Son Dakika
|
Halk plajında İHA alarmı!
MSB: ''İran'dan ateşlenen füze imha edildi''
Putin’den İran’ın yeni lideri Hamaney’e tebrik
Ara tatil kalkıyor mu? Bakan Tekin iddialara açıklık getirdi
İsrail'den Beyrut'un güneyine yeni saldırı dalgası
Antalya’da düzensiz göçmen botu faciası: 14 ölü
Buldan’da 5.1’lik depremin ardından bazı işletmelerde hasar meydana geldi
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasının görülmesine başlandı
Türkiye'nin gönderdiği F-16'lar KKTC'de
Teknik Direktör Engin Fırat hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
ABD, İran’ın füze rampalarını vurdu
İran: "Bundan sonra 1 tondan daha hafif savaş başlığına sahip hiçbir füze fırlatılmayacak"
‘Ekrem İmamoğlu suç örgütü’ davasında ara karar
ABD Adalet Bakanlığı ve Halkbank, İran yaptırımları davasında uzlaşmaya vardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü
Trump’tan Avustralya’ya İran Milli Kadın Futbol Takımı oyuncularına iltica hakkı vermesi çağrısı
AB başkanları bölge liderleriyle İran'ı görüştü
EKONOMİ
Bağlarda hastalık ve zararlı kontrolü yapılıyor
10 Mart 2026 Salı - 05:44:26
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm bağlarında fenolojik gelişim, hastalık ve zararlılara yönelik kontroller sürüyor. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan incelemelerde üreticilere önemli uyarılarda bulunuldu. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından bağ alanlarında fenolojik gözlem, hastalık ve zararlı kontrolleri gerçekleştirildi. Sarıgöl Ovası’ndaki üzüm bağlarını tek tek inceleyen ekipler, bağların gelişim sürecini takip ederken muhtemel hastalık ve zararlılara karşı da kontrol yaptı. Yapılan çalışmalar kapsamında üreticilere bağlarda görülebilecek hastalık ve zararlılar hakkında bilgi verilerek, zamanında ve doğru ilaçlama yapılması konusunda uyarılarda bulunuldu. Yetkililer, bağların sağlıklı gelişimi ve verim kaybının önlenmesi için üreticilerin önerilen mücadele yöntemlerine dikkat etmeleri gerektiğini belirtti. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, Sarıgöl Ovası’ndaki bağlarda fenolojik gözlem ve hastalık-zararlı kontrollerinin belirli aralıklarla devam edeceğini ifade etti. Üzüm üreticileri ise yapılan bilgilendirme ve uyarıları dikkate alarak gerekli önlemleri alacaklarını dile getirdi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:40
Malatya TSO’dan Şevket Keskin’e tebrik ziyareti
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) yönetimi, Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Genel Kurulunda yeniden başkanlığa seçilen ve aynı zamanda MESOB Başkanı da olan Şevket Keskin’i ziyaret ederek, başarı dileklerini iletti. Ziyarette kentin yeniden imarı sürecinde sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etme kararlılığı vurgulandı. Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Meclis Başkanı Hakan Er ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte aynı zamanda Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı olan Şevket Keskin’i ziyaret etti. Görüşmede esnaf ve tüccarın sorunlarının çözümü noktasında kurumlar arası istişarenin önemi üzerinde duruldu. Malatya TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Şevket Keskin’in tecrübesine dikkat çekerek, "Yıllardır Malatya’mıza hizmet eden Sayın Şevket Keskin’in yeniden güven tazelemesi ve yönetimiyle birlikte şehre faydalı olacağından şüphemiz yok. Kendisini tebrik ediyoruz. Bugüne kadarki süreçte Ticaret ve Sanayi Odası ile istişare içerisinde olması, esnafın, tüccarın ve sanayicinin birlikte hareket etme kültürünü güçlendirdiği için teşekkür ediyorum. TSO ve esnaf odaları arasındaki bu birlikteliği korumaya devam edeceğiz. Allah hayırlı etsin ve muvaffakiyet versin" dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şevket Keskin ise ortak akıl vurgusu yaparak, "Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak ortak akılla Malatya’mıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Kentteki en büyük sivil toplum örgütleri olarak uyum içerisinde üzerimize düşeni yapacağız. Biz Malatya için elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyuyoruz. Yeri geldiğinde sorunları doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Geçtiğimiz günlerde yine ilettiğimiz talepler üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız sorunların çözülmesi talimatını verdiler" diye konuştu. Kentin planlama sürecine dair eleştirilerini de paylaşan Keskin, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Çarşının planlanmasını ne Ticaret ve Sanayi Odası’na ne de sahada bizlere sordular. Kimse bir şey danışmadı. Vatandaş bize ‘Ne yaptınız?’ diye sorduğunda, bize sorulmayan bir konuda ne yapabiliriz? Ancak her fırsatta bakanlarımıza ve en üst makam olan Cumhurbaşkanlığına ulaşıp taleplerimizi ilettik. Türkiye’de en üst makam Cumhurbaşkanlığıdır. Sayın Cumhurbaşkanımıza da her fırsat bulduğumuzda sorun ve taleplerimizi arz ettik. Son olarak Malatya’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a da sorunlarımızı sunduk."
