Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
ABD: "Abluka, İran’ın deniz yoluyla gerçekleştirdiği tüm ticareti tamamen durdurmuş durumda"
Bulgaristan sandık başında: Türkiye’de 27 sandık kuruldu
Fatma Sultan Camii bir asır sonra ibadete açıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya Milli Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid Dibeybe ile bir araya geldi
Erhürman: "Kıbrıs Türk halkı azınlık statüsünü zinhar kabul etmez"
Sirte’de Flintlock-2026 tatbikatı başladı
EKONOMİ
Başkan Öztürk: "Konya, lojistik ve taşımacılıkta merkez"
19 Nisan 2026 Pazar - 11:36:26
Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, Konya’nın taşımacılık ve lojistik alanlarında da adeta merkez konumunda olduğunu belirterek, şehrin güçlü karayolu ve demiryolu avantajını iyi değerlendirmek gerektiğini vurguladı. Konya Ticaret Odası’nda Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları devam ediyor. Bu çerçevede; 61. Kargo, Kurye ve Yük Taşıma Hizmetleri Meslek Komitesi istişare toplantısı yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. KTO Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan istişare toplantısına KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk başkanlık ederken toplantıya; Konya Gümrük Müdürü Hasan Hüseyin Koçak, Selçuklu Belediyesi Emlak İstimlak Müdürü Serdar Şahingeri ve Koyuncu Araç Muayene Genel Müdürü Osman Şenkul da konuk olarak katıldı. Toplantıda sektör temsilcilerinin sorunları ve talepleri masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, sözlerinin başında, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta çocukların karıştığı ve okulları hedef alan menfur silahlı saldırı hadiselerinden büyük üzüntü duyduğunu belirtti. "Şehrimizin potansiyelini değerlendirmeliyiz" Son yıllarda dünya ekonomisinin, jeopolitik gelişmeler, tedarik zinciri kırılmaları ve finansal dalgalanmalarla şekillendiğini vurgulayan Başkan Öztürk, özellikle savaş, çatışma ve gerilim ortamının dünya ticaretindeki belirsizlikleri artırdığı gibi fiyat dengesini de olumsuz etkilediğini söyledi. Buna rağmen Türkiye’nin üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyüme yaklaşımının sürdüğünü dile getiren Başkan Öztürk, "Taşımacılık sektörünün de aynı önemle büyütülmesi kaçınılmazdır. Konya olarak sektörümüz açısından şehrimizin avantajlarını iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Güçlü sanayi altyapımız, tarımsal üretim kapasitemiz ve ihracat potansiyelimizle ülkemizin önemli üretim merkezlerinden biri olmaya devam eden şehrimiz, taşımacılık ve lojistik alanlarında da adeta merkez konumunda. Şehrimiz, Anadolu’nun merkezinde yer alması sayesinde hem Doğu-Batı hem de Kuzey-Güney ticaret koridorlarının kesişim noktasında bulunarak doğal bir lojistik üs niteliği taşımaktadır. Güçlü karayolu ağıyla kısa sürede geniş bir nüfusa erişim imkânı sunan Konya’nın, demiryolu bağlantıları üzerinden özellikle Mersin Limanı’na ulaşabilmesi ve intermodal taşımacılığa uygun altyapısı ile önemli bir rekabet avantajını da barındırmaktadır. Bunun yanında organize sanayi bölgeleri, lojistik merkez yatırımları ve artan ihracat kapasitesi şehrin üretim-lojistik entegrasyonunu güçlendirirken, Konya Lojistik Merkezi ile taşıma kapasitesinin ciddi ölçüde artırılması hedeflenmektedir. Bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi için Konya Lojistik Merkezi’nin aktif kullanımı, demiryolu bağlantılarının limanlarla daha güçlü entegrasyonu, dijital ve yeşil lojistik uygulamalarının yaygınlaştırılması ve sektör paydaşları arasında koordinasyonun artırılması büyük önem taşımaktadır. Bu sayede Konya’nın yalnızca bölgesel değil, ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi mümkün olacaktır" dedi. KTO 61. Kargo - Kurye ve Yük Taşıma Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı İlhan Şar da, komite olarak sektörün sorunlarına dönük çalışmaları sürdüklerini kaydetti. Konuşmaların ardından sektör temsilcilerine söz verilerek, sektörün sorunları ve talepleri masaya yatırıldı.
19 Nisan 2026 Pazar - 11:31
Adana’da "İhracat Akademisi Eğitimi" başladı
Ticaret Bakanlığı ve Adana Sanayi Odası arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen Adana İhracat Akademisi Eğitimi açılışı, Adana Sanayi Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Toplam 16 gün 60 saat sürecek eğitim programı, ihracat alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefliyor. Açılışta konuşan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Aralık 2025’te Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katılımıyla imzalanan protokolün somut sonuç vermesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Başkan Kıvanç, günümüz küresel ticaret ortamında yalnızca üretimin yeterli olmadığını vurgulayarak, nitelikli üretim, inovasyon ve bu süreçleri yönetecek insan kaynağının önemine dikkat çekti. İhracat Akademisi’nin üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü bir örneği olduğunu belirten Başkan Kıvanç, programın gençler, girişimciler ve mevcut ihracatçılar için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Akademinin; gençleri uluslararası ticarete hazırlayan bir köprü, girişimciler için yeni pazarlara açılan bir rehber ve ihracatçılar için küresel dönüşümlere uyum sağlayacak bir destek mekanizması olacağını söyleyen Başkan Kıvanç, "Avrupa Yeşil Mutabakatı ve dijital dönüşüm gibi süreçlere uyumun da eğitimlerin önemli başlıkları arasında yer alması çok önemli. Bilgiyi katma değere, eğitimi dövize dönüştüren bu akademi; Adana’yı ihracatta bölgesel bir liderden küresel bir aktöre taşıyacak stratejik bir kaldıraç olacaktır" dedi. Başkan Kıvanç ayrıca, "Projenin en başından itibaren bizlere vizyon katan ve desteklerini esirgemeyen Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’a, Bakan Yardımcılarımıza, akademik birikimini sahaya yansıtan Çukurova Üniversitemize ve programımızın açılışını onurlandıran Sayın Mükerrem Aksoy’a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Mükerrem Aksoy da konuşmasında, İhracat Akademisi projesinin Türkiye genelinde 15’in üzerine ulaştığını ve Adana’nın bu projeye dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Küresel ticarette son yıllarda önemli değişimler yaşandığını belirten Aksoy, artan korumacılık politikaları ve yükselen gümrük duvarlarının ihracatı daha zorlu hale getirdiğini söyledi. Bu süreçte doğru bilgiye ulaşmanın ve bilgiyi analiz edebilmenin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Aksoy, akademi kapsamında verilecek eğitimlerin katılımcıları küresel rekabete hazırlayacağını ifade etti. Programın, ihracat süreçlerini doğru analiz eden ve stratejik kararlar alabilen uzmanlar yetiştirmeyi hedeflediğini vurguladı.
