Son Dakika
|
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bursa’da inşaatta kavga: İşçiler birbirine girdi
Eczacıbaşı Dynavit finalde
Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"
Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"
Bakan Bak’tan Amed Sportif Faaliyetler için tebrik mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’e tebrik mesajı
Kenya'da sel felaketi: 10 ölü
EKONOMİ
Muğla ihracatta Ege Bölgesi’nde 4’üncü il
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:07:32
Muğla Ege bölgesinde İzmir, Denizli ve Manisa’dan sonra en fazla ihracat gerçekleştiren dördüncü il oldu. 2025 yılı Nisan yılında 95 milyar 277 milyon 35 bin TL ihracat gerçekleştiren Muğla, 2026 yılının aynı ayında bir önceki yıla göre yüzde 11 artış ile 105 milyon 491 milyon 76 bin liraya çıkardı. Muğla artık sadece turizmle anılan bir şehir değil; özellikle su ürünleri, madencilik ve tarım ihracatıyla Ege ekonomisinde önemli bir kent haline geldi. Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 35’i Muğla’dan Muğla için 2025 yılı su ürünleri ihracatı, yaklaşık 745 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bu rakam, yaklaşık 85 bin ton su ürünü ihracatına karşılık geliyor. Türkiye toplam su ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 35’inin tek başına Muğla’dan yapıldığını gösteriyor. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde gıda sektörlerinin ihracat şampiyonu olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını 135,5 milyon dolardan 170,7 milyon dolara çıkararak gıda sektörleri arasındaki ihracat şampiyonluğunu açık ara sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birliği Nisan ayında yakaladığı yüzde 26’lık ihracat artış hızıyla Nisan ayında ihracat artış rekortmeni olarak çifte mutluluk yaşadı. Maden sektörü üçüncü sıraya abone oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 9’luk artışla 112,5 milyon dolardan 122,5 milyon dolara taşıdı ve zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Yıllık ihracatını 1 milyar 348 milyon dolardan 1 milyar 421 milyon dolara çıkaran EMİB, 1,5 milyar dolar hedefine bir adım daha yaklaştı. Yaş sebze ve meyve ihracatına Muğla katkısı Fethiye, Seydikemer, Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz gibi örtü altı sera ürünleri ve narenciye gibi yaş sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu Muğla, Ege Bölgesi ihracatına da büyük katkı sağlıyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını yüzde 5’lik artışla 86,6 milyon dolardan 91 milyon dolara ilerletirken, mayıs ayında başlayacak olan kiraz ihraç sezonuyla birlikte daha güçlü ihracat artışları yapabileceğinin sinyallerini verdi. Küresel iklim krizi nedeniyle zor bir yıl geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 81,8 milyon dolardan 78,7 milyon dolara indi ancak ihracattaki düşüş yüzde 4’le sınırlı kaldı. Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 19 arttı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin özel ticaret sistemi verilerine göre; Ege Bölgesi’nin 2025 yılı nisan ayında 2 milyar 208 milyon dolar olan ihracatı 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk artışla 2 milyar 635 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin tamamı nisan ayında ihracat artışına imza attı. Eskinazi: "Körfez krizinden Türkiye’ye kayan siparişler bu tabloyu oluşturdu" Nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, nisan ayındaki ihracat artışının altında 2025 yılı nisan ayına göre 2 fazla çalışma günü olmasının, 435 milyon dolarlık parite avantajının ve Körfez krizi dolayısıyla Türkiye’ye kayan siparişlerin etkili olduğunu vurguladı. Bu sevindirici artışın kalıcı olması için ihracatçıların 365 gün 24 saat azimle çalışmaya devam edeceklerini aktaran Eskinazi; "Bizler moralimizi yüksek tutup bu artışın devam etmesi ve geçmiş performansımızı tekrar kazanmak arzusundayız. TCMB’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğini 3 ay uzatması, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ kapsamında, ihracatçı kurumlar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 14’e düşürülmesi hem imalat, hem ihracat faaliyetlerini birlikte yürüten kurumlar için ise kurumlar vergisinin yüzde 19’dan yüzde 9’a indirilmesi geleceğe yönelik umutlarımızı artırıyor" şeklinde konuştu.
03 Mayıs 2026 Pazar - 11:48
Adana Sanayi Odası Başkanı Kıvanç: "Nisan ayında Adana ihracatta Türkiye ortalamısının üzerine çıktı"
Adana Sanayi Odası (ADASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, , Adana’nın 2026 yılı Nisan ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,1 gibi dikkat çekici bir artışla 316 milyon 567 bin dolar ihracat gerçekleştirdiğini ifade ederek, Türkiye Nisan ayı ortalamasının üzerine çıktıklarını söyledi. Adana’nın 2026 yılı Nisan ayı ihracat verilerini değerlendiren Kıvanç , "Ticaret Bakanlığımızın verilerine göre Nisan ayı ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla yüzde 22,3 artarak 25 milyar 403 milyon dolara yükselmiştir. 2025 yılı Aralık ayında ulaşılan 26,3 milyar dolarlık rekorun ardından, bu rakamla tarihimizin en yüksek ikinci aylık ihracat değerine ulaşmış olduk. Nisan ayındaki 4,6 milyar dolarlık net artışta savunma sanayindeki ivme, talepteki toparlanma ve fazla iş günü sayısının etkisi büyüktür. Özellikle orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatında yaşanan 2,4 milyar dolarlık artış ile Körfez ülkelerine yönelik ihracattaki toparlanma dikkat çekicidir. Körfez hattındaki kırılmalar neticesinde emek yoğun sektörlerdeki talebin ülkemize yönelmeye başladığını memnuniyetle gözlemliyoruz’ ifadelerini kullandı. "Türkiye ortalamasının çok üzerindeyiz" Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde Nisan ayı ihracatının yüzde 22,3 arttığını hatırlatan Kıvanç; "Adana olarak Nisan ayında yakaladığımız yüzde 35,1’lik artış oranı ile Türkiye genelindeki yükselişin oldukça üzerine çıktık. Bu tablo, sanayicimizin küresel rekabette ne kadar çevik ve kararlı olduğunu göstermektedir. Yılın ilk dört ayını kapsayan Ocak-Nisan döneminde ise kentin toplam ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,7 artarak 1 milyar 114 milyon 145 bin dolar seviyesine ulaştı" dedi "En çok ihracaat İspanya’ya" Nisan ayında Adana’dan en fazla ihracat yapılan ülkelerin başında 27 milyon 267 bin dolar ile İspanya olduğunu belirten Kıvanç, "İspanya’yı 23 milyon 234 bin dolar Almanya, 22 milyon 263 bin dolar İtalya takip etti" diye konuştu. Sektörel bazda bakıldığında kimya sektörünün açık ara liderliğini koruduğunu belirten Kıvanç sözlerini şöyle sürdürdü: "Adana’mızın ihracatında kimya sektörümüz Nisan ayında 88 milyon 639 bin dolar ile birinci oldu. Bu sektörü 50 milyon 389 bin dolar Tekstil, 34 milyon 618 bin dolar ile otomotiv sektörümüz takip etti. Nisan ayı itibarıyla yakaladığımız bu 316 milyon dolarlık rakam, şehrimizin potansiyelinin ne kadar diri olduğunu kanıtlıyor. Üreten, istihdam sağlayan tüm ihracatçılarımızı tebrik ediyorum."
