EKONOMİ
Yarım asırlık klasik otomobil 210 bin liraya yeni sahibini buldu 03 Mayıs 2026 Pazar - 16:34:25 Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye tarafından faaliyete geçirilen 2. El Oto Pazarı, ikinci haftasında dondurucu soğuğa rağmen çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşların akınına uğradı. Pazarda en çok ilgiyi gören ve orijinalliğiyle dikkat çeken 1974 model klasik otomobil, 210 bin TL bedelle el değiştirdi. Demirci Belediyesi tarafından Camiatik Mahallesi açık pazaryeri alanında faaliyete geçirilen 2. El Oto Pazarı, kısa sürede bölgenin otomobil ticaret merkezi haline geldi. Hafta sonu kurulan pazara Demirci’nin yanı sıra; Köprübaşı, Selendi, Gördes, Salihli ve Kütahya’nın Simav ilçesinden çok sayıda vatandaş katılım sağladı.  Pazarın en çok dikkat çeken aracı, Salihli ilçesinden getirilen turkuaz mavisi rengindeki 1974 model Renault R12 oldu. Sadece 100 bin kilometrede olan ve orijinalliğiyle göz kamaştıran klasik otomobil, otomobil tutkunlarını başına topladı. Yapılan sıkı pazarlıkların ardından antika değerindeki otomobil, Demircili esnaf Şenol Budak tarafından 210 bin TL’ye satın alındı. Salihli’den oto pazarına gelen Serkan Sepetçi, "Demirci’ye araba pazarı açıldı. Geldik gördük, ticaretler gayet güzel. 1974 model değişensiz, 100 bin kilometrede R12 otomobil getirdim pazara" dedi. 2 haftada 60 araç satıldı Dondurucu soğuğa rağmen yoğunluğun eksik olmadığı pazarda, alıcı ve satıcılar arasında sıkı pazarlıklar yaşandı. Pazarın kurulduğu ilk iki haftalık süreçte toplamda 60’a yakın aracın satışı gerçekleştirilerek bölge ekonomisine ciddi bir girdi sağlandı.  Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara yaptığı açıklamada, "Vatandaşlarımızın taleplerini değerlendirerek hayata geçirdiğimiz 2. El Oto Pazarımız, hamdolsun kısa sürede çevre il ve ilçelerden gelen misafirlerimizle dolup taştı. Sadece Demirci’ye değil, bölge ekonomisine hitap eden bir merkez oluşturduk. İkinci haftamızda soğuk havaya rağmen ilginin artarak devam etmesi ve 60 aracın el değiştirmesi projemizin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Amacımız Demirci’yi ticaretin merkezi haline getirmek ve esnafımızın yüzünü güldürmektir. Tüm halkımızı her hafta sonu pazarımıza bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Oto pazarında araç yoğunluğu olduğunu belirten vatandaşlardan İsa Göllü ise, "Demirci ve bölge ekonomisine katkıda bulunacak bir girişim oldu. Belediye Başkanımız Erkan Kara’ya teşekkür ederiz" şeklinde konuştu. Demircili galerici esnafı Şenol Budak da, "Demirci’miz için bir ilk oldu. Havanın soğuk olmasına rağmen insanlarımız geldi. Çevre ilçelerden yoğun bir katılım oldu" dedi. Pazara araçlarını getiren vatandaşlar, çevre ilçelerin bir noktada buluşmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.
03 Mayıs 2026 Pazar - 13:34 Nilüfer’de emlak vergisi 1. taksit dönemi 4 Mayıs’ta başlıyor Nilüfer Belediyesi, 2026 yılı emlak vergisi ilk taksit ödemelerini almaya başlıyor. Bu çerçevede ödemeler 4 Mayıs ile 1 Haziran tarihleri arasında yapılacak. Vatandaşların işlemlerini kolaylaştırmak için çeşitli alternatifler sunuluyor. Mahalle muhtarlıklarında tahsilat vezneleri hizmet verecek. Nilüfer Belediyesi Halk Evi vezneleri ise hafta sonu da açık kalarak mesai yapacak. Ayrıca dileyen vatandaşlar tüm bu işlemlerini internet üzerinden de kolayca gerçekleştirebilecek. Nilüfer Belediyesi, bu dönemde vatandaşların ödemelerini en az zaman kaybıyla yapabilmesi için birden fazla alternatif sunacak. Bu kapsamda mahalle muhtarlıklarına vezneler kurulacak. Nilüfer Belediyesi Halk Evi gişeleri hafta sonu da açık tutulacak. Ayrıca vatandaşlar, internet ve mobil bankacılık aracılığıyla da ödemelerini yapabilecek. Nilüfer Belediyesi Halk Evi’nin yanı sıra Alaaddinbey, Çalı, Görükle ve Göçmen Konutları’nda bulunan vezneler tüm tahsilat dönemi boyunca hizmet verecek. Vatandaşlar bu noktalarda nakit ya da kredi kartıyla ödeme yapabilecek. Özellikle belediye hizmet binalarına gelmekte zorlanan veya vakit bulamayan Nilüferliler için mahalle muhtarlıklarına gezici vezneler kurulacak. Nakit ve kredi kartıyla ödeme alacak olan vezneler, bulundukları mahallede 09.00-12.00 ve 13.00-15.30 saatleri arasında hizmet verecek. Açıklanan takvime göre vezneler 4 Mayıs Pazartesi günü Minareliçavuş ve Odunluk, 5 Mayıs Salı günü Işıktepe ve Esentepe, 6 Mayıs Çarşamba günü Ertuğrul ve Özlüce, 7 Mayıs Perşembe günü Karaman ve Ataevler, 8 Mayıs Cuma günü ise Gökçeköy ile 30 Ağustos-Zafer mahallelerinde olacak. İkinci hafta gezici vezneler, 11 Mayıs Pazartesi Üçevler ve Hasanağa, 12 Mayıs Salı Gümüştepe ve Yüzüncüyıl, 13 Mayıs Çarşamba Cumhuriyet ve Barış, 14 Mayıs Perşembe İrfaniye ve Kayapa, 15 Mayıs Cuma günü ise Gölyazı ve Demirci mahallelerinde hizmet verecek. Üçüncü hafta 18 Mayıs Pazartesi Büyükbalıklı ve 23 Nisan, 20 Mayıs Çarşamba Beşevler ve Konak, 21 Mayıs Perşembe Fethiye ve Kızılcıklı, 22 Mayıs Cuma günü ise Ürünlü ve İhsaniye mahallelerinde vezne kurulacak. Tahsilatın son günü olan 1 Haziran Pazartesi günü ise Akçalar ve Altınşehir mahallelerinde ödeme alınacak. Nilüfer Belediyesi Halk Evi’ndeki vezneler 23 Mayıs Cumartesi ve 24 Mayıs pazar günleri 09.00-16.00 saatleri arasında açık olacak. Hafta içi belediyeye gelme imkanı bulamayanlar bu sayede ödemelerini hafta sonu da yapacak. İnternet üzerinden ödeme yapmak isteyen Nilüferliler, https://e-islem.nilufer.bel.tr adresinden ya da www.turkiye.gov.tr web sitesinde e-Devlet üzerinden işlem yapabilecek. Nilüfer Belediyesi’nin Vakıfbank IBAN TR57 0001 5001 5800 7293 7677 37 (Alıcı: Nilüfer Belediye Başkanlığı) numaralı EFT ya da havale yoluyla ödeme yapılabilecek. 7/24 çalışan FAST sistemini kullananlar ise "kolay adres" olarak tanımlı 1910025989 vergi numarasıyla 100 bin TL’ye kadar olan vergilerini hesaplarından ödeyebilecek. Bunlara ek olarak tüm PTT şubelerinden 488666 numaralı Posta Çeki hesabına T.C. kimlik ve sicil numarasıyla ödeme yapılabilecek. Halkbank şubeleri de ödeme noktaları arasında yer alıyor. Halkbank ATM’lerinde "Ödemeler" menüsündeki "Belediye Vergi Ödemesi" bölümünden Nilüfer Belediyesi seçilerek sicil numarasıyla işlem tamamlanabilecek. Vatandaşlar, ödeme noktaları ve takvim ile ayrıntı bilgiyi Nilüfer Belediyesi’nin 444 16 03 numaralı çağrı merkezinden ya da www.nilufer.bel.tr adresinden alabilirler.
SANTEK heyetinden Yalova OSB’de inceleme
08 Kasım 2025 Cumartesi - 16:16 SANTEK heyetinden Yalova OSB’de inceleme Yalova Sanayi ve Teknoloji İşbirliği Kurulu (SANTEK) heyeti, Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde saha ziyareti gerçekleştirdi. Ziyarette heyet, öncelikli olarak OSB katılımcılarından Yaşalar Çelik İşleme ve Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. üretim tesislerini gezerek üretim süreçleri hakkında yerinde incelemelerde bulundu. Yalova OSB yönetimi tarafından gerçekleştirilen sunumla bölgenin mevcut durumu, yatırımcı profili ve yürütülen projeler hakkında SANTEK heyeti ile bilgi paylaşımında bulunulurken ayrıca sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliği fırsatları üzerine değerlendirmelerde yapıldı. Üniversite sanayi işbirliğinin güçlendirilmesi, sanayi odaklı tez çalışmalarının artırılması, üniversite öğrencilerinin sanayi kuruluşlarında staj ve dönemsel çalışma eşleştirme çalışmalarının artırılarak devam ettirilmesi ve öğrencilerin yenilikçi projelerinin sanayicilerce desteklenmesi gibi önemli konularda istişarelerde bulunuldu. Görüşmeler neticesinde Yalova OSB’nin sanayi ekosisteminde yürüttüğü çalışmaların yerinde incelenmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir fırsat oluşturuldu. Saha gezisi ve gerçekleştirilen sunumlar çerçevesinde, bölgenin gelişim süreci ile sanayi ve teknoloji alanındaki potansiyel iş birliği alanları değerlendirildi.
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı değişmedikçe işçi kesiminin katılmaması kararını destekliyoruz"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 15:01 HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı değişmedikçe işçi kesiminin katılmaması kararını destekliyoruz" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, Asgari Ücret Tespit Komisyonuna ilişkin, ""Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı değişmedikçe işçi kesiminin katılmaması yönündeki kararı destekliyoruz" dedi. HAK-İŞ’e konfederasyonuna bağlı Öz Sağlık-İş Sendikası, 4’üncü Olağan Genel Kurulu’nu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve sendika üyelerinin katılımıyla gerçekleştirdi. Olağan Genel Kurula Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yazılı bir mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Öz sağlık-iş sendikası 4’üncü Olağan Genel Kurulu’na davetiniz için teşekkür ediyorum. Sağlık çalışanlarımız ülkemizin büyümesi ve güçlenmesinde de hep önde yer almışlardır. Bizler, sağlık çalışanlarının malı ve özlük haklarının iyileştirilmesi amacıyla çok sayıda adım attık. İstihdam politikalarımıza hız ve etkinlik kazandırdık. Çalışma hayatının tüm aktörlerini kapsayan geniş çaplı reformlar yaptık. Emekçilerimizin hak ve hukukunun korunmasına ilişkin hassasiyetimizi yalnızca sözlerimizle değil, çalışmalarımızla da açıkça ortaya koyduk. Öz sağlık-İş sendikası 4’üncü Olağan Genel Kurulu vesile ile tüm üyelerinize ve genel kurula katılanlara selam ve muhabbetlerimi iletiyorum." Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, HAK-İŞ Konfederasyonu’nun kuruluşunun 50’inci yılı dolayısıyla birçok etkinlik düzenlediklerini ve 50’inci yıla özel bu etkinlikleri düzenlemeye devam edeceklerini belirtti. Konfederasyonu’nun üye sayısının yeterli olmadığını söyleyen Arslan, bu yönde çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, Türkiye’de 17 milyon kayıtlı işçi var olduğunu ve onları sendikalaştırmanı ve haklarını savunmanın kendilerine görev edindiklerini sözlerine ekledi. "Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı değişmedikçe işçi kesiminin katılmaması yönündeki kararı destekliyoruz" Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Arslan, komisyon yapısının değiştirilmesi gerektiğini ve daha çoğulcu ve demokratik olması gerektiğini dile getirdi. HAK-İŞ’in asgari ücret tespit komisyonuna katılmama kararı hakkında açıklamalarda bulunan Arslan, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı değişmedikçe işçi kesiminin katılmaması yönündeki kararı destekliyoruz. Biz asgari ücret tespit komisyonunun yapısına 50 yıldır itiraz ediyoruz. Aralık ayında komisyon toplanacak. Ülkem adına endişe duyuyorum. Kanun değişmezse Aralık ayında oturup asgari ücreti belirleyecekler. Asgari ücretin çıkması uzlaşma değil, çoğunluk kararıdır. Milyonlarca çalışanın ücretinin belirlenmesini TİSK’e mi bırakacağız?" açıklamasında bulundu. "Asgari ücreti ortalama ücret haline getiren düzene karşıyız" Öz Sağlık-İŞ Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert ise, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun Aralık ayında çalışmalarına başlayacağını hatırlatarak, "Ortalama ücret haline gelen ve işçiyi ücretiyle köleleştiren böyle bir düzene karşıyız. Konfederasyon Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arslan’ın da açıkladığı gibi, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı değişmedikçe işçi kesiminin katılmaması yönündeki karar çok doğrudur. Biz de destekliyoruz. Komisyonun, asgari ücretliyi temsil etmeyen yapısına itiraz ediyoruz. Dünyada bunun pek çok modeli var. Ülkemizin ekonomik ve sosyal yapısına uygun modeller var. Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in de böyle bir çalışması var. Kurulun yapısı değişmeli; asgari ücret, tüm kesimlerin katılım sağladığı, bilimsel temeli olan, sivil toplumun katkı sunacağı bir modelle belirlenmeli" ifadelerine yer verdi. Toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Çalışma Genel Müdürü Mehmet Baş, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Direktörü Yasser Ahmed Hassan, Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, siyasi parti temsilciler, bazı sendikaların yöneticileri ve delegeler katıldı.
Öz İplik-İş Sendikası eylemlerine Karesi Tekstil’den engelleme
08 Kasım 2025 Cumartesi - 15:00 Öz İplik-İş Sendikası eylemlerine Karesi Tekstil’den engelleme Öz İplik-İş Sendikası anayasal haklarını kullanmak için yaptıkları eyleme Karesi Tekstil firması engelleme politikaları yürüttü. Bursa’da 5 bin 400 işçinin çalıştığı Karesi Tekstil’de çalışan işçiler, bir süre önce anayasal haklarını kullanarak Öz İplik İş Sendikası’na üye olmaya başladı. Üyeliklerin artmasıyla birlikte örgütlenme süreci belirli bir aşamaya gelmiş; ancak bu durum işveren ve işveren vekillerinin baskı ve engelleme girişimleriyle karşılandı. Oysa işçiler, Anayasa’nın 51. maddesini uyguladıklarını belirtti. Buna göre işçilerin sendikaya üye olma ve örgütlenme özgürlüğünü kullanmak istediklerini açıkladı. İşçilere yönelik baskı sistematik hale geldi İşçilerin telefonları ve e-devlet şifreleri zorla alınarak, baskı yoluyla üyelikleri iptal ettirildiği iddialar arasında yer alırken, işçiler arabulucuya zorla götürülerek işten çıkmaya mecbur bırakıldığı açıklandı. Maddi durumu zor olan işçilere ‘Tazminat verelim ama sendikadan vazgeç’ denilerek başka şirket üzerinden aynı yerde çalıştırılma dayatması yapıldığı belirtildi. Vinç üzerinde eylem yaptılar İşçiler, tüm bu engellemelere rağmen sendika temsilcileri mücadeleden vazgeçmemiş; işçilere seslenebilmek için vinç kullanarak çitlerin üzerinden konuşma yaptı. Tüm baskı ve engellemelere rağmen eylemlere devam edecekler Öz İplik-İş Sendikası işçileri tüm baskıların karşısında geri adım atmayacaklarını, bu mücadele yalnızca Karesi Tekstil işçilerinin değil, tüm işçilerin, tüm emekçilerin mücadelesi olduğunu belirtti. İşçiler, Karesi Tekstil önünde sendikal direnişlerine devam edeceklerini vurguladı.
Balıkesir’de makineli hasat zeytinde verimi artırıyor
08 Kasım 2025 Cumartesi - 13:30 Balıkesir’de makineli hasat zeytinde verimi artırıyor Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde zeytin hasadı başlarken, hasatta makine kullanımı da arttı. Makineler hasadı kolaylaştırırken, ağaçlara zarar vermediği için de verimi artırdığı kaydedildi. Burhaniye de zeytinliklerde hasat başlarken, pek çok üreticide hasatta makine kullanımına başladı. Makineler, hasatta büyük kolaylık sağlarken, genç dalları kırmadığı içinde verimin artmasına neden oluyor. Üretici Lütfü Mert de, Ziya Uysal, Gülten Semiz ve Birgül Güllü’den oluşan ekibi ile zeytin hasadı yapıyor. Eskiden sırıkla yapılan hasat, büyük oranda makineye dönerken, dalları kırmayan makinelerin gelecek yılın verimine de olumlu etki yaptığı kaydedildi. Makineleri daha çok erkekler kullanırken, kadınlarda makine kullanmaya başladı. Makine ile hasat yaptıklarını kaydeden Lütfü Mert, "Zeytincilikte hepten makine sistemine geçilmesini isterim. Biz bunlarla rahat ediyoruz. Bütün çiftçilerin makineli sisteme geçmesi lazım. Makineler ağaçlara da zarar vermiyor" dedi. Emekli Ziya Uysal da, "Genç yaşta emekli oldum. Şimdi zeytin hasadında çalışıyoruz. Makineleri kullanıyoruz. Makineler işimizi gayet kolaylaştırıyor. Daha güzel. Ağaçlara zarar vermiyor. Keşke makineler daha çok kullanılsa. Ağaçlara zarar vermediği içinde seneye daha iyi zeytin oluyor" dedi. Kadın işçi Birgül Güllü ise, "Biz normalde zeytinciyiz zaten. Çoktandır yapıyoruz bu işi. Bir iki senedir makineler çıktı. Şimdi makinelerle yapıyoruz bu işi. Güzel yani. Makineler çıktı, işimiz kolaylaştı" dedi.
Bakan Işıkhan: "Kocaeli’ndeki parfüm fabrikasındaki yangına ilişkin başmüfettiş görevlendirildi"
08 Kasım 2025 Cumartesi - 12:54 Bakan Işıkhan: "Kocaeli’ndeki parfüm fabrikasındaki yangına ilişkin başmüfettiş görevlendirildi" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki fabrikada meydana gelen yangın nedeniyle bakanlığımız başmüfettiş görevlendirmiştir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, HAK-İŞ Konfederasyonu’na bağlı Öz Sağlık-İş Sendikası’nın 4’üncü Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Sözlerinin başında Kocaeli Dilovası’ndaki bir parfüm fabrikada meydana gelen yangın nedeniyle büyük üzüntü yaşadıklarını ifade eden Işıkhan, yangında hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, ailelerine de sabır diledi. Işıkhan şu ifadelere yer verdi: "Sözlerimin hemen başında, Kocaeli’nin Dilovası ilçesindeki fabrikada meydana gelen yangın nedeniyle büyük üzüntü yaşadığımızı ifade etmek isterim. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, kıymetli ailelerine sabır ve baş sağlığı diliyorum. Yaralı kardeşlerimize ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yaşanan elim olay nedeniyle bakanlığımız başmüfettiş görevlendirmiştir. Süreci yakından takip ediyoruz." Işıkhan, Öz Sağlık-İş Sendikası’nın, kurulduğu günden bu yana çalışma hayatında önemli bir yere sahip olduğunu ve sağlık ve sosyal hizmetler işkolunda sendikal örgütlenmenin güçlendirilmesi için büyük çaba gösterdiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye genelinde toplam; 2 milyon 429 bin 527 sendika üyesi işçi bulunmaktadır. Bu üyelerin yüzde 9,2’sini temsil eden Öz Sağlık-İş Sendikası, 2025 Temmuz ayı istatistik tebliğinde 224 bin 289 üyesi ile ülke genelinde en fazla üyeye sahip üçüncü sendika konumundadır. Sağlık ve sosyal hizmetler işkolunda ise; 788 bin 228 işçi çalışmakta olup, bunların 267 bin 262’si sendika üyesidir. Bu rakamlarla birlikte 2025 yılı itibarıyla bu işkolundaki sendikalaşma oranı yüzde 33,91 seviyesine ulaşmıştır. Ülke genelinde bu hizmet kolunda 55 bin 578 işyeri bulunmakta, bunların 4 bin 928’i sendikalıdır. Öz Sağlık-İş Sendikası, bu işkolunda yer alan sendikalı işçilerin yüzde 84’ünü temsil ederek, açık ara en fazla üyeye sahip sendika olma başarısını sürdürmektedir." Son dönemde, sosyal tarafların katılımıyla yapılan Üçlü Danışma Kurulları ve Çalışma Meclisi toplantılarında, sendikal örgütlenmenin yaygınlaştırılması, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerinin detaylı şekilde ele alındığını kaydeden Işıkhan, Bu diyalogların, çalışma hayatının tüm paydaşları için daha sağlam ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeye imkân sağladığının altını çizdi. Işıkhan, teknolojinin sunduğu fırsatları sendikal işlemlerde en iyi şekilde değerlendirdiklerini belirterek, "Sendikal işlemlerin hızla ve şeffaf biçimde yürütülmesi için geliştirdiğimiz Sendika Bilgi Sistemi (SBS), dijital çağın gereklerine uygun, çağdaş bir platform olarak hizmete girmiştir. Sendikal örgütlenmenin temel unsurlarından biri olan; işkollarının kapsamı da uluslararası standartlara uyumlu şekilde güncellenmiştir. 2 Ağustos 2025 tarihinde yürürlüğe giren, İşkolları Yönetmeliği değişikliğiyle birlikte, Yönetmeliğin uluslararası normlarda yaşanan değişikliklere uyumlaştırılması sağlanmıştır. Sosyal adaletin güçlendirilmesi, gelir dağılımında eşitliğin artırılması ve istihdam kalitesinin yükseltilmesi hükümetimizin öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır" ifadelerine yer verdi. Asgari ücrette ve gelir vergisi uygulamalarında yapılan iyileştirmelerle çalışanların refahını artırdıklarına dikkati çeken Işıkhan, kayıt dışı istihdamla mücadelede de teknolojik altyapıları güçlendirdiklerini söyledi. Işıkhan, mesleki eğitim ve kadın istihdamını destekleyen projelerle işgücü piyasasını daha kapsayıcı ve kaliteli hale getirmek için kararlılıkla çalıştıklarını söyleyerek, "Hep birlikte, çalışma hayatını daha adil, daha şeffaf ve daha kapsayıcı hale getirmek için el birliğiyle ilerliyoruz. Sizlerin bu mücadeledeki fedakarlıkları ve katkıları, ülkemizin güçlü ve huzurlu yarınlarına ulaşmasında büyük önem taşımaktadır" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan sendika üyelerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.
Alaplı’da üretilen pelet sobalar dünya pazarında
08 Kasım 2025 Cumartesi - 11:03 Alaplı’da üretilen pelet sobalar dünya pazarında Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde yaşayan demir doğrama ustası Ersin Ürkmez (46), geliştirdiği pelet sobalarıyla yurt içi ve yurt dışında büyük ilgi görüyor. Çalışmak için gittiği Rusya’da bir kafeteryada gördüğü pelet (sıkıştırılmış odun talaşı) sobasından esinlenen Ürkmez, Türkiye’ye döndükten sonra kendi tasarımını geliştirerek üretime başladı. Günde ortalama 5 soba üreten Ürkmez, ürünlerini 7 bin 500 liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuyor. Ürkmez’in imalathanesinde üretilen sobalar, Türkiye’nin birçok iline gönderilirken Almanya’daki gurbetçilerden de yoğun talep görüyor. Peletli sobaların kömür sobalarına göre yakıt maliyetinde yüzde 50 tasarruf sağladığını belirten Ürkmez, "Pelet, sıkıştırılmış çam talaşından üretiliyor. Sabah doldurduğunuz pelet, akşama kadar yavaş yavaş yanıyor. Kömürün tonu 25 bin lira civarındayken, peletin tonu yaklaşık 12 bin lira. Yani yarı yarıya tasarruf sağlıyor. Ayrıca çevreci bir soba; karbon salınımı çok düşük, bacayı kirletmiyor, temizliği kolay" dedi. Peletli sobaların fiyatlarının model ve tasarıma göre değiştiğini belirten Ürkmez, "Ürünlerimiz 7 bin liradan başlayıp 20 bin liraya kadar çıkıyor. Elektronik aksamı bulunmayan, tamamen hava ile çalışan bir sistem. Zehirlenme riski yok. Konutlarda, bağ ve dağ evlerinde, kafeteryalarda sıkça tercih ediliyor. Türkiye’nin her yerine ve yurt dışına kargo ile gönderim yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Ürkmez, peletli sobaların geleceğin ısıtma sistemi olacağını vurgulayarak, "Kömürlü sobaların yerini artık çevreci ve ekonomik peletli sobalar alıyor. Gurbetçilerimizden ve yerli müşterilerimizden büyük beğeni alıyoruz" diye konuştu.
Alaplı’da üretilen pelet sobalar dünya pazarında
08 Kasım 2025 Cumartesi - 11:02 Alaplı’da üretilen pelet sobalar dünya pazarında Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde yaşayan demir doğrama ustası Ersin Ürkmez (46), geliştirdiği pelet sobalarıyla yurt içi ve yurt dışında büyük ilgi görüyor. Çalışmak için gittiği Rusya’da bir kafeteryada gördüğü pelet (sıkıştırılmış odun talaşı) sobasından esinlenen Ürkmez, Türkiye’ye döndükten sonra kendi tasarımını geliştirerek üretime başladı. Günde ortalama 5 soba üreten Ürkmez, ürünlerini 7 bin 500 liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuyor. Ürkmez’in imalathanesinde üretilen sobalar, Türkiye’nin birçok iline gönderilirken Almanya’daki gurbetçilerden de yoğun talep görüyor. Peletli sobaların kömür sobalarına göre yakıt maliyetinde yüzde 50 tasarruf sağladığını belirten Ürkmez, "Pelet, sıkıştırılmış çam talaşından üretiliyor. Sabah doldurduğunuz pelet, akşama kadar yavaş yavaş yanıyor. Kömürün tonu 25 bin lira civarındayken, peletin tonu yaklaşık 12 bin lira. Yani yarı yarıya tasarruf sağlıyor. Ayrıca çevreci bir soba; karbon salınımı çok düşük, bacayı kirletmiyor, temizliği kolay" dedi. Peletli sobaların fiyatlarının model ve tasarıma göre değiştiğini belirten Ürkmez, "Ürünlerimiz 7 bin liradan başlayıp 20 bin liraya kadar çıkıyor. Elektronik aksamı bulunmayan, tamamen hava ile çalışan bir sistem. Zehirlenme riski yok. Konutlarda, bağ ve dağ evlerinde, kafeteryalarda sıkça tercih ediliyor. Türkiye’nin her yerine ve yurt dışına kargo ile gönderim yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Ürkmez, peletli sobaların geleceğin ısıtma sistemi olacağını vurgulayarak, "Kömürlü sobaların yerini artık çevreci ve ekonomik peletli sobalar alıyor. Gurbetçilerimizden ve yerli müşterilerimizden büyük beğeni alıyoruz" diye konuştu. (EY-OA-
Zeytin hasadı başladı, Marmarabirlik’ten 70 bin tonluk alım ve 50 milyon dolarlık ihracat hedefi
08 Kasım 2025 Cumartesi - 10:28 Zeytin hasadı başladı, Marmarabirlik’ten 70 bin tonluk alım ve 50 milyon dolarlık ihracat hedefi Bursa ve ilçelerinde zeytin hasadı başladı. Çiftçiler sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bahçelerin yolunu tutup sofraları süsleyen zeytinleri ailece topluyor. Marmarabirlik Başkanı Ali Yıldız, bu yıl iri taneli ve kaliteli ürünlerin öne çıktığını belirterek, Türkiye genelinde sofralık ve yağlık zeytin rekoltesinin toplamda 2 milyon 450 bin ton olarak öngörüldüğünü, bunun 740 bin tonunun sofralık zeytin olduğunu ifade etti. Marmarabirlik Başkanı Ali Yıldız, Marmara Bölgesi’nde başlayan zeytin hasadıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, Marmarabirlik bölgesinden gelen rekolte beyannamesinin 67 bin ton olduğunu, şu ana kadar alınan ürün miktarının 8 bin ton civarına çıktığını, ortalama fiyatın ise 115 TL seviyelerinde bulunduğunu kaydetti. Bursa Valiliği, Mudanya Kaymakamlığı ve Marmarabirlik tarafından organize edilen Hasat Başlangıcı Programı Marmarabirlik’in Mudanya Kooperatifi’nin Yörükali Mahallesi’ndeki zeytin alım deposu bahçesinde gerçekleştirildi. Programa, Mudanya Kaymakamı Ayhan Terzi, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Ak Parti Mudanya İlçe Başkanı Arif Bayrak, Tarım Orman İl Müdürü İbrahim Acar, Marmarabirlik Başkanı Ali Yıldız, Marmarabirlik Mudanya Kooperatifi Başkanı Cüneyt Soylu ile Marmarabirik ortakları zeytin üreticisi çiftçiler katıldı. Mudanya Kaymakamı Ayhan Terzi, çiftçiliğin zor olduğunu bildiğini ancak çiftçiliğin sadece Türkiye’de değil dünyanın her yerinde zor olduğunu belirtti. Kaymakam Terzi, gerek zeytinde gerekse başka ürünlerde modern tarıma geçmenin şart olduğunu da sözlerine ekledi. Mudanya Kooperatifi Başkanı Cüneyt Soylu da bu sene Mudanya bölgesinden 10 bin ton civarında ürün beklediklerini belirtti. Marmarabirlik Başkanı Ali Yıldız da hasat programına ev sahipliği yapmaktan gurur ve onur duyduklarını ifade etti. Konuşmaların ardından kooperatife ait zeytinliklerde hasat başladı. Zeytin ağaçlarının altına serilen mavi yaygılar, gökyüzünden bakıldığında halı desenini andıran etkileyici bir görüntü oluşturdu. Ağaçlar tek tek silkelenerek düşen zeytinler kasalara toplandı. Kaymakam Ayhan Terzi ve Marmarabirlik Başkanı Ali Yıldız da zeytin silkeleme makineleriyle hasada katılarak üreticilere destek verdi. Üreticilerden yoğun katılım Hasat programının ardından Yörükali Mahallesi çevresindeki zeytin üreticileri, traktörlerine yükledikleri tonlarca zeytini Marmarabirlik deposuna getirerek teslim etti. Teslim alınan zeytinler, bilgisayar destekli sistemle boyutlarına göre ayrılarak özel havuzlara yerleştirildi. Drone ile görüntülenen zeytin havuzları, hasadın büyüklüğünü gözler önüne serdi. Geleneksel fermantasyon, modern teknolojiyle buluştu Toplanan zeytinler, 6 ay boyunca doğal fermantasyona bırakılıyor. Sürecin sonunda zeytinler, son teknolojiyle donatılmış steril havuzlarda yıkanıyor ve tuz eşliğinde üzerlerine taş basılarak dinlenmeye alınıyor. Bu yöntemle elde edilen ürünler, hem lezzet hem de kalite açısından öne çıkıyor. "Şu ana kadar 67 bin ton rekolte beyanından ortalama 115 TL’ye 8 bin tonu alındı" Programın ardından hasat yerinde İHA muhabirinin sorularını cevaplandıran Marmarabirlik Başkanı Ali Yıldız, Marmara Bölgesi’nde başlayan zeytin hasadıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yıldız Marmarabirlik Bölgesi’nden gelen rekolte beyannamesinin 67 bin ton olduğunu, şu ana kadar alınan ürün miktarının 8 bin ton civarına çıktığını, ortalama fiyatın ise 115 TL seviyelerinde olduğu bildirildi. Yeni depolama tesisi, ihracat hedefi Marmarabirlik’in gelecek hedeflerine de değinen Yıldız, 30 bin ton kapasiteli yeni bir depolama tesisi planladıklarını ve 70 bin ton zeytin alım hedefi koyduklarını açıkladı. İhracat alanında ise 50 milyon dolarlık bir hedefe odaklandıklarını belirten Yıldız, özellikle sofralık siyah zeytin için iç ve dış pazarda daha etkili bir pazarlama stratejisi geliştirdiklerini söyledi. Yeni ürünler ve işleme tesisleriyle ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade eden Yıldız, bu yatırımların Marmarabirlik’i ve ortak yapısını daha da güçlendireceğini dile getirdi. Kuraklık rekolteyi etkiliyor Yıldız, Marmara Bölgesi’nde yaklaşık altı aydır yağış görülmediğini ve bu kuraklığın özellikle suyla üretim yapılmayan bölgelerde rekolteyi olumsuz etkilediğini belirtti. Son yağışların ürün kalitesine katkı sağladığını ifade eden Yıldız, daha fazla yağmurun daha kaliteli ürünler getireceğini söyledi. Tüketim ve tağşiş uyarısı Türkiye’nin sofralık siyah zeytin tüketiminde dünya lideri olduğunu belirten Yıldız, buna rağmen Avrupa’da yeşil zeytinin daha fazla tercih edildiğini aktardı. Yıldız, zeytinyağı tüketiminde ise Türkiye’nin kişi başı 2-2,5 kilo ile Avrupa’nın 13 litre seviyesinin oldukça gerisinde olduğunu vurguladı. Marmarabirlik’in doğal fermantasyonla ürettiği ürünlerin 8-9 ay mahzenlerde olgunlaştığını hatırlatan Yıldız, iç tüketimin artmasının üreticiye ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağını ifade etti. Son olarak zeytinyağında artan tağşiş üretimine dikkat çeken Yıldız, merdiven altı üretimlerin hem üreticiye hem de tüketiciye zarar verdiğini belirterek, vatandaşları güvenilir markaları tercih etmeleri konusunda uyardı. Tarım ve Ticaret Bakanlıklarının denetimlerinin arttığını da sözlerine ekledi.
Şapa karşı en radikal koruma aşı: Aşılamayı ihmal etmeyin
08 Kasım 2025 Cumartesi - 10:02 Şapa karşı en radikal koruma aşı: Aşılamayı ihmal etmeyin Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Şentürk, şap hastalığına yol açan virüsün, diğer viral etkenlerden çok farklı bir yapıya sahip, çok hızlı bir şekilde kendisini değiştirebilen ve güncelleyen bir virüs olduğunu belirterek, "Şu anda eğer aşıları zamanında ve uygun serotiple yapılmasına rağmen hastalık oluşuyorsa tahminimiz yeni varyantlarla karşı karşıya kalmış olabiliriz açıkçası" dedi. Şentürk, yaptığı açıklamada, Türkiye’deki şap hastalığının Afrika kökenli Sat-1 ve Sat-2 serotiplerinden meydana geldiğini ve şu anda Sat-1’in aktif durumda olduğunu belirtti. Şapın 7  serotipinin bulunduğunu dile getiren Şentürk, diğer serotiplerin yol açtığı hastalıklarla Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiğini anlattı. Hayvanlar ilk kez karşılaşınca etkisi ağır oldu Afrika kökenli serotiplerin ülkeye ilk kez girmesiyle hastalığın etkisinin şiddetli hissedildiğine dikkati çeken Şentürk, "Sat-1 adını verdiğimiz bu serotiplerle hayvanlarımız daha önce karşı karşıya kalmamışlardı. Dolayısıyla hastalığı şiddetli son derece şiddetli oluşmaya başladı ve hayvanların bir çoğunda özellikle kuzu ve buzağılarda kalp kasında meydana gelen hasara bağlı ani ürünler gözüktü" dedi. Hayvanların birçoğunda ağızdaki, ayaktaki ve memelerdeki lezyonlara takiben de şiddetli bir şekilde hayvanlarda verim kayıpları oluştuğunu vurgulayan Şentürk, tırnaklarda meydana gelen bu lezyonlara takiben kalıcı topallık ve zorunlu kesimlerin görüldüğünü söyledi. Aşı hastalık yapıcı değil aksine koruyucu Bunların hepsinin üreticiler için büyük bir ekonomik yıkım meydana getirdiğini belirten Şentürk, şöyle konuştu: "Şap hastalığıyla ilgili son günlerde aşı tartışmaları yaşanıyor. ’Aşı yapıldı hayvan öldü, aşı yapıldı ama yine hasta oldu’ gibi iddialar, tartışmalar oluyor. Şap hastalığının virüsünü alan bir hayvanda hastalığın bir kuluçka devresi olur. Bu 3 ile 6 günlük bir dönemi kapsar bazen 14 günden 21 güne kadar uzayabilir açıkçası. Aşı yapıldığı esnada hayvanlar virüs almış olabilir ama klinik belirtil göstermemiş olabilir ve aşı yapıldıktan birkaç gün sonra da klinik belirtiler oluşmaya başlar. Hayvan sahipleri genellikle bunu aşıdan sonra oluştu diye bir düşünceye sahip olabilir. Bu düşünce çok doğru bir yaklaşım değildir. Aşılama hastalıktan korunmada veya hafif atlatmada son derece önemlidir." Şentürk, ilk doz aşı yapıldıktan 10 gün sonra kısmi bir koruma meydana geleceğini dile getirerek, üç hafta da dört hafta sonra yapılan ikinci doz aşıdan sonra bile 21 gün sonra tam bir bağışıklık koruyuculuk oluşmaya başlayacağını söyledi. Alt varyant endişesi Kendilerine üreticilerden ’Ben hayvanımı aşılattım, uygun zaman ve aralıkta yaptırdım ancak iki ay sonra üç ay sonra şapla karşı karşıya kaldık, 1-2 ay sonra hayvanlar hastalandı’ gibi şikayetler aldıklarını vurgulayan Şentürk, şöyle devam etti: "Bunun da muhtemel en büyük nedenlerinden bir tanesi alt varyant olabilir yada hayvanlarda var olan immunsistemi zayıflığına neden olan sorunlar beklenilen bağışıklığı oluşturmamış olabilir. Şap hastalığına yol açan virüs, maalesef diğer viral etkenlerden çok farklı bir yapıya sahip ve çok hızlı bir şekilde kendisini değiştirebilen hastalık yapıcı yapılarını değiştirebilen ve güncelleyen bir virüs. Şu anda sahada muhtemelen düşüncemizi o yönde; alt varyant dediğimiz değişik varyantlarla karşı karşıya kalmış olabiliriz. Şap hastalığında bir serotipe karşı ya da bir varyanta karşı yapılan aşılama maalesef yeni bir varyanta karşı koruyuculuk meydana getirmiyor." Kendini sürekli yeniliyor Şentürk, "Sürekli kendisini yeni şartlara göre yenileyen bir virüsle karşı karşıyayız. Bu konuda ülkeye gelen kuşak enfeksiyon virüsüne karşı daha etkin mücadele edilmesi gerekiyor" dedi" dedi. Hastalıkla ilgili sektör içindeki tüm ilgililerin taşın altına elini koyması gerektiğini belirten Şentürk, hayvan hareketlerinden, salgının boyutuna, gözlemlerden kontrole kadar geniş çaplı çalışma yürütülmesinin önemli olduğuna işaret etti.