Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile bir araya geldi
Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez"
Sirte’de Flintlock-2026 tatbikatı başladı
ABD: "Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın başlamasından bu yana 23 gemi geri döndü"
Lavrov: "Bu savaş Batı'nın Rusya'ya karşı Ukrayna eliyle yürüttüğü savaştır"
EKONOMİ
Adana’da tarımda 1588 projeye 248 milyon TL hibe sağlandı
19 Nisan 2026 Pazar - 09:24:40
Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, Adana genelinde kırsal kalkınma destekleri kapsamında bugüne kadar 1.588 projeye 248 milyon TL hibe sağlandığını ve bu yatırımlar sayesinde 2.632 kişiye istihdam oluşturulduğunu söyledi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, tarafından düzenlenen "Tarımsal İşletme ve Yatırım Kredileri" konulu bilgilendirme ve değerlendirme toplantısında tarımsal yatırımlara yönelik yeni destekler ve finansman imkanları kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıda konuşan Bayazıt, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında önemli değişikliklerin hayata geçirildiğini belirtti. Yeni dönemde hibe oranı üst limitinin yüzde 50’den yüzde 70’e çıkarıldığını ifade eden Bayazıt, hibeye esas proje tutarının ise 30 milyon TL’ye yükseltildiğini açıkladı. Kadınlar ve genç çiftçilere yönelik pozitif ayrımcılığın sürdüğünü vurgulayan Bayazıt, bütçenin yüzde 20’sinin kadın ve gençlere, yüzde 30’unun ise aile işletmelerine ayrıldığını belirtti. Ayrıca başvurularda kadınlar, gençler, aile işletmeleri ve tarımsal örgütlerin öncelikli olarak değerlendirileceğini ifade etti. Dijital tarım, yapay zekâ ve otomasyon yatırımlarının da destek kapsamına alınmasıyla birlikte sektörün teknolojik dönüşümünün hızlanmasının hedeflendiği kaydedildi. Tasarruflu sulama yatırımlarına yönelik desteklerin de artırıldığını belirten Bayazıt, bu alanda hibeye esas proje üst limitinin 10 milyon TL’ye çıkarıldığını ve hibe oranının yüzde 70’e kadar yükseltildiğini söyledi. Bu desteklerin yüzde 20’sinin kadın ve genç üreticilere ayrıldığı bilgisi paylaşıldı. Adana’da yürütülen projeler hakkında da bilgi veren Bayazıt, 600 metre üzeri alanlarda uygulanan KDAK Projesi kapsamında Kozan Hayvan Pazarı ile Tufanbeyli Yöresel Ürünler Pazarı’nın hizmete kazandırıldığını ifade etti. Proje kapsamında 1.450 üreticiye doğrudan destek sağlanırken, altyapı ve bireysel hibelerle toplam 213 milyon TL kaynak aktarıldığı belirtildi. Bayazıt, öte yandan Adana genelinde kırsal kalkınma destekleri kapsamında bugüne kadar 1.588 projeye 248 milyon TL hibe sağlandığını ve bu yatırımlar sayesinde 2.632 kişiye istihdam oluşturulduğunu açıkladı. Bayazıt ayrıca, 2026 yılı çağrı takvimi kapsamında açıklanan IPARD III Programı ile yatırımcılara ve kırsal altyapı projelerine toplam 214 milyon avro bütçe ayrıldığını belirterek, bu desteklerin Adana tarımı açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.
19 Nisan 2026 Pazar - 09:02
Gümüşhaneli girişimcinin geleneksel çözümü dünya pazarına açıldı
Gümüşhane’de kurumsal hayatın stresinden uzaklaşmak için hobi olarak ahşap işlerine başlayan Hasan Yavuz Can, geliştirdiği "Yün Kabartma Makinesi" ile dikkat çekiyor. Yarım günlük yün işleme süresini 20 dakikaya indiren makinesi Rusya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyadan talep görüyor. Gümüşhaneli genç girişimci Hasan Yavuz Can, eğitim hayatının ardından döndüğü memleketinde, evinin altındaki küçük bir atölyede başlattığı ahşap tutkusunu üretim merkezine dönüştürdü. Çocukluk yıllarında yaylalarda çobanlık yaparken dedesinin hediye ettiği bir çakıyla ahşabı yontmaya başlayan Can, o günlerde filizlenen bu tutkuyu, bugün gelişmiş makinelerin ve profesyonel işçiliğin merkezine taşıdı. "Yapılamaz" denileni başardı Hasan Yavuz Can’ın dönüm noktası, bir arkadaşının piyasada bulamadığı ve yerel ustaların "uğraşmam" diyerek geri çevirdiği yün kabartma makinesi talebi oldu. Yaklaşık iki aylık bir AR-GE süreci ve yarım metreküplük kereste sarfiyatıyla deneme yanılma yöntemlerini kullanan Can, sosyal medyadan gelen geri bildirimlerle cihazı mükemmel hale getirdi. Özellikle hayvancılıkla uğraşanların ve geleneksel yün yorgan kültürünü yaşatanların büyük ilgisini çeken makine, yünün yanı sıra pamuk ve elyaf kabartma işlemlerini de başarıyla gerçekleştiriyor. Yarım günlük iş 20 dakikaya düştü Makinenin sağladığı en büyük avantaj, zaman ve emek tasarrufu olarak öne çıkıyor. Klasik yöntemlerle bir kişinin yarım gününü alan yün kabartma işlemi, bu cihaz sayesinde sadece 20 dakikada tamamlanıyor. Tozu dışarı atan ve yüne hacim kazandıran sistem, aynı zamanda yünü iplik haline getirmeye uygun bir inceliğe ulaştırıyor. Sosyal medyada büyük ilgi gördü Sosyal medyada paylaşılan tanıtım videolarının yaklaşık 27 milyon izlenme almasıyla birlikte, Gümüşhane’deki bu küçük atölye bir anda ilgi odağı haline geldi. Rusya, Kuzey Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’dan çok sayıda sipariş alan Hasan Yavuz Can, başlangıçta günde sadece bir adet üretebildiği bu meşakkatli makineden, atölyesini büyütüp makine parkurunu genişleterek bugün günde 7-8 adet üretebilecek kapasiteye ulaştı. Can, "Atıl parçaları değerlendirerek başladığımız bu süreçte, bugün Gümüşhane’nin çam, köknar ve ladin ağaçlarını kullanarak dünyaya teknoloji ihraç eder hale geldik" ifadelerini kullandı. Her bir parçanın tek tek işlendiği, havşalandığı ve zımparalandığı bu süreçte kaliteden ödün vermediklerini belirten girişimci, "Hobi olarak başladığımız bu yolculuk, artık Gümüşhane’nin adını dünyaya duyuran bir ek işe dönüştü" ifadelerini kullandı. Can ayrıca, geleneksel el aletlerinden olan ’kirmen’ ve diğer unutulan ürünleri de modernize ederek yeniden hayata geçirmeyi hedefliyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:26
Doğanyurt kestane balı için "coğrafi işaret" çalışması başlatılacak
Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesinde üretimi yapılan kestane balının coğrafi işaret belgesi ile tescillenmesi için çalışma başlatılacak. Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesinde üretilen kestane balının tescillenmesi ve uluslararası alanda desteklenmesi için Doğanyurt Belediyesi öncülüğünde çalışma başlatılacak. Bu kapsamda, Cide Yerel Eylem Grubu Derneği Başkanı Serdar Kaptan ve yönetim kurulu üyeleri, Doğanyurt Belediyesi’ni ziyaret edildi. Görüşmede, Doğanyurt kestane balının markalaşması, coğrafi işaret tescil belgesi süreci ve Avrupa Birliği destekli projeler üzerine yapılacak iş birlikleri ele alındı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Kaya, kestane balının bölge için önemli bir değer olduğuna dikkat çekerek, "Kestane balımızın coğrafi işaret alması ve Avrupa Birliği hibe destekleriyle yürütülecek çalışmalar için ilk adımı attık" dedi. Öte yandan, Kastamonu kestane balı, Kastamonu İli Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından yapılan başvuruyla 2022 yılında Türk Patent Marka Kurumu tarafından tescillenmişti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12
Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 11:02
OYAK Pazarlama’dan ’Deprem Farkındalığı’ konferansı
4
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:56
Türkiye’nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 13:37
Kırşehir güvenlik filosu güçlendi: 87 araç hizmete alındı
Kırşehir’de emniyet ve jandarma teşkilatına teslim edilmek üzere temin edilen 87 araç, düzenlenen törenle güvenlik birimlerine teslim edildi. İl Emniyet Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirilen törende konuşan Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek, araçların 48’inin İl Emniyet Müdürlüğüne, 25’inin İl Jandarma Komutanlığına teslim edildiğini, fabrikadaki işlemleri devam eden 14 aracın da kısa süre içinde filoya katılacağını belirtti. Demiryürek, toplamda 87 aracın güvenlik teşkilatına kazandırıldığını ifade ederek hayırseverlere teşekkür etti. Araç alımlarına destek veren hayırsever Cuma Türkyılmaz, araçların hayırlı olmasını dilerken, bir diğer hayırsever Osman Kömürcüoğlu ise "Devletin suç ve suçlu ile mücadelede güçlü olması gerekir. Biz de buna destek vermekten memnuniyet duyduk" dedi. Konuşmaların ardından araçlar resmi geçit töreniyle tanıtıldı. Program, Türk bayraklarıyla süslenen araçların şehir turu atmasıyla sona erdi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 13:29
Dalında üzümler 5 aydır tazeliğini koruyor
Sarıgöl Ovası’nın dünyaca ünlü sofralık çekirdeksiz Sultaniye üzümleri, örtü altında olgunlaşmaya başladığı ağustos ayından bu yana dalında tazeliğini korumaya devam ediyor. Aralık ayının ortasına gelinmesine rağmen üzümlerin dalında ilk günkü gibi taze ve lezzetli kalması üreticileri sevindirirken, örtü altının adeta "açık soğuk hava deposu" işlevi gördüğünü belirtti. Örtü altında sararan yaprakların arasında bütünleşmiş halde kalabilen üzümler, doğal şartlara karşı koruma amacıyla Temmuz ayında naylon örtü altına alınıyor ve hasat bitimine kadar bekletiliyor. Üzüm üreticisi Serhat Akkaya, bu sistem sayesinde üzümlerin Aralık ayı sonuna, hatta Ocak ayının ilk haftasına kadar dalında taze kalabildiğini ifade ederek, "Üzümler bu aya kadar örtü altında her türlü doğa olayına karşı korunuyor. Bu sayede üzümlerimiz ilk günkü gibi tazeliğini koruyor." dedi. "Koruma amaçlı" Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen ise Sarıgöl Ovası’nda 113 bin dekarlık alanda üzüm yetiştirildiğini ve bunun yüzde 90’ının örtü altına alındığını belirtti. Ülgen, "Beyaz naylon kanaviçe ile yapılan bu örtüleme işlemi doğa olaylarına karşı koruma amaçlıdır. Kalitesine göre iki ya da dört yıllık örtüler kullanılıyor. Bu sayede üzümler uzun süre dalında korunmuş oluyor." diye konuştu.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 13:14
Tapuda vekalet işlemleri artık e-Devlet’te
Tapuda vekalet işlemlerinin e-Devlet’te olmasını değerlendiren Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, ’’Vekâleten işlem, gayrimenkul sektöründe en çok karşılaşılan işlem türlerinden biri. Bu nedenle vekaletin e-Devlet üzerinden takip edilebilmesi ve azil işlemlerinin anlık olarak tüm tapu müdürlüklerinde görünür hâle gelmesi hem malikleri hem de işlem taraflarını koruyan çok önemli bir adım’’ dedi. Türkiye Noterler Birliği tarafından e-Devlet sistemine aktarılan ‘Kişi Vekaletleri Sorgulama’ adlı yeni uygulama ile noterler ya da konsolosluklar tarafından verilmiş vekaletler, artık e-Devlet’te görüntülenebilecek. Bu uygulama ile özellikle tapu dairelerinde işlem yapılacak olan vekaletlerin azil işlemleri de WebTapu üzerinden yapılabilecek. Uygulama ile tapuda vekâletname ile yapılan işlemlerde güvenlik, şeffaflık ve yeknesak uygulamanın güçlendirilmesi amaçlanıyor. Sistem daha verimli işleyecek Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Vekâleten işlem, gayrimenkul sektöründe en çok karşılaşılan işlem türlerinden biri. Bu nedenle vekaletin e-Devlet üzerinden takip edilebilmesi ve azil işlemlerinin anlık olarak tüm tapu müdürlüklerinde görünür hâle gelmesi hem malikleri hem de işlem taraflarını koruyan çok önemli bir adım. WebTapu üzerinden veya tapu müdürlüğüne bizzat yapılan azillerin otomatik olarak sicile işlenmesi, sahtecilik girişimlerini ve hak kayıplarını büyük ölçüde önleyecektir" dedi. ’’Fiziki veya e-posta ile gönderilen azil talepleri artık geçerli değil’’ Genelgeye göre kimlik tespitinin güvenli yapılması amacıyla faks, e-posta, posta gibi yollarla iletilen azil taleplerinin kabul edilmediğini ifade eden Özelmacıklı "Vatandaşlar, noterliklerde ve konsolosluklarda vermiş olduğu vekaletname işlem bilgilerine, e-Devlet kapısı üzerinden sunulan hizmetlerde Türkiye Noterler Birliği tarafından verilen ‘Kişi Vekaletnameleri Sorgulama’ hizmeti ile ulaşabilecek, bu kanaldan WebTapu sistemine geçerek azil işlemi gerçekleştirebilecek. 1 Ocak 2023 öncesi vekaletnamelerde hem fiziki aziller sicili hem elektronik kayıtlar kontrol edilecek. Bu tarih sonrası vekaletnamelerde yalnızca elektronik kontrolden işlem yapılacak" diye konuştu. Türkiye azil sistemi devrede Özelmacıklı, "Azil, vekâlet veren kişinin, vekiline daha önce tanımış olduğu temsil yetkisini tek taraflı irade beyanı ile sona erdirmesi anlamına gelir. Yani bir kişi, kendisi adına işlem yapması için yetki verdiği vekilin bu yetkisini, herhangi bir sebep göstermek zorunda olmaksızın ve karşı tarafın onayına ihtiyaç duymaksızın geri alabilir. Azil işlemi, vekalet ilişkisini ileriye dönük olarak sona erdiren ‘bozucu yenilik doğuran bir hak’ niteliğindedir. Azlin geçerliliği için vekilin bu durumdan haberdar edilmesi yeterli olmakla birlikte, uygulamada vekilin hâlen yetkiliymiş gibi üçüncü kişilerle işlem yapma ihtimali bulunduğundan hale gelmesi zorunluluk taşır. Vekilin azledildiğini bilmeyen ve iyi niyetli olarak işlem yapan üçüncü kişilere karşı azil ileri sürülemez. Bu nedenle, özellikle gayrimenkul işlemlerinde azlin yalnızca vekile bildirilmesi yeterli değildir; durumun tapu müdürlüklerine iletilerek aziller siciline kaydedilmesi gerekir. Böylece vekilin yetkisinin sona erdiği tüm tapu birimlerince görülebilir hale gelir ve işlem güvenliği sağlanarak olası hak kayıplarının önüne geçilir. Aziller sicilinde yeknesaklığı sağlamak amacıyla Türkiye Azil Sistemi uygulamaya alınmış olup, bu sistemle WebTapu veya herhangi bir tapu müdürlüğünden aziller siciline işlenen azillerin tüm tapu müdürlükleri tarafından görülmesi ve sorgulanması sağlanmıştır’’ ifadeleriyle sözlerini noktaladı.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 13:08
Garanti BBVA’nın Türkiye Kadın Girişimci Akademisi programı Ordu’da gerçekleşti
Kadın girişimcilerin bilgi birikimi, yönetim becerileri ve kapasitelerini artırmayı amaçlayan Türkiye Kadın Girişimci Akademisi’nin Ordu programı kadın girişimcilerin yoğun katılımıyla tamamlandı. Garanti BBVA ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) iş birliğiyle 2012 yılında hayata geçirilen Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, kadın girişimcilerin iş hayatlarındaki gelişimini destekleme hedefiyle yoluna devam ediyor. Yeni dönemde Tunceli’nin ardından Ordu’da düzenlenen program, kadın girişimcilerin katılımıyla 22 Ekim-5 Aralık tarihleri arasında başarıyla gerçekleşti. Akademi, TOBB Ordu İl Kadın Girişimciler Kurulu ve Ordu Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütüldü. Program, Ordu Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde ve deneyimli akademisyenler ve alanında uzman profesyonelleri tarafından hem fiziksel hem de çevrim içi olarak verildi. Katılımcılar; dijital pazarlama, insan kaynakları, müşteri deneyimi, kurum içi iletişim, sosyal medya ve e-ticaret, finansal yönetim, liderlik, sürdürülebilir şirket yönetimi, yenilikçi iş modelleri, ticaret hukuku ve sözleşmeler gibi iş hayatına doğrudan katkı sağlayan konularda kapsamlı bilgiler edindiler. Ordu’daki program katılımcıların Ordu Ticaret ve Sanayi Odası’nda buluşmalarıyla sona erdi. Programı başarıyla tamamlayan girişimciler, sertifikalarına sahip oldular. "Bugüne kadar 52 eğitimle 6 bini aşkın kadın girişimciye ulaştık" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya kapanış etkinliğinde yaptığı konuşmada şunları ifade etti: "Kadın girişimcilere yapılan her bir yatırımın kadın emeğine, kadın liderliğine ve ülkemizin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu çok iyi biliyoruz. Banka olarak kadın girişimcilerin yanında olmaktan, birlikte üretmekten ve birlikte büyümekten gurur duyuyoruz. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi’ni BÜYEM iş birliğiyle 2012 yılında hayata geçirdik ve o günden bu yana 52 eğitimle 6 bini aşkın kadın girişimciye ulaştık. Her bir eğitimde görüyoruz ki, kadınların iş hayatına kattığı vizyon, üreticilik ve liderlik sadece kendi işletmelerini değil, içinde bulundukları ekosistemi de dönüştürüyor. Ordu’da gerçekleştirdiğimiz bu program da aynı heyecanı ve etkiyi taşıdı." Bir sonraki program Adana’da Yapılan açıklamaya göre, Türkiye Kadın Girişimci Akademisi, bankanın 2006 yılından bu yana sürdürdüğü kadın girişimcilere destek programlarının önemli bir parçasını oluşturmaya devam ediyor. Banka, kadın girişimcilerin finansmana erişimlerinin yanı sıra eğitim ve network geliştirme imkanlarını artırarak iş hayatında daha güçlü ve sürdürülebilir bir varlık göstermelerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi Ordu programı, katılımcıların yüksek motivasyonu ve güçlü iş birlikleriyle verimli bir şekilde tamamlanarak kadın girişimcilerin iş hayatındaki yolculuklarına önemli katkılar sundu. Bir sonraki Türkiye Kadın Girişimci Akademisi Programı 18 Aralık 2025-19 Ocak 2026 tarihleri arasında Adana’da gerçekleşecek.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 13:02
Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden Kuluncak’a dev altyapı ve içme suyu yatırımı
Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Kuluncak ilçesinin yıllardır süren su sıkıntısını çözüme kavuşturmak için çalışma başlattı. Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Kuluncak ilçesinin yıllardır süren su sıkıntısını çözüme kavuşturmak için, Sivas Sarıca’dan getirilecek su için 38 kilometrelik isale hattı çalışması gerçekleştirdi. MASKİ ekipleri, Kuluncak’ın artık kesintisiz ve güvenli içme suyuna kavuşması için yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. "Mahallelim adına çok teşekkür ediyorum" İçme suyu kalitesinin arttığını belirten Alvar Mahalle Muhtarı Abbas Dinç, "İçme suyumuz hazır su kıvamında, komşularımıza hayırlı olsun diyoruz. Kuraklık nedeniyle bu yıl su sıkıntımız daha da arttı. Bu çalışmayla Kuluncak ilçemizin Sofular ve Bıcır mahalleleri yeniden eski su bolluğuna kavuşacak. Kuluncak için asrın projesi oldu. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er’e emeğinden dolayı teşekkür ediyoruz. Bu proje Kuluncak için büyük bir çalışma oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz" dedi. "Çok büyük bir çalışma yürütülüyor" Yapılan çalışmanın önemine dikkat çeken Bıcır Mahalle Muhtarı Hasan Özer, "Çok büyük bir çalışma yürütülüyor. Bir yerler yapılırken doğal olarak bazı alanlarda bozulmalar olur. Kuluncak ve çevre köylerde su sıkıntısı oldukça fazlaydı, çoğu zaman şişe suyu kullanıyorduk. Şu anda şişe suyu kalitesinde suya kavuşmuş durumdayız. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er’in büyük emeği var. Başkanımıza çok teşekkür ederiz" dedi. "Su sıkıntısı bitiyor" Mahallede uzun yıllardır yaşanan su sıkıntısına dikkat çeken Sofular Mahalle Muhtarı Murat Aktaş, "Sofular’da daha önce de çeşitli çalışmalar yapılmıştı ancak su sıkıntımız çok büyüktü. İki adet kuyumuz vardı; birini MASKİ, diğerini ise önceki Sofular Belediyesi yapmıştı. Buna rağmen ciddi sorunlar yaşıyorduk. İnşallah bu yatırımla su sıkıntısından tamamen kurtulacağız. Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Bugüne kadar yaşadığımız tüm zorluklarda yanımızda oldu. Kendisine çok teşekkür ederiz" dedi. "Yaklaşık 10 bin nüfusu besleyecek bir yatırım" Çalışmalardan memnuniyetlerini belirten Gürün Mahalle Muhtarı Tekin Boyraz, "Bu proje, yerel yönetimlerin nadiren gerçekleştirdiği kapsamlı bir içme suyu ve isale hattı çalışmasıdır. Yaklaşık 10 bin nüfusu besleyecek bir sistem kuruluyor. Malatya Büyükşehir Belediyemiz, İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyükşehirlerin bütçesine sahip olmamasına rağmen bu projenin arkasında durarak halkın hizmetine sunmuştur. Başkanımız Sami Er’e teşekkür ediyorum. İl dışında yaşamamıza rağmen bu sudan biz de faydalanacağız, bize de bağlantı verildi. Bir yıldır ekipler sürekli sahadaydı ve yapılması gerekenin en iyisini yaptılar. Başkanımız Sami Er de defalarca bölgeye gelerek çalışmaları bizzat takip etti. İnsanların mağduriyetinin giderilmesi için büyük gayret gösterdiler" şeklinde konuştu. "38 bin metre uzunluğundaki isale hattını tamamladık" Kuluncak’a Sivas Sarıca’dan getirilecek olan suyun ilçenin içme suyu sorununu ortadan kaldıracağını ifade eden MASKİ Genel Müdür Sinan Çeçen, "Kuluncak’ın güçlü bir altyapıya kavuşması için çalışıyoruz. Bu kapsamda 38 bin metre isale hattı çalışmamızı tamamladık. 30 m’lük biriktirme ve kaptaj binasını hizmete aldık. Bölgede ayrıca 250 metre yatay sondajı başarıyla tamamladık. Devam eden yatırımlar kapsamında 15 adet tahliye hattı, Sofular Mahallesi’nde 30 m’lük depo, Alvar Mahallesi’nde 100 m’lük depo ve Kuluncak ilçe merkezinde 500 m kapasiteli içme suyu deposu çalışmalarımız sürüyor. Altyapı çalışmalarının yanı sıra planlanan 70 bin m asfalt ve 10 bin m kilit taşı çalışmalarımızda sahada aktif şekilde devam ediyor. Amacımız, Kuluncak ve bağlı mahallelerin hem altyapı hem üstyapı açısından daha güvenli, modern ve konforlu bir yaşam ortamına kavuşmasını sağlamak. Tüm ekiplerimizle sahadayız ve çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz" dedi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:41
Balıkesir Üniversitesi’nde UFEST kapsamında DHMİ standına büyük ilgi
Balıkesir Üniversitesi’nde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen UFEST kapsamında öğrenciler bir hafta boyunca sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Düzenlenen fuarda Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) standı öğrencilerden büyük ilgi gördü. UFEST’e DHMİ standına Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Edremit Ticaret Borsası Başkanı Tarkan Denizer ile çok sayıda katılımcı ziyaret etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte öğrenciler havacılık, hava yolu ulaşımı ve hava kargoculuğu hakkında yetkililerden biligiler aldılar. Balıkesir Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Balıkesir Koca Seyit Havalimanı Müdürü Taner Ödemiş, hava ulaşımı ve bölgenin havacılık sektöründeki önemine ilişkin öğrencilere sunum yaptı. Ödemiş, bölgedeki havacılık faaliyetlerinin gelişimi ve öğrencilere sunulan kariyer fırsatları hakkında bilgiler verdi. Stantta ayrıca Edremit Ticaret Odası’nın katkılarıyla ziyaretçiler küçük hediyeler sunuldu.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:32
Tezgahlarda palamut yok, hamsi çok
Denizde palamudun az olmasıyla, Kayseri’deki balıkçı tezgahlarında hamsi bolluğu yaşanmaya devam ediyor. Kayseri’de 30 yıldır balıkçılık yapan Ali Akçakaya, denizlerde palamut balığının az olmasının hamsi bolluğunun devamına neden olduğunu söyledi. Hamsi balığının yanı sıra diğer balık türlerinde de bolluk yaşandığını belirten Akçakaya, "Önceki sene yaşadığımız palamut bolluğu bu sene bulunmamakta. Bu sene palamut balığı olmadığı için hamsi ve istavrit bolluğu yaşanmaktadır. Hamsi balığının yanında, diğer balık türlerinin de bolluğu söz konusu. Bu sene gerçekten çok çeşitli bir sezon geçmektedir. Fiyatlar; kıyı bölgelerde ucuz ama İç Anadolu bölgesinde fiyatlar biraz daha yüksek seyrediyor. Nakliye ve işçilik masrafları işin içine girdiği zaman fiyatlar yükseliyor. Tam bir fiyat vermek doğru olmaz. Balığın olup olmaması fiyatları etkiliyor" dedi. "Kar yağınca balığın lezzeti artar diye bir düşünce var" Halk arasında ’kar yağmadıkça balık yenmez’ algısına değinen Akçakaya, denizden çıkan balığın ölüm sıcaklığına doğru soğuk zincirin sağlanmasının taze ve lezzetli kalmasını sağlayacağını belirterek, "Yağmur ve kar yağmadıkça balık yenmez gibi görünüyor ama şu anda denizlerde bir bereketlilik söz konusu, çok güzel balıklar çıkmakta. Vatandaşlarımızı düzgün balık, kaliteli balık yemesi için tavsiye ediyoruz. ’Kar yağınca balığın lezzeti artar’ diye bir düşünce var. Bu durum soğuk havadan kaynaklanmıyor, balığın denizden çıktığı andaki soğukluğuyla kaynaklı. Balığın ölüm sıcaklığı vardır. Balığın ölüm sıcaklığına iyi bir soğutma yapılırsa balığın et kalitesinde arttırır. Et kalitesinin arttırılması için soğuk zincirin sağlanması gerekir. Soğuk zinciri sağlanan her balığın lezzeti de tazeliği de her zamanki gibi güzel olur" ifadelerini kullandı.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:25
Bakan Yumaklı, "4 bin 500 ton kırmızı et üretimi ile Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline güçlü bir katkı sağlayacağız"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bin 250 kişiye istihdam, yıllık 4 bin 500 ton kırmızı et üretimi ile Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline güçlü bir katkı sağlayacağız" dedi. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Elazığ’da bulunan Cevizdere Besi Organize Tarım Bölgesi’nde altyapı çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Yumaklı, bin 250 kişinin istihdam sağlayacağı ve yıllık 4 bin 500 ton kırmızı et üretiminin Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline katkı sağlayacağını belirtti. "4 bin 500 ton kırmızı et üretimi ile Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline güçlü bir katkı sağlayacağız" Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Elazığ’a milyon liralık yatırımla kazandıracağımız Cevizdere Besi Organize Tarım Bölgesi’nde altyapı çalışmaları tamamlandı. 855 dekar üretim alanında kurulacak 61 modern besi işletmesi, bölgenin üretim gücünü katlayacak. Bin 250 kişiye istihdam, yıllık 4 bin 500 ton kırmızı et üretimi ile Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline güçlü bir katkı sağlayacağız. Bereketli olsun."
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:00
Adilcevaz’da 12 bin aşılı ceviz fidanı dağıtıldı
Bitlis Valiliği, tarımsal üretimi desteklemek ve bölgedeki ceviz yetiştiriciliğini güçlendirmek amacıyla Adilcevaz ilçesinde 12 bin adet aşılı ceviz fidanı dağıttı. Adilcevaz İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen törene çiftçiler yoğun ilgi gösterdi. Programda konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, ilin tarımsal potansiyelinin artırılması için çalışmalara devam ettiklerini belirterek, özellikle Adilcevaz’ın iklimi ve toprak yapısı sayesinde kaliteli ceviz üretiminde öne çıktığını vurguladı. Vali Karakaya, "Çiftçilerimizin üretim gücünü artırmak için desteklerimizi sürdürüyoruz. Bugün dağıttığımız 12 bin aşılı ceviz fidanı ile hem verimi yükseltmeyi hem de ilçe ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Dağıtılan fidanların tamamının yüksek verimli ve bölge şartlarına uygun türlerden oluştuğu belirtildi. Yetkililer, ceviz fidanı desteğinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini ifade etti. Fidanlarını teslim alan çiftçiler ise destekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür projelerin üreticiye büyük katkı sağladığını söyledi. Program, çiftçilere fidan tesliminin yapılmasıyla sona erdi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:57
L’oréal Türkiye desteğiyle bilimde genç kadınlara ilham
Bu yıl L’Oréal Türkiye ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen "Bilim Kadınları İçin" Programı çerçevesinde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Sevinç Figen Öktem Seven, düşük maliyetli ve taşınabilir hiperspektral görüntüleme sistemleri geliştirmeye yönelik projesiyle bu yıl ödüle layık görüldü. Bu sene L’Oréal Türkiye ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen "Bilim Kadınları İçin" Programı kapsamında ödül alan isimlerden biri de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Sevinç Figen Öktem Seven oldu. Hesaplamalı görüntüleme alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Öktem Seven, doğrudan gözle görülemeyen yapı ve özellikleri görünür hâle getiren sistemler geliştirerek; tarım, çevre ve sağlık gibi alanlarda daha hızlı ve doğru kararların alınmasına imkân tanıyacak yenilikçi teknolojiler üzerinde çalışıyor. Ulaşılabilir hiperspektral görüntüleme için ODTÜ’de öncü laboratuvar 140’dan fazla ülkede 4 bin 700’den fazla bilim kadınını desteklemiş olan L’Oréal-UNESCO For Women in Science Programının küresel ölçekteki prestiji, Nobel ödüllü 7 bilim kadınını onurlandırmış olmasıyla kanıtlandığı belirtildi. Türkiye’nin bu uluslararası programda en aktif ilk beş destekçilerden biri olmasının, Dr. Öktem Seven gibi bilim insanlarının başarılarının uluslararası alanda da tanınmasının yolunu açtığı kaydedildi. Programın oluşturduğu bir başka somut göstergelerinden birinin ise bugüne dek ödül alan bilim kadınlarından 100’ünün akademik kariyerlerinde yükselerek doçent veya profesör unvanına erişmiş olduğu ifade edildi. ODTÜ’ye Ocak 2015’te katılan Öktem Seven, doktorasını ABD’de Illinois Üniversitesi Urbana-Champaign’de tamamladıktan sonra NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde araştırmacı olarak çalıştı. NASA deneyimi, hiperspektral görüntüleme sistemlerinin değerini görmesini sağladı; ancak bu sistemlerin pahalı ve sınırlı kullanımını fark ederek, daha ulaşılabilir çözümler geliştirmeyi hedefledi. Bu vizyon doğrultusunda Doç. Dr. Öktem Seven’in projesi, mevcut pahalı hiperspektral kameraların maliyet, boyut ve veri toplama süresi engellerini aşmayı amaçlıyor. Özel difraktif lensler ve yapay zekâ destekli algoritmalarla geliştirilecek sistem, görünür ve yakın kızılötesi (VNIR) bantta saniyeler içinde detaylı görüntüleme sağlayacak. Bu teknoloji sayesinde bitki hastalıkları erken tespit edilebilecek, çevresel kirleticiler fark edilebilecek ve tıbbi teşhis süreçleri daha doğru yürütülebilecek. Doç. Dr. Öktem Seven, ODTÜ’de kurduğu laboratuvarında genç araştırmacılarla birlikte çalışmalarını sürdürüyor. Laboratuvar prototipinin bir yıl içinde tamamlanması ve endüstri iş birlikleri veya start-up girişimleriyle sahada test edilebilecek hâle getirilmesi planlanıyor. Bilimi saha uygulamalarıyla buluşturan sistem Hiperspektral görüntüleme sistemlerinin düşük maliyetli, kompakt ve taşınabilir hâle gelmesinin, Türkiye’de tarım, çevre ve sağlık alanlarında hızlı ve doğru karar alınmasına olanak tanıyacağı belirtildi. Projenin uzun vadede yerli üretim ve teknolojik bağımsızlık açısından da önemli bir potansiyel taşıması bekleniyor.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:51
Samsun’da 11 ayda 1,5 milyon kişiye havayolu hizmeti
Samsun Çarşamba Havalimanı’nda yolcu trafiği, 2025 yılının ilk 11 ayında 1 milyon 457 bin 979 kişi olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde yük trafiği ise 13 bin 432 ton olarak gerçekleşti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Samsun Çarşamba Havalimanı’nın 2025 yılı kasım ayına ait hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. Buna göre; Samsun Çarşamba Havalimanı’nda kasım ayında, iç hat yolcu trafiği 121 bin 928, dış hat yolcu trafiği 10 bin 641 oldu. Böylece kasım ayında toplam 132 bin 569 yolcuya hizmet verildi. Kasım ayında Samsun Çarşamba Havalimanı’na iniş-kalkış yapan uçak trafiği iç hatlarda bin 234, dış hatlarda 114 olmak üzere toplamda bin 348’e ulaştı. Yük (kargo+posta+bagaj) trafiği ise kasım ayında toplamda 1097 ton oldu. 11 aylık (ocak-kasım) dönemde ise Samsun Çarşamba Havalimanı’nda yolcu trafiği 1 milyon 457 bin 979, uçak trafiği 15 bin 845, yük trafiği ise 13 bin 432 ton olarak kayıtlara geçti.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:50
KAGİDER ve Migros iş birliğinde tarımda kadın girişimcilere destek
KAGİDER ve Migros iş birliğiyle bu yıl altıncısı düzenlenen ‘Tarımda Kadın Girişimci Geliştirme ve Hızlandırma Programı’, İstanbul’da gerçekleştirildi. Yoğun bir eğitim programının uygulandığı iki günlük kampa 26 şehirden 36 kadın girişimci katıldı. Kampı başarı ile tamamlayan katılımcılar arasından seçilecek 15 kadın girişimci bir sonraki aşamada mentor desteği alacak. Migros, kampa katılan ve kalite standartlarına uygun üretim yapan tüm girişimcilere ürünlerini Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarında satış imkânı sunacak. Tarım sektöründe faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek vermek amacıyla Migros ve KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Tarımda Kadın Girişimci Geliştirme ve Hızlandırma Programı’ kapsamında altı yıldır düzenlenen kamp İstanbul’da gerçekleştirildi. Dijital tarım, finans, gıda güvenliği ve markalaşma süreçlerine kadar geniş bir yelpazede birçok konunun ele alındığı iki günlük kampa, Türkiye’nin 26 farklı ilinde tarım sektöründe faaliyet gösteren 36 kadın girişimci katıldı. Migros Grubu Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur ve KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu’nun açılış konuşmaları ile başlayan kampın ilk gününde yerelleşme ve tarımsal kalkınma, kalite süreçleri, süreç tasarımı ve pazarlamada genel perspektif ile girişimciler için teşvikler ve kamu destekleri başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Kampın ikinci gününde ise perakendede medya dinamikleri, dijital pazarlamada doğru mecra seçimi, dijital tarım alanındaki güncel yaklaşımlar ve girişimcilerin finansal farkındalığını artırmaya yönelik finans oturumu gerçekleştirildi. Program kapsamında geçmiş dönem program mezunlarının deneyimlerini paylaştığı "iyi örnek" paneli ile kadın girişimciler arasında ilham verici bir deneyim aktarımı sağlandı. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu açılış konuşmasında şunları kaydetti: "Tarım sektörü, Türkiye ekonomisinin güçlü alanlarından biri. Ancak bu alanda kadınların potansiyeli hâlâ yeterli değil. KAGİDER olarak biz, kadın girişimciliğinin tarımda yenilik, sürdürülebilirlik ve verimlilik açısından stratejik bir rol üstlendiğine inanıyoruz. Migros iş birliğiyle bu yıl altıncı kez hayata geçirdiğimiz ‘Tarımda Kadın Girişimci Geliştirme ve Hızlandırma Programı’, kadınların üretimden pazarlamaya, markalaşmadan dijitalleşmeye kadar her aşamada güçlenmelerine katkı sağlıyor. Türkiye’nin 26 ilinden 36 kadın girişimcinin katılımıyla gerçekleşen bu program, kadınların bilgiye, mentorluk desteğine ve güçlü bir iş ağına erişimini kolaylaştırıyor. KAGİDER olarak temel hedefimiz, kadınların ekonomideki görünürlüğünü artırmak, girişimcilik ekosisteminde daha etkin rol üstlenmelerini sağlamak ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine somut katkı sunmalarına destek olmaktır. Kadınların tarımda güçlenmesi; yalnızca üretimin artması değil, aynı zamanda kırsal kalkınmanın hızlanması, istihdamın genişlemesi ve yerel ekonomilerin sürdürülebilir hale gelmesi anlamına geliyor. Bu program, tam da bu dönüşümün bir parçası olarak kadınların potansiyelini ekonomiye kazandırmayı ve Türkiye’nin geleceğine değer katmayı amaçlıyor." Migros Grubu Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, programın altıncı yılında kadın girişimcilerin tarımda önemli bir dönüşüm oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: "Migros ve KAGİDER iş birliği ile kadın girişimcilere üretim, kalite süreçleri, finansal okuryazarlık, markalaşma ve dijital tarım teknolojileri gibi farklı birçok alanda eğitim ve danışmanlık desteği sağlıyoruz. Bu desteklerle kadın girişimcilerimizin yerelden ulusala yayılan projeler geliştirdiğini görmekten mutluyuz. Kadınların ekonomik hayata katılımları aynı zamanda bölgelerin kalkınmasına da önemli katkılar sağlıyor. Ürünleri Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarımızda satışa sunuyoruz. Yerelleşme yaklaşımımız kapsamında gerçekleştirdiğimiz Kayseri’de yerli yeşil mercimek, Niğde’de yerli tohumlarla üretilmiş barbunya ve patates, Adana’da yerli susam, Ordu’da yumurta üretimi çalışmalarımızda kadınlarımızın emeği var. Yerel kooperatifler ve birlikler ile yaptığımız iş birlikleri ile sahada daha çok kadına ulaşabiliyoruz. Onarıcı tarım ve münavebe uygulamalarıyla toprağın verimini ve üreticinin gelirini artıracak çalışmalar yapıyoruz. Ar-Ge ve dijital tarım yatırımlarımızla da bu etkiyi güçlendiriyoruz. Sadece üretimle değil, tarladan sofraya uzanan tedarik zincirinin tamamı için destek sağlıyoruz. Keşan’da kurduğumuz MİGBAK paketleme tesisimizle Migros markalı bakliyat ürünlerini yüzde yüz yerli üretime dönüştürüyoruz. Bu bizim için çok değerli" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder