EKONOMİ
KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 22:07:36 Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti (KKTC) Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır" dedi. Ankara’da EkoAvrasya Vakfı, Kıbrıs Türk Ticaret Odası ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği paydaşlığında, "Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ekonomik İlişkilerin Güçlendirilmesi" başlıklı toplantı düzenlendi. Toplantıda konuşan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Amcaoğlu, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, özellikle ifade etmek isterim ki ekonomisinden önce konumuyla alakalı; Akdeniz’in ortasında 3355 kilometrekarelik bir Türk toprağında, 1974’ten sonra, Türkiye Cumhuriyeti kurduktan sonra verilen savaş sonrasında, ilk kez ve son kez verilen savaş. Şehit kanlarıyla, mücahit kanlarıyla kazanılan 74 savaşından sonra büyük bir zaferin sonucunda kurulan 17. Türk devletidir. Türklük devletine devam edilen, işte biraz önce de ifade edildiği gibi bütün izolasyonlara ve ambargolara rağmen ayakta duran, 195 ülkenin tanımadığı, 155 ülkenin tanımadığı, dünyanın tanımadığı ama Türkiye’nin tanımasıyla hayatta var olan, var olmaya devam edecek olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Özellikle ifade etmek isterim, Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi: ’Bir Türk dünyaya bedeldir, bir Türkiye dünyaya bedeldir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki savaşın Kıbrıs adasının önemini gösterdiğini ifade eden Amcaoğlu, "Yaklaşık 2 buçuk aydır süren savaşın ortaya çıkardığı acı gerçekler var ki, işte Kıbrıs adasının ne denli önemli olduğu. 1937’de Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, Kıbrıs Türk idaresinde bir sıkıntı yaşamaması konusunda Millet Meclisinde kendi milletvekillerini uyarırken; ’Oradaki Kıbrıs Türkünün bir sıkıntı yaşamaması, aksi takdirde İskenderun Körfezinden dışarı çıkamazsınız, bütün ikmal yollarınız tıkanır’ dediği noktada olduğu gibi gerçekleri yaşıyoruz. Buradaki nöbet sadece o 3355 kilometrekarelik topraklarda yaşayan Kıbrıs Türkünün, 455 yıl önce 1571’de oraya varan Osmanlı’nın torunlarının, Kıbrıs Türk halkının yaşadığı bir sorumluluk değildir. Oradaki nöbet ve sorumluluk, 300 milyonluk Türk nüfusunun ve başta Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle sorumluluk alanı içerisinde var olma mücadelesinden başka bir şey değildir" şeklinde konuştu. Kıbrıs’ın ekonomik hedeflerinden bahseden Amcaoğlu, "Ölçeğine baktığınızda, hedefleri olan bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bahsederken; şu an 30.000 yatak kapasitesiyle 50.000 yatak kapasitesine ulaşmayı 2030’a kadar hedefleyen, yıllık 2 milyon turisti ile yaklaşık 4 milyonluk turisti hedefleyen, şu anki 88.000 yükseköğrenim öğrencisiyle birlikte 150.000 yüksek eğitim öğrencisi bilişim ve inovasyonla buluşturmayı hedefleyen ve bunun yanında da şu an 160 milyon dolarlar civarında olan ihracatını önümüzdeki 2030 yılına kadar 1 milyar dolara çekme hedefiyle Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte omuz omuza mücadele veren bir Kıbrıs Türk halkından rahatlıkla bahsedebiliriz" diye konuştu. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır" Ticaret Bakanlığının KKTC’ye katkılarından bahseden Amcaoğlu, şunları kaydetti: "Burada bulunmuşken özellikle ifade etmek isterim ki, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığının yıllardır vermiş olduğu katkılar ortada. Ama özellikle Profesör Doktor Ömer Bolat’ın da yönetimindeki Türkiye Ticaret Bakanlığının son 2022 yılından ötürü ve beridir vermiş olduğu destek çok açık ve bariz bir şekilde ortada. Ve ülkemizin sadece turizmle değil, yaklaşık 4 milyar dolarlık ithalatın karşılığında dış ticaret açığını sağlayan turizmle değil, yüksek eğitimle değil; kendi kendine yetebilen bir sanayi ile, kendi alanlarındaki ihtiyacını üretebilen bir üreticisiyle, sanayicisi ve ticaret adamıyla birlikte var olma savaşı başarıyla devam etmektedir. Birkaç rakam vermek istiyorum. 2021’de yaklaşık 128 milyon dolar olan ihracatının 38 milyon dolarını Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamıyla yapabilen bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin şu anki geldiği nokta; 157 milyon dolarlık ihracatının 68 milyon dolarlık kısmını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti kıyı ticareti kapsamında Türkiye’ye yapabiliyor. Ve özellikle son birkaç yıldır pozitif anlamdaki gayretleriyle sayın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın sadece Ocak-Mart ayındaki rakam 41 milyon dolara tekabül edebiliyor 3 aylık sürede. Neden? Uzun gayretler ve görünebilir olması konusunda Kıbrıs Türkünün izolasyon ve ambargolarla yaşarken oradaki hayatını devam ettirebilmesi ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir ekonomik çarkı hazırlayabilmesi için, bu desteklerin daha da aşağılara ulaşabilmesi için hedefler bu doğrultudaydı. Özellikle şunu ifade etmek isterim ki; oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Mavi Vatan için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa, Türkiye Cumhuriyeti için vardır. Oradaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte varsa, 300 milyonluk Türk ulusu için vardır." Konuşmanın ardından Bakan Amcaoğlu’na plaket takdim edildi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 19:49 Başkan Dutlulu Saruhanlı’da toplu ulaşım esnafıyla buluştu Saruhanlı ilçesinde toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından toplu ulaşım esnafına sağlanan yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğunu vurguladı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, toplu ulaşım esnafıyla bir araya gelerek sektörün taleplerini dinledi. Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım esnafına sağladığı yıllık 1,2 milyar liralık desteğin Türkiye’ye örnek olduğu vurgulandı. Saruhanlı Belediyesi Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen programda, CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ve Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara ile şehir içi taşıma yapan kooperatiflerin temsilcileri yer aldı. "İlk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" Ulaşım kooperatif başkanıyla sorunları konuştuklarını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Onlar dertlerini anlatıyordu. Biz de bize gelen sıkıntıları anlatıyorduk. Ferdi Başkan daha aday olmadan önce, biz Ferdi Başkan ile de bu konuları konuştuk. O zamanlardan çalışmaya başlandı. Güzel de bir ekip kurarak belediye başkanı seçilir seçilmez ilk düzeltmeye çalıştığı işlerden bir tanesi oldu" diye konuştu. "Yıllık 1,2 milyar liralık destek" Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesini halkın ve esnafın refahı için kullandığını belirten Başkan Besim Dutlulu, şu detayları paylaştı: "Ulaşım esnafına aktardığımız tutar aylık 100 milyon, yıllık ise 1,2 milyar liraya ulaştı. 24 milyarlık belediye bütçemizin yüzde 5’ini sadece sizlere ayırdık. Bu desteği verirken tek gayemiz vatandaşımızın mutluluğu. Halkımızın modern araçlarda, güler yüzlü şoförlerden hizmet almasını istiyoruz. Maddi imkanlar iyileşti; artık şoför eğitimlerine, araç bakımlarına ve klima kullanımına daha çok özen göstermenizi rica ediyorum." "Biz sizin yanınızdayız siz de Manisa halkının yanında olun" Ekonomik şartlar ve yüksek faiz oranları nedeniyle araç yenileme takvimini revize ettiklerini belirten Başkan Dutlulu, "Normalde araçları hemen değiştirmek istiyorduk ancak yüksek faizler buna engel oldu. Biz de bu bütçeyi yeni hatlar açmaya ve kendi otobüs filomuzu çoğaltmaya ayırdık. Önümüzdeki yıl faizlerin düşmesiyle birlikte özel kredi anlaşmaları ve belediye finansman desteğiyle araçları peyderpey yenileyeceğiz. Biz sizin yanınızdayız, sizden de tek ricamız Manisa halkına hak ettiği kaliteli hizmeti sunmanızdır" dedi. Programa katılan CHP Ankara Milletvekili Adnan Beker, özel halk otobüslerinin kamuya hizmet ettiğini ve belediyelerin direktifleri doğrultusunda çalıştığını söyledi. Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, göreve geldiklerinde ilk olarak şoför esnafına kulak verdiklerini belirtti. Cıllı, "Ana arterlerin asfaltlanması noktasında Besim Başkanımıza gittik, bizi geri çevirmedi. Kendi sorumluluk sahamızdaki yerleri biz, Büyükşehir sorumluluğundaki yerleri de Başkanımız asfaltlıyor. Sonuçta Saruhanlı ve şoför esnafımız kazanıyor. Kendisine destekleri için teşekkür ediyorum" diye konuştu. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise, toplu ulaşım esnafı ile bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in selamlarını ileten Özalper, esnafın sorunlarını dinlemek için her zaman hazır olduklarını vurguladı. Toplantıda söz alan Tüm Özel Halk Otobüsleri Kooperatifleri Birliği Genel Başkanı Kurtuluş Kara, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerden övgüyle bahsetti. Sistemin temellerinin merhum Ferdi Zeyrek döneminde atıldığını ve Başkan Besim Dutlulu ile kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Kara, "Bugün Manisa’daki bu hizmet ve destek seviyesi Türkiye’nin hiçbir yerinde yok" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:39 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için duyuru yapılmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:01 Denizli OSB ve KalDer sosyal sorumluluk ile kalite dönüşümünde buluştu Türkiye Kalite Derneği (KalDer) Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu ve Yönetim Kurulu’na tebrik ziyaretinde bulundu. Denizli OSB Yönetim Kurulu Üyeleri İbrahim Onur Yıldırım, Sevde Şensöz Çelik, Orhan Tahtalı ve Bölge Müdürü Ahmet Taş’ın da yer aldığı ziyarette, kurumlar arası iş birliği ve kalite odaklı çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaret kapsamında KalDer Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Ateş tarafından, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde lösemili çocukların anneleri tarafından hazırlanan "Umut Bebeği", Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu’na takdim edildi. "Kalite odaklı dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam edeceğiz" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yaymanoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "KalDer’in ülkemizde kalite kültürünün yaygınlaşmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar, sanayi ekosistemimizin sürdürülebilir gelişimi açısından önem taşımaktadır. Kurumlar arası güçlü iş birliklerinin, Bölgemizin rekabet gücünü artırmada belirleyici olduğuna inanıyoruz. Öte yandan, LÖSEV Anne Üretim Atölyeleri’nde büyük emek ve duyarlılıkla hazırlanan bu anlamlı hediyenin bizlere takdim edilmesi, sosyal sorumluluğun üretim ve dayanışma ile nasıl bütünleştiğinin somut bir göstergesidir. Denizli OSB olarak hem kalite odaklı dönüşüm süreçlerini hem de toplumsal fayda sağlayan projeleri desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Ziyaret günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay: "Yeni bir düzenleme olmazsa Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız"
04 Kasım 2025 Salı - 16:30 TÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay: "Yeni bir düzenleme olmazsa Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız" Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkanı Ergün Atalay, "Yeni düzenleme olmazsa, biz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız, 24-12’de aldığımız karar çerçevesinde aynı noktadan yürüyeceğiz" dedi. TÜRK-İŞ Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Olağan Başkanlar Kurulu Toplantısında asgari ücret başta olmak üzere çalışma hayatında yaşanan sorunlar ve 4 aylık enflasyon verileri masaya yatırıldı. Toplantının ardından açıklama yapan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, enflasyonla mücadele gerekçesiyle düşük asgari ücret politikasının kabul edilmeyeceğini bildirdi. "Asgari ücretli, emekli çok zor durumda" Atalay, asgari ücretli çalışanın ve emeklinin zor durumda olduğunu ifade ederek, "Bizim asgari ücretliyi yalnız bırakmak, onun meselesini ülke gündemine taşımamak gibi bir düşüncemiz yok. Asgari ücretli bizim örgütlü işçimiz gibi hepsi bizim üyemiz ve kardeşimiz. Biz öyle bakıyoruz meseleye ama Bakan beye geçen hafta ifade ettik. Bu yönetmenlik değişmezse biz aynı noktadayız, buraya katılmıyoruz. Asgari ücretin problemini, sorunlarını her gün, her yerde söylemeye devam ederiz. Bir an evvel bir yönetmenlik değişirse yine bu kurulu toplarız. Başkanlar kurulundan alacağımız karara göre hareket ederiz. İmkan olsa bizim dışımızdan sendikalarda bu işin içinde olsun hiçbir mahsuru yok. Biz asgari ücretliyle oturduk buraya. Enflasyonun yüzde 45 olduğu bir ortamda Yüksek Hakem Kurulu yüzde 8 veriyor, bunun neresi demokratik? Önümüze bir an evvel adil, demokratik bir yapı getirsinler. Şu anda asgari ücretli, emekli çok zor durumda. TÜRK-İŞ ne yapması gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz" açıklamalarında bulundu. "Aldığımız kararlar asgari ücretlinin, emeklinin lehine" Promosyon ücretleri hakkında düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Atalay, "Geçen sene 22 bin lirayı kimse beklemiyordu. Bizim içimizdeki kimsenin de haberi yoktu. Biz tepkimizi her ortamda, ülkeyi yönetenler nasıl anlıyorsa öyle yapmaya gayret ediyoruz ve yapıyoruz. TÜRK-İŞ olarak aldığımız kararlar asgari ücretlinin, emeklinin lehine. Bizim yapmamız gerekenler neyse yapmaya çalışıyoruz. Bir yıldır Türkiye’nin her yerine mitingler yaptık, eylemler yaptık. Buralarda asgari ücretliyi, kadını, emekliyi konuşuyoruz. Bütün sendikalar bu meseleleri Türkiye gündeminde çalışıyor. Promosyon denen bir şey var, maaş bizim maaşımız. Kamu veriyor bunu, özel sektör diyor ki promosyon vermem. O benim param neden vermiyorsun? Bir an evvel bununla ilgili bir düzenlemeye ihtiyaç var" ifadelerinde bulundu. Ergün Atalay konuşmasının sonunda yeni bir düzenleme olmazsa Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacaklarını dile getirerek, "Yeni bir düzenleme olursa yarın bir daha çağırın. Yeni düzenleme olmazsa, biz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız, 24-12’de aldığımız karar çerçevesinde aynı noktadan yürüyeceğiz" dedi.
Balıkesir’de kırma zeytinlerin hazırlanmasına başlandı
04 Kasım 2025 Salı - 15:54 Balıkesir’de kırma zeytinlerin hazırlanmasına başlandı Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, yeşil zeytin hasadına başlanırken, kırma zeytin hazırlama mesaisi de başladı. Kırılan zeytinler su içine konurken, haftada bir suyu değiştiriliyor. 2 hafta sonunda da sofralara geliyor. Ali Çetinkaya Caddesindeki işyerinin önünde, bir marangozun yaptığı "hamarat" adı verilen tahtayla zeytin kıran Fatih Özkan, mevsimin ilk kırma zeytininin 2 hafta sonra sofralara geleceğini söyledi. Zeytin sezonunu açtıklarını anlatan 57 yaşındaki Fatih Özkan, yörede zeytin rekoltesi çok düşük olduğundan, fiyatların artığını söyledi. Yörede zeytin rekoltesinin düşük olduğunu kaydeden Fatih Özkan, "Zeytin kırma sezonumuz başlamıştır. Yeşil zeytinlerimizden kırma zeytin yapmaktayız. Bu sene rekolteler düşük geçen seneye göre. Yağmurlarımız olmadığından dolayı zeytinler biraz daha ufak. Hazırladığımız tuzlama ve kırma zeytini piyasaya sürmekteyiz. Kırmalık zeytinler 100-120 lira arasında değişirken, hazırlanmış bir şekilde olduğunda da 140 liraya satıyoruz. Kırma zeytinlerimizi bir hafta bekletiyoruz. İki tane kesme şeker atıp güneşte tutuyoruz, zeytinlerimizin güzel sararması için. Arkasından ikinci haftada da tuzlu su yapıyoruz. Tuzlu suda 3-4 gün beklettikten sonra da yemeye başlıyoruz. Biz limon tuzu katılması taraftarı değiliz. Doğal olarak bu peroksit gazı vardır. Bunun midemizi ve bağırsaklarımızın çalışmasında çok büyük faydaları vardır. Bunun böyle hazırlanması doğal olarak daha güzel daha kaliteli oluyor. Müşterilerimize hayırlı bir sezon diliyoruz. Bütün çiftçilerimize güzel, bol bereketli sezon diliyoruz" dedi.
Gaziantep’ten ekim ayında 928 milyon dolar ihracat
04 Kasım 2025 Salı - 15:32 Gaziantep’ten ekim ayında 928 milyon dolar ihracat Gaziantep, ekim ayında 928 milyon 964 bin dolar ihracatla geçen yıla göre yüzde 2,5 artış göstererek Ocak-Ekim döneminde 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaşmayı başardı. Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ekim ayı ihracat verilerini değerlendirdiği açıklamasında "Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren 6. ili olarak ekim ayında 928 milyon 964 bin dolar ihracat gerçekleştirmeyi başardık. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,55 artan ekim ayı ihracatımızla birlikte Ocak-Ekim döneminde ise ihracatımızı 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaştırdık. Her şeye rağmen üreten, istihdam oluşturan, kent ve ülke ekonomisine değer katan ihracatçı üyelerimize, iş insanlarımıza ve bütün çalışanlarına teşekkür ediyor, işlerinde kolaylıklar diliyorum" dedi. Açıklamasında küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, artan enerji ve hammadde maliyetleri, finansmana erişimdeki zorluklar ve yüksek faiz ortamının ihracatçı üyelerini her zamankinden daha fazla zorladığını vurgulayan Başkan Yıldırım, "Üretim maliyetlerindeki artış, rekabet gücünü korumayı her geçen gün daha güç hale getiriyor. Buna rağmen Gaziantep; üretimden vazgeçmeyen, alın teriyle değer oluşturan bir şehir olarak mücadelesini sürdürüyor ve Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren 6. ili olmayı başarıyor. Çok şükür bu mücadelenin sonucunda da 10 ayda 8,3 milyar dolar ihracata ulaşabildik. Gaziantep ihracatçılarımız, tüm bu baskılara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Ancak sürdürülebilir büyüme için finansman şartlarının iyileştirilmesi, ihracatçımızın üzerindeki maliyet yükünün hafifletilmesi ve rekabetçi üretim ortamının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Gaziantep her zamanki gibi dirençli; fakat bu direncin kalıcı hale gelmesi için, reel sektörün nefes alacağı yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Gaziantep’in ekim ihracatı 929 milyon doları aştı
04 Kasım 2025 Salı - 15:32 Gaziantep’in ekim ihracatı 929 milyon doları aştı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan 2025 yılı Ekim ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Akıncı, Gaziantep’in Ekim ayında 928 milyon 964 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 oranında artış kaydedildiğini söyledi. Gaziantep’in Ocak - Ekim dönemindeki toplam ihracatının ise 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaştığını belirten Akıncı, Gaziantep’in bu performansla Türkiye’nin en fazla ihracat yapan 6’ncı ili konumunu sürdürdüğünü dile getirdi. Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalara ve artan maliyet baskılarına rağmen Gaziantep’in üretim istikrarını koruduğunu vurgulayan Akıncı, "Gaziantep, sanayideki çeşitliliği, güçlü tarımsal üretimi ve köklü ticaret kültürüyle ülke ekonomisine değer katmayı sürdürüyor. Bu tablo, kentimizin üretim kapasitesinin ne kadar dirençli olduğunu bir kez daha ortaya koymakta" dedi. Akıncı, son dönemde finansmana erişim konusunda yaşanan sıkışıklığın reel sektörün yatırım planlarını yavaşlattığını ifade ederek, kredi politikalarının üretim odaklı hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin önemli bir adım olduğunu ancak bunun reel sektöre etkin bir biçimde yansıması gerektiğini kaydeden Akıncı, "Üreticinin kaynak maliyetleri yüksek kaldığı sürece, yatırım iştahı sınırlı kalacaktır. Bankacılık sistemi, kredi kanalını üretime ve ihracata yönlendirmelidir" ifadelerinde bulundu. Küresel pazarlarda talep daralmasının sürdüğünü aktaran Akıncı, Türkiye’nin ihracatta sürdürülebilirliği sağlamak için verimlilik ve katma değer odaklı dönüşüme hız vermesi gerektiğini kaydetti. Akıncı, "Enerji, lojistik ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi; ihracat desteklerinin sade, ulaşılabilir ve sonuç odaklı hale getirilmesi bu anlamda büyük önem taşıyor. Gaziantep gibi üretim merkezlerinin küresel rekabette yerini koruyabilmesi bu yapısal adımlara bağlı" dedi. Açıklamasının sonunda ihracat başarısının yalnızca üretim rakamlarıyla değil, planlı ve uzun vadeli bir vizyonla sürdürülebileceğini belirten Akıncı, "Gaziantep’in başarısı, üreticisinin disiplini, ihracatçısının vizyonu ve çalışanlarının alın teri sayesinde kalıcı hale gelmiştir. Bizim için ihracat, sadece bir ekonomik faaliyet değil; emeğin, stratejinin ve istikrarın ortak ürünüdür. Gaziantep, Türkiye’nin üretim gücüne yön veren şehirlerden biri olmaya devam edecektir" diye konuştu.
Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor
04 Kasım 2025 Salı - 15:30 Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı mazot dağıtım programı kapsamında 46 bin 423 üreticiye 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sunuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı yüzde 100 hibe Mazot Dağıtımı Desteği Projesi’nin 2025 yılı dağıtım takvimi kapsamında resmi tören düzenlendi. Çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak, tarımsal verimliliği artırmak ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla devam eden projede, 2025 yılı itibarıyla Gaziantep genelinde 46 bin 423 üreticiye toplam 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sağlanması planlanıyor. 27 Ekim’de başlayan dağıtımlar, 31 Aralık’a kadar devam edecek. OPET ve SUNPET istasyonlarında yürütülen program kapsamında 27 Ekim Pazartesi, 31 Ekim Cuma ve 3 Kasım Pazartesi tarihlerindeki dağıtımlar tamamlandı. 7 Kasım Cuma ve 11 Kasım Salı günlerinde yapılacak dağıtımlar ise program dahilinde bekleniyor. Mazot desteğiyle üretici yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış Projenin ilk yılı olan 2022’de 33 bin 180 üreticiye 4 milyon 45 bin 100 litre mazot desteği ulaştırıldı. 2023 yılında 38 bin 145 üreticiye 4 milyon 387 bin 525 litre, 2024 yılında ise 43 bin 15 üreticiye 4 milyon 842 bin 800 litre mazot dağıtıldı. 2022-2025 yılları arasında toplam 160 bin 763 üreticiye 18 milyon 392 bin 300 litre mazot desteği sunulması hedefleniyor. Proje sayesinde Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üretici sayısında yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış gözleniyor. "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, mazot desteği programında yaptığı konuşmada tarımın, toprağın ve üreticinin önemine vurgu yaparak, "Toprak yerdir, toprak vatandır. Bugün toprak o kadar kıymetli bir hale geldi ki Küresel ısınmanın geldiği noktayı, buzulların eridiğini Antarktika’da görmüş biri olarak söylüyorum, Durum çok vahim. Su savaşları başlayacak. Bu konu artık siber güvenlik kadar, savunma sanayi kadar önemli. Gıda güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Çok güzel bir söz var: ‘Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır.’ Ambarın anahtarı sizde. Sizin güçlü olmanız lazım ama önce o ambarın dolması gerekiyor" dedi. Her şeyi devletten beklemeden, el birliğiyle üretimi artırmaları gerektiğini anlatan Başkan Fatma Şahin, "Hep söylüyorum, her şey bitecek ama çalışmak, üretmek bitmeyecek. Ben şehirde doğdum ama tarımın özünü siz çiftçilerimizden ve üreticiden öğrendim. Siz anlattınız, ben kalbimle dinledim. Arkadaşlarıma hep şunu söyledim, ‘Önce toprak rahatlamalı, çiftçi rahatlamalı.’ Çünkü elindeki tohumun ürüne dönüşmesi bir değildir, alın teridir, emektir, çabadır. Günün sonunda tohum başak verip sofraya ulaştığında huzur, bereket, kardeşlik doğar" şeklinde konuştu. "İkinci adımımız sulama yatırımları" Şahin, ikinci adımlarının sulama yatırımlarını tamamlamak olduğunu dile getirerek, "Akıllı tarımla ata tohumlarını toprağa yeniden kazandırmak istiyoruz. Araban’da Edes tohumunu kullandık. Verim 300 kilodan 600 kiloya çıktı, hatta 800’e kadar çıkabilir. Çiftçinin cebinin rahatlaması, sofralara huzur gelmesi lazım. Siz rahatlayınca esnaf rahatlıyor, esnaf rahatlayınca sanayi nefes alıyor" ifadelerini kullandı. Geçen yıl 15 Ocak’ta 65 projenin Cumhurbaşkanlığınca yatırım programına alındığını söyleyen Şahin, "Bunların arasındaki en önemli projeler su projeleriydi. Bir diğer önemli konu da sözleşmeli tarım. Sanayicimiz ham maddeyi Afrika’dan getirmek zorunda kalmamalı. Bizim topraklarımızda yetişen mercimeğin, nohudun kokusu, lezzeti, özü bambaşkadır. Ata tohumuna dönmeliyiz" diye konuştu. Şahin çiftçinin ve üreticinin emrinde olduklarını belirterek, "Tarım bütçemizin yüzde 10’unu size ayırıyoruz, çünkü bu bir kardeşlik meselesidir. Birlikte varız, birlikte güçlüyüz. İyi günde, kötü günde birliği yaptık" dedi. "Mazot dağıtımının üretime sağladığı katkıyı verilerle görüyoruz" Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan ise, mazot desteği programında yaptığı konuşmada çiftçilere verilen desteğin önemine dikkati çekerek, "Kaptan, "Bir destek programında daha bir aradayız. Geçen yıldan bu yana verilen desteklerde çiftçi bazında yüzde 30’luk bir artış gerçekleşmiş. Çiftçi sayısının 46 bine ulaşması, geçen seneye göre yüzde 30’luk bir artışı ifade ediyor. Alan itibarıyla da yüzde 5 oranında bir artış görülmüş durumda. Bu veriler, üretime ne kadar katkı sağlandığını ve üretimin ne kadar teşvik edildiğini açıkça gösteriyor" diye konuştu. Mazot desteği alan çiftçilerin yüzü gülüyor Mazot desteğinden yararlanan çiftçi ve aynı zamanda Oğuzeli Altınyurt Mahallesi Muhtarı Salih Bozgeyik ile kadın çiftçi Mine Özateş, yapılan mazot desteğinin üreticinin mahsul veriminde önemli bir payı olduğunu belirterek, emeği geçen başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Konuşmaların sonrasında Başkan Fatma Şahin ve protokol üyeleri, akaryakıt istasyonunda üreticilerin iş araçlarına akaryakıt dolumu yaparak, günün sonunda hatıra fotoğrafı çektirdi.
Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor
04 Kasım 2025 Salı - 15:26 Büyükşehir, kırsal kalkınmada Türkiye’ye örnek modelini sürdürüyor Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı mazot dağıtım programı kapsamında 46 bin 423 üreticiye 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sunuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı yüzde 100 hibe Mazot Dağıtımı Desteği Projesi’nin 2025 yılı dağıtım takvimi kapsamında resmi tören düzenlendi. Çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak, tarımsal verimliliği artırmak ve kırsal kalkınmayı güçlendirmek amacıyla devam eden projede, 2025 yılı itibarıyla Gaziantep genelinde 46 bin 423 üreticiye toplam 5 milyon 116 bin 875 litre mazot desteği sağlanması planlanıyor. 27 Ekim’de başlayan dağıtımlar, 31 Aralık’a kadar devam edecek. OPET ve SUNPET istasyonlarında yürütülen program kapsamında 27 Ekim Pazartesi, 31 Ekim Cuma ve 3 Kasım Pazartesi tarihlerindeki dağıtımlar tamamlandı. 7 Kasım Cuma ve 11 Kasım Salı günlerinde yapılacak dağıtımlar ise program dahilinde bekleniyor. Mazot desteğiyle üretici yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış Projenin ilk yılı olan 2022’de 33 bin 180 üreticiye 4 milyon 45 bin 100 litre mazot desteği ulaştırıldı. 2023 yılında 38 bin 145 üreticiye 4 milyon 387 bin 525 litre, 2024 yılında ise 43 bin 15 üreticiye 4 milyon 842 bin 800 litre mazot dağıtıldı. 2022-2025 yılları arasında toplam 160 bin 763 üreticiye 18 milyon 392 bin 300 litre mazot desteği sunulması hedefleniyor. Proje sayesinde Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üretici sayısında yüzde 30, işlenebilir tarım arazisi miktarında ise yüzde 5 artış gözleniyor. "Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, mazot desteği programında yaptığı konuşmada tarımın, toprağın ve üreticinin önemine vurgu yaparak, "Toprak yerdir, toprak vatandır. Bugün toprak o kadar kıymetli bir hale geldi ki Küresel ısınmanın geldiği noktayı, buzulların eridiğini Antarktika’da görmüş biri olarak söylüyorum, Durum çok vahim. Su savaşları başlayacak. Bu konu artık siber güvenlik kadar, savunma sanayi kadar önemli. Gıda güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Çok güzel bir söz var: ‘Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır.’ Ambarın anahtarı sizde. Sizin güçlü olmanız lazım ama önce o ambarın dolması gerekiyor" dedi. Her şeyi devletten beklemeden, el birliğiyle üretimi artırmaları gerektiğini anlatan Başkan Fatma Şahin, "Hep söylüyorum, her şey bitecek ama çalışmak, üretmek bitmeyecek. Ben şehirde doğdum ama tarımın özünü siz çiftçilerimizden ve üreticiden öğrendim. Siz anlattınız, ben kalbimle dinledim. Arkadaşlarıma hep şunu söyledim, ‘Önce toprak rahatlamalı, çiftçi rahatlamalı.’ Çünkü elindeki tohumun ürüne dönüşmesi bir değildir, alın teridir, emektir, çabadır. Günün sonunda tohum başak verip sofraya ulaştığında huzur, bereket, kardeşlik doğar" şeklinde konuştu. "İkinci adımımız sulama yatırımları" Şahin, ikinci adımlarının sulama yatırımlarını tamamlamak olduğunu dile getirerek, "Akıllı tarımla ata tohumlarını toprağa yeniden kazandırmak istiyoruz. Araban’da Edes tohumunu kullandık. Verim 300 kilodan 600 kiloya çıktı, hatta 800’e kadar çıkabilir. Çiftçinin cebinin rahatlaması, sofralara huzur gelmesi lazım. Siz rahatlayınca esnaf rahatlıyor, esnaf rahatlayınca sanayi nefes alıyor" ifadelerini kullandı. Geçen yıl 15 Ocak’ta 65 projenin Cumhurbaşkanlığınca yatırım programına alındığını söyleyen Şahin, "Bunların arasındaki en önemli projeler su projeleriydi. Bir diğer önemli konu da sözleşmeli tarım. Sanayicimiz ham maddeyi Afrika’dan getirmek zorunda kalmamalı. Bizim topraklarımızda yetişen mercimeğin, nohudun kokusu, lezzeti, özü bambaşkadır. Ata tohumuna dönmeliyiz" diye konuştu. Şahin çiftçinin ve üreticinin emrinde olduklarını belirterek, "Tarım bütçemizin yüzde 10’unu size ayırıyoruz, çünkü bu bir kardeşlik meselesidir. Birlikte varız, birlikte güçlüyüz. İyi günde, kötü günde birliği yaptık" dedi. "Mazot dağıtımının üretime sağladığı katkıyı verilerle görüyoruz" Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Kaptan ise, mazot desteği programında yaptığı konuşmada çiftçilere verilen desteğin önemine dikkati çekerek, "Kaptan, "Bir destek programında daha bir aradayız. Geçen yıldan bu yana verilen desteklerde çiftçi bazında yüzde 30’luk bir artış gerçekleşmiş. Çiftçi sayısının 46 bine ulaşması, geçen seneye göre yüzde 30’luk bir artışı ifade ediyor. Alan itibarıyla da yüzde 5 oranında bir artış görülmüş durumda. Bu veriler, üretime ne kadar katkı sağlandığını ve üretimin ne kadar teşvik edildiğini açıkça gösteriyor" diye konuştu. Mazot desteği alan çiftçilerin yüzü gülüyor Mazot desteğinden yararlanan çiftçi ve aynı zamanda Oğuzeli Altınyurt Mahallesi Muhtarı Salih Bozgeyik ile kadın çiftçi Mine Özateş, yapılan mazot desteğinin üreticinin mahsul veriminde önemli bir payı olduğunu belirterek, emeği geçen başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere tüm ekibe teşekkür etti. Konuşmaların sonrasında Başkan Fatma Şahin ve protokol üyeleri, akaryakıt istasyonunda üreticilerin iş araçlarına akaryakıt dolumu yaparak, günün sonunda hatıra fotoğrafı çektirdi. (FA-LO-Y)
GSO Başkanı Ünverdi, Ekim ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi
04 Kasım 2025 Salı - 14:36 GSO Başkanı Ünverdi, Ekim ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, ekim ayında Gaziantep’ten geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 artışla 928 milyon 964 bin dolarlık ihracat yapıldığını söyledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan ihracat rakamlarını değerlendiren Adnan Ünverdi, ocak-ekim döneminde ise Gaziantep’ten yapılan ihracatın önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 oranında artışla 8 milyar 333 milyon 234 bin dolara ulaştığını belirtti. Gaziantep’in hem aylık hem dönem ihracatında 6’ncı sırada yer aldığını kaydeden Ünverdi, "İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Alın teri ve büyük bir kararlılıkla üreten sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Artan zorluklar karşısında sektörlerden gelen konuların başında finansmana erişim ve maliyetler konusunun ilk sırada yer almaya devam ettiğini dile getiren Ünverdi, "Gerçekleştirmiş olduğumuz toplantı ve meslek komitelerimizden gelen talepler arasında sektörel güç kayıplarına vurgu yapılmaktadır. Küresel riskler ve belirsizliklerle birlikte dış pazarda talep azalırken, ucuz maliyetli ülkeler karşısında rekabetimiz zayıflamaktadır. Bu süreci aşmakta tüm mekanizmaların üzerine düşen konularda ülke ekonomisine katkıda bulunacak aksiyonları alması gerekiyor. Merkez Bankası politika faizinde indirime gidiyor ancak bunu reel piyasada göremiyoruz. Merkez Bankası eylül ayı faizini yüzde 40.5’e düşürmüştü, ekim ayında 100 baz puan indirerek yüzde 39,5’e indirdi. Her fırsatta altını çiziyoruz, çünkü kaynak sorunun yaşandığı böylesi sıkışık bir dönemde bankacılık sektörü bu indirimleri kredi faizlerine hızla yansıtmalıdır. Yüksek faizler, üretici ve ihracatçılar üzerindeki baskısını artırmıştır. Kış aylarında enflasyon artışları mümkün görülse de MB’nin faiz indirimlerine devam etmesi en büyük beklentilerimiz arasında yer almakta olup bu süreç piyasaları rahatlatacaktır" diye konuştu.
Kalitesiz ahşap paletler gizli maliyetlere yol açıyor
04 Kasım 2025 Salı - 14:21 Kalitesiz ahşap paletler gizli maliyetlere yol açıyor TAPSİAD Başkanı Akın Balcıoğlu, lojistikte standart dışı ahşap palet ve sandıkların güvenlik, maliyet ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğu söyleyerek Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kalite standartlarını güçlendirecek düzenleme ve etkin denetimleri hızlandırmasını talep etti. Balcıoğlu, özellikle zincir marketler dâhil tüm sektörlerde dayanıklılık ve sertifikasyonun satın alma kriterlerine eklenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de zincir marketler ve üretim tesislerinde ahşap palet/sandık kullanımının artması, kalite konusunu tedarik zincirinin kritik bileşeni haline getirdi. TAPSİAD (Tüm Ahşap Ambalaj ve Palet Üreticileri Derneği) Başkanı Akın Balcıoğlu, piyasada standartlara uymayan üretimlerin yaygınlaşmasının; depolamada uygunsuz istif, sevkiyatta devrilme/kırılma, ürün zayiatı ve iş güvenliği sorunlarını büyüttüğünü vurguladı. Zincir marketlere çağrı: Fiyat kadar dayanıklılık ve sertifikasyon Balcıoğlu, depolarda raf ve forklift hatlarının standart ölçü ile tasarlandığını, ölçü ve malzeme kalitesi düşük paletlerin akışı bozduğunu belirtti. Balcıoğlu, "Satın alma kriterlerinde dayanıklılık testleri, izlenebilirlik ve sertifikasyon yer almalı. Aksi halde lojistik güvenliğini ve müşteri memnuniyetini riske atıyoruz" dedi. Denetim ve mevzuat: Bakanlığa ve TSE’ye ortak çağrı Başkan Akın Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın piyasa gözetimi ve denetimini güçlendirmesi, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile denetim ve uygulamadaki boşlukların giderilmesi gerektiğini belirtti. Balcıoğlu’na göre sektöre standart dışı ürün girişi, hem firmalar arasında haksız rekabete yol açıyor hem de iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Paletlerin standarda uygun üretilmesi ve sahada düzenli olarak kontrol edilmesi, işletmelerde yaşanabilecek kaza oranlarını düşürürken doğal kaynak kullanımını da optimize ediyor. Bu kapsamda TSE ile sektör paydaşlarının daha yakın çalışması, denetim süreçlerinin hem hızını hem de etkinliğini artıracak bir adım olarak değerlendiriliyor. Çevresel sürdürülebilirlik: Kısa ömür daha çok ağaç tüketimi demek "Her kırılan palet yeni bir kesim baskısı demek" diyen Balcıoğlu, paletlerin sık sık yenilenmesinin hem orman kaynakları üzerinde ekonomik bir yük oluşturduğunu hem de karbon emisyonlarını artırdığını söyledi. Balcıoğlu’na göre daha uzun ömürlü, standartlara uygun ve onarılabilir paletlerin kullanılması, tedarik zincirlerinde ciddi maliyet avantajı sağlarken doğal kaynakların korunmasına da katkıda bulunuyor. Böylece odak yalnızca üründe değil, gelecekteki çevresel etkilerde de konumlanmış oluyor. İhracat potansiyeli kaliteden geçiyor Türkiye’de ahşap palet ve sandık üretimi, iç pazarın yanı sıra yakın coğrafyaya yapılan ihracatla da ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Başkan Akın Balcıoğlu, kaliteli ve standartlara uygun üretimin yalnızca ihracat imajı için değil; taşımada ürün güvenliği, lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve tedarik zinciri verimliliği açısından da zorunlu olduğunu belirtti. Balcıoğlu’na göre sertifikalı üretim, uluslararası pazarlarda Türk ürünlerine duyulan güveni artırırken rekabetçiliği de güçlendiriyor. TAPSİAD Başkanı Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile sektör paydaşlarının piyasa gözetimi, lisanslandırma, izlenebilirlik ve eğitim başlıklarına odaklanması gerektiğini ifade etti. Balcıoğlu, standartların sahada etkin şekilde uygulanmasının hem haksız rekabeti önleyeceğini hem de kalite algısını yukarı taşıyacağını vurguladı. "Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın bu konuda gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyoruz" diyen Balcıoğlu, ortak bir koordinasyon mekanizmasının sektörde uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlayacağını söyledi.