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:09
Bursa’da APP plaka izdihamı...Kuyruk sokaklara taştı
Trafikte standart dışı "APP plaka" kullananlara uygulanacak yüksek para cezalarının gündeme gelmesi üzerine Bursa’da sürücüler plaka değiştirmek için Şoförler Odası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Sabah saatlerinden itibaren Bursa Şoförler Odası önünde yoğunluk oluşurken, sürücüler saatlerce sıra beklemek zorunda kaldı. Yürürlüğe giren yeni düzenlemeye göre araçlarında standart dışı (APP) plaka kullandığı tespit edilen sürücülere ilk ihlalde 140 bin lira para cezası uygulanacağı ve sürücü belgelerine 30 gün süreyle el konulacağı açıklandı. Aynı ihlalin yıl içinde tekrar edilmesi durumunda ise cezanın 280 bin liraya kadar çıkabileceği ve ehliyete 60 gün süreyle el konulacağı belirtiliyor. Bu cezalarla karşılaşmak istemeyen çok sayıda sürücü, Bursa’daki Şoförler Odası’na giderek plakalarını değiştirmek için sıraya girdi. Sabah saatlerinden itibaren oluşan yoğunluk nedeniyle bazı sürücüler saatlerce bekledi. Plakasını değiştirmek için sıraya giren bir vatandaş yaşanan yoğunluğa tepki göstererek, "Yeni plakayla eski plaka arasında çok büyük bir fark yok. Yazıları biraz küçültmüşler, aralarındaki boşluğu azaltmışlar. Eskisinde bolt karakter vardı, mühür vardı ama barkod yoktu. Şimdi küçük farklar var" dedi. Yoğunluğun farklı ilçelerden gelen sürücüler nedeniyle oluştuğunu belirten bir vatandaş da, "Kestel’den gelen var, Gürsu’dan gelen var, Nilüfer’den gelen var. Ben Teleferik’ten geldim. Böyle olmaması gerekiyor. Her ilçede Şoförler Odası’nın bu işlemi yapması lazım. Yıldırım’da sordum, beni buraya yönlendirdiler. İnsanlar Ramazan ayında saatlerce bekliyor. Bu yoğunluğun azaltılması lazım" diye konuştu. Plaka değişimi için ödeme yaptığını da söyleyen vatandaş, "Notere 421 lira ödedik, buraya da 850 lira yatırdık. Toplamda yaklaşık 1.270 liraya mal oldu" ifadelerini kullandı. Şoförler Odası’nda işlemlerin 15.30’da sona erdiği öğrenildi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:40
ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun 4. İl Kurul Toplantısı ASO ev sahipliğinde gerçekleşti. Programda bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, kadınların iş gücüne katılımının ve ekonomik hayattaki temsilinin, yalnızca toplumsal eşitlik meselesi değil aynı zamanda büyüme, verimlilik ve refahın da belirleyicisi olduğunu dile getirdi. Ardıç, kadın girişimciliği güçlendikçe ekonominin daha yenilikçi, daha dayanıklı ve daha kapsayıcı hale geldiğini de belirterek, "Ülkemizde 15-64 yaş arası kadınlarda iş gücüne katılım oranı son 12 yılda yüzde 33,8’den maalesef yüzde 36,5’e yükselmiş olsa da OECD ortalaması olan yüzde 66’nın hala oldukça gerisindeyiz. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor, insan kaynağımızı ekonomik üretime yeterince dahil edemiyoruz. Bu durum yalnızca bir istihdam sorunu değil, aynı zamanda potansiyel büyüme hızımızı sınırlayan yapısal bir verimlilik meselesidir" açıklamasında bulundu. "Sanayi üretimine entegre olmada kadın girişimcilerimizin hala yapısal engeller bulunmakta" Kadın istihdamındaki her artışın üretim kapasitesine, verimliliğe ve kişi başına gelire doğrudan katkı sağladığına da dikkati çeken Ardıç, kadın girişimciliğinin ise bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri olduğunu aktardı. Ardıç, Türkiye’de şirket sahipleri içinde kadın oranı hala yüzde 15-17 bandında olduğunu vurgulayarak, "Oysa kadın girişimcilerin kurduğu işletmelerin daha sürdürülebilir, daha disiplinli ve daha kapsayıcı bir yapıya sahip olduğu pek çok araştırmada ortaya konmuştur. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun çalışmaları, kadın girişimci sayısındaki artışın özellikle KOBİ ekosisteminde çarpan etkisi oluşturduğunu göstermektedir. Ancak finansmana erişim, teminat yapısı, ölçek büyütme ve özellikle sanayi üretimine entegre olma noktasında kadın girişimcilerimizin önünde hala yapısal engeller bulunmaktadır. Bu engelleri kaldırmak bir sosyal sorumluluk değil, bir rekabet zorunluluğudur. Çünkü bugün küresel rekabet yalnızca maliyetle değil; inovasyon, verimlilik ve kurumsal kalite ile belirlenmektedir" ifadelerine yer verdi. "Kadınların ekonomiye tam katılımı, kalkınmanın temel şartıdır" Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda Türkiye’nin sıralamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, "Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135. sırada yer alıyor. Ekonomik büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet iddiası olan bir ülkenin, kadın-erkek eşitliğinde alt sıralarda yer alması sürdürülebilir değildir. Kadınların ekonomiye tam ve etkin katılımı bir sosyal politika tercihi değil, kalkınmanın da temel şartıdır" diye konuştu. "Araştırmalar yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini gösteriyor" Ardıç, sanayi sektörünün Türkiye’nin yüksek katma değer üretme alanı olmasına rağmen bu sektördeki yönetim kademelerinde kadın oranının hala sınırlı olduğunun altını çizerek, "Yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini, inovasyon kapasitesinin güçlendiğini ve kurumların krizlere karşı daha dayanıklı hale geldiğini gösteriyor. Yani mesele sadece eşitlik değil; aynı zamanda verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyüme meselesidir. Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefi, teknoloji odaklı sanayi dönüşümü ve küresel rekabet iddiası düşünüldüğünde, yönetim masalarında kadınların daha güçlü temsil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Kadınların yönetimde, üretimde ve karar süreçlerinde daha fazla yer almasını sağlayacak yapısal düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçirmeliyiz. Ankara Sanayi Odası olarak biz bu anlayışı sözde değil, uygulamada hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ardıç, Ankara sanayisi olarak yüksek teknoloji üretiminde güçlü bir altyapıya sahip olduklarını dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu yapının sürdürülebilir olması için kadın mühendis, kadın teknisyen ve kadın yönetici sayısını artırmak zorundayız. Yüksek teknoloji üretiminde insan kaynağının niteliği belirleyicidir ve bu niteliği yarım kapasiteyle kullanma lüksümüz yoktur. Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız. Bu noktada, Odamız koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulumuzun faaliyetlerini de özellikle vurgulamak isterim. Sanayici yol arkadaşım Hande Öztürk’ün başkanlığında yürütülen özverili çalışmaların kadın girişimcilerimize ilham verdiğini ve güçlü bir vizyon kazandırdığını memnuniyetle takip ediyorum." TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk ise 4’üncü İl Kurul Toplantılarını ’Kadın Eliyle Güçlenen Bir Ekonomi, Birlikte İnşa Edilen Bir Gelecek Vizyonu’ ile düzenlediklerini belirterek, kadınların eğitimden iş dünyasına, girişimcilikten yönetime her alanda aktif katılımının, sadece bireysel başarıları değil; toplumun ve ekonominin sürdürülebilir büyümesini de mümkün kıldığına dikkati çekti. Öztürk, kadınların ve kız çocuklarının elde ettiği hak ve kazanımlarının kutlandığı ve kadınların fırsat eşitliği için verdikleri mücadelenin ön planda olduğunu belirttiği 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü de birlikte kutladı. Sunumlarından ardından ise TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk toplantıya çevrim içi videoyla katıldı. Program sunumların ardından basına kapalı olarak devam etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mart 2026 Pazar- 10:12
Gaziantep’te baklava kampanyası kuyruk oluşturdu
2
08 Mart 2026 Pazar- 13:08
Düzce’den 342 ton ihraç edildi
3
07 Mart 2026 Cumartesi- 12:29
Tavşanlı’da 40 yılı aşkın esnafa ziyaret ve hediye
4
06 Mart 2026 Cuma- 16:06
Gübre satışlarının durduğu iddiası yalanlandı
5
09 Mart 2026 Pazartesi- 12:51
Niğde’de prim borçlarına ’ödeme kolaylığı’ müjdesi
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:42
TPAO ile ABD’li enerji şirketi Chevron, petrol alanlarında arama yapmak üzere anlaştı
Türkiye Petrolleri (TPAO) ile Amerika Birleşik Devletleri enerji şirketi Chevron arasında petrol ve doğal gaz alanlarında arama yapmak üzere mutabakat zaptı İmzaladı. Türkiye Petrolleri ile ABD’li enerji devi Chevron, potansiyel petrol ve doğal gaz alanlarında arama ve üretim yapmak üzere bir mutabakat zaptı İmzaladı. Anlaşmaya refakat eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Bu iş birliği anlaşmasıyla ortak arama ve üretim faaliyetleri gerçekleştireceğiz" dedi. TPAO Genel Müdürü Cem Erdem ile Chevron adına Kurumsal İş Geliştirmeden Sorumlu Başkanı Frank Mount İstanbul’da düzenlenen törende imzaları attı. Törene refakat eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Bayraktar, Türkiye Petrolleri olarak bir yandan Gabar’da Karadeniz’de üretimini arttırmayla alakalı yoğun bir şekilde çalışmaların devam ettiğini diğer taraftan da yurt dışındaki fırsatları değerlendirdiklerini söyledi. Farklı coğrafyalarda ortaklıklar yoluyla yeni projeler araştırdıklarını kaydeden Bayraktar, geçen ay Exxonmobil ile yapılan anlaşmanın devreye girdiğini hatırlattı. Bayraktar, bu anlamda ABD’li Chevron ile bir iş birliği anlaşması yaptıklarını ifade ederek "Bu iş birliği anlaşmasıyla ortak arama ve üretim faaliyetleri gerçekleştireceğiz" dedi. Yeni anlaşmalar yapılıp yapılmayacağı ile ilgili bir soru üzerine de "Bu ay içerisinde iki ayrı uluslararası şirketle anlaşma noktasına gelmiş durumdayız. Onları da kamuoyumuzla paylaşacağız. Onlarla da biraz daha spesifik yani net projeleri imza altına almış olacağız" değerlendirmesini yaptı. Türkiye Petrollerinin yeni bir büyüme stratejisi içerisine girdiğinin altını çizen Bayraktar, "Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde hedefimiz, bir milyon varillik bir şirket olabilmek" ifadelerini kullandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:40
Burhaniye’de yağmurlar yağdı gübre satışları arttı
Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, son yağışlar zeytin üreticilerini sevindirirken, ilçe de gübre satışlarını da artırdı. Zeytinlerde budama ve gübreleme zamanı olduğunu kaydeden gübre bayi Şinasi Çelik, gübre satışlarının iyi olduğunu söyledi. Burhaniye’ de son günlerde yaşanan sağanak yağışlar, bazı yerlerde su baskınlarına neden olurken, zeytin üreticilerini de sevindirdi. Zeytinliklerde hasat sonrası budama ve gübreleme çalışmaları başladı. Yağışların çok iyi olduğunu kaydeden gübre bayi Şinasi Çelik, "İki yıldan beri kuraklık vardı. Sonbahardan bu yana çok güzel yağışlar oldu. Bu da çiftçileri umutlandırdı. Bu günlerde gübre satışları da arttı. Gübre fiyatları da 700 lire ile bin 900 lira arasında değişiyor" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:23
Merkez Bankası toplam rezervleri rekor kırdı
Merkez Bankası toplam rezervleri 30 Ocak ile biten haftada 218 milyar 158 milyon dolara ulaşarak rekor kırdı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Merkez Bankası toplam rezervleri 30 Ocak ile biten haftada 2 milyar 544 milyon dolar artarak 218 milyar 158 milyon dolar oldu. Brüt döviz rezervleri 1 milyar 797 milyon dolarlık azalışla 86 milyar 202 milyon dolardan 84 milyar 405 milyon dolara indi. Altın rezervleri ise 30 Ocak haftasında 4 milyar 341 milyon dolar artarak 129 milyar 412 milyon dolardan 133 milyar 753 milyon dolara yükseldi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:16
DTSO Başkan Yardımcısı Erdal Avşar: ’’Sınır kapılarındaki sorun Diyarbakır ihracatını vurdu’’
Diyarbakır’ın Ocak 2026 ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,9 oranında azaldı. Düşüşün büyük bölümü Irak ve Suriye hatlarında yaşanırken, Diyarbakır’daki kaybın Türkiye ortalamasının çok üzerinde olması, sorunun bölgesel ve yapısal boyutlarını yeniden gündeme getirdi. Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, özellikle Suriye hattındaki olayların, sınır kapılarında yaşanan fiili tıkanıklığın açık göstergesi olduğunu ifade ederek, "Bu tabloyu küresel daralma ya da Irak-Suriye pazarlarındaki genel gerilemeyle açıklamak mümkün değil. Sorunun adresi nettir: sınır kapıları" dedi. Türkiye genelinde Irak’a ihracat Ocak 2026’da bir önceki yıla göre yüzde 8,4 gerilerken, Diyarbakır’ın Irak ihracatı aynı dönemde yüzde 32,2 düşüş gösterdi. Diyarbakır’ın toplam ihracatının hala yüzde 55’inin Irak’a yapıldığını hatırlatan Erdal Avşar, kentteki düşüşün Türkiye ortalamasının çok üzerinde seyretmesinin yapısal sorunlara işaret ettiğini söyledi. Ocak 2026’da Diyarbakır’ın toplam ihracatı yüzde 22,9 azalırken, bu düşüşün yaklaşık yüzde 88’inin Irak hattındaki kayıptan kaynaklandığına dikkat çekildi. Suriye ihracatında büyük kayıp En dikkat çekici tablo ise Suriye ihracatında ortaya çıktı. Ocak 2026 verilerine göre Diyarbakır’ın Suriye’ye ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 74 oranında geriledi. Aynı dönemde Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı ise yüzde 6,7 artış gösterdi. Ortaya çıkan farkın olağan piyasa şartlarıyla açıklanamayacağını vurgulayan Avşar, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye genelinde Suriye’ye ihracat artarken, Diyarbakır’ın neredeyse tamamen devre dışı kalması, sınır ticaretinde kent aleyhine işleyen bir mekanizma olduğunu gösteriyor. Cilvegözü çalışıyor, Nusaybin çalışmıyor. Türkiye ihracat yapıyor, Diyarbakır izliyor. Bu sürdürülebilir bir tablo değil." Diyarbakır’ın Suriye hattındaki sert düşüşün temel nedeninin Nusaybin Sınır Kapısının ticari geçişler açısından işlevsiz bırakılması olduğunu ifade eden Erdal Avşar, Suriye ticaretinin fiilen Cilvegözü Sınır Kapısına sıkıştırıldığını söyledi. Bu durumun Diyarbakırlı ihracatçıyı hem lojistik hem maliyet açısından dezavantajlı hale getirdiğini belirten Avşar, sınır ticaretinde eşitsiz bir yapı oluştuğuna dikkat çekti. Resmi açıklamalarla sahadaki gerçekliğin örtüşmediğini dile getiren Avşar, sınır kapılarında yaşanan belirsizliklerin ihracatçıyı pazardan uzaklaştırdığını vurgulayarak, "Kağıt üzerinde açık olan kapılar, fiiliyatta ihracatçıya kapalı. Lojistik belirsizlik, ödeme riskleri ve keyfi uygulamalar Diyarbakırlı firmayı devre dışı bırakıyor" değerlendirmesini yaptı. İhracattaki her düşüşün doğrudan üretim ve istihdama yansıdığını vurgulayan DTSO Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, merkezi idareye şu çağrıda bulundu: "Bu tablo devam ederse Diyarbakır sadece pazar kaybetmez, üretim kabiliyeti de zayıflar. Sınır kapılarıyla ilgili acil ve bölge lehine bir düzenleme şarttır."
05 Şubat 2026 Perşembe - 15:05
Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı kapılarını açıyor
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) tarafından şehrin ticari yapısına güçlendirecek ve tüm sektörleri bir çatı altında toplayacak "Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı" 6 Şubat Cuma günü kapılarını açıyor. Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, 6 Şubat Cuma günü saat 14.30’da kapılarını açıyor. Elazığ TSO öncülüğünde 6-7-8 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan fuar, şehrin üretimden pazarlamaya uzanan tüm ekonomik gücünü tek çatı altında buluşturacak. Ahmet Tevfik Ozan Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek açılış töreni ile başlayacak fuarın, 8 Şubat Pazar günü sona ereceği bildirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımlarıyla ziyaretçilere kapısını açacak olan Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı, iş dünyasının birlik iradesi, büyüme kararlılığı ortaya konulması adına önemli bir organizasyon olacak. Fuarda, her sektörden 55 firma 100’den fazla saygın markaların stant açacağı aktarıldı. Fuara titizlikle ve hummalı bir çalışma ile hazırlandıklarını ifade eden ve göreve geldikleri günden bu yana ‘Üreten ve Büyüyen Elazığ’ hedefiyle hareket ettiklerini belirten Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, bu fuarın bir sonuç değil, büyük bir değişim sürecinin başlangıcı olduğunu vurguladı. Göreve geldiklerinde Elazığ için bir söz verdiklerini aktaran Başkan Alan, "Esnafımızın, tüccarımızın ve sanayicimizin her an yanında olacağız dedik. 6. Bölge teşviklerinin 2017 yılında ilimize kazandırılıp bugüne kadar devam etmesinden, üyelerimizin finansal darboğazlardan çıkış yollarına kadar her alanda gövdemizi taşın altına koyduk. Ankara’da bakanlıklar nezdinde yürüttüğümüz güçlü lobicilik faaliyetleriyle Elazığ’ın sesini en gür şekilde duyurduk. Şimdi ise tüm bu emeklerimizi taçlandıracak, şehrimizin ticaret hacmini zirveye taşıyacak olan Elazığ TSO Genel Ticaret Fuarı’nı hayata geçiriyoruz" dedi. Fuarın stratejik bir hamle olduğuna dikkat çeken Başkan Alan, "Bu fuar, Elazığ’ın ticaret vizyonunu geliştirmek ve ilimizin misyonunu uluslararası standartlara taşımak için büyük bir fırsattır. Mobilyadan gıdaya, tekstilden teknolojiye, sağlıktan inşaata ilimizde faaliyet gösteren tüm sektörleri tek bir çatı altında topluyoruz. Amacımız; sadece ürün sergilemek değil, yeni iş bağlantıları kurmak, üyelerimizin pazar payını artırmak ve Elazığ ekonomisinin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu herkese ilan etmektir" diye konuştu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:47
Japon Konutları S26 projesinde yeni dönem
Japon Konutları S26 projesinde, C50 beton, geniş kolonlar ve Japonya’dan örnek alınan deprem izolasyonlu sistemlerle ‘sıfır hasar’ hedefleniyor. Japon Konutları’nın İstanbul Sancaktepe’de hayata geçirdiği ikinci etap projesi S26’da beton döküm süreci başladı. Japonya’daki deprem güvenliği uygulamalarını örnek alan proje, sismik izolatör sistemi, beton kalitesi ve standartların çok üzerinde taşıyıcı elemanlarıyla öne çıkıyor. Japon Konutları CEO’su Okan Hocaoğlu, projelerinde yalnızca yönetmeliklere uygunluğu değil, sıfır hasar hedefini esas aldıklarını belirterek, "Japonya’da deprem mühendisliği yalnızca ayakta kalmayı değil, deprem sonrasında da güvenle yaşamayı hedefler. Biz de Japon Konutları projelerini bu anlayışla geliştiriyoruz. Projelerimizde sismik izolatör sisteminin yanı sıra C40 ve C50 kalite betonlar kullanıyoruz. Oysa C25 beton, konut yapıları için yeterli kabul ediliyor. Biz standartların ötesine geçiyoruz" şeklinde konuştu. Japonya’dan ilham alan taşıyıcı sistem Hocaoğlu, "Raylı sistem olarak da bilinen sismik izolatör teknolojisiyle geliştirilen projede, beton kalitesi kadar taşıyıcı sistem boyutları da öne çıkıyor. Türkiye’de yaygın olarak kullanılan 60x60 cm kolonlar yerine, Japon Konutları projelerinde 130x130 cm ölçülerinde devasa kolonlar tercih ediliyor. Bu yaklaşım, deprem güvenliğini bir adım ileri taşıyor. Hedefimiz kontrollü hasar değil, hiç hasar almayan yapılar üretmek. Binalar depremden önce de sonra da insanlara güven vermeli" dedi. Projeye dair şu bilgiler verildi: Metroya yürüme mesafesinde, 144 dairelik yaşam alanı S26 projesi, İstanbul Sancaktepe’de metroya yürüme mesafesinde konumlanıyor. Toplam 3 bloktan oluşan projede 144 daire yer alıyor. Açık ve kapalı sosyal alanlarıyla dikkat çeken projede; yüzme havuzu, spor salonu, kütüphane, çocuk oyun alanları, oyun parkı ve çardak alanları bulunuyor. Hedef: Deprem güvenliği ile birlikte konfor Japon Konutları projelerinde yalnızca yapısal güvenlik değil, daire içi konfor da öncelikli olarak ele alınıyor. S26’da daha önce başlanan S25 projesinde olduğu gibi tüm dairelerde yerden ısıtma sistemi, tüm odalarda klima altyapısı ve tüm pencerelerde panjur yer alıyor. Ebeveyn yatak odalarında ise giyinme dolabı ve hayalet baza, daire sahiplerine hediye ediliyor. Ayrıca bloklarda çöp şut sistemi bulunuyor. Yeni proje Pendik’te merkezi bir lokasyonda Markanın yeni projesinin Pendik’te, merkezi bir lokasyonda hayata geçirileceği bilgisi de paylaşıldı. Yeni proje de tıpkı S25 ve S26 gibi aile yaşamına uygun ve Japonya’dan örnek alınan deprem güvenliği sistemleri ve yüksek mühendislik standartlarıyla inşa edilecek.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:43
Saatte 25 bin kargo, insan eli değmeden bir araçtan diğerine yükleniyor
Yurtiçi Kargo, otomasyonlu transfer merkeziyle Bursa'da 25 bin kargoyu 1 saatte insan eli değmeden bir araçtan diğer araca transfer edebilecek.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:38
Başkan Sadıkoğlu, Türkiye-Mısır İş Forumu’na katıldı
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kahire’de gerçekleştirilen Türkiye-Mısır İş Forumu’na katılım sağladı. Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen forumla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Sadıkoğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Kahire’de gerçekleştirilen Türkiye-Mısır İş Forumu oldukça verimli geçti. Forum kapsamında iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağların güçlendirilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması ve ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi hedefleri ele alındı. Yapılan görüşmelerin iş dünyamız açısından uzun soluklu iş birliklerine vesile olmasını ve ülkelerimizin ortak kalkınmasına katkı sunmasını temenni ediyorum" dedi. "Mısır’a ihracatımızı artıracağız" Başkan Sadıkoğlu, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil ile de bir araya geldi. Malatya’dan Mısır’a yapılan ihracatın artırılması için ortak çalışma yürütecekleri mesajı veren Başkan Sadıkoğlu, "Uluslararası düzeyde geliştirilen iş birlikleri, üyelerimizin yeni pazarlara erişiminin kolaylaşması ve ihracat kapasitelerinin güçlenmesi açısından stratejik bir önem taşıyor. Mısır, ilimizin önemli bir pazarı. 2025 yılında Mısır’a önceki yıla göre yüzde 30 arttırarak 4 milyon 115 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Deprem ve zirai don nedeniyle düşmüş olsa da Mısır’a yıllık ihracatımız yaklaşık 10 milyon dolar seviyelerinde. Mısır’a ihracatımızı arttırmak için önümüzdeki süreçte Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile ortak çalışmalar yürüteceğiz" diye konuştu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:36
Kırşehir’de esnaf Ramazan’dan umutlu
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de esnaf, havaların ısınması ve Ramazan ayının yaklaşmasıyla çarşılarda yeniden hareketlilik yaşanmasını bekliyor. Uzun Çarşı, Ahi Külliyesi Zanaatkarlar Çarşısı ve Ahi Çarşısı’ndaki esnaf soğuk havalardan sonra Ramazan ayında hareketlilik bekliyor. Zanaatkarlar Çarşısı esnafından Ekrem Oruç, havaların soğuk olması nedeniyle çarşıda hareketliliğin azaldığını söyledi. Oruç, "Soğuklardan dolayı insanlar dışarı pek fazla çıkmıyor. Ufak tefek işler oluyor ama yeterli değil. Ramazan ayı geliyor, inşallah işlerimiz de açılacak. Ramazan ayının bereketini bekliyoruz" dedi. Murat İşeri ise soğuk havaların işleri ciddi anlamda etkilediğini belirterek, "Soğuklar işlerimizi etkiledi. Ramazan ayı her zaman bereketiyle gelir. Bizler de Ramazan ayını ve bereketini bekliyoruz" diye konuştu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:29
Yusuf Ziya Alim: "2025 yılında 160 bin ton kuru çay olarak üretim yapıldı"
ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, geçtiğimiz 2025 yılında 160 bin ton kuru çay olarak üretim yapıldığını belirterek "Yıl sonunda 31 Aralık itibariyle 131 bin 750 ton kuru çay satışı oldu" dedi. Rize Aktif Gazeteciler Derneği’nde basın ile biraya gelen Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, 2025 yılı yaş çay sezonunu değerlendirdi. Son 20 yılın 2’inci kez en fazla çayını aldıklarını kaydeden Alim "Geçtiğimiz yıl aslında güzel bir yıl geçirdik. Son 20 yılın 2. en büyük çayını almış olduk. 2022 yılında 860 bin ton yaş çay almıştık, 2025 yılında da 823 bin ton yaş çay aldık. 160 bin ton da kuru çay olarak üretim yapıldı. Yıl sonunda, 31 Aralık itibariyle 131 bin 750 ton kuru çay satışı oldu. 105 bin ton stok ile 2026 yılına girdik. Bir ay içerisinde de 10 bin ton civarında kuru çay satışımız oldu. İnşallah Mayıs ayı başlangıcında 50 bin ton seviyelerine stoklarımızı düşürmüş olacağız. 2026 yılında da inşallah aynı heves ve heyecanla güzel bir şekilde kampanyaya giriyor olacağız. Hazırlıklarımız devam ediyor. Didi satışımız 31 Aralık itibariyle 153 milyon litre oldu. Bugün itibariyle bile Didi’de 20-30 milyon litre satış yapılmış durumda. İnşallah bu seneki hedefimiz daha da yukarıya çıkarmak" ifadelerini kullandı. 2026 yaş çay sezonu için hazırlıkların sürdürdüğünü dile getiren Genel Müdür Alim, bu yıl yağan karın çayın kalitesi açısından çok önemli olduğuna da vurgu yaparak "Yeni dönem için kampanyanın hazırlıkları başladı. İnşallah bu yıl sağlıklı bir şekilde kampanyamızı açıp üretimimizi yapacağız. Sonuçta bilimsel olan bir veriler var. Kar toprağa yağdığı zaman toprağın havalanmasını sağlar. Bu bizim söylemimiz değil. Veya karın yağmasından kendimize çıkaracağımız bir pay olayı yok. Çayın kalitesinin, sağlıklı olmasının, toprağın havalanıyor olmasının herkes tarafından çok açık net bir şekilde ne anlama geldiği bilinir. O anlamda da bu yıl birkaç kez kar yağdı, inşallah bir kere daha yağacaktır. Bununla beraber çayın hem kalitesi, hem verimi daha da iyi olacaktır" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:11
Türkiye’nin temiz enerji dönüşümü Ecogreen Enerji ile güçleniyor
Türkiye’nin enerji dönüşümünde stratejik bir rol üstlenerek çok kaynaklı üretim modeli, entegre yatırımları ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımıyla sekiz ilde faaliyet gösteren Ecogreen Enerji Holding; 30 güneş, 3 biyogaz ve 2 biyokütle santralinden oluşan çeşitlendirilmiş portföyü ile yaklaşık 180 MW kurulu güce ulaşarak yenilenebilir enerji alanında güçlü bir kurumsal yapı oluşturuyor. Yıllık 431 milyon kWh temiz enerji üretimi ile yaklaşık 200 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan şirket, aynı zamanda her yıl 810 bin ton karbon salımını engelleyerek çevresel sürdürülebilirliğe somut katkı sağlıyor. Portföyünde Türkiye’nin en büyük üçüncü güneş tarlalarından biri olan Niğde Bor YEKA GES’i de bulunduran Ecogreen Enerji, ölçek ve verimlilik odaklı yatırımlarıyla dikkat çekiyor. "Türkiye’nin enerji arz güvenliğine uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamayı amaçlıyoruz" Ecogreen Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu, şirketin konumunu şu sözlerle değerlendiriyor; "Yenilenebilir enerji alanında çeşitliliği stratejik bir güç olarak görüyoruz. Farklı kaynakları aynı vizyon altında birleştirerek, Türkiye’nin enerji arz güvenliğine uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamayı amaçlıyoruz" dedi. Ecogreen Enerji Holding’in iş modeli, enerji üretiminin ötesine geçerek döngüsel ekonomi yaklaşımını merkeze alıyor. Biyogaz ve biyokütle santrallerinde her yıl 400 bin ton organik atık enerjiye dönüştürülürken, süreç sonunda elde edilen kompost; şirket bünyesindeki Ecofer Gübre tesisinde yüksek katma değerli organomineral gübreye dönüştürülerek yeniden tarıma kazandırılıyor. Yıllık 90 bin ton üretim kapasitesine sahip bu tesis, enerji ile tarım arasında sürdürülebilir bir bağ kuruyor. Bu bütüncül yaklaşımı değerlendiren Osman Uğurlu şu ifadeleri kullanıyor; "Biz enerjiyi yalnızca üretilecek bir kaynak olarak değil çevreyle, tarımla ve gelecekle kurulan stratejik bir bağ olarak görüyoruz. Atığı yeniden değer oluşturan bir girdiye dönüştüren entegre modelimizle; doğayı koruyan, tarımı güçlendiren ve ekonomik sürdürülebilirliği kalıcı hale getiren bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu yaklaşım, bugün olduğu kadar yarının Türkiye’si için de güçlü ve sorumlu bir enerji vizyonunu temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Ecogreen Enerji Holding, yenilenebilir enerji kapasitesini artırmayı ve Türkiye’nin enerji dönüşümüne kalıcı katkılar sunmayı temel alan yatırımlarına da kararlılıkla devam ediyor. Bu vizyon doğrultusunda, güneş enerjisi alanındaki lider konumunu YEKA GES-2025 Yarışmaları kapsamında hayata geçireceği 50 MWe kapasiteli Bolu GES Projesi ile daha da güçlendiriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koordinasyonunda geliştirilen proje, şirketin yenilenebilir enerjide öncü rol üstlenme ve Türkiye’nin temiz enerji dönüşümüne uzun vadeli katkı sağlama hedefini yansıtıyor. Bolu GES, düşük karbonlu üretimi artırmaya yönelik stratejik bir adım olmasının yanı sıra, Ecogreen Enerji’nin çevresel etkiyi merkeze alan, sürdürülebilir ve kalıcı enerji altyapıları kurma vizyonunun önemli bir parçası olarak konumlanıyor. Rüzgar enerjisi alanındaki yatırımlar da şirketin büyüme stratejisinde kritik bir rol oynuyor. Şu anda geliştirilmekte olan 100 MWe kapasiteli Elektrik Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali projesi, modern elektrik depolama teknolojileriyle entegre edilerek rüzgar enerjisinin verimliliğini artıracak ve Türkiye’nin temiz enerji üretim kapasitesine doğrudan katkı sağlayacak. Bununla birlikte şirket Güneş Enerji Santrali, Depolamalı Güneş Enerji Santrali, Rüzgar Enerji Santrali ve Depolamalı Rüzgar Enerji Santrali gibi farklı yenilenebilir enerji projelerini geliştirme veya yeni satın almalar yoluyla portföyünü genişletmeyi hedefleyerek sürdürülebilir enerji alanındaki varlığını güçlendirmeyi sürdürüyor. Ecogreen Enerji Holding, bu kapsamlı yatırım stratejisiyle Türkiye’nin enerji dönüşümüne uzun vadeli katkılar sunarken, çevresel etkileri minimize eden ve geleceğe kalıcı değer bırakan enerji altyapıları kurma vizyonunu da kararlılıkla hayata geçiriyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 14:03
Tanoğlu: "Erzincan ulaşımda hakkını istiyor"
Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tanoğlu, Erzincan-İzmir arasında doğrudan uçuş bulunmamasının iş dünyası ve vatandaşlar için ciddi mağduriyet oluşturduğunu belirterek, direkt seferlerin bir an önce başlatılması çağrısında bulundu. Erzincan’ın üretim, ihracat ve istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunduğunu ifade eden Tanoğlu, Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan İzmir’e hâlen direkt uçuş yapılamamasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Aktarmalı uçuşların zaman ve maliyet kaybına yol açtığını vurgulayan Tanoğlu, iş insanları, öğrenciler, hastalar ve vatandaşların bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirtti. Ulaşımın şehirlerin rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Tanoğlu, aktarmalı seferlerin Erzincan’ı yatırımcılar açısından dezavantajlı hale getirdiğini ifade etti. İzmir’in sanayisi, limanları, uluslararası fuarları ve ticaret hacmiyle Türkiye ekonomisinin stratejik merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Tanoğlu, Erzincan ile İzmir arasında güçlü ticari ve sosyal bağlar bulunmasına rağmen direkt uçuşun olmamasının sürdürülebilir bir durum olmadığını dile getirdi. "Erzincan-İzmir direkt uçuşu artık bir talep değil, açık ve ertelenemez bir ihtiyaçtır" diyen Tanoğlu, iş dünyasının hızlı ve doğrudan ulaşıma ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Direkt uçuşların başlatılması için resmi girişimlerin başlatıldığını açıklayan Tanoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başta olmak üzere ilgili kurumlara başvuruların yapıldığını, sürecin Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yakından takip edileceğini kaydetti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder