TEKNOLOJİ - 13 Haziran 2024 Perşembe 09:48

Türk profesör, fiziğin meşhur Coulomb Kanunu’nu cihaza dönüştürdü

A
A
A
Türk profesör, fiziğin meşhur Coulomb Kanunu’nu cihaza dönüştürdü

Fırat Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği elektrospin cihazı ile nanofiberlerin üretimini sağlayarak enerji depolama ve güneş pilleri gibi birçok alanda önemli bir ilerlemeye öncülük ediyor.


Gelişen teknolojiyi takip eden ve enerjiden-sağlığa birçok alanda kullanılan yeni bir cihaz daha üreten Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, yüksek elektrik alanında, F=qE kuvveti polimeri fibere dönüştürmekte kullanılan elektrospin cihazını geliştirdi. 3 yıllık bir Ar-Ge çalışması sonucunda bütün bileşenlerini yerli ve milli imkanlarla üretilen ve nanofiberler için çok yönlü ve etkili bir üretim yöntem olan elektrospin cihazı ile özellikle, lityum iyon piller, yakıt gibi enerji depolamada, boya duyarlı güneş pilleri ve süper kapasitörler gibi uygulama alanlarına sahip olup, bu yöntem nanofiberlerle, enerji depolamaya yönelik fonksiyonel malzemeler üretimi açısından büyük katkı sağlıyor.



"Cihaz yüksek elektrik alanında polimeri fibere dönüştürmekte kullanılır"


Yüksek elektrik alanında polimeri F=qE Coulomb kuvveti etkisinde nanofibere dönüştürmekte kullanılan cihazı hakkında bilgi veren Fytronix Elektronik Teknolojilerinin CEO’su, Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, "Üretmiş olduğumuz cihazın adı, elektrospin cihaz. Bu cihaz yüksek elektrik alanında polimeri fibere dönüştürmekte kullanılır. Bu cihazın esas amacı, bir malzemeyi fiber boyutunda üretmektir. Bu cihazı, 3 yıllık bir Ar-Ge çalışması sonucunda bütün bileşenlerini yerli ve milli imkanlarla ürettik. Bu cihazda özellikle 30 bin kV üreten bir jeneratör ürettik ya da elektrik güç kaynağı ürettik. Bunun vermiş olduğu voltajı istediğimiz kilovolta ayarlayabiliyoruz. Şu anda son üretmiş olduğumuz sistemde maksimum 40 kV ancak bunu 50 kV ve 60kV’ye kadar götürebiliyoruz. Yani 60 bin volt altında bir çözeltiye, bir elektrik alanı uygulayarak bunu fibere dönüştürebiliyorsunuz" dedi.


Elektrospin cihazının bileşenleri ve sistem hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yakuphanoğlu, "Bu cihazımızın içerisinde temel bileşenlerden bir tanesi şırınga pompasıdır. Şırınga pompası, fiber oluşturacağımız çözeltiyi belli bir flov rate ile bir dram üzere püskürtmede kullanılır. İkinci bileşen ise yüksek gerilim kaynağı, 0 volt ile standart olarak kullanılan maksimum voltaj olan 30 bin volt aralığında bütün voltaj değerlerine set edebilen bir güç kaynağıdır. Sonraki bileşenler ise elektrospin cihazının içindeki nemi kontrol edebilen aynı zamanda fiberi kaplama alanını artırmak istendiğinde homojenizatör dediğimiz bir kaplayıcıdan oluşmaktadır" şeklinde konuştu.



"Cihaz sağlık alanında da kullanılabiliyor"


Yüksek teknolojinin ülkenin geleceğini belirleyebileceğini kaydeden Prof. Dr. Yakuphanoğlu, "Pil yapımında fiber üretmek ve pilin içindeki elektrolik elektrik akımının yani iyonların geçişlerini hızlandırmak istiyorsak ayırıcı dediğimiz membranın pulları çaplarını değiştirerek, elektriksel iletkenliği kontrol edebiliyoruz. Bu sayede pilin elektriksel gücünü kontrol edebileceksiniz. Aynı zamanda sağlık alanında da bu cihazı kullanabilirsiniz. Özellikle ilaç taşınım sistemlerinde bilindiği gibi beyin bariyerini geçen ilaç geçen ilaç geliştirmek istiyorsak, bunları nanofiber boyutunda üreteceksiniz. Üretmiş olduğumuz bu cihazla ile organik bir stent üretebilirsiniz" diye konuştu.



Türk profesör, fiziğin meşhur Coulomb Kanunu’nu cihaza dönüştürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EGİAD’da, 2060 makro görünüm masaya yatırıldı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının değişen ekonomik koşullara uyum kapasitesini güçlendirmek ve stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği etkinlikler kapsamında "2026 Makro Görünümü: Kur, Enflasyon ve Piyasa Beklentileri" başlıklı panel düzenledi. EGİAD merkezinde yoğun katılımla gerçekleşen panele konuşmacı olarak İnfo Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Mert Yılmaz ve İnfo Yatırım Stratejisti Çağlar Toros katıldı. Etkinlikte, küresel ve ulusal ekonomik gelişmeler, para politikaları, enflasyon ve kur dinamikleri ile piyasa beklentileri kapsamlı bir perspektifle ele alındı. Panelde ayrıca iş dünyasının önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği riskler ve fırsatlar değerlendirilerek, şirketlerin finansal yönetim ve yatırım stratejilerine yön verecek önemli öngörüleri paylaşıldı. Belirsizlikleri yönetebilen şirketler geleceği şekillendirecek Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, küresel ölçekte artan ekonomik ve jeopolitik risklerin iş dünyasının karar alma süreçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, öngörü kabiliyetinin rekabet avantajının temel unsuru haline geldiğini vurguladı. Özhelvacı; "Ekonomideki dalgalanmaların, yüksek faiz ortamının ve sıkı para politikalarının şirket bilançolarımızı doğrudan etkilediği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte iş dünyası olarak değişen ekonomik düzeni yalnızca izlemek değil; doğru okumak, analiz etmek ve stratejik refleksler geliştirmek zorundayız." dedi. Veriye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluk Özhelvacı, özellikle KOBİ’lerin finansman yönetimi ve nakit akışı planlaması konularında daha disiplinli ve veri odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, iş dünyasının yeni dönemde stratejik çeviklik kazanmasının önemine dikkat çekti. Özhelvacı konuşmasında şunları kaydetti: "Kur, enflasyon ve faiz dinamiklerinin birbirini tetiklediği bir ekonomik ortamda; doğru veri, doğru analiz ve doğru zamanlama şirketlerimizin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Bugünün rekabet ortamında bilgiye dayalı karar alma kültürü artık bir tercih değil, zorunluluktur." Jeopolitik gelişmeler ekonominin her katmanını etkiliyor Konuşmasında küresel ölçekte devam eden jeopolitik gerilimlere de değinen Özhelvacı, özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetlerinden tedarik zincirlerine kadar geniş bir etki alanı yarattığını belirterek, "Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler; enerji maliyetlerinden finansal sistemlere, üretim süreçlerinden ihracat stratejilerine kadar ekonominin tüm katmanlarını etkiliyor. Bu nedenle makroekonomik gelişmeleri doğru okuyabilmek ve riskleri erken aşamada yönetebilmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir." diye konuştu. Stratejik içgörüler iş dünyasıyla paylaşıldı Panel kapsamında; 2026 yılına ilişkin makroekonomik görünüm, enflasyon beklentileri, döviz kuru projeksiyonları ve para politikalarının piyasalara etkileri detaylı biçimde ele alındı. Katılımcılar, şirketlerin finansal sürdürülebilirliği ve rekabet gücü açısından kritik öneme sahip başlıklarda kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Panel soru-cevap bölümüyle interaktif bir şekilde tamamlanırken, katılımcılar tarafından stratejik karar alma süreçlerine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.