Son Dakika
|
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Eczacıbaşı Dynavit finalde
Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"
Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"
Bakan Bak’tan Amed Sportif Faaliyetler için tebrik mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’e tebrik mesajı
Kenya'da sel felaketi: 10 ölü
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında ölenler unutulmuyor
EKONOMİ
İZTO ile PTT’den önemli iş birliği
03 Mayıs 2026 Pazar - 09:55:16
İzmir’in ticari hayatına 105 bini aşkın üyesiyle yön veren İzmir Ticaret Odası, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) ile önemli bir anlaşmaya imza attı. İzmir Ticaret Odası üyelerinin tamamını kapsayan anlaşma ile, ihracat yapmak isteyen İzmirli firmalara 2026 yılı bitene kadar sabit tarife güvencesi sunan indirimli fiyatlar sağlanacak, tüm yurt dışı gönderi türlerinde indirimli fiyatlar sunulacak, zaman ve maliyet avantajı elde edilecek ve çevrim içi entegrasyon çözümleri ile operasyonel verimlilik artırılacak. Ayrıca, İzmir Ticaret Odası’na tahsis edilecek kurumsal müşteri numarası sayesinde üyeler, tüm PTT iş yerlerinde bu avantajlardan kolaylıkla faydalanabilecek. Yüksek hacimli gönderim yapan üyeler için, ilave indirim ve özel çözümler sunulacak. İzmir Ticaret Odası ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) arasında "Yurt Dışı Kargo, Kurye Taşıma ve Teslim Sözleşmesi" iş birliği protokolü imzalandı. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve PTT 2. Bölge Müdürü Avni Oruçlu’nun imzasıyla yürürlüğe giren protokolün imza törenine PTT 2. Bölge Müdür Yardımcısı Murat Gültaç, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri İsmail Kahraman ve Serdar Gökhan Arıkan, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, PTT 2. Bölge Müdürlüğü Pazarlama ve Satış Müdürü Onuralp Özalp, Pazarlama ve Satış Memuru Özlem Korkmaz, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri ile Genel Koordinatör Pınar Karayılanoğlu katıldı. Özgener: "KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması için kritik" Ülkemizin köklü kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) ile önemli bir iş birliğinin ilk adımını atmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Küresel ticaretin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiği; jeopolitik riskler karşısında alternatif güzergâhların arandığı ve lojistik süreçlerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiği günümüzde, güvenilir, hızlı ve maliyet avantajı sağlayan taşıma çözümleri önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle KOBİ’lerimizin uluslararası pazarlara erişiminde lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel süreçlerin sadeleştirilmesinin, rekabet güçlerinin artırılması açısından kritik olduğu kanaatindeyiz" dedi. Stratejik bir adım PTT AŞ ile gerçekleştirilen iş birliğinin yalnızca bir lojistik hizmet anlaşmasından ibaret olmadığına dikkat çeken Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu protokolü; üyelerimizin ihracatını destekleyen, yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran ve ticari faaliyetlerini sürdürülebilir şekilde büyütmelerine katkı sağlayan stratejik bir adım olarak görüyoruz. Küçük numune paketlerinden büyük kolilere kadar uzanan geniş yelpazedeki uluslararası gönderilerin sorunsuz şekilde dünya pazarlarına ulaştırılmasını ve ihracatın teşvik edilmesini amaçlayan bu iş birliği kapsamına tüm üyelerimizin istisnasız şekilde dahil edilmesini son derece kıymetli buluyor başta PTT 2. Bölge Müdürümüz Avni Oruçlu olmak üzere, tüm PTT AŞ yöneticilerine teşekkür ediyoruz." Oruçlu: "Uluslararası piyasada rekabet avantajı" Türkiye ekonomisinin saygın ve güçlü kurumlarından İzmir Ticaret Odası ile birlikte hizmete sunulan iş birliği protokolünün İzmir iş dünyasına sağlayacağı katkıdan mutluluk duyduğunu belirten PTT 2. Bölge Müdürü Avni Oruçlu, "Şirketimizin uluslararası posta ve kargo hizmetlerindeki deneyimi, yaygın hizmet ağı ve farklı ihtiyaçlara yönelik seçenekleri sayesinde İzmir Ticaret Odası üyeleri, gönderilerinin niteliğine ve hedef pazara uygun çözümlere daha kolay erişebilecektir. Böylece firmalar hem maliyetlerini daha etkin yönetebilecek hem de dış ticaret süreçlerinde güvenilir bir kamu hizmet altyapısından yararlanabilecektir" dedi. Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sağlamak için ilk adım İzmir Ticaret Odası üyelerinin ülkemiz ihracatındaki payının artırılmasına yönelik bir hizmetin devreye alınmasına dikkat çeken Oruçlu "PTT olarak, Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sunacak, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki etkinliğini artıracak ve dış ticaret süreçlerini kolaylaştıracak iş birliklerini hayata geçirmeye devam ediyor; İzmir Ticaret Odası ile gerçekleştirilen bu protokolün İzmir iş dünyasına, ihracatçılarımıza ve uluslararası pazarlara açılmak isteyen tüm işletmelere hayırlı olmasını diliyoruz." ifadelerini kullandı.
