KÜLTÜR SANAT - 15 Aralık 2023 Cuma 10:43

EBYÜ Türk Dünyası çalışmalarının merkezi olmaya devam ediyor

A
A
A
EBYÜ Türk Dünyası çalışmalarının merkezi olmaya devam ediyor

Cumhuriyetin 100. yıl etkinlikleri kapsamında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) ev sahipliğinde ve Binali Yıldırım’ın katılımlarıyla “Çağdaş Türk Dünyası Ortak Edebiyatının İnşası ve Nazım Hikmet Çalıştay’ı” gerçekleşti.


Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen çalıştaya Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Rektör Prof. Dr. Akın Levent, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Ali Öztürk, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Halil Odabaş, Jandarma Komutanı Albay Veysel Yanık, Erzincan eski Milletvekili Sebahattin Karakelle, AK Parti İl Başkanı M. Cavit Şireci, kamu kurum ve müdürleri, davetliler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan çalıştay açılışı protokol konuşmaları ile devam etti.


Düzenlenen çalıştayda açılış konuşmasını yapan Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kafkasyalı, “Büyük Türk Şairi Nazım Hikmet ve Türk Dünyası” adlı eserin hazırlanması sürecinden bahsetti. Bu eserle birlikte yapılan çalıştayın hayat geçmesinde Rektör Prof. Dr. Akın Levent’in önemli katkıları olduğunu belirten Kafkasyalı, Rektör Levent’e ve bu projenin ilk aşaması olan çalıştay fikrini destekleyen ve süreci titizlikle takip eden Türk Dünyası Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım’a minnettarlığını ifade etti. Konuşmasına devam eden Prof. Dr. Kafkasyalı, eserinin, daha önce birçok yönden ele alınan ve incelenen Nazım Hikmet’in yazılarına, şiirlerine ve fikirlerine başka bir perspektiften bakmayı amaç edindiğini ifade etti.


Nazım Hikmet, çalışmalarıyla ve eserleriyle Türk dünyasının bütünlüğüne önemli katkılar sağlamış çok kıymetli bir şair olduğunu belirten Kafkasyalı; “Önümüzdeki süreçte Çağdaş Türk Dünyası ortak edebiyatının inşası için gösterilecek gayretlerin Nâzım adı altında yürütülmesi teklifimizi içinde barındıran bu proje kapsamında bugün yapılacak çalıştayın faydalı olmasını ve sonraki çalışmalara temel oluşturmasını temenni ediyorum. Çalıştaydan sonra hazırlayacağımız rapor doğrultusunda, Türk dünyası için faaliyetler gösteren Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallılar Heyeti Başkanı Sayın Başbakanımızın da hem fikirleri hem de desteği ile çalışmalarımıza devam edeceğiz. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi tarafından yapılan bu çalışmaların, Türk Dünyası alanında yapılacak başka çalışmalara ilham verecek olması da değerini ve önemini artıracaktır” dedi.


Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Erzincan Binali Yıldırım Üniversite Rektörü Prof. Dr. Akın Levent; “Anadolu da Bir Dünya Üniversitesi Vizyonu ile yola çıkan ve bunu tescillendirmek için Kurumsal Akreditasyon Programına başvuruda bulunan üniversitemizin en kısa sürede 5 yıllık tam akredite olacağına inanıyor ve bu süreçte emeği geçen, akademik, idari personelimize, öğrencilerimize ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Rektör Levent daha sonra; “Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi ailesi olarak, “Deprem Teknolojileri” alanındaki çabalarının yanı sıra “Türk Dünyası’nı” da önemli bir misyon olarak benimsemekte kararlıyız” ifadelerini kullandı. Rektör Levent, “Üniversitemizin yeni misyonunu belirlemedeki temel motivasyonumuzun, üniversitenin ismini taşıdığı Son Başbakan Binali Yıldırım’ın Türk Devletler Teşkilatı Aksakallılar Konseyi Başkanı olması en büyük etkendir. Bu önemli sorumluluğun bilinciyle, üniversitemiz, 2022 Ekim ayında gerçekleştirdiği Uluslararası Türk Dünyası Sempozyumu ile başlayan ve Erzincan ile İstanbul’da düzenlediğimiz toplantıları sürdürme konusunda oldukça kararlıyız. Üniversitemiz, Türk Dünyası’nın kültürel ve akademik bağlarını güçlendirmeye yönelik atılımlarını sürdürecek ve bu alandaki çalışmalarını artırarak Türk Dünyası ile daha yakın bir işbirliği içinde olacaktır” dedi. Rektör Levent, Çağdaş Türk Dünyasının Ortak Edebiyatının İnşası ve Nazım Hikmet Çalıştayı’nda Türk şairi Nazım Hikmet’i ve sanatını değerlendirirken, kaçınılması gereken hususlardan, art niyetten mümkün olduğunca uzak durarak, geçmişte yapılan hataların farkına varmanın ve gelecekte bu konuda daha dikkatli olmanın önemine vurgu yaptı. Rektör Levent son olarak, “Bu değerli çalıştayın gerçekleşmesinde önemli katkıları olan başta Başbakanımız Binali Yıldırım Beyefendiye, Valimize, Belediye Başkanımıza, Prof. Dr. Ali Kafkasyalı hocamıza, yurtiçinden ve yurtdışından çalıştaya katılan değerli hocalarımıza teşekkür ediyor, çalıştayın verimli geçmesini dileyerek saygılarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.


Konuşmasını yapmak için kürsüye gelen Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu: “Türkiye Devleti ve milletinin büyüklüğünü, sadece bugünle görmeye çalışmak bizi yanıltır. Bu vatan, binlerce yıllık şan ve şerefin, birlik ve beraberliğin bir toplamıdır. Asırlardan beri devam eden bir coşkunun ulaştığı merhaledir. Bizim mücadelemiz geçmiş, an ve geleceği kuşatan büyük bir medeniyet dairesine işaret eder” ifadelerini kullandı. Filistin halkının birinci dünya savaşından bu yana büyük bir zulümle karşı karşıya kaldığına da dikkat çeken Vali Aydoğdu, Sezai Karakoç’un Alın Yazısı Saatinde dile getirdiği Ve Kudüs Şehri. Gökte yapılıp yere indirilen şehir dizelerinden örnek vererek “Bugün Nazım Hikmet de Gazze’yi görseydi aynı acıyı paylaşırdı”. Bugün burada Nazım Hikmet çalıştayı ile aslında bizim olan bize ait olan her şeye sahip çıkmanın gününü ve anını yaşıyoruz” dedi.


Son olarak konuşmasını yapmak için kürsüye gelen Binali Yıldırım, “Çağdaş Türk Dünyası Ortak Edebiyatının İnşası ve Nazım Hikmet Çalıştayı’nın düzenlenmesi fikrinin kendine ilk sunulduğunda tereddütle yaklaştığını belirterek, bunun nedenin gençlik yıllarında Nazım Hikmet’e karşı zihinlerde oluşan yanlış kanaat olduğunun altını çizdi. Yapılan çalıştayın Nazım Hikmet’i daha iyi tanımda önemli bir görevi olacağını belirten Yıldırım, Nazım Hikmet’in hayat serüveninden kesitler sunarak devam etti. Şairler, edebiyatçılar, filozoflar ve sanatçıların tarihin her döneminde bireylerin düşünme pratikleri üzerinde etkin bir rol oynadığımı ifade eden Yıldırım, 10. Yüzyıldan başlayarak 19. Yüzyıla kadar uzan süreçte, içerisinde yaşadıkları toplumu değiştiren ve dönüştüren şairlerden örnekler verdi. Nazım Hikmet’inde 19. Yüzyılın en önemli şair ve fikir adımlarından biri olduğunu belirten Yıldırım, “soğuk savaş dönemi tüm dünyada kutuplaşmayı hat safhaya çıkaran, bireylerin farklı ideolojik çatılar altında toplanarak kamplaştığı bir tarih sahnesidir. Bizlerinde gençlik yıllarına yansıyan bu dönem aslında aynı amacı güden fakat farklı mefhumlarla izah etmeye çalışan kişilerin nasıl kutuplaştığını üzülerek görmemize neden oldu. Nazım Hikmet ve Necip Fazıl Kısakürek gibi üstatlar bu kutuplaşma sahnesinde farklı konumlarda yer alsa da her iki önemli değer de aynı ülküye hizmet etmiştir” şeklinde konuştu. Nazım Hikmet’i anlama ve tanıtma adına kaleme alınan çok sayıda kitap ve makalenin ideolojik saikler nedeniyle siyah ve beyaz kadar zıt bir alanda yazılmasının üzücü olduğunu ifade eden Yıldırım, “Nazım Hikmet’in Türk Dünyası adına özellikle Rusya’da ikamet ettiği dönemlerde önemli çalışmaları bulunmaktadır. Nazım Hikmet’i gerçek anlamda ve tarafsız bir şekilde anlamak ve genç nesillere aktarmak adına bu çalıştay önemli bir görev üstlenmiştir” dedi. Yıldırım son olarak bu çalıştayın hayat bulmasında çok önemli katkıları olan Üniversite Rektörümüz Prof. Dr. Akın Levent ve Prof. Dr. Ali Kafkasyalı ’ya teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.


Protokol konuşmalarının ardından çalıştayın açılış oturumu gerçekleşti. Çalıştay oturumunun sona ermesiyle beraber Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuarı Orkestrası tarafından “Türk Dünyası ve Nazım Hikmet Şarkıları” isimli konser düzenlendi. Dinleyicilerin de çalan eserlere eşlik ettiği konserin ardından Binali Yıldırım tarafından çalıştay katılımcıları ile Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuarı Orkestrası’na katılım belgeleri takdim edildi. Binali Yıldırım ile beraber çekilen hatıra fotoğraflarının ardından program sona erdi.



EBYÜ Türk Dünyası çalışmalarının merkezi olmaya devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre: "Özkan Yalım oy birliğiyle ihraç edildi" Cumhuriyet Halk Partisi Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın parti disiplin kurulunda oy birliğiyle ihraç edildiğini açıkladı. Cumhuriyet Halk Partisi Parti Sözcüsü Zeynel Emre İstanbul Büyükçekmece’de basın toplantısı düzenledi. İstanbul’da 1 Mayıs’ta yaşanan gözaltılara değinen Emre, "576 kişi gözaltına alındı. Bu ülkede emekçi bayramını kutlamak isteyen İstanbullular gaza boğuldu, müdahaleler edildi, bayram zehir edildi. 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak işçilerin hakkıdır. Kimsenin özel bir lütfu değildir. Bu doğrultuda 2023 yılında Anayasa Mahkemesi 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın Taksim’de kutlanmasının engellenmesini bir hak ihlali olarak kayda düştü. Bu konuda karar verdi. Bu karar bağlayıcı" ifadelerini kullandı. "Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın oy birliği ile ihracına karar verilmiştir" Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın ihracına ilişkin konuşan Emre, "CHP olarak bir yıldan beri çok ciddi bir kara propaganda ile karşı karşıyayız. Çok ciddi yargısal operasyonlarla karşı karşıyayız. Ülkemiz dört bir yanında elde ettiğimiz belediyelere yönelik hukuksuzca operasyon yapılmakta. Bu operasyonlar içerisinde bir tanesi bizi etik olarak rahatsız etti. Bu konuda CHP, ilk MYK toplantısında Uşak Belediye Başkanının oy birliği ile disipline verilmesini kararlaştırmıştı. 2 Mayıs tarihinde olağanüstü toplanan Merkez Yüksek Disiplin Kurulumuz Özkan Yalım’ın oy birliği ile ihracına karar vermiştir" diye konuştu.
İstanbul Durakta bekleyen genç mühendis kamyonun altında kalarak feci şekilde hayatını kaybetti Küçükçekmece’de İETT durağında otobüs bekleyen genç mühendis Görkem Selvitop, tekeri patlayan kamyonetin altında kaldı. Altyapı çalışması nedeniyle kazılan caddenin tamamlanmadan bırakıldığı ve yerinden çıkan rögar kapağının kamyonun altına girerek kazaya sebebiyet verdiğini iddia eden aile, hukuk mücadelesi başlatmaya hazırlanıyor. Olay, 27 Nisan Pazartesi günü saat 18.30 sıralarında İstasyon Mahallesi Turgut Özal Bulvarında yaşandı. İşinden çıktıktan sonra İETT durağına gelen Görkem Selvitop, otobüs beklemeye başladı. Yol üzerinde süratli şekilde ilerlediği belirtilen kamyon, şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle kaldırıma çıktı ve mühendis Selvitop’u ezdi. Yaşanan kazada ağır şekilde yaralanan ve sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Selvitop, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. "Sorumlular hesap verecek" Yaşanan kazanın ardından memleketi Trabzon’da toprağa verilen 38 yaşındaki genç mühendis, geride "İhmal mi vardı?" sorusunu bıraktı. Ailenin iddiasına göre kazanın yaşandığı caddede altyapı çalışması sonrasında yol gerekildiği gibi kapatılmadı ve bu nedenle ise rögar kapağı kamyonun altına lastiği patlattı. Polis raporlarında rögar kapağının tekerleri patlattığını belirten amca Mehmet Güner, sürücünün sonrasında direksiyon hakimiyetini kaybederek süratle durağa girdiğini ifade etti. Yeğeninin ölümü hakkında konuşan Mehmet Güner, "Yeğenim Görkem Selvitop işyerinden çıkmış, servis ile durağa geliyor. Beklediği sırada süratli şekilde gelen bir kamyon direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırımda bekleyen yeğenime çarpıyor. Kaza sonucunda Görkem ağır şekilde yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Tüm müdahalelere rağmen ise hastanede hayatını kaybetti. Bulvar üzerinde, hemen trafik ışıklarının önünde bir asfalt çalışması olmuş. Polis raporlarında gördüğümüz üzere bu altyapı çalışması sonucunda yerinden çıkan bir rögar kapağı kamyonun altına girerek sürüklenmiş. Bir süre sonra arka tekerlerini sıkıştırarak patlamasını neden olmuş ve kaza yaşanmış. Direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü kaldırıma çıkmış, durakta bekleyen yeğenime çarpmış. Bu yolun, bu çalışmanın sorumlusu İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise gereken tüm şikayetleri yapacağız. Tüm hukuki süreçleri değerlendirerek sorumlu kim ise cezasını çekmesini sağlayacağız. Bu işin peşini bırakmayacağız. Yeğenim Görkem 38 yaşında genç bir inşaat mühendisiydi. Çanakkale köprüsü gibi birçok önemli projede görev aldı, vatanına milletine hizmet etti. Acımız çok büyük" dedi. (HP-ÖFA
İstanbul Barış Göktürk: "Fenerbahçe’nin liyakat sahibi insanlar tarafından yönetilmesi gerekiyor" Fenerbahçe Başkan Adayı Barış Göktürk, 11 Mayıs’ta imza kampanyasını başlatacaklarını belirterek, kurtuluşun ekonomik güç, doğru futbol aklı ve stadyum kapasite artırımından geçtiğini söyledi. Göktürk, "Fenerbahçe’nin liyakat sahibi insanlar tarafından yönetilmesi gerekiyor" dedi. Fenerbahçe Başkan Adayı Barış Göktürk, Kalamış’ta bir otelde basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Geçtiğimiz günlerde adaylığını açıklayan Göktürk, yaptığı basın açıklamasında kulübün sportif, kurumsal ve ekonomik geleceğine dair kapsamlı bilgilendirmede bulundu. Fenerbahçe’nin asıl ihtiyacının reform olduğunu dile getiren Barış Göktürk, "Fenerbahçe’nin asıl problemi şu anki yönetim kurulunun problemi değil. Onlar sportif ve ekonomik olarak bir çukurun içine ittiler. Fenerbahçe tarihinin en karanlık günlerine girdi. Futbolda şampiyonluk için halen tünelin sonundaki o ışığı temenni ediyoruz. İnşallah bizim lehimize sonuçlanır. Eğer sportif başarı gelirse bu geçici olacak diye anlatmıştım. ’Tesadüfi başarı olacak’ demiştim bunu sürdürülebilir kılmalıyız. Mevcut yönetim bunu anlamadı. ’Saha içinde kalmalıyız’ politikasını uyguladı. Benim yetersiz gördüğüm teknik direktörle bile bu sene şampiyon olabilirdik; bir stoper, bir santrfor alsaydık. Yarım stopere dönmesek yine şampiyon olabilirdik. Talisca derbide penaltı atsaydı yine şampiyon olabilirdik. Bütün bunları başarsaydık kahraman olacaklardı. Bugün hain oldular. Her ikisini de kabul etmiyorum. Ben onları liyakatsız olarak görüyorum. Fenerbahçe’nin liyakat sahibi insanlar tarafından yönetilmesi gerekiyor. Fenerbahçe 40 yılda 8 kez şampiyon oldu. Liyakatlı insanlarla yönetildiği zaman 10 yılda 5 şampiyonluk gördü" dedi. "11 Mayıs’ta imza kampanyasını başlatıyoruz" Göktürk, sarı-lacivertli camiada başkanlığı adaylığını koyacak kişilerin paradan ziyade bilgi yarıştırması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Beni yine üzen, sosyal medyada taraftarımızda ’Bz kim daha zengin’ yarışına mı giriyoruz? O zaman Ali Koç’u geri çağıralım. Fenerbahçe tarihini siz okumadınız mı? Kim daha zengin diye gelenler her zaman başarısız oldu. Metin Aşık’ın kurduğu yönetim kurulu hiçbir zaman kurulmadı. Türkiye’nin en zengin isimleri vardı. 4 yılda 0 şampiyonluk yaşadılar. Artık öğrenin Fenerbahçe tarihini. Geçmişini bilmeyen geleceğini bilemez. Türkiye’nin en zengin ilk 100 insanından 6’sı vardı Ali Koç’un son yönetiminde, başarılı oldular mı? Daha zengin mi arıyorsunuz, daha paralı mı arıyorsunuz? Onların peşinde koşan böceklerdir. Fenerbahçe liyakatın yarışında koşar. Doğru modelin kurulduğu sistemlerde biz 10 yılda 5 kez şampiyon olduk. Bizim 1998-2000 yılları arası yine zenginler kulübüydü, asıl başarı 2001-2011 yıllar arası geldi. Metin Aşık yönetiminde, Ali Koç yönetiminde, hatta Aziz Yıldırım’ın ilk 4 yılına bakarsanız liyakatlı insanların doğru yolda götürdüğünü görürsünüz. Biz bilgi yarışına girelim, öncelikli yapmamız gereken bir an evvel doğru futbol aklı nedir? Transferler nasıl doğru yapılır? 12 yıldır ben sıkıldım. Bizim ne motivasyon konuşmaları ile bu işin olmadığını görmemiz, ne de parayla pulla bu işin olmadığını görmemiz lazım. Ben yerli hoca veya yerliye yakın hocaya ısrarcıyım. Profesyonel futbol aklına ısrarcıyım. Scout ekibine ısrarcıyım. En az 5 beyaz yakalıdan oluşan futbol icra kuruluna ihtiyaç var. Şu an 40 futbolcuya maaş ödüyoruz, belki de hala Mourinho’ya maaş ödüyoruz. Mevcut yönetim ve bir önceki kadro planlamasını sorumlu tutuyorum. Abartı kurumsallaşmaya karşıyım. Çok alaturka modele de karşıyım, bir denge kurulmalı. Sadece yerlilik derseniz de bu başarı olmaz. Ayın 11’inde noterde imza kampanyası başlatıyoruz. İmza kampanyası tamamlandıktan sonra 17 Mayıs gibi yüksek divan kuruluna imzaları teslim edeceğiz. İmzaları teslim ettikten sonra adaylık sürecimiz resmileştirmiş olacağız. Yaklaşık 500 imza gerekiyor. Biz onu 1000 imza üzerine çıkarırız. Adaylar o zaman ortaya çıkacak. Adaylar kimse ona göre eleştirimizi yapacağız. Ben eski başkanlarımızdan birine çağrımı yaptım." "Mehmet Ali Bey ile birleşmeyeceğim" Futbol A takımının maçlarını oynadığı Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nin kapasite artırımı ile birlikte gelirlerinin de artacağı formülleri aktaran Göktürk, "Fenerbahçe’nin kurtuluşu ekonomik güç, doğru futbol aklı, ivedilikle stadyum kapasite artımından geçtiğini düşünüyorum. Yerimizi kaybetmemeliyiz. Sahada futbolcularıma doğru motivasyon için stadyumun elden geçmesi gerekiyor. Yıllık 75 milyon euro gelirimiz var. Bunu 150 milyon euroya çıkarabiliriz. Bir loca koltuğu yaklaşık 30 bin euro gelir üretir. Bizde 820 koltuk var. Yaklaşık 20 bin eurodan 16.4 milyon euro loca gelirimiz var. Biz bunu 2 bin 35 koltuğa çıkarıyoruz. 30 bin euro civarında muhafaza ediyoruz; gelir 65 milyon euroya çıkıyor. Sadece localardan 25 ile 40 milyon euro gelir artışından bahsediyoruz. Mevcut yönetimi seçilecek ben veya arkadaşlarım veya başkası; stadyum renovasyonu iznini almalı. Bunu genel kurulda tescil etmeli. Fenerbahçe’nin en önemli gelir kaynağı stattır. Buranın bir an evvel düzenlenmesi gerekiyor. Sakın Fenerbahçe’yi Kadıköy’den çıkarmak gibi düşünceye girmeyelim. Fenerbahçe ruhumuz açısından semtinde oynayan tek takımız. Semtimizde olmamız lazım. Yurt dışında ne kadar aidiyet duygusunun yüksek olduğunu görüyoruz. Bulunduğu yerde kapasite artımı yapılmalıdır. Bununla ilgili hiçbir sıkıntı yoktur. Biz de bunu yapacak kapasiteyiz. Diğer adayların bizi saçma sapan yere taşımaları varsa şimdiden önünü keselim. Fenerbahçe’ye bu zararı yapmaya kalkmasınlar. Bunun karşısında duracağız. Mehmet Ali Bey ile (Aydınlar) birleşmeyeceğim. Fenerbahçe için doğru olanı yapacağız. Kaybedersem de onurlu şekilde kaybedeceğim ki kaybetmeyeceğim. Kongre üyeleri beni tanıdıkça benimle yürüyecekler. Bunu camia görecek" ifadelerini kullandı. "Biz 2 yıl içinde Fenerbahçe’yi kesinlikle şampiyon yaparız" Futbol takımının başarılı olmasının sürdürülebilirliğine dikkat çeken 44 yaşındaki iş insanı, "Fenerbahçe’de 2001-2011 yılları arasında başarılı olmuş bazı isimleri futbol icra kurulumuza dahil edeceğim. Bir futbol direktörü, bir futbol AR-GE direktörü koyuyoruz, bir transfer koordinatörü koyuyoruz. Bu 3 kişi bizim futbol aklımızı oluşturuyor. Biz ayrıldığımızda 1+3 yıl sonra o zaman bu ekibin orada kurumsal hafızayı yaşattığını göreceksiniz. Teknik direktör ve başkan değişse de o insanlar bunu sürdürecekler. Şu anda Fenerbahçe’nin bir scout ekibi yok, futbolcu izleme birimi yok. Birkaç menajer gelip elinde bohçasıyla oyuncu satmaya çalışıyor, sonucu da gördük. Eğer 3-4 bu futbol aklı olsa biz stopersiz, santrforsuz kalır mıydık? Mevcut santrforu gönderip, yarım santrfora kalır mıydık? Kadın basketbol, 8’de 8 şampiyonluk, 3 Euroleague şampiyonluğu kazandı. Bu tesadüf mü? Erkekler 15’te 10 şampiyonluk, 2 Euroleague şampiyonluğu. Niye futbolda değil. Seçilmişler gelip sürekli burnunu sokup doğru yönetemediklerinden dolayı. Bir an evvel seçilmişlerin futbolda kurtulmamız lazım. Biz 2 yıl içinde Fenerbahçe’yi kesinlikle şampiyon yaparız. 10 yılda 5 kez şampiyon yapacağız. Bu bir başarıdır. Bu sene şampiyonluğu alsaydık siz hepiniz Sadettin Bey’i başarılı bulacaktınız. Aslında tamamen tesadüfi başarı olacaktı. Siz veya kamuoyu ne kadar başarılı diye anlatacaktı. Biz Ali Şen döneminde şampiyon olduk, sürdürülebilir olmadı. Tahsin Kaya döneminde şampiyon olduk, sürdürülebilir olmadı. Bir tek 2001-2011 yılarında oldu" şeklinde konuştu. "Samandıra’ya seçilmişlerin sürekli gitmemesi gerekiyor" Barış Göktürk, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Ekibiyle birlikte 2027 için hazırlandıklarını belirten Göktürk, "1 yıl sonrasının planına hazırlanıyoruz. Aday olmak için 500 kişi gerekiyor. Sadece sandıklara en az 100 görevli vermek zorundayız. Biz 150 kişilik sandık kurulu yapıyoruz. İki santrforu belirlemiş durumdayız. Teknik direktörlük için kiminle çalışacağımızı, Samandıra sorumlusu, idari menajerimizi biliyoruz. Kadro mühendisliği konusunda biz hazıra yakınız. Herkes Tedesco’yu çok sevdi. Puan ortalaması olarak beni tatmin etmiyor. Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak kapasiteyi görmüyorum, yetersiz görüyorum. Seçildikleri gün söyledim, ’24 saat içinde Devin Özek’i kovarım’. Diğeri de sempatik ama liyakatsız bir isimdi. Bu seneyi de bu arkadaşlar riske attılar. 31 Aralık akşamı çıkıp ’Seçime gideceğiz’ dedi. Sonrasında ’Biz devam etmeyi hak ettik’ dedi. Divan toplantısında birçok arkadaşımızdan rica etti, ’Bırakmayın desenize’ diye. Potansiyel hazırlık yapanların önünü kesti. Fenerbahçe’ye sportif ve mali enkaz bırakarak, en başarısız başkanı olarak ayrılacak. Tebrik ediyorum kendisini. Kadro planlaması konusunda sadece santrafor değil. Bizim 40 futbolcumuz var. Bu kadroyu kim kurdu? Yaz transfer döneminde şu anki adaylardan biri kadromuzu kurmadı mı? Bu seneki başarısızlığın ana mimarı kim, ne çabuk unuttunuz. Acun bey ayrıldıktan sonra mevcut kadroyu kim kurdu? Hakan Bey ile Ali başkan kurdu. Nene’yi kim aldı? Adaylar noterden imzaları verdikten sonra tekrar konuşacağım. Kadro planlanması doğru yapılanması, Samandıra’ya seçilmişlerin sürekli gitmemesi gerekiyor. Helikopterle tesise iniyorsunuz, pazarlığı yaptığınız futbolcuya mı gösteriş yapıyorsunuz. Seçilmişler değil, profesyonel insanlar, itibarı olan kişiler futbol aklını oluşturacak. Bir tanesini açıkladığım zaman herkes ’Yürü başkan’ diye arkamdan gelecek" dedi. "Mehmet Ali Aydınlar, birlikte liste yapmamı teklif etti" Fenerbahçe başkanlığı için adaylığı konuşulan Mehmet Ali Aydınlar ile görüşmesini aktaran Göktürk, "Mehmet Ali Bey ile 3,5 saat görüştüm. ’Ben mert ve dürüst bir insanım senden de aynısını beklerim adaysan adayım de. O zaman farklı konuşurum’ dedim. O zaman rakibiz. Ama aday değilsen, 3 Temmuz’da yaşananlardan dolayı senin maddi ve manevi borcun var. Fenerbahçe’ye sponsor olarak bu borcu ödediği konuşuluyor. Fenerbahçe’ye sponsorluk yaptı ama peki Galatasaray’a yapmadı mı? Son 10 yılda Fenerbahçe’ye mi daha çok sponsorluk parası mı vermiştir, Galatasaray’a mı? Neyin bedelini ödedi? Benim 15 yılım bedelini mi ödedi? Kesinlikle aday olmadığını bana ifade eti. ’O zaman rahatladım abi’ dedim. ’Şimdi iş değişti. Madem aday değilsen o zaman bize bir ağabeye ihtiyacımız var. Geçmişten Fenerbahçe’ye verdiğin hasarları kaldırmak durumdasınız. Telafi edebilirsiniz’ dedim. Birkaç gün önce Mehmet Ali Bey beni aradı. Kendisi ile beraber olmamı, birlikte liste yapmamı teklif etti. Ben de kendisine dedim ki şimdi iş değişti. ’Şu isimler olsa bile aday değilim’ dedi bana. Ben de ’Şimdi ne değişti? Niye söylemedin?’ dedim. Çok ciddi bir kırgınlığım oldu bu konuda. Mehmet Ali Aydınlar kendi hayatı, kendi doğrusunu yapacaktır. Ben isterdim ki aday olmasın, bize yaşatılan bu acıların bir şekilde maddi ve manevi olarak kefaretini ödemesini isterdim. Biz ona sağlayabilirdik" diye konuştu. "Tarihin en büyük harcaması bu kış döneminde oldu" Kulübün öncelikli ödenmesi gereken borçlarına dair ise Barış Göktürk, acil eylem planına yönelik şunları söyledi: "Çok büyük bir borç yükü var. Fenerbahçe fetret döneminin içinde. Fenerbahçe’de şuan ciddi nakit akışı problemi var. En az 100 milyon euro biz bunu sağlayacağız. Fenerbahçe’nin önemli gelir kalemleri var. Bu 350-360 milyon euro, 600 milyon euroya çıkarmamız lazım. Ali Koç’un en büyük başarısı gelirleri olağan üstü artırmıştır. 370 milyon euroya çıkarmıştır. Finansal borçları düşürmüştür. Görevde kalsa sıfıra indirecekti. Olağanüstü başarılıydı, sportif açıdan başarısız olmuştur. Mevcut yönetimde ise hem finansal hem sportif hem de futbolcu borçları artmıştır. Kante konusu; şampiyon olamazsak 3 ay bekleseydik. Şu ankinin 35 milyon euro aşağısına gelmiş olacaktı. Şampiyon olacaksan bu 35 milyon euro gitmiş olsun. Şampiyonluk gelseydi kimse bunu görmeyecekti o zaman ’Kante’yi niye aldık?’ demeyeceklerdi. Fenerbahçe’de borç bitmez, şirketler büyüdükçe borç artar. 119 yıllık tarihimizin en büyük harcaması bu kış döneminde oldu. Hile ve tespit komisyonu kuracağız. Bununla ilgili bir araştırma yapılması lazım. Hile ve şaibe durumu varsa her kim mesulse onu savcılığın çağırması lazım." "Biz 3 kötü transfer dönemi sonrası bugüne gelmişiz" Göreve geldikleri takdirde kuracakları futbol aklıyla ilgili ise Göktürk, "Bizim futbol aklımız, Fenerbahçe’yi şampiyon yapacak futbol aklıdır. Reel gerçeklerle ortaya çıkacağız. Fenerbahçe’nin asıl problemi transfer yapmak olmayacak, oyuncu satma problemi olacak. 17 futbolcu satmak zorundayız, en az 5 futbolcu almak zorundayız. Siz sınırsız kaynakla da gelseniz alamıyorsunuz, 40 futbolcun var. Bunları satman gerekiyor. Bir an evvel bunun çalışma yapılması lazım. Bu satışı organize edeceğiz. 17 sporcumuzla yolları ayıracağız. Yabancı problemimiz var, Finansal Fair-Play sorunumuz var. Biz 3 kötü transfer dönemi sonrası bugüne gelmişiz. Fenerbahçe’nin fetret döneminin çukur sürecindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. "Biz Fenerbahçe için doğru insanlarız" Barış Göktürk, kongre üyelerine de çağrıda bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: "Aziz Yıldırım’ın alacağı karara saygı duyuyoruz. Aziz Yıldırım ve Ali Koç’a oy veren kongre üyelerine çağrıda bulunuyorum, artık Fenerbahçe kavga istemiyor. Aziz Yıldırım ile Ali Koç arasındaki geçmiş sürtüşmelerden yorulduk. Ben Fenerbahçe’yi aile olarak görüyorum. Biri bizim babamız, biri ağabey olarak görelim. Ben taraf tutmuyorum. Her ikisi de benim için çok değerlidir. Her ikisi de 3 Temmuz’da Fenerbahçe’nin düşmanları için mücadele etmiştir. Her ikisi de birlikte ayağa kalmamız için mücadele etmiştir. Onlara oy veren insanlara sesleniyorum. Biz Fenerbahçe için doğru insanlarız. Fenerbahçe’nin içinden gelen insanlarız. Gelin bizi destekleyin. 3 Temmuz’dan bagajı olmayan insanlara da sesleniyorum. Gelin bizim çatımız altında birleşin; bu seçimi tek vücut altında kazanalım. Başkanımız değerli büyüğümüz (Aziz Yıldırım) kendisini 1 yıl da beklerim, 4 yıl da beklerim. Kendisi yoksa ben buradaki en yetkin, en liyakatlı insanlarla yönetmeye hazırım. 11 Mayıs’ta imza sürecimizi başlatıyoruz. Biz Fenerbahçe’yi yönetmeye hazırız."