırımcılarımızı bu sürece dahil olmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Kars’ta Türkiye-Azerbaycan ekonomik iş birliği masaya yatırıldı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:42 Kars’ta Türkiye-Azerbaycan ekonomik iş birliği masaya yatırıldı Azerbaycan Kars Başkonsolosu Zamin Aliyev ile Azerbaycan İstanbul Başkonsolosluğu Ticaret Temsilcisi Tamerlan Tağıyev, Kars Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Azerbaycan heyetini makamında ağırlayan KATSO Başkanı Kadir Bozan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik ilişkilerinin ekonomik alanda daha da güçlendirilmesi adına atılabilecek adımları anlattı. İki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve bölgesel iş birliği imkanlarının genişletilmesi konuları istişare edildi. Özellikle Bakü-Kars arasında doğrudan uçak seferlerinin başlatılmasının bölge ekonomisine sağlayacağı katkılar detaylı şekilde değerlendirildi. Bu adımın, hem ticari hareketliliği artıracağı hem de turizm potansiyelini canlandıracağı ifade edildi. Ayrıca Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle Kars’ın stratejik öneminin daha da artacağı, kentin lojistik üs haline gelme potansiyelinin güçleneceği vurgulandı. Görüşmede, Kars’ın sahip olduğu lojistik, ticaret ve turizm altyapısının daha etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekilerek, Azerbaycan ile ekonomik bağların somut projelerle desteklenmesi yönünde ortak irade ortaya konuldu. İş dünyası için oluşabilecek yeni fırsatlar ve yatırım alanları da gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı. Ziyaretin sonunda, KATSO Başkanı Kadir Bozan, nazik ziyaretleri ve yapıcı değerlendirmeleri dolayısıyla Azerbaycan heyetine teşekkür etti. Bozan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güçlü kardeşlik bağlarının ekonomik iş birlikleriyle daha da pekiştirilmesi temennisinde bulundu.
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:13 Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı Erzurum sanayisinin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak ve mesleki eğitimi sektörün dinamikleriyle uyumlu hale getirmek amacıyla başlatılan çalışmalarda kritik bir aşamaya gelindi. İstanbul Sanayi Odasının (İSO) başarıyla uyguladığı mesleki eğitim modelinin Erzurum’da hayata geçirilmesi noktasında, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü heyetleri bir araya gelerek iş birliği protokolünün imzalanması yönünde mutabık kaldı. Protokol esasları belirlendi Yapılan heyetler arası görüşmede, İSO ile yapılan istişareler neticesinde şekillenen ve mesleki teknik eğitimin yaygınlaştırılmasını hedefleyen modelin şehre adaptasyonu ele alındı. Toplantıya; TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici, ETSO Eğitim Komisyonu Başkanı Abdullah Samancı, ETSO Eğitim Komisyonu Meclis Üyesi Erdal Erdoğan, İl Milli Eğitim Şube Müdürü (Mesleki ve Teknik Eğitim) İbrahim Okutucu ve ETSO Genel Sekreter Yardımcısı Hakan İnanlı katıldı. Toplantıda, sanayi ve eğitim camiası arasındaki koordinasyonun kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla Protokol Yürütme Kurulu (PYK) oluşturulması ve imza sürecinin hızlandırılması kararlaştırıldı. Başkan Özakalın: "Eğitim ve üretim arasındaki duvarları kaldırıyoruz" Mesleki eğitimin üretim altyapısı için stratejik önemine vurgu yapan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, iş birliğinin temel amacının piyasanın talep ettiği nitelikli eleman açığını kapatmak olduğunu belirtti. Özakalın, "İSO tarafından başarıyla yürütülen bu modelin Erzurum’da uygulanması için İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile tam bir uyum içerisinde hareket ediyoruz. Yapılan görüşmeler sonucunda, sanayimizin beklentilerini karşılayacak ve gençlerimize doğrudan istihdam kapısı açacak olan protokolün hayata geçirilmesi kararını aldık. Bu adım, şehrimizin sanayi dönüşümü için tarihi bir başlangıç teşkil edecektir." ifadelerini kullandı. İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici de mesleki eğitim merkezleri ve teknik liselerin iş dünyasıyla entegrasyonunun, öğrencilerin kariyer planlaması ve yerel kalkınma için büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi.
Başkan Alan Karakoçan’ın sorunlarını Vali Hatipoğlu’na iletti
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:00 Başkan Alan Karakoçan’ın sorunlarını Vali Hatipoğlu’na iletti Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan öncülüğünde Karakoçanlı iş insanlarından oluşan heyet, ilçenin sanayi sitesi ve köprü projesi gibi kronikleşen sorunlarını hazırladıkları raporla birlikte Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu’na sundu. Karakoçanlı iş insanlarından oluşan bir heyet, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan’ı ziyaret ederek ilçenin çözüm bekleyen taleplerini iletti. Elazığ TSO bünyesinde gerçekleşen toplantıda, Karakoçan Karma OSB süreci, Küçük Sanayi Sitesi’nin hukuki durumu ve Pembelik Barajı üzerine inşa edilmesi planlanan köprü projesi masaya yatırıldı. Toplantıya ETSO Meclis Başkanı Sedat Karataş ve Meclis Başkan Vekili Fehmi Ortaç da katılım sağladı. Pembelik Barajı üzerinde yapımı taahhüt edilen köprünün ilçe ekonomisi için stratejik önem taşıdığını ve bu konunun yetkili merciler nezdinde takip edileceğini ifade eden Elazığ TSO Başkan İdris Alan, Karakoçan Küçük Sanayi Sitesi Başkanı Abdullah Karabulut ise mevcut sorunların ilçe esnafı üzerindeki etkilerini aktararak çözüm beklentilerini dile getirdi. Elazığ TSO’daki görüşmenin ardından Başkan İdris Alan ve beraberindeki Karakoçan heyeti, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu’nu makamında ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, sanayi sitesi ile ilgili mevcut tıkanıklığın aşılması için alternatif modeller, Pembelik Barajı üzerindeki köprü bağlantısı, ilçedeki üretim ve istihdam olanakları, Vali Hatipoğlu’na rapor edildi. Ziyaret karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona erdi.
DTO’nun Denizli iş insanları heyeti, Çin Canton Fuarına katıldı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:54 DTO’nun Denizli iş insanları heyeti, Çin Canton Fuarına katıldı Denizli Ticaret Odası (DTO), Denizli iş dünyasının uluslararası ticaretteki etkinliğini artırmaya yönelik önemli bir organizasyona daha imza attı. Üyelerinden inşaat, dekorasyon, mobilya, inşaat malzemeleri, banyo grupları ve züccaciye sektörlerinde faaliyet gösteren 32 firmanın temsilcilerinden oluşan büyük bir heyet ile, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Guangzhou kentinde 139.’su gerçekleştirilen Canton Fuarına katıldı. Dünyanın en büyük genel ticaret fuarlarından biri olarak kabul edilen Canton Fuarı, yaklaşık 1,5 milyon metrekareyi aşan sergi alanı, 25 bini aşkın katılımcı firma ve 200’ün üzerinde ülkeden gelen yüz binlerce profesyonel ziyaretçisi ile küresel ticaretin en önemli buluşma noktalarından biri olma özelliğini taşıyor. 50’ye yakın sektörde yüz binlerce ürünün sergilendiği fuar; yapı malzemeleri, iç dekorasyon, mobilya ve ev gereçleri gibi Denizli sanayisi açısından kritik alanlarda önemli ticari fırsatlar sunuyor. DTO’nun Çin fuar organizasyonu, büyük ilgi gördü Denizli’den yola çıkan DTO iş insanları heyeti, fuar süresince başta Asya, Afrika ve Güney Amerika pazarlarından olmak üzere çok sayıda ithalatçı ve distribütör firma ile ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek yeni ihracat bağlantılarının temellerini attı. Ayrıca katılımcılar, ürün trendleri, fiyat rekabeti, tedarik zinciri dinamikleri ve alternatif üretim teknolojileri hakkında da yerinde gözlem yapma imkânı buldu. "Fuar organizasyonlarımız, daha geniş katılımlar ile artarak sürdürülecek" Denizli Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, üyelerinin yurt dışı ticari ağlarını güçlendirme ve Denizli’nin üretim kapasitesini uluslararası platformda tanıtma vizyonu doğrultusunda hayata geçirdikleri organizasyonun, ortaya