19 Nisan 2026 Pazar - 11:27
"Kenger" bitkisinin ekonomiye kazandırılması girişimi
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevzi Özgökçe, bölge için büyük ekonomik ve ekolojik değere sahip kenger bitkisiyle yeni istihdam modelleri oluşturulmasını öngören projesini Vali İbrahim Taşyapan’a sundu. Hakkâri Valisi İbrahim Taşyapan’a hem Hakkâri iline yeni atanmalarından dolayı tebrik eden hem de kenger bitkisine dayalı bölgesel kalkınma ve istihdam hamlesini anlatan Prof. Dr. Fevzi Özgökçe’ye kenger ticaretiyle uğraşan girişimci Mehyet Es ve Derviş Ahmedi eşlik etti. Ziyarette, kenger (Gundelia L.) bitkisi üzerine kurulu, bilimsel temelli ve ekonomik hedefli yeni bir yatırım modeline ilişkin bir sunum yapan Özgökçe, başta gıda, tıbbi ve aromatik ürün potansiyeline sahip kenger bitkisiyle; çerez, kahve, sakız ve yem bitkisi gibi katma değerli ürünlerin sanayiye kazandırılmasını hedeflediklerini söyledi. Prof. Dr. Özgökçe, projenin temel amaçlarını ise şöyle açıkladı: "Kenger bitkisinin ekolojik ve biyolojik öneminin korunması, Hakkâri ve çevresinde doğal yayılım gösteren bu bitkinin sürdürülebilir yöntemlerle üretilmesi, yerel kalkınma modelleri geliştirilerek kadın ve genç istihdamının artırılması, kenger üretim, işleme ve Ar-Ge tesisi kurulması için yer tahsisi talebi, doğa dostu ve kuraklığa dayanıklı bitkilerin tarımsal üretimde öne çıkarılmasıdır." Prof. Dr. Özgökçe, Hakkâri’nin eşsiz coğrafyasının kenger için uygun şartlar sunduğunu belirterek, bu bitkinin sadece doğadan toplanarak değil, kontrollü ve bilinçli üretimle de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Özgökçe, "Kenger, Hakkâri’nin sembolü olabilecek bir bitkidir. Bu bitkiyle hem toprağımızı koruyacağız hem gencimize ve kadınlarımıza iş vereceğiz, hem de sürdürülebilir yeni bir ürünü ekonomiye kazandıracağız" ifadelerini kullandı. Toplantıda, bu yerli ve milli ürünün korunması, kontrollü üretimi ve sanayiye entegrasyonu konusunda kamu kurumlarının, üniversitelerin ve yatırımcıların daha fazla sorumluluk alması gerektiği ifade edildi. Özellikle ilkbaharda erken dönemde tomurcuk halineyken bitkinin halk tarafından toplanmamasını, bunun için bölge halkının bilgilendirilmesi gereği dile getirildi. Vali İbrahim Taşyapan ise sunulan projeyi memnuniyetle karşıladığını belirterek, kenger bitkisi üzerine yapılacak çalışmalara gereken desteğin sağlanacağını ifade etti.
19 Nisan 2026 Pazar - 11:21
Adana’da "Güney Sarısı" bereketi: Yerli ırk üreticinin yüzünü güldürüyor
ADANA (İHA) – Adana’nın yerli sığır ırklarından "Güney Sarısı"nın süt kalitesi ve verimi, üreticilerin yüzünü güldürürken, ırkın korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar da hız kazandı. Yerli "Güney Sarısı" sığır ırkının korunması ve yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen farkındalık çalışmaları kapsamında üreticiler ile sektör temsilcileri bir araya geldi. Kozan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş ile teknik personelin katılımıyla gerçekleştirilen programda, ilçede yetiştiricilik yapan Zafer Karabulut’un üretim tesisinde incelemelerde bulunuldu. Toplantıda, yerli "Güney Sarısı" ırkının süt verimi ve kalite özellikleri ele alınırken, elde edilen sütün katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. Üreticilerin gelir seviyesini artırmaya yönelik projeler üzerine fikir alışverişinde bulunulurken, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen eğitim faaliyetleri kapsamında yetiştiricilere süt üretim süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. İlçede yaklaşık 2 bin 500 baş yerli "Güney Sarısı" sığır varlığının bulunduğu belirtilirken, bu önemli gen kaynağının korunması, saf olarak sürdürülebilirliğinin sağlanması ve elde edilen sütün ekonomiye kazandırılması için çalışmaların sürdüğü kaydedildi. Bölgede sayılarının 10 ila 15 bin arasında olduğu ifade edilen "Güney Sarısı" ırkının, yemden yararlanma ve zorlu iklim şartlarına uyum kabiliyetiyle öne çıktığına dikkat çeken İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mutlu Karataş, "Melez ve yüksek verimli saf ırklarda 1 kilogram yeme karşılık ortalama 4 kilogram süt elde edilirken, bu ırkta bu oran 6 kilograma kadar ulaşabilmektedir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 11:02
OYAK Pazarlama’dan ’Deprem Farkındalığı’ konferansı
4
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:56
Türkiye’nin Suriye sınırında bereketli soğan hasadı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:41
Balıkesir Üniversitesi’nde UFEST kapsamında DHMİ standına büyük ilgi
Balıkesir Üniversitesi’nde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen UFEST kapsamında öğrenciler bir hafta boyunca sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Düzenlenen fuarda Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) standı öğrencilerden büyük ilgi gördü. UFEST’e DHMİ standına Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, Edremit Ticaret Borsası Başkanı Tarkan Denizer ile çok sayıda katılımcı ziyaret etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte öğrenciler havacılık, hava yolu ulaşımı ve hava kargoculuğu hakkında yetkililerden biligiler aldılar. Balıkesir Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Balıkesir Koca Seyit Havalimanı Müdürü Taner Ödemiş, hava ulaşımı ve bölgenin havacılık sektöründeki önemine ilişkin öğrencilere sunum yaptı. Ödemiş, bölgedeki havacılık faaliyetlerinin gelişimi ve öğrencilere sunulan kariyer fırsatları hakkında bilgiler verdi. Stantta ayrıca Edremit Ticaret Odası’nın katkılarıyla ziyaretçiler küçük hediyeler sunuldu.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:32
Tezgahlarda palamut yok, hamsi çok
Denizde palamudun az olmasıyla, Kayseri’deki balıkçı tezgahlarında hamsi bolluğu yaşanmaya devam ediyor. Kayseri’de 30 yıldır balıkçılık yapan Ali Akçakaya, denizlerde palamut balığının az olmasının hamsi bolluğunun devamına neden olduğunu söyledi. Hamsi balığının yanı sıra diğer balık türlerinde de bolluk yaşandığını belirten Akçakaya, "Önceki sene yaşadığımız palamut bolluğu bu sene bulunmamakta. Bu sene palamut balığı olmadığı için hamsi ve istavrit bolluğu yaşanmaktadır. Hamsi balığının yanında, diğer balık türlerinin de bolluğu söz konusu. Bu sene gerçekten çok çeşitli bir sezon geçmektedir. Fiyatlar; kıyı bölgelerde ucuz ama İç Anadolu bölgesinde fiyatlar biraz daha yüksek seyrediyor. Nakliye ve işçilik masrafları işin içine girdiği zaman fiyatlar yükseliyor. Tam bir fiyat vermek doğru olmaz. Balığın olup olmaması fiyatları etkiliyor" dedi. "Kar yağınca balığın lezzeti artar diye bir düşünce var" Halk arasında ’kar yağmadıkça balık yenmez’ algısına değinen Akçakaya, denizden çıkan balığın ölüm sıcaklığına doğru soğuk zincirin sağlanmasının taze ve lezzetli kalmasını sağlayacağını belirterek, "Yağmur ve kar yağmadıkça balık yenmez gibi görünüyor ama şu anda denizlerde bir bereketlilik söz konusu, çok güzel balıklar çıkmakta. Vatandaşlarımızı düzgün balık, kaliteli balık yemesi için tavsiye ediyoruz. ’Kar yağınca balığın lezzeti artar’ diye bir düşünce var. Bu durum soğuk havadan kaynaklanmıyor, balığın denizden çıktığı andaki soğukluğuyla kaynaklı. Balığın ölüm sıcaklığı vardır. Balığın ölüm sıcaklığına iyi bir soğutma yapılırsa balığın et kalitesinde arttırır. Et kalitesinin arttırılması için soğuk zincirin sağlanması gerekir. Soğuk zinciri sağlanan her balığın lezzeti de tazeliği de her zamanki gibi güzel olur" ifadelerini kullandı.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:25
Bakan Yumaklı, "4 bin 500 ton kırmızı et üretimi ile Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline güçlü bir katkı sağlayacağız"
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bin 250 kişiye istihdam, yıllık 4 bin 500 ton kırmızı et üretimi ile Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline güçlü bir katkı sağlayacağız" dedi. Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Elazığ’da bulunan Cevizdere Besi Organize Tarım Bölgesi’nde altyapı çalışmalarının tamamlandığını duyurdu. Yumaklı, bin 250 kişinin istihdam sağlayacağı ve yıllık 4 bin 500 ton kırmızı et üretiminin Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline katkı sağlayacağını belirtti. "4 bin 500 ton kırmızı et üretimi ile Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline güçlü bir katkı sağlayacağız" Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Elazığ’a milyon liralık yatırımla kazandıracağımız Cevizdere Besi Organize Tarım Bölgesi’nde altyapı çalışmaları tamamlandı. 855 dekar üretim alanında kurulacak 61 modern besi işletmesi, bölgenin üretim gücünü katlayacak. Bin 250 kişiye istihdam, yıllık 4 bin 500 ton kırmızı et üretimi ile Elazığ’ın tarımsal ve ekonomik potansiyeline güçlü bir katkı sağlayacağız. Bereketli olsun."
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:00
Adilcevaz’da 12 bin aşılı ceviz fidanı dağıtıldı
Bitlis Valiliği, tarımsal üretimi desteklemek ve bölgedeki ceviz yetiştiriciliğini güçlendirmek amacıyla Adilcevaz ilçesinde 12 bin adet aşılı ceviz fidanı dağıttı. Adilcevaz İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen törene çiftçiler yoğun ilgi gösterdi. Programda konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, ilin tarımsal potansiyelinin artırılması için çalışmalara devam ettiklerini belirterek, özellikle Adilcevaz’ın iklimi ve toprak yapısı sayesinde kaliteli ceviz üretiminde öne çıktığını vurguladı. Vali Karakaya, "Çiftçilerimizin üretim gücünü artırmak için desteklerimizi sürdürüyoruz. Bugün dağıttığımız 12 bin aşılı ceviz fidanı ile hem verimi yükseltmeyi hem de ilçe ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Dağıtılan fidanların tamamının yüksek verimli ve bölge şartlarına uygun türlerden oluştuğu belirtildi. Yetkililer, ceviz fidanı desteğinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini ifade etti. Fidanlarını teslim alan çiftçiler ise destekten duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür projelerin üreticiye büyük katkı sağladığını söyledi. Program, çiftçilere fidan tesliminin yapılmasıyla sona erdi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:57
L’oréal Türkiye desteğiyle bilimde genç kadınlara ilham
Bu yıl L’Oréal Türkiye ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen "Bilim Kadınları İçin" Programı çerçevesinde, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Sevinç Figen Öktem Seven, düşük maliyetli ve taşınabilir hiperspektral görüntüleme sistemleri geliştirmeye yönelik projesiyle bu yıl ödüle layık görüldü. Bu sene L’Oréal Türkiye ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen "Bilim Kadınları İçin" Programı kapsamında ödül alan isimlerden biri de Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Sevinç Figen Öktem Seven oldu. Hesaplamalı görüntüleme alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Öktem Seven, doğrudan gözle görülemeyen yapı ve özellikleri görünür hâle getiren sistemler geliştirerek; tarım, çevre ve sağlık gibi alanlarda daha hızlı ve doğru kararların alınmasına imkân tanıyacak yenilikçi teknolojiler üzerinde çalışıyor. Ulaşılabilir hiperspektral görüntüleme için ODTÜ’de öncü laboratuvar 140’dan fazla ülkede 4 bin 700’den fazla bilim kadınını desteklemiş olan L’Oréal-UNESCO For Women in Science Programının küresel ölçekteki prestiji, Nobel ödüllü 7 bilim kadınını onurlandırmış olmasıyla kanıtlandığı belirtildi. Türkiye’nin bu uluslararası programda en aktif ilk beş destekçilerden biri olmasının, Dr. Öktem Seven gibi bilim insanlarının başarılarının uluslararası alanda da tanınmasının yolunu açtığı kaydedildi. Programın oluşturduğu bir başka somut göstergelerinden birinin ise bugüne dek ödül alan bilim kadınlarından 100’ünün akademik kariyerlerinde yükselerek doçent veya profesör unvanına erişmiş olduğu ifade edildi. ODTÜ’ye Ocak 2015’te katılan Öktem Seven, doktorasını ABD’de Illinois Üniversitesi Urbana-Champaign’de tamamladıktan sonra NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde araştırmacı olarak çalıştı. NASA deneyimi, hiperspektral görüntüleme sistemlerinin değerini görmesini sağladı; ancak bu sistemlerin pahalı ve sınırlı kullanımını fark ederek, daha ulaşılabilir çözümler geliştirmeyi hedefledi. Bu vizyon doğrultusunda Doç. Dr. Öktem Seven’in projesi, mevcut pahalı hiperspektral kameraların maliyet, boyut ve veri toplama süresi engellerini aşmayı amaçlıyor. Özel difraktif lensler ve yapay zekâ destekli algoritmalarla geliştirilecek sistem, görünür ve yakın kızılötesi (VNIR) bantta saniyeler içinde detaylı görüntüleme sağlayacak. Bu teknoloji sayesinde bitki hastalıkları erken tespit edilebilecek, çevresel kirleticiler fark edilebilecek ve tıbbi teşhis süreçleri daha doğru yürütülebilecek. Doç. Dr. Öktem Seven, ODTÜ’de kurduğu laboratuvarında genç araştırmacılarla birlikte çalışmalarını sürdürüyor. Laboratuvar prototipinin bir yıl içinde tamamlanması ve endüstri iş birlikleri veya start-up girişimleriyle sahada test edilebilecek hâle getirilmesi planlanıyor. Bilimi saha uygulamalarıyla buluşturan sistem Hiperspektral görüntüleme sistemlerinin düşük maliyetli, kompakt ve taşınabilir hâle gelmesinin, Türkiye’de tarım, çevre ve sağlık alanlarında hızlı ve doğru karar alınmasına olanak tanıyacağı belirtildi. Projenin uzun vadede yerli üretim ve teknolojik bağımsızlık açısından da önemli bir potansiyel taşıması bekleniyor.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:51
Samsun’da 11 ayda 1,5 milyon kişiye havayolu hizmeti
Samsun Çarşamba Havalimanı’nda yolcu trafiği, 2025 yılının ilk 11 ayında 1 milyon 457 bin 979 kişi olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde yük trafiği ise 13 bin 432 ton olarak gerçekleşti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Samsun Çarşamba Havalimanı’nın 2025 yılı kasım ayına ait hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. Buna göre; Samsun Çarşamba Havalimanı’nda kasım ayında, iç hat yolcu trafiği 121 bin 928, dış hat yolcu trafiği 10 bin 641 oldu. Böylece kasım ayında toplam 132 bin 569 yolcuya hizmet verildi. Kasım ayında Samsun Çarşamba Havalimanı’na iniş-kalkış yapan uçak trafiği iç hatlarda bin 234, dış hatlarda 114 olmak üzere toplamda bin 348’e ulaştı. Yük (kargo+posta+bagaj) trafiği ise kasım ayında toplamda 1097 ton oldu. 11 aylık (ocak-kasım) dönemde ise Samsun Çarşamba Havalimanı’nda yolcu trafiği 1 milyon 457 bin 979, uçak trafiği 15 bin 845, yük trafiği ise 13 bin 432 ton olarak kayıtlara geçti.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:50
KAGİDER ve Migros iş birliğinde tarımda kadın girişimcilere destek
KAGİDER ve Migros iş birliğiyle bu yıl altıncısı düzenlenen ‘Tarımda Kadın Girişimci Geliştirme ve Hızlandırma Programı’, İstanbul’da gerçekleştirildi. Yoğun bir eğitim programının uygulandığı iki günlük kampa 26 şehirden 36 kadın girişimci katıldı. Kampı başarı ile tamamlayan katılımcılar arasından seçilecek 15 kadın girişimci bir sonraki aşamada mentor desteği alacak. Migros, kampa katılan ve kalite standartlarına uygun üretim yapan tüm girişimcilere ürünlerini Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarında satış imkânı sunacak. Tarım sektöründe faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek vermek amacıyla Migros ve KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Tarımda Kadın Girişimci Geliştirme ve Hızlandırma Programı’ kapsamında altı yıldır düzenlenen kamp İstanbul’da gerçekleştirildi. Dijital tarım, finans, gıda güvenliği ve markalaşma süreçlerine kadar geniş bir yelpazede birçok konunun ele alındığı iki günlük kampa, Türkiye’nin 26 farklı ilinde tarım sektöründe faaliyet gösteren 36 kadın girişimci katıldı. Migros Grubu Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur ve KAGİDER Başkanı Esra Bezircioğlu’nun açılış konuşmaları ile başlayan kampın ilk gününde yerelleşme ve tarımsal kalkınma, kalite süreçleri, süreç tasarımı ve pazarlamada genel perspektif ile girişimciler için teşvikler ve kamu destekleri başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Kampın ikinci gününde ise perakendede medya dinamikleri, dijital pazarlamada doğru mecra seçimi, dijital tarım alanındaki güncel yaklaşımlar ve girişimcilerin finansal farkındalığını artırmaya yönelik finans oturumu gerçekleştirildi. Program kapsamında geçmiş dönem program mezunlarının deneyimlerini paylaştığı "iyi örnek" paneli ile kadın girişimciler arasında ilham verici bir deneyim aktarımı sağlandı. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu açılış konuşmasında şunları kaydetti: "Tarım sektörü, Türkiye ekonomisinin güçlü alanlarından biri. Ancak bu alanda kadınların potansiyeli hâlâ yeterli değil. KAGİDER olarak biz, kadın girişimciliğinin tarımda yenilik, sürdürülebilirlik ve verimlilik açısından stratejik bir rol üstlendiğine inanıyoruz. Migros iş birliğiyle bu yıl altıncı kez hayata geçirdiğimiz ‘Tarımda Kadın Girişimci Geliştirme ve Hızlandırma Programı’, kadınların üretimden pazarlamaya, markalaşmadan dijitalleşmeye kadar her aşamada güçlenmelerine katkı sağlıyor. Türkiye’nin 26 ilinden 36 kadın girişimcinin katılımıyla gerçekleşen bu program, kadınların bilgiye, mentorluk desteğine ve güçlü bir iş ağına erişimini kolaylaştırıyor. KAGİDER olarak temel hedefimiz, kadınların ekonomideki görünürlüğünü artırmak, girişimcilik ekosisteminde daha etkin rol üstlenmelerini sağlamak ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine somut katkı sunmalarına destek olmaktır. Kadınların tarımda güçlenmesi; yalnızca üretimin artması değil, aynı zamanda kırsal kalkınmanın hızlanması, istihdamın genişlemesi ve yerel ekonomilerin sürdürülebilir hale gelmesi anlamına geliyor. Bu program, tam da bu dönüşümün bir parçası olarak kadınların potansiyelini ekonomiye kazandırmayı ve Türkiye’nin geleceğine değer katmayı amaçlıyor." Migros Grubu Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, programın altıncı yılında kadın girişimcilerin tarımda önemli bir dönüşüm oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: "Migros ve KAGİDER iş birliği ile kadın girişimcilere üretim, kalite süreçleri, finansal okuryazarlık, markalaşma ve dijital tarım teknolojileri gibi farklı birçok alanda eğitim ve danışmanlık desteği sağlıyoruz. Bu desteklerle kadın girişimcilerimizin yerelden ulusala yayılan projeler geliştirdiğini görmekten mutluyuz. Kadınların ekonomik hayata katılımları aynı zamanda bölgelerin kalkınmasına da önemli katkılar sağlıyor. Ürünleri Türkiye’nin dört bir yanındaki mağazalarımızda satışa sunuyoruz. Yerelleşme yaklaşımımız kapsamında gerçekleştirdiğimiz Kayseri’de yerli yeşil mercimek, Niğde’de yerli tohumlarla üretilmiş barbunya ve patates, Adana’da yerli susam, Ordu’da yumurta üretimi çalışmalarımızda kadınlarımızın emeği var. Yerel kooperatifler ve birlikler ile yaptığımız iş birlikleri ile sahada daha çok kadına ulaşabiliyoruz. Onarıcı tarım ve münavebe uygulamalarıyla toprağın verimini ve üreticinin gelirini artıracak çalışmalar yapıyoruz. Ar-Ge ve dijital tarım yatırımlarımızla da bu etkiyi güçlendiriyoruz. Sadece üretimle değil, tarladan sofraya uzanan tedarik zincirinin tamamı için destek sağlıyoruz. Keşan’da kurduğumuz MİGBAK paketleme tesisimizle Migros markalı bakliyat ürünlerini yüzde yüz yerli üretime dönüştürüyoruz. Bu bizim için çok değerli" dedi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:45
Kuraklık arpa ekimini artırdı
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Bursa, Konya, Kayseri, Tekirdağ, Diyarbakır, Çorum ve Sakarya gibi birçok bölgede arpa ekiminin arttığını bildirdi. TMO’nun "Fenolojik Değerlendirme – Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizine (Ekim 2025 Değerlendirmesi)" göre, 2025/26 üretim sezonunda Türkiye genelinde arpa ekim alanlarında genel bir artış eğilimi dikkati çekiyor. Konya’da geçen yıl makarnalık buğday ekilen alanlarda bu yıl azalış, arpa ve ekmeklik buğday alanlarında ise artış bekleniyor. Kayseri’de makarnalık buğdaydan ekmeklik buğdaya yüzde 8, makarnalık buğdaydan arpaya ise yüzde 3 oranında geçiş olacağı değerlendiriliyor. Kırıkkale’de Tarım ve Orman Bakanlığının uyguladığı münavebe sistemi nedeniyle ekmeklik buğday ekim alanlarında yüzde 8–10 azalış gerçekleşti, nadas ve arpa ekimlerine yönelim arttı. Arpa ekim alanlarında yüzde 10–15 artış beklenirken, yetersiz yağış ve münavebe zorunluluğu nedeniyle nadas alanlarının yüzde 5–10 oranında artacağı tahmin ediliyor. Eskişehir’de altı ilçenin "su kısıtı bölgesi" ilan edilmesi, yaz aylarında kuyulardaki su yetersizliği ve aşırı sıcakların tozlaşma sorunlarına yol açması nedeniyle mısırda düşük verim elde edilmesi yüzünden bölgede mısırdan buğday ve arpaya bir miktar geçiş bekleniyor. Diyarbakır’da da 2025/26 üretim sezonunda, önceki yıllara kıyasla arpa ekilişinde artış olacağı öngörülüyor. Çanakkale, Bursa, Balıkesir ve Yalova illerinde toprak hazırlıkları tamamlanırken, bölgede arpa ekilişlerine başlandı. Tekirdağ’da ayçiçeği ekilen alanların bir bölümünde arpa ekilişine geçildi. Bu nedenle arpa ekim alanlarında artış görüldü. Sakarya’da da son yıllarda ülke genelinde yaşanan kuraklığa bağlı olarak mısırdan buğday ve arpaya yaklaşık yüzde 10 oranında geçiş olacağı değerlendiriliyor. Çorum’da üreticilerin ayçiçeği ekili alanlardan arpaya yöneldikleri gözlendi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Hepokur, arpa yerine buğday ekilemeyecğini ancak buğday yerine arpanın her zaman olabildildiğini söyledi. Arpanın fazla su istemeyen bir ürün olduğunu ve kıraç arazilerde genellikle tercih edildiğini vurgulayar Hepokur, "Son yıllarda etkili olan kuraklık nedeniyle birçok üründe verim düştü. Buğday sıcaktan yanar ama arpa yanmaz. Susuzluğa daha dayanıklı bir ürün olan arpa, suyu az kullanır" dedi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:17
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin GES sayısı 19’a çıktı
Antalya Büyükşehir Belediyesi yenilenebilir enerji kaynağı yatırımları ile enerji tasarrufunu arttırıyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı hizmet binası çatısına yeni GES’in kurulumları tamamlandı. Yeni kurulum ile Büyükşehir Belediyesi’nin GES sayısı 19’a çıktı. Türkiye’nin İklim Dostu Kuruluş Belgesi’ne sahip Büyükşehir Belediyesi, hizmet binalarına kurduğu çevre dostu GES’ler ile kendi enerji ihtiyacını karşılıyor. Antalya’da yenilenebilir enerji kaynakları yatırımlarına öncülük eden Büyükşehir, kurulan yeni GES’ler ile hem doğayı koruyor hem de tasarrufunu arttırıyor. Antalya’nın iklimi ve coğrafi avantajlarını şehrin kazancına dönüştüren Büyükşehir Belediyesi, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı hizmet binası çatısına yeni GES’in kurulumunu gerçekleştirdi. Yıllık 216 Bin Kilowatt saat (kWh) elektrik üretebilecek santral ile hizmet yerleşkesindeki tüm binaların elektrik ihtiyacı karşılanacak. GES sayısı 19 oldu Büyükşehir Belediyesi’nin GES yatırımları ile ilgili bilgi veren Temiz Enerji Şube Müdürlüğü Elektrik Elektronik Mühendisi Nilüfer Çetin "Artan Enerji maliyetlerine karşı Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kurmuş ve kurmakta olduğumuz güneş enerji santrallerimizle belediye aboneliklerinde enerji tüketimini en aza indirme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı Temiz Enerji Şube Müdürlüğü olarak 19’uncu GES’imizi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığımızın ana hizmet binası çatısına kurulumunu gerçekleşti. Büyükşehir Belediyesi olarak yıllık 145 Bin hanenin ihtiyacını karşılayabilecek elektrik üretmekteyiz. Yenilenebilir enerji kaynakları yatırımlarımıza devam edeceğiz" dedi. "Bu üretimle yıllık 1 milyon TL’lik bir tasarruf sağlanabilecek" Yeni GES’in elektrik üretim kapasitesi hakkında bilgi veren yüklenici firma temsilcisi Ercan Berberoğlu ise "Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler binası çatısına yaklaşık 120 kWh saat’lik GES’in kurulumunu tamamladık ve teslimini gerçekleştirdik. Güneş Enerji santralimizden yaklaşık günde 480 kWh saat yılda da 216 Bin kWh saat gibi bir elektrik üretilebilecek. Bu üretimle yıllık 1 milyon TL’lik bir tasarruf sağlanabilecek. Bu alanda yer alan bütün binaların elektrik ihtiyacını karşılayabilecek bir santral kuruldu. 30 yıl boyunca sorunsuz çalışabilecek bir sistem" bilgisini verdi.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:38
Son beş yılın üretim ve tüketim şampiyonu beyaz et
HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, beyaz et sektörünün 2025 yılında üretimini düzenli şekilde artırarak yaklaşık 2 milyon 700 bin ton seviyesine ulaşacağını, bunun da geçen yıla göre yüzde 5 oranında artış anlamına geldiğini belirtti. Üretimin yaklaşık 500 bin tonunun ihracata ayrılacağını ifade eden Sezer, "Beyaz et her zaman olduğu gibi istikrarlı bir şekilde hem üretimini hem de ihracatını artırıyor" dedi. Küresel ve yerel tüketim Türkiye’de kişi başı yıllık beyaz et tüketiminin 20 kilogram seviyesinde olduğunu söyleyen Sezer, Brezilya’da bu rakamın 40-45 kilogram civarında olduğunu vurguladı. Son 5 yıllık trendde beyaz etin, kırmızı et ve domuz etini geride bıraktığını belirten Sezer, bunun en önemli nedeninin ekonomik fiyat avantajı ve sağlıklı protein kaynağı olması olduğunu dile getirdi. Sezer, tavuk etinin üretiminde kullanılan su miktarının kırmızı ete göre çok daha düşük olduğunu, ayrıca karbondioksit salınımının da üç kat daha az olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin, iklim değişikliği ve çevresel hassasiyetler nedeniyle beyaz etin dünya genelinde daha fazla tercih edilmesine yol açtığını söyledi. Üretim ve denetim Son dönemde yaşanan gıda zehirlenmelerine dikkat çeken Sezer, özellikle işlenmiş ürünlerde (örneğin tavuk döner) merdiven altı üretimlerin ciddi riskler taşıdığını ve denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’deki büyük firmaların Avrupa standartlarının üzerinde üretim yaptığını, hijyen ve biyogüvenliğe büyük önem verdiklerini dile getiren Sezer, "üretim sırasında soğuk zincirin korunmasının kritik olduğunu, ürünlerin 6 derecelik ortamlarda üretilip aynı şartlarda tüketiciye ulaştırıldığını aktardı. Sezer, "Siz bir döneri bitirmeyip ertesi gün tekrar aynı döneri satarsanız büyük bir faciaya sebep olursunuz. Bu işlerin ciddi yapılması gerekiyor ve markalaşmış ciddi firmalardan bu ürünlerin tüketilmesi gerektiğini veya bunun dışında denetleme otoritelerinin çok daha sıkı ve acımasız şekilde denetlemeler yapması gerektiğini söylemek isterim" şeklinde konuştu. Fiyat ve medya eleştirisi Türkiye’de beyaz etin hâlâ en ucuz protein kaynağı olduğunu belirten Müjdat Sezer, zaman zaman ileri işlenmiş ürünlerde fiyat artışı yaşansa da bunun genelleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Medyanın fiyat artışlarını gündeme getirdiğini, ancak beyaz etin ucuz olduğu dönemlerde aynı ilgiyi göstermediğini eleştirerek, "49 TL’ye sattığımız günlerde kimse ‘En iyi protein çok ucuza satılıyor’ demiyor. Adil bir bakış açısı gerekiyor" dedi. Sezer sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Türkiye’de beyaz etin en ucuz protein ve birinci sırada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şunu söylemekte yarar var, zaman zaman bazı ileri işlenmiş ürünlerimizin fiyatı artıyor olabilir. Sonra medyada hemen "Tavuk eti acayip arttı" gibi yayınlar yapılıyor. Fakat şu tip yayınların da yapılmasının adil olacağını düşünüyorum. Mesela 49 TL’den beyaz eti sattığımız günlerde hiçbir büyük medyada "En iyi protein çok ucuza satılıyor." diye bir kelime duymuyoruz. Evet, hakkımızın verilmesi lazım. Ama bir gün hamsi 150 TL’ye düştü diye hemen hemen bir hafta bütün haber kanallarında bunu dinleyebiliyoruz. Aynı adil bakış açısının beyaz ete de yapılmasını tavsiye ediyorum" Sezer’in açıklamaları, beyaz et sektörünün hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemini bir kez daha ortaya koyarken, tüketicilere güvenilir ve markalaşmış firmaların ürünlerini tercih etmeleri çağrısı yaptı.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:32
OYAK, üç şirketi ile Take Off İstanbul’da yerini alacak
OYAK, 10-11 Aralık tarihlerinde düzenlenecek Take Off İstanbul etkinliğine bağlı şirketleri OYAK PORTFÖY, Hektaş ve Indisol ile katılacak. Girişimcilik dünyasını bir araya getirerek yeni iş birliklerine zemin hazırlamayı hedefleyen etkinlik, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Türkiye’nin köklü kurumlarından OYAK, İstanbul Fuar Merkezi’nde 10-11 Aralık tarihlerinde düzenlenecek Take Off İstanbul etkinliğinde, bağlı şirketleri OYAK PORTFÖY, Hektaş ve Indisol ile temsil edilecek. Türkiye’de ve küresel ölçekte girişim ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlik; Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi iş birliğiyle gerçekleştirilecek. OYAK PORTFÖY yenilikçi girişimleri anlatacak Yatırım fonları ve girişim sermayesi fonları aracılığıyla teknoloji, dijitalleşme ve verimlilik odaklı şirketlere yatırımlarını sürdüren OYAK PORTFÖY, Take Off İstanbul’da; portföyündeki 3D yazıcı teknolojileri (Zaxe), teslimat ve lojistik çözümleri (Pudo), finansal teknoloji uygulamaları (Poca) ve bulut tabanlı iş yönetim platformları (KolayBi) gibi girişimlerin ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Etkinlik süresince, girişimlerin teknoloji ve iş geliştirme alanlarına yönelik çözümlerine dair bilgilendirmeler yapacak olan şirket, aynı zamanda ziyaretçilere söz konusu şirketlerin faaliyet alanları hakkında bilgi verecek. Hektaş, ürün ve hizmet geliştiren girişimlerle buluşacak Hektaş, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini stratejik önceliklerinin merkezine yerleştiriyor. Bu vizyon doğrultusunda Take Off İstanbul etkinliğinde yerini alacak şirket, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı tarım teknolojileri üzerine çalışmalar yapan, ürün ve hizmet geliştiren girişimlerle bir araya gelecek. Etkinlik kapsamında şirket; iklim değişikliği, su krizi ve artan nüfusun beslenme ihtiyacına yönelik gıda arzı gibi küresel sorunlara yönelik çözüm üretmeye odaklanan girişimciler ve fikir sahipleriyle aynı ekosistemde buluşarak, yeni iş birliklerine, ortak projelere, yeni ürün ve hizmetlerin ticarileşmesine katkı sunmayı hedefliyor. Indisol ürün ve hizmetlerini tanıtacak OYAK tarafından 2023 yılında kurulan teknoloji şirketi Indisol ise etkinlikte; dijital dönüşüm, yapay zekâ, veri analitiği platformları, bulut ve teknoloji çözümleri, endüstriyel yapay zekâ uygulamaları, optimizasyon ve simülasyon dashboard’ları, RPA, AI Chatbot, siber güvenlik ve kurumsal yazılım uygulamalarına yönelik ürün ve hizmetlerini tanıtacak. Indisol, etkinlikte ayrıca dijital ve teknoloji dönüşümü odağıyla geliştirdiği uygulamalar hakkında şirketlere ve ziyaretçilere bilgi verecek.
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:20
OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, Tanger Med Limanı’nı inceledi
Lojistik sektörünün önde gelen firmalarından OMSAN Lojistik, Türkiye’yi "süper lojistik merkezine" dönüştürmek amacıyla Tanger Med benzeri bir liman kurmak için harekete geçti. Şirket, ayrıca dünyadaki tüm liman fırsatlarını da radarına aldı. OYAK Grubu’nun amiral gemilerinden biri olan OMSAN Lojistik, gerek kendi büyüme planlarını gerçekleştirmek gerekse Türkiye’yi bölgesinin lojistik merkezi haline getirmek için harekete geçti. OYAK’ın önümüzdeki 5 yıl içinde odaklanacağı sektörlerin başında lojistiğin gelmesinin OMSAN’ın stratejik kararlar vermenin arifesinde olmasının da en büyük dayanak noktalarından bir tanesi olduğu belirtildi. OMSAN, önce bölgesel sonra küresel güç haline gelmek isteyen OYAK Grubu’nun dünya arenasındaki güvenli limanı olmayı hedefliyor. Şirketin büyüme planının odağında dünya limanlarında söz sahibi olma stratejisi yattığı kaydedildi. OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu bu amaç doğrultusunda ilk ziyaretini Akdeniz’in en büyük limanlarından biri olan ve dünyanın en büyük 20 limanı arasında yer alan Fas Tanger Med Limanı’na gerçekleştirdi. "Türkiye için olmazsa olmaz proje" Türkiye’nin lojistik kapasitesini küresel ligde üst basamağa taşıyacak yeni yatırımlar ve vizyoner adımların sinyallerini veren Arıburnu, başta Marmara Bölgesi’nin olmak üzere Türkiye’nin artan ticaret hacmi, büyüyen otomotiv ihracatı ve demir yolu-deniz yolu entegrasyonu sayesinde Türkiye’nin Tanger Med benzeri bir "lojistik süper merkez" kurma potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Böyle bir merkezin, bölgesinin "Lojistik Üssü" olmayı hedefleyen Türkiye için olmazsa olmaz bir proje olduğunu kaydeden Arıburnu, "Türkiye böyle bir merkezi OMSAN öncülüğünde kurma potansiyeline sahip" dedi. OYAK’ın, Türkiye ekonomisinin en dinamik kurumsal güçlerinden biri olduğunu vurgulayan Arıburnu, "Elbette böylesine büyük vizyon ve projelere OYAK gibi güçlü kuruluşların öncülük etmesi gerekiyor. Biz Tanger Med benzeri bir liman inşa etmeyi arzuluyoruz. Çünkü, şu anda Türkiye’nin en büyük ve en kıymetli limanlarından Port Yarımca’yı Japon ortaklarımızla biz işletiyoruz. Bu konuda benzersiz bir deneyime sahibiz. OYAK’ın yön verdiği dönüşüm, ülkemizi bu hedefe taşıyacak en güçlü kurumsal iradedir. Bu ve benzeri liman projelerini değerlendirmek istiyoruz. Dünyada önümüze çıkacak fırsatlar için de radarımız açık" ifadelerini kullandı. "Lojistik tercih değil, yaşamsal gereklilik" Lojistik sektörünün ülkeler için önemine işaret eden Arıburnu, üretim ve ticaret süreçlerinde ulusal rekabet gücünün belirleyicisinin artık lojistik ve potansiyel olduğuna dikkat çekerek, "Bugün rekabeti belirleyen maliyet değil; hız, entegrasyon ve tedarik zinciri güvenliğidir. Bu nedenle Türkiye’nin entegre limanlara, güçlü denizciliğe, demiryolu entegrasyonuna yatırım yapması stratejik bir zorunluluktur. Bu yüzden lojistik artık bir tercih değil, ülke ekonomisinin yaşamsal bir gerekliliğidir" dedi. Tanger Med analizini ve izlenimlerini de aktaran Arıburnu, "Toplam 5 bin hektarlık sanayi ve lojistik alanı, 3 bin hektarlık geliştirilmiş yatırım bölgesi, bin 400’den fazla yatırımcıyla oluşan 17 milyar doların üzerindeki ekonomik hacim; Tanger Med’in neden dünya ligine çıktığını çok net gösteriyor" dedi. Arıburnu, "Dünya ticareti yeniden şekillenirken, Afrika, Avrupa ve Orta Doğu’nun kesişimindeki bu yapı artık sadece bir liman değil; üretim ve lojistikte bölgesel güç dağılımını değiştiren stratejik bir platform. Burası Afrika ve Orta Doğu’nun en büyük otomotiv üretim kapasitesine sahip; elektronik, tekstil, havacılık ve tarım sanayileriyle entegre bir üretim ekosistemi sunuyor. Küresel bağlantı gücü bu başarının temel taşı. 70 ülkeye, 180’den fazla limana erişim; Çin’e 20 günde, Rotterdam’a 3 günde, Amerika kıtasına 6 günde ulaşabilmek; bu yapıyı küresel tedarik zincirinin tam merkezine yerleştirmiş" ifadesini kullandı. "Türkiye küresel ticaretin kavşak noktası olacak" Tanger Med’in her yönüyle Türkiye için doğru ve gerçekçi bir model olduğunun altını çizen Arıburnu sözlerini şöyle tamamladı: "Aslında burada gördüğümüz şey, bir ülkenin üretimi, lojistiği ve küresel bağlantıyı tek bir stratejiye dönüştürdüğünde nasıl büyük bir sıçrama oluşturabileceğinin somut bir örneği. Bu model, Türkiye’nin lojistik üs olma vizyonu ile güçlü bir paralellik taşıyor. Orta Koridor’dan Kalkınma Yolu’na, Zengezur Koridoru’ndan liman yatırımlarımıza kadar yürüttüğümüz tüm stratejilerin sahadaki karşılığı işte burada çok net olarak okunabiliyor. Türkiye, jeopolitik avantajları, OYAK’ın uzun vadeli yatırımları, OMSAN’ın çok modlu operasyonel gücü, Türkiye’nin son 23 yılda yaptığı 300 milyar dolarlık altyapı yatırımı ve büyüyen ihracat ekonomisi ile lojistikte yeni bir çağın eşiğindedir. Türkiye’nin lojistik yükselişi artık inkar edilemez bir gerçek. Doğru yatırımlar, entegre limanlar ve akıllı lojistik ağlarıyla ülkemiz küresel ticaretin yeni kavşak noktası olacaktır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder