EKONOMİ
Malatya TSO’dan Şevket Keskin’e tebrik ziyareti 09 Mart 2026 Pazartesi - 17:40:43 Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) yönetimi, Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Genel Kurulunda yeniden başkanlığa seçilen ve aynı zamanda MESOB Başkanı da olan Şevket Keskin’i ziyaret ederek, başarı dileklerini iletti. Ziyarette kentin yeniden imarı sürecinde sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etme kararlılığı vurgulandı. Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Meclis Başkanı Hakan Er ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte aynı zamanda Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı olan Şevket Keskin’i ziyaret etti. Görüşmede esnaf ve tüccarın sorunlarının çözümü noktasında kurumlar arası istişarenin önemi üzerinde duruldu. Malatya TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Şevket Keskin’in tecrübesine dikkat çekerek, "Yıllardır Malatya’mıza hizmet eden Sayın Şevket Keskin’in yeniden güven tazelemesi ve yönetimiyle birlikte şehre faydalı olacağından şüphemiz yok. Kendisini tebrik ediyoruz. Bugüne kadarki süreçte Ticaret ve Sanayi Odası ile istişare içerisinde olması, esnafın, tüccarın ve sanayicinin birlikte hareket etme kültürünü güçlendirdiği için teşekkür ediyorum. TSO ve esnaf odaları arasındaki bu birlikteliği korumaya devam edeceğiz. Allah hayırlı etsin ve muvaffakiyet versin" dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şevket Keskin ise ortak akıl vurgusu yaparak, "Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak ortak akılla Malatya’mıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Kentteki en büyük sivil toplum örgütleri olarak uyum içerisinde üzerimize düşeni yapacağız. Biz Malatya için elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyuyoruz. Yeri geldiğinde sorunları doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Geçtiğimiz günlerde yine ilettiğimiz talepler üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız sorunların çözülmesi talimatını verdiler" diye konuştu. Kentin planlama sürecine dair eleştirilerini de paylaşan Keskin, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Çarşının planlanmasını ne Ticaret ve Sanayi Odası’na ne de sahada bizlere sordular. Kimse bir şey danışmadı. Vatandaş bize ‘Ne yaptınız?’ diye sorduğunda, bize sorulmayan bir konuda ne yapabiliriz? Ancak her fırsatta bakanlarımıza ve en üst makam olan Cumhurbaşkanlığına ulaşıp taleplerimizi ilettik. Türkiye’de en üst makam Cumhurbaşkanlığıdır. Sayın Cumhurbaşkanımıza da her fırsat bulduğumuzda sorun ve taleplerimizi arz ettik. Son olarak Malatya’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a da sorunlarımızı sunduk."
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:09 Bursa’da APP plaka izdihamı...Kuyruk sokaklara taştı Trafikte standart dışı "APP plaka" kullananlara uygulanacak yüksek para cezalarının gündeme gelmesi üzerine Bursa’da sürücüler plaka değiştirmek için Şoförler Odası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Sabah saatlerinden itibaren Bursa Şoförler Odası önünde yoğunluk oluşurken, sürücüler saatlerce sıra beklemek zorunda kaldı. Yürürlüğe giren yeni düzenlemeye göre araçlarında standart dışı (APP) plaka kullandığı tespit edilen sürücülere ilk ihlalde 140 bin lira para cezası uygulanacağı ve sürücü belgelerine 30 gün süreyle el konulacağı açıklandı. Aynı ihlalin yıl içinde tekrar edilmesi durumunda ise cezanın 280 bin liraya kadar çıkabileceği ve ehliyete 60 gün süreyle el konulacağı belirtiliyor. Bu cezalarla karşılaşmak istemeyen çok sayıda sürücü, Bursa’daki Şoförler Odası’na giderek plakalarını değiştirmek için sıraya girdi. Sabah saatlerinden itibaren oluşan yoğunluk nedeniyle bazı sürücüler saatlerce bekledi. Plakasını değiştirmek için sıraya giren bir vatandaş yaşanan yoğunluğa tepki göstererek, "Yeni plakayla eski plaka arasında çok büyük bir fark yok. Yazıları biraz küçültmüşler, aralarındaki boşluğu azaltmışlar. Eskisinde bolt karakter vardı, mühür vardı ama barkod yoktu. Şimdi küçük farklar var" dedi. Yoğunluğun farklı ilçelerden gelen sürücüler nedeniyle oluştuğunu belirten bir vatandaş da, "Kestel’den gelen var, Gürsu’dan gelen var, Nilüfer’den gelen var. Ben Teleferik’ten geldim. Böyle olmaması gerekiyor. Her ilçede Şoförler Odası’nın bu işlemi yapması lazım. Yıldırım’da sordum, beni buraya yönlendirdiler. İnsanlar Ramazan ayında saatlerce bekliyor. Bu yoğunluğun azaltılması lazım" diye konuştu. Plaka değişimi için ödeme yaptığını da söyleyen vatandaş, "Notere 421 lira ödedik, buraya da 850 lira yatırdık. Toplamda yaklaşık 1.270 liraya mal oldu" ifadelerini kullandı. Şoförler Odası’nda işlemlerin 15.30’da sona erdiği öğrenildi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:40 ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun 4. İl Kurul Toplantısı ASO ev sahipliğinde gerçekleşti. Programda bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, kadınların iş gücüne katılımının ve ekonomik hayattaki temsilinin, yalnızca toplumsal eşitlik meselesi değil aynı zamanda büyüme, verimlilik ve refahın da belirleyicisi olduğunu dile getirdi. Ardıç, kadın girişimciliği güçlendikçe ekonominin daha yenilikçi, daha dayanıklı ve daha kapsayıcı hale geldiğini de belirterek, "Ülkemizde 15-64 yaş arası kadınlarda iş gücüne katılım oranı son 12 yılda yüzde 33,8’den maalesef yüzde 36,5’e yükselmiş olsa da OECD ortalaması olan yüzde 66’nın hala oldukça gerisindeyiz. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor, insan kaynağımızı ekonomik üretime yeterince dahil edemiyoruz. Bu durum yalnızca bir istihdam sorunu değil, aynı zamanda potansiyel büyüme hızımızı sınırlayan yapısal bir verimlilik meselesidir" açıklamasında bulundu. "Sanayi üretimine entegre olmada kadın girişimcilerimizin hala yapısal engeller bulunmakta" Kadın istihdamındaki her artışın üretim kapasitesine, verimliliğe ve kişi başına gelire doğrudan katkı sağladığına da dikkati çeken Ardıç, kadın girişimciliğinin ise bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri olduğunu aktardı. Ardıç, Türkiye’de şirket sahipleri içinde kadın oranı hala yüzde 15-17 bandında olduğunu vurgulayarak, "Oysa kadın girişimcilerin kurduğu işletmelerin daha sürdürülebilir, daha disiplinli ve daha kapsayıcı bir yapıya sahip olduğu pek çok araştırmada ortaya konmuştur. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun çalışmaları, kadın girişimci sayısındaki artışın özellikle KOBİ ekosisteminde çarpan etkisi oluşturduğunu göstermektedir. Ancak finansmana erişim, teminat yapısı, ölçek büyütme ve özellikle sanayi üretimine entegre olma noktasında kadın girişimcilerimizin önünde hala yapısal engeller bulunmaktadır. Bu engelleri kaldırmak bir sosyal sorumluluk değil, bir rekabet zorunluluğudur. Çünkü bugün küresel rekabet yalnızca maliyetle değil; inovasyon, verimlilik ve kurumsal kalite ile belirlenmektedir" ifadelerine yer verdi. "Kadınların ekonomiye tam katılımı, kalkınmanın temel şartıdır" Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda Türkiye’nin sıralamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, "Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135. sırada yer alıyor. Ekonomik büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet iddiası olan bir ülkenin, kadın-erkek eşitliğinde alt sıralarda yer alması sürdürülebilir değildir. Kadınların ekonomiye tam ve etkin katılımı bir sosyal politika tercihi değil, kalkınmanın da temel şartıdır" diye konuştu. "Araştırmalar yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini gösteriyor" Ardıç, sanayi sektörünün Türkiye’nin yüksek katma değer üretme alanı olmasına rağmen bu sektördeki yönetim kademelerinde kadın oranının hala sınırlı olduğunun altını çizerek, "Yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini, inovasyon kapasitesinin güçlendiğini ve kurumların krizlere karşı daha dayanıklı hale geldiğini gösteriyor. Yani mesele sadece eşitlik değil; aynı zamanda verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyüme meselesidir. Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefi, teknoloji odaklı sanayi dönüşümü ve küresel rekabet iddiası düşünüldüğünde, yönetim masalarında kadınların daha güçlü temsil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Kadınların yönetimde, üretimde ve karar süreçlerinde daha fazla yer almasını sağlayacak yapısal düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçirmeliyiz. Ankara Sanayi Odası olarak biz bu anlayışı sözde değil, uygulamada hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ardıç, Ankara sanayisi olarak yüksek teknoloji üretiminde güçlü bir altyapıya sahip olduklarını dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu yapının sürdürülebilir olması için kadın mühendis, kadın teknisyen ve kadın yönetici sayısını artırmak zorundayız. Yüksek teknoloji üretiminde insan kaynağının niteliği belirleyicidir ve bu niteliği yarım kapasiteyle kullanma lüksümüz yoktur. Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız. Bu noktada, Odamız koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulumuzun faaliyetlerini de özellikle vurgulamak isterim. Sanayici yol arkadaşım Hande Öztürk’ün başkanlığında yürütülen özverili çalışmaların kadın girişimcilerimize ilham verdiğini ve güçlü bir vizyon kazandırdığını memnuniyetle takip ediyorum." TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk ise 4’üncü İl Kurul Toplantılarını ’Kadın Eliyle Güçlenen Bir Ekonomi, Birlikte İnşa Edilen Bir Gelecek Vizyonu’ ile düzenlediklerini belirterek, kadınların eğitimden iş dünyasına, girişimcilikten yönetime her alanda aktif katılımının, sadece bireysel başarıları değil; toplumun ve ekonominin sürdürülebilir büyümesini de mümkün kıldığına dikkati çekti. Öztürk, kadınların ve kız çocuklarının elde ettiği hak ve kazanımlarının kutlandığı ve kadınların fırsat eşitliği için verdikleri mücadelenin ön planda olduğunu belirttiği 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü de birlikte kutladı. Sunumlarından ardından ise TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk toplantıya çevrim içi videoyla katıldı. Program sunumların ardından basına kapalı olarak devam etti.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:37 Denizli’ye yabancı yatırımcıların ilgisi artıyor Denizli Ticaret Odası (DTO) Meclisi, aylık olağan toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, oda faaliyetleri ile Denizli ve Türkiye ekonomisine ilişkin güncel verileri meclis üyeleriyle paylaştı. Başkan Erdoğan; "Denizli’den gerçekleştirilen ihracatın ise 388 milyon 994 bin dolara ulaştı. Bunun bir önceki aya göre yüzde 5,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 14,9 artış oldu" dedi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Meclis üyelerini bilgilendirdiği son dönemdeki sosyoekonomik gelişmelere yönelik konuşmasında, Denizli’deki konut satışlarında düşüş yaşandığını ifade etti. Erdoğan, "Ocak ayında ilk el konut satışları yüzde 14,82, ikinci el satışlar yüzde 7,86 geriledi. Toplam konut satışlarında ise yüzde 9,87’lik bir düşüş görüldü. İş yeri satışlarında da ilk elde yüzde 9,09, ikinci elde yüzde 32,41 ve toplamda yüzde 29,32 oranında azalma kaydedildi" dedi. "Denizli ihracatında artış var" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türkiye’nin ocak ayı ihracatının 21 milyar 64 milyon 872 bin dolar olduğunu belirten Başkan Erdoğan, Denizli’den gerçekleştirilen ihracatın ise 388 milyon 994 bin dolara ulaştığını söyledi. Bunun bir önceki aya göre yüzde 5,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 14,9 artış olduğu anlamına da geldiğini ifade eden Erdoğan, "Denizli’nin en fazla ihracat yaptığı ülke ise Birleşik Krallık oldu. En büyük 10 ihracat yaptığımız bölgelere bakınca da bu ülkeyi İtalya, Almanya, ABD, Fransa, Hollanda, İspanya, Romanya, İrlanda ve Yunanistan takip ettiğini görüyoruz. Bu ülkeler arasında yıllık bazda en büyük artış yüzde 73,88 ile Romanya’ya yapılan ihracatta, aylık bazda da yüzde 29,9 ile yine aynı ülkeye yapılan ihracatımızda gerçekleşti" dedi. "Tekstil ve ham maddeleri ile hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında düşüş var" Yılın ilk iki ayında elde edilen tutar değerlendirildiğinde, geçen yılın aynı dönemine göre sektörel bazda tekstil ve ham maddelerinde yüzde 1,89, çelikte yüzde 3,07, hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 4,66 düşüş yaşandığını da aktaran Başkan Erdoğan; demir ve demir dışı metallerde yüzde 18,75, elektrik-elektronikte yüzde 16,37, madencilik ürünlerinde de yüzde 8,75 artış görüldüğünü kaydetti. Aynı zamanda; Türkiye genelinde ocak ayı ithalatının 28 milyar 694 milyon 872 bin dolar olduğunu belirten Başkan Erdoğan, Denizli’de ise ithalatın bir önceki aya göre yüzde 5,38 artarak 159 milyon 854 bin dolara ulaştığını ifade etti. Denizli’nin en fazla ithalat yaptığı ülkeler arasında sırasıyla Ukrayna, Bulgaristan, Kazakistan, Çin, Özbekistan, Rusya Federasyonu, Hindistan, Libya, Almanya ve Türkmenistan’ın yer aldığını söyledi. Öte yandan, ülke geneline bakıldığında Ocak ayında limanlardaki yük elleçlemesinin ise yüzde 8,6 azaldığını ifade eden Başkan Erdoğan, ithalat tonajındaki düşüşün ise yüzde 11,3’ü aştığını söyledi. Özellikle de taş kömürü ve yakıt ithalatındaki gerilemenin enerji ve demir-çelik gibi ağır sanayi sektörlerinde ham madde girişini yavaşlattığını dile getirdi. "Karşılıksız çek ve protestolu senette, düşüş yaşanıyor" DTO Meclisi’ndeki gündem konuşmasında, Denizli’deki karşılıksız çek sayısının yılın ilk ayında geçen yılın son ayına göre yüzde 47,98, tutarının da yüzde 51,07 azaldığına dikkati çeken Erdoğan, şehirdeki iyileşmenin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde karşılıksız çek sayısının yüzde 41,38, tutarının ise yüzde 38,29 azaldığını da ifade eden Erdoğan ayrıca Denizli’de protestolu senet sayısının da yüzde 7,9 gerilediğinin altını çizdi. Bunun yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre Denizli’de 4/A kapsamındaki aktif sigortalı sayısının geçen yıl sonunda 237.937’ye ulaştığını belirten DTO Başkanı Erdoğan, bunun bir önceki yıl sonuna göre yüzde 2,92’lik artışa tekabül ettiğini dile getirdi. DTO’nun üye sayısı, 23 bin 621’e ulaştı DTO’ya geçen ay 138 yeni üyenin daha katıldığını ifade eden Erdoğan, "39 firmamız ise kaydını sildirdi, 11 firmamız da tasfiye sürecine girdi. Toplam üye sayımız, 23 bin 621’e yükseldi. Son bir yılda 977 üye artışıyla yüzde 4,31’lik bir büyüme sağladık" dedi. Üye artışında en büyük payın 776 firma ile limitet şirketlerde olduğunu da belirten Başkan Erdoğan, son 1 yılda anonim şirket sayısının ise 159 arttığını kaydetti; "Öte yandan, kayıt sildiren sektörlerde ilk sırayı 5 firma ile gayrimenkul aracılık faaliyetleri alırken, bunu 4 firma ile ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı sektörü takip etti" dedi. "Yabancı ortaklı firma sayısı 426 oldu" Değerlendirmesinde Denizli’nin yatırım potansiyeline de değinen Erdoğan, kentte 426 yabancı ortaklı firmanın faaliyet gösterdiğini, toplam yabancı sermaye tutarının ise 494 milyon 141 bin 980 lira olduğunu söyledi. Meclis konuşmasında, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre Denizli’nin ocak ayında kurulan 22 gerçek kişi işletmesi ile iller arasında 20’nci sırada yer aldığını da belirten Başkan Erdoğan, yeni firmaların en çok ikamet amaçlı binaların inşaatı sektöründe faaliyet gösterdiğini ifade etti. "DTO hizmetlerindeki yoğunluk, geçen yıla göre arttı" Yılın ilk iki ayındaki oda hizmetlerine ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, "188 sayısal takograf ve 99 K belgesi verdik. 72 iş makinesini tescil ettik, 50 kapasite raporunu onayladık. Ayrıca 6 ekspertiz raporu, 2 yerli malı belgesi ve 1 sigorta acentesi belgesi düzenledik. 1 bin 386 gelen evraka karşılık 2 bin 594 evrak düzenledik. Gelen evrak işlemlerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,11’lik bir artış yaşandı" diye konuştu.
Serbest piyasada ucuzlayan fındık raflarda el yakıyor
06 Şubat 2026 Cuma - 09:47 Serbest piyasada ucuzlayan fındık raflarda el yakıyor Serbest piyasada kabuklu fındık kilogram fiyatı 250 liraya kadar gerilerken, kavrulmuş ve paketli fındığın raflarda kilogram fiyatı bin 450 liraya kadar yükseldi. Fiyat farkında randıman düşüşü ve artan işletme maliyetlerinin etkili olduğu belirtiliyor. Serbest piyasada kabuklu fındık fiyatları gerilerken, raflardaki kavrulmuş ve paketlenmiş fındık fiyatlarının yükselişini sürdürmesi dikkat çekiyor. Giresun’da 2025 yılı içinde 350 liraya kadar çıkan kabuklu fındık fiyatı, yeni yılın ardından yaklaşık 100 liralık düşüşle 250 lira seviyelerine geriledi. Buna karşın market raflarında kavrulmuş iç fındık fiyatları bin liradan başlayıp bin 450 liraya, bazı ürünlerde ise bin 600 liraya kadar ulaşıyor. Sektör temsilcileri, serbest piyasa ile raf fiyatları arasındaki farkın temel nedeninin randıman düşüşü ve artan üretim maliyetleri olduğunu ifade ediyor. Geçmiş yıllarda 500 gram kabuklu fındıktan 50 randıman esasına göre ortalama 250 gram iç fındık elde edilirken, bu oranın bu yıl yüzde 40’lara kadar düştüğü belirtiliyor. Bu durumun, raflardaki ürün maliyetlerini doğrudan artırdığı kaydediliyor. "Randıman düşüşü fındıktaki zayiatı artırdı, o da fiyatları arttırdı" Giresun’da fındığa katma değer katarak üretimden tüketime kadar işletmeciliğini yapan Ayhan Akten, kabuklu fındık fiyatlarının Giresun kalite için 250-260 lira bandına gerilediğini, levant kalite fındıkta ise fiyatların daha düşük olduğunu söyledi. İki kalite arasında yaklaşık yüzde 20’lik fark oluştuğunu belirten Akten, bu yılki kalite kaybının temel nedeninin randıman oranındaki düşüş olduğunu dile getirerek "Kavrulan fındıktan çıkan temiz iç oranı azaldı. Zar atması, çürük oranının artması, nem ve rutubet gibi etkenler zayiatı artırıyor. Bu da maliyeti yükseltiyor. Bu yıl diğer yıllara göre yüzde 15-20 oranında ek maliyet farkı oluştu. Şu anda raflarda bin liraya da fındık var, bin 250 liraya da, bin 450 liraya da. Ürünün ebatı, randımanı, kalitesi ve görünümü fiyatı belirliyor" dedi. Kavurma sonrası verim düşüyor Üretim sürecine de değinen Akten, kabuklu fındığın kırıldıktan sonra natürel olarak ayrıştırıldığını, çürük ve buruşukların temizlendiğini, ardından kavrulma aşamasına geçildiğini anlattı. Kavurma sonrası zar kaybı ve ek ayıklama işlemlerinin de maliyeti artırdığını belirten Akten, "Eskiden 100 kilo fındık kavurduğumuzda 80 kilo net ürün alırdık. Şimdi bu miktar 55-60 kiloya kadar düştü. Sadece kırma ve kavurma işleminin fabrika maliyeti bile yüzde 35-40 seviyelerine ulaşıyor" diye konuştu.
Türkiye-Mısır İş Forumu Kahire’de düzenlendi;  Erzurum 3 protokol anlaşmasına imza attı
06 Şubat 2026 Cuma - 09:42 Türkiye-Mısır İş Forumu Kahire’de düzenlendi; Erzurum 3 protokol anlaşmasına imza attı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin teşrifleriyle Kahire’de düzenlenen Türkiye-Mısır İş ve Yatırım Forumu, iki ülkenin ekonomi kurmaylarını ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Forumda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin kısa vadede 15 milyar dolara çıkarılması hedefi ön plana çıkarken, Erzurum ekonomisi adına tarihi adımlar atıldı. 3 ayrı sektörel iş birliği protokolüne imza attı Yeni İş Birlikleri ve Yatırım Fırsatları Masada Toplantı kapsamında, Türkiye ve Mısır arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi adına atılacak stratejik adımlar kapsamlı bir şekilde ele alındı. İş dünyası temsilcileri, yeni ortak yatırım fırsatlarını değerlendirirken; sanayiden müteahhitlik sektörüne kadar geniş bir yelpazede iş birliği olanakları görüşüldü. ETSO’dan Kahire’de Stratejik Hamle: 3 Önemli Protokol Forum kapsamında düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği toplantısı, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) açısından oldukça verimli geçti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile Erzurum’un ihracat potansiyelini artıracak 3 ayrı sektörel iş birliği protokolüne imza attı. Kayseri ve Trabzon Oda/Borsalarının da paydaş olduğu ve Erzurum ekonomisine değer katacak protokoller şu alanları kapsıyor: Mobilya ve Orman Ürünleri: Kayseri Ticaret Odası iş birliğiyle. Turizm ve Maden: Trabzon Ticaret Odası iş birliğiyle. Tarım ve Hayvancılık: Erzurum Ticaret Borsası iş birliğiyle. "Hedefimiz Şehir İhracatına Somut Katkı Sunmak" İmza töreninin ardından değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, forumun iki ülke iş dünyası arasındaki bağları güçlendireceğini vurguladı. Atılan imzaların kağıt üzerinde kalmayacağını belirten Özakalın, "Mobilyadan turizme, madencilikten tarıma kadar geniş bir yelpazede attığımız bu imzaların, şehrimiz ihracatına somut katkılar sunmasını hedefliyoruz" dedi. Başkan Özakalın ayrıca, Türk iş dünyasını Mısırlı yetkililer ve yatırımcılarla buluşturan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren ile emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti.
EGİAD, ’İş Dünyası ve Yatırımcı Anketi’ başlattı
06 Şubat 2026 Cuma - 09:17 EGİAD, ’İş Dünyası ve Yatırımcı Anketi’ başlattı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), düşünce üretimi ve politika geliştirme misyonu doğrultusunda, Research İstanbul iş birliğiyle yürüttüğü "EGİAD Think Tank Bölgesel Ekonomik Güvenlik Raporu" çalışması kapsamında kapsamlı bir İş Dünyası ve Yatırımcı Anketi başlattı. Anket çalışması; Ege Bölgesi iş dünyasının mevcut ekonomik koşullarını, büyüme potansiyelini ve karşı karşıya olduğu yapısal engelleri sahadan elde edilecek verilerle analiz etmeyi amaçlıyor. Ekonomik güvenlik, yatırım iklimi, finansmana erişim, rekabet gücü ve gelecek beklentileri gibi temel başlıklarda toplanacak verilerle, bölgesel kalkınma politikalarına somut, analitik ve uygulanabilir katkılar sunulması hedefleniyor. EGİAD Think Tank yaklaşımıyla yürütülen bu çalışma, ekonomik güvenliği yalnızca makro göstergeler üzerinden değil; reel sektörün deneyimi, yatırımcının risk algısı ve işletmelerin dayanıklılık kapasitesi üzerinden okumayı amaçlıyor. Çalışmadan elde edilecek bulguların, iş dünyası için stratejik bir yol haritası oluşturması öngörülüyor. "Ekonomik güvenlik sahadan okunmalı" EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, çalışmanın çıkış noktasına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Ekonomik güvenlik bugün yalnızca enflasyon, büyüme ya da faiz oranlarıyla açıklanamaz. Reel sektörün sahadaki deneyimi, yatırımcının risk algısı ve işletmelerin dayanıklılığı bu tablonun asli unsurlarıdır. EGİAD Think Tank çalışmasıyla hedefimiz; Ege iş dünyasının gerçek fotoğrafını veriyle ortaya koymak ve bu veriyi karar alıcılar için yol gösterici bir politika setine dönüştürmektir. Sahadan veri toplamadan yapılan değerlendirmeler, politika üretmekten çok varsayım üretmektir. Tüm Ege Bölgesi İş Dünyasını temsilcilerinin katılımını bekliyoruz." Tedarik zinciri riskleri mercek altında Anket çalışmasının odaklandığı temel başlıklardan biri olan "Tedarik Zinciri Riskleri ve Dayanıklılık" kapsamında; Ege sanayisi açısından kritik bir soruya yanıt aranıyor: Küresel şoklara karşı şirketlerimiz ne kadar dayanıklı? Bu çerçevede; ABD merkezli ticaret politikalarındaki yön değişimleri, Çin’in küresel tedarik zincirlerindeki rolü ve üretim-ihracat politikalarındaki yeniden yapılanma, Avrupa Birliği regülasyonları, Rusya’nın enerji arz güvenliği ve fiyatlama politikalarının küresel etkileri, lojistik maliyetler ve kritik girdilerde dışa bağımlılık gibi başlıklar üzerinden sektörel dayanıklılık düzeyleri analitik olarak değerlendirilecek. Özellikle KOBİ’ler için tedarik çeşitlendirme, risk yönetimi ve dayanıklılığı artırmaya yönelik uygulanabilir bir çerçeve sunulması hedeflenirken, raporun belirsizlik çağında iş dünyası için stratejik bir pusula işlevi görmesi amaçlanıyor. Katılımla güçlenen ortak akıl Ege Bölgesi iş insanları veya şirketlerinin üst düzey yöneticileri tarafından doldurulması hedeflenen ankete verilecek tüm yanıtlar anonim olarak değerlendirilecek; bireysel ya da kurumsal bilgiler hiçbir şekilde paylaşılmayacak, sonuçlar yalnızca toplulaştırılmış düzeyde raporlanacak. EGİAD, bu çalışmanın Ege iş dünyasının aktif katkılarıyla güçleneceğini; ortaya çıkacak veri setinin, Ege Bölgesi’nin ekonomik dayanıklılığını artıracak kalıcı ve yol gösterici politika çıktıları üreteceğini belirtiyor.
Rizeli kasaptan yeni et fiyatlarına tepki: "Beni yeni fiyatları fazla buldum, fırsatçılık yapmamak lazım"
05 Şubat 2026 Perşembe - 23:09 Rizeli kasaptan yeni et fiyatlarına tepki: "Beni yeni fiyatları fazla buldum, fırsatçılık yapmamak lazım" Rize’nin Pazar ilçesinde kasaplık yapan Tuncay Engin, Ramazan ayı öncesi ete yapılan zamma tepki göstererek "Ben yeni fiyatları çok fazla buldum. Fırsatçılık yapmamak lazım, eski fiyattan satacağım" dedi. Rize’de Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince Ramazan ayı öncesinde işletmelerde fiyat denetimi yapıldı. Pazar ilçesinde bir kasaba giren yetkililer, fiyat denetimi gerçekleştirdi. O esnada işletme sahibi Tuncay Engin’in "Ben eski fiyattan satacağım, yeni fiyatlar bana çok fazla geldi" demesi dikkatlerden kaçmadı. Engin, Kasaplar Odasının belirlediği yeni fiyat tarifesinin yürürlüğe konulması halinde bile kendi fiyatlarından satışa devam edeceğini dile getirdi. Yeni fiyatlar açıklansa da kendisini zarara sokmayacak şekilde ürünlerini aynı fiyattan satacağını ve Ramazan ayı öncesi fırsatçılık yapmanın doğru olmadığını söyleyen Engin, "Ben şu anlık eski fiyattan satıyorum. Yeni fiyatları birdenbire biraz aşırı gördüm. Ben o fiyatı uygulamayı da düşünmüyorum. İlk etapta beni koruttuğu şekilde bir 50 TL, baktım az geldi bir 50 TL daha o şekilde ilerleyeceğim. Ramazan ayıdır, bir anda uygulamayacağım. Vatandaş alsın yesin. Fırsatçılık yapmamak lazım. Aslında besicilerin de denetlenmesi lazım. Şu anda kemikli eti 700 TL’den satıyoruz. 670 TL’ye de et alıyoruz. 20-30 lira ile altından zaten kalkılmaz. Sadece kasaplara değil, biraz da besicilere bakmaları lazım. Ama şu anda bu fiyatlar beni idare etmese de ettirmeye çalışacağım" dedi.
Rizeli kasaptan yeni et fiyatlarına tepki: "Beni yeni fiyatları fazla buldum, fırsatçılık yapmamak lazım"
05 Şubat 2026 Perşembe - 23:06 Rizeli kasaptan yeni et fiyatlarına tepki: "Beni yeni fiyatları fazla buldum, fırsatçılık yapmamak lazım" Rize’nin Pazar ilçesinde kasaplık yapan Tuncay Engin, Ramazan ayı öncesi ete yapılan zamma tepki göstererek "Ben yeni fiyatları çok fazla buldum. Fırsatçılık yapmamak lazım, eski fiyattan satacağım" dedi. Rize’de Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince Ramazan ayı öncesinde işletmelerde fiyat denetimi yapıldı. Pazar ilçesinde bir kasaba giren yetkililer, fiyat denetimi gerçekleştirdi. O esnada işletme sahibi Tuncay Engin’in "Ben eski fiyattan satacağım, yeni fiyatlar bana çok fazla geldi" demesi dikkatlerden kaçmadı. Engin, Kasaplar Odasının belirlediği yeni fiyat tarifesinin yürürlüğe konulması halinde bile kendi fiyatlarından satışa devam edeceğini dile getirdi. Yeni fiyatlar açıklansa da kendisini zarara sokmayacak şekilde ürünlerini aynı fiyattan satacağını ve Ramazan ayı öncesi fırsatçılık yapmanın doğru olmadığını söyleyen Engin, "Ben şu anlık eski fiyattan satıyorum. Yeni fiyatları birdenbire biraz aşırı gördüm. Ben o fiyatı uygulamayı da düşünmüyorum. İlk etapta beni koruttuğu şekilde bir 50 TL, baktım az geldi bir 50 TL daha o şekilde ilerleyeceğim. Ramazan ayıdır, bir anda uygulamayacağım. Vatandaş alsın yesin. Fırsatçılık yapmamak lazım. Aslında besicilerin de denetlenmesi lazım. Şu anda kemikli eti 700 TL’den satıyoruz. 670 TL’ye de et alıyoruz. 20-30 lira ile altından zaten kalkılmaz. Sadece kasaplara değil, biraz da besicilere bakmaları lazım. Ama şu anda bu fiyatlar beni idare etmese de ettirmeye çalışacağım" dedi.
Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programıyla 3 ilin yerel potansiyeli ortaya çıkartılacak
05 Şubat 2026 Perşembe - 19:50 Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programıyla 3 ilin yerel potansiyeli ortaya çıkartılacak Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında 2026 yılında Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta destekleyeceği yatırım konuları ilan edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerelden Ulusala Kalkınma Modeli kapsamında hayata geçirdiği Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı çerçevesinde 2026 yılında desteklenecek yatırım konuları ilan edildi. Bu çerçevede Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından TR82 Bölgesi’ni kapsayan Çankırı-Kastamonu ve Sinop’ta üretim kapasitesini arttıracak, katma değeri yüksek yatırımları teşvik edecek ve istihdamı güçlendirecek öncelikli alanlarda yatırımcılar desteklenecek. KUZKA tarafından yürütülecek program kapsamında, Kastamonu’nda yatırım konuları, Ağaç ve Orman Ürünlerinden Katma Değerli Ürün Üretimi (yapısal ahşap ürünleri, modüler mobilya, fonksiyonel mobilya, nitelikli kapı, odun dışı orman ürünleri ve benzeri), Doğa Temelli Turizm Yatırımları (kongre merkezi, sağlık kompleksi, ekoturizm merkezi, agroturizm merkezi, kamp-karavan altyapıları, yaşlı bakım merkezi, kırsal konaklama tesisleri ve benzeri), Entegre Mermer İşleme ve Mermerden Katma Değerli Ürünler Üretimi (kimyevi ürünler, kozmetik ürünleri, yapı malzemeleri, yapı kimyasalları ve benzeri) Tarımsal Ürünlerden Katma Değerli Ürün Üretimi (sarımsak türev ürünleri, kenevir elyafı, tıbbi kenevir ürünleri ve benzeri) olarak belirlendi. Program kapsamında KUZKA tarafından Çankırı’da, dört yıldız ve üzeri konaklama tesisi, ambalajlı doğal Kaynak su/içecek üretimi, Leonardit, Diyatomit, Bazalt, Perlit, Refrakter Kil, Tuz, Silis Kumu, Kireç Taşı, Dolomit, Bentonitten Katma Değerli Ürünler Üretimi (hümik/fülvik asit, organomineral gübre, taş yünü, kriyojenik perlit, klor alkali ürünleri, sondaj bentoniti ve benzeri) ve Otomotiv Endüstrisi için Aksam ve Yedek Parça Üretimi (lastik teli, lastik teli astarı, kord bezi, kauçuk bazlı mamüller, elektrik kablo demetleri, karavan ekipmanları, taşıt camları ve benzeri) alanlarındaki yatırımlara destek sağlanacak. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı Sinop’ta ise program kapsamında şehrin yerel potansiyelini harekete geçirilmesine önemli katkılar sunacak projelere destek sağlayacak. İlan edilen konular ise şu şekilde: Ağaç ve Orman Ürünlerinden Katma Değerli Ürün Üretimi (yapısal ahşap ürünleri, modüler mobilya, fonksiyonel mobilya ve benzeri), Beş Yıldızlı Konaklama Tesisi, Su Ürünleri Üretimi ve/veya Katma Değerli Ürün İşleme Tesisi (balık yetiştiriciliği, balık fileto, tütsülenmiş balık, balık konserve, panelenmiş balık ürünleri, balık yağı, jelatin, protein hidrolizatları, balık yağı rafinasyonu ve benzeri) veYaşlı Bakım Merkezi.
KUTO Başkanı Akdoğan Mısır’da Kuşadası’nı temsil etti
05 Şubat 2026 Perşembe - 19:38 KUTO Başkanı Akdoğan Mısır’da Kuşadası’nı temsil etti Kahire’de düzenlenen Türkiye-Mısır İş Forumu’na Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan da yer alarak ilçeyi temsil etti. Kahire’de düzenlenen Türkiye-Mısır İş Forumu, iki ülke arasındaki ekonomik bağları güçlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleşen bu kritik zirvede, Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan da yer alarak ilçeyi temsil etti. Serdar Akdoğan, forum kapsamında yalnızca üst düzey temaslarda bulunmakla kalmayıp, Kuşadası’nın ticari ve turistik potansiyelini uluslararası platformda vurguladı. Ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma hedefiyle toplanan forumda Başkan Akdoğan, Aydın bölgesini temsil eden diğer oda ve borsa başkanlarıyla birlikte ikili görüşmelerde aktif rol üstlendi. Aydın heyetinde Hakan Ülken, Gökhan Maraş, Nuri Arslan, Metin Sakalar ve Nejat Sağel gibi isimlerin de yer aldığı bu önemli buluşmada Akdoğan, yapılan bağlantıların Türkiye ekonomisine ve Mısır ile olan ticari ilişkilere uzun vadeli katkılar sunacağını belirtti. Forumun son derece verimli geçtiğini vurgulayan Başkan Akdoğan, kurulan yeni köprülerin Kuşadası ve bölge ticareti için stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Çerkezköy TSO Başkanı Çetin, Türkiye-Mısır İş Forumu Toplantısı’na katıldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 19:30 Çerkezköy TSO Başkanı Çetin, Türkiye-Mısır İş Forumu Toplantısı’na katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi’nin katılımlarıyla Türkiye-Mısır İş Forumu Kapanış Toplantısı Kahire’de gerçekleştirildi. Foruma, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin de katıldı. Program kapsamında; Türkiye ve Mısır arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolar hedefine çıkarılması ve üçüncü ülkelerde ortak iş birliği fırsatları ele alındı. Türkiye-Mısır ekonomik ortaklığının, karşılıklı güven ve sürdürülebilir iş birliği anlayışıyla daha güçlü ve kalıcı bir zeminde ilerlediği vurgulandı. Başkan Çetin’den toplantı değerlendirmesi Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, 4 gün süren Türkiye-Mısır İş Forumu programına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Dört gün boyunca gerçekleştirilen temaslar, iş dünyamıza yönelik istişare toplantıları, odalar arası iş birlikleri ve sektörel görüşmeler; özellikle sanayi, üretim, lojistik ve üçüncü ülkelerde ortak yatırımlar açısından önemli başlıklar sundu. Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası olarak imzaladığımız kardeş oda protokolleriyle, üyelerimizin uluslararası pazarlara açılmasına destek sunmayı hedefliyor; yeni iş birliklerinin geliştirilmesi adına bu tür platformları son derece kıymetli buluyoruz. Türkiye-Mısır İş Forumu’nun kapanış toplantısına katılım sağlayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, dört gün boyunca program sürecine öncülük eden TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Mısır Ticaret ve Sanayi Odalar Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil’e büyükelçimize ve katılım sağlayan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekleştirilen görüşmelerin ve atılan imzaların, Oda ve Borsalarımız için hayırlı olmasını temenni ediyorum."
Başkan Aydın: "Afet Acil Durum Müdahale İstasyonlarımızı şu ana kadar 9 mahallemizde kurduk"
05 Şubat 2026 Perşembe - 18:32 Başkan Aydın: "Afet Acil Durum Müdahale İstasyonlarımızı şu ana kadar 9 mahallemizde kurduk" Osmangazi Belediyesi’nin Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Başkan Aydın, afetlere yönelik çalışmalara ilişkin, "Afet Acil Durum Müdahale İstasyonlarımızı şu ana kadar 9 mahallemizde kurduk" dedi. Osmangazi Belediye Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantının açılışında konuşan Başkan Erkan Aydın, 6 Şubat depreminin yıl dönümü dolayısıyla hayatını kaybedenleri anarak, geride kalan aileleri ile tüm millete başsağlığı dileklerini iletti. Kentsel dönüşümün deprem gerçeği nedeniyle öncelikli gündemleri arasında yer aldığını söyleyen Başkan Aydın, "Çiftehavuzlar Kentsel Dönüşüm Alanı 15 bin metrekarelik, yaklaşık 236 bağımsız bölümün olacağı bir alan. Bir buçuk yıldır bunun üzerine çalışıyoruz. Vatandaş rızası ve onayı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Belediyenin yaklaşık 2 bin metrekareye yakın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ise 2 bin 400 metrekareye yakın payı bulunuyor. Ancak Bakanlığın da hak sahibi olduğu protokol henüz onaylanmadığı için süreç 7-8 aydır ilerleyemiyor. Şu anda her şey hazır. Protokol imzalanır imzalanmaz tahliye, yıkım, ihale ve inşaat sürecine hızla başlanabilecek. Biz burada açık ihale yöntemiyle, kabaca tahminimiz yüzde 50 kat karşılığı sözleşme ve ruhsat ile proje onayından sonra 24 ayda teslim hedefleniyor. Protokolde belediye ve bakanlığa toplam 14 daire düşüyor; önerimiz 8 dairenin Bakanlığa, 6 dairenin belediyeye bırakılması ve kalan hakların vatandaş lehine kullanılması yönünde. Ancak Bakanlık 14 dairenin tamamını talep ettiği için uzlaşı sağlanamadı. Bu konuda anlaşma sağlanması halinde sürecin önünde başka bir engel bulunmuyor. Proje o şekilde imzalanırsa biz hemen yarın başlayıp, hızlı bir şekilde tahliye, yıkım, ihale, inşaat sürecine başlamaya hazırız" dedi. "100 adet afet acil durum müdahale istasyonu kurmayı hedefliyoruz" Afetlere yönelik çalışmalarını anlatan Başkan Aydın, "Afet Acil Durum Müdahale İstasyonlarımızı şu ana kadar 9 mahallemizde kurduk. Soğanlı, Yeşilova, Tuna, Emek Adnan Menderes, Sırameşeler, Çırpan, Alacahırka, Demirtaş Cumhuriyet ve Hüdavendigar’da konteynerlerimiz hazır. Yoğun mahallelerde 32 metrekarelik konteynerler var; içinde kadın-erkek tuvaleti, telefon şarj üniteleri, hijyen malzemeleri, battaniye ve acil durumda lazım olabilecek tüm ekipmanlar bulunuyor. Daha küçük mahallelerde ise bunun yarısı büyüklüğünde konteynerler yer alıyor. Aynı zamanda mahalle gönüllülerimize eğitimler veriyoruz, okullarda çocuklarımıza afet bilinci kazandırıyoruz. Bu yıl 45 mahallemizde daha büyük konteyner ilave yapacağız. Yıl sonuna kadar ise 100 civarında Afet Acil Durum Müdahale İstasyonu kurmayı hedefliyoruz. 6 Şubat depremlerinde maalesef -20 derecelerde insanların donarak öldüğünü gördüm. İlk etapta hayatta kalan, elinde imkan, alet ve edevatı olan birçok kişinin hayatta kaldığına şahit olduk" açıklamalarında bulundu. "Günlük 3 bin vatandaşımıza iftar ikram edilecek" Bunun yanı sıra Ramazan ayında yapılacak çalışmalara değinen Başkan Aydın, "Ramazan ayı boyunca, farklı noktalarda her gün iftar vererek yaklaşık 100 bin vatandaşımıza ulaşmayı hedefliyoruz. Günlük ortalama 3 bin kişiye iftar ikram edilecek. Erzak ihalesi tamamlandı. Yaklaşık 15 bin gıda kolisi, ihtiyaç sahibi ve dar gelirli vatandaşlarımıza ulaştırılacak. Ne yazık ki bu yardımlara ihtiyaç duyan vatandaş sayısı her geçen gün artıyor; ancak biz imkanlarımız doğrultusunda kimseyi yalnız bırakmamaya çalışıyoruz. Ayrıca Ramazan boyunca 5 ayrı noktada iftar dağıtımı yapılması planlanıyoruz" dedi. Osmangazi Belediyesi Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.