YEREL HABERLER - 25 Nisan 2012 Çarşamba 08:35

ÖDEMİŞ`TE 80 AİLEYE İPEKBÖCEĞžİ LARVASI DAОITILDI

A
A
A
ÖDEMİŞ`TE 80 AİLEYE İPEKBÖCEĞžİ LARVASI DAОITILDI

Ödemiş Kent Konseyi Kadın Meclisi`nin Bursa Koza Birlik Genel Müdürlüğü işbirliğinde, iki yıldır sürdürürülen ``Geleneksel İpekböcekçiliğini Teşvik ve Geliştirme Projesi``nin 2012 yılı üretim sezonu başladı. Ödemiş Kent Konseyi, bu yıl geçen iki yıla göre daha fazla çalışma yaptı ve 80 aileye ulaşarak, 220 kutu ipekböceği larvası üreticiyle buluştu.
Ödemiş Kent Konseyi Binasında bir kısım üreticilere dağıtıldı. Ödemiş merkeze göre daha serin olan köylere de önümüzdeki hafta dağıtım gerçekleştirilecek. İpek böceği larvası dağıtım töreni için Ödemiş Kent Konseyi`ne gelen Koza Birlik Genel Müdürü İsmail Aydın ile Denetim Kurulu üyesi Durmuş Yılmaz, ipek böceğini bu sene ilk kez yetiştirecek olan üreticileri bilgilendirdi.
Genel Müdür Aydın yaptığı açıklamada, ``Ödemiş asırlardır ipek böcekçiliğinin merkezlerinden birisi. Ancak gelişen şartlar ile birlikte bu sayı bir elin beş parmağı kadar kalmış. Ödemiş Kent Konseyi kadın meclisi başkanı Serpil Özben ve Gülfer Keskin olmak üzere kadın meclisinin ortak çalışması ile geçtiğimiz yıl 50 civarında aileye ulaşılırken, Bu sene bu rakamın 80 aileye çıkması, bölge ekonomisine ve ailelere büyük katkı sağlayacak. Ödemiş`teki üretimin 2012 yılında geçmiş yıllara göre oldukça arttığını ve daha çok çevreye yayıldığını, bunun Ödemiş ve çevresinde ipekböcekçiliğinin yeniden canlandırılması adına olumlu bir gelişme olduğunu görüyoruz. Geçen sene 4 ton civarında koza elde edilirken bu sene 6-7 ton ipek böceği kozası elde edilmesini bekliyoruz`` dedi.
Ödemiş Belediye Başkanı Bekir Keskin`in eşi ve Kadın Meclisi yönetim kurulu üyesi Gülfer Keskin de, ``Bu sene ilk defa ipek böcekçiliği yetiştirme konusunda başvuru yapan kadınlarımızın arttığını görmek bizleri mutlu etmekte. Koza Birlik tohum yerine, yumurta kabuklarını kırmış ve hemen beslenmeye hazır larvaları teslim ederek, Vatandaşların üretimde büyük zayiat vermesinin önüne geçmek amacıyla başlatmış olduğu çalışma sonucu bu larvalar 26 gün sonra kozaya dönüşmeye başlayacak. Burada zaman kazanılması çok önemli. Koza Birlik tarafından alım garantili, kilosuna 24 lira ödenecek koza için, Birlik ayrıca alım merkezi de kuracak. Protokol ve sözleşmeler imzalanarak üreticilerimize teslim edildi. Burada önemli olan ipek böceklerinin iyi bakılması söz konusu. Ne kadar iyi bakıldı ve beslendi, Kozalar o kadar iyi gelişir. Bir kutu larvadan 30 kilogram koza elde edilir, Çok iyi bakıldığında da bu 40 kilograma çıkabilir`` diye konuştu.
Daha sonra, ipek böceği larva kutuları üreticilere dağıtıldı.
2012 yılı üretim sezonunda ipekböceği üretilecek yerler ve üretici sayıları şöyle: Ödemiş Merkez (15 üretici), Beydağ (32 üretici), Kiraz (7 üretici), Birgi (15 üretici), Ovakent (5 üretici), Konaklı (1 üretici), Bademli (1 üretici), Çaylı (1 üretici), Ertuğrul Köyü (1 üretici), Üçkonak Köyü (2 üretici), Bıçakçı Köyü (1 üretici), Küçük Avulcuk Köyü (1 üretici), Pirinççi Köyü (1 üretici), Gereli Köyü (1 üretici), Yolüstü Köyü (1 üretici), Yeniceköy (1 üretici), Hamamköy (3 üretici), Bayındır (2 üretici), Tire (2 üretici) ve Selçuk (1 üretici).
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Başkan Ahmet Akın: "Deprem gerçeği unutulmamalıdır" Sındırgı’da yaşanan depremlerde iş yerleri zarar gören esnafın ekonomik yükünü azaltmak için düzenlenen "Sındırgı Esnafına Destek Alışverişi" etkinliğinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, deprem gerçeğinin asla unutulmaması gerektiğini belirtirken "Afetlere karşı güçlü olmanın yolu günü kurtarmakla değil, doğru hazırlıkla mümkündür. Biliyoruz ki en güçlü yapı dayanışmadır. En sağlam zemin birliktir. Kuvayımilliye ruhuyla Sındırgılı hemşehrilerimizin yaralarını saracağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Sındırgı’da yaşanan depremlerde iş yerleri zarar gören esnafın ekonomik yükünü azaltmak için düzenlenen "Sındırgı Esnafına Destek Alışverişi"etkinliğine katıldı. Balıkesir Kent Konseyi Meclis ve Çalışma Grubu üyeleri ve ilçe kent konseylerinin katkılarıyla gerçekleşen programa Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın’ın yanı sıra Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, Balıkesir Kent Konseyi Meclis ve Çalışma Grubu üyeleri, ilçe kent konseyleri üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Sındırgı’da 10 Ağustos ve 27 Ekim tarihlerinde meydana gelen depremlerin ardından Sındırgı halkını bir an olsun yalnız bırakmayan ve Büyükşehir Belediyesinin tüm imkanlarını seferber eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Kahramanmaraş merkezli ve 11 ili etkileyen 6 Şubat Depremlerinin herkesin yüreğinde derin izler bıraktığını söyledi. Yakın tarihin en yıkıcı depremlerinden olan 6 Şubat Depremlerinde hayatını kaybedenleri rahmetle anan Akın, "Asrın felaketinde kaybettiğimiz on binlerce canı rahmetle anıyor, acılarını hâlâ yüreğimizde taşıyoruz. Aradan zaman geçti ama şunu çok iyi biliyoruz: Bu acı unutulmaz, aradan geçen zamanla sızısı hafiflemez. Ancak dayanışmayla, sorumluluk almakla ve doğru adımlarla bu konudaki mücadelemiz bir anlam kazanır" diye konuştu. "Deprem gerçeği unutulmamalı" Deprem gerçeğinin unutulmaması ve bu konunun üzerinde durulmasının çok büyük bir önem arz ettiğini belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, depremin sürekli kendini hatırlattığını ve bu konuda herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Yaşanan depremlerin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan Sındırgılı hemşerilerinin yanında olmak, umudu büyütmek ve esnafa destek vermek için bu etkinliğin düzenlendiğini ifade eden Akın, "Kent Konseylerimiz, Sındırgı esnafımıza para kazandırmak için bu programı organize etti. Bu bir başlangıçtır. Buradan sesleniyorum. Ramazan ayı öncesi Sındırgı’daki esnafımızdan alışveriş yapın. Buradaki insanların yüzü gülsün, bir nebze de olsa yüzleri gülsün. Kent Konseylerimize de böyle anlamlı bir etkinliği düzenledikleri içinde teşekkürlerimi iletiyorum" dedi. Sındırgı halkının bir an önce yaralarını sarması için Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak’ın gece gündüz çalıştığını ifade eden Akın, "Sındırgı yalnız değil. Biz hep birlikte Büyük Balıkesir Ailesiyiz. Büyükşehir Belediyesi olarak Sındırgılı hemşerilerimiz için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Sadece Büyükşehir Belediyesi değil. Bakanlığımız, Valiliğimiz, AFAD’ımız hepsi burada seferberlik ilan etti. Birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaları yürütüyoruz. Depreme hazırlık sadece kentsel dönüşüm demek değildir: Altyapıdan yolların güçlendirilmesine, çevreden halkın bilinçlendirilmesine kadar geniş bir sorumluluk alanımız var. Deprem bilinçli bir halktan deprem dirençli bir kent oluşturmaya kadar sorumluluklarımızın bilincindeyiz" şeklinde konuştu. "BALDEP projesini hayata geçirdik" Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak deprem dirençli bir kent oluşturmak için somut adımlar attıklarına söyleyen Akın, Kasım 2024 itibarıyla Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığını kurduğunu söyledi. Tübitak-MAM ile yapılan iş birliğiyle Türkiye’de ilk kez yerleşim alanlarında kullanılan sismik alıcı araçlarla zemin sıvılaşma haritalarını çıkarmaya başladıklarını ve BALDEP Projesi’ni hayata geçirdiklerinin bilgisini veren Akın, "BALDEP Projesi seçimlerde verdiğim sözlerden bir tanesiydi. Bunun altını çizmek istiyorum. Balıkesir’imize kurulan deprem ivme ölçüm istasyonları ile fay hareketliliğini 24 saat anlık olarak takip ediyoruz.150 bin binayı kapsayan yapı envanteri çalışmasını başlattık; 135 bin binanın çalışmasını tamamladık. Bunu da akılla ve bilimle yapıyoruz. Üniversitelerimizle ve İnşaat Mühendisleri Odamızla da iş birliği yaparak bu projeleri hayata geçiriyoruz. Kentsel dönüşüm için riskli ve rezerv alanları belirledik, gerekli başvuruları yaptık. Takibini de yapıyoruz. Bir dakika kaybedecek zamanımız yok. Hemşehrilerimizin bina bazlı dönüşüm süreçlerinde doğru bilgiye ulaşabilmesi için Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme Ofisimizi faaliyete geçirdik. Ayrıca Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanlığımızla birlikte afetlere yalnızca müdahale eden değil; öncesini, anını ve sonrasını birlikte yöneten bütüncül bir afet yönetim sistemini kurduk. Halk, ekosistem ve çevre, ekonomik yapı, altyapıyı bütüncül olarak ele alıyoruz" ifadelerini kullandı. Akın çiftinden esnafa destek Afetlere karşı güçlü olmanın günü kurtarmakla değil, doğru hazırlıkla mümkün olduğunu belirten Akın, konuşmasına şöyle devam etti: "Biliyoruz ki en güçlü yapı dayanışmadır. En sağlam zemin birliktir. Bugün burada gösterdiğimiz bu dayanışma, sadece bir alışveriş değil; bir duruştur, bir vicdan çağrısıdır. Kuvayımilliye ruhuyla Sındırgılı hemşehrilerimizin yaralarını saracağız." Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın,deprem bölgesindeki esnafın yükünü hafifletmek amacıyla düzenlenen etkinlikte esnaftan alışveriş yaptı. Sındırgılı esnaflar, düzenlenen etkinliğin kendilerine büyük moral verdiğini dile getirirken Başkan Akın’a kendilerini yalnız bırakmadığı için teşekkürlerini iletti. Özden: "Esnafımıza destek olmak istedik" Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, hep birlikte olmak, birlik ve dayanışmayı büyütmek için bu etkinliği hayata geçirdiklerini belirtirken şunları söyledi: "Yaklaşık bir yıldır neredeyse her gün defalarca sallanan Sındırgı’mızın da yanında olduğumuzu, her zaman onlarla birlikte olduğumuzu bugün organize ettiğimiz seferberlik gününde de hissettirmek istedik. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız, depremin ilk dakikasından itibaren neredeyse her gün, her saat burada oldu; tüm vatandaşlarımızla temas hâlinde süreci yakından takip etti. İlçe Belediye Başkanımızla birlikte tüm aşamaları koordineli bir şekilde yönettik. Biz de Kent Konseyleri olarak Ramazan ayına girmeye hazırlandığımız bu son haftada böyle bir seferberlik ilan ederek buradaki esnafımıza bir can suyu olmak istedik. Dileğimiz, bundan sonra da her gün bu şekilde gruplar hâlinde ilçemizi ziyaret ederek esnafımıza destek olunmasıdır."
Amasya Vali Bakan: "Asrın felaketinde milletimiz tek yürek oldu" Amasya Valisi Önder Bakan, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve "Asrın Felaketi" olarak anılan Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde, depremlerin ardından Amasya’nın Suluova ilçesine yerleşen Ceylan ailesini ziyaret etti. Ziyarette hayatını kaybeden vatandaşları rahmet ve minnetle anan Vali Bakan, devlet–millet dayanışmasının deprem sürecindeki önemine dikkat çekti. Depremlerin ilk anından itibaren devletin tüm kurum ve imkânlarıyla sahada olup arama kurtarma faaliyetlerinden acil barınma ve sağlık hizmetlerine, geçici yaşam alanlarından kalıcı konutların inşasına kadar kapsamlı bir mücadele yürütüldüğüne değinen Vali Bakan, "Bu süreçte altyapıdan eğitime, sağlıktan sosyal desteklere kadar her alanda yaraların sarılması için yoğun bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde, devlet ve millet el ele vererek tüm gönül coğrafyamızla birlikte "asrın birlikteliği" ruhuyla yaraları sarmak, kaybettiklerimizin aziz hatırasına sahip çıkmak ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürümek amacıyla büyük bir seferberlik başlatılmıştır. Tüm kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, gönüllülerimiz ve aziz milletimiz tek yürek hâlinde harekete geçmiştir. Kimi gözyaşlarıyla dua etmiş, kimi elleriyle enkaz kaldırmış, kimi ekmeğini paylaşmıştır. Kısacası herkes, bu büyük felaket karşısında omuz omuza vererek dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü örneğini sergilemiş, milletimizin büyüklüğünü, vakur duruşunu ve sarsılmaz birliğini tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir" diye konuştu. Depremlerin ardından geldikleri Amasya’nın Suluova ilçesine yerleşen Ceylan ailesine ziyarette bulunup bugün gelinen noktada Aralık ayında 455 bininci konutun anahtar teslimi gerçekleştirilmesiyle kalıcı konutların büyük bölümünün tamamlandığına işaret eden Bakan, "Devletimiz bu süreçte devrim niteliğinde bir kentsel dönüşüm örneği ortaya koyarak depremden etkilenen 11 ilimizde yalnızca konutları değil, şehirlerin tarihi dokusunu ve meydanlarını da yeniden ayağa kaldırmıştır. Bu doğrultuda, afetlere karşı daha dirençli şehirler inşa etmek, riskleri en aza indirmek ve vatandaşlarımızın güvenliğini esas alan bir anlayışla çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu büyük felaket, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunu bir kez daha ortaya koymuş, devlet–millet dayanışmasının en güçlü örneklerinden biri yaşanmıştır. Bu dayanışma ruhu, geleceğe dair umutlarımızı da diri tutmaktadır. Bu vesileyle, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize sabır ve baş sağlığı diliyor, Rabb’imden birliğimizi ve dirliğimizi daim eylemesini, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza etmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul İstanbul’da Afet Entegre Haberleşme Sistemi hayata geçirildi İstanbul Valisi Davut Gül, muhtemel bir afet durumda, kritik kamu kurumlarının kesintisiz, güvenli ve ortak bir haberleşme altyapısı üzerinden iletişim sağlayabilmesi amacıyla hayata geçirilen Afet Entegre Haberleşme Sistemi’ni (AFHES) tanıttı. Yeni sistem hakkında bilgi veren İstanbul Vali Davut Gül, "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" dedi. Afet ve acil durum yönetiminde kesintisiz, güvenli ve koordineli haberleşme sağlamak amacıyla İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından; afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası koordinasyon süreçlerinin tamamını kapsayan, modern ve yedekli bir haberleşme altyapısı olan AFHES hayata geçirildi. Sistem hayata geçirildi Hayata geçirilen AFHES’in İstanbul il sınırları içerisinde 27 adet haberleşme röle istasyonu kurulumu tamamlandı. Ankara’da bulunan AFAD Başkanlık yerleşkesinin, sistemin uzak röle noktası olarak yapılandırıldığı AFHES altyapısına entegre edildiği öğrenildi. Sistem için 190 nokta faaliyette Altyapı kurulumlarının tamamlanmasının ardından, AFHES’in sahada etkin kullanılabilmesi amacıyla İstanbul genelinde, TAMP Ana çözüm ve destek çözüm ortağı kurumlar, 39 ilçe emniyet müdürlüğü, 10 ilçe jandarma komutanlığı, 39 ilçe afet yönetim merkezi, kritik kamu kurum ve kuruluşlar AFHES haberleşme altyapısına dahil edildi. Kurulan sistemle haberleşme güçlendirilecek Sistem üzerinden; sesli haberleşme, anlık konum bilgisi paylaşımı, kısa veri mesajı iletimi, yetkisiz ve kayıtsız telsizlerin sistem dışı bırakılması, tüm haberleşmelerin kayıt altına alınması, kullanıcı, grup ve yetki bazlı erişim yönetimi merkezi olarak gerçekleştirilebilmekte olduğu öğrenildi. Bu özellikler sayesinde AFHES’in, afet yönetiminde kontrollü, izlenebilir ve güvenli bir iletişim ortamı sağlayacağı öğrenildi. Vali Davut Gül, AFHES hakkında bilgi verdi İstanbul Valisi Davut Gül, AFAD İstanbul Yerleşkesinde düzenlenen basın toplantısında AFHES’in detaylarını paylaştı. Sistemi tanıtan İstanbul Valisi Davut Gül, Avcılar, Fatih, Pendik ve Silivri ilçe kaymakamlıklarına canlı bağlanarak sistemin çalışma şeklini anlattı. "İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor" İstanbul’da muhtemel bir depremde iletişimin kesilmemesinin gerektiğini söyleyen Vali Gül, "Bildiğiniz gibi bugün 6 Şubat depreminin öncesindesindeyiz. 3 yıl önce ülke olarak millet olarak çok büyük bir afet yaşadık öncelikle hayatını kaybeden hemşehrilerimizi Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralananlara sağlık, afiyetler diliyoruz. Rabbim bir daha milletimize, devletimize böyle acılar yaşatmasın. Tabi deprem olduğunda birçok ihtiyaç ortaya çıkıyor. En önemli ihtiyaçlardan bir tanesi de iletişim. Muhtemel bir İstanbul depreminde iletişimin sağlıklı yürüyebilmesi dolayısıyla da kurtarmanın sağlıklı yapılabilmesi için çeşitli alternatifler hayata geçiriliyor. Bunlardan bir tanesi GSM operatörleriyle birlikte 2 senedir yapılan özellikle verici olarak sağlam kulelerin yapılması, depreme dayanıksız binalardan vericilerin daha dayanıklı yerlere taşınması, bununla ilgili kapsamlı bir çalışma oldu. Bunun neticesinde de 3 GSM operatörünün toplamda 800’den fazla ilave sağlam vericiler yapıldı" dedi. "İPKB’ nin bugün yaptığı bu telsiz alt yapısını hizmeti almış olacağız" Konuşmasına devam eden Vali Davut Gül, "Buradaki hemşehrilerimize hizmet verecek, herkese hizmet verecek. Ayrıca AFAD’ın koordinasyonunda kamu, kurum ve kuruluşlarının, kurtarma ekiplerinin, çalışma ekiplerinin birbirleriyle de iletişime geçmesi lazım. Bunun için sık sık sizlerle konuştuğumuzda dile getirdiğimiz İPKB isminde bir birimimiz var. Nedir? İPKB 2006 yılında Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde İstanbul’a özel kurulan ve tek amacı yapıların kamuya ait yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve bu anlamda da afet altyapımızı güçlendirmeye yarayacak tedbirler alan bir birimimizdir. İPKB’nin bugün yaptığı bu telsiz alt yapısını hizmeti almış olacağız" şeklinde konuştu. "En kötü senaryoda bile iletişimin kesilmediği bir sistem" Sistemin en kötü senaryoda çalışacağını söyleyen Vali Gül, "Ne yapacak burada bu sistem. Bu özetle valiliklerin valiliğin kaymakamlıklarla iletişimi, ilçe emniyetlerle iletişimi, ilçe jandarma onlarla iletişimi 23 çalışma grubuyla iletişim, ilçelerdeki afet koordinasyon merkezleriyle iletişimi sağlayacak ve en kötü senaryoda bile o iletişimin kesilmediği bir sistem" ifadelerini kullandı. "Bu sistemin bir öncesinde de hiç yok değildi, bu sistem vardı" Var olan sistemin geliştirildiğini söyleyen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığ (AFAD) İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "Bu amaçla İstanbul’da muhtemel bir afette iletişimin kesilmemesi adına böyle bir sistem gerçekleştirildi. Aslında bu sistemin bir öncesinde de hiç yok değildi. Bu sistem vardı. Bu sistemi modernize ettik. Yerelde 23 tane çalışma grubunun, çalışma grubu var. Bu çalışma gruplarının birbirleri arasındaki haberleşmesini, jandarmamızla, emniyetimizle, ilçe afet merkezlerimizde kaymakamlıklarımızla iletişimin sağlayarak dolayısıyla bir afet anında hiçbir kesintiye uğramadan tüm müdahale ekiplerinin tüm karar vericilerinin bir anda konuşabileceği bir sistem sistemden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. "İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" Hayata geçirilecek olan sistemle Ankara ile İstanbul’un iletişiminin kesilmeyeceğini söyleyen Özener, "Mobil iletişim operatörlerinin son yıllarda yapmış olduğu çalışmalarla özellikle baz istasyonlarının muhtemel bir afetten sonra çalışabilmesi için daha sağlam yerlerde konuşlanması sağlandı. Benzer şekilde de bu yapmış olduğumuz çalışmalarda 28 tane role istasyonumuz var. Bunlar da depremde kesinlikle zarar almayacak ve bir deprem anında da operasyona devam edecek şekilde dizayn edilmiş kulelerimizde bu rollerimiz. Bir tanesi de Ankara’da AFAD Başkanlığımızda. Dolayısıyla İstanbul’la Ankara’nın da iletişimi hiçbir şekilde kesilmeyecek" dedi. "Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek" İstanbul Proje Koordinasyon Birimi Direktörü Yalçın Kaya, "Alımı, kurulumu, test ve devre yanması yürüttüğümüz bir çalışma. Alternatif haberleşme kanallarımızdan en önemlisi. Kamunun üzerinde afet anında haberleşeceği, depreme dayanıklı direklerle, jeneratörlü sistemleri desteklenen kesintisiz bir haberleşme sağlayacak. Ayrıca yine cep telefonları, uydu ve diğer sistemlerle de alternatif olarak desteklenecek. Yani haberleşme kesintisiz ve sorunsuz olarak yapılması amacıyla kurulmuş alternatif sistemlerden biri ve en önemlisi" cümlelerini kullandı.
Elazığ Prof. Dr. Korkmaz, "Kadınlarda depresyon erkeklere oranla yaklaşık 1,5-2 kat daha fazla görülüyor" Kadınlarda depresyonun erkeklere oranla yaklaşık 1,5-2 kat daha fazla görüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Sevda Korkmaz, "Yaşam boyunca her 10 erkekten biri ve her 5 kadından biri en az bir kez depresyona yakalanıyor" dedi. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Fırat Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevda Korkmaz, depresyon hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Depresyonun hem dünyada hem de ülkede oldukça sık görülen bir ruhsal hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Korkmaz, "Depresyon; keyifsizlik, neşesizlik, hayattan zevk alamama, motivasyon eksikliği, değersizlik hissi, karamsarlık, suçluluk duygusu ile ölüm ve intihar düşünceleri gibi klinik bulgularla ortaya çıkıyor. Toplumda görülme sıklığı, bölgelere göre değişmekle birlikte yaklaşık yüzde 8-10 arasındadır. Kadınlarda depresyon erkeklere oranla yaklaşık 1,5-2 kat daha fazla görülüyor. Yaşam boyunca her 10 erkekten biri ve her 5 kadından biri en az bir kez depresyona yakalanıyor. Depresyon daha çok 30’lu ve 40’lı yaşlarda başlıyor, ancak genel olarak 7’den 77’e tüm yaş gruplarında görülebiliyor. Hastalığın ortaya çıkmasında erken ebeveyn kaybı, madde ve alkol kötüye kullanımı, anksiyete bozuklukları, kadın olmak, düşük sosyoekonomik düzey, ayrı yaşama ya da boşanmış olma, işsizlik, daha önce depresyon geçirmiş olma, yakın zamanda yaşanan önemli yaşam olayları ve stres etkenleri, kişilik yapısı, çocukluk döneminde cinsel ya da fiziksel istismar öyküsü, bazı ilaçlar, tıbbi hastalıklar ve hormonal değişiklikler risk faktörleri arasında yer alıyor" diye konuştu.