EKONOMİ
ŞOK Marketler 2026 yılının ilk çeyreğinde büyümesini sürdürdü 07 Mayıs 2026 Perşembe - 21:12:31 ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğinde satışlarını geçen yıla göre yüzde 41 artırdı. Reel olarak da yüzde 7,5 büyüyerek 76,3 milyar TL satış cirosu elde etti. 11 bin 119 mağazası ve 51 bini aşan çalışanıyla büyümesini sürdürdü. ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Şirket, net satış gelirlerini yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artırdı. ŞOK Marketler, aynı dönemde enflasyondan arındırılmış olarak reel bazda da yüzde 7,5 büyüme kaydederek 76,3 milyar TL satış cirosuna ulaştı. Yaygın mağaza ağı, güçlü tedarik zinciri, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdüren ŞOK Marketler’in mağaza sayısı 11 bin 119’a ulaşırken, şirketin toplam istihdamı 51 bini aştı. Ramazan ayı kampanyalarıyla hane bütçesine destek ŞOK Marketler, 2026 yılı Ramazan ayı için hayata geçirdiği kampanyalarla müşterilerinin bütçesine destek olmaya devam etti. Şubat ayı boyunca uygulanan "100 Üründe Geçen Yılın Fiyatları" kampanyasıyla temel gıda ve temizlik ürünleri müşterilere avantajlı fiyatlarla sunuldu. Şirket, kampanyalar ve "Win" sadakat programına özel fırsatlarla müşterilerine uygun fiyatlı alışveriş imkânı sağlamayı sürdürdü. Gıda güvenliğinde pestisit analizi yatırımı ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda gıda güvenliğinde önemli bir adım atarak taze meyve-sebzeye yönelik pestisit analizlerini kendi bünyesinde gerçekleştirmeye başladı. Pestisit analizi uygulaması 2026 yılının ilk çeyreğinde de farklı ürün gruplarıyla genişleyerek devam etti. Antalya ve Adana’daki 3 meyve-sebze platformunda kurulan laboratuvarlarda domates ve biberlerin ardından portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciye ürünleri de analiz edilmeye başlandı. Uygulama kapsamında taze meyve ve sebzeler raflara ulaşmadan önce analiz ediliyor ve yalnızca uygun bulunan ürünler satışa sunuluyor. Bu sayede tedarik zincirinde izlenebilirlik artırılarak müşterilere daha güvenli ürünler ulaştırılıyor. ŞOK Marketler, finansal performansını ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele aldığı TSRS Uyumlu Entegre Faaliyet Raporu’nu 2026 yılının mart ayında ilk kez yayınladı. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin uzun vadeli değer üretme yaklaşımını ortaya koyuyor. "Büyümemizi 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürdük" 2026 yılı ilk çeyrek performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, "2026 yılının ilk üç ayında, verimlilik odaklı yaklaşımımız ve güçlü operasyonel yapımız sayesinde dengeli büyüme performansımızı sürdürdük. Ramazan ayında hayata geçirdiğimiz kampanyalarla müşterilerimizin bütçelerine katkı sağladık. Gıda güvenliği alanında pestisit analiz kapsamımızı genişleterek taze meyve-sebze kategorisinde kalite ve güven standartlarımızı daha da yukarı taşıdık. 2026 yılında ilk kez yayımladığımız Entegre Faaliyet Raporu’muz sürdürülebilirlik yaklaşımımız ile finansal dayanıklılığımızın birbirini tamamlayan iki temel güç olduğunu açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de uygun fiyat politikamızdan ödün vermeden operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeye devam edeceğiz" diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 20:35 Selendi Ziraat Odasından üreticilere yeni hizmet Selendi Ziraat Odası tarafından çiftçi ve üreticilere zirai ilaç alımlarında kolaylık sağlamak amacıyla zirai ilaç ve gübre satış ofisi açıldı. Selendi Ziraat Odası tarafından oda üyelerine doğru ve kaliteli ürünleri uygun fiyatlı sunabilmek amacıyla kurulan ofisin açılışı Selendi Ziraat Odası Başkanı Servet Akyıldız’ın ev sahipliğinde geniş katılımla gerçekleşti. Açılışa Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, Manisa Büyükşehir Belediyesi Selendi Koordinatörü Durmuş Özdemir, AK Parti İlçe Başkanı Şafak Aydoğuş, CHP İlçe Başkan Vekili Derviş Eroğlu ile Yönetim Kurulu üyeleri, daire amirleri, oda başkanları, muhtarlar ve çok sayıda çiftçi katıldı. Selendi Ziraat Odası Başkanı Servet Akyıldız açılışta yaptığı konuşmada çifçilere her zaman destek olmak için çalıştıklarını dile getirerek, "Selendili çiftçimize destek olmak, uygun fiyatlarla üreticimize destek vermek için fidan, fide, gübre, tohum, gübre ve zirai ilaç gibi ürünlerin satışını yapacağımız ofisimizi ilçemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çiftçimizden ofisimize destek olmasını istiyoruz. Çiftçimiz varsa odamızın ve ofisimizin ayakta kalacağını bizler çok iyi biliyoruz. Bizler de bu duygu ve düşüncelerle şirketimizi genişleterek kaliteli, uygun fiyatlı ürünleri sizlere sunarak destek olmaya çalışacağız ve sizlerin destekleriyle daha çok büyüyeceğiz" dedi. Selendi Belediye Başkanı Murat Daban da, başkan ve yönetimine hizmetleri için teşekkür ederken, "Çiftçimize ve üreticilerimize Hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu. Ziraat Mühendisi Alper Çakmak ise ilaç ve gübre satış yeri ile ilgili katılımcılara bilgi verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 19:41 Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ecogreen Enerji, Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 15:44 Ecogreen Enerji, Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı Halka arz süreci yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Ecogreen Enerji Holding’in halka arz edilen paylarına 8,94 kat talep gelirken, şirket için Borsa İstanbul’da ilk gong çaldı. Şirket payları, bugün düzenlenen törenle Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı. Yenilenebilir enerji sektöründeki yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Ecogreen Enerji Holding A.Ş., Borsa İstanbul’da düzenlenen gong töreni ile sermaye piyasalarına adımını attı. Gedik Yatırım liderliğinde 22-23-24 Ekim 2025 tarihlerinde "Sabit Fiyatla Talep Toplama" yöntemiyle gerçekleşen talep toplama sürecini başarıyla tamamlayan şirket, bugün düzenlenen gong töreni ile birlikte ECOGR koduyla, Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı. Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Ecogreen Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu, Ecogreen Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Cem Göçmen; Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Onur Topaç ve Gedik Yatırım Genel Müdürü Ersan Akpınar’ın yanı sıra, Ecogreen Enerji Holding çalışanları ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun "Ecogreen Enerji, doğaya zarar vermeden enerji üreten, atığı kaynağa dönüştüren, yenilenebilir enerji sektörünün büyümesine katkı sağlayan değerli bir şirketimizdir. Yenilenebilir enerji sektörünün büyümesi, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasının önemli bir unsurudur. Ecogreen Enerji, bugün Borsamızda işlem görmeye başlayarak büyüme hedefine ulaşmada kıymetli bir adım atmıştır. Dolayısıyla, bu başarılı halka arzda emeği geçen herkese, şirketimize ve aracı kurumumuza teşekkür ediyorum. Bu halka arzın sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Ecogreen Enerji’ye Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum." dedi. "Halka arzla sürdürülebilir gelecek için güçlü bir adım attık" Borsa İstanbul’da gerçekleşen gong töreninde bir konuşma yapan Ecogreen Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu ise "Başarıyla tamamladığımız halka arz sürecinin ardından bugün şirketimiz açısından yeni bir dönem başlıyor. Büyük bir yatırımcı tabanından aldığımız yoğun taleple birlikte ailemiz genişledi, ortaklık yapımız çeşitlendi. En önemlisi finansal yapımız daha da güçlendi. Kuşkusuz; halka arz yalnızca finansal bir süreç değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkıda bulunma ve sürdürülebilir büyüme yolunda attığımız stratejik bir adımdır. Aynı zamanda halka arzı, ailemize katılan yeni ortaklarımızla birlikte daha da güçlenen kurumsal kimliğimizin, şeffaflık ve güvene dayalı gelecek vizyonumuzun bir parçası olarak değerlendiriyorum. Bu önemli adım, geleceğe ilişkin bizleri umutlandırırken, motivasyonumuzu da artırıyor" şeklinde konuştu. Yeni yatırımlar ile ‘Yeşil Dönüşüm’ hedefine daha fazla katkı sağlayacak Gelecek döneme ilişkin yatırım hedeflerini de paylaşan Osman Uğurlu, sözlerine şöyle devam etti: "Sermaye piyasalarımızdan aldığımız destek ile birlikte yenilenebilir enerji kapasitemizi büyüterek Türkiye’nin ‘Yeşil Dönüşüm’ hedeflerine daha fazla katkı sağlamak istiyoruz. Halka arzdan elde edilen gelirin büyük bir bölümünü yine yenilenebilir enerji yatırımlarında değerlendireceğiz. Ecowind 3 şirketi altında proje süreci başlatılan 100 MWe Kırklareli-3 Elektrik Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali yatırımımıza ilişkin çalışmalar halen devam ediyor. Ön lisansı alınan projemizi elektrik depolamalı RES olarak planlıyoruz. Şu anda rüzgar ölçüm istasyonuyla birlikte harita, jeolojik etüt, ÇED ve imar gibi lisans için gerekli olan süreçleri yürütüyoruz. Bu projenin yanı sıra enerji sektöründe şirketimizin yatırım kriterlerine uygun oluşabilecek yeni fırsatları da yakından takip ediyoruz. Güneş Enerji Santrali, Depolamalı Güneş Enerji Santrali, Rüzgar Enerji Santrali, Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali gibi yenilenebilir kaynaklardan enerji üretmek amacıyla ‘Proje geliştirme’ veya ‘Yeni Satın Alma’ yoluyla sürdürülebilir enerji alanındaki varlığımızı da güçlendirmeyi hedefliyoruz." "Ecogreen Enerji Holding’in 1,14 milyar TL değerindeki halka arzına liderlik etmekten mutluluk duyuyoruz" Sermaye piyasalarındaki 30 yılı aşkın deneyimleri ile sektörün gelişimine öncülük ettiklerini vurgulayan Gedik Yatırım Genel Müdürü Ersan Akpınar da "Gedik Yatırım olarak ülkemizde sürdürülebilir büyümenin ancak sermaye piyasaları yoluyla gerçekleşeceğine gönülden inanıyor, doğru anlatım şekliyle yatırımcılarımızın yanında yer almayı önemsiyoruz. 2011 yılından bu yana 30 halka arzda liderlik ve 3 halka arzda eş liderlik yaptık. Son 15 yılda ise 150’nin üzerinde halka arzda da konsorsiyum üyesi olarak yer aldık. Bugün de ülkemizin yenilenebilir enerji alanında önemli markalarından biri olan Ecogreen Enerji Holding’in 1,14 milyar TL değerindeki halka arzına liderlik etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Başarıyla gerçekleştirdiğimiz bu halka arz sonucunda payları yaklaşık 479 bin yatırımcıya dağıtmış durumdayız. Gedik Yatırım olarak, halka arz piyasasının sürekliliğini sağlamak adına üzerimize önemli görevler düştüğünün farkındayız. Halka arzlarda seçici davranarak, elde edeceği fonu yatırımlarında ve işletme sermayesi ihtiyacında kullanan büyüme hedefine sahip şirketlere öncelik vereceğiz ve bu özelliklere sahip şirketleri bundan önce olduğu gibi bundan sonrada borsaya kazandırmaya devam edeceğiz" dedi.
Marmarabirlik ürün alım fiyatlarını açıkladı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 15:17 Marmarabirlik ürün alım fiyatlarını açıkladı Marmarabirlik, 2025/2026 iş yılı ürün alım kampanyası nihai ürün alım fiyatlarını belirledi. Buna göre sofralık zeytinde tavan fiyat 18 dane 160 TL, taban fiyat 41 dane için 55 TL, yağlık zeytin fiyatı da 53 TL olarak açıklandı. Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Marmarabirlik), 2025-2026 iş yılı ürün alım fiyatlarını belirledi. Marmarabirlik’ten yapılan açıklamada, Kooperatif Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri’nin katılımıyla gerçekleştirilen koordinasyon toplantısında alınan ortak karar çerçevesinde belirlenen nihai fiyat ile ürün alınmasına karar verildi. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, Marmarabirlik olarak bu hasat döneminde 67 bin rekolte beyanı aldıklarını dile getirdi. Gelen beyan doğrultusunda gerçekleştirilen fiyatlandırma çalışması sonucunda; tavan fiyat 18 dane 160 TL, taban fiyat 41 dane için 55 TL, yağlık zeytin fiyatı ise 53 TL olarak belirlendi. Başkan Yıldız, piyasada 28 barem zeytinin üzerinde alım yapılmadığı halde, Marmarabirlik’in 41 bareme kadar alım gerçekleştirdiğinin altını çizdi. Yıldız, ödeme takvimi ile ilgili olarak, "Alınan ürün bedelleri on beş günlük periyotlarda yüzde 50’si peşin, geri kalan kısmı ürün alımları sona erdikten sonra belirlenecek" dedi. İlk ödeme 7 Kasım Cuma günü Başkan Yıldız ilk ödemenin de, 31 Ekim 2025’e kadar teslim edilen ürünler için yüzde 50’si 7 Kasım’da Cuma günü ortaklara ait Vakıfbank hesaplarında olacağını bildirdi. Yıldız, "Ödeme planlamalarımız ile bu zorlu yılda aksamasız bir süreç kurgulamaya özen gösterdik" ifadelerini kullandı. Fiyatların geçen yılın altında kalmayacağı sözünü verdiklerini hatırlatan Başkan Yıldız, "Piyasadaki fiyat dalgalanmalarından üreticimizi koruma amacı güdüyoruz. Üreticinin aleyhine gelişen veya gelişebilecek her durumda Birlik olarak üreticinin yanında olacağız. Bu yıl ki fiyat politikamızı belirlerken piyasalardaki dengeleri göz önünde bulundurduk ve üreticimizin emeğini koruyacak bir alım stratejisi oluşturduk. Bu nedenle fiyat belirleme sürecinde hem sürdürülebilir üretim hem de piyasa istikrarı önceliğimiz oldu" açıklamalarında bulundu. "Kooperatifçilik modeli güçlenmeye devam edecek" Ali Yıldız, kooperatiflerin ülke ekonomisindeki rolüne dikkat çekerek, "Marmarabirlik olarak 71 yıldır ortaklarımızla birlikte büyüyoruz. Ortak üreticimizin yanında olmayı sadece bir görev değil, varlık nedenimiz olarak görüyoruz. Bu yıl da ortaklarımıza yönelik finansal destek, teknik danışmanlık ve alım garantisi konularında güçlü bir sistem kurduk. Bu sistemle hem üretici hem Birlik kazanacak" ifadelerini kullandı. "Sürdürülebilirlik stratejimizin merkezinde üretici var" Marmarabirlik olarak sürdürülebilirliği öncelik haline getirdiklerini yineleyen Yıldız, "71 yıldır ortağının yanında olan Marmarabirlik, şartlar ne olursa olsun üreticisini koruyan ilerleme haritaları oluşturarak kooperatif ruhunu yaşatmaya devam edecek. Üretimden tüketime uzanan zincirde çevresel, ekonomik ve sosyal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Marmarabirlik Yönetim Kurulu olarak bizler de bu görevlerde emanetçiyiz. Emanete gözümüz gibi sahip çıkıyoruz. Kimsenin de bundan en ufak bir şüphesi olmasın. Tüm ortaklarımıza hayırlı ve bereketli bir sezon olmasını diliyoruz" diye konuştu.
Konuralp pirincinde "damlama sulama" bereketi
03 Kasım 2025 Pazartesi - 15:03 Konuralp pirincinde "damlama sulama" bereketi Düzce’nin coğrafi işaretli ürünü "Konuralp pirinci" için Çilimli ilçesinde düzenlenen hasat şenliğinde, son yıllardaki desteklerle ekim alanlarının yüzde 60 arttığı ve pilot uygulaması yapılan damlama sulama sistemiyle verimin yükseldiği belirtildi. Çilimli’ye bağlı Kuşoğlu köyündeki çeltik tarlasında düzenlenen şenliğe, Düzce Valisi Selçuk Aslan, Düzce Milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk katıldı. "Oldukça kıymetli ve stratejik bir ürün" Vali Aslan, burada yaptığı konuşmada, ilkbaharda modern tarım teknikleri kullanarak dronla ektikleri çeltiğin harman zamanının geldiğini söyledi. Devletin ve yerel imkanların sağladığı desteklerle unutulmaya yüz tutmuş Konuralp pirincinin ekim alanını yüzde 60’tan fazla artırdıklarını belirten Aslan, "Bu sene için 2 bin 100 dekarı aşan bir alanda çeltik tarımı yapıldı. İnşallah kısa süre içerisinde 4 bin dekarlara çıkartmayı hedefliyoruz. Konuralp pirinci coğrafi tescili ile vilayetimizin tarımı açısından oldukça kıymetli ve stratejik bir ürün. Bu yıl ilk defa damlama sulama sistemi ile pilot uygulama yaptık. Bunu 5 bin metrekarelik bir alanda önder çiftçilerimiz ile gerçekleştirdik. Sisteme daha erken zamanlarda uygulayan vilayetlerimize yerinde uygulama örneğini görmek açısından ziyaretler planladık. Çiftçilerimiz gittiler yerinde incelediler ve teorik eğitimlerden geçtiler" dedi. "Bu sistemle başakların daha dolu olduğunu gördük" Damlama sulama sisteminin önemine dikkati çeken Aslan, "Tarlada ihtiyaç duyulan sudan yüzde 60 oranında tasarruf sağlamakta. Bu sistemle başakların daha dolu olduğunu gördük. Normal şartlarda dekar başına 750 kilo civarında çeltik alırken, damlama sulama sistemi yapılan yerlerde 900 ile bin kilo arası beklentimiz var. Enerji maliyeti iş gücü maliyeti ve su tasarrufunun yanında gübre maliyetlerinde de avantaj sağlıyor. Vilayetimizdeki tarım uygulamalarında fındığından, pirincine, mısırından, sebze grubuna kadar hepsinde modern tarım teknikleri ile tarımı daha ileri taşıma gayesi içerisinde çiftçilerimizin de her zaman yanında olacak şekilde üretime devam edeceğiz" diye konuştu. "Düzce’nin bu kıymeti kaybetmemesini istiyoruz" AK Parti MKYK üyesi Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Konuralp pirincinin atalardan miras kıymetli bir ürün olduğunu vurguladı. Yaklaşık 5 yıl önce MARKA desteğiyle kurulan kurutma ve paketleme tesisinin üretim maliyetlerini düşürdüğünü ve ekili alanın yüzde 60-70 artmasında ciddi etkisi olduğunu belirten Keşir, "Bu yıl da Tarım İl Müdürlüğümüzün ve Sulama Birliğimizin desteğiyle damlama sulamaya geçildi. Geleneksel sulama yapılan bir arazide içeri girme imkanımız olmuyor. Başakların dolgunluk oranı geleneksel yönteme göre aşağı yukarı yüzde 30, yüzde 40 daha da artmış durumda. Geleneksel sulama olan arazide dönüm başına 700 kilo pirinç alınırken, bunda 900 ile bin kilo arasında pirinç elde etmek mümkün. Hem dönüm başına verimliliği artıran bir şey hem de su maliyetini yüzde 60 aşağı çekiyor. İlaçlama ve diğer maliyetleri de aşağıya çektiği için hem daha ekonomik hem de çok verim aldığımız bir yöntem. Bu bahçede bunun pilot uygulamasını yaptık. Diğer bahçelere de bunun yaygınlaşmasını istiyoruz. Bizim kıymetli bir ürünümüz ve daha çok arazide ekimi devam etsin istiyoruz. Bu kıymeti Düzce’nin kaybetmemesini istiyoruz. Bütün çabamız onun için" şeklinde konuştu. "Damlama sulama yöntemi ile yapılan ekimde yüzde 25 daha fazla verim aldık" AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk ise özel idarenin destekleriyle tarım ve teknolojiyi bir araya getirdiklerini belirterek, "Damlama sulama sistemi, dronla tohumlama ve ilaçlama yöntemi ile yüzde 25 daha fazla ürün elde ettik. Hemen karşıda geleneksel yöntemle ekilmiş bir bahçe var. Damlama sulama yöntemi ile yapılan ekimde yüzde 25 daha fazla verim aldık" ifadelerini kullandı. Başkanlık destekli Tarım ve Orman Düzce İl Müdürü Esra Uzun ise "Bakanlığımız Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve Müdürlüğümüzce uygulanan 2025 yılı Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projeleri kapsamında Düzce İlinde Çeltik Yetiştiriciliğinin Arttırılması ve Coğrafi İşaretli Konuralp Pirincine Katkı Projesi ile 76 üreticimize bin 760 da alan için 44 bin 360 kilo sertifikalı çeltik tohumunun yüzce 60 Bakanlık, yüzde 40 çiftçi katkısı (kapsamında Bakanlık katkısı 1.506,168,00 TL çiftçi katkısı 1.004.112,00 TL olmak üzere toplam proje bütçesi 2.510.280,00 TL) ile İl genelinde Çeltik üretimini yapan üreticilerimize dağıtımı yapılmıştır. Son yıllarda yaşanan kuraklık sebebiyle ilimizde damlama sulama ile çeltik yetiştiriciliğinin arttırılması için Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda Düzce İl Özel İdaresi, Düzce Sulama Birliği Başkanlığı iş birliği ile Çilimli İlçesi Kuşoğlu köyünde bulunan 5 dekar alanda Çeltikte Damlama Sulama projesi yapılmıştır. Proje kapsamında damla sulama malzemeleri desteği, teknik gezi ve teknik danışmanlık ve eğitimler verilerek damla sulama ile ilimizde ilk kez çeltik yetiştiriciliğinde başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Proje kapsamında Damlama Sulama ile çeltik ekimi yapılan alanda yüzde 60 oranında daha az su tüketiminin olduğu görülmüştür. Verimde ise dekara 1 ton olarak beklenmektedir. Damlama sulamanın faydaları, yüzde 60 oranında sulamada tasarruf sağlandı. Hastalık oranı ve zararı azaldı. Gübreleme ve ilaçlamayı damlamadan yaparak işçilik maliyetlerini yüzde 50 oranında azalttı. Damlama sulamada verimi yüzde 30 arttırdı. Son 5 yılda devlet destekleri ile üretim alanı ve rekolte yüzde 66 oranında artmıştır" ifadelerinde bulundu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, tarlada hasat yaptı.
Kayıt dışı istihdama karşı ortak mücadele çağrısı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:58 Kayıt dışı istihdama karşı ortak mücadele çağrısı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya, Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan kayıt dışı istihdamla mücadeleye kararlılıkla devam ettiklerini belirterek, "Sigortasız çalıştırmak anayasal bir hak ihlalidir" dedi. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise kayıtlı istihdamın yaygınlaşması için SGK ile iş birliği içinde çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. SGK Samsun İl Müdürü Ünal Kaya, beraberindeki heyet ile Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’nu makamında ziyaret etti. Karşılıklı yapılan istişarenin ardından SGK İl Müdürü Ünal Kaya, kayıt dışı istihdamla ilgili açıklamalarda bulundu. Kayıt dışı istihdamın ülkenin ve sosyal güvenlik kurumunun en önemli sorunları arasında yer aldığını belirten Kaya, SGK tarafından ülke genelinde her yıl kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında rehberlik ve bilgilendirmek için sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarına ziyaretler yapıldığını, amaçlarının ise hem işverenleri hem çalışanları bilinçlendirmek ve kayıt dışı istihdamın önüne geçmek olduğunu açıkladı. "Sigortasız çalıştırmak anayasal bir hak ihlalidir" Kayıt dışı istihdamın, çalışanların SGK’ya hiç bildirilmemesi ya da çalışma gün veya ücretlerinin eksik bildirilmesi anlamına geldiğini ifade eden Kaya, bunun hem yasal hem de sosyal açıdan ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Kaya, "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir haktır. İşverenlerin çalışanlarını sigortasız çalıştırma hakları olmadığı gibi, çalışanların da sigortasız çalışmayı kabul etme gibi bir hakları yoktur. Bu nedenle hem işverenlerin hem de çalışanların bu konuda bilinçli davranması gerekmektedir. Kayıt dışı istihdamın tespiti halinde ise işverenlere hem de çalışanlara yönelik ciddi yaptırımlar söz konusudur. Bir işçinin bir yıl boyunca sigortasız çalıştırıldığının tespit edilmesi halinde, işverene 14 asgari ücrete kadar idari para cezası uygulanabilmektedir. Ayrıca bu sürelere ait primler gecikme zammı ve cezasıyla birlikte tahsil edilir. Bunun yanında işverenin yararlandığı sigorta prim teşvikleri iptal edilmekte, haksız yararlanılan teşvikler de geri alınmaktadır. Kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler devlet destekli teşvik, hibe ve kredi avantajlarından da mahrum kalmaktadır. Bu durum sadece işvereni değil, genel ekonomik dengeleri olumsuz etkilemekte, haksız rekabet oluşturmakta ve piyasa dengesini de bozmaktadır" diye konuştu. Çalışanlar için ciddi hak kayıpları SGK İl Müdürü Ünal Kaya, sigortasız çalışmanın çalışanlar açısından da birçok kayba neden olduğuna vurgu yaparak, "Kayıt dışı çalışılan süreler emeklilikte hizmetten sayılmaz. Bu durumda kişi, emeklilik aylığı, malullük aylığı veya ölüm aylığı hakkından yararlanamaz. İşsizlik sigortasından faydalanamaz, sağlık sigortası primini kendisi ödemek zorunda kalır. Ayrıca iş kazası veya meslek hastalığı durumunda kanunların sağladığı korumalardan yoksun kalır. Kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, doğum izni gibi haklardan da yararlanamaz. Çalışanlar, PTT’den aldıkları e-Devlet şifresi ile ‘www.turkiye.gov.tr’ adresinden SGK hizmet dökümlerini sorgulayabilirler. Ayrıca 7 gün 24 saat hizmet veren ALO 170 hattı üzerinden ya da doğrudan SGK İl Müdürlüklerine ve Sosyal Güvenlik Merkezlerine başvurarak sigorta bildirimlerini kontrol edebilirler. Sigortasız çalıştırıldıklarını veya eksik bildirim yapıldığını düşünenler, ALO 170, CİMER veya SGK’ya başvurarak ihbarda bulunabilir" şeklinde konuştu. Yabancı uyruklu çalışanlar için özel düzenleme Ziyarette yabancı uyruklu çalışanların yasal çalışma izinleri de gündeme geldi. Yabancı işçilerin çalıştırılabilmesi için önceden çalışma izni alınmasının zorunlu olduğunu hatırlatan Ünal Kaya, "Bilanço esasına tabi işyerlerinde her bir yabancı çalışan için en az beş Türk vatandaşının istihdam edilmesi gerekmektedir. Ayrıca yabancıya ödenecek ücret, yürürlükteki asgari ücretin altında olamaz. Çalışma izni olmadan yabancı işçi çalıştıran işverenler, 2025 yılı itibariyle her bir kişi için 81 bin 683 TL idari para cezası ile karşı karşıya kalmaktadır. Bunun yanında yabancı işçinin ve ailesinin konaklama, sağlık ve dönüş masraflarını da işveren üstlenmek zorundadır" açıklamasında bulundu. "Kayıtlı istihdamı hep birlikte desteklemeliyiz" Ünal Kaya, açıklamasının sonunda tüm işverenlere ve çalışanlara çağrıda bulundu: "Kayıt dışı istihdamla mücadele, sadece SGK’nın değil, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. İşverenlerimizin yasal yükümlülüklerini yerine getirerek hem kendilerini hem de çalışanlarını güvence altına almaları büyük önem taşımaktadır. Sosyal güvenlik sistemi, herkesin hakkını koruyan güçlü bir yapıdır. Bu yapının korunması için kayıtlı istihdamı hep birlikte desteklemeliyiz." Murzioğlu’dan destek ve çağrı Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise yaptığı açıklamada, SGK’nın kayıt dışı istihdamla mücadele çalışmalarını desteklediklerini belirterek, "Kayıt dışı istihdam, hem çalışanlarımızın hak kaybına yol açıyor hem de iş dünyasında haksız rekabete sebep oluyor. İşverenlerin bilinçli davranması hem işyerini güvence altına alır hem de piyasa dengesini korur. Sigorta prim teşviklerinden yararlanmak, devlet destekli krediler ve hibelerden faydalanmak için kayıtlı istihdam şart. Oda olarak üyelerimizi bilgilendirmek ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmeleri konusunda teşvik etmek bizim görevimiz. SGK ile iş birliği içinde, kayıtlı istihdamın yaygınlaşması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
KUDAKA Ekim ayı fizibilite desteği programı sonuçlarını açıklandı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:43 KUDAKA Ekim ayı fizibilite desteği programı sonuçlarını açıklandı Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA), 2025 yılı fizibilite desteği programı Ekim ayı sonuçları açıklandı. 2025 Yılı Fizibilite Desteği Programı kapsamında 31 Ekim 2025 tarihine kadar sunulan projelerin değerlendirme süreci "Kalkınma Ajansları Proje ve Faaliyet Destekleme Yönetmeliği" hükümleri uyarınca tamamlanarak fizibilite desteği almaya hak kazanan projeler belirlendi. Değerlendirme sürecinin ilk aşaması olan ön inceleme sürecinde, projelerin idari ve uygunluk kontrolleri yapıldı. Başvuruların tamamı ön incelemede uygun bulundu, teknik ve mali değerlendirme aşamasına geçildi. Fizibilite Desteği başvurularından toplam 65 ve üzerinde puan alanlar başarılı oldu. Değerlendirme sonuçlarına göre beş proje başarılı listede yer aldı. Başarılı projeler listesinin KUDAKA internet adresinde yayımlandığı 3 Kasım 2025 tarihinden itibaren başvuru sahiplerinin en geç on iş günü içinde sözleşmeyi imzalamak üzere KUDAKA’ya müracaat etmeleri gerekiyor. Sözleşme imzalamaya hak kazananların beraberlerinde getirmesi gereken zorunlu belgeler; Başvuru Formu, KAYS’a yüklenen tüm destekleyici belgelerin aslı, İştirakçi Beyannamesi (iştirakçi varsa), Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri dışındaki gerçek veya tüzel kişiler için, ilgili vergi dairesinden alınmış, yapılandırılmış borçlar hariç olmak üzere vadesi geçmiş borcu olmadığını gösteren resmi yazı veya internet çıktısı (başvuru sahipleri vergiden muaf ise veya vergi mükellefi değilse bunu kanıtlayan resmi yazı), Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri dışındaki tüzel kişiler için, ilgili Sosyal Güvenlik Kurumundan alınmış, yapılandırılmış borçlar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumuna vadesi geçmiş borcu olmadığını gösterir belge, Gerekli ise ilgili kurumlardan alınmış ön izin/görüş vb. belgeler, Mali Kimlik Formu ve Kimlik Beyan Formu. Ajans sözleşme imzalama aşamasında ilave bilgi ve belge talep edebilecek. 2025 Yılı Fizibilite Desteği Programı Ekim Ayı Başarılı Projeler Listesi ise şöyle oluştu; Erzincan Belediyesi’nin "Erzincan Su İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Fizibilite Raporu" projesi, Erzincan Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB’nin "Hayvancılıkta Rekabet Gücünü Artırmaya Yönelik Erzincan Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB Altyapı Planlama ve Fizibilite" projesi, Erzurum Uzundere Belediye Başkanlığı’nın "Tortum Gölü İskele ve Şelale Giriş Takı Fizibilite" projesi, Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin "Deterjan Fabrikası" projesi ve Karayazı Kaymakamlığı’nın "Kırk Pencereli Mağaralar Yürüyüş Yolu Fizibilite Çalışması" projesi
Borsa İstanbul’da gong Ecogreen Enerji Holding için çaldı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:04 Borsa İstanbul’da gong Ecogreen Enerji Holding için çaldı Halka arz süreci yatırımcıların yoğun ilgisiyle tamamlanan Ecogreen Enerji Holding’in halka arz edilen paylarına 8,94 kat talep gelirken, şirket için Borsa İstanbul’da ilk gong çaldı. Şirket payları, bugün düzenlenen törenle Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı. Yenilenebilir enerji sektöründeki yatırımlarıyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Ecogreen Enerji Holding A.Ş., Borsa İstanbul’da düzenlenen gong töreni ile sermaye piyasalarına adımını attı. Gedik Yatırım liderliğinde 22-23-24 Ekim 2025 tarihlerinde "Sabit Fiyatla Talep Toplama" yöntemiyle gerçekleşen talep toplama sürecini başarıyla tamamlayan şirket, bugün düzenlenen gong töreni ile birlikte ECOGR koduyla, Borsa İstanbul’da işlem görmeye başladı. Gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Ecogreen Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu, Ecogreen Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Cem Göçmen; Gedik Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Onur Topaç ve Gedik Yatırım Genel Müdürü Ersan Akpınar’ın yanı sıra, Ecogreen Enerji Holding çalışanları ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti. Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Korkmaz Ergun "Ecogreen Enerji, doğaya zarar vermeden enerji üreten, atığı kaynağa dönüştüren, yenilenebilir enerji sektörünün büyümesine katkı sağlayan değerli bir şirketimizdir. Yenilenebilir enerji sektörünün büyümesi, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasının önemli bir unsurudur. Ecogreen Enerji, bugün Borsamızda işlem görmeye başlayarak büyüme hedefine ulaşmada kıymetli bir adım atmıştır. Dolayısıyla, bu başarılı halka arzda emeği geçen herkese, şirketimize ve aracı kurumumuza teşekkür ediyorum. Bu halka arzın sermaye piyasalarımıza hayırlı olmasını diliyor, Ecogreen Enerji’ye Borsamız ailesine hoş geldiniz diyorum." dedi. "Halka arzla sürdürülebilir gelecek için güçlü bir adım attık" Borsa İstanbul’da gerçekleşen gong töreninde bir konuşma yapan Ecogreen Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu ise "Başarıyla tamamladığımız halka arz sürecinin ardından bugün şirketimiz açısından yeni bir dönem başlıyor. Büyük bir yatırımcı tabanından aldığımız yoğun taleple birlikte ailemiz genişledi, ortaklık yapımız çeşitlendi. En önemlisi finansal yapımız daha da güçlendi. Kuşkusuz; halka arz yalnızca finansal bir süreç değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkıda bulunma ve sürdürülebilir büyüme yolunda attığımız stratejik bir adımdır. Aynı zamanda halka arzı, ailemize katılan yeni ortaklarımızla birlikte daha da güçlenen kurumsal kimliğimizin, şeffaflık ve güvene dayalı gelecek vizyonumuzun bir parçası olarak değerlendiriyorum. Bu önemli adım, geleceğe ilişkin bizleri umutlandırırken, motivasyonumuzu da artırıyor" şeklinde konuştu. Yeni yatırımlar ile ‘Yeşil Dönüşüm’ hedefine daha fazla katkı sağlayacak Gelecek döneme ilişkin yatırım hedeflerini de paylaşan Osman Uğurlu, sözlerine şöyle devam etti: "Sermaye piyasalarımızdan aldığımız destek ile birlikte yenilenebilir enerji kapasitemizi büyüterek Türkiye’nin ‘Yeşil Dönüşüm’ hedeflerine daha fazla katkı sağlamak istiyoruz. Halka arzdan elde edilen gelirin büyük bir bölümünü yine yenilenebilir enerji yatırımlarında değerlendireceğiz. Ecowind 3 şirketi altında proje süreci başlatılan 100 MWe Kırklareli-3 Elektrik Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali yatırımımıza ilişkin çalışmalar halen devam ediyor. Ön lisansı alınan projemizi elektrik depolamalı RES olarak planlıyoruz. Şu anda rüzgar ölçüm istasyonuyla birlikte harita, jeolojik etüt, ÇED ve imar gibi lisans için gerekli olan süreçleri yürütüyoruz. Bu projenin yanı sıra enerji sektöründe şirketimizin yatırım kriterlerine uygun oluşabilecek yeni fırsatları da yakından takip ediyoruz. Güneş Enerji Santrali, Depolamalı Güneş Enerji Santrali, Rüzgar Enerji Santrali, Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali gibi yenilenebilir kaynaklardan enerji üretmek amacıyla ‘Proje geliştirme’ veya ‘Yeni Satın Alma’ yoluyla sürdürülebilir enerji alanındaki varlığımızı da güçlendirmeyi hedefliyoruz." "Ecogreen Enerji Holding’in 1,14 milyar TL değerindeki halka arzına liderlik etmekten mutluluk duyuyoruz" Sermaye piyasalarındaki 30 yılı aşkın deneyimleri ile sektörün gelişimine öncülük ettiklerini vurgulayan Gedik Yatırım Genel Müdürü Ersan Akpınar da "Gedik Yatırım olarak ülkemizde sürdürülebilir büyümenin ancak sermaye piyasaları yoluyla gerçekleşeceğine gönülden inanıyor, doğru anlatım şekliyle yatırımcılarımızın yanında yer almayı önemsiyoruz. 2011 yılından bu yana 30 halka arzda liderlik ve 3 halka arzda eş liderlik yaptık. Son 15 yılda ise 150’nin üzerinde halka arzda da konsorsiyum üyesi olarak yer aldık. Bugün de ülkemizin yenilenebilir enerji alanında önemli markalarından biri olan Ecogreen Enerji Holding’in 1,14 milyar TL değerindeki halka arzına liderlik etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Başarıyla gerçekleştirdiğimiz bu halka arz sonucunda payları yaklaşık 479 bin yatırımcıya dağıtmış durumdayız. Gedik Yatırım olarak, halka arz piyasasının sürekliliğini sağlamak adına üzerimize önemli görevler düştüğünün farkındayız. Halka arzlarda seçici davranarak, elde edeceği fonu yatırımlarında ve işletme sermayesi ihtiyacında kullanan büyüme hedefine sahip şirketlere öncelik vereceğiz ve bu özelliklere sahip şirketleri bundan önce olduğu gibi bundan sonrada borsaya kazandırmaya devam edeceğiz" dedi.
Trabzon turizminde Çin açılımı
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:02 Trabzon turizminde Çin açılımı Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon’a geldiğini belirterek, "Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor" dedi. Trabzon’un uluslararası hava ulaşım ağındaki konumunu güçlendirecek yeni bir adım atılıyor. Çin ile Trabzon arasında doğrudan uçuşların başlatılması amacıyla yürütülen çalışmalar hız kazandı. Trabzon Havalimanı’ndan Çin’e direkt seferlerin başlatılmasıyla, bölgedeki turizm potansiyelinin artırılması ve ihracat pazarlarına erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor. Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon’a geldiğini belirterek, "Bunun yaklaşık 800 binini yabancı turistler oluşturuyor. Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai gibi ülkelerden gelen misafirler bu sayının büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Haftalık ortalama 225 yurt dışı uçuş seferi yapıldı. Günlük uçuş sayısı 36’ya kadar yükseldi. Turizm sezonunun bitmesiyle uçuş seferi rakamları düştü. Birçok havayolu artık uçmamaya başladı. Haftada bir de olsa bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Kış turizminde neler yapılabilir bunları konuşmamız gerekiyor. Fuarlara katılım sağlamayı düşünüyoruz. Bu fuarlara katılım sağlarken şehrimizdeki sorunları da çözme konusunda adım atmamız gerekiyor. Artık yeni bir dönem var. Umuyorum ki güzel bir tanıtım ile beraber yeni döneme hazır olacağız" diye konuştu. "Çin ile direkt uçuşların başlaması söz konusu" "Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın" diyen Tuna, "Özbekistan’dan direkt uçuşlar başlamıştı. Azerbaycan haftada 5 gün şehrimize uçuş yapıyor. Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Artık şehrimizin farklı pazarlara açılması gerekiyor. Trabzon turizm şehri oldu. Pazarları çeşitlendirmemiz gerekiyor. Çin’de bir fuara katılmıştık. Trabzon özel davetliydi. Çin’den buraya seyahat acentelerimiz geldi. Alternatif pazarlar üretilmesi gerekiyor. Türkiye’nin belli noktalarına geliyorlar. Doğu Karadeniz bu anlamda kıymetli, neden olmasın. Orada yeni bir fuar olacak biz de katılım sağlayacağız. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor. Bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Trabzon’da 380 tane kayıtlı otel var. 40 bin yatak kapasitemiz var. Kayıt dışını konuşmak bile istemiyoruz. 70-75 bin rakamlar konuşuluyor" şeklinde konuştu. "Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz" Trabzon’da turizm sektöründe son dönemde sıkça gündeme gelen "plaka kiralama" uygulamasına karşı denetimler artırılıyor. TÜRSAB tarafından verilen turizm taşımacılığı plakalarının bazı firmalar tarafından üçüncü kişilere kiraya verildiği veya satıldığı tespit edildi. Yeni dönemde plaka devri, kiralama ve satış işlemlerinin önüne geçilmesi amacıyla sıkı kontrol mekanizmalarının devreye alınacağını açıklayan Tuna, "Bölgemizde plaka kiralama sistemi var. Seyahat acentelerimiz bizden aldıkları plaka ile beraber bunları satıyorlar veya kiralıyorlar. Bu tamamen kayıt dışı oluyor. Bunun denetimini iyi yapmamız gerekiyor. Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz. Öncelikle kayıt dışını kapatmanın bu olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Enerjisa Enerji’de üst düzey atama
03 Kasım 2025 Pazartesi - 13:16 Enerjisa Enerji’de üst düzey atama Türkiye’nin enerji dönüşümüne ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla katkı sağlayan Enerjisa Enerji’de İnsan ve Kültür Bölüm Başkanlığı (CHRO) görevine 1 Kasım 2025 itibarıyla geçerli olmak üzere Berrin Yılmaz atandı. Yılmaz, Enerjisa Enerji’nin stratejik büyüme hedefleriyle uyumlu olarak, insan odaklı kurum kültürünün gelişimine ve geleceğin yeteneklerini destekleyen dönüşüm çalışmalarına liderlik edecek. Enerjisa Enerji, elektrik dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin yanı sıra; müşteri çözümleri ve Eşarj şirketiyle enerji verimliliği, e-mobilite ve yenilenebilir enerji alanlarında yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlıyor. Şirketin insan odaklı dönüşüm ve sürdürülebilir büyüme vizyonu doğrultusunda Berrin Yılmaz, Enerjisa Enerji İnsan ve Kültür Bölüm Başkanı (CHRO) olarak atandı. Yılmaz 1 Kasım’da İnsan ve Kültür Bölüm Başkanlığını görevini Yakup Aydilek’ten devraldı. Enerjisa Enerji’nin insan ve kültür yapılanmasında yeni bir dönemi başlatacak olan Berrin Yılmaz, şirketin sürdürülebilir büyüme ve dönüşüm hedefleriyle uyumlu biçimde çalışan deneyimini güçlendiren, yetenekleri geleceğe hazırlayan ve kurum kültürünü sürekli yenileyen bir liderlik anlayışını hayata geçirecek. Yılmaz, dijitalleşmenin getirdiği yeni beceri ihtiyaçlarını, tüm çalışanları kapsayan gelişim programlarıyla bütünleştirirken; İş sağlığı ve güvenliği kültürü ile bağlılık ve gelişim uygulamalarını daha da derinleştirecek. Bu yaklaşımla Enerjisa Enerji’nin, enerji sektöründe teknolojinin yanında kültür, değer ve insan gücüyle de fark oluşturan bir kurum olma yolculuğunu sürdüreceği belirtildi. Murat Pınar: "İnsana yapılan yatırım, sürdürülebilir başarının en güçlü teminatıdır" Enerjisa Enerji İnsan ve Kültür Bölüm Başkanlığı’na Berrin Yılmaz’ın atamasını değerlendiren Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, "Enerjisa Enerji olarak, ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzun merkezine insanı koyuyor, dönüşümün kalıcı olabilmesi için kültürümüzden güç almamız gerektiğine inanıyoruz. Bu anlayışla şirketimizin en büyük itici gücü olan İnsan ve Kültür yapılanmamıza liderlik edecek Sayın Berrin Yılmaz’ın aramıza katılmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Deneyimi ve vizyonuyla ‘insan odaklı’ dönüşüm yolculuğumuza önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum" dedi. Berrin Yılmaz: "Geleceğin çalışma kültürünü birlikte şekillendireceğiz" Yeni göreviyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Enerjisa Enerji İnsan ve Kültür Bölüm Başkanı (CHRO) Berrin Yılmaz, "Türkiye’nin enerji dönüşümüne liderlik eden ve 11 bin çalışanı ile kritik bir kamu hizmetini yerine getiren Enerjisa Enerji bünyesinde ‘Herkes İçin Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonuyla tam bir uyum içinde yeni görevime başlıyorum. Tüm çalışma arkadaşlarımla birlikte, insanı merkeze alan bir anlayışla geleceğin çalışma kültürünü çevik ve kapsayıcı bir yapıyla inşa etmek için çalışırken bir yandan da iş sağlığı ve güvenliğini önceliklendirirken, çalışan deneyimini sürekli geliştiren, yetenekleri geleceğe hazırlayan uygulamalara odaklanmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Berrin Yılmaz hakkında şu bilgiler verildi: "Berrin Yılmaz insanı merkeze alan kurum kültürlerinin oluşturulması, organizasyonel dönüşüm, liderlik gelişimi ve çalışan deneyimi alanlarında ulusal ve uluslararası ölçekte edindiği deneyimiyle tanınan bir insan kaynakları lideri olarak öne çıkıyor. Profesyonel kariyerinde Türkiye ve dünyada önemli şirketlerde görevler üstlenen Berrin Yılmaz insan kaynakları alanında liderlik rollerinde bulundu. Bu süreçte kültürel dönüşüm, organizasyonel gelişim, yetenek yönetimi, liderlik programları ve dijital insan kaynakları sistemlerinin kurulumu gibi stratejik alanlarda önemli süreçlere imza attı. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen kurumlarında üst düzey sorumluluklar alan Yılmaz, 2017-2018 yılları arasında Sabancı Holding İnsan Kaynakları Direktörü, 2018-2022 arasında Akçansa İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı, 2022’den itibaren ise Sabancı Üniversitesi İnsan Kaynakları Direktörü (CHRO) olarak görev yaptı. Bu görevlerde grup genelinde insan kaynakları stratejilerinin oluşturulması, kültürel dönüşümün liderliği, dijitalleşme ve geleceğin iş gücü dinamiklerine yönelik uygulama ve süreçlerin hayata geçirilmesinde aktif rol üstlendi. Akademik eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü ve Bilkent Üniversitesi MBA programında tamamlayan Yılmaz; London Business School, Ashridge Business School ve Stanford University gibi saygın kurumlarda liderlik, değişim yönetimi ve koçluk alanlarında sertifika programlarını tamamladı. Yılmaz, kariyeri boyunca insan odaklı liderliğiyle birçok ulusal ve uluslararası ödüle layık görüldü. Bunlar arasında Eczacıbaşı Yaratıcılık ve İnovasyon Ödülü (2001), International Coaching Federation Global Prism Award (2012), Investor in People Gold Certification (2019), Stevies Award (2021) ve iki yıl üst üste aldığı Altın Lider En İyi CHRO Ödülü (2022 & 2023) yer aldı." Yılmaz’ın; PERYÖN, YenidenBiz ve UN Global Compact Target Gender Equality üyesi olduğu aktarıldı.
Yeni torba yasayla vergi ve sosyal güvenlikte dönüm noktası
03 Kasım 2025 Pazartesi - 13:12 Yeni torba yasayla vergi ve sosyal güvenlikte dönüm noktası Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, TBMM’ye sunulan 36 maddelik torba yasa teklifinin vergi ve sosyal güvenlik sisteminde köklü değişiklikler öngördüğünü belirtti. Kurt, düzenlemenin kayıt dışılıkla mücadele ve sistemin finansal sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti. Vergi ve prim affı söylentilerine de değinen Kurt, böyle bir çalışmanın şu anda gündemde olmadığını vurguladı. Sosyal Güvenlik Uzmanı Yavuz Kurt, TBMM’ye sunulan 36 maddelik yasa teklifi ile vergi ve sosyal güvenlik alanında önemli değişikliklerin amaçlandığını, vergilendirme kapsamının genişletilmesi, kayıt dışılıkla mücadelede etkinliğin artırılması ve sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için finansal yapısının güçlendirilmesi gibi hedeflere odaklanıldığını belirtti. Vergi ve prim affıyla ilgili spekülasyonlara da değinen Kurt, ilgili bakanlıklar nezdinde böyle bir hazırlığın henüz olmadığını da sözlerine ekledi. Vergi ve prim affı yok Vergi ve SGK borçlarının yapılandırılmasıyla ilgili son düzenleme 2023 Mart ayında yapıldı. Son dönemde bankacılık sektöründe takibe dönüş oranının artmasıyla birlikte BDDK 2024 Eylül ve 2025 Temmuz aylarında, ihtiyaç kredileri ile bireysel kredi kartlarına yeniden yapılandırma imkânı sağlamıştı. Torba yasada vergi ve sigorta primleri içinse bir yapılandırma düzenlemesi bulunmuyor. Ancak finansal istikrar ve bütçe dengeleri göz önünde bulundurularak kısa vadede gündeme geleceğini düşünüyoruz. Torba yasa neler getiriyor? Birçok maddesinin 01.01.2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Yasa teklifi ile mesken gelirlerinde kira istisnası kaldırılıyor, bazı işletme ruhsatlarına yıllık harç getiriliyor, sosyal güvenlik prim oranları ve doğum hariç sigorta borçlanma maliyetleri artıyor, bazı SGK teşvikleri sonlandırılıyor, BES’te devlet katkısı değişiyor. SGK prim oranı artıyor İşveren ve çalışanlardan alınan malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı yüzde 20’den yüzde 21’e yükseltiliyor. Bu 1 puanlık prim artışı yüzde 11 olan işveren hissesine ilave edilerek işveren prim hissesi yüzde 12 olacak. Böylelikle toplamda işçi ve işveren hisseleri ile birlikte yüzde 37,75 olan sigorta prim oranı yüzde 38,75 olarak uygulanacak. Kira gelirlerinde vergi istisnası kalkıyor Konut sahiplerinin yıl içinde elde ettikleri kira gelirleri için uygulanan 47 bin TL (2025 yılı için) tutarındaki istisna uygulaması kaldırılıyor. Bu istisna sadece sosyal güvenlik kurumlarından emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı alanların Türkiye sınırları içerisinde sahibi oldukları meskenlerden elde ettikleri kiralar için uygulanacak. Değerinden düşük gösterilen emlak satışında ceza artıyor Gayrimenkullerin gerçek bedelinden daha az matrah beyan edilerek alış, satışının yapıldığının tespiti halinde tapu harç bedeli üzerinden uygulanan yüzde 25 vergi ziyaı cezası yüzde 100’e çıkarılacak. Ayrıca devir ve iktisap bedelleri de emlak vergisi değerinden az olamayacak. Gayrimenkullerin devir iktisap bedelleri değişiyor Mevcut uygulamada bir gayrimenkul edinirken veya devrederken alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı binde 20 olmak üzere toplamdayüzde 4olarak tahsil edilen tapu harcı, beyan edilen gerçek devir ve iktisap bedeli üzerinden hesaplanıyor. Yeni düzenlemeyle devir ve iktisap bedelleri emlak vergisi değerinden az gösterilemeyecek. Teşviklerde indirime gidiliyor İşverenlere uzun yıllardır sağlanan 5 puanlık sigorta işveren hissesi indirim oranı 2025 Şubat ayından itibaren imalat sektörü hariç 4 puana indirilmişti. İmalat sektörü için bu teşvik 2026 sonuna kadar 5 puan olarak uygulanmaya devam edilecek olup Kanun teklifi ile imalat sektörü dışında kalan sektörlerde bu indirim 2 puana düşürülüyor. Bağ-Kur prim teşviki sonlandırılıyor Kanun teklifi ile ilk defa sigortalı olan genç girişimciler (18-29 yaş arası) için 1 yıl süre ile uygulanan Bağ-Kur prim teşviki sonlandırılacak. Böylelikle bu kişilerde ilk bir yıl için sigorta primi ödeyecekler. İsteğe bağlı sigortalı olanların primleri de artacak Günümüzde isteğe bağlı sigorta için yüzde 32, Ek-5 (tarım işçileri) için yüzde 34,5, ticari taksi, dolmuş v.b. şoförleri için yüzde 32,5 ve ev hizmetlerinde 10 günden az çalışıp hizmetlerini 30 güne tamamlamak isteyenler için yüzde 32,5 olan prim oranları da yüzde 1 artırılıyor. Sigorta prim tavanı yükseltiliyor Hali hazırda asgari ücretin 7,5 katı olarak uygulanmakta olan sigorta primi tavanı asgari ücretin 9 katına çıkarılacak. Böylelikle yüksek gelir elde edenlerin işverenleri ve kendilerinin ödeyecekleri prim tutarları da artmış olacak. Hizmet borçlanması maliyeti artıyor Askerlik, avukatlık stajı, hekimlerin fahri asistanlık, memurların aylıksız izin süreleri, tutukluluk, gözaltı, grev, lokavt ve kısmi süreli çalışmalar gibi hizmet borçlanmaları için yüzde 32 olarak hesaplanan ödenecek prim tutarı artık doğum borçlanması hariç diğer hizmet borçlanmalarında prime esas günlük kazancın yüzde 45’i üzerinden hesaplanacak. Bu durumda 2025 yılı için günlük borçlanma maliyeti 277 bin TL iken 390,08 TL’ye çıkacak. Gerek yapılacak yasal düzenleme gerekse 2026 asgari ücret artışı göz önünde bulundurularak borçlanma yapacak olanların elini çabuk tutması önem taşıyor. BES’te devlet katkısı değişiyor Güncel uygulamada katılımcıların bireysel emeklilik sistemine her ay ödedikleri katkı paylarının yüzde 30’u Devlet Katkısı olarak birikimlerine ekleniyor. Yasa teklifi ile bu tutarı yüzde 50’ye kadar artırma ya da sıfıra kadar indirme için Cumhurbaşkanına yetki verilmekte. Böylelikle BES’te Devlet Katkısı yüzde 45’e kadar çıkarılabilecek yahut sıfıra kadar indirilebilecektir.
Büyükşehir’den 6-24 aylık bebeklere "Halk Mama" desteği
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:45 Büyükşehir’den 6-24 aylık bebeklere "Halk Mama" desteği Antalya Büyükşehir Belediyesi Halk Mama Projesi kapsamında 6-24 ay aralığındaki her bebek için aylık 6 kavanoz mama temini yapılıyor. Bu yılın sekiz aylık döneminde bin 569 bebek ve bin 525 aile projeden yararlandı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, ekonomik zorluk yaşayan ailelere destek olmak ve bebeklerin sağlıklı gelişimini güvenceye almak amacıyla Halk Mama Projesi’ni sürdürüyor. Proje kapsamında 6-24 ay aralığındaki her bebek için aylık 6 kavanoz mama temini yapılıyor. 31 Ağustos itibariyle toplam bin 569 bebek ve bin 525 aileye ulaşıldı. Bugüne dek 47 bin 910 kavanoz mama dağıtıldı. "Projeyle hiçbir bebek beslenmeden mahrum kalmayacak" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Funda Alpaslan Talay, projeyle birlikte hiçbir bebeğin beslenmeden mahrum kalmayacağını ifade ederek, "6-24 ay arasındaki bebeklere yönelik Halk Mama Projesi’ni Antalya’da hiçbir bebeğin sağlıklı beslenmeden mahrum kalmaması için başlattık. Bebeklerimizin dengeli ve besleyici mama desteğiyle gelişimlerini sağlıklı şekilde sürdürmelerine katkı sağlıyoruz. Başvurular belediyemizin internet sayfası üzerinden yapılıyor. Her bebek için aylık 6 kavanoz dağıtımı yapıyoruz. 31 Ağustos 2025 itibarıyla bin 569 bebeğe ve bin 525 aileye ulaştık. Toplam 47 bin 910 kavanoz mama dağıtıldı. Bebekler 24 ayını doldurana kadar her ay projemizden faydalanmaya devam edecek" dedi. "Meyvenin özü aile bütçesine nefes" Dört çocuğu olan ve ikisi için Halk Mama’dan faydalanan Fatma Gül Topbaş çocuklarının mamayı severek yediklerini ifade ederek, "Dört çocuğum var. Daha önce Halk Süt’ten de faydalanmıştım. Halk Mama’ya başvurdum. ‘Çocuklarım yer mi?’ diye düşünürken afiyetle yediler. Belediyemizin sağladığı desteklerde her zaman hızlı geri dönüş aldım. Dışarıda en küçük kavanoz mama bile 50 TL’den başlıyor. İki çocuğumuz için belediyenin sağladığı destek bütçemize büyük katkı sağladı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim" şeklinde konuştu. "Ekonomimize katkı sağlıyor" 6 aylıktan itibaren bebeğinin Halk Mama’dan faydalandığını söyleyen Fadime Demirhan, "6 aydır belediyeden mama alıyorum. Çok memnunuz. Ekonomimize de önemli katkı sağlıyor. Daha önce Halk Süt gibi projelerden de faydalanmıştık. Katkılarından dolayı Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz" dedi. Başvurular online Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Halk Mama ve Halk Süt projelerine başvurmak isteyen aileler, antalya.bel.tr adresindeki formu doldurarak başvuru gerçekleştirebilir. Uygunluk kriterlerini sağlayan bebekler, 24’üncü ayını doldurana kadar her ay düzenli destek almaya devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi, dezenflasyonun kalıcı tesisinde başarıya ulaşacaktır"
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:43 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi, dezenflasyonun kalıcı tesisinde başarıya ulaşacaktır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye ekonomisi, kamu kurumları arasındaki etkin koordinasyon ve beklentilerin olumlu yönde şekillenmesiyle, program disiplininden ödün verilmeden, dezenflasyonun kalıcı tesisinde başarıya ulaşacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ekim ayı enflasyon rakamının açıklanmasının ardından değerlendirmede bulundu. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, dezenflasyon stratejilerini kararlı bir şekilde yürütmeye devam ettiklerini bildirerek, "Dezenflasyon stratejimizi para ve maliye politikaları ile eşgüdüm içerisinde, yapısal reformlardan destek alarak kararlı şekilde yürütmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Yılmaz, orta vadeli hedeflere uyumlu politikanın korunduğunu belirterek, "Tüketici enflasyonu ekim ayında yüzde 2,55 oranında gerçekleşirken, gıda fiyatlarında don ve kuraklığa bağlı olumsuz etkilerin hız kestiği, enerji fiyatlarındaki ılımlı seyrin devam ettiği, hizmet enflasyonunun ise belirgin şekilde yavaşladığı görülmektedir. Giyim ve ayakkabı fiyatları ise geçen senin aynı ayında olduğu gibi geçici şekilde artış kaydetmiştir. Ekim ayında yıllık enflasyon yüzde 32,87’ye gerilemiş olup dezenflasyon süreci devam etmektedir. Bu görünüm, orta vadeli hedeflerle uyumlu patikanın korunduğuna işaret etmektedir" açıklamasında bulundu. "Türkiye ekonomisi, dezenflasyonun kalıcı tesisinde başarıya ulaşacaktır" Ekonomi programlarının enflasyonu tek haneye indirmeye ve makroekonomik dengeyi tesis etmeye odaklandığına işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: "Bununla birlikte enflasyonun düşüşünü sadece rakamların ima ettiği seviye olarak ele almıyoruz. Ekonominin tüm alanlarında verimliliği artıran, güveni ve istikrarı pekiştiren, yatırım ortamını iyileştiren ve beklentilere yön veren adımlar atmaya devam ediyoruz. Yapısal reformlar yoluyla üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırırken, arz yönlü politikalar çerçevesinde tarımsal üretimi destekleyecek, enerji arz güvenliğini güçlendirecek ve konut stokunu artıracak adımlarımızı devreye alıyoruz. Program doğrultusunda, enflasyonda düşüş trendinin yeniden devam etmesini öngörüyor, 2026’da yüzde 20’nin altını, 2027’de ise tek haneli seviyeleri hedefliyoruz. Türkiye ekonomisi, kamu kurumları arasındaki etkin koordinasyon ve beklentilerin olumlu yönde şekillenmesiyle, program disiplininden ödün verilmeden, dezenflasyonun kalıcı tesisinde başarıya ulaşacaktır."