YEREL HABERLER - 02 Mart 2012 Cuma 14:24

TATLI SU KAYNAKLARINDA BALIK AVLANMASI YASAK

A
A
A
TATLI SU KAYNAKLARINDA BALIK AVLANMASI YASAK

Kilis’te, su kaynaklarında 1 Mart-1 Haziran 2012 tarihleri arasında balık avcılığının olta dahil olmak üzere yasaklandığı bildirildi.
Kilis’te, akarsular, Seve Barajı, Konak Göleti, Balıklı Göleti, Üçpınar Göleti, Afrın Çayı, Sabun Suyu, Halep Arığı, Sinnep deresinde onlarca değişik tür balık bulunduğu, av yasağının kontrolünü Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra, emniyet müdürlüğü ve jandarma teşkilatları, belediye zabıtası, kamuda görevli bekçiler, kolluk kuvvetlerinin bulunmadığı yerlerde köy muhtar ve ihtiyar heyetleri tarafından takip edeceği bildirildi. Kilis Valiliği’nden bu konuda yapılan açıklamaya
göre, " Su ürünleri kaynaklarımızın doğal yollarla üreyerek çoğalabilmesi ve sürdürülebilir şekilde korunması amacıyla çıkarılan 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu ve bu kanun gereği hazırlanan 2/1 Numaralı Ticari Su Ürünleri Avcılığını düzenleyen Tebliğ (No:2008/48) hükümleri gereğince; İlimiz dahilindeki su kaynaklarında 1 Mart-1 Haziran 2012 tarihleri arasında balık avcılığı (olta dahil) yasaklanmıştır. Yasağa uymayanlar hakkında 1380 Sayılı Kanun ve ilgili Tebliğ hükümleri gereğince İdari Para cezası
uygulanacaktır. Su Ürünleri Av Yasağının etkin bir şekilde yürütülebilmesi, yasağa uymayanların 155 Polis İmdat, 156 Jandarma ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğümüze ait 8135331 numaralı telefonlara ihbar edilerek cezalandırılmalarının sağlanması ile mümkün olacağından, konunun halkımıza ve kamuoyuna duyurulur" denildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Büyükkılıç’tan yılın ilk AYKOME Toplantısı’nda ’kapsayıcı hizmet’ vurgusu Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Altyapı Koordinasyon Merkezi (AYKOME) 2026 yılı 1. Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Büyükkılıç, burada yaptığı konuşmasında, "Amacımız, bu şehrin bizi seven, seçen hangi siyasi kanaatte olursa olsun kardeşlerimizin hepsini kucaklayacak bir yaklaşım sergilemek" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’ndan gerçekleşen AYKOME Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı değerlendirme yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, "Şehrimizin ulaşım imkânlarını geliştirirken gerçekleştirdiğimiz bu toplantılarla; 16 ilçe belediyemiz ve ilgili tüm kurumlarımızla birlikte istişare ediyor, kararlarımızı ortak akıl doğrultusunda alıyoruz. Artısıyla, eksisiyle tüm çalışmalarımızı değerlendiriyor; daha yaşanabilir, daha erişilebilir bir şehir için birlikte yol alıyoruz. Çünkü bu şehri seviyor ve şehrimizi el birliğiyle geleceğe hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımızın, İnsanları Ayrıştırmadan, İbadet Anlayışıyla Hizmetlerle Buluşturun Talimatı Var" Başkan Büyükkılıç gerçekleştirdiği konuşmasında, "Amacımız, bu şehrin bizi seven, seçen hangi siyasi kanaatte olursa olsun kardeşlerimizin hepsini kucaklayacak bir yaklaşım sergilemek" diyerek, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da bize talimatı ayrıştırmadan, ötekileştirmeden insanlara, ibadet anlayışı içerisinde hizmetlerimizle buluşturun diye talimatları var. Bu bizim olmazsa olmazıdır" ifadelerinde bulundu. Büyükkılıç, birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde herkese, her kesime hizmet sunma gayretinde olduklarını vurguladı. "Bizim Amacımız Dua Almak, Bizim Amacımız Ağzımızın Tadı ile Hizmet Etmek" Başkan Büyükkılıç, özellikle kırsal bölgeler başta olmak üzere kentin bütününe yönelik anlamlı, önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini vurguladı. Büyükkılıç, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen ile Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın ortaya koyduğu çalışmalarla önemli hizmetler yaptıklarını kaydederek, şunları söyledi: "Adil bir şekilde imkânlarımızı sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Bizim amacımız dua almak, bizim amacımız ağzımızın tadı ile hizmet etmek. Allah razı olsun diye bir anlayışı hayata geçirmek. Hükümetimizin kurum ve kuruluşlarının yaptığı çalışmalarla, belediyelerimizin yaptığı çalışmalarla hakikaten bu anlayış içerisinde çalışmalarımızın sürdüğünü buradan paylaşmak istiyorum." "Siyaset, Hizmet Etme Aracıdır" Konuşmasında, siyasetin hizmet etme aracı olduğuna, yerel yönetim hizmetlerinde ayrıştırmadan hizmet etmenin önemli olduğuna işaret eden Büyükkılıç, "Siyaset, hizmet etme aracıdır. O aracı en iyi şekilde kullanmak, o aracı insanlığın hizmetine sunmak bizim görevimiz. Mevla’m bizi hiç ummadığımız, beklemediğimiz, düşünmediğimiz yerlerde hizmete vesile kılıyor. Önemli olan sen hangi adımları atıyorsun, hangi gayretin içerisindesin. Biz bu anlayış içerisinde çalışmalarımızı sürdürmek mecburiyetindeyiz" dedi. "Biz Kayseri’yiz. Kayseri Farkını Hissettirmek Mecburiyetindeyiz" Başkan Büyükkılıç, her konuda olduğu gibi belediyecilikte de Kayseri farkını hissettirmek ve ortaya koymak mecburiyetinde olduklarını sözlerine ekleyerek, "Biz Kayseri’yiz. Kayseri farkını hissettirmek mecburiyetindeyiz. Herkesin de Kayseri gibi davranmasını sağlayacak örnek uygulamalar hayata geçirmek mecburiyetindeyiz. Çok şükür bu manada olumlu şekilde adımlarımızı atıyor ve işimize bakıyoruz" diye konuştu. Büyükkılıç Ekibini Kutladı, İlçe Belediye Başkanlarına Teşekkür Etti Büyükkılıç, çalışmaları ve dayanışması dolayısıyla ekibini kutladığını da vurgulayarak, Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki 16 ilçe belediye başkanının da teşekkür çerçevesindeki açıklamalarını görmekten keyif aldıklarının altını çizdi ve bunun da kendilerine daha fazla sorumluluk yüklediğine, daha fazla gayret, samimiyet ve iş birliğini gerektirdiğine değindi. Büyükkılıç’tan, Belediyeciliğin Vatandaşların Yüzde Yüzünü Kucaklaması Gerektiğine Vurgu Belediyeciliğin vatandaşların yüzde yüzünü kucaklayacak şekilde hizmet etmek anlamına geldiğini vurgulayan Başkan Büyükkılıç, Türkiye’nin etrafının ateş çemberi, kan gölü olduğuna, kenetlenmek, birlik ve dayanışma içerisinde gayret etmek gerektiğine işaret etti. Sözlerinin sonunda Büyükkılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm dünya insanlığı yararına hareket ettiğini ve etkili olduğunu belirtti. Altyapı hizmetlerinin enine boyuna ele alındığı Altyapı Koordinasyon Merkezi 2026 yılı 1. Genel Kurul Toplantısı’na, Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ufuk Sekmen ile Mustafa Türkmen, daire başkanları ile 16 ilçe belediyesi ve ilgili tüm kurum ve kuruluşların yetkilileri katıldı.
Bursa 15. Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması başlıyor Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenen Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması için başvuru süreci başladı. Bursa genelindeki tüm lise öğrencilerinin katılımına açık olan yarışmanın finali 10 Mayıs’ta Balat Atatürk Ormanı’nda yapılacak. Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel hale gelen Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması, bu yıl 15’inci kez düzenleniyor. Müziğini duyurmak ve sahne deneyimi kazanmak isteyen tüm liseli gençlere kapılarını açan yarışma için başvurular başladı. Her yıl yalnızca Nilüfer’den değil, Bursa’nın farklı ilçelerinden onlarca okulun katılımıyla gerçekleştirilen yarışma, bu yıl da müziğin coşkusunu Nilüfer’e taşımaya hazırlanıyor. Gençlere keşfetme ve geliştirme fırsatı sunan yarışmaya katılmak isteyen ekipler, 16 Nisan Perşembe gününe kadar başvurularını yapabilecek. Yarışmanın ön elemeleri 26-27 Nisan tarihlerinde Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenecek. Ön elemelerden finale kalan ekipler ise 10 Mayıs Pazar günü Balat Atatürk Ormanı’nda sahneye çıkacak. Gençleri yarışmaya katılmaya davet eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Nilüfer’de 15 yıldır gençlerin müziğine ev sahipliği yapıyoruz. Bu yarışma; gençlerin kendilerini ifade ettiği, sahne deneyimi kazandığı ve birlikte bir şeyler üretmenin heyecanını yaşadığı bir alan. Tüm liseli gençlerimizi sahnede yerlerini almaya, yeteneklerini sergilemeye ve müziğin birleştirici gücüyle bu coşkuyu hep birlikte yaşamaya davet ediyorum" dedi. Yarışmaya başvurmak isteyen gençler, https://www.nilufer.bel.tr/kategoriler/hizmet/yarismalar/liseli-gencler-arasi-muzik-yarismasi adresinden kayıt yaptırarak, 0224 452 45 00 numaralı telefondan bilgi alabilecekler.
Kars Kars’ta trafik güvenliği için bilgilendirme çalışması Kars’ta trafik tedbirleri kapsamında vatandaşlara yönelik bilgilendirme yapıldı. Kars Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince kent genelinde sürdürülen çalışmalar çerçevesinde sürücüler ve yayalar trafik kurallarına uymaları konusunda uyarılırken, bilinçlendirme amacıyla broşür dağıtımı yapıldı. Trafik ekipleri, özellikle şehir içi ve şehirlerarası bağlantı yollarında gerçekleştirdikleri uygulamalarda araç sürücülerini durdurarak trafik güvenliğinin önemi hakkında bilgilendirdi. Emniyet kemeri kullanımı, hız limitlerine uyulması, seyir halinde cep telefonu kullanılmaması ve yaya geçitlerinde öncelik kurallarına dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Yayalara da karşıdan karşıya geçişlerde dikkatli olmaları ve trafik işaretlerine riayet etmeleri konusunda uyarılarda bulunuldu. Trafik ekiplerince yapılan bilgilendirme çalışmalarının temel amacının trafik kazalarını en aza indirmek ve can kayıplarının önüne geçmek olduğu kaydedildi. Trafikte kural ihlallerinin büyük bölümünün dikkatsizlik ve bilinç eksikliğinden kaynaklandığına dikkat çekilerek, bu tür faaliyetlerin aralıksız devam edeceği ifade edildi. Kars İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında trafik denetimlerinin yanı sıra eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin de sürdürüleceği bildirildi. Vatandaşların huzur ve güven içinde seyahat edebilmeleri için sahada olan ekipler, trafik kurallarına uyulmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha hatırlattı.
Van Van Gölü’nün derinliklerindeki sırları Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü’ne bakıldığı zaman durgun, uçsuz bucaksız bir su kütlesi göründüğünü fakat işin aslının daha farklı olduğunun altını çizerek, "Göl sularının altında adeta büyük bir fabrikanın çarklarının dönmesi, çalışması gibi devasa bir fabrika çalışıyor. Van Gölü aslında geceleri uyumuyor. Aksine gün boyu fotosentez yaparak, besin üreterek içerisinde mikroskopik binlerce canlıyı besliyor" dedi. Van Gölü 3 bin 712 kilometrekare alan ile Türkiye’nin ve dünyanın en büyük tuzlu ve sodalı gölü. Nemrut Dağı’nın patlamasıyla oluşan volkanik set gölü olan Van Gölü’nün derinliği 451 metre olarak ölçülürken sodalı ve tuzlu bir su yapısına sahip. Çok sayıda koyu bulunan Van Gölü, ortalama olarak denizden yüksekliği bin 646 metre. Gölün ortalama derinliği 171 metre, en derin yeri ise 451 metre. Gölün tarihi ve turistik özelliğe sahip 4 adası, 1990 yılında Arkeolojik Sit Alanı ilan edildi. "Van Gölü’nde 2 tür balık yaşıyor" Van Gölü’nde 2 tür balık yaşıyor. Bunlar; inci kefali ve 2018 yılında Van İl Jandarma Komutanlığı Su Altı Timinin, Van Gölü’ndeki dalış eğitimi sırasında 13 metre yükseklikteki bir mikrobiyalitlerin içerisinde yaşadığını tespit ettiği siyah benekli küçük mercan balığı. Bu yeni balık türü ile ilgili araştırmalar devam ediyor. "İnci kefali 20 bin kişiye geçim kapısı oldu" Dünyada sadece Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan endemik balık türü olan inci kefali, kentin ekonomisine sağladığı gelirle de dikkat çekiyor. Sadece üreme dönemlerinde tatlı sulara göç ederek yumurtalarını bırakan inci kefalinin neslinin sürekliliği için her yıl 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında av yasağı uygulanıyor. Ekonomik değeri yüksek olan bu balık, bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı. Şu anda yaklaşık 20 bin kişi, inci kefali sayesinde geçimini sağlıyor. "Göl sularının altında devasa bir fabrika çalışıyor" Van Gölü’nün 3 bin 712 kilometrekarelik yüzey alanıyla beraber ülkemizin en büyük gölü ve aynı zamanda sodalı yapısıyla beraber dünyanın en büyük sodalı gölünü oluşturduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Kıyıdan Van Gölü’ne baktığımız zaman aslında durgun, uçsuz bucaksız bir su kütlesini görüyoruz. Fakat işin aslı bu zannettiğimizden daha farklı. Göl sularının altında adeta büyük bir fabrikanın çarklarının dönmesi, çalışması gibi devasa bir fabrika çalışıyor. Van Gölü aslında geceleri uyumuyor. Aksine gün boyu fotosentez yapıp besin üreterek içerisinde mikroskopik binlerce canlıyı besliyor. Gölün endemik türü olan ve önemli bir ekonomik, ekolojik değere sahip olan inci kefallerinin yaşamı için uygun bir zemin hazırlıyor. Şu andaki haritada gördüğümüz Van Gölü’ndeki klorofil-a yoğunluğunu gösteren Van Gölü Van Gölü’ne ait Sentinel uydu haritaları. Burada yeşilden kırmızıya doğru dönüşen renkler adeta Van Gölü’nün kan değerleri gibi. Buradaki renklerin bize söylediği aslında çok önemli anlamlar yüklü. Kırmızı renkler klorofiller konsantrasyonunun çok çok yüksek olduğu noktaları gösteriyor. Sarı biraz daha düşük, yeşil ise klorofiller konsantrasyonunun en düşük olduğu değerleri gösteriyor. Erciş körfezi şu gördüğümüz bölge. Van Gölü’ne en büyük su girdisi buralardan oluyor. Suların getirmiş olduğu besin tuzları burada güneş ışıklarıyla buluşarak biyolojik döngü başlıyor. Bu döngünün sonucunda inci kefallerinin gölde yaşayan inci kefallerinin ana besin kaynağı olan planktonları besini aslında üretmiş oluyoruz. Dolayısıyla Van Gölü aslında 7/24 çalışan koca bir fabrika gibi. Bu çalışması Van Gölü’nü ayakta tutuyor. Kendisini sürekli deniliyor" diye konuştu. "Van Gölü’nün suyu sürekli hareket halinde bir yerden bir yere gidiyor" Göldeki kirliliğe değinen Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, "Ta ki üzerine gelen kirlilik, besin yükü belli bir seviyede kalana kadar. Şayet bu seviyeler aşıldığı zaman Van Gölü’nün geleceğinden bahsetmemiz mümkün değil. İşte Van Gölü aslında kendi kendini yenileyen, sürekli her gün yeniden var olan canlı bir ekosistem. Şu andaki gördüğümüz bu şekiller aslında biz akıntıları da ifade ediyor. Yani Van Körfezi’nde saat yönünde dönen bir akıntıyı görüyoruz. Yine Erciş körfezindeki akıntıları görüyoruz. Yani Van Gölü’nün suyu sürekli hareket halinde bir yerden bir yere gidiyor. Bu da gölün canlı ve sağlıklı kalmasına imkan tanıyor. Şayet içerisindeki bu su döngüsü olmasa yani yüzeydeki sular dibe, dipteki sular yüzeye veyahut da yatay bir karışım olmasa göl daha hızlı yaşlanıp ölüme gider. İşte bu hareketle beraber Van Gölü kendini canlı tutuyor" dedi. "Çoğu kişi gölü cansız, sadece sodalı bir su kütlesi zannediyor" Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü’ne kıyıdan baktığınızda gördüğünüz o uçsuz bucaksız durgun mavi, aslında büyük bir sırrı gizliyor. Çoğu kişi gölü cansız, sadece sodalı bir su kütlesi zannediyor. Ancak işin aslı sanıldığından çok daha farklı hikaye saklıyor. Göl aslında nefes alıyor. Haritadaki o canlı renkler, gölün "kan değerleri" gibi. Yeşilden kırmızıya dönen her ton, suyun içindeki mikroskobik yaşamın, yani klorofilin nerede yoğunlaştığını gösteriyor. Bu demek oluyor ki; dışarıdan sakin ve hareketsiz görünen bu devasa yapı, aslında kendi içinde muazzam bir biyolojik mesai harcıyor. Van Gölü uyumuyor; aksine, fotosentez yaparak, besin üreterek ve binlerce canlıya zemin hazırlayarak sürekli nefes alıyor. Bilimin penceresinden yaşayan bir organizma klorofil-a verileri bizim için sadece teknik bir ölçüm değil, gölün sağlığının bir karnesidir. Akarsu ağızlarından gelen besinlerin suyla nasıl harmanlandığını, inci kefalinin besin zincirinin nerede başladığını bu haritalar sayesinde net bir şekilde görebiliyoruz. Gölün bir köşesi diğerinden farklı tepki veriyor, sıcaklıkla beraber biyolojik tempo değişiyor. Yani karşımızda statik bir su kütlesi değil, her hücresiyle etkileşimde olan, dinamik ve yaşayan bir ekosistem var. Bu bir miras çağrısı. Bu veriler bize şunu söylüyor: Van Gölü sadece izlenecek bir manzara değil, korunması gereken canlı bir organizmadır. Suyun altındaki bu görünmez döngü bozulduğunda, gölün kalbi de durur. Bizim görevimiz, bu "yaşayan ekosistemi" anlamak ve o sessiz görünen ama aslında gürül gürül işleyen yaşam döngüsüne sahip çıkmaktır" şeklinde sözlerini tamamladı.
Zonguldak Öğrenciler ve huzurevi sakinleri kuşaklar arası etkileşime dikkat çekti Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer; Psikoloji ve Yaşam Topluluğunun, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) tarafından desteklenen "Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı"nın kapanış etkinliğine katıldı. Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirilen program, topluluk öğrencileri ile huzurevi sakinlerini bir araya getirerek kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren bir farkındalık oluşturdu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Psikoloji ve Yaşam Topluluğu tarafından ÜNİDES kapsamında desteklenen "Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı"nın kapanış etkinliğinde öğrenciler ile huzurevi sakinleri ile bir araya geldi. Farabi Genç Ofiste gerçekleştirilen programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, Zonguldak Gençlik Hizmetleri Müdürü Erhan Yavaş, akademik ve idari personel, öğrenciler ile huzurevi sakinleri katıldı. BEUN Psikoloji ve Yaşam Topluluğu ve Topluluk Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yeşilyaprak tarafından düzenlenen etkinlik, Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirildi. Zonguldak Merkez Huzurevi sakinlerinin üniversiteye davet edildiği programda, büyükler ile genç öğrenciler bir araya gelerek Yaşlılar Haftası’nı birlikte kutladı. Etkinlik kapsamında huzurevi sakinleri öğrencilerle birlikte çeşitli türküler seslendirdi. Düzenlenen çanta boyama çalışmasında ise katılımcılar birebir eşleşerek keyifli anlar yaşadı. Kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren etkinlik, samimi diyaloglara sahne oldu. Programa ilişkin değerlendirmede bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrenci topluluklarının ÜNİDES kapsamında elde ettiği başarılardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarıyla değil; aynı zamanda sosyal, kültürel ve toplumsal alanlardaki gelişimleriyle de donanımlı bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Bu doğrultuda öğrenci topluluklarımızın proje üretme kültürünü benimseyerek her geçen dönem daha nitelikli, daha kapsamlı ve etkili çalışmalar ortaya koyması, üniversitemizin benimsediği bütüncül eğitim anlayışının somut bir yansımasıdır. Bugün ÜNİDES 5’inci Dönem kapsamında Psikoloji ve Yaşam Topluluğumuzun hayata geçirdiği ‘Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı’nın kapanış etkinliğine katılmış bulunuyoruz. Bu program son derece anlamlı ve örnek bir çalışmadır. Gençlerimiz ile büyüklerimizi bir araya getiren bu tür etkinlikler, toplumsal dayanışmayı güçlendirmekte, kuşaklar arası bağların kuvvetlenmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bu vesileyle bugün bizlerle bir arada olan, bu anlamlı buluşmaya değer katan kıymetli büyüklerimize de yürekten teşekkür ediyor; kendilerine sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür diliyorum. Öğrencilerimizin bu süreçte sergilediği duyarlılık ve sorumluluk bilinci bizler için ayrı bir gurur ve mutluluk kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle öğrencilerimize proje üretme ve kendilerini geliştirme noktasında önemli fırsatlar sunan ÜNİDES Programı dolayısıyla başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne şükranlarımı arz ediyorum. Bununla birlikte öğrencilerimize ÜNİDES kapsamında her zaman destek olan Zonguldak Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Halil Hacı ile İl Müdürlüğümüze de teşekkür ediyorum. Son olarak özveriyle çalışan başta Psikoloji ve Yaşam Topluluğu olmak üzere tüm öğrenci topluluklarımızı ve onlara rehberlik eden değerli danışman akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum." Program, günün anısına çekilen toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.