YEREL HABERLER - 16 Aralık 2016 Cuma 10:16

Fırat Elektrik, elektrik dolandırıcılarına karşı vatandaşı uyardı

A
A
A
Fırat Elektrik, elektrik dolandırıcılarına karşı vatandaşı uyardı

Elazığ’da görevli tedarik şirketi Fırat Elektrik Perakende Satış A.Ş. (FEPSAŞ), bazı kişilerin elektrik üzerinden yalan ve yanlış bilgilerle insanların kandırıldığını duyurdu.
Elektrik piyasasında “elektriği ucuza satıyoruz” diyen pazarlamacıların son zamanlarda kapı kapı dolaştığına dikkat çeken FEPSAŞ, mutlaka gelen kişinin şirketlerine ait personel kimliğini sorulmasını uyarısında bulundu. Son zamanlarda Elazığ’da görevli tedarik şirketi olan Fırat Elektrik’den geldiklerini söyleyip vatandaşları yalan ve yanlış bilgilendirildiğinin belirtildiği açıklamada, “Dolandırıcıların en çok kullandıkları yöntem elektriği daha ucuza veriyoruz yalanı. Bu yalanı cep telefonu mesajları ve bizzat aboneleri arayarak yapan korsan enerji satıcılarının hedefinde ise yüksek tüketim yapan firmalar var. Dolandırıcıların kullandığı bir diğer yalan ise aboneyi getir paranı al. Bu yöntem ile de vatandaşları elektriksiz bırakarak mağdur duruma düşüren dolandırıcılara karşı dikkatli olunmalıdır” denildi.
Kötü niyetli ve kendine pazarlamacı süsü veren kişilerin, müşterilere “Biz daha ucuz elektrik vereceğiz” diyerek yasal olan elektrik perakende satış şirketlerini kötülediğini ifaden eden FEPSAŞ Şirket Müdürü Korhan Baykal, “Müşterilerimizi ziyaret ederek veya telefonla ulaşan bu kişi ve sözde kuruluşların, şirketimizin adını zedelediklerini duyuyoruz. Müşteri Memnuniyeti odaklı yaklaşımı olmazsa olmazı olarak gören Şirketimiz, söz konusu kişilerle ilgili olarak hukuki süreci başlatmakla beraber, müşterilerimizin de bu tür olaylarla karşılaşması veya şüphelenmesi halinde 444 9 186 numaralı çağrı merkezimize bilgi vermeleri ya da polise başvuru yapmasını istiyoruz. Elazığ’da indirimli elektriği Fırat Elektrik Perakende A.Ş sağlamaktadır” diye uyardı.
Müşterilerle muhatap olan kişilerin, kurumsal bir şirketin çalışanları ise mutlaka kendisini tanıtıcı, şirket logolu personel kimlikleri olması gerektiğini belirten Baykal, “Şirketimizce, ticari ve bireysel müşteriler için özel atanmış enerji uzmanları bulunmaktadır. Fırat Elektrik çalışanları, siz sormadan kimliklerini ibra edeceklerdir. Mutlaka kimliğini isteyin, kontrol edin. Şirketimiz Fırat Elektrik’in adını karalayıcı ifadeler kullananlara karşı dikkatli olunuz, uyarınız ve bu tür konuşmaların devam etmesi halinde kendisini şikayet edeceğinizi belirtiniz. Çünkü EPDK’nın ve Rekabet Kurumu’nun mevzuatları haricinde işlem yapılması mümkün değildir. Mevzuatları hiçe sayan bu kişi ve kuruluşlar, kurumsal olmamakla birlikte, etik davranmamaktadırlar. 444 9 186 nolu Çağrı Merkezi’mizi arayarak, gerektiğinde şikayetlerinizi bildirin. İhbarda bulunmanız hem siz değerli müşterilerimiz hem de şirketimiz Fırat Elektrik için ve en önemlisi vatandaşlarımızın, ’ucuz elektrik veriyoruz’ diye kandırılmasının ve zor durumda kalmasının önüne geçmiş olursunuz” dedi
İndirimli elektrik kullanmak için abonelerin AKSA Elazığ şirket müdürlüğüne veya ödeme veznelerine davet eden Baykal, “Veznelerimizde görevli personelimiz var. 30 Saniye içerisinde hiçbir ek maliyet olmadan indirimli tarifeye dahil ediyoruz. Abonelerimizin yapması gereken tek şey tesisat numaraları ve kimlikleri ile AKSA hizmet noktalarına uğramalarıdır” ifadelerinde bulundu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Çocuklara müezzinlik öğretme tartışmasında imama yumruklu saldırı Isparta’da bir camide iddiaya göre çocuklara müezzinlik öğretilmesi sebebiyle yaşanan gerginlik namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Bir vatandaş tarafından saldırıya uğradığını iddia eden cami imamı darp raporu alarak saldırgan hakkında şikayetçi olduğunu bildirildi. Isparta’da Yılmazlar camisinde çocuklara müezzinlik öğretilmesi sırasında yaşanan tartışma, namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 2 ay önce faaliyete geçen caminin yapılışında, gönüllü olarak yardım eden bir vatandaş ile cami imamı Yasin Veli Doğan, arasında son zamanlarda tartışma yaşanmaya başladı. Cami açıldıktan sonra çocukları camiye alıştırmak ve müezzinlik öğretmek amacıyla çalışma yürüten Doğan, Pazar akşam namazında çocuklara müezzinlik öğrettiği sırada heyecanlanan küçük yaştaki bir çocuğun mikrofonunun elinden alınması üzerine ortamda gerginlik yaşandığını söyledi. Pazartesi günü ise cübbesini çıkardığı sırada daha önce üzerine yürüyen bir kişinin bağırarak hakaret ettiği ve ardından yumruklu saldırıda gözünden darbe aldığını iddia eden Doğan için 112 Acil Servis ekipleri çağrıldı. Hastaneye kaldırılan Doğan’ın darp raporu aldığı ve saldırgan hakkında şikâyetçi olduğu bildirildi. "Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir" Doğan, caminin yapımında gönüllü yardımcı olan kişiyle ilk başta çok iyi geçindiklerini ancak son zamanlarda işin farklı boyutlara gittiğini belirterek, "Bu abimizle aslında çok güzel geçiniyorduk. Onu dolduranlar var muhakkak. Bir de abimizin ’yapma, etme, kılma’ gibi şeyleri çoktu. Aslında çoğu işi de onunla başardık. Tabii bugünkü sabah namazına gelinceye kadar. Bizim cami derslerimiz var, Diyanetimizin uyguladığı. Bu dersleri namaz öncesi veya namaz sonrası 5–10 dakika da olsa uygulamamız lazım. Yalnız bu abimiz ilk şuradan başladı: ’Sohbetleri kısa kes, burada dinleyen mi var, cemaatin sayısını azaltırsın, cemaati dağıtırsın’ gibi şeyler söyledi. Halbuki cemaat ’Allah razı olsun’ diyor. Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir. Bu abimiz mesela caminin giriş bölümünü gençlik merkezi olarak yazdırmama da karıştı. Gençlerimizi ve çocuklarımızı buraya çekmek için bu alanı gençlik merkezi olarak yazdırdım. İlk önce levhalara karışmaya başladı. ’Gençlik merkezine ne gerek var, bunu niye yazdırıyorsun, caminin girişindeki levhaları niye yazdırıyorsun’ gibi şeyler söyledi" dedi. "Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu" Olay gününü anlatan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünkü hadisede, müezzinliği hem büyükler yapmak istiyor, ben de orada çocukları öğretmek adına koro hâlinde müezzinlik yaptırıyorum. Dün çocuklar 3–4 kişiydi. En son ’Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber’ bölümüne geldiğimiz zaman çocuklarımızdan biri ’Sübhanallah’ dedi. Ortadaki kardeşimiz biraz küçüktü. O abimiz mikrofonu elinden alıp diğer çocuğa verdi. Şimdi orada ben ortadaki çocuğu düşünmüştüm; çünkü o biraz heyecanlıydı, heyecanının giderilmesi gerekiyordu. O da sıra kendisine geldiği için umutlanmıştı. Abimiz böyle yapınca ben orada yanlış bir şey söylemedim. ’Abi, müdahale etmeseniz; burada ben zaten anlatıyorum, çocuk tekrar ediyor’ dedim. Abimiz buradan darılmış olmalı ki karışmadı. Sonra ortadaki çocuğa mikrofonu verdik ve sonuna kadar çocuk benim öğretmemle çok güzel okudu. Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu. Namazdan sonra şunu söyledim: ’Muhterem cemaatimiz, bu çocuklarımız zaten cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocukları okutmayalım demeyelim.’ Zaten ben yatsı namazından sonra sohbete başlayınca kalkıp gittiler. ’Mikrofonu o çocuğa ver’ dedim ya, herhalde darıldılar, gittiler" ifadelerini kullandı. "Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti" Mikrofon meselesinin başka bir vatandaşla olduğunu ifade eden Doğan, "Tam burada cübbemi çıkarırken ’Sen akşam bizim arkamızdan konuşmuşsun’ dedi. Bağıra bağıra, öyle bir öfkeyle konuşuyordu ki ben dondum kaldım, bayağı sustum. Müezzin bir kardeşim ve cemaatten birkaç kişi vardı, onlar da dinliyordu. Bana sürekli bağırınca suskunluğumu bozdum. ’Bu çocuklar cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocuklar burada müezzinlik yapacak. Çocuklara mani olunmayacak. Sen namazını kıl, bu konuşmalara karışma’ deyince yumruğu gözüme patlattı. Yanımızdaki kişiler ilk önce bizi ayırmadı. Ben de ’Bana vuramazsın’ dedim. İlk önce iteleme oldu, durdurma olmadı. Ses tonunu iyice yükseltmeye başlayınca ben de onu iteledim. Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti. Durum bundan ibaret. İlk başta yumruk attığı gözümün altı çok acıyordu. 112’yi aradım, ambulans geldi. Tedavi oldum, darp raporu aldım. Şikayetçi oldum" dedi.
Düzce Bu meyveler aşerenler için Singapur’dan geliyor Düzce’de kış mevsiminde bulunması zor olan yaz meyveleri, hamileler için özel olarak Singapur’dan getiriliyor. Tanesi 250 lirayı bulan erik ve 5 tanesi bin liraya satılan kiraz, özellikle aşeren anne adaylarından yoğun talep görüyor. Kentte manavlık yapan Seyfi Oral, özellikle hamilelik döneminde aşeren kadınların taleplerini karşılamak amacıyla Singapur’dan mevsim dışı meyveler getiriyor. Kış ortasında tezgahları süsleyen erik ve kiraz, fiyatlarıyla dikkati çekiyor. Gümrük maliyetleri ve lojistik süreçler nedeniyle ürünlerin etiket fiyatları yükseliyor. Seyfi Oral, fiyat tarifesini şöyle anlattı: "Gümrükten kendimiz alıyoruz. Bu aylarda aşeren müşterilerimiz oluyor, onlar için getiriyoruz. Fiyatı biraz yüksek. Kirazı 5’li paketler halinde bin liradan satıyoruz. Tanesine göre fiyat değişebiliyor, tanesi 200 ila 300 lira arasında. Erik ise 3 tanesi 750 lira. Tanesi yaklaşık 250 liraya geliyor" dedi. "Fazlasıyla talep var" Fiyatların yüksek olmasına rağmen talebin yoğun olduğunu dile getiren Oral, "Bu ürünler pahalı ama talep var. Hatta fazlasıyla talep oluyor. Neredeyse hiç ürün kalmıyor" diye konuştu. Düzce’de 12 ay boyunca bulunmayan meyveleri müşterilere sunmayı hedeflediklerini belirten Oral, "Müşterilerimiz her sezon Düzce’de bulamadığı her çeşit meyveyi bizde bulabilirler. Kışın erik, yazın da farklı meyveler getiriyoruz. Zahmetli oluyor ama her şeyi bulunduruyoruz" ifadelerini kullandı. Kış ortasında karpuz keyfi İthal ürünlerin yanı sıra Antalya’dan getirilen karpuzun da ilgi gördüğünü aktaran Oral, "Karpuzun tadı yaz aylarına göre daha lezzetli diyebiliriz. Şu anda kilosu 150 lira, bazen 100 liraya düşüyor. En fazla 150 liradan satıyoruz. Tanesi 700-800 liraya geliyor, bazıları 1000 lirayı buluyor. Yazın ise kilosu 10-15 lira arasında değişiyor" şeklinde konuştu.