YEREL HABERLER - 09 Aralık 2011 Cuma 15:07

AKADEMİ HASTANESİ`NE YENİ KARDİYOLOG

A
A
A
AKADEMİ HASTANESİ`NE YENİ KARDİYOLOG

Kocaeli’nin önemli hastanelerinden biri olan Akademi Hastanesi Kardiyolog Yakup Balaban’ı kadrosuna alarak gücüne güç kattı.
Akademi Hastanisende artık hastalar acil kalp hastalıklarında tedavi edilebilecek. 24 saat anjiyo yapılabilecek duruma getirilen hastanenin kardiyoloji bölümününde bundan böyle Uzman Dr. Yakup Balaban da görev yapacak.
Uzm. Dr. Yakup Balaban ve ekibi eşliğinde normal anjiyonun yanı sıra Radial Anjiyo adı verilen el bilek damarından anjiyo uygulaması da hastanede yapılacak. Balaban’ın tanıtıldığı toplantıda, Kardiyoloji Uzmanı Dr. Yakup Balaban ve ekibi, anjio ve tetkikler sonunda ameliyat kararı verilen hastaları yine Akademi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünden Doç. Dr. Haluk Akbaş ve ekibine teslim ederek hastalarının her aşamada güvenle yanlarında bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Minik eller mutfakta ilk deneyimini yaşadı Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından düzenlenen "Minik Eller Gastronomi Keşfinde" etkinliği, fakülte mutfağında gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Anadolu Üniversitesi Kreş ve Gündüz Bakımevinden gelen 4 yaş grubu çocuklar, gastronomi alanını yakından tanıma fırsatı bulurken programa Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Merve Özgür Göde, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Önçel Güler, Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sema Ekincek ile Kreş ve Gündüz Bakımevi öğretmenleri katıldı. Program kapsamında Anadolu Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri Betül Akdemir ve Gökdeniz Çam tarafından, 4 yaş grubu çocuklara yönelik interaktif bir sunum gerçekleştirildi. Sunumda gastronominin ne olduğu, bir şefin mutfakta üstlendiği görevler, şef kıyafetlerinin kullanım amacı, mutfakta hijyenin önemi ve temel mutfak kültürü yaş grubuna uygun, eğlenceli ve etkileşimli bir anlatımla aktarıldı. Çocuklar ayrıca fakülte mutfağını dolaşarak mutfak araçlarını, şef kıyafetlerini ve yiyecek-içecek dünyasının farklı yönlerini deneyimledi. Göde: "Erken yaşta farkındalık kazandırmayı hedefledik" Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Merve Özgür Göde, çocukların gastronomi kavramıyla erken yaşta tanışmalarını amaçladıklarını belirtti. Göde, etkinliğin çocuklarda yiyecek-içecek kültürüne yönelik merak ve farkındalık oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Ekincek: "Gastronomi eğlenceli bir deneyimle aktarıldı" Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sema Ekincek ise çocukların şefin görevlerini, kıyafetlerini ve mutfağın temel unsurlarını eğlenceli bir deneyimle keşfettiklerini dile getirdi. Program, çocuklara pamuk şeker ikramı ve katılım belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Bilecik Kırklar Tepesi’nde Hıdırellez geleneğini yaşatmak için sabahın ilk saatinde bir araya geldiler Bilecik’te vatandaşlar, Kırklar Tepesi’nde düzenlenen etkinliklerle Hıdırellez geleneğini sürdürdüler. Bilecik Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıllardan itibaren geleneksel olarak hazırlanan program kapsamında sabah namazı öncesinde bir araya gelen Bilecikliler, Hıdırellez geleneğini yaşatıyorlar. Uzun yıllardır süregelen Hıdırellez geleneği için Cumhuriyet Mahallesi Kırklar Tepe’sindeki Kırklar Camisinde bir araya gelen vatandaşlar, cami bahçesinde dua ettiler, sabah namazı ve şükür namazını kıldılar. Belediye Başkan Yardımcısı Bilen Gökten de etkinlikte vatandaşlara çay ve simit ikram edildi.Kimi vatandaşlar dileklerine göre gül ağacının dibine para ve benzeri eşyaları gömerken, kimileri de tebeşirle ev, araba veya beşik resmi çizerek dileklerinin gerçekleşmesini umdular. ‘’Hıdırellez’in gelişiyle birlikte herkes dileğinin gerçekleşmesi için buraya geliyor’’ Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Cem Çevik, "Şu anda sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Kırklar Mevki’sinde bulunan Kırklar Camisinin önündeyiz. Hıdırellez’in gelişini her yıl olduğu gibi bu yıl da burada karşılıyor ve dualar ediyoruz. Herkes dileğinin gerçekleşmesi için dua ediyor. Buraya gelen vatandaşlar iyi dilek temennilerini, umutlarını ve geleceğe dair isteklerini gerek duayla gerek, toprağın altına dileğini yazıp gömmek suretiyle gerçekleştiriyor. Kimisi de taşlarla istediği araba ve evin resmini çizmeye çalışıyor. Kimisi de duasında sağlıklı bir hayata yer veriyor veya Allah’tan eş, iş ya da araba istiyor. Belediye çalışanları da bu güzel geleneğe katkı amacıyla burada bulunuyor ve bu geleneğin yaşatılmasına destek veriyor. Kısacası burada güzel bir anı yaşıyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Aydın Motosikletini 5 dakika emanet etti, 200 bin TL ceza yedi Aydın’ın Efeler ilçesinde yaşayan 19 yaşındaki gence, kısa süreliğine arkadaşına verdiği motosikletiyle işlenen ihlal sonrasında 200 bin TL’lik ceza kesildi. Aydın’da yaşayan 19 yaşındaki Kadir Arslan, kısa süreliğine emanet ettiği motosikletiyle işlenen trafik ihlali nedeniyle adına kesilen 200 bin TL’lik cezaya itiraz etti. Genç, suçu kendisinin işlemediğini ifade ederek cezanın asıl sorumluya aktarılmasını talep etti. Olayın 1 Nisan gecesi meydana geldiğini belirten Arslan, G.A. isimli arkadaşıyla birlikte yemek yemek için dışarı çıktıklarını, bu sırada G.A.’nın kendisinden telefon ve motosikletini istediğini söyledi. Şahsın kısa sürede geri döneceğini ifade ettiğini belirten Arslan, "Telefonumu verdim, ardından ‘karşıdaki bakkala gidip geleceğim’ deyince motosikleti de verdim. Ancak dediği gibi kısa sürede geri gelmedi. Daha sonra e-devlet’e girdiğimde adıma kesilmiş trafik cezasını gördüm" diye konuştu. "Bana hiç bir şey söylemedi" Motosikleti alan kişinin polis uygulamasından kaçtığını sonradan öğrendiğini ifade eden Arslan, "Bana hiçbir şey söylemedi. Ceza kesildiğini de e-devlet’ten öğrendim. Görüntülerde motosikleti kullanan kişinin o olduğu açıkça belli" diye konuştu. Elinde güvenlik kamerası görüntüleri ve ses kayıtları bulunduğunu dile getiren Arslan, söz konusu kişinin konuşmalarında suçu kabul ettiğini öne sürdü. Arslan, "Kamera kayıtlarında yüzü, kıyafetleri, her detayı net şekilde görülüyor. Ayrıca ses kayıtlarında da suçu kabul ettiğini söylüyor. Buna rağmen yaptığım itirazlardan sonuç alamadım" ifadelerini kullandı. "Hakkımı arıyorum" Sulh ceza hakimliğine yaptığı başvurunun reddedildiğini belirten Arslan, "1 Nisan günü gece 1 saatlerinde dükkana yemek yemeye gittik. Daha sonra yanına geldiğimde ‘kardeşim telefonunu verir misin? Birini arayacağım’ dedi. Ben de çıkartıp telefonumu verdim. Daha sonradan ’iki dakikaya karşıdaki bakkala gidip geleceğim’ dedi. Ben de onun üzerine motorumu verdim. Fakat iki dakikaya gelmedi. Bir de trafik cezası yemiş. Ben bunu daha sonra e-devlet’ime girdiğimde öğrendim. Elimde olay gününe ait görüntü ve ses kayıtlarıyla sulh hakimliğine itirazda bulundum. Kesinlikle dönüş alamadım. Cezaya itiraz ettim ve dilekçemi adliyeye sabah verdim, akşamında direkt ret geldi. Verdiğim CD ve resimler kesinlikle incelenmedi. Polisin yaka kamerasını ve bilirkişi talep etmeme rağmen bunlar görmezden gelindi. Hakkımı arıyorum. 1 aydır mahkeme köşelerinde sabahlıyorum. Hangi kapıyı çalsam o kapı üzerime kapandı. Yapmadığım bir olayın cezasının parasını ödemek istemiyorum ve ödeyecek durumum da zaten yok. Gerekirse 2 sene, gerekirse 10 sene ben bu adaletin yerini bulması için her yere başvuru yapacağım" şeklinde konuştu. "Motoru vermek benim en büyük hatam" Motosikletini verdiği için hatalı olduğunu ifade eden Arslan, "Benim en büyük hatam güvenip motoru vermemdi. Ben zaten bu suçu kabul ediyorum. Motoru vererek en büyük hatayı kendim yaptım. Fakat biz aileden birilerine yardım etme ya da herhangi bir eksiğini vermeyi görmüş insanlarız. 5 dakikalık bir iş, bana 200 bin liraya mal oldu. Yapmadığım bir suçtan dolayı cezalandırılıyorum. Bu cezayı ödemek istemiyorum. Yapmadığım bir suçun altında kalmak istemiyorum" dedi.
Bursa Bursa’da kısa film heyecanı yeniden başladı Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, Ayşe filminin gösterimi ve ardından gerçekleştirilen söyleşiyle başladı. Geçtiğimiz yıl kısa film yarışması olarak ilk kez düzenlenen ve sanatseverlerden yoğun ilgi gören Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, bu yıl ikinci kez izleyiciyle buluştu. Festivalin açılışı, Mudanya Üniversitesi’nde gösterime sunulan ‘Ayşe’ filmiyle yapıldı. İstanbul’un hızla değişen kenar mahallelerinde, Down sendromlu yetişkin kardeşi Rıdvan ile birlikte yaşayan Ayşe’nin hayatına odaklanan yapım, konferans salonunda öğrencilerin beğenisine sunuldu. Gösterimin ardından düzenlenen söyleşide öğrenciler, filmin yönetmeni Necmi Sancak’a merak ettikleri soruları yöneltti. Sancak ile Klinik Psikolog Deniz Ağar, filmin verdiği mesajlara ilişkin soruları yanıtladı. Festival programı ve ödül heyecanı Festival, Mudanya Üniversitesi’nde Sisler Bulvarından Geçtim ve Mukadderat film gösterisi ile söyleşilerle devam edecek. Resmi açılış ise 8 Mayıs Cuma günü Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Açılış programında, yarışmaya katılan filmlerin gösterimleri yapılırken çeşitli söyleşiler de izleyicilerle buluşacak. Kurmaca kategorisinde 220 kısa filmin başvurduğu Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, 9 Mayıs Cumartesi günü aynı mekanda düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek. Yarışmaya başvuran 220 kısa film, ön değerlendirme aşamasında Yönetmen Çiğdem Vitrinel, Sinema Yazarı Şenay Aydemir ve Akademisyen Tahsin Eren Sayar’dan oluşan jüri tarafından incelendi. Finale kalan 10 kısa film ile 700. Yıl Panorama Özel Seçkisi kapsamında yer alan 6 film, jüri başkanlığını Ezel Akay’ın üstlendiği; jüri üyeleri Bennu Yıldırımlar, Erdem Kaynarca, Natali Yeres ve Tümay Özokur’un değerlendirmesiyle 9 Mayıs Cumartesi günü düzenlenecek ödül töreninde dereceye girmek için yarışacak. "Ayşe filmini ilk kez Bursa’da gösterime sunduk" Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali kapsamında ilk uzun metrajlı filmi Ayşe’nin gösterimi için Mudanya Üniversitesi öğrencileriyle bir araya geldiklerini belirten yönetmen Necmi Sancak, "Bu filmi kuzenlerim Fatma ve Rıdvan Sancak’tan esinlenerek yazdım. Down sendromlu kardeşine bakan bir ablanın hikayesini anlatıyor. İlk uzun metrajlı filmim olan Ayşe’nin senaryosunu Binnur Kaya ile birlikte geliştirdik ve kaleme aldık. Binnur Hanım’ın etkileyici performansıyla filmimizi izleyiciyle buluşturma fırsatı yakaladık. Filmi ilk kez Bursa’da gösteriyoruz. Bizi burada ağırlayan Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’ne çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Öğrenciler açısından ufuk açıcı bir söyleşi oldu" Ayşe filmi hakkında değerlendirmede bulunan Klinik Psikolog Deniz Ağar ise, "Bugün burada Ayşe filminin psikoanalitik bir okumasını gerçekleştirdik. Filmin yönetmeniyle birlikte, bu psikoanalitik yorumların oluşma sürecinde ne ölçüde yer aldığını da kısmen sorgulamaya çalıştık. Bu söyleşiyle, öğrenciler için hem ufuk açıcı hem de yeni bir perspektif sunan bir anlatımın mümkün olup olmadığını deneyimlemek istedik" açıklamalarında bulundu.