Son Dakika
|
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Kağıthane’de metrobüs yangını!
Çöp evde bitkin halde bulunan adamın yeni hali şaşırttı
İran: "ABD’nin teklifini değerlendirmeyi sürdürüyoruz"
7 Haziran'da 6 sandık: AK Parti'nin adayları belli oldu
Vatikan: "Papa ile Rubio arasındaki görüşme samimi geçti"
Niklas Süle, 30 yaşında futbolu bıraktı
İsrail, Beyrut’u vurdu: 2 ölü, 7 yaralı
EKONOMİ
ŞOK Marketler 2026 yılının ilk çeyreğinde büyümesini sürdürdü
07 Mayıs 2026 Perşembe - 21:12:31
ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğinde satışlarını geçen yıla göre yüzde 41 artırdı. Reel olarak da yüzde 7,5 büyüyerek 76,3 milyar TL satış cirosu elde etti. 11 bin 119 mağazası ve 51 bini aşan çalışanıyla büyümesini sürdürdü. ŞOK Marketler, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Şirket, net satış gelirlerini yılın ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 41 artırdı. ŞOK Marketler, aynı dönemde enflasyondan arındırılmış olarak reel bazda da yüzde 7,5 büyüme kaydederek 76,3 milyar TL satış cirosuna ulaştı. Yaygın mağaza ağı, güçlü tedarik zinciri, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve müşteri odaklı yaklaşımıyla büyümesini sürdüren ŞOK Marketler’in mağaza sayısı 11 bin 119’a ulaşırken, şirketin toplam istihdamı 51 bini aştı. Ramazan ayı kampanyalarıyla hane bütçesine destek ŞOK Marketler, 2026 yılı Ramazan ayı için hayata geçirdiği kampanyalarla müşterilerinin bütçesine destek olmaya devam etti. Şubat ayı boyunca uygulanan "100 Üründe Geçen Yılın Fiyatları" kampanyasıyla temel gıda ve temizlik ürünleri müşterilere avantajlı fiyatlarla sunuldu. Şirket, kampanyalar ve "Win" sadakat programına özel fırsatlarla müşterilerine uygun fiyatlı alışveriş imkânı sağlamayı sürdürdü. Gıda güvenliğinde pestisit analizi yatırımı ŞOK Marketler, 2025 yılı sonunda gıda güvenliğinde önemli bir adım atarak taze meyve-sebzeye yönelik pestisit analizlerini kendi bünyesinde gerçekleştirmeye başladı. Pestisit analizi uygulaması 2026 yılının ilk çeyreğinde de farklı ürün gruplarıyla genişleyerek devam etti. Antalya ve Adana’daki 3 meyve-sebze platformunda kurulan laboratuvarlarda domates ve biberlerin ardından portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciye ürünleri de analiz edilmeye başlandı. Uygulama kapsamında taze meyve ve sebzeler raflara ulaşmadan önce analiz ediliyor ve yalnızca uygun bulunan ürünler satışa sunuluyor. Bu sayede tedarik zincirinde izlenebilirlik artırılarak müşterilere daha güvenli ürünler ulaştırılıyor. ŞOK Marketler, finansal performansını ve çevresel, sosyal ve yönetişim alanındaki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele aldığı TSRS Uyumlu Entegre Faaliyet Raporu’nu 2026 yılının mart ayında ilk kez yayınladı. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyumlu olarak hazırlanan rapor, şirketin uzun vadeli değer üretme yaklaşımını ortaya koyuyor. "Büyümemizi 2026 yılının ilk çeyreğinde de sürdürdük" 2026 yılı ilk çeyrek performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel, "2026 yılının ilk üç ayında, verimlilik odaklı yaklaşımımız ve güçlü operasyonel yapımız sayesinde dengeli büyüme performansımızı sürdürdük. Ramazan ayında hayata geçirdiğimiz kampanyalarla müşterilerimizin bütçelerine katkı sağladık. Gıda güvenliği alanında pestisit analiz kapsamımızı genişleterek taze meyve-sebze kategorisinde kalite ve güven standartlarımızı daha da yukarı taşıdık. 2026 yılında ilk kez yayımladığımız Entegre Faaliyet Raporu’muz sürdürülebilirlik yaklaşımımız ile finansal dayanıklılığımızın birbirini tamamlayan iki temel güç olduğunu açık biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde de uygun fiyat politikamızdan ödün vermeden operasyonel mükemmeliyet, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde büyümeye devam edeceğiz" diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 20:35
Selendi Ziraat Odasından üreticilere yeni hizmet
Selendi Ziraat Odası tarafından çiftçi ve üreticilere zirai ilaç alımlarında kolaylık sağlamak amacıyla zirai ilaç ve gübre satış ofisi açıldı. Selendi Ziraat Odası tarafından oda üyelerine doğru ve kaliteli ürünleri uygun fiyatlı sunabilmek amacıyla kurulan ofisin açılışı Selendi Ziraat Odası Başkanı Servet Akyıldız’ın ev sahipliğinde geniş katılımla gerçekleşti. Açılışa Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, Manisa Büyükşehir Belediyesi Selendi Koordinatörü Durmuş Özdemir, AK Parti İlçe Başkanı Şafak Aydoğuş, CHP İlçe Başkan Vekili Derviş Eroğlu ile Yönetim Kurulu üyeleri, daire amirleri, oda başkanları, muhtarlar ve çok sayıda çiftçi katıldı. Selendi Ziraat Odası Başkanı Servet Akyıldız açılışta yaptığı konuşmada çifçilere her zaman destek olmak için çalıştıklarını dile getirerek, "Selendili çiftçimize destek olmak, uygun fiyatlarla üreticimize destek vermek için fidan, fide, gübre, tohum, gübre ve zirai ilaç gibi ürünlerin satışını yapacağımız ofisimizi ilçemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çiftçimizden ofisimize destek olmasını istiyoruz. Çiftçimiz varsa odamızın ve ofisimizin ayakta kalacağını bizler çok iyi biliyoruz. Bizler de bu duygu ve düşüncelerle şirketimizi genişleterek kaliteli, uygun fiyatlı ürünleri sizlere sunarak destek olmaya çalışacağız ve sizlerin destekleriyle daha çok büyüyeceğiz" dedi. Selendi Belediye Başkanı Murat Daban da, başkan ve yönetimine hizmetleri için teşekkür ederken, "Çiftçimize ve üreticilerimize Hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu. Ziraat Mühendisi Alper Çakmak ise ilaç ve gübre satış yeri ile ilgili katılımcılara bilgi verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 19:42
Edirne’de toplu ulaşım ücretlerine zam kararına tepki
Edirne Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda alınan kararla toplu ulaşım ücretlerine zam yapılırken, vatandaşlar karara tepki gösterdi. Serhad Birlik tarafından talep edilen yeni tarife, belediye meclisinde görüşülerek kabul edildi. Karar doğrultusunda şehir içi toplu taşıma ücretleri yeniden güncellendi. Yeni tarifeye göre indi bindi ücreti 32 TL’den 36,80 TL’ye yükselirken, öğrenci bileti 21,50 TL’den 25 TL’ye çıkarıldı. Kredi kartı ile biniş ücreti 40 TL’den 46 TL’ye, QR kod ile biniş ücreti ise 42 TL’den 48,50 TL’ye yükseldi. Yeni ücret tarifesinin önümüzdeki günlerde uygulamaya alınması bekleniyor. Vatandaşlardan tepki Zam kararının ardından bazı vatandaşlar sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getirdi. Vatandaşlar, ulaşım zamlarında akaryakıt ve maliyet artışlarının gerekçe gösterildiğini belirterek, akaryakıtta yaşanan indirimlerin ise ücret tarifelerine yansıtılmadığını savundu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 19:41
Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:25
Bakan Işıkhan: "SGK’ya olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz"
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
4
07 Mayıs 2026 Perşembe- 16:15
Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı
5
07 Mayıs 2026 Perşembe- 12:05
Çavdarhisar’da yol kontrol faaliyetleri
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:34
Küçükbaş hayvancılığa akademik dokunuş: 13 koyun 24 süt kuzusu doğurdu
Kastamonu Üniversitesi tarafından kurulan ünitede 4 yıldır sürdürülen senkronizasyon çalışmaları sayesinde, tek doğumda 13 koyundan 24 süt kuzusu elde edildi. Yürütülen proje ile küçükbaş hayvancılıkta verimin arttırılması hedefleniyor. Kastamonu Üniversitesi İhsangazi Meslek Yüksekokulu Veterinerlik Bölümü tarafından Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında "Koyun Yetiştiriciliği ve Uygulama Ünitesi" oluşturuldu. Kastamonu Üniversitesi’nin katkı ve destekleriyle 2021 yılında hazırlanan ünite, bölgesel hayvancılığın gelişimine katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kapsamda oluşturulan ünitede yer alan küçükbaş hayvanların 4 yıldır bakım, besleme, sağlık kontrolleri ve aşılama süreçleri takip ediliyor. Ünitede yapılan çalışmalar sayesinde koyunların kızgınlık oranı yüzde 80’lere, gebelik oranı da yüzde 70’in üzerine ulaştı. Bu yıl yapılan senkronizasyon uygulamasıyla 13 koyun toplam 24 yavru doğurdu. Hem doğum planlamasında hem de kuzu kayıplarının azalmasında büyük önem taşıyan çalışma sayesinde ikizlik oranı 1.8 gibi bir başarıya ulaştı. Ünitede öğrenciler ve öğretim görevlileri tarafından bakımları yapılan koyun ve kuzular, özenle besleniyor. Yapılan çalışmanın hem bölge hem de ülke hayvancılığına büyük katkı sağlaması hedefleniyor. "2021 yılından beri küçükbaş hayvanların bakım, beslenme, büyütülme, sağlık kontrolleri ve aşılama süreçlerini yürütüyoruz" Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İhsangazi Meslek Yüksekokulu Veterinerlik Bölümü Öğretim Görevlisi Veteriner Hekim Abdullah Şimşek, "Kastamonu Üniversitesi, bölgesel hayvancılığın gelişmesine katkı sağlayan uygulamalı projelerde bilinen bir üniversiteyiz. İhsangazi Meslek Yüksekokulunda da Bilimsel Araştırma Projeleri kapsamında oluşturulan ’Koyun Yetiştiriciliği ve Uygulama Ünitesi’ hem eğitim öğretim açısından hem de üretim açısından örnek teşkil ediyor. Bizim amacımız eğitim ile öğretimi birleştirmek. Ünitemiz, sadece teorik eğitimin değil, aynı zamanda uygulamalı mesleki deneyimin kazanıldığı bir merkez haline geldi. Öğrencilerimiz burada doğrudan üretim süreçlerine katılması da bizlerin en büyük önceliğidir. Veterinerlik bölümü öğrencilerimiz, müfredatta yer alan uygulamalı derslerde aktif olarak sahada bulunuyor. Ayrıca gönüllü öğrencilerimiz, ders dışı zamanlarda bakım, doğum ve aşılama süreçlerinde görev alarak mesleki tecrübelerini geliştiriyor. Koyunların ve kuzuların, bakımı, beslenmesi, aşılanması ve denk gelebilirsek doğum süreçlerine katkıları içinde uğraşıyoruz. Böylece mezuniyet öncesi ciddi bir pratik birikim elde ediyorlar" dedi. "Bu yıl 13 koyunumuzdan 24 sağlıklı yavru almayı başardık" 2025 yılına senkronizasyon protokolü uyguladıklarını anlatan Şimşek, "Ünitede yetiştirilen koyunların aynı zamanda bir bölümü, her yıl Kastamonu Üniversitesi yönetim kurulu kararıyla Kurban Bayramı öncesinde satışa sunularak üniversitenin döner sermaye bütçesine de katkı sağlıyor. Kastamonu Üniversitesi, küçükbaş hayvancılıkta hem bilimsel hem de toplumsal bir misyon üstlenmiş oluyor. Bizler, burada öğrencilerimizin hem teorik bilgilerle gelişmesini sağlarken hem de bölgedeki halkımıza başta İhsangazi olmak üzere Kastamonu ve Türkiye genelindeki yetiştiricilerimize bilimsel bilgi ile teorik bilginin nasıl harmanlanacağını, yetiştiricilikte veteriner hekimlerin, teknikerlerin ve teknisyenlerin yer almasıyla nasıl verimli sonuçlar alınacağını göstermeye çalıştık. Bu amaçla biz, ünitemizle 2025 yılı sezonunda senkronizasyon protokolü uyguladık. Yaptığımız senkronizasyon protokolünün amacı koyunlarda kızgınlıklarının toplulaşmasını sağlamak, bu toplulaşmayla birlikte yavru verimimizi arttırmak. Bakım ve besleme çalışmalarında tek düzeni sağlamak. Yaptığımız senkronizasyon çalışması ile bu yıl 13 koyunumuzdan 24 sağlıklı yavru almayı başardık. Yetiştiricilerimiz eğer veteriner hekim desteğiyle, teknik personelin bilgi ve birikimi ile kendi tecrübelerini birleştirerek hayvancılıkta çokta iyi bir ivme kazanacağı anlamına geliyor" diye konuştu. Senkronizasyonun yalnızca bir ilaç uygulaması olmadığını ve üreticilerin bu konuda mutlaka bilinçlenmesi gerektiğine dikkat çeken Şimşek, "Senkronizasyon sayesinde dişi koyunlar aynı dönemde kızgınlık gösteriyor ve koç katılımı planlı şekilde yapılıyor. Bu durum doğumları belli bir zaman dilimlerinde gerçekleşmesini sağlıyor. Bakım ve besleme planlamasını kolaylaştırıyor. Sürü üretimini daha verimli hale getiriyor. Yapılan çalışmalarda kızgınlık oranı yüzde 80’lere, gebelik oranı yüzde 70’in üzerine ulaşabiliyor. Bu da hem doğum planlamasında hem de kuzu kayıplarının azalmasında büyük bir avantaj sağlıyor. Yaklaşık bir hafta önce ünitemizdeki koyunların tamamı doğumlarını yaptı ve sağlıklı şu anda 24 adet kuzumuz var. Bu kuzuların bakımı, beslenmesi, öğrencilerimizin destekleriyle ünite de çalışan personelin sayesinde yürütülüyor. Bu konuda Kastamonu Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal’a çok büyük desteklerini her zaman üzerimizde hissediyoruz. Hocamız sayesinde ünitemiz gün gün büyümeye eksikliklerimizde tamamlanmaya çalışılıyor. Bizlerde bu sayede hem öğrencilerimize hem bölge halkımıza daha iyi hizmet vermeye, onlara daha iyi rol model olmaya çalışıyoruz. Bizim amacımız sadece üretim yapmak değil bilimsel bilgiyi sahaya taşımaktır. Burada merinos ırkı hayvanlarımızda olduğu gibi senkronizasyon uygulamaları, planlı üretim, sürdürülebilir hayvancılık gibi somut örneklerle yetiştiricilerimizi bilgilendirmeye çalışıyoruz. Bu çalışmalarda sadece bölgeye değil ulusal düzeyde küçükbaş hayvancılığın modernizasyonu açısından da büyük önem taşıyor. Bilimsel temelli uygulamalarla desteklenen bu süreç eğitim, üretim ve sürdürülebilirlik ekseninde Türkiye’deki hayvancılık vizyonuna güçlü katkı sağlamayı hedefliyor" şeklinde konuştu. "300 başlık bir çiftlik kurma hayalim var" Kastamonu Üniversitesi İhsangazi Meslek Yüksekokulu Laborant ve Veteriner Sağlık Bölümü öğrencisi Sudenaz Bostan ise, "Danışman hocamız Veteriner Hekim Abdullah Şimşek’in sayesinde koyunlara nasıl bakmamız gerektiğini, sürüye nasıl sahip çıkmamız gerektiğini öğrendik. Kendisine teşekkür ediyorum. Kuzularımızı bakıyoruz, koyunlar yeni doğum yaptılar. Doğumdan sonra yavrusunu kabul etmeyen anneler için düzenli olarak arkadaşlarımız gelip burada emzirme yapıyorlar kuzulara. Kimse böyle bir durum yaşamıyordur diye düşünüyoruz, burada güzel bir eğitim hayatı sürdürüyoruz" dedi. Okuldan mezun olduktan sonra hayalinin 300 başlı bir çiftlik kurmak olduğunu söyleyen Bostan, "Kendime ait 300 başlık bir çiftlik kuracağım inşallah mezun olunca. İnşallah hedeflerim doğrultusunda bunu başaracağıma inanıyorum" şeklinde konuştu.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:24
Yalova’da termal tesislerde hareketlilik
Yalova’nın kaplıcalarıyla ünlü Termal ilçesindeki turizm tesislerinde yaz sezonunun bitmesiyle başlayan hareketlilik devam ediyor. Kış sezonuna hazırlanan ilçedeki tesisler, şifalı sularıyla yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor. Roma, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinin şifa merkezi olan Termal Kaplıcaları’nda kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte hareketli günler yaşanıyor. İlçede faaliyet gösteren Sağlık Bakanlığına ait Yalova Termal Kaplıcaları İşletmesi’ni ziyaret eden turistler, şifalı sulardan yararlanırken Türkiye’nin ilk ağaç müzesi olan Atatürk Arboretumu’nun doğa güzelliğine de hayran kalıyorlar. "Bin 700 yıldır insanlar şifa bulmaya geliyorlar" Yalova Termal Kaplıcaları İşletme Müdürü Mehmed Burhan Topsöğüt, Termal Kaplıcaları’nda yaklaşık 4 bin yıldır sıcak suyun aktığını ve bin 700 yıllık bilinen bir tarihe sahip olduğunu ifade etti. Kaplıcaların tarihi hakkında bilgi veren Topsöğüt, "İstanbul başkent ilan edildikten sonra Konstantin daha sonrasında buraya geliyor, Kurşunlu Hamamı’nı yaptırıyor. Vefatından önceki dönemde de yine şifa bulmak amacıyla buraya geliyor. Dolayısıyla burası tarihten gelen bir değerle birlikte sağlık turizminin başkenti diyebiliriz aslında. Bin 700 yıldır insanlar şifa bulmaya geliyorlar. Bizans, Osmanlı dönemlerinde burası kullanılıyor. Sultan Abdülmecit annesi Valide Sultan için tedavi amacıyla buraya geliyor. Sultan 2. Abdülhamit, İmparator Konstantin’in yaptırmış olduğu hamamı yine restore ettiriyor 1900 yılında. Daha sonra Atatürk’ün ziyaretiyle aslında buranın tarihi pozitif anlamda değişiyor" dedi. Topsöğüt, Termal’in büyük şehrin ortasında, bir saatlik mesafe içinde olduğunu ve özellikle günübirlik veya kısa süreli tatil imkanından faydalanmak isteyen vatandaşların bölgeyi tercih ettiğini söyledi. Topsöğüt, kış sezonuna hazırlıklarına haftalar öncesinden başladıklarını anlatarak, "Yaz sezonunu yaklaşık yüzde 50-60 doluluk oranıyla geçirdik. Şimdi kış sezonu için doluluk oranlarımızda yüzde 20-30 artış bekliyoruz. Yüzde 70-80 doluluk oranlarını yakalamaya başladık. Bu hafta içi ve hafta sonu arasında değişiklik gösteriyor. Hafta sonları daha çok tercih ediliyoruz. Kasım ayında ara tatil var. Okulların tatil dönemlerinde yoğunluğumuz zaten yüzde 100’ü buluyor" ifadesini kullandı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:17
Eksim Enerji’nin hayata geçirdiği tüm santrallerdeki toplam kurulu gücü 1 GW’ı aştı
Bugüne kadar yaptığı yatırımlarla 1 GW kurulu gücü aşan Eksim Enerji, Yozgat RES santralini hayata geçirdi. 2025’te saha çalışmalarına hız verilen santralde, 4 türbin ile enerji üretimi başladı. Tamamı 8 türbinden oluşacak santralin tam faaliyete geçmesiyle mekanik kurulu gücü toplamda 56 MW olacak. Eksim Holding çatısı altında faaliyet gösteren Eksim Enerji, yüzde 100 yenilenebilir enerji yatırımlarıyla Türkiye’nin her bölgesinde yeşil enerji dönüşümüne katkı sağlamaya devam ettiğini duyurdu. Bir yıl içerisinde Geyve RES’te kapasite artışını, Susurluk RES’te Hibrit GES üretimi ve Viranşehir GES projelerini tamamlayan şirket, Silivri RES ve Killik RES’te ise kapasite artışı projelerini gerçekleştirmişti. Son olarak Yozgat RES’te 4 rüzgar türbinini devreye alan Eksim Enerji’nin toplam kurulu gücü 1 GW’a erişti. Şirket, yatırım tutarı 195 milyon euro olan Geyve RES projesini ve 150 milyon dolar tutarındaki Viranşehir GES projesini de bu yıl içerisinde tamamlamıştı. Silivri RES dördüncü etap, Susurluk RES, Hasanbeyli RES ve Ovacık RES’teki kapasite artışı projelerine ise devam ediyor. Yozgat RES’te temiz enerji üretimi başladı Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, "Yaklaşık bir yıl önce Yozgat sahasında başlattığımız özverili çalışmalardan ilk kazanımları elde etmeye başladık. 4 türbinimiz için bakanlığımızdan üretim onayı alarak portföyümüze bir santral daha ekledik. Böylelikle rüzgar enerjisi santrali sayımızı 9’a çıkararak, diğer kaynaklarımızla birlikte toplam 13 yenilenebilir enerji tesisine ulaşmış olduk. Projenin kalan aşamaları tamamlandığında, Yozgat RES’te 56 MW kurulu güce ulaşacağız" ifadelerini kullandı. Depolama ve hibrit santral yatırımları hız kazanıyor Şirketin gelecek projeksiyonuna yönelik de bilgi veren Arkın Akbay, "Bundan sonraki odak noktamız santral çalışmalarımızın yanı sıra bütünleşik enerji depolama yatırımlarımıza hız vermek ve uygun sahalarda güneş ile rüzgarı birlikte çalıştıracağımız hibrit üretimi yaygınlaştırmak olacak. Böylece yenilenebilir kaynakların kesintili üretim doğasına depolama ile çözüm oluşturarak güvenilir, kesintisiz enerji tedariki sağlayacağız" dedi. Akbay, bu kapsamda Tokat Killik ve Ovacık Hibrit GES yatırımlarına hız kesmeden devam ettiklerini de sözlerine ekledi. Bölgesel kalkınmaya sosyal katkı da sağlıyor Eksim Enerji, temiz enerji yatırımlarının yanında proje sahalarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın refahına da katkı sağlıyor. Tarıma elverişsiz taşlık alanların temizlenip verimli hale getirilmesinden, bölge halkına özel sağlık taramalarına kadar birçok sosyal sorumluluk inisiyatifi şirket tarafından hayata geçiriliyor. Şirket, en son tamamladığı Viranşehir GES bölgesinde, yüksek maliyetli taşlık arazileri temizleyerek bölge halkının istifadesine sunmuş ve bu model uygulandıktan kısa süre sonra 320 ton hasat elde edildiğini duyurmuştu.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:12
Bakan Şimşek: "Enflasyon üzerindeki arz yönlü baskıları azaltacak yapısal adımları atıyoruz"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı kararlılıkla uyguluyor, enflasyon üzerindeki arz yönlü baskıları azaltacak yapısal adımları atıyoruz" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından TÜİK’in ekim ayına ilişkin açıkladığı enflasyon verilerini değerlendirdi. Yıllık enflasyonun ekimde sınırlı da olsa gerilediğine dikkati çeken Şimşek, "2022 ve 2023 yıl sonunda sırasıyla yüzde 64 ve yüzde 65 gerçekleşen enflasyon, 2024’te yüzde 44’e ve 2025 yılı Ekim ayında yüzde 32,9’a indi" dedi. Şimşek, dezenflasyon sürecinde geçici dalgalanmalar yaşanabildiğine vurgu yaparak, şu ifadelere yer verdi: "Son dönemde bir yavaşlama gözlense de genel tablo değişmedi. Destekleyici küresel ve yurt içi şartlar sayesinde dezenflasyonun devam etmesini öngörüyoruz. Bütçe imkânları doğrultusunda, 2026 yılı için vergi ve harçlardaki güncellemenin, enflasyon hedeflerini dikkate alarak yeniden değerleme oranından daha düşük oranda yapılması hususu gündemimizde. Kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı kararlılıkla uyguluyor, enflasyon üzerindeki arz yönlü baskıları azaltacak yapısal adımları atıyoruz."
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:05
Bakan Şimşek: "Kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı kararlılıkla uyguluyor, enflasyon üzerindeki arz yönlü baskıları azaltacak yapısal adımları atıyoruz."
Bakan Şimşek: "Kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı kararlılıkla uyguluyor, enflasyon üzerindeki arz yönlü baskıları azaltacak yapısal adımları atıyoruz."
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:01
(Düzeltme) SSK ve Bağ Kur emeklilerinin maaş artışı, 4 aylık enflasyona göre 10.25 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı enflasyon oranını yüzde 2,55 olarak açıkladı. Böylece memur ve emeklilerin maaşlarının baz alındığı 4 aylık toplam enflasyon oranı da yüzde 10,25 olarak gerçekleşti. TÜİK, emekli ve memur maaşları başta olmak üzere birçok konuda belirleyici olan mayıs ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre enflasyon oranı Ekim ayında yüzde 2,55, yıllık bazda ise yüzde 32,87 arttı. SSK ve Bağ-Kur emeklisine yüzde 10,25 zam Her yıl ocak ve temmuz ayları olmak üzere yılda iki kez zam alan memur, memur emeklileri, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin de 4 aylık enflasyon rakamlarının netleşmesiyle birlikte maaş zam oranları belli olmaya başladı. Bu çerçevede 4 aylık enflasyon oranlarına bakıldığında SSK ve Bağ-Kur emeklileri, temmuz ayında 2,06, ağustos ayında 2,04, eylül ayında ise 3,23, ekim ayında ise 2,55, toplamda ise 10,25 oranında zammı garantiledi. Yapılacak bu zam Ocak 2026’daki maaşlara yansıyacağı için kasım ve aralık ayında açıklanacak olan aylık enflasyon oranında birikimli olarak hesaplanacak. Memur ve memur emeklisine yüzde 16,56 zam Ocak ayında yüzde 11 oranında toplu sözleşme zammı alacak memur ve memur emeklilerine ise toplu sözleşme zammını aşan enflasyon farkı kadar zam yapılacak. Ekim sonu itibarıyla toplam enflasyon yüzde 10,25’i aşmış durumda. Memur zammında belirleyici olan 4 aylık enflasyon farkı ise yüzde 5,00 olarak açıklanmasıyla 8.Dönem Toplu sözleşmesi ile belirlenen yüzde 11 ilave edilmesi halinde toplam yüzde 16,56 kümülatif zam meydana gelecek.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:56
’’Yapay zekayı doğru yöneten sektörde fark oluşturacak’’
İTO’nun düzenlediği "Emlak Ofisleri Açısından Yapay Zeka" panelinde konuşan ve gayrimenkul danışmanlığı mesleğinin geleceğinde insan faktörünün hâlâ merkezde olacağını belirten Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Yapay zekayı doğru yöneten, ona liderlik eden danışmanlar sektörde fark oluşturacak" dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) 21 No’lu Gayrimenkul Hizmetleri Meslek Komitesi tarafından düzenlenen "Emlak Ofisleri Açısından Yapay Zeka" paneli, İTO’nun Eminönü’ndeki merkez binasında yer alan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı’nın moderatörlüğünü üstlendiği, Altın Emlak Global Teknoloji Direktörü Alper İşler’in ise panelist olarak yer aldığı programda yapay zekanın mimarlıktan değerlemeye, ilan portallarından gayrimenkul danışmanlığına kadar tüm alanlarda oyunun kurallarını nasıl değiştirdiği ele alındı. ’’Dönüşüme hazır olunmalı’’ Panelin açılış konuşmasını yapan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Hazıroğlu, yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisine değinerek, "Önemli olan, bu dönüşüme hazırlıklı olmak" dedi. İTO 21 No’lu Gayrimenkul Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı Hakan Akdoğan ise konuşmasında "Yapay zeka, insanın yerini almak için değil, insana destek olmak için var" ifadelerine yer verdi. "Yapay Zeka gayrimenkulde yeni çağın lokomotifi olacak" Panelin moderatörlüğünü yapan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı ise konuşmasında, yapay zekanın gayrimenkul sektöründe hem üretkenliği hem de müşteri memnuniyetini artıran bir araç olduğunu belirtti. Özelmacıklı, veri güvenliği, etik kullanım ve eğitim konularının bu dönüşümün temel taşları olduğunu vurguladı. Özellikle gayrimenkul danışmanlığı mesleğinin geleceğinde insan faktörünün hâlâ merkezde olacağını belirten Özelmacıklı "Yapay zekayı doğru yöneten, ona liderlik eden danışmanlar sektörde fark oluşturacak" dedi. ’’Her ofisin kendi yapay zeka asistanı olacak’’ Panelde en çok ilgi gören sunumlardan birini yapan Altın Emlak Global Teknoloji Direktörü ve Gaziosmanpaşa Temsilcisi Alper İşler, ’Emlak İşletmelerinde Yapay Zeka Araçlarının Kullanımı ve Uygulamalı Örnekler’ başlıklı sunumunda emlak işletmelerinde kullanılabilecek yapay zeka uygulamalarını paylaştı. İşler, yapay zekanın insan bilgisinin yerine geçmekten ziyade karar destek mekanizması olarak konumlanmasının önemine değindi. Danışmanların artık birçok işi yapay zeka desteğiyle dakikalar içinde yapabildiğinin altını çizen İşler, gelecekte her emlak ofisinin kendi "yapay zeka asistanına" sahip olacağını vurguladı. Sektörün diğer alanlarına etkisi Panelde ayrıca DAP Yapı Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Kayış yapay zekanın mimari ve kentsel tasarım segmentlerindeki uygulamaları hakkında bilgi verirken, Kent Gelişim A.Ş. Kurucusu Dr. Cem Ülger ise CBS destekli veri işleme, akıllı veri modelleri ve otomatik değerleme sistemlerinin sektöre sağlayacağı katkıları aktardı. Hepsiemlak.com Satış ve Müşteri İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Engin Sezer ise yapay zekanın ilan portallarındaki rolünü değerlendirdi. Panel, soru-cevap bölümü ve toplu fotoğraf çektirilmesiyle sona erdi.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:48
E-ticaret Uzmanı Sanaç: "Bir ürünü 100 liraya alıp 150 liraya satarsanız yaklaşık 60 lira zarar edersiniz"
E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç, e-ticaretin göründüğü kadar kolay olmadığını ve birçok bilinmeyen noktaları olduğuna vurgu yaparak, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım" dedi. E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç son zamanlarda e-ticarette yaşanan kar ve zararlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 15 yıldır e-ticaret alanında hizmet verdiğini aktaran Olgay Sanaç, "İnsanların e-ticarete girmesini çok doğal karşılıyorum. Yeni bir pazar. Dünya gelişiyor, teknoloji büyüyor. Özellikle yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte e-ticaret bambaşka bir yer aldı. İnsanlar hem markalarını taşımak istiyorlar hem de ek gelir olsun diye evden bu işi yapmak istiyor. Ama e-ticaret göründüğü kadar kolay bir şey değil. Birçok bilinmeyen noktaları var. İnsanları en çok kandıran şey, buy box mantığı oluyor. E-ticaretten satış yapmak istiyorum diyen herkes karşısında buy box’a girdim bir günde 100 bin dolar para kazandım gel sana da eğitim satayım tarzında videolar görüyorlar. Bu videolar insanları hem yanlış yönlendiriyor hem de öyle bir kazanç yok. Burada insanların e-ticaretten soğumasını sağlıyorlar. İlk dikkat etmemiz gereken şey, burası hayal satılacak bir dünya değil. Ürünlerimiz varsa o ürünleri satmamız gerekiyor. Ürünümüz yoksa ise kendimize en uygun ürünü bulmamız gerekiyor" diye konuştu. İkinci en büyük hatanın, fiyatlandırma ve hesap hatası olduğunun da altını çizen Sanaç, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım. Bir ürün belirlediğimizde o ürünü satışa açtığımızda önce fiyatlandırmayı düzgün yapmak gerekiyor. Üçüncü en büyük adımlardan birisi, plansızlık ve sabırsızlıktır. Bir ürün için önce liste oluşturuyoruz. Bu listeyi oluştururken ürünün analizini yapmak lazım. Odaklanmamızı dağıttığımız sürece hiçbir yere varamayız. Önemli olan büyük bir planlama yaptıktan sonra sabırla ürünün satılmasını beklemek gerekir. Dördüncü olarak buy box rekabetidir. İki kişi aynı ürünü satıyorsa pazar yeri özellikle bizi aynı sitede birleştiriyor. Kim daha az fiyat verirse onun sepete ekle butonunu almasını sağlıyor. Bu durumda ben ürünü 100 liraya satıyorum sen 90’a satıyorsun, 90 liraya satan kişinin günlük kargosu 300’ü buluyor çok güzel satış yaptığını düşünüyorsun ama 30 gün sonra paran yattığında zarar ettiğini görüyorsun. Aynı zamanda sadece kendisi değil beni de zarar ettiriyor. Böyle bir yaklaşım olmaması için de buy box rekabetine girmememiz gerekiyor. Kendine ait bir reklam belirlemen gerekiyor. Marka oluşturduktan sonra onun üzerinden devam etmek gerekir. Son olarak da her şeyi ben yaparım bir bilgisayarla mantığı yanlıştır. E-ticaret tek bir alan değil. Operasyon ayrı, planlanması farklı ve ürün geliştirmesi farklı bir alandır. Bunun için de uzman bir ekiple çalışmak lazım. En büyük faydaları tüm dünyaya açılmak olacaktır. Bunu başka türlü yapamazsın o yüzden internet satışı önemlidir" cümlelerini kullandı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:47
E-ticaret Uzmanı Sanaç: "Bir ürünü 100 liraya alıp 150 liraya satarsanız yaklaşık 60 lira zarar edersiniz"
E-ticaret göründüğü kadar kolay olmadığını ve birçok bilinmeyen noktaları olduğunu belirten E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım" dedi. E-ticaret Uzmanı Olgay Sanaç son zamanlarda E-ticarette yaşanan kar ve zararlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 15 yıldır E-ticaret alanında hizmet verdiğini aktaran Olgay Sanaç, "İnsanların E-ticarete girmesini çok doğal karşılıyorum. Yeni bir pazar. Dünya gelişiyor, teknoloji büyüyor. Özellikle yapay zekanın hayatımıza girmesiyle birlikte E-ticaret bambaşka bir yer aldı. İnsanlar hem markalarını taşımak istiyorlar hem de ek gelir olsun diye evden bu işi yapmak istiyor. Ama E-ticaret göründüğü kadar kolay bir şey değil. Birçok bilinmeyen noktaları var. İnsanları en çok kandıran şey, buy box mantığı oluyor. E-ticaretten satış yapmak istiyorum diyen herkes karşısında buy box’a girdim bir günde 100 bin dolar para kazandım gel sana da eğitim satayım tarzında videolar görüyorlar. Bu videolar insanları hem yanlış yönlendiriyor hem de öyle bir kazanç yok. Burada insanların E-ticaretten soğumasını sağlıyorlar. İlk dikkat etmemiz gereken şey, burası hayal satılacak bir dünya değil. Ürünlerimiz varsa o ürünleri satmamız gerekiyor. Ürünümüz yoksa ise kendimize en uygun ürünü bulmamız gerekiyor" diye konuştu. İkinci en büyük hatanın, fiyatlandırma ve hesap hatası olduğunun da altını çizen Sanaç, "Bir ürünü 100 liraya alırsanız ve 150 liraya satarsanız yaklaşık 55-60 lira zarar edersiniz. Hiç karınız dahi olmaz. Bunun nedenleri de kargo, hizmet bedeli gibi ekstra görünmeyen giderlerin olmasıdır. O yüzden fiyatlandırmaları net olarak yaparak ona göre satışını yapmamız lazım. Bir ürün belirlediğimizde o ürünü satışa açtığımızda önce fiyatlandırmayı düzgün yapmak gerekiyor. Üçüncü en büyük adımlardan birisi, plansızlık ve sabırsızlıktır. Bir ürünü açtığımız önce liste oluşturuyoruz. Bu listeyi oluştururken ürünün analizini yapmak lazım. Odaklanmamızı dağıttığımız sürece hiçbir yere varamayız. Önemli olan büyük bir planlama yaptıktan sonra sabırla ürünün satılmasını beklemek gerekir. Dördüncü olarak buy box rekabetidir. İki kişi aynı ürünü satıyorsa pazar yeri özellikle bizi aynı sitede birleştiriyor. Kim daha az fiyat verirse onun sepete ekle butonunu almasını sağlıyor. Bu durumda ben ürünü 100 liraya satıyorum sen 90’a satıyorsun, 90 liraya satan kişinin günlük kargosu 300’ü buluyor çok güzel satış yaptığını düşünüyorsun ama 30 gün sonra paran yattığında zarar ettiğini görüyorsun. Aynı zamanda sadece kendisi değil beni de zarar ettiriyor. Böyle bir yaklaşım olmaması için de buy box rekabetine girmememiz gerekiyor. Kendine ait bir reklam belirlemen gerekiyor. Marka oluşturduktan sonra onun üzerinden devam etmek gerekir. Son olarak da her şeyi ben yaparım bir bilgisayarla mantığı yanlıştır. E-ticaret tek bir alan değil. Operasyon ayrı, planlanması farklı ve ürün geliştirmesi farklı bir alandır. Bunun için de uzman bir ekiple çalışmak lazım. En büyük faydaları tüm dünyaya açılmak olacaktır. Elazığ’da sattığın bir ürünü satışla yurtdışına Japonya’ya kadar sattığımız ürünler oldu. Bunu başka türlü yapamazsın o yüzden internet satışı önemlidir" cümlelerini kullandı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:39
Bursa Büyükşehir’den çiftçilere 47 ton buğday tohumu desteği
Bursa Büyükşehir Belediyesi, çiftçilere yüzde 100 hibeli 47 ton buğday tohumu desteğinde bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BUSKİ Tesisleri’nde düzenlenen "Buğday Tohumu Dağıtım Töreni"nde, üretimin ve emeğin kenti Bursa’da tarımsal üretimin devam etmesi için çiftçilere desteklerinin sürdüğünü söyledi. Bursa’nın 8500 yıllık tarihi geçmişe tanıklık eden kent olduğunu vurgulayan Bozbey, "Osmanlı’ya başkentlik etmiş Cumhuriyetimizin 102 yıllık gururuna ev sahipliği yapmış Bursa, bereketli, çalışkan insanlarıyla Türkiye’nin tarımsal gücüne güç katmaktadır" dedi. Bozbey, kentin bu güçlü mirasının geleceğe sağlam temellerle taşınması için gece gündüz çalıştıklarını belirterek, şöyle konuştu: "Toprağına sahip çıkan kentler geleceğine de sahip çıkarlar. Çiftçiis güçlü olan kentler yarınlarına güvenle yürürler. Günümüz koşullarında tarım, her koşula hazırlıklı olmayı gerektiren stratejik üretim alanıdır. Artan maliyetleri biliyoruz. İklim değişikliklerinin etkisini hissediyoruz. Küresel gıda krizinin yansımaları tüm dünyayı etkiliyor. Bunlar üreticilerimizi giderek daha da zorluyor. Tarımın yeni nesillere aktarılması konusunda da hep birlikte hassasiyet göstermemiz gerektiği ortada. Dünyada bir gıda krizi söz konusu. Gıdaya erişimin önümüzdeki süreçte çok daha sıkıntıda olacağı ortada. Bu yüzden ekilebilir arazilerin tamamının ekilmesi çok önemi. Yaşlı nüfus değli her yaştan nüfusun, bu alanları sahiplenmesi, toprağı ve ekilebilir arazileri ekmesi ve gelirini ona göre alması gerekiyor." "Vefa ve sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da üretimin sürmesi ve gelişmesi için destekleri her zaman yükselttiklerini aktaran Bozbey, "Büyükşehir olarak üreticilerimizin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Bunu bir görev değil bir vefa ve sorumluluk olarak görüyoruz. Mustafakemalpaşa’da 100 dönüm civarında bir yer ekildiğini ve orada üretilen buğdayları tohum olarak çiftçiye dağıtacaklarını dile getiren Bozbey, "2 bin dönümden fazla bir alan ekilecek gibi görünüyor. Gelecek yıl üretim alanını 2 katına çıkararak çiftçiye daha fazla tohum desteği sağlayacağız." dedi. Bozbey, hayvancılığa da aşı ve yem desteklerinde bulunduklarını belirterek, şöyle devam etti: "Damla sulama borusu gübre desteklerimizi sürdüreceğiz. Amacımız Bursa çiftçisine, Bursa’da toprağını koruyan, toprağını ekme konusunda duyarlı davranan güzel insanlara destek olup gelirlerini yükseltmeyi hedefliyoruz. Ürünleri satmak için pazar alanları oluşturmak için çalışmalarımız sürdürüyoruz. Bu destekler sayesinde toprakların verimliliğini artıracağız. Üretim maliyetlerini azaltarak çiftçinin elini güçlendirmiş olacağız. Tarım güçlenirse Bursa güçlenir. Üretici kazanırsa Bursa kazanır. Çiftçi kazanırsa Bursa kazanır. Toprak ne kadar bereketlenirse geleceğimiz de o kadar sağlam kök salar. Dağıttığımız buğdaylar sadece toprağa atılan buğday tanesi değildir; umudun bereketin geleceğe güçlü bakan kararlığımızın filizleridir." Konuşmaların ardından çiftçilere yüzde 100 hibeli 47 ton buğday dağıtıldı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:32
Zeytinin en doğal hali: Karaburun Furma Zeytini hasadı başladı
İzmir’in Karaburun ilçesinde, bölgenin iklim şartına bağlı olarak kendiliğinden olgunlaşan, ilçenin eşsiz lezzeti Furma Zeytini hasadı heyecanı yaşanıyor. Karaburun, sadece turizmi ile değil her yıl sonbahar aylarında doğanın sunduğu eşsiz bir lezzet olan Furma Zeytini ile ilgi dikkat çekiyor. Özellikle Kösedere, Eğlenhoca ve İnecik köylerinde yoğun olarak yetişen bu zeytin türü, tüm Karaburun yarımadasında kendiliğinden olgunlaşmasıyla ilgi görüyor. Furma zeytininin oluşumu, gündüz sıcak, gece ise çiğ düşen Karaburun ikliminin doğal bir hediyesi olarak biliniyor. Bu özel şartlar sayesinde zeytin, dalında olgunlaşarak hiçbir işlem görmeden, taze haliyle tüketilebiliyor. Bu yıl köylerde 250-300 TL arasında alıcı bulan Furma Zeytini, perakende satışta 400-450 TL civarında tüketiciyle buluşuyor. Doğallığı ve katkısız yapısı nedeniyle özellikle şeker ve tansiyon hastalarının tercih ettiği bu zeytin çeşidi, sağlıklı beslenmeye önem veren tüketicilerden büyük ilgi görüyor. Karaburun’un geleneksel ürünlerinden biri haline gelen Furma Zeytini, hem yerel üreticiye kazanç sağlıyor hem de doğal gıdaya yönelen vatandaşlar için sofraların vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor. Öte yandan, bu sene ilçe genelinde yaklaşık 7-8 ton civarında rekolte bekleniyor.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 11:31
Bu baharatın kilosu 600 bin TL: Topraktan servet fışkırıyor
Tekirdağ’da yetiştirilen safran, yüksek fiyatı ve zorlu üretim süreciyle dikkat çekiyor. Üreticiler, bu yıl kilogram fiyatının 600 bin liraya kadar yükselmesini bekliyor. Tekirdağ merkez Süleymanpaşa ilçesine bağlı Gazioğlu Mahallesi’nde yetiştirilen safran, bu yıl kilogram fiyatının 600 bin liraya dayanmasıyla "Altınla yarışan baharat" olmayı sürdürüyor. Trakya’da yeni yeni tanınan safranın üretimi yoğun emek istiyor, her çiçekten yalnızca 3 tel stigma elde ediliyor. Bu nedenle satışlar gram üzerinden gerçekleştiriliyor. 7 dönümlük bir araziden en fazla 3 kilogram ürün alınabilen safran, gastronomiden kozmetiğe, tekstilden tıbba kadar birçok sektörde kullanılıyor. Zahmeti ve nadirliği nedeniyle pahalı görünen safran, üreticilere göre aslında "Emeğin fiyatına denk, hatta ucuz bir şifa bitkisi" olarak kabul ediliyor. "Safran, Trakya’ya yeni bir bereket" İki yıldır safran üretimi yaptıklarını söyleyen üretici Ateş Kazımlı, "Hasat için buradayız ve emeğimizin karşılığını alıyoruz. Safran birçok sektörde kullanılıyor. Özellikle gastronomi ve gıda sektöründe yaygın. Ayrıca ilaç, kozmetik ve tekstil sektöründe doğal boya olarak tercih ediliyor. Sinirleri yatıştırıcı, doğal antidepresan özelliği taşıyor" dedi. "Trakya’da henüz çok bilinmiyor" Toplamda 7 dönüme yakın bir alan işlediklerini belirten Kazımlı, "Burasını halka açtık, isteyen gelip safranı tanısın, görsün istiyoruz. Çünkü Trakya’da henüz çok bilinmiyor. İlk sene 100 kilo soğan ektiğinizde yaklaşık 400 gram baharat alırsınız. İkinci sene bu verim iki katına çıkar. Bu yıl toplamda 7 dönümlük alandan 2,5 ile 3 kilogram arasında ürün bekliyoruz. 2024-2025 döneminde kilogramı 400 bin lira civarındaydı ama bu sene 500 ila 600 bin liraya çıkması bekleniyor. Gramı 400 liradan başlıyor. Kaliteyi, hasat ve kurutma aşamasındaki özen belirliyor" ifadelerini kullandı. "El emeği göz nuru, pahalı değil, tam tersine ucuz" Bir diğer yetiştirici Tayfun Çakırlar ise, "İki yıldır hasat yapıyoruz. Bu yıl çiçekleri biraz beklettik, gelen misafirlere de hasat deneyimi yaşatıyoruz. Normalde her gün sabah erken saatlerde topluyoruz. Kilosu 400 bindi, şimdi 500-600 bin liraya kadar çıktı. Ancak bu kilo kilo tüketilen bir ürün değil. Bir çay bardağına 2 tel yeterli. Tek tek elle toplanan bir ürün olduğu için bana göre pahalı değil, tam tersine ucuz bile sayılır" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder