Son Dakika
|
Halk plajında İHA alarmı!
MSB: ''İran'dan ateşlenen füze imha edildi''
Putin’den İran’ın yeni lideri Hamaney’e tebrik
Ara tatil kalkıyor mu? Bakan Tekin iddialara açıklık getirdi
İsrail'den Beyrut'un güneyine yeni saldırı dalgası
Antalya’da düzensiz göçmen botu faciası: 14 ölü
Buldan’da 5.1’lik depremin ardından bazı işletmelerde hasar meydana geldi
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasının görülmesine başlandı
Türkiye'nin gönderdiği F-16'lar KKTC'de
Teknik Direktör Engin Fırat hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
ABD Adalet Bakanlığı ve Halkbank, İran yaptırımları davasında uzlaşmaya vardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü
Trump’tan Avustralya’ya İran Milli Kadın Futbol Takımı oyuncularına iltica hakkı vermesi çağrısı
AB başkanları bölge liderleriyle İran'ı görüştü
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
Halk plajında İHA alarmı!
Okan Buruk: "Hedefimiz ilk maçta kazanarak avantaj elde etmek"
EKONOMİ
Malatya TSO’dan Şevket Keskin’e tebrik ziyareti
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:40:43
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) yönetimi, Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Genel Kurulunda yeniden başkanlığa seçilen ve aynı zamanda MESOB Başkanı da olan Şevket Keskin’i ziyaret ederek, başarı dileklerini iletti. Ziyarette kentin yeniden imarı sürecinde sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etme kararlılığı vurgulandı. Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Meclis Başkanı Hakan Er ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte aynı zamanda Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı olan Şevket Keskin’i ziyaret etti. Görüşmede esnaf ve tüccarın sorunlarının çözümü noktasında kurumlar arası istişarenin önemi üzerinde duruldu. Malatya TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Şevket Keskin’in tecrübesine dikkat çekerek, "Yıllardır Malatya’mıza hizmet eden Sayın Şevket Keskin’in yeniden güven tazelemesi ve yönetimiyle birlikte şehre faydalı olacağından şüphemiz yok. Kendisini tebrik ediyoruz. Bugüne kadarki süreçte Ticaret ve Sanayi Odası ile istişare içerisinde olması, esnafın, tüccarın ve sanayicinin birlikte hareket etme kültürünü güçlendirdiği için teşekkür ediyorum. TSO ve esnaf odaları arasındaki bu birlikteliği korumaya devam edeceğiz. Allah hayırlı etsin ve muvaffakiyet versin" dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şevket Keskin ise ortak akıl vurgusu yaparak, "Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak ortak akılla Malatya’mıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Kentteki en büyük sivil toplum örgütleri olarak uyum içerisinde üzerimize düşeni yapacağız. Biz Malatya için elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyuyoruz. Yeri geldiğinde sorunları doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Geçtiğimiz günlerde yine ilettiğimiz talepler üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız sorunların çözülmesi talimatını verdiler" diye konuştu. Kentin planlama sürecine dair eleştirilerini de paylaşan Keskin, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Çarşının planlanmasını ne Ticaret ve Sanayi Odası’na ne de sahada bizlere sordular. Kimse bir şey danışmadı. Vatandaş bize ‘Ne yaptınız?’ diye sorduğunda, bize sorulmayan bir konuda ne yapabiliriz? Ancak her fırsatta bakanlarımıza ve en üst makam olan Cumhurbaşkanlığına ulaşıp taleplerimizi ilettik. Türkiye’de en üst makam Cumhurbaşkanlığıdır. Sayın Cumhurbaşkanımıza da her fırsat bulduğumuzda sorun ve taleplerimizi arz ettik. Son olarak Malatya’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a da sorunlarımızı sunduk."
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:09
Bursa’da APP plaka izdihamı...Kuyruk sokaklara taştı
Trafikte standart dışı "APP plaka" kullananlara uygulanacak yüksek para cezalarının gündeme gelmesi üzerine Bursa’da sürücüler plaka değiştirmek için Şoförler Odası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Sabah saatlerinden itibaren Bursa Şoförler Odası önünde yoğunluk oluşurken, sürücüler saatlerce sıra beklemek zorunda kaldı. Yürürlüğe giren yeni düzenlemeye göre araçlarında standart dışı (APP) plaka kullandığı tespit edilen sürücülere ilk ihlalde 140 bin lira para cezası uygulanacağı ve sürücü belgelerine 30 gün süreyle el konulacağı açıklandı. Aynı ihlalin yıl içinde tekrar edilmesi durumunda ise cezanın 280 bin liraya kadar çıkabileceği ve ehliyete 60 gün süreyle el konulacağı belirtiliyor. Bu cezalarla karşılaşmak istemeyen çok sayıda sürücü, Bursa’daki Şoförler Odası’na giderek plakalarını değiştirmek için sıraya girdi. Sabah saatlerinden itibaren oluşan yoğunluk nedeniyle bazı sürücüler saatlerce bekledi. Plakasını değiştirmek için sıraya giren bir vatandaş yaşanan yoğunluğa tepki göstererek, "Yeni plakayla eski plaka arasında çok büyük bir fark yok. Yazıları biraz küçültmüşler, aralarındaki boşluğu azaltmışlar. Eskisinde bolt karakter vardı, mühür vardı ama barkod yoktu. Şimdi küçük farklar var" dedi. Yoğunluğun farklı ilçelerden gelen sürücüler nedeniyle oluştuğunu belirten bir vatandaş da, "Kestel’den gelen var, Gürsu’dan gelen var, Nilüfer’den gelen var. Ben Teleferik’ten geldim. Böyle olmaması gerekiyor. Her ilçede Şoförler Odası’nın bu işlemi yapması lazım. Yıldırım’da sordum, beni buraya yönlendirdiler. İnsanlar Ramazan ayında saatlerce bekliyor. Bu yoğunluğun azaltılması lazım" diye konuştu. Plaka değişimi için ödeme yaptığını da söyleyen vatandaş, "Notere 421 lira ödedik, buraya da 850 lira yatırdık. Toplamda yaklaşık 1.270 liraya mal oldu" ifadelerini kullandı. Şoförler Odası’nda işlemlerin 15.30’da sona erdiği öğrenildi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:40
ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun 4. İl Kurul Toplantısı ASO ev sahipliğinde gerçekleşti. Programda bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, kadınların iş gücüne katılımının ve ekonomik hayattaki temsilinin, yalnızca toplumsal eşitlik meselesi değil aynı zamanda büyüme, verimlilik ve refahın da belirleyicisi olduğunu dile getirdi. Ardıç, kadın girişimciliği güçlendikçe ekonominin daha yenilikçi, daha dayanıklı ve daha kapsayıcı hale geldiğini de belirterek, "Ülkemizde 15-64 yaş arası kadınlarda iş gücüne katılım oranı son 12 yılda yüzde 33,8’den maalesef yüzde 36,5’e yükselmiş olsa da OECD ortalaması olan yüzde 66’nın hala oldukça gerisindeyiz. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor, insan kaynağımızı ekonomik üretime yeterince dahil edemiyoruz. Bu durum yalnızca bir istihdam sorunu değil, aynı zamanda potansiyel büyüme hızımızı sınırlayan yapısal bir verimlilik meselesidir" açıklamasında bulundu. "Sanayi üretimine entegre olmada kadın girişimcilerimizin hala yapısal engeller bulunmakta" Kadın istihdamındaki her artışın üretim kapasitesine, verimliliğe ve kişi başına gelire doğrudan katkı sağladığına da dikkati çeken Ardıç, kadın girişimciliğinin ise bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri olduğunu aktardı. Ardıç, Türkiye’de şirket sahipleri içinde kadın oranı hala yüzde 15-17 bandında olduğunu vurgulayarak, "Oysa kadın girişimcilerin kurduğu işletmelerin daha sürdürülebilir, daha disiplinli ve daha kapsayıcı bir yapıya sahip olduğu pek çok araştırmada ortaya konmuştur. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun çalışmaları, kadın girişimci sayısındaki artışın özellikle KOBİ ekosisteminde çarpan etkisi oluşturduğunu göstermektedir. Ancak finansmana erişim, teminat yapısı, ölçek büyütme ve özellikle sanayi üretimine entegre olma noktasında kadın girişimcilerimizin önünde hala yapısal engeller bulunmaktadır. Bu engelleri kaldırmak bir sosyal sorumluluk değil, bir rekabet zorunluluğudur. Çünkü bugün küresel rekabet yalnızca maliyetle değil; inovasyon, verimlilik ve kurumsal kalite ile belirlenmektedir" ifadelerine yer verdi. "Kadınların ekonomiye tam katılımı, kalkınmanın temel şartıdır" Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda Türkiye’nin sıralamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, "Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135. sırada yer alıyor. Ekonomik büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet iddiası olan bir ülkenin, kadın-erkek eşitliğinde alt sıralarda yer alması sürdürülebilir değildir. Kadınların ekonomiye tam ve etkin katılımı bir sosyal politika tercihi değil, kalkınmanın da temel şartıdır" diye konuştu. "Araştırmalar yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini gösteriyor" Ardıç, sanayi sektörünün Türkiye’nin yüksek katma değer üretme alanı olmasına rağmen bu sektördeki yönetim kademelerinde kadın oranının hala sınırlı olduğunun altını çizerek, "Yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini, inovasyon kapasitesinin güçlendiğini ve kurumların krizlere karşı daha dayanıklı hale geldiğini gösteriyor. Yani mesele sadece eşitlik değil; aynı zamanda verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyüme meselesidir. Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefi, teknoloji odaklı sanayi dönüşümü ve küresel rekabet iddiası düşünüldüğünde, yönetim masalarında kadınların daha güçlü temsil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Kadınların yönetimde, üretimde ve karar süreçlerinde daha fazla yer almasını sağlayacak yapısal düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçirmeliyiz. Ankara Sanayi Odası olarak biz bu anlayışı sözde değil, uygulamada hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ardıç, Ankara sanayisi olarak yüksek teknoloji üretiminde güçlü bir altyapıya sahip olduklarını dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu yapının sürdürülebilir olması için kadın mühendis, kadın teknisyen ve kadın yönetici sayısını artırmak zorundayız. Yüksek teknoloji üretiminde insan kaynağının niteliği belirleyicidir ve bu niteliği yarım kapasiteyle kullanma lüksümüz yoktur. Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız. Bu noktada, Odamız koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulumuzun faaliyetlerini de özellikle vurgulamak isterim. Sanayici yol arkadaşım Hande Öztürk’ün başkanlığında yürütülen özverili çalışmaların kadın girişimcilerimize ilham verdiğini ve güçlü bir vizyon kazandırdığını memnuniyetle takip ediyorum." TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk ise 4’üncü İl Kurul Toplantılarını ’Kadın Eliyle Güçlenen Bir Ekonomi, Birlikte İnşa Edilen Bir Gelecek Vizyonu’ ile düzenlediklerini belirterek, kadınların eğitimden iş dünyasına, girişimcilikten yönetime her alanda aktif katılımının, sadece bireysel başarıları değil; toplumun ve ekonominin sürdürülebilir büyümesini de mümkün kıldığına dikkati çekti. Öztürk, kadınların ve kız çocuklarının elde ettiği hak ve kazanımlarının kutlandığı ve kadınların fırsat eşitliği için verdikleri mücadelenin ön planda olduğunu belirttiği 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü de birlikte kutladı. Sunumlarından ardından ise TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk toplantıya çevrim içi videoyla katıldı. Program sunumların ardından basına kapalı olarak devam etti.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:37
Denizli’ye yabancı yatırımcıların ilgisi artıyor
Denizli Ticaret Odası (DTO) Meclisi, aylık olağan toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, oda faaliyetleri ile Denizli ve Türkiye ekonomisine ilişkin güncel verileri meclis üyeleriyle paylaştı. Başkan Erdoğan; "Denizli’den gerçekleştirilen ihracatın ise 388 milyon 994 bin dolara ulaştı. Bunun bir önceki aya göre yüzde 5,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 14,9 artış oldu" dedi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Meclis üyelerini bilgilendirdiği son dönemdeki sosyoekonomik gelişmelere yönelik konuşmasında, Denizli’deki konut satışlarında düşüş yaşandığını ifade etti. Erdoğan, "Ocak ayında ilk el konut satışları yüzde 14,82, ikinci el satışlar yüzde 7,86 geriledi. Toplam konut satışlarında ise yüzde 9,87’lik bir düşüş görüldü. İş yeri satışlarında da ilk elde yüzde 9,09, ikinci elde yüzde 32,41 ve toplamda yüzde 29,32 oranında azalma kaydedildi" dedi. "Denizli ihracatında artış var" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türkiye’nin ocak ayı ihracatının 21 milyar 64 milyon 872 bin dolar olduğunu belirten Başkan Erdoğan, Denizli’den gerçekleştirilen ihracatın ise 388 milyon 994 bin dolara ulaştığını söyledi. Bunun bir önceki aya göre yüzde 5,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 14,9 artış olduğu anlamına da geldiğini ifade eden Erdoğan, "Denizli’nin en fazla ihracat yaptığı ülke ise Birleşik Krallık oldu. En büyük 10 ihracat yaptığımız bölgelere bakınca da bu ülkeyi İtalya, Almanya, ABD, Fransa, Hollanda, İspanya, Romanya, İrlanda ve Yunanistan takip ettiğini görüyoruz. Bu ülkeler arasında yıllık bazda en büyük artış yüzde 73,88 ile Romanya’ya yapılan ihracatta, aylık bazda da yüzde 29,9 ile yine aynı ülkeye yapılan ihracatımızda gerçekleşti" dedi. "Tekstil ve ham maddeleri ile hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında düşüş var" Yılın ilk iki ayında elde edilen tutar değerlendirildiğinde, geçen yılın aynı dönemine göre sektörel bazda tekstil ve ham maddelerinde yüzde 1,89, çelikte yüzde 3,07, hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 4,66 düşüş yaşandığını da aktaran Başkan Erdoğan; demir ve demir dışı metallerde yüzde 18,75, elektrik-elektronikte yüzde 16,37, madencilik ürünlerinde de yüzde 8,75 artış görüldüğünü kaydetti. Aynı zamanda; Türkiye genelinde ocak ayı ithalatının 28 milyar 694 milyon 872 bin dolar olduğunu belirten Başkan Erdoğan, Denizli’de ise ithalatın bir önceki aya göre yüzde 5,38 artarak 159 milyon 854 bin dolara ulaştığını ifade etti. Denizli’nin en fazla ithalat yaptığı ülkeler arasında sırasıyla Ukrayna, Bulgaristan, Kazakistan, Çin, Özbekistan, Rusya Federasyonu, Hindistan, Libya, Almanya ve Türkmenistan’ın yer aldığını söyledi. Öte yandan, ülke geneline bakıldığında Ocak ayında limanlardaki yük elleçlemesinin ise yüzde 8,6 azaldığını ifade eden Başkan Erdoğan, ithalat tonajındaki düşüşün ise yüzde 11,3’ü aştığını söyledi. Özellikle de taş kömürü ve yakıt ithalatındaki gerilemenin enerji ve demir-çelik gibi ağır sanayi sektörlerinde ham madde girişini yavaşlattığını dile getirdi. "Karşılıksız çek ve protestolu senette, düşüş yaşanıyor" DTO Meclisi’ndeki gündem konuşmasında, Denizli’deki karşılıksız çek sayısının yılın ilk ayında geçen yılın son ayına göre yüzde 47,98, tutarının da yüzde 51,07 azaldığına dikkati çeken Erdoğan, şehirdeki iyileşmenin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde karşılıksız çek sayısının yüzde 41,38, tutarının ise yüzde 38,29 azaldığını da ifade eden Erdoğan ayrıca Denizli’de protestolu senet sayısının da yüzde 7,9 gerilediğinin altını çizdi. Bunun yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre Denizli’de 4/A kapsamındaki aktif sigortalı sayısının geçen yıl sonunda 237.937’ye ulaştığını belirten DTO Başkanı Erdoğan, bunun bir önceki yıl sonuna göre yüzde 2,92’lik artışa tekabül ettiğini dile getirdi. DTO’nun üye sayısı, 23 bin 621’e ulaştı DTO’ya geçen ay 138 yeni üyenin daha katıldığını ifade eden Erdoğan, "39 firmamız ise kaydını sildirdi, 11 firmamız da tasfiye sürecine girdi. Toplam üye sayımız, 23 bin 621’e yükseldi. Son bir yılda 977 üye artışıyla yüzde 4,31’lik bir büyüme sağladık" dedi. Üye artışında en büyük payın 776 firma ile limitet şirketlerde olduğunu da belirten Başkan Erdoğan, son 1 yılda anonim şirket sayısının ise 159 arttığını kaydetti; "Öte yandan, kayıt sildiren sektörlerde ilk sırayı 5 firma ile gayrimenkul aracılık faaliyetleri alırken, bunu 4 firma ile ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı sektörü takip etti" dedi. "Yabancı ortaklı firma sayısı 426 oldu" Değerlendirmesinde Denizli’nin yatırım potansiyeline de değinen Erdoğan, kentte 426 yabancı ortaklı firmanın faaliyet gösterdiğini, toplam yabancı sermaye tutarının ise 494 milyon 141 bin 980 lira olduğunu söyledi. Meclis konuşmasında, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre Denizli’nin ocak ayında kurulan 22 gerçek kişi işletmesi ile iller arasında 20’nci sırada yer aldığını da belirten Başkan Erdoğan, yeni firmaların en çok ikamet amaçlı binaların inşaatı sektöründe faaliyet gösterdiğini ifade etti. "DTO hizmetlerindeki yoğunluk, geçen yıla göre arttı" Yılın ilk iki ayındaki oda hizmetlerine ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, "188 sayısal takograf ve 99 K belgesi verdik. 72 iş makinesini tescil ettik, 50 kapasite raporunu onayladık. Ayrıca 6 ekspertiz raporu, 2 yerli malı belgesi ve 1 sigorta acentesi belgesi düzenledik. 1 bin 386 gelen evraka karşılık 2 bin 594 evrak düzenledik. Gelen evrak işlemlerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,11’lik bir artış yaşandı" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mart 2026 Pazar- 10:12
Gaziantep’te baklava kampanyası kuyruk oluşturdu
2
07 Mart 2026 Cumartesi- 12:29
Tavşanlı’da 40 yılı aşkın esnafa ziyaret ve hediye
3
08 Mart 2026 Pazar- 13:08
Düzce’den 342 ton ihraç edildi
4
07 Mart 2026 Cumartesi- 15:02
Çukurova’nın bereketli toprakları mısır ve ayçiçeği tohumları ile buluştu
5
06 Mart 2026 Cuma- 16:06
Gübre satışlarının durduğu iddiası yalanlandı
07 Şubat 2026 Cumartesi - 17:25
Bakan Bolat: "2026 yılının ilk ayında Çin ile ihracatımız yüzde 32 artarak 335 milyon dolara yükseldi"
3’üncü Türkiye-Çin İş Konferansı (TCBC) Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımlarıyla gerçekleşti. Konferansta konuşan Bolat "Türkiye ekonomisi, büyümesini kesintisiz bir şekilde son 21 çeyrektir sürdürmektedir. Çin ile ikili ticaretimiz son yıllarda ciddi bir büyüklüğe ulaşarak, 2025 yılında yaklaşık 53 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılının ilk ayında Çin ile ihracatımız yüzde 32 artarak 335 milyon dolara yükseldi" dedi. 3’üncü Türkiye - Çin İş Konferansı Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Jiang Xuebin’in katılımlarıyla gerçekleşti. Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdürdüğünü ve Çin ile ilişkilerin arttığını belirten Bakan Bolat, "Türkiye ekonomisi, büyümesini kesintisiz bir şekilde son 21 çeyrektir sürdürmektedir. Çin ile ikili ticaretimiz son yıllarda ciddi bir büyüklüğe ulaştı. 2025 yılında yaklaşık 53 milyar dolar olarak gerçekleşti. Somut gündem başlıklarımızdan biri de Çin’e tarım ve gıda ürünleri ihracatımızdır. 2025 yılında bu sektörde dünyaya 28 milyar dolar, Çin’e ise yaklaşık 240 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin kaliteli tarım ürünlerinin Çin pazarına erişimi konusunda kaydedilen ilerlemeleri memnuniyetle karşılıyoruz. 2026 yılının ilk ayında Çin ile ihracatımız yüzde 32 artarak 335 milyon dolara yükseldi" ifadelerini kullandı. "Çin ile ihracatımız 2026 yılının ilk ayında yüzde 32 arttı" Çin ile ikili ticaretin son yıllarda ciddi bir büyüklüğe ulaştığını belirten Ticaret Bakanı Ömer Bolat, " Çin ile ikili ticaretimiz son yıllarda ciddi bir büyüklüğe ulaştı. 2025 yılında yaklaşık 53 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ancak aynı yıl Türkiye’nin Çin’e ihracatı 3,28 milyar dolar seviyesinde kalırken, ithalatımız 49,6 milyar dolar olmuştur. Bu tablo, 46,3 milyar dolarlık bir dış ticaret açığına işaret ediyor ve Türkiye’nin toplam dış ticaret açığının yaklaşık yarısına karşılık geliyor. Biz bu tabloyu bir ihtilaf başlığı olarak değil; yapıcı bir anlayışla, ortak çaba gerektiren yapısal bir gündem olarak ele alıyoruz. Hedefimiz; ticareti daraltmak değil, Türkiye’nin Çin pazarındaki payını artırmak, ürün çeşitliliğini ve katma değeri yükseltmek, bunu da daha güçlü yatırım ortaklıklarıyla desteklemektir. Nitekim 2026 yılının ilk ayında ihracatımızın yüzde 32 artarak 335 milyon dolara yükselmesi, doğru adımlar atıldığında potansiyelin hızla açığa çıkabileceğini göstermektedir" dedi. "Türkiye ekonomisi, büyümesini kesintisiz bir şekilde son 21 çeyrektir sürdürmektedir" Türkiye ekonomisinin hızla büyüdüğüne dikkat çeken Bakan Bolat, " Türkiye ekonomisi; 2003-2024 arası 22 yılda, yıllık ortalama reel yüzde 5,4 oranında ve 2024 yılında da yüzde 3,3 oranında büyümeyi başarmıştır. 2025 ilk dokuz ayı sonunda ekonomik büyüme oranı da yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. 2023 yılında ilk kez 1 trilyon dolar eşiğini aşan GSYİH’mız, cari fiyatlarla, 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla ise 1 trilyon 538 milyar dolara yükselerek, tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. Kişi başına düşen gelir 2024 yılı itibarıyla 15 bin 325 dolara yükselmiş, 2025 yılı 3’üncü çeyrek sonunda ise 17 bin 886 dolara ulaşmıştır. IMF tahminlerine göre, Türkiye’nin, 2025 yılı sonunda, dünyanın 11’inci, Avrupa’nın 4’üncü büyük ekonomisi olması beklenmektedir. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı 2002 yılında 10 milyar dolar, ihracatımızdaki payı ise yüzde 30 seviyesindeydi. 2025 yılında orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız, 2024 yılına kıyasla yüzde 10,8 artarak 112 milyar dolara ulaşmış ve toplam imalat sanayi ihracatı içindeki payı yüzde 43,5’e çıkmıştır. Bu artış, Türkiye’nin teknoloji yoğun ürünlere olan yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve bu payın daha da artırılmasını hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "2025 yılında tarım ve gıda ürünlerinde Çin’e yaklaşık 240 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik" 2025 yılında Çin’e 240 milyon dolar ihracat gerçekleştiğini belirten Bakan Bolat, "Somut gündem başlıklarımızdan biri de Çin’e tarım ve gıda ürünleri ihracatımızdır. Türk firmaları 2025 yılında bu sektörde dünyaya 28 milyar dolar, Çin’e ise yaklaşık 240 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiştir. Türkiye’nin kaliteli tarım ürünlerinin Çin pazarına erişimi konusunda kaydedilen ilerlemeleri memnuniyetle karşılıyoruz. Badem ve su ürünleri protokollerinin imzalanması ve defne yaprağında imzaya hazır aşamaya gelinmesi önemli adımlardır. Kanatlı ürünler, kiraz ve turunçgiller başta olmak üzere bekleyen izin süreçlerinde de hızlanma bekliyoruz. Bu başlıklarda atılacak somut adımların, ticaretimizin niteliğine ve dengesine doğrudan katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Çinli turistlerin en az yüzde 1’inin Türkiye’yi ziyaret etmesini hedefliyoruz" Çinli turistlerin Türkiye’yi tecih etmesi gerektiğine değinen Bakan Bolat, "Turizm ve sivil havacılık da ekonomik ilişkimizin önemli bir tamamlayıcı boyutudur. Çin’den yurt dışına çıkan turist sayısı 2024 yılında 155 milyon gibi çok büyük bir ölçektedir. Türkiye aynı yıl yaklaşık 425 bin Çinli ziyaretçi ağırlamıştır. Biz kısa vadede hedefimizi net koyuyoruz: yurt dışına çıkan Çinli turistlerin en az yüzde 1’inin Türkiye’yi ziyaret etmesini hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmanın anahtarı, hava bağlantılarının güçlendirilmesidir. THY’nin Çin uçuş ağını genişletme yönündeki çabalarını önemsiyoruz ve bu konuda ilgili makamların desteğinin sürmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 15:11
Kütahya’nın ‘beyaz altını’ bor madeni için dev iş birliği
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ), Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), ETİ Maden ve Tavşanlı Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) temsilcileri, bor madeninin katma değerini artırmak ve stratejik alanlarda kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla Ankara’da bir araya geldi. Dünyanın en büyük bor rezervlerine sahip olan Emet ve Hisarcık bölgelerini odağına alan toplantıda, borun "milli bir mesele" olduğu vurgulandı. TENMAK Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen kritik zirveye; Kütahya Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, TENMAK Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli, DPÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Karagüzel, Tavşanlı MYO Müdürü Prof. Dr. İsmet Çelik, akademisyenler ve bölge temsilcileri katıldı. Toplantıda, borun geleneksel kullanım alanları olan temizlik, tarım ve cam endüstrisinin ötesine geçilmesi gerektiği belirtildi. Borun; enerji, savunma, imalat, uzay ve havacılık alanlarında "yüksek katma değerli ileri malzeme" olarak kullanılmasına yönelik üretim istatistikleri ve bilimsel projeler masaya yatırıldı. Ayrıca bor üretim süreçlerindeki atıkların ekonomiye kazandırılması ve laboratuvar altyapılarının ortak kullanımı konularında mutabakata varıldı. Süreci yakından takip eden Kütahya Milletvekili Mehmet Demir, yaklaşık dört ay önce DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ile başlatılan çalışmaların meyvesini verdiğini ifade etti. Demir, "Aralık ayında Tavşanlı’da yaptığımız toplantıdaki tespitleri bugün TENMAK yetkilileriyle değerlendirdik. Bu alandaki desteğimiz sürecek. DPÜ Rektörümüze ve akademisyenlerimize katkıları için teşekkür ediyorum" dedi. DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ise yaptığı açıklamada, dünyanın en büyük bor rezervinin Emet ilçesinde bulunduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Bor; roket yakıtından süper iletkenlere, zırh teknolojilerinden nükleer alana kadar hayati bir öneme sahip. Üniversitemizde borun endüstriyel ürüne dönüştürülmesi noktasında yapılan her çalışma bizim için milli bir meseledir. Bu alandaki bilimsel araştırmaları sonuna kadar destekleyeceğiz." TENMAK Başkanı Dr. Abdullah Buğrahan Karaveli, DPÜ ve Tavşanlı TSO ile yapılacak ortak çalışmaları kurum hedefleri açısından çok değerli bulduklarını belirtti. Toplantı sonunda, iş birliğinin sürdürülebilirliği için TENMAK heyetinin Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’ne davet edilmesi ve sürecin çevrim içi toplantılarla hızlandırılması kararlaştırıldı.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:41
27 yıllık Avrupa serüvenini vatan hasretiyle bitirdi: Alaplı’da 30 kişiye istihdam sağlıyor
Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde 27 yıl maden ve ticaretle uğraşan Yılmaz Akyüz, vatan özlemiyle döndüğü memleketi Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde sanayici oldu. Devraldığı tesiste 30 kişiye istihdam sağlayan Akyüz, Alaplı’da ürettiği pat pat kasalarını Balkanlar ve Doğu ülkelerine ihraç ederek Avrupa’daki ticari tecrübesini Anadolu’nun yerel gücüyle birleştiriyor. Zonguldak’ın Alaplı ilçesinden 1999 yılında aile birleşimi nedeniyle Almanya’ya giden Yılmaz Akyüz, yaklaşık 27 yıl kaldığı Avrupa’daki iş hayatının ardından memleketine yatırım yapma kararı aldı. Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde aynı zamanda maden ve ticaret sektöründe faaliyet gösteren Akyüz, Alaplı Çayboyu mevkiinde pat pat sektöründe faaliyet gösteren bir imalat fabrikasını devraldı. 4 dönüm alan üzerine kurulu tesiste 30 işçiyle üretim yaptıklarını belirten Akyüz, pat pat kasası imalatında Türkiye genelinden talep aldıklarını söyledi. Akyüz, dönüş kararını şu sözlerle anlattı: "1999 yılında Almanya’ya aile birleşimi nedeniyle gitmiştim. Uzun yıllar ticaretle uğraştık. Vatan hasreti ağır basınca ve memlekete yatırım yapma hayalimizi gerçekleştirmek isteyince dönüş kararı aldık. Yurt dışında kazandığımız birikimi kendi topraklarımıza taşımak istedik." Üretim kapasitesini büyütmeyi hedeflediklerini ifade eden Akyüz, yalnızca yerel pazara değil uluslararası pazara da açılmak istediklerini belirterek, "Şu anda Türkiye’nin her yerine üretim ve sevkiyat yapabiliyoruz. Hedefimiz üretimi sadece Alaplı ve Türkiye ile sınırlı tutmamak. Yakın coğrafyada Bulgaristan ve Romanya başta olmak üzere Doğu ülkelerine ihracat planlıyoruz. Bu doğrultuda altyapı ve AR-GE çalışmalarımız sürüyor" dedi.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:18
Ticaret Bakanlığı’ndan ‘gizli zam’ denetimi: Haksız fiyat artışı yapan işletmeye 1 milyon 860 bin lira ceza
Ticaret Bakanlığı, zorunlu servis ücreti ve kuver uygulamasının kaldırılmasının ardından, bu maliyeti menü fiyatlarına zam yaparak yansıtan işletmelere yönelik, haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen bir işletmeye 1 milyon 860 bin 170 lira idari para cezası uygulanacağını açıkladı. Ticaret Bakanlığı, 5 Şubat 2026 tarihinde sosyal medya mecralarında yer alan ‘zorunlu bahşiş ve kuverin kaldırılmasının ardından menüye zam’ başlıklı paylaşımlar üzerine ivedilikle inceleme başlattı. Yapılan denetimlerde, söz konusu işletmenin masa ve restoran girişinde fiyat listesi bulundurmadığı saptandı. İşletme yetkililerinin denetim sırasındaki beyanında, daha önce ‘15 bin lira + yüzde 12 servis ücreti’ olan hizmet bedelini, servis ücretinin kaldırılmasıyla birlikte ‘16 bin 500 lira’ olarak güncelledikleri kaydedildi. Bakanlık, servis ücretinin kaldırılmasına rağmen bu bedelin menü fiyatına dahil edilmesini ‘haksız ticari uygulama’ ve ‘haksız fiyat artışı’ olarak değerlendirdi. 1,8 milyon liralık rekor ceza gündemde Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, işletmenin kendi ikrarıyla elde edilen bilgi ve belgelerin Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edildiği belirtilerek, "Söz konusu eylemin 6585 sayılı Kanun kapsamında haksız fiyat artışı olduğuna karar verilmesi halinde, ilgili şirkete 1 milyon 860 bin 170 lira idari para cezası uygulanacaktır" ifadelerine yer verildi. Etiket ve yönetmelik ihlallerine de geçit verilmedi Denetimlerde ayrıca, alkollü içecek menüsünde "TL" ibaresinin bulunmaması ve fiyat değişim tarihlerinin belirtilmemesi nedeniyle Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne aykırılıklar tespit edildi. Bu ihlaller sebebiyle işletmeye ayrıca idari işlem uygulandı. "Düzenlemeleri baypas etmeye çalışanlara müsaade edilmeyecek" Ticaret Bakanlığı, tüketicinin korunması ve piyasa dengesinin sağlanması konusundaki kararlılığını vurgulayarak, "Servis ücreti, kuver veya benzeri adlar altında ek ücret alınmasının önüne geçildiği gibi, kanun hükümlerini çeşitli yöntemlerle baypas ederek haksız kazanç sağlamaya çalışanlara asla müsaade edilmeyecektir" değerlendirmesinde bulundu.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 14:09
Hamsi bu defa şaşırttı: Tezgahlar yeniden şenlendi
Yaklaşık bir buçuk aydır tezgahlarda pek görülmeyen yerli hamsi, uzun bir aranın ardından yeniden satışa sunuldu. Bu sezon ilk kez bu kadar kaliteli hamsinin çıktığını belirten balıkçılar, tezgahların yeniden şenlendiğini ifade etti. Yerli hamsinin kilosu 150 TL’den satılırken balıkçılar, Ramazan ayına kadar bu durumun devam etmesi temennisinde bulunurken yerli hamsi vatandaşın talebini de artırdı. Balıkçı esnaflarından Turgay Memiş, hamsinin yaklaşık bir buçuk aydır kesildiğini belirterek, "Üç, dört ay boyunca bol miktarda avlanan hamsi, yaklaşık bir buçuk aydır kesilmişti. Bu bir buçuk aylık süreçte tezgâhlara şoklu hamsi geldi. Bugünden itibaren ise tezgâhlarda yeniden taze hamsi yer almaya başladı. İnşallah bundan sonra da vatandaş bol bol hamsi yer. Temennimiz, hamsinin bir, bir buçuk ay daha bu şekilde devam etmesi. Kilosunu 150 TL’den satıyoruz. İstavritin kilosu 100 TL, mezgit ise 200 TL. Bir ay öncesine kadar şoklu hamsi satıyorduk; şu anda ise taze geliyor. İnşallah bu durum devam eder" dedi. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, hamsinin kilosunu 150 TL’den sattıklarını kaydederek, "Yaklaşık bir buçuk aydır yerli hamsi pek bulunmuyordu. Aradan geçen bir buçuk ayın ardından ilk kez bu kadar güzel hamsi çıktı ve tezgahları şenlendirdi. Hamsinin kilosu 150 TL’den satılıyor. Uzun bir aradan sonra yeniden tezgahlarda yerini alan hamsi, ister istemez şaşırttı. İnşallah Ramazan ayına kadar bu şekilde devam eder. Hamsi son dönemlerini yaşıyor; bu aylarda görülüp göç ediyor. Şu an göç zamanı olduğu için bir müddet daha böyle süreceği tahmin ediliyor. Taze hamsinin çıkmasıyla birlikte vatandaşın talebinin arttığını söyleyebiliriz. İstavritin kilosu ise 100 TL" diye konuştu.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 13:50
Sarıgöl’de badem ağaçları çiçek açtı
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde badem ağaçlarının kış ortasında çiçek açması görenleri hayrete düşürürken, çiftçileri ise endişelendirdi. Ülke genelinde son günlerde etkili olan soğuk hava ve yağışlara rağmen Sarıgöl’de bazı badem ağaçlarının çiçek açtığı görüldü. Bağ budama çalışmaları için tarlalara giden işçiler, beyaz çiçeklerle kaplanan badem ağaçlarını görünce hayrete düştü. Havaların mevsim normallerinin altında seyretmesine rağmen çiçek açan badem ağaçlarının önünde işçiler, bu durumu "kış hatırası" olarak fotoğraflamayı da ihmal etmedi. Erken çiçeklenmenin ilerleyen dönemlerde yaşanabilecek don olayları nedeniyle ürün kaybına yol açabileceği belirtildi. Bağ işçilerinden Mustafa Akçiğer, "Bağda çalışmaya başladık. Sırayı çıkınca çiçek açmış bir badem ağacı gördüm ve arkadaşlarıma da gösterdim. Hepimiz inanamadık. Erken çiçek açan meyve ağaçları, yaşanabilecek şiddetli soğuk ve don olaylarından zarar görür. Bu yüzden endişeliyiz" dedi. Yetkililer, üreticilerin önümüzdeki günlerde hava tahminlerini yakından takip etmeleri gerektiğini belirtti.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 13:22
Lavanta kadınların elinde çeşitli ürünleri dönüşüyor: Yağ, mum, kolonya
Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında rağbet görüyor. Kadınlar lavantayı işleyip yağ, kolonya, çay ve mum gibi ürünlere dönüştürüyor ve çeşitli etkinliklerde pazarlıyor. Samsun’un Kavak ilçesinde lavanta yetiştiriciliği, kadınlar arasında ilgi görmeye devam ediyor. Kadınlar, lavantayı işleyerek yağ, mum, kolonya ve çay gibi ürünlere dönüştürüyor, ürettikleri ürünleri çeşitli etkinliklerde ve fuarlarda satışa sunuyor. Kavak Kadın Kooperatifi Başkanı Hümeyra Çelik Uyanık, "Kavak’ta şu an 600 dönüm arazide lavanta yetiştiriliyor. Lavanta yağları yine mahallede çıkartılıyor. Bu tür fuarlarda ve çeşitli etkinliklerde pazarlanıyor. Kozmetikte kullanılabiliyor, çay olarak da değerlendirilebiliyor. Özellikle Kavak’ın iklimi Isparta bölgesine benzetildiği için çok verimli şekilde yetiştiriliyor. Şu anda yağı, çiçeği ve tonikleri üretiliyor. Kolonya da üretiliyor" dedi. "Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" Lavanta üreticisi Melike Kurtoğlu, "Büyükşehir Belediyesinin hibe desteği ile bu işe başladım. Şu anda yağlık üretim yapıyorum. Lavanta yağlarını Kavak’ta yetiştiriyoruz. 11 dönümlük bir arazim var ve orayı değerlendiriyorum. Lavantadan mumlar üretiyorum, lavanta çayı olarak satış yapıyorum" diye konuştu. "Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı" Özden Özçelik ise, "5 senedir lavanta işi yapıyoruz. Hem turizme açık bir yer. Ziyaretçiler gelerek fotoğraf çekimi yapıyor. Bunun yanı sıra kendi ürünlerimizin üretimini yapıp satışını gerçekleştiriyoruz. Kavak’ta lavanta, kadınlara istihdam sağladı. Öncelik olduk. 5 senedir devam ediyoruz" şeklinde konuştu.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 13:04
Kırşehir’de fırınlarda Ramazan hazırlıkları başladı
Ramazan ayına sayılı günler kala Kırşehir’de fırınlarda Ramazan pidesi hazırlıkları başladı. Kent genelinde fırıncılar, Ramazan ayında oluşabilecek yoğunluk için personel sayılarını arttırarak hazırlıklarını tamamladı. Kırşehir’de fırıncılık yapan Abdurrahman Sevik, Ramazan ayı için gerekli hazırlıkları yaptıklarını belirtti. Sevik, Ramazan ayının başlamasıyla yoğunluk oluşacağını söyledi. Bir diğer fırıncı Celal Sert ise Ramazan ayının başlamasıyla birlikte çalışma temposunun artacağını söyledi. Sert, Ramazan boyunca tırnaklı, kıymalı ve yumurtalı pide çeşitleri üretileceğini ve fırınların sahura kadar açık olacağını belirtti. Fırıncılar, Ramazan ayının başlamasıyla birlikte kent genelinde pide üretiminin artmasını bekliyor.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 12:32
Göle dönen bağlarda budama mücadelesi
Manisa’nın Sarıgöl ilçesi ve çevresinde son günlerde etkili olan yağışlar nedeniyle üzüm bağlarının içleri adeta göle döndü. Su altında kalan bağlara rağmen budama işçileri, çizmelerini giyerek zorlu şartlar altında çalışmalarını sürdürüyor. Sarıgöl ilçesine bağlı Emcelli Mahallesi Sütmezli mevkisinde bağların göle dönmesine rağmen budama yapan işçiler, ekmek parası için suyun ve çamurun içinde mesai yapıyor. Bağlarda oluşan su birikintileri, çalışma şartlarını oldukça zorlaştırırken, işçiler işlerini aksatmadan sürdürmeye devam ediyor. Budama işçiliği yapan Bahri Çınar, yaşadıkları zorluğu şu sözlerle anlattı: "Zor oluyor ama yapmak zorundayız. İşlerimizi sıraya aldık. Çizmelerimizi ayağımıza giyip çalışıyoruz. Ekmek aslanın ağzında derler ya, zor da olsa çalışmak zorundayız." İşçilerin göle dönen bağlarda çalıştığını gören tanıdıkları ise espri yaparak, "Balık var mı?" diye takılıyor. Yaklaşık 15 kişilik ekip, suyla kaplanan bağlarda tüm zorluklara rağmen budama çalışmalarını sürdürüyor.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 12:12
Bilecik’in çöpleri toprağa can oluyor
Bilecik Belediyeler Birliği ve Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, BİOSUN Bilecik Entegre Katı Atık Yönetimi Tesisi, artık yalnızca atıkları bertaraf eden bir tesis değil; çöpten katı ve sıvı bitki gübresi üreten, toprağa can veren çevreci bir üretim merkezi olarak öne çıktığı söyledi. Bilecik Belediyeler Birliği ve Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, İzmir Tarım Fuarı’nda Bilecik adına çevre ve tarımı buluşturan vizyoner bir projeyi kamuoyuna tanıttı. Bilecik Belediyeler Birliği’nin bu vizyoner adımı, sürdürülebilir tarım ve sıfır atık hedefleri doğrultusunda Türkiye’ye örnek teşkil ediyor. İzmir Tarım Fuarı’ndaki stantta sergilenen geri dönüşüm süreci, yerli ve yabancı yatırımcılar ile tarım profesyonelleri tarafından büyük ilgiyle takip ediliyor. "Çöpten gelecek inşa ediyoruz" Başkan Zekiye Tekin, İzmir Tarım Fuarı’nda yaptığı değerlendirmede, Bilecik’te oluşan evsel atıkların artık doğaya yük değil, tarıma katkı sağlayan bir değere dönüştüğünü vurguladı. Tekin, "Bilecik Belediyeler Birliği olarak, şehrimizin her köşesinden topladığımız atıkları sıvı ve katı organomineral gübreye dönüştürdük. Bilecik’in çöpleri artık bitkilere can veriyor. Atıkları çevreye zarar veren unsurlar olmaktan çıkarıp, tarımda kullanılan katı ve sıvı gübreye dönüştürüyoruz. Bu hem çevre hem de üretici için büyük kazançtır" dedi. BİOSUN çevreye saygı, tarıma destek Tekin açıklamasının devamında, "BİOSUN, modern altyapısı ve çevre dostu teknolojileriyle Bilecik genelinde toplanan atıkları ayrıştırarak, organik atıklardan yüksek verimli sıvı ve katı bitki gübreleri üretiyor.Bu sayede: Atık depolama yükü azalıyor, Karbon salınımı düşürülüyor, Tarımsal üretimde doğal ve yerli gübre kullanımı teşvik ediliyor, Döngüsel ekonomi modeli hayata geçiriliyor. Bilecik Belediyeler Birliği çatısı altında yürütülen bu proje, Türkiye genelinde belediyelere örnek olacak nitelikte. Yerel yönetimlerin çevreye duyarlı yatırımlarla hem bugünü hem de geleceği korumak zorunda. Biz sadece bugünün sorunlarını çözmüyoruz, yarının Bilecik’ini inşa ediyoruz. Toprağı koruyan, üreticiyi destekleyen her proje bizim için önceliklidir" ifadelerini kullandı. İzmir Tarım Fuarı’nda büyük ilgi Öte yandan Türkiye’nin en önemli tarım organizasyonlarından biri olan İzmir Tarım Fuarı’nda, BİOSUN’un çalışmaları katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Özellikle organik ve sürdürülebilir tarım alanında faaliyet gösteren üreticiler, çöpten elde edilen sıvı ve katı gübreleri yakından inceledi. Bilecik’te atık yönetimi artık sadece bir temizlik faaliyeti değil; çevreyi koruyan, tarımı güçlendiren ve geleceğe yatırım yapan bir vizyonun adı oldu. Ayrıca, BİOSUN standı Yoğun ilgi görürken, ürettiği gübrelere Özbekistan ile Gana’dan bayilik talebi alınıp ihracat bağlantısı yapıldığı öğrenildi.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 12:09
Kilis’te döner 30 TL
Türkiye genelinde döner fiyatları ortalama 200 lira seviyesindeyken, Kilis’te 30 liradan satılan tavuk döner dikkat çekiyor. Bazı kentlerdeki bazı işletmelerde ayran fiyatının 35-50 lira arasında değiştiği belirtilirken, Kilis’te dönerin içecekten daha uygun olması vatandaşların ilgisini çekiyor. Türkiye genelinde döner fiyatları ortalama 200 lira seviyelerine ulaşırken, Kilis’te 30 liraya satılan tavuk döner dikkat çekiyor. Kentte uzun yıllardır döner ustalığı yapan Ali Karabalık, fiyat politikasını ve maliyet hesabını anlattı. "80 gram pişmiş tavuğun maliyeti bize 12 lira’’ 1994 yılından bu yana döner sektöründe olduğunu belirten Karabalık, dürümde 80 gram pişmiş tavuk kullandıklarını söyledi. Karabalık, "80 gram pişmiş tavuğun maliyeti bize 12 lira. Ekmeği 6 lira, salatası 2 lira. Toplamda 20 lira yapıyor. Vergi, elektrik, Bağ-Kur gibi diğer giderlerle birlikte dürüm başına yaklaşık 5 lira masraf daha ekleniyor. Dürüm başına ortalama 5 lira kar kalıyor" dedi. "Sürüm yaparsan bu işte kazanırsın" "Sürüm yaparsan bu işte kazanırsın" diyen Karabalık, "Şartlar el verdikçe vatandaş yesin diye tüm imkanlarımızı zorluyoruz. 10 bin kazanacağına 3 bin kazan ama şükret. Önümüz Ramazan. Ramazan boyunca kurtarırsa 30 lira sabit kalacak. Şartlar uyarsa yine 30 liradan devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ayran 50 liraya kadar çıkıyor Serbest piyasa şartlarına da değinen Karabalık, fiyatların işletmelerin maliyet ve tercihine göre değiştiğini belirtti. Ayran fiyatlarına da dikkat çeken Karabalık, kendi işletmesinde ayranın 15 liradan satıldığını, bazı yerlerde ise 25, 35 hatta 50 liraya kadar çıktığını söyledi. İçeceklerden daha uygun Öte yandan müşteriler, 2026 yılına göre 30 liralık dönerin hem lezzetli hem de içecek fiyatlarına kıyasla daha uygun diye ifade etti.
07 Şubat 2026 Cumartesi - 10:58
ING Türkiye’nin aktif büyüklüğü 279,6 milyar TL’ye ulaştı
ING Türkiye, 2025 yıl sonu konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING Türkiye’nin, 2025 yıl sonu itibarıyla konsolide aktif büyüklüğü 279,6 milyar TL, özkaynak tutarı ise 24,2 milyar TL seviyesine ulaştı. ING Türkiye, 2025 yıl sonu konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan bankanın 2025 yıl sonu aktif toplamı 279,6 milyar TL, net kârı ise 1,8 milyar TL oldu. Yıl sonu itibarıyla özkaynakları 24,2 milyar TL, sermaye yeterlilik oranı ise yüzde 18,7 olarak gerçekleşen banka, 2025 yılında ekonomiye 148,3 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 177,6 milyar TL’lik kredi desteği sağladı. Bankanın mevduat büyüklüğü ise 181,2 milyar TL’ye yükseldi. "Dijitalleşme odağımız ve güçlü sermaye yapımız sayesinde ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdük" Finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "2025 yılında küresel ekonomide jeopolitik gelişmeler, para politikaları ve küresel ticaret dinamikleri öne çıkarken, Türkiye’de ise enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımlar ve finansal istikrarı destekleyen uygulamalar belirleyici oldu. Biz de bu dönemde Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimiz doğrultusunda yatırımlarımıza kararlılıkla devam ettik. Dijitalleşme odağımız ve güçlü sermaye yapımız sayesinde ekonomiye katkı sağlamayı sürdürdük. Bir önceki yıl sonuna göre mevduatta yüzde 39, aktif büyüklüğümüzde yüzde 40 oranında artış sağlarken ülke ekonomisine sunduğumuz kredi desteğini yüzde 42 oranında artırarak finansmana erişimi destekledik. Ayrıca sürdürülebilir finansmanı da önceliklendirerek, ING Grubu olarak bu sene Türkiye odağında, koordinasyonunu sağlayarak veya aracılık ederek 3 milyar Euro’dan fazla sürdürülebilir finansmana destek olduk" dedi. "Masrafsız bankacılık anlayışımızla EFT, Havale ve FAST işlemlerini tamamen ücretsiz hale getirdik" Dijitalleşmeyi merkeze alarak teknoloji odağında yatırımlarını sürdürdüklerini ifade eden Gökgöz, "Teknoloji platformumuzu yeniledik, dijital kanallarımızı güçlendirdik. Bu yatırımlar sayesinde müşterilerimizin bankacılık işlemlerini daha hızlı, kolay ve pürüzsüz şekilde gerçekleştirmelerine imkân tanıyoruz. Teknolojinin hızını, bankacılığın güveniyle birleştiren global marka gücümüzle somut müşteri faydası oluşturan yenilikleri hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda masrafsız bankacılık anlayışımız doğrultusunda önemli bir adım atarak ING Mobil üzerinden gerçekleştirilen EFT, havale ve FAST işlemlerini tamamen ücretsiz hale getirdik. Türkiye’de her gün 17 milyondan fazla dijital para transferi işlemi yapılıyor; bu görünmez maliyeti ortadan kaldırmak müşterilerimizin refahına doğrudan katkı sağlıyor. Bu yeniliğimizle müşterilerimizi masraf derdinden kurtarıyoruz" diye belirtti. "Turuncu Hesap’ın hacmini büyüttük, gençlere özel ürünler hayata geçirdik" Müşterilerinin birikimlerini büyütmeyi ve yatırımı herkes için erişilebilir kılmayı önceliklendirdiklerini belirten Gökgöz, "ING Mobil yatırım altyapımızı yenileyerek yatırım yolculuğunu daha sade ve kullanıcı dostu hale getirdik. GNZ Fon ve Turuncu Genç Hesap gibi yenilikçi ürünlerimizle özellikle gençlerin tasarruf ve yatırım alışkanlıklarını destekledik. Turuncu Hesap’ın hacmini bir önceki yılın sonuna göre yüzde 150 oranında artırdık" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder