GENEL - 02 Nisan 2012 Pazartesi 15:29

KESK `SENDİKA YASASI`NI PROTESTO İÇİN MECLİS`E YÜRÜDÜ

A
A
A
KESK `SENDİKA YASASI`NI PROTESTO İÇİN MECLİS`E YÜRÜDÜ

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi kamu çalışanları, `Sendika Yasası`nı protesto için TBMM`ye yürüdü.
Milli Müdafaa Caddesi`nde toplanan KESK üyeleri TBMM`ye yürümek isteyince çevik kuvvet barikatı ile durduruldu. Göstericiler, "Sahte sendika yasasına hayır", "Zafer direnen emekçinin olacak" şeklinde sloganlar attı. KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul ile Güvenlik Şube Müdürü Osman Can arasında yapılan görüşmeler sonunda grubun kaldırımdan TBMM`ye yürümesine izin verildi. TBMM Dikmen girişine gelen grup adına açıklama yapan KESK Genel Sekreteri Tombul, milyonlarca kamu emekçisini, emeklileri ve
ailelerini ilgilendiren 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu`nun Genel Kurul`a getirildiğine dikkat çekerek, "Tasarı sürecin baştan sona kandırma ve oyalamadan ibaret olduğunu belgelemektedir. Üçlü Danışma Kurullarında ve Meclis komisyonlarında yapılan tartışmalarda defalarca evrensel standartlara uygun bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini ifade etmemize rağmen hükümet, kendi siyasi ihtiyaçlarına uygun biçimde yandaş konfederasyonunu koruyup geliştirmeyi hedefleyen bir tasarıyı hiçbir olumlu
öneriyi dikkate almadan Genel Kurul`a getirdi" dedi.
Tombul, tasarı ile toplu görüşmeden bile daha geri bir düzenleme getirilmek istendiğini iddia ederek, "İşkollarına özgü sorunlar üzerinden örgütlenerek üyelerinin hak ve çıkarlarını korumak gibi öncelikli bir görevi olan sendikaların toplu sözleşme hakkı göstermelik düzeyde tutulmaktadır. Yine binlerce belediyede on binlerce kamu çalışanının yararlandığı toplu sözleşmeler konulan birçok yasaklayıcı hükümle ve `Sosyal Denge Sözleşmesi` adıyla yapılamaz hale getirilmeye çalışılmaktadır" diye konuştu.
Tombul, grev hakkının yasal teminat altına alındığı özgür bir toplu sözleşme düzeni istediklerini vurgulayarak, "Örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engellerin kaldırılması, her sendikanın kendi üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesi, belediyelerde yıllardır yapılan toplu sözleşmelerin güvence altına alınması, çalışma yaşamının demokratikleştirilmesine uygun olmasını istiyoruz" ifadesini kullandı.
Bu tasarının kamu çalışanlarının beklentilerine uygun biçimde çıkması için tasarının geri çekilmesini isteyen Tombul, "Evrensel standartlara uygun yeni yasayı hep birlikte yapalım" dedi.
Grup bir süre oturma eylemi yaptıktan sonra olaysız dağıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da sevgililerin gülleri dalında kurudu Adana’da geçtiğimiz ay etkili olan zirai don, 14 Şubat Sevgililer Günü öncesi gülleri dalında kurutunca fiyatlar yüzde 50 arttı. Adana’da geçtiğimiz Ocak ayında etkili olan zirai don, seralarında ısıtma sistemi bulunmayan gül üreticilerini olumsuz etkiledi. Don olayının ardından çok sayıda gül serasında ürünler dalında kururken, üretimde yaşanan düşüş, Sevgililer Günü öncesinde talebin artmasıyla birleşince, fiyatlarda yaklaşık yüzde 50 oranında artış yaşandı. "Şu anda 1 tane dahi gül alamayacağız" İHA muhabirine bilgi veren gül üreticisi Ogün Sever Okur, "Seramız don afetinden dolayı çok etkilendi. Don afeti nedeniyle güller dalında kurudu. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan sel sonucu da güllerde hastalık oluştu. Serasında ısıtma olmayan bütün üreticilerin gülleri kurudu. 14 Şubat için hazırlanırken, maalesef emekler boşa gitti. Ortalama 10 bin gül alacaktık dönüme ancak şu anda 1 tane dahi gül alamayacağız"dedi. "Güllerin fiyatları yükselecek" Gül fiyatlarının serada 50 TL olmasını beklediklerini ancak şu anda fiyatların en az yüzde 50 zamlanacağını vurgulayan Okur, "Bu zirai don, gül fiyatlarını ciddi anlamda etkileyebilir. Fiyatların tavan yapmasını bekliyoruz. Fiyatların tanesinin 50 TL olmasını bekliyorduk ama şu anda gül olmadığı için olan güllerin fiyatları daha da yükselecek" diye konuştu. "Fiyatlar şu anda yüzde 50 arttı" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ise, "Adana’da geçtiğimiz Ocak ayında kuvvetli bir zirai don oluştu. Gül serasının içerisinde ısıtma olmayan üreticilerimizin gülleri soğuktan etkilendi. Gül fiyatları 14 Şubat Sevgililer Günü’nde zirveyi görür ve üreticiler bu üründen para kazanırdı. Sevgililer Günü yaklaşırken bazı üreticimiz para kazanamayacak. Fiyatlar şu anda yüzde 50 arttı ve fiyatların 14 Şubat’ta daha da yükselmesi bekleniyor" şeklinde konuştu. İklim değişikliğinin her geçen gün kendisini gösterdiğini anlatan Doğan, sera üreticilerinin artık ısıtma sistemi olmadan üretim yapmasının neredeyse imkansız olduğunu da sözlerine ekledi.
Erzurum Otizmli İkiz Milli Kayakçılara Erzurum’da coşkulu karşılama Erzurum’da otizmli milli kayakçılar Muhsin Murat (22) ve Aliye Zeynep Bingül (22) kardeşler, Avusturya’da düzenlenen Virtus Open Alpin Kitzbühel Kayak Yarışması’nda ikincilik ve üçüncülük derecesi ile yurda döndü. Muhsin Murat Bingül, Alp Disiplini Slalom dalında dünya ikincisi, Alp Disiplini Süper G dalında ise dünya üçüncüsü oldu. Aliye Zeynep Bingül ise Alp Disiplini Süper G dalında dünya ikincisi, Alp Disiplini Slalom dalında dünya üçüncüsü olarak kürsüye çıktı. Başarılarını sürdüren Otizimli Milli Kayakçılar Erzurum Havaalanı’nda Türk Bayrakları ile karşılandı. Millilere Coşkulu Karşılama Virtus Open Alpin Kitzbühel Kayak Yarışması’nda 2’ncilik ve 3’üncülük madalyaları alan Bingül kardeşler, memleketleri Erzurum’da meşale ve bar ekibinin gösterisiyle karşılandı. Babaları Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcısı Ünal Bingül ile birlikte uçaktan inen ikizleri, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur ile protokol ve vatandaşlar karşıladı. Şampiyonlar, Dadaş Bar Ekipleri ile Bar Tuttular Muhsin Murat ve Aliye Zeynep, alkışlar arasında havalimanından çıktı. Meşaleler ve bar ekibi gösterileriyle karşılanan ikiz sporcular, kendilerini karşılamaya gelenlerle şarkı söyleyerek oynadı. Muhsin Murat da halk oyunları ekibine eşlik ederek bar oynadı. Baba Bingül,’İnşallah, Fransa’da Altın Madalya Kazanacağız’ Otizmli İkizlerin Babası Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, "Gittiğimiz bir yarışma çok önemli bir yarışma. 2030 yılında paralimpik olimpiyatlara zihinsel engellilerin de alınması söz konusu. Onun etap yarışlarından bir tanesiydi. FİS denetiminde tamamen çok zor, çok dik ve buz pistlerde yapılan yarışta yavrularımız Türkiye’mizi şanla şerefle temsil ettiler. Hedefimiz inşallah bir ay sonra bunun bir Fransa’da yapılacak yarışmada altın madalyaya sahip olabilmek" diye konuştu. Muhsin Murat ile Aliye Zeynep Bingül kardeşlere her gün -10, -20 derecelere varan soğuklarda 4-5 saat antrenman yaparak başarıya ulaştıklarını ifade eden Bingül, Millilerin antrenörleri Osman Darel ve Erkamer Darel’e teşekkür etti.
Karabük KBÜ, THE 2026’da sosyal bilimlerde Türkiye listesinde yer aldı Karabük Üniversitesi(KBÜ), Times Higher Education’ın (THE) 2026 alan sıralamalarında sosyal bilimlerde ilk kez Türkiye listesine girdi. THE 2026 sonuçlarına göre KBÜ; bilgisayar bilimlerinde 10’uncu, mühendislikte 21’inci, tıp ve sağlık bilimlerinde 27’nci sırada yer aldı. Sosyal bilimlerde ise ilk kez Türkiye sıralamasına girerek 30’uncu oldu. Üniversite, mühendislikteki konumunu korurken tıp ve sağlık bilimlerinde yükselişini sürdürdü. Sosyal bilimlerde ise artan yayın ve proje üretimiyle dikkat çekti. Bu süreçte Sosyalfest önemli bir rol üstlendi. 2024’te Karabük’te başlatılan festival, sosyal bilimlerde proje kültürünü güçlendirdi. Sosyal bilimlerdeki yükselişte Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) de etkili oldu. 2024’te kurulan merkez, bugüne kadar 11 politika raporu hazırladı. 2025 akademik teşvik başvurularında yüzde 24,2 artış kaydedildi. Bu artış, yayın ve proje performansındaki ivmeyi yansıttı. Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, sosyal bilimlerde ilk kez listeye girmenin stratejik yaklaşımın sonucu olduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. THE sıralamaları; eğitim, araştırma, atıf etkisi, uluslararası görünürlük ve sanayi iş birlikleri gibi kriterlere dayanıyor. KBÜ’nün dört alanda listede yer alması, çok yönlü akademik performansını ortaya koydu. Sosyalfest 2026, 10-11 Mayıs tarihlerinde İstanbul Üniversitesi ortaklığında Beyazıt Kampüsü’nde gerçekleştirilecek.
Kocaeli Habersiz değiştiği iddia edilen servisini ararken, 1. sınıf öğrencisi Ela hayattan koptu Kocaeli’nin Gebze ilçesinde okul önünde servis aracının çarpması sonucu hayatını kaybeden 6 yaşındaki Ela’dan geriye mutlu anlarına ait yürek burkan görüntüler kalırken; acılı baba Fatih Tabakoğlu, olay günü kendilerinden habersiz servis değişikliği yapıldığını, kızının kendi servisini aramak için dışarı çıktığı sırada hayattan koparıldığını söyledi. Kaza, 4 Şubat’ta Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi Köroğlu Caddesi’ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı servise binmek için yolun karşı tarafına geçmeye çalışan 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu’na, İ.C. idaresindeki 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde minik kızın hayatını kaybettiği belirledi. Olayın ardından gözaltına alınan sürücü İ.C. tutuklandı. Ela’nın cenazesi, memleketi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyündeki Merkez Ulu Camisinde kılınan namazın ardından aile kabristanlığına defnedildi. Minik Ela’dan geriye, ailesinin cep telefonu kamerasıyla kaydettiği mutlu anlar kaldı. Videolarda doğum gününü kutlayan, etrafına gülücükler saçan, oyunlar oynayan ve hayat dolu olan çocuğun o görüntüleri, izleyenlerin yüreğini dağladı. "Kafalarına göre servis değiştirmişler" Baba Fatih Tabakoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, olay günü servis şoförlerinin kendilerine haber vermeden araç değişikliğine gittiğini iddia etti. Kızının her sabah annesi tarafından servise bindirildiğini anlatan baba Tabakoğlu, "Okul çıkışı servisçiler kafalarına göre servis değişikliği yapıyorlar. Diğer servis okulun içinde bekliyormuş. Benim çocuğum okuldan çıkıyor. Annesinin ’Her ihtimale karşı bekle’ dediği yerde 5-6 dakika bekliyor. Sonra çocuk haliyle dışarı çıkıyor ve servisini aramaya başlıyor. Kimsenin, okul yönetiminin, bizlerin hiçbir şekilde servis değişikliğinden haberi yok. En azından birimizin haberi olmuş olsa çocuk bir şekilde bunu öğrenirdi. Gitmesi gereken servise giderdi. Benim yavrum servisin peşinden koşturuyor. Servisçi görmüyor. Bu bir kaza değil, bu bir cinayet. Benim çocuğum cinayete kurban gitti" dedi. "Emanetime sahip çıkmadılar, çocuğum organize bir cinayete kurban gitti" Serviste tek birinci sınıf öğrencisinin kendi kızı olduğunu vurgulayan Tabakoğlu, şöyle konuştu: "Bu hostes hanım okulun kapısında bekleyip, öğrencimizi alması gerekiyordu. Bizler veliler servislere güvenip çocuğumuzu veriyoruz. Yememizden, içmemizden kesiyoruz, çok zengin insanlar değiliz. Bunlara çocuğumuzu emanet ediyoruz ve emanete hıyanet büyük günahtır. Benim emanetime sahip çıkmadılar. Tepeden tırnağa herkes suçlu. Ben artık buna ’ihmaller zinciri’ de diyemiyorum. Benim çocuğum organize bir cinayete kurban gitti." "Çok kinliyim, acımızı yaşayamadık" Hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirten Tabakoğlu, "Çok kinliyim, acımızı yaşayamadık. Mahkeme kapılarında uğraşıyoruz. Öyle veya böyle adalet yerini bulacak. Ben yavrumun arkasındayım. Hepimiz, tüm aile arkasındayız, hesabını soracağız. Bir baba olarak söz veriyorum, yavrumun kanını yerde bırakmayacağım. Adalet tecelli edecek. Kim sorumluysa herkesi vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum" diye konuştu. Anne Serpil Selin Tabakoğlu da güvenlik zafiyetine işaret ederek, "Önce servis değişikliği yapılıyor, hiç kimsenin haberi yok. 1. sınıfa giden 6 yaşındaki çocuk tek başına okul bahçesinden nasıl çıkabiliyor? Güvenlik yok. Hostes bu çocuğu nasıl bulamıyor?" şeklinde konuştu.