EKONOMİ
KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:07:36 Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır" dedi. Ankara’da EkoAvrasya Vakfı, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği paydaşlığında, "Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ekonomik İlişkilerin Güçlendirilmesi" başlıklı toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, özellikle ifade etmek isterim ki ekonomisinden önce konumuyla alakalı; Akdeniz’in ortasında 3355 kilometrekarelik bir Türk toprağında, 1974’ten sonra, Türkiye Cumhuriyeti kurduktan sonra verilen savaş sonrasında, ilk kez ve son kez verilen savaş. Şehit kanlarıyla, mücahit kanlarıyla kazanılan 74 savaşından sonra büyük bir zaferin sonucunda kurulan 17. Türk devletidir. Türklük devletine devam edilen, işte biraz önce de ifade edildiği gibi bütün izolasyonlara ve ambargolara rağmen ayakta duran, 195 ülkenin tanımadığı, 155 ülkenin tanımadığı, dünyanın tanımadığı ama Türkiye’nin tanımasıyla hayatta var olan, var olmaya devam edecek olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Özellikle ifade etmek isterim, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ’Bir Türk dünyaya bedeldir, bir Türkiye dünyaya bedeldir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki savaşın Kıbrıs adasının önemini gösterdiğini ifade eden Amcaoğlu, "Yaklaşık 2 buçuk aydır süren savaşın ortaya çıkardığı acı gerçekler var ki, işte Kıbrıs adasının ne denli önemli olduğu. 1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, Kıbrıs Türk idaresinde bir sıkıntı yaşamaması konusunda Millet Meclisinde kendi milletvekillerini uyarırken; ’Oradaki Kıbrıs Türkünün bir sıkıntı yaşamaması, aksi takdirde İskenderun Körfezinden dışarı çıkamazsınız, bütün ikmal yollarınız tıkanır’ dediği noktada olduğu gibi gerçekleri yaşıyoruz. Buradaki nöbet sadece o 3355 kilometrekarelik topraklarda yaşayan Kıbrıs Türkünün, 455 yıl önce 1571’de oraya varan Osmanlı’nın torunlarının, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı bir sorumluluk değildir. Oradaki nöbet ve sorumluluk, 300 milyonluk Türk nüfusunun ve başta Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle sorumluluk alanı içerisinde var olma mücadelesinden başka bir şey değildir" şeklinde konuştu. Kıbrıs’ın ekonomik hedeflerinden bahseden Amcaoğlu, "Ölçeğine baktığınızda, hedefleri olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bahsederken; şu an 30.000 yatak kapasitesiyle 50.000 yatak kapasitesine ulaşmayı 2030’a kadar hedefleyen, yıllık 2 milyon turisti ile yaklaşık 4 milyonluk turisti hedefleyen, şu anki 88.000 yükseköğrenim öğrencisiyle birlikte 150.000 yüksek eğitim öğrencisi bilişim ve inovasyonla buluşturmayı hedefleyen ve bunun yanında da şu an 160 milyon dolarlar civarında olan ihracatını önümüzdeki 2030 yılına kadar 1 milyar dolara çekme hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte omuz omuza mücadele veren bir Kıbrıs Türk halkından rahatlıkla bahsedebiliriz" diye konuştu. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Ticaret Bakanlığının KKTC’ye katkılarından bahseden Amcaoğlu, şunları kaydetti: "Burada bulunmuşken özellikle ifade etmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığının yıllardır vermiş olduğu katkılar ortada. Ama özellikle Profesör Doktor Ömer Bolat’ın da yönetimindeki Türkiye Ticaret Bakanlığının son 2022 yılından ötürü ve beridir vermiş olduğu destek çok açık ve bariz bir şekilde ortada. Ve ülkemizin sadece turizmle değil, yaklaşık 4 milyar dolarlık ithalatın karşılığında dış ticaret açığını sağlayan turizmle değil, yüksek eğitimle değil; kendi kendine yetebilen bir sanayi ile, kendi alanlarındaki ihtiyacını üretebilen bir üreticisiyle, sanayicisi ve ticaret adamıyla birlikte var olma savaşı başarıyla devam etmektedir. Birkaç rakam vermek istiyorum. 2021’de yaklaşık 128 milyon dolar olan ihracatının 38 milyon dolarını Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamıyla yapabilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin şu anki geldiği nokta; 157 milyon dolarlık ihracatının 68 milyon dolarlık kısmını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamında Türkiye’ye yapabiliyor. Ve özellikle son birkaç yıldır pozitif anlamdaki gayretleriyle sayın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın sadece Ocak-Mart ayındaki rakam 41 milyon dolara tekabül edebiliyor 3 aylık sürede. Neden? Uzun gayretler ve görünebilir olması konusunda Kıbrıs Türkünün izolasyon ve ambargolarla yaşarken oradaki hayatını devam ettirebilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomik çarkı hazırlayabilmesi için, bu desteklerin daha da aşağılara ulaşabilmesi için hedefler bu doğrultudaydı. Özellikle şunu ifade etmek isterim ki; oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır." Konuşmanın ardından Bakan Amcaoğlu’na plaket takdim edildi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:49 Başkan Dutlulu Saruhanlı’da toplu ulaşım esnafıyla buluştu Saruhanlı ilçesinde toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından toplu ulaşım esnafına sağlanan yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğunu vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelerek sektörün taleplerini dinledi. Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım esnafına sağladığı yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğu vurgulandı. Saruhanlı Belediyesi Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen programda, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ve Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara ile şehir içi taşıma yapan kooperatiflerin temsilcileri yer aldı. "İlk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" Ulaşım kooperatif başkanıyla sorunları konuştuklarını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Onlar dertlerini anlatıyordu. Biz de bize gelen sıkıntıları anlatıyorduk. Ferdi Başkan daha aday olmadan önce, biz Ferdi Başkan ile de bu konuları konuştuk. O zamanlardan çalışmaya başlandı. Güzel de bir ekip kurarak belediye başkanı seçilir seçilmez ilk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" diye konuştu. "Yıllık 1,2 milyar liralık destek" Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesini halkın ve esnafın refahı için kullandığını belirten Başkan Besim Dutlulu, şu detayları paylaştı: "Ulaşım esnafına aktardığımız tutar aylık 100 milyon, yıllık ise 1,2 milyar liraya ulaştı. 24 milyarlık belediye bütçemizin yüzde 5’ini sadece sizlere ayırdık. Bu desteği verirken tek gayemiz vatandaşımızın mutluluğu. Halkımızın modern araçlarda, güler yüzlü şoförlerden hizmet almasını istiyoruz. Maddi imkanlar iyileşti; artık şoför eğitimlerine, araç bakımlarına ve klima kullanımına daha çok özen göstermenizi rica ediyorum." "Biz sizin yanınızdayız siz de Manisa halkının yanında olun" Ekonomik şartlar ve yüksek faiz oranları nedeniyle araç yenileme takvimini revize ettiklerini belirten Başkan Dutlulu, "Normalde araçları hemen değiştirmek istiyorduk ancak yüksek faizler buna engel oldu. Biz de bu bütçeyi yeni hatlar açmaya ve kendi otobüs filomuzu çoğaltmaya ayırdık. Önümüzdeki yıl faizlerin düşmesiyle birlikte özel kredi anlaşmaları ve belediye finansman desteğiyle araçları peyderpey yenileyeceğiz. Biz sizin yanınızdayız, sizden de tek ricamız Manisa halkına hak ettiği kaliteli hizmeti sunmanızdır" dedi. Programa katılan CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, özel halk otobüslerinin kamuya hizmet ettiğini ve belediyelerin direktifleri doğrultusunda çalıştığını söyledi. Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, göreve geldiklerinde ilk olarak şoför esnafına kulak verdiklerini belirtti. Cıllı, "Ana arterlerin asfaltlanması noktasında Besim Başkanımıza gittik, bizi geri çevirmedi. Kendi sorumluluk sahamızdaki yerleri biz, Büyükşehir sorumluluğundaki yerleri de Başkanımız asfaltlıyor. Sonuçta Saruhanlı ve şoför esnafımız kazanıyor. Kendisine destekleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise, toplu ulaşım esnafı ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in selamlarını ileten Özalper, esnafın sorunlarını dinlemek için her zaman hazır olduklarını vurguladı. Toplantıda söz alan Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerden övgüyle bahsetti. Sistemin temellerinin merhum Ferdi Zeyrek döneminde atıldığını ve Başkan Besim Dutlulu ile kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Kara, "Bugün Manisa’daki bu hizmet ve destek seviyesi Türkiye’nin hiçbir yerinde yok" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:39 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için duyuru yapılmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:01 Denizli OSB ve KalDer sosyal sorumluluk ile kalite dönüşümünde buluştu Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kurulu’na tebrik ziyaretinde bulundu. Denizli OSB Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim Onur Yıldırım, Sevde Şensöz Çelik, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş’ın da yer aldığı ziyarette, kurumlar arası iş birliği ve kalite odaklı çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret kapsamında KalDer Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Ateş tarafından, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde lösemili çocukların anneleri tarafından hazırlanan "Umut Bebeği", Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu’na takdim edildi. "Kalite odaklı dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam edeceğiz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "KalDer’in ülkemizde kalite kültürünün yaygınlaşmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar, sanayi ekosistemimizin sürdürülebilir gelişimi açısından önem taşımaktadır. Kurumlar arası güçlü iş birliklerinin, Bölgemizin rekabet gücünü artırmada belirleyici olduğuna inanıyoruz. Öte yandan, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde büyük emek ve duyarlılıkla hazırlanan bu anlamlı hediyenin bizlere takdim edilmesi, sosyal sorumluluğun üretim ve dayanışma ile nasıl bütünleştiğinin somut bir göstergesidir. Denizli OSB olarak hem kalite odaklı dönüşüm süreçlerini hem de toplumsal fayda sağlayan projeleri desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Ziyaret günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Balkan Pazarı’nda kura heyecanı başladı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:42 Balkan Pazarı’nda kura heyecanı başladı Edirne’de vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Balkan Pazarı için beklenen kura çekimi başladı. Pazarda stant açmak isteyen çok sayıda esnaf ve katılımcı, belirlenen alanlarda yer sahibi olabilmek için kura çekimine katıldı. Sabah saatlerinden itibaren başlayan süreçte heyecanlı anlar yaşandı. Yoğun katılım dikkat çekti Kura çekiminin yapıldığı alanda çok sayıda esnafın hazır bulunduğu görüldü. İsimlerin tek tek okunması ve yer numaralarının belirlenmesi sırasında katılımcılar sonuçları dikkatle takip etti. Zaman zaman alkışların yükseldiği salonda, kura sonucu yer sahibi olan esnaflar memnuniyetlerini dile getirdi. Satış alanları tek tek belirlendi Gerçekleştirilen kura çekimiyle birlikte Balkan Pazarı’nda kullanılacak satış noktaları da belirlenmeye başladı. Yetkililer, kura sürecinin şeffaf şekilde yürütüldüğünü ve tüm başvuru sahiplerine eşit fırsat tanındığını ifade etti. Esnaf hazırlıklara başlayacak Kura işlemlerinin tamamlanmasının ardından yerleri belli olan esnafların kısa süre içerisinde stant hazırlıklarına başlaması bekleniyor. Tezgâh kurulumu, ürün yerleşimi ve alan düzenlemeleriyle birlikte pazarın açılışına yönelik çalışmalar hız kazanacak. Vatandaşlar pazarı bekliyor Her yıl büyük ilgi gören Balkan Pazarı, hem Edirne halkı hem de çevre illerden gelen ziyaretçiler tarafından yakından takip ediliyor. Balkan ülkelerine özgü ürünlerin satışa sunulduğu pazar, alışverişin yanı sıra sosyal hareketlilik açısından da kente canlılık katıyor. Ekonomiye katkı sağlıyor Yerel esnaf için önemli bir ticaret alanı oluşturan Balkan Pazarı’nın, bu yıl da kent ekonomisine katkı sunması bekleniyor. Özellikle yoğun ziyaretçi trafiğiyle birlikte şehir merkezindeki ticari hareketliliğin artacağı öngörülüyor.
Petrol Ofisi, Motobike İstanbul’da motosiklet sürücüleri ile buluştu
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:31 Petrol Ofisi, Motobike İstanbul’da motosiklet sürücüleri ile buluştu Petrol Ofisi Grubu, Motobike Fuarı’nda motosikletler için özel olarak geliştirdiği yüksek performanslı Maximoto yağlarını tanıttı. Ayrıca güvenli sürüş alanında tanınan eğitmen Zafer Akçay da fuar boyunca stantta bulunarak motosiklet tutkunlarına sürüş teknikleri ve güvenlik konularında bilgi verdi. Türkiye akaryakıt ve madeni yağ sektörünün önde gelenlerinden Petrol Ofisi Grubu, Motobike Fuarı’nda bu yıl da motosiklet tutkunlarıyla bir araya geldi. 22-25 Nisan tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını ziyaretçilere açan fuar, motosiklet sürücülerini ve dünyanın önde gelen üreticilerini bir araya getirdi. Motosiklet ekosistemine yönelik özel çözüm ve ürünler geliştiren Petrol Ofisi’nin uzmanları fuarda yüksek performans ve üstün motor koruması sunan Maximoto motosiklet yağlarını tanıttı. Ziyaretçiler, şirket standını ziyaret ederek markanın ileri teknoloji ile üretilen ürünleri hakkında detaylı bilgileri alma imkanı buldu. Şirketin bu yılki sürprizlerinden biri de Türkiye’de motosiklet kültürü ve güvenli sürüş eğitimleri denildiğinde akla ilk gelen isimlerden uzman eğitmen Zafer Akçay oldu. Motosiklet İleri ve Güvenli Sürüş Akademisi Kurucusu Akçay, fuarın açık olduğu dört gün boyunca stantta misafirlerle bir araya gelerek soruları yanıtladı, sürüş tekniklerinden ileri seviye güvenlik detaylarına kadar merak edilen pek çok konuda tecrübelerini ve bilgilerini paylaştı.
Esnaftan bankalara çağrı: "POS komisyonu sıfırlansın"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:39 Esnaftan bankalara çağrı: "POS komisyonu sıfırlansın" Edirne’de bir esnaf bankaların POS komisyonlarına tepki göstererek kesintilerin kaldırılmasını istedi. Edirne’de 50 yılı aşkın süredir esnaflık yapan ve "kurabiyeci dede" olarak bilinen Arif Meriç, kredi kartı ile yapılan alışverişlerde bankaların aldığı komisyon oranlarına tepki gösterdi. POS cihazlarının tüm masraflarını esnafın karşıladığını belirten Meriç, buna rağmen yüzde 2-3 oranında kesinti yapılmasının esnafı zor durumda bıraktığını söyledi. Komisyon kesintilerinin müşteri ile esnaf arasında pazarlığa neden olduğunu ifade eden Meriç, bu durumun ortadan kaldırılması gerektiğini dile getirdi. Komisyonların sıfırlanması halinde kartlı ödemelerin artacağını ve ekonominin kayıt altına alınacağını vurgulayan Meriç, özellikle devlet bankalarına çağrıda bulundu. "Komisyon kesilmesin, sıfır olsun" Meriç, "Mesela şu POS makinesini satın alan biziz, rulosunu da koyan biziz. Yani esnaf kendi yapıyor bunu. Ama ücretini almaya gittiği zaman bankadan yüzde iki, üç komisyon kesiliyor. Ben buna karşıyım. Komisyon kesilmesin. Komisyonun yerine sıfır olsun. Şimdi müşteri geliyor, ‘şu kadar kesiliyor’ deniyor, bu da pazarlığa neden oluyor. Sıfır olduğunda bu da ortadan kalkacak. Kartla ödeme arttıkça para kayıt altına girecek, vergi kaybı da olmayacak. Buradan yetkililere sesleniyorum; Vakıfbank, Halkbank ve Ziraat Bankası bu konuda öncülük ederse esnafın derdine derman olur" dedi. "Esnafın 45 gün bekleyecek hali yok" Bankaların ödemeleri geciktirme şartına da tepki gösteren Meriç, "Banka diyor ki sıfır komisyon veririm ama 45 gün beklersin. Esnafın 45 gün bekleyecek hali yok. Toptancı parasını hemen istiyor. Kredi kartıyla çekim yapıldığında da faiz oluşuyor. Bunu istemiyoruz. Sıfır komisyon olursa herkes kazanır. Ben 50 yılı aşkın süredir esnaflık yapıyorum. Alın terimizin karşılığını komisyon olarak vermek istemiyoruz. Bu sisteme kim öncülük ederse o banka da kazanır" ifadelerini kullandı.
Edremit ve Havran’ın coğrafi işaretli değerleri görücüye çıktı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:25 Edremit ve Havran’ın coğrafi işaretli değerleri görücüye çıktı Antalya’da düzenlenen YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’nda, Edremit ve Havran’ın coğrafi işaretli değerleri Edremit Ticaret Odası öncülüğünde görücüye çıktı. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, bölge markalarıyla birlikte standın başında yer alarak körfezin üretim gücünü ve kalitesini ziyaretçilere bizzat anlattı. Türkiye’nin en büyük yöresel ürün buluşması olan YÖREX Fuarı, Edremit ve Havran’ın tescilli markalarının gövde gösterisine sahne oluyor. Edremit Ticaret Odası’nın (ETO) organizasyonu ve desteğiyle fuarda yerini alan Edremit ve Havran heyeti, bölgenin tarımsal mirasını ulusal ve uluslararası pazarlara tanıtmak için yoğun bir mesai harcıyor. Edremit Zeytinyağı ve Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini gibi Avrupa Birliği ve Türk Patent tescilli ürünler, ETO standında ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği lezzetler arasında yer alıyor. Fuar süresince standı bir an olsun boş bırakmayan Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, bölgenin markalaşma vizyonu hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Edremit ve Havran’ın kalkınmasının, coğrafi işaretli ürünlerin katma değerinin artırılmasıyla mümkün olacağını belirten Başkan Çetin, güçlü yerel markaların fuarda yer almasının bölge prestiji açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Başkan Çetin, Edremit Ticaret Odası olarak üreticilerin her zaman yanında olduklarını ve bu tür organizasyonlarla körfez lezzetlerini dünyaya tanıtmaya devam edeceklerini ifade etti. Geleneksel üretim yöntemlerini modern pazarlama stratejileriyle birleştiren markalar, fuarda gerçekleştirdikleri tadım etkinlikleriyle ziyaretçilere eşsiz bir gastronomi deneyimi sundu. Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin’in de katılımıyla gerçekleşen tanıtım faaliyetlerinde, tescilli ürünlerin kalitesi, nefaseti ve insan sağlığına olan faydaları üzerinde duruldu. Fuarın en hareketli alanlarından biri olan Edremit standı, sadece tüketicilerin değil, perakende zincirlerinin ve ihracatçı firmaların da odak noktası haline geldi. Yeni iş birliklerinin kapısını aralayan fuar maratonu, bölge ekonomisine can suyu olma hedefiyle kesintisiz sürdürülüyor.
Nevşehir’de çiftçilere 22 ton tohumluk kuru fasulye dağıtıldı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:21 Nevşehir’de çiftçilere 22 ton tohumluk kuru fasulye dağıtıldı Nevşehir’de 79 çiftçiye 22 ton tohumluk kuru fasulye dağıtımı gerçekleştirildi. Nevşehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen tohum teslim töreninde konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Özgür Memiş, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında kuru fasulye üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Memiş, Nevşehir’de yaklaşık 3 milyon 500 bin dekar tarım alanının bulunduğunu belirterek, bu alanların büyük bölümünde kuru tarım yapıldığını, suya dayalı tarımın ise sınırlı alanlarda sürdürüldüğünü ifade etti. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi sayısının her geçen yıl arttığını kaydeden Memiş, son dört yılda çiftçi sayısında yüzde 2 artış sağlandığını, kayıtlı tarım alanının ise yüzde 65’ten yüzde 77’ye yükseldiğini dile getirdi. Hayvansal üretimde de artış yaşandığını vurgulayan Memiş, son dört yılda hayvan varlığında yüzde 6 oranında artış olduğunu belirtti. TAKE Projesi kapsamında 2021-2026 yılları arasında 38 projenin hayata geçirildiğini aktaran Memiş, bu projelerle 3 bin 711 çiftçiye 1 milyon 269 bin kilogram tohum ve 193 bin adet fide desteği sağlandığını, desteklerin yüzde 75’inin hibe olarak verildiğini söyledi. Son 3 yılda projelere yaklaşık 21 milyon lira bakanlık desteği sağlandığını ifade eden Memiş, Tarım ve Orman Bakanlığı, İl Özel İdaresi ve kalkınma ajanslarının destekleriyle tarımsal üretimde önemli artışlar elde edildiğini kaydetti. Nadas alanlarının son beş yılda yüzde 23 oranında azaldığını belirten Memiş, ekilmeyen tarım arazilerinde de yüzde 34’lük düşüş sağlandığını ifade etti. Patates üretimine yönelik karantina tedbirlerine de değinen Memiş, 2004 yılından bu yana uygulanan çalışmalar sonucunda bazı bölgelerin yeniden üretime açıldığını söyledi. Memiş, 2025 yılında Kaymaklı beldesinin blok bölge olarak seçildiğini ve 21 yıl aradan sonra belirli alanların yeniden patates üretimine açıldığını, 2026 üretim sezonunda ise Derinkuyu ilçesinde de patates ekiminin serbest hale getirildiğini belirtti. Bu kapsamda güvenlik kuşağındaki 65 bin dekar alanın yüzde 58’inde patates ekimine izin verildiğini ifade etti. Törene AK Parti Nevşehir Milletvekili Süleyman Özgün, Nevşehir Vali Yardımcısı Mücahit Öztürk, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Hüseyin Çam, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda çiftçi katıldı.
Aksiliklerinden kantara çıkamıyorlar: 4 yaşındaki dev tosunları gören bir daha bakıyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:08 Aksiliklerinden kantara çıkamıyorlar: 4 yaşındaki dev tosunları gören bir daha bakıyor Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte Sakarya’daki hayvan pazarlarında hareketlilik başladı. Pazara getirilen ve her biri bir ton ağırlığında olan iki dev tosun, hem cüsseleri hem de fiyatlarıyla vatandaşların ilgi odağı oldu. Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinden 14-15 aylıkken alınarak yayla sürecinin ardından 9 ay boyunca yoğun besiye tabi tutulan dev tosunlar, Sakarya’daki hayvan pazarında alıcılarıyla buluştu. Besici Fırat Yeşil, kurbanlık piyasasındaki fahiş fiyat taleplerine tepki göstererek, kendi yetiştirdiği 1 tonluk hayvanı 380 bin liradan, 1 ton 200 kilogram civarındaki diğer tosunu ise 410 bin liradan sattığını belirtti. Bazı besicilerin 1 tonluk hayvanlar için 500-600 bin lira talep ettiğini söyleyen Yeşil, "Ben o fiyatlara karşıyım. Benim danam şuan yaklaşık 1 tondur. Ben bu hayvanı 380 bin liraya sattım. Diğer hayvanım ise 1 ton 200 kilogram civarında. Bu hayvanımızın satış fiyatı da 410 bin liradır. Hayvanın kalitesine, rengine, alış fiyatına ve vereceği et randımanına göre fiyatlarımızı belirliyoruz. Masrafı, maliyeti, yediği içtiği hesaplanıyor. Şu an kesim masraflarımız da çok ağır" dedi. "İnsan gibi sancılanmasın diye soda veriyoruz" Hayvanların bir ton ağırlığa ulaşması için uyguladıkları özel besleme programını anlatan Yeşil, "Örneğin bir hayvanımız şuan 4 yaşında. Net canlı 1 ton geliyor. Biraz aksi oldukları için kantara çıkartamıyoruz ancak ortalama 600 kiloya yakın bir et bekliyoruz. Diğer hayvanlarımız 9 kilo yiyorsa bunlar 12-13 kilo yiyor. Hayvan yemden sonra insan gibi sancılanmasın diye ayrıca hayvan sodası veriyoruz. Proteini, kalsiyumu, D ve E vitamini eksik etmediğimiz için hayvanlarımız bu kadar büyüyebiliyor. Yüzde 60 randımanı bu sayede sağlıyoruz" diye konuştu. Yeşil, Doğubeyazıt’tan aldıkları hayvanlara 6-7 aylık yayla sürecinin ardından 9 ay boyunca besi yaptıklarını, yetiştirme sürecinin uzun ve zahmetli olduğunu sözlerine ekledi.
Samsun Kasaplar Odası Başkanı Şen: "Kırmızı et pahalı değil"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 14:05 Samsun Kasaplar Odası Başkanı Şen: "Kırmızı et pahalı değil" Samsun Kasaplar Odası Başkanı Ömür Şen, kasaplarda satılan etin pahalı olmadığına dikkat çekerek, asıl fiyat algısının lokantalardaki ürünler üzerinden oluştuğunu söyledi. Şen, piyasada herhangi bir fiyat artışı beklemediklerini ve mevcut fiyatların korunacağını ifade etti. Kurban Bayramı’na bir ay kala değerlendirmede bulunan Başkan Şen, "Diğer ürünlere gelen zamlara baktığınız zaman kırmızı ete gelen zam hiçbir şey değil. Bazı kalemlerde ürünlere afaki zamlar yapılırken, kırmızı ete son 2 senede yüzde 100 zam gelmemiştir. Bugün etin kilosu 800-1.000 TL arasında satılıyor. Vatandaşlar pahalı dediği ete 4-5 bin TL hesap ediyor. 100 gram ete 500 TL veriyorlar, pahalı demiyorlar ama kasaptan 1 kilo etle 4 çeşit yapınca ‘et pahalı’ oluyor. Ete gelene kadar birçok ürüne bakmak lazım. Biberin, domatesin kilosu 200-300 TL. Bence gerçek anlamda kırmızı et pahalı değil. Ete gelen zamma ben zam demiyorum. Kırmızı et fiyatları 2-3 senedir yerinde sayıyor" dedi. "Kilosu 150 TL’ye satılan işkembenin bir tas çorbası 250 TL’ye satılıyor" Sakatatta da kırmızı et gibi kasap ve lokanta fiyat farkının oldukça fazla olduğunu ifade eden Ömür Şen, "Sakatatlar eskiden et ile yarı yarıya fiyattaydı. Kırmızı et bin TL ise sakatat 500 TL’ydi. Bugün ciğerin kilosu 650 TL, kelle etinin kilosu 350 TL, işkembenin kilosu 150 TL. Geçen yıl işkembe yine 150 TL’ydi. Ciğerin kilosu 500 TL’ydi. Bir tabak işkembe içsen 250 TL, oysa 1 kilo işkembe 150 TL. Kelle-paça çorbası içersen fiyatı 250-300 TL. Oysaki etin kilosu 350 TL. Halk dilinde bir algı oluştu ama etin pahalı olduğu düşüncesine katılmıyorum" diye konuştu. "Kırmızı ete zam beklemiyoruz" Bayrama kadar kırmızı ete zam beklemediklerinin altını çizen Şen, "Kurban Bayramı yaklaşıyor. Kırmızı ete zam beklemiyoruz. Standart fiyatlar olacak. Geçen Kurban Bayramı’nda hisse fiyatları 20-25 bin TL civarındaydı. Bu sene de 35 bin ile 40 bin TL arasında değişiyor. 35 kilo et alan 30 bin TL, 40 kilo et alan da 35 bin TL civarında para ödeyecek. Bunun içerisinde kesim, parçalama da dahil. Kurbanlık malda da bir sıkıntı yok. Son yıllarda yurt dışı bağışları da oldukça arttı. Daha önceden kurban kesenlerin yüzde 30’luk kesimi yurt dışındaki ülkelere kurban bağışı yapıyor" şeklinde konuştu. Kırmızı et fiyatları Samsun’da ortalama kıyma kilo 900 TL, kuşbaşı kilo 950 TL, löp et kilo bin100 TL, kontrafile kilo bin 240 TL, antrikot kilo bin 400 TL ve dana bonfile de kilo bin 600 TL civarında tüketiciye sunuluyor.
AB tescilli Suruç narında budama zamanı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 13:18 AB tescilli Suruç narında budama zamanı Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen Suruç narında baharın gelmesiyle birlikte hummalı bir çalışma başladı. Türkiye’de AB tarafından tescil edilen tek nar türü olan Suruç narı, yapılan budama işlemleri sayesinde daha iri ve kaliteli hale geliyor. Narların sağlıklı büyümesi ve verimli bir hasat elde edilmesi için budama büyük önem taşıyor. Çalı formunda yetişen Suruç narında budama sırasında 3-4 ana dal bırakılıyor, yeni sürgünler kesilerek ağacın enerjisi meyveye yönlendiriliyor. Bu sayede narlar daha iri, daha kaliteli ve daha sağlıklı büyüyor. Yaklaşık bir ay süren budama sürecinde kesilen dallar ise kış aylarında yakacak olarak değerlendiriliyor. Nar üreticisi Mehmet Akkuş, her yıl ağaç köklerinden çıkan sürgünleri kestiklerini belirterek, "Narların daha büyük olması için bu işlemi düzenli yapıyoruz" dedi. İbrahim Akkuş ise bu yıl aşırı yağışlar nedeniyle budamanın biraz geciktiğini ifade ederek, "Narlar daha iyi gelişsin diye yeni çıkan dallar kesiliyor. Kaliteli meyve için bakım şart" şeklinde konuştu. Çok yağmur yağdı Nar üreticisi İbrahim Akkuş, "Bu sene yağmur çok yağdığı için yeşermiş. Çok geç kaldık ama yine de idare eder. Bunları kestiğiniz zaman narlar daha güzel oluyor, daha büyük oluyor" ifadelerini kullandı. Yüksek ziraat mühendisi Mehmet Tekçe de Suruç narında bahar döneminde bakım ve budama çalışmalarının başladığını vurgulayarak, " Avrupa Birliği tarafından tescil edilen Suruç Narımızın özel bir bakımı var. İlkbaharda yeni çıkan sürgünler budamayla kesiliyor ki narımızın kalitesi daha yüksek olsun, narlarımız daha iri olsunlar. Bu nedenler her yıl ilkbaharda bu bakımlar yapılıyor" diye konuştu.
Köyceğiz’de 98 üreticiye İpekböceği larvası dağıtıldı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:32 Köyceğiz’de 98 üreticiye İpekböceği larvası dağıtıldı Muğla’da kırsal kalkınmayı destekleyen alternatif üretim modellerinden biri olan ipekböcekçiliğinin yaygınlaştırılması amacıyla, Köyceğiz ilçesi Pınarköy Mahallesi’nde ipekböceği dağıtım töreni gerçekleştirildi. Tarihi yaklaşık 5 bin yıl öncesine dayanan ve doğanın sunduğu en zarif liflerden biri olan ipeğin, Muğla için önemli bir geçim kaynağı olmaya devam ettiği vurgulandı. Türkiye genelinde ipekböceği üretimi yapan işletmelerin yüzde 6,2’sinin Muğla’da bulunduğu, 2025 yılı itibarıyla 5 bin 892 kilogram üretim ile ilin Türkiye genelinde 3. sırada yer aldığı, işletme sayısı bakımından ise 5. sırada bulunduğu ifade edildi. İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal yaptığı konuşmada, ipekböcekçiliğinin ilde yeniden önem kazandığını belirterek, "İlimizde 2025 yılı itibarıyla 23 mahallede 106 işletmede üretim yapılmaktadır. 2026 yılında ise bu sayının 142 işletmeye ulaşması beklenmektedir. Köyceğiz ilçemiz üretimin merkezinde yer almakta olup, Pınarköy Mahallemizde Kozabirlik tarafından temin edilen ipekböceği larvaları 98 üreticimize teslim edilecek" dedi. Topal ayrıca, İl Müdürlüğü tarafından hayata geçirilecek yeni bir proje kapsamında ipekböceği yetiştiricilerine yüzde 75 hibe desteği ile gerekli malzemelerin temin edileceğini belirterek, ilerleyen süreçte dut fidanı dağıtımının da gerçekleştirileceğini ifade etti. Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu ise konuşmasında, çocukluk yıllarından bu yana aşina olduğu ipekböceği üretiminin Pınarköy Mahallesi’nde devam etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üreticilere bereketli bir sezon diledi. 98 üreticiye ipekböceği larvaları dağıtılırken, törene; Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürü Mehmet Kuray, Köyceğiz İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eşref Arslan, Kozabirlik Ege Bölge Temsilcisi Faik Ramazan Akyüz ile üreticiler katıldı.
İş Bankası’ndan lise öğrencileri için girişimcilik programı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:30 İş Bankası’ndan lise öğrencileri için girişimcilik programı Workup’ın lise öğrencisi gençler için üretim odaklı bir hızlandırma programı olarak hayata geçireceği WorkupOnBoard başvuruları 15 Mayıs’ta sona eriyor. Girişimcilik motivasyonu yüksek gençlerin bu alanda gelişmesi ve girişimcilik ekosistemiyle tanışmasını hedefleyen program hibrit olarak 4-26 Temmuz’da düzenlenecek. Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup, lise öğrencilerine yönelik yeni girişimcilik programı WorkupOnBoard’ı hayata geçiriyor. İş Bankası bünyesinde yer alan Yapay Zekâ Fabrikası (YZF) yürütücülüğünde gerçekleştirilecek WorkupOnBoard, bir projenin fikir aşamasından çalışan bir ürüne dönüşmesine kadar olan sürece yönelik yüksek yoğunluklu bir hızlandırma programı olarak kurgulandı. Program ile yapay zekanın geleneksel teorik eğitim modellerinden ayrışarak yalnızca bir bilgi aracı değil, doğrudan bir üretim ortağı olarak kullanıldığı bir yapı sunuluyor. Katılımcılar program boyunca yapay zekâ destekli geliştirme araçları ile ürünlerini sıfırdan oluşturacak, gerçek kullanıcılarla test edecek ve hızlı iterasyonlarla (yinelemelerle) geliştirme sürecini deneyimleyecek. 21 günlük program, fikir geliştirme ve MVP (minimum uygulanabilir ürün) oluşturma, kullanıcı doğrulama ve ürün iyileştirme, büyüme ve Demo Day hazırlığı olmak üzere üç temel fazdan oluşacak, haftanın 3 günü fiziksel mentor destekli üretim, 2 günü ise asenkron çalışma yapılacak. Katılımcılara bulut ve yapay zekâ araç kredileri ile belirli reklam/test bütçesi verilerek, geliştirdikleri ürünleri gerçek kullanıcılarla buluşturma imkânı sunulacak. Bu yaklaşım ile katılımcıların doğrudan müşteriyle temas kurabilen, test edilmiş ürünler geliştirmesi hedefleniyor. Program sonunda katılımcılar, çalışan bir MVP, kullanıcı geri bildirimlerine dayalı ürün geliştirme deneyimi ve girişimcilik refleksi kazanacak, İş Bankası Girişimcilik Ekosistemine erişim elde edecek. Ayrıca, ekipler Demo Day’de projelerini girişimcilik ekosistemi paydaşlarına sunma şansı yakalayacak. Girişimcilik motivasyonu yüksek gençlerin bu alanda gelişmesi ve girişimcilik ekosistemiyle tanışmasını hedefleyen program 4-26 Temmuz arasında hibrit olarak düzenlenecek. Yüz yüze bölümleri İş Vapur’da gerçekleştirilecek programa başvurular, 15 Mayıs’a kadar workup.ist/workuponboard üzerinden yapılabiliyor.