YEREL HABERLER - 11 Aralık 2011 Pazar 09:45

TOKİ`YE ALTERNATİF: ALİ BOSTANCI İNŞAAT

A
A
A
TOKİ`YE ALTERNATİF: ALİ BOSTANCI İNŞAAT

Ali Bostancı İnşaat Genel Müdürü Sedat Kızılcıklı, binlerce vatandaşı kira öder gibi ev sahibi yaptıklarını söyledi.
TOKİ mantığıyla çalıştıklarını ifade eden Sedat Kızılcıklı, Bursa’nın çeşitli semtlerinde binlerce vatandaşı ev sahibi yaptıklarını, vatandaştan yüzde 15 peşinat aldıklarını, kalan kısmın ev tesliminden sonra ödendiğini kaydetti, Kızılcıklı, "Vatandaşa söz verdiğimiz tarihte evini teslim ediyoruz. 2 sene sonra diyorsak, 2 sene içinde evine yerleşiyor. Yüzde 15 peşinat alıyoruz. Vatandaş eğer peşinat için kredi çektiyse, 2 sene içerisinde peşinatının borcunu ödüyor. 2 sene sonra evine yerleşince bir daha kredi çekiyor ve evinin kalan borcunu bankaya kira öder gibi ödüyor. Eğer her hangi bir maddi sıkıntı içine girerse dairesine yerleşmeden peşinatını geri iade ediyoruz" diye konuştu.
Son 4 yıl zarfında Hamitler’de sosyal konut projesi diye tabir edilen dar gelirli vatandaşları hedef alan daireler inşa ettiklerini belirten Kızılcıklı, şu an Millet Mahallesi’ndeki Reel Kent projesiyle Yıldırım’da yeni bir çehre kazandıracaklarını kaydetti. Kızılcıklı, Reel Kent projesinin 53 dönüm arazi üzerine kurulu 740 konut ve sosyal donatılardan oluştuğunu kaydetti.
Kızılcıkla, Reel Kent projesiyle Yıldırım’ın zihinlerdeki kötü imajının ortadan kalkacağını belirtti. Yıldırım’ı Nilüferleştirmek gibi bir hedef koyduklarını kaydeden Kızılcıklı, "Millet Mahallesi’ndeki Reel Kent projesi ile Yıldırım’a Nilüfer ilçesi gibi modern yapılanmanın temellerini attığımızı düşünüyorum, Bu proje bitince insanların Yıldırım’a bakışı değişecek. Biz şirket olarak kentsel dönüşüme talibiz ve bu yolda tüm kuruluşlarla işbirliğine açığız" dedi.
"9-10 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREMLERİ HESAP EDEREK BİNA YAPIYORUZ"
Her kesim tarafından nasıl bu kadar cazip imkanlarla vatandaşı ev sahibi yaptıklarının merak edildiğini anlatan Kızılcıklı, bunun en büyük sebebinin, bünyelerinde kurdukları hazır beton ve yapı malzemesi firması olduğunu, maliyetlerinin rakip firmalara nazaran daha düşük olduğunu kaydetti. Bursa’da fore kazık makinesi olan tek firma olduklarının altını çizen Kızılcıklı, yaptıkları tüm binaların fore kazıklı olduğunu vurguladı. Binaların deprem açısından en ileri güvenlik tedbirine sahip olduğunun altını çizen Kızılcıklı, "He binanın temeli atılmadan 15 metre boyunda, 60 cm çapında fore kazıkları toprağa çakıyoruz. Bu kazıkların üstüne ise binanın temeli inşa ediliyor. Binalar böyle bir temelin üstüne yapılıyor. Yani bina toprağa çivilenmiş oluyor, ayrıca binanın boyu kadar toprağın altında destek noktası olması güvenliği azami noktaya çıkartıyor" dedi.
Sahip oldukları tecrübe ve imkanlarla kendilerini en tepede görmenin sarhoşluğuna kapılmadıklarını belirten Kızılcıklı, tüm firmalarla iş birliği ve dayanışmaya hazır olduklarını ifade etti. Vatandaşlara faydalı oldukları kadar devlete de vergi ödeyerek katkı sağladıklarını söyleyen Kızılcıklı, "Bursa’da kurumlar vergisi rekortmenleri listesinde 32’nci sıradayız. Bu listede sanayi kuruluşlarıyla yarışır durumdayız. İnşat sektöründe ise ödediğimiz vergi ile 1’nci sıradayız. Ülkemize sağladığımız katma değer ortada" diye konuştu.
Ali Bostancı’nın 1971 yılında başlayan inşaat sektörü macerasının şirketlerinin en büyük teminatı olduğunu vurgulayan Kızılcıklı, Ali Bostancı’nın inşaatlarda ustalık, kalfalık yapmış, işin çekirdeğinden gelmiş biri olduğunu, tıpkı binaları gibi şirketlerinin de sağlam temele dayandığını sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Oltu’da tarihi Rus Kilisesi’nin bir bölümü kütüphane ve kitap kafe olacak Erzurum’un Oltu ilçesinde bulunan tarihi Rus Kilisesi, kapsamlı bir proje ile hem ibadete hem de sosyal yaşama kazandırılıyor. Oltu Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi yapı içerisinde kütüphane ve kitap kafe oluşturulurken, çevresinde ise vatandaşların ve turistlerin vakit geçirebileceği sosyal alanlar inşa edilecek. Bir ay içerisinde başlanması planlanan proje çerçevesinde kilisenin bulunduğu yaklaşık 15 dönümlük arazi yeniden düzenlenecek. Alanda kafeterya, çocuk oyun alanları ve meyve ağaçlarıyla donatılmış yeşil bir bahçe yer alacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgenin hem yerli halk hem de ziyaretçiler için cazibe merkezi haline gelmesi hedefleniyor. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, DAP ile yapılan protokol kapsamında tarihi yapının bir bölümünü kütüphane ve kitap kafe olarak değerlendireceklerini belirtti. Kilisenin bir bölümü ziyarete açık Başkan Çelebi, geçmişte elma bahçeleriyle dolu olan alanın zamanla tahrip edildiğini ifade ederek, "Bu güzelim bahçeyi yeniden eski şen günlerine döndürmek istiyoruz. Ailelerin çocuklarıyla gelip vakit geçirebileceği, nefes alabileceği bir alan oluşturacağız. Kilisenin bir bölümü ziyaretçilere açık. Diğer kısmında ise gençlerin ve çocukların sessiz bir ortamda kitap okuyabileceğini dile getirildi. Bahçede çocuklar oyun oynayacak, aileler sohbet edecek. Herkese hitap eden bir yaşam alanı kurmayı hedefliyoruz. Tarihi yapının korunmasına büyük önem veriyoruz. Türk milletinin geçmişten bugüne farklı inançlara ait ibadethanelere zarar vermemiştir. Bu yapı bir tarihi eser. Bizim amacımız onu yaşatmak ve toplumun hizmetine sunmak" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Oltulu vatandaş Özkan Kurt da yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Kilisenin çevresinin düzenlenmesi ve restore edilmesi çok güzel oldu. Ailece gelip vakit geçirebileceğimiz bir alan kazandırıldı. Eski hali oldukça kötüydü ve tehlike oluşturuyordu. Yapılacak çay bahçesi ve diğer sosyal alanlarla birlikte daha da güzel olacak" dedi.
Erzurum Altaylardan Tuna’ya Nevruz Günleri’nin ikincisinde Türk Günü kutlandı Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Erzurum Şubesi Gençlik Komisyonu ile Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği’nin birlikte tertip ettiği "Altaylardan Tuna’ya Nevrûz Günleri" programının ikincisi Erzurum Büyükşehir Belediyesi Dil ve Edebiyat Konağında yapıldı. Geleneksel hale getirilen etkinliğin geçen haftaki programında Azerbaycan’ın yöresel tatları ikram edilmiş, Azerbaycan şiiri ve kültürü konuşulmuştu. İkinci programda da gençler çiğ köfte yoğurarak, programı Türkiye’ye ve Türk Günü’ne hasrettiler. Üniversite öğrencilerinin ve genç öğretmenlerin iştirak ettiği programda Türk edebiyatından memleket, vatan ve millet şiirleri okundu, türküler söylendi. Programa ev sahipliği yapan TDED Gençlik Komisyonu’nun başkanı Taner Atıcı, "Dijital emperyalizme karşı milli kültürümüzü, Türk-İslam kültürünü hatırlatmak, yaşamak ve yaşatmak için tüm gençlik gruplarıyla ve STK’lerimizle iş birliği içerisinde olmaktan dolayı mutluyuz. Konağımızdaki diğer programlar gibi bu programımız da gençliğimizin kimliksizlik tehlikesine düşmesine ve savrulmasına karşı bir direnç etkinliğidir" şeklinde konuştu. Altaylardan Tuna’ya Kültür Araştırmaları Derneği Başkanı Barış Ökçin de yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Gençler olarak karanlık bir boşlukta, sınırsız kirlilik içerisinde bir dünya sunan dijital platformların algoritmalarıyla güdülenen, sömürülen ve kendi milli kimliğinden uzaklaştırılan gençlerin çaresizliğine karşı birlik ve beraberlik içerisinde Altaylardan Tuna’ya millet şahsiyetimizi oluşturan değerleri ve inançlarımızı yaşamak ve yaşatmak amacıyla ‘Nevruz Günleri’ etkinliğini başlattık. Etkinliğimize destek olan ve ev sahipliği yapan TDED Erzurum Gençlik Komisyonuna teşekkür ederiz."
Muğla Muğla ihracatta Ege Bölgesi’nde 4’üncü il Muğla Ege bölgesinde İzmir, Denizli ve Manisa’dan sonra en fazla ihracat gerçekleştiren dördüncü il oldu. 2025 yılı Nisan yılında 95 milyar 277 milyon 35 bin TL ihracat gerçekleştiren Muğla, 2026 yılının aynı ayında bir önceki yıla göre yüzde 11 artış ile 105 milyon 491 milyon 76 bin liraya çıkardı. Muğla artık sadece turizmle anılan bir şehir değil; özellikle su ürünleri, madencilik ve tarım ihracatıyla Ege ekonomisinde önemli bir kent haline geldi. Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 35’i Muğla’dan Muğla için 2025 yılı su ürünleri ihracatı, yaklaşık 745 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bu rakam, yaklaşık 85 bin ton su ürünü ihracatına karşılık geliyor. Türkiye toplam su ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 35’inin tek başına Muğla’dan yapıldığını gösteriyor. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde gıda sektörlerinin ihracat şampiyonu olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını 135,5 milyon dolardan 170,7 milyon dolara çıkararak gıda sektörleri arasındaki ihracat şampiyonluğunu açık ara sürdürdü. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birliği Nisan ayında yakaladığı yüzde 26’lık ihracat artış hızıyla Nisan ayında ihracat artış rekortmeni olarak çifte mutluluk yaşadı. Maden sektörü üçüncü sıraya abone oldu Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracatını yüzde 9’luk artışla 112,5 milyon dolardan 122,5 milyon dolara taşıdı ve zirvenin üçüncü basamağına adını yazdırdı. Yıllık ihracatını 1 milyar 348 milyon dolardan 1 milyar 421 milyon dolara çıkaran EMİB, 1,5 milyar dolar hedefine bir adım daha yaklaştı. Yaş sebze ve meyve ihracatına Muğla katkısı Fethiye, Seydikemer, Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz gibi örtü altı sera ürünleri ve narenciye gibi yaş sebze ve meyve üretiminin yoğun olduğu Muğla, Ege Bölgesi ihracatına da büyük katkı sağlıyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Nisan ayında ihracatını yüzde 5’lik artışla 86,6 milyon dolardan 91 milyon dolara ilerletirken, mayıs ayında başlayacak olan kiraz ihraç sezonuyla birlikte daha güçlü ihracat artışları yapabileceğinin sinyallerini verdi. Küresel iklim krizi nedeniyle zor bir yıl geçiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 81,8 milyon dolardan 78,7 milyon dolara indi ancak ihracattaki düşüş yüzde 4’le sınırlı kaldı. Ege Bölgesi’nin ihracatı yüzde 19 arttı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin özel ticaret sistemi verilerine göre; Ege Bölgesi’nin 2025 yılı nisan ayında 2 milyar 208 milyon dolar olan ihracatı 2026 yılı nisan ayında yüzde 19’luk artışla 2 milyar 635 milyon dolara ilerledi. Ege Bölgesi’ndeki 9 ilin tamamı nisan ayında ihracat artışına imza attı. Eskinazi: "Körfez krizinden Türkiye’ye kayan siparişler bu tabloyu oluşturdu" Nisan ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, nisan ayındaki ihracat artışının altında 2025 yılı nisan ayına göre 2 fazla çalışma günü olmasının, 435 milyon dolarlık parite avantajının ve Körfez krizi dolayısıyla Türkiye’ye kayan siparişlerin etkili olduğunu vurguladı. Bu sevindirici artışın kalıcı olması için ihracatçıların 365 gün 24 saat azimle çalışmaya devam edeceklerini aktaran Eskinazi; "Bizler moralimizi yüksek tutup bu artışın devam etmesi ve geçmiş performansımızı tekrar kazanmak arzusundayız. TCMB’nın yüzde 3 döviz dönüşüm desteğini 3 ay uzatması, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ kapsamında, ihracatçı kurumlar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 14’e düşürülmesi hem imalat, hem ihracat faaliyetlerini birlikte yürüten kurumlar için ise kurumlar vergisinin yüzde 19’dan yüzde 9’a indirilmesi geleceğe yönelik umutlarımızı artırıyor" şeklinde konuştu.