EKONOMİ
Nilüfer’de emlak vergisi 1. taksit dönemi 4 Mayıs’ta başlıyor 03 Mayıs 2026 Pazar - 13:34:36 Nilüfer Belediyesi, 2026 yılı emlak vergisi ilk taksit ödemelerini almaya başlıyor. Bu çerçevede ödemeler 4 Mayıs ile 1 Haziran tarihleri arasında yapılacak. Vatandaşların işlemlerini kolaylaştırmak için çeşitli alternatifler sunuluyor. Mahalle muhtarlıklarında tahsilat vezneleri hizmet verecek. Nilüfer Belediyesi Halk Evi vezneleri ise hafta sonu da açık kalarak mesai yapacak. Ayrıca dileyen vatandaşlar tüm bu işlemlerini internet üzerinden de kolayca gerçekleştirebilecek. Nilüfer Belediyesi, bu dönemde vatandaşların ödemelerini en az zaman kaybıyla yapabilmesi için birden fazla alternatif sunacak. Bu kapsamda mahalle muhtarlıklarına vezneler kurulacak. Nilüfer Belediyesi Halk Evi gişeleri hafta sonu da açık tutulacak. Ayrıca vatandaşlar, internet ve mobil bankacılık aracılığıyla da ödemelerini yapabilecek. Nilüfer Belediyesi Halk Evi’nin yanı sıra Alaaddinbey, Çalı, Görükle ve Göçmen Konutları’nda bulunan vezneler tüm tahsilat dönemi boyunca hizmet verecek. Vatandaşlar bu noktalarda nakit ya da kredi kartıyla ödeme yapabilecek. Özellikle belediye hizmet binalarına gelmekte zorlanan veya vakit bulamayan Nilüferliler için mahalle muhtarlıklarına gezici vezneler kurulacak. Nakit ve kredi kartıyla ödeme alacak olan vezneler, bulundukları mahallede 09.00-12.00 ve 13.00-15.30 saatleri arasında hizmet verecek. Açıklanan takvime göre vezneler 4 Mayıs Pazartesi günü Minareliçavuş ve Odunluk, 5 Mayıs Salı günü Işıktepe ve Esentepe, 6 Mayıs Çarşamba günü Ertuğrul ve Özlüce, 7 Mayıs Perşembe günü Karaman ve Ataevler, 8 Mayıs Cuma günü ise Gökçeköy ile 30 Ağustos-Zafer mahallelerinde olacak. İkinci hafta gezici vezneler, 11 Mayıs Pazartesi Üçevler ve Hasanağa, 12 Mayıs Salı Gümüştepe ve Yüzüncüyıl, 13 Mayıs Çarşamba Cumhuriyet ve Barış, 14 Mayıs Perşembe İrfaniye ve Kayapa, 15 Mayıs Cuma günü ise Gölyazı ve Demirci mahallelerinde hizmet verecek. Üçüncü hafta 18 Mayıs Pazartesi Büyükbalıklı ve 23 Nisan, 20 Mayıs Çarşamba Beşevler ve Konak, 21 Mayıs Perşembe Fethiye ve Kızılcıklı, 22 Mayıs Cuma günü ise Ürünlü ve İhsaniye mahallelerinde vezne kurulacak. Tahsilatın son günü olan 1 Haziran Pazartesi günü ise Akçalar ve Altınşehir mahallelerinde ödeme alınacak. Nilüfer Belediyesi Halk Evi’ndeki vezneler 23 Mayıs Cumartesi ve 24 Mayıs pazar günleri 09.00-16.00 saatleri arasında açık olacak. Hafta içi belediyeye gelme imkanı bulamayanlar bu sayede ödemelerini hafta sonu da yapacak. İnternet üzerinden ödeme yapmak isteyen Nilüferliler, https://e-islem.nilufer.bel.tr adresinden ya da www.turkiye.gov.tr web sitesinde e-Devlet üzerinden işlem yapabilecek. Nilüfer Belediyesi’nin Vakıfbank IBAN TR57 0001 5001 5800 7293 7677 37 (Alıcı: Nilüfer Belediye Başkanlığı) numaralı EFT ya da havale yoluyla ödeme yapılabilecek. 7/24 çalışan FAST sistemini kullananlar ise "kolay adres" olarak tanımlı 1910025989 vergi numarasıyla 100 bin TL’ye kadar olan vergilerini hesaplarından ödeyebilecek. Bunlara ek olarak tüm PTT şubelerinden 488666 numaralı Posta Çeki hesabına T.C. kimlik ve sicil numarasıyla ödeme yapılabilecek. Halkbank şubeleri de ödeme noktaları arasında yer alıyor. Halkbank ATM’lerinde "Ödemeler" menüsündeki "Belediye Vergi Ödemesi" bölümünden Nilüfer Belediyesi seçilerek sicil numarasıyla işlem tamamlanabilecek. Vatandaşlar, ödeme noktaları ve takvim ile ayrıntı bilgiyi Nilüfer Belediyesi’nin 444 16 03 numaralı çağrı merkezinden ya da www.nilufer.bel.tr adresinden alabilirler.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:29 ATO Başkanı Baran: "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye’nin yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getirerek, "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın 29. Dönem Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleşti. ATO Başkanı Gürsel Baran, Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel gerilimler ekonomiyi zorluyor ATO Başkanı Baran, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve ticaret dengelerini derinden sarstığını belirterek, yaşanan gelişmelerin küresel enflasyon üzerinde de baskı oluşturduğunu söyledi. Dünyada belirsizliğin yeni bir norm haline geldiğine dikkat çeken Baran, özellikle İran, İsrail ve ABD ekseninde yaşanan gerilimlerin küresel ölçekte etkiler doğurduğunu ifade etti. "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı" Dünya petrol ve LNG ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin tedarik zincirlerinin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Gürsel Baran, "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı. Enerjiden gübre fiyatlarına, lojistikten sigorta maliyetlerine kadar tüm alanları etkileyen bu dar hat, küresel enflasyonda da yükselişe yol açıyor. Avrupa’dan Asya’ya kadar bütün ülkeler Hürmüz konusunda bir an önce anlaşmanın sağlanmasını bekliyor" açıklamasında bulundu. Türkiye yatırım için güçlü bir merkez Küresel ekonomideki belirsizlik ortamı devam ederken Türkiye’nin ‘Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ ile yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getiren Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan programın, Türkiye’nin güvenli liman olma özelliğini pekiştirdiğini ifade etti. Program kapsamında ihracatçılara yönelik vergi avantajlarının dikkat çekici olduğunu kaydeden Baran, imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a, imalatçı olmayan ihracatçılar için ise yüzde 20’den yüzde 14’e düşürüleceğini belirtti. Transit ticaret ve yurt dışı alım-satım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik istisnaların artırılacağını ifade eden Baran, yüksek katma değerli hizmet ihracatına yönelik kazanç istisnasının da yüzde 100’e çıkarılacağını söyledi. Yine programda bölgesel merkezini İstanbul Finans Merkezi’ne taşıyan şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanacağının yer aldığını bildiren Baran, merkezini farklı bir noktaya taşıyanlara ise yüzde 95 oranında istisna uygulanacağını kaydetti. "Düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine yönelik ‘Tek Durak Büro’ uygulamasının da önemli olduğunu belirten Baran, "Gündeme gelen yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin tek merkezden yürütülmesi, yatırımcıların en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında geliyor. Bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" diye konuştu. "Dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" Programın girişimcilik altyapısını güçlendirmeye yönelik boyutuna da değinen Baran, start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin özellikle genç girişimciler açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Baran, "Start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, özellikle genç girişimcilerimizin önünü açacak ve ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Öte yandan Baran, "Üretimi, ihracatı, istihdamı ve yatırımı teşvik eden, ülkemiz ekonomisini güçlendirecek olan her türlü programı destekliyoruz" şeklinde konuştu. "Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor" Küresel belirsizlikler ve maliyet baskıları nedeniyle şirket karlılıklarının zayıfladığını kaydeden Baran, "Ülkemizde üretim ve istihdamda önemli bir rol üstlenen KOBİ’lerimiz vergi yükünü yüklenirken, yararlanabildikleri indirim ve istisnalar sınırlı. Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor. İş dünyası olarak, düşük oranlı vergi politikalarının ekonomik faaliyetleri artırarak, vergi gelirlerinde de artış sağlayacağını her fırsatta dile getiriyoruz" ifadelerini kullandı. ‘Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’yla birlikte, ülke içinde, üretim ve ticaret yapan işletmeler için de vergi konusunda bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğine inandıklarını vurgulayan Baran, "Vergide adalet ve rekabet için yedi ayrı oranda uygulanan kurumlar vergisinin yüzde 15 olarak tek orana indirilmesi gerektiği kanaatindeyiz" dedi. "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Baran, önerdikleri modelin en başarılı örneklerinden birinin İrlanda olduğunu vurgulayarak, "Bu modelin en başarılı örneği, uzun yıllardır yerli sermaye olsun, yabancı sermaye olsun tüm şirketlere yüzde 12,5 kurumlar vergisi oranını uygulayan İrlanda’dır. İrlanda, bu politikasıyla Avrupa Birliği içinde en çok yatırım çeken ve kişi başına milli gelirini en fazla artıran ülkelerin başında gelmiştir. Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir. Böylelikle ekonomimizin bütünü, tedarik zincirinin tamamı desteklenmiş olacaktır" diye konuştu.
Amasya pazarında soğanın kilosu 7 aydır 10 TL
09 Kasım 2025 Pazar - 13:20 Amasya pazarında soğanın kilosu 7 aydır 10 TL Amasya’da semt pazarlarında soğan 7 aydır kilosu 10 TL’den satılıyor. Pazarın en hesaplı ürünü olan soğan, şehirde tanesi 12,5 TL’ye satılan ekmek ve metreküpü 19 TL olan sudan daha ucuz. Türkiye’de soğan üretiminin en fazla gerçekleştirildiği ikinci şehir olan Amasya’da bu yıl 90 bin dekar alanda yapılan ekiminden yaklaşık 500 bin ton rekolte elde edildi. İspanya ve Almanya gibi Avrupa ülkelerine de ihracatı sağlandı. "Bir tane ekmek insanın karnını doyurmuyor" 50 yılı aşkın süredir semt pazarında esnaflık yapan Elvan Bulut, "Amasya’da soğanın kilosu 10 TL, ekmeğin tanesi ise 12,5 TL’den satılıyor. Bir tane ekmek insanın karnını doyurmuyor. Gramajı ufalıyor, parası çoğalıyor" dedi. Bulut, bu durumu ‘Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana’ türküsünü seslendirerek dile getirdi. "Soğan 7 aydır 10 TL’den satılıyor" Amasya Belediyesi meclis üyesi olan Amasya Pazarcılar Derneği Başkanı Tolga Güven de soğanın sudan ucuz olduğunu belirterek, "Pazarın en ucuzu soğan. Yaklaşık 7 aydır 10 TL’den satılıyor. Sudan ucuza satılıyor. Kışın da bol bol soğan alınıp, tüketilmeli. Şifa deposu soğan giren eve hastalık girmez" diye konuştu. "İnsanımızı pazardan soğuttular" İstanbul ve Çorum’da semt pazarlarında yaşanan hadiselerin sosyal medyanın etkisiyle helalinden kazançtan başka düşüncesi olmayan pazarcılara da olumsuz yansıdığına işaret eden Güven, "müşteri her zaman haklıdır" prensibiyle hizmet ettiklerini söyledi. Aynı durumdan şikayet eden pazarın tek kadın esnafı Şahsenem Gelir ise, "Sosyal medyadaki yayınlarla insanımızı pazardan soğuttular. Biz tüm müşterilerimizi içtenlikle, güler yüzle pazarımıza bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Köylülerin yüzünü güldürecek tarihi proje: 5 milyar lira gelir hedefleniyor
09 Kasım 2025 Pazar - 13:04 Köylülerin yüzünü güldürecek tarihi proje: 5 milyar lira gelir hedefleniyor MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, İl Özel İdaresi projesi sayesinde yaklaşık 5 milyar liralık kaynak kazandırılacağını belirtti. Öztürk, bu kaynağın köylere asfalt yol, içme suyu, kanalizasyon ve kilit parke gibi altyapı yatırımlarında kullanılacağını, böylelikle 1 merkez, 8 ilçe ve 185 köyün kalkınmasına katkı sağlanacağını söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kırıkkale Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Avukat Halil Öztürk, Kırıkkale Valiliği İl Özel İdaresi’nin Kırıkkale merkez, ilçe ve köylere hizmet götürmek amacıyla yürüttüğü proje hakkında kamuoyunda oluşturulmak istenen olumsuz algılara sert tepki gösterdi. Öztürk, projenin geleceğe yatırım niteliğinde olduğunu belirterek, "Günü kurtarmaya değil, geleceğe yatırım yapmalıyız" dedi. İl Özel İdaresi’nin Vali Mehmet Makas’ın göreve başladığı dönemde kaynak sıkıntısı yaşadığını ifade eden Öztürk, "Sayın Valimiz göreve geldiğinde İl Özel İdaresi’nin kasası tabiri caizse boştaydı. Ancak Valimizin üretkenliği, çalışkanlığı ve bizlerin desteğiyle şeffaf ihaleler, tasarruf ve güçlü yönetim sayesinde kaynak oluşturuldu. Yahşihan’daki lojmanlar 60 milyon liraya satılamazken 185 milyon liraya satılarak kuruma ciddi gelir sağlandı. İki yılda 41 yeni araç Özel İdare bünyesine kazandırıldı. Köylerde ve ilçelerde altyapı ve üstyapı yatırımları kesintisiz sürüyor. Esasen Vali Bey göreve geldiğinde hazır bir kaynak yoktu, kurumsallaşma, liyakat ve adalet anlayışıyla kaynak üretildi" ifadelerini kullandı. Vali Mehmet Makas’ın görev süresinin geçici olduğunu ancak hizmet anlayışının kalıcı olduğunu vurgulayan Öztürk, "Vali Bey, göreve geldiği günden itibaren şehrimizin seçilmişleri ve bürokrasisiyle uyum içinde çalışıyor. Köy köy, ilçe ilçe geziyor, yapılan çalışmaları yerinde inceliyor. Kimse kimseyi kandırmasın, Vali Bey Kırıkkale’nin geleceğini düşünüyor. Bu projeye engel olunursa, kaybeden Vali değil Kırıkkale olur" değerlendirmesini yaptı. CHP’li İl Genel Meclis Üyelerinin projeye karşı çıktığını dile getiren Öztürk, AK Partili meclis üyelerine seslenerek, "CHP ülke genelinde yapılan mega projelere nasıl karşıysa, Kırıkkale’deki bu devasa kaynağa da karşı. Gelin el birliğiyle Kırıkkale’nin geleceğini kurtaralım. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan, devleti temsil eden Sayın Valimiz Mehmet Makas’a güçlü bir destek verelim. Böylece Kırıkkale’nin önümüzdeki 20 yılını güvence altına alalım" çağrısında bulundu. Projenin bir buçuk yıldır gündemde olduğunu hatırlatan Öztürk, son dönemde artan eleştirilere de dikkat çekerek, "Şimdi neden eleştiriler başladı? Yoksa bazı kesimler buradan rant elde etme peşinde midir" dedi. Öztürk, projenin amacının "lüks bina yapmak" olmadığını belirterek, "Projenin esası, İl Özel İdaresi binasının Arpalık Çukuru mevkiine taşınmasıyla mevcut Yahşihan’daki arazinin konut, ticaret ve iş merkezi olarak değerlendirilmesidir. Böylece Kırıkkale’nin 20 yılını kurtaracak 5 milyar liralık kaynak sağlanacak. Bu kaynakla köylere asfalt yol, içme suyu, kanalizasyon, köy konağı ve kilit parke gibi yatırımlar yapılacak. Kimse beton algısına aldanmasın. Vali Bey’in amacı makam odası değil, kalıcı hizmettir. Kırıkkale’ye kazandırılan bu bina kimsenin şahsi malı değildir. Lütfen hizmet edene engel olmayalım" diye açıkladı. Eldeki mevcut kaynaklarla kısa vadeli işler yapılabileceğini ancak uzun soluklu yatırımlar için bu projenin şart olduğunu belirten Öztürk, "Gelin gönül gönüle, el birliğiyle bu projeyi hayata geçirelim. Kırıkkale’nin 1 merkezi, 8 ilçesi ve 185 köyünü baştan aşağı imar ve ihya edelim" ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
Yeni yatırım teşvik sistemi Denizli’de tanıtıldı
09 Kasım 2025 Pazar - 11:50 Yeni yatırım teşvik sistemi Denizli’de tanıtıldı Denizli Sanayi Odası ev sahipliğinde, "Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi ve Yeni Yatırım Teşvik Sistemi" programı tanıtımı gerçekleştirildi. Toplantıda sanayi ve yatırım dünyasına, yeni teşvik sistemiyle ilgili önemli mesajlar verildi. Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu; Denizli’nin teşviklerden en az yararlanan illerden biri olduğunu, yeni sistemin bu tabloyu değiştirmek için büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. Denizli Sanayi Odası (DSO)‘da gerçekleştirilen, "Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi" ve "Sektörel ve Bölgesel Teşvik Sistemi" başlıklarıyla düzenlenen toplantıda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri tarafından yeni yatırım teşvik sistemine ilişkin kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Bakanlık yetkilileri, "Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi" kapsamında geliştirilen yeni teşvik sisteminin ayrıntılarını Denizli’de anlattı. Toplantıda; yeni sistemle getirilen yapısal değişiklikler, makine ve faiz destekleri, öncelikli yatırım alanları, sektörel teşvikler ve uygulama süreçlerine dair ayrıntılar aktarıldı. Etkinliğe, Bakanlık yetkililerinin yanı sıra Denizli Sanayi Odası yönetimi, sanayiciler ve sektör temsilcileri katıldı. Yeni sistemle üretim ve yatırımda dönüşümün hedeflendiği vurgulandı. "Denizli, teşviklerden daha etkin yararlanmalı" Toplantının açılış konuşmasını yapan DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, yeni teşvik sisteminin sanayiye önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Kasapoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı; "Yeni bir dönemi başlatan sistemin tüm detaylarını Bakanlığımızın değerli yetkilileriyle birlikte değerlendireceğiz. Denizli, üretim kültürü, girişimcilik ruhu ve ihracat yeteneğiyle ülkemizin en dinamik sanayi şehirlerinden biridir. Ancak artık sadece üretmek yetmiyor; teşvikleri ve hibeleri stratejik biçimde kullanmak gerekiyor. Denizli, Türkiye ortalamasına göre yatırım teşviklerinden ve hibelerden en az yararlanan illerden biri. Bu tabloyu değiştirmek istiyoruz" dedi. "Bir dönüm noktası olacak" Kasapoğlu, yeni sistemin Denizli sanayisi için bir dönüm noktası olacağını belirterek; "Yeni yatırım teşvik sistemi, doğru anlaşıldığında ve etkin biçimde uygulandığında firmalarımızın rekabet gücünü yeniden tanımlayacak bir dönüşümü başlatacaktır. Denizli Sanayi Odası, uzun yıllardır yatırım teşvik düzenleme yetkisine sahip bir kurumdur. Bu deneyimle sanayicilerimizin teşviklerden daha etkin yararlanmasını sağlamak için ‘Hibe, İnovasyon ve Teşvik Ofisi’ kurduk. Şu ana kadar 80 firmamıza destek verdik, bu sayıyı artırarak tüm üyelerimizin bu sistemlerden yararlanmasını hedefliyoruz" diye konuştu. "Sanayicilerin talepleri doğrultusunda yeni adımlar" Kasapoğlu, Denizli sanayisinin büyük ölçüde özkaynaklarıyla büyüdüğünü, ancak zorlaşan ekonomik şartlar nedeniyle firmaların daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu ifade ederek; "Yeni sistemde daha önce orta-yüksek teknoloji teşviklerinden yararlanabilen sektörler artık yalnızca ‘hedef yatırımlar’ kapsamında destekleniyor. Bu durum, Denizli’nin lokomotif sektörleri açısından dezavantaj oluşturuyor. Bu nedenle sistemin üretim altyapımıza daha uygun ve kapsayıcı biçimde uygulanmasını öneriyoruz. Güney Ege Kalkınma Ajansımız ile birlikte programın şehrimizin üretim profiline daha uygun hale gelmesi için çalışmalar yürütüyoruz" dedi. "Yeni teşvik sistemi üretim odaklı dönüşümü amaçlıyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Sait Cordan, yeni sistemin vizyonunu anlatarak Türkiye’nin üretim odaklı dönüşüm hedefini vurguladı. Toplantıda Denizli sanayicisine seslenen Cordan; "Yeni teşvik sistemiyle artık bölgesel değil, konu ve üretim bazlı bir modele geçiyoruz. Amacımız, ülkemizi orta ve yüksek teknolojili yatırımlara yönlendirmek. Bu, hemen gerçekleşecek bir dönüşüm değil; aşamalı olarak ilerliyoruz. İlk bölgesel teşvik sisteminden bugüne kadar çeşitli adımlar attık, şimdi ise yeni sistemle daha güçlü bir yapıya geçiyoruz" dedi. Denizli’yi, sanayicilerini çok yakından tanıdığını, şehri ve üretim azmini iyi bildiğini aktaran Cordan, klasik sektörlerin de dışlanmadığını belirterek; "Bazı yanlış anlamalar oluyor; mevcut klasik sektörlerimizi bırakmıyoruz. Aksine, onların yanına yeni ve teknolojik alanlar eklememiz gerekiyor. Umuyorum ki bu sistem siz sanayicilerimize yeni fırsatlar sunacak ve ülkemize üretim odaklı büyüme yolunda ivme kazandıracaktır" diye konuştu. Programda son olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Mehmet Korkmaz, yeni yatırım teşvik sistemine ilişkin teknik sunum yaptı. Etkinlik, sanayicilerin sorularının yanıtlandığı soru-cevap oturumu ile sona erdi.
Eskişehir’in Akdeniz’inde zeytinyağının soğuk sıkım yolculuğu
09 Kasım 2025 Pazar - 11:21 Eskişehir’in Akdeniz’inde zeytinyağının soğuk sıkım yolculuğu Eskişehir’in Akdeniz’i olarak bilinen Sarıcakaya ilçesinde yetişen zeytinler yine bölgede hizmet veren fabrikada soğuk sıkım yöntemi ile yağa dönüştürülüyor. 4 buçuk-5 kilogram zeytinden 1 litre yağ alınan fabrikada asit oranı ise 0.3 ile 0.5 dizem arasında değişiyor. Eskişehir’in Akdeniz’i olarak bilinen Sarıcakaya ilçesinin kırsal Mayıslar Mahallesi’nde toplanan zeytinler, yine aynı mahalle de bulunan fabrikada soğuk sıkım yöntemiyle zeytinyağı üretimi yağıyor. Asit oranı 0.3 ile 0.5 dizem arasında olan yağlar daha sonra, sofralarda yerini alıyor. Zeytinin kalitesine göre değişse de genellikle fabrikada yapılan işlemlerde 4 buçuk-5 kilo zeytinden 1 litre zeytinyağı üretiliyor. Sıcak sıkımında yapıldığı fabrikada yağ oranı soğuk sıkıma göre biraz daha az olabiliyor. Bölge de üretilen zeytinyağları çiftçinin işini başka bir noktaya ürünü taşımadıkları ve tarlaya yakın bir yerde yağa ulaşım açısından kolaylaştırıyor. "İç Anadolu’da yetişen zeytinlerin soğuk sıkımını yapıyoruz" Sarıcakaya ilçesi Mayıslar Mahallesi’nde zeytinyağı üretimi yapan Emre Can, yaptıkları işlem hakkında, "Biz şu an Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesine bağlı Mayıslar Mahallesi’nde bulunan bir zeytinyağı fabrikası işletmesindeyiz. Burada İç Anadolu Bölgesi’nde yetişen zeytinleri zeytinyağına dönüştürüp soğuk sıkım yapıyoruz. Buradaki çiftçilerimize, yani kendi bölgemizdeki zeytin üreticilerine, soğuk sıkım zeytinyağlarını yapıp teslim ediyoruz. Müşterilerimiz genelde bu civarlardan; hepsi kendi tarlasından zeytinleri toplayıp getiriyor. Ondan sonra burada sıkıyoruz, müşterimize tekrardan teslim ediyoruz" dedi. "Soğuk sıkımda 4 buçuk-5 kiloda bir yağ alıyoruz" Zeytinyağlarının asit oranına değinen Emre Can şöyle devam etti; "Bizim burada zeytinlerimizin kalitesi, yani asit oranı olarak söyleyeyim, bayağı düşük oranlarda çıkıyor. Asit oranlarımız 0.3-0.4 dizem, maksimum 0.5 dizemlerde oluyor. Yağ verimi olarak, genelde soğuk sıkımda 4 buçuk-5 kiloda bir yağ alıyoruz. Sıcak sıkımda bu oran tabii ki daha çok düşüyor ama bizde sıcak sıkım olmadığı için sadece soğuk sıkım yapıyoruz. Burada nem ve rutubet fazla olmadığı, yani deniz olmadığı için yağ kalitemiz çok güzel çıkıyor. Asit oranlarımız, dediğim gibi, 0.3-0.4 dizem."
Yozgat’ta 70’lik çift 40 yıldır omuz omuza pazarcılık yapıyor
09 Kasım 2025 Pazar - 10:46 Yozgat’ta 70’lik çift 40 yıldır omuz omuza pazarcılık yapıyor Yozgat’ın Çekerek ilçesinde kurulan halk pazarında 70’lik çift 40 yıldır omuz omuza pazarcılık yaparak geçimlerini sağlıyor. Yozgat’ın Çekerek ilçesinde kurulan halk pazarında, pazarcılık yapan bir çift dikkat çekiyor. İkisi de 71 yaşında olan Selvet ve Halil çifti 40 yıldır aynı pazarda omuz omuza pazarcılık yaparak geçimlerini sağlıyor. Hem hayat arkadaşı hem de iş ortağı olan çift evde olduğu gibi pazarda da mutlu ve mesut bir şekilde vakit geçiriyor. Selvet Çekiç 71 yaşında olduğunu ve eşiyle birlikte 40 yıldır pazarcılık yaptığını belirterek, "Hala bu işle uğraşıyorum. Bu yaşta zor oluyor. Emeklilik maaşı yetmediği için yapmak zorundayım. Nohut, fasulye kilosu 80 lira. Bulgurun kilosu 35, mercimek 80 lira. Bursa’dan İstanbul’dan, İzmir’den, Çekerek, Aydıncık, Kazankaya pazarlarından tanıyanların hepsine ürün veriyorum. Malımı alan müşterilerim memnun. Sabah 4’te 5’te kalkıyorum, hazırlıklarımı yapıyorum, pazara geliyorum, sergimi açıyorum, kahvaltımı burada yapıyorum. Sıcak da oluyor soğuk da. Alan da sağ olsun almayan da. Güle güle yesinler" dedi. Halil Çekiç eşiyle birlikte çekirdek, kestane, tarhana, mısır, fasulye, nohut, mercimek, yarma, düğü, yumurta, bal sattıklarını söyledi. Çekiç, "71 yaşındayım. İşin zorlukları oluyor tabi. 40 yıldır bu işi yapıyoruz. Bundan sonra da devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Tunceli’de tarım yatırımları ikiye katlandı
09 Kasım 2025 Pazar - 10:26 Tunceli’de tarım yatırımları ikiye katlandı Tunceli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı kapsamında kırsalda üretimi güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. 2024 yılında 24 proje tamamlanırken, 2025 yılı için proje sayısı iki katına çıkarılarak 48’e yükseltildi. Toplam yatırım tutarı ise 273,5 milyon TL’ye ulaştı. Tunceli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, üreticilerin gelir düzeyini artırmak, tarımsal altyapıyı güçlendirmek ve kırsal bölgelerde istihdamı desteklemek amacıyla önemli projelere imza attı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın destekleriyle yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programı çerçevesinde, hayvancılıktan su ürünlerine, tarımsal ürünlerin işlenmesinden bireysel sulamaya kadar geniş bir yelpazede yatırımlar hayata geçirildi. Kent genelinde yürütülen projelerle hem üretim kapasitesi hem de tarımsal çeşitlilik artarken, kadın ve genç üreticilerin kırsal kalkınma süreçlerine aktif katılımı da güçlendirildi. 2024’te 24 proje tamamlanırken, 2025 yılında proje sayısının iki katına çıkarılmasıyla Tunceli tarımında yeni bir büyüme döneminin başlaması hedefleniyor. 2024 yılında yapılan yatırımların ayrıntılarını paylaşan Tunceli Tarım ve Orman İl Müdürü Yavuz Suat Pala, "Tarım İl Müdürlüğü olarak kırsalda üretime destek olan tüm üreticilerimizi, kadınlarımızı, gençlerimizi desteklemek için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Kırsal Kalkınma Yatırımları Destekleme Programları kapsamında projelerimizi yürütüyoruz. Bu kapsamda 2024 yılında toplam 24 projemizi tamamladık, bu projelerin toplam proje tutarı 57 milyon TL; bunun 28,5 milyon TL’si hibe olarak üreticilerimizin hesaplarına yattı. Bu projelerin 5’i ekonomik yatırımlardır. 490 ton kapasiteli su ürünleri tesisi, ikincisi tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi, depolanması (Merkez OSB’de yaptığımız) Çemişgezek’te Tohum Eleme Tesisi Modernizasyonu, Pertek’te 370 baş küçükbaş ağılı ve 560 baş büyükbaş ağılı hayata geçirildi. 2024 yatırımlarının 13 tanesi altyapı yatırımlarımız ve kalan 6 projemiz bireysel sulama yatırımları olarak hayata geçirildi" şeklinde konuştu. "2024 yılında 24 olan projeleri 2025 yılında 48’e yükselttik" Hayata geçirilen projelerin 2025 yılında 2 katına çıkarıldığını belirten Müdür Pala, "2025 yılına bakacak olursak; 2024 yılında 24 olan projeleri 2025 yılında 48’e yükselttik. Toplam proje tutarımız ise 273,5 milyon TL. Bunun 136,7 milyon TL’lik kısmı hibe olarak üreticilerimizin hesaplarına yattı. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak üreticilerimizi yüzde 50 oranında destekledik. Bu projeleri 3 ana başlıkta sınıflandırabiliriz. 14 projemiz ekonomik yatırım olarak hayata geçirildi. 2 tanesi Mazgirt’te, 2 tanesi Ovacık’ta, 2 tanesi Pertek’te ve 1 tanesi Çemişgezek’te olmak üzere 7 tane büyükbaş hayvan ağılı hayata geçirildi. Aynı zamanda 2 tanesi Çemişgezek’te, bir tane merkezde ve bir tane de Pertek’te olmak üzere 4 tane su ürünleri tesisi hayata geçirildi. Biri Mazgirt’te, diğeri Çemişgezek’te olmak üzere 2 tane küçükbaş hayvan ağılı hayata geçirildi. Mazgirt’te su ürünleri teknoloji yenileme projesini de 2025 yılında hayata geçirdik. Toplam 26 projemiz altyapı yatırımları, 8 projemizi de bireysel sulama yatırımları olarak hayata geçirdik. Bu bireysel sulama yatırımlarından 5 tanesi Pertek’te 2 tanesi Mazgirt’te ve bir tanesi Ovacık’ta hayata geçirildi. Bireysel sulamayı desteklerken toplam 279 dekarlık alanı modern bir sulama sistemine kavuşturduk. Bu projelerimizle su tasarrufu sağlarken sulamada verimliliği hedefledik" dedi.
Sedir mantarının geleceği için uyarı: "Her mantar toplanmaz"
09 Kasım 2025 Pazar - 09:02 Sedir mantarının geleceği için uyarı: "Her mantar toplanmaz" Adana’nın Feke ilçesinde orman köylülerinin ek gelir kaynağı olan sedir mantarında toplanma dönemiyle birlikte uyarılar da arttı. Köylüler, hem mantarın geleceğinin tehlikeye girdiğini hem de ormanda zehirli mantarların bulunduğunu belirterek toplama sırasında dikkatli olunması çağrısı yaptı. Feke ilçesinde Mansurlu sedir ormanlarının ardından Konakkuran Mahallesi’nde de mantar hasat şenliği yapıldı. Kilosu 500 TL’ye köylüden alınan sedir mantarı bölge için önemli bir gelir kaynağı olurken yöre sakinleri, yanlış toplama yönteminin mantarın yok olmasına neden olduğunu söyledi. Bilinçsiz toplama yüzünden bazı alanlarda sedir mantarının artık çıkmadığına da dikkat çekildi. Feke Belediye Başkanı Cömert Özen, sedir mantarının bölge halkı için önemli bir gelir kaynağı olduğunu hatırlatarak, "Seneye yeniden bölgede mantarın çıkabilmesi için doğru hasat edilmesi gerekiyor. Her türün bir ömrü olduğu gibi mantarın da korunması şart. Bilinçsiz toplama, mantarın geleceğini tehdit ediyor. Vatandaşlarımızdan ricamız, her yeri kazmasınlar ve doğru şekilde toplasınlar" dedi. "Küçük mantarlar toplanmamalı" Konakkuran Mahalle Muhtarı Ferhat Baykul da zehirli mantar türleri olduğuna dikkat çekti. Baykul, "Bölgemizde hasat şenliği başladı ama herkes dikkatli olmalı. Küçük mantarlar toplanmamalı, kontrolsüz hasat yapılmamalı. Ayrıca zehirli mantarlar da var. Tanımadıkları mantarları kesinlikle toplamamalılar" dedi. Bölgede 20 yıldır mantar toplayan Menekşe Erkay ise yanlış toplamanın mantarın geleceğini tehdit ettiğini söyledi. Erkay, "Mantar bizim ek gelirimiz. Severek topluyoruz ama küçük mantar toplanmamalı. Yanlış toplayanlar yüzünden mantar azaldı. Eskiden torba torba toplardık, şimdi bir poşet bile zor doluyor. Biz mantarı aldıktan sonra yerini kapatırız, küçük mantarı ellemeyiz. Böyle olunca seneye yine çıkar, herkese yeter" diye konuştu. Yanlış hasadın yanı sıra yağış eksikliğinin de üretimi etkilediğine değinen AK Parti Feke İlçe Başkanı Vahit Todil, "1997’den beri sedir mantarının ihracatını yapıyoruz. Feke’mizin beyaz altını bölge ekonomisine ciddi katkı sunuyor. Ama bu sene yağmur az, mantar da az. Köylülerimiz zor şartlarda topluyor. Yağmur duasına bile çıkmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. Kozan Ticaret Odası Başkanı Mustafa Kandemir ise AK Parti Milletvekili Tamer Dağlı’nın sedir ormanlarının kesim planına alınmasını engelleyerek mantarın geleceğini koruduğunu hatırlattı.