GENEL - 07 Mart 2012 Çarşamba 00:15

"MEDYA OSCARLARI" ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

A
A
A
"MEDYA OSCARLARI" ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Türkiye Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği’nin (TDGD) düzenlediği "2011 Medya Oscarları" töreninde, başarılı medya mensuplarına ödülleri verildi.
TGDD’nin Başkent’teki bir otelde düzenlediği törene; TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, ödül alan medya çalışanları ve çok sayıda davetli katıldı.
TBMM Başkanı Çiçek, yılın haber bülteni dalında ödüle layık görülen ancak rahatsızlığı nedeniyle törene katılamayan gazeteci Mehmet Ali Birand’ın ödülünü, Kanal D Haber Direktörü Süleyman Sarıkaya’ya verdi.
Törende konuşan Çiçek, Radyo Televizyon Gazeteciler Derneğinin her sene düzenlediği toplantıya katıldığını belirterek, "Ödül alan herkesi tebrik ödüyoruz. Onlar, fazlasıyla bu ödülü hak etmişlerdir ama takdir edenleri de takdir ediyorum. Çünkü günümüz Türkiye’sinde insanları takdir etmek çok kolay değil. Onun için takdir ederseniz takdir de edilirsiniz" diye konuştu.
Her ödülün bir sorumluluk getirdiğinin altını çizen Çiçek, "Radyo, televizyon gibi toplumun en önemli haber kaynakları başında gelen bu sektör, insanımıza ne kadar doğru haber, ne kadar temiz bilgi aktarabilirse birbirimizi anlamamız, birbirimizle diyalog kurmamız o nispette kolay olacaktır. Özellikle yaşadığımız süreçte, temiz bilgiye, doğru habere, doğru bilgiye ihtiyaç var. Ödül alan arkadaşlarımızın bu anlayışla bu ödülleri fazlasıyla hak ettiklerine inanıyorum" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, "Yılın Haber Programı" dalında birinci seçilen ’’Tarafsız Bölge’’ adlı programın sunucusu gazeteci Ahmet Hakan’a ödülünü verdi.
Kılıçdaroğlu, ödül verirken yaptığı konuşmada, böyle bir günde konuşmanın kolay olmadığını dile getirerek, "En korktuğum şey ne biliyor musunuz- Bir yere gittiğinizde, önünüzde onlarca kamera. ’Eyvah diyoruz, acaba bir falsomuz olacak mı veya gazeteci arkadaşlarımızın ellerinde, küçük mikrofon ve ellerinde not tutacak kağıtlar, defterleri var ve onlarla sohbet ederken, ’acaba yarın bizim arzu etmediğimiz bir başlık çıkacak mı’ diye kaygıya kapılıyoruz" ifadelerini kullandı.
Ödül alan bütün gazetecileri tebrik eden Kılıçdaroğlu, "Onlar mücadele ettiler, ödülü hak ettiler. Ödülü veren yine sizlersiniz. Onlar, umarım özgür Türkiye’nin, geleceği özgürlük kokan bir Türkiye’nin habercileri olurlar" dedi.
’’Yılın Sabah Programı’’ kategorisinde de "Çalar Saat" adlı programla Fatih Portakal ödüle layık görüldü. Portakal’a ödülünü, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı verdi.
Bakan Yazıcı, özgür ortamın, Türkiye’nin her tarafına hakim olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
"Bu ödül töreni, ödüllerin çeşitliliği, renkliliği, gerçekten Türkiye’de konuşmanın, diyaloğun, eleştirinin, renkli, canlı ve her zaman dinamik olmasının göstergesidir. Birey olarak, haber edinme hakkımız var. Program yapımcılarının da habercilerin de haber yapma hakları var. Benim bir hocam şunu söylerdi; haber katıksız yorum, özgür olmalı. Bu ayrımı yapabilirsek vatandaşın haber edinme hakkına saygı göstermiş oluruz diye düşünüyorum."
"Yarışma Programı’’ dalında ise ’’Kim Milyoner Olmak İster’’ programının sunucusu Kenan Işık’a ödül verildi. Işık, ödülünü, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’ın elinden aldı.
Bakan Kılıç, Kenan Işık’ın on parmağında on marifetiyle anılan bir isim olduğuna dikkati çekerek, ’’Ona ödül verecek olmaktan kendimi mutlu hissediyorum. Kenan Işık’ın marifetinin ötesinde en önemlisi Türk dili konusundaki hassasiyeti. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak gençlerimizin çok daha nezih, çok daha doğru, çok daha temiz, çok daha orijinaline uygun, saygınlığına yakışan bir Türkçe konuşmaları için olağanüstü bir gayret sarf ediyoruz. Türkçeyi iyi konuşan, Türkçeye saygı duyan, programlarında
Türkçeye özen gösteren, dikkat çeken herkesi de saygı ile selamlıyoruz’’ diye konuştu.
"Yılın Show Programı" ödülüne ise Saba Tümer layık görüldü. Tümer’e ödülünü, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz verdi.
Bakan Yılmaz, ödülü verirken, siyasetçi olarak sahada gazetecilerle çok sık karşılaştığını, gazetecilerin zor koşullarda görevini yapmaya çalıştığını ifade ederek, ’’Türkiye’nin daha demokratik, daha kalkınmış, ileri bir ülke olması yolunda bütün kesimler gibi bu kesimin de katkılarının son derece önemli olduğunu vurgulamak istiyorum’’ ifadelerini kullandı.
’’Cengiz Polatkan Özel Ödülü’’ ise TRT HD’ye verildi. TRT HD ekibine ödülü, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural verdi. Vural, törende özgürlükten bahsedildiğini ifade ederek, ’’Ahmet Hakan, Fatih Portakal konuşurken özgürlükten bahsetti. Özgürlüğün biraz eksikliği hissediliyor gibi geliyor. Daha özgür bir basın istiyoruz, herkese açık bir basın istiyoruz’’ dedi.
Türkiye Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği, Star TV’de toplu olarak işten çıkarılan gazetecilere de "Nursel Tekin Özel Ödülü" verdi. Ödülü, işten çıkarılan gazeteciler adına gazeteci Fatma Çözen, CHP Milletvekili Sinan Aygün’ün elinden aldı.
Aygün, işten çıkarılan gazetecilerin yanında olacaklarını ifade ederek, "Bu gecede en ilginç ödülü vermek bana düştü" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Üniversite öğrencilerine Manisa’nın tarihi mirası anlatıldı Manisa Kent Konseyi öncülüğünde; Manisa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen "Adım Adım Manisa" projesi başladı. Proje kapsamında üniversite öğrencileri, kentin tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde tanıma fırsatı buldu. Manisa’nın tarihi, kültürel ve sosyal değerlerini tanıtmak amacıyla hazırlanan "Adım Adım Manisa" projesi ile kentin tanıtımına katkı sunulması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrenciler, Manisa Kurtuluş Müzesi, Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Atatürk Sergi Salonu, Manisa Müzesi, Yenihan ve Kurşunluhan, Şehzadeler Park ve Dioramik Mesir Müzesi gibi tarihi ve kültürel noktaları gezdi. Gezi boyunca öğrencilere, kentin geçmişi, kültürel dokusu ve tarihi yapıları hakkında bilgiler aktarıldı. Programa; Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek, Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Manisa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Zuhal Güneş, Manisa Kent Konseyi Genel Sekreteri Gökmen Aytaç, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğretim elemanları Dr. Fatih Çiçek, Araş. Gör. Nail Aslan, Araş. Gör. Baykal Başdemir ve Dr. Şenol Çekmece de katıldı. "Gençler kentin geleceğine sahip çıkacak" Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, projenin Manisa’nın tanıtımı açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, "En önemli misyonlarımızdan biri, kurumları bir araya getirerek ortak akıl oluşturmaktır. Birçok öğrencimiz, şehri yeterince tanımadan mezun olabiliyor. Biz bu durumu kendimize dert edindik. Büyükşehir Belediyemizin ve paydaş kurumlarımızın desteğiyle başlattığımız bu projeyle, gençlerimizin Manisa’yı yalnızca eğitim gördükleri bir yer değil; kimliği olan bir değer olarak görmelerini istiyoruz. Şehrini tanıyan genç, ona daha güçlü bir aidiyetle bağlanır. Bu çalışmayı ilerleyen süreçte ilçelerimize de taşımayı hedefliyoruz" dedi. "Kültürel mirasımızı geleceğe taşıyoruz" Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek ise Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak kentin tanıtımına katkı sunan projelere destek vermeyi sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu mirasın genç kuşaklara aktarılması, kentlilik bilincinin güçlenmesi adına kritik bir öneme sahip. Gençlerimizin tarihimizi yerinde öğrenmesi çok kıymetli. Şehrimizin değerlerini her platformda gençlerimize aktarmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
İstanbul Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı sanık Karanis: "Murat Gülibrahimoğlu benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi ticaret için borç verebileceğini söyledi" ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket eden ve örgüt lideri ile örgüt yöneticisi arasında köprü vazifesi gören tutuklu sanık Hakan Karanis, "Murat Gülibrahimoğlu benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi. Kendisi bana hesabında kullanmadığı bir para olduğunu ve ticaret için borç verebileceğini söyledi. Hesabıma 5 milyon TL gönderdi. Ancak siparişler iptal oldu. İptal olunca ben bu parayı kendisine teslim ettim" dedi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 32. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İddianamede firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği ve örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı olduğu belirtilen tutuklu sanık Hakan Karanis’in, firari örgüt yöneticisi Gülibrahimoğlu’nun örgüte dahil olması ve süreç içerisinde yönetici olmasında etkin rol aldığı kaydedilmişti. Sanık Karanis’in örgüt lideri ile örgüt yöneticisi arasında bir köprü vazifesi gördüğü açıklanmıştı. "Ekrem Bey’in çocukluk arkadaşıyım" Hakan Karanis iddianamedeki suçlamalara karşı, "Ben Ekrem Bey’in çocukluk arkadaşıyım. Ekrem İmamoğlu ile birçok çocukluk anısı biriktirdik. Biz Trabzon’un dar sokaklarında sevgiyle büyüdük. Ekrem İmamoğlu üniversite eğitimi için Kıbrıs’a ben ise Ankara’ya gittim. İkimiz de ciddi bir trafik kazası yaşadık. İkimiz de aynı köyden evlendik. Hayatımızda nezarethaneye ilk kez onunla girdik. Askerliğimizi aynı şehirde yaptık. Aynı apartmanda oturduk. Onun şirketinde 2 yıl çalıştım. Ancak inşaat işini sevmedim baba mesleğim olan tekstile ilgi duydum bu nedenle ayrıldım ve kendi işimi kurdum. Ekrem Bey sizin için şüpheli olabilir, buradaki insanlar için İBB Başkanı olabilir ya da bir müddet sonra cumhurbaşkanı olabilir ama o benim için her zaman arkadaşım Ekrem’dir. Ekrem Bey farklı siyaset tarzı olan bir kişidir" dedi. "Murat Gülibrahimoğlu ile tek bir yurt dışı seyahatimiz vardır" "Murat Gülibrahimoğlu ile tanışıklığım tamamen sosyal çevre içerisinde gelişmiştir. Murat Gülibrahimoğlu Trabzon’da kayınbiraderimin çocukluk arkadaşıdır" diyen Karanis, "Murat’ın babası öğrenciliğini ve yaşamını Trabzon’da devam ettirmiş birisidir. Ailesi ile de görüşmüşlüğüm olmuştur. Murat Gülibrahimoğlu ile tanışmam pandemi döneminde olmuştur. Dosya kapsamında olan ve 2020 yılında gerçekleşen tek bir yurt dışı seyahatimiz vardır Murat Gülibrahimoğlu ile. Tamamen turistik amaçlı bir geziydi bu. Murat Gülibrahimoğlu ile tanıştığım dönemde kendisini inşaat ve madencilik işi yapan biri olarak bilirim. Murat Gülibrahimoğlu zaman zaman yurt dışı seyahatlerimde bana siparişler verirdi. İddianamede hakkımda öne sürülen isnatların tamamı Murat Gülibrahimoğlu ile olan tanışıklığım ve varsayımsal değerlendirmelere dayanmaktadır. Murat Gülibrahimoğlu ile benim aramda zaman zaman borç para gönderimi yapılmıştır. Kendisi benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi. Kendisi bana hesabında kullanmadığı bir para olduğunu ve ticaret için borç verebileceğini söyledi. Hesabıma 5 milyon TL gönderdi. Ancak siparişler iptal oldu. İptal olunca ben bu parayı kendisine teslim ettim. İddia makamı birçok para transferi yapıldığı iddiasında bulunuyor. Murat Gülibrahimoğlu ile tanışıklığım olan tüm süreçte bana 5 adet gelen benden de kendisine giden 4 adet hesap hareketim var. Kendisine hiçbir borcum yoktur, alacağım da yoktur. Bunların hepsi Murat Gülibrahimoğlu’nun bana olan borçlardır. Yurt dışından onun adına yaptığım alışveriş içindir. Ne borcum ne alacağım vardır" ifadesini kullandı. Karanis, "Murat Gülibrahimoğlu’nun örgüte dahil olmasını sağladığım iddiası tamamen farazi bir iddiadır. Murat Gülibrahimoğlu ile kimse arasında köprü vazifesi görmedim, çevremden kimse ile tanıştırmadım. Ancak o beni kendi çevresinden birçok insanla tanıştırdı. Tanışıklıktan suç isnadı oluşturmaya çalışan iddia makamı keşke bana sorsaydı" dedi. İddianamede haklarında tanık beyanı bulunan tutuklu sanıklar Hasan Tahsin Sönmez ile Turgay Tokdemir’in savunmasına geçildi. Tutuklu Sönmez ve Tokdemir hakkında beyanda bulunan tanık Şükrü Kaynar’ın "Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerinin sahte fatura için kullandığı Sönmez Su isimli bir firma vardı. Bu firma Hasan Sönmez’e aittir. Turgay Tokdemir firmanın resmiyetteki sahibidir" ifadeleri iddianamede yer bulmuştu. Tutuklu sanık Hasan Tahsin Sönmez, "Cebeci Köyü’nde 100 yılı aşkın süredir yaşayan bir ailenin üyesiyim. Burada bulunma sebebim Şükrü Kaynar isimli kişinin hakkımda verdiği beyandır. Bu şahsı tanımam. Ortada psikolojisi bozuk bir adam var. Kendime ait olmayan bir şirketten, işlemediğim bir suçtan 10 aydır tutukluyum. Bizim Cebeci Köyü’nde arazilerimiz var. Ben Murat Gülibrahimoğlu’nun bugüne kadar koruma ile gezdiğini görmedim. Ben kendimi bildim bileli kaçak hafriyat buraya dökülürdü" diye konuştu. Tutuklu sanık Turgay Tokdemir ise, "Ben iş adamıyım. Sönmez Su İnşaat firmasının sahibiyim. Hakkımda sahte fatura düzenleme suçlaması bulunmaktadır. Tanımadığım bir kişinin benimle ilgili bir iddiası bulunmaktadır. İsmi Şükrü Kaynar. 3 senedir şirketimi inceleyen vergi memurlarının bir tespiti yoktur. Bu kişinin iddiasının kaynağı nedir bilmiyorum. Suçsuz yere bir senedir tutuklu yatmaktayım. Tahliyemi istiyorum. Savcılıkta savunmam alınmadı. İlk kez burada savunma yapıyorum" ifadelerini kullandı. 2 sanığın ortak avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.
İstanbul Penta Teknoloji, ilk çeyrekte sürdürülebilir büyümesine devam etti Bilişim teknolojileri dünyasının öncü şirketlerinden Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk üç ayında istikrarlı bir finansal performans sergiledi. Şirketin konsolide cirosu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26 artış göstererek 8,7 milyar TL’ye yükseldi. Global ve yenilikçi teknoloji ürünlerini hızlı ve güvenli şekilde bilişim ekosistemiyle buluşturan Türkiye’nin önde gelen katma değerli teknoloji dağıtıcısı Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın ilk çeyreğinde Penta Teknoloji’nin konsolide cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 8,7 milyar TL’ye yükselirken, brüt karı da yüzde 32 artışla 668,5 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket 93,2 milyon TL vergi öncesi kâr elde ederken, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) yüzde 22 artışla 323,9 milyon TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjı ise yüzde 3,7 olarak kaydedildi. "Ekosisteme uçtan uca katma değer sağlama odaklı yaklaşımımızla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık" Dijital dönüşüm yatırımlarının ilk çeyrek sonuçlarına olumlu yansıdığını belirten Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Penta Teknoloji olarak; 35 yılı aşan deneyimimiz, güven ve yenilik üzerine inşa ettiğimiz güçlü ekosistemimizin katkısıyla dünyanın önde gelen teknoloji markalarının yenilikçi ürün ve çözümlerini ülkemizle buluşturuyoruz. Operasyonel yetkinliklerimizi sürekli geliştirerek sektördeki gücümüzü pekiştirirken; işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlıyor, sektörün büyümesini destekliyoruz. Satıştan tedarik zincirine, müşteri deneyiminden finansal süreçlere kadar tüm iş yapış biçimlerimizi akıllı teknolojilerle dönüştürerek verimliliğimizi artırıyoruz. Odaklı stratejimiz ve yatırımlarımızın katkısıyla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki dönemde de finansal gücümüzü ve pazar etkimizi büyütürken, insanı merkeze alan kültürümüz ve stratejik ortaklıklarımızla ekosisteme kalıcı değer katmayı sürdüreceğiz" dedi.