EKONOMİ
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:40 Malatya TSO’dan Şevket Keskin’e tebrik ziyareti Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) yönetimi, Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Genel Kurulunda yeniden başkanlığa seçilen ve aynı zamanda MESOB Başkanı da olan Şevket Keskin’i ziyaret ederek, başarı dileklerini iletti. Ziyarette kentin yeniden imarı sürecinde sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etme kararlılığı vurgulandı. Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Meclis Başkanı Hakan Er ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte aynı zamanda Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı olan Şevket Keskin’i ziyaret etti. Görüşmede esnaf ve tüccarın sorunlarının çözümü noktasında kurumlar arası istişarenin önemi üzerinde duruldu. Malatya TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Şevket Keskin’in tecrübesine dikkat çekerek, "Yıllardır Malatya’mıza hizmet eden Sayın Şevket Keskin’in yeniden güven tazelemesi ve yönetimiyle birlikte şehre faydalı olacağından şüphemiz yok. Kendisini tebrik ediyoruz. Bugüne kadarki süreçte Ticaret ve Sanayi Odası ile istişare içerisinde olması, esnafın, tüccarın ve sanayicinin birlikte hareket etme kültürünü güçlendirdiği için teşekkür ediyorum. TSO ve esnaf odaları arasındaki bu birlikteliği korumaya devam edeceğiz. Allah hayırlı etsin ve muvaffakiyet versin" dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şevket Keskin ise ortak akıl vurgusu yaparak, "Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak ortak akılla Malatya’mıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Kentteki en büyük sivil toplum örgütleri olarak uyum içerisinde üzerimize düşeni yapacağız. Biz Malatya için elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyuyoruz. Yeri geldiğinde sorunları doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Geçtiğimiz günlerde yine ilettiğimiz talepler üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız sorunların çözülmesi talimatını verdiler" diye konuştu. Kentin planlama sürecine dair eleştirilerini de paylaşan Keskin, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Çarşının planlanmasını ne Ticaret ve Sanayi Odası’na ne de sahada bizlere sordular. Kimse bir şey danışmadı. Vatandaş bize ‘Ne yaptınız?’ diye sorduğunda, bize sorulmayan bir konuda ne yapabiliriz? Ancak her fırsatta bakanlarımıza ve en üst makam olan Cumhurbaşkanlığına ulaşıp taleplerimizi ilettik. Türkiye’de en üst makam Cumhurbaşkanlığıdır. Sayın Cumhurbaşkanımıza da her fırsat bulduğumuzda sorun ve taleplerimizi arz ettik. Son olarak Malatya’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a da sorunlarımızı sunduk."
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:09 Bursa’da APP plaka izdihamı...Kuyruk sokaklara taştı Trafikte standart dışı "APP plaka" kullananlara uygulanacak yüksek para cezalarının gündeme gelmesi üzerine Bursa’da sürücüler plaka değiştirmek için Şoförler Odası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Sabah saatlerinden itibaren Bursa Şoförler Odası önünde yoğunluk oluşurken, sürücüler saatlerce sıra beklemek zorunda kaldı. Yürürlüğe giren yeni düzenlemeye göre araçlarında standart dışı (APP) plaka kullandığı tespit edilen sürücülere ilk ihlalde 140 bin lira para cezası uygulanacağı ve sürücü belgelerine 30 gün süreyle el konulacağı açıklandı. Aynı ihlalin yıl içinde tekrar edilmesi durumunda ise cezanın 280 bin liraya kadar çıkabileceği ve ehliyete 60 gün süreyle el konulacağı belirtiliyor. Bu cezalarla karşılaşmak istemeyen çok sayıda sürücü, Bursa’daki Şoförler Odası’na giderek plakalarını değiştirmek için sıraya girdi. Sabah saatlerinden itibaren oluşan yoğunluk nedeniyle bazı sürücüler saatlerce bekledi. Plakasını değiştirmek için sıraya giren bir vatandaş yaşanan yoğunluğa tepki göstererek, "Yeni plakayla eski plaka arasında çok büyük bir fark yok. Yazıları biraz küçültmüşler, aralarındaki boşluğu azaltmışlar. Eskisinde bolt karakter vardı, mühür vardı ama barkod yoktu. Şimdi küçük farklar var" dedi. Yoğunluğun farklı ilçelerden gelen sürücüler nedeniyle oluştuğunu belirten bir vatandaş da, "Kestel’den gelen var, Gürsu’dan gelen var, Nilüfer’den gelen var. Ben Teleferik’ten geldim. Böyle olmaması gerekiyor. Her ilçede Şoförler Odası’nın bu işlemi yapması lazım. Yıldırım’da sordum, beni buraya yönlendirdiler. İnsanlar Ramazan ayında saatlerce bekliyor. Bu yoğunluğun azaltılması lazım" diye konuştu. Plaka değişimi için ödeme yaptığını da söyleyen vatandaş, "Notere 421 lira ödedik, buraya da 850 lira yatırdık. Toplamda yaklaşık 1.270 liraya mal oldu" ifadelerini kullandı. Şoförler Odası’nda işlemlerin 15.30’da sona erdiği öğrenildi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:40 ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun 4. İl Kurul Toplantısı ASO ev sahipliğinde gerçekleşti. Programda bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, kadınların iş gücüne katılımının ve ekonomik hayattaki temsilinin, yalnızca toplumsal eşitlik meselesi değil aynı zamanda büyüme, verimlilik ve refahın da belirleyicisi olduğunu dile getirdi. Ardıç, kadın girişimciliği güçlendikçe ekonominin daha yenilikçi, daha dayanıklı ve daha kapsayıcı hale geldiğini de belirterek, "Ülkemizde 15-64 yaş arası kadınlarda iş gücüne katılım oranı son 12 yılda yüzde 33,8’den maalesef yüzde 36,5’e yükselmiş olsa da OECD ortalaması olan yüzde 66’nın hala oldukça gerisindeyiz. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor, insan kaynağımızı ekonomik üretime yeterince dahil edemiyoruz. Bu durum yalnızca bir istihdam sorunu değil, aynı zamanda potansiyel büyüme hızımızı sınırlayan yapısal bir verimlilik meselesidir" açıklamasında bulundu. "Sanayi üretimine entegre olmada kadın girişimcilerimizin hala yapısal engeller bulunmakta" Kadın istihdamındaki her artışın üretim kapasitesine, verimliliğe ve kişi başına gelire doğrudan katkı sağladığına da dikkati çeken Ardıç, kadın girişimciliğinin ise bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri olduğunu aktardı. Ardıç, Türkiye’de şirket sahipleri içinde kadın oranı hala yüzde 15-17 bandında olduğunu vurgulayarak, "Oysa kadın girişimcilerin kurduğu işletmelerin daha sürdürülebilir, daha disiplinli ve daha kapsayıcı bir yapıya sahip olduğu pek çok araştırmada ortaya konmuştur. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun çalışmaları, kadın girişimci sayısındaki artışın özellikle KOBİ ekosisteminde çarpan etkisi oluşturduğunu göstermektedir. Ancak finansmana erişim, teminat yapısı, ölçek büyütme ve özellikle sanayi üretimine entegre olma noktasında kadın girişimcilerimizin önünde hala yapısal engeller bulunmaktadır. Bu engelleri kaldırmak bir sosyal sorumluluk değil, bir rekabet zorunluluğudur. Çünkü bugün küresel rekabet yalnızca maliyetle değil; inovasyon, verimlilik ve kurumsal kalite ile belirlenmektedir" ifadelerine yer verdi. "Kadınların ekonomiye tam katılımı, kalkınmanın temel şartıdır" Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda Türkiye’nin sıralamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, "Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135. sırada yer alıyor. Ekonomik büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet iddiası olan bir ülkenin, kadın-erkek eşitliğinde alt sıralarda yer alması sürdürülebilir değildir. Kadınların ekonomiye tam ve etkin katılımı bir sosyal politika tercihi değil, kalkınmanın da temel şartıdır" diye konuştu. "Araştırmalar yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini gösteriyor" Ardıç, sanayi sektörünün Türkiye’nin yüksek katma değer üretme alanı olmasına rağmen bu sektördeki yönetim kademelerinde kadın oranının hala sınırlı olduğunun altını çizerek, "Yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini, inovasyon kapasitesinin güçlendiğini ve kurumların krizlere karşı daha dayanıklı hale geldiğini gösteriyor. Yani mesele sadece eşitlik değil; aynı zamanda verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyüme meselesidir. Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefi, teknoloji odaklı sanayi dönüşümü ve küresel rekabet iddiası düşünüldüğünde, yönetim masalarında kadınların daha güçlü temsil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Kadınların yönetimde, üretimde ve karar süreçlerinde daha fazla yer almasını sağlayacak yapısal düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçirmeliyiz. Ankara Sanayi Odası olarak biz bu anlayışı sözde değil, uygulamada hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ardıç, Ankara sanayisi olarak yüksek teknoloji üretiminde güçlü bir altyapıya sahip olduklarını dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu yapının sürdürülebilir olması için kadın mühendis, kadın teknisyen ve kadın yönetici sayısını artırmak zorundayız. Yüksek teknoloji üretiminde insan kaynağının niteliği belirleyicidir ve bu niteliği yarım kapasiteyle kullanma lüksümüz yoktur. Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız. Bu noktada, Odamız koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulumuzun faaliyetlerini de özellikle vurgulamak isterim. Sanayici yol arkadaşım Hande Öztürk’ün başkanlığında yürütülen özverili çalışmaların kadın girişimcilerimize ilham verdiğini ve güçlü bir vizyon kazandırdığını memnuniyetle takip ediyorum." TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk ise 4’üncü İl Kurul Toplantılarını ’Kadın Eliyle Güçlenen Bir Ekonomi, Birlikte İnşa Edilen Bir Gelecek Vizyonu’ ile düzenlediklerini belirterek, kadınların eğitimden iş dünyasına, girişimcilikten yönetime her alanda aktif katılımının, sadece bireysel başarıları değil; toplumun ve ekonominin sürdürülebilir büyümesini de mümkün kıldığına dikkati çekti. Öztürk, kadınların ve kız çocuklarının elde ettiği hak ve kazanımlarının kutlandığı ve kadınların fırsat eşitliği için verdikleri mücadelenin ön planda olduğunu belirttiği 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü de birlikte kutladı. Sunumlarından ardından ise TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk toplantıya çevrim içi videoyla katıldı. Program sunumların ardından basına kapalı olarak devam etti.
Başkan Aydın: "Afet Acil Durum Müdahale İstasyonlarımızı şu ana kadar 9 mahallemizde kurduk"
05 Şubat 2026 Perşembe - 18:32 Başkan Aydın: "Afet Acil Durum Müdahale İstasyonlarımızı şu ana kadar 9 mahallemizde kurduk" Osmangazi Belediyesi’nin Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Başkan Aydın, afetlere yönelik çalışmalara ilişkin, "Afet Acil Durum Müdahale İstasyonlarımızı şu ana kadar 9 mahallemizde kurduk" dedi. Osmangazi Belediye Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantının açılışında konuşan Başkan Erkan Aydın, 6 Şubat depreminin yıl dönümü dolayısıyla hayatını kaybedenleri anarak, geride kalan aileleri ile tüm millete başsağlığı dileklerini iletti. Kentsel dönüşümün deprem gerçeği nedeniyle öncelikli gündemleri arasında yer aldığını söyleyen Başkan Aydın, "Çiftehavuzlar Kentsel Dönüşüm Alanı 15 bin metrekarelik, yaklaşık 236 bağımsız bölümün olacağı bir alan. Bir buçuk yıldır bunun üzerine çalışıyoruz. Vatandaş rızası ve onayı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Belediyenin yaklaşık 2 bin metrekareye yakın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ise 2 bin 400 metrekareye yakın payı bulunuyor. Ancak Bakanlığın da hak sahibi olduğu protokol henüz onaylanmadığı için süreç 7-8 aydır ilerleyemiyor. Şu anda her şey hazır. Protokol imzalanır imzalanmaz tahliye, yıkım, ihale ve inşaat sürecine hızla başlanabilecek. Biz burada açık ihale yöntemiyle, kabaca tahminimiz yüzde 50 kat karşılığı sözleşme ve ruhsat ile proje onayından sonra 24 ayda teslim hedefleniyor. Protokolde belediye ve bakanlığa toplam 14 daire düşüyor; önerimiz 8 dairenin Bakanlığa, 6 dairenin belediyeye bırakılması ve kalan hakların vatandaş lehine kullanılması yönünde. Ancak Bakanlık 14 dairenin tamamını talep ettiği için uzlaşı sağlanamadı. Bu konuda anlaşma sağlanması halinde sürecin önünde başka bir engel bulunmuyor. Proje o şekilde imzalanırsa biz hemen yarın başlayıp, hızlı bir şekilde tahliye, yıkım, ihale, inşaat sürecine başlamaya hazırız" dedi. "100 adet afet acil durum müdahale istasyonu kurmayı hedefliyoruz" Afetlere yönelik çalışmalarını anlatan Başkan Aydın, "Afet Acil Durum Müdahale İstasyonlarımızı şu ana kadar 9 mahallemizde kurduk. Soğanlı, Yeşilova, Tuna, Emek Adnan Menderes, Sırameşeler, Çırpan, Alacahırka, Demirtaş Cumhuriyet ve Hüdavendigar’da konteynerlerimiz hazır. Yoğun mahallelerde 32 metrekarelik konteynerler var; içinde kadın-erkek tuvaleti, telefon şarj üniteleri, hijyen malzemeleri, battaniye ve acil durumda lazım olabilecek tüm ekipmanlar bulunuyor. Daha küçük mahallelerde ise bunun yarısı büyüklüğünde konteynerler yer alıyor. Aynı zamanda mahalle gönüllülerimize eğitimler veriyoruz, okullarda çocuklarımıza afet bilinci kazandırıyoruz. Bu yıl 45 mahallemizde daha büyük konteyner ilave yapacağız. Yıl sonuna kadar ise 100 civarında Afet Acil Durum Müdahale İstasyonu kurmayı hedefliyoruz. 6 Şubat depremlerinde maalesef -20 derecelerde insanların donarak öldüğünü gördüm. İlk etapta hayatta kalan, elinde imkan, alet ve edevatı olan birçok kişinin hayatta kaldığına şahit olduk" açıklamalarında bulundu. "Günlük 3 bin vatandaşımıza iftar ikram edilecek" Bunun yanı sıra Ramazan ayında yapılacak çalışmalara değinen Başkan Aydın, "Ramazan ayı boyunca, farklı noktalarda her gün iftar vererek yaklaşık 100 bin vatandaşımıza ulaşmayı hedefliyoruz. Günlük ortalama 3 bin kişiye iftar ikram edilecek. Erzak ihalesi tamamlandı. Yaklaşık 15 bin gıda kolisi, ihtiyaç sahibi ve dar gelirli vatandaşlarımıza ulaştırılacak. Ne yazık ki bu yardımlara ihtiyaç duyan vatandaş sayısı her geçen gün artıyor; ancak biz imkanlarımız doğrultusunda kimseyi yalnız bırakmamaya çalışıyoruz. Ayrıca Ramazan boyunca 5 ayrı noktada iftar dağıtımı yapılması planlanıyoruz" dedi. Osmangazi Belediyesi Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.
Samsun, coğrafi işaretli ürün sayısını 55’e çıkarmayı hedefliyor
05 Şubat 2026 Perşembe - 18:14 Samsun, coğrafi işaretli ürün sayısını 55’e çıkarmayı hedefliyor Samsun’da düzenlenen Coğrafi İşaretli Yöresel Ürünlerin Tanıtımı ve Sergisi’nde, kentteki coğrafi işaret tescilli ürün sayısının 17’den 55’e çıkarılması hedefi vurgulanırken, yöresel ürünlerin tanıtımı ve ticarileştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiği aktarıldı. Coğrafi İşaretli Yöresel Ürünlerin Tanıtımı ve Sergisi, Samsun’un İlkadım ilçesinde bulunan Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Sergide Samsun’a özgü coğrafi işaretli ürünler katılımcıların beğenisine sunuldu. Pideden nokula, kestane balından kaz tiridine kadar birçok yöresel ürünün yer aldığı etkinlikte Samsun Valisi Orhan Tavlı ve protokol üyeleri stantları gezerek ürünleri inceledi, ikram edilen lezzetlerden tattı. "Coğrafi işaretli ürünler ajansımızın odağında" Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Genel Sekreteri Mehlika Dicle, 2017 yılından bu yana coğrafi işaretli ürünlere odaklandıklarını belirterek, "2017 yılında hazırladığımız ilk katalog çalışmasının ardından geçtiğimiz yıl bölgemizdeki ürünlerin katalog çalışmasını yeniledik. Saygıdeğer hanımefendi Emine Erdoğan’ın başlattığı Anadoludakiler Projesi kapsamında bu yıl Samsun’un ve bölgemizin yöresel değerlerini çalışma temamız içine aldık. Yöresel ürünlerin ticarileşmesi kapsamında dokuma, tarım ve gıda ürünlerine yönelik birçok çalışma yürütüyoruz. Ajansımız, teknik destek programları aracılığıyla coğrafi işaretli ürünlerin ticarileşmesi ve yeni dosya hazırlıklarında tüm paydaşlara destek vermeye hazırdır" dedi. "Hedefimiz 17’den 55’e çıkarmak" İl Ticaret Müdürü Kürşat Turpçu ise Samsun’daki coğrafi işaretli ürün sayısının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, "Valiliğimiz koordinasyonunda yaptığımız değerlendirme toplantılarında ilimizdeki coğrafi işaret tescilli ürün sayısını 17’den 55’e çıkarmayı hedefliyoruz. Valimizin talimatları doğrultusunda kurulacak koordinasyon kurulu ile tüm kamu kurumlarımızla birlikte bu hedefe ulaşacağız. Samsun’un çok güçlü ve dinamik bir potansiyeli var. Bu potansiyeli harekete geçirmek için var gücümüzle çalışacağız" diye konuştu. "Samsun 55’i değil, 155’i hak ediyor" İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş da Samsun’un gastronomi turizmi açısından önemli bir şehir olduğunu vurgulayarak, "Samsun bir turizm şehridir ve turizmin en önemli unsurlarından biri gastronomidir. Samsun bu anlamda çok uygun bir şehirdir. Valimizle yaptığımız görüşmelerde öncelikle gastronomi turizmine temel teşkil edecek coğrafi işaretli ürün sayısının artırılması yönünde talimat aldık. Kurumlar bu sergiye 50’nin üzerinde ürünle katıldı. Samsun’un şu anki hedefi 55 coğrafi işaretli üründür ancak Samsun bunun çok daha fazlasını, hatta 155’i çıkarabilecek kapasiteye sahiptir" ifadelerini kullandı.
Osmangazi’de şubat ayı olağan meclis toplantısı gerçekleşti
05 Şubat 2026 Perşembe - 18:09 Osmangazi’de şubat ayı olağan meclis toplantısı gerçekleşti Osmangazi Belediyesi’nin Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Osmangazi Belediye Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantının açılışında konuşan Başkan Erkan Aydın, 6 Şubat depreminin yıl dönümü dolayısıyla hayatını kaybedenleri anarak, geride kalan aileleri ile tüm millete başsağlığı dileklerini iletti. Kentsel dönüşümün deprem gerçeği nedeniyle öncelikli gündemleri arasında yer aldığını söyleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Çiftehavuzlar Kentsel Dönüşüm Alanı 15 bin metrekarelik, yaklaşık 236 bağımsız bölümün olacağı bir alan. Bir buçuk yıldır bunun üzerine çalışıyoruz. Vatandaş rızası ve onayı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Belediyenin yaklaşık 2 bin metrekareye yakın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ise 2 bin 400 metrekareye yakın payı bulunuyor. Ancak Bakanlığın da hak sahibi olduğu protokol henüz onaylanmadığı için süreç 7-8 aydır ilerleyemiyor. Şu anda her şey hazır. Protokol imzalanır imzalanmaz tahliye, yıkım, ihale ve inşaat sürecine hızla başlanabilecek. Biz burada açık ihale yöntemiyle, kabaca tahminimiz yüzde 50 kat karşılığı sözleşme ve ruhsat ile proje onayından sonra 24 ayda teslim hedefleniyor. Protokolde belediye ve bakanlığa toplam 14 daire düşüyor; önerimiz 8 dairenin Bakanlığa, 6 dairenin belediyeye bırakılması ve kalan hakların vatandaş lehine kullanılması yönünde. Ancak Bakanlık 14 dairenin tamamını talep ettiği için uzlaşı sağlanamadı. Bu konuda anlaşma sağlanması halinde sürecin önünde başka bir engel bulunmuyor. Proje o şekilde imzalanırsa biz hemen yarın başlayıp, hızlı bir şekilde tahliye, yıkım, ihale, inşaat sürecine başlamaya hazırız" dedi. "100 adet afet acil durum müdahale istasyonu kurmayı hedefliyoruz" Afetlere yönelik çalışmalarını anlatan Başkan Aydın, "Afet Acil Durum Müdahale İstasyonlarımızı şu ana kadar 9 mahallemizde kurduk. Soğanlı, Yeşilova, Tuna, Emek Adnan Menderes, Sırameşeler, Çırpan, Alacahırka, Demirtaş Cumhuriyet ve Hüdavendigar’da konteynerlerimiz hazır. Yoğun mahallelerde 32 metrekarelik konteynerler var; içinde kadın-erkek tuvaleti, telefon şarj üniteleri, hijyen malzemeleri, battaniye ve acil durumda lazım olabilecek tüm ekipmanlar bulunuyor. Daha küçük mahallelerde ise bunun yarısı büyüklüğünde konteynerler yer alıyor. Aynı zamanda mahalle gönüllülerimize eğitimler veriyoruz, okullarda çocuklarımıza afet bilinci kazandırıyoruz. Bu yıl 45 mahallemizde daha büyük konteyner ilave yapacağız. Yıl sonuna kadar ise 100 civarında Afet Acil Durum Müdahale İstasyonu kurmayı hedefliyoruz. 6 Şubat depremlerinde maalesef -20 derecelerde insanların donarak öldüğünü gördüm. İlk etapta hayatta kalan, elinde imkan, alet ve edevatı olan birçok kişinin hayatta kaldığına şahit olduk" açıklamalarında bulundu. "Günlük 3 bin vatandaşımıza iftar ikram edilecek" Bunun yanı sıra Ramazan ayında yapılacak çalışmalara değinen Başkan Aydın, "Ramazan ayı boyunca, farklı noktalarda her gün iftar vererek yaklaşık 100 bin vatandaşımıza ulaşmayı hedefliyoruz. Günlük ortalama 3 bin kişiye iftar ikram edilecek. Erzak ihalesi tamamlandı. Yaklaşık 15 bin gıda kolisi, ihtiyaç sahibi ve dar gelirli vatandaşlarımıza ulaştırılacak. Ne yazık ki bu yardımlara ihtiyaç duyan vatandaş sayısı her geçen gün artıyor; ancak biz imkanlarımız doğrultusunda kimseyi yalnız bırakmamaya çalışıyoruz. Ayrıca Ramazan boyunca 5 ayrı noktada iftar dağıtımı yapılması planlanıyoruz" dedi. Osmangazi Belediyesi Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.
EMITT’in gözbebeği Balıkesir oldu
05 Şubat 2026 Perşembe - 17:38 EMITT’in gözbebeği Balıkesir oldu Turizm sektörünün en önemli buluşma noktalarından olan ve binlerce kişinin ziyaret ettiği Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda (EMITT) Balıkesir’in standına ilgi büyük oldu. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’in Türkiye’nin ve dünyanın parlayan yıldızı olma yolunda emin adımlarla yürüdüğünü belirtirken, "Balıkesir’imizin standına ilginin büyük olması bizi çok mutlu etmiştir. Tüm ziyaretçilerimizi standımıza uğramaya davet ediyorum." dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi; şehrin zengin kültürel mirasını, büyüleyici doğasını, turizm potansiyelini ve yerel ürün çeşitliliğini tanıtmak amacıyla dünyanın en prestijli turizm organizasyonlarından biri olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda (EMITT) yerini aldı. Fuarın ilk gününde Balıkesir’in standına ilgi oldukça yoğun oldu. İstanbul Fuar Merkezi’nde Salon 1’deki 1301 numaralı stantta şehrin gastronomi zenginliklerini, yöresel ürünlerini, doğal güzelliklerini, kültürel mirasını, termal kaynaklarını ve turizm çeşitliliğini dünyaya tanıtıyor. 5-7 Şubat günleri arasında ziyarete açık olan fuarda, Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin standına ilk günden ilgi oldukça yüksekti. Standı ziyaret eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, fuarda Balıkesir’in standına büyük bir ilgi olduğunu belirtirken bu ilgiden memnun olduklarını söyledi. Balıkesir standına yoğun ilgi Açılış programının ardından Balıkesir standını ziyaret eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, ziyaretçilere höşmerim ve kavurmalı pilav ikram etti. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle birlikte fuarda üç gün boyunca Balıkesir’in zenginliklerini dünyaya tanıtacaklarını ifade eden Akın, "Balıkesir olarak fuarda yerimizi aldık. Her zaman söylüyorum. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. Birliğin ve beraberliğin şehridir. Burada da birlik ve beraberlik içerisinde hareket ediyoruz. Balıkesir, çok farklı bir coğrafyaya sahip. Bir tarafta Kazdağları, bir tarafta Alaçam Dağları, bir tarafta Kapıdağ Yarımadası Hepsi birbirinden güzel yerler. Aynı zamanda Balıkesir’imizin gastronomisini, coğrafi işaretli ürünlerimizi tanıtıyoruz. Fuarın ilk gününde Balıkesir’imizin standına ilgi oldukça yüksek oldu. Bundan çok mutluluk duyuyoruz. Her geçen yıl daha da ileriye gitmeyi hedefledik. EMITT Fuarımızın ardından Antalya’da, Berlin ve Fransa’da da birer fuara katılacağız. Balıkesir’in tüm güzelliklerini dünyaya tanıtacağız. Balıkesir, dünyanın en güzel kentidir. Bunun için sadece gelip gitmek olmaz. Gezip dolaşmak lazım. Herkesi Balıkesir’e davet ediyoruz. Balıkesir hem Türkiye’nin hem de dünyanın parlayan yıldızı olacak. Fuarı ziyaret eden herkesi standımıza davet ediyorum" diye konuştu.
Atakum’da kurulacak seralar ile çiftçilere fide desteği sağlanacak
05 Şubat 2026 Perşembe - 17:22 Atakum’da kurulacak seralar ile çiftçilere fide desteği sağlanacak Samsun’un Atakum Belediyesi tarafından kurulacak olan fide üretim serası ile çiftçilere fide desteği sağlanacak. Atakum Belediyesi 2026 Şubat Ayı Olağan Toplantısı ikinci oturumu, Başkan Vekili Halil Taşkın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantının açılışında meclis üyeleri, 6 Şubat 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları andı. AK Parti Meclis Üyesi Selen Gülhan Çam, "Bundan üç yıl önce 6 Şubat 2023’te hepimizi derinden sarsan silinmez izler bırakan asrın felaketini yaşadık. 11 ilimiz ve 14 milyon vatandaşımız depremden doğrudan etkilendi.Maalesef 53 bin 537 canımızı kaybettik. Hayatını kaybeden deprem şehitlerini rahmetle anıyor böyle bir acının yaşanmaması duasıyla milletimize bir kez daha başsağlığı diliyoruz" dedi. CHP Meclis Üyesi Nakif Yılmaz ise, "Üç yıl geçmesine rağmen çadırda yaşayan vatandaşlarımız var" diyerek bölgede yaşanan sorunlara dikkat çekti. Yenimahalle Mahallesi Çavuşpınar Caddesi mevkiinde pazar yeri kurulmasına karar verilen toplantıda, Atakumlu çiftçiye nefes aldıracak fide üretim serası projesi, oy birliği ile kabul edildi. Meclis Türkiye Belediyeler Birliğinden 3,5 milyon TL’lik hibe desteği alması için Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e yetki verdi. Tarımla uğraşan vatandaşlara fide desteği verilecek Hibe, belediyeye ait yaklaşık 500 metrekarelik alanda oluşturulacak fide üretim serası için kullanılacak. Serada üretilecek domates, biber, salatalık gibi sebze fideleri ile kentin kırsal mahallelerinde tarımla uğraşan ailelere fide desteği verilecek. Projeyle, farklı ilçelerde ve şehirlerdeki üreticilere sebze fideleri satılarak belediye ek gelir kazandırılması hedefleniyor. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’in kentte hız kazandırdığı kırsal kalkınma çalışmaları, yıllık 150 bin adet sebze fidesi üretiminin hedeflendiği projeyle yeni bir boyut kazanacak.
Erzurum’dan Mısır’a ticaret köprüsü
05 Şubat 2026 Perşembe - 17:15 Erzurum’dan Mısır’a ticaret köprüsü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine eşlik eden TOBB heyetinde yer alan Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Yıldırım Hakan Oral, iki ülke arasındaki 15 milyar dolarlık ticaret hedefi kapsamında North Sinai (Kuzey Sina) Ticaret Odası ile kapsamlı bir iş birliği protokolü imzaladı. Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin en üst seviyeye taşınması ve ticari ortaklıkların güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilen Mısır programında Erzurum rüzgarı esti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi’nin katılımıyla gerçekleşen tarihi İş Forumu öncesinde önemli temaslarda bulunan Erzurum Ticaret Borsası (ETB), şehri kalkındıracak stratejik bir anlaşmaya imza attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü liderliği ve diplomatik vizyonuyla şekillenen yeni dönemde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 9 milyar dolardan 15 milyar dolara çıkarılması hedefi belirlendi. Bu vizyon doğrultusunda, Türk iş dünyasının çatı kuruluşu TOBB’un Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun liderliğindeki heyette, Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Hakan Oral da yerini aldı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğündeki heyet, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil ve Genel Sekreter Dr. Alaa Ezz’in ev sahipliğinde düzenlenen "Türkiye-Mısır Üçüncü Ülkelerde İş Birliği" toplantısına katıldı. Afrika kıtası başta olmak üzere üçüncü ülkelerdeki yatırım fırsatlarının değerlendirildiği toplantıda, Erzurum’un üretim potansiyelinin bu yeni pazarlara entegrasyonu ele alındı. Erzurum ile Kuzey Sina Arasında "İş Birliği Protokolü" Ziyaretin Erzurum ekonomisi adına en somut çıktısı ise Başkan Yıldırım Hakan Oral’ın gerçekleştirdiği ikili görüşmeler neticesinde alındı. Başkan Oral, North Sinai (Kuzey Sina) Ticaret Odası ile Erzurum Ticaret Borsası arasında kritik bir protokole imza attı. İmzalanan protokolün imalat sanayi, dış ticaret, tarım ve tarıma dayalı imalat sektörlerini kapsadığını belirten Başkan Oral, anlaşmanın Erzurum’dan Mısır’a, oradan da Afrika içlerine uzanacak yeni bir ticaret köprüsünün temeli olduğunu vurguladı. "Türkiye-Mısır Üçüncü Ülkelerde İş Birliği" toplantısının ardından TOBB heyeti, Kahire’deki büyük forum öncesinde İskenderiye’de temaslarda bulundu. Heyet, İskenderiye Valisi Ahmed Khaled Hassan Saeed ile bir araya gelerek bölgesel ticaretin dinamikleri, lojistik avantajlar ve liman iş birlikleri üzerine verimli bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Zirve Forumla Taçlandı: "Hedefe Erzurum’dan Katkı Sunacağız" Programın finalinde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi’nin katılımı ile düzenlenen Türkiye-Mısır İş Forumu gerçekleştirildi. Forum sonrası değerlendirmelerde bulunan Başkan Yıldırım Hakan Oral, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açtığı yolda, TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun vizyonuyla hareket ederek şehrimiz adına tarihi adımlar atıyoruz. İskenderiye’de başlayan ve Kahire’de Sayın Cumhurbaşkanlarımızın hitaplarıyla taçlanan bu süreçte, 15 milyar dolarlık ticaret hedefine Erzurum olarak imzaladığımız bu protokolle somut katkı sunacağız. North Sinai Ticaret Odası ile kurduğumuz bu ortaklık; üreticimize, tüccarımıza ve şehrimiz ekonomisine hayırlı olsun" şeklinde konuştu.
MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz "
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:45 MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz " MESOB Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, üç yıldır esnafın yeniden ayağa kalkması için sahada olduklarını belirterek, "Malatya’yı terk etmedik, esnafımızın ekmeğini savunduk" dedi. Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin 3. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, esnafın ticari hayatını sürdürebilmesi ve şehrin ekonomik hafızasının korunması adına üç yıldır yoğun bir mücadele verdiklerini söyledi. Depremde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Keskin, "6 Şubat 2023’te yaşadığımız büyük acının üzerinden üç yıl geçti. Şehir çöktü, çarşı işlevini yitirdi, esnafımız iş yerlerini, sermayelerini ve evlerini kaybetti. Yaklaşık 20 bin esnafımız ekonomik ve barınma sıkıntısı yaşadı. Ancak biz ilk günden itibaren ‘Malatya’yı terk etmiyoruz’ dedik" ifadelerini kullandı. Keskin, depremin ilk günlerinden itibaren hasarsız iş yerlerinin açılması çağrısında bulunduklarını belirterek, "Şehir karanlığa gömülürken esnafımızın ışığı Malatya’yı aydınlattı. ‘Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz’ anlayışıyla hareket ettik" dedi. Üç yıllık süreçte konteyner çarşıların kurulmasında aktif rol aldıklarını vurgulayan Keskin, Malatya’nın farklı noktalarında geçici ticaret merkezlerinin hayata geçirildiğini, Ankara Çarşısı, Malatya Geçici Ticaret Merkezi, MATİM İş Merkezi, Peynirciler Çarşısı ve Geçici Bakırcılar Çarşısı gibi alanlarda yüzlerce esnafın yeniden ticarete başladığını ifade etti. Kent genelinde 35 ayrı noktada konteyner çarşılar kurulduğunu kaydetti. Esnafın finansmana erişimi konusunda da yoğun çaba gösterdiklerini dile getiren Keskin, Malatya’da yaklaşık 13 bin 500 esnafın toplam 8 milyar TL tutarında krediye erişiminin sağlandığını, bunların 3 milyar 150 milyon TL’sinin KOSGEB faizsiz kredisi olduğunu söyledi. Deprem sürecinde Türkiye’nin 81 ilindeki esnaf kuruluşlarıyla koordinasyon sağlandığını belirten Keskin, gıda, giyim ve temel ihtiyaç yardımlarının depremzedelere ulaştırıldığını, ayrıca sosyal ve psikolojik destek çalışmalarının da yürütüldüğünü ifade etti. Kalıcı iş yerlerinin teslim sürecine de değinen Keskin, "Bugün itibarıyla kalıcı iş yerlerinin büyük oranda tamamlandığını ve teslim aşamasına gelindiğini görüyoruz. Son esnafımız kalıcı dükkanına geçene kadar mücadelemiz sürecek" dedi. Açıklamasının sonunda Keskin, "Her şartta ve her platformda esnafımızın hak ve hukukunu korumaya devam edeceğiz. Rabbim milletimize bir daha böyle felaketler yaşatmasın" ifadelerini kullandı.
Select USA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD’deki yatırım fırsatları anlatıldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:18 Select USA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD’deki yatırım fırsatları anlatıldı Ankara’da Select USA programı kapsamında düzenlenen Roadshow toplantısında, Türk firmalarının ABD’ye doğrudan yatırımlarının artırılması ve iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi ele alındı. ABD’ye doğrudan yabancı yatırımı teşvik etmeyi, yeni iş bağlantıları kurmayı ve ekonomik kalkınmayı desteklemeyi hedefleyen ‘Select USA’ programının 2026 yılı Roadshow toplantılarının Ankara bölümü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde gerçekleşti. Bir ABD federal hükümet programı olan Select USA etkinliği kapsamında Amerikan eyalet yetkilileri, Türk firmalarına Iowa, Mississippi, Ohio, Pennsylvania, South Carolina, Virginia, West Virginia eyaletlerindeki yatırım fırsatları hakkında bilgi verdi. Ayrıca hukuk, finans, vize, muhasebe, iş geliştirme, inşaat ve lokasyon seçimi alanlarında Türk firmalarına Amerika’ya açılma süreçlerinde destek sağlayabilecek Amerikan hizmet sektörü firmaları da delegasyonda yer aldı. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Frank Joseph, inovasyon ve girişimciliğin refahın temel itici güçleri olduğunu belirterek, bu anlayışın Türkiye ile ABD arasında paylaşılan ortak bir vizyonu yansıttığını kaydetti. Joseph, Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ilişkinin cesur şirketler, iddialı girişimciler ve yenilikçi fikirler etrafında şekillendiğini ifade ederek, Türk firmalarının kendi alanlarında küresel ölçekte liderlik potansiyeline sahip aktörler olarak görüldüğünü vurguladı. ABD’nin bu sürecin parçası olmayı arzu ettiğini dile getiren Joseph, bu çerçevede Türk şirketlerine büyümeleri için ABD pazarının kapılarının açık olduğunu dile getirdi. ABD pazarının güçlü sermaye yapısı, dünya çapında üniversiteleri ve gelişmiş teknoloji ekosistemleriyle öne çıktığını belirten Joseph, Türk yatırımcılar açısından istikrarlı ve öngörülebilir bir ortam sunduğunu ifade etti. Joseph, ABD’de uygulanan şeffaf ve kurallara dayalı sistemin, Türk yatırımlarını koruduğunu ve Türk şirketlerinin inovasyon kapasitesini geliştirmesine imkân tanıdığını söyledi. Türk şirketlerinin ABD’ye yaptıkları yatırımların yalnızca bir pazara erişim anlamına gelmediğine dikkat çeken Joseph, bu yatırımların firmaları küresel değer zincirlerine entegre ettiğini, markaların uluslararası alandaki güvenilirliğini güçlendirdiğini ve uzun vadeli büyüme için stratejik bir zemin oluşturduğunu dile getirdi. "Freedom 250" girişimine de değinen Joseph, bu sürecin ABD’nin 250. bağımsızlık yılına yaklaşırken ekonomik özgürlük ve güvenilir ortaklarla iş birliğine verilen önemi yansıttığını ifade etti. Freedom 250’nin adil rekabet ve ortak refah anlayışını benimseyen Türk yatırımcıları teşvik etmeyi amaçladığını belirten Joseph, ABD’nin Türk iş dünyasını uzun vadeli bir ortak olarak gördüğünü kaydetti. Joseph, Türk yatırımcıları ABD’de birlikte üretmeye, yenilik geliştirmeye ve küresel ölçekte başarı hikâyeleri inşa etmeye davet ederek, bu iş birliğinin yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de kapsayan bir perspektifle ele alındığını sözlerine ekledi. Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Virginia Eyaleti Ekonomik Kalkınma Ortaklığı (VEDP) Yabancı Doğrudan Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Antje Abshoff, Türk pazarının ve Türk şirketlerinin Virginia için büyük önem taşıdığını vurguladı. Abshoff, Virginia eyaleti olarak Select USA Roadshow kapsamında Türkiye’de Türk şirketleriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, bu firmaların yalnızca ABD pazarına giriş değil, aynı zamanda ABD’de ölçek büyütme ve sürdürülebilir şekilde büyüme hedefleriyle ilgilendiklerini kaydetti. Bu hedeflerin, Virginia’daki mevcut ekosistem sayesinde güçlü biçimde desteklenebileceğini dile getirdi. Virginia’nın güçlü olduğu sektörlere değinen Abshoff, Türk şirketleri için havacılık ve savunma, otomotiv, kimya, plastik, metal gibi ileri malzemeler, teknoloji, yapay zekâ ve yazılım alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu söyledi. Abshoff ayrıca, Virginia’nın yalnızca ABD’nin değil, dünyanın en büyük veri merkezi pazarına ev sahipliği yaptığını vurguladı. Bunun yanı sıra gemi inşası, kompozit malzemeler ile gıda ve içecek işleme sektörlerinin de öne çıktığını belirten Abshoff, Virginia’da bu alanda hâlihazırda önemli Türk yatırımlarının bulunduğunu ifade etti.
SelectUSA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD yatırım fırsatları anlatıldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:10 SelectUSA Roadshow’un Ankara durağında Türk firmalarına ABD yatırım fırsatları anlatıldı SelectUSA programı kapsamında Ankara’da düzenlenen Roadshow toplantısında, Türk firmalarının ABD’ye doğrudan yatırımlarının artırılması ve iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin derinleştirilmesi ele alındı. ABD’ye doğrudan yabancı yatırımı teşvik etmeyi, yeni iş bağlantıları kurmayı ve ekonomik kalkınmayı desteklemeyi hedefleyen ‘Select USA’ programının 2026 yılı Roadshow toplantılarının Ankara bölümü, TOBB ev sahipliğinde gerçekleşti. Bir ABD federal hükümet programı olan Select USA etkinliği kapsamında, Amerikan eyalet yetkilileri Türk firmalarına, Iowa, Mississippi, Ohio, Pennsylvania, South Carolina, Virginia, West Virginia eyaletlerindeki yatırım fırsatları hakkında bilgi verdi. Ayrıca hukuk, finans, vize, muhasebe, iş geliştirme, inşaat ve lokasyon seçimi alanlarında Türk firmalarına Amerika’ya açılma süreçlerinde destek sağlayabilecek Amerikan hizmet sektörü firmaları da delegasyonda yer aldı. Programın açılış konuşmasında ABD Ankara Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Frank Joseph, inovasyon ve girişimciliğin refahın temel itici güçleri olduğunu belirterek, bu anlayışın Türkiye ile ABD arasında paylaşılan ortak bir vizyonu yansıttığını kaydetti. Joseph, yaptığı konuşmada, Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik ilişkinin cesur şirketler, iddialı girişimciler ve yenilikçi fikirler etrafında şekillendiğini ifade ederek, Türk firmalarının kendi alanlarında küresel ölçekte liderlik potansiyeline sahip aktörler olarak görüldüğünü vurguladı. ABD’nin bu sürecin parçası olmayı arzu ettiğini dile getiren Joseph, bu çerçevede Türk şirketlerine büyümeleri için ABD pazarının kapılarının açık olduğunu dile getirdi. ABD pazarının güçlü sermaye yapısı, dünya çapında üniversiteleri ve gelişmiş teknoloji ekosistemleriyle öne çıktığını belirten Joseph, Türk yatırımcılar açısından istikrarlı ve öngörülebilir bir ortam sunduğunu ifade etti. Joseph, ABD’de uygulanan şeffaf ve kurallara dayalı sistemin, Türk yatırımlarını koruduğunu ve Türk şirketlerinin inovasyon kapasitesini geliştirmesine imkân tanıdığını söyledi. Türk şirketlerinin ABD’ye yaptıkları yatırımların yalnızca bir pazara erişim anlamına gelmediğine dikkat çeken Joseph, bu yatırımların firmaları küresel değer zincirlerine entegre ettiğini, markaların uluslararası alandaki güvenilirliğini güçlendirdiğini ve uzun vadeli büyüme için stratejik bir zemin oluşturduğunu dile getirdi. Konuşmasında, "Freedom 250" girişimine de değinen Joseph, bu sürecin ABD’nin 250. bağımsızlık yılına yaklaşırken ekonomik özgürlük ve güvenilir ortaklarla iş birliğine verilen önemi yansıttığını ifade etti. Freedom 250’nin, adil rekabet ve ortak refah anlayışını benimseyen Türk yatırımcıları teşvik etmeyi amaçladığını belirten Joseph, ABD’nin Türk iş dünyasını uzun vadeli bir ortak olarak gördüğünü kaydetti. Joseph, Türk yatırımcıları ABD’de birlikte üretmeye, yenilik geliştirmeye ve küresel ölçekte başarı hikâyeleri inşa etmeye davet ederek, bu iş birliğinin yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de kapsayan bir perspektifle ele alındığını sözlerine ekledi. Programın ardından değerlendirmelerde bulunan Virginia Eyaleti Ekonomik Kalkınma Ortaklığı (VEDP) Yabancı Doğrudan Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Antje Abshoff, Türk pazarının ve Türk şirketlerinin Virginia için büyük önem taşıdığını vurguladı. Abshoff, Virginia eyaleti olarak SelectUSA Roadshow kapsamında Türkiye’de Türk şirketleriyle verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, bu firmaların yalnızca ABD pazarına giriş değil, aynı zamanda ABD’de ölçek büyütme ve sürdürülebilir şekilde büyüme hedefleriyle ilgilendiklerini kaydetti. Bu hedeflerin, Virginia’daki mevcut ekosistem sayesinde güçlü biçimde desteklenebileceğini dile getirdi. Virginia’nın güçlü olduğu sektörlere değinen Abshoff, Türk şirketleri için havacılık ve savunma, otomotiv, kimya, plastik, metal gibi ileri malzemeler, teknoloji, yapay zekâ ve yazılım alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu söyledi. Abshoff ayrıca, Virginia’nın yalnızca ABD’nin değil, dünyanın en büyük veri merkezi pazarına ev sahipliği yaptığını vurguladı. Bunun yanı sıra gemi inşası, kompozit malzemeler ile gıda ve içecek işleme sektörlerinin de öne çıktığını belirten Abshoff, Virginia’da bu alanda hâlihazırda önemli Türk yatırımlarının bulunduğunu ifade etti.
Sigorta sektöründen 6 Şubat değerlendirmesi: "Depremlerin ekonomik etkisi 103 milyar dolar"
05 Şubat 2026 Perşembe - 16:05 Sigorta sektöründen 6 Şubat değerlendirmesi: "Depremlerin ekonomik etkisi 103 milyar dolar" Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, 6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerin toplam ekonomik etkisinin yaklaşık 103 milyar dolar olduğunu açıkladı. Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı ve Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaşar, depremlerin toplam ekonomik etkisinin yaklaşık 103 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve sigorta sektörü olarak yaklaşık 5 milyar dolarlık tazminat ödemesi yapıldığını bildirdi. Yaşar, "6 Şubat depremleri Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır afetlerden biri olarak yalnızca şehirleri değil, ekonomiyi, üretimi ve toplumsal güven duygusunu da derinden etkiledi. Bu felaket, bize sadece yapı güvenliğinin değil, finansal dayanıklılığın da en az beton kadar hayati olduğunu gösterdi. Çünkü afetler sonrasında hayatı yeniden başlatan şey yalnızca fiziki yeniden inşa değil; işletmelerin ayakta kalabilmesi, hane halkının kayıplarını telafi edebilmesi ve ekonomik düzenin kesintisiz sürdürülebilmesidir. Bunu sağlayan temel mekanizma ise sigortadır. Depremlerin toplam ekonomik etkisi yaklaşık 103 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Sigorta sektörü olarak DASK ve şirketlerimizle birlikte yaklaşık 5 milyar dolarlık tazminat ödemesi yaptık. Bu tablo iki önemli gerçeği ortaya koyuyor: Birincisi; sigorta sistemi, afet sonrası en hızlı nakit akışını sağlayarak vatandaşın ve işletmelerin toparlanmasında kritik rol oynadı. İkincisi ve daha önemlisi; ekonomik kaybın büyük kısmının hâlâ sigorta koruması dışında kalması, yani korunma açığı. Açık söylemek gerekirse Türkiye’deki en büyük afet riski deprem değil, sigortasızlıktır" dedi. "Sigorta, yalnızca hasar ödeyen bir sistem değil, ekonomik sürekliliğin altyapısıdır" Depremlerle birlikte sigortanın gerçek işlevinin çok daha net anlaşıldığını vurgulayan Yaşar, "Sigorta; üretimin devamını sağlar, işletmelerin kapanmasını önler, istihdamı korur, kamunun üzerindeki mali yükü azaltır, toparlanma süresini kısaltır. Yani sigorta, yalnızca hasar ödeyen bir sistem değil, ekonomik sürekliliğin altyapısıdır. Bu nedenle sigortayı bir gider kalemi olarak değil, bir güvenlik mekanizması olarak görmek zorundayız. 6 Şubat sonrasında sigorta sektörü, güçlü reasürans korumaları, dijital hasar altyapıları ve kesintisiz operasyon kabiliyeti sayesinde büyük bir stres testinden başarıyla geçti. Hasarlar hızla tespit edildi, ödemeler gecikmeden yapıldı, operasyonlar kesintiye uğramadı. Bu süreç, kamu bütçesine ilave yük oluşturmadan yönetildi. Bu, sigorta sisteminin Türkiye ekonomisi için stratejik bir güvence olduğunu açıkça ortaya koymuştur" diye konuştu. "Yalnızca hasar sonrası ödeme yapan bir model yeterli değil" Son dönemde sigortalılıkta artış eğilimi görmekten sevinç duyduğunu ifade eden Yaşar, "Ancak hala yeterli seviyede değil. Bugün afet kaynaklı kayıpların önemli bir kısmı hala vatandaşın tasarruflarıyla, işletmelerin öz kaynaklarıyla ya da kamu bütçesiyle karşılanıyor. Oysa risk, geniş kitlelere yayıldığında yönetilebilir hale gelir. Bu nedenle önceliğimiz sigorta bilincini yaygınlaştırmak, konut ve işletmelerde teminat kapsamını genişletmek, risk bazlı fiyatlama ve doğru veri kullanımı, güçlü reasürans kapasitesi, önleyici sigortacılık uygulamaları olmalıdır. Artık yalnızca hasar sonrası ödeme yapan bir model yeterli değil. Yeni dönemde sigortacılık riskleri önceden ölçen, azaltan, doğru fiyatlayan, süreci denetleyen bir yapıya dönüşmek zorunda. Bu yaklaşım hem bireyler hem de ülke ekonomisi için çok daha sürdürülebilir bir koruma sağlar" dedi. "Dayanıklı şehirler yalnızca betonla değil, güçlü bir finansal koruma sistemiyle inşa edilir" Afet sonrası yeniden inşa sürecinin yalnızca hızla değil, güvenle yönetilmesi gerektiğinin altını çizen Yaşar, "Bu noktada bina tamamlama sigortası gibi mekanizmalar, projelerin yarım kalması riskine karşı hem hak sahiplerini hem finansal sistemi koruyan önemli araçlar haline gelmiştir. Sigorta artık yalnızca hasarı ödeyen değil, süreci baştan güvence altına alan bir yapının parçasıdır. Depremler bize acı ama net bir ders verdi. Dayanıklı şehirler yalnızca betonla değil, güçlü bir finansal koruma sistemiyle inşa edilir. Hedefimiz, afet sonrası yaraları saran değil, afet olmadan önce toplumu koruyan bir Türkiye. Sigorta sektörü olarak bu sorumluluğun bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan: "Asgari ücret yüzde 27 oranında artırıldı, yüzde 5’ini biz ocak ayında geri verdik"
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:55 HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Arslan: "Asgari ücret yüzde 27 oranında artırıldı, yüzde 5’ini biz ocak ayında geri verdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ve HİZMET-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Asgari ücret, yüzde 27 oranında arttırıldı. Yüzde 5’ini biz ocak ayında geri verdik. Bunun gerçekten bizi ne kadar derinden etkilediğini biliyoruz. Zor şartlarda yaşayan, asgari ücret ve biraz üstünde çalışan insanların bu konudaki hayal kırıklıklarını herkesin dikkate alması gerekiyor" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu, 50’inci yıl etkinlikleri kapsamında ’HAK-İŞ Türkiye Kadın Buluşmaları’nın üçüncüsü Gaziantep’te gerçekleşti. Düzenlenen programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "2 Aralık Ocak ayındaki enflasyon rakamları bizim hepimizi şok etti. Gerçekten bütün ortaya konulan Maliye Bakanlığınız, Cumhurbaşkanı Yardımcılığının kısa, orta ve uzun vadeli programları, bütün ekranlarda söylenen büyüklerimizin ifadelerinin hepsinin, Ocak ayında duvara çarptığını gördük. Gerçekten asgari ücret, yüzde 27 oranında arttırıldı. Yüzde 5’ini biz ocak ayında geri verdik. Bunun gerçekten bizi ne kadar derinden etkilediğini biliyoruz. Zaten zor şartlarda yaşayan, asgari ücret ve biraz üstünde çalışan insanların bu konudaki hayal kırıklıklarını herkesin dikkate alması gerekiyor. Bir şok yaşadık. Büyüklerimiz, dezenflasyon mücadelesi, sıkı para politikası gibi bir sürü kavramlar konuşuyorlar. Merkez Bankası, Maliye Bakanı. Biz bu kavramları bir işçi olarak yeterince anlamıyoruz. Anladığımız bir şey var. Pazara gittiğimizde yaşadığımız, sokakta yaşadıklarımız, her gün almak zorunda, ödemek zorunda kaldığımız kiralarımız, gıda harcamalarımız, eğitim harcamalarımız, ulaşım giderlerimiz, enerji giderlerimiz bizi onlar ilgilendiriyor. Enflasyon düşüyor ama hayat pahalılığı maalesef devam ediyor. Enflasyon düşüyor ancak fiyatlar durmuyor. Enflasyonun düşmesi fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Bizde şöyle bir algı var ‘enflasyon düşüyor fiyat niye düşmüyor?’ Arkadaşlar enflasyon devam ediyor aslında. Düşük oranda devam ediyor. Yani 10 ise 5’e düşüyor. Yine enflasyon var. Fiyatların da azalması düşmesi de söz konusu olmuyor. Ama bu algıyı da değiştirmemiz gerekiyor. Onun için ocak ayı enflasyonu hepimiz için bir alarm. Bu programı yönetenler, yürütenler lütfen oturup yeniden gözden geçirsinler. Böyle giderse bu program duvara toslar" diye konuştu. "TÜİK ve hükümetin ortaya koyduğu programdaki aksamalar bizi de tereddüte düşürüyor" TÜİK’in ve hükümetin ortaya koyduğu kısa, orta ve uzun vadeli programlardaki aksamaların tereddüte yol açtığını söyleyen Arslan, "Ocak ayının gerekçelerini bakan anlatmış soğuklar işte yoğun kış şartları gibi. Geçen sene de dondan bahsettik. Şimdi bu sene kış şartları ne olacak peki? Yani her seferinde bir doğal olaya sığınarak bu sorunu çözemeyiz. Onun için açıkçası bizim de hayal kırıklığımız, ocak ayı enflasyonu. Bundan sonra biz TÜİK’in verilerini, hükümetin ortaya koyduğu kısa orta vadeli programların hepsini ciddiye alıyoruz. Ama bu programdaki aksamalar bizi de tereddüte düşürüyor. O zaman bu programı savunanlar, bu programın arkasında duranlar bunu bize iyi izah etmesi gerekiyor. Bu bir tehlike işareti, bunun gerçekten biz şokunu yaşadık. Umarım önümüzdeki ay bu şoku yaşamayız" ifadelerini kullandı. Bütün çabalara rağmen emekliye yapılan düzenlemenin önemli olduğunu vurgulayan Arslan, maaşların 20 bin liraya çıkarılmış olmasının 16 binin ardından önemli bir adım olduğunu fakat yeterli bir adım olmadığını ifade etti. Arslan, "HAK- İŞ olarak sahadayız. Yalnız gittiğimiz her yerde emeklilerimiz bizim önümüzü kesiyor. Bu zorlu süreçten kurtulmamız gerekiyor. Türkiye’nin imkanları, kaynakları, elde ettiğimiz gayri safi milli hasılamız, kişi başına düşen milli gelirimiz 2024’te, 2025’te 17 bin dolara çıktı. Ama bir kesim yoksullaşıyor. Bir kesim daha zor şartlarda yaşıyor. Bu ülkenin kaynaklarının adil bir paylaşım içinde olmadığını gösteriyor. Bu ülkede dünyada en fazla hızlı artış gösterenin dolar milyoneri sayısı olduğunu unutmayalım ama aynı ülkede 20 bin liraya yaşamak zorunda kalan milyonlarca emeklinin de sorunlarını bilmemiz, konuşmamız ve tartışmamız gerekiyor. Başta emeklilerimiz olmak üzere asgari ücretle çalışan, asgari ücreti yakın ücret alan dar gelirli vatandaşlarımız dahil hükümetimizden büyük bir beklentisi var. Bu ülkenin kaynaklarının imkanlarının daha adil bir şekilde paylaşılması durumunda bu kardeşlerimizin ciddi kaynak oluşturulacak imkanlara ulaşacağına ben inanıyorum. Onun için sorun kaynak sorunu değil, sorun bir tercih ve paylaşım sorunu. Bunu da buradan bir kez daha Türkiye’ye ve ülkemizi yönetenlere hatırlatmamız gerekiyor. Hak-İŞ olumlu olan her şeyi asla ve asla yok saymaz ve bu olumlu da olmuştur, iyi olmuştur deriz. Ama olumsuz olursa da bu olumsuz deriz. Bunu demek zorundayız" ifadelerine yer verdi. "Asgari ücret tespit komisyonuna yönelik eleştirilerimiz ne yazık ki karşılık bulmadı" Son asgari ücretin artışı, asgari ücret tespit komisyonuna yönelik bütün eleştirilerin karşılık bulmadığını aktaran Arslan, "Kardeşlik hukukumuzun gereği bu ülkeyi yönetenlere de bu şekilde uyarı yapmamız gerekiyor. Bize düşen de bu, yapılan güzel çalışmaları takdir etmek, eksikler varsa bunları da hatırlatmak da bize düşüyor. Biz böyle bir sorumluluğu üstlendiğimiz için de yaşanan bu sıkıntıları bize gelen, bizi bulan, bize ısrarla bunları gündeme getirin diyen insanları duymuyoruz. Duymamazlıktan gelemeyiz. Onun için özellikle son asgari ücretin artışı, asgari ücret tespit komisyonuna yönelik bütün eleştirilerimiz ne yazık ki karşılık bulmadı ve sistem ağır aksak devam ediyor. Asgari ücret tespit komisyonunun yeniden oluşturulması, emeklilerle ilgili düzenlemelerin acilen hiç değilse asgari ücret düzeyine getirilmesi ve aynı zamanda da asgari ücretin de yine, ortalama bir ücrete dönüşen asgari ücretin de yeniden gözden geçirilip dar gelirli kesimin nefes almasının sağlanması gerekiyor" şeklinde konuştu. "Güvenliğimiz için atılan bütün adımları destekliyoruz" Bölgede yaşanan olaylara da değinen Arslan, ülkenin güvenliği için atılan bütün adımları desteklediklerini ifade ederek, "Türkiye, tabii ki bölgemizde yaşananlar, bütün bu zorlukların içerisinden ayakta kalmaya çalışan ülkemize de haksızlık etmek istemiyor. Ülkemizin dışında, bölgede ne yazık ki bizim arzu ettiğimiz bir çalışma, bir yaşam, bir güvenlik söz konusu değil. Her etrafımız ateş çemberi. Burada büyük bir mücadele var. Haydutlar şimdi İran’ı hedef aldılar. İran’ı bombalayacaklar, İran’a saldıracaklar. Onun Türkiye’ye yansımalarını da yine görüyoruz. Dolayısıyla ülkemiz Lübnan’da, Filistin’de, Yemen’de, Libya’da, Irak’ta Suriye’de, şimdi de İran’da yaşananlardan doğrudan etkilenen bir ülke. Dolayısıyla Türkiye bir taraftan da ayakta kalmaya çalışıyor. Güvenliğini sağlamaya çalışıyor. Kendi güvenliğimizle beraber bölgenin güvenliğini de etkileyecek bir güvenlik olgusunu, güvenlik şemsiyesini oluşturmaya çalışıyor. Tabii bütün bunlar için de yapılması gerekenler var. Güvenliğiniz yoksa hiçbir şeyiniz yoktur arkadaşlar. Bunu Filistin’de, Lübnan’da ve Suriye’de gördük. Güvenlik yoksa hiçbir şey yok. Onun için bu ülkede kendi güvenliğimizin öncelikle sağlanması ve bunun bugüne kadar başarılmış olması çok büyük bir imkan. Ülkeyi yönetenlerimize bunun için teşekkür ediyoruz. Onun için güvenliğimiz için atılan bütün adımları destekliyoruz" diye konuştu.