GENEL - 25 Nisan 2012 Çarşamba 18:27

BDP DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ NURSEL AYDOОAN`DAN GÜNDEME DAİR AÇIKLAMALAR

A
A
A
BDP DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ NURSEL AYDOОAN`DAN GÜNDEME DAİR AÇIKLAMALAR

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakır milletvekili Nursel Aydoğan, "Siyasal iktidarın, savaştan yana tavır aldığını görüyoruz. En son Başbakanın Kürt meselesi ile ilgili yaklaşımı, gerçekten bu ülkede savaşın devamına hizmet edecek noktadadır" dedi.
Başbakan Recep Tayip Erdoğan`ın, terör örgütü PKK`nın silah bıraktıktan sonra operasyonların durdurulabileceğini açıklamasının ardından, BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan açıklamalarda bulundu. Aydoğan, kendilerinin Türkiye`deki diğer siyasi partilerden farklı olarak özel bir durumlarının olduğunu, belediyeleri almalarının kolay olmadığını söyledi. Her bir belediyenin arkasında, her bir başarılarının arkasında 17 bin faili meçhul cinayetin bulunduğunu aktaran Aydoğan, "Yüzlerce, binlerce
arkadaşımızın şahadeti var. Yakılan köyler var, cezaevine atılan, cezaevlerinde tacize tecavüze uğrayan çocuklar gerçekliği var. İşte biz tüm bunların bilincinde olarak diğer belediyelerden farklı olarak daha fazla çalışmak, daha fazla üretmek, daha fazla bu halka layık olmak gibi bir görev ve sorumluluk altındayız. Güzelim Diyarbakır`da belediyelerimiz her türlü faaliyeti yürüterek halkımızın iyi bir yaşam sürdürmesi için ellerinden geleni yapıyorlar" dedi.
"DİYARBAKIR`DA BARIŞ YERİNE SAVAŞIN KURALLARI HAKİM"
Diyarbakır`da eksik olan bir şeyin olduğunu ifade eden Aydoğan, "Eksik olan şey barıştır. Barışın kenti olması gerekir Diyarbakır. Biz öyle söylüyoruz, öyle biliyoruz ve tarih boyunca da öyle bir misyon taşımıştır. Pek çok halklarla yüz yıllar boyunca birlik içerisinde kardeşlik içerisinde barış içerisinde yaşamış. Ancak geldiğimiz noktada bakıyoruz ki Diyarbakır`da barış yerine savaşın kuralları hakim. Yine bakıyoruz siyasal iktidarın savaş ve barış denklemindeki yaklaşımına bakıyoruz. Siyasal iktidarın
AKP`nin savaştan yana tavır aldığını görüyoruz. En son başbakanın Kürt meselesi ile ilgili yaklaşımı gerçekten bu ülkede savaşın devamına hizmet edecek noktadadır" diye konuştu.
"BEN BAŞBAKANI CİDDİYETE DAVET EDİYORUM"
Başbakanı ciddiyete davet ettiğini kaydeden Aydoğan, şunları söyledi:
"Kürt sorunu gibi devasa bir sorunda çok önemli bir meselede, yurt dışına çıkarken, altını çizerek söylüyorum; gazetecilere, PKK`nın silah bırakması ile ilgili bir yaklaşımı oluyor. Diyor ki, `PKK silah bıraksın, biz de operasyon yapmayalım.` Başbakana sormak gerekiyor. Bu kadar önemli, bu kadar ciddi bir konuda, böyle bir yaklaşım sergilenebilir mi? Ayaküstü, uçakta veya herhangi bir yerden inerken. Bu yaklaşım bile bu meseleyi bu şekilde ortaya konuş bile barıya olan yaklaşımlarını sergileyen önemli
bir durumdur diye düşünüyorum. İşin ikinci bir yönü, ortaya bir proje koymadan barış nasıl sağlanabilir. PKK nasıl silah bırakabilir, gerilla nasıl dağdan inebilir, dağdan inen gerilla nasıl siyasal ve toplumsal yaşama katılabilir, bununla ilgili ciddi bir proje ortaya koymadan `silahlarınızı bırakın gelin biz operasyon yapmayacağız` demek `ben bu savaşı devam ettiriyorum` demektir. Dünyanın neresinde olursa olsun silahlı mücadele yürüten hiçbir örgüt adı, ne olursa olsun böyle bir yaklaşımla asla ve asla
silah bırakmaz. Ben kendilerini ciddiyete davet ediyorum. Sorumluluğa davet ediyorum. Sorumlu ve ciddiyetle bir yaklaşım bu meselenin çözümü ile ilgili ancak bir adım attırabilir. Bunun dışındaki her yaklaşım bu ülkede savaşın ve çatışmaların devamına hizmet edecek bir yaklaşımdır. Diyarbakır`ımızda ve bölgemizde sürdürdüğümüz mücadele ile en yakın zamanda barışa ulaşacağımıza olan inancımı her zaman korudum şimdi de koruyorum."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Antika mezatlarında ’canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor Ümraniye’de antikacılık yapan Cengiz Batkitar, son dönemde sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında türeyen yeni nesil dolandırıcılık yöntemine karşı vatandaşları uyardı. Canlı yayınları gizlice takip eden dolandırıcıların, müşteri bilgilerini ele geçirerek esnaftan önce iletişime geçtiğini belirten Batkitar, "Gecenin 4’ünde ’acil ödeme’ diyerek para istiyorlar, ’bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diyerek dalga geçiyorlar" dedi. Pandemi süreciyle birlikte ivme kazanan sosyal medya canlı yayın satışları, dolandırıcıların yeni hedefi haline geldi. Ümraniye’de uzun yıllardır antika sektöründe faaliyet gösteren Cengiz Batkitar, düzenlenen canlı yayınlara anonim bir şekilde giren dolandırıcı hesapların, müşterilere kendilerini "resmi hesap" gibi tanıtarak binlerce liralık vurgun yaptığını anlattı. Esnafın henüz listeleri hazırlamadığı saatlerde dolandırıcıların müşteriye çoktan ulaştığını söyleyen Batkitar, şahısların "indirim" veya "acil durum" diyerek hızlıca para toplayabildiğini ifade etti. Hem esnafı hem de koleksiyonerleri mağdur eden dolandırıcılık yöntemine karşı uyarılarda bulunan Batkitar; müşterilerin bu tarz bir canlı yayın alışverişinin ardından mutlaka yetkili satıcıyı araması ve teyit almadan kesinlikle ödeme yapmaması gerektiğini vurguladı. "Canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin olması zorunlu" Canlı yayınlardaki mezat sürecinin işleyişine dair bilgi veren Cengiz Batkitar, dolandırıcıların yayınlarda izlediği yöntemi, "Instagram canlı yayınlarında genelde bir ürün sahneye koyuluyor ve ürünün bilgileri aktarılıyor. Müzayede şeklinde alt limit fiyat koyulabilir ya da sıfırdan açılabilir, ürün kendi değerini bulur ya da bulmaz, artık o sürecin gidişatına bağlı. O noktanın altında kalan son pay’i, yani ödemeyi veren müşteriye ürün satılmış oluyor. Tabii ki canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin de olması zorunlu; aksi takdirde pay’ler kabul görmez. Ama dolandırıcılar onlara nasıl ulaşıyorlar, bunu biz de anlamış değiliz" şeklinde anlattı. "Esnaftan daha erken davranıp gecenin 4’ünde yazıyorlar" Dolandırıcıların profesyonel bir takip sistemi kurduğunu ifade eden Batkitar, müşterilerden para isteme sürecin işleyişini şu sözlerle aktardı: "Canlı yayını takip eden kötü niyetli dolandırıcılar, yayın içerisinde alınan ürünleri orada seyrederek tespit ediyor. Müşteri bir ürünü sormuşsa, sayfadan kontrol etmiş ya da müşterinin oradaki yazışmasını takip edebilmişse eğer orada o ürünün ne olduğunu buluyor. Ardından yayında kaç paraya yazıldığını ve oradaki sürecin nasıl yürüdüğünü gördüğü zaman da bu sefer ilk iş müşteriye ulaşıyor ve gece de olsa esnaftan daha önce davranıyor. Esnaf çünkü büyük ihtimalle listeleri ancak ertesi gün hazırlayıp iletebilecek; dolayısıyla o daha erken davranıyor. Ben ’Bir hastaya ön ödeme yardım yapacağız, mümkünse bir kısmını gönderin’ diye gecenin 4’ünde müşteriye yazdıklarına bile şahit oldum." "Dolandırıcılara ’bu yaptığınız insanlığa sığmaz’ diyoruz, ’Bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar" Sistemin büyük bir mağduriyete neden olduğunu ve dolandırıcıların bu durumu pişkinlikle karşıladığını belirten Batkitar, "Burada gerçekten 10 bin, 20 bin, 50 bin, 100 bin gibi ciddi rakamlardan söz ediyoruz. Bu da totalde baktığınız zaman büyük bir mağduriyete neden oluyor. İki taraf da para almadı, iki taraf da para vermedi ama ortada alınmamış ürünün parasını göndermesi gereken bir esnaf var; bu çok büyük bir mağduriyet. Tespit ettiğimiz bazı numaralar oluyor ve diyoruz ki mesela, ’bu yaptığınız insanlığa sığmaz.’ Ve ben şuna şahit oldum, ’bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar. Hatta dalga geçiyorlar, ’bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diye. Kiminle nasıl muhatapsınız herkes şaşırmış durumda" ifadelerini kullandı. "Esnafın sesini duymadan, teyit almadan ödeme yapmayın" Antika severlerin mağdur olmaması için dikkat etmesi gereken noktaları sıralayan Batkitar, müşterileri ve koleksiyonerleri şu sözlerle uyardı: "Bütün meslektaşlarıma ve aynı zamanda müşterilerime de tavsiyem, mutlaka oradaki tek yetkili iletişim numarasını teyit etmek için arayın. Oradaki esnafın sesini duyun ya da ürünün resmini isteyin, mutlaka bir teyit alın. Gerekiyorsa gidin bir çayını için ve bu süreci kendisinden öğrenin, ürünü yakından görün. Mümkün mertebe emin olmadığınız, ilk defa alışveriş yapacağınız sayfalara kesinlikle hemen para gönderimi yapmayın. Hem müşteri açısından hem esnaf açısından teyit almak kesinlikle çok önemli."
Ağrı Ağrı’da gerçekleştirilen Siyer Yarışmasına yüzlerce kişi katıldı Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından geleneksel olarak düzenlenen Siyer Yarışması, Ağrı merkez ve ilçelerde büyük bir coşku ve yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Ayağı kırılan bir katılımcı görevliler tarafından okula getirildi. Bu yıl 16’ncısı düzenlenen "O’nu Oku, O’nu Yaşa" temalı yarışmada dereceye girenlere umre ile pek çok ödül verilecek. "O’nu Oku, O’nu Yaşa" temasıyla Türkiye geneli gerçekleştirilen ve Ağrı’da da yapılan yarışmaya, binlerce kişi kaydını yaptı. 4 kategoriden oluşan yarışma, saat 11.00’de başladı. Umre ödüllünün yanı sıra 1300’ün üzerinde farklı ödüller verilecek. Birinci kategoride dereceye girenler, dizüstü bilgisayar, bisiklet, tablet, akıllı bilekli saat gibi ödüller verilecek. 2’nci kategoride ise, dizüstü bilgisayar, bisiklet, tablet, drone ve teleskop gibi ödüller, 3’üncü kategoride; dizüstü bilgisayar, çeyrek altın, tablet, drone ve teleskop ve 4’üncü kategoride ise, dizüstü bilgisayar, yarım altın, çeyrek altın ve kol saati gibi ödüller verilecek. Katılımcılar saat 10.30’da sınav merkezlerine alınmaya başladı. Saat 11.00’de başlayan yarışma saat 12.30’da sona erdi. Siyer Yarışması için yaklaşık iki aydır yoğun bir hazırlık süreci geçiren Muhammed Akcan, sınavdan sadece bir hafta önce talihsiz bir kaza yaşadı. Ayağı kırılan ve alçıya alınan küçük Muhammed’in sınav heyecanı, fiziksel engeline yenik düşmedi. Sınava katılamama endişesi yaşayan Akcan’ın imdadına Peygamber Sevdalıları Vakfı gönüllüleri yetişti. Gönüllülerin desteğiyle sınav salonuna Yürümekte zorluk çeken Muhammed, vakıf gönüllüleri tarafından evinden alınarak sınava gireceği okula getirildi. Ayağı sargılı halde sınav sırasına oturan 12 yaşındaki yarışmacı, azmiyle çevresindekilere örnek oldu. "Ayağım kırılınca çok üzüldüm ama bu sınava girmeyi çok istiyordum. Gönüllü abilerim sayesinde buradayım," diyen Akcan, Peygamber efendimizin hayatını öğrenmenin kendisi için her şeyden önemli olduğunu vurguladı. Akcan, "İki aydır hazırlanıyorum, ayağım bir hafta önce kırıldı ve sınava girmek istediğimi aileme söyledim. Peygamber Sevdalıları Vakfı üyeleri gelip beni evden alıp Siyer Yarışmasına gireceğim okula getirdiler." dedi. Vakıf yetkilileri ise Muhammed’in bu heyecanının, yarışmanın amacına ne kadar uygun bir örnek teşkil ettiğini belirterek kendisine başarılar diledi.