YEREL HABERLER - 06 Nisan 2012 Cuma 11:00

ÜNİVERSİTELİLERİN BU SEFERKİ KONUОU GAZETECİLER OLDU

A
A
A
ÜNİVERSİTELİLERİN BU SEFERKİ KONUОU GAZETECİLER OLDU

Bayburt Gazeteciler Cemiyeti, Bayburt Üniversitesi`nde ``Sosyal Dayanışma ve Dönüşüm Faaliyetleri`` kapsamında gerçekleştirilen Öğrenci Forumu`nun konuğu oldu.
Foruma konuşmacı olarak katılan Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yaşar Yıldız, Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı Sadık Yavuz ve Anadolu Ajansı (AA) Muhabiri Fatih Mehmed Özcan, gazetecilik özgeçmişlerini anlatarak başladıkları konuşmalarında gazetecilik mesleği ve etiği, gazetecilik mesleğinin geçmişi, Anadolu basınının durumu, ajans haberciliği, Türkiye`deki haber ajansları konularına değindi.
Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yaşar Yıldız, konuşmasında gazetecilik etiğine değinerek; teknik olarak haber yazımında tarafsızlık ilkesinin önemli olduğunu, fakat gazetecinin de bir insan olarak, yetiştiği kültür ve hayata bakış açısı gereği tam anlamıyla tarafsız olmasının mümkün olamayacağını savundu. Başkan Yıldız, haber metinlerinde yapılan ifade yanlışlarına da değinerek, medya kuruluşları için yapılan ``yerel`` ve ``ulusal`` ayırımını eleştirdi. Yıldız, yerel basının bu ayrımla ``ulusal basın kuruluşu`` tanımının dışında tutulduğunu öne sürerek, ``ulusal`` yerine ``yaygın`` ifadesinin kullanılmasını önerdi ve bu tür yanlışların zaman içinde düzeleceğine inandıklarını ifade etti. Basın kuruluşlarında eğitimli, kalifiye çalışana ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Yıldız, ``Bugün herkes gazete çıkarıyor, bugün herkes gazeteci!.. Bugün, bir haber metni yazıp bir kare fotoğraf çeken herkes kendisi için ``˜Gazeteci oldum` diyor, ama ``˜gazeteci` olur mu, o tartışılır`` dedi.
Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı Sadık Yavuz, ``˜Anadolu Basını`nın geçmişteki durumunu anlatarak, gazetecilik mesleğinin birçok zorluklardan geçtiğini, günümüzde ise artık bu zorlukların hepsinin aşıldığını söyledi.
``Ajans haberciliği``, ``haber ajanslarının işlevi`` ve ``Türkiye`deki haber ajansları`` hakkında bilgi veren Anadolu Ajansı Muhabiri Fatih Mehmed Özcan ise, ``toptancı medya`` olarak tanımlanan haber ajanslarının günümüzde hızlı ve kaliteli haber akışı konusunda çok önemli bir görevi yerine getirdiğine dikkat çekti. UNESCO tarafından yapılan ``Haber ajansı`` tanımını aktaran Özcan, konuşmasında şu bilgilere yer verdi: ``Haber ajansları, kitle iletişim araçlarının temel haber kaynakları olduklarından, kuruluşlarından bu yana bunlara haber bulma, haber üretme ve haber ulaştırma görevini üstlenmişlerdir. Çünkü haber ajansları, sahip oldukları olanaklar ve devamlı geliştirdikleri teknolojileri sayesinde haber alma ve yayma işlevlerini öteki kitle iletişim araçlarına oranla daha çabuk yerine getirmektedirler.``
Özcan, son olarak, Türkiye`nin ilk ve tek resmi haber ajansı olan ve Atatürk tarafından kurulan Anadolu Ajansı hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra, Türkiye`de faaliyet gösteren haber ajanslarını, yayın hayatına atıldıkları tarihleri de belirterek sıraladı.
Soru ve cevaplarla sona eren forumda üniversitelilerin sorusu üzerine konuşmacılar, bütün zorluklarına rağmen meslek tercihlerinin yine gazetecilikten yana olacağını dile getirerek, gazetecilik mesleğinin büyüsüne kapıldıktan sonra vazgeçilememesinde hemfikir olduklarını ifade etti. Gazetecilik mesleğine olan sevgisini bir benzetmeyle dile getiren AA Muhabiri Özcan, ``Nasıl ki; virüs kapan bir bilgisayar programına ne kadar format atarsanız atın yine aynı programı kullandıysanız, gazetecilik mesleğinin mikrobunu bir kez bile kapsanız yine bu mesleği yapmaya devam edersiniz. Ben de (gazeteciliğin) virüsünü kapsam da yine aynı program olmak isterim`` diye konuştu.
Forumun sonunda kısa bir konuşma yapan Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, gazeteciliğin saygın bir meslek ve demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğunu belirterek, ``Ancak bu görevi yaparken hukukun dışına çıkmamak, gazetecilik mesleği ile bağdaşmayan işlerden imtina etmek gerek. Bugün Türkiye`de cezaevinde bulunan gazetecilerin görevleri dolayısıyla mı yoksa başka suçlardan dolayı mı tutuklu olduklarını iyi tespit etmek gerekir. Bunun cevabını da hukuk verecektir. Dolayısıyla herkesin hukuka güvenmesi ve çıkacak kararlara saygı göstermesi gerekir`` dedi.
Forumun ardından konuk basın mensuplarına üniversiteyi tanıtıcı hediye takdim edildi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çok Amaçlı Salonu`nda düzenlenen foruma Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Mollamahmutoğlu, üniversite akademik ve idari personeli ile öğrencilerin yanı sıra Bayburt`ta faaliyet gösteren yerel ve yaygın medya kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı yapıldı Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı yapıldı. Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryoda hastane personeli, güvenlik görevlileri ve polis ekipleri olası bir bebek kaçırma olayına karşı koordineli şekilde müdahale etti. "Doğru hareket etme kabiliyetinin artırılmasını hedefleniyor" Tatbikat kapsamında senaryo gereği bir şahıs, hastaneden bebek kaçırmaya çalıştı. Durumun fark edilmesi üzerine "Pembe Kod" alarmı verildi. Alarmın ardından hastane güvenliği ve polis ekipleri hızla harekete geçerek tüm giriş ve çıkışları kapattı. Kısa sürede yapılan çalışma sonucu şüpheli yakalanırken, bebek güvenli bir şekilde kurtarıldı. Yetkililer, bu tür tatbikatların olası risklere karşı hazırlıklı olmak adına büyük önem taşıdığını belirterek, personelin kriz anlarında hızlı ve doğru hareket etme kabiliyetinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti. "Pembe Kod Nedir?" "Pembe Kod", hastanelerde yeni doğan ya da çocuk hastaların kaçırılması riskine karşı oluşturulan acil durum yönetim sistemidir. Bu kodun verilmesiyle birlikte hastane genelinde alarm durumu ilan edilir; tüm kapılar kontrol altına alınır, giriş-çıkışlar sınırlandırılır ve güvenlik güçleri devreye girer. Amaç, olaya en kısa sürede müdahale ederek çocuğun güvenliğini sağlamaktır. Tatbikatın başarıyla tamamlandığı öğrenilirken, hastane yönetimi benzer uygulamaların belirli aralıklarla sürdürüleceğini bildirdi.
Elazığ Başkan Alan: "Sanayi sitesinde söylem dönemi bitti eylem dönemine geçilmeli" 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitesinin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarla istişarelerde bulunduklarını dile getiren Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik" dedi. Elazığ Ticaret ve sanayi Odası aylık Meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ile Meclis Üyeleri katıldı. Bu şehrin her sorununun, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın da sorunu olduğunu ve buna asla duyarsız ve ilgisiz kalamayacaklarını ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, "Zira biz biliyoruz ki ulaşımda, eğitimde, kültür-sanatta yeterince gelişememiş bir şehrin ekonomisi de gelişemez, kabuğunu kıramaz. Sosyal faaliyetlerin az olduğu şehirler iş dünyası ve yatırımcının ilgisini çekmez. Yatırımcısı değer görmeyen ve kadir kıymeti bilinmeyen bir şehre de yeni yatırımcılar gelmez" diye konuştu. Ağır geçen bir kış mevsimin ardından yine zaman zaman afet derecesine varan ve özellikle tarımsal alanların zarar görmesine sebep olan bir mevsimi yaşadıklarını ifade eden Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, oda olarak tarım alanları zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini anında başlattıklarını dile getirdi. Önceki günlerde Elazığ Sanayi Sitesindeki esnafları ziyaret ettiklerini ifade eden Başkan Alan; "Alın teriyle helal kazanç için her sabah kepenklerini besmeleyle açan Sanayi Sitesi esnaflarımızı ziyaret ettik. Emekle yoğrulan, güler yüz ve muhabbetle dolan her bir işyerimizde esnaflarımızın samimi gayretleri ve özverili çalışmalarının şehrimiz insanına ne kadar önemli katkılar sunduğunu bizzat gördük. Şehrimiz ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla sohbet edip sanayi sitesinin fiziki kapasitesinin yetersizliği ile yaşanan diğer sorunlar ve çözüm yollarını istişare ettik. 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitemizin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarımızla istişarelerde bulunduk. Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik. Konunun kesin çözümü adına önümüzdeki hafta Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında tüm milletvekillerimiz ve esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek nihai çözüm için somut adımlar atmayı hedefliyoruz. Ve artık bu sorun bitsin istiyoruz. Sanayi Sitesi gezimizde esnaflarımızla yaptığımız görüşmeler sonrası, mevcut Sanayi Sitemizin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediği ve bu sorunun artık sorun olmaktan çıkarılıp çözüme odaklanılmasına yönelik çağrımıza kayıtsız kalmayıp problemi TBMM kürsüsünden dile getirerek bizlere destek veren MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Diğer milletvekillerimiz ve Sanayi Sitesi esnaflarımızın katılımlarıyla odamız çatısı altında yapacağımız toplantıyla bu meselenin çözümüne odaklanalım istiyoruz" şeklinde konuştu.