SAĞLIK - 21 Mayıs 2019 Salı 14:19

Elazığ’da "Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifikalı Eğitim"Programı tamamlandı

A
A
A
Elazığ’da "Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifikalı Eğitim"Programı tamamlandı

Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde 5 ilden katılımcının yer aldığı "Yoğun Bakım Hemşireliği" eğitimini tamamlayanlara sertifikaları verildi.

Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde 5 ilden katılımcının yer aldığı "Yoğun Bakım Hemşireliği" eğitimini tamamlayanlara sertifikaları verildi.


Fethi Sekin Şehir Hastanesi konferans salonunda 8 Nisan tarihinde başlayan “Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı" bugün itibariyle sona erdi.


İzmir, Bingöl, Yalova, Tunceli, Elazığ’dan 23 kursiyerin katıldığı program kapsamında hastanede görev yapan hekim ve eğitimci hemşireler tarafından yoğun bakım hemşireliği kapsamında sunumlar yapıldı. 45 gün süren eğitim programının sonunda yazılı ve uygulamalı sınav sonucunda başarılı olan katılımcılar Sağlık Bakanlığı onaylı sertifika almaya hak kazandı. Bugün düzenlenen programla eğitimi başarıyla tamamlayan hemşirelere sertifikaları verildi.


Eğitim programının verimli geçtiğini ve yenileriyle devam edeceğini belirten Hastane Başhekimi Doç.Dr. Savaş Öztürk, “Ülkemizin sağlık alanındaki yeni hizmet anlayışı kapsamında faaliyetlerine başlayan hastanemiz, sağlık hizmetlerinin yanında eğitim programları düzenleyerek bu alanda da çalışmalar yapmaktadır. Hastanemiz bilimsel toplantılar ve eğitim programları düzenleyerek eğitim faaliyetlerine katkı sunmaktadır. Bu kapsamda, Hastanemizin taşınma sürecinden sonra Fethi Sekin Şehir Hastanesi olarak planladığımız ilk eğitim programı olan ‘Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı’nın hayırlı olmasını diliyorum. Eğitim programlarının yenileriyle devam edeceğini de ayrıca belirtmek istiyorum” dedi.


Hastane bünyesinde yaptıkları ilk eğitim programı olduğunu aktaran Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Gülay Karataş ise , “Programı verimli bir şekilde sonuçlandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Eğitim programımıza İzmir, Bingöl, Yalova, Tunceli, Elazığ merkez ve ilçelerimizden toplamda 23 kursiyer arkadaşımız katılmış olup, kursiyerlerimizin tümü programı başarılı bir şekilde tamamlamıştır"ifadelerini kullandı.


İzmir’den geldiğini dile getire Hemşir Sezer Duman’da, “ Anestezi yoğun bakımda görevliyim. Hastanede bir eğitim düzenlendiğinde buraya gelmek istedim. Yaklaşık 45 gündür çok yorucu bir süreç oldu ama çok verimliydi. Özellikle doktorlarımız, yöneticilerimiz tarafından çok güzel karşılandık ve ağırlandık. Mesleki ve manevi anlamda kendimize çok şey kattığımızı düşünüyorum. Bugün de sertifikamızı aldık” şeklinde konuştu.


Eğitim programına Bingöl’den katılan hemşire Şeniz Deligöz Duman ise “Şehir Hastanesi ile çalışmak bir ayrıcalık bir farklılık. Gayet güzel bir eğitim süreci geçirdik. Bizim için çok verimli oldu. Bütün eğitmenlerimize ve hekimlerimize teşekkür ediyorum” diyerek düşüncelerini aktardı.


Programa, Hastane Başhekimi Doç.Dr. Savaş Öztürk, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Dr. Öğt. Üyesi. Yavuz Oruç, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Gülay Karataş, hastanede görev yapan hekim ve eğitimci hemşireler ve kursiyerler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Amasya’da Ramazan bandosundan 162 yıllık gelenek Amasya’da Ramazan aylarında iftar ve sahur vakitleri öncesi tarihi Harşena Kalesi’ne çıkarak konser veren belediye bandosu, 162 yıllık geleneği bu yılda sürdürdü. Marşlar ve istek şarkılar çalarak halkın Ramazan coşkusunu artıran bando, Türkiye’nin en eski Ramazan bandosu olma özelliği taşıyor. Ramazan ayı boyunca iftar ve sahur vakitleri öncesi tarihi Harşena Kalesi’nde konser verip istek şarkıları çalan Amasya Belediyesi bando ekibi, 162 yıllık köklü geleneği sürdürmenin mutluluğunu yaşıyor. Üstü açık otobüsten çaldıkları coşkulu şarkılar ve marşlarla şehir merkezinden kaleye tırmanan bando takımı, gelen istek parçalara da konserde yer veriyor. Bando, şehzadeler şehrinde Ramazan ayına renk katıyor. "Hem oynarız, hem de orucumuzu açarız" Bando şefi Hakan Dinçer, "Türkiye’nin eski Ramazan bandosu bizim bandomuz. Konserlerimiz 162 yıldır devam etmektedir" dedi. Bandodan istek olarak "Erik dalı" şarkısını çalmasını isteyen 70 yaşındaki Mustafa Yücel de, "Ramazan Bandosu bu mübarek ayın geldiğini temsil eder. Yıllardan beri kaleden konser verir. Bu kadar eski bando hiçbir yerde yok. Çocukluk dönemimizde de bandoyu ve kaleden top atışını heyecanla takip ederdik" diye konuştu. Türkiye’nin en eskisi Kaleye çıkarak bandoyu izleyip ilk iftar topunu kumandayla ateşleyen Amasya Valisi Önder Bakan, Amasya’nın Ramazan geleneklerinin yaşatıldığı bir şehir olduğunu belirterek halkın Ramazan ayını kutladı. Belediye Başkanı Turgay Sevindi ise Türkiye’nin en eskisi olan 162 yıllık belediye bandosunun kültürel mirası devam ettirdiğini vurguladı. İlk iftar topunun ateşlendiği programa AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz ile diğer yetkililer de katıldı.
Aydın Vali Canbolat şehit ve gazi aileleriyle iftarda buluştu Aydın Valisi Yakup Canbolat’ın ev sahipliğinde şehit ve gazi aileleri onuruna iftar programı düzenlendi. Kamu kurum müdürleri ve siyasi parti başkanlarının katıldığı iftar programı, Aydın Valisi Yakup Canbolat’ın konuşmasıyla başladı. Şehit ailelerine hitap eden Canbolat, "Aziz şehitlerimizin değerli aileleri sizler bu toprakları bize vatan kılan kahramanlarımızın bizlere bıraktığı en kıymetli emanetlersiniz. Evladını, eşini, kardeşini, babasını bu mukaddes vatan uğruna toprağa veren sizler sabrın, metanetin ve vakurun timsalisiniz. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki devletimiz ve milletimiz aziz şehitlerimizin hatırasını da sizlerin onurlu duruşunu da daima baş tacı etmeye devam edecektir. Milletimiz tarih boyunca söz konusu vatan olduğunda canını ortaya koymaktan asla tereddüt etmemiştir. Bayrağımızın göklerde dalgalanmasının, ezanımızın semalarımızda yankılanmasının arkasında bu yüksek fedakarlık rubu vardır. İnancımızda şehitlik ilahi mertebelerin en yücelerindendir. Şehitlik makamı milletimizin gönlünde en müstesna ve aziz bir yere sahiptir" dedi. Gazilere de seslenen Canbolat, "Değerli gazilerimiz sizler de aynı iman ve kararlılıkla vatan savunmasında en ön safta yer aldınız. Cesaretinizle, fedakarlığınızla ve kahramanlığınızla milletimizin gururu oldunuz. Bu kutsal görev uğruna yaralandınız bedel ödediniz. Fakat asla geri adım atmadınız. Sizlere olan minnet ve şükranlarımızı kelimelerle ifade etmek mümkün değildir. Bu aziz millet sizlere gönülden bağlıdır ve her daim bizler de sizlerin yanınızdayız" diye konuştu. Ramazan ayının rahmet, bereket ve mağfiret ayı olduğunu dile getiren Canbolat, konuşmasının sonunda başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitleri rahmetle, gazileri ise minnet ve şükranla andı. Vali Canbolat’ın konuşmasının ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Ezanın okunmasıyla birlikte oruçlar açılırken, programda sahnelenen semazen gösterisi de davetlilerden büyük beğeni topladı. Program, şehit aileleri ve gazilerle yapılan sohbetlerin ardından sona erdi.
İzmir İzmir’de şehit yakınları ve gaziler ‘Büyük Aile Sofrası’nda buluştu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen ‘Büyük Aile Sofraları’ programı kapsamında İzmir’de şehit yakınları, gaziler ve aileleri iftar yemeğinde bir araya geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda yurt genelinde eş zamanlı olarak hazırlanan ‘Büyük Aile Sofraları’, İzmir’de şehit yakınları, gaziler ve gazi ailelerini aynı sofrada buluşturdu. İzmir Polis Moral Eğitim Merkezi’nde düzenlenen anlamlı programa İzmir Valisi Süleyman Elban, şehit aileleri ve gaziler katıldı. Vali Süleyman Elban, masaları tek tek gezerek şehit yakınları ve gazilerle yakından ilgilendi. Program, semazen gösterisi ve ilahi konseriyle başladı. Ramazan ayının manevi atmosferinin yoğun hissedildiği gecede, Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından ezanın okunmasıyla birlikte ilk oruçlar dualarla açıldı. "Allah’a hamd olsun ki biz böyle bir milletiz" İftar sonrası davetlilere hitap eden İzmir Valisi Süleyman Elban, vatan kavramının önemine vurgu yapan bir konuşma gerçekleştirdi. Dünyada eşi benzeri olmayan bir coğrafyada yaşandığını belirten Vali Elban, şu ifadeleri kullandı: "Öyle bir toprak parçası ki bunun adı dünyada çok az adlandırılan, bizim iliklerimize kadar yaşadığımız kavram olan vatandır. Toprak parçasını vatan yapmamız için toprağın harcında şehit kanı olması lazım. O toprakları mücadeleyle almanız lazım. Mücadeleyle almak da yetmiyor; kan vererek, can vererek o toprakları korumanız lazım. Vatan söz konusu olduğunda canını, her şeyini feda etmeye hazır bir millet olması lazım. Allah’a hamd olsun ki biz böyle bir milletiz." "Şehit ve gazisi olmayan hane yoktur" Türk milletinin her ferdinin birer kahramanlık hikayesi olduğunu ifade eden Elban, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şu milletin ailesinde; terörden, Kıbrıs’tan, Kore’den, Kurtuluş Savaşı’ndan, Çanakkale’den, 1’inci Dünya Savaşı cephelerinden şehit olmayan, gazilik mertebesine yetişmeyen bir hane yoktur. Şehit ailesi dediğimizde, gazi dediğimizde aslında herkes birbirine kendini anlatıyor. Tek farkı bazılarımızın şehadeti ve gaziliği daha eski, bazılarımızınki daha yeni. Hepsi bu ülkenin toprağına toprak olmuş, harcına harç olmuş. Bu fedakarlıklar; bu güzel vatanın vatan olmasına, yüce devletin ilelebet payidar kalmasına, şanlı bayrağımızın göklerde nazlı nazlı dalgalanması ve kutsal ezanımızın mübarek minarelerde sürekli yankılanmasına vesile olacaktır." Program, yapılan duaların ardından çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.