03 Mayıs 2026 Pazar - 11:47
Kuzey Ege’nin turizm merkezi Bozcaada 3 günlük tatilde yüzde 70 doluluk oranına ulaştı
Çanakkale’nin Kuzey Ege Denizi’ndeki turizm merkezi Bozcaada ilçesi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün cuma gününe denk gelmesi sebebiyle 3 günlük tatilde adada doluluk oranı yüzde 70’e ulaştı. Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye’nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, bakir koyları, temiz ve buz gibi denizi yanında, bir de İstanbul’a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih nedeni olan turizm merkezi Bozcaada, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün cuma gününe denk gelmesi sebebiyle 3 günlük tatilde tatilcilerin gözdesi oldu. Yaklaşık 4 bin kişi resmi konaklama kapasitesi bulunan ancak yaz aylarında resmi olmayan tesisler ile 20 bine kadar günlük turist ağırlayan Bozcaada’daki konaklama tesislerinde doluluk oranı, yüzde 70’e ulaştı. Restoran, kafelerde doluluk oranı ise yüzde 100’e çıktı. Kapalı alanlarda yer bulamayan tatilciler için işletmeler sokaklara ısıtıcılar kurarak hizmet vermeye devam etti. Tatilciler gündüz saatlerinde ada sokaklarını ve koyları gezerek fotoğraf çekti. Akşam saatlerinde ise adanın yerel lezzetlerini deneyimledi. Restoran işletmecisi Zeki Ayaşlıgil ise 1 Mayıs itibarıyla sezonun açıldığını söyleyerek, "1 Mayıs’ta sezonumuz açılmış sayılabilir artık. Soğuk havaya rağmen misafirlerimiz bizi tercih ettiği için onlara teşekkür ediyoruz. Bozcaada kendini tanıtmakta zorluk çekmedi, misafirlerimiz akın akın geldi. Adada bence kış turizminin de yavaş yavaş başlayacağına inanıyorum" dedi. Konaklama ve kafe işletmecisi Yasin Özcan da tatilin beklentilerin üzerinde geçtiğini belirterek, "Soğuk havaya ve fırtınaya rağmen bence güzel geçti. İstanbul, Bursa gibi büyükşehirlerde yaşayan insanların tatil ihtiyacını net şekilde gördük. Ek seferler düzenleyen Gestaş’a ve yoğun çalışan belediye ekiplerine teşekkür ediyoruz. Tatilcilere güzel bir tatil yaşatmak istedik ve bence başarılı da olduk" ifadelerini kullandı. Geyikli-Bozcaada hattında deniz ulaşımını sağlayan Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş. ise yoğunluk karşısında ek seferler düzenleyerek ulaşımda yaşanabilecek aksamaların önüne geçmeye çalıştı.
03 Mayıs 2026 Pazar - 09:55
İZTO ile PTT’den önemli iş birliği
İzmir’in ticari hayatına 105 bini aşkın üyesiyle yön veren İzmir Ticaret Odası, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) ile önemli bir anlaşmaya imza attı. İzmir Ticaret Odası üyelerinin tamamını kapsayan anlaşma ile, ihracat yapmak isteyen İzmirli firmalara 2026 yılı bitene kadar sabit tarife güvencesi sunan indirimli fiyatlar sağlanacak, tüm yurt dışı gönderi türlerinde indirimli fiyatlar sunulacak, zaman ve maliyet avantajı elde edilecek ve çevrim içi entegrasyon çözümleri ile operasyonel verimlilik artırılacak. Ayrıca, İzmir Ticaret Odası’na tahsis edilecek kurumsal müşteri numarası sayesinde üyeler, tüm PTT iş yerlerinde bu avantajlardan kolaylıkla faydalanabilecek. Yüksek hacimli gönderim yapan üyeler için, ilave indirim ve özel çözümler sunulacak. İzmir Ticaret Odası ve Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) arasında "Yurt Dışı Kargo, Kurye Taşıma ve Teslim Sözleşmesi" iş birliği protokolü imzalandı. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve PTT 2. Bölge Müdürü Avni Oruçlu’nun imzasıyla yürürlüğe giren protokolün imza törenine PTT 2. Bölge Müdür Yardımcısı Murat Gültaç, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyeleri İsmail Kahraman ve Serdar Gökhan Arıkan, Meclis Başkan Yardımcıları Mehmet Tahir Özdemir ve Nevzat Artkıy, PTT 2. Bölge Müdürlüğü Pazarlama ve Satış Müdürü Onuralp Özalp, Pazarlama ve Satış Memuru Özlem Korkmaz, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri ile Genel Koordinatör Pınar Karayılanoğlu katıldı. Özgener: "KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılması için kritik" Ülkemizin köklü kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ) ile önemli bir iş birliğinin ilk adımını atmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Küresel ticaretin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiği; jeopolitik riskler karşısında alternatif güzergâhların arandığı ve lojistik süreçlerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldiği günümüzde, güvenilir, hızlı ve maliyet avantajı sağlayan taşıma çözümleri önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle KOBİ’lerimizin uluslararası pazarlara erişiminde lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve operasyonel süreçlerin sadeleştirilmesinin, rekabet güçlerinin artırılması açısından kritik olduğu kanaatindeyiz" dedi. Stratejik bir adım PTT AŞ ile gerçekleştirilen iş birliğinin yalnızca bir lojistik hizmet anlaşmasından ibaret olmadığına dikkat çeken Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu protokolü; üyelerimizin ihracatını destekleyen, yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran ve ticari faaliyetlerini sürdürülebilir şekilde büyütmelerine katkı sağlayan stratejik bir adım olarak görüyoruz. Küçük numune paketlerinden büyük kolilere kadar uzanan geniş yelpazedeki uluslararası gönderilerin sorunsuz şekilde dünya pazarlarına ulaştırılmasını ve ihracatın teşvik edilmesini amaçlayan bu iş birliği kapsamına tüm üyelerimizin istisnasız şekilde dahil edilmesini son derece kıymetli buluyor başta PTT 2. Bölge Müdürümüz Avni Oruçlu olmak üzere, tüm PTT AŞ yöneticilerine teşekkür ediyoruz." Oruçlu: "Uluslararası piyasada rekabet avantajı" Türkiye ekonomisinin saygın ve güçlü kurumlarından İzmir Ticaret Odası ile birlikte hizmete sunulan iş birliği protokolünün İzmir iş dünyasına sağlayacağı katkıdan mutluluk duyduğunu belirten PTT 2. Bölge Müdürü Avni Oruçlu, "Şirketimizin uluslararası posta ve kargo hizmetlerindeki deneyimi, yaygın hizmet ağı ve farklı ihtiyaçlara yönelik seçenekleri sayesinde İzmir Ticaret Odası üyeleri, gönderilerinin niteliğine ve hedef pazara uygun çözümlere daha kolay erişebilecektir. Böylece firmalar hem maliyetlerini daha etkin yönetebilecek hem de dış ticaret süreçlerinde güvenilir bir kamu hizmet altyapısından yararlanabilecektir" dedi. Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sağlamak için ilk adım İzmir Ticaret Odası üyelerinin ülkemiz ihracatındaki payının artırılmasına yönelik bir hizmetin devreye alınmasına dikkat çeken Oruçlu "PTT olarak, Türkiye’nin ihracat hedeflerine katkı sunacak, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki etkinliğini artıracak ve dış ticaret süreçlerini kolaylaştıracak iş birliklerini hayata geçirmeye devam ediyor; İzmir Ticaret Odası ile gerçekleştirilen bu protokolün İzmir iş dünyasına, ihracatçılarımıza ve uluslararası pazarlara açılmak isteyen tüm işletmelere hayırlı olmasını diliyoruz." ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
01 Mayıs 2026 Cuma- 14:10
ASKON: "Erzurum için faydalı olacak işlerde sorumluluk üstleneceğiz"
3
28 Nisan 2026 Salı- 09:55
Turfanda patateste hasat başladı
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 09:50
Sakarya Gaz Sahası’ndan bugüne kadar 6 milyar metreküp doğal gaz üretildi
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 11:29
Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak"
11 Kasım 2025 Salı - 09:21
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,2310 liradan, euro ise 48,8650 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarışı’da 42,2290 liradan alınan dolar 42,2310 liradan, 48,8630 liradan alınan euro ise 48,8650 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,22 liradan, euro ise 48,84 liradan satılmıştı.
11 Kasım 2025 Salı - 09:08
Rönesans Holding’ten Ceyhan’a 2 milyar dolarlık yatırım
Rönesans’ın 2 milyar dolarlık Ceyhan Polipropilen (PP) Üretim Tesisi ve Sıvı Yük Limanı yatırımı hızla ilerliyor. Petrokimya üretimiyle cari dengeye yıllık 300 milyon dolarlık katkı sağlayacak tesis, Türkiye’de özel sektörün bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük ağır sanayi yatırımlarından biri olacak. Dünyanın önde gelen Türk mühendislik ve yatırım gruplarından biri olan Rönesans’ın Adana’daki Ceyhan Polipropilen (PP) Üretim Tesisi ve Sıvı Yük Terminali’nden oluşan toplam 2 milyar dolarlık yatırımı hızla ilerliyor. Türkiye’de, özel sektörün bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük ağır sanayi yatırımlarından biri olacak tesisin, petrokimya alanında dışa bağımlılığı azaltırken, Türkiye’nin cari dengesine yıllık 300 milyon dolar katkı sağlayacağı belirtildi. Yatırıma ilişkin son bilgileri paylaşan Rönesans Holding Onursal Başkanı Dr. Erman Ilıcak, "Şirket olarak 32 yıldır yurtdışında en zor ve en rekabetçi koşullarda çalışıyoruz. 93 yılında Rusya’da temellerimiz atıldı; bugün 30’dan fazla ülkede operasyonu olan global bir şirketiz. Yaklaşık 35 bin kişiyi istihdam ediyoruz. Gelirlerimizin yarısından fazlasını yurt dışından elde ediyoruz. Dünyanın bu en zorlu pazarlarında kazandığımızı, Türkiye’nin geleceğine yatırıyoruz" dedi. Cari açığın kapatılmasına yıllık 300 milyon dolarlık katkı Rönesans’ın bugün alanında dünyanın en büyük ilk 50, Avrupa’nın ise en büyük ilk 10 uluslararası taahhüt şirketi arasında konumlandığını belirten Ilıcak, "Kendi sektörümüzde, dünyanın bilinen ve itibarlı markalarından biri haline geldik. Yurtdışında 50 milyar dolarlık projeyi başarıyla tamamladık. Ülkemizde son 20 yılda yaklaşık 10 milyar dolar tutarında yatırım yaptık. Bu yatırımları ülkemize getirdiğimiz yabancı sermaye ve uluslararası finansman ile birlikte gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Altyapı ve PPP projelerinin yanı sıra yenilenebilir enerji ve ticari gayrimenkul tarafında da aynı modelle yatırımlara devam ettiklerini açıklayan Ilıcak, şöyle devam etti: "Bunun en yeni örneğini Ceyhan’da hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. 1,3 milyar doları uluslararası finansman olmak üzere 2 milyar dolarlık bu yatırımla 472 bin 500 ton kapasiteli bir polipropilen üretim tesisi ve sıvı yük terminali kuruyoruz. PDHPP tesisi için Cezayirli Sonatrach, sıvı yük terminali için Norveçli Stolt-Nielsen ile ortaklık kurduk. Ortaklarımızla birlikte 700 milyon dolar öz sermaye yatırımı yaptık. Proje kapsamında 12 farklı milletten, 30’dan fazla firmayla birlikte çalışıyoruz. Bu sürecin arkasında 6 yıllık bir geliştirme ve finansman yolculuğu bulunuyor. Yaklaşık 1 yıl önce, tamamı uluslararası finansörler tarafından sağlanan en büyük özel sektör finansmanlarından birini elde ettik ve inşaata başladık." "Sanayimizin rekabet gücünü artıracak" Türkiye’nin bugün yılda 8 milyon ton plastik hammadde ithal ettiğinin altını çizen Ilıcak, "Bu miktarla, Çin’den sonra dünyanın en büyük plastik hammadde ithalatçısı konumundayız. Polipropilen ve polietilen, dış ticaret açığımızda en büyük paya sahip ürünler arasında. Polipropilenin yalnızca yüzde 4’ü yerli üretimle karşılanıyor; yüzde 96’sı ithalatla geliyor" diye açıkladı. Bu durumun sanayiciye stok yükü, tedarik ve vade riski getirdiğini belirten Ilıcak, "Rekabet gücümüzü azaltıyor, ihracatımızı zorlaştırıyor. Bu yatırım, Türkiye’nin ithalata bağımlılığını azaltacak, sanayimizin gelişimini hızlandıracak" dedi. Yatırımın yer aldığı bölgenin denize kıyısı sayesinde güçlü lojistik avantajı, hammaddeye erişimi, Gaziantep, Adana ve Kayseri gibi tüketimin yoğun olduğu pazarlara kısa mesafede oluşunun avantajlarına da değinen Ilıcak, "Sonatrach ile uzun vadeli propan tedarik anlaşması imzalayarak hammaddeyi güvence altına aldık. Sıvı yük terminalinde ise Norveçli Stolt-Nielsen ile ortaklık kurduk. Yatırımlarımızın 2027 yılı sonunda tamamlanmasını hedefliyoruz" diye konuştu. 3 yılda toplam yatırım 14 milyar dolara ulaşacak Son 15 yılda Türkiye’de 500 milyon doların üzerinde büyüklüğe sahip yaklaşık 20 milyar dolarlık sanayi yatırımı gerçekleştiğini hatırlatan Ilıcak, "Daha ileri gitmek istiyorsak, yerli ortaklıklarımızı yabancı ortaklarla güçlendirmeli, yüksek katma değerli ve yüksek teknoloji ürünleri ülkemizde üretmeliyiz. Biz, kendi adımıza, yurtdışında kazandığımızı ülkemize yatırmaya devam edeceğiz. Devam eden yatırımlarımızla birlikte, önümüzdeki üç yıl içinde Türkiye’deki toplam yatırımımızı 14 milyar dolara çıkaracağız. Ülkemize inanıyoruz. Üreterek, yatırım yaparak ve istihdam oluşturarak Türkiye’nin geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi. Bölge yabancı yatırımcı çekiyor Bu yatırım öncesi, Port of Rotterdam’a ve Singapur’daki Jurong Adası’na gidip incelediklerini ve dünyadaki en iyi örneklerden yola çıkarak Ceyhan’da entegre bir endüstri bölgesi ve liman yapısını tasarladıklarını da açıklayan Ilıcak, "PP tesisimizin de içinde yer alacağı Doğu Akdeniz Petrokimya Kümelenmesi ve Limanı (DAPEK), Türkiye’nin en büyük endüstri bölgelerinden birine dönüşme potansiyeline sahip. Biz bir ‘altyapı belediyesi’ gibi elektrik, doğalgaz, su, tren yolu bağlantısı gibi kritik altyapılar oluşturulmasına öncülük ediyoruz. Ayrıca endüstri bölgesine 1 ila 1.5 milyar dolar arasında ek yatırım yapmak üzere fizibilite çalışmalarına da başladık. Türkiye’nin bu stratejik endüstri bölgesinde yatırım yapmak isteyen herkes için kapımız açık" dedi. DAPEK’in 15 ila 20 milyar dolar büyüklüğünde bir endüstri bölgesine dönüşmesini amaçladıklarını aktaran Ilıcak, "Altyapısı, lojistik imkanları, teknolojisi, hatta teşvik imkanlarıyla hazır bir bölge Yatırımcıların uzaklara bakmalarına gerek yok. Bu işi, küresel iş ortaklarıyla birlikte beraber büyüteceğiz. Bu bölge, Adana ve çevresi başta olmak üzere Türkiye’nin petrokimyada üretim ve istihdam üssüne dönüşsün" çağrısında bulundu. Ilıcak, yapılan diğer çalışmaları şöyle açıkladı: "Sadece stratejik değil ‘iyi’ bir yatırım" Enerjide iki güçlü kaldıraç kullanıyoruz: Proses yan ürünü 25 bin ton hidrojeni doğal gaz ikamesi olarak değerlendiriliyor, yeşil enerji üretimi ile tüm tesisin elektriğinin yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaklardan sağlıyoruz. Böylece muadil tesislere göre karbon emisyonunu yüzde 60 düşürüyoruz. Toplam istihdamın yüzde 65’ini bölgeden sağlıyoruz. Ceyhan Kaynakçı Okulu’ndan 2022’den bu yana 400’e yakın mezun verdik. 9 bin yeşil deniz kaplumbağasını güvenle denize ulaştırdık; nesli tehlikedeki ‘hoşnergis’ türünden 2 bin 600+ bitkiyi koruma altına aldık. Kurallar yol gösterir; biz gerçekten iyi olmak için her zaman fazlasını yapmayı seçiyoruz. "Türk işçisini götürmediğimiz yere gitmiyoruz" "Geçen yılı yaklaşık 4 milyar euro ciroyla kapattık. Gelirlerimizin yaklaşık yüzde 50’si yurtdışından geliyor. Dünyada 30’dan fazla ülkedeyiz; sırf Afrika’da 5 tane ülkedeyiz. Hollanda’da, Almanya’da, İsviçre’de çok ciddi operasyonlarımız var. Dünyanın en derin, Avrupa’nın ise en uzun tünelini; yine Avrupa’nın en yüksek binasını biz yaptık. Şimdi Orta Asya ülkelerindeyiz. Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan büyük pazarlarımız. Tek kriterimiz var o da Türk mühendislerini ve işçilerini götürebileceğimiz destinasyonlar seçmek. Onlar olmadan başarılı olmamız mümkün değil." "Global iş ortaklarımızla büyüyoruz" Başarı modelimiz inovasyon, geliştirme ve iş ortaklıkları üzerine kurulu. Bunun onlarca örneği var. En başta Dünya Bankası iştiraki IFC, holdingimize ortak olarak bize güvenini gösterdi. Singapurlu GIC, gayrimenkul şirketimize ortak oldu. Ticari gayrimenkul alanında, Türkiye’nin en büyük yatırım platformunu oluşturduk. Bu şirketimizi geçen sene halka arz ettik. Sağlık yatırımlarımızda Japon Sojitz, Koreli Samsung C&T ve Fransız Meridiam ile birlikteyiz. Bu yabancı gruplar, ülkemize ve projelerimize güvenerek yatırım yaptılar. Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz şehir hastaneleri, deprem ve pandemi dönemlerinde ne kadar stratejik ve hayati yatırımlar olduğunu bir kez daha gösterdi. Enerji tarafında ise TotalEnergies bizimle ortak. "Sağlıktaki mühendislik ve finansman standartları uluslararası model oluyor" Rönesans, Türkiye’nin sağlık dönüşümünde en büyük oyunculardan. Toplam 18 şehir hastanesinin 6’sı Rönesans tarafından Meridiam, Sojitz, Samsung C&T gibi ortaklarla yürütüldü. Bunlardan Elazığ projesi yeşil bono ile finanse edildi. Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz şehir hastaneleri, deprem ve pandemi dönemlerinde ne kadar stratejik ve hayati yatırımlar olduğunu bir kez daha gösterdi. Yaptığımız tüm mühendislik projelerinde, Türk ve dünya şartnamelerinde mecbur kılınan kuralların ve limitlerin üzerine çıkarak projelerimizi tamamlıyoruz. Öyle ki sağlıkta getirdiğimiz mühendislik ve finansman standartlarını bugün Kazakistan’a taşıdık. Farklı bölgelerde de bunun model olacağına inanıyoruz."
11 Kasım 2025 Salı - 09:06
Aksa Enerji’den 9 Ayda 10 milyar TL FAVÖK
Aksa Enerji, 9 aylık konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Yurtiçi ve yurtdışı operasyonlarında güçlenen performansıyla şirket, yılın ilk 9 ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla FAVÖK’ünü yüzde 39 artırarak 10 milyar TL’ye ulaştı. 7 ülkedeki 11 santral operasyonu ve 3 bin MW üzeri kurulu gücüyle global bir enerji şirketi konumuna ulaşan Aksa Enerji, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde operasyonel karlılığını artırdı. Şirket, yılın ilk 9 ayında 31 milyar TL ciro, 10 milyar TL FAVÖK elde ederken, FAVÖK marjı yıllık 7 puan artışla yüzde 25’ten yüzde 32’ye yükseldi. Bu sonuçlarla birlikte şirketin, sürdürülebilir yüksek büyüme hedefine kararlılıkla ilerlediği belirtildi. Şirket, 2026 yılında 10 santrali eş zamanlı olarak ticari işletmeye alarak 975 MW ek kurulu güç oluşturmayı; 2028 itibarıyla ise kurulu gücünü mevcut 3 GW’dan 5 GW’a; FAVÖK’ünü ve FAVÖK marjını ise sırasıyla 660 milyon dolara ve yüzde 42’ye yükseltmeyi hedefliyor. "Hem bugünün hem yarının enerjisini şekillendiriyoruz" Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Yılın üçüncü çeyreğinde güçlü operasyonel kârlılık elde ettik. Yatırım takvimimiz planlandığı şekilde ilerliyor. Gabon gibi yeni ülkelere açılarak coğrafi çeşitliliğimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. 2026 yılı içerisinde devreye alacağımız santrallerimizle büyüme ivmemizi güçlendireceğiz. Bu süreçte hem operasyonel mükemmeliyet hem de sürdürülebilir yüksek büyüme odağımızı koruyoruz. Önümüzdeki dönemde de enerji dönüşümünün liderlerinden biri olma hedefiyle, finansal dayanıklılığımızı ve global rekabet gücümüzü daha da pekiştireceğiz" Afrika’da yeni bir adım: Gabon yatırımı Aksa Enerji, Afrika’daki büyüme stratejisini yeni bir yatırımla pekiştirdi. Gabon’un başkenti Libreville ve Port Gentil’de toplam 145 MW kurulu güce sahip doğalgazlı santral projelerine ilişkin sözleşme ağustos ayında imzalandı. Yerel doğal gaz kaynaklarını kullanacak santrallerin Haziran 2026’da devreye alınması ve ülkenin enerji arz güvenliğini güçlendirmesi hedefleniyor. Yenilenebilir enerji ve yerli kaynak çeşitliliği, yatırımların merkezinde Yapılan açıklamaya göre, şirketin yeni dönem yatırımlarının odağında, düşük karbon salımlı doğal gaz santralleri, yenilenebilir enerji projeleri ve kaynak çeşitliliği yer alıyor. Şirket, Türkiye’nin ilk depolamalı yenilenebilir enerji üretim lisansını alarak bu alandaki öncü pozisyonunu güçlendirdi. 2026’da beşini devreye almak üzere, 11 ilde 14 farklı yatırım planlanıyor. Aynı zamanda, Aksa Enerji’nin yüzde 100 bağlı ortaklığı konumundaki Aksa Göynük Enerji Üretim A.Ş. ile Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) arasında, Bolu Göynük’teki 270 MW kurulu güce sahip yerli linyit kömürü santralinden üretilen elektriğin, 75 ABD Doları/MWsaat fiyatla alım garantisiyle satışına ilişkin sözleşme imzalandı. 31 Aralık 2029 tarihine dek geçerli olacak sözleşme kapsamında, 2025’te 198 bin 61 MWs, 2026-2029 döneminde ise her yıl 1 milyon 417 bin 500 MWs elektrik EÜAŞ tarafından satın alınacak. Bu anlaşma, şirketin garantili gelir üretimini güçlendirirken; Türkiye’nin cari açık oluşturmayan yerli kaynak kullanımına da destek oluyor. Kurumsal yönetimde kadın temsili güçlendi Aksa Enerji’nin Yönetim Kurulu’na yapılan yeni atamalarla kadın üye oranı yüzde 33’e yükseldi. Bu oranla, SPK Kurumsal Yönetim Tebliği’nde öngörülen yüzde 25 seviyesinin ve Aksa Enerji’nin kendi politika hedefinin üzerinde bir başarı sağlandı. Sürdürülebilirlikte yeni dönem: TSRS uyumlu ilk rapor Açıklamaya göre şirket, ağustos ayında ilk TSRS uyumlu Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Raporda finansal ve finansal olmayan performans göstergeleri bütüncül biçimde sunulurken; emisyon azaltımı, yenilenebilir enerji yatırımları, yerel istihdam, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kurumsal yönetişim alanlarında kaydedilen ilerlemeler paylaşıldı.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 22:32
Besler’in konsolide cirosu 2025’in ilk 9 ayında 22,4 milyar TL oldu
Dondurulmuş gıda, konserve, mutfak ve yağ kategorilerinde faaliyet gösteren gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler’in 2025 yılı 9 aylık döneminde konsolide cirosu 22,4 milyar TL olurken, aynı dönemde 2 milyar TL’lik ihracat geliri elde etti. Dondurulmuş gıda, konserve, mutfak ve yağ kategorilerinde faaliyet gösteren Besler, 2025 yılı 9 aylık dönemine ait finansal sonuçlarını Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. 57 marka ve 1500’ü aşkın ürünle dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde ise Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah, Halk markalarını tüketicilerle buluşturan Besler’in 9 aylık cirosu 22,4 milyar TL oldu. Yüzde 7,4’lük artışla brüt kârını 5,2 milyar TL’ye yükselten şirket, 2,6 milyar TL Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr (FAVÖK) elde etti. FAVÖK marjını önceki yılın aynı dönemine göre 1,8 puanlık artışla yüzde 11,5 seviyesine çıkaran Besler’in ihracat geliri ise 2 milyar TL olarak gerçekleşti. Dondurulmuş gıda pazarı son 3 yılda tonajda yüzde 50 ve ciroda 4 kat büyürken, sektörün öncü markası SuperFresh, perakende kanalında yüzde 37’lik payıyla, lider konumunu güçlendirdi. Türkiye’nin en sevilen dondurulmuş gıda markası olan SuperFresh, sürdürülebilirlik ve yenilikçi marka iletişim çalışmalarında elde ettiği başarılarla, 2025’in ilk 9 ayında 23 prestijli ödül kazandı. Bu dönemde 20 yeni ürün tanıtımı ve relansmanı gerçekleştiren markanın, yeni ürünlerinin toplam perakende kanalı cirosuna katkısı yüzde 18’e ulaştı. Tarımda fırsat eşitliğine odaklanan sosyal sorumluluk projesi Tarımın Kadın Yıldızları, "Ege’den Hasat" bezelyesi ile somut bir ürüne dönüşürken, Michelin 2025 Tavsiye Listesi’ndeki bir restoranın menüsünde yer aldı. Proje kapsamında ayrıca gençlere ilham vermek ve tarım sektöründe istihdamının sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla staj programı ilk kez hayata geçirildi. Avrupa Birliği ve TÜBİTAK ortaklığında yürütülen SAFER (Smart Agriculture Fields in the European Region) projesiyle tarımda dijital dönüşümün öncülüğünü üstlenen SuperFresh, sürdürülebilir tarım alanında örnek uygulamalarından biri olan bu projesine, Avrupa’nın en büyük gıda inovasyon topluluğu olan EIT Food’dan 2,8 milyon Euro hibe desteği aldı. Dondurulmuş unlu mamul pazarının en güçlü şirketlerinden Donuk Fırıncılık Ürünleri (DFU), otel, restoran ve kafelerden oluşan geniş müşteri portföyüne yenilikçi ürün seçenekleri sunarak yaz sezonunda elde ettiği güçlü performansı yılın geri kalanına da taşıdı. Margarin markaları açık ara lider Yıllık yaklaşık 505 bin ton üretim kapasitesiyle Bizim Yağ, Terem, Luna, Ona, Ustam ve Evet markalarını üreten Besler, perakende kanalında yüzde 67’lik ciro payıyla, açık ara sektör liderliğini sürdürdü. Türkiye’nin margarin ihracatının yüzde 35’ini tek başına üstlenen Besler, 5 kıtada 50’den fazla ülkeye ulaşarak küresel ölçekteki gücünü pekiştirdi. En çok tercih edilen margarin markalarından Bizim Yağ bu yıl 30.yılını kutlarken, Terem ise Türkiye’de en çok haneye giren margarin markası oldu. Yağ kategorisindeki başarılı iletişim çalışmaları, bu dönemde Besler’e 9 prestijli ödül kazandırdı. 2025’in 9 ayına ilişkin finansal performansları hakkında açıklamalarda bulunan Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Sektörlerinin lideri markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle sürdürülebilir büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem Türkiye’de hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, paydaşlarımızla kurduğumuz uzun vadeli, karşılıklı değer oluşturan iş birlikleriyle etki alanımızı genişletiyoruz. Önümüzdeki dönemde inovasyonu işimizin merkezinde tutarak yeni pazarlara açılmaya, ürün portföyümüzü geliştirerek tüketicilerimize kaliteli ve erişilebilir çözümler sunmaya devam edeceğiz. Amacımız, Türkiye’nin gıda sektöründeki liderliğini dünya sahnesine taşıyarak, gıda ekosisteminin geleceğinde öncü bir rol üstlenmektir" diye konuştu.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 19:49
Ülker Bisküvi IFC’den aldığı 75 milyon avroluk anlaşmasını uzattı
Ülker Bisküvi, Uluslararası Finans Kurumu’ndan (IFC) aldığı 75 milyon avroluk kredi anlaşmasının vadesini 5 yıl uzattı. Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden Ülker Bisküvi, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda önemli bir adım daha attı. Şirket, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile 2024 yılında imzalanan 75 milyon avroluk kredinin vadesini 5 yıl uzatmak üzere yeni bir sözleşme imzaladı. Vadede anapara ödemeli kredinin kullanım amacı, sözleşmenin orijinal şartlarında belirtildiği şekliyle devam edecek.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 17:24
Iğdır’da 3 kilogramı 100 lira olan hamsiye vatandaşlardan yoğun ilgi
Iğdır’da bir balıkçı, 3 kilogram hamsinin fiyatını 100 liraya düşürdü. Uygulanan indirim sonrası vatandaşlar balıkçıya yoğun ilgi gösterdi. Gün boyunca iş yerinde 390 kasa hamsi satıldığı öğrenildi. Tezgahlardaki balık çeşitliliği ve bolluğu sürüyor. Havaların soğumasıyla bolca avlanan hamsi de tezgahlardaki yerini koruyor. Balıkçıların ağlarına bolca takılan hamsi 35 liradan tezgahlarda satışa sunulurken tezgahlar önünde yoğunluk oluşturanlar, kampanya kapsamında 3 kilo hamsiyi ise 100 liraya aldı. Balıkçı tezgahında oluşan yoğunluk gün boyunca sürdü. İşletme sahibi, vatandaşların ilgisinden memnun olduklarını belirterek kampanyanın bir süre daha devam edeceğini ifade etti. İşletmeci, uygun fiyatlı balık satışı yapmaya devam edeceklerini belirterek, "18 yıldır balıkçılık sektöründe bu işi yapıyorum. Karadeniz’de hamsi şu an 100 lira olmasına rağmen Iğdır’da 3 kiloyu 100 liraya satıyoruz. Biz burada halkı düşünerek 3 kiloyu 100 liraya veriyoruz. Bu böyle bir hafta ile 10 gün sürer. Bir hafta, 10 günden sonra hamsi Rusya’ya kaçtıktan sonra hamsi fiyatı artar. Kırmızı et ve tavukta fiyat yüksek olunca hem sağlık açısından hem de fiyattan dolayı vatandaşlar balığı tercih ediyor. Şu an Türkiye genelinde şehirlerin hepsinde hamsi kilogramı 100 ile 150’dan satılırken biz herkes yesin diye 3 kiloyu 100 liraya veriyoruz. Şu an dükkanımızın önünden geçen halk zannediyor ki kilosunu 100 liraya veriyoruz. Ama biz 3 kilosunu 100 liraya veriyoruz" dedi.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 16:21
Merkez Bankası 3 ödeme kuruluşunun lisansını iptal etti
Merkez Bankası, ödeme hizmetleri ve elektronik para sektöründe faaliyet gösteren Pay Fix, İninal ve Aypara’nın faaliyet izinlerini iptal etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), üç ödeme kuruluşunun faaliyet iznini iptal etti. Resmî Gazete’de yayımlanan Merkez Bankası tebliğlerine göre, Pay Fix, İninal ve Aypara’nın faaliyet izinleri, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca sonlandırıldı. TCMB’nin 6 Kasım 2025 tarihinde aldığı kararlara göre, iptal gerekçesi olarak Kanun’un 16’ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (e) bentleri gösterildi. Kararın ardından söz konusu kuruluşlar, ilgili kanun kapsamında ödeme ve elektronik para hizmeti sunamayacak.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 16:15
Samsun’da 1 milyon 843 bin 550 kilo hamsi denetlendi
Samsun’da İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından 1 milyon 843 bin 550 kilo hamsi denetlendi. İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, denetimlerle ilgili yaptığı açıklamada, "İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerimizde görevli su ürünleri kontrol görevlileri tarafından 9 kasım akşam saatlerinde başlayıp, 10 kasım öğlen saatlerine kadar devam eden denetimlerde Alaçam ilçesinde 4 balıkçı gemisinde 48 bin kg, 19 Mayıs ilçesinde 20 balıkçı gemisinde 483 bin 50 kg, Canik ilçesinde 30 balıkçı gemisinde 444 bin 650 kg, Terme ilçesinde 8 balıkçı gemisinde 90 bin kg ve Yakakent ilçesinde 34 balıkçı gemisinde 777 bin 850 kg olmak üzere il geneli 96 balıkçı gemisinde toplam 1 milyon 843 bin 550 kg hamsinin karaya çıkış noktalarımızda kontrolleri yapılarak karaya çıkarılmıştır. Balık stoklarının korunması ve gelecek nesillerin de hamsiyle buluşabilmesi için Hamsi avcılığının sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi için kota uygulaması kapsamında avcılığın kontrol ve denetimleri av sezonu boyunca da denetim ekiplerimiz tarafından aralıksız olarak devam edecektir" dedi.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 16:04
Kırşehir İl Özel İdaresi Sayıştay Denetim Raporunda, eksikler ve usulsüzlükler ortaya çıktı
Kırşehir İl Özel İdaresi’nin 2024 yılına ilişkin Sayıştay denetim raporu yayımlandı. Raporda, İl Özel İdaresi’nin mali işlemleri ve uygulamalarında çeşitli eksikliklere yer verildi. Sayıştay raporuna göre, kamu idaresince tahsis edilen taşınmazların muhasebeleştirilmemesi, kıdem tazminatı karşılıklarının eksik hesaplanması ve bilanço hesapları arasında uyumsuzluklar tespit edildi. Ayrıca; 2024 yılı sonunda yapılan taşınır sayımları sonucunda düzenlenen Taşınır Mal Yönetim İcmal Cetvelleri ile yıl sonu bilançosunda yer alan tutarların birbirini tutmadığı belirlendi. Raporda, imara aykırı encümen kararlarının uygulanmadığı da dikkat çekti. Bunun yanı sıra, tasarruf tedbirlerine uygun olmayan harcamalar yapıldığı ifade edilirken denetim keşiflerinde; 2024 yılı bütçesinde yer almasına rağmen afet ve acil durumlar ile sivil savunma yatırımlarının gerçekleştirilmediği, bu alanlara ayrılan ödeneğin kullanılmasına yönelik herhangi bir projenin hazırlanmadığı da belirtildi. Sayıştay raporunda; tespit edilen eksiklik ve usulsüzlüklerin giderilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği vurgulandı.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 15:48
Sivas’ta 5 farklı ekmeklik buğday, pilot bölgede toprakla buluşturuldu
Sivas’ta kamu-üniversite işbirliği çerçevesinde 5 farklı ekmeklik buğday tohumu, ilk kez toprakla buluşturuldu. Sivas’ın Zara ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi işbirliğinde buğday-arpa demonstrasyon çalışmaları gerçekleştiriliyor. Tödürge köyünde arazisi bulunan çiftçi Hüseyin Önder ve İbrahim Bahçıvan’a ait daha önce nadasa bırakılmış tarım arazilerinde Gündüzalp, Hayrıbol, Kuantum, Man 2021 ve İlir ekmeklik buğday çeşitlerinin ilk kez ekimi yapıldı. Proje ile daha önce hiç ekimi gerçekleştirilmemiş buğday çeşitlerinin pilot olarak belirlenen bölgede ekimi yapılarak çiftçilere modern tarım teknikleri ve verim artırıcı yöntemleri uygulanması hedefleniyor. "En üst verimi almaya çalışacağız" Konu hakkında açıklama yapan çiftçi İbrahim Bahçıvan, "İlçe Tarım ve Ziraat Odası bünyesinde Tödürge köyünde 20 dönümlük bir arazide, kendi arazimizde beş farklı ekmeklik buğday çeşidini, daha önce ekilmemiş bir buğday çeşidini deniyoruz. Toprak verimi iyi. Toprağın kalitesi şu an iyi, ekime hazır. Buğdayımızı attık, 15 gün ortalama gübre kullanıyoruz. Buğdayları da ortalama 22, 23 kilo olarak ekiyoruz. İlk defa deniyoruz. Verimi hep birlikte göreceğiz. Elimizden gelen tüm hazırlığı yaptık. Nadas tarlamızdı zaten. Pullukla sürdük, sonrasında ikilemesini, diskalosunu çektik, şu anda da mibzerle ekimini gerçekleştiriyoruz. Sonrasında da zaten ilerleyen dönemlerde, yani bahar döneminde üst gübresini vereceğiz, ilaçlarını atacağız. Elimizden gelen tüm işlemleri gerçekleştirip en üst verimi almaya çalışacağız" dedi.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 15:04
Denizlili sanayiciler Çin Uluslararası İthalat Fuarını ziyaret etti
DENİZLİ (İHA) – Çin Halk Cumhuriyeti’nin Şanghay kentinde düzenlenen 8. Çin Uluslararası İthalat Fuarına katılan Denizlili ihracatçılar, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslarda bulundu. Çin Uluslararası İthalat Fuarı kapsamındaki tanıtım etkinlikleri ve temaslar, Türkiye’nin Çin pazarındaki bilinirliğini artırarak Türk markalarının tanıtımına önemli katkı sağlıyor. Bu yıl fuara, 15 Türk firması milli katılım organizasyonu çerçevesinde katılım sağlıyor. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) adına Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Memişoğlu ve Yönetim Kurulu Muhasip Üyesi Selim Yaymanoğlu, fuarı ziyaret ederek Türk firmalarının stantlarını gezdi ve çalışmaları hakkında bilgi aldı. Heyet, fuar alanında Türkiye milli katılım organizasyonu hakkında yetkililerden bilgi alarak genel değerlendirmelerde bulundu. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’na ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Çin Uluslararası İthalat Fuarı, Türkiye’nin tanıtımı ve ihracat potansiyelinin ortaya konulması açısından önemli bir platform. Ülkemizin farklı sektörlerden firmalarla güçlü bir şekilde temsil edilmesi memnuniyet verici. Bu tür organizasyonların, Türkiye’nin küresel pazarlardaki görünürlüğüne katkı sağladığını düşünüyoruz. Dünyanın birçok ülkesinden katılımcının yer aldığı bu büyük organizasyon, farklı coğrafyalardan firmaları ve iş insanlarını bir araya getiriyor. Bu yıl fuarda kimyasal, elektronik, otomotiv ve ev dekorasyonu gibi sektörlerde faaliyet gösteren firmalar yer alıyor. Çin pazarı, gerek büyüklüğü gerekse ithalat potansiyeliyle ihracatçılarımız için stratejik bir öneme sahip. Türk ürünlerinin kalitesi ve çeşitliliğiyle bu pazarda daha fazla yer bulabileceğine inanıyoruz. Fuarda yer alan Türk firmalarının ürünlerini başarıyla tanıttığını görmek bizleri gururlandırdı. Bu fuarda Denizlili ihracatçılarımızı Çinli iş insanlarıyla buluşturmayı, yeni bağlantılar kurulmasına ve ticari ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde Çin ile ticari ilişkilerimizin daha da gelişmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve ihracat hacmimizin artması en büyük temennimiz. DENİB olarak, üyelerimizin Uzak Doğu pazarlarında daha güçlü bir şekilde yer alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 14:18
Tüketicilerin yüzde 85’i markaların çevresel ve toplumsal konularda sorumluluk üstlenmelerini bekliyor
TAB Gıda, Sürdürülebilirlik Akademisi ile iş birliği içerisinde hayata geçirdiği "Sürdürülebilir Tabağın İzinde: Türkiye’de Fast Food Sektöründe Tüketim Davranışları ve Algısı Araştırması" sonuçlarını açıkladı. Çarpıcı sonuçlara ulaşılan araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 85’i, markalardan çevresel ve toplumsal konularda sorumluluk üstlenmelerini ve bu alanlarda somut adımlar atmalarını bekliyor. Hızlı servis restoran işletmecisi TAB Gıda, "Bir hamburgerden daha fazlasıyız" diyerek gıdaya saygı yaklaşımıyla tüketicilere güvenli, yenilikçi ve sürdürülebilir gıda çözümleri sunarken, tüketicilerin değişen beklenti ve taleplerini anlamak için araştırmalar yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda şirket, Sürdürülebilirlik Akademisi ile iş birliği içerisinde hazırlanan "Sürdürülebilir Tabağın İzinde: Türkiye’de Fast Food Sektöründe Tüketim Davranışları ve Algısı Araştırması" sonuçlarını açıkladı. Çarpıcı sonuçlara ulaşılan araştırmaya göre hızlı servis restoran işletmeciliğinde tüketicilerin taleplerinin değiştiği yeni bir dönem başlıyor. Araştırma sonuçlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan TAB Gıda CMO’su Caner Alpaslan, "Bu araştırma sektörümüzde sürdürülebilirliğin; ekonomi, hijyen, israf yönetimi, yerli üretim ve şeffaflık eksenlerinde şekillenen bir algıyla tüketicinin aklında yer ettiğini gösteriyor. Ekonomi hala tüketici davranışlarının merkezinde yer alsa da tüketiciler sektörümüzdeki işletmelerden sadece çevresel değil somut uygulamalar ve açık bilgi paylaşımına dayalı güven veren markalar oluşturmasını bekliyor. Şirket olarak, her gün 1 milyonu aşkın misafire hizmet verirken sadece hızlı ve lezzetli deneyimler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda erişilebilirliği, gıda güvenliğini, yüksek kaliteyi ve çevresel duyarlılığı iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası haline getirerek sürdürülebilirlikte de sektörümüze öncülük ediyoruz. "Ne Yediğini Bil" platformu ile ürünlerin kaynağından gıda güvenliği sertifikalarına kadar olan tüm detayları şeffaf bir şekilde tüketicilerimize sunuyoruz. Tüm hammaddelerimizi TFI TAB Gıda Yatırımları çatısı altındaki ekosistem şirketleri aracılığıyla temin ederek tedarik zincirini uçtan uca kontrol edebiliyoruz. Elde ettiğimiz iç görülerle bu çalışmaları daha da ileri seviyeye taşıyarak tüketicilerin sürdürülebilir hızlı servis restoran işletmecisi olma hedefi doğrultusunda ilerleyeceğiz. Yaptığımız bu araştırmanın herkese ilham vereceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Araştırmayı değerlendiren Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç, "Tüketici davranışlarında köklü bir değişim yaşanıyor. Artık insanlar, hızlı servis restoranlarından sadece lezzet ve hız değil; değerlerinin karşılığını, yani sorumlu bir duruş, şeffaf bir üretim zinciri ve topluma katkı arıyor. Yeni nesil, çevresel ve toplumsal duyarlılığı tercihleriyle görünür kılarak kültürel bir dönüşümün öncülüğünü yapıyor. Bu dönüşüm, markalar için yalnızca bir uyum süreci değil, yeni bir kimlik inşası anlamına geliyor. Sürdürülebilirliği yaşamın doğal akışına, deneyimin odağına ve günlük alışkanlıkların merkezine taşıyabilen markalar geleceği şekillendirecek. TAB Gıda’nın bu araştırmayla sektörün dönüşümüne yön veren içgörüler sunması, bu anlamda ilham verici bir liderlik örneği" dedi. Tüketicilerin yüzde 85’i markaların çevresel ve toplumsal konularda sorumluluk üstlenmelerini bekliyor. Araştırma sonuçlarına göre, tüketicilerin yüzde 81’i son dönemde beslenme tercihlerinde değişikliğe gitti. Bu değişimin temel motivasyon kaynakları arasında kaynağı belli, güvenilir ürün arayışı (yüzde 35) ve ekonomik nedenler (yüzde 30) olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin yüzde 85’i işletmelerden çevresel ve sosyal konularda sorumluluk üstlenmelerini bekliyor. Kaynağı belli, güvenilir ve sürdürülebilir ürün algısı yükselirken tüketici deneyiminde öne çıkan hijyen, tazelik ve şeffaflık gibi başlıklar bu konudaki taleplerin artacağına işaret ediyor. Tüketiciler sürdürülebilir restoranlara yüzde 11 daha fazla ödemeye hazır Yapılan araştırma fast food sektöründe tüketicilerin sürdürülebilir restoranlara yüzde 11 daha fazla ödemeye hazır olduğunu gösteriyor. Ancak bunun için lezzet ve kalite güvencesi, ödenen farkın nereye gittiğinin açıklanması, indirim, sadakat puanı gibi ek avantajlar sunulması ve çevresel katkıların somut biçimde gösterilmesi gibi bazı koşulların karşılanmasını talep ediyor. Hijyen kurallarına uyum yüzde 42 oranında öne çıkıyor Hijyen, tazelik, şeffaf bilgi paylaşımı tüketici nezdinde sürdürülebilir marka algısının temel bileşenleri arasında yer alırken hijyen kurallarına uyum yüzde 42 oranında öne çıkan bir öncelik olarak görülüyor. Tüketiciler hijyeni sadece gıda güvenliği açısından değil, aynı zamanda marka güvenilirliği ve sürdürülebilirlik göstergesi olarak değerlendirirken ideal bir fast food restoranını hijyenik, güvenilir tedarik zincirine sahip, israfı önleyen, kaynağı belli ve güvenilir ürün sunan yer olarak tanımlıyor. Geri dönüşüm ve gıda israfı yüzde 69 oranında önem taşıyor Tüketicilerin yüzde 69’u yemekten kalan gıdaların israf edilip edilmediğini, kalan gıdaların nasıl değerlendirildiğini, geri dönüşüm yapılıp yapılmadığını önemli bir konu olarak görüyor. Tüketicilerin yüzde 42’si için bu konu restoran seçimini doğrudan etkileyen bir kriter. Tüketiciler günün menüsünde gıda israfını önleyici uygulamalar (yüzde 38), su tasarruflu musluklar (yüzde 30) ve geri dönüşüm istasyonları (yüzde 29) gibi konular, tüketicilerin restoranlarda görmek istedikleri sürdürülebilirlik uygulamaları arasında yer alıyor. Bununla birlikte tüketicilerin yüzde 78’i ambalaj türü ve miktarına dikkat ederken yüzde 88’i de ambalaj üzerinde geri dönüşüm bilgisini görmek istiyor. Tüketicilerin yüzde 44’ü şeffaf şekilde bilgilendirilmek, ne yediğini bilmek istiyor Yapılan araştırmada tüketicilerin yüzde 44’ü, sürdürülebilir bir markadan en temel beklentilerden biri olarak şeffaf bilgilendirilmeyi gösteriyor. Sürdürülebilirlik uygulamaları için ek ödeme yapmayı düşünenlerin yüzde 35’i, ödenen farkın nasıl kullanıldığının açıkça belirtilmesi durumunda bunu yapabileceğini, yüzde 32’si ise çevresel katkıların somut biçimde paylaşılmasını istiyor. Tüketicinin ne yediğini bilmek istediğine işaret eden bu sonuçlar, hızlı servis restoran işletmeleri için önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlikle ilgili en önemli konunun şeffaflık olduğunu gösteriyor. Yerel ve mevsiminde tedarik edilmiş malzemelerle hazırlanmış ürünler tercih sebebi Araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 53’ü, ürünlerin mevsiminde, doğal yollarla veya organik malzemelerle üretilmesini öncelikli sürdürülebilirlik kriteri olarak görüyor. Tüketicilerin ideal restoran tanımında yerel ve mevsiminde üretilmiş taze malzemelerle hazırlanmış ürünler merkezi bir rol oynuyor. Araştırmada yerli üretim, yalnızca kalite ve ürün kaynağının güvenilirliğiyle değil, çevresel sorumluluk ve ekonomik katkı ile de ilişkilendiriliyor. Hızlı servis restoran işletmeciliği sektöründeki markaların sürdürülebilirlikle ilgili algısı çok yüksek değil. Her 4 tüketiciden 1’i (yüzde 25) sürdürülebilir marka denince herhangi bir isim veremiyor. Bununla birlikte Burger King yüzde 27 oranıyla tüketicilerin gözünde sürdürülebilir fast food markası olarak ilk sırada yer alıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder