YEREL HABERLER - 21 Mart 2012 Çarşamba 10:35

BAŞKAN KARAKAN, KKTC BAŞBAKANI İRSEN KÜÇÜK İLE GÖRÜŞTÜ

A
A
A
BAŞKAN KARAKAN, KKTC BAŞBAKANI İRSEN KÜÇÜK İLE GÖRÜŞTÜ

KKTC`de hokey sporunun geliştirilmesi yönünde federasyon kurulması çalışmalarıyla ilgili KKTC Başbakanı ve Milli Eğitim Bakanıyla temaslarda bulunmak üzere yavru vatana giden Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan, Kıbrıs`a uygulanan spor ambargosunun kaldırılması için Avrupa federasyonları nezdinde lobi çalışması yürüttüklerini belirtti.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere KKTC`ne giden Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan KKTC Başbakanı İrsen Küçük ve Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst`e ayrı ayrı görüşerek yapılacak olan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Görüşmelerde, "KKTC`ye uygulanan spor ambargolarını yorumlamak mümkün değil" diyen Başbakan İrsen Küçük, spor ile siyasetin aynı kefeye konmasının yanlış olduğunu kaydetti ve uygulanan spor ambargolarının KKTC`li gençlerin gelişmelerini engellediğini vurguladı. Başbakan İrsen Küçük, Kıbrıs`ta hokey konusunda neler yapılabileceğini görmek ve bu sporu KKTC`ye tanıtmak amacıyla adada bulunan Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan ile Kıbrıslı Türk Başkan Yardımcısı Sertaç Özinal`ı kabul etti.
Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan, Türkiye ve Türkler için Kıbrıs`ı kutsal topraklar olarak gördüklerini ifade ederek, ``Her Türk`ün Kıbrıs`a karşı sorumluluk duyması ve Kıbrıs Türk halkına her konuda destek olması gerekir. Spor adamı kimliğimle hokey konusunda neler yapılabileceğini görmek ve KKTC`ye hokeyi tanıtmak amacıyla adaya geldik. Tüm dünyada ve olimpiyatlarda önemli bir spor dalı olan hokeyi KKTC`de de yaymak ve geliştirmek istiyoruz. Bu konuda KKTC`ye her türlü desteği vereceğiz. Bu ziyaretimiz sözde kalmayacak sözlerimizin arkasında olacağız. Türkiye Hokey Federasyonunda yardımcım Sertaç Özinal bir Kıbrıslı Türk olup kendisi Avrupa Hokey Federasyonu finans komitesine seçildi. Bu durum hem Kıbrıslı Türkler hem de Türkiye için büyük bir şanstır`` dedi.
KKTC`ye uygulanan spor ambargosunun kaldırılması yönünde Avrupa Federasyonları nezdinde lobi faaliyetleri yaptıklarını kaydeden Karakan, ``KKTC`ye uygulanan siyasi ve ekonomik ambargolar bir tarafa spor alanında uygulanan ambargoları içimize sindiremiyoruz ve bu durumu anlamakta güçlük çekiyoruz. Sporun, ırkı, milliyeti, dili, dini olamaz. Aksine spor bütün dünya milletlerini ve gençlerini birleştiren bir araçtır. Ancak KKTC söz konusu olunca bunun görmezden gelinmesi hepimizi üzmektedir. Bu konuyu gerek Avrupa Federasyonları nezdinde gerekse olimpiyat komiteleri düzeyinde dile getiriyoruz. Büyük bir lobi faaliyeti yürütmekteyiz`` diye konuştu.
Yapılan görüşmelerin ardından Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan KKTC Başbakan`ı İrsen Küçük`e hokey konusunda KKTC`de yapılabilecek çalışmayla ilgili bilgiler vererek bazı belgeler sundu. KKTC Başbakanı İrsen Küçük de, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve bu tür temasları desteklediklerini, daha sık olmasını arzu ettiklerini ifade ederek, ``Hükümet olarak Anavatan Türkiye- KKTC ilişkilerini sıcak tutan bir yapı içerisindeyiz. Her geçen gün bu ilişki daha yüksek düzeye ulaşmaktadır. Bu ilişkiler KKTC halkına her zaman olumlu yansımaktadır. Hokeyin yeni yayılmaya başlayan güzel bir spor dalıdır. Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan ve Kıbrıslı bir Türk olan Sertaç Özinal`ın yardımlarıyla KKTC`de de bu sporun yayılacağına inanıyorum. KKTC`ye uygulanan spor ambargolarını yorumlamanın ve anlamanın imkanı yoktur. Yetenekli gençlerimiz Türkiye takımlarında ya da ferdi şekilde katılarak yarışmaktadırlar ancak, bu gençlerimizin dış temasları olmadığı müddetçe kendilerini geliştirmeleri mümkün değildir. Siyaseti spordan ayırmak gerekir. FIFA (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) gibi kurumlar dünya gençlerini bir araya getirme ve kaynaştırma uğraşı içindeyken, KKTC`ye spor ambargosu uygulanması adil değildir`` dedi.
Başbakan Küçük Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan`dan desteklerini sürdürmelerini de isteyerek gününe anısına Karakan`a bir plaket verdi. Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan da KKTC Başbakanı Küçük`e üzerinde ismi yazan bir milli takım forması armağan etti.
KKTC Başbakanı İrsen Küçük`le yapılan görüşmenin ardından Türk heyeti, KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst`ü de makamında ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi verdi. Görüşmelere Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan ve Başkan Yardımcısı Sertaç Özinal KKTC Milli Eğitim Bakanlığı Spor Dairesi Müdürü Hüseyin Cahitoğlu ve Spor Dairesi Koordinatörü Süleyman Göktaş da katıldı. KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst`le yapılan görüşmelerde Başkan Karakan hokey hakkında bilgi verirken, ``Dünyada futboldan sonra en fazla takip edilen sporlardan birisi hokeydir. Bu sporun KKTC`ye getirilmesi için elimizden gelen bütün katkıları sağlayacağız. KKTC`ye uygulanan ambargonun arık spor konusunu içermemesi konusunda lobi çalışmaları yürütmekteyiz" dedi.
KKTC Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Kemal Dürüst de Türkiye`den bir federasyonun KKTC`de olmayan bir spor branşını hayata geçirme isteği ve her türlü desteği vermeye hazır olmasının kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Hokeyin henüz KKTC ile buluşmuş bir spor olmadığını belirten Dürüst, bu sporun adaya getirilerek okul seviyesinden erken yaşta eğitimle başlatılmasının önemli olduğunu vurguladı. Bakan Dürüst, Türkiye Cumhuriyeti Hokey Federasyonu`nun girişimci ve destek veren yaklaşımıyla birlikte Bakanlığın katkısı ve gerekli yasal yapının hazırlanmasıyla en erken zamanda hokeyin KKTC halkıyla buluşturulacağını söyledi.
Bakan Dürüst, Türkiye Cumhuriyeti`nin her alanda olduğu gibi burada da desteğini verdiğini görmenin kendisini mutlu ettiğini kaydederek, Federasyon yetkililerinin görüş ve önerilerinin kendileri için değerli olduğunu sözlerine ekledi.
Yapılan görüşmelerin ardından Türkiye Hokey Federasyonu Başkanı Sadık Karakan Bakan Dürüst`e üzerinde ismi yazılan bir milli takım forması armağan etti. Federasyon kurma çalışmalarına KKTC`de hız verileceği ve en kısa zamanda işlemlerin tamamlanacağı da öğrenildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Üniversite öğrencilerine Manisa’nın tarihi mirası anlatıldı Manisa Kent Konseyi öncülüğünde; Manisa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen "Adım Adım Manisa" projesi başladı. Proje kapsamında üniversite öğrencileri, kentin tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde tanıma fırsatı buldu. Manisa’nın tarihi, kültürel ve sosyal değerlerini tanıtmak amacıyla hazırlanan "Adım Adım Manisa" projesi ile kentin tanıtımına katkı sunulması hedefleniyor. Proje kapsamında öğrenciler, Manisa Kurtuluş Müzesi, Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Atatürk Sergi Salonu, Manisa Müzesi, Yenihan ve Kurşunluhan, Şehzadeler Park ve Dioramik Mesir Müzesi gibi tarihi ve kültürel noktaları gezdi. Gezi boyunca öğrencilere, kentin geçmişi, kültürel dokusu ve tarihi yapıları hakkında bilgiler aktarıldı. Programa; Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek, Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Manisa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Zuhal Güneş, Manisa Kent Konseyi Genel Sekreteri Gökmen Aytaç, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğretim elemanları Dr. Fatih Çiçek, Araş. Gör. Nail Aslan, Araş. Gör. Baykal Başdemir ve Dr. Şenol Çekmece de katıldı. "Gençler kentin geleceğine sahip çıkacak" Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, projenin Manisa’nın tanıtımı açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, "En önemli misyonlarımızdan biri, kurumları bir araya getirerek ortak akıl oluşturmaktır. Birçok öğrencimiz, şehri yeterince tanımadan mezun olabiliyor. Biz bu durumu kendimize dert edindik. Büyükşehir Belediyemizin ve paydaş kurumlarımızın desteğiyle başlattığımız bu projeyle, gençlerimizin Manisa’yı yalnızca eğitim gördükleri bir yer değil; kimliği olan bir değer olarak görmelerini istiyoruz. Şehrini tanıyan genç, ona daha güçlü bir aidiyetle bağlanır. Bu çalışmayı ilerleyen süreçte ilçelerimize de taşımayı hedefliyoruz" dedi. "Kültürel mirasımızı geleceğe taşıyoruz" Manisa Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Dairesi Başkanı Mehmet Ziya Çiçek ise Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak kentin tanıtımına katkı sunan projelere destek vermeyi sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu mirasın genç kuşaklara aktarılması, kentlilik bilincinin güçlenmesi adına kritik bir öneme sahip. Gençlerimizin tarihimizi yerinde öğrenmesi çok kıymetli. Şehrimizin değerlerini her platformda gençlerimize aktarmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
İstanbul Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı sanık Karanis: "Murat Gülibrahimoğlu benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi ticaret için borç verebileceğini söyledi" ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket eden ve örgüt lideri ile örgüt yöneticisi arasında köprü vazifesi gören tutuklu sanık Hakan Karanis, "Murat Gülibrahimoğlu benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi. Kendisi bana hesabında kullanmadığı bir para olduğunu ve ticaret için borç verebileceğini söyledi. Hesabıma 5 milyon TL gönderdi. Ancak siparişler iptal oldu. İptal olunca ben bu parayı kendisine teslim ettim" dedi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 32. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İddianamede firari örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği ve örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun çocukluk arkadaşı olduğu belirtilen tutuklu sanık Hakan Karanis’in, firari örgüt yöneticisi Gülibrahimoğlu’nun örgüte dahil olması ve süreç içerisinde yönetici olmasında etkin rol aldığı kaydedilmişti. Sanık Karanis’in örgüt lideri ile örgüt yöneticisi arasında bir köprü vazifesi gördüğü açıklanmıştı. "Ekrem Bey’in çocukluk arkadaşıyım" Hakan Karanis iddianamedeki suçlamalara karşı, "Ben Ekrem Bey’in çocukluk arkadaşıyım. Ekrem İmamoğlu ile birçok çocukluk anısı biriktirdik. Biz Trabzon’un dar sokaklarında sevgiyle büyüdük. Ekrem İmamoğlu üniversite eğitimi için Kıbrıs’a ben ise Ankara’ya gittim. İkimiz de ciddi bir trafik kazası yaşadık. İkimiz de aynı köyden evlendik. Hayatımızda nezarethaneye ilk kez onunla girdik. Askerliğimizi aynı şehirde yaptık. Aynı apartmanda oturduk. Onun şirketinde 2 yıl çalıştım. Ancak inşaat işini sevmedim baba mesleğim olan tekstile ilgi duydum bu nedenle ayrıldım ve kendi işimi kurdum. Ekrem Bey sizin için şüpheli olabilir, buradaki insanlar için İBB Başkanı olabilir ya da bir müddet sonra cumhurbaşkanı olabilir ama o benim için her zaman arkadaşım Ekrem’dir. Ekrem Bey farklı siyaset tarzı olan bir kişidir" dedi. "Murat Gülibrahimoğlu ile tek bir yurt dışı seyahatimiz vardır" "Murat Gülibrahimoğlu ile tanışıklığım tamamen sosyal çevre içerisinde gelişmiştir. Murat Gülibrahimoğlu Trabzon’da kayınbiraderimin çocukluk arkadaşıdır" diyen Karanis, "Murat’ın babası öğrenciliğini ve yaşamını Trabzon’da devam ettirmiş birisidir. Ailesi ile de görüşmüşlüğüm olmuştur. Murat Gülibrahimoğlu ile tanışmam pandemi döneminde olmuştur. Dosya kapsamında olan ve 2020 yılında gerçekleşen tek bir yurt dışı seyahatimiz vardır Murat Gülibrahimoğlu ile. Tamamen turistik amaçlı bir geziydi bu. Murat Gülibrahimoğlu ile tanıştığım dönemde kendisini inşaat ve madencilik işi yapan biri olarak bilirim. Murat Gülibrahimoğlu zaman zaman yurt dışı seyahatlerimde bana siparişler verirdi. İddianamede hakkımda öne sürülen isnatların tamamı Murat Gülibrahimoğlu ile olan tanışıklığım ve varsayımsal değerlendirmelere dayanmaktadır. Murat Gülibrahimoğlu ile benim aramda zaman zaman borç para gönderimi yapılmıştır. Kendisi benim araç satım işi yaptığımı bilmekteydi. Kendisi bana hesabında kullanmadığı bir para olduğunu ve ticaret için borç verebileceğini söyledi. Hesabıma 5 milyon TL gönderdi. Ancak siparişler iptal oldu. İptal olunca ben bu parayı kendisine teslim ettim. İddia makamı birçok para transferi yapıldığı iddiasında bulunuyor. Murat Gülibrahimoğlu ile tanışıklığım olan tüm süreçte bana 5 adet gelen benden de kendisine giden 4 adet hesap hareketim var. Kendisine hiçbir borcum yoktur, alacağım da yoktur. Bunların hepsi Murat Gülibrahimoğlu’nun bana olan borçlardır. Yurt dışından onun adına yaptığım alışveriş içindir. Ne borcum ne alacağım vardır" ifadesini kullandı. Karanis, "Murat Gülibrahimoğlu’nun örgüte dahil olmasını sağladığım iddiası tamamen farazi bir iddiadır. Murat Gülibrahimoğlu ile kimse arasında köprü vazifesi görmedim, çevremden kimse ile tanıştırmadım. Ancak o beni kendi çevresinden birçok insanla tanıştırdı. Tanışıklıktan suç isnadı oluşturmaya çalışan iddia makamı keşke bana sorsaydı" dedi. İddianamede haklarında tanık beyanı bulunan tutuklu sanıklar Hasan Tahsin Sönmez ile Turgay Tokdemir’in savunmasına geçildi. Tutuklu Sönmez ve Tokdemir hakkında beyanda bulunan tanık Şükrü Kaynar’ın "Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerinin sahte fatura için kullandığı Sönmez Su isimli bir firma vardı. Bu firma Hasan Sönmez’e aittir. Turgay Tokdemir firmanın resmiyetteki sahibidir" ifadeleri iddianamede yer bulmuştu. Tutuklu sanık Hasan Tahsin Sönmez, "Cebeci Köyü’nde 100 yılı aşkın süredir yaşayan bir ailenin üyesiyim. Burada bulunma sebebim Şükrü Kaynar isimli kişinin hakkımda verdiği beyandır. Bu şahsı tanımam. Ortada psikolojisi bozuk bir adam var. Kendime ait olmayan bir şirketten, işlemediğim bir suçtan 10 aydır tutukluyum. Bizim Cebeci Köyü’nde arazilerimiz var. Ben Murat Gülibrahimoğlu’nun bugüne kadar koruma ile gezdiğini görmedim. Ben kendimi bildim bileli kaçak hafriyat buraya dökülürdü" diye konuştu. Tutuklu sanık Turgay Tokdemir ise, "Ben iş adamıyım. Sönmez Su İnşaat firmasının sahibiyim. Hakkımda sahte fatura düzenleme suçlaması bulunmaktadır. Tanımadığım bir kişinin benimle ilgili bir iddiası bulunmaktadır. İsmi Şükrü Kaynar. 3 senedir şirketimi inceleyen vergi memurlarının bir tespiti yoktur. Bu kişinin iddiasının kaynağı nedir bilmiyorum. Suçsuz yere bir senedir tutuklu yatmaktayım. Tahliyemi istiyorum. Savcılıkta savunmam alınmadı. İlk kez burada savunma yapıyorum" ifadelerini kullandı. 2 sanığın ortak avukatının savunmasının ardından duruşma yarına ertelendi.
İstanbul Penta Teknoloji, ilk çeyrekte sürdürülebilir büyümesine devam etti Bilişim teknolojileri dünyasının öncü şirketlerinden Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk üç ayında istikrarlı bir finansal performans sergiledi. Şirketin konsolide cirosu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 26 artış göstererek 8,7 milyar TL’ye yükseldi. Global ve yenilikçi teknoloji ürünlerini hızlı ve güvenli şekilde bilişim ekosistemiyle buluşturan Türkiye’nin önde gelen katma değerli teknoloji dağıtıcısı Penta Teknoloji, 2026 yılının ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın ilk çeyreğinde Penta Teknoloji’nin konsolide cirosu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 8,7 milyar TL’ye yükselirken, brüt karı da yüzde 32 artışla 668,5 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket 93,2 milyon TL vergi öncesi kâr elde ederken, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) yüzde 22 artışla 323,9 milyon TL seviyesine ulaştı. FAVÖK marjı ise yüzde 3,7 olarak kaydedildi. "Ekosisteme uçtan uca katma değer sağlama odaklı yaklaşımımızla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık" Dijital dönüşüm yatırımlarının ilk çeyrek sonuçlarına olumlu yansıdığını belirten Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Penta Teknoloji olarak; 35 yılı aşan deneyimimiz, güven ve yenilik üzerine inşa ettiğimiz güçlü ekosistemimizin katkısıyla dünyanın önde gelen teknoloji markalarının yenilikçi ürün ve çözümlerini ülkemizle buluşturuyoruz. Operasyonel yetkinliklerimizi sürekli geliştirerek sektördeki gücümüzü pekiştirirken; işletmelerin ve tüketicilerin dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlıyor, sektörün büyümesini destekliyoruz. Satıştan tedarik zincirine, müşteri deneyiminden finansal süreçlere kadar tüm iş yapış biçimlerimizi akıllı teknolojilerle dönüştürerek verimliliğimizi artırıyoruz. Odaklı stratejimiz ve yatırımlarımızın katkısıyla 2026 yılına istikrarlı bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki dönemde de finansal gücümüzü ve pazar etkimizi büyütürken, insanı merkeze alan kültürümüz ve stratejik ortaklıklarımızla ekosisteme kalıcı değer katmayı sürdüreceğiz" dedi.