EKONOMİ
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12 Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:45 Başkan Dumandağ, "Elazığ’ı daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" Şehrin kalkınması adına kamu kurumları, yerel yönetimleri ve sektör temsilcileriyle birlikte istişare kültürünü güçlendirerek hareket etmeye devam edecekleri vurgulayan Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, "Ortak akıl ve iş birliğiyle Elazığ’ın tarım ve hayvancılık başta olmak üzere tüm alanlarda daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Elazığ Ticaret Borsası, şehrin ekonomik ve tarımsal kalkınmasına yön verecek önemli bir istişare toplantısına ev sahipliği yaptı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ile Elazığ AK Parti Milletvekilleri Prof. Dr. Erol Keleş, Ejder Açıkkapı ve Mahmut Rıdvan Nazırlı, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver ve borsa yönetiminin katılımıyla gerçekleştirilen istişare toplantısında, tamamlanan ve planlanan projeler kapsamlı şekilde ele alındı. Ziyaret kapsamında, Elazığ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dumandağ tarafından yürütülen çalışmalar ve hayata geçirilen projeler hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Toplantıda özellikle Besi Organize Tarım Bölgesi ve Fırat HÜTTMER projeleri başta olmak üzere, Elazığ’ın üretim kapasitesini artıracak ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak yatırımlar değerlendirildi. Toplantıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Borsa Başkanı Dumandağ, "Elazığ’a kazandırılan ve kazandırılması hedeflenen projelerin ilimize hayırlı olmasını diliyor; başta valimiz olmak üzere, milletvekillerimize ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyoruz. Şehrimizin kalkınması adına kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz ve sektör temsilcilerimizle birlikte istişare kültürünü güçlendirerek hareket etmeye devam edeceğiz. Ortak akıl ve iş birliğiyle Elazığ’ın tarım ve hayvancılık başta olmak üzere tüm alanlarda daha ileriye taşınması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.
Otomotiv yan sanayinde küresel açılım hızlandı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 15:14 Otomotiv yan sanayinde küresel açılım hızlandı Küresel otomotiv tedarik sektöründe 2025 yılı; maliyet artışları, bölgesel talep daralmaları ve rekabet şartlarının sertleştiği bir dönem olarak öne çıkıyor. Türk otomotiv yan sanayi firmaları da bu tabloya karşı, uluslararası fuarlar, doğrudan müşteri ilişkileri ve hedef ülke programları ile pazar paylarını korumaya ve güçlendirmeye çalışıyor. Bursa merkezli ÜÇEL Kauçuk, 2025’i "küresel yeniden yapılanma yılı" ilan ederek dünya pazarlarında daha etkin bir stratejiye yöneldi. ÜÇEL Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, şirketin bu dönemde beş prestijli fuarda Türkiye’yi temsil ettiğini, UİB ve BTSO’nun yurtdışı programlarına katıldığını ve farklı ülkelerde bağımsız müşteri ziyaretleri gerçekleştirdiğini söyledi. "Fuarlar, yeni iş birliklerine kapı açtı" Genel Müdür Hüseyin Oruç, bu yıl Haziran ayında düzenlenen Automechanika İstanbul’da önemli ilişkilerde bulunduklarını ifade etti. Oruç, yılın ikinci yarısında da küresel vitrindeki yerlerini koruyarak, Ekim ayında Fransa’daki Equip Auto Paris, Kasım ayının başında ABD’de gerçekleştirilen AAPEX Las Vegas ve Kasım ayının sonunda da Çin’de düzenlenen Automechanika Shanghai fuarlarına katıldıklarını belirtti. Oruç, bu organizasyonlarda ürün gamlarını ve AR-GE kapasitelerini uluslararası ziyaretçilere tanıttıklarını, farklı pazarlardan gelen yoğun ilginin de şirketin global hedeflerini desteklediğini aktardı. "Farklı kıtalara yayılan bu organizasyonlar, hem global görünürlüğümüzü artırdı hem de yeni iş birliklerinin temelini attı" diyen Oruç, şirketin üretim kalitesinin özellikle Avrupa ve Amerika pazarlarında yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. UİB ve BTSO programları stratejiye yön verdi Fuarların yanı sıra Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından düzenlenen yurtdışı sektör programlarına da katıldıklarını hatırlatan Genel Müdürü Hüseyin Oruç, beş farklı ülkede yapılan incelemelerin şirketin 2025-2028 ihracat planlamasına önemli katkılar sağladığını söyledi. Oruç, "Bu ziyaretlerde tedarik zinciri yapısı, rekabet şartları ve pazarın teknik ihtiyaçları sahada incelendi. Elde ettiğimiz veriler, ihracat stratejimizin temelini oluşturuyor" dedi. "Doğrudan müşteri ilişkisinin 2025’in kilidi olarak görüyoruz" Hüseyin Oruç, şirket Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Amerika’da gerçekleştirdikleri bağımsız müşteri ziyaretlerine de özel bir parantez açarak şunları söyledi; "Bu birebir ilişkiler sayesinde mevcut projeleri değerlendirdik, ürün performanslarına ilişkin geri bildirimleri yerinde aldık ve yeni talep trendlerini gözlemledik. Bu sayede uluslararası iş birliklerimizi derinleştirdik ve yeni projeler için güçlü bir başlangıç yaptık." "Sürdürülebilir büyüme hedefimizden taviz yok" ÜÇEL Kauçuk’un üretim gücüne, yenilikçi AR-GE yaklaşımına ve çevreci üretim modeline de değinen Oruç, şirketin gelecek dönem yol haritasını şu sözlerle özetledi; "Geleceğin pazarlarını bugünden hazırlıyoruz. Daha yüksek teknolojiye dayalı ürünler, çevreci üretim teknikleri ve müşteri odaklı mühendislik çözümleriyle global pazarda sürdürülebilir büyümeye kararlıyız."
Budanan ağaç dalları ihtiyaç sahiplerini ısıtıyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 14:42 Budanan ağaç dalları ihtiyaç sahiplerini ısıtıyor Kışın zorlu şartlarında, budanan ağaçlardan elde edilen odunlar sosyal destek olarak vatandaşın kapısına gidiyor. Manisa Büyükşehir ekipleri, kent içinde budanan ağaçlardan elde edilen parçaları yakacak oduna dönüştürerek mahalle mahalle ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi, kış mevsiminin başlamasıyla birlikte sosyal destek çalışmalarını hızlandırarak ihtiyaç sahibi vatandaşlara yakacak odun dağıtımına başladı. İlk dağıtımın Şehzadeler ilçesi Bayındırlık Mahallesi’nde yapılmasının ardından ekipler, Ahmet Bedevi ve Kazım Karabekir mahallelerinde de odun desteğinde bulundu. Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ağaç budama çalışmalarından elde edilen odunlar, Büyükşehir Belediyesi şantiyesinde kesilerek küçük parçalara ayrıldı. Çuvallanan odunlar, ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılmak üzere Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na teslim edildi. Dağıtımlarla ilgili bilgi veren Sosyal Hizmetler Şube Müdürü Murat Kul, "Kent Estetiği Dairesi Başkanlığımızın ağaç budama çalışmalarından elde edilen odunları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için değerlendirmeye devam ediyoruz. Özellikle doğal gaz kullanmayan ailelere öncelik veriyoruz. Amacımız hem bu materyali israf etmeden değerlendirmek hem de kış aylarında vatandaşlarımıza destek olmak. Dağıtımlarımız kış boyunca sürecek" dedi.
Denizli OSB yeşil dönüşüm hedefi için çalışmalarına devam ediyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 14:40 Denizli OSB yeşil dönüşüm hedefi için çalışmalarına devam ediyor Sanayicilerin artan ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunmak ve üretim süreçlerinin çevresel etkilerini en aza indirmek amacıyla Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirilen 30.000 m/gün kapasiteli Biyolojik ve Kimyasal Atıksu Arıtma Tesisi projesi, Dünya Bankası finansmanı ile inşa edilmeye devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Dünya Bankası destekli Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi kapsamında desteklenen yatırım, bölgenin altyapı gücünü önemli ölçüde artıracak. Mevcut 42.000 m/gün kapasiteli Merkezi Atıksu Arıtma Tesisinin tam kapasiteye ulaşması, artan sanayi yatırımları ve üretim talepleri nedeniyle ek kapasite ihtiyacı doğmuştur. Bu doğrultuda 15 Aralık 2020 tarihinde 26 bin 840 metre büyüklüğünde bir taşınmaz satın alınarak, arıtma teknolojileriyle donatılacak yeni tesisin projelendirme ve onay süreçleri tamamlandı. İhale sürecinin tamamlandı. asının ardından 9 Mayıs 2025’te yüklenici firma ile sözleşme imzalanmış; 15 milyon 612 bin Euro bedelli proje kapsamında 27 Mayıs 2025 tarihinde sahada inşaat çalışmalarına başlandı. ısa sürede önemli ilerleme kaydedilen projede fiziki gerçekleşme oranı yüzde 40’a ulaşmış olup tesisin hedeflenen 9 Kasım 2027 tarihinden önce tamamlanması öngörülüyor. 2026 yılının Şubat ayında mekanik ekipman montajlarına başlanması planlanan tesis, devreye alınmasıyla birlikte bölgedeki sanayi işletmelerine hem maliyet hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sağlayacak. "Çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan yatırımlara büyük önem veriyoruz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: "Denizli Organize Sanayi Bölgesi olarak, sanayicilerimizin rekabet gücünü artıracak ve çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan yatırımlara büyük önem veriyoruz. Dünya Bankası destekli bu tesis, yalnızca atıksu arıtma kapasitemizi artırmakla kalmayacak; aynı zamanda bölgedeki üretim süreçlerinin çevreye duyarlı bir şekilde yürütülmesine güçlü bir katkı sağlayacaktır. Yeşil OSB hedeflerimiz doğrultusunda karbon ayak izini düşüren, kaynak verimliliğini artıran ve çevreye duyarlı altyapı yatırımlarını hayata geçirmeyi sürdürüyoruz. Bu proje tamamlandığında sanayicilerimiz daha güvenilir, modern ve sürdürülebilir bir arıtma altyapısına kavuşacak. Hem çevremizi koruyacak hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir üretim ekosistemi bırakacağız."
Fethiye Ölüdeniz’e 328 Milyonluk yatırımın çalışmaları sürüyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 14:05 Fethiye Ölüdeniz’e 328 Milyonluk yatırımın çalışmaları sürüyor Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Fethiye-Ölüdeniz bölgesinde başlattığı yol, altyapı ve düzenleme çalışmaları mahallelerde büyük bir dönüşüme neden oluyor. Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği yatırımlar hem ulaşım güvenliğini artırıyor, hem de bölgenin turizm potansiyeline katkı sağlıyor. Mahalle muhtarları ve vatandaşlar, çalışmalardan duydukları memnuniyeti ifade ederek Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a teşekkür etti. Çalışmalar devam ediyor Tamamlanan 1. etap Patlangıç-Ovacık ve 3. etap Hisarönü-Ölüdeniz’in ardından 2. Etap Ovacık-Şehir içi güzergâhı ile 4. etap Ölüdeniz-Kayaköy yolunda çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Genel proje kapsamında 11 bin metre sıcak asfalt serimi, 4 bin 200 metre içme suyu hattı, 7 bin metre yağmursuyu hattı ve 4 bin 500 metre çelik otokorkuluk yapımı yer alıyor. Ölüdeniz Mahallesi Muhtarı Kaya Kaya, "Muğla Büyükşehir Belediyemizin yatırımları kapsamında ikinci ve dördüncü etaba geldik. Birinci ve üçüncü etabı bitirmiştik daha öncesinde, 2025’in ilk yarısında. Şimdi 2025’in ikinci yarısında ikinci ve dördüncü etabı tamamlıyoruz. Şu anda Atatürk Caddesi’ndeyiz, Ölüdeniz Mahallesi Atatürk Caddesi. Bu kapsamda şu anda kaldırım çalışmaları, yeni dolmuş durakları cepleri ve yağmur suyu drenaj kanalları ve bununla birlikte Aydem’in de çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda sıcak asfalt ve MUSKİ’nin birlikte çalışmasıyla yağmur suyu direneş kanalları dediğim gibi ve içme suyu isale hatları da yenileniyor. Ölüdeniz gerçekten burası turizme açılan bir pencere ve geç kalınmış bir yatırımlardı. Ahmet Başkanımız gelirle gelmez hemen el attı ve buranın önemini bize hissettirdi zaten. Şu anda 2025 yılında buraya gelen misafirlerimiz, 2026 yılında tekrar geldiklerinde burayı artık tanıyamayacaklar, çok güzel bir şehir haline geldi" diye konuştu. Kayaköy Mahallesi Muhtarı Şenol Öztürk, "Yolumuz çok bozuktu, çok kötü ve dardı. Tabi burası turizm bölgesi bir yer olduğu için çok trafik yazın, özellikle okullar tatil olduğu zaman çok bir yoğunluk oluyordu burada. Araçlar çok zor gelip geçiyordu. Bu vesileyle biz tabi başvurularımızı yaptık. Sağolsun Büyükşehir Belediye Başkanımız başta Ahmet Aras olmak üzere tüm Büyükşehir ekipleri geldiler burada çalışma yaptılar. Yollarımızı kontrol ettiler. Dediler mutlarım en kısa zamanda biz bu yolu sıcak asfaltta çevireceğiz dediler. Sağolsunlar onlar da bizi kırmadılar. Şu anda yolumuz başladı" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığında görevli İnşaat Mühendisi Hasan Kırtaş, "Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak Fethiye-Özdeniz yolunda başlattığımız toplam 328 milyon liralık yatırımımızın çalışmalarına devam ediyoruz. Dört etap olarak planladığımız çalışmalarımızın birinci ve üçüncü etabını tamamladık. İkinci etap olan Ovacık Belediyesi’nde ve dördüncü etap olan Kayaköy yolunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Proje kapsamında 11 bin metre sıcak asfalt, 4 bin 200 metre içme suyu, 7 bin metre yağmur suyu hattı ve 4 bin 500 metre çelik otokorkuluk yapımı yer alıyor. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın güvenli ve konforlu bir kent oluşturma vizyonu doğrultusunda projelerimizi hayata geçirmeye devam ediyoruz" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Fethiye-Ölüdeniz hattında sürdürülen yol ve çevre düzenleme çalışmalarıyla bölgenin hem ulaşım güvenliğini artırdıklarını, hem de turizm potansiyelini güçlendirdiklerini açıkladı. Amaçlarının mahallelerin ihtiyaçlarını hızla karşılamak, Fethiye ve Ölüdeniz’de yaşam kalitesini yükseltmek ve bölgenin değerine değer katmak olduğunu belirten Başkan Aras, Muğla’nın her köşesine eşit, güçlü ve sürdürülebilir hizmet ulaştırmaya devam edeceklerini belirtti.
Ahşap palet sektörü TUOP finalinde masaya ağırlığını koydu
08 Aralık 2025 Pazartesi - 14:03 Ahşap palet sektörü TUOP finalinde masaya ağırlığını koydu Ahşap ambalaj ve palet sektörü, TUOP final çalıştayında ilk kez geniş temsil sağladı. EPAL ve TAPSİAD yöneticileri, sektörün önceliklerini Ankara’daki oturumlarda doğrudan paylaştı. Türkiye’nin ormancılık politikalarını iklim değişikliğine uyumlu bir yapıya kavuşturmayı amaçlayan Türkiye Ulusal Ormancılık Programı (TUOP) Final Çalıştayı, 3-4 Aralık 2025 tarihlerinde Ankara’da düzenlendi. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, akademisyenler, STK’lar, sektör temsilcileri ve ilgili kurumların katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda ormancılık alanındaki yeni dönem politikaları ele alındı. Ahşap ambalaj ve palet sektörü de final çalıştayında geniş bir temsille yer aldı. EPAL Türkiye Başkanı Cafer Özgen ile TAPSİAD Başkanı Akın Balcıoğlu, sektörün görüş, talep ve beklentilerini toplantının ilgili oturumlarında doğrudan aktardı. "Sektörümüz ormancılığın doğal paydaşı" EPAL Türkiye Başkanı Cafer Özgen, sektörün sürdürülebilir ormancılık politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek çalıştayın ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Ahşap palet sektörü, Türkiye’nin orman varlığını koruma hedefiyle uyum içinde çalışan bir alandır. TUOP final çalıştayında alınan kararlar sadece orman yönetimi için değil, sürdürülebilir sanayi üretimi açısından da belirleyici olacaktır. Sektörümüzün bu süreçte doğrudan temsil edilmesi önemli bir adımdı." "Karar süreçlerinde artık daha görünürüz" TAPSİAD Başkanı Akın Balcıoğlu da sektörün ormancılık politikalarında daha görünür hâle geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Ahşap ambalaj ve palet sektörü lojistikten sanayiye kadar geniş bir alanda kritik rol oynuyor. Bunun yanında sürdürülebilir ormancılık politikalarının merkezindeyiz. Final çalıştayında masada olmak, sektörümüzün bundan sonraki süreçte daha güçlü temsil edilmesine katkı sağlayacaktır." Çalıştayda iklim değişikliğine uyumlu ormancılık modeli, afetlere dayanıklı orman yönetimi ve ekosistem hizmetlerinin toplum yararına geliştirilmesi gibi konular öne çıktı. TUOP kapsamında 2024-2025 boyunca dokuz bölgede yapılan toplantıların sonuçları Ankara’daki final oturumunda bir araya getirildi. Programda ormanların korunması, geliştirilmesi ve orman kaynaklarının etkili bir şekilde değerlendirilmesine yönelik politika önerileri son kez ele alındı. Sektör temsilcileri toplantıda hammadde arzının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması, üretimde izlenebilirliğin güçlendirilmesi, geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve karbon ayak izinin azaltılması gibi konulara dikkat çekti. Ayrıca orman yangınlarına karşı tedarik zincirinin daha dayanıklı hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu değerlendirmeler final oturumunda ilgili komitelere iletildi. EPAL Türkiye Başkanı Cafer Özgen ve TAPSİAD Başkanı Akın Balcıoğlu, çalıştayın tamamlanmasının ardından yaptıkları ortak değerlendirmede, sektörün hem Tarım Orman Şurası’nda "stratejik sektör" olarak tanımlanmasının hem de TUOP final programında aktif rol almasının sektör için yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade etti.
Sadıkoğlu: "İşletmelerin uygun şartlı kredilere ihtiyacı var"
08 Aralık 2025 Pazartesi - 14:00 Sadıkoğlu: "İşletmelerin uygun şartlı kredilere ihtiyacı var" Merkez Bankası’nın yılın son faiz kararı öncesinde değerlendirme yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Kararın doğrudan kredi faiz oranlarına yansıtıldığı bir indirim bekliyoruz. Daha hızlı ayağa kalkabilmemiz için işletmelere düşük faizli ve uzun vadeli krediler sunulmalı. Bugüne kadar sunulan destekler için teşekkür ediyoruz ancak daha kapsayıcı desteklere ve teşviklere ihtiyacımız var" dedi. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı 11 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilecek. Aynı gün 2025 yılının son faiz kararı açıklanacak. Bir önceki toplantıda politika faizini yüzde 40,5’ten yüzde 39,5 seviyesine indiren Merkez Bankası yılın son faiz kararını belirleyerek, piyasalara yön verecek. "6 Şubat öncesine dönemedik" Faiz kararı öncesi değerlendirmelerde bulunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "6 Şubat depremleri sonrası yeniden ayağa kalkma mücadelesi verdiğimiz bu günlerde en çok ihtiyacımız olan kuşkusuz finans desteği. Odamızın hiçbir üyesi iş potansiyeli olarak 6 Şubat öncesine dönemedi. Büyük depremler yaşamış Malatya olarak ticarette iş daralması yaşıyoruz, sanayicimiz artan maliyetler altında eziliyor. Enflasyonla mücadele edilirken, reel sektöre para akışı ciddi şekilde durdu. İş dünyası olarak yüzde 45-50 faizlerle ayakta kalabilmemiz çok güç. Yüksek faizler üretim ve yatırım iştahımızı yavaşlattığı gibi istihdamı ve ihracatı da olumsuz etkiliyor. Malatya olarak ihracatımızdaki düşüş son bir yılda yüzde 50’ye dayandı. İstihdam rakamlarımızda deprem öncesine oranla yüzde 30 düşüş var. Fabrikalarımız tam kapasite üretim yapamıyor" dedi. "Daha kapsayıcı desteklere ihtiyacımız var" Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz indirimi beklediklerini kaydeden Başkan Sadıkoğlu, "Yılın kalan son toplantısında da faiz indiriminin devam etmesini bekliyoruz. Öte yandan birçok bankanın faiz indirimini kredilere yansıtmadığına şahit oluyoruz. Merkez Bankası’nın uyguladığı faiz indirimlerinin ticari kredi faizlerine de yansıması gerektiğini belirtmek isterim. Üzerinden 34 ay geçen asrın felaketinin yaralarını sararken faiz indirimi gibi kararlar bizlere umut kaynağı oluyor. Ancak daha hızlı ayağa kalkabilmemiz için işletmelere düşük faizli krediler sunulmalı. Özellikle kurumlar üzerinden sunulacak sıfır faizli krediler can suyu niteliği taşıyacaktır. Bugüne kadar sunulan destekler için teşekkür ediyoruz ancak daha kapsayıcı desteklere ve teşviklere ihtiyacımız var" diye konuştu.
MEEXX makine sektörünü Bursa’da buluşturdu
08 Aralık 2025 Pazartesi - 13:54 MEEXX makine sektörünü Bursa’da buluşturdu Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık tarafından Makine İmalatçıları Birliği (MİB) iş birliğinde düzenlenen Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX), 3-6 Aralık tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Bu yıl yeni bir vizyonla sektöre sunulan MEEXX, 30 bin metrekarelik alanda 120’nin üzerinde firmanın yerli ve milli teknoloji ürünlerini sergilediği kapsamlı bir buluşma platformu oluşturdu. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’dan profesyonel alım heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen fuar, makine sektörünün uluslararası ölçekteki en önemli buluşma adreslerinden biri olma iddiasını güçlendirdi. Fuar kapsamında ayrıca 30 ülkeden 120’yi aşkın firma temsilcisi de Bursa’daki makine sektör temsilcileriyle ikili iş görüşmelerinde bulunarak, yeni işbirliklerine kapı araladı. Fuara ilişkin değerlendirmede bulunan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, makine sektörünün Türkiye’nin teknolojik ve ekonomik bağımsızlığının en stratejik alanlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin 57 bin girişimcisi ve 28 milyar doları aşan ihracatıyla makinede güçlü bir üretim ülkesi konumuna geldiğini belirten Burkay, buna rağmen 45 milyar dolarlık makine ithalatının büyük bölümünün Türkiye’de üretilebilen ürünlerden oluştuğuna dikkat çekti. Başkan Burkay, "Üretmek kadar, ürettiğiniz teknolojiyi dünya pazarlarıyla buluşturmak da kritik öneme sahip. MEEXX Fuarı, bu açıdan hem yerli firmalarımız hem de küresel alıcılar için güçlü bir birliktelik zemini oluşturdu. Bursa, yüksek teknolojili üretim altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla makine sektöründe Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri. Bu fuarın daha da büyüyerek şehrimizin uluslararası fuarcılık kapasitesine yeni katkılar sağlamasını diliyorum" dedi. MİB Yönetim Kurulu Başkanı Fatih İğrek ise Türkiye’nin makine üretiminde yıllık 60 milyar doların üzerinde bir kapasiteye ulaştığını, 2024 ihracatının 28 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirterek, "Türkiye bugün makine ihracatında dünyada 13’üncü, Avrupa’da ise 4’üncü sırada. Yüzde 70 yerlilik oranımız, kilogram başına 6,2 dolarlık ihracat değerimiz ve 550 bin kişiye ulaşan istihdam etkimizle küresel yarışta güçlü bir konumdayız" diye konuştu. Küresel talep daralması, finansman maliyetleri ve fiyat rekabetine rağmen Türk makine sektörünün dayanıklı yapısını koruduğunu belirten İğrek, "Biz fabrika üreten fabrikalarız. Makine sektörü Türkiye’nin en stratejik alanıdır. Devreye alınan HAMLE, HiT-30, YTAK gibi destek mekanizmaları ile AB’nin yeşil dönüşüm programları sektörümüz için önemli fırsatlar oluşturuyor. Artık yalnızca düşük fiyatla rekabet dönemi geride kaldı. Verimli, akıllı ve mühendislik odaklı üretimle bir üst lige çıkmak zorundayız" dedi. Fatih İğrek, MEEXX gibi önemli bir fuar organizasyonunun gerçekleştirilmesi nedeniyle BTSO’ya ve KFA Fuarcılığa teşekkür ederek, "Sektörümüz için son derece verimli ve enerjisi yüksek bir fuar gerçekleştirdik." dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile birlikte fuarda tüm stantları gezdiklerini kaydeden İğrek, fuar alanında yüksek moral ve güçlü bir motivasyon oluştuğunu belirtti. Makine sektörünün Türkiye ve özellikle Bursa için stratejik bir güç olduğunun altını çizen Fatih İğrek, "Türkiye, dünya makine sanayisinde önemli bir merkez olmayı sürdürüyor. MEEXX Fuarı da bu iddianın en önemli vitrinlerinden biri olarak yoluna devam edecek." ifadelerini kullandı. Fatih İğrek, sektörün rekabet ve ekonomik şartlar içindeki tüm zorlukları aşabilecek güçte olduğunu dile getirerek, geleceğe güvenle baktıklarını da sözlerine ekledi. Akyapak Yurtdışı Satış Müdürü Yavuz Akyapak, şirketin 1962’den bu yana metal işleme ve şekillendirme makineleri ürettiğini belirterek, "Fuar bizim için oldukça verimli geçti. Yeni geliştirdiğimiz ürünleri tanıttık. Ayrıca Bursa’da olmamızın avantajıyla müşterilerimizi fabrikamızda daha detaylı sunumlarla ağırladık" dedi. Yavuz Akyapak, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a da sektöre sunduğu katkılar için teşekkür ederek, "Bizler de Bursa Büyürse Türkiye Büyür inancıyla Bursa’ya değer katmayı sürdürüyoruz" diye konuştu. Dener Grup Teknik Genel Müdür Yardımcısı Kanber Sedef, fuarda oldukça olumlu geri bildirimler aldıklarını söyledi. Global ölçekte artan Çin baskısına rağmen Türkiye’nin makine sektöründeki üretim gücünün bu fuarda sergilenmesinden dolayı gurur duyduklarını belirten Sedef, "Burada hem güçlü bir network oluşturuyor, hem de satış anlamında verimli sonuçlar elde ediyoruz. Milli duygularla, üretime değer veren bir kitleyle bir arada olmak bizler için çok kıymetli. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çok güzel bir organizasyona imza attılar" dedi. Fuar kapsamında talaşlı imalat teknolojilerinden kaynak sistemlerine, robotik çözümlerden CAD/CAM uygulamalarına, hidrolik ve pnömatik sistemlerden bakım teknolojilerine kadar geniş bir teknoloji çeşitliliği sergilendi. Canlı demo alanları, uygulamalı gösterimler ve teknik etkinlikler, ziyaretçilere hem yenilikçi ürünleri yakından inceleme hem de sektörün geleceğine dair bilgi edinebilme fırsatı sundu. MEEXX ayrıca uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine de önemli bir platform oluşturdu. Makine İhracatçıları Birliği ile Brezilya’da makine ithalatında yüksek pazar payına sahip olan Brezilya Endüstriyel Makine ve Ekipman İthalatçıları Birliği (ABIMEI) arasında iş birliği protokolü imzalandı. Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özkayan, Brezilya’nın Türkiye için giderek önem kazanan bir pazar olduğunu ifade ederek, "Brezilya 2024’te 44 milyar doların üzerinde makine ve ekipman ithal eden dev bir pazar. Türkiye olarak henüz bu pastadan küçük bir pay alıyoruz, ancak son 5 yılda Brezilya’ya ihracatımızı iki kattan fazla artırarak 110 milyon doların üzerine çıkardık. Özellikle metal işleme ve takım tezgâhlarında yedi kata yaklaşan büyüme, Türk makinesine duyulan güvenin en somut göstergesi" dedi. Özkayan, protokolün iki ülke arasında uzun vadeli ve güçlü bir sanayi iş birliği vizyonu sunduğunu da sözlerine ekledi. ABIMEI üyeleri, işbirliği protokolünün ardından fuarda stantları bulunan firmaların üretim tesislerini de ziyaret etti.
Çelik üreticisi Tosyalı’ya İspanya’dan ödül
08 Aralık 2025 Pazartesi - 13:50 Çelik üreticisi Tosyalı’ya İspanya’dan ödül Türkiye’nin küresel çelik üreticilerinde Tosyalı, Madrid’de Türk-İspanyol Sanayi ve Ticaret Odası’nın organize ettiği ödül töreninde ‘En İyi Türk Şirketi’ kategorisinde 1’incilik ödülü aldı. Bugün 3 kıtada 50’ye yakın tesisi, 15 milyon ton/yıl sıvı çelik üretim kapasitesi ve 15 bin çalışanıyla küresel büyümesini sürdüren Tosyalı, 2024 yılının başında bünyesine dahil ettiği STS ile İspanya’da da en başarılı çelik şirketlerinden biri oldu. Şirket, Madrid’de Türk-İspanyol Sanayi ve Ticaret Odası’nın organize ettiği ödül töreninde ‘En İyi Türk Şirketi’ kategorisinde 1’incilik ödülü aldı. Şirket, İspanya’da çelik sektörüne yaptığı yatırımlar ve en önemli istihdam oluşturucularından biri olması sebebiyle, 9’uncu kez düzenlenen organizasyonda bu anlamlı ödülün sahibi oldu. "Avrupa’nın en büyük çelik boru üreticisi olarak İspanya’daki tesisimizde kısa sürede üretimde 12 kata yakın bir artış gerçekleştirdik" Şirketin Türkiye’deki ve yurt dışındaki yatırımlarıyla küresel büyümesini kararlılıkla sürdürdüğünü ve İspanya’nın önümüzdeki dönemde Tosyalı’nın Avrupa operasyonlarında çok daha önemli bir rol üstleneceğini ifade eden Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, "Şirket olarak Avrupa’nın en büyük çelik boru üreticisiyiz ve bunun getirdiği sorumlulukla her zaman daha ileri gitmek için var gücümüzle çalışıyoruz. 2024 yılının hemen başında satın aldığımız İspanya’nın önemli spiral boru üreticilerinden STS’de çok kısa bir dönemde hızlı bir değişime imza attık. Tesis içerisindeki verimlilik ve yenileme çalışmalarıyla üretimde 12 kata yakın bir artış gerçekleştirdik. Verimlilik ve ölçekteki bu artışla birlikte İspanya başta olmak üzere birçok ülkede yeni projelere dahil olduk. Bu tesiste spiral boru üretiyoruz ancak önümüzdeki dönemde ayrıca ERW tesisi yatırımı da planlıyoruz. Aldığımız bu ve benzeri ödüller bize daha iyisini yapmak için güç veriyor" dedi. "Avrupa’nın en büyük 3’üncü çelik üreticisi olarak hedefimiz önümüzdeki 5 yılda dünyanın en büyük 20 çelik şirketinden biri olmak" Şirketin küresel hedeflerini birer birer gerçekleştirdiğini ifade eden Fuat Tosyalı, "Üretimimizi ve dünya sıralamamızı her yıl kesintisiz olarak yükselterek, dünyanın en büyük 50 çelik üreticisi arasında bu başarıyı istikrarla sürdürebilen tek şirketiz. Son 5 yılda küresel ham çelik üretimimizi yüzde 110 artırarak global görünürlüğümüzü ikiye katladık. Türkiye merkezli en yüksek ham çelik üretimine sahip şirket konumuna ulaştık. Bugün itibarıyla şirket olarak Avrupa’nın en büyük 3’üncü çelik üreticisiyiz. Önümüzdeki dönemde Avrupa, Afrika ve Asya’daki tesislerimizle dengeli bir büyüme stratejisi izlemeye devam edeceğiz. Avrupa’da satın almalar ve stratejik ortaklıklarla varlığımızı güçlendirirken, Afrika’da yeşil alan yatırımlarıyla yeni üretim kapasiteleri oluşturmaya, Türkiye’de ise hem derinleşmeye hem de komşu pazarlara açılmaya odaklandık. Sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçek odağındaki yatırımlarımız ve uçtan uca üretim yapan tüm tesislerimizin oluşturduğu sinerji ve katma değerli üretimle küresel rekabet gücümüzü artırmaya devam edeceğiz. Uzun vadede küresel yeşil çelik üreticisi konumumuzu daha da güçlendirerek, önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünyanın en büyük 20 çelik şirketinden biri olma hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz" dedi. Tosyalı, Dünya Çelik Birliği’nin (World Steel Association) verilerine göre, 2024’te 9,12 milyon tonluk çelik üretimiyle önceki yıla göre 21 basamak birden yükselerek dünya sıralamasında 46’ncılığa ulaştı. Gerçekleştirdiği yüzde 54,3’lük üretim artışıyla dünyanın en hızlı büyüyen ilk 3 çelik üreticisinden biri oldu. 2024’ü küresel olarak yaklaşık toplam 7 milyar dolar ciro ile tamamlayan şirket, 2025 yılı için küresel ihracatını 2 milyar doların üzerine, toplam cirosunu da dolar bazında yüzde 30’a yakın bir artışla yaklaşık 9 milyar dolara çıkararak yılı tamamlıyor. Şirketin toplam üretimi ise 2025 yıl sonu itibarıyla yaklaşık 13 milyon tona ulaşmış olacak.
Dalında üzümler 5 aydır tazeliğini koruyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 13:29 Dalında üzümler 5 aydır tazeliğini koruyor Sarıgöl Ovası’nın dünyaca ünlü sofralık çekirdeksiz Sultaniye üzümleri, örtü altında olgunlaşmaya başladığı ağustos ayından bu yana dalında tazeliğini korumaya devam ediyor. Aralık ayının ortasına gelinmesine rağmen üzümlerin dalında ilk günkü gibi taze ve lezzetli kalması üreticileri sevindirirken, örtü altının adeta "açık soğuk hava deposu" işlevi gördüğünü belirtti. Örtü altında sararan yaprakların arasında bütünleşmiş halde kalabilen üzümler, doğal şartlara karşı koruma amacıyla Temmuz ayında naylon örtü altına alınıyor ve hasat bitimine kadar bekletiliyor. Üzüm üreticisi Serhat Akkaya, bu sistem sayesinde üzümlerin Aralık ayı sonuna, hatta Ocak ayının ilk haftasına kadar dalında taze kalabildiğini ifade ederek, "Üzümler bu aya kadar örtü altında her türlü doğa olayına karşı korunuyor. Bu sayede üzümlerimiz ilk günkü gibi tazeliğini koruyor." dedi. "Koruma amaçlı" Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen ise Sarıgöl Ovası’nda 113 bin dekarlık alanda üzüm yetiştirildiğini ve bunun yüzde 90’ının örtü altına alındığını belirtti. Ülgen, "Beyaz naylon kanaviçe ile yapılan bu örtüleme işlemi doğa olaylarına karşı koruma amaçlıdır. Kalitesine göre iki ya da dört yıllık örtüler kullanılıyor. Bu sayede üzümler uzun süre dalında korunmuş oluyor." diye konuştu.