Son Dakika
|
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Kübra Yapıcı cinayetinde yeni gelişme!
Hollanda’da bir kabin memuru hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
ABD, İran’a yönelik ablukayı ihlal ettiği öne sürülen 2 gemiyi vurdu
İranlı Sözcü Bekayi: "ABD’nin yanıtı hala değerlendirme aşamasında"
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
Yol ortasındaki hindi kavgası trafiği durdurdu
İngiltere: "3 Britanyalı, hantavirüse yakalandı"
Trendyol Süper Lig’de 33. hafta heyecanı
EKONOMİ
Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım"
08 Mayıs 2026 Cuma - 20:47:46
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 18:03
Bakan Şimşek: "İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 arttı"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı" dedi. Bakan Şimşek, resmi sosyal medya hesabından yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimine dair açıklama yaptı. Şimşek, "Jeopolitik gelişmelerin yol açtığı belirsizlik ve yüksek enerji fiyatları, küresel ölçekte ticaret ve talep üzerinde baskı oluşturuyor. İlk çeyrekte sanayi üretimi çeyreklik yüzde 0,2 artarken, eksik çalışma günlerinin de etkisiyle yıllık yüzde 1,3 daraldı. Mevcut küresel konjonktürden en az şekilde etkilenmek ve sanayimizi desteklemek amacıyla kapsamlı tedbirler alıyoruz" açıklamasında bulundu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:20
Vezirköprü’de kırsal kalkınma destekleri anlatıldı
Tarım ve kırsal kalkınma alanındaki desteklemelerle ilgili bilgilendirme toplantısı Vezirköprü’de gerçekleştirildi. Vezirköprü Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen programa, Vezirköprü İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yakup Çağlıyan’ın yanı sıra mahalle muhtarları ile çok sayıda çiftçi katılım sağladı. Toplantıda Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personelleri tarafından kırsal kalkınma yatırımlarına yönelik hibe ve destek programları hakkında sunum yapıldı. Program kapsamında üreticilere başvuru şartları, destek kalemleri ve yatırım süreçlerine ilişkin bilgiler aktarıldı. Yetkililer, tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve kırsalda ekonomik kalkınmanın artırılması amacıyla üreticilerin destek programlarını yakından takip etmelerinin önemine dikkat çekti.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:19
Bakan Yumaklı, Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi’ni açtı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Yalova’da Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi’nin açılış programında yaptığı konuşmada, "Türk balıkçılığı artık sadece kendi karasularında değil, Atlantik’ten Hint Okyanusuna kadar dünyanın dört bir tarafında varlık gösteriyor. Bu kabiliyete de sahibiz, bu kapasiteye de sahibiz" dedi. Bir dizi program için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, Dereağzı mevkiinde yapımı tamamlanan Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi’nin açılış törenine katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Denizde ilk olacak bir tesisin açılışında beraberiz. Bu sadece bir tesis olmaktan öte aynı zamanda üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin aslında balıkçılıkta ne aşamaya geldiğini gösteren önemli namzetlerden bir tanesi. Dolayısıyla bu tesisin Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah buradan yetişecek olan kardeşlerimiz de bu merkezin eğitim yönüyle Türkiye’nin balıkçılığına, su ürünlerine katkısı anlamında önemli bir yer edinecektir" dedi. Dünyanın hem iklim değişikliği hem de konjonktürel konularda gıda arz güvenliği açısından büyük bir riskle karşı karşıya olduğunu belirten Yumaklı, "Bütün ülkeler gibi bizler de artık bunu bir stratejik konu olarak ele alıyoruz. Bu sadece bugünün konusu değil elbette ama bundan sonra dünyadaki bütün ülkelerin birinci konusu olacak en önemli gündem maddesi olacaktır. Denizlerimiz, iç sularımız ve yetiştiricilik kapasitemiz ülkemizin bu anlamda da su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığı anlamında da önemli bir gücünü teşkil etmekte. Son 23 yılda özellikle su ürünlerinde veya bu sektörde önemli değişimlere de imza attık. Tabii bu başarı da devletimizin, hükümetimizin çok kararlı adımlarının yanı sıra ve düzenlemelerinin yanı sıra aynı zamanda sektörün de bizlerle beraber buna uyum sağlama adına göstermiş olduğu çabanın çok büyük önemi var. Hep söylüyoruz, bütün işlemlerimizi, bütün kararlarımızı sektörümüzle birlikte gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. "Potansiyelimizi sonuna kadar kullanma arzusunda ve kararlılığındayız" 23 yıldan bugüne kadar sektörde yaşanan gelişmelere değinen Bakan Yumaklı, "600 bin ton üretimimiz bugün 1 milyon tonu aşmış durumda. Özellikle yetiştiricilik üretimimiz aynı dönemde 625 bin tonun üzerine çıkarak 10 kattan daha fazla büyümüş durumda. Bu rakamlar her ne kadar istatistik gibi dursa da aslında gelişim anlamında nereden nereye gelindiğini ve çok önemli potansiyelin kullanıldığını gösteriyor. Biz burada duracak mıyız? Hayır. Kullanma ve koruma dengesini gözeterek hem bitkisel üretimimizde hem hayvansal üretimimizde hem de su ürünleri üretimimizde potansiyelimizi sonuna kadar kullanma arzusunda ve kararlılığındayız. Türk somonu, levrek ve çupra gibi ürünlerimiz artık Avrupa’dan Asya’ya kadar çok geniş bir coğrafyada sofralarda yer almakta. Bugün su ürünleri yetiştiriciliği konusunda bunu büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim ki artık ülkemiz Avrupa’nın lider ülkelerinden bir tanesidir. Su ürünleri sektöründe ortaya koyduğumuz bu başarı sadece bizler tarafından değil, uluslararası kuruluşlar tarafından da teyit edilmekte. Uluslararası kuruluşların raporlarında nasıl geçiyor Türkiye’nin adı? Üretimiyle, lider bir ülke. Eskilerin güzel bir sözü var. Marifet iltifata tabidir. Dolayısıyla biz de bu başarıya katkıda bulunan hangi seviyede, hangi kademede, hangi pozisyonda, hangi noktada olursa olsun herkese hiç ayırt etmeden size canı gönülden teşekkür ediyorum. Bu başarı elbette takdir gördükçe büyüyecek bu emek değer buldukça da güçlenecek. Türkiye Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan CFCM bölgesinde deniz balıkçı filosunun yüzde 17.4’üne sahip. Deniz avcılığında ise payı yüzde 31.4. Ben bu oranların özellikle son dönemde Türkiye’nin başarılarını konuşmak ve bununla gurur duymak yerine konuyu farklı yerlere çekip dezenformasyonu öne çıkaranların gözlerine ve kulaklarına hitap eder şekilde tekrar etmek istiyorum. Türkiye’nin CFCM yani Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu bölgesindeki filo oranı yüzde 17.4, deniz avcılığında ise yüzde 31.4, deniz yetiştiriciliğinde ise yüzde 43’lük payla birinci sırada. Bu tablo gerçekten ülkemizin ne kadar büyük güçlü ve stratejik bir balıkçılık ülkesi olduğunun da en somut göstergesi. Ayrıca ülkemiz Uluslararası Atlantik Tonbalıklarını Koruma Komisyonu nezdinde de etkin bir temsil gösterdi. Özellikle son iki yılda arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bu konuda gerçekten çok ciddi bir lobi faaliyeti yürüttüler. Ve mavi yüzgeçli orkinos kotamız yaklaşık yüzde 20 arttırılarak 3 bin 95 tona yükseldi. Bugün ve yarın balıkçı gemilerimiz orkinos avı için denizlere açılacak. İçlerinde Yalovalı balıkçı kardeşlerimiz de olacak. Şimdiden bütün balıkçılarımıza, bütün reislerimize buradan rastgele diyelim. Denizleri bereketli, kazançları da bol olsun inşallah" diye konuştu. "İhracatı 3 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Uluslararası balıkçılık yönetim organizasyonlarında Türkiye’nin elde etmiş olduğu başarılara paralel olarak temsil kabiliyeti konusunda da belli bir takvimi takip ettiklerini kaydeden Yumaklı, şöyle konuştu: "Örneğin Uluslararası Balinacılık Komisyonuna Türkiye tam üye oldu. Hint Okyanusu Tonbalıkları Komisyonu’na ise gözlemci üye olarak kabul edildi. Şimdi diyeceksiniz ki bunların arasındaki konu nedir? Türk balıkçılığı artık sadece kendi karasularında değil, Atlantik’ten Hint okyanusuna kadar dünyanın dört bir tarafında varlık gösteriyor. Bu kabiliyete de sahibiz, bu kapasiteye de sahibiz. Attığımız bu güçlü adımların sonucu Türkiye, su ürünleri yetiştiricilik üretiminde Avrupa’da 2., dünyada ise 15.sıraya yükselmiş durumda. Biz dediğim gibi mevcut başarıları kafi gören bir ülke değiliz. Önümüze daha yeni daha büyük hedefler koyuyoruz. İnşallah 2028 yılında 750 bin tonu yetiştiricilikten olmak üzere toplam üretimimizi 1 milyon 200 bin tona çıkarmayı su ürünleri ihracatımızda ise 2 milyar doları bulmuştuk, 3 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Şimdiden bütün sektöre de bu hedefi vermiş olalım. Herhalde sektör paydaşlarımız da buna hayır demeyecektir. Kıymetli katılımcılar söylediğim gibi koruma kullanma dengesi özellikle sucul biyolojik çeşitlilik açısından son derece önemli ve kritik. Biz denizleri bugünün değil, gelecek nesillerin de bize emaneti olarak görüyoruz. Bu nedenle üretirken koruyoruz, avlanırken sürdürülebilirliği de esas alıyoruz. Hakikaten son üç yılda balıkçılık sektörümüzle birlikte buna dair hangi konuyu gündeme getirsek biraz da denizin getirdiği karakterle sert mizaçlı olarak kabul edilen sektör paydaşlarımızın hepsi bunların tamamını bizlerden daha fazla sahiplenerek uyguladılar. Kendilerine teşekkür ediyorum." 2025 yılındaki denetim faaliyetleriyle ilgili bilgi veren Yumaklı, "2025 yılında 207 bin denetim yapıldı. Yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamında 550 bin ton ürüne el konuldu. Mevzuata aykırı faaliyet gösterenlere ise idari para cezaları kesildi. 84 uygunsuz avcılık yapan gemiye el konuldu. 2 binden fazla yasa dışı av aracına da yine el konuldu. Buradan açık ve de net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Denizlerimizin hakkını koruma anlamında hiçbir ihmale, hiçbir kaçak avcılığa ve hiçbir sorumluluğa kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz. Kurallara uymayanların gözünün yaşına bakmayacağız" ifadesini kullandı. Yumaklı, yapılacak çalışmalarla ilgili ise şunları kaydetti: "Açılışı yapılan merkeze bağlı olarak çalışacak Kuzey Ege Su Ürünleri Kontrol ve Denetim birimini Çanakkale’de kuracağız. Aynı şekilde Güney Ege’de ise benzer bir yapılanmayı hayata geçireceğiz. Önümüzdeki günlerde 7 kontrol gemisini de envanterimize katmış olacağız. 12 metre üzerindeki balıkçı gemilerinde kullanılan balıkçı gemisi izleme sistemi cihazlarını yenilemeye başladık, devam edeceğiz. Denizlerdeki avcılık faaliyetlerinin teknolojinin ve dijital gelişmelerinin ışığında devam etmesini istiyoruz. Bu vesileyle sürece verdikleri destekten dolayı Birleşmiş Milletler Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu Genel Sekreteri Dr. Miguel Bernal’a ve ekibine teşekkür ederim. Biz sadece balığı değil, deniz yaşamının tamamını korumayı da bir milli görev olarak addediyoruz. Bu anlayış doğrultusunda bu merkezin yanı sıra aynı zamanda sucul canlıları kurtarma ve rehabilitasyon merkezini de kuruyoruz. İnşallah proje çalışmalarını yılsonuna kadar tamamlamış olacağız. Bu merkezde sucul canlılar çeşitli nedenlerle yaralandıklarında tedavi edilecekler, rehabilite edilecekler ve yeniden doğal yaşama katılmış olacaklar. İnanıyorum ki attığımız bu adımlarla birlikte Türkiye su ürünlerinde sadece üretim gücüyle değil, denizlerini koruyan, sürdürülebilirliği önceleyen ve ekosistem yönetiminde örnek gösterilen lider ülkelerden birisi olacak. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye yüzyılını inşa ederken hem mavi vatanımızda hem yeşil vatanımızda hem de ülkemizde bütün değerlerimizi yine söylüyorum koruma kullanma dengesiyle kullanacağız, ekonomik değere dönüştüreceğiz. Ben sözlerimin sonunda kurallara uygun bir şekilde avcılık yapan, emeğiyle üretime ve ekonomiye katkı sunan bütün balıkçılarımıza, bütün sektör paydaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi’nin ülkemize, sektörümüze ve dünyaya su dünyasına sucul biyolojik çeşitliliğe hayırlı olmasını diliyor." Yumaklı protokolle kurdele kesimi sonrası tesisi gezdi, suya deniz patlıcanı bıraktı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:18
Soma’nın geleceği masaya yatırıldı
2
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:25
Bakan Işıkhan: "SGK’ya olan borçlarda mevcutta 36 ay olan tecil-taksitlendirme süresini 72 aya çıkarıyoruz"
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
4
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:50
Kastamonu’da Kurban Bayramı hareketliliği: 850 kilogramlık tosun 340 bin liraya alıcı buldu
5
07 Mayıs 2026 Perşembe- 16:15
Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı
31 Ekim 2025 Cuma - 12:50
CW Enerji’ye Kariyer.net’ten ’İnsana Saygı Ödülü’
Güneş enerjisi sektörünün öncülerinden CW Enerji, insan kaynakları alanında sergilediği yenilikçi, sürdürülebilir ve örnek uygulamalarıyla sektörde fark oluşturmaya devam ediyor. Çalışan memnuniyetini, sürekli gelişimi ve insan odaklı kurum kültürünü öncelik haline getiren CW Enerji, bu vizyoner yaklaşımıyla Kariyer.net tarafından verilen ve iş dünyasında saygın bir yere sahip olan ‘İnsana Saygı Ödülü’nün sahibi oldu. İşe alım süreçlerinde adaylara sağladığı hızlı ve şeffaf geri bildirim, çalışan gelişimine yönelik yaptığı sürekli yatırımlar ve işveren markası iletişiminde samimiyeti ön planda tutması sayesinde ödüle layık görülen CW Enerji, insan kaynakları stratejilerinin merkezine insanı koyduğunu bir kez daha kanıtladı. "’Her şey insanla başlar’ ilkesiyle hareket ediyoruz" Konu hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, ’İnsana Saygı Ödülü’nün kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. Sarvan, "Bu prestijli ödül insan odaklı kurum kültürümüzün, aday deneyiminde gösterdiğimiz özenin ve her bireye değer verme anlayışımızın somut bir yansımasıdır. ’Her şey insanla başlar’ ilkesiyle hareket ediyoruz. Sürdürülebilir başarının ancak mutlu, gelişime açık ve şirketine değer katan çalışanlarla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda attığımız adımların Kariyer.net gibi saygın bir platform tarafından takdir edilmesi bizleri çok mutlu etti. Bundan sonra da çalışma arkadaşlarımızın deneyimini en üst seviyede tutmaya, insan kaynakları alanındaki örnek uygulamalarımızı sürekli geliştirmeye devam edeceğiz" dedi. "Başarılarımızın temelinde insan var" Bu ödül ile insana değer veren yönetim anlayışlarını bir kez daha tescillemiş olduklarına dikkat çeken Sarvan, "İnsana Saygı Ödülü’nü almak bizim için büyük bir onur. Çünkü biz biliyoruz ki, başarılarımızın temelinde insan var. Çalışanlarımızın mutluluğunu ve gelişimini sürdürülebilir başarımızın anahtarı olarak görüyoruz. Bu ödül insan odaklı kurum kültürümüzün, aday deneyiminde gösterdiğimiz özenin ve her bireye değer verme anlayışımızın bir yansımasıdır. Bu ödülü almamızda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sarvan, insan kaynakları süreçlerinde aday deneyimini güçlendirmeye, çalışan bağlılığını artırmaya ve insan odaklı uygulamalarla sektörde fark oluşturmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.
31 Ekim 2025 Cuma - 12:40
TAB Gıda, 2025’in üçüncü çeyreğinde güçlü büyümesini dijital dönüşüm ve marka ekosistemiyle sürdürdü
TAB Gıda, dijital dönüşüm yatırımları ve güçlü marka ekosistemiyle sürdürülebilir büyümesine hız kesmeden devam ediyor. Sistem genelinde satışlar yüzde 49 artışla 17,4 milyar TL’ye ulaştı, dijital satışların payı yüzde 48 seviyesine yükseldi. Türkiye’nin önde gelen hızlı servis restoran zincirlerinden TAB Gıda, 2025 yılının üçüncü çeyreğini de güçlü finansal ve operasyonel sonuçlarla tamamladı. Sistem genelindeki satışlar, kendi işletmeleri ve franchise restoranları dâhil olmak üzere, yüzde 49 artışla 17,4 milyar TL seviyesine ulaştı. Şirket, üçüncü çeyrekte reel olarak yüzde 15 ciro artışı kaydederken, FAVÖK reel olarak yüzde 11 yükselerek 2,7 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 22,3 seviyesinde gerçekleşerek şirketin kârlı ve sürdürülebilir büyüme stratejisini bir kez daha teyit etti. Net kâr ise reel olarak yüzde 31 artışla 944 milyon TL oldu. TAB Gıda Co-CEO’su Özgür Çetinkaya, üçüncü çeyrek sonuçlarına ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "2025’in üçüncü çeyreğinde de operasyonel gücümüz, ölçek avantajımız ve yenilikçi ürün stratejilerimizle büyüme ivmemizi koruduk. Bu dönemde 76 yeni restoran açarak yılın geride kalan dokuz aylık dönemindeki toplam restoran açılış sayısını 165’e çıkardık. Böylece toplam restoran sayımız 1.975’e ulaştı. Franchise restoranların portföyümüzdeki payı yüzde 44 ile şirket tarihimizdeki en yüksek seviyelerden birine çıktı. Güçlü bilanço yapımızı ve nakit pozisyonumuzu korumaya devam ediyoruz. Finansal borcumuzun yok denecek seviyede olması, büyüme stratejilerimizi güvenle sürdürmemize imkân tanıyor." "Dijital dönüşüm yatırımlarımız, büyümemizin itici gücü olmaya devam ediyor TAB Gıda Co-CEO’su Sinan Ünal üçüncü çeyrek sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Üçüncü çeyrekte toplam fiş sayımız yüzde 23 artışla 66,6 milyona ulaştı. Değer odaklı menülerimiz müşteri trafiğini desteklerken, premium ürünlerimiz ve kampanyalarımız ortalama sipariş tutarımızı artırdı. Özellikle marka iş birliklerimiz ve oyuncak kampanyalarımızın desteğiyle çocuk menüsü satışlarında yüzde 80 artış sağlayarak müşterilerimizden büyük ilgi gördük. Dijital satışlarımızın toplam satışlardaki payı yüzde 48 seviyesine ulaştı. Sistem genelinde kurulumunu tamamladığımız toplam 2 bin 400’e yakın self-servis sipariş ekranları müşteri deneyimini iyileştirirken, sipariş başına harcamaları artırmaya devam ediyor. Tıkla Gelsin, QR kod ve self-servis ekran kanallarındaki güçlü performans, kârlılığımıza önemli katkı sağlamayı sürdürüyor. "Güçlü marka ekosistemimiz, sürdürülebilir büyümenin temelini oluşturuyor" TAB Gıda Co-CEO’su Gökhan Asok, "Şirket olarak 2025’in üçüncü çeyreğinde de büyümemizi tüm paydaşlarımızla birlikte sürdürdük. İnsan kaynağımız, franchise iş ortaklarımız ve yatırımcılarımızla birlikte oluşturduğumuz güçlü ekosistem, başarımızın en önemli temeli. Genç kitlelerle dijital platformlarda, ailelerle sahada güçlü bağlar kurmaya devam ediyoruz. Yalnızca bu yıl 22 festivalde yer alarak markalarımızı milyonlarca tüketiciyle buluşturduk. Stratejik hedeflerimiz doğrultusunda hem yeni restoran açılışlarıyla hem de mevcut müşteri tabanımızda ziyaret sıklığını artırmaya yönelik çalışmalarımızla büyümemizi pekiştiriyoruz. TAB Gıda’yı daha güçlü bir geleceğe taşımak için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 12:30
Enerjisa Enerji, 2025’in ilk dokuz ayında finansal gücünü ve yatırım ivmesini korudu
Bu yılın ilk dokuz ayında güçlü finansal sonuçlar elde eden elektrik dağıtım ve perakende satış şirketi Enerjisa Enerji, dayanıklı iş modeli ve disiplinli yatırım yaklaşımıyla zorlu makroekonomik koşullara rağmen operasyonel gelirlerini reel olarak yüzde 7 artırarak 42,6 milyar TL’ye ulaştırdı. 2025’in ilk dokuz ayında dayanıklı iş modeli ve yatırım disipliniyle istikrarlı büyümesini sürdüren Enerjisa Enerji, finansal sonuçlarını yatırımcıları ile paylaştı. Şirketin operasyonel gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 7 artışla 42,6 milyar TL’ye ulaşırken, özellikle dağıtım iş kolundaki güçlü performans bu büyümenin temelini oluşturdu. Disiplinli borçlanma stratejisi doğrultusunda, aynı dönemde 15,9 milyar TL tutarında tahvil ihracı gerçekleştiren şirket, piyasaya göre avantajlı maliyetlerle finansman sağladı. Dağıtım iş kolunda kalite ve verimlilik odaklı büyüm Yapılan açıklamaya göre, şirketin büyümesine en yüksek katkı, her zaman olduğu gibi elektrik dağıtım iş kolundan geldi. Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı ve Yatırım hacmi yıl sonu hedefleriyle uyumlu şekilde ilerledi. Dağıtım iş kolu, 2025’in ilk dokuz ayında stratejik şebeke yatırımlarını sürdürdü. Sürdürülebilir büyümesini yatırımlarıyla destekleyen Enerjisa Enerji, altyapı modernizasyonu ve akıllı şebeke yatırımlarının etkisiyle yatırımlarını 11,2 milyar TL seviyesine çıkardı. AYEDAŞ, Başkent EDAŞ ve Toroslar EDAŞ aracılığıyla hizmet verdiği 14 ildeki kalite göstergeleri iyileşmeye devam ederken, dijitalleşme yatırımları da şebeke güvenilirliğini artırdı. Yatırımlar yıl sonu hedefleriyle uyumlu ilerliyor Açıklamaya göre, elektrik dağıtımın yanı sıra perakende satış iş kolunda operasyonlarını başarıyla sürdürmeye devam ediyor. Tüm iş kollarında faaliyetlerini başarı ile yürüten şirket, 2025 yılına ilişkin finansal beklentilerini değerlendirdi. 52-57 milyar TL Operasyonel Gelir, 21-24 milyar TL Yatırım ve 80-90 milyar TL Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı hedeflerini teyit etti. 2025 yılı içerisinde planlı yatırım kararlarının güncellenmesiyle, yıl sonuna kadar Baz Alınan Net Kar’ın yaklaşık 7,5 milyar TL seviyesine ulaşması bekleniyor. Bu görünüm, şirketin Türkiye’nin enerji altyapısına yaptığı uzun vadeli yatırımların sürdürülebilir biçimde devam ettiğini ve finansal sağlamlığın korunduğunu gösteriyor. "Yıl sonu yatırım planlarımızı öngördüğümüz aralıkta sürdürmeye devam ediyoruz" Küresel ölçekte enerji arzı, iklim hedefleri ve dijital dönüşüm arasındaki dengenin giderek daha karmaşık hâle geldiğinin altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, "Böylesi bir dönemde başarı; dayanıklı bir iş modeline, doğru yatırımları zamanında yapma kabiliyetine ve güçlü bir insan kaynağına dayanıyor. Şirket olarak, dağıtım iş kolumuzda yürüttüğümüz altyapı modernizasyonu, dijitalleşme ve kalite odaklı yatırımlarla yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil, geleceğin enerji sistemini de sahada inşa ediyoruz. Müşteri Çözümleri şirketimiz ile yenilenebilir enerjiye, enerji verimliliğine ve Eşarj aracılığıyla e-mobiliteye yaptığımız yatırımlar, Türkiye’nin enerji dönüşümüne hız kazandırırken; finansal disiplinimiz yatırımcılarımıza uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor. Tüm bu adımlar, ‘herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzu sahada gerçeğe dönüştürmemizi sağlıyor" şeklinde konuştu. "Finansal disiplinimiz yatırımcılarımıza uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor" Yıl boyunca yatırım planlarını öngörülen aralıkta sürdürmeye devam edeceklerini vurgulayan Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, "Zorlu makroekonomik koşullara rağmen şirket, finansal sağlamlığını ve kredibilitesini koruyarak yılın ilk dokuz ayında plan ve hedeflerinin üzerinde çok güçlü bir performans sergiledi. Disiplinli borçlanma stratejimiz sayesinde 2025’in ilk dokuz ayında 15,9 milyar TL tutarında tahvil ihracı gerçekleştirdik ve piyasa ortalamasının oldukça altında bir finansman sağladık. Net Finansal Borç / Son 12 Aylık Operasyonel Gelir oranımız 1,0x seviyesinde korunurken, serbest nakit akışımız -2,9 milyar TL’ye iyileşti. Finansal kuruluşların bize duyduğu güven sayesinde, geçtiğimiz hafta uluslararası finans kuruluşlarından 340 milyon ABD doları tutarında uzun vadeli bir finansman sağlamayı başardık. Düzenli temettü politikamız, yatırım ve gelir hedeflerimizi tutarlı biçimde gerçekleştirme kabiliyetimizle birleşerek, hem yatırımcılarımıza hem de kreditörlerimize uzun vadeli güven sunmaya devam ediyor. Bu performans, hem finansal disiplini ve karlı büyümeyi merkeze alan yönetim yaklaşımımızın somut bir yansımasıdır" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 12:07
Üniversite sanayi işbirliğinde güçlü adım
Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), elektronik firmalarından ÖZDİSAN Elektronik A.Ş. ile kapsamlı bir işbirliği protokolüne imza attı. Sektör deneyimi ile akademinin gücünü birleştiren protokol, özellikle Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencilerine yönelik eğitim, proje ve Ar-Ge faaliyetlerini desteklemeyi hedefliyor. Gerçekleştirilen imza törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ÖZDİSAN Genel Müdürü Mustafa Yurttaş, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Enes Yiğit ile akademisyenler, firma yetkileri ve öğrenciler katıldı. Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 50. yılını kutlayan bir araştırma üniversitesi olarak BUÜ’nün gücüne dikkat çekti. Üniversitenin araştırma ve dünya sıralamalarındaki yükselişinde, "taşıyıcı fakülte" olarak nitelendirdiği Mühendislik Fakültesinin kilit rol oynadığını belirten Rektör Yılmaz, üniversite-sanayi işbirliğinin önemine dikkat çekerek; "Bu tür iş birlikleri öğrencilere doğrudan dinamizm katıyor ve tecrübeyi işin ehli uzmanlardan öğrenme fırsatı sunuyor. ÖZDİSAN firmasına katkılarından ötürü teşekkür ediyoruz. İşbirlikleri sayesinde firmaların imkanlarını etkin olarak kullanabiliyoruz. Ancak burada asıl kıymetli olan şey karşılıklı bilgi birikiminin paylaşılmasıdır" dedi. Yılmaz, protokolün hayırlı olmasını dileyerek işbirliğinin artarak devam etmesi umudunu dile getirdi. ÖZDİSAN Genel Müdürü Mustafa Yurttaş ise üniversite-sanayi işbirliğindeki temel amaçlarının ticari kazançtan ziyade, devlete ve ülkeye katkıda bulunmak olduğunu söyledi. Öğrencilerin günümüz teknolojilerine adapte olmasını ve sanayiye hızlı bir şekilde geçiş yapmasını önemsediklerini dile getiren Yurttaş, üçüncü ve dördüncü sınıftan itibaren şirketlerinde deneyim kazanan öğrencilerin, mezun olduklarında gerçekten mühendis olarak çalışma hayatına atıldığını gözlemlediklerini aktardı. Deneyimsiz mezunların adaptasyon sorunları yaşadığına da değinen Yurttaş, bu nedenle üniversite ile işbirliğini çok önemsediklerini vurguladı. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Enes Yiğit da ÖZDİSAN ile işbirliklerinin bir yıl önce başladığını açıklayarak, firmanın sağladığı somut katkıları detaylandırdı. Prof. Dr. Enes Yiğit, geçen yıl 60 öğrencinin özel olarak, ARM işlemcilerinin Japon karşılığı olan Nuvaton mikro işlemcisi üzerine uzman personel mühendisleri tarafından eğitim aldığını belirtti. Bu eğitimlerin öğrencilerin yoğun katılımıyla tamamlandığını belirten Yiğit, bir yıllık başarılı sürecin ardından iş birliğini ileriye taşımak amacıyla eski bir çalışma odasının proje ve çalışma laboratuvarına dönüştürüldüğünü söyledi. Yiğit son olarak, bu protokol kapsamında projelerin ve firmanın desteklerinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğinin bilgisini aldıklarını ifade etti.
31 Ekim 2025 Cuma - 12:01
Murzioğlu: "Gücümüz birlikteliğimizdir"
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Cumhuriyet’in 102. yılında üretim, yatırım ve istihdamla büyümeye kararlı olduklarını vurgulayarak, "Bizim gücümüz birlikteliğimizdir. Hedefimiz üretimde, ihracatta ve teknolojide öncü bir Samsun oluşturmaktır. Hep birlikte üretmeye, büyümeye ve geleceğe yürümeye devam edeceğiz" dedi. Samsun TSO Ekim Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Haluk Akyüz’ün başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda söz alan Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, iki toplantı arasındaki çalışmalara ilişkin meclis üyelerini bilgilendirerek, hem Cumhuriyet’in kuruluşunun 102’nci yılına dair duygularını hem de Samsun’un sanayi yatırımlarından ihracat performansına, bölgesel kalkınmadan insan kaynağının güçlendirilmesine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. "Bölgesel iş birliği Karadeniz’in kalkınması için kritik öneme sahip" Ekim ayı içerisinde Samsun TSO ev sahipliğinde düzenlenen TOBB Doğu Karadeniz Bölgesi Odalar ve Borsalar Müşterek Toplantısı hakkında meclis üyelerine bilgi veren Murzioğlu, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’den gelen oda ve borsa başkanlarının katıldığı toplantıda; yatırım teşvikleri, finansmana erişim, lojistik altyapı, turizm, tarım ve sektörel iş birliği gibi başlıkların kapsamlı şekilde ele alınarak, değerlendirildiğini söyledi. Her ilin kendi potansiyelleri doğrultusunda ortak bir kalkınma stratejisi geliştirmesini amaçladıklarını belirten Murzioğlu, "Karadeniz’in ekonomik gücünü artırmak için bölgesel dayanışmayı ön plana çıkarmak zorundayız. Karadeniz’in ekonomik ve sosyal gelişimi için tüm oda ve borsaların ortak hareket etmesi gerektiği konusunda mutabık kaldık. Samsun-Sarp demiryolu hattı, bölge ekonomisinin omurgası niteliğinde. Bu hattın ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladık. Ayrıca, bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılması da öncelikli gündemlerimiz arasında yer aldı" diye konuştu. Sanayi yatırımlarıyla Samsun’un geleceğine yön veriliyor Murzioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan’ın katılımıyla gerçekleştirilen sanayicilerle istişare toplantısında Samsun’un sanayi potansiyelinin ele alındığını da belirtti. Yeni teşvik modeliyle orta-yüksek teknoloji yatırımlarının destekleneceğini ifade eden Murzioğlu, "Bakanlığımızın açıkladığı model kapsamında Samsun’da en az dört yatırımın devreye alınması planlanıyor. Bu, şehrimizin sanayi gücünü daha da ileriye taşıyacak" şeklinde konuştu. "İnsan kaynağımızı güçlendirmek önceliğimiz" Murzioğlu ayrıca konuşmasında, Bafra TSO ve Çarşamba TSO ortaklığında, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı desteğiyle yürüttükleri İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi Geliştirme Projesi kapsamında düzenlenen eğitim programına da değinerek, "Proje, kurumsal verimliliği artırmanın yanı sıra yeşil ve dijital dönüşüm hedefleriyle de uyumlu. Bölgemizin insan kaynağı yapısına değer katacak önemli bir adımdır" açıklamasında bulundu. Kararlılık vurgusu Samsun’un ihracat performansına da değinen Murzioğlu, 2025 yılı Ağustos ayı itibarıyla ihracatın 117,7 milyon dolar, ithalatın ise 47,3 milyon dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Ocak-Ağustos döneminde toplam ihracatın 1 milyar 126 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Murzioğlu, konuşmasını, "Türkiye genelinde ihracat yüzde 4,3 artarken, Samsun’da binde 4’lük sınırlı bir düşüş yaşandı. Ancak ilimiz, Karadeniz’in ihracat merkezlerinden biri olma konumunu koruyor. Geçmiş yıllarda yaptığımız öngörüler bugün meyvelerini vermeye başladı. 2012’de basına yaptığımız bir demeçte, Samsun’un geleceği için sanayi altyapısının önemini vurgulamıştık. Bugün bu altyapıyı kazandırdık. İnşallah önümüzdeki beş yıl içinde bu çalışmaların somut sonuçlarını daha net göreceğiz. Bizim gücümüz birlikteliğimizdir. Cumhuriyetimizin 102’nci yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu büyük mirasın sorumluluğunu üretimle, yatırım gücüyle, istihdamla taşımaya kararlıyız. Hedefimiz üretimde, ihracatta ve teknolojide öncü bir Samsun oluşturmaktır. Hep birlikte üretmeye, büyümeye ve geleceğe yürümeye devam edeceğiz" sözleriyle tamamladı. Meclis, gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanmasının ardından sona erdi.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:58
İzmir, iki önemli "Balıkçılık" toplantısına ev sahipliği yaptı
İzmir, Ege’de balıkçılık sektörünün geleceğini şekillendirecek iki önemli etkinliğe ev sahipliği yaptı. İzmir Ticaret Odası Balıkçılık Çalışma Grubu’nun 39’uncu Toplantısı ile "Ege Denizi’nde Uluslararası Balıkçılık Yönetiminde Uyum ve İş Birliği İhtiyacı" Paneli, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Balıkçılık sektörünün önemli sorunlarının görüşüldüğü etkinliklerde, Ege Denizi’nde sürdürülebilir balıkçılık yönetimi, uluslararası iş birliği, bilim temelli ve uyumlu politika geliştirme konuları ele alındı. Akademisyenler, sektör temsilcileri ve kamu kurumlarından uzmanların katılımıyla gerçekleşen toplantılar, Ege’de iki kıyıdaş ülke arasında uyumlu balıkçılık yönetimi konusundaki ortak akıl arayışına önemli katkılar sundu. 80’in üzerinde temsilci katıldı Üniversiteler, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Liman Başkanlıkları, Birlikler ve Kooperatiflerden 80’in üzerinde temsilci, "Ege Denizi’nde Uluslararası Balıkçılık Yönetiminde Uyum ve İş Birliği İhtiyacı" başlıklı panelde bir araya geldi. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde, öğrencilerin de yoğun katılımıyla gerçekleştirilen panelin açılış konuşmasını, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli yaptı. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve İzmir Balıkçı İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan panelist olarak yer aldı. Çakan: "Balıkçılık dünyanın en güzel mesleği" Balıkçılığın dünyanın en güzel mesleği olduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Çakan, İzmir Ticaret Odası çatısı altında faaliyet gösteren İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesi’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Karadeniz’de Eylül ayında göç balığının olmadığını belirten Çakan bu nedenle Karadeniz balıkçılarının, Marmara’daki ve Boğazdaki teknelerin de Ege Denizi’ne geldiğini belirtti. "Üzerimize düşeni yapmaya hazırız" Deniz patlıcanlarının denizlerin akciğeri gibi çalıştığını, ekosistemde bu kadar kilit rol oynayan bir türün aşırı avlanma sonucu yok olduğunu ifade eden Çakan, canlı deniz yaşamı üzerindeki kirlilik baskısına da değindi. Çakan, "Bu panel bir başlangıç olsun. Hep birlikte geleceğimizi planlayalım. Aksi takdirde çok önemli bir zenginliği kaybedeceğiz. Bizden sonra gelecek nesillere karşı hepimizin sorumluluğu var. İzmir Ticaret Odası olarak üzerimize düşen ne varsa yapmaya hazırız" dedi. Dereli: "Balık stokları tükenme riskiyle karşı karşıya" Ege Denizi’ndeki balıkçılık kaynaklarının sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli, iki ülkenin paylaştığı balık stoklarındaki tükenme olasılığının, tek ülkenin kullandığı stoklara göre %19 daha yüksek olduğu bilgisini paylaştı. Ege Denizi balıkçılık kaynakları için de bu riskin geçerli olduğunu belirten Dereli, Türkiye ve Yunanistan’daki tüm balıkçılık paydaşlarının birlikte uyum içinde çalışması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Dereli yaptığı sunumda, köpek balıklarının ve deniz memelilerinin endişe verici seviyede tükendiği, ticari balıkçılıkta birim çaba başına av miktarının hem Türkiye’de hem de Yunanistan’da sürekli azaldığı ve Ege Denizi’nde karaya çıkartılan türler için iki ülke tarafından uygulanan asgari avlanma boy düzenlemeleri arasında uyumsuzluklar olduğu bilgisini paylaştı. Uzmanlar Ege’deki tehlikeye dikkat çekti İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır, Ege Denizinde yaşanan uluslararası hukuk sorunlarını, alan kullanımıyla ilgili her iki kıyıdaş ülkenin savlarını ve Türk balıkçıların avcılık yapabileceği sahaları detaylarıyla paylaştı. Ege Denizinin biyolojik çeşitliliği ve stratejik önemine değinen Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal, uyumlu düzenleyici kararların hayata geçirilmesiyle ilgili sorumluluğun resmi kurumlarda olduğunu vurguladı. Ünal, Avrupa Birliğinin Ege’yi de içine alan Akdeniz’deki Canlı Deniz Kaynaklarının Sürdürülebilir Yönetimiyle ilgili Konsey Tüzüğünün ve Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu çalışmalarının istenen uyumu sağlamada yeterli olamadığına dikkat çekti ve ilgilileri harekete geçmeye çağırdı. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu yaptığı sunumda, avcılık uygulamalarında ülkemiz ile Yunanistan arasındaki düzenleme farklılıklarına ve bunların iki ülkenin balıkçılıkla ilgili kurumları tarafından giderilmesi gerektiğine değindi. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Avcılık ve Kontrol Daire Başkanlığı, Avcılık Düzenlemeleri Koordinatörü Yılmaz Asutay Turan, Ege Denizi’ndeki uluslararası sularda avcılık düzenlemeleri, taraf olunan uluslararası kuruluşlara ilişkin bilgi verdi. Uluslararası sularda avcılık faaliyetlerinin 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’na göre yapıldığını belirten TURAN, koruyucu yaklaşım sergileyen çalışmalarla Türkiye’nin 4’üncü kez Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu (GFCM) tarafından "Tam Uyum Ödülü aldığını ifade etti. Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan Dr. Ejbel Çıra Duruer ise, Uluslararası sularda avcılık ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın balıkçılık faaliyetlerinin izlenmesi kontrol ve denetimine yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:52
ATO Başkanı Baran: "İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen kanun teklifinin işverenlerin sosyal güvenlik yüklerini artırıcı düzenlemeler içerdiğini belirterek, "İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemeler Meclis aşamasında yeniden değerlendirilmeli" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, yaptığı yazılı açıklamada geçtiğimiz günlerde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen ‘Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde işverenler üzerindeki sosyal güvenlik yüklerini artırmaya yönelik düzenlemelerin yer aldığını belirtti. Baran, söz konusu düzenlemelerin ekonomi üzerinde olumsuz etki oluşturabileceğini ifade ederek, "İstihdamı zorlaştıran, üretimi ve ticareti ağırlaştıran düzenlemelerden, yüklerden kaçınmalıyız. Devletimizin güçlü olması, özel sektörümüzün güçlü olmasıyla mümkün. Devlete vergisini, primini düzenli ödeyen işletmelerin yükünün arttığı değil, teşvik edildiği bir sistem hepimizin ortak çıkarına olacaktır. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemeler Meclis aşamasında yeniden değerlendirilmeli" ifadelerine yer verdi. "İşverenler istihdamı yük olarak değil, yatırım olarak görmeli" Baran, kanun teklifinde yer alan düzenlemeyle malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranının işveren hissesinin yüzde 11’den yüzde 12’ye yükseltilmesinin öngörüldüğünü belirterek, "Ayrıca kanun teklifiyle genç girişimcilere sağlanan Bağ-Kur prim desteğinin kaldırılması, uzun vadeli sigorta kolları prim oranının artırılması söz konusu. Diğer yandan Bağ-Kur sigortalılık süreleri durdurulanların ihya prim oranının yüzde 45’e yükseltilmesi öngörülüyor. En küçüğünden en büyüğüne hemen her işletmenin finansmana erişiminin zorlaştığı, dezenflasyon sürecinin devam ettiği bir ekonomik konjonktürde istihdam üzerine ek yük getiren bu düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İşverenlerin istihdamı yük olarak değil, yatırım olarak gördüğü bir sistem kurmalıyız" diye konuştu. "Hizmet sektörü görmezden gelinmemeli" Baran, kanun teklifinde imalat dışı sektörlerde işverenlere Hazine tarafından sağlanan 4 puanlık işveren prim teşvikinin 2 puana düşürülmesine de yer verildiğini belirterek, istihdam deposu durumundaki ticaret dünyasının, hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkileneceğini kaydetti. Baran, "Bir süre önce istihdamı artırmak üzere 5 puan olarak uygulanan işveren prim desteği, ihtiyacı olan sektörlere aktarılmak üzere 4 puana düşürülmüştü. Mevcut kanun teklifinde yer alan düzenlemede ise imalat sektöründe bu oranın korunması, diğer sektörlerde 2 puana düşürülmesi öngörülüyor. Burada her ne kadar üretimin olumsuz etkilenmemesi yönünde bir hassasiyet gösterilse de ülkemizde gayrisafi yurtiçi hasılaya en fazla katkı ve istihdam sağlayan sektörlerin başında gelen ticaret ve hizmet sektörünün bu düzenlemeden olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz. Bu düzenlemenin ticaret ve hizmet sektöründeki işletmelerin yükünü artıracağı, istihdamı azaltacağı, kayıt dışı çalışmaya yol açacağı kanaatindeyiz. Dolayısıyla da kanun teklifinde yer alan bu düzenlemelerin ekonominin ve iş dünyasının gerçekleriyle tam örtüşmediğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. 200 milyar liralık ek istihdam yükü Baran, imalat sektörü dışındaki sektörlerde işveren prim teşvikinin yüzde 2 olarak uygulanması ve işveren prim oranlarının artırılması durumunda iş dünyasına getireceği maliyete de değinerek, "İmalat sektörü dışındaki sektörlerde bu desteğin 2 puana düşürülmesinin işverenlere 97,6 milyar liralık, yine işveren sigorta primlerindeki artışların da 111 milyar liraya yakın ek yük oluşturacağı belirtiliyor. Kanun teklifinin yasalaşması durumunda iş dünyasına yaklaşık 200 milyar liralık ek istihdam yükü söz konusu olacak" açıklamasında bulundu.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:48
Başkan Büyüksimitci: "Kayseri’nin aylık ihracatı yüzde 6 arttı"
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül ayı ihracat rakamlarını değerlendirdi. Başkan Büyüksimitci, eylül ayında Kayseri’nin ihracatının bir önceki aya göre yüzde 6,29 oranında artarak 322 milyon 923 bin dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 2,92 oranında bir artış olduğunu açıklayan Başkan Büyüksimitci, Kayseri’nin ilk dokuz aylık ihracatın 2 milyar 812 milyon 682 bin dolar olduğunu, son 12 aylık ihracatın ise 3 milyar 783 milyon 967 bin dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Başkan Büyüksimitci, eylül ayında Kayseri’den 147 ülkeye ihracat yapıldığını, İtalya, ABD ve Irak’ın ihracat yapılan ülkeler sıralamasında ilk üç sırada olduğunu, mobilya, kablo ve elektrikli ev aletlerinin ise ihracatta en fazla paya sahip sektörlerin başında geldiğini açıkladı. Küresel ekonomide dalgalanmaların devam ettiğine dikkat çeken Başkan Büyüksimitci, "Dünya ticaretinde belirsizlikler hâlâ güçlü şekilde hissediliyor. Korumacılık eğilimleri, jeopolitik gelişmeler ve finansman maliyetlerindeki artış, ihracatçılarımızın önünde ciddi engel oluşturuyor. Buna rağmen Kayseri sanayisi, üretim ve dış ticaretteki kararlılığını koruyor" dedi. Sanayicilerin öncelikli beklentilerine vurgu yapan Büyüksimitci, "Öngörülebilir ekonomik ortam, erişilebilir finansman imkanları ve ihracat destek mekanizmalarının güçlendirilmesi; üretim, yatırım ve istihdamın sürdürülebilirliği adına büyük önem taşıyor. Mevcut ekonomik şartlar, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve küresel rekabet baskısı dikkate alındığında, 31 Ekim itibari ile sona eren yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin hem süresinin uzatılması hem de oranının artırılması büyük önem taşımaktadır. Destek oranının en az yüzde 5’e çıkarılması, ihracatçılarımıza ciddi bir nefes aldıracak ve üretim, yatırım ile istihdamın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Bu düzenlemenin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmasını tüm üreticilere teşekkür ederek noktalayan Büyüksimitci, "Kayseri’nin üretim gücünü ileriye taşıyan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve emek veren çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Birlik, beraberlik ve ortak akılla hareket ettiğimiz sürece, şehrimizin ve ülkemizin kalkınma yolculuğunu daha da güçlü adımlarla sürdüreceğimize yürekten inanıyorum" diye konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:41
Aydın’da bir ayda 103 milyon dolar ihracat yapıldı
Önemli ihracat ürünleriyle Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Aydın’da Eylül ayında 103 milyon 378 bin dolar ihracat, 31 milyon 242 bin dolar ithalat gerçekleştirildi. Aydın’ın 2025 yılı Eylül ayı ithalat ve ihracat rakamları belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri verilerine göre Aydın’da 2025 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre ihracat rakamları yüzde 5’lik artışla 103 milyon 378 bin dolar olurken, ithalat rakamları ise yüzde 9’luk aratışla 31 milyon 242 bin dolar oldu. 2025 yılı Ocak-Eylül aylarında da toplam 298 milyon 24 bin dolar ithalat, 881 milyon 743 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. En fazla ithalat Temmuz ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Eylül dönemlerinde en çok ithalat 45 milyon 647 bin dolar ile Temmuz ayında gerçekleştirilirken, en düşük ithalatın yapıldığı ay ise 26 milyon 146 bin dolar ile Ocak ayı oldu. En düşük ihracat Haziran ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Eylül dönemlerinde en çok ihracat 106 milyon 336 bin dolar ile Mayıs ayında gerçekleştirilirken, en düşük ihracatın yapıldığı ay ise 85 milyon 721 bin dolar ile Haziran ayı oldu.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:34
Başkan Gülsoy; Eylül ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Eylül Ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Eylül ayında 322 milyon 923 bin dolar ihracat, 146 milyon 174 bin dolar ithalat gerçekleştirildiğini belirten Başkan Gülsoy; "Yılın son çeyreğine toplam 2 milyar 812 milyon 682 bin dolarlık ihracatla giriyoruz. Bu başarı; alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğinin bir yansımasıdır. Dünya için üreten, ülkemiz için rekabet eden tüm firmalarımıza, çalışanlarına ve emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. TÜİK verilerine göre 2025 yılı Eylül ayı ihracat rakamlarını değerlendiren KTO Başkanı Ömer Gülsoy; "Eylül ayında 147 ülkeye, 322 milyon 923 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,94 artış, bir önceki aya kıyasla yüzde 6,29 oranında yine artış yaşanmıştır. İthalatımız ise 146 milyon 174 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 29,53 artış, bir önceki aya oranla yüzde 7,26 artış gerçekleşmiştir. Yılın 9 ayını toplam 2 milyar 812 milyon 682 bin dolar ihracat ile kapattık. Geçen yıla oranla yüzde 1,15 oranında artış yaşandı. Yılın ilk 9 ayında toplam ithalatımız ise 1 milyar 331 milyon 474 bin dolar olmuştur. Geçen yılın ilk 9 ayına oranla yüzde 15,80 oranında artış yaşanmıştır" diye konuştu. Kayseri’den ihracat gerçekleştirilen ülkeler hakkında da bilgiler veren Gülsoy; "İhracat pazarlarımız; Almanya, ABD, Irak, Avusturya, İtalya, Romanya, Fransa, Romanya Birleşik Krallık ve Gürcistan’dır" ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy; "Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Çelik, Kimyevi Madde ve Mamulleri, İklimlendirme Sanayii, Makine ve Aksamları, Hazır Giyim ve Konfeksiyon, Halı, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamulleri, Deri ve Deri Mamulleri, Kuru Meyve ve Mamulleri, gibi sektörlerde artış yaşanırken Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Demir ve Demir Dışı Metaller, Tekstil ve Ham maddeleri, Madencilik Ürünleri gibi sektörlerde azalış gerçekleşmiştir" dedi. Küresel ekonomideki dalgalanmalara, artan maliyetlere ve jeopolitik belirsizliklere rağmen Türk ihracatının büyümesini sürdürdüğünü vurgulayan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, şunları dile getirdi; "İhracat, Türkiye ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biridir. Kayseri olarak biz de bu büyümeye güçlü bir katkı sunuyor, ülkemizin üretim ve ihracat hedeflerine her geçen gün daha fazla destek veriyoruz. Dünya ve ülke ekonomimizdeki kırılganlıklar göz önünde bulundurulduğunda ihracatta atılacak her adım ve buna bağlı olarak her birim artış döviz girdisiyle birlikte ülkemiz ekonomisine en büyük katkıyı sunmaktadır. Özellikle finansman konusunda sıkıntıların arttığı bir dönemde firmalarımızın üretimlerini ve ticaretlerini devam ettirebilmeleri için ticari kredi kullanımı artırılmalıdır. Bu sebeple ticari kredilerde büyüme sınırının artırılmasını istiyoruz. Bununla birlikte, KOSGEB fuar katılımı destekleri yeniden verilmeye başlanılmalıdır. Sektörlerimiz şimdiden bunun eksikliğini yaşamaktadır. Fuar katılımı destekleri firmalarımızın sektörel gelişmeleri takip etmelerini ve dış ticaretlerini geliştirmelerine imkan sağlamaktadır. Biz ülkemizin gücüne, alınacak tedbirler ve kolaylaştırıcı adımlarla, ihracatımızı güçlendirebileceğimize inanıyoruz. Tüm zorlu şartlara rağmen üreten, rekabet eden ve Türk ürünlerinin dünyada var olması için çabalayan tüm firmalarımız ile çalışanlarına teşekkür ediyorum."
31 Ekim 2025 Cuma - 11:28
Kayseri OSB Başkanı Yalçın: "Kayseri’nin 9 aylık ihracatı 2 milyar 812 milyon dolara ulaştı"
Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyu ile paylaşılan 2025 yılı Eylül ayı dış ticaret rakamlarına ilişkin açıklamada bulundu. TÜİK ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen genel ticaret sistemi geçici dış ticaret verilerinin 2025 yılı Eylül ayı rakamları kamuoyu ile paylaşıldı. Rakamları değerlendiren Kayseri OSB Başkanı Yalçın, Türkiye’nin ihracatının Eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 artarak 22 milyar 576 milyon dolar, ithalatın ise yüzde 8,7 artarak 29 milyar 479 milyon dolar olduğunu söyledi. Başkan Yalçın; "Kayseri’nin 2025 yılı Eylül ayı ihracatı, bir önceki aya oranla yüzde 6,29 oranında artarak, 322 milyon 923 bin dolar oldu. Kayseri’nin 2025 yılı ilk 9 ayındaki ihracat rakamı ise 2 milyar 812 milyon 683 bin dolar seviyesinde gerçekleşti." dedi. Yalçın, "Kayseri’nin 2025 yılı Eylül ayında yapmış olduğu ihracat 322 milyon 923 bin dolar seviyesindedir. Bu rakam, Ağustos ayında 303 milyon 806 bin dolar seviyesindeydi" şeklinde konuştu. Kayseri’nin Eylül ayı ithalat rakamının ise 146 milyon 175 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini vurgulayan Yalçın; "Kayseri’nin Eylül ayı ithalat rakamı, bir önceki ay ithalat rakamına oranla yüzde 7,25 oranında arttı. Şehrimizin ilk 9 aylık ithalatı 1 milyar 331 milyon 474 bin dolar oldu" ifadelerini kullandı. Başkan Yalçın; "Dünya genelinde yaşanan ekonomik zorluklar, ticaretin yönünün netleşmemesi ve ABD’nin tarife uygulamaları, ülke olarak bizleri de etkilemektedir. Sanayicilerimizin üretim ve işçi maliyetlerindeki artış üretime yansımaktadır. Bunun yanı sıra döviz kuru belirsizliği nedeniyle dış pazarlarda yaşanan daralma, üretimde ve ihracat kapasitesinin düşmesinde etkili olmaktadır. Üretimin nakite dönüşümünün uzun sürmesi nedeniyle işletmelerde nakit akışı bozulmaları yaşanabilmektedir. Sanayicilerimizin gücünün korunması, istihdamda kayıpların oluşmaması için işletme sermayesi ihtiyaçlarının kısa sürede ve ucuz maliyetle karşılanması büyük önem taşımaktadır. Enflasyonla mücadelede kararlılığın korunduğu ve Merkez Bankası tarafından faiz indirimlerinin sürdürüldüğü bir ortamda, sanayicilerimizin erişebildiği ticari kredi oranlarının da eş zamanlı olarak düşürülmesi beklentimizdir. Sıkıntıların kısa sürede çözümü noktasında hükümetimizin gerekli çabayı göstereceğine ve sanayicilerimize destek olacağına inancımız sürmektedir" dedi. Başkan Yalçın açıklamasını; ekonomiye sağladıkları katkılardan dolayı tüm ihracatçılara ve sanayicilere teşekkür ederek sonlandırdı.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:22
Manisa TSO’dan yapısal reform vurgusu
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (Manisa TSO) Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ümit Türek başkanlığında yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomideki belirsizlikler, yapısal reform ihtiyacı ve sanayi-dış ticaret verileri ana gündem oldu. Toplantı, Cumhuriyet’in 102’nci yılı dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için yapılan saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlandığı toplantıda, yürütülen ve planlanan projeler hakkında Meclis Üyelerine detaylı bilgiler verildi. Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, konuşmasında küresel ve ulusal ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Politika belirsizliklerinin sürdüğünü belirten Yılmaz, OECD ve IMF’nin 2025 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 3,2’ye yükselttiğini ifade etti. ABD ile Çin arasındaki rekabetin dünya ticaretinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Bir tarafta rezerv para birimi doları yöneten ABD, diğer tarafta nadir toprak elementlerinin büyük kısmına sahip güçlü sanayisiyle Çin var. Bu rekabetin küresel dengeler üzerindeki etkilerini hep birlikte izliyoruz." dedi. "Makroekonomik istikrar ve mali disiplin öncelik olmalı" Yılmaz, yürürlüğe giren Orta Vadeli Program’ın (2026-2028) önceliğinin fiyat istikrarı, mali disiplin ve finansal istikrar olduğunu söyleyerek, "Enflasyon beklentisi kırılmadan kalıcı düşüş sağlanamaz. Para politikası kadar mali disiplinin de etkin uygulanması gerekiyor." diye konuştu. Yapısal reform vurgusu Ekonomist Mahfi Eğilmez’in analizine atıf yapan Yılmaz, enflasyonla mücadelede yapısal dönüşümün önemine işaret ederek, "Toplumun refahını artıracak sosyal, siyasal ve ekonomik yapısal reformları gerçekleştirmeden sürdürülebilir büyüme sağlanamaz." dedi. Sanayi ve dış ticaret rakamları değerlendirildi Başkan Yılmaz, İSO imalat PMI verisinin 46,7’ye gerilemesinin sanayi sektöründeki zayıflığa işaret ettiğini söyledi. Eylül ayı ihracatının yüzde 3 artışla 22,6 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 8,8 artışla 29,5 milyar dolar olduğunu belirten Yılmaz, dış ticaret açığının yüzde 33,4 artışla 6,9 milyar dolara yükseldiğini dile getirdi. Cumhuriyet mesajı Yılmaz, konuşmasının sonunda Cumhuriyet’in 102’nci yılına ilişkin, "Cumhuriyetimizi gururla kutladık. Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, vatanımız uğruna canlarını veren tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum." ifadelerini kullandı. Katma değere dikkat çekildi Toplantının sonunda Manisa iş dünyası, bölgesel ekonomi, yatırım ortamı ve üyelerin karşılaştığı sorunları değerlendirdi. Çalışmaların şehrin ticari hayatına katma değer sağlamaya devam edeceği vurgulandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder