EKONOMİ
Antalya’da Şubat ayında meyve işlem miktar endeksi yüzde 21,34 azaldı 02 Mart 2026 Pazartesi - 11:52:35 Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) açıkladığı Şubat ayı hal endeks verilerine göre, meyve ve sebzede işlem miktarları hem aylık hem yıllık bazda gerilerken, fiyat endekslerinde artışlar yaşandı. Antalya Ticaret Borsası, Şubat 2026 dönemine ilişkin hal endeks değişim tablosunu paylaştı. Verilere göre Şubat ayında miktar endeksleri domateste 50, meyvede 26 ve sebzede 45 olarak gerçekleşirken; fiyat endeksleri domateste 4 bin 147, meyvede 3 bin 347 ve sebzede 4 bin 514 seviyesinde kaydedildi. Miktar endekslerinde hem aylık hem yıllık düşüş Şubat ayında miktar endeksi aylık bazda domateste yüzde 1,93, meyvede yüzde 21,34 ve sebzede yüzde 5,68 oranında azaldı. Yıllık bazda ise domateste yüzde 5,47, meyvede yüzde 18,52 ve sebzede yüzde 1,01 düşüş gerçekleşti. Açıklanan verilere göre, yıllık miktar endekslerinde domates, meyve ve sebze ortalama seviyelerde gerçekleşirken; yıllık fiyat endeksleri de genel olarak ortalama civarında kaydedildi. Domateste yüzde 88’lik yıllık fiyat artışı Şubat ayında domates fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 88,00 artış gösterdi. Aynı dönemde domatesin yıllık işlem miktarının yüzde 5,47 oranında azalması, fiyat endeksindeki yükselişte etkili oldu. Aylık bazda ise domates işlem miktar endeksi yüzde 1,93 gerilerken, işlem fiyat endeksi yüzde 6,61 düşüş kaydetti. Son 7 yılın Şubat ayları dikkate alındığında işlem miktar endeksi, ilgili dönemin en yüksek oranlı azalışlarından biri olarak kayıtlara geçerken, işlem fiyat endeksi ise 4’üncü en büyük düşüş olarak gerçekleşti. Meyvede miktar rekor düşerken fiyat yükseldi Şubat ayında meyve işlem miktar endeksi aylık bazda yüzde 21,34 azalarak dikkat çekici bir gerileme gösterdi. Aynı dönemde işlem fiyat endeksi yüzde 7,03 arttı. Yıllık bazda ise meyve fiyat endeksi yüzde 40,21 artarken, işlem miktarının yüzde 18,52 azalması fiyat artışında belirleyici oldu. Son 7 yılın Şubat ayları incelendiğinde, meyvede işlem fiyat endeksi 7’nci en büyük artış olarak kayıtlara geçti. Sebzede fiyat artışı yüzde 65’i aştı Sebze grubunda ise Şubat ayında işlem miktar endeksi aylık yüzde 5,68 azalırken, işlem fiyat endeksi yüzde 8,75 artış gösterdi. Yıllık bazda sebze fiyat endeksi yüzde 65,48 yükselirken, işlem miktarındaki yüzde 1,01’lik düşüş fiyat artışında etkili oldu. Son 7 yılın Şubat ayları dikkate alındığında sebze işlem miktar endeksi 4’üncü en büyük azalış olarak kaydedilirken, işlem fiyat endeksi ise 5’inci en büyük artış olarak gerçekleşti. 7 yıllık ortalamaya göre tablo Şubat ayında son 7 yılın verileri dikkate alındığında domates ve sebze satış miktarı ortalama seviyelerde gerçekleşirken, meyve satış miktarı ortalamanın altında kaldı. Domates, meyve ve sebzede fiyat seviyesi ise genel olarak ortalama civarında kaydedildi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:48 ATO Başkanı Baran: "2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile tamamlamamız son derece kıymetli" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Yakın coğrafyamızda süren savaş ve çatışmalar, enerji maliyetleri iş dünyamız üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Böyle bir ortamda 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile tamamlamamız son derece kıymetli" dedi. ATO Başkanı Baran, yazılı bir açıklama yaparak Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi. Baran, küresel ekonomide belirsizliklerin, sıkı para politikalarının ve jeopolitik risklerin devam ettiği bir dönemde kaydedilen yüzde 3,6’lık yıllık büyümenin dikkat çekici olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Dünya ekonomisinde enflasyonla mücadele politikalarının sürdüğü, finansmana erişimin zorlaştığı, ticarette korumacı eğilimlerin arttığı bir konjonktürdeyiz. Yakın coğrafyamızda süren savaş ve çatışmalar, enerji maliyetleri, yeşil dönüşüm yatırımları ve tedarik zincirlerinde yeniden yapılanma süreci iş dünyamız üzerinde ciddi baskılar oluşturuyor. Böyle bir ortamda 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile tamamlamamız son derece kıymetli. Bu tablo, özel sektörümüzün dinamizmini ve ekonomimizin sağlam temeller üzerinde ilerlediğini gösteriyor." "Yüzde 8,8 oranında gerileyen tarım sektörünü de mercek altına almalıyız" Büyümeyi sektörler bazında da değerlendiren Baran, inşaat, bilgi-iletişim, ticaret, konaklama gibi alanların ekonomiye katkısının sürdüğünü ifade etti. Sanayi, gayrimenkul faaliyetleri, insan sağlığı sektörlerindeki sınırlı büyümenin incelenmesi ve bu alanlarda daralmayı önleyici tedbirler alınması gerektiğini kaydeden Baran, "Aynı şekilde yüzde 8,8 oranında gerileyen tarım sektörünü de mercek altına almamız ve iklim değişikliği gibi tüm etkilere rağmen sektörü büyütecek tedbirleri gündeme taşımamız elzem" diye konuştu. 2025 yılının tamamında elde edilen yüzde 3,6’lık büyümenin ve 18 bin 40 dolarlık kişi başına milli gelirin, Orta Vadeli Program hedefleriyle uyumlu bir performansa işaret ettiğini ifade eden Baran, sürdürülebilir ve kalıcı büyüme için finansman imkanlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "İş dünyası olarak üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemiz için değer oluşturmaya devam edeceğiz" Enflasyonla mücadele sürecinde başarı adımlar atılmasıyla birlikte finansman şartlarının daha elverişli hale geldiğini aktaran Baran, "Ekonomimizin omurgası, üretimin, istihdamın ve ihracatın ana taşıyıcısı olan KOBİ’lerimizin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, yatırım iştahının desteklenmesi ve verimlilik artışına yönelik adımların hızlandırılması büyümenin devamlılığı açısından büyük önem taşıyor. Enflasyonla mücadele sürecinde başarı adımlar atılmasıyla birlikte finansman şartlarının daha elverişli hale gelmesi, büyümenin daha güçlü ve dengeli bir zemine oturmasını sağlayacaktır. İş dünyası olarak üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemiz için değer oluşturmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Baran, ekonomik istikrarın güçlenmesi ve reform adımlarının kararlılıkla sürdürülmesinin, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde daha yüksek ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına ulaşmasını destekleyeceğini de sözlerine ekledi.
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:39 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Ekonomimiz, küresel gelişmelerden kaynaklanabilecek dışsal şoklara karşı üretim altyapısına sahiptir" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Ekonomimiz, küresel ve jeopolitik gelişmelerden kaynaklanabilecek dışsal şoklara karşı dayanıklılığını koruyacak kurumsal kapasiteye ve üretim altyapısına sahiptir" dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, resmi sosyal medya hesabından Türk özel sektörünün küresel ve bölgesel dalgalanmalara karşı dirayetli olduğunu belirttiği bir paylaşım yaptı. Hisarcıklıoğlu, Türk ekonomisinin küresel ve jeopolitik gelişmelerden kaynaklanabilecek dış etkenlere karşı dayanıklılığını koruyacak kurumsal kapasiteye ve üretim altyapısına sahip olduğunu bildirdi. "Ekonomimiz, küresel gelişmelerden kaynaklanabilecek dışsal şoklara karşı üretim altyapısına sahiptir" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Türkiye ekonomisinin temelleri güçlüdür. Türk özel sektörü küresel ve bölgesel dalgalanmalara karşı dirayetlidir. Ekonomimiz, küresel ve jeopolitik gelişmelerden kaynaklanabilecek dışsal şoklara karşı dayanıklılığını koruyacak kurumsal kapasiteye ve üretim altyapısına sahiptir. Ekonomi yönetiminin fiyat istikrarı, finansal istikrar ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda gerekli adımları kararlılıkla attığını ve atmaya devam edeceğini görüyoruz. Piyasalarda sağlıklı işleyişi zedeleyebilecek spekülatif haberlere itibar edilmemelidir. İş dünyamıza çağrımız nettir. Türkiye’nin üretim gücüne, ihracat kapasitesine ve girişimcilik dinamizmine güvenerek ortak sorumlulukla hareket etmeliyiz."
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:37 Başkan Yalçın: "2025 yılı büyüme rakamı sevindiricidir" Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyuyla paylaşılan, 2025 yılı büyüme rakamını değerlendirdi. Başkan Yalçın, "Türkiye ekonomisinin 2025 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasılası (GSYH) bir önceki yıla oranla yüzde 3,6 artış gösterdi. GSYH 2025 yılı dördüncü çeyreğinde yüzde 3,4 artış gösterdi. Türkiye ekonomisi üst üste 22 çeyrek büyüme başarısı göstermiş oldu" dedi. Başkan Mehmet Yalçın, "Küresel ekonomik gelişmeler ve bölgesel risklere rağmen Türkiye’nin 2025 yılında elde ettiği büyüme rakamı sevindiricidir. 2025 yılı genelinde sağlanan pozitif yönlü büyüme oranları, küresel belirsizliklere rağmen, ekonomimizin güçlü yapısını bir kez daha teyit etmiştir" diye konuştu. Küresel jeopolitik görünümün giderek daha zor bir hale geldiğine değinen Başkan Yalçın, "Enerjiye ulaşmadaki maliyet artışı, ticaret yollarının yeniden şekilleniyor olması, tüm dünyadaki korumacı anlayışlar ve ABD’nin uyguladığı aşırı vergi oranları süregelmektedir. Önemli bir üretim kapasitesine sahip olan Çin’in tüm dünyadaki ülkelerin sanayilerini etkilemesi de ayrıca önem arz etmektedir. Değişen küresel ekonomik yapıda; Türkiye’nin, Çin başta olmak üzere rekabet edilen tüm ülkelere karşı kapsamlı bir ekonomi politikası oluşturması ve planlamaların yapması kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı. Yalçın, "2025 yılı büyüme rakamlarının sektörlere göre dağılımına bakıldığında sanayi sektörü yüzde 2,9 büyüme sağlamıştır. Daha fazla büyüme rakamına ulaşılabilmesi için sanayicilere düşük faizli finansman sağlanması, daha fazla yatırıma teşvik edici vergi avantajlarının getirilmesi ve üretimimizi güçlü kılacak mekanizmaların devreye alınması gereklidir. İstihdamda, enerjide ve lojistikte maliyetlerin düşürülmesi, rekabet edilebilirliğinin sağlanması için gereklidir. Sanayicilerimizin üretimde ihtiyaç duydukları ara mamul ve hammadde gibi dış bağımlı başlıklarda maliyetlerin aşağıya çekilebilmesi beklentimizdir" şeklinde konuştu. Başkan Mehmet Yalçın değerlendirmesinde, 2025 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat sektörü toplam katma değeri yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 8,0, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 4,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 4,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,0, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,8, sanayi yüzde 2,9, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7 arttığını, tarım sektörünün ise yüzde 8,8 azalma gösterdiğini vurguladı. Yalçın, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 41,4 artarak 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL olduğunu belirterek, GSYH’nin dördüncü çeyrek değerinin cari fiyatlarla 438 milyar 605 milyon dolar olarak gerçekleştiğini aktardı.
ETSO’dan istihdama yeni hamle: Sigortacılık sektörü için imzalar atıldı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:46 ETSO’dan istihdama yeni hamle: Sigortacılık sektörü için imzalar atıldı Erzurum iş dünyasının nitelikli eleman sorununa nokta atışı çözümler üreten ETSO, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile İŞKUR Genel Müdürlüğü arasında yürürlüğe giren Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı (NİYEP) çerçevesinde, Erzurum’da "Sigortacı" mesleği için hazırlanan İstihdam Garantili Mesleki Eğitim Kursu (MEK) protokolü hayata geçirildi. ETSO Yönetim Kurulu Salonu’nda düzenlenen imza törenine; TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Erzurum Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürü Abdulkadir Mutlu ile ETSO Meclis Başkan Vekili Serkan Daş katıldı. 16 Firma İçin 50 Kişilik İstihdam Garantisi İmzalanan protokol ile ETSO’ya talepte bulunan 16 sigorta firmasının personel ihtiyacı doğrudan karşılanacak. Proje kapsamında belirlenen 50 kişilik kontenjan için eğitim süreci, 2 Şubat ve 11 Şubat tarihlerinde oluşturulan iki ayrı grupla başladı. İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından toplam 13 Milyon TL ödenek tahsis edilen projede, kursiyerler hem teorik hem de pratik eğitim alarak mesleğe hazırlanacak. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyerlerin en az yüzde 60’ı, talep sahibi firmalarda en az 12 ay süreyle istihdam edilecek. NİYEP’te "Türkiye Birincisi" Erzurum oldu Törende, ETSO ve İŞKUR işbirliğinin Erzurum’u istihdamda zirveye taşıdığına dikkat çekildi. 2025 yılı genelinde NİYEP kapsamında yürütülen başarılı çalışmalar neticesinde Erzurum, 81 il arasında "Türkiye Birincisi" olma başarısını gösterdi. Bu süreçte çağrı merkezinden plastik imalatına kadar farklı sektörlerde düzenlenen toplam 128 kursta, 3 bin 232 kişi mesleki eğitim aldı. Şu ana kadar bin 654 kişinin istihdam edildiği ve şehre 430 Milyon TL’lik kaynağın kazandırıldığı istihdam seferberliği, bugün imzalanan sigortacılık protokolü ile güçlenerek devam ediyor
Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyonlarda 4,6 milyar lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi
13 Şubat 2026 Cuma - 09:38 Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyonlarda 4,6 milyar lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimlerince gerçekleştirilen 3 ayrı operasyonda 4 milyar 617 milyon lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildi. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat birimleri kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, gerçekleştirilen 3 ayrı operasyonda 4 milyar 617 milyon lira değerinde ilaç ve uyuşturucu madde ele geçirildiği belirtildi. Bakanlık açıklamasında operasyonlara ilişkin şu bilgilere yer verildi: "Operasyona ilişkin Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı’nda gerçekleştirilen operasyonda; Bulgaristan’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere gelen ve transit olarak Gürcistan’a gideceği anlaşılan TIR’da yapılan kontroller neticesinde 886 kilo esrar ele geçirilmiştir. Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda; Hindistan’dan Türkiye’ye gelen konteyner içerisinde 440 bin adet etken maddesi pregabalin ve celecoxib cinsi ilaç yakalanmıştır. Gürbulak Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince Gürbulak Gümrük Kapısı’nda gerçekleştirilen operasyonda; fırça cinsi eşya içerisine gizlenmiş vaziyette 200 kilo metamfetamin ele geçirilmiştir." Yakalanan uyuşturucu maddelerin imha edildiği aktarılan açıklamada, Gerçekleştirilen bu operasyonlar neticesinde, ülke ekonomisine zarar veren, toplum sağlığını tehdit eden ve özellikle gençlerimizi hedef alan yasa dışı faaliyetlere ağır darbe vurulmuştur. Gümrükler Muhafaza Teşkilatımız; kamu düzeninin korunması, ekonomik güvenliğin sağlanması ve halk sağlığının muhafazası hedefleri doğrultusunda, kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretiyle mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürecektir. Olaylarla ilgili olarak Edirne, Mersin ve Doğubeyazıt Cumhuriyet Başsavcılıklarınca soruşturma başlatılmıştır" açıklamasında bulunuldu.
Elektrik dağıtım şirketinden Orta Karadeniz’e 62 milyar TL’lik yatırım
13 Şubat 2026 Cuma - 09:09 Elektrik dağıtım şirketinden Orta Karadeniz’e 62 milyar TL’lik yatırım Samsun merkezli elektrik dağıtım şirketi 2026–2030 dönemini kapsayan yatırım ve bakım programı kapsamında Samsun, Ordu, Çorum, Amasya ve Sinop’ta toplam 62 milyar TL tutarında yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. "Geleceğin enerji altyapısını inşa etme" vizyonuyla hareket eden şirket, dijitalleşme ve proaktif müdahale sistemleriyle kesintisiz enerji arzında çıtayı yükseltmeyi hedefliyor. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), Orta Karadeniz’in enerji altyapısını daha modern, dayanıklı ve akıllı bir yapıya dönüştürmeyi hedefleyen 2026–2030 yatırım ve bakım programını açıkladı. 62 milyar TL’yi aşan bu bütçe; şebeke yenileme, kapasite artış, genişleme yatırımlarından yeni dağıtım trafo merkezlerine, yeraltı kablo projelerinden ileri teknoloji dijital izleme sistemlerine kadar geniş bir operasyonel yelpazeyi kapsıyor. Bakım programı ile kesintilere karşı proaktif yaklaşım Yatırım programına ek olarak bakım programı çerçevesinde; arıza önleyici periyodik bakım faaliyetleri, havai hat ve direk kontrolleri, trafo bakım ve revizyon çalışmaları, izolasyon iyileştirmeleri, şebeke temizlik ve hat altı budama faaliyetleri ile iklim kaynaklı riskleri azaltmaya yönelik güçlendirme uygulamaları yürütülecek. Bu çalışmalar, hem kesinti sürelerinin azaltılmasına hem de enerji arz güvenliğinin artırılmasına doğrudan katkı sağlayacak çalışmaları kapsıyor. 2 buçuk milyonu aşkın aboneye operasyon YEDAŞ’tan alınan bilgilere göre, elektrik dağıtım şirketi hizmet verdiği bölgede yıllık toplam elektrik tüketimi yaklaşık 6 TWh seviyesinde gerçekleşiyor. Tüketimin yüzde 45’i mesken, yüzde 32’i ticarethane, yüzde 15’i sanayi, yüzde 6’sı aydınlatma ve yüzde 2’si tarımsal sulama abonelerinden oluşuyor. Toplam iki buçuk milyonu aşkın aboneye hizmet sunan şirket; 88 bin kilometreyi aşan dağıtım hattı, 22 bini aşkın trafo ve 600 bini aşkın aydınlatma armatürü ile bölgenin enerji altyapısını yönetiyor. 2 bin 500’ü aşkın personeliyle 7 gün 24 saat esasına göre görev yapan şirket, Orta Karadeniz’in engebeli coğrafyası ve zorlu iklim şartlarına rağmen enerji arz güvenliğini kesintisiz şekilde sürdürmeyi hedefliyor. Kesinti sürelerinde tarihi iyileşme ve 2030 vizyonu Şirketin gerçekleştirdiği şebeke yenileme yatırımları ve dijital izleme sistemleri, hizmet kalitesine somut şekilde yansıyor. Müşteri başına ortalama kesinti süresini ifade eden SAIDI verilerine göre 2019 yılında bin 513 dakika olan kesinti süresi, 2024 itibarıyla 650 dakikaya geriledi. Şirket, 2030 yılına kadar bu süreyi 480 dakikaya indirmeyi hedefliyor. Benzer şekilde, müşteri başına ortalama kesinti sayısını gösteren SAIFI göstergesinde de önemli bir iyileşme sağlandı. 2019 yılında 17,6 olan yıllık kesinti sayısı, 2025’te 10,0 seviyesine düşürüldü. 2030 hedefi ise bu değerin 6,1 seviyesine indirilmesi olarak açıklandı. Bu iyileşme, planlı bakım faaliyetleri, şebeke güçlendirme yatırımları, Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) ile proaktif arıza tespiti ve dijital kontrol altyapısının yaygınlaştırılması sayesinde sağlandı. Şirketin 2030 vizyonu doğrultusunda Orta Karadeniz’de daha az kesinti yaşanan, daha dayanıklı ve daha güçlü bir şebeke yapısını kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor. Dijital dönüşüm: AGİS ile ihbardan önce müdahale YEDAŞ, dijitalleşme yatırımlarıyla klasik şebeke işletmeciliği anlayışının ötesine geçerek veri temelli ve proaktif bir yönetim modelini hayata geçiriyor. Bu dönüşümün en önemli adımlarından biri olan Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) sayesinde şebekenin yüzde 99’u uzaktan izlenebilir hale geldi. AGİS ile arızalar, vatandaşlardan herhangi bir ihbar gelmeden tespit ediliyor; ekipler hızla sahaya yönlendirilerek müdahale süreci başlatılıyor. Bu yaklaşım, kesinti sürelerinin azaltılmasına ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine doğrudan katkı sağlıyor. Dijital altyapı yatırımları kapsamında Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) haberleşme oranı da yüzde 99 seviyesine ulaştı. Elektrik üretiminin tamamı uzaktan izlenirken, sokak aydınlatma sistemleri yüzde 100 oranında dijital altyapı üzerinden yönetiliyor. Böylece şebeke performansı anlık olarak takip ediliyor, operasyonel verimlilik artırılıyor ve hizmet süreçleri daha şeffaf bir yapıya kavuşuyor. Genel Müdür Yunus Emre Bilgi: "Enerji geleceğini inşa ediyoruz" Yatırım sürecine dair stratejik hedefleri paylaşan YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, "Biz yalnızca bugünün enerji ihtiyacını karşılayan bir altyapı kurmuyoruz; bölgemizin enerji geleceğini inşa ediyoruz. Dağınık yerleşim ve zorlu iklim şartlarına rağmen, güçlü mühendislik altyapımız ve 2 bin 500’ü aşkın personelimizle en zorlu şartlarda dahi kesintisiz enerji sunuyoruz. Hedefimiz; daha dayanıklı, daha dijital ve müşteri deneyimini merkeze alan bir sistemi kalıcı hale getirmektir" ifadelerini kullandı. Elektrikli araçlar, ısı pompaları ve yeni teknolojiler Elektrik dağıtım şirketinden yapılan açıklamada 2026–2030 dönemini kapsayan yatırım yaklaşımı yalnızca bugünün şebeke ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda gelecekte elektrik talebini hızla artırması beklenen yeni teknolojilere yönelik hazırlıkları da içerdiği belirtildi. Elektrikli araçların yaygınlaşması, ısı pompası kullanımının artması, yeni nesil sanayi teknolojileri ve dijitalleşmenin etkisiyle bölgede elektrik tüketim profilinin değişmesi bekleniyor. Bu kapsamda şirket kapasite artırımı, şebeke güçlendirme, trafo merkezi yatırımları ve dijital izleme altyapısıyla, geleceğin talebini karşılayacak öncü altyapı çalışmalarını hayata geçiriyor. Kayıp-kaçakla mücadele Elektrik dağıtım şirketi yürütülen teknik ve operasyonel çalışmalar sonucunda kayıp-kaçak oranının yüzde 5,79 seviyesine gerilediğini açıkladı. Bu sonucun; şebeke yenileme yatırımları, ekonomik ömrünü tamamlamış iletkenlerin yenilenmesi, teknik kayıpları azaltmaya yönelik mühendislik uygulamaları ve yük dengeleme çalışmalarıyla elde edildiği belirtildi. Şirket, kaçak kullanımın önlenmesine yönelik saha denetimlerini artırırken, risk analizine dayalı kontrol mekanizmaları ve veri odaklı izleme sistemleriyle kayıp-kaçakla mücadeleyi sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürdü. Akıllı sayaç uygulamaları, Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) ve Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) sayesinde şebeke üzerindeki enerji akışı anlık olarak takip ediliyor; olağan dışı tüketim hareketleri hızlı biçimde tespit edilerek etkin müdahale sağlanıyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde YEDAŞ, hem teknik kayıpların azaltılması hem de adil ve güvenli enerji kullanımının sağlanması konusunda istikrarlı bir performans ortaya koyuyor.
Gümüşhane’nin coğrafi işaretli lezzeti Siron’da Ramazan hazırlığı başladı
13 Şubat 2026 Cuma - 09:09 Gümüşhane’nin coğrafi işaretli lezzeti Siron’da Ramazan hazırlığı başladı Gümüşhane’nin tescilli lezzeti ve Ramazan sofralarının baş tacı olan "Gümüşhane Sironu", yaklaşan on bir ayın sultanı öncesinde evlerde hummalı bir çalışmayla hazırlanıyor. Kadınların imece usulüyle bir araya gelerek hazırladığı hem pratikliği hem de doyuruculuğuyla bilinen bu coğrafi işaretli ürün, sahur ve iftar sofralarını süslemek için gün sayıyor. Gümüşhane mutfağının asırlık mirası olan ve 2018 yılında tescillenerek coğrafi işaret alan Gümüşhane Sironu, Ramazan ayı öncesinde şehrin dört bir yanındaki mutfaklarda yeniden hayat buluyor. Geleneksel yöntemlerin yaşatıldığı hazırlık sürecinde, komşular bir araya gelerek imece usulüyle sironlar hazırlanıyor. Hamurdan Sofraya Uzanan Titiz Yolculuk Sironun hazırlık süreci, sadeliği ve emeği bir araya getiriyor. Un, su ve tuzun yoğrulmasıyla elde edilen hamur, maharetli ellerde ince yufkalar halinde açılıyor. Odun ateşinde veya modern ocaklardaki sacların üzerinde pişirilen yufkalar, henüz sıcakken rulo haline getirilip küçük parçalar şeklinde kesiliyor. Ardından fırınlanarak kurutulan sironlar, uzun süre muhafaza edilebilme özelliği sayesinde Ramazan boyunca pratik bir çözüm sunuyor. "Sahurda Tok Tutuyor, İftarda Pratiklik Sağlıyor" Hazırlık yapan Gümüşhaneli kadınlardan Bina Yıldırım, sironun özellikle kolaylığı nedeniyle tercih edildiğini belirterek, "Yemeklerin yanında mutlaka bir çeşit olarak bulunduruyoruz. İster sahurda ister iftarda, yoğurdunu döküp hemen hazır hale getiriyoruz" dedi. Bir diğer maharetli el Hacer Yurt ise sironun sadece yoğurtlu değil; kıymalı, sütlü ve hatta şerbetli tatlı versiyonlarının da yapıldığını vurgulayarak ürünün mutfaktaki zenginliğine dikkat çekti. Geleneksel İmece Ruhu Yaşıyor Hazırlıklara on gün önceden başladıklarını ifade eden Cevriye Berker, bu sürecin aynı zamanda bir sosyal etkinlik olduğunu belirtti. Berker, eskiden odun ateşinde yapılan bu işlemin günümüzde modern ocaklarda devam ettiğini, ancak lezzetinden ve paylaşma ruhundan hiçbir şey kaybetmediğini ifade etti. Hem evlerde geleneksel olarak üretilen hem de kentteki işletmeler tarafından endüstriyel olarak satışa sunulan Gümüşhane Sironu, bölge ekonomisine ve turizmine de önemli bir katkı sunmaya devam ediyor.
Mersin tekstili için küresel açılım adımı
12 Şubat 2026 Perşembe - 23:59 Mersin tekstili için küresel açılım adımı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) tarafından tekstil sektörüne yönelik planlanan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda, projeye ilişkin başvuru şartları, destek kapsamı ve izlenecek süreç hakkında teknik bilgiler paylaşıldı. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın da katıldığı toplantıda, hedef firmaların doğrudan yurtdışı pazarlara açılmasının sağlanması, UR-GE desteğinden yararlanan firmaların aralarında MTSO’nun da yer aldığı Avrupa İşletmeler Ağı konsorsiyumu ile eşleştirilerek uluslararası pazarlarda kalıcı olmalarına yönelik stratejilerin oluşturulmasının hedeflendiği vurgulandı. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in tekstil sektöründeki potansiyeline dikkat çekerek sektör temsilcilerinin birlik içinde hareket etmesinin önemine işaret etti. Yakın zamanda düzenlenen uluslararası fuarın bu gücü ortaya koyduğunu belirten Çakır, "Birlikte hareket ederek sektörümüzün gücünü gösterdik. Aynı birlikteliği sürdürerek UR-GE projesini hayata geçirmeli ve yeni başarı hikayeleri yazmalıyız" dedi. Türkiye genelinde tekstil sektörünün zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Çakır, Mersin’in bu süreçte olumlu bir tablo ortaya koyduğunu belirtti. UR-GE projesi kapsamında verilecek eğitimler, ihtiyaç analizleri ve hedef pazar ziyaretlerinin firmaların rekabet gücünü artıracağını kaydeden Çakır, küresel rekabetin giderek sertleştiğini dile getirdi. Hindistan’ın önemli bir rakip olarak öne çıktığını belirten Çakır, "Eksiklerimizi hızla giderdiğimiz takdirde dünya pazarlarında yer alamayacağımız bir ülke yok. Fırsatlar artık kendiliğinden gelmiyor. Proaktif davranarak yeni pazarlara açılmalıyız. Mersin’in yeni başarı hikayelerine ihtiyacı var. Tekstil devini artık küresel pazarlara taşıma zamanı" ifadelerini kullandı.
Bakan Bayraktar: "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz"
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:58 Bakan Bayraktar: "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" Türkiye Petrolleri (TPAO) ile İngiliz enerji devi BP’nin petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik mutabakat zaptı töreninde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "En temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" dedi. TPAO, 8 Ocak’ta Exxonmobil ve 5 Şubat’ta da Chevron ile yaptığı anlaşmaların ardından petrol ve doğal gaz aramaları konusunda geliştirdiği iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. TPAO ile İngiliz enerji şirketi BP, petrol ve doğal gaz alanında stratejik iş birliğine yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Mutabakat zaptına TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile BP Uluslararası Petrol ve Doğal Gaz İş Geliştirme Başkanı Andrew McAuslan imza koydu. Bakan Bayraktar’ın refakat ettiği mutabakat zaptı, petrol ve doğal gaz sahalarının geliştirilmesi, arama potansiyeli bulunan alanların değerlendirilmesi ile petrol ihracat kapasitesi ve doğal gaz taşıma altyapısı konularında uluslararası ve bölgesel düzeyde iş birliği yapılmasına yönelik bir çerçeve ortaya koyuyor. Bayraktar, imza töreninin ardından anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2028’de TPAO’nun yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline geleceğine işaret eden Bakan Bayraktar, söz konusu üretimi 1 milyon varile çıkarmak hedefiyle bu adımları attıklarını söyledi. "Başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz" Türkiye Petrolleri ile BP’nin daha önce de iş birliği yaptığı projeler olduğunu hatırlatan Bakan Bayraktar, bugün imzalanan mutabakat zaptıyla bu iş birliğini farklı sahalara ve farklı ülkelere götürmek istediklerini belirterek, "Burada en temel öncelikli projemiz Irak’ta iş birliği. Özellikle başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta iş birliğine bakıyoruz. Yine ortak konularımızdan bir tanesi Libya. Libya’da iş birliğini düşünüyoruz. Orta Asya’da Kazakistan ve Azerbaycan’da farklı projeler noktasında da bu iş birliklerini değerlendireceğiz. İnanıyorum ki bu yıl içerisinde bunlarla ilgili somut gelişmeleri kamuoyumuzla paylaşırız" diye konuştu. Yeni anlaşma yolda Gelecek hafta bir anlaşma daha imzalayacaklarını ifade eden Bayraktar, "Diğeri daha farklı bir anlaşma; daha somut ve net, yeri ve ülkesi belli bir ortaklık yapacağız. Onu da önümüzdeki hafta imzalamayı planlıyoruz" dedi. "Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak" TPAO’nun dün Libya’da düzenlenen ihalede biri denizde, biri de karada olmak üzere iki blokta ruhsat alma hakkı kazandığını hatırlatan Bakan Bayraktar, "Libya yaklaşık 17 yıl aradan sonra ilk kez böyle bir uluslararası ihaleye çıktı. İki blokta teklif vermiştik, o iki blokta da bu ruhsatı almaya hak kazandık. Bu sefer İspanyol ortağımız Repsol ile birlikte doğal gaz ve petrol arayacağız. Türkiye Petrolleri, bu sahalarda hem karada hem denizde yüzde 40 ortak olacak. Denizdeki sahada ortaklarımızdan bir tanesi de Macar MOL şirketi. Onlarla da önemli bir stratejik iş birliğimiz var. ‘Dışarıda büyüme stratejimizin’ gereği olarak adımları ilerletiyoruz. Bu hedefi önümüzdeki süreçte daha güçlü bir şekilde geliştireceğimiz projelerle yakalayacağız" değerlendirmesini yaptı.
2. el araç pazarında ‘16 yaş ve üzeri’ devrimi
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:53 2. el araç pazarında ‘16 yaş ve üzeri’ devrimi Quick Finans ev sahipliğinde gerçekleşen ‘2. El Oto’nun Yıldızları Çalıştay ve Ödül Programı’nda, kredi engelini aşan ‘16 yaş ve üzeri’ hamlesi ve Ticaret Bakanlığı’nın 2. el oto pazarına yönelik projeleri katılanlardan büyük ilgi gördü. ‘Türkiye Otomotiv Pazarını 2. El Belirler’ mottosuyla Türkiye’nin ilk 2. El Oto Zirvesi’nde ve takiben Ankara ve İzmir Bölge Çalıştaylarında bir araya gelen 2. El oto ekosistemi, bu kez 6-8 Şubat tarihleri arasında Kıbrıs’ta düzenlenen organizasyonda bir araya geldi. Quick Finans’ın ev sahipliğindeki programda 2. el otomotiv ticaretinde güven, dijitalleşme ve finansman modelleri tüm yönleriyle ele alındı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, grubun 2017 yılında Quick Sigorta ile başlayan yolculuğunun bugün finansal bir ekosisteme dönüştüğünü vurguladı. Dünyadaki örneklerin aksine Türkiye’de sistemin önce bankalar üzerinden kurulduğuna dikkati çeken Yaşar, holding olarak bu yapıyı sigorta ve fon oluşturan şirketlerle entegre bir hale getirdiklerini belirtti. Grubun temel amacının iş ortaklarıyla rekabete girmek değil, acenteleri ve bayileri birer ‘finansal market’ haline getirmek olduğunu ifade eden Yaşar, bu modelin detaylarını paylaştı. Sadece sigorta veya kredi ile sınırlı kalmayıp gayrimenkulden mobiliteye kadar grubun ürettiği tüm enstrümanların satışında acentelere rol verileceğini belirten Yaşar, bu sayede iş ortaklarının bütünleşik hizmet sunan merkezlere dönüşeceğini kaydetti. Koruma açığına karşı KASKONOMİQ ve birikim odaklı ‘Lüküs Hayat’ Sektördeki koruma açığına yönelik çözümlere değinen Yaşar, Türkiye’deki araçların yüzde 75’inin kaskosuz olduğu gerçeğinden hareketle geliştirilen KASKONOMİQ ürününün önemine değindi. Sigorta şirketlerinin genellikle belirli yaşın üzerindeki araçları sistem dışı bıraktığını hatırlatan Yaşar, KASKONOMİQ ile riskin tamamını üzerinde taşıyan vatandaşlara, trafik sigortası primlerine yakın bedellerle muafiyetli bir koruma sağladıklarını aktardı. Özellikle gençlerin otomobile erişimini kolaylaştırmak amacıyla kurgulanan Lüküs Hayat Sigortası hakkında da bilgi veren Yaşar, bu ürünün döviz bazlı bir birikim modeli sunduğunu belirtti. Belirli bir birikim seviyesine ulaşan kullanıcılara grup bünyesindeki QCAR Mobilite üzerinden tek taraflı bir taahhütle otomobil alma garantisi verdiklerini ifade eden Yaşar, sigortanın bu yönüyle bir hayat planlama aracına dönüştüğünü vurguladı. Mobilite ve gayrimenkulde sigorta güvencesi Ekosistemin mobilite ayağında QCAR Mobilite ile yıllık 200 bin gün ikame kiralama hacmine ulaştıklarını belirten Yaşar, 2026 yılı hedeflerinin 81 ilin tamamında hizmet ağını canlandırmak olduğunu söyledi. İnşaat sektöründe ise müteahhitlikten ziyade ‘gayrimenkul geliştirme’ odaklı ilerlediklerini ifade eden Yaşar, bina tamamlama sigortasının önemine dikkati çekti. İstanbul Kurtköy’deki Quick Residence projesinin Türkiye’de temelden itibaren yüzde 100 teslim garantili ve sigorta korumalı nadir projelerden biri olduğunu hatırlatan Yaşar, bu projelerin aynı zamanda acenteler için yeni birer komisyon geliri kapısı olacağını da sözlerine ekledi. Pazarda 16 yaş ve üzeri devrimi ve satış rekorlarındaki servet etkisi 2. el oto ekosistemini tüm paydaşları ile kapsayacak iş modelleri ile sahiplenme ve iş birlikleri ile grubun gücünü katarak gelişimine katkı sunma vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ ise, 2. el pazarının sıfır araç pazarının 8 ila 10 katı büyüklüğünde devasa bir ekosistem olduğunu belirterek, son 3 yılda pazarda yaşanan rekorlar serisinin temel dinamiklerinin elektrikli araçlarda çağın dönüşümü ile SUV araçlarla gelen teknoloji dönüşümü ve reel fiyatlarda düşüş olduğunu, ‘altın fiyatlarındaki artışa bağlı servet etkisi’nin de arz esnekliği olan otomotiv sektöründe talebe yansıdığını vurguladı. Finansmana erişimdeki engellerin aşılmasına yönelik olarak devrim niteliğindeki bir gelişmeyi de paylaşan Karadağ, bankacılık ve finans sektöründe uygulanan 15 yaş sınırıyla kredi dışı kalan araç parkı için Quick Finans’ın, Quick Sigorta’dan Kaskonomiq ile sigortalı 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağını duyurdu. Karadağ, bu ay itibarıyla hayata geçecek bu modelin finansa ve araca erişilebilirliği artırarak pazarın büyümesine ciddi katkı sağlayacağını belirtti. Kredi dışı kalan 6,5 milyon araç için yeni finansman modeli Finansmana erişimde sektördeki en büyük bariyerlerden biri olan ‘yaş sınırı’ konusuna çözüm getirdiklerini müjdeleyen Karadağ, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’deki 33,6 milyonluk araç parkının yüzde 37’si 16 yaş ve üzeri araçlardan oluşuyor. Bu grup büyük ölçüde kredi imkanlarından yoksun. Quick Finans olarak bu ay itibarıyla 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağız. Yaş sınırıyla kredilendirme dışı kalan yaklaşık 6,5 milyonluk araç parkı, bu hamleyle sisteme dahil olacak. Bu model sadece satış hacmini değil, yaygın bir şekilde uygulanan takas sistemine de katkı sağlayarak pazarın sürdürülebilir ve istikrarlı gelişimini de destekleyecektir." Sektörel trendlerde SUV ve elektrikli araç dominasyonu Pazarın segment bazlı dikkat çeken dönüşüm ve trendlerine de değinen Karadağ, hibrit ve elektrikli araç satışlarının son 3 yılda yüzde 576 gibi rekor bir büyüme sergilediğini, SUV modellerin pazar payının ise yüzde 61,9 seviyesine ulaştığını aktardı. Tüketici tercihlerindeki bu radikal dönüşümün finansman ihtiyaçlarını da çeşitlendirdiğini belirten Karadağ, Quick Finans olarak her ay yayınladıkları 2. El Oto Raporu ile bu verilerin analiz ve yorumlarını şeffaf bir şekilde sektörle paylaşarak, piyasaya ışık tutmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Ekspertizde Merkezi Bilgi Sistemi hakkında bilgi verildi Toplantıda konuşan Ticaret Bakanlığı Otomotiv Ticareti Daire Başkanı Özgür Karacaoğlu da Bakanlığın piyasayı şeffaf ve adil hale getirme stratejilerini aktararak, ‘Merkezi Ekspertiz Bilgi Sistemi’ projesi ile ilgili gelişmeleri anlattı. Ayrıca kayıt dışılıkla mücadele kapsamında ‘Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’ne değinen Karacaoğlu, bu düzenlemelerin temel gayesinin dürüst çalışan kayıtlı işletmelerin haklarını korumak olduğunu ifade etti.