EKONOMİ
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:04 Çankırı’da ihracat Ocak ayında 40 milyon 202 bin dolar oldu Türkiye İstatistik Kurumu tarafından verilen bilgiye göre, Çankırı’da 2026 yılı Ocak ayında ihracat 40 milyon 202 bin dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni açıkladı. Paylaşılan verilere göre, 2026 yılının Ocak ayında Çankırı’da yapılan ihracat 40 milyon 202 bin dolar oldu. Gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 29 milyon 62 bin dolar ile "iç ve dış lastik imalatı" ürün grubu bulundu. Bu ürün grubunu 7 milyon 615 bin dolar ile "makarna, şehriye, kuskus vb. unlu mamullerin imalatı" ve 1 milyon 202 bin dolar ile "öğütülmüş hububat ve sebze ürünleri imalatı" ürün grubu takip etti. Ocak ayında Çankırı’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 44 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşti. Ocak ayında Çankırı’dan 86 farklı ülkeye ihracat yapılmış olup ilk sırada 10 milyon 617 bin dolar ile Almanya yer aldı. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 4 milyon 487 bin dolar ile Macaristan olurken üçüncü sırada 3 milyon 738 bin dolar ile Somali bulundu. Çankırı’nın 2026 yılı Ocak ayındaki ithalatı ise 18 milyon 19 bin dolar oldu. 80 farklı ürün grubunda gerçekleştirilen ithalatta ilk üç sırada, 3 milyon 991 bin dolar ile "birincil formda plastik ve sentetik kauçuk imalatı" ürün grubu, 3 milyon 337 bin dolar "tahılların (pirinç hariç), baklagillerin ve yağlı tohumların yetiştirilmesi" ve 2 milyon 589 bin dolar ile "temel kimyasal maddelerin imalatı" ürün grubu yer aldı. Ocak ayında 32 farklı ülkeden Çankırı’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 2 milyon 850 bin dolar ile Çin yer aldı. İkinci sırada 2 milyon 179 bin dolar ile Kanada, üçüncü sırada 1 milyon 961 bin dolar ile Avusturya takip etti. Öte yandan, Ocak ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı Çankırı’da yüzde 223,1 oldu.
Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu
08 Şubat 2026 Pazar - 10:13 Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu Afyonkarahisar’ın Çay ilçesinden Konya’nın Akşehir ilçesine ve Isparta’ya kadar uzanan Sultan Dağları’ndaki beyaz örtü, kuraklık nedeniyle kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz üreticilerine umut oldu. Efsanelere de konu olan, Yeşilçiftlik beldesi ya da Doğancık köyünden bir gelinin dağa kaçmasından ve orada ölmesinden sonra efsaneleşen 100 kilometre uzunluğundaki Sultan Dağları’nın en yüksek zirvesi 2610 rakımlı olan Gelincik Kaya Tepesi... Bunu 2519 metre rakımlı Toprak Tepe ve 2063 rakımlı Kırkkaya Tepe izliyor. Çay, Sultandağı ve Akşehir ilçeleri boyunca uzanan Sultan Dağları, bu yıl ülkenin birçok bölümünde etkili olan yağıştan nasibini aldı. Son yıllarda rastlanmayan ölçüde karla kaplanan ve beyaz örtüsüyle büyüleyen Sultan Dağları’ndaki yüklü kar, kuraklık nedeniye kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz, vişne, elma ve diğer tarım ürünlerini üreten çiftçilere umut oldu. Halen devam eden yağmurların etkisiyle canlanma görülen Eber Gölü’ndeki su miktarının, karların erimesiyle ilkbaharda göle gelecek suyla birlikte daha da artması bekleniyor. Son yıllarda kuraklık nedeniyle kuruma riski taşıyan ve alınan birçok önleme rağmen ciddi bir iyileşme görülmeyen göldeki bu durum, meyve üretimi açısından önem taşıyor. Akşehir ve Eber Gölü havzasında yetiştirilen, onlarca ülkeye ihraç edilen dünyanın en kaliteli kiraz ve vişnesi, bölge tarımı ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Göllerin yok olması, bölge iklimini bozacağından ve ürün kalitesini etkiyeceğinden özellikle Eber Gölü’nün korunması ve kurtarılması, hem kırsal yaşam, hem çiftçi refahı hem de milyonlarca dolar döviz girdisi sağladığı için ülke ekonomosi açısından büyük önem taşıyor. Bu çerçevede, Eber Gölü’ne gelecek her damlanın büyük önemi varken Sultan Dağları’ndaki kar yükü yüzleri güldürüyor. Bölgede dron çekimleri yapan Ali Çetinkaya da Sultan Dağları’nın zirvesini, karla beyaza bürünen ormanlık alanlarını havadan görüntüledi.
Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu
08 Şubat 2026 Pazar - 10:10 Sultan Dağları’ndaki kar Eber Gölü ve kiraza umut oldu Afyonkarahisar’ın Çay ilçesinden Konya’nın Akşehir ilçesine ve Isparta’ya kadar uzanan Sultan Dağları’ndaki beyaz örtü, kuraklık nedeniyle kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz üreticilerine umut oldu. Efsanelere de konu olan, Yeşilçiftlik beldesi ya da Doğancık köyünden bir gelinin dağa kaçmasından ve orada ölmesinden sonra efsaneleşen 100 kilometre uzunluğundaki Sultan Dağları’nın en yüksek zirvesi 2610 rakımlı olan Gelincik Kaya Tepesi... Bunu 2519 metre rakımlı Toprak Tepe ve 2063 rakımlı Kırkkaya Tepe izliyor. Çay, Sultandağı ve Akşehir ilçeleri boyunca uzanan Sultan Dağları, bu yıl ülkenin birçok bölümünde etkili olan yağıştan nasibini aldı. Son yıllarda rastlanmayan ölçüde karla kaplanan ve beyaz örtüsüyle büyüleyen Sultan Dağları’ndaki yüklü kar, kuraklık nedeniye kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz, vişne, elma ve diğer tarım ürünlerini üreten çiftçilere umut oldu. Halen devam eden yağmurların etkisiyle canlanma görülen Eber Gölü’ndeki su miktarının, karların erimesiyle ilkbaharda göle gelecek suyla birlikte daha da artması bekleniyor. Son yıllarda kuraklık nedeniyle kuruma riski taşıyan ve alınan birçok önleme rağmen ciddi bir iyileşme görülmeyen göldeki bu durum, meyve üretimi açısından önem taşıyor. Akşehir ve Eber Gölü havzasında yetiştirilen, onlarca ülkeye ihraç edilen dünyanın en kaliteli kiraz ve vişnesi, bölge tarımı ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Göllerin yok olması, bölge iklimini bozacağından ve ürün kalitesini etkiyeceğinden özellikle Eber Gölü’nün korunması ve kurtarılması, hem kırsal yaşam, hem çiftçi refahı hem de milyonlarca dolar döviz girdisi sağladığı için ülke ekonomosi açısından büyük önem taşıyor. Bu çerçevede, Eber Gölü’ne gelecek her damlanın büyük önemi varken Sultan Dağları’ndaki kar yükü yüzleri güldürüyor. Bölgede drone çekimleri yapan Ali Çetinkaya da Sultan Dağları’nın zirvesini, karla beyaza bürünen ormanlık alanlarını havadan görüntüledi. (ZA-İHS)
Sütcü: "ABD’den Avrupa’ya birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor"
08 Şubat 2026 Pazar - 09:09 Sütcü: "ABD’den Avrupa’ya birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" dedi. Sütcü, AOSB’nin ulaştığı seviyeyi, verdikleri hizmetleri ve Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin Adana’ya kazandıracaklarını değerlendirdi. Sütcü, Türkiye genelinde 418 organize sanayi bölgesi bulunduğunu hatırlatarak, fiziki alan büyüklüğü bakımından AOSB’nin ilk dört arasında yer aldığını söyledi. "Birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor" AOSB’nin yalnızca büyüklüğüyle değil; altyapısı, üstyapısı, idari kapasitesi ve ticari hacmiyle de örnek bir model haline geldiğini belirten Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" diye konuştu. AOSB’nin bugün yaklaşık 45 bin çalışanıyla güçlü bir üretim merkezi olduğunu, bölgede yüzde 100 yabancı sermayeli 27 firma bulunduğunu ifade eden Sütcü, sadece yurt içi değil dünyanın dört bir tarafından gelecek yatırımcıların ihtiyaçlarına cevap verecek kapasitede olduklarını kaydetti. "Alanımız 22 milyon metrekareye çıktı" Sütcü, AOSB’nin mevcut alanının 22 milyon metrekareye ulaştığını, bunun yanında yaklaşık 30 milyon metrekarelik yeni genişleme alanı bulunduğunu, bunun için kamu kurumlarından izinlerin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Bu genişleme tamamlandığında AOSB’nin Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden biri olacağına dikkat çeken Sütcü, daha sonra şöyle devam etti: "Biz yalnızca alan büyütmüyoruz; sanayicimize verdiğimiz hizmetleri de çeşitlendiriyoruz. Bankalar, gümrük ve SGK şubesi, kamu kurumlarının tek çatı altında toplandığı kamu kampüsü, üniversite, lise ve anaokulu ile ticari alanlarımızla sanayicimizin şehir merkezine gitmeye ihtiyaç duymadığı bir ekosistem oluşturduk." Altyapı ve enerji yatırımları Sütcü, AOSB’de tüm havai hatların yer altına alındığını, trafo kapasitesinin 270 megavattan 550 megavattan çıkarıldığını ayrıca 8 megavat GES ve 50 megavat elektrik depolama yatırımlarının sürdüğünü belirtti. Sütcü, AOSB’nin Türkiye’nin en düşük elektrik dağıtım bedelini uygulayan OSB’lerden biri olduğuna dikkati çekerek, "Atıksu arıtma kapasitemiz ise 36 bin metreküp/gün’den 90 bin metreküp/gün’e çıkardık. Kullanma suyu kapasitemiz ise 222 bin metreküp gün’e ulaştı" dedi. Sanayiciye maliyet avantajı Sütcü, AOSB Enerji Şirketi, beton santralleri ve vinç hizmetleriyle sanayicilere piyasanın çok altındaki maliyetlerle hizmet sağlandığını belirterek, "Ayrıca Proje Destek Birimi aracılığıyla sanayicilerimize 750 milyon TL’nin üzerinde kamu desteğine erişim sağladık" diye konuştu. "Ceyhan Kimya Bölgesi stratejik bir sıçrama" AOSB Başkanlığının yanı sıra Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi de tevdi edilen Bekir Sütcü, "Yaklaşık 30 milyon metrekarelik alan Cumhurbaşkanımızın onayı ile belirlendi. Bu bölge, özellikle Türkiye’nin ithal ettiği yüksek katma değerli kimya ürünlerinin yerli üretimini imkan sunacak. Bu yalnızca Adana’nın değil, Türkiye’nin projesidir. Ulusal ve uluslararası yatırımcıları çekecek, nitelikli istihdam oluşturacak ve dış ticaret açığını azaltacak bir merkez kuruyoruz" ifadelerini kullandı. "Toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı" Adana’nın yapılan toplam 4 milyar dolarlık ihracatının yüzde 50’sinin AOSB’den yapıldığını belirten Sütcü, "Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Adana’dan yapılan toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı. Bunun en az yüzde 50’si yani 2 milyar dolarlık ihracat bölgemizden karşılanıyor. Bu da AOSB’nin yalnızca fiziksel büyüklüğünün değil, ticari gücünün de ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir" dedi. Sütcü ayrıca, Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu listesinde AOSB’den 18, ikinci 500’de 12 firmalarının bulunduğunu, TİM 1000’de ise 16 firma ile yer aldıklarını kaydetti. 32 yıldır sanayici olduğunu hatırlatan Sütcü, AOSB yönetimi olarak temel hedeflerinin sanayicinin işini kolaylaştırmak olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bizim görevimiz sanayicimizin zaman ve maliyet kayıplarını gidermek, bürokrasiyi azaltmak ve üretime odaklanmasını sağlamaktır. Çünkü üretim demek istihdam, ihracat ve devletimize vergi demektir." 10 Şubat mesajı Sütcü, 10 Şubat Salı günü saat 13.00’te AOSB Seyhan Salonu’nda seçimli olağan genel kurul yapılacağını hatırlatarak, tüm sanayicileri oylarını kullanmaya beklediklerini sözlerine ekledi.
AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sütçü: "ABD’den, Avrupa’ya bir çok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor"
08 Şubat 2026 Pazar - 09:04 AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sütçü: "ABD’den, Avrupa’ya bir çok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" dedi. Sütcü, AOSB’nin ulaştığı seviyeyi, verdikleri hizmetleri ve Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin Adana’ya kazandıracaklarını değerlendirdi. Sütcü, Türkiye genelinde 418 organize sanayi bölgesi bulunduğunu hatırlatarak, fiziki alan büyüklüğü bakımından AOSB’nin ilk dört arasında yer aldığını söyledi. "Birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor" AOSB’nin yalnızca büyüklüğüyle değil; altyapısı, üst yapısı, idari kapasitesi ve ticari hacmiyle de örnek bir model haline geldiğini belirten Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" diye konuştu. AOSB’nin bugün yaklaşık 45 bin çalışanıyla güçlü bir üretim merkezi olduğunu, bölgede yüzde 100 yabancı sermayeli 27 firma bulunduğunu ifade eden Sütcü, sadece yurtiçi değil dünyanın dört bir tarafından gelecek yatırımcıların ihtiyaçlarına cevap verecek kapasitede olduklarını kaydetti. "Alanımız 22 milyon metrekareye çıktı" Sütcü, AOSB’nin mevcut alanının 22 milyon metrekareye ulaştığını, bunun yanında yaklaşık 30 milyon metrekarelik yeni genişleme alanı bulunduğunu, bunun için kamu kurumlarından izinlerin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Bu genişleme tamamlandığında AOSB’nin Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden biri olacağına dikkat çeken Sütcü, daha sonra şöyle devam etti: "Biz yalnızca alan büyütmüyoruz; sanayicimize verdiğimiz hizmetleri de çeşitlendiriyoruz. Bankalar, gümrük ve SGK Şubesi, kamu kurumlarının tek çatı altında toplandığı kamu kampüsü, üniversite, lise ve anaokulu ile ticari alanlarımızla sanayicimizin şehir merkezine gitmeye ihtiyaç duymadığı bir ekosistem oluşturduk." Altyapı ve enerji yatırımları Sütcü, AOSB’de tüm havai hatların yer altına alındığını, trafo kapasitesinin 270 megavattan 550 megavattan çıkarıldığını ayrıca 8 megavat GES ve 50 megavat elektrik depolama yatırımlarının sürdüğünü belirtti. Sütcü, AOSB’nin Türkiye’nin en düşük elektrik dağıtım bedelini uygulayan OSB’lerden biri olduğuna dikkati çekerek, "Atıksu arıtma kapasitemiz ise 36 bin metreküp/gün’den 90 bin metreküp/gün’e çıkardık. Kullanma suyu kapasitemiz ise 222 bin metreküp gün’e ulaştı" dedi. Sanayiciye maliyet avantajı Sütcü, AOSB Enerji Şirketi, beton santralleri ve vinç hizmetleriyle sanayicilere piyasanın çok altındaki maliyetlerle hizmet sağlandığını belirterek, "Ayrıca Proje Destek Birimi aracılığıyla sanayicilerimize 750 milyon TL’nin üzerinde kamu desteğine erişim sağladık" diye konuştu. "Ceyhan Kimya Bölgesi stratejik bir sıçrama" AOSB Başkanlığının yanı sıra Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi de tevdi edilen Bekir Sütcü, "Yaklaşık 30 milyon metrekarelik alan Cumhurbaşkanımızın onayı ile belirlendi. Bu bölge, özellikle Türkiye’nin ithal ettiği yüksek katma değerli kimya ürünlerinin yerli üretimini imkan sunacak. Bu yalnızca Adana’nın değil, Türkiye’nin projesidir. Ulusal ve uluslararası yatırımcıları çekecek, nitelikli istihdam oluşturacak ve dış ticaret açığını azaltacak bir merkez kuruyoruz" ifadelerini kullandı. "Toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı" Adana’nın yapılan toplam 4 milyar dolarlık ihracatının yüzde 50’sinin AOSB’den yapıldığını belirten Sütcü, "Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Adana’dan yapılan toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı. Bunun en az yüzde 50’si yani 2 milyar dolarlık ihracat bölgemizden karşılanıyor. Bu da AOSB’nin yalnızca fiziksel büyüklüğünün değil, ticari gücünün de ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir." Sütcü ayrıca, Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu listesinde AOSB’den 18, ikinci 500’de 12 firmalarının bulunduğunu, TİM 1000’de ise 16 firma ile yer aldıklarını kaydetti. 32 yıldır sanayici olduğunu hatırlatan Sütcü, AOSB yönetimi olarak temel hedeflerinin sanayicinin işini kolaylaştırmak olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bizim görevimiz sanayicimizin zaman ve maliyet kayıplarını gidermek, bürokrasiyi azaltmak ve üretime odaklanmasını sağlamaktır. Çünkü üretim demek istihdam, ihracat ve devletimize vergi demektir." 10 Şubat mesajı Sütcü, 10 Şubat Salı günü saat 13.00’te AOSB Seyhan Salonu’nda seçimli olağan genel kurul yapılacağını hatırlatarak, tüm sanayicileri oylarını kullanmaya beklediklerini sözlerine ekledi.
Bakan Bolat: "2026 yılının ilk ayında Çin ile ihracatımız yüzde 32 artarak 335 milyon dolara yükseldi"
07 Şubat 2026 Cumartesi - 17:25 Bakan Bolat: "2026 yılının ilk ayında Çin ile ihracatımız yüzde 32 artarak 335 milyon dolara yükseldi" 3’üncü Türkiye-Çin İş Konferansı (TCBC) Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımlarıyla gerçekleşti. Konferansta konuşan Bolat "Türkiye ekonomisi, büyümesini kesintisiz bir şekilde son 21 çeyrektir sürdürmektedir. Çin ile ikili ticaretimiz son yıllarda ciddi bir büyüklüğe ulaşarak, 2025 yılında yaklaşık 53 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılının ilk ayında Çin ile ihracatımız yüzde 32 artarak 335 milyon dolara yükseldi" dedi. 3’üncü Türkiye - Çin İş Konferansı Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Jiang Xuebin’in katılımlarıyla gerçekleşti. Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdürdüğünü ve Çin ile ilişkilerin arttığını belirten Bakan Bolat, "Türkiye ekonomisi, büyümesini kesintisiz bir şekilde son 21 çeyrektir sürdürmektedir. Çin ile ikili ticaretimiz son yıllarda ciddi bir büyüklüğe ulaştı. 2025 yılında yaklaşık 53 milyar dolar olarak gerçekleşti. Somut gündem başlıklarımızdan biri de Çin’e tarım ve gıda ürünleri ihracatımızdır. 2025 yılında bu sektörde dünyaya 28 milyar dolar, Çin’e ise yaklaşık 240 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin kaliteli tarım ürünlerinin Çin pazarına erişimi konusunda kaydedilen ilerlemeleri memnuniyetle karşılıyoruz. 2026 yılının ilk ayında Çin ile ihracatımız yüzde 32 artarak 335 milyon dolara yükseldi" ifadelerini kullandı. "Çin ile ihracatımız 2026 yılının ilk ayında yüzde 32 arttı" Çin ile ikili ticaretin son yıllarda ciddi bir büyüklüğe ulaştığını belirten Ticaret Bakanı Ömer Bolat, " Çin ile ikili ticaretimiz son yıllarda ciddi bir büyüklüğe ulaştı. 2025 yılında yaklaşık 53 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ancak aynı yıl Türkiye’nin Çin’e ihracatı 3,28 milyar dolar seviyesinde kalırken, ithalatımız 49,6 milyar dolar olmuştur. Bu tablo, 46,3 milyar dolarlık bir dış ticaret açığına işaret ediyor ve Türkiye’nin toplam dış ticaret açığının yaklaşık yarısına karşılık geliyor. Biz bu tabloyu bir ihtilaf başlığı olarak değil; yapıcı bir anlayışla, ortak çaba gerektiren yapısal bir gündem olarak ele alıyoruz. Hedefimiz; ticareti daraltmak değil, Türkiye’nin Çin pazarındaki payını artırmak, ürün çeşitliliğini ve katma değeri yükseltmek, bunu da daha güçlü yatırım ortaklıklarıyla desteklemektir. Nitekim 2026 yılının ilk ayında ihracatımızın yüzde 32 artarak 335 milyon dolara yükselmesi, doğru adımlar atıldığında potansiyelin hızla açığa çıkabileceğini göstermektedir" dedi. "Türkiye ekonomisi, büyümesini kesintisiz bir şekilde son 21 çeyrektir sürdürmektedir" Türkiye ekonomisinin hızla büyüdüğüne dikkat çeken Bakan Bolat, " Türkiye ekonomisi; 2003-2024 arası 22 yılda, yıllık ortalama reel yüzde 5,4 oranında ve 2024 yılında da yüzde 3,3 oranında büyümeyi başarmıştır. 2025 ilk dokuz ayı sonunda ekonomik büyüme oranı da yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. 2023 yılında ilk kez 1 trilyon dolar eşiğini aşan GSYİH’mız, cari fiyatlarla, 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla ise 1 trilyon 538 milyar dolara yükselerek, tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. Kişi başına düşen gelir 2024 yılı itibarıyla 15 bin 325 dolara yükselmiş, 2025 yılı 3’üncü çeyrek sonunda ise 17 bin 886 dolara ulaşmıştır. IMF tahminlerine göre, Türkiye’nin, 2025 yılı sonunda, dünyanın 11’inci, Avrupa’nın 4’üncü büyük ekonomisi olması beklenmektedir. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı 2002 yılında 10 milyar dolar, ihracatımızdaki payı ise yüzde 30 seviyesindeydi. 2025 yılında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız, 2024 yılına kıyasla yüzde 10,8 artarak 112 milyar dolara ulaşmış ve toplam imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 43,5’e çıkmıştır. Bu artış, Türkiye’nin teknoloji yoğun ürünlere olan yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve bu payın daha da artırılmasını hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "2025 yılında tarım ve gıda ürünlerinde Çin’e yaklaşık 240 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik" 2025 yılında Çin’e 240 milyon dolar ihracat gerçekleştiğini belirten Bakan Bolat, "Somut gündem başlıklarımızdan biri de Çin’e tarım ve gıda ürünleri ihracatımızdır. Türk firmaları 2025 yılında bu sektörde dünyaya 28 milyar dolar, Çin’e ise yaklaşık 240 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin kaliteli tarım ürünlerinin Çin pazarına erişimi konusunda kaydedilen ilerlemeleri memnuniyetle karşılıyoruz. Badem ve su ürünleri protokollerinin imzalanması ve defne yaprağında imzaya hazır aşamaya gelinmesi önemli adımlardır. Kanatlı ürünler, kiraz ve turunçgiller başta olmak üzere bekleyen izin süreçlerinde de hızlanma bekliyoruz. Bu başlıklarda atılacak somut adımların, ticaretimizin niteliğine ve dengesine doğrudan katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Çinli turistlerin en az yüzde 1’inin Türkiye’yi ziyaret etmesini hedefliyoruz" Çinli turistlerin Türkiye’yi tecih etmesi gerektiğine değinen Bakan Bolat, "Turizm ve sivil havacılık da ekonomik ilişkimizin önemli bir tamamlayıcı boyutudur. Çin’den yurt dışına çıkan turist sayısı 2024 yılında 155 milyon gibi çok büyük bir ölçektedir. Türkiye aynı yıl yaklaşık 425 bin Çinli ziyaretçi ağırlamıştır. Biz kısa vadede hedefimizi net koyuyoruz: yurt dışına çıkan Çinli turistlerin en az yüzde 1’inin Türkiye’yi ziyaret etmesini hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmanın anahtarı, hava bağlantılarının güçlendirilmesidir. THY’nin Çin uçuş ağını genişletme yönündeki çabalarını önemsiyoruz ve bu konuda ilgili makamların desteğinin sürmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Kütahya’nın ‘beyaz altını’ bor madeni için dev iş birliği
07 Şubat 2026 Cumartesi - 15:11 Kütahya’nın ‘beyaz altını’ bor madeni için dev iş birliği Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ), Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), ETİ Maden ve Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) temsilcileri, bor madeninin katma değerini artırmak ve stratejik alanlarda kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla Ankara’da bir araya geldi. Dünyanın en büyük bor rezervlerine sahip olan Emet ve Hisarcık bölgelerini odağına alan toplantıda, borun "milli bir mesele" olduğu vurgulandı. TENMAK Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen kritik zirveye; Kütahya Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, TENMAK Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli, DPÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Karagüzel, Tavşanlı MYO Müdürü Prof. Dr. İsmet Çelik, akademisyenler ve bölge temsilcileri katıldı. Toplantıda, borun geleneksel kullanım alanları olan temizlik, tarım ve cam endüstrisinin ötesine geçilmesi gerektiği belirtildi. Borun; enerji, savunma, imalat, uzay ve havacılık alanlarında "yüksek katma değerli ileri malzeme" olarak kullanılmasına yönelik üretim istatistikleri ve bilimsel projeler masaya yatırıldı. Ayrıca bor üretim süreçlerindeki atıkların ekonomiye kazandırılması ve laboratuvar altyapılarının ortak kullanımı konularında mutabakata varıldı. Süreci yakından takip eden Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, yaklaşık dört ay önce DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ile başlatılan çalışmaların meyvesini verdiğini ifade etti. Demir, "Aralık ayında Tavşanlı’da yaptığımız toplantıdaki tespitleri bugün TENMAK yetkilileriyle değerlendirdik. Bu alandaki desteğimiz sürecek. DPÜ Rektörümüze ve akademisyenlerimize katkıları için teşekkür ediyorum" dedi. DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ise yaptığı açıklamada, dünyanın en büyük bor rezervinin Emet ilçesinde bulunduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Bor; roket yakıtından süper iletkenlere, zırh teknolojilerinden nükleer alana kadar hayati bir öneme sahip. Üniversitemizde borun endüstriyel ürüne dönüştürülmesi noktasında yapılan her çalışma bizim için milli bir meseledir. Bu alandaki bilimsel araştırmaları sonuna kadar destekleyeceğiz." TENMAK Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli, DPÜ ve Tavşanlı TSO ile yapılacak ortak çalışmaları kurum hedefleri açısından çok değerli bulduklarını belirtti. Toplantı sonunda, iş birliğinin sürdürülebilirliği için TENMAK heyetinin Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’ne davet edilmesi ve sürecin çevrim içi toplantılarla hızlandırılması kararlaştırıldı.
27 yıllık Avrupa serüvenini vatan hasretiyle bitirdi: Alaplı’da 30 kişiye istihdam sağlıyor
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:41 27 yıllık Avrupa serüvenini vatan hasretiyle bitirdi: Alaplı’da 30 kişiye istihdam sağlıyor Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde 27 yıl maden ve ticaretle uğraşan Yılmaz Akyüz, vatan özlemiyle döndüğü memleketi Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde sanayici oldu. Devraldığı tesiste 30 kişiye istihdam sağlayan Akyüz, Alaplı’da ürettiği pat pat kasalarını Balkanlar ve Doğu ülkelerine ihraç ederek Avrupa’daki ticari tecrübesini Anadolu’nun yerel gücüyle birleştiriyor. Zonguldak’ın Alaplı ilçesinden 1999 yılında aile birleşimi nedeniyle Almanya’ya giden Yılmaz Akyüz, yaklaşık 27 yıl kaldığı Avrupa’daki iş hayatının ardından memleketine yatırım yapma kararı aldı. Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde aynı zamanda maden ve ticaret sektöründe faaliyet gösteren Akyüz, Alaplı Çayboyu mevkiinde pat pat sektöründe faaliyet gösteren bir imalat fabrikasını devraldı. 4 dönüm alan üzerine kurulu tesiste 30 işçiyle üretim yaptıklarını belirten Akyüz, pat pat kasası imalatında Türkiye genelinden talep aldıklarını söyledi. Akyüz, dönüş kararını şu sözlerle anlattı: "1999 yılında Almanya’ya aile birleşimi nedeniyle gitmiştim. Uzun yıllar ticaretle uğraştık. Vatan hasreti ağır basınca ve memlekete yatırım yapma hayalimizi gerçekleştirmek isteyince dönüş kararı aldık. Yurt dışında kazandığımız birikimi kendi topraklarımıza taşımak istedik." Üretim kapasitesini büyütmeyi hedeflediklerini ifade eden Akyüz, yalnızca yerel pazara değil uluslararası pazara da açılmak istediklerini belirterek, "Şu anda Türkiye’nin her yerine üretim ve sevkiyat yapabiliyoruz. Hedefimiz üretimi sadece Alaplı ve Türkiye ile sınırlı tutmamak. Yakın coğrafyada Bulgaristan ve Romanya başta olmak üzere Doğu ülkelerine ihracat planlıyoruz. Bu doğrultuda altyapı ve AR-GE çalışmalarımız sürüyor" dedi.
Ticaret Bakanlığı’ndan ‘gizli zam’ denetimi: Haksız fiyat artışı yapan işletmeye 1 milyon 860 bin lira ceza
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:18 Ticaret Bakanlığı’ndan ‘gizli zam’ denetimi: Haksız fiyat artışı yapan işletmeye 1 milyon 860 bin lira ceza Ticaret Bakanlığı, zorunlu servis ücreti ve kuver uygulamasının kaldırılmasının ardından, bu maliyeti menü fiyatlarına zam yaparak yansıtan işletmelere yönelik, haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen bir işletmeye 1 milyon 860 bin 170 lira idari para cezası uygulanacağını açıkladı. Ticaret Bakanlığı, 5 Şubat 2026 tarihinde sosyal medya mecralarında yer alan ‘zorunlu bahşiş ve kuverin kaldırılmasının ardından menüye zam’ başlıklı paylaşımlar üzerine ivedilikle inceleme başlattı. Yapılan denetimlerde, söz konusu işletmenin masa ve restoran girişinde fiyat listesi bulundurmadığı saptandı. İşletme yetkililerinin denetim sırasındaki beyanında, daha önce ‘15 bin lira + yüzde 12 servis ücreti’ olan hizmet bedelini, servis ücretinin kaldırılmasıyla birlikte ‘16 bin 500 lira’ olarak güncelledikleri kaydedildi. Bakanlık, servis ücretinin kaldırılmasına rağmen bu bedelin menü fiyatına dahil edilmesini ‘haksız ticari uygulama’ ve ‘haksız fiyat artışı’ olarak değerlendirdi. 1,8 milyon liralık rekor ceza gündemde Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, işletmenin kendi ikrarıyla elde edilen bilgi ve belgelerin Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edildiği belirtilerek, "Söz konusu eylemin 6585 sayılı Kanun kapsamında haksız fiyat artışı olduğuna karar verilmesi halinde, ilgili şirkete 1 milyon 860 bin 170 lira idari para cezası uygulanacaktır" ifadelerine yer verildi. Etiket ve yönetmelik ihlallerine de geçit verilmedi Denetimlerde ayrıca, alkollü içecek menüsünde "TL" ibaresinin bulunmaması ve fiyat değişim tarihlerinin belirtilmemesi nedeniyle Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne aykırılıklar tespit edildi. Bu ihlaller sebebiyle işletmeye ayrıca idari işlem uygulandı. "Düzenlemeleri baypas etmeye çalışanlara müsaade edilmeyecek" Ticaret Bakanlığı, tüketicinin korunması ve piyasa dengesinin sağlanması konusundaki kararlılığını vurgulayarak, "Servis ücreti, kuver veya benzeri adlar altında ek ücret alınmasının önüne geçildiği gibi, kanun hükümlerini çeşitli yöntemlerle baypas ederek haksız kazanç sağlamaya çalışanlara asla müsaade edilmeyecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Hamsi bu defa şaşırttı: Tezgahlar yeniden şenlendi
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:09 Hamsi bu defa şaşırttı: Tezgahlar yeniden şenlendi Yaklaşık bir buçuk aydır tezgahlarda pek görülmeyen yerli hamsi, uzun bir aranın ardından yeniden satışa sunuldu. Bu sezon ilk kez bu kadar kaliteli hamsinin çıktığını belirten balıkçılar, tezgahların yeniden şenlendiğini ifade etti. Yerli hamsinin kilosu 150 TL’den satılırken balıkçılar, Ramazan ayına kadar bu durumun devam etmesi temennisinde bulunurken yerli hamsi vatandaşın talebini de artırdı. Balıkçı esnaflarından Turgay Memiş, hamsinin yaklaşık bir buçuk aydır kesildiğini belirterek, "Üç, dört ay boyunca bol miktarda avlanan hamsi, yaklaşık bir buçuk aydır kesilmişti. Bu bir buçuk aylık süreçte tezgâhlara şoklu hamsi geldi. Bugünden itibaren ise tezgâhlarda yeniden taze hamsi yer almaya başladı. İnşallah bundan sonra da vatandaş bol bol hamsi yer. Temennimiz, hamsinin bir, bir buçuk ay daha bu şekilde devam etmesi. Kilosunu 150 TL’den satıyoruz. İstavritin kilosu 100 TL, mezgit ise 200 TL. Bir ay öncesine kadar şoklu hamsi satıyorduk; şu anda ise taze geliyor. İnşallah bu durum devam eder" dedi. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, hamsinin kilosunu 150 TL’den sattıklarını kaydederek, "Yaklaşık bir buçuk aydır yerli hamsi pek bulunmuyordu. Aradan geçen bir buçuk ayın ardından ilk kez bu kadar güzel hamsi çıktı ve tezgahları şenlendirdi. Hamsinin kilosu 150 TL’den satılıyor. Uzun bir aradan sonra yeniden tezgahlarda yerini alan hamsi, ister istemez şaşırttı. İnşallah Ramazan ayına kadar bu şekilde devam eder. Hamsi son dönemlerini yaşıyor; bu aylarda görülüp göç ediyor. Şu an göç zamanı olduğu için bir müddet daha böyle süreceği tahmin ediliyor. Taze hamsinin çıkmasıyla birlikte vatandaşın talebinin arttığını söyleyebiliriz. İstavritin kilosu ise 100 TL" diye konuştu.
Lavanta kadınların elinde çeşitli ürünleri dönüşüyor: Yağ, mum, kolonya
07 Şubat 2026 Cumartesi - 13:22 Lavanta kadınların elinde çeşitli ürünleri dönüşüyor: Yağ, mum, kolonya Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında rağbet görüyor. Kadınlar lavantayı işleyip yağ, kolonya, çay ve mum gibi ürünlere dönüştürüyor ve çeşitli etkinliklerde pazarlıyor. Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında ilgi görmeye devam ediyor. Kadınlar, lavantayı işleyerek yağ, mum, kolonya ve çay gibi ürünlere dönüştürüyor, ürettikleri ürünleri çeşitli etkinliklerde ve fuarlarda satışa sunuyor. Kavak Kadın Kooperatifi Başkanı Hümeyra Çelik Uyanık, "Kavak’ta şu an 600 dönüm arazide lavanta yetiştiriliyor. Lavanta yağları yine mahallede çıkartılıyor. Bu tür fuarlarda ve çeşitli etkinliklerde pazarlanıyor. Kozmetikte kullanılabiliyor, çay olarak da değerlendirilebiliyor. Özellikle Kavak’ın iklimi Isparta bölgesine benzetildiği için çok verimli şekilde yetiştiriliyor. Şu anda yağı, çiçeği ve tonikleri üretiliyor. Kolonya da üretiliyor" dedi. "Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" Lavanta üreticisi Melike Kurtoğlu, "Büyükşehir Belediyesinin hibe desteği ile bu işe başladım. Şu anda yağlık üretim yapıyorum. Lavanta yağlarını Kavak’ta yetiştiriyoruz. 11 dönümlük bir arazim var ve orayı değerlendiriyorum. Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" diye konuştu. "Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı" Özden Özçelik ise, "5 senedir lavanta işi yapıyoruz. Hem turizme açık bir yer. Ziyaretçiler gelerek fotoğraf çekimi yapıyor. Bunun yanı sıra kendi ürünlerimizin üretimini yapıp satışını gerçekleştiriyoruz. Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı. Öncelik olduk. 5 senedir devam ediyoruz" şeklinde konuştu.