Son Dakika
|
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
İngiltere: "3 Britanyalı, hantavirüse yakalandı"
Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı
Kağıthane’de metrobüs yangını!
Çöp evde bitkin halde bulunan adamın yeni hali şaşırttı
İran: "ABD’nin teklifini değerlendirmeyi sürdürüyoruz"
7 Haziran'da 6 sandık: AK Parti'nin adayları belli oldu
Vatikan: "Papa ile Rubio arasındaki görüşme samimi geçti"
EKONOMİ
Edirne’de kanola tarlaları sarıya büründü
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:42:56
Edirne’de bahar aylarıyla birlikte çiçek açan kanola, tarlaları sarıya çevirirken üreticiler için de yeni sezonun habercisi oldu. Kent genelinde geniş alanlarda yetiştirilen kanola, yağ üretiminde kullanılması nedeniyle çiftçiler için önemli bir gelir kaynağı olarak öne çıkıyor. Verimden umutlu olan üreticiler, hasat dönemine hazırlanıyor. Sarıya dönen tarlalar hem tarımsal üretime katkı sağlıyor hem de bölgeye gelen vatandaşların ilgisini çekiyor. Çiftçiler, bu yıl ciddi bir şekilde kanola tarlalarında artış olduğunu belirtti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:29
TOBB Bursa KGK Ve TSKF’den kadın girişimcilere finansal rehberlik
Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu (TSKF) Kadının Ekonomik Güçlenmesi Çalışma Grubu koordinatörlüğünde; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu iş birliği ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ev sahipliğinde düzenlenen "Kadın Girişimciler İçin Vergisel Riskler ve Fırsatlar" semineri, iş dünyasının kadın temsilcilerini bir araya getirdi. Moderatörlüğünü TSKF Kadının Ekonomik Güçlenmesi Çalışma Grubu Koordinatörü Nurdan Koçlular’ın üstlendiği etkinlikte; vergi mevzuatı, mali yükümlülükler, teşvik mekanizmaları ve sürdürülebilir finansal yönetim başlıkları altında, kadın girişimcilerin iş yaşamında karşılaşabilecekleri riskler ve büyüme fırsatları kapsamlı şekilde ele alındı. "Girişimci kadınlar toplumsal dönüşüme öncülük ediyor" Seminerin açılışında konuşan Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu Başkan Vekili Filiz Yayla, federasyonun kadınlar ve genç kızlar için eğitimden sağlığa kadar 5 ana odakta çalıştığını belirtti. Kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmanın en stratejik unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Yayla, "Kadın girişimcilerimiz yalnızca kendi işlerini büyütmekle kalmıyor, aynı zamanda istihdam oluşturuyor, toplumsal dönüşüme öncülük ediyor ve gelecek nesillere ilham veriyor" dedi. Vergisel süreçlerin girişimcilik yolculuğundaki önemine dikkat çeken Yayla, "Vergi mevzuatı doğru yönetildiğinde işletmeler için önemli bir fırsat sunarken, ihmal edildiğinde ciddi riskler doğurabiliyor. Bugün burada kadın girişimcilerimizin bu süreçleri daha bilinçli yönetmelerine destek olmak için bir aradayız. Bu seminerin, kadınlarımızın iş hayatında daha sağlam adımlar atmasına ve yollarının aydınlanmasına katkı sağlamasını diliyor, Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü`nün kıymetli üyeleri başta olmak üzere, tüm katılımcılarımıza teşekkür ederim" diye konuştu. "Kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer almasını önemsiyoruz" TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise konuşmasında, mali süreçlerin etkin yönetimine dikkat çekti. Girişimciliğin artık yalnızca üretmek ya da satış yapmakla sınırlı olmadığını belirten Şen, "Günümüzde girişimcilik; değişen ekonomik şartları doğru okumayı, mali süreçleri etkin yönetmeyi ve sürdürülebilir bir iş yapısı oluşturmayı da gerektiriyor. Özellikle vergi mevzuatı gibi teknik alanlarda doğru bilgiye sahip olmak, işletmelerimizin büyümesi, risklerin azaltılması ve fırsatların doğru değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Kadın girişimciliğinin ekonomik kalkınmadaki önemine dikkat çeken Şen, "Bizler TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu olarak kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer almasını destekleyen, bilgiye erişimini artıran ve girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan her çalışmayı çok kıymetli buluyoruz. Kadın girişimcilerimizin üretimde, ihracatta, karar alma mekanizmalarında ve toplumsal dönüşümde daha görünür olması gerektiğine inanıyor ve çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz" diye konuştu. "Destek ve teşviklerle finansal fotoğrafınızı güçlendirin" Seminerde konuşan Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi ve Bilirkişi Seval Karakoç, kadın girişimcilerin finansal süreçleri günlük operasyonların ötesinde stratejik bakış açısıyla yönetmesi gerektiğini belirtti. Şirket kuruluşunun ilk günlerinden itibaren mali disiplinin önemine dikkat çeken Karakoç, "Şirketinize bir finansal lider gibi bakın. Genç girişimci teşviklerinden evde üretim vergisi muafiyetine, desteklerden SGK prim avantajlarına kadar pek çok imkân mevcut. Özellikle kadın ortaklı şirketler için sunulan özel indirimler, girişimcilerimiz için birer kaldıraç görevi görüyor. Şirketinizin her ay düzenli olarak finansal fotoğrafını çekmek, bu fırsatları kaçırmamanızı sağlar" dedi. Karakoç ayrıca, KDV, stopaj, huzur hakkı ve kâr payı dağıtımı gibi teknik konularda da katılımcıları bilgilendirdi. Mevzuata uyum, işletmeleri koruyan en güçlü kalkan Vergi Avukatı ve Eski Vergi Müfettişi Şebnem Becce Özdemir ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın dijital dönüşüm süreciyle birlikte devreye aldığı yapay zeka destekli yeni nesil denetim sistemlerine dikkat çekti. Kurgan, Meva ve Beyanname Gözetimi gibi sistemlerin harcamaları, banka hareketlerini ve mal varlığı verilerini saniyeler içinde analiz edebildiğini vurgulayan Özdemir, "Yüksek Gelir Grubu Uyum Programı ile beyan edilen gelir ile yaşam standardı arasındaki uyumsuzluklar artık anında tespit ediliyor. Mevzuata uyum, işletmeyi koruyan en güçlü kalkandır. Bu nedenle vergi idaresinden gelen bildirimleri zaman kaybetmeden değerlendirmek ve süreci şeffaf yönetmek hem mali yükleri hem de telafisi güç hukuki riskleri önemli ölçüde azaltacaktır" uyarısında bulundu. Özdemir, kadın girişimcilere hukuki süreçlerde hak arama yollarını da anlattı. Kadın girişimcilerin yoğun ilgi gösterdiği program, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:23
’’Tüketim tarihi konusunda doğru bilgi, ekonomik kayıpları önleyecektir’’
Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), gıda ürünlerinde tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin açıklamada bulundu. Dernek, gıda ürünlerinde yer alan ‘Son Tüketim Tarihi’ (STT) ile ‘Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi’ (TETT) farklı anlamlar taşıdığının altını çizdi. Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), tüketim tarihi konusunda doğru bilginin önemine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) olarak, gıda ürünlerinde tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin son dönemde gündeme gelen değerlendirmeler kapsamında; gıda güvenliği, tüketici bilgilendirmesi ve ekonomik etkiler açısından bazı hususlara ilişkin görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmanın önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Gıda ürünlerinde yer alan "Son Tüketim Tarihi" (STT) ile "Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi" (TETT) farklı anlamlar taşımaktadır. Son Tüketim Tarihi, özellikle hızlı bozulabilen ve insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde güvenlik kriterini ifade eder. Bu tarihin geçmiş olduğu ürünler tüketilmemeli ve satışa sunulmamalıdır. Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ise uygun saklama koşullarında ürünün kalite özelliklerinin en iyi şekilde korunduğu süreyi ifade etmektedir. Tavsiye edilen tüketim tarihi geçen ürünlerin ambalaj bütünlüğünün, tadının, kokusunun ve görünüşünün tüketime uygun bulunması durumunda ürünlerin tüketimi mümkün olabilmektedir. Bu tarih, gıdanın güvenliğine değil, ideal kalite seviyesine işaret etmektedir. Dolayısıyla bu tarihin geçmesi, her ürün için gıdanın güvensiz ya da bozuk olduğu anlamına gelmemektedir. Ancak ürünün niteliğine göre saklama koşulları, ambalaj bütünlüğü ve ilgili mevzuat hükümleri her zaman belirleyicidir. Uluslararası düzeyde de Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) geçmiş ancak uygun saklama koşulları korunmuş ve güvenlik kriterlerini karşılayan ürünlerin değerlendirilmesi gıda israfını azaltmaya yönelik sürdürülebilirlik yaklaşımının bir parçası olarak ele alınmaktadır Ülkemizde de gıda kaybının azaltılması sürdürülebilirlik açısından önemli bir gündem maddesidir. FAO verilerine göre, Türkiye’de tarladan sofraya gıda kaybı her yıl yaklaşık 20 milyon tona ulaşmaktadır. Bu kayıpların azaltılması; doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir üretim, gıda sistemlerinin verimliliği ve gıda fiyatlarında enflasyonla mücadele açısından önem taşımaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla, STT ve TETT arasındaki farkın daha anlaşılır şekilde anlatılmasının hem tüketici farkındalığına hem de gıda israfının azaltılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Sektör olarak en temel önceliğimiz tüketici sağlığı ve gıda güvenliğidir. Yürürlükteki mevzuata ve bilimsel kriterlere tam uyum içinde; gıda güvenliği, şeffaflık, tüketici güveni ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.’’
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:10
Milyarderlerin yüzen sarayları Antalya’da inşa ediliyor
Antalya Serbest Bölge’nin yılın ilk 4 ayındaki ticaret hacmi 408 milyon dolara yükseldi. ASBAŞ Genel Müdürü Zeki Gürses, "Antalya Serbest Bölge’nin en önemli özelliklerinden biri ihracat ağırlıklı olması. Bölgemizde ihracatın ithalatı karşılama oranı Nisan ayı itibarıyla yüzde 192 olarak gerçekleşti" derken, bölgede inşa edilen 58 metrelik "Amanda" adlı süperyatın onlarca milyon dolara İtalyan bir müşteriye satıldığını belirten Nebula Yat Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Sürer ise, "Amanda için 2026 Haziran ayında teslim edilecek diyebiliriz" ifadelerini kullandı. Antalya Serbest Bölge, yılın ilk 4 ayında ulaştığı ticaret hacmi, ihracat ağırlıklı üretim yapısı, yat sektöründeki kümelenme ve yüksek katma değerli üretimle ekonomiye katkısını sürdürdü. Antalya Serbest Bölge A.Ş. (ASBAŞ) Genel Müdürü Zeki Gürses, bölgenin 2026 yılının ilk 4 ayındaki ticaret hacmi, istihdam rakamları, ihracat performansı, yat üretimindeki büyüme ve altyapı yatırımlarının etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Antalya Serbest Bölge’de yat üretiminin yanı sıra medikal, elektrik ve elektronik sektörlerinin de öne çıktığını belirten Gürses, bölgenin hem ticaret hacmi hem de istihdam açısından Antalya ve Türkiye ekonomisi için önemli bir üretim merkezi konumunda olduğunu söyledi. "İlk 4 aydaki ticaret hacmi 408 milyon dolar olarak gerçekleşti" Antalya Serbest Bölge’nin yılın ilk 4 ayında 408 milyon dolarlık ticaret hacmine ulaştığını belirten ASBAŞ Genel Müdürü Zeki Gürses, geçen yıl aynı dönemde bu rakamın 395 milyon dolar olduğunu ifade etti. Gürses, "Antalya Serbest Bölge’nin ilk 4 aydaki ticaret hacmi 408 milyon dolar olarak gerçekleşti. Geçen seneki rakam 395 milyon dolardı. Bu da yüzde 3’lük bir artış gerçekleştiğini gösteriyor" dedi. Nisan sonu itibarıyla bölgede 79 firmanın faaliyet gösterdiğini kaydeden Gürses, yat sektörünün bölgede güçlü bir kümelenme oluşturduğunu vurguladı. Gürses, "Nisan sonu itibarıyla 79 firmamız var. Ağırlıklı sektörümüz yat sektörü. Bu alanda bir kümelenme var ve 44 firmamız faaliyet gösteriyor. Bunun yanı sıra ticaret hacmi ve istihdam anlamında çok büyük katkı sağlayan diğer sektörlerimiz de var. 4 medikal, 13 elektronik firmamız bulunuyor. Bu 3 sektör, Antalya Serbest Bölge’ye gerek istihdam gerekse ticaret hacmi olarak ciddi anlamda katkı sağlayan, katma değerli üretim yapan firmalarımızdan oluşuyor" ifadelerini kullandı. Bölgede yaklaşık 7 bin 200 kişinin çalıştığını aktaran Gürses, yat sektöründe dönemsel olarak dışarıdan desteklenen personelle birlikte bu sayının daha da yükseldiğini belirterek, "Şu anda Antalya Serbest Bölge’de toplam çalışan sayısı 7 bin 200 civarında. Geçici süreyle dışarıdan desteklenen personelleri de dahil ettiğimizde, çünkü yat sektörüne dönemsel olarak Antalya’dan da istihdam katkısı sağlanıyor, aylık ortalama 10 binin üzerinde olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim" diye konuştu. "İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 192" Antalya Serbest Bölge’nin en dikkat çeken yönlerinden birinin ihracat ağırlıklı üretim yapısı olduğunu ifade eden Gürses, Nisan ayı itibarıyla ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 192’ye ulaştığını söyledi. Gürses, "Antalya Serbest Bölge’nin en önemli özelliklerinden biri ihracat ağırlıklı olması. Bölgemizin ihracatın ithalatı karşılama oranı Nisan ayı itibarıyla yüzde 192 olarak gerçekleşti. Son dönemde ülkemizde ihracat anlamında rakamsal olarak bir gerileme söz konusu. Son açıklanan rakamlarla ülkemizin ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70’in altına kadar düştü. Fakat Antalya Serbest Bölge’de bunun tam tersi bir eğilim var. Bu da burada ne kadar katma değerli üretim yapıldığının ve yurt dışına ihracat gerçekleştirildiğinin bir göstergesi" ifadelerini kullandı. Antalya’nın ihracatının yüzde 27’si Serbest Bölge’den Antalya Serbest Bölge’nin tek başına Antalya ihracatında önemli bir paya sahip olduğuna dikkat çeken Gürses, "Bir mukayese yapacak olursak, Antalya ilinin toplam ihracatının yüzde 27’si oranındaki ihracat rakamını Antalya Serbest Bölge karşılıyor. Türkiye genelindeki sıralamaya baktığımızda ise Antalya Serbest Bölge, bir il olarak değerlendirilse 28’inci sırada yer alıyor" dedi. "Burada üretilen yatlar dünyanın her tarafına satılıyor" Yat sektörünün döviz kazandırıcı faaliyetler, alt sektörlere katkısı ve nitelikli istihdam sağlaması nedeniyle bölge için stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürses, Antalya Serbest Bölge’de yat üretiminde güçlü bir kümelenme oluştuğunu belirtti. Gürses, "Yat sektörü çok önemli. Çünkü imalat ve üretim ciddi katma değer sağlıyor. Satış yönünden döviz kazandırıcı faaliyetler yürütülmesi, birçok alt sektörü desteklemesi ve nitelikli eleman istihdam etmesi nedeniyle çok ciddi katkı sunuyor. Onun için burada bir kümelenme gerçekleşti" diye konuştu. Bölgenin 80’in üzerinde ülkeyle ticaret ilişkisi bulunduğunu ifade eden Gürses, özellikle yat sektöründe dünyanın farklı noktalarına ihracat yapıldığını söyledi. Avrupa Birliği ülkeleriyle ticaret hacminin yüzde 50’nin üzerinde olduğunu, Amerika dahil OECD ülkeleriyle de çalıştıklarını belirten Gürses, "Burada üretilen yatlar dünyanın her tarafına satılıyor. Özel siparişlere binaen dünyanın her tarafına satılıyor" dedi. "90 metreye kadar yat imalatı yapılabiliyor" Antalya Serbest Bölge’de 2021 yılında tamamlanan yaklaşık 17 milyon dolarlık altyapı yatırımlarının bölgenin kapasitesini ciddi şekilde artırdığını belirten Gürses, bu yatırımlarla birlikte bölgenin Doğu Akdeniz’in en kapasiteli yat üretim ve bakım-onarım merkezi haline geldiğini söyledi. Gürses, "2021 yılında tamamladığımız altyapı yatırımlarıyla birlikte burada 2 bin tona kadar yatlara hizmet verme imkanına sahibiz. Şu anda Doğu Akdeniz’de en kapasiteli yat üretim ve bakım-onarım merkezi haline geldik. Bu sayede buraya gelen yatların boyları uzadı. Eskiden 25-30 metreye kadar yat imalatı yapılabilirken, şu anda 90 metreye kadar yat imalatı yapılabiliyor" ifadelerini kullandı. İlk 4 ayda 12 tekne teslim edildi Antalya Serbest Bölge’de 2025 yılı sonuna kadar 832 teknenin imal edilerek sahiplerine teslim edildiğini belirten Gürses, yılın ilk 4 ayında 12 teknenin daha tamamlanıp teslim edildiğini söyledi. Gürses, "Toplamda bugüne kadar üretilen yat sayısı 844’e ulaştı. 2000-2025 yılları arasında Antalya Serbest Bölge’de üretilen yatların ortalama boyu 18 metre iken, bu yılın ilk 4 ayında üretilen yatların ortalama boyu 30 metreye çıktı. Daha büyük yatların da imalatı devam ediyor" dedi. Rıhtımda 50 ve 60 metre boylarında yatların teslim öncesi son donanımlarının yapıldığını ve deneme testlerinin gerçekleştirildiğini aktaran Gürses, bakım-onarım faaliyetlerinde de hızlı bir gelişme yaşandığını kaydetti. "Rıhtımlarımızın kapasitesi dolu" Altyapı yatırımlarının ardından Akdeniz ve Orta Doğu’dan büyük yatların bakım-onarım için Antalya Serbest Bölge’ye yoğun ilgi gösterdiğini belirten Gürses, geçen aylarda 80 metrelik bir teknenin bakım-onarımının tamamlanarak gönderildiğini, 74 metrelik başka bir teknenin de gelmek için talepte bulunduğunu açıkladı. Yaklaşık 400 metrelik yat bağlama rıhtımına rağmen kapasitenin dolduğunu belirten Gürses, "Rıhtım yatırımlarımızı bitirmemize rağmen, yaklaşık 400 metrelik bir yat bağlama rıhtımımız olmasına rağmen, şu anda rıhtımlarımızın kapasitesi dolu. Liman başkanlarımızın izniyle yükleme-boşaltma rıhtımlarımızı da yat bağlama rıhtımı olarak kullanmaya başladık. Serbest bölgedeki yatırımlarımızın karşılığını ciddi anlamda almaya başladık" diye konuştu. Antalya Serbest Bölge’de şu ana kadar bakım-onarıma gelen tekne sayısının 248’e ulaştığını belirten Gürses, "Bunun 218 tanesini teslim ettik, 30 tanesinin bakım-onarım faaliyeti şu anda devam ediyor. Şu ana kadar bu faaliyetlerden 144 milyon dolarlık bir ticaret hacmi gerçekleşti" dedi. "Her üretilen yat yeni bir müşteri kazandırıyor" Bölgede yapılan yatırımlarla birlikte 90 metre ve 2 bin tona kadar yatlara hizmet verilebildiğini belirten Gürses, 560 tonluk travellift ve modern yat bağlama yatırımlarının firmaların elini güçlendirdiğini söyledi. Gürses, altyapı yatırımları sayesinde içerideki firmaların daha büyük siparişler alabildiğini belirterek, "Şu anda dünyada kabul edilebilir en güvenli sistemin yatırımını Antalya Serbest Bölge’de gerçekleştirdik. Toplam rıhtım yatırımlarımızla birlikte yaklaşık 17 milyon dolarlık bir yatırım yapmıştık. Burada 90 metre ve 2 bin tona kadar yatlara hizmet verebiliyoruz. Ayrıca 560 tonluk travelliftimiz var. Bu anlamda elimiz çok güçlendi" dedi. Antalya Serbest Bölge’de üretilen yatların Monaco, Cannes ve Florida gibi dünyanın önemli fuarlarında sergilendiğini kaydeden Gürses, "Burada üretilen yatlar dünyanın önemli fuarlarında sergileniyor. Monaco’da, Cannes’da, Florida’daki fuarlarda yer alıyor. Her üretilen yat yeni bir müşteri kazandırıyor. Çünkü Türk işçisinin emeğiyle üretilen yatlar gerçekten çok kaliteli. Bu yatların denizlerdeki sayısının artması da burayı cazibe merkezi haline getirdi" ifadelerini kullandı. Elektronik ve medikal sektörü de öne çıkıyor Antalya Serbest Bölge’de yat sektörünün yanı sıra elektrik-elektronik ve medikal sektörlerinin de katma değerli üretim açısından öne çıktığını belirten Gürses, elektronik sektöründe faaliyet gösteren firma sayısının 13’e çıktığını söyledi. Elektronik sektörünün kilogram başına ihracat değerinin yüksekliğine dikkat çeken Gürses, "Elektrik ve elektronik sektöründe sayı 13’e kadar çıktı. Bu bizim için mutluluk verici. Çünkü katma değeri son derece yüksek. Kilogram değeri 7-8 bin dolara, bazen 10 bin dolara kadar çıkan ürünler var. Bu, ülkemiz ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlıyor" dedi. Bu sektörlerin teknoloji transferi ve nitelikli istihdam açısından da önemli olduğunu belirten Gürses, üniversite gençlerinin bölgede çalışma imkanı bulduğunu söyledi. Medikal sektörünün de özellikle kadın istihdamına katkı sağladığını belirten Gürses, "Medikal sektörü de kadınları istihdama kazandırma yönünden çok önemli bir katkı sağlıyor. Yaklaşık yüzde 80 kadın istihdamı sağlıyor. Aynı şekilde teknoloji transferi açısından da önemli. Bu 3 sektör bizim için gerçekten çok önemli. Daha çok gelişmeleri için çalışıyoruz" diye konuştu. 58 metrelik Amanda haziranda teslim edilecek Antalya Serbest Bölge’nde faaliyet gösteren Nebula Tersanesi tarafından inşa edilen 58 metrelik "Amanda" adlı süperyat da bölgedeki yat üretim kapasitesinin geldiği noktayı ortaya koydu. Nebula Yat Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Sürer, onlarca milyon dolara İtalyan bir müşteriye satılan Amanda’nın teknik özellikleri, yapım süreci ve teslim takvimine ilişkin bilgi verdi. Amanda’nın 58 metrelik bir süperyat olduğunu belirten Sürer, "Amanda, Nebula Tersanesi’nin ürettiği 58 metrelik bir süperyat. Tasarımcısı dünyaca meşhur Espen Oeino. Amanda’nın yapımı 3 yıl sürdü. Bin 300 groston hacme sahip. Yenilikçi bir sevk sistemi olan dizel elektrik sevk sistemine sahip. Teknede dizel jeneratörler elektrik üretiyor, elektrikli pervanelerimizde de sevk sistemi çalışıyor" dedi. Yatta 7 misafir kabini ve 15 kişilik mürettebat kapasitesi bulunduğunu belirten Sürer, Amanda’nın 14 misafire konforlu deniz tatili imkanı sunacak şekilde tasarlandığını söyledi. Sürer, "Teknemizde 7 misafir kabini ve 15 mürettebat için mürettebat kabinleri mevcut. Bu, 14 kişilik bir misafir kapasitesi demektir. Aynı zamanda 15 kişilik de mürettebat kapasitesi var" ifadelerini kullandı. "Çapa atmadan sabit durabilecek sisteme sahip" Amanda’nın ileri teknoloji donanımlarıyla dikkat çektiğini belirten Sürer, süperyatın dynamic positioning sistemi sayesinde çapa atmadan sabit durabildiğini anlattı. Sürer, "Teknemiz aynı zamanda dynamic positioning dediğimiz, çapa atmadan sabit durabilecek bir sabitleme sistemine sahip. Bu, baş pervane ile kıç pervanelerin senkronize çalışmasıyla oluşan bir sistem" dedi. Amanda’nın 6 güvertesi bulunduğunu, teknede asansör, servis mutfakları ve ana mutfak gibi otel standardında donanımlar yer aldığını belirten Sürer, "Oldukça geniş bir hacmi var. İçinde 6 güverte olduğu için bir asansörü var. Her katta servis mutfakları, en alt katta ana mutfağı var. Konforlu bir deniz tatili için gereken her şey otel standartlarında teknemizde mevcut. Ana makine dairesinden mutfağa, servisten temizliğe, güverte temizliğinden halatların toplanmasına kadar çok çeşitli personel bulunduğu için ciddi anlamda personel ihtiyacı oluyor. Lüks bir yatta konfor her şeyden önce geldiği için gereken her türlü donanım, ekipman ve personel teknede mevcut" diye konuştu. "Amanda için 2026 Haziran ayında teslim edilecek diyebiliriz" Amanda’nın suyla buluştuğunu ve teslim öncesi test sürecinin başladığını belirten Sürer, süperyatın Haziran 2026’da sahibine teslim edilmesinin planlandığını açıkladı. Sürer, "Teknemiz aslında suyla buluştu. Teknelerin yapım aşamasında bitime yaklaşan ilk aşama suya indirilmektir. Suya indirildikten sonra deniz suyuyla çalışan sistemlerin test edilmesi gerekiyor. Burada da 2-3 aylık bir süre gerekiyor. Bütün sistemler test ediliyor. Ondan sonra deniz testi dediğimiz seyre çıkılıp bütün raporlar alındıktan sonra sahibine teslim ediliyor. Amanda için 2026 Haziran ayında teslim edilecek diyebiliriz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:25
Bakan Işıkhan: "SGK’ya olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz"
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
4
07 Mayıs 2026 Perşembe- 16:15
Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı
5
07 Mayıs 2026 Perşembe- 12:05
Çavdarhisar’da yol kontrol faaliyetleri
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:52
Tarım sektörüne yön verenler Growtech Antalya’da dünyaya seslenecek
Dünyanın en büyük örtü altı tarım fuarı GROWTECH Antalya’da tarım sektöründe uzman akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve firmaların temsilcileriyle, kamu yöneticilerinin katılacağı konferanslarda tarım sektörünün nabzı tutulacak. Tarım sektörünün tüm yönleriyle ele alınacağı GROWTECH Antalya’da tarım sektöründe uzman akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve firmaların temsilcileri 23 farklı oturumda deneyimlerini paylaşacak ve geleceğe yönelik çözüm önerilerini tartışacak.Dünya Çiftçiler Birliği (WFO) Başkanı Arnold Puech d’Alissac’ın da konuşmacı olarak yer alacağı konferanslarda, Dünya Tohumculuk Federasyonu (ISF) Başkanı Arthur Santosh Attavar, Uluslararası Tarım Gazetecileri Federasyonu (IFAJ) Genel Sekreteri Adrian Bell, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Genel Sekreteri Doç. Dr. Hamit Ayanoğlu, Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Temsilcisi Mahmut Ali Cengiz Körosmanoğlu, Uluslararası Tarım Derneği Başkanı ve Ziraat Yüksek Mühendisi Seda Özel, Tarım Yazarı ve Fütürist Mine Ataman gibi bir çok isim güncel bilgiler aktaracak. Sürdürülebilirlik ve inovasyon öne çıkacak GROWTECH Antalya’da konferanslar kapsamında 4 gün boyunca, Gençlerin Tarıma Bakışı, Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Kadın İzi, Tarımsal Sulama, Önemli Tıbbi-Aromatik Bitkilerin Sürdürülebilir Üretimi ve Dış Pazarın Talepleri, Türkiye’de Seracılık Yatırımlarına Yönelik Teşvik Süreçleri, Sürdürülebilir Seracılık, Üretici Kooperatifleri, Küresel Tarım Ticaretinde Değişen Yollar, Yönler, Tarım Diplomasisi, Suya Sabuna Dokun, Yeşil Etki, Yeşil Yakalılar, Gıda Hakkı, 2050’de Tarım: Küresel Trendler ve Bölgesel Farklılıklar,Antalya Örneğinde Türk Tarımının Dünü, Bugünü, Yarını, Tarım’da #Yapayzeka ve Tarım’ın Geleceği gibi pek çok ilgi çekici başlık ele alınacak. "Ufuk açıcı ve yol gösterici olacak" GROWTECH Antalya’da bu yıl da tarım sektörünün önemli isimlerini bir araya getireceklerini kaydeden Fuar Direktörü Engin Er, "Bu yıl her yıl olduğu gibi ülkemizde ve dünyada tarım sektörüne yön veren önemli isimleri buluşturacağız. Değerli konuklar, konferanslarda paylaşacakları bilgilerle tarım sektörünü çok yönlü olarak ele alarak sektörün bugününü ve geleceğini de masaya yatıracak. Konferans programının tüm katılımcılar için ufuk açıcı ve yol gösterici olacağını düşünüyorum. Fuara olan ilgi ve katılımdan da memnunuz. Bu yıl yeni eklenen 7’nci salon ile 36 ülkeden 700’ün üzerinde katılımcımız var; fuara 135 ülkeden 40 bini aşkın ziyaretçi bekliyoruz" diye konuştu. İki yeni konferans sahnesi Tarım sektörüne yön veren etkinliklerine her yıl yenilerini ekleyen GROWTECH. Antalya; Bitki Islahı Proje Pazarı ve ATSO GROWTECH Tarım İnovasyon Ödülleri’nin yanı sıra; bu yıl iki yeni konferans sahnesiyle dikkat çekecek. İnovasyon sahnesinde akıllı tarım teknolojileri, dijitalleşme, markalaşma, pazarlama, uluslararası pazarlara açılma ve tarımsal girişimcilik gibi geleceği şekillendiren konular ele alınacak. Sürdürülebilirlik sahnesinde ise iklim krizi, yeşil tarım uygulamaları, sürdürülebilir gıda sistemleri, kalkınma hedefleri ve kamu-özel sektör iş birlikleri de gündemde olacak.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:49
100 ürün geçen senenin fiyatlarıyla satışa sunuluyor
ŞOK Marketler, Kasım ayı boyunca 100 ürünü geçen senenin Kasım ayı fiyatlarıyla satışa sunarak müşterilerinin bütçesine destek oluyor. ŞOK Marketler, Kasım ayında yeni bir kampanya başlatarak müşterilerinin bütçesine katkı sağlamaya devam ediyor. 1-30 Kasım 2025 tarihleri arasında ŞOK Marketler’de 100 ürün, geçen senenin Kasım ayındaki fiyatlarıyla satışa sunuluyor. Kampanyaya dahil ürünler arasında konserveden bakliyata, peynir ve zeytinden hijyen ürünlerine temel gıda ve temizlik ürünleri bulunuyor. Kampanya kapsamındaki ürünler www.sokmarket.com.tr adresinden incelenebiliyor. ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel: "Geçen yılın fiyatlarıyla müşterilerimizin bütçesine destek olmaktan mutluluk duyuyoruz" Kampanya hakkında değerlendirmede bulunan ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel şunları söyledi: "Kasım ayı boyunca 100 ürünü geçen senenin Kasım ayı fiyatlarıyla satışa sunarak müşterilerimizin bütçesine destek olmaktan mutluluk duyuyoruz. Temel ihtiyaç ürünlerini yılın her günü uygun fiyatlarla müşterilerimize ulaştırma hedefiyle çalışıyoruz. ŞOK Marketler olarak "Her gün ucuz fiyat" politikamızla tasarrufun adresi olmayı sürdürürken, ülkemizin ve hanelerin ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyoruz."
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:45
Bakan Göktaş: "Cam tavanları kırmak kolay değil ama azimle, sabırla ve kararlılıkla her engel aşılır"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bursa’da kadın sanayici ve girişimcilerle bir araya geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bursa’da gerçekleştirilen ‘Kadın Sanayici ve Girişimciler İstişare Toplantısı’na katıldı. Göktaş, burada kadın sanayici ve girişimcilerle bir araya gelerek Türkiye’nin kadın istihdamı, girişimcilik ekosistemi ve aile politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Cam tavanları kırmak kolay değil ama azimle, sabırla ve kararlılıkla her engel aşılır" Kadınların üretim ve istihdamdaki rolünün güçlenmesinin Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınması için kritik öneme sahip olduğunu söyleyen Göktaş, kadınların başarı hikayelerinin yeni nesillere ilham olduğunu ifade etti. Göktaş, kendi yurt dışı siyaset ve diplomasi deneyimini paylaşarak, "Kadın varsa her şey mümkün" dedi. Avrupa’nın ilk başörtülü milletvekili olarak yaşadığı zorlukları aktaran Göktaş, "Cam tavanları kırmak kolay değil ama azimle, sabırla ve kararlılıkla her engel aşılır" ifadelerini kullandı. Türkiye’de kadın iş gücüne katılım oranının 2002’de yüzde 27 iken bugün yüzde 37’ye ulaştığını belirten Göktaş, hedeflerinin bu oranı ilk aşamada yüzde 40’a çıkarmak olduğunu kaydetti. Kadınların eğitimden istihdama, girişimcilikten siyasete her alanda daha fazla destekleneceğini vurgulayan Göktaş, Aile Yılı kapsamında atılan adımları ve ‘Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi’ni hatırlattı. "Kadın girişimcilerimizin yanındayız" Kadın kooperatifleri, dijital okuryazarlık projeleri, özel sektör iş birlikleri ve bölgesel girişimcilik programlarına değinen Göktaş, "Kadın girişimcilerimizin yanındayız. Kadınların üretime, istihdama ve inovasyona katılımı sadece ekonomiye değil, toplumun geleceğine de yatırım anlamı taşıyor" diye konuştu. Bakan Göktaş, 2026’da Türkiye’nin kadın liderlere yönelik küresel bir programa ev sahipliği yapacağını da duyurarak toplantıya katılan girişimcilere davette bulundu. Toplantıya Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa’daki kadın sanayici ve girişimcilerin yanı sıra sivil toplum temsilcileri de katıldı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:38
Bakan Bolat: "Eylül ayında ihracatımız yüzde 2,8 artışla 22,6 milyar dolara yükselerek tarihin en yüksek eylül ayı ihracatı gerçekleşmiştir"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Eylül ayında ihracatımız yüzde 2,8 artışla 22,6 milyar dolara yükselerek tarihin en yüksek eylül ayı ihracatı gerçekleşmiştir. Böylelikle eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız 269,7 milyar dolara ulaşmıştır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Eylül ayı dış ticaret istatistikleri ve üçüncü çeyrek turizm gelirlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bolat, Eylül ayında tarihin en yüksek eylül ayı ihracatının gerçekleştiğini vurgulayarak, "Ticaret Bakanlığımız ile Türkiye İstatistik Kurumu iş birliğinde üretilen Eylül ayı dış ticaret verilerine göre; ihracatımız, yüzde 2,8 artarak, 22,6 milyar dolar olmuştur. Ocak-Eylül döneminde ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1, artışla 200,6 milyar dolar olmuştur. Eylül ayı itibari ile yıllıklandırılmış ihracatımız bir önceki yılın aynı ayına göre 8,3 milyar dolar artarak, 269,7 milyar dolara ulaşmıştır" ifadelerine yer verdi. "Eylül ayında ithalat, yüzde 8,7 artarak, 29,5 milyar dolar olmuştur" Bolat, Eylül ayındaki ithalat verilerine de değinerek, "Eylül ayında ithalat, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 artarak, 29,5 milyar dolar olmuştur. 2025 yılının Ocak-Eylül döneminde ithalatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,9 artışla, 267,6 milyar dolar olmuştur. 2025 Eylül ayında yıllıklandırılmış ithalatımız, bir önceki yılın aynı ayına göre 18,9 milyar dolar artarak, 359,0 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir" açıklamasında bulundu. "Dış ticaret açığı eylül ayında yüzde 33,8 oranında artarak, 6,9 milyar dolar oldu" Dış ticaret açığının, 2025 Eylül ayında yüzde 33,8 oranında artarak, 6,9 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyleyen Bolat, 2025 yılının Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,8 artışla, 67,1 milyar dolar olduğunu belirtti. Bakan Bolat, yıllıklandırılmış dış ticaret açığının ise geçen yılın aynı ayına göre 10,7 milyar dolar arttığını ve 89,3 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi. "390 milyar dolarlık mal ve hizmetler ihracatı hedefimizi, Eylül ayı itibarıyla gerçekleştirmiş bulunuyoruz" Turizm gelirinin Temmuz, Ağustos ve Eylül Aylarından oluşan üçüncü çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 artarak, 24,3 milyar dolara ulaştığını ifade ederek, "AB-27’nin yıllıklandırılmış ithalatının hala yatay seyrini koruması, zayıf dış talep, yakın coğrafyamızda süregelen savaşlar, tarife artışlarının getirdiği belirsizliğin devam etmesiyle beraber gelen zorlu rekabet şartlarına rağmen hem mal hem de hizmet ihracatımızda artış devam etmektedir. Yıl başında belirlediğimiz 390 milyar dolarlık mal ve hizmetler ihracatı hedefimizi, Eylül ayı itibarıyla gerçekleştirmiş bulunuyoruz" ifadelerine yer verdi. Bolat, gerçekleştirilen rekorların küresel ekonomide ağırlaşan rekabet şartları, artan korumacılık, zayıf dış talep ve yakın coğrafyada devam eden karışıklıklara rağmen başarıldığının altını çizdi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:37
Türkiye İş Bankası 4,2 trilyon TL aktif büyüklüğe ulaştı
Türkiye İş Bankası, Eylül 2025 itibarıyla aktif büyüklüğünü 4,2 trilyon TL seviyesine taşıdı. Ekonomiye sağladığı toplam kaynak tutarı 2,2 trilyon TL nakdi, 823 milyar TL gayrinakdi kredi olmak üzere 3 trilyon TL’yi aşan İş Bankası, ihracat başta olmak üzere ekonominin lokomotif ve dönüştürücü alanlarını desteklemeye devam etti. İş Bankası’nın toplam mevduatı Eylül 2025 döneminde 2,9 trilyon TL olarak gerçekleşirken, TL mevduat hacmi 2024 yıl sonuna göre yüzde 31,5 oranında artarak 1,6 trilyon TL oldu. Reel ekonomiye sunduğu güçlü destek ve müşteri odaklı yaklaşımıyla ticari mevduat alanında sektördeki güçlü konumunu pekiştiren banka, yılın ilk 9 ayında TL ticari mevduat hacmini yüzde 52 artışla 622 milyar TL’ye yükseltti. Banka, bu dönemde, ekonominin temel yapı taşı olan KOBİ’lerin dönüşüm ihtiyaçları başta olmak üzere ülke ekonomisinin hizmetine sunma amacıyla uluslararası piyasalarda 500 milyon ABD doları tutarında katkı sermaye niteliğinde tahvil ihracı gerçekleştirdi. "Yapay zekâ, girişimcilik, yeşil dönüşüm, dijitalleşme odaklı stratejik yatırımlarla uzun vadeli değer oluşturma misyonu ile hareket ediyoruz" İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, 2025 Eylül ayı itibarıyla açıklanan finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde, sağlam özkaynak ve finansal yapısıyla ikinci yüzyıllarına güçlü bir başlangıç yaptıklarını, "Geleceğin Bankası" vizyonu ile yapay zekâ, girişimcilik, yeşil dönüşüm, dijitalleşme odaklı stratejik yatırımlarla uzun vadeli değer oluşturma misyonu ile hareket ettiklerini vurguladı. İleri teknolojinin, üretken yapay zekânın şekillendirdiği günümüz dünyasında günün koşullarına paralel olarak yapay zekâyla, yüksek teknolojiyle uyumlu iştirak anlayışını yeni nesil iştiraklerle çok daha güçlü bir yapıya dönüştürdüklerini belirten Aran, şöyle devam etti: "Teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde hayata geçirdiğimiz Yapay Zeka Fabrikası, İş Enerji gibi yeni nesil iştiraklerimizi, 15,5 milyon kullanıcıya ulaşan ve üst üste üçüncü kez Dünyanın En İyi Mobil Bankacılık Uygulaması seçilen mobil uygulamamız İşCep’i bizi geleceğe taşıyacak ve global çaptaki hedefleri gerçekleştirmemiz noktasında sinerji oluşturacak önemli varlıklarımız olarak görüyoruz. Bu sayede oluşturduğumuz sinerji, özellikle ikinci yüzyılımızda ulaşmak istediğimiz ‘dünyada en geniş coğrafyada en fazla müşteriye dokunan, hisse değeri en yüksek bankalardan biri olma’ hedefimize bizi daha da yakınlaştırıyor. Geleceğe uzanan stratejik adımlarımız bir taraftan bankamızın küresel ölçekteki vizyonunu güçlendirirken bir taraftan da sağlanacak yeni kaynaklar ve yatırımlar aracılığıyla ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına, ekonomik büyümesine ve toplumsal refahına daha fazla katkı sağlamamıza imkân tanıyor." Eylül 2025’te özkaynak büyüklüğü 381 milyar TL’ye yükselen, sermayesini yüzde 18 seviyesindeki sermaye yeterlilik oranı ile koruyan Türkiye İş Bankası, yılın ilk 9 ayında 44 milyar TL düzeyinde kâr elde etti.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:23
Garanti BBVA’dan biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracı
Garanti BBVA, biyoçeşitlilik temalı tahvil ihraç ettiğini duyurdu. Kaynaklar Akdeniz havzasında deniz biyoçeşitliliğinin korunmasına yönlendirilecek. Garanti BBVA, Türkiye’de ilklerden birine imza atarak deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil (Biodiversity Blue Bond) ihracını gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre, toplam işlem büyüklüğü 20 milyon 215 bin dolar, vadesi 3 yıl olan ihraç, başarıyla tamamlandı. Dünya ölçeğinde de sayılı örneklerden biri olan bu yenilikçi "biyoçeşitlilik finansmanı" aracıyla sağlanacak kaynaklar, Akdeniz havzasındaki ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilir yönetimi için kullanılacak. Tahvil gelirleri; sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, balıkçılık ve deniz kaynaklarının sorumlu kullanımı, sürdürülebilir su yönetimi projeleri ile sürdürülebilir tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi gibi alanlara yönlendirilecek. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuyla ilgili şunları söyledi: "2018-2025 dönemi için belirlediğimiz 400 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hedefimizi 2025’in ilk 5 ayında tamamladık. Bu başarının ardından hedefimizi büyüterek, 2018-2029 yıllarını kapsayan dönemde toplam 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman sağlama taahhüdü açıkladık. Şimdi de Türkiye’de bir ilk olan biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracımızla sürdürülebilir büyüme vizyonumuz doğrultusunda, sermaye piyasalarını biyoçeşitlilik ve deniz ekosistemlerinin korunması için harekete geçiren öncü bir adım attık. Banka olarak mavi finans alanında 2024 başından bu yana yaklaşık 1 milyar TL’lik finansman sağlamıştık. Bu ihraçla çıtayı daha yukarı taşıyor; Akdeniz’in benzersiz habitatını koruyan, yerel ekonomilerde kapsayıcı değer oluşturan projelere bir finansman kanalı açıyoruz. 20 milyon dolarlık yeni tahvil ihracımızla, ülkemizin mavi geleceğine somut katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz." Açıklamaya göre bu işlemle Garanti BBVA, Türkiye’de deniz ekosistemlerinin korunması amacıyla ihraç edilen ilk tematik tahvile öncülük ederek hem finans sektöründe hem de reel ekonomide doğa dostu dönüşümü destekleyen uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:11
Sandıklı’da kayıt dışı çalışmayla mücadele anlatıldı
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Afyonkarahisar İl Müdürlüğü tarafından kayıt dışı mücadele çerçevesinde başlatılan işletme ziyaretleri devam ediyor. SGK, sahada rehberlik, bilgilendirme ve denetim faaliyetlerini sürdürerek vatandaşlara daha etkin ve kaliteli hizmet sunmayı hedefliyor. Bu çerçevede SGK Afyonkarahisar İl Müdürlüğü ekipleri, Sandıklı ilçesinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. İl Müdürü Süleyman Çelikbaş ve İl Müdür Yardımcısı Özcan Bilgici öncülüğünde yapılan programda ilçedeki bir işletme ziyaret edildi. Gerçekleştirilen ziyarette çalışanlarla görüşülerek kayıt dışı istihdamla mücadele, tarım işçilerinin sigortalılığı ve rehberlik faaliyetleri konularında bilgilendirme yapıldı. SGK ekipleri, çalışma hayatında farkındalığı artırmak ve sigortalı istihdamı teşvik etmek amacıyla sahadaki çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü vurguladı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:09
Bakan Bolat: "Eylül ayında ihracatımız yüzde 2,8 artışla 22,6 milyar dolara yükselerek tarihin en yüksek eylül ayı ihracatı gerçekleşmiştir."
Bakan Bolat: "Eylül ayında ihracatımız yüzde 2,8 artışla 22,6 milyar dolara yükselerek tarihin en yüksek eylül ayı ihracatı gerçekleşmiştir."
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:06
Bu zili Türkiye’de sadece 2 kişi üretiyor
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde yaşayan 28 yaşındaki Muammer Düzgün, babasından öğrendiği zil üretimi mesleğini kendi geliştirdiği özel bir teknikle birleştirerek Türkiye’de eşi az bulunan bir başarıya imza atıyor. Hurda malzemeleri sanat eserine dönüştüren Düzgün, ürettiği özel köpek zillerini Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyor. İlçeye bağlı Cami Yanı Mahallesinde asırlardır sürdürülen zil üretimi mirasını devam ettiren ender gençlerden birisi olan Muammer Düzgün, ata yadigarı mesleği geleceğe taşımanın gururunu yaşıyor. Babasının yanında başladığı zil üretimini 3 yıl önce kendi vizyonuyla yeniden şekillendiren Düzgün, bugün Türkiye’de köpek zilini üreten iki ustadan biri olarak adından söz ettiriyor. Baba mesleğine modern dokunuş Babasının geleneksel yöntemlerle zil ürettiğini ancak zamanla talebe yetişmekte zorlandığını belirten Düzgün, işi devraldıktan sonra bir arayış içine girdiğini söyledi. "Babam bu işlerle uğraşıyordu, ancak ben farklı bir çeşit üretmek istedim. Piyasadaki ihtiyacı fark ettim ve bu özel tasarımı geliştirdim" diyen Düzgün, babasının ürettiği klasik zillerden farklı olarak, içerisinde 9 mm’lik bilye bulunan, tok ve net bir ses çıkaran yuvarlak köpek zilleri üretmeye başladı ve bu yenilikçi adımıyla kısa sürede sektörde aranan bir isim haline geldi. Hurda malzemelerden sanat eserine Üretim sürecinin her aşamasını titizlikle yürüten Düzgün, zillerin hammaddesini Trabzon’dan temin ettiği eski musluklar, bataryalar gibi hurda pirinç malzemelerden sağlıyor. Geri dönüşüme de katkı sağlayan bu yöntemle, atık malzemeler adeta birer sanat eserine dönüşüyor. Düzgün, süreci şöyle anlattı: "İlk önce ’göbek’ dediğimiz maşaları hazırlıyoruz. Ardından Konya’da özel olarak yaptırdığım kalıplara, erittiğimiz sarı malzemeyi döküyoruz." Gümüşhane’den Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor Düzgün, ürettiği bu özel zilleri sosyal medya üzerinden pazarlarken Konya, Ankara, İstanbul ve Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki müşterilere ulaştırıyor. Müşteri kitlesinin genellikle hayvancılıkla ve köpek yetiştiriciliğiyle uğraşan sürü sahipleri, avcılar ve toptancılar olduğunu belirten Düzgün, "Hem sürü sahipleri hem de bu işin ticaretini yapan esnaflar ürünlerimizi tercih ediyor" dedi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:01
TZOB Başkanı Bayraktar, ekim ayında girdi maliyetlerindeki değişimleri değerlendirdi
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ekim ayında girdi maliyetlerindeki değişimleri ve üretici market fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ekim ayında girdi maliyetlerindeki değişimleri ve üretici market fiyatlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Ziraat Odaları aracılığıyla girdi piyasalarından alınan fiyat verilerini şöyle değerlendirdi: "Ekim ayında, Eylül ayına göre amonyum nitrat gübresinin fiyatı yüzde 0,8 artarken ÜRE gübresi yüzde 1,20 kompoze gübresi yüzde 0,7, amonyum sülfat gübresi yüzde 0,4 ve DAP gübresi yüzde 0,3 oranında azaldı. Geçen yılın Ekim ayına göre son bir yılda ÜRE gübresinin fiyatı yüzde 63,1, DAP gübresi yüzde 47,9, 20.20 kompoze gübresi yüzde 45,5, amonyum nitrat gübresi yüzde 39,9 ve amonyum sülfat gübresi yüzde 28,9 oranında arttı. Ekim ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 1,9 oranında artarken yıllık yüzde 30,4 oranında arttı. Ekim ayında Eylül ayına göre besi yemi yüzde 1,3, süt yemi yüzde 1,1 oranında arttı. Son bir yılda ise besi yemi yüzde 31,8, süt yemi yüzde 29 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8, tarım ilacı fiyatları ise yüzde 14,9 oranında arttı." Ekim ayı üretici market fiyat değişimi Ekim ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 382,9 ile patateste görüldüğünü belirten Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Patatesteki fiyat farkını yüzde 284,1 ile kuru soğan, yüzde 242,1 ile marul, yüzde 229,5 ile maydanoz takip etti. Patates 4,8 kat, kuru soğan 3,8 kat, marul 3,4 kat, maydanoz 3,3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 5 lira 25 kuruş olan patates markette 25 lira 35 kuruşa, 4 lira 92 kuruş olan kuru soğan 18 lira 90 kuruşa, 17 lira 17 kuruş olan marul 58 lira 73 kuruşa, 5 lira 17 kuruş olan maydanoz 17 lira 2 kuruşa satıldı. Ekim ayında fiyatı en fazla artan ürün markette patates olurken üreticide ise kabak oldu. Fiyatı en fazla düşen ürün ise hem markette hem de üreticide yeşil fasulye oldu." Market fiyatları Ekim ayında markette 36 ürünün 22’sinde fiyat artışı, 14’ünde ise fiyat azalışı görüldüğünü açıklayan Bayraktar, "Ekim ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 32,9 ile patates oldu. Patatesteki fiyat artışını yüzde 30,3 ile kuru soğan, yüzde 24,4 ile domates, yüzde 12,2 ile yeşil soğan izledi. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 21,9 ile yeşil fasulye oldu. Yeşil fasulyedeki fiyat düşüşünü yüzde 16,6 ile limon, yüzde 15,7 ile sivri biber ve yüzde 8,8 ile kuru kayısı takip etti" ifadelerini kullandı. Üretici fiyatları Ekim ayında üreticide 28 ürünün 15’inde fiyat artışı, 10’unda fiyat düşüşü görülürken, 3 üründe ise fiyat değişimi olmadığını açıklamasında belirten Bayraktar, şu ifadelere yer verdi: "Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 28,4 ile yeşil fasulyede görüldü. Yeşil fasulyedeki fiyat düşüşünü yüzde 15,2 ile fındık, yüzde 13,8 ile salatalık ve yüzde 13,6 ile kuru incir takip etti. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 69,2 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 50,3 ile domates, yüzde 25 ile Antep fıstığı, yüzde 19,9 ile patates izledi."
01 Kasım 2025 Cumartesi - 10:00
ETSO Meclisi yoğun gündemle toplandı
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ETSO) 2025 yılı Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, ETSO’nun Ekim ayı mizanı ve bütçe izleme raporu oy birliğiyle onaylandı. Toplantıda konuşan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın, Ekim ayı boyunca yürütülen faaliyetleri ve projeleri meclis üyeleriyle paylaştı. Toplantıda; ilgili kurumlarşa Erzurum’un uçuş ağının geliştirilmesi, İl Millî Eğitim Müdürü Süleyman Ekici’ye yapılan ziyarette mesleki eğitimde iş birliği, Emniyet Müdürü Onur Karaburun ziyaretiyle trafik ve güvenli ulaşım projeleri, Model Fabrika Kurulumu toplantısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile verimlilik görüşmeleri, STK Başkanları İstişare Toplantısı, Fransa IFRI heyeti ziyareti, Ziraat Bankası Yönetim Kurulu ile finansman istişaresi, KOSGEB iş birliğiyle Girişimci Destek Programı bilgilendirmesi, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnanç’a sunulan kapsamlı kalkınma dosyası, İhtiyaç sahibi öğrencilere giyim yardımı, Üyelere yüksek lisans ve doktora desteği, UNDP heyeti ile "Bugünün Gençleri, Geleceğin Meslekleri" projesi görüşmesi, PTT ile yurt dışı gönderim protokolü gibi birçok önemli başlık gündeme alındı. Toplantının sonunda Doç. Dr. Yakup Uzun, Erzurum’un sosyo-ekonomik gelişmişliği, model fabrikalar ve "Soğuk Hava - Yüksek Rakım Test Merkezi" konularında sunum yaptı. İsmail Suci ise ETSO web sitesinin yenilenen güvenlik altyapısı hakkında bilgi vererek, "Antivirüs duvarı tamamlandı; artık üyelerimiz sitemizi güvenle kullanabiliyor" dedi. Başkan Saim Özakalın, ETSO’nun üyelerine ve Erzurum ekonomisine katkı sağlayacak çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı
01 Kasım 2025 Cumartesi - 09:47
Sarı Destek projesiyle D vitamini bilinci artıyor
D vitamini eksikliğine dikkat çekmek amacıyla hayata geçirilen Sarı Destek projesi, bu yıl İstanbul Sarıyer’de bir ortaokulun duvarlarını renklendirerek farkındalık oluşturdu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder