EKONOMİ
KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:07:36 Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır" dedi. Ankara’da EkoAvrasya Vakfı, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği paydaşlığında, "Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ekonomik İlişkilerin Güçlendirilmesi" başlıklı toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, özellikle ifade etmek isterim ki ekonomisinden önce konumuyla alakalı; Akdeniz’in ortasında 3355 kilometrekarelik bir Türk toprağında, 1974’ten sonra, Türkiye Cumhuriyeti kurduktan sonra verilen savaş sonrasında, ilk kez ve son kez verilen savaş. Şehit kanlarıyla, mücahit kanlarıyla kazanılan 74 savaşından sonra büyük bir zaferin sonucunda kurulan 17. Türk devletidir. Türklük devletine devam edilen, işte biraz önce de ifade edildiği gibi bütün izolasyonlara ve ambargolara rağmen ayakta duran, 195 ülkenin tanımadığı, 155 ülkenin tanımadığı, dünyanın tanımadığı ama Türkiye’nin tanımasıyla hayatta var olan, var olmaya devam edecek olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Özellikle ifade etmek isterim, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ’Bir Türk dünyaya bedeldir, bir Türkiye dünyaya bedeldir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki savaşın Kıbrıs adasının önemini gösterdiğini ifade eden Amcaoğlu, "Yaklaşık 2 buçuk aydır süren savaşın ortaya çıkardığı acı gerçekler var ki, işte Kıbrıs adasının ne denli önemli olduğu. 1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, Kıbrıs Türk idaresinde bir sıkıntı yaşamaması konusunda Millet Meclisinde kendi milletvekillerini uyarırken; ’Oradaki Kıbrıs Türkünün bir sıkıntı yaşamaması, aksi takdirde İskenderun Körfezinden dışarı çıkamazsınız, bütün ikmal yollarınız tıkanır’ dediği noktada olduğu gibi gerçekleri yaşıyoruz. Buradaki nöbet sadece o 3355 kilometrekarelik topraklarda yaşayan Kıbrıs Türkünün, 455 yıl önce 1571’de oraya varan Osmanlı’nın torunlarının, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı bir sorumluluk değildir. Oradaki nöbet ve sorumluluk, 300 milyonluk Türk nüfusunun ve başta Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle sorumluluk alanı içerisinde var olma mücadelesinden başka bir şey değildir" şeklinde konuştu. Kıbrıs’ın ekonomik hedeflerinden bahseden Amcaoğlu, "Ölçeğine baktığınızda, hedefleri olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bahsederken; şu an 30.000 yatak kapasitesiyle 50.000 yatak kapasitesine ulaşmayı 2030’a kadar hedefleyen, yıllık 2 milyon turisti ile yaklaşık 4 milyonluk turisti hedefleyen, şu anki 88.000 yükseköğrenim öğrencisiyle birlikte 150.000 yüksek eğitim öğrencisi bilişim ve inovasyonla buluşturmayı hedefleyen ve bunun yanında da şu an 160 milyon dolarlar civarında olan ihracatını önümüzdeki 2030 yılına kadar 1 milyar dolara çekme hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte omuz omuza mücadele veren bir Kıbrıs Türk halkından rahatlıkla bahsedebiliriz" diye konuştu. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Ticaret Bakanlığının KKTC’ye katkılarından bahseden Amcaoğlu, şunları kaydetti: "Burada bulunmuşken özellikle ifade etmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığının yıllardır vermiş olduğu katkılar ortada. Ama özellikle Profesör Doktor Ömer Bolat’ın da yönetimindeki Türkiye Ticaret Bakanlığının son 2022 yılından ötürü ve beridir vermiş olduğu destek çok açık ve bariz bir şekilde ortada. Ve ülkemizin sadece turizmle değil, yaklaşık 4 milyar dolarlık ithalatın karşılığında dış ticaret açığını sağlayan turizmle değil, yüksek eğitimle değil; kendi kendine yetebilen bir sanayi ile, kendi alanlarındaki ihtiyacını üretebilen bir üreticisiyle, sanayicisi ve ticaret adamıyla birlikte var olma savaşı başarıyla devam etmektedir. Birkaç rakam vermek istiyorum. 2021’de yaklaşık 128 milyon dolar olan ihracatının 38 milyon dolarını Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamıyla yapabilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin şu anki geldiği nokta; 157 milyon dolarlık ihracatının 68 milyon dolarlık kısmını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamında Türkiye’ye yapabiliyor. Ve özellikle son birkaç yıldır pozitif anlamdaki gayretleriyle sayın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın sadece Ocak-Mart ayındaki rakam 41 milyon dolara tekabül edebiliyor 3 aylık sürede. Neden? Uzun gayretler ve görünebilir olması konusunda Kıbrıs Türkünün izolasyon ve ambargolarla yaşarken oradaki hayatını devam ettirebilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomik çarkı hazırlayabilmesi için, bu desteklerin daha da aşağılara ulaşabilmesi için hedefler bu doğrultudaydı. Özellikle şunu ifade etmek isterim ki; oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır." Konuşmanın ardından Bakan Amcaoğlu’na plaket takdim edildi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:49 Başkan Dutlulu Saruhanlı’da toplu ulaşım esnafıyla buluştu Saruhanlı ilçesinde toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından toplu ulaşım esnafına sağlanan yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğunu vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelerek sektörün taleplerini dinledi. Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım esnafına sağladığı yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğu vurgulandı. Saruhanlı Belediyesi Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen programda, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ve Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara ile şehir içi taşıma yapan kooperatiflerin temsilcileri yer aldı. "İlk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" Ulaşım kooperatif başkanıyla sorunları konuştuklarını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Onlar dertlerini anlatıyordu. Biz de bize gelen sıkıntıları anlatıyorduk. Ferdi Başkan daha aday olmadan önce, biz Ferdi Başkan ile de bu konuları konuştuk. O zamanlardan çalışmaya başlandı. Güzel de bir ekip kurarak belediye başkanı seçilir seçilmez ilk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" diye konuştu. "Yıllık 1,2 milyar liralık destek" Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesini halkın ve esnafın refahı için kullandığını belirten Başkan Besim Dutlulu, şu detayları paylaştı: "Ulaşım esnafına aktardığımız tutar aylık 100 milyon, yıllık ise 1,2 milyar liraya ulaştı. 24 milyarlık belediye bütçemizin yüzde 5’ini sadece sizlere ayırdık. Bu desteği verirken tek gayemiz vatandaşımızın mutluluğu. Halkımızın modern araçlarda, güler yüzlü şoförlerden hizmet almasını istiyoruz. Maddi imkanlar iyileşti; artık şoför eğitimlerine, araç bakımlarına ve klima kullanımına daha çok özen göstermenizi rica ediyorum." "Biz sizin yanınızdayız siz de Manisa halkının yanında olun" Ekonomik şartlar ve yüksek faiz oranları nedeniyle araç yenileme takvimini revize ettiklerini belirten Başkan Dutlulu, "Normalde araçları hemen değiştirmek istiyorduk ancak yüksek faizler buna engel oldu. Biz de bu bütçeyi yeni hatlar açmaya ve kendi otobüs filomuzu çoğaltmaya ayırdık. Önümüzdeki yıl faizlerin düşmesiyle birlikte özel kredi anlaşmaları ve belediye finansman desteğiyle araçları peyderpey yenileyeceğiz. Biz sizin yanınızdayız, sizden de tek ricamız Manisa halkına hak ettiği kaliteli hizmeti sunmanızdır" dedi. Programa katılan CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, özel halk otobüslerinin kamuya hizmet ettiğini ve belediyelerin direktifleri doğrultusunda çalıştığını söyledi. Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, göreve geldiklerinde ilk olarak şoför esnafına kulak verdiklerini belirtti. Cıllı, "Ana arterlerin asfaltlanması noktasında Besim Başkanımıza gittik, bizi geri çevirmedi. Kendi sorumluluk sahamızdaki yerleri biz, Büyükşehir sorumluluğundaki yerleri de Başkanımız asfaltlıyor. Sonuçta Saruhanlı ve şoför esnafımız kazanıyor. Kendisine destekleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise, toplu ulaşım esnafı ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in selamlarını ileten Özalper, esnafın sorunlarını dinlemek için her zaman hazır olduklarını vurguladı. Toplantıda söz alan Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerden övgüyle bahsetti. Sistemin temellerinin merhum Ferdi Zeyrek döneminde atıldığını ve Başkan Besim Dutlulu ile kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Kara, "Bugün Manisa’daki bu hizmet ve destek seviyesi Türkiye’nin hiçbir yerinde yok" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:39 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için duyuru yapılmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:01 Denizli OSB ve KalDer sosyal sorumluluk ile kalite dönüşümünde buluştu Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kurulu’na tebrik ziyaretinde bulundu. Denizli OSB Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim Onur Yıldırım, Sevde Şensöz Çelik, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş’ın da yer aldığı ziyarette, kurumlar arası iş birliği ve kalite odaklı çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret kapsamında KalDer Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Ateş tarafından, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde lösemili çocukların anneleri tarafından hazırlanan "Umut Bebeği", Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu’na takdim edildi. "Kalite odaklı dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam edeceğiz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "KalDer’in ülkemizde kalite kültürünün yaygınlaşmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar, sanayi ekosistemimizin sürdürülebilir gelişimi açısından önem taşımaktadır. Kurumlar arası güçlü iş birliklerinin, Bölgemizin rekabet gücünü artırmada belirleyici olduğuna inanıyoruz. Öte yandan, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde büyük emek ve duyarlılıkla hazırlanan bu anlamlı hediyenin bizlere takdim edilmesi, sosyal sorumluluğun üretim ve dayanışma ile nasıl bütünleştiğinin somut bir göstergesidir. Denizli OSB olarak hem kalite odaklı dönüşüm süreçlerini hem de toplumsal fayda sağlayan projeleri desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Ziyaret günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Integrow, Dreamforce 2025’in resmi lansmanını yaptı
05 Kasım 2025 Çarşamba - 11:08 Integrow, Dreamforce 2025’in resmi lansmanını yaptı Integrow, Dreamforce 2025’in resmi lansmanı yaptığını duyurdu. Dreamforce 2025’te (DF 2025) platformunun resmi lansmanını yapan küresel birleşik ERP ve CRM çözümleri sağlayıcısı Integrow Inc., İstanbul’da EMEA Bölgesel Geliştirme ve Destek Merkezi’nin açıldığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre; İstanbul’daki tesis, şirketin EMEA operasyonları için bölgesel merkezi olarak hizmet verecek ve inovasyon, bölgesel özelleştirme ve müşteri katılımını teşvik edecek. Önemli uluslararası pazarlarda büyümeyi hızlandırmak için ürün geliştirme, teknik teslimat ve çok dilli müşteri desteğine odaklanacak. EMEA ekibini İstanbul’dan yönetecek olan Teknik Geliştirme ve Teslimattan Sorumlu Başkan Yardımcısı Fahad Raza, "Integrow’un Dreamforce 2025’te lansmanını yapmak ve aynı ay içinde EMEA merkezimizi açmak, küresel ölçek ve bölgesel güçlendirme konusundaki kararlılığımızı yansıtıyor. İstanbul’un stratejik konumu, kıtaların ötesindeki müşterilerle bağlantı kurmak ve yerelleştirilmiş yenilikleri hız ve hassasiyetle sunmak için bizi mükemmel bir şekilde konumlandırıyor" dedi. Raza, sözlerine şöyle devam etti: "Müşterilerimiz hızla dönüşüyor ve onlarla birlikte gelişen platformlara ihtiyaç duyuyorlar. Bu yatırım, EMEA’daki müşterilerimizle yan yana çalışmamıza, akıllı, ölçeklenebilir ve bağlantılı iş dünyasının geleceğine hazır çözümleri birlikte oluşturmamıza olanak tanıyor." İstanbul’daki merkezin, Integrow’un operasyon, İK, finans, pazarlama, satış, saha hizmetleri ve müşteri yönetimini tek bir akıllı platformda birleştirme vizyonunun ilerletilmesinde önemli bir rol oynayacağı belirtildi. Türkiye’nin dinamik teknoloji ekosisteminden ve önemli iş merkezlerine yakınlığından yararlanan merkezin, tüm işlevler arasında veri, otomasyon ve müşteri katılımı arasında köprü kuran yeni nesil yapay zeka yeteneklerini daha da geliştireceği vurgulandı.
Yeni Güç Sistemi Uluslararası Forumu ve CSG Uluslararası Bilim ve Teknoloji Forumu düzenlendi
05 Kasım 2025 Çarşamba - 11:01 Yeni Güç Sistemi Uluslararası Forumu ve CSG Uluslararası Bilim ve Teknoloji Forumu düzenlendi Yeni Güç Sistemi Uluslararası Forumu ve CSG Uluslararası Bilim ve Teknoloji Forumu Çin’in Hainan eyaletinde düzenlendi. 6’ncı Yeni Güç Sistemi Uluslararası Forumu ve 21. CSG Uluslararası Bilim ve Teknoloji Forumu Çin’in Hainan eyaletinin Boao kentinde düzenlendi. China Southern Power Grid Company (CSG) ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik "Daha Hızlı Düşük Karbonlu Enerji Geçişi için Birlikte Yeni Bir Güç Sistemi İnşa Etmek" temasıyla yapıldı. Etkinlik, Çin ve yurt dışındaki düzenleyici kurumlardan, ortak kamu hizmetlerinden, teknoloji sağlayıcılarından, endüstri derneklerinden ve araştırma kuruluşlarından liderleri ve profesyonelleri bir araya getirdi. Forumda, yeni nesil güç sistemlerini mümkün kılan temel teknolojilerin, politika çerçevelerinin, piyasa mekanizmalarının ve endüstri ekosistemlerinin güçlendirilmesinde kaydedilen ilerlemenin altı çizildi. Katılımcılar, işbirliğini geliştirmek, yeni çözümleri paylaşmak ve şebeke güvenilirliğini ve dayanıklılığını artırmaya yönelik pratik adımları belirlemek için derinlemesine tartışmalar gerçekleştirdi. Etkinliğin en önemli noktası, Hainan "Temiz Enerji Adası" Yeni Güç Sisteminin Oluşturulmasına Yönelik Uygulama Planının resmi olarak yayınlanması olarak öne çıktı. Yeni güç sisteminin geliştirilmesinde elde edilen sekiz yeni başarı da şöyle açıklandı: CSG Yeni Güç Sisteminin Geliştirilmesine ilişkin Tanıtım Belgesi, Güney Çin Güç Piyasasının Geliştirilmesine ilişkin Tanıtım Belgesi, Dijital Dönüşüme ilişkin Tanıtım Belgesi ve Dijital İkiz Şebeke Platformu. 31 Ekim’de CSG, "Sorunsuz Kaynak-Şebeke-Yük-Depolama Entegrasyonu için Yeni Bir Ekosistem Oluşturmak" ve "Dijital Şebeke Teknolojisi ile Yeni Güç Sistemlerini İlerletmek" gibi konuları kapsayan on özel alt foruma liderlik etti. Yapılan açıklamaya göre; bu oturumlar, uluslararası uzmanlar ve sektör liderleri arasında bilgi alışverişi için fırsatlar sunarak küresel katılımı daha da güçlendirmiş ve forumun enerji sektöründe yenilik ve işbirliği için önde gelen bir platform olma rolünü pekiştirdi.
Denizli’nin Ekim ihracatı 413 milyon dolar oldu
05 Kasım 2025 Çarşamba - 11:00 Denizli’nin Ekim ihracatı 413 milyon dolar oldu Denizli ihracatı bir kez daha 400 milyon doları geçerek, Ekim ayında yüzde 7,3 artışla 413 milyon dolar oldu. Ekim ayı ihracat rakamları açıklandı. Ülkemiz ihracatı ekimde yüzde 2,2 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. TİM tarafından açıklanan Denizli ihracatı ekim ayında yüzde 7,3 artışla 413 milyon dolar oldu. Denizli İhracatçılar Birliği’nce kayda alınan ihracat ise yüzde 3,6 artışla 342 milyon dolar olarak gerçekleşti. Denizli’nin bu yık beşinci kez 400 milyon dolar barajını aşmayı başardığını kaydeden DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, "Türkiye genelinde ise 9. sıradaki yerimizi koruyarak istikrarlı performansımızı sürdürüyoruz. Ocak-Ekim döneminde ise Denizli ihracatı yüzde 7,1 artışla 3 milyar 904 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk aylarından bu yana koruduğumuz başarılı ivmenin anahtarı, Denizli’nin üretim gücü, sektörel çeşitliliği ve ihracatçılarımızın küresel koşullara hızla uyum sağlayan dinamizmi. Küresel ekonomideki dalgalanmalara, talep daralmalarına ve finansman koşullarındaki zorluklara rağmen, sene başında belirlediğimiz 4,7 milyar dolarlık ihracat hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Denizli’nin adını uluslararası pazarlarda gururla taşıyan tüm ihracatçılarımıza teşekkür ediyoruz" dedi. Ekim ayında Denizli ihracatında öne çıkan sektörlere değinen Memişoğlu, "İlimizin tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 2 artışla 121 milyon dolar, elektrik-elektronik ihracatı yüzde 2,7 artışla 91 milyon dolar, demir-demir dışı metaller ihracatı yüzde 20,1 artışla 69 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 2,2 artışla 34 milyon dolar, madencilik ihracatı yüzde 10,1 artışla 26 milyon dolar oldu. Ekim ayında makine ihracatı yüzde 129 gibi dikkat çeken bir artışla 14 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak-Ekim döneminde ise yüzde 19,4 artışla 82 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Makine sektöründe 2020 yılında 49 milyon dolar olan ihracatımızın, yıl sonunda iki katına çıkarak 100 milyon dolar civarına ulaşmasını bekliyoruz" diye konuştu. Ülke sıralamasında zirve İngiltere’nin İhracat yapılan ülkeler hakkında bilgi veren Memişoğlu, "İlimiz ihracatında lider konumda olan İngiltere’ye ihracatımız ekim ayında yüzde 14,2 artışla 65 milyon dolar olarak kaydedildi. İlimiz ihracatında ikinci sıraya yerleşen İtalya’ya ihracatımız yüzde 26,9 artışla 41 milyon dolar oldu. Üçüncü sırada yer alan Almanya’ya ihracatımız yüzde 0,9 azalışla 31 milyon dolar olurken, ardından gelen ABD’ye olan ihracatımız yüzde 6,8 azalışla 30 milyon dolar oldu. İlimiz ihracatında beşinci sıraya yükselen Fransa’ya ihracatımız ise yüzde 35,8 artışla 20 milyon dolar olarak gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
Hatay Kaytaz Böreği ve Gaziantep Lahmacunu AB’de tescillendi
05 Kasım 2025 Çarşamba - 10:57 Hatay Kaytaz Böreği ve Gaziantep Lahmacunu AB’de tescillendi Anadolu mutfağının eşsiz tatları, uluslararası arenada tescillenmeye devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Hatay Kaytaz Böreği ve Gaziantep Lahmacunun, Avrupa Birliği’nde (AB) tescilli coğrafi işaretli ürünler arasına katıldığını açıkladı. Bakan Kacır NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, "Hatay Kaytaz Böreği ve Gaziantep Lahmacunu ile, Avrupa Birliği’nde tescilli coğrafi işaretli ürünlerimizin sayısı 40 oldu. Ayrıca Türk Kahvesi de Geleneksel Ürün Adı olarak ilan edildi. 3 aylık itiraz sürecinin tamamlanmasının ardından Türk Kahvemiz de Avrupa Birliği’nde tescillenecek. Yerel Kalkınma Hamlesi vizyonuyla, değerlerimizi küresel ölçekte markalaştırmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. AB tescilli ürünlerimiz şu şekilde: Gaziantep Baklavası, Aydın İnciri, Malatya Kayısısı, Aydın Kestanesi, Milas Zeytinyağı, Bayramiç Beyazı, Taşköprü Sarımsağı, Giresun Tombul Fındığı, Antakya Künefesi, Suruç Narı, Çağlayancerit Cevizi, Gemlik Zeytini, Edremit Zeytinyağı, Milas Yağlı Zeytini, Ayaş Domatesi, Maraş Tarhanası, Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini, Ezine Peyniri, Safranbolu Safranı, Aydın Memecik Zeytinyağı, Araban Sarımsağı, Osmaniye Yer Fıstığı, Bingöl Balı, Bursa Şeftalisi, Hüyük Çileği, Bursa Siyah İnciri, Söke Pamuğu, Manisa Mesir Macunu, Gaziantep Menengiç Kahvesi, Silifke Yoğurdu, Aydın Memecik Zeytini, Erzincan Tulum Peyniri, Aydın Çam Fıstığı, Afyon Pastırması, Afyon Sucuğu, Antep Fıstık Ezmesi, Mut Zeytinyağı, Kırkağaç Kavunu, Hatay Kaytaz Böreği ve Gaziantep Lahmacunu. Türkiye, yöresel ürünlerin uluslararası alanda marka değerini artırmak amacıyla coğrafi işaret tescili çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.
Çorum’da semt pazarlarına "seç-al" düzenlemesi geliyor
05 Kasım 2025 Çarşamba - 10:38 Çorum’da semt pazarlarına "seç-al" düzenlemesi geliyor Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın teklifi üzerine, sık sık tartışmaların yaşandığı semt pazarlarında vatandaşların seçerek ürün almasının zorunlu hale getirilmesinin Aralık ayı toplantısında gündeme getirilmesi kararlaştırıldı. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Kasım ayı Belediye Meclis toplantısında yaptığı açıklamada, semt pazarlarında yaşanan usule aykırı satışlar ve vatandaş şikayetlerinin önüne geçmek amacıyla yeni bir düzenleme yapılmasını önerdi. Başkan Aşgın’ın Aralık ayı meclis toplantısında gündeme alınmasını teklif ettiği düzenleme kapsamında, pazarcı esnafı vatandaşlara ürün seçme hakkı tanımak zorunda olacak. Böylece vatandaşlar, her tezgahtan kendi istedikleri ürünü seçerek alışveriş yapabilecek. Konuyla ilgili konuşan Başkan Aşgın, "Vatandaşlarımız pazarlarda diledikleri ürünü seçerek alma hakkına sahip olmalı. 1 Ocak’tan itibaren Çorum pazarlarında ürünlerin seçilerek alınması zorunlu hale gelsin istiyoruz" dedi. Başkan Aşgın’ın önerisine, Cumhur İttifakı Belediye Meclis Grubu, Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu ve Yeniden Refah Partisi Grubu da destek verdi. Düzenleme, Aralık ayı Belediye Meclis toplantısında gündeme alınarak oylamaya sunulacak. Düzenlemenin mecliste kabul edilmesi halinde, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Çorum’daki tüm semt pazarlarında "seç-al dönemi" başlayacak. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, toplantıda pazar yerlerinin denetlenmesiyle ilgili eleştiriler üzerine de açıklamalarda bulundu. Başkan Aşgın, belediye encümenin aldığı kapatma kararı ve sosyal medyada gündeme gelen görüntülere ilişkin iddialara yanıt verdi. Söz konusu videonun, Mahzuni Şerif Parkı’nı ziyareti sırasında vatandaşlarla sohbet ettiği sırada aniden geliştiğini belirten Başkan Aşgın, "Mahzuni Şerif Parkı’nda mahalle sakinlerimizle sohbet ederken 80 yaşlarında bir teyzemiz pazardan evine dönerken yanıma geldi. Teyzemiz, bir pazarcı tarafından ‘sinkaflı’ bir ifadeyle rencide edildiğini anlatarak şikayetini dile getirdi. Bunun üzerine teyzemizle birlikte parktan yürüyerek pazara gittik. 75-80 yaşındaki bir kadına böyle söz söylenirse, o kişinin pazarda tezgâh açma hakkı olamaz. Böyle bir davranışı kabul edemeyiz" dedi. Olayın ardından ilgili pazarcının tezgahının encümen kararı ile kapatıldığını belirten Aşgın, "Bir yıldır bu konuda titizlikle çalışıyoruz. Şimdiye kadar sadece dört pazarcıya kapatma cezası uygulandı. Her ceza, belgeye ve uyarıya dayalıdır" diye konuştu. Başkan Aşgın, işini dürüst ve düzgün yapan pazarcı esnafına da teşekkür ederek, "Tüm pazarcı esnafımızı aynı kendine koymak doğru olmaz. Pazarcı esnafımızın büyük bir kısmı helal kazanç peşindedir. Ve bu noktada da kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum" şeklinde konuştu.
Folkart, Dikili’de 518 villa imarlı parseli satışa sundu
05 Kasım 2025 Çarşamba - 10:15 Folkart, Dikili’de 518 villa imarlı parseli satışa sundu İzmir ve çevresinde, bugüne kadar onlarca markalı projeye imza atan Folkart, bu kez arsa yatırımında sahneye çıktı. Folkart Arsa Dikili, 200 bin metrekarelik alanda, 518 villa imarlı parseli, esnek ödeme koşullarıyla satışa sundu. Şirket arsa yatırımında, bu iş modeliyle tüketici ve yatırımcıya yeni bir yol açıyor. İzmir ve Türkiye’nin markalı konut sektöründeki lider şirketlerinden Folkart, arsa yatırımına planlı bir yaklaşım kazandırmayı hedefliyor. Şirket, Folkart Arsa modelinin ilk projesini satışa sundu. 200 bin metrekare büyüklüğündeki Folkart Arsa Dikili, altyapısı tamamlanmış, villa imarlı ve tapulu 518 bağımsız parselden oluşuyor. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, projenin satışa sunulmasıyla birlikte yaptığı açıklamada "Folkart Arsa modeliyle yatırımcıların yalnızca arazi değil, değeri tanımlanmış, geleceği öngörülebilen bir mülk sahibi olmasını sağlıyoruz. Böylece yatırımcıyı doğru yönlendiriyor, kenti koruyan, planlı gelişimi merkeze alan bir arsa kültürü oluşturuyoruz" dedi. 300-600 Metrekare villa imarlı arsalar Folkart Arsa Dikili, 300 ile 600 metrekare arasında değişen büyüklükteki villa imarlı arsalarıyla yatırımcılara doğayla uyumlu, planlı bir yaşam alanı sunuyor. Proje kapsamında elektrik, su, kanalizasyon, internet, yol ve yağmur suyu hattı gibi altyapı çalışmalarının 2027 yılı Mart ayında tamamlanması planlanıyor. Arsalar Çandarlı merkezine 4 kilometre, Akvaryum Koyu’na 4 kilometre, İzmir’e 85 kilometre mesafede bulunuyor. Mavi bayraklı plajlara yakın konumu, projeyi hem yatırım hem de yaşam açısından cazip hale getiriyor. Fiyatlar ve ödeme koşulları Projede yer alan arsalar, büyüklük ve konumlarına göre, 3 milyon 790 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Ödemelerde, 12 ay, 18 ay, 24 ayı içeren vadeli seçenekler ve peşin alımlarda yüzde 20’ye varan indirim avantajı bulunuyor. İsteyen yatırımcı kendi villasını inşa edebilecek Sistemin işleyişinde, arsasını satın alan yatırımcılar isterlerse mimari bütünlüğün korunması amacıyla çizimleri ve planı Folkart tarafından hazırlanan konut projeleri arasından seçim yapabilecek. Villalar, yatırımcının tercihine göre çelik konstrüksiyon ya da betonarme olarak inşa edilebilecek. Folkart, villa yapım sürecinde yatırımcıları güvenilir ve tecrübeli anlaşmalı firmalara yönlendirecek; süreç Folkart denetiminde ilerleyecek. Planları Folkart tarafından çizilmiş, tecrübeli, güvenilir bir firma tarafından inşa edilebilecek çelik konstrüksiyon villaların fiyatları, (2+1), (3+1), (4+1) büyüklük ve konumlarına göre, günümüz değerlemesinde 4 milyon 500 bin TL ile 6 milyon TL arasında değişecek. Böylece üzerine arsa fiyatı eklendiğinde, günümüz şartlarında çok uygun bir fiyatla, bahçeli 3+1 (ya da farklı seçeneklerde) villalar elde edilebilecek. Projede zengin sosyal alanlar Projede sosyal donatılar arasında basketbol ve tenis sahaları, çocuk oyun alanları ve geniş yeşil alanlar yer alıyor. Bu özellikleriyle Folkart Arsa Dikili, teknik planlamanın ötesine geçerek, bölgeye planlı bir yaşam anlayışı kazandırıyor. Folkart Arsa’yı hayata geçirirken, hedeflerinden birinin de Türkiye’de arsa yatırımına yeni bir anlayış kazandırmak olduğunu belirten Folkart Yönetim Kurulu Mesut Sancak şunları söyledi: "Yatırımcının en büyük endişesi olan ‘belirsizlik’ faktörünü ortadan kaldırarak, gayrimenkul sektöründe kurumsal denetimin yeni bir uzantısını oluşturuyoruz. Kontrolsüz, plansız ve denetimsiz şekilde yürüyen arsa satışlarının hem yatırımcıları mağdur ettiğini, hem de kentleşme dengesini bozduğunu biliyoruz. Biz, bu tabloyu tersine çevirmek için hareket ediyoruz. Amacımız yalnızca arsa sunmak değil; geleceğin yerleşim alanlarının planlı temellerini bugünden atmak. Kısacası, biz bu proje ile hem yatırımcıyı hem kenti koruyan, güveni, şeffaflığı ve planlı gelişimi merkeze alan yeni bir arsa kültürü inşa ediyoruz."
Vodafone Business, işletmelerin dijital geleceğini 5G ile güçlendireceğini duyurdu
05 Kasım 2025 Çarşamba - 10:12 Vodafone Business, işletmelerin dijital geleceğini 5G ile güçlendireceğini duyurdu Vodafone Türkiye’nin 5G yatırımıyla, Vodafone Business küresel dijital dönüşüm yolculuğunda yeni bir sayfa açıyor. 5 kıtadaki 5G deneyimini Türkiye’ye taşıyan şirket, işletmelere veriden yapay zekâya uzanan uçtan uca bir dijital ekosistem sunuyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, "5G ile sadece bağlantı hızını değil, iş yapış biçimlerini de dönüştürüyoruz. Bu yatırım, Türkiye’de dijitalleşmenin hızını küresel seviyeye taşıyacak" dedi. Vodafone, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesinde yaptığı yatırımla, 2025 yılında Türkiye’ye yapılan en büyük üçüncü uluslararası doğrudan yatırıma imza attı. Toplam 627 milyon dolar ödeyerek 700 MHz ve 3.5 GHz frekanslarını alan Vodafone, Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’nin 81 il ve 922 ilçesinde 5G hizmeti sunacak. Vodafone Business da inovatif çözümleriyle şirketlerin dijital dönüşümlerine destek olmaya, sağladığı hizmetlerle de iş yapış süreçlerini kolaylaştırmaya devam edecek. 5G teknolojisi, işletmeler için yalnızca daha hızlı bir bağlantı değil; üretimden lojistiğe, perakendeden sağlığa kadar her alanda verimlilik, otomasyon ve sürdürülebilirlikte çarpan etkisi oluşturacak bir dönüşüm gücü sunuyor. 5G ile gecikme süresi 30-50 milisaniyeden 1 milisaniyeye kadar düşüyor, makineler birbirleriyle neredeyse anlık iletişim kurabiliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, 5G’nin işletmeler için stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "5G ile işletmelerde yeni bir verimlilik devri başlıyor. Gecikme süresinin neredeyse sıfıra indiği bu yeni çağda, makineler birbiriyle gerçek zamanlı konuşabilecek, üretim hatları otonom biçimde yönetilebilecek. Bu da sanayide görülmemiş üretkenlik seviyelerinin önünü açacak. Vodafone Business olarak biz de bu dönüşümün her aşamasında işletmelerimizin yanında olacağız. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi, 1 Nisan 2026 itibarıyla Türkiye’deki şirketlerin de hizmetine sunacağız." "5G MPN çözümleri endüstride dijitalleşmenin lokomotifi olacak" Vodafone Business, Türkiye’de 5G’nin endüstriyel uygulamalarına öncülük eden projeleriyle de dikkat çekiyor. Akıllı şehirleri, akıllı fabrikaları, akıllı limanları, otonom sürücüsüz araçları mümkün kılan 5G teknolojisi iş yapış şekillerini kökünden değiştirecek. Özelleştirilmiş mobil şebeke projelerini Türkiye’nin önde gelen üretim tesislerinde öncü olarak hayata geçiren Vodafone Business, önümüzdeki dönemde özellikle 5G MPN yapılarına odaklanarak işletmelerin dönüşümüne liderlik edecek. Bu amaçla Vodafone Business, işletmelerin garantilenmiş bant genişliği, düşük gecikme süresi, güvenli ve hızlı veri akışıyla 5G’nin dönüştürücü teknolojilerini deneyimlemesine olanak sağlamak için, MESS’in inovasyon merkezi MEXT’te 5G Özelleştirilmiş Mobil Şebekesi’ni (MPN) hayata geçirdi. 5G teknolojilerine hazırlık yapmak isteyen işletmelere özel çözümler geliştiriyor. Özlem Kestioğlu, Vodafone Business olarak 1,7 milyondan fazla küçük işletme, 70 bin KOBİ ve 5 bin büyük işletmenin dijitalleşmesine destek verdiklerini söyledi. "Türkiye’deki dört veri merkezi ve dünyadaki 28 ülkede toplam 800 bin metrekare veri merkezi alanı ile işletmelere güvenli, esnek ve ölçeklenebilir altyapılar sağlıyoruz" diyen Özlem Kestioğlu, Vodafone Business’ın global deneyiminin Türkiye’ye kattığı gücü şu sözlerle özetledi: "Bugün 180’den fazla ülkede 215 milyondan fazla nesneyi birbirine bağlıyoruz. IoT, bulut, yapay zekâ ve 5G teknolojilerinin birleşimiyle kurumlara uçtan uca dijitalleşme olanağı sunuyoruz. Yapay zekâ uygulamalarından videolara, makinelerin birbirleriyle kesintisiz bir şekilde konuşmasından petabaytlarca verinin depolanmasına kadar olan iş süreçlerinde 5G bir atılım oluşturacak. Veriye erişim bugün de çok önemli ama önümüzdeki dönemde operasyonlarıyla ilgili verilere en hızlı ve en güvenli şekilde erişim sağlayabilen şirketler büyük bir avantaja sahip olacak. Vodafone Business olarak hedefimiz, sadece veri ve ses bağlantısı sağlayan bir operatör değil, verinin yönetildiği, işlendiği Veri Merkezi ve Bulut Altyapıları ile Siber Güvenlik gibi dijital servislerde de güvenilir iş ortağı olmak. Bir başka deyişle devasa bir ekosistem geliyor ve tüm bunları 5G altyapısıyla mümkün kılabileceğiz." "5G kutlaması, kampanyalarla sürüyor" Vodafone, 1 Nisan 2026 itibarıyla aktif olacak 5G hizmetini düzenlenen özel bir kampanyayla kutladı. 16 Ekim 2025 günü başlayan kampanya sayesinde, her gün farklı bir hediye ile kullanıcıların 5G deneyimini artırmayı hedeflediklerini söyleyen Kestioğlu, "Kampanya kapsamında mobil internet, cihaz ve aksesuar indirimleri, Vodafone Pay faydaları ve sürpriz internet hediyeleriyle müşterilerimize beş gün boyunca 5 farklı avantaj sağlandı. Cihaz kampanyamızda sunduğumuz portföyle de 5G teknolojisine uygun cihaz sayısını artırmayı amaçladık. Bu gibi kampanyalarla müşterilerimizi buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.
İdil’de fıstık hasadı başladı
05 Kasım 2025 Çarşamba - 10:02 İdil’de fıstık hasadı başladı Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Kurtuluş köyünde Muhtar Mehmet Nuri Genç’in öncülüğünde toprakla buluşturulan 13 bin fıstık ağacında hasat başladı. Bu yıl zeytin ve buğday hasadı köylülerin beklentisini karşılamazken fıstık rekoltesi beklentilerin üzerinde çıktı. İdil ilçesi Kurtuluş köyünde bu yıl fıstık hasadı bereketli geçti. Kırsal Kalkınma Projesi kapsamında yüzde 50 hibe desteğiyle hayata geçirilen fıstık bahçeleri, köy ekonomisine can suyu oldu. Zeytin ve buğdaydan verim alamayan üreticiler, bu sezon fıstıkla hem umut hem kazanç buldu. Devlet desteğiyle fıstık bahçeleri kuruldu Kurtuluş köyü Muhtarı Mehmet Nuri Genç’in öncülüğünde başlatılan fıstık üretim çalışmaları, köyde adeta yeni bir dönemin kapısını araladı. Genç, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, fıstığın bölgenin ekonomik geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Şuanda içerisinde bulunduğumuz bahçe, bir fıstık bahçesidir. Bu bahçeyi Kırsal Kalkınma Projesi ile yüzde 50 hibeyle oluşturduk. Birkaç yıl oldu verim alıyoruz. Şuanda köyde 13 bin fıstık ağacı mevcut. Bunların tamamı projeler kapsamında devlet desteğiyle yapıldı. Bu sene de diğer ürünlere nazaran fıstık daha iyiydi. Çünkü çiçeklenme dönemi dona gelmedi" dedi. Verim geçen yıla göre arttı Genç, bu yılki fıstık hasadının geçen yıla göre oldukça yüksek olduğunu ifade ederek, "5 Nisan’dan 20 Nisan’a kadar çiçeklenme ve döllenme dönemi vardı. Buda değişik türlere göre değişkenlik gösteriyor. Bu sene aldığımız verim iyi. Geçtiğimiz seneye nazaran çok daha iyi diyebiliriz" diye konuştu. Fıstığın diğer tarım ürünlerine kıyasla daha dayanıklı ve getirisi yüksek bir ürün olduğunu söyleyen Genç, "Burada fıstık çok önemli katma değeri yüksek olan bir üründür. Şuanda Siirt’te, Gaziantep’te, Şanlıurfa’da çok geniş alanlara fıstık ekilmiş. Ancak benim de öncülük ettiğim İdil’de ve çevre ilçelerimizde de koordineli olduğumuz çiftçilerimizle birlikte İdil’de fıstıkçılığı geliştirmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. 13 bin fıstık ağacıyla bölgesel kalkınma hamlesi Köyde başlatılan fıstıkçılık girişimi kısa sürede çevre köylere de örnek oldu. Kurtuluş köyünde şu anda 13 bin fıstık ağacı bulunuyor. Genç, bölgenin iklimi ve toprağının fıstık yetiştiriciliğine uygun olduğunu belirterek, "Şuan da sadece Kurtuluş köyünde 13 bin fıstık ağacımız var. İnşallah bölgenin tarıma elverişsiz olan, meyilli, geçirgen ve kırsal alanlarında fıstıkçıklığın geliştirilmesi için çalışmalarımız devam ediyor" dedi. "Fıstık, İdil’in yeni umudu oldu" Köylülerin fıstığın bölge ekonomisini canlandırdığı konusunda hemfikir olduğunu dile getiren Genç, "İdil’in toprakları artık boş kalmayacak. Fıstık, çiftçimizin alın terini karşılayan, sürdürülebilir bir gelir kaynağı haline geldi. Bizim hedefimiz, sadece Kurtuluş köyünde değil, tüm İdil genelinde fıstık üretimini yaygınlaştırmak" ifadelerini kullandı. Zeytin ve buğdaydan verim yok, umut fıstıkta Son yıllarda yaşanan kuraklık ve don olaylarının zeytin ve buğday üretimini olumsuz etkilediğini belirten Genç, köylülerin bu ürünlerden gelir elde edemediğini söyledi. Genç, "Tarım ürünlerini ekiyoruz ama örneğin zeytin ve buğdaydan sıfır verim aldık. Buna karşılık fıstıktan nispeten bazı masraflarımızı çıkaracak bir gelir elde ettik. Bu da bizi umutlandırdı. Artık birçok üreticimiz bu alana yönelmeye başladı" diye konuştu.