KÜLTÜR SANAT - 12 Eylül 2025 Cuma 10:48

Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı

A
A
A
Palu Kalesi kazılarında yerleşim izleri ortaya çıktı

Palu Kalesi’nde yürütülen kazılarda Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntıları ile çanak çömlekler gün yüzüne çıkarıldı. Kazı danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, buluntuların seyyahların bahsettiği yapıların kanıtlarını ortaya koyduğunu ve kalede her dönemde yaşam olduğunu gösterdiğini söyledi.



Elazığ’ın Palu ilçesinde bulunan tarihi Palu Kalesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda, Elazığ Valiliği ve Palu Kaymakamlığı’nın destekleriyle yürütülen kazılar bu yıl mayıs ayında başladı. Munzur Üniversitesi öğretim üyesi ve kazıların bilimsel danışmanı Doç. Dr. Harun Danışmaz, dört aydır devam eden kazılarda önemli bulgulara ulaşıldığını açıkladı. Doç. Dr. Danışmaz ayrıca, Osmanlı, Bizans ve Urartu dönemlerine ait yapı kalıntılarının yanı sıra çanak çömlekler ve testiler gibi zengin buluntulara ulaştıklarını belirterek, "Kazılardan çıkan eserler Palu Kalesi’nde her dönemde yaşamın var olduğunu ortaya koyuyor" dedi.


Seyyahların satır aralarında bahsettiği yapıların kanıtlarını bulduklarını belirten Doç. Dr. Danışmaz, "11 senedir bu bölgede çalışıyoruz. Palu Kalesi’nde kazılarımıza mayısın ortasında başladık Palu Kalesi’yle ilgili bu kısa sezon içerisinde önemli bilgiler elde ettik. Seyyahların, Palu Kalesi’yle ilgili satır aralarında bahsettiği yapılara dair kanıtlar bulduk. Kalede özellikle Osmanlı’nın erken ve son döneminde, Bizans döneminde olan yapıların temel seviyesinde, yere 1-2 metre yüksekliğinde duvarlarını ortaya çıkarttık. Burada çıkan buluntular ise son derece zengin. Çanak ve çömlekler, bütün halinde görmüş olduğumuz testiler ortaya çıktı. Palu Kalesi 3 bin yıllık bir kale. Şu anki bilgilerimiz Urartu döneminde ilk kurulduğunu gösteriyor. Daha sonra hemen hemen her dönemde, Osmanlı’nın son dönemine kadar Palu Kalesi’nde bir yerleşim olduğunu biliyoruz. Fakat bu yerleşime ait kanıtları bilmiyorduk, kazılarla şimdi yavaş yavaş bunları ortaya çıkarıyoruz" şeklinde konuştu.


3 bin yıllık Palu Kalesi’nde bulunan çanak ve çömleklerin yerleşime dair önemli kanıtlar sunduğunu ifade eden Danışmaz, "Palu Kalesi’nde var olan yapılar, bunların işlevleri ve kazıda ortaya çıkan tüm çanak çömlek ve buluntuları kazı evinde, gerek temizlik çalışmaları gerek laboratuvar çalışmaları ile beraber değerlendiriyoruz. Nerelerden çıktıkları konusunda da kazıda bir etiketleme sistemi kullanıyoruz. Bununla beraber benzersiz bir numara veriyoruz. Tüm buluntulara bir Palu numarası veriyoruz. Bu numarayla beraber buluntular kazı evimizdeki bilgisayardaki veri tabanına kaydediliyor. Daha sonra çalışacak araştırmacılar için de en rahat şekilde kullanılabilmesi amacıyla etiketleniyor. Bu çanak çömlekler bize Palu Kalesi’nde hangi dönemlerde yerleşildiğini gösteriyor. Aynı zamanda o dönemde yaşayan insanların yaşantılarına dair de ipuçları veriyor ve kanıtlar sunuyor" diye konuştu.


(RY-CK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin unutulan türküleri 150 öğrencinin emeğiyle yeniden hayat buldu Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, ilçe ilçe, köy köy gezerek derledikleri 15 özgün Denizli türküsünü resim, tiyatro ve koro gösterileriyle sahneye taşıdı. Denizli’de kültürel mirası yaşatmaya yönelik örnek bir çalışma hayata geçirildi. Denizli Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğretmen ve öğrencileri, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadolu’nun Özü Güzel Sanatlar Liselerinin Sözü" derleme projesi kapsamında önemli bir projeyi başarıyla tamamladı. Uzun süren saha çalışmaları kapsamında Denizli’nin Tavas, Acıpayam ve Çameli ilçeleri ile Tavas’ın Nikfer Mahallesi başta olmak üzere birçok mahalle ve köy ziyaret edildi. Ayrıca Burdur’un Gölhisar ilçesinde de derleme çalışmaları yapıldı. Proje ekibi, yöre halkı, yerel sanatçılar ve kaynak kişilerle bir araya gelerek canlı kayıtlar aldı, unutulmaya yüz tutmuş eserleri kayıt altına aldı. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış ya da zamanla unutulmuş 15 özgün Denizli türküsü tespit edilerek yeniden düzenlendi. Derlenen eserler sadece müzik alanında kalmadı, farklı sanat disiplinleriyle zenginleştirildi. Resim bölümü öğrencileri, türkülerin anlattığı hikâyeleri hayal ederek imgesel eserler hazırladı. Hazırlanan çalışmalar düzenlenen sergide sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Türkülerin hikâyeleri tiyatro gösterilerine dönüştürülerek sahnede canlandırıldı. Öğrenci ve öğretmenlerin ortak çalışmalarıyla yeniden bestelenen eserler ise koro eşliğinde dinleyicilerle buluştu. Projede yaklaşık 35 ila 40 öğrenci aktif görev alırken, toplamda 150 öğrenci çalışmanın bir parçası oldu. Müzik, resim ve tiyatronun bir araya geldiği çalışma, Denizli’nin kültürel hafızasına önemli katkı sundu. Okul yönetimi, öğretmenler ve öğrenciler, Denizli’nin kültür hazinesine yeni bir nefes bırakmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, kültürel değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceklerini ifade etti. (HA-MB-