EKONOMİ
MTSO Başkanı Çakır: "Bu gömlek bize dar geliyor" 26 Şubat 2026 Perşembe - 14:16:24 Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Hakan Sefa Çakır, 1996 yılında imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye sanayisinin kalite ve rekabet gücünü artırdığını ancak mevcut küresel ticaret koşullarında yetersiz kaldığını belirterek, "2026 dünyasında bu gömlek bize dar gelmeye başladı. Gümrük Birliği mutlaka güncellenmeli" dedi. MTSO Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hamit İzol başkanlığında gerçekleştirildi. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir’in konuk olduğu toplantıda, küresel ticaretteki dönüşüm, Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemeleri ve Türkiye’nin rekabet gücü ele alındı. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Avrupa Birliği’nin kamu alımlarında Avrupalı şirketlere öncelik tanımayı öngören ’Made in Europe’ yaklaşımını değerlendirdi. Türkiye ihracatının büyük bölümünün Avrupa’ya yapıldığını hatırlatan Çakır, söz konusu düzenlemelerin Türk dış ticaretinde daralma riski oluşturduğunu vurguladı. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye’yi gümrük oranları ve maliyetler açısından dezavantajlı konuma düşürdüğünü kaydeden Çakır, "1996’da imzalanan Gümrük Birliği sanayimizde ciddi bir dönüşüm sağladı, kalite ve rekabet gücümüzü yukarı taşıdı. Ancak bugün gelinen noktada mevcut yapı; sanayi, tarım, lojistik, hizmetler ve e-ticaret alanlarında Türkiye’yi sınırlıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumunu korumasının hayati önem taşıdığını belirten Çakır, "Güvenilir ülke statüsü ticaretimizin sürdürülebilirliği açısından kritik. 2026’da dişimizi tırnağımıza katıp Avrupa’da elde ettiğimiz pazarlarımızı korumalıyız. Bu pazarlarda olmamız şart" dedi. "Yeşil Mutabakat’a uyum zorunluluk" Çakır, Yeşil Mutabakat ve karbon ayak izi düzenlemelerine uyumun artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade ederek, çevresel kriterlere uyum sağlanmaması halinde yalnızca ihracatın değil, yabancı yatırımların da olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu. Çakır, firmaların hem Yeşil Mutabakat’a hem de yeni ticari düzenlemelere hızla adapte olması gerektiğini dile getirdi. "Risk alırken iki kez düşünmeliyiz" Ekonomide zorlu bir süreçten geçildiğini belirten Çakır, iş dünyasına temkinli hareket etme çağrısında bulundu. Risk yönetiminin her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulayan Çakır, finansmana erişim konusunda yürütülen çalışmalara da değindi. Nefes kredisi çalışmalarının sürdüğünü, yeni kredi paketinin gündemde olduğunu kaydeden Çakır, istihdam ve ihracat odaklı finansman desteklerinin devam ettiğini ve bunların önümüzdeki günlerde duyurulacağını söyledi. Toplantı, meclis üyelerinin sektörel değerlendirmelerinin ardından sona erdi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:11 Başkan Gülsoy: "Ocak ayında 140 ülkeye 291 milyon 804 bin dolar ihracat yaptık" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, TÜİK tarafından paylaşılan ihracat rakamlarını değerlendirdiği açıklamasında; "Ocak ayında 140 ülkeye 291 milyon 804 bin dolar ihracat yaptık" dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ocak Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy; "İş dünyası olarak tüm gücümüzle üretim, ihracat ve istihdamın sürdürülebilirliği için olağanüstü mücadele veriyoruz. Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Her şeye rağmen üreten, ülkemiz için rekabet eden, istihdam oluşturan, kent ve ülke ekonomisine değer katan ihracatçı üyelerimize, çalışanlarına ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. 2026 yılı ocak ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Başkan Gülsoy, "Ocak ayında 291 milyon 804 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,94 oranında azalış yaşanmıştır. İthalatımız ise 129 milyon 532 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 20,82 azalış gerçekleşmiştir. 140 ülkeye Ocak ayında ihracat gerçekleştirdik" diye konuştu. Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy, "İhracat pazarlarımız; Almanya, ABD, Polonya, İtalya, Avusturya, Irak, Fransa, Fas, Hollanda, Birleşik Krallık’tır" ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, "Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Makine ve Aksamları, Halı, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir dışı Metaller, Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Ham maddeleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir" dedi. "2026 için umut verici bir döneme giriyoruz" 2025 yılının küresel riskler ve ekonomik zorluklarla geride kaldığını hatırlatan Başkan Gülsoy, yeni döneme dair beklentilerini şu sözlerle aktardı; "Ülkemizde enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan maddi sıkılaştırma politikalarından en çok reel sektörümüz etkilenmiştir. Özellikle yüksek faiz oranları ve artan maliyetler, üreticilerimizi zorlamıştır. Finansmana erişim, yaptırımlar, hukuki belirsizlikler, sigorta ve tahsilat risklerinin iş dünyasının önündeki temel engellerdir. Ancak dezenflasyon sürecinde kat edilen mesafe ve Merkez Bankası’nın faiz indirimi yönündeki kararlı adımları, 2026 yılı için umutlarımızı tazelemektedir. İş dünyası olarak beklentimiz, finansman maliyetlerini düşürecek bu indirim sürecinin devam etmesidir." "İhracatçının yükü hafifletilmeli" İhracatçıların küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için somut destek adımlarının şart olduğunu vurgulayan Gülsoy, çözüm önerilerini ise; "Pazar kayıplarının önüne geçilmesi ve ihracatçımızın toparlanabilmesi için reeskont kredi hacmindeki artışlar sürdürülmelidir. Bunun yanı sıra, döviz dönüşüm desteği daha sade ve erişilebilir bir yapıya kavuşturulmalı, ihracatçıların döviz gelirini bozdurma zorunluluğu ise tamamen kaldırılarak firmalarımıza hareket alanı açılmalıdır" şeklinde sıraladı. Sürdürülebilir büyüme için teknoloji ve katma değer odaklı üretimin anahtar rol oynadığını belirten Gülsoy; "İşletmelerimizin dijitalleşme ve verimlilik odaklı yeni nesil üretim modellerine yönelmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Kayseri sanayisi; güçlü üretim altyapısı ve değişime hızlı uyum sağlayan girişimci ruhuyla bu zorlu dönemi aşacak güçtedir. Şehrimizin ve ülkemizin kalkınmasına öncülük eden tüm ihracatçılarımızı ve ekiplerini yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:10 Antalya Defterdarı Karayılan: "Antalya vergi tahsilatında Türkiye’de ilk 6’da" Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, 37. Vergi Haftası etkinlikleri kapsamında Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. Ziyarette konuşan Antalya Defterdarı İlhan Karayılan "100 birimlik harcamaya karşılık bütçeye yüzde 139 katkı sağlayan bir kentiz. Vergi tahsilatında yüzde 90 oranıyla ise Türkiye’de ilk 6’dayız" dedi. Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, 37. Vergi Haftası etkinlikleri kapsamında Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ı ziyaret etti. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil Bülbül ve Ragıp Gök, Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan ve Meclis Katip Üyesi Veli Karasu, Gelir İdaresi Grup Müdürü Burak Parlak, Antalya İhtisas Vergi Dairesi Müdürü Ali İnci, Kalekapı Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı Yasemin Çetin’in hazır bulunduğu ziyarette, Antalya ekonomisi, vergi bilinci ve kayıtlı ekonominin önemi vurgulandı. Borsa’ya teşekkür Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, hafta boyunca düzenlenen etkinliklerle toplumda vergi bilincini artırmayı hedeflediklerini belirtirken, bu kapsamda kurum ziyaretleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Antalya Ticaret Borsası’nın kent ve ülke ekonomisi açısından önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Karayılan, "Antalya Ticaret Borsamız, Antalya ekonomisine katkı sağlayan, ihracatta önemli bir yere sahip, kentimizin en önemli kurumlarından biridir" dedi. Tarımın ihracatın lokomotif sektörlerinden biri olduğunu belirten Karayılan, Antalya’nın tarım potansiyelinde Ticaret Borsası’nın büyük payı bulunduğunu ifade etti. Karayılan, ATB üyelerinin ödedikleri vergilerle ülke ekonomisine önemli katkı sağladığını ifade ederek, teşekkür etti. Antalya’nın vergi bilinci yüksek Antalya Defterdarı İlhan Karayılan, Antalya’nın vergi performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Antalya’nın vergi gelirlerindeki artış eğiliminin devam ettiğini kaydeden Karayılan, kentin Türkiye genelinde toplanan vergilerdeki payının son yıllarda 1,31’den, 1,81’e çıktığına dikkat çekti. Antalya’nın ödediği vergilerle kamu harcamaları karşılaştırıldığında bütçeye önemli katkı sağlayan illerin başında geldiğini belirten Karayılan, "100 birimlik harcamaya karşılık bütçeye yüzde 139 katkı sağlayan bir kentiz" dedi. Antalya’nın yüzde 90 civarında tahsilat oranıyla vergisini hızlı toplayan illerin başında geldiğini söyleyen Karayılan, "Türkiye sıralamasında ilk 6’dayız. Antalya kazandıkça vergisini ödeyen, vergi bilinci seviyesi yüksek bir ilimiz" diye konuştu. "Gelir elde eden ilin hanesine yazılsın" ATB Başkanı Ali Çandır da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Antalya’nın kayıtlara geçenin ötesinde vergi üreten bir kent olduğunu vurgulayan Çandır, gelirlerin elde edildiği ilin hanesine yazılması gerektiğini söyledi. Çandır, "Aslında dijitalleşmenin bu kadar ileri olduğu bir dönemde firmaların merkezi nerede olursa olsun, yerelden elde edilen gelir yerelin hanesine yazılmalı. Bu, kentin ürettiği katma değeri daha görünür hale getirecektir. Umuyoruz önümüzdeki yıllarda kazancın yapıldığı ilde vergilerin ödenmesi sağlanacaktır" dedi. Mükellef dostu uygulamalara teşekkür Başkan Çandır, tarım sektörünün ürettiğini, üretileni de ticarete kazandırdığını belirterek, son dönemde döviz gelirlerinin enflasyonun altında kalmasının vergi gelirlerini etkilediğini ifade etti. Antalya Defterdarlığı’nın mükellef dostu uygulamalarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Çandır, "Her türlü sorunumuzda yanımızda olan, güçlü bir iş birliği yürüttüğümüz Defterdarlığımıza teşekkür ediyor, Vergi Haftası’nı kutluyorum" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:52 Başkan Büyüksimitci: "Ocak ayında 291 milyon 804 bin dolar ihracat gerçekleştirdik" Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ocak ayı ihracat verileri açıklandı. Açıklanan verileri değerlendiren Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri’nin Ocak ayı ihracatının bir önceki yılın ocak ayına göre yüzde 5.94 oranında düşerek, 291 milyon 804 bin dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. İhracatta aralık ayına göre bir miktar düşüş yaşandığını açıklayan Büyüksimitci, "İhracatımızda aralık ayına göre yüzde 20 civarında bir düşüş yaşandı. Son 12 aylık ihracatımız ise 1,42 oranında aratarak 3 milyar 828 milyon 409 bin dolar olarak gerçekleşti" dedi. Ocak ayında Kayseri’den 140 ülkeye ihracat gerçekleştirildiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, en fazla ihracat yapılan ülkelerin Almanya, ABD ve Polonya olduğunu açıkladı. Özellikle küresel ticarette artan belirsizliklerin firmaların sipariş ve planlama süreçlerini zorlaştırdığına dikkat çeken Büyüksimitci, "İhracatımızın yeniden artış ivmesi yakalayabilmesi için üretim ve yatırım ortamının daha güçlü şekilde desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu manada Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından KOBİ’lere yönelik yeni finansman destek paketinin açıklanmasını son derece kıymetli buluyorum. Açıklanan bu destek paketinin sahada hızlı ve etkin bir şekilde uygulanması, özellikle üretim ve ihracat odaklı firmalarımıza önemli bir nefes aldıracaktır. Bunun yanında katma değerli üretimi teşvik eden, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme yatırımlarını destekleyen devlet desteklerinin yaygınlaştırılması, firmalarımızın rekabet gücünü artıracaktır" dedi. Başkan Büyüksimitci, "Tüm zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracat yapmaya kararlılıkla devam eden tüm sanayicilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Mevcut zorlukları aşacak tecrübeye ve dinamizme sahibiz. Doğru destek mekanizmaları ve kararlı adımlarla birlikte Kayseri’nin üretim, ihracat ve istihdamda çok daha güçlü bir noktaya ulaşacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.
Yem desteği Bayburtlu çiftçinin yüzünü güldürdü: "Bu destek bize iyi geldi"
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:08 Yem desteği Bayburtlu çiftçinin yüzünü güldürdü: "Bu destek bize iyi geldi" Bayburt İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen ’Bayburt Üreticisine Destek, Hayvancılığa Bereket Projesi’ kapsamında dağıtılan yemler, üreticilere can suyu oldu. Karşıgeçit köyünde hayvancılıkla uğraşan Mahmut Tetik, proje çerçevesinde aldığı yaklaşık 45 çuval yemle maliyetlerinin önemli ölçüde azaldığını belirtti. Bayburt’ta hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliğini sağlamak ve artan yem maliyetleri karşısında üreticiyi korumak amacıyla başlatılan destek projesinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık işletmelerine yönelik kapsamlı bir yem dağıtımı gerçekleştirildi. Karşıgeçit köyünde üretim yapan Mahmut Tetik, projeden faydalanan üreticilerden biri oldu. Tetik, sağlanan bu katkının üreticilere iyi geldiğini söyledi. "Bu tür projelerin devamını bekliyoruz" Yaklaşık 10 yıldır hayvancılık sektöründe üretim yapan Tetik, yem fiyatlarının arttığı bu dönemde sağlanan desteğin önemine dikkat çekerek, "Bu yapılan yem desteğinden dolayı çok memnunum. Bayburt Üreticisine Destek, Hayvancılığa Bereket Projesi’ni Tarım İl Müdürlüğünün resmi sitesinde gördüm. Ben de projeye başvurarak, destekten faydalandım. Yem fiyatlarının arttığı bu dönemde bu proje biz çiftçilere çok iyi geldi. Bu tür projelerin devamını bekliyoruz. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya çok teşekkür ediyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ederiz" dedi. 50 milyon lira bütçe ayrıldı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen projeye 50 milyon TL bütçe ayrıldı. Hayvancılık potansiyelini güçlendirmeyi hedefleyen çalışma ile 181 köyde bulunan 2 bin 601 işletmeye toplam 67 bin 294 çuval (3 bin 365 ton) hayvan yemi dağıtıldı. Destekle birlikte üreticilerin yem maliyetlerinin azaltılması ve hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması hedeflendi. Bu tür desteklerin planlı ve kararlı bir şekilde süreceği İl tarım ve Oman Müdürlüğü tarafından bildirildi.
Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 6,1’ine çok yük getirdi
25 Şubat 2026 Çarşamba - 10:07 Muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 6,1’ine çok yük getirdi 2025 yılında hanelerin yüzde 6,1’ine doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, yüzde 50,2’sine biraz yük getirdiği, yüzde 40,9’una ise yük getirmediği görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Sağlık Modülü verilerini paylaştı. Buna göre, hanelerin yüzde 6,1’ine doktor muayene ve tedavi harcamalarının çok yük getirdiği, yüzde 50,2’sine biraz yük getirdiği, yüzde 40,9’una ise yük getirmediği görüldü. Diş muayene ve tedavi harcamaları hanelerin yüzde 5,3’üne çok, yüzde 37,2’sine biraz yük getirirken yüzde 28,9’una yük getirmedi. İlaç harcamaları ise hanelerin yüzde 5,0’ına çok, yüzde 50,9’una biraz yük getirdi. Hanelerin yüzde 44,0’ı ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti. Son 12 ay içerisinde hanelerin yüzde 2,7’si muayene veya tedavi, yüzde 28,6’sı diş muayenesi veya tedavisi, yüzde 0,1’i ise ilaç harcaması yapmadı. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 25,5’inde diş muayenesi harcaması olmadı Doktor muayene ve tedavi ile ilaç için harcama yapmayan hanelerin gelir gruplarından çok etkilenmediği görüldü. Diş muayene ve tedavisine ilk (en düşük) yüzde 20’lik gelir grubunda olanların yüzde 45,4’ünün, ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 36,5’inin, üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 32,0’ının, dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun yüzde 28,1’inin, beşinci (en yüksek) gelir grubunun ise yüzde 25,5’inin harcama yapmadığı görüldü. En düşük yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 62,9’una doktor muayene ve tedavileri, yüzde 37,6’sına diş muayene ve tedavileri, yüzde 65,5’ine ise ilaç harcamaları yük getirdi. En yüksek yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerin yüzde 53,0’ı doktor muayene ve tedavilerinin, yüzde 38,0’ı diş muayene ve tedavilerinin, yüzde 59,5’i ilaç harcamalarının yük getirmediğini belirtti. Yoksulluk riski altında olmayanların yüzde 31,7’si çoğunlukla oturarak çalışanlar Bir işte çalışan 15 yaş ve üstü fertlerin tüm çalıştıkları süredeki aktivite yoğunlukları incelendiğinde, çoğunlukla bu fertlerin yüzde 29,4’ünün oturarak, yüzde 45,5’inin ayakta durarak, yüzde 18,7’sinin yürüyerek veya orta düzey fiziksel aktivite yaparak, yüzde 6,4’ünün ise ağır iş ya da ağır fiziksel aktivite yaparak çalıştığı görüldü. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin yüzde 17,2’si oturarak çalışırken risk altında olmayan fertler için bu oran yüzde 31,7 oldu. Yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan fertlerin yüzde 11,2’sinin ağır iş ya da aktivite yaparak çalışma hayatını geçirdiği görüldü. Fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine zaman ayırmayanların oranı yüzde 63,3 oldu Bir işte çalışsın ya da çalışmasın 15 yaş ve üstü fertlerin olağan bir haftada iş dışında geçirilen zamanları incelendiğinde, bu fertlerin yüzde 1,4’ünün ’Günde iki kere veya daha fazla", yüzde 11,6’sının ’Günde bir kere’, yüzde 5,6’sının ’Haftada 4-6 kere’, yüzde 11,5’inin ’Haftada 1-3 kere’, yüzde 6,7’sinin ’Haftada 1 kereden az’ en az 10 dakika boyunca aralıksız devam eden fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetleri yaptıkları tespit edildi. Fertlerin yüzde 63,3’ünün ise fiziksel aktivite veya boş zaman faaliyetlerine zaman ayırmadığı görüldü. Fertlerin yüzde 96,9’u iletişim faaliyetlerinde zorlanmıyor Araştırma kapsamındaki 15 yaş ve üstü fertlerin yüzde 96,9’u iletişim kurmada, yüzde 95,8’i öz bakımında, yüzde 90,0’ı işitmede, yüzde 85,2’si bir şeyleri hatırlamada, yüzde 80,5’i görmede ve yüzde 79,7’si yürümede sorun yaşamadığını ifade etti. En çok zorlanılan faaliyetler ise sırası ile yüzde 17,3 ile görme, yüzde 15,2 ile yürüme, yüzde 12,6 ile hatırlama olurken fertlerin sadece yüzde 2,2’si iletişim faaliyetlerinde zorlandığını söyledi. Fertlerin en çok yapamadığını belirttiği faaliyetler ise yüzde 0,5 ile öz bakım, yüzde 0,4 ile yürüme, yüzde 0,2 ile bir şeyleri hatırlama ve iletişim kurma faaliyetleri oldu.
YEDAŞ Amasya Bölge Müdürlüğü’ne Eren Demirkan atandı
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:27 YEDAŞ Amasya Bölge Müdürlüğü’ne Eren Demirkan atandı Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.(YEDAŞ) Amasya Bölge Müdürlüğü görevine Eren Demirkan atandı. Demirkan, Şubat 2026 itibarıyla yeni görevine başladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olan Demirkan, kariyerine Vezirköprü’de orman ürünleri firmasında elektrik bakım mühendisi olarak başladı. 2017 yılında YEDAŞ’a katılan Demirkan, şebeke işletme, bakım ve saha operasyonlarının yönetiminde önemli sorumluluklar üstlendi. Demirkan, 2021-2026 yılları arasında Samsun Çarşamba İşletme Yöneticisi olarak görev yaparak bölgedeki elektrik dağıtım faaliyetlerinin etkin ve kesintisiz şekilde yönetilmesini sağladı. Elektrik dağıtım alanındaki teknik bilgi birikimi ve saha tecrübesiyle öne çıkan Demirkan, yeni görevinde Amasya’daki enerji altyapısının güçlendirilmesi ve hizmet kalitesinin daha da artırılması hedeflerine liderlik edecek. Yeni görevine ilişkin değerlendirmede bulunan Eren Demirkan, "YEDAŞ bünyesinde farklı görevlerde edindiğim tecrübeyi Amasya Bölge Müdürü olarak hizmete dönüştürecek olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Amasya’da vatandaşlarımıza kesintisiz, güvenilir ve kaliteli enerji sunmak için ekip arkadaşlarımızla birlikte sahada güçlü bir koordinasyonla çalışmaya devam edeceğiz. Hizmet kalitesini daha da ileri taşımayı ve bölgenin enerji altyapısını güçlendirmeyi öncelikli hedefimiz olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. YEDAŞ, güçlü insan kaynağı ve mühendislik altyapısıyla Samsun, Ordu, Çorum, Amasya ve Sinop’ta milyonlarca aboneye kesintisiz ve güvenilir elektrik dağıtım hizmeti sunmaya devam ederken, deneyimli kadrosuyla bölgesel operasyonlarını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.
Jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi emlak piyasasını etkiledi
24 Şubat 2026 Salı - 21:08 Jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi emlak piyasasını etkiledi Eskişehir’de emlakçı Kasım Karakaş, yatırım yapmak isteyen vatandaşların jeopolitik gelişmeler ve altının yükselişi sonrası piyasada oluşan belirsizlik sebebiyle ev almayı tercih etmediklerini söyledi. Son dönemlerde dünya genelinde meydana gelen çeşitli jeopolitik olaylar altın piyasasını etkiledi. Altın fiyatları, 2025’teki yükselişin ardından bu yıl rekor seviyelere ulaştı. Buna bağlı olarak piyasada oluşan belirsizlik, emlak sektörünü de etkiledi. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan emlakçı Kasım Karakaş, yatırım yapmak isteyen vatandaşların şu anda ev almayı tercih etmediğini belirtti. Yalnızca çok ihtiyacı olanların ev aldığını ifade eden Karakaş, emlak fiyatlarında ise ciddi bir artış beklemediğini dile getirdi. "Bu belirsizliklerin yıl sonuna kadar süreceğini düşünüyorum" Emlak piyasasının yaklaşık 2 yıldır durgun olduğunu söyleyen Kasım Karakaş, "Jeopolitik gelişmelerle birlikte dünyada tansiyon arttı, bu da altının yükselmesine sebep oldu. Altın sürekli oynuyor. Kimisi altını bozup ev alıyor, kimisi de belirsizlikten dolayı parasını faizde tutmayı tercih ediyor. Örneğin, 3 milyon lira bankaya koyan biri ayda 80-90 bin lira gelir alabiliyor ama aynı parayla ev alsa 20 bin liraya kiraya veremiyor. Şu anda yalnızca çok ihtiyaç sahibi olanlar ev alıyor; yatırım için kimse ev almıyor. Bu belirsizliklerin yıl sonuna kadar süreceğini düşünüyorum. Emlak fiyatlarında ciddi bir artış beklemiyorum" dedi. "Kiralar 2 sene öncesinin altına düşmüş durumda" Son yıllarda ev fiyatlarının genel olarak sabit olduğundan bahseden Karakaş, "Hatta bazı mülklerde geçen senenin altına düşmüş durumda. Geçen yıl 4 milyon olan bir yer şu anda 3,5 milyona kadar düşebiliyor. Kiralar da 2 sene öncesinin altına düşmüş durumda. Yüzde 34’lük enflasyon oranını kimse uygulamıyor. Ev sahipleri, ’Kiracım çıkmasın’ diyerek ya aynı kiradan devam ediyorlar ya da çok cüzi bir artış yapıyorlar" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) kura sonuçları geçtiğimiz günlerde açıklandı. Karakaş, TOKİ’den ev çıkmayan vatandaşların piyasaya yöneldiğini belirtti.
TVHB Başkanı Eroğlu: "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte"
24 Şubat 2026 Salı - 18:11 TVHB Başkanı Eroğlu: "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı (TVHB) Ali Eroğlu, "Tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir" dedi. Ticaret Bakanlığı’nın kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik kararının ardından, TVHB Başkanı Eroğlu konuya ilişkin değerlendirmede bulundu. Eroğlu, kanatlı eti üretimi ve ihracatının mevcut durumu ile alınan kararların muhtemel etkilerinin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirtti. "Girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta" Türkiye’de kanatlı eti üretimi ve ihracatına ilişkin güncel verilerin, sektörün son 25 yılda kayda değer bir üretim kapasitesine ulaştığını açıkça gösterdiğini söyleyen Eroğlu, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2001 yılında 614 bin ton düzeyinde olan tavuk eti üretimi, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 2,6 ile 2,8 milyon ton bandına yükselmiştir. Aynı dönemde kişi başına düşen üretim miktarı 15 kilogram seviyelerinden 32 kilogramın üzerine çıkmıştır. Bu tablo, kanatlı sektörünün ülkemizin hayvansal protein arzında stratejik bir konuma sahip olduğunu ve iç talebi karşılayabilecek bir üretim gücüne ulaştığını ortaya koymaktadır. Kanatlı sektörü; dikey entegrasyonun güçlü olduğu, sözleşmeli üretim modeliyle yaygın istihdam oluşturan, hem iç piyasaya hem de dış pazarlara üretim yapabilen önemli bir üretim alanıdır. Bununla birlikte sektör; yem hammaddeleri başta olmak üzere canlı materyal temini bakımından büyük ölçüde dışa bağımlı bir yapı arz etmektedir. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta; bu durum nihai ürün fiyatlarında baskı oluşturmaktadır" diye konuştu. "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte" İhracat verilerinin incelendiğinde, tavuk eti ihracatının son 15 yıllık süreçte önemli bir ivme kazandığının görüldüğünü belirten Eroğlu, "2010 yılında 138 bin ton olan ihracat miktarı 2024 yılı itibarıyla 370 bin tonun üzerine çıkmış; 2025 yılında ise yaklaşık 378 bin tonluk ihracat düzeyine ulaşılmıştır. İhracat değeri aynı dönemde yaklaşık 3 kat artış göstermiştir. Başta Irak olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına yönelik ihracat, sektörün dış ticaretteki stratejik konumunu güçlendirmiş; tavuk eti ihracatı tarım, ormancılık ve balıkçılık toplam ihracatı içerisinde kayda değer bir paya ulaşmıştır. Bu çerçevede, tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Üretimin karlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi işlet neden olabilecektir" Kısa vadede ihracatın sınırlandırılması veya tamamen durdurulmasının, iç piyasada arz artışı sağlayarak fiyatlarda geçici bir gerilemeye yol açabileceğini vurgulayan Ali Eroğlu, "Ancak kanatlı eti üretimi biyolojik üretim döngüsüne dayalıdır ve kapasite planlaması belirli bir süreklilik gerektirir. Üretimin karlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi; kapasite daralmasına, işletmelerin üretimden çekilmesine, istihdam kayıplarına ve sözleşmeli üretim zincirinin zayıflamasına neden olabilecektir. Orta ve uzun vadede üretimde yaşanacak daralma ise bu kez arz yetersizliği oluşturarak fiyatların daha sert dalgalanmasına zemin hazırlayabilecektir" ifadelerini kullandı. Ali Eroğlu, ihracatın üreticiler için gelir kaynağı olmasının yanı sıra ülkeye döviz kazandıran stratejik bir faaliyet olduğunu belirtti. İhracattaki azalmanın maliyet baskısını artırabileceğini ifade eden Eroğlu, dış pazarlarda kaybedilen payın kısa sürede geri kazanılamayacağını vurguladı. Ani ticari kısıtlamaların üretim planlamasını zorlaştırabileceğine dikkat çeken Eroğlu, öngörülebilirliğin sektörün rekabet gücü açısından önem taşıdığını kaydetti. "Kanatlı sektörü; istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir" Ali Eroğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "TVHB olarak; gıda arz güvenliğinin sağlanması, tüketicinin makul fiyatlarla güvenilir hayvansal proteine erişimi ve üreticinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi arasında hassas bir denge bulunduğunu önemle vurguluyoruz. Hayvansal üretim politikalarının kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına odaklanmak yerine; maliyetleri azaltıcı, üretimi planlayan, stratejik stok yönetimini içeren ve özel sektörle koordinasyon içerisinde yürütülen öngörülebilir politika araçlarıyla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Kanatlı sektörü; halk sağlığı, gıda güvenliği, istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir. Bu nedenle alınacak her kararın; bilimsel veriler ışığında, üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten ve ülke ekonomisini güçlendiren bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır."
Bıyık "100 milyar lira kredi desteği hayırlı olsun"
24 Şubat 2026 Salı - 16:39 Bıyık "100 milyar lira kredi desteği hayırlı olsun" Düzce Ticaret ve Sanayi (DTSO) Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır tarafından açıklanan imalat sanayi ve istihdamı koruma programı hakkında açıklamalarda bulundu. Erdoğan Bıyık, yaptığı açıklamada "Tüm dünyadaki ekonomik daralmadan ülkemizin ve özellikle ekonominin lokomotifi olan imalat sanayisinin asgari düzeyde etkilenmesi gerektiğini her platformda dile getirdik. Bakanlarımızla TOBB çatısı altında yapmış olduğumuz istişare toplantılarında da bu ihtiyaçları kendilerine ilettik. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız M. Fatih Kacır’ın dün açıklamış olduğu İmalat Sanayi ve İstihdamı Koruma Programının tüm üyelerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Açıklanan bu yeni program ile çalışan başına aylık destek tutarı 3 bin 500 liraya çıkarıldı ve programa büyük ölçekli firmalar da dahil edildi. İmzaları atılan 100 milyar lira büyüklüğündeki finansman programı kapsamında, KOBİ’ler ve büyük ölçekli firmalar; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar krediye, 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli, uygun şartlarda erişebilecek. Yılık finansman maliyeti yüzde 33 olacak. KOBİ’lere kefalet desteği de sunulacak. Çalışan başına aylık 3 bin 500 lira ile desteklenen tekstil, giyim, deri ve mobilya sektörleri dışında kalan imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin, 2025 yılı Kasım-Aralık ortalama istihdam düzeylerini koruma taahhüdü karşılığında, kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB karşılayacak. Böylelikle yıllık finansman maliyetleri yüzde 23’e kadar inmiş olacak" ifadelerinde bulundu.
GSO Şubat ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi
24 Şubat 2026 Salı - 16:00 GSO Şubat ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Şubat Ayı Meclis Toplantısı, GSO Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun katılımıyla, Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı. Güncel ekonomik göstergeler, küresel ölçekte yaşanan ekonomik gelişmeler, firmaların ve iş dünyasının talep, beklenti ve çözüm önerilerinin değerlendirildiği toplantıda, Gaziantep Sanayi Odası tarafından yürütülen faaliyetler, projeler ve planlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, tüm İslam âleminin Ramazan ayını tebrik ederek, bu mübarek ayın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirmesini temenni etti. Gaziantep sanayisinin, küresel ve bölgesel ölçekte yaşanan belirsizliklere rağmen ülke ekonomisine katkı sağlamayı öncelik olarak gördüğünü belirten Konukoğlu, "Sanayimizin sürdürülebilir büyümesini sağlamak adına katma değerli üretim anlayışını yaygınlaştırmak ve teknoloji odaklı dönüşümü hızlandırmak, rekabet gücümüzü artırmada kritik bir rol oynamaktadır. İşletmelerimizin yenilikçi üretim modellerine yönelmesi, dijitalleşme ve verimlilik artışına odaklanması büyük önem taşımaktadır. Güçlü üretim altyapısı, dinamik girişimci ruhu ve değişime uyum sağlama kabiliyeti sayesinde Gaziantep sanayisinin zorlu ekonomik koşulları aşabilecek kapasiteye sahip olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte de iş dünyamızın küresel pazarlardaki etkinliğini artıracak, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek ve sanayimizin dönüşümünü hızlandıracak adımları birlikte atmaya devam edeceğiz" dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, 6 Şubat Depremi’nin 3’üncü yılında depremin bıraktığı derin izlere rağmen üretim, ihracat ve istihdamı sürdürmek için kararlılıkla çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Dünyada dengelerin yerinden oynadığı ve risklerin giderek arttığı bir tablonun hâkim olduğunu ifade eden Ünverdi, "ABD ve AB’nin oluşturduğu batı bloğu karşısında Çin gücünü artırmaya devam ediyor. Teknoloji ve fiyat konusunda Çin gibi ülkeler karşısında bizim gibi ülkelerin rekabet gücü azalıyor. Ülkemiz ekonomisinde ise makroekonomik göstergelere bakıldığında, Merkez Bankası’nın rezervlerinin artması, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen olumlu değerlendirmeler ve enflasyondaki düşüş gelecek adına umut veriyor. Ancak reel sektörün gücü bu süreçte çok azaldı. Bu noktada imalat sanayisine yönelik 100 milyar liralık yeni finansman paketini çok önemli buluyoruz. Bununla birlikte, Merkez Bankası’nın aylardır devam eden politika faizindeki indirimleri artık banka kredilerinde de görmek istiyoruz’’ diye konuştu. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla çok kritik bir eşiğin geride bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasında geçiş dönemi bitti ve asıl uygulama dönemi resmen başladı. Artık Avrupa gümrüklerinde beyan ettiğimiz ‘Doğrulanmış Ürün Karbon Ayak İzi’ raporlarına da bakılmaktadır. Yani bu bölgeye yaptığımız ihracatta karbon ayak izinin artık vazgeçilmez hale geldiğini görüyoruz. Bu yeni dönemde, karbon emisyonu sınır değerlerini aşan ve gerekli hazırlıkları yapmayan firmalarımız için fiili olarak SKDM Sertifikası alma zorunluluğu, yani mali yükümlülük dönemi başlamıştır. Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi (GSO-MEM) teknik altyapısını ve dijital raporlama sistemlerini ihracatçılarımız için tam donanımlı hale getirmiştir. Merkezimizde; hem kurumsal karbon ayak izi hesaplamaları ve ürün bazlı emisyon raporlamaları yapılmaktadır. Bunun yanı sıra, firmalarımızın yeşil dönüşüm süreçlerine sağlanan hibe desteklerinde, bölgemizdeki tek çözüm ortağı olarak GSO-MEM iş birliğiyle hareket edilmektedir. Sanayicilerimiz bu desteklerden faydalanarak dönüşüm maliyetlerini minimize edebilirler’’ ifadelerini kullandı. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında da Meclis Üyelerine bilgi veren Ünverdi, "Şehrimiz ocak ayı ihracat rakamlarına göre bir kez daha en fazla ihracat yapan iller arasında 6’ncı sırada yer aldı. 2026 yılı ocak ayında 781 bin 987 dolar ihracat gerçekleştik. En çok ihracatın yapıldığı ülkelerin başında Irak ve ABD bulunmaktadır. İhracatın sektörlere göre dağılımına bakıldığında ise ilk sırada yüzde 35,3 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri, ikinci sırada yüzde 34,5 ile tekstil ürünleri, üçüncü sırada ise yüzde 12,7 ile kimya ve plastik ürünleri yer almaktadır" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından söz alan Gaziantep Ayakkabı, Terlik ve Yan Sanayi İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özpolat, yapımı ve kurulum çalışmaları devam eden OSB alanında gelinen son aşamaya ilişkin bilgiler verdi. Özpolat, altyapı başta olmak üzere yürütülen yatırım süreçleri ve bölgenin sanayi potansiyeline sağlayacağı katkılar hakkında paylaşımlarda bulunarak çalışmaların sürdüğünü belirtti. Gaziantep Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı, gündem maddelerinin görüşülmesi ve soru-cevap bölümünün tamamlanmasının ardından sona erdi.
Coğrafi işaretli Datça Nurlu Bademi için Muğla Büyükşehir Belediyesi tesis kuruyor
24 Şubat 2026 Salı - 15:44 Coğrafi işaretli Datça Nurlu Bademi için Muğla Büyükşehir Belediyesi tesis kuruyor Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Datça Ahi Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafından hazırlanan "Datça Nurlu Bademi Sosyal Kalkınmaya Destek Oluyor" projesi, 2025 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje doğrultusunda, Büyükşehir Belediyesi’ne ait taşınmaz üzerinde coğrafi işaretli Datça Nurlu Badem’inin işleneceği bir üretim tesisi kurulacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin yerel kalkınma ve kadın emeğini güçlendirme hedefi doğrultusunda destek verdiği projelerden biri daha hayata geçiyor. Datça’nın ilk ve tek kadın kooperatifi olan S.S. Datça Ahi Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafından hazırlanan "Coğrafi İşaretli Datça Nurlu Bademi Sosyal Kalkınmaya Destek Oluyor" projesi, 2025 yılı SOGEP kapsamında Muğla’dan desteklenmesine karar verilen projeler arasında yer aldı. Proje kapsamında, mülkiyeti Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne ait taşınmaz üzerinde bir üretim tesisi kurulacak. Coğrafi işaretli Datça Nurlu Badem’i işlenecek Kurulacak tesiste Coğrafi İşaret Tescilli Datça Nurlu Bademi işlenerek katma değeri artırılacak. Badem lokumu, kurabiye ve çeşitli gıda ürünleri başta olmak üzere yeni ürünlerin üretimi gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra diğer yöresel ürünlerin de işlenerek ticari ürüne dönüştürülmesi sağlanacak. Böylece yerel ve geleneksel ürünlerin çeşitlendirilmesi, markalaşması ve ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Büyükşehir’den kadın kooperatifine üretim desteği Katma değerli üretim anlayışıyla oluşturulacak yerel ürün üretim ve pazarlama ekosistemi sayesinde Datça’da sosyo-ekonomik kalkınmanın desteklenmesi amaçlanıyor. Proje ile özellikle kadın ve genç istihdamının artırılması, üretime aktif katılımın teşvik edilmesi ve kooperatifçilik modelinin güçlendirilmesi planlanıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kooperatiflere sağladığı mekânsal ve kurumsal destekle hayata geçecek tesis, hem Datça Nurlu Bademi’nin marka değerini yükseltecek hem de kadın emeği temelli sosyal kalkınmaya katkı sunacak. Başkan Aras: "Kadın emeğiyle yerel kalkınmayı büyütüyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Muğla’mızın her ilçesinde yerel üretimi, kadın emeğini ve kooperatifçiliği desteklemeye devam ediyoruz. Datça’nın simgelerinden biri olan coğrafi işaretli Nurlu Badem’i sadece bir tarım ürünü olarak değil, bu kentin kültürü, emeği ve bereketi olarak görüyoruz. Bu proje ile birlikte Datça’da kadınların üretimde daha güçlü yer almasını, gençlerimizin kendi memleketlerinde istihdam edilmesini ve yerel değerlerimizin katma değere dönüşmesini hedefliyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak kooperatiflerimize mekânsal ve kurumsal destek sunuyor, onların daha güçlü, daha sürdürülebilir yapılar haline gelmesi için çalışıyoruz. Datça Nurlu Bademi’nin işlenerek markalaşması hem ilçe ekonomisine hem de Muğla’mızın tanıtımına önemli katkı sağlayacaktır. Yerelde kalkınmanın yolu, yerel üreticiyi ve özellikle kadın emeğini desteklemekten geçiyor. Bu anlayışla üretmeye, desteklemeye ve birlikte büyümeye devam edeceğiz" dedi.
Manisa’da dijital dayanışma hamlesi
24 Şubat 2026 Salı - 15:14 Manisa’da dijital dayanışma hamlesi Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’Askıda öğrenci kartı’ ve ’Askıda fatura’ ile hayırseverler öğrencilerin eğitim yolculuğuna doğrudan destek olabilecek. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sosyal dayanışmayı dijital ortama taşıdığı "Senin İçin" platformu kapsamında hayata geçirdiği "Askıda Fatura" ve "Askıda Öğrenci Kartı" projesiyle ihtiyaç sahibi öğrencilere umut oluyor. Uygulama sayesinde hayırsever vatandaşlar, öğrencilerin sistemde yer alan faturalarını ödeyerek ya da ulaşım kartlarına bakiye yükleyerek eğitim hayatlarına doğrudan katkı sağlayabilecek. ‘Alan el, veren eli görmeyecek’ prensibiyle hayata geçirilen projede, destek sağlayan kişiler katkıda bulundukları öğrencinin kim olduğunu bilmeyecek; öğrenciler de kendilerine destek olan hayırseverin kimliğine ulaşamayacak. Tamamen güvenli ve gizlilik esasına dayalı olarak kurgulanan sistemle hem yardımlaşmanın manevi değeri korunacak hem de öğrencilerin onuru gözetilecek. Proje kapsamında öğrenci ulaşım kartlarına yönelik başvurular ile MASKİ aboneliği bulunan öğrencilerin fatura başvuruları sistem üzerinden alınacak. MANULAŞ A.Ş. ve MASKİ Genel Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülecek uygulamada, ihtiyaç sahibi öğrencilerin talepleri ilgili birimler tarafından değerlendirilecek ve uygun bulunan başvurular dijital ortamda hayırseverlerin erişimine açılacak. Vatandaşlar, seninicin.manisa.bel.tr adresi üzerinden "Askıda Öğrenci Kartı" ve "Askıda Fatura" modüllerini kullanarak sisteme kolayca ulaşabilecek. Destek vermek isteyenler, sistemin yönlendirmesiyle listede yer alan bir öğrencinin ulaşım kartına bakiye yükleyebilecek ya da uygun bulunan bir faturayı ödeyerek katkı sunabilecek. Böylece öğrencilerin okula ulaşım masrafları karşılanırken, temel ihtiyaçlarına yönelik faturaları da ödenmiş olacak. Hayırseverler sistem üzerinden istedikleri tutar aralığını belirleyerek otomatik yönlendirme alabilecek ya da başvurular arasından seçim yaparak kolayca ödeme gerçekleştirebilecek. Öğrenciler ise başvurularının durumunu cep telefonu numaraları üzerinden takip edebilecek; faturaları onaylandığında ya da ödeme yapıldığında SMS ile bilgilendirilecek. "Eğitime yapılan her katkı geleceğe yatırımdır" Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, projeye ilişkin yaptığı açıklamada sosyal belediyeciliği çağın imkanlarıyla buluşturduklarını belirterek, "Biz Manisa’da kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir şehir inşa ediyoruz. ‘Alan el, veren eli görmeyecek’ anlayışıyla hayata geçirdiğimiz bu uygulamalar, dayanışma kültürümüzü dijital ortama taşıyan önemli bir adımdır. Gençlerimizin eğitim yolculuğunda karşılaştıkları ekonomik zorlukları hafifletmek, onların umutlarını ve motivasyonlarını güçlendirmek en büyük sorumluluğumuzdur. Eğitime yapılan her katkı, şehrimizin geleceğine yapılan en kıymetli yatırımdır" ifadelerini kullandı. Uygulamanın, yalnızca maddi bir destek mekanizması olmanın ötesinde gençlerin kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlayan güçlü bir dayanışma köprüsü olması hedefleniyor.
Ziraat Odası’ndan Yeniköy Kemerköy Enerji’ye ziyaret
24 Şubat 2026 Salı - 15:13 Ziraat Odası’ndan Yeniköy Kemerköy Enerji’ye ziyaret Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, İzmir’de düzenlenen Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na (Agroexpo) 450 çiftçinin katılımı için sağlanan ulaşım desteği dolayısıyla Yeniköy Kemerköy Enerji’yi ziyaret etti. Ziyarette, bölge tarımına yönelik iş birliği ve destekler ele alındı. Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, 24 Şubat Salı günü Yeniköy Kemerköy Enerji’yi ziyaret ederek, İzmir’de düzenlenen Agroexpo’ya Milas’tan 450 çiftçinin katılımı için verilen ulaşım desteği için teşekkür etti. Gerçekleşen görüşmede, bölge tarımının gelişimine yönelik iş birlikleri ve üreticilere sağlanan katkılar değerlendirildi. "Üreticilerimiz için büyük bir fırsat oldu" İzmir Tarım Fuarı’na Milaslı üreticilerin yoğun katılım sağlaması için ulaşım sponsorluğunu üstlenen Yeniköy Kemerköy Enerji, çiftçilerin yeni tarım teknolojilerini, ekipmanlarını ve sürdürülebilir üretim modellerini yerinde görmesine katkı sundu. Ziyarette konuşan Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar, üreticilerin bu tür organizasyonlara katılımının önemine dikkat çekerek, "İzmir Tarım Fuarı’na 450 çiftçimizle birlikte katıldık. Üreticilerimizin yeni teknolojileri yerinde görmesi, farklı uygulamaları tanıması ve vizyonlarını geliştirmesi açısından bu tür fuarlar büyük fırsat sunuyor. Ulaşım konusunda verilen destek, çiftçilerimiz adına çok kıymetliydi. Bölge tarımına gösterilen hassasiyet için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Maden sahalarından taşınan zeytin ağaçlarını da yerinde ziyaret ederek incelemelerde bulunan Kahraman Akar, "Bilimsel yöntemlerle taşınan zeytin ağaçlarının yeni yuvalarındaki gelişimini görmek memnuniyet verici. Taşınan zeytinler ve taşınan her ağaç için dikilen yeni fidanlar Milas ilçemizin zeytin üretimine çok ciddi bir katkı sağlayacak" dedi. "Üreticiye yatırım, bölgeye değer katıyor" Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık ise şirketin faaliyet gösterdiği Milas’ta yalnızca enerji üretimiyle değil, sosyal ve ekonomik alanlarda da sorumluluk üstlendiğini belirterek, "Faaliyet gösterdiğimiz bölgede tarım, yerel ekonominin temel unsurlarından biri. Çiftçilerimizin ve yerel temsilcilerimizin bilgiye, yeni teknolojilere ve iyi uygulama örneklerine erişimini desteklemeyi önemsiyoruz. Agroexpo’ya çiftçilerimizin katılımı için sağladığımız desteği, bölge üreticisinin gelişimine yapılmış bir yatırım olarak görüyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayında Muhtarlar Danışma Kurulu’nda yer alan muhtarlarımızla Antalya’da düzenlenen Growtech Fuarı’na katılım sağlamamız da aynı yaklaşımın bir parçasıydı" dedi. Burak Işık, şirketin tarımsal kalkınmaya yönelik projelerine de değinerek şöyle konuştu: "Maden sahalarımızdan taşınan zeytin ağaçları ve yeni dikilecek fidanlarla yaklaşık 100 bin ağacı bulan toplulaştırılmış bir zeytin sahası oluşturulması yönünde önemli bir adım atıldı. Modern tarımın uygulanacağı bu modelle, üretimde verim ve kalite artışını hedefliyoruz. Amacımız, gelirin bölge halkına kalacağı sürdürülebilir bir yapı oluşturmak. Şirket olarak, tarımsal sulamadan yangınla mücadeleye, eğitimden altyapı iyileştirmelerine kadar geniş yelpazede kırsal kalkınmaya destek veriyoruz. Bölgemizdeki bu desteklerimizi sürdürülebilir kalkınma amaçları doğrultusunda devam ettireceğiz."