EKONOMİ - 03 Kasım 2025 Pazartesi 14:58

Kayıt dışı istihdama karşı ortak mücadele çağrısı

A
A
A
Kayıt dışı istihdama karşı ortak mücadele çağrısı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya, Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan kayıt dışı istihdamla mücadeleye kararlılıkla devam ettiklerini belirterek, "Sigortasız çalıştırmak anayasal bir hak ihlalidir" dedi. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise kayıtlı istihdamın yaygınlaşması için SGK ile iş birliği içinde çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.



SGK Samsun İl Müdürü Ünal Kaya, beraberindeki heyet ile Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’nu makamında ziyaret etti. Karşılıklı yapılan istişarenin ardından SGK İl Müdürü Ünal Kaya, kayıt dışı istihdamla ilgili açıklamalarda bulundu. Kayıt dışı istihdamın ülkenin ve sosyal güvenlik kurumunun en önemli sorunları arasında yer aldığını belirten Kaya, SGK tarafından ülke genelinde her yıl kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında rehberlik ve bilgilendirmek için sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarına ziyaretler yapıldığını, amaçlarının ise hem işverenleri hem çalışanları bilinçlendirmek ve kayıt dışı istihdamın önüne geçmek olduğunu açıkladı.



"Sigortasız çalıştırmak anayasal bir hak ihlalidir"


Kayıt dışı istihdamın, çalışanların SGK’ya hiç bildirilmemesi ya da çalışma gün veya ücretlerinin eksik bildirilmesi anlamına geldiğini ifade eden Kaya, bunun hem yasal hem de sosyal açıdan ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Kaya, "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir haktır. İşverenlerin çalışanlarını sigortasız çalıştırma hakları olmadığı gibi, çalışanların da sigortasız çalışmayı kabul etme gibi bir hakları yoktur. Bu nedenle hem işverenlerin hem de çalışanların bu konuda bilinçli davranması gerekmektedir. Kayıt dışı istihdamın tespiti halinde ise işverenlere hem de çalışanlara yönelik ciddi yaptırımlar söz konusudur. Bir işçinin bir yıl boyunca sigortasız çalıştırıldığının tespit edilmesi halinde, işverene 14 asgari ücrete kadar idari para cezası uygulanabilmektedir. Ayrıca bu sürelere ait primler gecikme zammı ve cezasıyla birlikte tahsil edilir. Bunun yanında işverenin yararlandığı sigorta prim teşvikleri iptal edilmekte, haksız yararlanılan teşvikler de geri alınmaktadır. Kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler devlet destekli teşvik, hibe ve kredi avantajlarından da mahrum kalmaktadır. Bu durum sadece işvereni değil, genel ekonomik dengeleri olumsuz etkilemekte, haksız rekabet oluşturmakta ve piyasa dengesini de bozmaktadır" diye konuştu.



Çalışanlar için ciddi hak kayıpları


SGK İl Müdürü Ünal Kaya, sigortasız çalışmanın çalışanlar açısından da birçok kayba neden olduğuna vurgu yaparak, "Kayıt dışı çalışılan süreler emeklilikte hizmetten sayılmaz. Bu durumda kişi, emeklilik aylığı, malullük aylığı veya ölüm aylığı hakkından yararlanamaz. İşsizlik sigortasından faydalanamaz, sağlık sigortası primini kendisi ödemek zorunda kalır. Ayrıca iş kazası veya meslek hastalığı durumunda kanunların sağladığı korumalardan yoksun kalır. Kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, doğum izni gibi haklardan da yararlanamaz. Çalışanlar, PTT’den aldıkları e-Devlet şifresi ile ‘www.turkiye.gov.tr’ adresinden SGK hizmet dökümlerini sorgulayabilirler. Ayrıca 7 gün 24 saat hizmet veren ALO 170 hattı üzerinden ya da doğrudan SGK İl Müdürlüklerine ve Sosyal Güvenlik Merkezlerine başvurarak sigorta bildirimlerini kontrol edebilirler. Sigortasız çalıştırıldıklarını veya eksik bildirim yapıldığını düşünenler, ALO 170, CİMER veya SGK’ya başvurarak ihbarda bulunabilir" şeklinde konuştu.



Yabancı uyruklu çalışanlar için özel düzenleme


Ziyarette yabancı uyruklu çalışanların yasal çalışma izinleri de gündeme geldi. Yabancı işçilerin çalıştırılabilmesi için önceden çalışma izni alınmasının zorunlu olduğunu hatırlatan Ünal Kaya, "Bilanço esasına tabi işyerlerinde her bir yabancı çalışan için en az beş Türk vatandaşının istihdam edilmesi gerekmektedir. Ayrıca yabancıya ödenecek ücret, yürürlükteki asgari ücretin altında olamaz. Çalışma izni olmadan yabancı işçi çalıştıran işverenler, 2025 yılı itibariyle her bir kişi için 81 bin 683 TL idari para cezası ile karşı karşıya kalmaktadır. Bunun yanında yabancı işçinin ve ailesinin konaklama, sağlık ve dönüş masraflarını da işveren üstlenmek zorundadır" açıklamasında bulundu.



"Kayıtlı istihdamı hep birlikte desteklemeliyiz"


Ünal Kaya, açıklamasının sonunda tüm işverenlere ve çalışanlara çağrıda bulundu:


"Kayıt dışı istihdamla mücadele, sadece SGK’nın değil, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. İşverenlerimizin yasal yükümlülüklerini yerine getirerek hem kendilerini hem de çalışanlarını güvence altına almaları büyük önem taşımaktadır. Sosyal güvenlik sistemi, herkesin hakkını koruyan güçlü bir yapıdır. Bu yapının korunması için kayıtlı istihdamı hep birlikte desteklemeliyiz."



Murzioğlu’dan destek ve çağrı


Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise yaptığı açıklamada, SGK’nın kayıt dışı istihdamla mücadele çalışmalarını desteklediklerini belirterek, "Kayıt dışı istihdam, hem çalışanlarımızın hak kaybına yol açıyor hem de iş dünyasında haksız rekabete sebep oluyor. İşverenlerin bilinçli davranması hem işyerini güvence altına alır hem de piyasa dengesini korur. Sigorta prim teşviklerinden yararlanmak, devlet destekli krediler ve hibelerden faydalanmak için kayıtlı istihdam şart. Oda olarak üyelerimizi bilgilendirmek ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmeleri konusunda teşvik etmek bizim görevimiz. SGK ile iş birliği içinde, kayıtlı istihdamın yaygınlaşması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.



Kayıt dışı istihdama karşı ortak mücadele çağrısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.