koydukları vizyoner yaklaşım ve üyelerin uluslararası organizasyonlara katılımlara verdiği güçlü destek ile gerçekleştirildiğini ifade etti. Denizli Ticaret Odası’nın bu alandaki başarılı çalışmalarına önümüzdeki günlerde yenilerini de ekleyeceğini kaydetti. Başkan Erdoğan, "Denizlili firmaların küresel rekabet gücünü artırma, yeni pazarlara erişim sağlama ve ihracat odaklı büyüme stratejilerine katkı sunma açısından önemli bir adım daha attık. Benzer uluslararası çaptaki organizasyonlarımız, yeni katılımlarla önümüzdeki süreçte de sayıları artırılarak ve kapsamları genişletilerek devam ettirilecek" dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: "2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:26 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan: "2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla başladı. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvede açılış konuşmasını yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, " OECD tarafından 2016’da Norveç’te başlatılan Beceriler Zirvesi’nin altıncısına; Portekiz, Slovenya, Kolombiya ve Belçika’nın ardından Türkiye olarak biz ev sahipliği yapıyoruz. Ülkemizin beceri politikalarında karşılıklı öğrenme ve deneyim paylaşımını merkeze alan güçlü bir vizyonu bulunmaktadır. Geleceğimizi belirleyen, yetiştirdiğimiz insan kaynağı ve ona kazandırdığımız becerilerdir. Bugün burada, her yaştan insanın potansiyelini hayata geçirebildiği, fırsatların kuşaklar arasında adil biçimde paylaşıldığı ve kimsenin geride kalmadığı bir geleceği birlikte inşa etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır" Bakan Işıkhan, önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranının tarihi seviyelere ulaşacağını söyleyerek, " Dünyamız; yaşlanan nüfus, dijital ve yeşil dönüşümün iç içe geçtiği derin bir değişim sürecinden geçmektedir. Önümüzdeki dönemde çalışma çağındaki nüfus azalırken, yaşlı bağımlılık oranı tarihi seviyelere ulaşacaktır. Bu durum; iş gücü piyasalarını, beceri politikalarını, sosyal koruma sistemlerini, kamu maliyesini ve toplumsal dayanışmanın temellerini doğrudan etkileyen küresel ölçekte bir kırılma noktası olacaktır. Bu dönüşüm yeni fırsatlar sunmakla birlikte, bu fırsatlardan kimlerin nasıl yararlanacağı, büyük ölçüde toplumların bu sürece ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlı kalacaktır. Bu nedenle dijital ve yeşil dönüşümle birlikte beceri dönüşümünü de içeren bütüncül bir yaklaşımı benimsemeliyiz. Özetle, bu üçüz dönüşümü birlikte yönetmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur" Ahilik geleneğinin asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olduğuna değinen Bakan Işıkhan, " Türkiye olarak bu konuda fazlasıyla tarihi tecrübemiz bulunmaktadır. 13. yüzyılda Anadolu’da doğan ve mesleki yetkinliği ahlaki sorumlulukla harmanlayan Ahilik geleneği, asırlar boyunca Türk toplumunun beceri ve üretim anlayışının temel taşı olmuştur. Bu köklü gelenek; usta-çırak ilişkisi üzerinden sağlam temeller kurmayı, değişen ihtiyaçlara göre kendini yenileyerek uyum kapasitesini canlı tutmayı ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiyle sürdürülebilir bir beceri mirası oluşturmayı esas almıştır. Günümüzde Ahilikten yapay zekaya uzanan dönüşüm sürecinde temel mesele, yalnızca becerilerin nasıl geliştirileceği değil; bu becerilerin güven, adalet ve sorumluluk ilkeleri temelinde nasıl şekilleneceğidir. Türkiye’nin beceri ekosistemi, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ehil ellerde, geçmişin tecrübesiyle geleceğin ihtiyaçlarını buluşturan bir anlayış üzerine yükselmektedir" ifadelerini kullandı. "3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz" Bakan Işıkhan, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon genci istihdama ve üretime kazandırmayı hedeflediklerini belirterek, " Bu kapsamda Ulusal İstihdam Stratejimiz yoluyla OECD ile uyumlu ve beceri temelli bütüncül bir yaklaşımı benimsiyoruz. Bu çerçevede demografik fırsat penceremizi en iyi şekilde değerlendirmek ve özellikle kadın ve genç istihdamını artırmak için çaba sarf ediyoruz. Son 5 yılda kadın istihdamında kaydedilen artış, Türkiye’yi OECD üyeleri arasında en hızlı ilerleme kaydeden ülkelerden biri haline getirmiştir. Bu ilerlemede önemli katkılar sağlayan ve iki yıl önce başlattığımız İş Pozitif programı ile eğitim, istihdam ve destek mekanizmalarını entegre ederek, 2 yılda yaklaşık 2 milyon kadının işe yerleştirilmesini sağladık. Bu projeyle teşvikler, mesleki eğitim ve bakım destekleriyle istihdamda kalıcılığı hedefledik. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, zatıalinizin liderliğinde Ocak ayında hayata geçirdiğiniz Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile gençlerimizin nitelikli istihdama daha erken ve daha hızlı katılımını artırmayı hedefliyoruz. Bu süreci; İŞKUR’un dijitalleşme adımları, açık iş haritası, aday havuz sistemi ve yapay zeka eşleştirme altyapısıyla güçlendiriyoruz. Beceri envanteri yaklaşımı ve meslek standartları, beceri odaklı proaktif ve teknoloji temelli bir istihdam ekosistemi kurarak, 3 yıl içinde yaklaşık 3 milyon gencimizi istihdama ve üretime kazandırmayı hedefliyoruz. Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, kıymetli misafirler; artık şunu çok net biliyoruz: Gelecek, kaynakları en fazla olanların değil, insanına en doğru becerileri kazandıranların olacaktır" dedi.
ASTİM OSB Başkanı Maraş, isyan etti
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:19 ASTİM OSB Başkanı Maraş, isyan etti Aydın ASTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, yaptığı basın açıklaması ile bazı kişi ve gruplar tarafından bilinçli olarak Aydın’ın adının sürekli kirletilmeye çalışıldığını iddia etti. Önceki gün Aydın Tepecik’te polisin yaptığı bir uyuşturucu operasyonunun bazı yayın organları tarafından sanki ASTİM OSB’de gerçekleştirilmiş gibi servis edilmesinin şaşkınlığını yaşadıklarını kaydeden Maraş, "Bazıları kişisel hırsları uğruna tüm Aydın’a zarar veriyor" dedi. . Sadece ASTİM OSB’de şu anda faaliyet gösteren 153 katılımcı firma ile yaklaşık 7 bin kişinin direk 25 bin kişinin de dolaylı olarak ekmek yediğini belirten Başkan Maraş, "Maalesef bazı mihraklar kasıtlı olarak bu şehrin marka değerine zarar vermeye başladı. Nasıl bir zihniyetle bunlar yapılıyor anlam veremiyorum. Halkın haber alma ve basının haber yapma özgürlüğüne sonsuz saygımız var. Ama, Tepecik’te yaşanan bir olayın sanki ASTİM’de yaşanıyormuş gibi haberleştirilmesinin şehrimiz Aydın’a ve insanlarımıza ne faydası olabilir" diyerek Aydın’da üretim yapıp katma değer üreten kişi ve kurumların bazı mihraklarca yıpratılmak istendiğini ileri sürdü. Aydın ASTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, konuyla ilgili açıklamasının devamında, "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya mecralarında, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen bir operasyona ilişkin haberlerde, olay yerinin gerçeğe aykırı şekilde "ASTİM OSB" olarak ifade edildiği görülmektedir. Resmi makamlarca açıkça Tepecik Mahallesi olarak belirtilen bir olayın farklı bir lokasyonla ilişkilendirilmesi; hem kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine neden olmakta hem de yöneticisi olduğum Aydın ASTİM Organize Sanayi Bölgesi’ni haksız şekilde gündeme getirmektedir" diyerek bazılarının kasıtlı olarak Aydın’ın marka değerine zarar verdiğini ASTİM OSB olarak bu yönde hukuki olarak mücadele vereceklerini açıkladı.
Yörex’te Ayvalık Ticaret Odası’nın geliştirdiği "Ürün Kimliği" uygulamasına yoğun ilgi
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:08 Yörex’te Ayvalık Ticaret Odası’nın geliştirdiği "Ürün Kimliği" uygulamasına yoğun ilgi Ayvalık Ticaret Odası, bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında 14. kez kapılarını açan ve "Sizin Oraların Nesi Meşhur?" sloganıyla Antalya Anfaş Fuar Merkezi’nde, Türkiye’nin yerel değerlerini buluşturan Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX)’e katıldı. Ayvalık Ticaret Odası tarafından hazırlanan Türkiye’de ilk kez coğrafi işaretli Ayvalık zeytinyağının taklit ve tağşişin önüne geçmek amacıyla karekodlu takip sistemiyle hazırlanan "ürün kimliği" uygulaması, fuarda büyük ilgi gördü. "Sizin Oraların Nesi Meşhur?" sloganıyla Antalya Anfaş Fuar Merkezi’nde 70 ilden 500’den fazla katılımcıyla gerçekleşen 14. YÖREX, 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlendi. 6 seçkin firmasıyla 2. Hall’de yer alan Ayvalık Ticaret Odası standı katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Coğrafi işaretli Ayvalık Zeytinyağı’nın yanı sıra Ayvalık’a özgü zeytin, zeytinyağlı sabun gibi pek çok ürünün tanıtıldığı fuarda, Ayvalık Ticaret Odası’nın yoğun çalışmaları sonucunda hayata geçirilen ve Türkiye’de ilk kez uygulanan karekod sistemi, YÖREX’te görücüye çıktı. Ayvalık Zeytinyağı’nın dünya arenasında rekabetçiliğini artıracak karekod takip sistemiyle hazırlanan "ürün kimliği" hem taklit ve tağşişin önüne geçilmesini sağlıyor hem de üst kaliteli zeytinyağının tanıtımını sağlıyor. Ayvalık bölgesinden 33 markanın coğrafi işaret tescili aldığını belirten Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, taklit ve tağşişin en çok yapıldığı gıda ürünlerinden birinin zeytinyağı olduğunu ve en çok da Ayvalık markası kullanılarak taklit ve tağşiş yapıldığına dikkat çekti. Ali Uçar, "Bakanlığın açıklamış olduğu taklit ve tağşiş listelerine baktığımız zaman listede yer alan markaların hiçbirinin üretim yerinin Ayvalık olmadığını ama Ayvalık markasını kullandıklarını görüyoruz. Zeytinyağında dünyaca ünlü Ayvalık markasını kullanıyorlar. Buna bir önlem almak için bir ürün kimliği oluşturduk. Bunun bir örneği İtalya Toskana’da, bir de Ayvalık’ta var. Karekod ile hazırlanmış bu ürün kimliği neticesinde coğrafi işaret hologramımızla bu karekodu okuttuğunuzda burada ürünün doğrulamasını yapabiliyorsunuz. Tarladan sofraya kadar Türk Gıda Kodeksine göre ürünün tüm üretim aşamalarını görebiliyorsunuz. Aynı zamanda ürünün duyusal analiz sonuçlarına da ulaşabiliyorsunuz" dedi. "Zeytinyağımızın katma değerini artırmaya çalışıyoruz" Duyusal analiz konusunda Türkiye’de akredite olmuş yalnızca 3 kurumdan biri olan ATOLAB (Ayvalık Ticaret Odası Laboratuvarı) ile fuara katıldıklarını belirten Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Karekodlu ve Ayvalık Ticaret Odası coğrafi işaretli bir ürünü aldıklarında bilsinler ki muhakkak güvendeler, herhangi bir şekilde sahte ürün almamış oluyorlar. Ürün kimliğini de takip ederlerse buradan karekodu okuttukları takdirde ürünle ilgili her türlü bilgiye sahip olabilirler hatta fiyat kontrolünü bile yapabilirler" açıklamalarında bulundu. Ürün kimliğinin özellikle yurt dışı piyasasında ürünün katma değerinin artmasında etkili olduğunu ifade eden Uçar, "Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında Ayvalık zeytinyağı markası açısından üst marka oluşturup, tüm firmaları kümeleştirmeye çalışıyoruz. Katma değerli ürün ortaya çıkarmamız lazım, bu katma değerli ürünlerimizle yurt dışındaki piyasalarda rekabet edebilmemiz lazım. Bunu yapmak için premium kalite zeytinyağlarını ön plana çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı.
Çuvalcı: "Trabzon’a gelen turistlerin kişi başına harcamasını arttırmak öncelikli hedef olmalı"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:58 Çuvalcı: "Trabzon’a gelen turistlerin kişi başına harcamasını arttırmak öncelikli hedef olmalı" Trabzon’a gelen turistlerin sayısından daha çok turistlerin kişi başına harcamasının arttırılmasının hedeflenmesi gerektiği belirtildi. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan turizmci Barış Çuvalcı, 2025 yılı içerisinde 12 ülkeden Trabzon’a dış hatlardan yaklaşık 429 bin 503 kişinin geldiğini hatırlattı. Uçuşların büyük çoğunluğunun Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan kaynaklı olduğunu vurgulayan Çuvalcı, "Ancak bu rakamların doğrudan turist olarak değerlendirilmesi doğru olmaz. Bu sayıların tamamını nitelikli turist olarak görmek doğru değil. Para harcayan, şehre katma değer sağlayan gerçek turist sayısına ulaşmamız gerekiyor. Çünkü bu rakamlara gurbetçiler, iş seyahatleri, mülk sahipleri, KKTC uçuşları, hac ve umre uçuşları da dahil. Gerçek turist sayısının ortaya çıkarılması için veriler ayrıştırılmalıdır. Ancak bu şekilde doğru bir planlama yapılabilir" dedi. 2025 yılı ile 2026’nın ilk üç ayını karşılaştıran Çuvalcı, dış hatlardan gelen yolcu sayısının 20 bin 879’dan 24 bin 944’e yükseldiğini ifade etti. Çuvalcı, "Geçtiğimiz yıl 10 gün Ramazan ayına denk gelmişti. Ayrıca savaşın etkisi de var. Sayılar daha yüksek olabilirdi. Ama önemli olan sayının arkasındaki gerçek etkidir, turistin niteliği ve ne kadar harcadığıdır" ifadesini kullandı. 2025 yılında iç hatlardan gelen yolcu sayısının 1 milyon 510 bin 327 olduğunu belirten Çuvalcı, iç hatlardaki yoğunluğun büyük kısmının gurbetçi ziyaretleri, akraba ziyaretleri, yerel hareketlilik olduğunu, bu nedenle şehre sağlanan ekonomik katkının sınırlı kaldığını dile getirdi. Çuvalcı, gelen turistin kişi başı harcamasının artırılmasının öncelikli hedef olması gerektiğini belirterek, "Sayılardan ziyade kişi başı harcamayı nasıl artırırız, bunu konuşmamız gerekiyor. Bu şehre katma değerli turist getirip burada harcama limitini artırıp şehrin ekonomisine nasıl fayda sağlayabiliriz diye düşünmek gerekiyor. Trabzon Limanı kruvaziyer turizmi açısından önemli bir avantaj sunuyor. Son yıllarda sadece Rusya menşeili Astoria Grande gemisi düzenli sefer yapıyor. 2025 yılında 22 seferle yaklaşık 20 bin turist geldi. Kruvaziyer turisti yüksek harcama potansiyeline sahip. Bir kruvaziyer yolcusu günlük 100 ile 300 dolar arasında harcama yapıyor. Bu da 20 bin yolcuyla 2 ila 6 milyon dolar arasında bir ekonomik katkı demektir" diye konuştu. Barış Çuvalcı, Sümela Manastırı’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesinin Trabzon için büyük bir fırsat olacağını belirterek, "Şehrimizde eğer UNESCO’ya dahil bir tarihi miras olursa bu şehir Kapadokya gibi, Efes gibi liglere çıkabilir. Yani yüksek maliyette, yüksek potansiyelde turist sayısına erişebilir. Eğer şehrinizde UNESCO listesinde bir tarihi eser varsa, daha uzun konaklayan, kültürel ilgi düzeyi yüksek, kişi başı harcaması daha fazla turist gelir. Trabzon için en kritik kazanım budur. Çok turist değil, değerli turist anlamına geliyor. Ama tabii ki yalnızca UNESCO’ya girmek yeterli değil. Ulaşım planınız, ziyaretçi yönetiminiz yoksa, kalite standardı düşükse bu fırsat da elimizden kaçabilir" şeklinde konuştu.
Malatya ve Elazığ’da girişimcilere 30 bin Euro hibe desteği
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:43 Malatya ve Elazığ’da girişimcilere 30 bin Euro hibe desteği Avrupa Birliği finansmanıyla, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Göç Politikası Geliştirme Merkezi (ICMPD) iş birliğinde yürütülen ENHANCER PRO Projesi kapsamında ilan edilen Girişimcilik Hibe Programı, Malatya ve Elazığ’da düzenlenecek yüz yüze toplantılarla tanıtılacak. ICMPD koordinasyonunda Fırat Kalkınma Ajansı iş birliğinde gerçekleştirilecek toplantılarda, iş fikrini hayata geçirmek, kendi işletmesini kurmak ve girişimcilik yolculuğuna güçlü bir başlangıç yapmak isteyen katılımcılara programın sunduğu imkanlar anlatılacak. Toplantılarda hibe programının kapsamı, kimlerin başvuru yapabileceği, uygun faaliyetler, başvuru süreci, değerlendirme kriterleri ve dikkat edilmesi gereken teknik detaylar paylaşılacak. ENHANCER PRO Girişimcilik Hibe Programı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, geçici koruma altındaki Suriyeliler ve uluslararası koruma altındaki kişiler için yeni işletmelerin kurulması, istihdamın artırılması ve kapsayıcı ekonomik büyümenin desteklenmesi hedefleniyor. Program kapsamında proje başına 30 bin Euro’ya kadar hibe desteği sağlanabilecek. Başvurular için son tarih ise 19 Haziran 2026 olarak duyuruldu. Malatya’daki tanıtım toplantısı 29 Nisan 2026 Çarşamba günü saat 10.00’da Ramada Plaza By Wyndham Altınkayısı Hotel’de düzenlenecek. Elazığ’daki toplantı ise 30 Nisan 2026 Perşembe günü saat 10.00’da Elazığ Park Dedeman Hotel’de gerçekleştirilecek. Toplantılar, özellikle girişimcilik fikrini olgunlaştırmak isteyenler, yeni bir iş kurmayı planlayanlar ve hibe programına başvuru yapmayı düşünenler için önemli bir bilgilendirme fırsatı sunacak. Katılımcılar, programın başvuru şartlarını doğrudan yetkililerden dinleyebilecek ve süreçle ilgili merak ettikleri sorulara yanıt bulabilecek. Girişimcilik Hibe Programı’na ilişkin detaylara ve program rehberine https://enhancerpro.com.tr/girisimcilik-start-up-hibe-programi adresinden ulaşılabilecek. Başvurular ise ICMPD’nin resmi elektronik başvuru portalı üzerinden gerçekleştirilecek. Fırat Kalkınma Ajansı, bölgede girişimcilik ekosisteminin güçlenmesine katkı sunacak bu programa ilgi duyan tüm girişimci adaylarını Malatya ve Elazığ’da düzenlenecek yüz yüze bilgilendirme toplantılarına davet ediyor.