EKONOMİ - 11 Kasım 2025 Salı 09:08

Rönesans Holding’ten Ceyhan’a 2 milyar dolarlık yatırım

A
A
A
Rönesans Holding’ten Ceyhan’a 2 milyar dolarlık yatırım

Rönesans’ın 2 milyar dolarlık Ceyhan Polipropilen (PP) Üretim Tesisi ve Sıvı Yük Limanı yatırımı hızla ilerliyor. Petrokimya üretimiyle cari dengeye yıllık 300 milyon dolarlık katkı sağlayacak tesis, Türkiye’de özel sektörün bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük ağır sanayi yatırımlarından biri olacak.



Dünyanın önde gelen Türk mühendislik ve yatırım gruplarından biri olan Rönesans’ın Adana’daki Ceyhan Polipropilen (PP) Üretim Tesisi ve Sıvı Yük Terminali’nden oluşan toplam 2 milyar dolarlık yatırımı hızla ilerliyor. Türkiye’de, özel sektörün bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük ağır sanayi yatırımlarından biri olacak tesisin, petrokimya alanında dışa bağımlılığı azaltırken, Türkiye’nin cari dengesine yıllık 300 milyon dolar katkı sağlayacağı belirtildi.


Yatırıma ilişkin son bilgileri paylaşan Rönesans Holding Onursal Başkanı Dr. Erman Ilıcak, "Şirket olarak 32 yıldır yurtdışında en zor ve en rekabetçi koşullarda çalışıyoruz. 93 yılında Rusya’da temellerimiz atıldı; bugün 30’dan fazla ülkede operasyonu olan global bir şirketiz. Yaklaşık 35 bin kişiyi istihdam ediyoruz. Gelirlerimizin yarısından fazlasını yurt dışından elde ediyoruz. Dünyanın bu en zorlu pazarlarında kazandığımızı, Türkiye’nin geleceğine yatırıyoruz" dedi.


Cari açığın kapatılmasına yıllık 300 milyon dolarlık katkı


Rönesans’ın bugün alanında dünyanın en büyük ilk 50, Avrupa’nın ise en büyük ilk 10 uluslararası taahhüt şirketi arasında konumlandığını belirten Ilıcak, "Kendi sektörümüzde, dünyanın bilinen ve itibarlı markalarından biri haline geldik. Yurtdışında 50 milyar dolarlık projeyi başarıyla tamamladık. Ülkemizde son 20 yılda yaklaşık 10 milyar dolar tutarında yatırım yaptık. Bu yatırımları ülkemize getirdiğimiz yabancı sermaye ve uluslararası finansman ile birlikte gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.


Altyapı ve PPP projelerinin yanı sıra yenilenebilir enerji ve ticari gayrimenkul tarafında da aynı modelle yatırımlara devam ettiklerini açıklayan Ilıcak, şöyle devam etti: "Bunun en yeni örneğini Ceyhan’da hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. 1,3 milyar doları uluslararası finansman olmak üzere 2 milyar dolarlık bu yatırımla 472 bin 500 ton kapasiteli bir polipropilen üretim tesisi ve sıvı yük terminali kuruyoruz. PDHPP tesisi için Cezayirli Sonatrach, sıvı yük terminali için Norveçli Stolt-Nielsen ile ortaklık kurduk. Ortaklarımızla birlikte 700 milyon dolar öz sermaye yatırımı yaptık. Proje kapsamında 12 farklı milletten, 30’dan fazla firmayla birlikte çalışıyoruz. Bu sürecin arkasında 6 yıllık bir geliştirme ve finansman yolculuğu bulunuyor. Yaklaşık 1 yıl önce, tamamı uluslararası finansörler tarafından sağlanan en büyük özel sektör finansmanlarından birini elde ettik ve inşaata başladık."


"Sanayimizin rekabet gücünü artıracak"


Türkiye’nin bugün yılda 8 milyon ton plastik hammadde ithal ettiğinin altını çizen Ilıcak, "Bu miktarla, Çin’den sonra dünyanın en büyük plastik hammadde ithalatçısı konumundayız. Polipropilen ve polietilen, dış ticaret açığımızda en büyük paya sahip ürünler arasında.


Polipropilenin yalnızca yüzde 4’ü yerli üretimle karşılanıyor; yüzde 96’sı ithalatla geliyor" diye açıkladı. Bu durumun sanayiciye stok yükü, tedarik ve vade riski getirdiğini belirten Ilıcak, "Rekabet gücümüzü azaltıyor, ihracatımızı zorlaştırıyor. Bu yatırım, Türkiye’nin ithalata bağımlılığını azaltacak, sanayimizin gelişimini hızlandıracak" dedi.


Yatırımın yer aldığı bölgenin denize kıyısı sayesinde güçlü lojistik avantajı, hammaddeye erişimi, Gaziantep, Adana ve Kayseri gibi tüketimin yoğun olduğu pazarlara kısa mesafede oluşunun avantajlarına da değinen Ilıcak, "Sonatrach ile uzun vadeli propan tedarik anlaşması imzalayarak hammaddeyi güvence altına aldık. Sıvı yük terminalinde ise Norveçli Stolt-Nielsen ile ortaklık kurduk. Yatırımlarımızın 2027 yılı sonunda tamamlanmasını hedefliyoruz" diye konuştu.


3 yılda toplam yatırım 14 milyar dolara ulaşacak


Son 15 yılda Türkiye’de 500 milyon doların üzerinde büyüklüğe sahip yaklaşık 20 milyar dolarlık sanayi yatırımı gerçekleştiğini hatırlatan Ilıcak, "Daha ileri gitmek istiyorsak, yerli ortaklıklarımızı yabancı ortaklarla güçlendirmeli, yüksek katma değerli ve yüksek teknoloji ürünleri ülkemizde üretmeliyiz. Biz, kendi adımıza, yurtdışında kazandığımızı ülkemize yatırmaya devam edeceğiz. Devam eden yatırımlarımızla birlikte, önümüzdeki üç yıl içinde Türkiye’deki toplam yatırımımızı 14 milyar dolara çıkaracağız. Ülkemize inanıyoruz. Üreterek, yatırım yaparak ve istihdam oluşturarak Türkiye’nin geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.


Bölge yabancı yatırımcı çekiyor


Bu yatırım öncesi, Port of Rotterdam’a ve Singapur’daki Jurong Adası’na gidip incelediklerini ve dünyadaki en iyi örneklerden yola çıkarak Ceyhan’da entegre bir endüstri bölgesi ve liman yapısını tasarladıklarını da açıklayan Ilıcak, "PP tesisimizin de içinde yer alacağı Doğu Akdeniz Petrokimya Kümelenmesi ve Limanı (DAPEK), Türkiye’nin en büyük endüstri bölgelerinden birine dönüşme potansiyeline sahip. Biz bir ‘altyapı belediyesi’ gibi elektrik, doğalgaz, su, tren yolu bağlantısı gibi kritik altyapılar oluşturulmasına öncülük ediyoruz. Ayrıca endüstri bölgesine 1 ila 1.5 milyar dolar arasında ek yatırım yapmak üzere fizibilite çalışmalarına da başladık. Türkiye’nin bu stratejik endüstri bölgesinde yatırım yapmak isteyen herkes için kapımız açık" dedi.


DAPEK’in 15 ila 20 milyar dolar büyüklüğünde bir endüstri bölgesine dönüşmesini amaçladıklarını aktaran Ilıcak, "Altyapısı, lojistik imkanları, teknolojisi, hatta teşvik imkanlarıyla hazır bir bölge Yatırımcıların uzaklara bakmalarına gerek yok. Bu işi, küresel iş ortaklarıyla birlikte beraber büyüteceğiz. Bu bölge, Adana ve çevresi başta olmak üzere Türkiye’nin petrokimyada üretim ve istihdam üssüne dönüşsün" çağrısında bulundu.


Ilıcak, yapılan diğer çalışmaları şöyle açıkladı:


"Sadece stratejik değil ‘iyi’ bir yatırım"


Enerjide iki güçlü kaldıraç kullanıyoruz: Proses yan ürünü 25 bin ton hidrojeni doğal gaz ikamesi olarak değerlendiriliyor, yeşil enerji üretimi ile tüm tesisin elektriğinin yüzde 100’ünü yenilenebilir kaynaklardan sağlıyoruz. Böylece muadil tesislere göre karbon emisyonunu yüzde 60 düşürüyoruz. Toplam istihdamın yüzde 65’ini bölgeden sağlıyoruz. Ceyhan Kaynakçı Okulu’ndan 2022’den bu yana 400’e yakın mezun verdik. 9 bin yeşil deniz kaplumbağasını güvenle denize ulaştırdık; nesli tehlikedeki ‘hoşnergis’ türünden 2 bin 600+ bitkiyi koruma altına aldık. Kurallar yol gösterir; biz gerçekten iyi olmak için her zaman fazlasını yapmayı seçiyoruz.


"Türk işçisini götürmediğimiz yere gitmiyoruz"


"Geçen yılı yaklaşık 4 milyar euro ciroyla kapattık. Gelirlerimizin yaklaşık yüzde 50’si yurtdışından geliyor. Dünyada 30’dan fazla ülkedeyiz; sırf Afrika’da 5 tane ülkedeyiz. Hollanda’da, Almanya’da, İsviçre’de çok ciddi operasyonlarımız var. Dünyanın en derin, Avrupa’nın ise en uzun tünelini; yine Avrupa’nın en yüksek binasını biz yaptık. Şimdi Orta Asya ülkelerindeyiz. Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan büyük pazarlarımız. Tek kriterimiz var o da Türk mühendislerini ve işçilerini götürebileceğimiz destinasyonlar seçmek. Onlar olmadan başarılı olmamız mümkün değil."


"Global iş ortaklarımızla büyüyoruz"


Başarı modelimiz inovasyon, geliştirme ve iş ortaklıkları üzerine kurulu. Bunun onlarca örneği var. En başta Dünya Bankası iştiraki IFC, holdingimize ortak olarak bize güvenini gösterdi. Singapurlu GIC, gayrimenkul şirketimize ortak oldu. Ticari gayrimenkul alanında, Türkiye’nin en büyük yatırım platformunu oluşturduk. Bu şirketimizi geçen sene halka arz ettik. Sağlık yatırımlarımızda Japon Sojitz, Koreli Samsung C&T ve Fransız Meridiam ile birlikteyiz. Bu yabancı gruplar, ülkemize ve projelerimize güvenerek yatırım yaptılar. Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz şehir hastaneleri, deprem ve pandemi dönemlerinde ne kadar stratejik ve hayati yatırımlar olduğunu bir kez daha gösterdi. Enerji tarafında ise TotalEnergies bizimle ortak.


"Sağlıktaki mühendislik ve finansman standartları uluslararası model oluyor"


Rönesans, Türkiye’nin sağlık dönüşümünde en büyük oyunculardan. Toplam 18 şehir hastanesinin 6’sı Rönesans tarafından Meridiam, Sojitz, Samsung C&T gibi ortaklarla yürütüldü. Bunlardan Elazığ projesi yeşil bono ile finanse edildi. Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz şehir hastaneleri, deprem ve pandemi dönemlerinde ne kadar stratejik ve hayati yatırımlar olduğunu bir kez daha gösterdi.


Yaptığımız tüm mühendislik projelerinde, Türk ve dünya şartnamelerinde mecbur kılınan kuralların ve limitlerin üzerine çıkarak projelerimizi tamamlıyoruz. Öyle ki sağlıkta getirdiğimiz mühendislik ve finansman standartlarını bugün Kazakistan’a taşıdık. Farklı bölgelerde de bunun model olacağına inanıyoruz."



Rönesans Holding’ten Ceyhan’a 2 milyar dolarlık yatırım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta 200 şehit yakını tatile uğurlandı Sivas’ta düzenlenen program kapsamında 200 şehit ailesi, gazi ve gazi yakını, moral ve motivasyon amaçlı 6 günlük tatil için Alanya’ya uğurlandı. Sivas’ta şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınları için moral ve motivasyon olması amacıyla anlamlı bir tatil programı hazırlandı. Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde düzenlenen organizasyon kapsamında, 200 şehit ailesi, gazi ve gazi yakını Alanya’ya uğurlandı. Şehit aileleri, gaziler ve yakınları Sivas’ta ilk defa organize edilen böylesi bir tatil programına dahil olmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. "Onların huzuru, mutluluğu ve refahı bizler için her şeyden önce gelir" Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür eden Vali Şimşek, "Devletimiz tüm imkânlarıyla şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanındadır. Onların huzuru, mutluluğu ve refahı bizler için her şeyden önce gelir. Bu anlamlı programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, ailelerimize hayırlı ve güzel bir tatil diliyorum" diye konuştu. "Onların yanında olmaya, her zaman destek olmaya devam edeceğiz" Her zaman şehit ailelerinin ve gazilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Dernek Başkanı Deveci, "Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz için düzenlediğimiz bu program, onların moral ve motivasyonuna katkı sunmak adına önemli bir çalışmadır. Bu süreçte bizlere destek olan başta Sayın Abdullah Güler ve Sayın Valimiz Yılmaz Şimşek’e özellikle bizleri Alanya’da ağırlayacak olan Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk’e şehit ailelerimiz ve gazilerimiz adına teşekkür ediyorum. Onların yanında olmaya, her zaman destek olmaya devam edeceğiz" dedi.
Mersin Atıklar oyuncağa dönüşüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde yürütülen ‘Evimiz Atölye’ projesi, çevre duyarlılığı ile kadın emeğini bir araya getirerek dikkat çeken bir dönüşüm hikayesi oluşturuyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gönüllüler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda sürdürülen projede, tekstil sektöründe atık olarak değerlendirilen malzemeler geri dönüşüm sürecinden geçirilerek yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Kadınların üretim gücüyle şekillenen bu süreç, hem doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor hem de kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha aktif rol almasına imkan tanıyor. Mersinden Kadın Kooperatifi Tekstil Şube Müdürü Gülten Çavuş, projenin yaklaşık 5 yıldır sürdürülen ‘Evimiz Atölye’ çalışmalarıyla temellendiğini belirterek, başlangıçta firmalardan piyasaya sürülmeyen çorapların toplanarak geri dönüşüme kazandırıldığını söyledi. Süreç içerisinde tekstil atıklarından elyaf üretimi fikrinin ortaya çıktığını ifade eden Çavuş, "Çünkü çok fazla atık değerlendirilmeden çöpe gidiyordu" dedi. Çukurova Kalkınma Ajansına sunulan projenin kabul edilmesiyle üretimin hız kazandığını kaydeden Çavuş, "Gelen atığa göre günde ortalama 200 kilogram elyaf üretebiliyoruz. Makinelerimizi kurmamızın üzerinden yaklaşık 1,5 ay geçti. İlk etapta deneme yanılma sürecimiz oldu. Hangi malzemeden daha iyi elyaf elde edileceğini bu süreçte öğrendik. Elyaf üretimine uygun olmayan atıkları ise minder yapımında değerlendiriyoruz" diye konuştu. Projenin yalnızca çevresel değil, sosyal ve ekonomik faydalar da sağladığını vurgulayan Çavuş, kadın emeğinin daha görünür hale gelmesiyle birlikte katılımcıların kazançlarının artacağını belirtti. Proje kapsamında verilen eğitimlerle katılımcılara çevre dostu yaşam alışkanlıkları da kazandırılıyor. Su tasarrufu ve sürdürülebilir yaşam bilincinin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini ifade eden Çavuş, atıkların yeniden değerlendirilmesinin özellikle yeni nesiller açısından önemli bir farkındalık oluşturduğunu dile getirdi. Çavuş, "Amacımız hem su tasarrufu sağlamak hem çevre kirliliğini önlemek hem de ekonomiye katkı sunmak. Katılımcılara tasarruflu su kullanımı ve çevre dostu yaşam konusunda eğitimler veriyoruz. Bu proje, atıkların dönüşümle yeniden ekonomiye kazandırılmasını anlatmak açısından yeni nesil için büyük bir destek" ifadelerini kullandı.
Bursa Eşrefoğlu Rumi vefatının 557. yılında yad edildi İznikli mutasavvıf Eşrefoğlu Abdullah Rumi İznik’teki kabri başında yad edildi. Program, Eşrefzade Camii bahçesinde sela okunması ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Eşrefoğlu Rumi’nin 14’üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan "Bazı kişiler, evliyaların kabrinde ’ne buluyorsunuz diye’ bizleri tenkit ediyor. Biz büyüklerin kabirlerinde türbelerinde Allah’a halimizi arz ediyoruz. Onlardan feyz alıyoruz. Büyüklerin kılıcı kabre girdikten sonra daha keskin oluyor. Onun için biz Allah’a olan halimizi arz etmek için onun sevgililerini vesile kılıyoruz. Bugün Çin’de yaşayan Kadiriler Türkiye’ye, Bursa’ya, İznik’e gelip Eşrefzade Abdullah Rumi, Abdülkâdir Geylânî’nin izlerini sürüyor, onların türbelerini arıyor" dedi. Her dönemde insanları ilahi aşka kavuşturan Eşrefoğlu Abdullah Rumi gibi zâtların mevcut olduğuna dikkat çeken Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, "Buraya gelen davetliler, 6 asır önce onun beyitleriyle sözleriyle buraya çağrıldılar. Onlar Allah dostları aşkı, yaradanı anlattılar. Onun için burada olanlar özel davete icabet edenlerdir" dedi. İznik Kaymakamı Arif Karaman konuşmasında etkinliğin önemine dikkat çekerken her yıl geleneksel olarak gerçekleşmesinde emeği geçen İznik Belediyesi’ne teşekkür etti. İznik Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte gerçekleştirdiği konuşmasında, "2015 yılından bu yana devam eden anma programlarımızda bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Niyet edip buraya gelen herkes, isimlerinin önünde ne unvan olursa olsun buraya gelerek bu güzel ortamın bereketinden nasiplenmek istiyoruz" diye belirtti. Programda ayrıca İznik Belediyesi tarafından günün anlam ve önemine binaen hazırlanan köfteli çorba katılanlara ikram edildi. Programa İznik Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, Eşrefoğlu Rumi’nin 14’üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan, belediye başkan yardımcıları, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda misafir katıldı.