03 Mayıs 2026 Pazar - 09:51
Orta Doğu’da çatışmaya rağmen ülkede ’Terörsüz Türkiye’ süreci: Diyarbakırlı iş adamı kentinde milyarlık yatırımı sürdürüyor
Diyarbakırlı iş adamı Mustafa Çubuk, Orta Doğu’daki çatışma sürecine rağmen Türkiye’deki sürece ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güvenerek şehrinde başlattığı milyarlık yatırım projesini devam ettirip, herkese de yatırım çağrısında bulunuyor. Bağlar ilçesi kırsal Oğlaklı Mahallesi ve Karacadağ bölgesinde, bin dönüm arazi üzerinde 10 milyar TL’lik bütçe ile inşa çalışmaları devam eden İmalat ve Geri Dönüşüm Toplu İşyeri Projesi’nde; hastane, spor tesisleri, idari binalar, otel, cami ve bin 200 ticari iş yeri yer alıyor. Orta Doğu’da İran-ABD-İsrail arasında başlayan çatışma ateşkes süreciyle dururken, küresel düzeyde yatırımcıları da etkiliyor. Türkiye’nin yurt içinde ’Terörsüz Türkiye’ politikası, Orta Doğu’da ise taraflar arasındaki barışçıl politikası iş adamlarına güven veriyor. Diyarbakırlı iş adamı Mustafa Çubuk ise kentinde başlattığı milyarlık yatırımını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği mesajlar ve yürüttüğü dengeli politikaya güvenerek sürdürüyor. SMC Yıkım Hafriyat Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çubuk, İran-Amerika-İsrail savaşının bütün dünyayı, petrol, mazot ve bütün ürünleri etkilediğini söyledi. Ülkeler arasında en az etkilenenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu değerlendiren Çubuk, iş adamları olarak yurt dışındaki yatırımcılarla da yaptıkları değerlendirmelerde Türkiye’nin eskisi gibi olmadığını ifade etti. Çubuk, Türkiye’nin burada yatırım için en güvenli liman olduğunu dile getirerek, "Cumhurbaşkanımızın dik duruşu, barışçıl politikasıyla Türkiye; en güvenilir ülkedir. Eskiden insanlar Avrupa’ya, yurt dışına giderdi. Oralarda yatırım yaparlardı. Bakıyoruz artık tam tersine döndü. Avrupa’dan, yurt dışından Türkiye’ye gelmek isteyen o kadar iş adamı var ki. Irak, İran, Suriye’den, Dubai’den, Katar’dan, her yerden buraya gelip yatırım yapmak isteyen insanlar var. Buraya gelme sebeplerinden biri de, Türkiye’nin her yeri güveniliridir. Ama eskiden Doğu, Güneydoğu’da bir sıkıntı vardı. Barış olmasaydı ben dahil kimse bu bölgeye gelip yatırım yapmazdı. Diyarbakır’da yatırım yapıyorum. Buraya geldik, iyi ki de geldik, herkesi buraya davet ediyorum" dedi. 10 milyar liralık yatırımları olduğunu kaydeden Çubuk, "Bunu durup dururken yapmadık. Barış süreciyle de yaptık. Eskiden turist sayısı azdı. Çok şükür Diyarbakır’ımızda, Sur’da turistlerden geçilmiyor. Eskiden insanlar Antalya, yurt dışına giderlerdi. Artık herkes Diyarbakır’a geliyor, Doğu, Güneydoğu’yu geziyor. Amerika-İsrail-İran savaşı hepimizi derinden etkiledi. Hem vicdani, hem de ekonomik olarak. İlk etapta çok tedirgin olduk. Dünyaya baktığımız zaman en güvenilir liman Türkiye oldu. Türkiye’de çok güvenilir bir şekilde yatırımlarımıza devam ediyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı’ndan bir ricaları olduğunu belirten Çubuk, "Dünya lideri olarak bu konuya el atarak güzel bir barış süreci de Orta Doğu’da olursa, işlerimiz daha da güzel olur. İş adamları olarak her iki yerde de yatırım yapmak istiyoruz. Şu an Türkiye’de yapıyoruz. Dünyaya açılmak istiyoruz, Orta Doğu’ya açılmak istiyoruz. İnsan, bir şey yaparken inanmalı. Kırsal bir bölgede on binlerce insana iş imkanı sağlayacağız. Burada fabrikalar, geri dönüşüm tesisleri kuruyoruz. Bir iş adamı olarak ne büyük hayalim burada, bu bölgede bu yatırımı yapmak. Bin 200 dükkan yapıyoruz" şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:01
Ticaret Bakanı Bolat: "Nisan ayında ihracat 25,4 milyar dolara yükseldi"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nisan ayında ihracat rakamlarının geçen yıla göre yüzde 22,3 artarak 25,5 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Ömer Bolat, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri basın toplantısına katıldı. Burada yaptığı açıklamada Türkiye’nin dünyadaki enerji krizleri, sıcak savaşlar ve ekonomik durgunluk gibi faktörlere rağmen dirençli bir ekonomiye sahip olduğuna değinen Bakan Bolat, son 22 çeyrektir, 2020 yılının ikinci çeyreğinden sonra Türkiye’nin sürekli büyüyen bir üretim ve ekonomik güce sahip olduğuna değindi. "İşsizlik oranı son 38 ayın en düşüğü" Türkiye’nin 2025 yılı sonu itibarıyla dünyanın 16. büyük ekonomisi büyüklüğüne ulaştığına dikkat çeken Bolat, "2002’de dünyada 21. sıradaydı ve Avrupa’nın da 6. büyük ekonomisi konumuna ulaştık. Toplam milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli gelirimiz de 18 bin 40 dolara yükseldi. Mart ayı verileri açıklandı, yüzde 8,1 işsizlik oranı; son 38 ayın en düşük oranları ve son 38 aydır tek hanede seyrediliyor. İstihdam rakamımız 32 milyon 425 bin civarında. İşsizlik rakamımız da 2 milyon 830 bin civarında, 3 milyonun altını seyretmektedir" dedi. "Nisan ayında ihracat rakamı yüzde 22,3 arttı" Nisan ayında ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 25,4 milyar dolara yükseldiğini ifade eden Bakan Bolat, "Nisan ihracat artışları, hem oran olarak hem mutlak değer olarak son 53 ayın Kasım 2021’den bu yana en fazla ihracat artışı sağlanan ay oldu. Ve Nisan ayı itibarıyla yıllıklandırılmış son 12 ayda 275,8 milyar dolara ulaşarak 276 milyar dolara yaklaşmış olduk, bu da bir rekordu. Mal ve hizmet ihracat toplamımız Nisan itibarıyla yıllık bazda 398 milyar dolara yükseldi. Emtialardaki ocak ve şubat ayındaki müthiş artışlara rağmen ve enerji krizine rağmen, enerji maliyetlerindeki büyük artışlara rağmen, yanı başımızdaki yaklaşık 12 ülkeyi olumsuz etkileyen Körfez Savaşı’na rağmen ihracatta, ihracatçılarımızın ve bakanlığımızın yoğun çalışmaları ile elde edilen Nisan ayı sonuçları hamdolsun yüz güldüren sonuçlar olarak tarihe geçti. Nisan ayının ihracat rakamı 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştirildi. Aralık ayındaki 26,3 milyar dolardan sonra en büyük artış. Bu artışımız yüzde 22,3. Geçen yıl Nisan ayında 20 milyar 800 milyon dolar olan ihracatın 25,4 milyar dolar olmasıyla nette 4,6 milyar dolar artış sağladık, bu büyük bir rakam" şeklinde konuştu. Programa Ordu Valisi Muammer Erol, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, siyasi parti temsilcileri ve ilgililer katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01
Olivtech Fuarı’nda Ege’nin gastronomik mirası keşfe çıkıyor
İzmir’de düzenlenen Gurme İzmir Olivtech Fuarı, Ege’nin zengin gastronomik mirasını keşfetmek isteyenleri bir araya getiriyor. Yerel yönetimler, üreticiler ve uzmanların katıldığı panellerde, kaliteli üretimden sürdürülebilirliğe kadar pek çok başlık ele alınırken, Mutfak Atölyesi’nde Ege mutfağının özgün tatları şefler tarafından benzersiz tariflerle sunuluyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen fuar, ortaya çıkardığı ticari hacmin yanı sıra birbirinden farklı konuların ele alındığı geniş programıyla sektördeki güncel başlıkları ele alıyor. Fuar kapsamında düzenlenen ve yerel yönetim, kamu ile kooperatif temsilcilerini bir araya getiren, "Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek" başlıklı panelin moderatörlüğünü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür üstlendi. Bademli Kooperatif Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Kooperatif Başkanı Çağatay Özcan Kokulu ile Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu konuşmacı olarak yer aldı. Zeyin Konseyi kuruldu Bülent Üngür, zeytinciliğin İzmir için stratejik bir üretim alanı olduğuna dikkat çekerek, "Zeytin sadece bir tarım ürünü değil, bu coğrafyanın kültürü, ekonomisi ve geleceği. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak üreticiyi güçlendiren, kooperatifleri destekleyen ve yerel kalkınmayı önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Kooperatiflerimizin daha güçlü hale gelmesi, üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önemde. Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz Zeytin Konseyi’nde, İzmir’in ve Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında güçlü bir konumda olduğu, ancak asıl hedefin katma değerli üretimi artırmak ve markalaşmak olduğu net şekilde ortaya kondu. En önemli başlıklardan biri de sektör genelinde kalite standardizasyonunun sağlanması" dedi. Büyükşehir’den tarıma dev destek İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak sağlanan tarımsal destekler ve kooperatiflerden yapılan alımlara da dikkat çeken Üngür, "İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi olarak 2026 yılında tarıma ayırdığımız destekler 1,4 milyar TL’yi buluyor. Bununla da yetinmedik; üretim, hastalık ve zararlılarla mücadele ile sulama desteklerinin yanı sıra İZTARIM tarafından bu yıl 22’ncisi açılan İZMAR şubeleri aracılığıyla 2025 yılında doğrudan kooperatiflerden yaklaşık 694 milyon TL’lik alım gerçekleştirildi" diye konuştu. "İzmir Büyükşehir Belediyesi tarımda adeta bir bakanlık gibi çalışıyor" Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Çağatay Özcan Kokulu, "Gödence’de, tarımsal amaçlı kooperatiflerin yerel yönetimlerle birlikte hareket etmesinin ne kadar önemli olduğunu bizzat deneyimledik. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu noktada adeta bir bakanlık gibi çalışıyor. Üreticiye dokunan, sahayı bilen ve çözüm üreten bir yaklaşım sergiliyor. Zeytinin anavatanı Türkiye’dir ve özellikle Kuzey Ege, Edremit bölgesi bu anlamda çok özel bir yere sahiptir. Bu değeri koruyarak geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğu" dedi. "Hasat, kaliteyi belirleyen en kritik aşama" Tarım ve Orman Bakanlığı Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Dr. Ayla Mumcu, zeytinyağında kaliteyi belirleyen en önemli unsurların başında hasadın geldiğini vurgulayarak, "Zeytin kesinlikle yere düşmeden, mümkün olduğunca elle hasat edilmeli. Hasadın erken ya da geç yapılması da doğrudan kaliteyi etkiler. Bu nedenle doğru zamanda hasat, büyük önem taşıyor. Zeytin ve zeytinyağında taklit ve tağşişe karşı güçlü bir altyapıya sahibiz. Tüm bu süreçlerin doğru yönetilmesi kaliteyi güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı. "İmalat süreçleri de en az üretim kadar önemli" Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, zeytin ve zeytinyağı üretiminde yalnızca bahçe bakımının yeterli olmadığını vurgulayarak, "Bir üreticinin sadece bahçesindeki iyi bakım artık yeterli değil, imalat süreçleri de en az üretim kadar önemli. Zeytinyağında kaliteyi yükseltmek için tüm zincirin doğru yönetilmesi gerekiyor" dedi. "Bu yapı Türkiye’ye örnek olmalı" "Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri" başlıklı panelin moderatörlüğünü, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Raşit Uysal yaptı. Uysal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kooperatiflerine verdiği desteğin altını çizerek, bunun ekonomik değerinin yanı sıra aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti. Uysal, "İzmir’de belediye ve kooperatif iş birliğiyle uzun yıllardır uygulanan süt dağıtım projeleri hem üreticiyi güçlendirdi hem de toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimini artırdı. Bu yapı doğru bir yapı ve tüm ülkeye örnek olmalı" dedi. "Kaliteli ürünün temeli kaliteli hammadde" Panelde konuşan Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, değer zincirinin çiftlikte başladığını vurgulayarak, kaliteli ürünün temelinin kaliteli hammadde olduğunu belirtti. "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz" Tire Süt Kooperatifi Genel Müdür Yardımcısı Fatih Karataş ise değer zincirinin üreticiyle başladığını vurgulayarak, "Üreticinin olmadığı yerde tüketiciden bahsedemeyiz. Planlı üretim ve sürecin doğru yönetilmesi bu işin temeli. İzmir’de ortaya çıkan model Türkiye için önemli bir örnek; belediyeler kooperatiflere sahip çıktığında üretici, kooperatif ve yerel yönetim aynı hedefte buluşuyor ve bu da sahada karşılığını buluyor" dedi. Belediyelerin ve kooperatiflerin kurduğu market yapısına da değinen Karataş, ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştığını belirterek, "Aracısız yapı hem üreticiye hem tüketiciye katkı sağlıyor. İnsanlar doğduğu topraklarda üretmek ve yaşamak istiyor. Bu modeli güçlendirdikçe üretim de refah da artacak" diye konuştu. "Değer zinciri bütüncül bir yapı ile ele alınmalı" Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel ise süt ve süt ürünlerinde değer zincirini süt temininden lojistiğe, işleme süreçlerinden ambalajlamaya ve dağıtıma kadar bütüncül bir yapı içinde ele aldıklarını belirterek, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve katma değerli ürünlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini ifade etti. Fonksiyonel ve yüksek proteinli ürünlere talebin arttığını belirten Önel, bu doğrultuda geliştirdikleri yeni ürünlerle hem farklılaştıklarını hem de katma değer oluşturduklarını söledi. Bağdan şişeye kalite yolculuğu konuşuldu "Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler" başlıklı bir diğer oturumunun moderatörlüğünü ise Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli üstlendi. Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Yücel, Usca Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu ve Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı Serpil Erdurak ile Danışman Önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kaliteli şarabın temelinin bağda atıldığı ve terroirin belirleyici rolü vurgulanırken, Türkiye’nin zengin üzüm çeşitliliğinin korunmasının önemi, iklim şartlarının üretime etkisi ve gıda teknolojisinin üzümden şaraba uzanan süreçte kaliteyi belirleyen temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi. Mutfak Atölyesi’nde Ege lezzetleri ziyaretçi ile buluşuyor Fuar kapsamında düzenlenen Mutfak Atölyesi, Ege mutfağının özgün tatlarını ziyaretçilerle buluşturuyor. Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde gerçekleştirilen atölyede, alanında uzman isimler özel reçetelerini paylaşıyor. DoubleTree by Hilton Executive Chef’i İlhami Dinç, Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak ve öğrencileri ile birlikte, Ege’nin zengin bitki çeşitliliğini benzersiz bir tarifle yorumladı. Atölyede hazırlanan "Çağla bademli ballı Ege otları harmanı", bölgenin doğallığını ve lezzet mirasını yansıtan özel bir sunum olarak öne çıkarken katılımcılardan büyük beğeni kazandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
01 Mayıs 2026 Cuma- 14:10
ASKON: "Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstleneceğiz"
3
28 Nisan 2026 Salı- 09:55
Turfanda patateste hasat başladı
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
11 Kasım 2025 Salı - 13:04
İş Bankası, özel bankacılıkta Türkiye’nin en iyisi seçildi
Türkiye İş Bankası, The Financial Times bünyesinde yayımlanan Professional Wealth Management (PWM) ve The Banker tarafından düzenlenen ‘Özel Bankacılık Ödülleri’nde ‘Türkiye’nin En İyi Bankası’ ödülüne layık görüldü. Türkiye İş Bankası, finans sektörünün önde gelen uluslararası yayınlarından The Financial Times bünyesinde yayımlanan Professional Wealth Management (PWM) ve The Banker tarafından düzenlenen ‘Özel Bankacılık Ödülleri’nde ‘Türkiye’nin En İyi Bankası’ ödülüne layık görüldü. Yenilikçi hibrit özel bankacılık modeli: Co-private İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Suat Sözen, ödüle ilişkin değerlendirmesinde, özel bankacılıkta özellikle son yıllarda başarılı bir büyüme içerisinde olduklarını belirterek, bu başarıda özel bankacılık ihtisas şubelerinde sunulan hizmetin kalitesi, varlık yönetimindeki başarının yanı sıra Ticari İhtisas Şubelerinde özel alanlar oluşturulması ve ticari bankacılık uzmanlığının özel bankacılık hizmetleri ile bir arada sunulmasına dayalı co-private modelinin önemli rol oynadığını söyledi. Türkiye genelinde halihazırda 13 Özel Bankacılık İhtisas Şubesi ve 20 co-private şube ile hizmet verdiklerini ifade eden Sözen, "Daha önce krediler, dış ticaret mevzuatı ve yatırım gibi geleneksel hizmetlere odaklanan ticari şubelerimiz bu hibrit model ile artık daha bütüncül bir finansal planlama merkezi haline geldi. Burada özel bankacılık müşterilerimize bireysel varlıklarıyla ticari varlıklarının yönetimi için terzi usulü bir yaklaşımla tek çatı altında hizmet veriyoruz" diye konuştu. "Aile varlıklarını uzun vadeli aile hedeflerini gerçekleştirmenin ve toplumsal etki oluşturmanın bir aracı olarak görüyoruz" Müşterileri daha iyi tanıyarak ihtiyaçlarına en uygun portföy yönetimini gerçekleştirebilmek için teknolojiyi son derece etkin şekilde kullandıklarının altını çizen Sözen, müşteri ilişkileri yöneticileri için geliştirilen dinamik Özel Bankacılık Portföy Yönetimi platformu, İşCep’in özel bankacılık müşterileri için özelleştirilmesi gibi çalışmalarla en iyi kişisel varlık yönetimini sunmayı hedeflediklerini söyledi. Sözen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle aile varlıklarının ikinci ve üçüncü kuşakların da dahil olacağı şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor. Bu yüzden gelecek odaklı bir yaklaşımla ailelere özel fonlar sunuyor, çevresel, sosyal, yönetişimsel yatırım paketimizi büyütüyoruz. Aile varlıklarını salt sermaye olarak değil, uzun vadeli aile hedeflerini gerçekleştirmenin, toplumsal etki oluşturmanın ve miras bırakmanın bir aracı olarak görüyoruz. Bu da varlıkların ikinci ve üçüncü kuşakların katılımıyla yönetilmesine ve fırsatların daha etkin değerlendirilmesine olanak sağlıyor. Aile Fonu ile müşterilerimizin miras planlaması, vasiyetname hazırlama, birikimlerin bağışlanması, vakıf kurma işlemleri gibi konularda uzmanlardan destek almalarını sağlıyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla bu yılın başında Euromoney Özel Bankacılık Ödülleri’nde ‘Türkiye’nin En İyi Bankası’nın da bulunduğu dört ödüle layık görüldük. Şimdi The Banker ve PWM tarafından düzenlenen bu organizasyonda Türkiye’nin en iyisi seçilmekten büyük mutluluk duyuyoruz."
11 Kasım 2025 Salı - 12:50
Tescilli Ordu kivisinde hasat başladı: İlin ekonomisine 520 milyon TL katkı
Ordu’da fındıktan sonra üreticilere önemli oranda gelir sağlayan tescilli Ordu kivisinde hasat başladı. Kivinin, il ekonomisine yaklaşık 520 milyon TL katkı sağlaması hedefleniyor. Gülyalı ilçesi Turnasuyu Mahallesi’nde İbrahim Yeşilyurt adlı üreticinin bahçesinde kivi hasadı başladı. Hasat programına katılan Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu kivisine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün girişimleriyle 2019 yılında coğrafi işaret alındığını hatırlatarak, "Üreticilerimizin Ordu Kivisinin pazar değerini koruyarak marka değerine zarar vermemeleri adına kivilerini tam olgunluğa erişmiş halde hasat etmeleri gerekmektedir. Ordu Kivisi’ marka değerinin korunması için erken hasattan kaçınılmalıdır" dedi. İlin ekonomisine yaklaşık 520 milyon TL katkı İl Tarım ve Orman Müdür Bayram Ay ise programda yaptığı konuşmada, "İlimizde kivi üretiminin arttırılması amacıyla birçok proje uygulanmıştır. Bu kapsamda gerek Bakanlığımız kaynakları, gerekse yerel kaynaklar kullanılarak son yıllarda yaklaşık bin dekar yeni modern kivi bahçeleri kurularak kivi alanımız yaklaşık 4 bin dekara çıkarılmıştır. Yıllar itibarı ile değişiklik gösteren rekoltemizin 2025 yılında yaklaşık 6 bin 500 ton olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. Elde edilen bu rekolte ile ilimiz ekonomisine bu yıl yaklaşık 520 milyon TL katkı sağlanmış olacaktır. Yeni tesis edilen bahçelerimizin de tam verime geçmesi ile birlikte rekoltemiz daha da yükselecektir" diye konuştu. Kivi üreticisi İbrahim Yeşilyurt, 8 dönüm alanda 20-25 ton kivi üretimi gerçekleştirdiğini kaydetti. Programda Vali Muammer Erol, Gülyalı Kaymakamı Mehmet Zortul, Gülyalı Belediye Başkanı Medet Sipahi, İl Tarım ve Orman Müdür Bayram Ay, Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Öner, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Perşembe Ziraat Odası Başkanı Arslan Soydan ile Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça kivi hasadı gerçekleştirdi.
11 Kasım 2025 Salı - 12:41
LC Waikiki bebek ürünleri için her gün 10 bin test yapıyor
LC Waikiki, bebek ürünlerinde en yüksek güvenlik standartlarını uyguladığını duyurdu. Tüm bebek ürünlerinde Çocuk Güvenliği Standardı’nı esas alan markanın organik ürünlerde ise uluslararası birimler tarafından onaylı sertifikası bulunuyor. LC Waikiki, bebeklere özel ürettiği tüm tekstil ürünlerini, dünya standartlarında test süreçlerinden geçirerek miniklerin hem sağlığını hem güvenliğini ön planda tutuyor. Markanın bebek giyim koleksiyonları, üretimin her aşamasında detaylı kontrollerle denetlenirken, kullanım kolaylığı ve güvenlik açısından da özenli bir tasarım sunuyor. Bir yılda 240 binden fazla numuneye 1,5 milyona yakın test yapıldı Yapılan açıklamaya göre, tüm bebek ürünlerinde kumaşlardan baskılara kadar çeşitli güvenlik testleri uygulayan LC Waikiki, bebeklerin hassas cildiyle uyumlu şekilde üretim yapıyor. LC Waikiki laboratuvarlarında günlük ortalama 1100 numuneye yaklaşık 3 bin 800 ekolojik, 3 binden fazla tekstil olmak üzere 7 bine yakın test yapılırken son bir yılda 240 binden fazla numuneye 1,5 milyona yakın test yapıldı. Ürünlerde kullanılan kumaşlar ise baskılarda yer alan boyar maddeler, alerjiye yol açabilecek maddeler ve kimyasallar açısından test ediliyor. Ürünlere yapılan nakışlarda bebeğin tenini acıtmaması ve tahriş etmemesi için ek bir kumaş kullanılıyor. Organik ürünlerde ise uluslararası birimler tarafından onaylı sertifika bulunuyor. Ayrıca 0-9 ay aralığındaki bebeklerin tenine doğrudan temas eden ürünlerde, cildin tahriş olmaması için ense etiketi kullanılmıyor. Çocuk güvenliği standardı uygulanıyor Açıklamaya göre LC Waikiki, tüm bebek ürünlerinde Çocuk Güvenliği Standardı’nı esas alıyor. Bu kapsamda 0-12 aylık bebeklerin tenini çizmemesi için payet, taş gibi süslemeler kullanılmıyor, ayak ve parmağa dolanmaması için de uzun ipler temizleniyor. Oynar düğme yerine sabit düğme kullanılıyor. Fermuarlı ürünlerde bebeğin cildini rahatsız etmemesi için fermuarın çeneye gelen kısmı kumaş ile kaplanıyor. Bunların yanında bebek ürünlerinde kullanılan uzantılar dünya standartlarına uygun ölçülerde tasarlanıyor, böylece herhangi bir yere takılma riski minimize ediliyor. Her ürün yüzde 100 metal dedektör kontrolünden geçiyor Tulumdan montlara kadar geniş ürün yelpazesinde kullanılan çıtçıt ve fermuarlar, dünya standartlarında mukavemet testlerine tabi tutuluyor. Çıtçıtların bebeğin yutabileceği şekilde kopmaması ve cilde zarar vermemesi için özel olarak test yapılıyor. Fermuar uçlarının bebeklerin cildine zarar vermemesi için de koruyucu kumaş detayları ekleniyor. Marka, bebek ve çocuk ürünlerinin üretim sürecinde olası metal artıkların önüne geçmek için tüm ürünler yüzde 100 oranında metal dedektör kontrolünden geçiriliyor. Bu sayede kırık iğne gibi üretim kaynaklı kalıntıların önüne geçilerek maksimum güvenlik sağlanıyor.
11 Kasım 2025 Salı - 12:41
BTSO’nun Cezayir’deki B2B etkinliğine rekor katılım
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörüne yönelik UR-GE projeleri kapsamında Cezayir’de düzenlenen B2B etkinliğine iki gün boyunca 700’ü aşkın Cezayirli sektör temsilcisi katıldı. Ticaret Bakanlığı destekleri ile gerçekleşen ve UR-GE üyesi 61 firmanın yer aldığı etkinlik, Cezayir’de bugüne kadar tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde yapılmış en geniş katılımlı B2B organizasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti. Türkiye bebek ve çocuk konfeksiyonu üretiminin yüzde 50’den fazlasını gerçekleştiren Bursalı firmalar, BTSO’nun UR-GE projeleri kapsamında Afrika’nın yükselen pazarı Cezayir’de yurt dışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirdi. Geniş katılımla başkent Cezayir’de düzenlenen programa BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit ile birlikte UR-GE üyesi 61 firmadan 105 temsilci katıldı. İki gün süren B2B organizasyonunda 61 Bursalı firma, 700’ü aşkın Cezayirli firma ile ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Türk ürünlerinin fiyat, kalite ve marka algısı ile Cezayir’de öne çıktığını ifade eden sektör temsilcileri gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması durumunda iki ülke ticaretinin katlanacağını vurguladı. "Cezayir’de ses getiren bir program oldu" BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, BTSO öncülüğünde iki UR-GE projesi kapsamında 61 firma ve 105 katılımcıyla Cezayir’de bulunduklarını belirtti. Şenyurt, "Ticaretimizi geliştirmek ve sektöre katkı sağlamak amacıyla buradayız. Etkinliğe 700’den fazla müşteri katıldı. Bu görüşmelerde iş birlikleri ve ortaklık fırsatları değerlendiriliyor. Oldukça verimli bir program olduğuna inanıyoruz." dedi. Şenyurt, programa Türkiye’nin Cezayir Büyükelçisinin de katıldığını hatırlatarak, "Cezayir’den önemli iş insanlarının yer aldığı bu etkinlik, ülkede ciddi bir ses getirdi. Bu temasların devamında güzel iş birliklerinin ortaya çıkacağına inanıyoruz. Ticaret Bakanlığımıza destekleri için teşekkür ediyoruz. Gerçekten başarılı bir B2B organizasyonu oldu." ifadelerini kullandı. "Başarının altında dostluk ve dayanışma var" BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit, UR-GE projeleri kapsamında 19’uncu yurt dışı pazarlama faaliyetini Cezayir’de gerçekleştirdiklerini belirterek, "Burada B2B etkinliğimizi de gerçekleştirdik. Üyelerimizle Cezayirli iş insanlarını bir araya getirdik. 700’den fazla ziyaretçiyi ağırladık. Üyelerimiz son derece memnun, güzel siparişler alıyoruz ve geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz." dedi. Bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün kümelendiği Vişne Caddesi’nin en önemli özelliğinin sıkı bağlarla kurulan dostluklar ve dayanışma olduğunu dile getiren Bayezit, "Rekabetten ziyade bu arkadaşlık ve işbirliği ön planda olduğu için başarılar doğal olarak ortaya çıkıyor. BTSO’ya ve emeği geçenlere teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı. Afrika ülkeleri geleceğin ticaret alanı BTSO Meclis Üyesi Mesut Okyay, Cezayir’in Türkiye için önemli ve potansiyel taşıyan pazarlardan biri olduğunu belirtti. Okyay, "Cezayir, uzun süredir ticaret yaptığımız bir ülke olmasına rağmen son dönemde ticarette bir düşüş gözlemleniyor. Bu nedenle bölgeye gelerek müşterilerle yüz yüze görüşmek, mağaza ziyaretleri gerçekleştirmek ticarete yeniden hareketlilik kazandıracaktır. Bu çalışmalar sektörümüze önemli katkı sağlayacak." dedi. Afrika ülkelerinin geleceğin ticaret alanı olduğunu vurgulayan Okyay, "Hedef pazarlarımızın genç nüfuslu ve çocuklu ülkeler olması gerekiyor. Bu açıdan Batı Afrika, Fas, Tunus, Cezayir, Libya ve hatta Mısır bizim için büyük önem taşıyor. Bu bölgeleri değerlendirmemiz lazım. Sahraaltı Afrika’ya inmekte de büyük fayda görüyorum. Afrika ülkelerini geleceğin ticaret alanı olarak değerlendiriyorum." ifadelerini kullandı. BTSO’nun sektöre öncülük ettiğini dile getiren Okyay, "Odamızın desteğiyle sektör olarak neredeyse ayak basmadığımız ülke kalmadı. Bu başarı, BTSO’nun sektöre dokunuşunun bir sonucudur. UR-GE projelerini kurgulayan ve destekleyen Bakanlığımıza ve BTSO yönetimine teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. Gümrük Sorunları Çözülürse Potansiyel Büyük BTSO 31. Meslek Komitesi Başkanı Asım Malkoç, Cezayir’de gerçekleştirilen organizasyonun genel anlamda başarılı geçtiğini belirterek, "Bazı gümrük problemleri olmasına rağmen Cezayir tarafının ilgisi oldukça yüksek. Etkinlik doğru bir dönemde yapıldı, gelecekte hayırlı iş birliklerine vesile olacağına inanıyorum." dedi. Cezayir’in Türkiye için uygun bir pazar olduğunu vurgulayan Malkoç, "Yaklaşık 50 milyon nüfusa sahip bu ülkede hazır giyim ve Türk ürünleri öne çıkıyor. Cezayir halkı Türk ürünlerine olumlu bakıyor, kaliteli buluyor ve ayrı bir konumda tutuyor. Ticaretimizi ve pazar payımızı artırmak için buradayız. Genel ilgi ve iş insanlarının yaklaşımı son derece olumluydu. Gümrük, nakliye ve transfer konularındaki bazı sorunlar çözüldüğü takdirde ticari ilişkiler çok daha iyi bir noktaya gelecektir." ifadelerini kullandı. Türk Ürünleri Kalitesi ile Cezayir’de Avantajlı BTSO 5. Komite Üyesi Fatma Ayyıldız, Afrika’nın Türkiye için önemli bir pazar olduğunu belirterek, "Gana’nın ardından kalabalık bir heyetle Cezayir’deyiz. Burada çok sayıda firma ile görüşmeler yaptık. Görüşmeler oldukça verimli geçti ve olumlu dönüşlerin olacağı bir ortam var." dedi. Ayyıldız, Türk ürünlerinin ürün kalitesi açısından Cezayir pazarında avantajlı olduğunu ancak bazı gümrük sorunlarının ticareti zorlaştırdığını ifade ederek, "Ürünler kaliteli ancak gümrükle ilgili bazı sıkıntılar mevcut. Bu sorunlar aşıldığı takdirde Cezayir ve genel olarak Afrika bölgesi Türk firmaları için çok önemli bir pazar haline gelebilir" değerlendirmesinde bulundu. Desteklerinden dolayı Ticaret Bakanlığı’na teşekkür eden Ayyıldız, "Bu tür organizasyonlar özellikle KOBİ’lerin gelişimi açısından büyük önem taşıyor." şeklinde konuştu. Sadece Başkent Cezayir Değil Diğer Şehirlerden de Ziyaretçiler Geldi BTSO UR-GE Üyesi Faysal Nacar, Cezayir’de gerçekleştirilen organizasyonun oldukça verimli geçtiğini belirterek, "Çok güzel bir organizasyon oldu, nitelikli firmalarla katıldık. Katılımcılar son derece memnun kaldı. İyi müşterilerle ve geniş bir portföyle tanışma fırsatı bulduk." dedi. Nacar, programın ticari anlamda da olumlu sonuçlar doğuracağına inandığını ifade ederek, "Daha önce Cezayir’le ufak tefek ticaretimiz vardı, bu etkinlik sonrası çok daha iyi olacağına inanıyorum. Sadece başkent Cezayir’den değil, diğer şehirlerden de katılımcıların gelmesi programın kapsamını ve etkisini artırdı." diye konuştu. Etkinliğin Ticarete Büyük Katkısı Olacak UR-GE Üyesi Ercan Hacıoğulları 30-35 ülkeye ihracat yaptıklarını belirterek Cezayirli müşterilere hizmet vermek amacıyla etkinliğe katıldıklarını ifade etti. Cezayir’in önemli müşteri potansiyeline sahip bir pazar olduğunu vurgulayan Hacıoğulları, "Kargo konusunda bazı problemler yaşıyoruz ancak burada firmalarla yüz yüze görüşme ve ziyaret etme imkânı bulduk. Bu sektör için çok değerli bir deneyim oldu. Buradaki program gelecekteki ticari ilişkiler açısından da önemli bir avantaj sağlayacaktır. Sektör şu anda ince bir çizgiden geçiyor. Bu tarz desteklerle bu zorlukları aşmaya çalışıyoruz. Müşterilerimizle diyaloglarımızın daha da artacağına inanıyorum." diye konuştu. Necmi Erdem Aslan da Cezayir’in firmaları için yeni bir pazar olduğunu belirterek, etkinliğe gösteriden ilgiden memnun kaldıklarını ifade etti. UR-GE üyesi Ayşe Pehlivan ise Cezayir’de ciddi bir potansiyel olduğunu, birçok firma ile kontak kurduklarını belirtti. Öte yandan programın ikinci gününde BEKSİAD ve Cezayir Tekstil ve Deri Birliği arasında iyi niyet anlaşması imzalandı. Protokole BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit ve Cezayir Tekstil ve Deri Birliği Başkanı Belhadj Tebbakh imza attı.
11 Kasım 2025 Salı - 12:36
Bakan Işıkhan'dan asgari ücret açıklaması!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Bu sene Aralık ayında, 2026 yılında uygulanacak asgari ücreti belirlemek için komisyonumuz toplanacaktır. Herkesin mutabık kaldığı bir tutarda uzlaşılacağını ümit ediyoruz" dedi.
11 Kasım 2025 Salı - 11:59
Üreticinin yüzü güldü: Ücretsiz pirinç soyma hizmeti
EDİRNE (İHA) – Edirne’nin Meriç ilçesine bağlı Küplü beldesinde hayata geçirilen Ücretsiz Pirinç Soyma Tesisi üreticilerin yüzünü güldürdü. Belde halkı artık kendi ürettiği çeltiği, ücretsiz sağlanan makineyle pirinç haline getirip doğrudan sofrasına taşıyor. Edirne’nin Meriç ilçesine bağlı Küplü Belediyesi’nin başlattığı proje, hem üreticiye ekonomik anlamda hem de yerel üretimi güçlendirdi. Küplü Belediye Başkanı Gökmen Altay’ın öncülüğünde kurulan tesis, çeltik üretimiyle öne çıkan belde halkına büyük kolaylık sağlıyor. Belediye binası yanında kurulan modern makine yalnızca pirinç soyma işlemi yapmakla kalmıyor, pirinci kalitesine göre uzun, kısa ve kırık taneler olarak ayırabiliyor. Ayrıca tesisin diğer bölümleri mısır ve buğdayı un haline getirme kapasitesine de sahip. Böylece belde halkı birçok ihtiyacına tek merkezden çözüm bulabiliyor. "Artık bu tesis sayesinde sıfır maliyetle kendi mahsulünü sofrasına koyabilecek" Başkan Altay, "Vatandaşlarımız önceden ürettikleri çeltiği işlenmemiş şekilde satmak zorunda kalıyor, pirinci ise marketten yüksek fiyatla almak durumunda kalıyordu. Artık bu tesis sayesinde sıfır maliyetle kendi mahsullerini sofralarına koyabilecekler. Üreticimizin yanındayız" dedi. "Hem masraf bitti hem zaman kaybı" Hizmetten duydukları memnuniyeti dile getiren Küplü Belde sakini Muhammer Cesur, "Eskiden çeltiği işlemek için başka yerlere götürüyorduk, hem masraf ediyor hem de zaman kaybediyorduk. Başkanımız bu hizmeti ayağımıza kadar getirdi" dedi. "Marketten alma devri bitti" Arda Üstün ise "Kendi ektiğimiz pirinci marketten alma devri bitti. Artık soframızda kendi ürünümüz var. Bu vizyoner hizmet için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
11 Kasım 2025 Salı - 11:47
OSB’nin enerji ihtiyacının yüzde 30’u güneşten karşılanıyor
Sivas’ta yer alan ve geçtiğimiz yıl 82 milyon dolarlık ihracat ile ülke ekonomisine katkı sunan 1. Organize Sanayi Bölgesi, çevreye duyarlı çalışmaları ile dikkat çekiyor. Karbon salınımını azaltmak amacıyla Güneş Enerjisi Santrali projesi geliştirerek hayata geçiren OSB, 2. Etap GES Projesini de faaliyete geçirdi. Sivas’ta faaliyet gösteren ve 11 bin kişiye istihdam sağlayan 1. Organize Sanayi Bölgesi (OSB), sürdürülebilir çevre hedefleri ve enerji verimliliği politikaları kapsamında önemli bir adım attı. 432 hektarlık bir alan üzerinde 200 firmanın faaliyet gösterdiği ve 2024 yılında ülke ekonomisine 82 milyon Dolar katkı sunan 1. Organize Sanayi Bölgesi, çevreci bir üretim merkezi olma hedefine ilerliyor. Daha önce 999kWe’lik Güneş Enerjisi Santralini (GES) hizmete alan OSB, 2. etap GES projesini de hayata geçirdi. Elektrik ihtiyacının büyük bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacak olan 1. OSB, bu sayede karbon salınımı azaltacak. Aylık 150 bin kWh, yıllık ise 1 milyon 800 bin kWh üretim yapması beklenen 2. Etap GES Projesi yıllık 860 bin 400 kg karbondioksit emisyonunu engellemesi sağlayacak. "3’üncü GES projemiz içinde şuan da çalışmalar yapıyoruz" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Organize Sanayi Bölgesi Sanayiciler Derneği (SOSAD) Başkanı ve ESTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Timuçin, "Sivas 1. Organize Sanayi Bölgesi olarak, sanayi bölgemizde daha önce 1 MW Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi vardı. Projemize ilave olarak yine 1 MW Güneş Enerjisi Santrali (GES) projemizi tamamladık. Şuan da elektrik üretimine başladık ve devletimizden üçüncü GES için 1 MW izin almıştık. 3’üncü GES projemiz içinde şuan da çalışmalar yapıyoruz. O da tamamlandığı zaman Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olarak 3 MW Güneş Enerjisi Santrali’nden (GES) enerji üreteceğiz ve bu enerji üretimimiz Organize Sanayi Bölgesi’nde kullanacağız" dedi. "Daha çevreci ve daha yeşil bir OSB’ye kavuşmuş olacağız" Elektrik maliyetlerinin bu şekilde azaltılacağını ifade eden Timuçin, "Bu bizim için büyük bir avantaj sağlayacaktır. Ayrıca Organize Sanayi Bölgemizde toplam 33 bin MW sanayicilerimizin Çatı GES’leri var ve bu GES’lerle firmalarında kullandıkları enerjiyi orada üretmeye çalışıyorlar. GES ile üretilen enerji, OSB’de kullandığımız elektriğin yüzde 30’unu karşılamakta. Yüzde 70’lik kurulabilecek kapasitemiz var. Tabi GES kurabilmek için devletimizin belirli bir kota izin vermesi gerekiyor. Son zamanlarda lisanssız sanayicilere GES ile ilgili izinler daha nadiren veriliyor. Bizim burada böyle bir avantajımız var. Sağ tarafımızda gördüğümüz dağlık kısım GES kurmaya çok uygun bir arazi ve hazine arazisidir. Burası OSB’ye tahsis edilirse bizde sanayicilerimize GES bölgesi olarak tahsis ederiz. Sanayicilerimiz buraya GES kurarak tükettikleri enerjiyi burada üretmek sayesinde hem karbonsuzlaşmayı sağlamış ‘Yeşil OSB’ unvanımızı artırmış olurlar, hem de maliyetlerini azaltarak yurt içi ve yurt dışında daha güçlü konuma gelirler diye müracaatımız var. Buradan olumlu sonuç alırsak OSB’deki GES vasıtasıyla elektrik üretimini artırmayı hedefliyoruz. Karbonsuzlaşmayı daha aza indireceğiz, daha çevreci ve daha yeşil bir OSB’ye kavuşmuş olacağız" ifadelerine yer verdi.
11 Kasım 2025 Salı - 11:35
Şekerbank’ın tarımda dijitalleşmeyi destekleyen projesine uluslararası ödül
Şekerbank, tarımda dijitalleşmeyi ve sürdürülebilir üretimi teşvik eden projesiyle uluslararası ödül aldı. Banka, çiftçiden ürün tedarik eden firmalara üretim süreçlerini tarladan itibaren anlık, şeffaf ve doğrulanabilir biçimde izleme imkânı sağlayan yenilikçi dijital dönüşüm projesiyle, uluslararası alanda Qorus-Infosys-Finacle ortaklığında düzenlenen ‘Banking Innovation Awards 2025’ yarışmasında ‘Sosyal, Sürdürülebilir ve Sorumlu Bankacılık İnovasyonu’ kategorisinde Bronz Ödüle layık görüldü. Kuruluşundan bu yana sürdürülebilir tarımı destekleme kararlılığını dijital çözümlerle birleştiren Şekerbank, tarım ekosisteminin tüm paydaşlarını tek bir dijital platformda buluşturarak üretim sürecini uçtan uca izlenebilir hale getiren projesiyle uluslararası arenadan ödülle döndü. Banka, Qorus - Infosys - Finacle ortaklığında Atina’da düzenlenen ‘Banking Innovation Awards 2025’ ödül töreninde ‘Sosyal, Sürdürülebilir ve Sorumlu Bankacılık İnovasyonu’ kategorisinde Bronz ödülün sahibi oldu. Tarımın geleceğine yön veren proje, 53 ülke, 130 finansal kurum ve 320 proje arasından seçilerek ödüle layık görüldü. Yapılan açıklamaya göre proje; çiftçilerin üretim verilerini dijital ortamda kaydedip paylaşmasını, ziraat mühendislerinin verimlilik analizlerini gerçek zamanlı yürütmesini ve gıda tedarik zincirindeki firmaların üretim kalitesini tarla bazında anlık olarak doğrulamasını mümkün kılıyor. Sistem aynı zamanda, sürdürülebilir üretim sertifikasyonlarında kullanılabilecek güvenilir veri setleri oluşturarak hem üreticilerin hem de firmaların yeşil finansmana erişimini kolaylaştıran yenilikçi bir araç işlevi görüyor.
11 Kasım 2025 Salı - 11:34
Bu OSB, enerji ihtiyacının yüzde 30’unu güneşten karşılıyor
Sivas’ta yer alan ve geçtiğimiz yıl 82 milyon dolarlık ihracat ile ülke ekonomisine katkı sunan 1. Organize Sanayi Bölgesi, çevreye duyarlı çalışmaları ile dikkat çekiyor. Karbon salınımını azaltmak amacıyla Güneş Enerjisi Santrali projesi geliştirerek hayata geçiren OSB, 2. Etap GES Projesini de faaliyete geçirdi. Sivas’ta faaliyet gösteren ve 11 bin kişiye istihdam sağlayan 1. Organize Sanayi Bölgesi (OSB), sürdürülebilir çevre hedefleri ve enerji verimliliği politikaları kapsamında önemli bir adım attı. 432 hektarlık bir alan üzerinde 200 firmanın faaliyet gösterdiği ve 2024 yılında ülke ekonomisine 82 milyon Dolar katkı sunan 1. Organize Sanayi Bölgesi, çevreci bir üretim merkezi olma hedefine ilerliyor. Daha önce 999kWe’lik Güneş Enerjisi Santralini (GES) hizmete alan OSB, 2. etap GES projesini de hayata geçirdi. Elektrik ihtiyacının büyük bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayacak olan 1. OSB, bu sayede karbon salınımı azaltacak. Aylık 150 bin kWh, yıllık ise 1 milyon 800 bin kWh üretim yapması beklenen 2. Etap GES Projesi yıllık 860 bin 400 kg karbondioksit emisyonunu engellemesi sağlayacak. "3’üncü GES projemiz içinde şuan da çalışmalar yapıyoruz" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Organize Sanayi Bölgesi Sanayiciler Derneği (SOSAD) Başkanı ve ESTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Timuçin, "Sivas 1. Organize Sanayi Bölgesi olarak, sanayi bölgemizde daha önce 1 MW Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesi vardı. Projemize ilave olarak yine 1 MW Güneş Enerjisi Santrali (GES) projemizi tamamladık. Şuan da elektrik üretimine başladık ve devletimizden üçüncü GES için 1 MW izin almıştık. 3’üncü GES projemiz içinde şuan da çalışmalar yapıyoruz. O da tamamlandığı zaman Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olarak 3 MW Güneş Enerjisi Santrali’nden (GES) enerji üreteceğiz ve bu enerji üretimimiz Organize Sanayi Bölgesi’nde kullanacağız" dedi. "Daha çevreci ve daha yeşil bir OSB’ye kavuşmuş olacağız" Elektrik maliyetlerinin bu şekilde azaltılacağını ifade eden Timuçin, "Bu bizim için büyük bir avantaj sağlayacaktır. Ayrıca Organize Sanayi Bölgemizde toplam 33 bin MW sanayicilerimizin Çatı GES’leri var ve bu GES’lerle firmalarında kullandıkları enerjiyi orada üretmeye çalışıyorlar. GES ile üretilen enerji, OSB’de kullandığımız elektriğin yüzde 30’unu karşılamakta. Yüzde 70’lik kurulabilecek kapasitemiz var. Tabi GES kurabilmek için devletimizin belirli bir kota izin vermesi gerekiyor. Son zamanlarda lisanssız sanayicilere GES ile ilgili izinler daha nadiren veriliyor. Bizim burada böyle bir avantajımız var. Sağ tarafımızda gördüğümüz dağlık kısım GES kurmaya çok uygun bir arazi ve hazine arazisidir. Burası OSB’ye tahsis edilirse bizde sanayicilerimize GES bölgesi olarak tahsis ederiz. Sanayicilerimiz buraya GES kurarak tükettikleri enerjiyi burada üretmek sayesinde hem karbonsuzlaşmayı sağlamış ‘Yeşil OSB’ unvanımızı artırmış olurlar, hem de maliyetlerini azaltarak yurt içi ve yurt dışında daha güçlü konuma gelirler diye müracaatımız var. Buradan olumlu sonuç alırsak OSB’deki GES vasıtasıyla elektrik üretimini artırmayı hedefliyoruz. Karbonsuzlaşmayı daha aza indireceğiz, daha çevreci ve daha yeşil bir OSB’ye kavuşmuş olacağız" ifadelerine yer verdi.
11 Kasım 2025 Salı - 10:31
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini korumalıyız"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, eylül ayına ilişkin sanayi üretim endeksi verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, emek yoğun sektörlere dikkat çekerek, bu sektörlere acilen destek verilmesi gerektiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Sanayi üretimi Eylül’de aylık bazda yüzde 2,2 azalırken; yıllık bazda ise yüzde 2,9 arttı. Ancak, emek yoğun sektörlerde sıkıntı büyük. Yıl başından bu yana tekstilde yüzde 11, hazır giyimde yüzde 22, deride yüzde 14 reel kayıp yaşandı. Tekstil, hazır giyim, mobilya, deri ve ayakkabı başta olmak üzere emek yoğun sektörlere yönelik yeni bir stratejiye ihtiyaç var. Öncelikli olarak bu sektörlere acilen destek verilmeli. KOBİ’ler başta olmak üzere reel sektörün finansmana erişimi kolaylaştırılmalı. Ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini korumalıyız".
11 Kasım 2025 Salı - 10:12
Toplam ciro yıllık yüzde 37,5 arttı
Eylül ayında toplam ciro yıllık yüzde 37,5 arttı, aylık yüzde 4,6 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Ciro Endeksleri verisini açıkladı. Buna göre sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2025 yılı Eylül ayında yıllık yüzde 37,5 arttı. Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2025 yılı Eylül ayında yıllık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 30,5 arttı, inşaat ciro endeksi yüzde 32,8 arttı, ticaret ciro endeksi yüzde 41,6 arttı, hizmet ciro endeksi yüzde 37,0 arttı. Toplam ciro aylık yüzde 4,6 arttı Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksi, 2025 yılı Eylül ayında aylık yüzde 4,6 arttı. Toplam cironun alt detaylarına bakıldığında; 2025 yılı Eylül ayında aylık sanayi sektörü ciro endeksi yüzde 2,8 arttı, inşaat ciro endeksi yüzde 6,5 azaldı, ticaret ciro endeksi yüzde 7,7 arttı, hizmet ciro endeksi yüzde 1,9 arttı.
11 Kasım 2025 Salı - 10:07
Ticaret satış hacmi yıllık yüzde 10,3 arttı
Eylül ayında ticaret satış hacmi yıllık yüzde 10,3 arttı, perakende satış hacmi yıllık yüzde 14,3 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Ticaret Satış Hacim Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, Ticaret satış hacmi 2025 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,3 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 8,3 arttı, toptan ticaret satış hacmi yüzde 8,9 arttı, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 14,3 arttı. Ticaret satış hacmi aylık yüzde 4,7 arttı, perakende satış hacmi aylık yüzde 2,2 arttı Ticaret satış hacmi 2025 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 4,7 arttı. Aynı ayda motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin toptan ve perakende ticareti ile onarımı için satış hacmi yüzde 0,4 azaldı, toptan ticaret satış hacmi yüzde 7,0 arttı, perakende ticaret satış hacmi ise yüzde 2,2 arttı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder