YEREL HABERLER - 20 Mart 2012 Salı 20:34

ÇERKEZKÖY GÜVENLİK DANIŞMA KURULU TOPLANTISI YAPILDI

A
A
A
ÇERKEZKÖY GÜVENLİK DANIŞMA KURULU TOPLANTISI YAPILDI

Tekirdağ’ın Çerkezköy İlçesi Güvenlik Danışma Kurulu Toplantısı, İlçe Emniyet Müdürü Kadir Yırtar’ın başkanlığında yapıldı.
Çerkezköy Polisevi’nde bugün başlayan toplantıya Toplum Destekli Polislik Büro Amiri Sedat Kayrak, Trafik Tescil Büro Amiri Necmi Arpacı, Çerkezköy Sağlık Grup Başkanı Dr. Olcay Palak, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Hamdi Zenginal, Çerkezköy Esnaf ev Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Bozdağ, Türkiye Muhtarlar Derneği Çerkezköy Şube Başkanı ve aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Paşa Mahalle Muhtarı Şükrü Dumanlar, Çerkezköy ve Kapaklı’daki mahalle muhtarları, Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği memurları,
Çerkezköy ve Kapaklı belediye zabıta çalışanları katıldı. Çerkezköy Kaymakamı Ayhan Bayhan ile Çerkezköy Belediye Başkanı Ali Ertem, Afganistan’da yaşanan helikopter kazası sonucu şehit düşen Binbaşı Serkan Doğan’ın cenazesinde bulunduklarından toplantıya katılamadı.
Toplantıya başkanlık yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadir Yırtar, toplantının amacından bahsederek, yapılan çalışmaları katılımcılarla paylaştı. Kaybolan zihinsel engelli çocukların emniyet birimleri tarafından bulunduktan sonra ailelerine ulaşılması konusunda güçlük çekildiğini ifade eden Yırtar, "Bu zorlukların yaşanmaması için Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği olarak zihinsel engelli çocuklarımızın kayıp durumunda bir an önce bulup ailelerine ulaşılması için gönüllülük esasına göre parmak izi
çalışmasına başlanıldı. Bu konuda vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi için yardımlarınızı bekliyoruz" diye konuştu.
Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğü olarak ilçedeki okullarda, çocukların güvenli bir şekilde eğitimlerini sürdürebilmeleri için çalıştıklarını ifade eden Yırtar, "Okul giriş ve çıkışlarını ekiplerimiz vasıtasıyla takip ediyoruz. Ayrıca her okulda, okul yönetimlerinin güvenlikle ilgili problemlerini, en kısa zamanda çözmek amaçlı teşkilatımız mensuplarından irtibat görevlileri belirledik. Güvenlik ile ilgili olası problemlerde okul yönetimleri bizimle anında irtibat kurabilirler" ifadelerini kullandı.
Aralık ayında muhtarlar ile yaptıkları toplantıda, hırsızlık olaylarına karşı alınacak basit tedbirler konusunda bilgilendirmede bulunduklarını söyleyen Kadir Yırtar, "İkametlerde yaşanan hırsızlıklara karşı özellikle giriş kat ve 1. katta oturan vatandaşlardan sıcak havalarda pencerelerini açık bırakmamalarını istiyoruz. Ayrıca ikametlerinden kısa süreli ayrılışlarında da kapılarını kilitlemelerini öneriyoruz. Bunun yanında ikamette meydana gelen hırsızlık olayları sonrası vatandaşlardan evdeki eşyalara
dokunmamasını rica ediyorum. Çünkü yaşanan hırsızlık olayları sonrası yapılan parmak izi incelemelerinde sorun yaşanması, hırsızın bulunmasını zorlaştırıyor" dedi.
İşyerlerinde meydana gelen hırsızlıklar için ise vatandaşların kamera ve alarm sistemleri kullanmalarının faydalı olacağına vurgu yapan Yırtar, "Özellikle işyerlerine kalabalık bir şekilde gelen müşteri gruplarını iyi takip etsinler" diye konuştu.
Son günlerde sıklıkla meydana gelen telefon dolandırıcılığına da dikkat çeken Kadir Yırtar, vatandaşlardan, kendilerini arayarak polis ya da savcı olduğunu söyleyen, ardından da para isteyen şahıslara itimat etmemelerini istedi. Polis ya da savcıların vatandaştan kesinlikle para istemeye hakkı olmadığını söyleyen Yırtar, şöyle devam etti:
"Vatandaşın herhangi bir konu ile ilgili evrakı eksik ise ya da bilgisine başvurulacak ise polis ekipleri, kendisini polis merkezine davet eder. Hiçbir şekilde para istemezler. Lütfen bu şekilde telefon açan şahıslara itibar etmeyin."
"HİÇBİR EĞİTİMCİ KAPI KAPI DOLAŞIP EĞİTİM SETİ SATMAZ"
Çerkezköy Emniyet Müdürü Kadir Yırtar’ın konuşmasının ardından söz alan Çerkezköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Hamdi Zenginal, katılımcılardan, kapı kapı gezen satıcılara karşı vatandaşları uyarmalarını istedi. Her anne babanın çocuklarının başarılı olmaları için fedakarlık yaptığı dile getiren Zenginal, "Eğitimci sıfatı ile ikametlere gidip ailelere eğitim seti satan şahıslar var. Hiçbir eğitimci kapı kapı dolaşıp eğitim seti satmaz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın da bu tür uygulamaları yok" ifadelerini
kullandı.
Öğrencilerin sigara alışkanlığına da değinen Ahmet Hamdi Zenginal şöyle devam etti:
"Öğrencilerde sigara kullanma alışkanlığı giderek yaygın hale geliyor. Bu konuda öğrencilerimizi uyarsak da fayda etmiyor. Ailelerine bu konuyu açtığımızda ise bazı ailelerden ’çocuk benim çocuğum, parasını da ben veriyorum, sizi ilgilendirmez’ şeklinde tepkiler alıyoruz. Eğitimciler olarak öğrenci ve velilerin arasında kalıyoruz. Ailelerden bu konu hakkında daha duyarlı olmalarını istiyoruz."
İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Hamdi Zenginal’ın konuşmasının ardından Gazi Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Muhtarı Şükrü Dumanlar, trafikte gürültü kirliliği yapan ve tehlikeli araç kullanan şahıslar için ne gibi önlemler alındığını sordu. Trafik ekiplerinin bu konuda oldukça duyarlı olduğunu dile getiren Yırtar, trafikte bu tarz davranışta bulunan şahıslara gerekli ceza işlemlerinin yapıldığını belirtti.
Toplantının kalan kısmında mahalle muhtarlarından gelen sorulara cevap verilmesinin ardından toplantı sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı’da şehit aileleri ve gaziler için anlamlı açılış Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, şehit aileleri ve gaziler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek amacıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Şehit yakınlarının ve gazilerin haklarını korumak, sosyal destek sağlamak ve birlik ruhunu pekiştirmek hedefiyle kurulan derneğin açılış programı yoğun katılımla gerçekleşti. Program, Yunus Emre Camii İmam Hatibi Nuri Bilgili’nin Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Şehitler için edilen dualar, törene katılanlara duygusal anlar yaşattı. Açılışa; Tavşanlı Kaymakamı Ömer Faruk Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Aziz Solmaz ve İrfan Güleç, İlçe Emniyet Müdürü Güven Türkmen, İlçe Jandarma Komutanı İsmail Bayar ile siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Dernek Başkanı Erol Gündüz yaptığı konuşmada, kuruluş amaçlarını vurgulayarak, "Temel gayemiz, vatanımız için canını feda eden şehitlerimizin emanetlerine ve kahraman gazilerimize her şartlarda sahip çıkmaktır" ifadelerini kullandı. Gündüz, destek veren tüm kurum ve katılımcılara teşekkür etti. Törende Moymul Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Özge Medine Gündüz tarafından okunan şehit temalı şiir katılımcıları duygulandırdı. İlçe Müftülüğü vaizinin yaptığı duanın ardından, protokol üyeleri "hayırlı olsun" dilekleriyle açılış kurdelesini kesti. Program, dernek binasının gezilmesi ve ikramların sunulmasının ardından sona erdi.
İzmir Diyetle incelmeyen bacaklar, lipödem işareti olabilir Lipödem, özellikle kadınlarda sık görülmesine rağmen çoğu zaman "bölgesel kilo" ya da "selülit" sanılarak gözden kaçan kronik ve ilerleyici bir hastalık. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, erken tanının hastalığın seyrini değiştirdiğini vurguladı. Diyet ve egzersize rağmen özellikle bacaklarda incelme olmamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu belirten Büyükkömürcü, doğru planlanmış fizik tedavi, egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle lipödemin kontrol altına alınabildiğini ve hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabildiğini ifade etti. Lipödemin, özellikle kadınlarda sık görülmesine rağmen çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen kronik bir hastalık olduğuna dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, hastaların yıllarca bu tabloyu "bölgesel kilo" ya da "selülit" olarak değerlendirdiğini söyledi. Lipödemin klasik kilo artışıyla karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Büyükkömürcü, "Lipödem çoğunlukla kadınlarda görülen, özellikle kalça, bacak ve bazen kollarda simetrik yağ dokusu artışıyla karakterize kronik bir hastalıktır. Ancak bu yağlanma klasik kilo artışından tamamen farklıdır. Obezitede yağ dokusu vücudun her yerine dağılırken, lipödemde gövde genellikle daha ince kalır, bacaklar belirgin şekilde kalınlaşır. Bununla birlikte hastalarda dokunmakla ağrı, hassasiyet ve kolay morarma sık görülür. En çarpıcı noktalardan biri ise, diyet ve kilo verme çabalarına rağmen özellikle alt ekstremitedeki hacmin değişmemesidir" dedi. En büyük sorunlardan biri geç tanı Lipödemin en büyük sorunlarından birinin geç tanı olduğunu belirten Büyükkömürcü, sürecin neden geciktiğini şöyle anlattı: "Lipödem çoğu zaman ’bölgesel kilo’, ’genetik kalın bacak yapısı’ ya da ’selülit’ olarak değerlendirilir. Bu nedenle hem hastalar hem de sağlık sistemi içinde fark edilmesi gecikir. Toplumda bilinirliğinin düşük olması ve obezite ile sık karıştırılması, tanının çoğu zaman ileri evrelere kadar konulamamasına yol açar." Hastalığın özellikle kadınları etkilediğini belirten Büyükkömürcü, "Lipödem neredeyse tamamen kadınlarda görülür. Genellikle ergenlik, gebelik ve menopoz gibi hormonal değişim dönemlerinde ortaya çıkar ya da belirgin hale gelir. Ayrıca ailesel yatkınlık oldukça belirgindir, aynı ailede benzer bacak yapısına sahip kadınların olması sık karşılaştığımız bir durumdur" diye konuştu. İlk belirtiler çoğu zaman gözden kaçıyor Hastalığın erken döneminde ortaya çıkan bulguların çoğu zaman önemsenmediğini vurgulayan Büyükkömürcü, şu ifadeleri kullandı: "Erken dönemde bacaklarda orantısız kalınlaşma, gün içinde artan dolgunluk ve ağırlık hissi, dokunmakla hassasiyet, kolay morarma ve ciltte portakal kabuğu görünümü gibi bulgular ortaya çıkar. Ancak bu dönemde ödem çok belirgin olmayabilir. Bu da hem hastalar hem de hekimler açısından tanıyı zorlaştırır. ’Diyet yapıyorum ama bacaklarım incelmiyor’ ifadesi lipödem hastalarının en sık dile getirdiği şikâyetlerden biridir. Kişi kilo verir, üst vücut incelir, ancak bacaklardaki hacim belirgin şekilde değişmez. Bu durum lipödem açısından önemli bir uyarı işareti olarak değerlendirilmelidir." Lipödem ile lenfödem en çok karıştırılan iki hastalık İki hastalığın sık karıştırıldığını belirten Büyükkömürcü, "Lipödemde yağ dokusu artışı ön plandadır ve ayaklar genellikle etkilenmez. Ağrı ve hassasiyet belirgindir. Lenfödemde ise lenf sıvısının birikimi söz konusudur, ayaklar da şişer ve daha sert, basmakla çukurlaşan bir ödem görülür. İleri evre lipödemde lenfödem de tabloya eklenebilir" ifadelerini kullandı. Büyükkömürcü, lipödemin ilerleyici bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Tedavi edilmediğinde yağ dokusu artışı devam edebilir, hareket kısıtlılığı gelişebilir, ağrı ve hassasiyet artabilir. Cilt altı dokuda nodüler yapılar oluşarak zamanla fibrotik sertleşmeler gelişebilir. Cilt yüzeyinde düzensizlik ve portakal kabuğu görünümü belirginleşebilir. İleri evrede lenfödem tabloya eklenebilir. Bu durum yalnızca estetik bir sorun olmaktan çıkar, hastanın günlük yaşamını ve hareket kapasitesini ciddi şekilde etkileyen kronik bir tabloya dönüşebilir" dedi. Hormonlar, seyrini doğrudan etkiliyor Lipödemde hormonal etkinin belirleyici olduğunu Büyükkömürcü, şu bilgileri verdi: "Östrojen, yağ dokusunun vücuttaki dağılımını doğrudan etkiler. Bu hormonun etkisiyle alt ekstremitedeki yağ hücreleri daha kolay büyür, sıvı tutma eğilimi artar ve damar geçirgenliği yükselir. Bu da dokuda hassasiyet ve ödem gelişmesine yol açar. Öte yandan lipödem tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık değildir. Ancak doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilir. Manuel lenf drenajı ile lenfatik dolaşımı uyarılararak sıvı birikimi azaltılabilir. Kompresyon tedavileri ve bandajlama ile dokuya dışarıdan destek sağlanabilir. Kişiye özel egzersiz programları ile kas pompası aktive edilerek, dolaşım artırılır. Özellikle sertleşmiş ve nodüler dokularda ESWT yani şok dalga tedavisi önemli bir destekleyici seçenek olarak öne çıkmaktadır. Liposuction uygun hastalarda etkili bir seçenek olabilir. Ancak cerrahi, ileri evre hastalarda ve konservatif tedavilere yanıt alınamayan durumlarda, doğru hasta seçimi yapılarak gündeme gelmelidir." Egzersiz, dolaşımı düzenlemek için yapılmalı Egzersizin rolüne dikkat çeken Büyükkömürcü, "Yüzme ve su içi egzersizler, hidrostatik basınç etkisi sayesinde doğal bir kompresyon sağlar ve ödem kontrolünde oldukça etkilidir. Bunun yanında tempolu yürüyüş, bisiklet ve düşük etkili kuvvet egzersizleri de önerilmektedir. Düzenli egzersiz ile kas pompası aktive olur, dolaşım artar, sıvı birikimi azalır ve ağrı kontrol altına alınabilir. Lipödemde egzersizi ‘yağ yakmak’ değil ‘dolaşımı düzenleyen bir tedavi aracı’ olarak görmek gerekir" diye konuştu. Beslenmenin rolüne değinen Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, şu değerlendirmede bulundu: "Beslenme doğrudan tedavi edici değildir ancak hastalığın seyrini etkileyen önemli bir faktördür. Akdeniz tipi beslenme ve düşük karbonhidrat temelli yaklaşımlar inflamasyonu azaltıcı etkileri nedeniyle öne çıkar. Bu sayede hassasiyet, ödem ve ağrı gibi şikâyetlerde azalma sağlanabilir."