EKONOMİ
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:25 Vezirköprü’de IPARD III Programı Hibe Destekleri bilgilendirme toplantısı düzenlendi Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yatırım yapmak isteyen üretici ve girişimcilere yönelik IPARD III Programı Hibe Destekleri bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi (OSB) iş birliğinde Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda gerçekleştirilen programda, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Samsun Koordinatörlüğü uzmanları tarafından katılımcılara destek programları hakkında bilgi verildi. Toplantıda konuşan TKDK Samsun Müdürlüğü İletişim Uzmanı Serhat Taş, IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takviminin açıklandığını belirterek, tarım, hayvancılık, gıda işleme ve kırsal kalkınma alanlarında yatırım yapmak isteyen girişimcilere önemli oranlarda hibe desteği sağlanacağını ifade etti. Taş, 2026 yılı içerisinde çıkılması planlanan çağrılar kapsamında tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ile pazarlanmasına yönelik yatırımlar, kırsal alanda kamu altyapı yatırımları ile çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme başlıklarında başvuruların kabul edileceğini söyledi. Bilgilendirme toplantısına Vezirköprü Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Abdülkadir Fişekci’nin yanı sıra üreticiler, çiftçiler ve girişimciler katıldı.
"Turizmde sürdürülebilirliği yenilikle sağlayacağız"
03 Ekim 2025 Cuma - 12:21 "Turizmde sürdürülebilirliği yenilikle sağlayacağız" İstanbul Turizm Fuarı kapsamında düzenlenen oturumlarda Türk turizmin sorunları ve geleceği masaya yatırıldı. Sektör temsilcileri, maliyet artışları ve döviz kuru baskısı altında yeni bir denge arayışına girdiklerini belirttiler. Cornelia Diamond Golf Resort & Spa Genel Müdürü Zafer Alkaya, İstanbul Turizm Fuarı kapsamında düzenlenen ‘2025 Sezon Değerlendirmesi, 2026 Beklentiler’ oturumunda yaptığı konuşmada sektörün yeni bir denge arayışında olduğunu söyledi. Alkaya, "2025 sezonunun her açıdan sınayıcı oldu ancak aynı zamanda sektöre yeni fırsatlar sundu. Maliyetlerle kur arasına sıkıştığımız bir dönem geçiriyoruz. Karlılık oranları düşük seyrediyor. Fakat bu tablo bize farklılaşma, katma değer üretme ve hizmet modellerimizi yeniden tanımlama zorunluluğunu da hatırlatıyor" dedi. Alkaya, son dönemde müşterilerin rezervasyon kararlarını daha kısa vadede verdiğini belirterek, "Turizmin sürdürülebilirliği için erken rezervasyonu cazip hale getirecek yeni adımlar atmalıyız. Erken rezervasyonun avantajlarını tekrar gündeme taşıyabilirsek hem misafirler hem işletmeler daha sağlıklı bir sezon planlaması yapabilir" değerlendirmesinde bulundu. Her şey dahil sisteminin Türkiye turizminin markalaşmasında büyük payı olduğunu hatırlatan Alkaya, modelin artık yeni nesil beklentilerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Her şey dahil ruhunu koruyarak, içeriği yenilikçi hizmetlerle zenginleştirmeli, kişiselleştirilmiş deneyimler sunmalıyız. Hedefimiz yalnızca sayıyı artırmak değil, kişi başı gelirleri yükseltecek nitelikli büyümeyi sağlamak olmalı" dedi. Zafer Alkaya ayrıca sektörün en önemli sorunlarından biri olarak nitelikli iş gücüne dikkat çekti. Yerli personelin turizme yönelmesi için mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve çalışma koşullarının cazip hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Şile’de bu yıl palamut avı beklenenin çok altında kaldı
03 Ekim 2025 Cuma - 12:15 Şile’de bu yıl palamut avı beklenenin çok altında kaldı Şile’de bu yıl palamut avı beklenenin çok altında kaldı. Balıkçılar, sert poyraz rüzgarlarının denizin dengesini bozduğunu, suyun soğumasıyla birlikte palamutun göç yollarını değiştirdiğini belirtti. Hem tezgâhlarda hem de sofralarda palamutun yokluğu dikkat çekiyor. Balıkçı Osman Sarı, bu yıl deniz şartlarının palamut için uygun olmadığını dile getirdi. Sarı,"Mevsim rüzgarları bu yıl palamutu vurdu. Sert poyraz rüzgarları denizleri soğuttu, döllenme şartları oluşmadı. Karadeniz’in suyu çok soğuktu, Sinop’a kadar gittim, denize bile girilemedi. Şimdi de Eylül’den itibaren deniz suyu çok sıcak. Bu küresel değişimler balığın göç yollarını da etkiledi. Bu yüzden yeni nesil palamut yok" dedi. Tezgâh fiyatlarını değerlendiren balıkçı esnafı Cüneyt Çiçek ise palamutun azlığının fiyatları artırdığını söyledi. Çiçek, "Geçen senenin çeyreği bile yok. 500 liraya satılan palamut var, 300-350 liraya da boyları var. Ama balık daha da azalırsa fiyat 800-1000 liraya çıkabilir. Hamsi, sardalya, istavrit, mezgit gibi küçük balıklar bol ama palamut piyasayı belirleyen balık, bu sene yok" diye konuştu. Geçen seneki bolluğun aksine bu yıl tezgâhlarda palamudun neredeyse görünmediğini aktaran balıkçı Samet Kaba da fiyatların vatandaşın cebini zorladığını söyledi. Kabak"Geçen sene palamut tane 100 liraydı, bu sene 450-500 liradan gidiyor. Çifti bin lirayı buluyor. Bulmak da zor. İnşallah lüfer bol olur, sarıkanat, lüfer bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. Balıkçılar, palamuttaki bu yokluğun ardından gözlerini lüfer sezonuna çevirmiş durumda.
Uluslararası Rekabet Akademisi, AREL TEKMER’de kuruluyor
03 Ekim 2025 Cuma - 12:09 Uluslararası Rekabet Akademisi, AREL TEKMER’de kuruluyor Uluslararası Rekabet Akademisi A.Ş., faaliyetlerine İstanbul Arel Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi (AREL TEKMER) bünyesinde başlıyor. Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni bir girişim hayata geçiriliyor. İstanbul Arel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Uğur Özgöker öncülüğünde kurulacak Uluslararası Rekabet Akademisi A.Ş., faaliyetlerine İstanbul Arel Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Merkezi (AREL TEKMER) bünyesinde başlayacak. Hedef, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak Uluslararası Rekabet Akademisi A.Ş. uluslararası ticaret, rekabet politikaları, inovasyon ve stratejik yönetim alanlarında faaliyet gösterecek. Akademi, hem özel sektör hem de kamu kurumları ile iş birliği yaparak Türkiye’nin rekabetçilik kapasitesini artırmayı hedefliyor. Ayrıca, akademik bilgi birikimini iş dünyasına aktararak küresel pazarlarda uygulanabilir stratejiler geliştirmeyi planlıyor. Şirketlerin ve girişimcilerin uluslararası standartlara uygun çözümler üretmesi için akademi bünyesinde eğitim programları, sertifikasyon süreçleri, araştırma projeleri ve danışmanlık hizmetleri verilecek. Türkiye’nin rekabetçilik yol haritasına katkı AREL TEKMER bünyesinde kurulacak Uluslararası Rekabet Akademisi A.Ş., Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı, girişimcilere yeni fırsatlar sunmayı ve akademik çalışmaların iş dünyasıyla entegrasyonunu sağlamayı hedefliyor. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma vizyonuna katkı sağlaması beklentisi ile projeye destek veren Revak Vakfı, akademiye hem maddi hem de manevi katkı sağlayacak. Özellikle genç girişimcilere yönelik burs ve fon programları ile ön plana çıkan Revak Vakfı yönetimi, desteklerinin gerekçesini şu ifadelerle açıkladı: "Vizyonumuz, bilgi üretimini toplumsal faydaya dönüştürmek ve rekabetçi bir ekonomi için insan kaynağını güçlendirmektir. Uluslararası Rekabet Akademisi bu vizyonumuzla birebir örtüşmektedir." AREL TEKMER, girişimlere ekosistem sağlıyor Akademinin çalışmalarını sürdüreceği AREL TEKMER, teknoloji odaklı girişimlere mentorluk, yatırım desteği ve altyapı sağlayan bir merkez olarak öne çıkıyor. Arel Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren merkez, girişimcilere sağladığı ekosistem ile akademinin projelerine ev sahipliği yapacak. Prof. Özgöker: "Türkiye’nin rekabet gücünü yükseltmeyi amaçlıyoruz" Prof. Dr. Uğur Özgöker, yıllardır uluslararası ilişkiler, Avrupa Birliği ekonomisi, rekabet hukuku ve küresel ticaret alanlarında çalışmalar yürütüyor. Özgöker, akademinin vizyonunu şu sözlerle açıkladı: "Türkiye’nin küresel pazarlarda daha güçlü bir aktör olması için akademik bilgi ile iş dünyasını bir araya getireceğiz. Amacımız sadece bilgi üretmek değil, aynı zamanda bu bilgiyi ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmektir."
ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı
03 Ekim 2025 Cuma - 11:39 ANTGİAD yeni döneme başlangıç yaptı Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), 2025-2026 çalışma döneminin ilk Genişletilmiş Üye Toplantısını 2 Ekim akşamı bir otelde gerçekleştirdi. Toplantının ilk sunumunu ANTGİAD Genel Sekreteri Av.Neslihan Yalçın yaptı. Yalçın, yaz sezonu boyunca gerçekleştirdikleri etkinlikleri tek tek sıraladı. Yaz aylarında hem sosyalleşme, hem dinlenme hem de üyelerin kenetlenme duygusunu güçlendirici onlarca etkinlik yaptıklarını belirten Yalçın, ANTGİAD yeni sezona daha dinamik bir şekilde giriyor dedi. Açılış konuşmasını ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş yaptı. Toplantının konuk konuşmacısı ise ekonomist Murat Muratoğlu oldu. "Ekonomi sadece rakam değildir" Konuşmasında dünya, Türkiye ve Antalya ekonomisini değerlendiren Yavaş, küresel risklere dikkat çekerek şunları söyledi: "Yüksek faizler girişimcinin önüne duvar örüyor. Finansmana ulaşmak zor, finansman maliyetleri yüksek. Ama sadece faiz yetmez. Ekonomi, hukuk güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Borsanın ibresi şirket bilançolarına bakmalı. Oysa bizde borsa, son dakika haberleriyle yönünü şaşırıyor. Küçük yatırımcılar zarar ederken, spekülatörler kazanıyor." "Hizmet sektöründeki ölçüsüz kâr hırsı hepimizi zorluyor" Turizm ve hizmet sektöründeki fiyat dengesizliklerini eleştiren Yavaş, "Bir feribotla Yunan adasına gidip yemek yemek, Ege’de orta halli bir restorandan ucuz hale geldiyse bir yerde yanlış var demektir. Antalya’da iki kişilik hesap, Atina’da dört kişilik sofrayla eşitse bu ölçüsüz kâr hırsıdır. Bu anlayış, hem iç hem dış turizmi baltalıyor, hep birlikte bindiğimiz dalı kesiyoruz" dedi. "Öngörülebilirlik olmadan ekonomi olmaz" Emlak vergilerindeki fahiş artışlara değinen Yavaş, öngörülebilirliğin önemini şu sözlerle vurguladı: "100 bin liralık bir emlak vergisinin bir anda 1-2 milyon liraya çıkması kabul edilemez. Bu adeta bir servet vergisidir. Böyle bir uygulama sadece iş dünyasını değil, tüm toplumu yeni bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıya bırakır. Vergi her zaman öngörülebilir olmalıdır. Bu aşırı vergi artışı mutlaka makul bir seviyeye çekilmelidir" "Her genç 18 yaşında meslek ehliyeti almalı" Yavaş, nitelikli eleman açığının iş dünyasının en büyük sorunlarından biri olduğunu belirtti. Sürekli değişen eğitim politikalarının gençleri çıkmaza sürüklediğini vurgulayan Yavaş şunları söyledi: "Her gencimiz 18 yaşına geldiğinde bir meslek ehliyetine sahip olmalı. Elektrik, yazılım, aşçılık, marangozluk fark etmez. Üniversiteye gitse de gitmese de genç ‘elimde bir meslek var’ diyebilmeli. Bu model işsizliği azaltır, üretime güç katar, gençlere özgüven verir." ANTGİAD’ın bu konuda somut adımlar attığını belirten Yavaş, yakın zamanda hayata geçirilen iş garantili meslek kursuyla ilgili, "ANTGİAD öncülüğünde İŞKUR, Halk Eğitim Merkezi, ATSO ve İNKAY işbirliğiyle açtığımız ön muhasebe kursunda 18 gencimizi seçtik. Üç ayın sonunda bu gençler ön muhasebe ehliyeti alacak, ANTGİAD üyelerimizin şirketlerinde iş garantisine kavuşacak. Üstelik kurs süresince asgari ücretleri Halk Eğitim Merkezi tarafından karşılanacak. Bu model, Türkiye’ye örnek olmalı. Bu başarı, siz değerli üyelerimizin desteğiyle mümkün oldu. Sizlerle gurur duyuyorum. ANTGİAD sizinle büyük, sizinle güçlü" ifadelerine yer verdi. "Barınma sorunu gençlerin hayallerini yıkıyor" Yavaş, gençlerin eğitim yolculuğunu doğrudan etkileyen barınma krizine de dikkat çekerek, "Hayalindeki üniversiteyi kazanacak puanı alan gencimiz artık başka şehre gidemiyor. Çünkü kira ödeyemiyor, yaşam maliyetlerini karşılayamıyor. Bunun iki sonucu var: Kent ekonomileri kan kaybedecek ve gençlerimiz hayallerinden vazgeçmek zorunda kalacak. Bu da gençlerimizde ömür boyu sürecek mesleki mutsuzluk oluşturacaktır" diye konuştu. "Planlama devletin başucu sözcüğü olmalıdır" Antalya’daki müze ve Atatürk Devlet Hastanesi süreçlerine değinen Yavaş, "Müzemiz yıkıldı, oysa etap etap yenilenebilirdi. Atatürk Devlet Hastanesi şehrin ortasında çok büyük bir ihtiyacı karşılıyor. Yeni bir merkezi hastane yapılmadan mevcut yapının yıkılması büyük plansızlıktır. Planlama her alanda bir ülkenin geleceğinin pusulasıdır. Planlama yoksa geriye sadece tesadüfler ve krizler kalır" dedi. Başkan Yavaş, 28-30 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleşecek TÜRKONFED 26. İş Dünyası Zirvesi hakkında da bilgi verdi Yavaş, "Antalya, Isparta ve Burdur iş dünyasının ortak sesi BAKSİFED’in ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede Türkiye’nin dört bir yanından iş insanları buluşacak. ANTGİAD’ın güçlü desteği ve işbirliği ile gerçekleşecek zirve ; vizyonumuzu büyütecek, ufkumuzu genişletecek, ülkemizin geleceğine ışık tutacak tarihi bir buluşma olacak" dedi. Murat Muratoğlu’ndan Türkiye Ekonomisinin Geleceği sunumu Toplantının konuşmacı konuğu ekonomist Murat Muratoğlu, "Türkiye Ekonomisinin Geleceği" başlıklı sunumunda küresel ve ulusal ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Girişimcilere, iş insanlarına ve yatırımcılara çok boyutlu öngörüler sunan Muratoğlu’nun konuşması yoğun ilgiyle izlendi. 29 Ekim Cumhuriyet Balosu Konuşmasının sonunda Ercan Yavaş, ANTGİAD’ın bir sonraki buluşmasının geleneksel 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Balosu olacağını duyurarak, "Bizler Atatürk’ün ‘en büyük eserim’ dediği Cumhuriyet’in yılmaz savunucularıyız. Cumhuriyet Bayramımızda bir kez daha haykıracağız: Biz Cumhuriyetiz, biz demokrasi, özgürlük ve adaletiz. Ve Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatacağız. Ne mutlu Türküm diyene" diye konuştu. Salondan bu sözlere coşkulu alkışlar yükseldi. Yoğun katılımın olduğu ANTGİAD Genişletilmiş Üye Toplantısı, samimi bir atmosferde sona erdi.
Şırnak’ta 5 bin dekar alandan 300 ton susam rekoltesi bekleniyor
03 Ekim 2025 Cuma - 11:00 Şırnak’ta 5 bin dekar alandan 300 ton susam rekoltesi bekleniyor Şırnak’ın Kumçatı bölgesinde çiftçiler, tescilli Dergul tahininin ham maddesi olan susamın hasadına imece usulü başladı. Bu yıl 5 bin dekar alanda ekili susamdan 300 tonun üzerinde rekolte bekleniyor. Mayıs-haziran döneminde ikinci ürün olarak ekimi yapılan susam, eylül-ekim aylarında imece usulüyle geleneksel yöntemlerle hasat ediliyor. Çiftçiler, aileleri ve komşularıyla orakla biçip demetledikleri susamları güneş altında yaklaşık 2 hafta kuruttuktan sonra dövme işlemine alıyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca 2023 yılında coğrafi işaret ile tescillenen, tarihi su değirmenlerinde hazırlanan Dergul (Kumçatı) tahinine rağbet artınca yöredeki çiftçiler, bu yıl 5 bin dekar alanda ikinci ürün olarak susam ekimine ağırlık verdi. Kumçatı beldesi ve civar köylerinde Gabar ve Cudi Dağı eteklerindeki arazilerde üreticilerin oraklarla imece usulü ile yaptığı susam hasadına Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Sezgin de eşlik etti. Sezgin, İHA muhabirine yaptığı açıklamada bu yıl 5 bin dekar alan üzerinde ikinci ürün olarak ekimi gerçekleştirilen susam hasadından 300 ton rekolte beklediklerini ifade etti. Sezgin, "Kumçatı bölgesindeki çiftçilerimiz bu yıl susam hasadına başladı. Mayıs-haziran döneminde ikinci ürün olarak bölgemizde ekilişi gerçekleşen susamın eylül-ekim döneminde hasadı yapılmaktadır. Burada hasat işlemi geleneksel usulle devam etmektedir. Bölgemizdeki çiftçilerimiz, aile üyeleri, komşularıyla imece usulüyle arazilere girerek susamlarını hasat etmektedir. Bugün görmüş olduğunuz arazide gün batımına kadar yaklaşık 20 dekarlık arazide susam hasadını hep beraber gerçekleştireceğiz. 2024 yılında Şırnak ili Kumçatı bölgesinde, lokal bir bölgedir burası, 2 bin 500 dekar susam tarımı gerçekleşti. Bu tarımda yaklaşık 175 ton susam elde ettik. Bununla beraber o bölgede ticarete konu oldu. Şırnak Dergul tahini olarak coğrafi işaret alan tahinimizin ham maddesi bölgede üretilmektedir. Susam, bu bölgede yetişmekte, bu bölgede su değirmenlerinde öğütülerek tahin haline gelmektedir. Coğrafi işareti almasıyla beraber hem bölgemizde hem de ülkemizde Şırnak Dergul tahini tüketimi artmıştır. Bu artışa bağlı olarak da 2025 yılında ekiliş alanımız 5 bin dekara ulaşmış, bu yıl da 300 tonun üzerinde bir rekolte elde etmeyi hedeflemekteyiz" dedi. Tahin üretiminin özellikle kırsalda yaşayan kadınlara ve aile ekonomisine önemli katkı sağladığını aktaran Sezgin, "Tüketimi artan Şırnak Dergul tahini, hem bölgede hem de bölge dışında ticarete konu olmakta. İlimizde kadınlarımıza, aile ekonomisine, köylümüze, ticari anlamda katma değerli bir şekilde hane halkına değer getirmektedir. Köylülerimiz susamları hasat etmekte ve demetler oluşturmaktadır. Güneşte yaklaşık 2 hafta kuruduktan sonra dövme işlemi gerçekleştirerek, susamlar tamamen harman edilmiş olacak. Daha sonra bunun tahine giden yolculuğu başlayacaktır" ifadelerini kullandı. Çiftçi Selahattin Demir ise susam hasadının şenlik havasında geçtiğini belirterek, "Susam hasadı imece usulü yapılıyor. Kendi akrabalarımız, komşularımızla birlikte eğlenerek, şarkı söyleyerek, piknik yaparak yapıyoruz, orakla biçiyoruz. Burada biçerdöver kesinlikle girmiyor, hiçbir makine girmiyor. Tamamıyla elle yapılıyor. Bunlar kurutulduktan sonra dövülerek soyulması, kurutulması, taşta kavrulması, ondan sonra değirmende öğütülmesi işlemleri var. Bunlar zaten sırayla yapılıyor" şeklinde konuştu.
Craft İstanbul’a Bursa damgası
03 Ekim 2025 Cuma - 10:58 Craft İstanbul’a Bursa damgası Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden üniversitelerin, bağımsız el sanatları atölyelerinin ve olgunlaşma enstitülerinin katıldığı ‘Craftİstanbul Fuarı’nda Bursa Kent Akademisi’nin standı büyük ilgi gördü. İstanbul Yenikapı’daki Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde yapılan Craftİstanbul 6. Uluslararası El Sanatları ve Tasarım Fuarı’na, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yenilikçi eğitim ve gelişim platformu Bursa Kent Akademisi de katılım sağladı. 100’ü aşkın katılımcının bulunduğu fuara 50’si uluslararası olmak üzere 600’e yakın el sanatçısı ve tasarımcı katıldı. 60’a yakın workshop, 20’yi aşkın konferans ve panelin gerçekleştirildiği fuara, el sanatları üreticileri, ustalar ve sanatkârlar, tasarımcılar, öğrenciler ve yayıncıların yanı sıra konuyla ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri ilgi gösterdi. Bursa Kent Akademisi’ne yoğun ilgi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılında ‘Eğitim yolculuğunuzda yeni bir kapı, istihdamda güçlü bir başlangıç’ mottosuyla kurduğu Bursa Kent Akademisi de Craftİstanbul Fuarı’nda yerini alarak kentin zengin kültürel mirasını, el sanatlarını ve tasarımlarını katılımcılarla buluşturdu. Filografi gümüş kazaz, deri işçiliği, kumaş bebek broş yapımı, tahta baskı kumaş çanta, ebru, çini, seramik, ve ciltleme gibi birçok sanat ve zanaat dalında hazırlanan eserler sergilenirken, Umurbey İpek Üretim ve Tasarım Merkezi’nde üretilen ipek halı ve kumaş dokumaları büyük ilgi gördü. Bursa Kent Akademisi tarafından düzenlenen atölyelere katılan ziyaretçiler, seramik biçimlendirme, ebru sanatı, kumaş bebek broş yapımı, modern Coptic Stitch defter dikimi ve deri gözlük kılıfı yapımı etkinliklerinde kendi üretimlerini yapma fırsatı buldu. "Kültürümüzü yaşatmaya devam edeceğiz" Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, el sanatlarının geçmişi bugüne; bugünü ise yarına aktaran en önemli değerlerden olduğunu söyledi. Geleneksel üretimleri yaşatmanın kültürel hafızayı koruma anlamına geldiğini belirten Yıldız, "Bursa, ipeğin, çininin, ebrunun, ahşap oymacılığının, dokumanın ve daha nice zanaatın başkentidir. Bursa Kent Akademisi çatısı altında her yaştan bireye yönelik mesleki, teknik ve sanatsal eğitimler veriliyor. Bursa Kent Akademisi, 24 eğitim merkezi, 11 uzmanlık okulu ve 1 ipek üretim-tasarım merkezi ile kent yaşamına dokunan eğitimleriyle dikkat çekiyor. Bugüne kadar 983 yüz yüze ve çevrim içi eğitim düzenleyerek binlerce kişiye ulaştı. Kent Akademisi, mesleki ve teknik eğitimlerden bilişim teknolojilerine, kadın kooperatiflerine yönelik girişimcilik programlarından gençler için sanat atölyelerine kadar geniş bir yelpazede eğitim imkanı sunuyor. Akademide bireyler kendi potansiyelini keşfederken, Bursa’nın sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine de katkı sağlanıyor" dedi.
Şifa bulduğu ilikli kemik suyunu markalaştırarak kendi işini kurdu
03 Ekim 2025 Cuma - 10:50 Şifa bulduğu ilikli kemik suyunu markalaştırarak kendi işini kurdu Yalova’da kadın girişimci Dilek Öztürk, ileri derecede kemik erimesi hastalığını ilikli kemik suyu ve kolajen formülleri sayesinde yenerek sağlığına kavuştu. Kendisi gibi şifa arayanlardan gelen taleplerin artması üzerine kendi markasını kuran kadın girişimci, Türkiye’nin dört bir yanına ürünlerini gönderiyor. 9 yıl boyunca kemik erimesiyle mücadele veren ve hatta yolda yürüyemez hâle gelen Öztürk, ağrılarını hafifletmek için başladığı araştırmalar sırasında keşfettiği ilikli kemik suyu formülü sayesinde sağlığına kavuştu. Kendisi gibi şifa arayanların taleplerinin her geçen gün artması üzerine kendi marka tescilini alan kadın girişimci, Yalova Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün de destekleriyle Safran köyünde üretime geçti. Evli ve bir çocuk annesi olan 54 yaşındaki Dilek Öztürk, 40 yaşında hastalığına teşhis konulduğunu belirterek, "Yolda yürüyemez hâle gelmiştim, desteksiz adım atamıyordum. Artık kemiklerim kendiliğinden kırılacak seviyedeydi. 9 yıl mücadele ettim. Şimdi ise koşabiliyorum" dedi. Hastalığı sürecinde serum tedavilerinin ağır yan etkileri nedeniyle farklı bir yol aradığını ifade eden Öztürk, doktorunun önerisiyle ilikli kemik suyu ve kolajen üzerine araştırma yaptığını söyledi. Pandemi döneminde üç ay boyunca tarifleri inceleyerek kendi formülünü geliştirdiğini söyleyen Öztürk, ilk kürün sonunda ağrılarında azalma hissettiğini belirtti. Öztürk, genç büyükbaş hayvan kemiklerini kullanarak üretim yaptıklarını belirterek, "Kemikler 12 saat suda bekletilip yıkanıyor, ardından düşük ısıda fırınlanıyor. 30 saat pişirme sürecinden geçiyor. Bitki karışımlarıyla destekleniyor. Kimyasal kesinlikle kullanmıyoruz. Ev usulü ama çok daha titiz bir şekilde yapıyoruz" ifadesini kullandı. Müşterilerinden gelen olumlu geri dönüşlerin kendisini çok mutlu ettiğini kaydeden Öztürk, "Ankara’da bir müşterimin oğlu, bağırsak problemi nedeniyle kortizon kullanıyordu. Bana sürekli ağlayarak telefon açıyordu. Şimdi tamamen iyileşti, kortizonu bıraktı. Böyle haberler beni işime daha çok bağlıyor" diye konuştu.
Eylül’de en çok üniversite eğitim ücreti pahalandı
03 Ekim 2025 Cuma - 10:47 Eylül’de en çok üniversite eğitim ücreti pahalandı Eylül ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Buna göre, geçen ay yüzde 61,67 fiyat artışı görülen üniversite eğitim ücreti en fazla pahalanan ürün olurken, en fazla ucuzlayan ise yüzde 17,29 azalışla havayolu ile yolcu taşımacılığı oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2025 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 3,23 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 25,43 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,29 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 38,36 artış olarak gerçekleşti. Eylül ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla söz konusu ayda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Eylül ayında en fazla fiyat artışı yüzde 61,67 ile üniversite eğitim ücretlerinde yaşandı. En çok ucuzlayan ise yüzde 17,29 azalışla havayolu ile yolcu taşımacılığı oldu. En fazla fiyat artışı yaşanan bazı ürünler; diğer konaklama hizmetleri (öğrenci yurtları) yüzde 36,62, yumurta yüzde 19,84, taze balık yüzde 19,16, otobüs ile şehir içi yolcu taşımacılığı yüzde 13,45, taze sebzeler (patates hariç) yüzde 11,95 oldu. En çok ucuzlayan bazı ürünler; sağlık sigortası yüzde 5,75, evcil hayvanlar ile ilgili ürünler yüzde 5,29, ev ile ilgili diğer temizlik malzemeleri (bulaşık süngeri, çöp torbası vb.) yüzde 3,94, karayolu ile şehirler arası yolcu taşımacılığı yüzde 2,59 olarak gerçekleşti.
Çiftlik gibi okul
03 Ekim 2025 Cuma - 10:36 Çiftlik gibi okul Malatya’da Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, okul bünyesinde kurulan tavuk yetiştiriciliği tesisinde hem üretime katkı sağlıyor hem de döner sermaye kapsamında gelir elde ediyor. Yaklaşık 5 yıl önce DAP Projesi kapsamında kurulan Yumurtacı Tavuk Yetiştiriciliği kümesinde, öğrenciler teorik bilgilerini uygulamalı eğitimle pekiştiriyor. Tarım Alan Şefi Selahattin Özmen’in gözetiminde yürütülen çalışmalarda, tavuklar civciv ve yarka dönemlerinden itibaren öğrenciler tarafından yetiştiriliyor. Yumurtlama dönemine giren tavuklar ise ana kümese alınarak üretime dahil ediliyor. Yaklaşık bin tavuğun bulunduğu tesiste günlük ortalama 30 koli yumurta üretiliyor. Elde edilen yumurtalar hem okulun ihtiyacını karşılıyor hem de döner sermaye aracılığıyla vatandaşlara satışa sunuluyor. Öğrenciler, üretim sürecinde aktif rol alırken, aynı zamanda emeklerinin karşılığında ücret alıyor. "Tavukların tüm bakımıyla biz ilgileniyoruz" Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Bölümü 12. sınıf öğrencisi Muhammet Adıyaman, tavukların tüm bakım süreciyle ilgilendiklerini belirterek, "Döner sermaye kapsamında çalışarak ücret alıyoruz. Burada hem mesleğimizi öğreniyoruz hem de tecrübe kazanıyoruz" dedi.11. sınıf öğrencisi Onurcan Burca ise tavuklarla ilgilenmeyi sevdiğini ifade ederek, öğretmenlerinin her aşamada kendilerine destek olduğunu söyledi. "Her yıl 10 bin civciv geliyor" Projeyle ilgili bilgi veren Okul Müdürü Necip Katı da, "1 Mart’ta okula yaklaşık 10 bin civciv geliyor. Bunların 9 binini Malatya halkına satıyoruz, kalan bin civcivi ise yumurtacı tavuk olarak yetiştiriyoruz. Üretilen yumurtaların bir kısmı öğrencilerimize ikram ediliyor, kalan kısmı ise öğretmenlerimiz ve vatandaşlara satılıyor. Bu bölümden mezun olan öğrencilerimizin iş bulma konusunda herhangi bir sıkıntıda yaşamıyor" diye konuştu.