GENEL - 06 Nisan 2012 Cuma 18:17

MARDİN`DE `BEDİUZZAMAN VE KÜRT MESELESİ` SEMPOZYUMU BAŞLADI

A
A
A
MARDİN`DE `BEDİUZZAMAN VE KÜRT MESELESİ` SEMPOZYUMU BAŞLADI

Mardin Artuklu Üniversitesi`nde düzenlenen "Münazarat Ekseninde Kürt Meselesi ve Milliyet Fikri" sempozyumu başladı.
Mardin Artuklu Üniversitesi Vali Mehmet Kılıçlar Konferans Salonu`nda düzenlenen sempozyuma AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, eski Bakanlardan Rıza Akçalı, AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ, Bediüzzaman`ın talebeleri, çevre illerdeki üniversitelerin rektörleri, çok sayıda gazeteci ve akademisyen katıldı. Kur`an-ı Kerim okunmasıyla başlayan sempozyumun açılış konuşmasını yapan Risale Akademi Başkanı Dr. İsmail Benek, üniversitedeki sempozyum ile bilim dünyasının yeni bir döneme
girdiğini belirtti. Son yüz yılda Said Nursi`nin tartışılmaz bir yerinin olduğunu belirten Benek, "Bu başkası yok demek değildir. 5 bin sayfa eser yazmış, 100 yıl önce Münazarat ile çözüm önerileri sunmuş bir alimin fikirleri bugün üniversitede konuşulacak. Konuyu akademik ortamda konuşmak istiyoruz" dedi.
Said Nursi`nin evrensel muhatapları da olduğuna vurgu yapan Benek, "Almanlara, Japonlara, Araplara, Türklere, Kürtlere, Hintli ve Pakistanlılara, Kafkaslara, Mısırlılara, Acemlere, Avrupa`ya, Norveç`e, Finlandiya`ya, İsveç`e seslenmiş ve onları özellikleri ile yorumlamıştır" şeklinde konuştu.
Sempozyum başkanı Akademik Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Gürbüz Aksoy ise, vakıf olarak yitik değerleri ortaya çıkarmayı amaçladıklarını söyledi. "Bediüzzaman`ı Türkiye ile buluşturmak istiyoruz. Mardin Bediüzzaman`ın hayatında önemli bir şehir. Münazarat ile Bediüzzaman`ın 100 yıl önceki yaklaşımlarının bugün karşılığı nedir sorusunun cevabını arayacağız. Bölgede yaşadığımız bir yangın var. Bu ızdırabı çözmemiz gerekiyor. Hiçbir popülitereye gerek yok. Herkesin elini taşın altına koyması
gerekir. Herkes bu ızdırabı hissetmeli ve duymalıdır. Biz Artuklu Üniversitesi olarak bu sempozyumu gerçekleştiriyoruz. Çünkü bu ızdırabın bir sonucudur. Kendiliğinden oluşmuş değildir" dedi.
"KÜRTLER VE TÜRKLER ASIRLARDIR KADER BİRLİĞžİ YAPMIŞTIR"
Daha sonra kürsüye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise, bölgede yaşanan olaylara değinerek şunları söyledi:
"Bediüzzaman diyor ki; `Biz Kürtler başkasına benzemeyiz. Bu çok önemlidir. Biz yakinen biliyoruz ki içtimai hayatımız, yani bizim sosyal hayatımız Kürtlerin sosyal hayatları, Türklerin hayat ve saadetinden neşret eder. Türkler ve Kürtler asırlardır kader birliği yapmıştır, birbirine iç içe olmuştur. Birilerinin varlığı diğeri ile kayıp olan ve birlikte yaşamaya mecbur değil mahkum olanlardır.` Bediüzzaman sürekli bu mesajları vermesine rağmen ve bütün arkçılık ve ırkçılık hareketlerine karşı bir sevr
gibi durmasına rağmen bölücülükle suçladılar. Ve bugün huzurumuzda talebeleri var. Talebeleri çok önemli bir kısmı gayri Kürt olanlardır. Sadece Kürtlerden değil, doğusundan, batısından her yerden talebeleri var. Ve onun misyonunu her tarafta ırkçılığa karşı büyük bir set oluşturdular."
"PKK`NIN BÜTÜN ÇABASINA RAОMEN TÜRKLER VE KÜRTLER KARDEŞÇE YAŞIYOR"
Çelik, "Eğer bugün PKK`nın bütün gayretlerine rağmen bölücülüğün unsurları, bütün çabalarına rağmen bu kadar gözyaşı ve şehit olmasına rağmen eğer bugün Türkiye`de Türk-Kürt kavgası yoksa Türklerin ve Kürtlerin aynı ruh ve mağnaz fikirliliği, aynı Allah`a, aynı kıbleye yöneliyor olması ve aynı peygamberin ümmeti olmasından kaynaklanmaktadır. Bunu bilen Türk ve Kürt ırkçılar bu manevi çimentoyu yok etmeye çalışıyor. Bir taraftan Kürtçüler Kürtlere diyorlar ki, İslam dini ümmet anlayışı ile sizi sömürge
haline getiriyorlar. Kürtlerin esas dini Zerdüşt`tür diyorlar. Bunu bölücü hareketin en önemli adamları söylüyor. Diğer taraftan yine dinden mahrum olan Türkçüler, Türklerin esas dininin Şamanizm olduğunu ve adeta İslam iksirini içen Türklerin de tarih boyunca pasifleştirildiğini söylüyorlar. Eğer ikisi ortadan kalkarsa adeta imamesi kopmuş tespihe benzer paramparça olurlar. Bugün hala bütün tahriklere rağmen biz yine Türk-Kürt kardeşliğini muhafaza ediyorsak, ayrıca aynı camide beraberce saf tutup aynı
üniversitede beraber eğitim görüyorsak ve sosyal hayatta ticarette birlikteliğimizi sürdürüyorsak, bütün gayretlere rağmen kardeşliğimiz, birlikteliğimiz devam ediyorsa, işte bu manevi bağlılığımızın devam etmesinden kaynaklanıyor. Bediizzaman Hazretleri ömrü boyunca buna hizmet etmiştir" şeklinde konuştu.
Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay ise, Bediüzzaman Said el-Nursi el-Kurdi`nin genişleyen halkalar biçiminde Anadolu, Osmanlı, İslam coğrafyalarına ve hatta bütün dünyaya kesif, derin ve müspet tesirler bırakmış çok mühim bir alim olduğunu ifade etti. Omay, "Dünyanın yeniden şekillendiği, Osmanlı ve İslam topraklarında çok yoğun ve çok hızlı değişimlerin yaşandığı bir zamanda ortaya çıkmış; keskin zekası, yılmak bilmeyen azmü kararı, dini ilimlere derin vukufiyeti, analitik
tefekkürdeki üstün kabiliyeti, muazzam bir müceddid olarak temayüz eden karakteri, fikirlerindeki insicamı, imanı, feragati, fedakarlığı, hürriyet ve istiklalden asla vazgeçmeyen mizacı ile kendi zamanını, günümüzü ve istikbalimizi aydınlatmıştır. Onun fazilet ve ahlakı, mazlumun yanında zalimin karşısında dimdik duran kişiliği bütün dünyaya örnek olabilecek tarzdadır. İşte bu külliyatın içinde, engin basiretinin bir tezahürü olan Münazarat adlı eseri, bizim can yakıcı meselelerimizden biri olan Kürt
meselesi ve tefrikaya sebep bir nispete varabilen milliyetçilik fikirleri üzerine düşünmemizi sağlayacak niteliktedir. Münazarat, istibdada karşı çıkan, hürriyeti önemseyen, insanların farklı kimlik haklarını teslim eden, yüz yıl önce zuhur eden ulus-devlet ve ulusçuluk projelerinin hatalarını daha tohum halindeyken teşhis eden, bunlara karşı hal çareleri üreten, farklı dillere sahip olup onları hayatın her alanında kullanmanın tabii bir hak olduğunu ifade eden Üstad`ın önemli bir başka eseridir. Bu üç
günde, Münazarat çerçevesinde mühim bir meselemizi, Kürt meselesini, milliyetçilik fikirlerini ve bunlara taalluk eden diğer cemiyet meselelerini konuşacağız" diye konuştu.
3 gün sürecek sempozyumda, 75 akademisyen Said Nursi`nin `Kürt Reçetesi`ni masaya yatıracak.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Polisin alkollü sürücüyle imtihanı: "Ahmet’cim bana senin ’şuradan git’ demen canımı sıktı" Burdur’da uygulama noktasında durdurulan alkollü sürücü, polis ekiplerine zor anlar yaşattı, kendisine ceza yazan trafik polisinin ifade için polis merkezine gitmesi gerektiğini söylemesi üzerine öfkelendi. Kenndisine hitap şeklini beğenmediği memura, zaman zaman "Ahmet’cim", "Ahmet bey" diye hitap eden sürücü, ödediği vergilerle polis aracının alındığını söyledi. Alkollü sürücü ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürülürken araçta yolcu olarak bulunan şahsın üzerinden tabanca çıkmasından dolayı o da polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olay, gece saatlerinde Burdur - Fethiye kara yolu üzerinde bulunan uygulama noktasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, D.A. 32 ACR 868 plakalı otomobiliyle seyir halindeyken polis ekipleri tarafından durduruldu. Yapılan alkol kontrolünde sürücünün 1.65 promil alkollü olduğu tespit edildi. Sürücüye cezai işlem yazan polis ekiplerine engel olmaya çalışan alkollü sürücü, ilk olarak neden karakola gideceğini yönünde zorluk çıkardı. Alkollü sürücü, polis memuruna Ahmet’cim diye hitap ederek, "Senin şuradan git demen benim çok canımı sıktı. Alkollüyüm, yaz cezamı ama bana kenara gelin de. Ben bu arabaya vergi veriyorum. Ehliyetimi alın bir şey demiyorum ben. Ama bana bu şekilde davranamaz. Bu araba varsa benim vergim ile var" dedi. Polislerden kendisine daha düzgün davranmaları isteyen alkollü sürücüye 11 bin 629 lira idari para cezası uygulanırken ehliyetine 6 ay süreyle el konuldu. Sürücü alkollü, yolcudan tabanca çıktı Polis ekipleri tarafından aynı araçta yolcu konumunda bulunan şahsın tedirgin hareketlerinden sonra üst araması gerçekleştirildi. Yapılan aramada şahsın üzerinden bir adet tabanca ve çok sayıda mermi bulundu. Yapılan kontrolde şahsın bulundurma ruhsatının olduğu, taşıma ruhsatının olmadığı öğrenildi. Her iki şahsı polis ekipleri tarafından sağlık kontrolün ardından polis merkezine götürüldü.
Manisa Alaşehir’de yatırımlar hız kesmeden devam ediyor Alaşehir’de Adliye Sarayı ihalesi 2 Şubat’ta yapılacak, Polis Merkezi Karakolu ise 2026 yatırım programına alındı. Manisa’nın Alaşehir ilçesine yönelik yatırımlar hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz yıl yatırım programına alınan Adliye Sarayı’nın ardından, Alaşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Polis Merkezi Karakolu binası da 2026 yılı yatırım programına dahil edildi. Alaşehir’e yapılacak Adliye Sarayı’nın ihalesi 2 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Kurtuluş Mahallesi Süleyman Demirel Bulvarı üzerinde, eski otogar alanı olarak bilinen yaklaşık 10 bin metrekarelik arazi üzerine inşa edilecek adliye binasının, bodrum katla birlikte 6 katlı olacağı ve 550 günde tamamlanacağı öğrenildi. 2026 yılı yatırım programına alınan Polis Merkezi Karakolu binasının ise Barış Mahallesi çevre yolu üzerinde, Bölge Trafik Müdürlüğü binası yanında bulunan 10 bin metrekarelik alanda, 600 metrekare arsa üzerine inşa edileceği belirtildi. AK Parti Alaşehir İlçe Başkanı Fedayi Kozan, hükümetin Alaşehir’e yaptığı yatırımların kendilerini memnun ettiğini belirterek, "2 Şubat 2026’da ihalesi yapılacak modern Adliye Sarayımız 550 günde tamamlanacak. Yeni Polis Merkezi Karakolu binamızın da yatırım programına alınması bizleri ayrıca mutlu etti. Başta bölge milletvekillerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Yatırımlarımız devam edecek" dedi. Alaşehir Kaymakamı Alper Faruk Güngör ise, ilçenin ihtiyaç duyduğu Adliye Sarayı’nın yapılacak olmasının ve Polis Merkezi Karakolu’nun yatırım programına alınmasının vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandığını ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür etti.
Çorum Bu proje ile mezun olan gençlerin istihdama katılması sağlanacak Çorum’da sanayi ve eğitim iş birliğini güçlendirecek 11 milyon TL bütçeli projenin imzaları atıldı. Proje kapsamında modernize edilecek atölyelerde eğitim gören öğrencilere burs ve mezuniyet sonrası yüzde 100 istihdam garantisi sağlanacak. Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Çorum Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürlüğü ve Çorum Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ortaklığında yürütülen proje, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından uygulanan Sosyal Geliştirmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında destekleniyor. Toplam 11 milyon TL bütçeye sahip olan proje, gençlerin mezun olur olmaz istihdama katılmasını sağlayan üretim odaklı bir model sunuyor. Proje kapsamında Çorum’un mesleki eğitimde öncü kurumları olan Şehit Emin Güner Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile TOBB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin altyapısı güçlendirilecek. Her iki okulda bulunan toplam 5 atölye, dijital üretim, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir sanayi anlayışıyla modernize edilecek. Öğrenciler, güncel teknolojiyle donatılan bu atölyelerde, sanayideki gerçek üretim ortamlarına en yakın şartlarda eğitim görecek. Proje kapsamında 9. sınıfı tamamlayan öğrenciler, mesleki beceri testleri ile ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilecek. Öğrenciler, Makine Teknolojileri, Metal Teknolojileri, Elektrik-Elektronik Teknolojileri, Mobilya ve İç Mekân Tasarımı, Motorlu Araçlar Teknolojisi, alanlarında, sanayinin doğrudan ihtiyaç duyduğu becerilere odaklanan uygulamalı ve üretim temelli eğitimler alacak. Bu sayede öğrenciler; yalnızca diploma sahibi değil, üretim süreçlerine hâkim, nitelikli ve sahaya hazır bireyler olarak mezun olacak. Eğitim sürecinde başarı gösteren öğrencilere Çorumlu sanayiciler tarafından burs desteği sağlanacak. En önemli detay ise mezuniyet sonrası yüzde 100 istihdam garantisi sunulması olacak. Bu proje ile Çorum’un nitelikli iş gücü potansiyeli artacak, sanayinin uzun süredir ihtiyaç duyduğu aranan eleman ihtiyacı karşılanacak, mesleki eğitimin toplum nezdindeki algısı güçlenecek, sanayi, eğitim ve kamu kurumlarını ortak bir vizyonda buluşturan proje mesleki eğitimde sürdürülebilir, yaygınlaştırılabilir ve örnek bir model olarak Çorum’un üretim gücüne uzun vadeli katkı sunacak. Tören, Vali Ali Çalgan, İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar ve OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle’nin protokolü imzalamasıyla sona erdi. "SİMEP, Çorum’u mesleki eğitimde bölgesel bir merkez haline getirecek" Projenin imza töreninde konuşan Çorum Valisi Ali Çalgan, "SİMEP, Çorum’u mesleki eğitimde bölgesel bir merkez haline getirecek. Hedefimiz;okul-sanayi iş birliğini sürdürülebilir bir modele dönüştürerek gençlerimizin istihdam kaygısını ortadan kaldırmak ve sanayimizin rekabet gücünü artırmaktır" dedi. "Çorum’un üretim gücünü insan kaynağıyla daha da ileriye taşıyacağız" Projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin somut bir karşılığı olduğunu belirten İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar ise, "Bu proje sayesinde öğrencilerimiz sadece bir meslek öğrenen değil, üretim süreçlerini yöneten, nitelikli ve sahaya hazır bireyler olarak yetişecektir. Çorum’un üretim gücünü insan kaynağıyla daha da ileriye taşıyacağız" şeklinde konuştu.
Mersin Sel sonrası deniz kahverengi oldu, sahiller odun doldu Mersin’de yaşanan sel afetinin ardından coşan derelerin aktığı Akdeniz’de kahverengiye büründü, sahiller ise odun doldu. Selin ardından bugün sahillere gelen bazı vatandaşlar kışlık yakacak için odun toplamaya başladı. Mersin merkez ve ilçelerinde dünden itibaren etkili olan sağanak yağış, yaşamı olumsuz etkiledi. Merkez Mezitli ilçesinde bulunan Mezitli Deresi ile Deniz Mahallesi’ndeki Tece Deresi’nin taşmasıyla birlikte çevrede su taşkınları meydana geldi. Bazı köprülerinin zarar gördüğü bölgelerde su taşkını nedeniyle dere çevresinde bulunan çok sayıda ev ve iş yerini su bastı. Erdemi ilçesinde de Kargıcak Deresi taştı, çok sayıda tarım arazisi ile bir okulun bahçesi sular altında kaldı. Aşırı yağış nedeniyle Dağlı Mahallesi’nde bulunan köprünün sel sularına dayanamayarak yıkıldığı öğrenildi. Selin yaralarının sarılması için Mersin Valiliği koordinesinde AFAD, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Erdemli Belediyesi ekipleri çalışma yaparak selin yaralarını sarmaya çalıştı. Sel nedeniyle 51 ev ve işyeri ile 8 araç su taşkınlarından etkilenirken 2 küçükbaş hayvan telef oldu, mahsur kalan 12 kişi ise kurtarıldı. Akdeniz kahverengi oldu Selin yanı sıra yağışlarla birlikte Mersin genelindeki bir çok derede denizle buluştu. Yaylalardaki sel suları ile dolarak coşan dereler Mersin2de 321 kilometre kıyısı bulunan Akdeniz’e dökülmesiyle ortaya mavi ile kahverenginin buluştuğu anlar çıktı. Özellikle Erdemli ilçesinden geçen Alata, Tömük ve Arpaçbahşiş mahallelerinden geçen derelerde sürüklenen odunlarda Akdeniz’e döküldü. Denizde dalgalarla birlikte bir çok sahildeki kumsal alan ise odun ve çalılılarla kaplandı. Sabahın erken saatlerinden bazı vatandaşlar ise sahile gelerek yakacak yapmak için odun topladı. Yağışların etkili olduğunu belirten vatandaşlar, sel ile gelen odunları soba da yakmak için topladıklarını söyledi. Öte yandan, Mersin genelinde yağışlar sürerken yağışların yer yer kuvvetli olacağı bildirildi.