EKONOMİ
16 Nisan 2026 Perşembe - 18:07 GOSB Teknopark Genel Müdürü Çemberci: "Gebze’den Ardahan’a teknoloji koridorunu birlikte kuracağız" Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, "Gebze’den Ardahan’a teknoloji koridorunu birlikte kuracağız" dedi. Ardahan’da gençleri, girişimcileri ve yenilikçi fikirleri aynı çatı altında buluşturmayı amaçlayan GOSB Teknopark Girişim Ofisi’nin açılışı için program düzenlendi. Ardahan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Şehit Mustafa Kerimov Konferans Salonu’nda gerçekleşen programda konuşan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu, girişim ofisinin ileride teknoparka dönüşebilecek önemli bir adım olduğunu söyledi. Rektör Emiroğlu, "Gebze organize sanayisinin Ardahan’a gelip ilerde Teknopark’a dönüşecek bir hamleyi bizimle başlatması Üniversitemiz, bölgemiz ve şehrimizin kalkınması için önemli bir adım. Bunun üniversitede olmasının anlamı şu; hem hocalarımız hem öğrenciler, hem de şehirde şehrin kalkınması için düşünce üreten, fikri olan herkes burada gelip Üniversitenin GOSB ofisinde fikirlerini rahatlıkla söyleyebilir. İşte bu girişimler belki burada göçü durduracak, insanların kendi yerinde firmasını kuracağı ve düşüncelerini ürüne dönüştüreceği bir imkan hazırlayacak" dedi. GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci de Ardahan’da kurulacak girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla hızlandırma programları ve çeşitli çalışmalar yürüteceklerini belirtti. Gebze’den Ardahan’a teknoloji koridorunu birlikte kuracaklarını ve gençlerin, akademisyenlerin ve iş insanlarının araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yönelmesini sağlayacaklarını söyleyen Çemberci, "Teknoparkı olmayan illerde girişim ofisleri kurulması göreviyle görevlendirilmiş bulunmaktayız. Türkiye’de bu görev toplamda 10 tane teknopark yönetimine verildi. Bunlardan biri de biziz. Biz de bu talimat doğrultusunda Ardahan’da çalışmak istedik. Ve çalışma ofisini Ardahan’da kurduk. Bu şu anlama geliyor, bundan sonra Ardahan ve çevre illerde ticarileşebilecek fikri olan başta gençler, akademisyenler ve iş insanları olmak üzere herkes bu devletin vermiş olduğu desteklerden faydalanabilecek. Bunun için teknoparkı olan illere gitmenize, batıya, güneye veya kuzeye gitmenize gerek kalmayacak. İnşallah burada bu yapmış olduğumuz stratejik çalışmalardan sonra da Ardahan’ı bu anlamda bir hav olarak belirleyip önümüzdeki 3 yıl içerisinde de Ardahan teknoparkının ve altında yatan branşların yer almasını sağlayacağız. Biz yaklaşık 3 yıl boyunca burada olacağız. Girişim ofisi programlarımızla, eğitimlerimizle, etkinliklerimizle, bir takım hızlandırma programlarımızla burada sizlerle birlikte olacağız" dedi. Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, akademisyenler, öğrenciler, kamu kurumlarının temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı program, çeşitli sunumlarla sona erdi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:40 Mezitli’de esnafla belediye el ele ekonomi için buluştu Mersin Mezitli Belediyesi ile esnaf temsilcileri bir araya gelerek üretim, istihdam ve yerel ekonomiyi güçlendirmeye yönelik iş birliği projelerini değerlendirdi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Veysel Sarı ve beraberindeki meslek odaları başkanlarını makamında ağırladı. Gerçekleşen ziyarette, kentin ekonomik yapısını güçlendirecek, üretim kapasitesini artıracak ve istihdam imkanlarını geliştirecek projeler üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. "Mezitli’mizi daha ileriye taşıyacağız" Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Tuncer, yerel yönetim ile esnaf ve sanatkarların iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Kentimizin kalkınmasında esnafımızın emeği ve katkısı son derece kıymetlidir. Üretimi destekleyen, istihdamı artıran ve yerel ekonomiyi güçlendiren bir anlayışla tüm paydaşlarımızla birlikte hareket etmeye devam edeceğiz. Dayanışmayı büyüten, ortak aklı esas alan bir yaklaşımla Mezitli’mizi daha ileriye taşıyacağız" dedi. Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Veysel Sarı ise yerel yönetimle kurulan güçlü diyalogun önemine vurgu yaparak, "Mezitli Belediyesinin esnaf dostu yaklaşımı bizler için oldukça değerli. Başkanımızın üretim ve istihdam odaklı çalışmalarını destekliyor, iş birliği içerisinde hayata geçirilecek projelerin kent ekonomisine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik mesajlarla sona erdi.
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:32 ’Süper gıda’ arı sütü Malatya’da mercek atında Malatya Turgut Özal Üniversitesi, İnönü Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çok yönlü araştırma, arı sütünün kalitesini belirleyen sırları gün yüzüne çıkardı. Doğanşehir (Buğday Deresi) ve Battalgazi’de (Uluköy) eş zamanlı olarak gerçekleştirilen çalışma, hem üreticiye yol haritası çiziyor hem de "kaliteli arı sütü" peşindeki tüketiciyi uyarıyor. "Gençlik iksiri" olarak adlandırılan arı sütü, artık bilimsel bir reçeteye sahip. Malatya Turgut Özal, İnönü ve Fırat Üniversitelerinden bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü kapsamlı araştırma, arı sütünün içeriğinin sadece bölgeye göre değil, arıcının verdiği ek besine göre de nasıl değiştiğini kanıtladı. Yürütücülüğünü Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nden Doç. Dr. Semiramis Karlıdağ’ın yaptığı bir bilimsel araştırma, arı sütünün biyokimyasal ve aromatik bileşimi üzerinde çevresel faktörlerin ve besleme yöntemlerinin kritik etkilerini ortaya koydu. Karlıdağ ve çalışma arkadaşları tarafından gerçekleştirilen araştırma, bölgedeki arıcılık faaliyetleri için önemli bilimsel veriler sunuyor. Araştırma kapsamında Malatya’nın iki farklı bölgesi olan Doğanşehir ve Battalgazi Uluköy’de, farklı karbonhidrat kaynaklarıyla (glikoz, sükroz ve ticari arı yemi) beslenen bal arısı kolonilerinden elde edilen arı sütleri detaylı şekilde incelendi. Yapılan analizler sonucunda, hem coğrafi konumun hem de beslenme yönteminin arı sütünün kalitesini belirleyen biyokimyasal ve uçucu bileşik profilini doğrudan etkilediği belirlendi. Araştırma kapsamında arı sütlerinde 50’den fazla uçucu organik bileşik tespit edildi ve bu bileşiklerin aroma, kalite ve potansiyel biyolojik etkiler açısından önemli rol oynadığı ortaya kondu. Bulgular, arı sütünün kimyasal profilinin üretim şartlarına bağlı olarak önemli ölçüde değişebildiğini göstererek kalite kontrol ve ürün standardizasyonu açısından önemli bir bilimsel temel sundu. Coğrafya fark oluşturuyor Ortaya çıkan en çarpıcı sonuçlardan biri, bölgedeki bitki çeşitliliğinin arı sütünün kalitesini doğrudan etkilemesi oldu. Tüm bu farklılıklar, arıların farklı beslenme yöntemlerine göre seçtikleri farklı botanik orijinlerden kaynaklandı. Doğanşehir’in zengin florası, arı sütünün en önemli kalite göstergesi olan 10-HDA (10-hidroksi-trans-2-dekenoik asit) maddesinin üretimini doğal olarak tetikliyor. Şeker tipi kaliteyi değiştiriyor En yüksek kalite Doğanşehir’de: Arı sütünün en önemli kalite göstergelerinden biri olan 10-HDA içeriği, Doğanşehir bölgesinde glikozla beslenen kolonilerde yüzde 2,77 ile en yüksek seviyeye ulaştı. Arı sütü üretiminde yaygın bir uygulama olan ek besleme, araştırmanın odak noktalarından biri idi. Bilimsel sonuçlar, sanılanın aksine her şekerin aynı etkiyi oluşturmadığını gösterdi. Glikoz ile beslenen arıların ürettiği arı sütünde, bağışıklık ve hücre yenileyici özelliğiyle bilinen 10-HDA oranının en yüksek seviyeye ulaştığı saptandı. Glikoz takviyesi, arı sütündeki koruyucu enzimlerin (invertaz ve katalaz), toplam protein, prolin ve 10-HDA miktarının da artmasını sağladı. Sükroz (çay şekeri) ile beslenen gruplarda enzim aktivitelerinin daha düşük kaldığı gözlemlendi. Bölgesel etkiler: Doğanşehir’in çevresel şartlarının 10-HDA üretimini teşvik ettiği, Uluköy’ün ise zengin polen ve nektar çeşitliliği sayesinde toplam amino asit üretimini desteklediği gözlemlendi. Antioksidan kapasitesi: Beslenme rejiminin arı sütünün fenolik bileşik profili ve antioksidan kapasitesi üzerinde önemli değişimlere yol açtığı tespit edildi. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların arı sütü üretiminde besleme stratejilerinin optimize edilmesi, ürün kalitesinin artırılması ve coğrafi köken doğrulaması gibi alanlarda önemli katkı sağlayacağını vurguluyor. Çalışma, endüstriyel karbonhidrat kaynaklarının arı sütünün biyokimyasal yapısını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyarken, glikoz takviyesinin arı sütü kalitesini artırmak için etkili bir üretim stratejisi olabileceğini gösteriyor. Elde edilen veriler, Türkiye’de sınırlı miktarda üretilen arı sütünün daha yüksek katma değerle üretilmesi ve uluslararası pazarda rekabet gücünün artırılması açısından önemli bir potansiyel sunuyor. Arıcılığa ve ekonomiye büyük katkı Türkiye, arıcılıkta dünya devlerinden biri olmasına rağmen arı sütü üretimi henüz istenen seviyede değil. Bu çalışma, arıcılara ürün kalitesini artırmak için bilimsel bir "besleme takvimi" sunuyor. Bilim insanları, doğru lokasyon ve doğru karbonhidrat kaynağı seçimiyle Türkiye’nin yıllık arı sütü rekoltesinin ve kalitesinin katlanabileceğini vurguluyor. Tüketiciye uyarı: Suistimallere dikkat Araştırma, arı sütünün kalitesindeki hassasiyeti de ortaya koydu. Bilim heyeti, bu değerli ürünün suistimal edilmeye açık olduğunu hatırlatarak şu uyarılarda bulundu: Analiz şart: Sadece rengine ve tadına bakarak arı sütünün kalitesi anlaşılamaz. Mutlaka laboratuvar onaylı 10-HDA oranlarına bakılmalı. Saklama şartları: Arı sütü biyokimyasal olarak çok hassastır. Araştırmada kullanılan tüm örnekler eksi 18 derecede korunmuştur; oda sıcaklığında bekletilen ürünlerde bu mucizevi bileşenler hızla kaybolur. Doğallık aldatmacası: Tamamen doğal ortamda, ek besleme yapılmadan üretilen kontrol gruplarında bazı değerlerin daha düşük çıkması, kontrollü bilimsel beslemenin "kaliteyi standardize etmek" için bir gereklilik olduğunu gösterdi. Ancak bu durum, merdiven altı şuruplarla yapılan üretimle karıştırılmamalıdır. Çalışmanın sonuçları, arı sütünün sadece bir gıda takviyesi değil, aynı zamanda apiterapide (arı ürünleriyle tedavi) kullanılacak tıbbi bir materyal olarak standartlaştırılması gerektiğini kanıtlıyor. Bölgesel farklılıkların (toprak yapısı, botanik orijin) arı sütünün "fenolik bileşiklerini" yani antioksidan gücünü ve enzim içeriklerini değiştirmesi, Malatya gibi illerin bu konuda özel bir marka haline gelebileceğinin sinyalini veriyor. Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, üniversite olarak Malatya’da tarım ve hayvancılık alanında bilimsel çalışmalarla üretime katkı sağlamaya devam edeceklerini belirterek araştırmada emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti.
Ordu’da arıcılara malzeme desteği
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:03 Ordu’da arıcılara malzeme desteği Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında Ordu’da arıcılara yönelik malzeme desteği sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğünce 2025 yılında yüzde 70’i hibe olarak desteklenen ’Ordu Arısı Islah Projesi’ kapsamında, ıslah işletmesinde kullanılmak üzere 300 adet langstroth tipi kovan, 6 bin adet çerçeve, 10 bin adet ana arı taşıma kafesi, şeker, 6 ton arı keki, 500 kilogram temel petek ile maske ve körük alımı gerçekleştirildi. Temin edilen malzemeler Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği’ne teslim edildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen törende, Ordu Arıcılar Birliği tarafından alınan Birinci Derece Tarımsal Örgüt Belgesi takdim edilirken, Islah Projesi kapsamında sağlanan malzeme desteğinin de teslimi yapıldı. Törende konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, Ordu’da arıcılık alanında uzun süredir ıslah çalışmaları yürütüldüğünü belirterek, "İl Müdürlüğümüz kontrolünde Ordu İli Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından 2017 yılından bu yana ıslah çalışmaları sürdürülmektedir. 2018-2021 yılları arasında TAGEM destekli olarak yürütülen proje, daha sonra uzatılarak 2023 yılına kadar devam etmiştir. Bu süreçte önemli mesafeler kat edilmiştir" dedi. İl Müdürü Bayram Ay ayrıca, proje kapsamında toplam bedeli 2 milyon 210 bin 820 TL olan harcamaların yüzde 70’inin Hayvancılık Genel Müdürlüğü tarafından karşılandığını, 1 milyon 547 bin 574 TL ödenek kullanıldığını ifade etti. Ordu Arıcılar Birliği Başkanı Akın Çiftçi ise konuşmasında iki önemli gururu bir arada yaşadıklarını belirterek, "Yüzlerce ana arı dağıtımı yaptık. Bu desteklemeyle arıcılıkta güçlü bir altyapı oluşturuldu. Hedefimiz, arıcılarımızın gelirini artırmak ve sürdürülebilir üretimi sağlamak" diye konuştu. Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Şeref Cınbırtoğlu da arıcılığın tarımda katma değeri yüksek bir sektör olduğunu vurgulayarak, arıcılara yönelik desteklerin önemine dikkat çekti. Konuşmaların ardından İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay ile Ordu Arıcılar Birliği Başkanı Akın Çiftçi arasında proje imza töreni gerçekleştirildi. Program, 2025 yılı malzeme desteğinin Vali Muammer Erol tarafından arıcılara verilmesiyle sona erdi.
Şirketlerin ’kiralamak mı, satın almak mı’ sorusuna açıklık getirildi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:25 Şirketlerin ’kiralamak mı, satın almak mı’ sorusuna açıklık getirildi Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, şirketlerin iş amacıyla kullanacağı araçları kiralama veya satın alma konusunda kararsızlığına açıklık getirdi. Son dönemde sıkça firmaların ’Satın alsak mı? Yoksa kiralasak mı?’ sorusuyla karşı karşıya geldiklerini belirten Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, firmaların aklına takılan sorulara açıklık getirdi. Düzenli araç kullanan ve güvenin önemli olduğu şirketlerde kiralık araç kullanımının daha doğru bir seçenek olduğunu dile getiren Aras, "Şirket politikası sebebiyle aylık sabit maliyetle çalışmak isteyen, bunu yaparken mülkiyetin getirdiği mali yüklerden muaf olmak ve vergi gibi finansal raporlarda netlik ve sadelik olması gerektiğini düşünen şirketler kiralık araca yöneliyor. Ayrıca Ar-Ge, satış ve müşteri deneyimi gibi alanlarda da fayda sağlamak için uzun dönem araç kiralamak şirketler için şu anda en mantıklı çalışma modeli olarak öne çıkıyor" ifadelerini kullandı. Renault Filo Kiralama’nın operasyonel ve finansal esneklik sağladığına dikkat çeken Didem Aras açıklamasının devamında şunları söyledi: "Filo kiralama, araç bakımı, servis randevuları, kasko ve sigorta yönetimi, güncel ve güvenli araçların kullanımı gibi operasyonel kolaylıklar sunulmaktadır. Ayrıca şirketiniz için faiz dalgalanmalarından, enflasyon artışından, servis maliyetlerinden kaçınarak, sabit ödeme ile fiyat avantajı sağlayarak istikrarlı bir hizmet sağlamış oluyorsunuz. Şirketler, araç kirasını gider olarak göstererek vergi avantajı elde edebilmekteler. Sermayenizi araç alımına yatırmadan ana işinize yönlendirmesini sağlayan Renault Filo Kiralama hizmet yelpazesinde araçlar sadece Renault Yetkili servislerin yetkin ellerine teslim edilmektedir. Böylelikle güvenli sürüş keyfinin yanında yakıt tasarrufuna da destek olunmaktadır."
Başkan Burkay, BTSO’nun yeni üyeleriyle bir araya geldi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:08 Başkan Burkay, BTSO’nun yeni üyeleriyle bir araya geldi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Oda’nın yeni üyeleriyle bir araya geldi. İş kurmanın ve üretmenin bugün her zamankinden daha değerli olduğunu belirten Başkan Burkay, "Yaptığınız yatırımlar bu kentin ve ülkemizin geleceğine yapılmış değerli bir katkıdır." dedi. Yaklaşık 60 bin üyesiyle Türkiye’nin en büyük ticaret ve sanayi odaları arasında yer alan BTSO, üyelerinin Oda’da yürütülen çalışmalar hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmeleri amacıyla "Üye Bilgilendirme Toplantısı" düzenledi. BTSO Yönetim Kurulu ile yeni üyelerin katılımıyla gerçekleşen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Bu Oda’nın kuruluşundan bugüne taşınan güç, birlikte iş yapma kültürünün, dayanışmanın ve doğru ticaretin üstlendiği tarihi rolün eseridir. Bugün burada attığınız her adım, yaptığınız her yatırım, aslında kendi işletmenizin değil, bu kentin ve ülkemizin geleceğine yapılmış değerli bir katkıdır. İçinden geçtiğimiz dönem, sabır ve fedakarlık isteyen, güçlü irade, cesaret ve vizyon gerektiren bir dönemdir. Bu nedenle bugün iş kurmak, yatırım yapmak, üretime yönelmek her zamankinden daha önemli ve daha değerlidir. Sizin girişimleriniz, bu şehrin ve ülkenin yarınlarına güven veren güçlü birer meşaledir. Bu nedenle her birinizi yürekten kutluyorum." dedi. "Bursa Büyürse Türkiye Büyür" vizyonu ile başlayan yolculuk Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda "Bursa Büyürse Türkiye Büyür" inancıyla çalıştıklarını belirten Başkan Burkay, "O gün bir vizyon ortaya koyduk ve dedik ki, Bursa potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü rol üstlenecek bir şehir. Bu inançla sadece yönetim anlayışını değil, Oda’nın iş yapma biçimini de değiştirdik. Başlangıçta 16 makro projeyle yola çıktık. Şükürler olsun bugün sayısı 60’ı aşan proje ile bu kentin üretimine, ticaretine, ihracatına, insan kaynağına ve geleceğine yön veriyoruz. BTSO bugün projeleriyle konuşulan, her sektörle temas eden, her üyeye dokunan bir Oda’ya dönüştü. Bu değişimi 60 bine yaklaşan üyemizden aldığımız güçle gerçekleştirdik. Çünkü bir oda, üyeleri kadar güçlüdür." diye konuştu. "Ortak aklın buluştuğu merkez" İbrahim Burkay, "Hep söylüyorum, burası artık sadece evrak alınan, belge verilen bir yer değil. Burası iş dünyasının buluşma noktasıdır. Burası ortak aklın toplandığı, istişarenin güç kazandığı, sorunların karşılıklı konuşulduğu ve çözüme dönüştüğü bir merkezdir. Biz bu çatının altında neyi konuşuyorsak, hangi meseleyi gündeme getiriyorsak, onun arkasında 70 meslek grubumuzun ve 60 bin üyemizin ortak iradesi var." ifadelerini kullandı. "Dünya değişiyor, biz değişimin önünü açıyoruz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünyada teknoloji odaklı büyük bir değişimin yaşandığını belirterek, yapay zekâ, dijital dönüşüm, e-ticaret ve yeşil dönüşüm yeni dönemin belirleyici alanları olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "İşte bu yüzden, ihtiyaç duyduğunuz her konuda eğitimler, gelişim programları ve destek mekanizmaları oluşturuyoruz. Sizlerin dünyayla rekabet eder hale gelmesi için her türlü altyapıyı hazırlıyoruz. Ticarette dijital platformlar geliştiriyoruz, dış ticareti büyüten modelleri hayata geçiriyoruz. Bursa Business School ile üyelerimizin yaşam boyu eğitim yolculuğunu destekliyoruz. BTSO Akademi ile iş dünyamıza geniş bir gelişim imkânı sunuyoruz. Nitelikli istihdam için BUTGEM ve MESYEB gibi çok değerli yapılarımızla hizmet sunuyoruz. BUTEKOM, ULUTEK ve teknoparkımızla üniversite-sanayi iş birliğini büyütüyor, inovasyonu teşvik ediyoruz. Ticari safari programlarımız, fuarlarımız, alım heyetlerimiz ve tedarikçi buluşmalarımızla üretimi, ticareti, teknolojiyi, istihdamı ve ihracatı geliştiren pek çok projeyi aynı anda yürütüyoruz. Tüm bu projelerimizi sizler için geliştiriyoruz. Sizler işinizi büyütün, yeni pazarlara açılın, güçlü olun. Çünkü siz büyüdükçe Bursa büyür. Bursa büyüdükçe Türkiye büyür. Bu inançla çalışıyoruz, bu inançla yol yürüyoruz." diye konuştu. "Her yeni üye için bir fidan" İş dünyasının gösterdiği çabanın BTSO’nun motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Burkay, üyelerin attığı her adımın Bursa’nın ve Türkiye’nin yarınlarını aydınlattığını söyledi. Toplantıda ayrıca yürütülen projelerin daha detaylı tanıtıldığı bir sunum gerçekleştirildi. Başkan Burkay, söz konusu projelerin, üyelerin katkısıyla gelişmeye devam edeceğini vurguladı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Oda’nın her yeni üyesi için BTSO Hatıra Ormanı’na fidan dikmeye devam ettiğini hatırlatarak, toplantının sonunda tüm yeni üyeleri temsilen, en genç BTSO üyesine fidan sertifikasını takdim etti. Yeni üyelerden BTSO projelerine tam not BTSO’nun yeni üyeleri de toplantının ardından değerlendirmelerde bulundular. Yeni üyelerden Yunus Taştan, "Bugün tanışma toplantımıza katıldık ve Başkanımız bizi her konuda bilgilendirdi. BTSO’nun çok doğru ve etkili projeleri olduğunu gördük. Bugüne kadar sadece buzdağının görünen kısmını biliyorduk. BTSO’nun üyesi olarak artık bu projelerden daha fazla faydalanacağız. İnşallah bu projelerin de bir parçası olacağız. Başta TEKNOSAB olmak üzere Bursa’nın ihtiyaç duyduğu projelerin hayata geçmesi çok önemli. İbrahim Başkan’ın döneminde yapılan projeleri takdirle karşılıyorum ve Oda’nın bir mensubu olduğum için çok mutluyum." diye konuştu. "Projelerin kıymeti bilinmeli" Yeminli Mali Müşavir Mustafa Arıcı ise BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ı uzun zamandır takip ettiğini ifade ederek, projelerin önemli bir vizyonun eseri olduğunu söyledi. Arıcı, "Bugün yapılan sunumla Başkan Burkay’ı daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de bizlerin katkılarıyla vizyoner projeler devam edecek. TEKNOSAB, GUHEM, BBS gibi projeleri çok etkileyici ve Bursa’nın ortak değerleri olabilecek nitelikte, bu projelerin kıymetinin bilinmesi gerekiyor." dedi. "BTSO’nun projelerinde biz de yerimizi alacağız" Data Via Yazılım Şirketi Yönetim Kurulu Üyesi Onur Cengiz de BTSO Başkanı İbrahim Burkay önderliğinde çok güzel bir organizasyon gerçekleştiğini söyledi. Cengiz, projelerin hepsini tek tek dinleme imkânı bulduklarını ve özellikle Bursa Business School projesini çok beğendiğini ifade etti. Şirket olarak kendilerinin de projelere dahil olmak istediklerini vurgulayan Cengiz, "Hem eğitim almak hem de eğitim veren tarafta yer almak istiyoruz. Bugün burada anlatılan projelerin tamamı çok başarılı ve vizyoner projeler bizler için çok bilgilendirici bir organizasyon oldu." dedi. BTSO Üyesi Nail Taylak da, projeleri ilk defa yakından görme fırsatı bulduğunu belirterek, "Gerçekten çok güzel projeler var. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School başta olmak üzere tüm projeler yeni ve insanın ufkunu açan nitelikte. İnşallah biz de bu vizyona katkı sağlayacağız." dedi.
Sencer Solakoğlu, Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinden istifa etti
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:08 Sencer Solakoğlu, Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinden istifa etti Bursa İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sencer Solakoğlu, birlikteki görevinden istifa ettiğini duyurdu. Solakoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı oldu. Solakoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye’de önemli sorunlardan birisinin sivil toplum örgütlerinin siyasallaşması olduğunu belirtti. Sivil toplum kuruluşlarında siyasallaşma olduğu zaman eleştirilerin sınırlı kaldığını istenen sonucun alınamadığını dile getiren Solakoğlu, "Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliğinin en son yaptığı talihsiz açıklama buna en iyi örnek; ithalatı öven, Türkiye’nin süt konusunda nasıl başarılar yakaladığını ve bakanın nasıl başarılı olduğunu öven... Halbuki, bahsettikleri sözleşmeli tarımın nasıl çalışmadığını Bursa Birliğinde gördük." dedi. Hak hukuk adaletten hiçbirinin çiftçiye olmadığını vurgulayan Solakoğlu, şöyle devam etti: "Ne verilirse onunla yetinmek zorunda olan çiftçi. Çok çeşitli STK’lerde sesimi yükselttim gayret ettim. İnsanlara Türkiye’nin potansiyelini ve yapılanların na kadar az oduğunu gözler önüne sermeye çalıştım. Ne yazık ki STK platformunda bir zaman sonra tıkanıyorsunuz, bir sonraki aşamaya geçmek zorundasınız. Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricieri Birliğinden istifa ediyorum. Sesimi daha gür çıkarabileceğim daha etkili bir pozisyona geçme kararı aldım. Hangi platform olursa olsun siyaset üzeri çözüm üreten, Türkiye’nin geleceğini planlayabileceğim bir mecraya gidiyorum. Daveti kabul ettim. Bu daveti yapanlara teşekkür ediyorum. Yakında platformu açıklayacağım, duyacaksınız."
Aydem Yenilenebilir Enerji, üst üste 4’üncü kez CDP A Listesi’nde yer aldı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:59 Aydem Yenilenebilir Enerji, üst üste 4’üncü kez CDP A Listesi’nde yer aldı Türkiye’nin öne gelen enerji şirketlerinden Aydem Enerji, 6 grup şirketiyle bu yıl da dünyanın en büyük ve prestijli çevre raporlama platformlarından biri olan CDP’nin İklim Değişikliği Programı’nda global A Listesi’nde yer aldı. Aydem Enerji, iklim politikaları, emisyon yönetimi ve su kaynaklarının korunmasına yönelik uygulamalarıyla dünya çapında örnek gösterilen şirketler arasında yerini korumaya devam ediyor. Aydem Enerji, grup şirketleri Aydem Yenilenebilir Enerji, Aydem Perakende, Gediz Perakende, Adm Elektrik, Gdz Elektrik ve Elsan ile dünyanın en büyük çevre raporlama platformlarından biri olan Karbon Saydamlık Projesi (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda bir kez daha Global A Listesi’nde yer aldı. Şirketler, tüm değer zincirinde emisyon azaltımına yönelik yol haritaları, yenilikçi projeleri ve şeffaf raporlama kültürleriyle CDP tarafından üst seviyede derecelendirildi. Şeffaf raporlama, yüksek performans, etkili eylem Yapılan açıklamaya göre, grup şirketlerinden Aydem Yenilenebilir Enerji, 2024 sonuçlarına göre "İklim Değişikliği" ve "Su Güvenliği" kategorilerinde üst üste dördüncü kez "A - Liderlik Seviyesi" notu alarak önemli bir başarıya imza attı. Şirket, iklim krizine yönelik etkili eylemleri, şeffaf raporlama yaklaşımı ve su yönetiminde gösterdiği yüksek performansla küresel ölçekte şirketlerin değerlendirildiği CDP Global Liderler A Listesi’nde (CDP Global Leaders - A List), üst üste dört yıldır her iki kategoride birden yer alan tek Türk şirket olma konumunu da pekiştirdi. Grup şirketlerinden Elsan da "İklim Değişikliği" kategorisinde üst üste üç yıldır A Listesi’nde yer alma başarısını gösterirken; Aydem Perakende, Gediz Perakende, Adm Elektrik ve Gdz Elektrik şirketleri de notlarını B’den A’ya yükseltti. "Sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz" Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, CDP İklim Değişikliği Programı Global A Listesi’nde 6 grup şirketiyle birlikte yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, şunları söyledi: "Operasyonlarımızın her alanında şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik odağıyla yürüttüğümüz çalışmalar, bu yıl da CDP’nin Global A Listesi’nde 6 grup şirketimizle yer almamızı sağladı. CDP’den aldığımız bu başarı, tüm faaliyetlerimizde çevresel etkiyi azaltmak ve kaynak kullanımında verimliliği artırmak için yürüttüğümüz çalışmaların küresel düzeyde onaylandığını gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla, daha sürdürülebilir bir dünya için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz."
Kariyer Büro Sendikası Başkanı Akgül: "666 sayılı KHK bu ekonomik koşullarda kariyer mesleklerin en büyük çıkmazı haline gelmiştir"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:43 Kariyer Büro Sendikası Başkanı Akgül: "666 sayılı KHK bu ekonomik koşullarda kariyer mesleklerin en büyük çıkmazı haline gelmiştir" Kariyer Büro Sendikası Genel Başkanı Tolga Akgül, "Merkez teşkilatlarda görev yapan bazı kariyer mesleklerimiz, geri çekildiği ifade edilen düzenlemedeki tutarlardan daha da fazlasını hak etmektedir, 666 sayılı KHK bu ekonomik koşullarda kariyer mesleklerin en büyük çıkmazı haline gelmiştir" dedi. Kariyer Büro Sendikası, Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde taleplerini dile getirmek amacıyla eylem düzenledi. Farklı illerden gelen sendika üyelerinin katılımıyla yapılan açıklamada; sendikanın temsil ettiği gelir uzmanları, muhasebe uzmanları, SGK denetmenleri, il göç uzmanları, muhasebe denetmenleri, milli emlak uzmanları, ticaret denetmenleri, mali hizmetler uzmanları, vergi istihbarat uzmanları başta olmak üzere kariyer meslek mensuplarının özlük hakları ile seyyanen zam talepleri gündeme taşındı. Sendika Başkanı Tolga Akgül, burada yaptığı açıklamada, 14 yıllık mağduriyetleri olduğunu belirterek, "Sadece özlük haklarımız için değil; artık yüreklere ağır gelen ama bir şekilde hep araya kaynayan adalet arayışımızın, ciddiyetini göstermek, yitirilmesine ramak kalmış çalışma barışının korunması için artık vakit kalmadığını anlatmak için buradayız" şeklinde konuştu. Akgül, 2011 yılında çıkarılan 666 sayılı KHK’nın kariyer meslekler arasında hiçbir hukuki ve vicdani temeli olmayan bir merkez-taşra ayrımı oluşturan bir kanun olduğunu aktararak, "O günden bu yana derinleşen ve büyüyen bir adaletsizliğin kapısını aralamıştır ayrıca bir şekilde bu mağduriyetin giderilmemesi, daha da perçinlenmesi için özel çalışmalar yapanlar var, sanki birilerinin hakkı diğerinden daha üstünmüş gibi yaklaşanlar var, bir de buna kılıf bulma çabalarını hepiniz görüyorsunuz. Bu davranış şekli en hafif tabiriyle bencilliktir" ifadelerini kullandı. "Her gündemde hakkını aramak 14 yıldır sabredenlerin en doğal hakkıdır" Kariyer mesleklerinin adil bir şekilde tasnif edilmesi gerektiğini vurgulayan Akgül, "Sınıf oluşturma gayesi taşımamalıdır ve en önemlisi emeğin karşılığını öncelik vermelidir. Ayrıca kariyer mesleklerde merkez taşra ayrımı şu an kaldırılsa bile 14 yıldır hakkını alamayan meslektaşlarımızın çalışma hayatı boyunca elde edeceği gelirleri diğerlerine asla yetişemeyecektir. Hesaplar düzgün yapılmazsa sonuçlar da yanlış olur. Bizim mücadelemiz menfaat elde etmek üzerine kurulmadı. Kaybedilen hakların telafisi için varlık buldu. Neden buradaki arkadaşlarımızın hakları başkalarından daha değersiz gösterilmeye çalışılıyor. Kimin hakkının daha değerli olduğuna kim karar veriyor? Kimse kusura bakmasın artık haksızlığın karşısında duran on binler var. Her gündemde hakkını aramak 14 yıldır sabredenlerin en doğal hakkıdır" açıklamasında bulundu. "375 sayılı KHK 3 sayılı cetvele eklenmesi bizim açımızdan zorunluluktur" Akgül, benzer işleri yapan meslek gruplarının denk ve özlük haklarına sahip olmalarını istemenin doğal olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: SGK denetmenlerinin, Muhasebe uzmanlarının, il Göç uzmanlarının, İl Planlama uzmanlarının, ticaret denetmenlerinin, Milli Emlak denetmenlerinin, Milli Emlak uzmanlarının, Mali Hizmetler uzmanlarının, Muhasebe denetmenlerinin, Vergi İstihbarat uzmanlarının ve Gelir uzmanlarının 375 sayılı KHK 3 sayılı cetvele eklenmesi bizim açımızdan zorunluluktur. Bu talep, ayrıcalık istemek değildir. Bu talep, yıllardır ertelenen bir hakkın teslim edilmesinden ibarettir. Bu talep, kamu hizmetinin omurgasını oluşturan kariyer mesleklerin hak ettiği değeri yeniden görmesi içindir. Bu yüzden de bundan daha fazlasını hak eden mesleklerimizin taleplerinin arkasında da aynı kararlılıkla duracağız." "666 sayılı KHK bu ekonomik koşullarda kariyer mesleklerin en büyük çıkmazı haline gelmiştir" Sistematik olarak ayrıştırılmaya isyan ettiklerini söyleyen Akgül, "Merkez teşkilatlarda görev yapan bazı kariyer mesleklerimiz, geri çekildiği ifade edilen düzenlemedeki tutarlardan daha da fazlasını hak etmektedir, 666 sayılı KHK bu ekonomik koşullarda kariyer mesleklerin en büyük çıkmazı haline gelmiştir. Tekrar ediyorum merkez taşra ayrımı yerine getirilecek, adil, hakkaniyetli tasniflerden rahatsız olmayız aksine destekleriz. Sistematik olarak ayrıştırılmaya, ötekileştirilmeye isyan ediyoruz. Adil, somut ve objektif kriterlerle hakların teslimi olacaksa boynumuz kıldan incedir. Hangi meslek için olursa olsun olumlu hiçbir düzenlemeye karşı değiliz, ancak 14 yıldır bekleyen biziz. Bu yüzden her düzenlemede var olma talebimizi de tartışmaya açtırmayız. Görüşülecek bütçe kanunundaki özlük düzenlemesi teknik olarak, başka bir torba yasaya mahkumdur, her torba yasa da bizim hakkımızın giderilmesi için mücadele edeceğimiz yasal bir zemindir" değerlendirmesinde bulundu. "Hakkımızı alana kadar, kaybettiğimizi bulana kadar her mecrada bizlerin adını duyacaksınız" Hakları olanı almak için mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Akgül, şunları kaydetti: "Biz gücümüzü; meslektaşlarımızın haklı davasından, kamu hizmetine verdiği değerden ve gösterdiği fedakarlıktan alıyoruz. Olursa hali hazırda görüşülen torba yasada olmazsa, ocak ayı için beklenen torba yasada, kısaca hakkımızı alana kadar, kaybettiğimizi bulana kadar her mecrada bizlerin adını duyacaksınız. Hakkımız olan için bugün buradayız, yarın nerede olmamız gerekirse orada olacağız. Bu tablo artık değişmek zorundadır. Yapılacak şey zor değildir. Mecliste atılacak küçük bir adım, yıllardır büyüyen büyük bir yarayı kapatacaktır. Bu adım ne bütçeyi sarsar ne de kamu düzenini bozar; aksine adaleti tesis eder, motivasyonu yükseltir, hizmet kalitesini artırır. Hakkını savunmak için bu güçlü duruşu sergileyen, cesaret gösteren tüm meslektaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Biliniz ki, birliğiniz, kararlılığınız ve dik duruşunuz, bu davanın en büyük gücüdür. Böyle güçlü adımlarla da hak ettiğimize muhakkak ulaşacağız."
Bakan Göktaş: "Aralık ayına yönelik toplam 1 milyar 473 milyon lira tutarındaki SED ödemesini hesaplara yatırdık"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:38 Bakan Göktaş: "Aralık ayına yönelik toplam 1 milyar 473 milyon lira tutarındaki SED ödemesini hesaplara yatırdık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması için aralık ayına yönelik toplam 1 milyar 473 milyon lira tutarındaki Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ödemesinin hesaplara yatırıldığını açıkladı. Bakan Göktaş, yaptığı açıklamada, çocuklara yönelik hizmetlere özel önem verdiklerini belirterek çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması için ‘Sosyal ve Ekonomik Destek’te bulunduklarını bildirdi. Bu doğrultuda SED ile çocukları, ailelerinin yanında ve sosyal çevresi içerisinde desteklediklerini vurgulayan Bakan Göktaş, çocukların milli değerlere sahip, kendine güvenen, eğitimli ve sağlıklı birer fert olarak yetişmeleri için çalıştıklarını ifade etti. Aile odaklı sosyal hizmet modelleri ile çocukların öncelikli olarak aile şefkati ve sıcaklığıyla yetişebilmeleri için gayret gösterdiklerinin altını çizen Bakan Göktaş, "Çocukların aile ortamında büyümelerinin, toplumsal değerlerin korunmasında vazgeçilmez bir rolü olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması için aralık ayına yönelik toplam 1 milyar 473 milyon lira tutarındaki SED ödemesini hesaplara yatırdık" açıklamasında bulundu.
Bolu’da fırtına balık tezgahlarını vurdu
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:37 Bolu’da fırtına balık tezgahlarını vurdu Bolu’da kurulan halk pazarındaki balık tezgahları, Karadeniz’de etkili olan olumsuz hava şartlarından etkilendi. Hamsinin yer almadığı tezgahlarda vatandaşlar istavrite yöneldi. İhsaniye Mahallesi’nde kurulan pazarda alışveriş yapan vatandaşlar, balık tezgahlarında yoğunluk oluşturdu. Ancak Karadeniz açıklarında meydana gelen fırtına nedeniyle balıkçılar denize açılamayınca tezgahlarda hamsi yer almadı. Hamsi bulamayan vatandaşların en çok tercih ettiği balık türü istavrit oldu. Pazar tezgahlarında istavritin kilogramı 200, sardalyanın 150, mezgitin 250, barbun balığının 300-400, çupranın 500, levrek ve Karadeniz somonunun 600, çinekopun ise 500 ila 700 liradan satışa sunulduğu görüldü. Balıkçı esnafı İlhan Başaran, balık sevkiyatının hava şartlarına bağlı olduğunu belirterek, "Bize balıklar günlük geliyor. Dün gece de denizlerde fırtına çıkmış. Onun için bugünlük hamsi yok" dedi. Hamsinin yerine sardalya, istavrit, barbun ve mezgit gibi çeşitlerin yer aldığını ifade eden Başaran, "Çok güzel sardalya, istavrit, barbun, mezgit diğer çeşitler var ama hamsi yok. Denizlerde fırtına olduğundan dolayı hamsi gelmedi. Şu anda sardalya 150 lira, istavrit 200 lira, barbun ise büyüklüğüne göre 300-400 lira arasında değişiyor. Mezgit 250 lira, çinekop iriliğine ve büyüklüğüne göre 500 lira ile 700 lira arasında değişiyor. Kar yağıp denizler soğusa balık olacak ama şu anda denizler soğumadığı için balık başka ülkelere doğru gidiyor" diye konuştu.